Kooperatif Genel Kurulları Erteleniyor

Ticaret Bakanlığına Bağlı Kooperatiflerin Genel Kurulları Ekim sonrasına ertelenmiştir.

Yurt dışına verilen reklam tanıtım filmi hizmetinin hizmet ihracı sayılıp sayılamayacağı hakkında

Konu

:

Yurt dışına verilen reklam tanıtım filmi hizmetinin hizmet ihracı sayılıp sayılamayacağı hakkında

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, merkezi yurt dışında bulunan ve iş makineleri üreten müşterinize reklam tanıtım filmi hizmeti yapacağınız, çekimi Türkiye’de gerçekleştirerek filmi elektronik (e-posta) aracılığıyla teslim edeceğiniz, ilgili filmin internet sitesinde ve Facebook, Youtube gibi tüm dünyada kullanılan internet sitelerinde de reklam amaçlı yayınlanacağından ilgili reklam filmine Türkiye’deki internet kullanıcılarının da erişebileceği belirtilerek,  yurt dışına kesilen hizmet faturasının hizmet ihracı kapsamında değerlendirilip KDV istisnası uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

-1 inci maddesinde, Türkiye’deki ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler ile her türlü mal ve hizmet ithalinin KDV’ye tabi olduğu,

-11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV’den istisna olduğu,

-12/2 maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için hizmetlerin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği

hüküm altına alınmıştır.

KDV Genel Uygulama Tebliğinin “II.İSTİSNALAR ” başlıklı kısmının “A-2. Hizmet İhracı” bölümünde,

”3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesi kapsamında bir hizmetin KDV’den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun (12/2) nci maddesine göre;

-Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması,

-Hizmetten yurt dışında faydalanılması gerekir.

Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir.

Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye’de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye’deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.’

açıklamaları mevcuttur.

Buna göre, Türkiye’de çekimi gerçekleştirilen reklam tanıtım filminin, film sahibi olan yurt dışı alıcı tarafından Türkiye’deki internet kullanıcılarının da erişimine imkan verecek şekilde internet sitesinde ve Facebook, Youtube gibi tüm dünyada kullanılan internet sitelerinde reklam amaçlı yayınlanması nedeniyle hizmetten Türkiye’de de yararlanılmış olacağından, Şirketinizce sunulan reklam tanıtım filmi hazırlama hizmetinin, hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Yapı Kooperatifinin üçüncü kişilere taşınmaz satışı

Sayı

:

35831311-010.01[KV]-E.5266

05.05.2020

Konu

:

Yapı Kooperatifinin üçüncü kişilere taşınmaz satışı

 

 

İlgi

:

 

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, kooperatifinizin … yılında kurulduğu, … tarihinde … mevkiinde …m2 yüzölçümlü tarla satın alındığı, ancak söz konusu tarlada imar olmadığından … imarlı kooperatif arsasından kooperatifinize yazı ile arsa teklifinde bulunulduğu, kooperatif üyelerini konut sahibi yapmak için …ilçesi … mahallesinde … m2 yüzölçümlü arsanın … tarihinde satın alındığı, söz konusu arsada konut yapılarak … yılında üyelerinize teslim edildiği, bu inşaattan 3 katlı toplam … m2 yüzölçümlü dükkanın kooperatifinize … tarihinde yer karşılığı verildiği, kooperatifinizin elindeki taşınmazları satarak üyelerine dağıtmak ve kooperatifin tasfiyesini sağlamak amacında olduğu  belirtilerek bu satışlardan doğacak mali yükümlülükler hususunda Defterdarlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.

 

I-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

 

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış, aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, bentte yer alan şartları topluca sağlayan kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmıştır.

 

1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “4.13.1.4.3. Yapı kooperatiflerinde ortak dışı işlemler” başlıklı bölümünde “… Kooperatife ait taşınmazların, ortaklara veya ortak olmayanlara kiraya verilmesi veya kooperatifin inşa ettiği konut veya işyerlerinin ortaklara dağıtımından sonra elinde kalan işyeri, konut veya arsaların satılması ortak dışı işlem sayılacaktır.” açıklamalarına, “4.13.3.Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerde ortak dışı işlemlerin vergilendirilmesi” başlıklı bölümünde ise,

 

“7061 sayılı Kanunla 5520 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendine eklenen parantez içi hükümle 1/1/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, kurumlar vergisinden muaf kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edileceği, kooperatiflerin bu iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının da muafiyete etkisinin olmayacağı ve ortak dışı işlemlerden elde edilen kazancın vergilendirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

 

Bu suretle kooperatiflerin, 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirecekleri ortak dışı işlemler nedeniyle muafiyetleri etkilenmeyecek; ancak bu işlemlerden elde edilen kazançlar kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacaktır. Dolayısıyla, muafiyete ilişkin diğer şartları taşıyan kooperatiflerin ortak dışı işlemlerinden elde edilen kazançları kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacak, ortak içi işlemlerinden elde edilen kazançlarının kurumlar vergisine tabi tutulması söz konusu olmayacaktır.

