ANA FAALİYET KODU DEĞİŞİKLİK RAPORU

                                                                                                                        07.04.2020

ANA FAALİYET KODU DEĞİŞİKLİK RAPORU

Mükellef Unvanı                          :

Mükellef Vergi Numarası         :

Mükellef Adresi                           :

Bağlı Bulunan Vergi Dairesi   :

Mevcut Faaliyet Kodu               :

Talep Edilen Faaliyet Kodu     :

 

Her ne kadar şirketimiz vergi daireniz kayıtlarında ….faaliyet kodu ile kayıtlı olsa da brüt satış hasılatımızın tamamı ….faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır.

……faaliyetlerinden elde edilen brüt hasılat tutarı      :…….TRY

  2019 hesap dönemi

(TRY)

Hasılatın yüzdesi
“…” No.lu Kod Hasılatı    
“…” No.lu Kod Hasılatı    
“…” No.lu Kod Hasılatı    
Hasılat Toplamı    

Yukarıda verilen bilgilere istinaden ana faaliyet kodumuzun değiştirilmesini ve şirketimizin 518 Sayılı Vergi Usul Tebliği kapsamında mücbir sebep hali kapsamına alınan mükellefler arasına alınmamızı, ve belirtilen tebliğin 3.maddesinin 3.fıkrasına istinaden iş bu raporumuzu tarafınıza arz ediyoruz.

                        Firma Unvanı

Ek-1   : Ba/Bs Formları ( Faaliyet alanı ile ilgili alıcılar işaretlenmiş)

Ek-2   : Satış Faturaları ve Sözleşme iptalleri ile ilgili yazışmalar

Karşılaştırmalı-BANKALARCA TİCARİ MÜŞTERİLERDEN ALINABİLECEK ÜCRETLERE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ (SAYI: 2020/4)’DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

Karşılaştırmalı–BANKALARCA TİCARİ MÜŞTERİLERDEN ALINABİLECEK ÜCRETLERE

İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ (SAYI: 2020/4)’DE

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

Eski Hali Yeni Hali
MADDE 2 –

 

(1) Bu Tebliğ, mali kuruluşlar hariç olmak üzere ticari müşterilere bankalarca sunulan ürün ve hizmetlerden alınabilecek ücretleri kapsar.

 

(2) Bankalar aracılığıyla kullandırılan Merkez Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredilerine ilişkin alınabilecek ücretler bu Tebliğ kapsamı dışındadır. Münhasıran kıyı bankacılığı yapan bankalar, Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun çoğunluk hissesine sahip olduğu bankalar bu Tebliğ hükümlerine tabi değildir.

 

MADDE 2 –

 

(1) Bu Tebliğ, mali kuruluşlar hariç olmak üzere ticari müşterilere bankalarca sunulan ürün ve hizmetlerden alınabilecek ücretleri kapsar.

 

(2) Bankalar aracılığıyla kullandırılan Merkez Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredilerine ilişkin alınabilecek ücretler bu Tebliğ kapsamı dışındadır. Münhasıran kıyı bankacılığı yapan bankaların, Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş.’nin, İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş.’nin ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun çoğunluk hissesine sahip olduğu bankaların sunduğu ürün ve hizmetler karşılığında alabilecekleri ücretler bu Tebliğ hükümlerine tabi değildir.

 

(3) Bankaların yurt dışında bulunan şubeleri, ATM’leri ve benzeri nitelikteki işlem noktaları bu Tebliğ kapsamı dışındadır.”

MADDE 4 –

 

ğ) Referans oran: Merkez Bankasınca her ayın sondan üçüncü iş günü ilan edilen, 32-45 gün vadeli olarak açılan Türk lirası cinsi tüm mevduat türlerine bankaların uyguladıkları ağırlıklı ortalama akım faiz oranının ilan tarihinden önceki son iki haftalık ağırlıklı ortalamasını,

 

MADDE 4 –

 

ğ) Referans oran: 32-45 gün vadeli olarak açılan Türk lirası cinsi tüm mevduat türlerine bankaların uyguladıkları ağırlıklı ortalama akım faiz oranı üzerinden hesaplanan, en son ilan edilen referans orandan aşağı ya da yukarı yönde yüzde beşten fazla değişmesi halinde güncellenen ve Merkez Bankasınca her ayın sondan beşinci iş günü ilan edilen oranı,

j) Ticari müşteri: Bankalar tarafından ürün veya hizmetlerin sunulduğu, 3/10/2014. tarihli ve 29138 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte tanımlanan finansal tüketiciler

dışında kalan gerçek veya tüzel kişileri,

“j) Ticari müşteri: Bankalar tarafından ürün veya hizmetlerin sunulduğu, 7/3/2020 tarihli ve 31061 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Sayı:2020/7)’in dördüncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde tanımlanan finansal tüketiciler dışında kalan Türkiye’de yerleşik kişileri,”
  (10) Ticari müşterinin bilgilendirilmesine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirildiği hususunda ispat yükü bankalara aittir.”

(8) Bankada hesabı bulunmayan ticari müşterilerce gerçekleştirilen işlemlerde, ücrete ilişkin bilgilendirme, işlemin yapıldığı kanala uygun bir şekilde işlem anında yapılır. Bu işlemlerin şubede gerçekleştirilmesi halinde, bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi için, işlem sonrasında verilen dekont veya işlem fişinin müşterice imzalanmış olması yeterlidir.

(7) İşlem fişi üzerinde ücret bilgisine açıkça yer verilir. İşlem anında verilecek işlem fişi, ekstre, sözleşme ve bilgilendirmeye ilişkin diğer evrak ayrıca ücretlendirilemez ancak üçüncü kişilere ödenen tutarlar tahsil edilebilir. İşlem anı dışında geçmişe dönük olarak müşteri talebine binaen verilecek bilgilendirmeye ilişkin evrakın ücretlendirilmesinde 18 inci madde hükümleri geçerlidir.

(4) Bu Tebliğin ekinde yer alan kategoriler kapsamındaki özel ürün ve hizmetler ile söz konusu kategoriler dışındaki ürün ve hizmetler karşılığında alınabilecek ücretlerden, niteliği gereği genele ilan edilebilir olmayıp müşteriye/işleme özgü belirlenen ücretler Merkez Bankasınca uygun görülmesi halinde, birinci, ikinci ve üçüncü fıkralar kapsamındaki ilan ve bildirim yükümlülüklerinden istisna tutulabilir.

 

(5) Ticari müşterilerle yapılacak sözleşmelerde, sözleşme kapsamında sunulacak ürün ve hizmetler karşılığında tahsil edilecek ücret kalemlerinin adı ve tanımı ile azami ve varsa asgari tarifesini içerecek şekilde bilgilendirme formu hazırlanmak zorundadır. Bilgilendirme formu sözleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Bilgilendirme formu ticari müşteriye, yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı yoluyla iletilir.

Bankalar, ticari müşteriler ile yapacakları sözleşmeler çerçevesinde, Ek-1’de yer alan kategoriler içerisinde değerlendirilmekle birlikte listelenen ücret kalemleri ile aynı nitelikte olmamak kaydıyla, Birlikler aracılığı ile Merkez Bankasından onay alarak, ücretli özel ürün veya hizmet sunabili

 

Bankalar, ticari müşteriler ile yapacakları sözleşmeler çerçevesinde, Ek-1’de yer alan kategoriler içerisinde değerlendirilmekle birlikte listelenen ücret kalemleri ile aynı nitelikte olmamak kaydıyla, doğrudan veya Birlikler aracılığı ile Merkez Bankasından onay alarak, ücretli özel ürün veya hizmet sunabilir

 

Bankalar, ticari müşteriler ile yapacakları sözleşmeler çerçevesinde, Ek-1’de yer alan kategoriler içerisinde değerlendirilmekle birlikte listelenen ücret kalemleri ile aynı nitelikte olmamak kaydıyla, Birlikler aracılığı ile Merkez Bankasından onay alarak, ücretli özel ürün veya hizmet sunabilir.

 

(1) Sözleşme veya eki olan bilgilendirme formunda belirlenen ücretlerde yapılacak artışlar, uygulanmaya başlanmadan en az iki iş günü önce ticari müşteriye yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı yoluyla bildirilir. 5 inci maddenin altıncı fıkrasında düzenlenen, belli bir süre boyunca aynı ücretin uygulanacağı bildirilmiş olan standart ürün ve hizmetler karşılığında alınacak ücretlerde yapılacak artışlar, uygun yöntem ve araçlarla ticari müşteriye en az iki iş günü öncesinden bildirilir. Artırımlar geçmiş döneme uygulanmaz.”