 

Ortak dışı işlemlerle ilgili olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme adına gerekli kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.

 

Öte yandan, ortak dışı işlemlerde bulunmaları nedeniyle 1/1/2018 tarihinden önce kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmiş olan kooperatiflerin, muafiyete ilişkin diğer şartları da taşıyor olmaları kaydıyla, 1/1/2018 tarihi itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyet kayıtları sonlandırılacaktır. Bu kooperatiflerin 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirdikleri ortak dışı işlemlerine ilişkin olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmek suretiyle bu işlemlerden elde ettikleri kazançları vergilendirilecektir.

 

…”

 

açıklamalarına yer verilmiştir.

 

Diğer taraftan aynı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75’lik kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların %50’lik kısmı maddede belirtilen şartlar çerçevesinde kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur.

 

Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanmakta olup satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulacaktır. Ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılacaktır.

 

Ayrıca 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “5.6.2.3.4.1. Kooperatiflerin durumu” başlıklı bölümünde, yapı kooperatiflerinin de önceki bölümlerde yapılan açıklamalar çerçevesinde söz konusu istisnadan yararlanabilmesinin mümkün olduğu, ancak, istisna edilen kazancın özel bir fon hesabında tutulması, hiçbir şekilde ortaklara dağıtılmayarak kooperatif amaçları doğrultusunda kullanılması gerektiği belirtilmiştir.

 

Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre, kooperatifiniz adına kayıtlı taşınmazların satışı ortak dışı işlem olarak değerlendirilecek olup 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirilecek ortak dışı işlemler nedeniyle (diğer şartların da sağlanması kaydıyla) muafiyetiniz etkilenmeyecek ve ortak dışı bu işlemlerden elde ettiğiniz kazançlar kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacaktır.

 

Öte yandan, … yılında satın alınan tarla ile … yılında yer karşılığı olarak verilen dükkanın kooperatifin aktifinde iki yıldan fazla süreyle bulunması ve Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan diğer şartların da sağlanması halinde taşınmaz satışından elde edilecek kazancın %50’sinin kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkün bulunmakla birlikte söz konusu satış işlemlerinden doğan kazançların, kooperatif ortaklarına dağıtılacak olması, satışın yapıldığı yılı izleyen beş yıl içinde fon hesabından başka bir hesaba (sermayeye ilave hariç) nakledilmesi, işletmeden çekilmesi ve bu süre içinde tasfiyeye girilmesi halinde, anılan istisna hükmünden yararlanılamayacaktır.

 

Buna göre, söz konusu taşınmazların üçüncü kişilere satışı ortak dışı işlem olarak değerlendirilecek olup satıştan doğan kazancın kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Bu taşınmazların satışından doğan kazancın kooperatif ortaklarına dağıtılacak olması nedeniyle Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen istisnadan yararlanmanız mümkün değildir.

 

Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (2) numaralı bendinde; iştirak hisselerinden doğan kazançların (Limited Şirket ortaklarının, iş ortaklıklarının ortakları ve komanditerlerin kar payları ile kooperatiflerin dağıttıkları kazançlar bu zümreye dahildir. Kooperatiflerin ortakları ile yaptıkları muamelelerden doğan karların ortaklara, kooperatifle yaptıkları muameleler nispetinde tevzii, kazanç dağıtımı sayılmaz.) menkul sermaye iradı olduğu belirtilmiş olup, 94 üncü maddenin birinci fıkrasının (6/b-i) bendinde ise; tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından (karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz.) %15 oranında vergi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.

 

Bu çerçevede, kooperatifinize ait taşınmazların satışından elde edilen kazancın ortaklara dağıtılması durumunda Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6/b-i bendine göre %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması ve muhtasar beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.

 

II-KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

 

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

 

-1/1 maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,

 

-17/4-r maddesinde, kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine devir ve teslimleri ile bu taşınmaz ve iştirak hisselerinin finansal kiralama ve finansman şirketlerince devir ve teslimlerinin KDV den müstesna olduğu, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin ise istisna kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Buna göre; kooperatifinize ait taşınmazların en az iki tam yıl süreyle kooperatifiniz aktifinde kayıtlı bulunması ve kooperatif olarak bu arsa ve tarlaların ticaretinin yapılmaması şartıyla bu arsa ve tarlaların teslimi 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-r maddesi kapsamında KDV den istisna olacaktır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Kooperatiflerde Genel Kurul Yapılmadan Kar Dağıtımı Yapılabilir mi ?

Kooperatiflerde Genel Kurul Yapılmadan Kar Dağıtımı Yapılabilir mi ?