 

Ticari kredilere ilişkin ücretler MADDE 8 – (1) Ticari krediler kategorisi altında, ticari müşterilere nakdi ve dış ticaret işlemleri kapsamı dışındaki gayri nakdi kredi kullandırımlarında, kredi ilişkisinin kuruluşundan söz konusu kredinin kapatılmasına kadar geçen süre boyunca bankalarca alınabilecek ücretler düzenlenmektedir.

 

Ticari kredilere ilişkin ücretler MADDE 8 – (1) Ticari krediler kategorisi altında, ticari müşterilere nakdi ve dış ticaret işlemleri kapsamındaki akreditif ile banka kabul ve avali dışındaki gayri nakdi kredi kullandırımlarında, kredi ilişkisinin kuruluşundan söz konusu kredinin kapatılmasına kadar geçen süre boyunca bankalarca alınabilecek ücretler düzenlenmektedir.

 

 

Corona Virüs Genel kurul erteleme bildirimi

Tarih: 25/03/2020

Konu : Corona Virüs Salgını Nedeni ile Genel Kurulların Ertelenmesi hakkında
bilgilendirmedir.

Sayın Ortağımız bildiğiniz gibi, Dünyada ve ülkemizde büyük bir endişe ile takip edilen Corona Virüs salgını ile ilgili büyük bir mücadele verilmektedir. Bu mücadelede mümkün olduğunca toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı evde kalınması, kalabalık ortamlara girilmemesi, temastan kaçınması devletin en yetkili organları tarafından sürekli duyurulmaktadır.

Ayrıca 17.03.2020 tarihli Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı 2326224-345.03-E.70941 sayılı yazısıyla “ yapı kooperatifi ve üst kuruluşların olağan ve olağanüstü toplantılarının alınan risklerin bertaraf edilmesi ve ortaya çıkacak zararların önüne geçilmesi amacıyla nisan ayı sonrasında yapılmak üzere gerekli tedbirlerin Valilikçe alınması mümkündür” demektedir.

Kapalı ve kalabalık ortamlarda gerçekleştirilen olağan yıllık genel kurul toplantımızın gündem daha önceden ortaklara gönderilmiş olsa dahi mesaj ve sair yollar ile kooperatif ortaklarına ulaşılarak toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı daha sonraki bir tarihe ertelenmesi mümkündür.

Mevcut durumda Genel kurul kararı alan yönetim kurulumuz toplantıyı iptale veya ertelemeye yetkilidir. Toplantının Haziran ayı sonuna kadar yapılmasında mevzuata aykırı herhangi bir durum söz konusu değildir.

Sonuç olarak, gerek siz ortaklarımızın ve gerekse toplum sağlığı açısından ….. tarihinde yapacağımızı duyurduğumuz kooperatif genel kurulumuzun daha ileriki bir tarihte gerçekleştirilmesine, yeni toplantı günü belirlenerek siz sayın ortaklarımıza bildirilmesine karar verilmiş olup bilgilerinize, saygılarımızla, sunulur.

….. KOOPERATİFİ
YÖNETİM KURULU

 

 

 

 

 

 

 

 

Tarih: 25/03/2020

 

Konu              : Corona Virüs Salgını Nedeni ile Genel Kurulların Ertelenmesi hakkında

bilgilendirmedir.

 

Sayın Ortağımız bildiğiniz gibi, Dünyada ve ülkemizde büyük bir endişe ile takip edilen Corona Virüs salgını ile ilgili büyük bir mücadele verilmektedir. Bu mücadelede mümkün olduğunca toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı evde kalınması, kalabalık ortamlara girilmemesi, temastan kaçınması devletin en yetkili organları tarafından sürekli duyurulmaktadır.

 

Ayrıca 17.03.2020 tarihli Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı 2326224-345.03-E.70941 sayılı yazısıyla “ yapı kooperatifi ve üst kuruluşların olağan ve olağanüstü toplantılarının alınan risklerin bertaraf edilmesi ve ortaya çıkacak zararların önüne geçilmesi amacıyla nisan ayı sonrasında yapılmak üzere gerekli tedbirlerin Valilikçe alınması mümkündür” demektedir.

 

Kapalı ve kalabalık ortamlarda gerçekleştirilen olağan yıllık genel kurul toplantımızın gündem daha önceden ortaklara gönderilmiş olsa dahi mesaj ve sair yollar ile kooperatif ortaklarına ulaşılarak toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı daha sonraki bir tarihe ertelenmesi mümkündür.

 

Mevcut durumda Genel kurul kararı alan yönetim kurulumuz toplantıyı iptale veya ertelemeye yetkilidir. Toplantının Haziran ayı sonuna kadar yapılmasında mevzuata aykırı herhangi bir durum söz konusu değildir.

 

Sonuç olarak, gerek siz ortaklarımızın ve gerekse toplum sağlığı açısından ….. tarihinde yapacağımızı duyurduğumuz kooperatif genel kurulumuzun daha ileriki bir tarihte gerçekleştirilmesine, yeni toplantı günü belirlenerek siz sayın ortaklarımıza bildirilmesine karar verilmiş olup bilgilerinize, saygılarımızla, sunulur.

 

TAŞKÖPRÜ KOOPERATİFİ

YÖNETİM KURULU

 

 

 

 

 

 

 

 

Tarih: 25/03/2020

 

Konu              : Corona Virüs Salgını Nedeni ile Genel Kurulların Ertelenmesi hakkında

bilgilendirmedir.

 

Sayın Ortağımız bildiğiniz gibi, Dünyada ve ülkemizde büyük bir endişe ile takip edilen Corona Virüs salgını ile ilgili büyük bir mücadele verilmektedir. Bu mücadelede mümkün olduğunca toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı evde kalınması, kalabalık ortamlara girilmemesi, temastan kaçınması devletin en yetkili organları tarafından sürekli duyurulmaktadır.

 

Ayrıca 17.03.2020 tarihli Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı 2326224-345.03-E.70941 sayılı yazısıyla “ yapı kooperatifi ve üst kuruluşların olağan ve olağanüstü toplantılarının alınan risklerin bertaraf edilmesi ve ortaya çıkacak zararların önüne geçilmesi amacıyla nisan ayı sonrasında yapılmak üzere gerekli tedbirlerin Valilikçe alınması mümkündür” demektedir.

 

Kapalı ve kalabalık ortamlarda gerçekleştirilen olağan yıllık genel kurul toplantımızın gündem daha önceden ortaklara gönderilmiş olsa dahi mesaj ve sair yollar ile kooperatif ortaklarına ulaşılarak toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı daha sonraki bir tarihe ertelenmesi mümkündür.

 

Mevcut durumda Genel kurul kararı alan yönetim kurulumuz toplantıyı iptale veya ertelemeye yetkilidir. Toplantının Haziran ayı sonuna kadar yapılmasında mevzuata aykırı herhangi bir durum söz konusu değildir.

 

Sonuç olarak, gerek siz ortaklarımızın ve gerekse toplum sağlığı açısından ….. tarihinde yapacağımızı duyurduğumuz kooperatif genel kurulumuzun daha ileriki bir tarihte gerçekleştirilmesine, yeni toplantı günü belirlenerek siz sayın ortaklarımıza bildirilmesine karar verilmiş olup bilgilerinize, saygılarımızla, sunulur.

 

TAŞKÖPRÜ KOOPERATİFİ

YÖNETİM KURULU

 

 

 

 

 

 

 

 

Tarih: 25/03/2020

 

Konu              : Corona Virüs Salgını Nedeni ile Genel Kurulların Ertelenmesi hakkında

bilgilendirmedir.

 

Sayın Ortağımız bildiğiniz gibi, Dünyada ve ülkemizde büyük bir endişe ile takip edilen Corona Virüs salgını ile ilgili büyük bir mücadele verilmektedir. Bu mücadelede mümkün olduğunca toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı evde kalınması, kalabalık ortamlara girilmemesi, temastan kaçınması devletin en yetkili organları tarafından sürekli duyurulmaktadır.

 

Ayrıca 17.03.2020 tarihli Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı 2326224-345.03-E.70941 sayılı yazısıyla “ yapı kooperatifi ve üst kuruluşların olağan ve olağanüstü toplantılarının alınan risklerin bertaraf edilmesi ve ortaya çıkacak zararların önüne geçilmesi amacıyla nisan ayı sonrasında yapılmak üzere gerekli tedbirlerin Valilikçe alınması mümkündür” demektedir.