Kooperatiflerde kar dağıtımı yapılabilmesi için genel kurul kararı alınması gerekmektedir. Ancak önceki yıllarda alınan genel kurul kararlarında veya ana sözleşmede kar dağıtım oranı belirtilmiş ise genel kurul beklenmeden kar dağıtımı yapılabilmesinin mümkün olabileceğini düşünmekteyiz.

Saygılarımızla

KOOPERATİF YÖNETİM VE DENETİM KURULU ÜYELERİ SİGORTALI OLMASI GEREKLİ Mİ ?

Kooperatiflerde Yöneticilerin Sigortalılığı

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereğince kooperatif başkanları ile kooperatifin yönetim ve denetim kurullarına seçilenler, bu göreve seçimle geldiklerinden aralarındaki hukuki ilişki, vekalet akdine ve kanunda belirtilen görevlerini yerine getirmelerine dayandığından sigortalı sayılmayacaklardır. Bu görevlerinden dolayı huzur hakkı veya sair bir ad altında ücret almaları akdin niteliğini değiştirmeyecektir. Ancak, kooperatif başkanları ile kooperatifin yönetim, denetim kurullarına seçilenler ve üyeleri; bu görevleri haricinde, hizmet akdine tabi olarak üçüncü şahısların yapabilecekleri işleri yapmaları karşılığında ücret ödenmesi şartıyla 5510-4/(a) (Ücret akdine dayalı çalışma) bendi kapsamında sigortalı sayılmalıdırlar.

Kooperatif Genel Kurulları Temmuz Ayı Sonuna Kadar Erteleniyor !

24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamındaki genel kurul toplantıları 31/07/2020 tarihine kadar ertelenir.

Bu süre, ilgili Bakan tarafından 3 aya kadar uzatılabilir. Ertelenen genel kurul toplantıları, ertelemenin sona erdiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılır.

Mevcut organların görev, yetki ve sorumlulukları erteleme süresi sonrasında yapılacak ilk genel kurula kadar devam eder.

ANA FAALİYET KODU DEĞİŞİKLİK RAPORU

                                                                                                                        07.04.2020

ANA FAALİYET KODU DEĞİŞİKLİK RAPORU

Mükellef Unvanı                          :

Mükellef Vergi Numarası         :

Mükellef Adresi                           :

Bağlı Bulunan Vergi Dairesi   :

Mevcut Faaliyet Kodu               :

Talep Edilen Faaliyet Kodu     :

 

Her ne kadar şirketimiz vergi daireniz kayıtlarında ….faaliyet kodu ile kayıtlı olsa da brüt satış hasılatımızın tamamı ….faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır.

……faaliyetlerinden elde edilen brüt hasılat tutarı      :…….TRY

  2019 hesap dönemi

(TRY)

Hasılatın yüzdesi
“…” No.lu Kod Hasılatı    
“…” No.lu Kod Hasılatı    
“…” No.lu Kod Hasılatı    
Hasılat Toplamı    

Yukarıda verilen bilgilere istinaden ana faaliyet kodumuzun değiştirilmesini ve şirketimizin 518 Sayılı Vergi Usul Tebliği kapsamında mücbir sebep hali kapsamına alınan mükellefler arasına alınmamızı, ve belirtilen tebliğin 3.maddesinin 3.fıkrasına istinaden iş bu raporumuzu tarafınıza arz ediyoruz.

                        Firma Unvanı

Ek-1   : Ba/Bs Formları ( Faaliyet alanı ile ilgili alıcılar işaretlenmiş)

Ek-2   : Satış Faturaları ve Sözleşme iptalleri ile ilgili yazışmalar

Karşılaştırmalı-BANKALARCA TİCARİ MÜŞTERİLERDEN ALINABİLECEK ÜCRETLERE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ (SAYI: 2020/4)’DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

Karşılaştırmalı–BANKALARCA TİCARİ MÜŞTERİLERDEN ALINABİLECEK ÜCRETLERE

İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ (SAYI: 2020/4)’DE

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

Eski Hali Yeni Hali
MADDE 2 –

 

(1) Bu Tebliğ, mali kuruluşlar hariç olmak üzere ticari müşterilere bankalarca sunulan ürün ve hizmetlerden alınabilecek ücretleri kapsar.

 

(2) Bankalar aracılığıyla kullandırılan Merkez Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredilerine ilişkin alınabilecek ücretler bu Tebliğ kapsamı dışındadır. Münhasıran kıyı bankacılığı yapan bankalar, Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun çoğunluk hissesine sahip olduğu bankalar bu Tebliğ hükümlerine tabi değildir.

 

MADDE 2 –

 

(1) Bu Tebliğ, mali kuruluşlar hariç olmak üzere ticari müşterilere bankalarca sunulan ürün ve hizmetlerden alınabilecek ücretleri kapsar.