 

Kapalı ve kalabalık ortamlarda gerçekleştirilen olağan yıllık genel kurul toplantımızın gündem daha önceden ortaklara gönderilmiş olsa dahi mesaj ve sair yollar ile kooperatif ortaklarına ulaşılarak toplum sağlığının korunması ve virüsün yayılmasına engel olunması amacı daha sonraki bir tarihe ertelenmesi mümkündür.

 

Mevcut durumda Genel kurul kararı alan yönetim kurulumuz toplantıyı iptale veya ertelemeye yetkilidir. Toplantının Haziran ayı sonuna kadar yapılmasında mevzuata aykırı herhangi bir durum söz konusu değildir.

 

Sonuç olarak, gerek siz ortaklarımızın ve gerekse toplum sağlığı açısından ….. tarihinde yapacağımızı duyurduğumuz kooperatif genel kurulumuzun daha ileriki bir tarihte gerçekleştirilmesine, yeni toplantı günü belirlenerek siz sayın ortaklarımıza bildirilmesine karar verilmiş olup bilgilerinize, saygılarımızla, sunulur.

 

TAŞKÖPRÜ KOOPERATİFİ

YÖNETİM KURULU

Hizmet ihracında kdv iadesi için bedelin döviz olarak mı gelmesi gerekmektedir ?

16.05.2011
SAYI : B.07.1.GİB.4.07.16.02-KDV.2010-72-94
KONU : Hizmet ihracında kdv iadesi hk.

İLGİ: …

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzdan, 2007 yılında yurt dışına yapmış olduğunuz danışmanlık hizmeti üzerinden katma değer vergisi hesaplayarak ödediğiniz, ancak yapmış olduğunuz hizmetin ihracat istisnası kapsamında olmasından dolayı 2007 yılında beyan ederek ödemiş olduğunuz katma değer vergilerinin, düzeltme beyannamesi verilmek suretiyle iadesinin mümkün olup olmadığı konusunda özelge talep edildiği anlaşılmaktadır.

Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

 

  • 1/1. maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
  • 8/2. maddesinde, vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya KDV’yi fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde düzenlediği bu tür vesikalarda KDV gösterenlerin, bu vergiyi ödemekle mükellef oldukları,
  • 11/1 -a maddesinde, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerinKDV’den istisna olduğu,
  • 12/2. maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği,

hükmüne yer verilmiştir.

Hizmet ihracı ile ilgili olarak 26 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (K) bölümünde, hizmet ihracının şartları;

 

  • Hizmetin, Türkiye’de, yurt dışındaki bir müşteri için yapılması,
  • Fatura ve benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi,
  • Hizmet bedelinin, döviz olarak Türkiye’ye getirilmesi,
  • Hizmetten yurt dışında yararlanılması, olarak açıklanmıştır.

Buna göre, Türkiye’de yurt dışındaki müşteri için verdiğiniz ve yurt dışında faydalanıldığı anlaşılan danışmanlık hizmeti, 26 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (K) bölümündeki şartlar dahilinde KDV den istisna olacaktır. İlgili dönem beyannamesinde hizmet bedeli üzerinden KDV hesaplanmak suretiyle yapılan beyanın, düzeltme zamanaşımı süresinde düzeltme beyannamesi verilmek suretiyle düzeltilmesi mümkün bulunmaktadır.

İsitsna kapsamında olan işlemin KDV hesaplanarak beyan edilmesi sonucu Hazineye yersiz olarak intikal etmiş KDV bulunması halinde, bu verginin KDV Kanununun 8/2. maddesi kapsamında iade edilmesi mümkündür.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

Kooperatif Bilgi varlıkları envanteri ve sınıflandırılması

Bilgi varlıkları envanteri ve sınıflandırılması

Kooperatif, bilgi varlıklarının güvenlik gereksinimlerine uygun kontroller tesis etmek için bu varlıkları sınıflandırarak detaylı bir varlık envanteri hazırlar. Hazırlanacak varlık envanterinde her bir bilgi varlığı için;

a) Varlığın ne olduğunu açıkça belirtecek tanımına,

b) Kooperatif için görece değerine,

c) Bulunduğu konuma,

ç) Varlığın güvenlik sınıfına ve bu sınıfın belirlenmesini sağlayan gizlilik, bütünlük, erişilebilirlik gibi değerlerine,

d) Varlığın sahibine,

e) Varlığın muhafızına,

yer verilir.

Kişisel Verilerin İşlenmesi İçin İlgili Mevzuatta Öngörülen veya İşlendikleri Amaç İçin Gerekli Olan Süre Kadar Muhafaza Edilme İlkesi Ne Anlama Gelir?

Kişisel Verilerin İşlenmesi İçin İlgili Mevzuatta Öngörülen veya İşlendikleri Amaç İçin Gerekli Olan Süre Kadar Muhafaza Edilme İlkesi Ne Anlama Gelir?

Kişisel verilerin, ancak ilgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilmesi zorunludur.

Buna göre, veri sorumluları, ilgili mevzuatta verilerin saklanması için öngörülen bir süre varsa bu süreye uyacak, kişisel verileri ancak işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edebilecektir.

Bir verinin daha fazla saklanması için geçerli bir sebep bulunmaması halinde, o veri silinecek, yok edilecek ya da anonim hale getirilecektir. İleride tekrar kullanılabileceği düşünülerek ya da herhangi bir başka gerekçe ile kişisel verilerin muhafaza edilmesi yoluna gidilemeyecektir.

Kişisel Verilerin İşlenmesindeki Temel İlkeler Nelerdir?

Kişisel Verilerin İşlenmesindeki Temel İlkeler Nelerdir?

Kişisel verilerin işlenmesinde her zaman Kanunda ortaya konulan genel ilkelere uygun davranılmalıdır. Kişisel verilerin işlenmesinde genel ilkeler şunlardır:

1) Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma

2) Doğru ve gerektiğinde güncel olma

3) Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme,

4) İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma,

5) İlgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme.

Kişisel verilerin işlenmesine ilişkin ilkeler, tüm kişisel veri işleme faaliyetlerinin özünde bulunmalı ve tüm kişisel veri işleme faaliyetleri bu ilkelere uygun olarak gerçekleştirilmelidir.

Veri Sorumlusu Tüzel Kişilik İçerisinde Veri İşleme Faaliyetlerinden Sorumlu Olan Kişi veya Kişiler midir?

Veri Sorumlusu Tüzel Kişilik İçerisinde Veri İşleme Faaliyetlerinden Sorumlu Olan Kişi veya Kişiler midir?

Kanunda veri sorumlusu, kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişi olarak ifade edilmektedir.

Bu kapsamda veri sorumlusu, tüzel kişiliğin kendisi olduğundan tüzel kişiliğin içerisinde veri işleme faaliyetlerinden sorumlu olan gerçek kişiler Kanunun uygulanması bakımından veri sorumlusu sayılmazlar.

Kişisel Verilerin İşlenmesi Ne Anlama Gelmektedir?

Kişisel Verilerin İşlenmesi Ne Anlama Gelmektedir?

Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemdir.

Örneğin, kişisel verilerin sadece bir hard diskte, CD’de veya sunucuda depolanması, anılan verilerle başkaca hiçbir işlem yapılmasa da bir veri işleme faaliyetidir.

Dolayısıyla veri işleme kapsamına giren eylemler sınırlı sayıda olmayıp, kişisel verilerin ilk defa elde edilmesinden başlayarak veriler üzerinde gerçekleştirilen tüm işlem türlerini ifade etmektedir.

Kanunun Yürürlüğe Girmesinden Önce İşlenen Kişisel Veriler Hakkında Ne Gibi Bir İşlem Yapılacaktır?

Kanunun Yürürlüğe Girmesinden Önce İşlenen Kişisel Veriler Hakkında Ne Gibi Bir İşlem Yapılacaktır?

Kanunun Geçici 1. maddesinde, “Kanunun yayımı tarihinden önce işlenmiş olan kişisel veriler, bu tarihten itibaren iki yıl içinde Kanun hükümlerine uygun hâle getirilir.

Kanun hükümlerine aykırı olduğu tespit edilen kişisel veriler derhâl silinir, yok edilir veya anonim hâle getirilir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm uyarınca veri sorumluları, Kanunun yayımı tarihinden önce toplamış olduğu kişisel verilere dayalı olarak gerçekleştirdiği kişisel veri işleme faaliyetlerini bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde Kanuna uyumlu hale getirmelidir.

Bu çerçevede uyumlu hale getirilmesi gereken kişisel veri işleme faaliyetleri içerisinde Kanuna uyumsuzluğu tespit edilip uyumlu hale getirilmeyen faaliyetlerin işleme faaliyetleri durdurulmalıdır.