 

(2) Bankalar aracılığıyla kullandırılan Merkez Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredilerine ilişkin alınabilecek ücretler bu Tebliğ kapsamı dışındadır. Münhasıran kıyı bankacılığı yapan bankaların, Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş.’nin, İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş.’nin ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun çoğunluk hissesine sahip olduğu bankaların sunduğu ürün ve hizmetler karşılığında alabilecekleri ücretler bu Tebliğ hükümlerine tabi değildir.

 

(3) Bankaların yurt dışında bulunan şubeleri, ATM’leri ve benzeri nitelikteki işlem noktaları bu Tebliğ kapsamı dışındadır.”

MADDE 4 –

 

ğ) Referans oran: Merkez Bankasınca her ayın sondan üçüncü iş günü ilan edilen, 32-45 gün vadeli olarak açılan Türk lirası cinsi tüm mevduat türlerine bankaların uyguladıkları ağırlıklı ortalama akım faiz oranının ilan tarihinden önceki son iki haftalık ağırlıklı ortalamasını,

 

MADDE 4 –

 

ğ) Referans oran: 32-45 gün vadeli olarak açılan Türk lirası cinsi tüm mevduat türlerine bankaların uyguladıkları ağırlıklı ortalama akım faiz oranı üzerinden hesaplanan, en son ilan edilen referans orandan aşağı ya da yukarı yönde yüzde beşten fazla değişmesi halinde güncellenen ve Merkez Bankasınca her ayın sondan beşinci iş günü ilan edilen oranı,

j) Ticari müşteri: Bankalar tarafından ürün veya hizmetlerin sunulduğu, 3/10/2014. tarihli ve 29138 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte tanımlanan finansal tüketiciler

dışında kalan gerçek veya tüzel kişileri,

“j) Ticari müşteri: Bankalar tarafından ürün veya hizmetlerin sunulduğu, 7/3/2020 tarihli ve 31061 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Sayı:2020/7)’in dördüncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde tanımlanan finansal tüketiciler dışında kalan Türkiye’de yerleşik kişileri,”
  (10) Ticari müşterinin bilgilendirilmesine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirildiği hususunda ispat yükü bankalara aittir.”

(8) Bankada hesabı bulunmayan ticari müşterilerce gerçekleştirilen işlemlerde, ücrete ilişkin bilgilendirme, işlemin yapıldığı kanala uygun bir şekilde işlem anında yapılır. Bu işlemlerin şubede gerçekleştirilmesi halinde, bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi için, işlem sonrasında verilen dekont veya işlem fişinin müşterice imzalanmış olması yeterlidir.

(7) İşlem fişi üzerinde ücret bilgisine açıkça yer verilir. İşlem anında verilecek işlem fişi, ekstre, sözleşme ve bilgilendirmeye ilişkin diğer evrak ayrıca ücretlendirilemez ancak üçüncü kişilere ödenen tutarlar tahsil edilebilir. İşlem anı dışında geçmişe dönük olarak müşteri talebine binaen verilecek bilgilendirmeye ilişkin evrakın ücretlendirilmesinde 18 inci madde hükümleri geçerlidir.

(4) Bu Tebliğin ekinde yer alan kategoriler kapsamındaki özel ürün ve hizmetler ile söz konusu kategoriler dışındaki ürün ve hizmetler karşılığında alınabilecek ücretlerden, niteliği gereği genele ilan edilebilir olmayıp müşteriye/işleme özgü belirlenen ücretler Merkez Bankasınca uygun görülmesi halinde, birinci, ikinci ve üçüncü fıkralar kapsamındaki ilan ve bildirim yükümlülüklerinden istisna tutulabilir.

 

(5) Ticari müşterilerle yapılacak sözleşmelerde, sözleşme kapsamında sunulacak ürün ve hizmetler karşılığında tahsil edilecek ücret kalemlerinin adı ve tanımı ile azami ve varsa asgari tarifesini içerecek şekilde bilgilendirme formu hazırlanmak zorundadır. Bilgilendirme formu sözleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Bilgilendirme formu ticari müşteriye, yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı yoluyla iletilir.

Bankalar, ticari müşteriler ile yapacakları sözleşmeler çerçevesinde, Ek-1’de yer alan kategoriler içerisinde değerlendirilmekle birlikte listelenen ücret kalemleri ile aynı nitelikte olmamak kaydıyla, Birlikler aracılığı ile Merkez Bankasından onay alarak, ücretli özel ürün veya hizmet sunabili

 

Bankalar, ticari müşteriler ile yapacakları sözleşmeler çerçevesinde, Ek-1’de yer alan kategoriler içerisinde değerlendirilmekle birlikte listelenen ücret kalemleri ile aynı nitelikte olmamak kaydıyla, doğrudan veya Birlikler aracılığı ile Merkez Bankasından onay alarak, ücretli özel ürün veya hizmet sunabilir

 

Bankalar, ticari müşteriler ile yapacakları sözleşmeler çerçevesinde, Ek-1’de yer alan kategoriler içerisinde değerlendirilmekle birlikte listelenen ücret kalemleri ile aynı nitelikte olmamak kaydıyla, Birlikler aracılığı ile Merkez Bankasından onay alarak, ücretli özel ürün veya hizmet sunabilir.