Kanuna uyumsuz olan kişisel veri işleme faaliyetlerinin konusu olan kişisel veriler derhal silinmeli, yok edilmeli veya anonim hale getirilmelidir.

Açık Rızanın Verilmesi Herhangi Bir Şekle Tabi midir?

Açık Rızanın Verilmesi Herhangi Bir Şekle Tabi midir?

Kanunda açık rızanın verilmesi hususunda herhangi bir şekil şartı öngörülmemiştir.

Önemli olan açık rızanın Kanundaki unsurları taşıması ve ispatlanabilir olmasıdır.

Dolayısıyla, açık rıza sözlü, yazılı, elektronik ortam vb. yöntemlerle verilebilir.

Açık rızanın alındığı konusundaki ispat yükü veri sorumlusuna aittir.

Açık Rıza, Herhangi Bir Ürün ve/veya Hizmetin Sunumunun ya da Herhangi Bir Ürün ve/ veya Hizmetten Yararlandırmanın Bir Ön Şartı Yapılabilir mi?

Açık Rıza, Herhangi Bir Ürün ve/veya Hizmetin Sunumunun ya da Herhangi Bir Ürün ve/ veya Hizmetten Yararlandırmanın Bir Ön Şartı Yapılabilir mi?

Açık rızanın özgür irade ile açıklanması gerektiğinden, ilgili kişinin açık rızasının alınması, bir ürün veya hizmetin sunulmasının ya da ürün veya hizmetten yararlandırılmasının ön şartı olarak ileri sürülmemelidir.

Örneğin, bir hizmetten yararlanılmasının üyelik şartına bağlandığı yerlerde, üye olmak isteyen ilgili kişinin parmak izinin alınması ve işlenmesinin üyelik sözleşmesinin kurulması için zorunluluk olarak öngörülmesi hukuka aykırı olacaktır.

Çünkü bu şekilde alınan açık rıza, özgür irade ile açık rıza verilmesi ilkesine ve ölçülülük ilkesine aykırı olacaktır.

Açık Rıza Nedir?

Açık Rıza Nedir?

Kişinin verilerinin işlenmesine özgürce, konu hakkında yeterli bilgi sahibi olarak ve sadece o işlemle sınırlı kalmak kaydıyla verdiği onay beyanına açık rıza denir

Açık rıza, belirli bir konuya ilişkin bilgilendirilmeye dayanan ve özgür irade ile açıklanan rızadır.

Başka bir ifade ile ilgili kişinin verilerinin işlenmesine özgürce, konu hakkında yeterli bilgi sahibi olarak ve sadece o işlemle sınırlı kalmak kaydıyla verdiği onay beyanıdır.

Kanuna göre açık rızanın üç unsuru vardır: a) Belirli bir konuya ilişkin olma: Açık rıza beyanının kapsamı genel nitelikte olmamalı, belirli bir duruma özgülenmiş olmalıdır. Örneğin; veri sorumlusu tarafından “tüm ürün ve hizmetlerimizin sunulması için kişisel verilerinizin işlenmesine açık rıza veriyor musunuz?” şeklinde rıza alınması durumunda, rıza belirli bir konuya ilişkin olmayacağı için geçerli kabul edilmeyecektir. b) Bilgilendirmeye dayanma: Açık rıza bir irade beyanı olup, kişinin özgür bir şekilde rıza gösterebilmesi için neye rıza gösterdiğini bilmesi gerekir. Bu kapsamda, kişiye yapılacak bilgilendirme, mutlaka verinin işlenmesinden önce yapılmalı ve veri işleme ile ilgili bütün konularda açık ve anlaşılır bir biçimde gerçekleştirilmelidir. Elde edilecek kişisel verilerin hangi amaçlarla kullanılacağı açıkça belirtilmeli, kişinin anlamayacağı terimler ya da yazılı bilgilendirme yapıldığında okumakta güçlük çekeceği oranda küçük puntolar kullanılmamalıdır. c) Özgür iradeyle açıklanmış olma: Bir irade beyanı olan açık rıza beyanının kişinin özgür iradesini etkileyecek hallerden arınmış olması gerekmektedir. Bu doğrultuda, açık rıza beyanını veren ilgili kişinin iradesini bozacak bir durum mevcut olmamalıdır. Örneğin bir hizmetin sunumunun alınacak açık rızaya bağlanması veya hile ile açık rıza alınması.

Özel Nitelikli Kişisel Veri (Hassas Veri) Nedir?

Özel Nitelikli Kişisel Veri (Hassas Veri) Nedir?

Özel nitelikli kişisel veriler, işlenmeleri halinde ilgili kişilerin mağdur olmasına veya ayrımcılığa maruz kalmasına neden olma riski taşıyan verilerdir.

Bu nedenle, diğer kişisel verilere göre çok daha sıkı şekilde korunmaları gerekmektedir.

Kanunun 6. maddesi gereğince özel nitelikli kişisel veriler; “Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri”dir.

Bu veriler Kanunda sınırlı sayıda belirlenmiş olduğundan bunların genişletilmesi mümkün değildir

Kişisel Verilerin Korunması Ne Demektir?

Kişisel Verilerin Korunması Ne Demektir?

Kişisel verilerin korunması, kişisel verilerin işlenmesinin disiplin altına alınması ile temel hak ve özgürlüklerin korunmasıdır.

Kişisel verilerin korunması, temelde verilerin değil, bu kişisel verilerin ilişkili olduğu kişilerin korunmasını amaçlamaktadır.

Başka bir ifade ile verilerin korunması; kişileri, onlar hakkındaki verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da otomatik olmayan yollarla işlenmesinden doğacak zararlardan koruma amacına yönelmiş ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin ilkelerde somutlaşmış idari, teknik ve hukuki önlemleri ifade eder.

Bu anlamda kişisel verilerin korunmasının, kişilere ilişkin verilerin toplanması, saklanması, kullanılması ve aktarılması gibi veri işleme süreçlerinin bütün aşamalarını kapsar şekilde bireylere kontrol hakkını yeniden kazandırmayı amaçladığı söylenebilir.

Bu amaç kapsamında kişisel verilerin korunması, kişinin verilerinin geleceğini bizzat kendisinin belirleme hakkını ifade eder. Aynı zamanda bu koruma insan onurunun ve kişilik hakkının da bir gereğidir.

TÜZEL KİŞİ VERİ SORUMLULARINDA İRTİBAT KİŞİSİ KİM OLMALIDIR, HERKES İRTİBAT KİŞİSİ OLABİLİR Mİ?

TÜZEL KİŞİ VERİ SORUMLULARINDA İRTİBAT KİŞİSİ KİM OLMALIDIR, HERKES İRTİBAT KİŞİSİ OLABİLİR Mİ?

Bir tüzel kişi veri sorumlusu, şirket içinden veya dışından bir kişiyi Türkiye’de yerleşik ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir gerçek kişi olmak şartıyla irtibat kişisi olarak atayabilir. Örneğin bir şirket, yönetim kurulu üyesini veya insan kaynakları departmanında görevli bir çalışanını veya da dışarıdan bir avukatı Türkiye’de yerleşik ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir gerçek kişi olması kaydıyla 6698 sayılı Kanunun uygulanmasıyla ilgili görevlendirmişse, bu görevlendirilen kişiyi aynı zamanda İrtibat kişisi olarak da atayabilecektir. Buna engel bir durum söz konusu değildir.

SONRADAN KAYIT YÜKÜMLÜSÜ OLANLAR SİCİLE NE ZAMAN KAYIT OLMALIDIR?

SONRADAN KAYIT YÜKÜMLÜSÜ OLANLAR SİCİLE NE ZAMAN KAYIT OLMALIDIR?

 

Kurulun 2018/88 sayılı kararına göre yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişiler, yurtdışında yerleşik gerçek ve tüzel kişiler, yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den az olmakla birlikte ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olan gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşları için Sicile kayıt olunması gereken en son tarihler belirlenmiş ve ilan edilmiştir. Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmeliğin (“Yönetmelik”) 8 inci maddesine göre sonradan kayıt yükümlüsü haline gelen veri sorumluları için belirlenen 30 günlük süre, Kurul kararıyla belirlenen kayıt sona erme tarihlerinden sonra başlayacaktır. Buna göre bir veri sorumlusu, yukarıda ifade edilen veri sorumlusu gruplarından hangisinin kapsamı içinde ise o grup için belirlenmiş kayıt süreleri içerisinde kayıt yükümlülüğünü yerine getirecektir. Bu sürenin tamamlanmasından sonraki bir tarihte kayıt yükümlüsü haline gelmişse, kayıt yükümlüsü olduğu tarihten itibaren 30 günlük sürede kayıt olmak zorundadır.