 

(1) Sözleşme veya eki olan bilgilendirme formunda belirlenen ücretlerde yapılacak artışlar, uygulanmaya başlanmadan en az iki iş günü önce ticari müşteriye yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı yoluyla bildirilir. 5 inci maddenin altıncı fıkrasında düzenlenen, belli bir süre boyunca aynı ücretin uygulanacağı bildirilmiş olan standart ürün ve hizmetler karşılığında alınacak ücretlerde yapılacak artışlar, uygun yöntem ve araçlarla ticari müşteriye en az iki iş günü öncesinden bildirilir. Artırımlar geçmiş döneme uygulanmaz.”

 

Ticari kredilere ilişkin ücretler MADDE 8 – (1) Ticari krediler kategorisi altında, ticari müşterilere nakdi ve dış ticaret işlemleri kapsamı dışındaki gayri nakdi kredi kullandırımlarında, kredi ilişkisinin kuruluşundan söz konusu kredinin kapatılmasına kadar geçen süre boyunca bankalarca alınabilecek ücretler düzenlenmektedir.

 

Ticari kredilere ilişkin ücretler MADDE 8 – (1) Ticari krediler kategorisi altında, ticari müşterilere nakdi ve dış ticaret işlemleri kapsamındaki akreditif ile banka kabul ve avali dışındaki gayri nakdi kredi kullandırımlarında, kredi ilişkisinin kuruluşundan söz konusu kredinin kapatılmasına kadar geçen süre boyunca bankalarca alınabilecek ücretler düzenlenmektedir.

 

 

Corona Virüs Genel kurul erteleme bildirimi

Tarih: 25/03/2020

Konu : Corona Virüs Salgını Nedeni ile Genel Kurulların Ertelenmesi hakkında
bilgilendirmedir.

Sayın Ortağımız bildiğiniz gibi, Dünyada ve ülkemizde büyük bir endişe ile takip edilen Corona Virüs salgını ile ilgili büyük bir mücadele verilmektedir. Bu mücadelede mümkün olduğunca toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı evde kalınması, kalabalık ortamlara girilmemesi, temastan kaçınması devletin en yetkili organları tarafından sürekli duyurulmaktadır.

Ayrıca 17.03.2020 tarihli Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı 2326224-345.03-E.70941 sayılı yazısıyla “ yapı kooperatifi ve üst kuruluşların olağan ve olağanüstü toplantılarının alınan risklerin bertaraf edilmesi ve ortaya çıkacak zararların önüne geçilmesi amacıyla nisan ayı sonrasında yapılmak üzere gerekli tedbirlerin Valilikçe alınması mümkündür” demektedir.

Kapalı ve kalabalık ortamlarda gerçekleştirilen olağan yıllık genel kurul toplantımızın gündem daha önceden ortaklara gönderilmiş olsa dahi mesaj ve sair yollar ile kooperatif ortaklarına ulaşılarak toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı daha sonraki bir tarihe ertelenmesi mümkündür.

Mevcut durumda Genel kurul kararı alan yönetim kurulumuz toplantıyı iptale veya ertelemeye yetkilidir. Toplantının Haziran ayı sonuna kadar yapılmasında mevzuata aykırı herhangi bir durum söz konusu değildir.

Sonuç olarak, gerek siz ortaklarımızın ve gerekse toplum sağlığı açısından ….. tarihinde yapacağımızı duyurduğumuz kooperatif genel kurulumuzun daha ileriki bir tarihte gerçekleştirilmesine, yeni toplantı günü belirlenerek siz sayın ortaklarımıza bildirilmesine karar verilmiş olup bilgilerinize, saygılarımızla, sunulur.

….. KOOPERATİFİ
YÖNETİM KURULU

 

 

 

 

 

 

 

 

Tarih: 25/03/2020

 

Konu              : Corona Virüs Salgını Nedeni ile Genel Kurulların Ertelenmesi hakkında

bilgilendirmedir.

 

Sayın Ortağımız bildiğiniz gibi, Dünyada ve ülkemizde büyük bir endişe ile takip edilen Corona Virüs salgını ile ilgili büyük bir mücadele verilmektedir. Bu mücadelede mümkün olduğunca toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı evde kalınması, kalabalık ortamlara girilmemesi, temastan kaçınması devletin en yetkili organları tarafından sürekli duyurulmaktadır.

 

Ayrıca 17.03.2020 tarihli Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı 2326224-345.03-E.70941 sayılı yazısıyla “ yapı kooperatifi ve üst kuruluşların olağan ve olağanüstü toplantılarının alınan risklerin bertaraf edilmesi ve ortaya çıkacak zararların önüne geçilmesi amacıyla nisan ayı sonrasında yapılmak üzere gerekli tedbirlerin Valilikçe alınması mümkündür” demektedir.

 

Kapalı ve kalabalık ortamlarda gerçekleştirilen olağan yıllık genel kurul toplantımızın gündem daha önceden ortaklara gönderilmiş olsa dahi mesaj ve sair yollar ile kooperatif ortaklarına ulaşılarak toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı daha sonraki bir tarihe ertelenmesi mümkündür.

 

Mevcut durumda Genel kurul kararı alan yönetim kurulumuz toplantıyı iptale veya ertelemeye yetkilidir. Toplantının Haziran ayı sonuna kadar yapılmasında mevzuata aykırı herhangi bir durum söz konusu değildir.

 

Sonuç olarak, gerek siz ortaklarımızın ve gerekse toplum sağlığı açısından ….. tarihinde yapacağımızı duyurduğumuz kooperatif genel kurulumuzun daha ileriki bir tarihte gerçekleştirilmesine, yeni toplantı günü belirlenerek siz sayın ortaklarımıza bildirilmesine karar verilmiş olup bilgilerinize, saygılarımızla, sunulur.

 

TAŞKÖPRÜ KOOPERATİFİ

YÖNETİM KURULU

 

 

 

 

 

 

 

 

Tarih: 25/03/2020

 

Konu              : Corona Virüs Salgını Nedeni ile Genel Kurulların Ertelenmesi hakkında

bilgilendirmedir.

 

Sayın Ortağımız bildiğiniz gibi, Dünyada ve ülkemizde büyük bir endişe ile takip edilen Corona Virüs salgını ile ilgili büyük bir mücadele verilmektedir. Bu mücadelede mümkün olduğunca toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı evde kalınması, kalabalık ortamlara girilmemesi, temastan kaçınması devletin en yetkili organları tarafından sürekli duyurulmaktadır.

 

Ayrıca 17.03.2020 tarihli Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı 2326224-345.03-E.70941 sayılı yazısıyla “ yapı kooperatifi ve üst kuruluşların olağan ve olağanüstü toplantılarının alınan risklerin bertaraf edilmesi ve ortaya çıkacak zararların önüne geçilmesi amacıyla nisan ayı sonrasında yapılmak üzere gerekli tedbirlerin Valilikçe alınması mümkündür” demektedir.

 

Kapalı ve kalabalık ortamlarda gerçekleştirilen olağan yıllık genel kurul toplantımızın gündem daha önceden ortaklara gönderilmiş olsa dahi mesaj ve sair yollar ile kooperatif ortaklarına ulaşılarak toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı daha sonraki bir tarihe ertelenmesi mümkündür.

 

Mevcut durumda Genel kurul kararı alan yönetim kurulumuz toplantıyı iptale veya ertelemeye yetkilidir. Toplantının Haziran ayı sonuna kadar yapılmasında mevzuata aykırı herhangi bir durum söz konusu değildir.

 

Sonuç olarak, gerek siz ortaklarımızın ve gerekse toplum sağlığı açısından ….. tarihinde yapacağımızı duyurduğumuz kooperatif genel kurulumuzun daha ileriki bir tarihte gerçekleştirilmesine, yeni toplantı günü belirlenerek siz sayın ortaklarımıza bildirilmesine karar verilmiş olup bilgilerinize, saygılarımızla, sunulur.

 

TAŞKÖPRÜ KOOPERATİFİ

YÖNETİM KURULU

 

 

 

 

 

 

 

 

Tarih: 25/03/2020

 

Konu              : Corona Virüs Salgını Nedeni ile Genel Kurulların Ertelenmesi hakkında

bilgilendirmedir.

 

Sayın Ortağımız bildiğiniz gibi, Dünyada ve ülkemizde büyük bir endişe ile takip edilen Corona Virüs salgını ile ilgili büyük bir mücadele verilmektedir. Bu mücadelede mümkün olduğunca toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı evde kalınması, kalabalık ortamlara girilmemesi, temastan kaçınması devletin en yetkili organları tarafından sürekli duyurulmaktadır.

 

Ayrıca 17.03.2020 tarihli Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı 2326224-345.03-E.70941 sayılı yazısıyla “ yapı kooperatifi ve üst kuruluşların olağan ve olağanüstü toplantılarının alınan risklerin bertaraf edilmesi ve ortaya çıkacak zararların önüne geçilmesi amacıyla nisan ayı sonrasında yapılmak üzere gerekli tedbirlerin Valilikçe alınması mümkündür” demektedir.

 

Kapalı ve kalabalık ortamlarda gerçekleştirilen olağan yıllık genel kurul toplantımızın gündem daha önceden ortaklara gönderilmiş olsa dahi mesaj ve sair yollar ile kooperatif ortaklarına ulaşılarak toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı daha sonraki bir tarihe ertelenmesi mümkündür.

 

Mevcut durumda Genel kurul kararı alan yönetim kurulumuz toplantıyı iptale veya ertelemeye yetkilidir. Toplantının Haziran ayı sonuna kadar yapılmasında mevzuata aykırı herhangi bir durum söz konusu değildir.

 

Sonuç olarak, gerek siz ortaklarımızın ve gerekse toplum sağlığı açısından ….. tarihinde yapacağımızı duyurduğumuz kooperatif genel kurulumuzun daha ileriki bir tarihte gerçekleştirilmesine, yeni toplantı günü belirlenerek siz sayın ortaklarımıza bildirilmesine karar verilmiş olup bilgilerinize, saygılarımızla, sunulur.

 

TAŞKÖPRÜ KOOPERATİFİ

YÖNETİM KURULU

Hizmet ihracında kdv iadesi için bedelin döviz olarak mı gelmesi gerekmektedir ?

16.05.2011
SAYI : B.07.1.GİB.4.07.16.02-KDV.2010-72-94
KONU : Hizmet ihracında kdv iadesi hk.

İLGİ: …

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzdan, 2007 yılında yurt dışına yapmış olduğunuz danışmanlık hizmeti üzerinden katma değer vergisi hesaplayarak ödediğiniz, ancak yapmış olduğunuz hizmetin ihracat istisnası kapsamında olmasından dolayı 2007 yılında beyan ederek ödemiş olduğunuz katma değer vergilerinin, düzeltme beyannamesi verilmek suretiyle iadesinin mümkün olup olmadığı konusunda özelge talep edildiği anlaşılmaktadır.

Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

 

  • 1/1. maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
  • 8/2. maddesinde, vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya KDV’yi fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde düzenlediği bu tür vesikalarda KDV gösterenlerin, bu vergiyi ödemekle mükellef oldukları,
  • 11/1 -a maddesinde, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerinKDV’den istisna olduğu,
  • 12/2. maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği,

hükmüne yer verilmiştir.

Hizmet ihracı ile ilgili olarak 26 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (K) bölümünde, hizmet ihracının şartları;

 

  • Hizmetin, Türkiye’de, yurt dışındaki bir müşteri için yapılması,
  • Fatura ve benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi,
  • Hizmet bedelinin, döviz olarak Türkiye’ye getirilmesi,
  • Hizmetten yurt dışında yararlanılması, olarak açıklanmıştır.

Buna göre, Türkiye’de yurt dışındaki müşteri için verdiğiniz ve yurt dışında faydalanıldığı anlaşılan danışmanlık hizmeti, 26 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (K) bölümündeki şartlar dahilinde KDV den istisna olacaktır. İlgili dönem beyannamesinde hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanmak suretiyle yapılan beyanın, düzeltme zamanaşımı süresinde düzeltme beyannamesi verilmek suretiyle düzeltilmesi mümkün bulunmaktadır.

İsitsna kapsamında olan işlemin KDV hesaplanarak beyan edilmesi sonucu Hazineye yersiz olarak intikal etmiş KDV bulunması halinde, bu verginin KDV Kanununun 8/2. maddesi kapsamında iade edilmesi mümkündür.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

Kooperatif Bilgi varlıkları envanteri ve sınıflandırılması

Bilgi varlıkları envanteri ve sınıflandırılması

Kooperatif, bilgi varlıklarının güvenlik gereksinimlerine uygun kontroller tesis etmek için bu varlıkları sınıflandırarak detaylı bir varlık envanteri hazırlar. Hazırlanacak varlık envanterinde her bir bilgi varlığı için;

a) Varlığın ne olduğunu açıkça belirtecek tanımına,

b) Kooperatif için görece değerine,

c) Bulunduğu konuma,

ç) Varlığın güvenlik sınıfına ve bu sınıfın belirlenmesini sağlayan gizlilik, bütünlük, erişilebilirlik gibi değerlerine,

d) Varlığın sahibine,

e) Varlığın muhafızına,

yer verilir.

Kişisel Verilerin İşlenmesi İçin İlgili Mevzuatta Öngörülen veya İşlendikleri Amaç İçin Gerekli Olan Süre Kadar Muhafaza Edilme İlkesi Ne Anlama Gelir?

Kişisel Verilerin İşlenmesi İçin İlgili Mevzuatta Öngörülen veya İşlendikleri Amaç İçin Gerekli Olan Süre Kadar Muhafaza Edilme İlkesi Ne Anlama Gelir?

Kişisel verilerin, ancak ilgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilmesi zorunludur.

Buna göre, veri sorumluları, ilgili mevzuatta verilerin saklanması için öngörülen bir süre varsa bu süreye uyacak, kişisel verileri ancak işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edebilecektir.

Bir verinin daha fazla saklanması için geçerli bir sebep bulunmaması halinde, o veri silinecek, yok edilecek ya da anonim hale getirilecektir. İleride tekrar kullanılabileceği düşünülerek ya da herhangi bir başka gerekçe ile kişisel verilerin muhafaza edilmesi yoluna gidilemeyecektir.

Kişisel Verilerin İşlenmesindeki Temel İlkeler Nelerdir?

Kişisel Verilerin İşlenmesindeki Temel İlkeler Nelerdir?

Kişisel verilerin işlenmesinde her zaman Kanunda ortaya konulan genel ilkelere uygun davranılmalıdır. Kişisel verilerin işlenmesinde genel ilkeler şunlardır:

1) Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma

2) Doğru ve gerektiğinde güncel olma

3) Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme,

4) İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma,

5) İlgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme.

Kişisel verilerin işlenmesine ilişkin ilkeler, tüm kişisel veri işleme faaliyetlerinin özünde bulunmalı ve tüm kişisel veri işleme faaliyetleri bu ilkelere uygun olarak gerçekleştirilmelidir.

Veri Sorumlusu Tüzel Kişilik İçerisinde Veri İşleme Faaliyetlerinden Sorumlu Olan Kişi veya Kişiler midir?

Veri Sorumlusu Tüzel Kişilik İçerisinde Veri İşleme Faaliyetlerinden Sorumlu Olan Kişi veya Kişiler midir?

Kanunda veri sorumlusu, kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişi olarak ifade edilmektedir.

Bu kapsamda veri sorumlusu, tüzel kişiliğin kendisi olduğundan tüzel kişiliğin içerisinde veri işleme faaliyetlerinden sorumlu olan gerçek kişiler Kanunun uygulanması bakımından veri sorumlusu sayılmazlar.

Kişisel Verilerin İşlenmesi Ne Anlama Gelmektedir?

Kişisel Verilerin İşlenmesi Ne Anlama Gelmektedir?

Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemdir.

Örneğin, kişisel verilerin sadece bir hard diskte, CD’de veya sunucuda depolanması, anılan verilerle başkaca hiçbir işlem yapılmasa da bir veri işleme faaliyetidir.

Dolayısıyla veri işleme kapsamına giren eylemler sınırlı sayıda olmayıp, kişisel verilerin ilk defa elde edilmesinden başlayarak veriler üzerinde gerçekleştirilen tüm işlem türlerini ifade etmektedir.

Kanunun Yürürlüğe Girmesinden Önce İşlenen Kişisel Veriler Hakkında Ne Gibi Bir İşlem Yapılacaktır?

Kanunun Yürürlüğe Girmesinden Önce İşlenen Kişisel Veriler Hakkında Ne Gibi Bir İşlem Yapılacaktır?

Kanunun Geçici 1. maddesinde, “Kanunun yayımı tarihinden önce işlenmiş olan kişisel veriler, bu tarihten itibaren iki yıl içinde Kanun hükümlerine uygun hâle getirilir.

Kanun hükümlerine aykırı olduğu tespit edilen kişisel veriler derhâl silinir, yok edilir veya anonim hâle getirilir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm uyarınca veri sorumluları, Kanunun yayımı tarihinden önce toplamış olduğu kişisel verilere dayalı olarak gerçekleştirdiği kişisel veri işleme faaliyetlerini bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde Kanuna uyumlu hale getirmelidir.

Bu çerçevede uyumlu hale getirilmesi gereken kişisel veri işleme faaliyetleri içerisinde Kanuna uyumsuzluğu tespit edilip uyumlu hale getirilmeyen faaliyetlerin işleme faaliyetleri durdurulmalıdır.

Kanuna uyumsuz olan kişisel veri işleme faaliyetlerinin konusu olan kişisel veriler derhal silinmeli, yok edilmeli veya anonim hale getirilmelidir.

Açık Rızanın Verilmesi Herhangi Bir Şekle Tabi midir?

Açık Rızanın Verilmesi Herhangi Bir Şekle Tabi midir?

Kanunda açık rızanın verilmesi hususunda herhangi bir şekil şartı öngörülmemiştir.

Önemli olan açık rızanın Kanundaki unsurları taşıması ve ispatlanabilir olmasıdır.

Dolayısıyla, açık rıza sözlü, yazılı, elektronik ortam vb. yöntemlerle verilebilir.

Açık rızanın alındığı konusundaki ispat yükü veri sorumlusuna aittir.