KOOPERATİFLERE KİMLER NASIL ORTAK OLABİLİR ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

KOOPERATİFLERE KİMLER NASIL ORTAK OLABİLİR ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

info@ozmconsultancy.com

Yapı kooperatiflerine aşağıdaki şekillerde ortak olunmaktadır.

1.1. Kooperatifin kurucu ortağı olarak ortak olunması,

1.2. Kooperatifin kurulmasından sonra ortak olunması,

1.3. Ortaklığın devir alınması yoluyla ortak olunması,

1.4. Veraset yoluyla ortak olunması.

1.5. Taşınmaz mal veya işletme karşılığı ortak olunması.

Ekran Resmi 2018-03-11 22.45.24

1.1. Kooperatifin Kurucu Ortağı Olarak Ortak Olunması

Yapı kooperatifleri en az 7 kişinin bir araya gelmesi ile kurulmaktadır. Bu kişiler uygulamada kurucu ortak olarak ifade edilmektedir.

Kooperatifin kurucu ortakları Kooperatif Anasözleşmesinin sonundaki ilgili bölüme adı, soyadı, tabiiyeti, adresi, sermaye taahhüdü, ödediği sermaye ve imzaları belirtmek suretiyle kooperatif kayıtlarına intikal etmiş olmaktadırlar.

Kooperatifin kuruluşunda kooperatif anasözleşmesi notere onaylattırıldığından, bu onay sırasında noter kurucu ortakların kimlik tespitini yaptığı gibi, ayrıca kurucu ortakların nüfus kayıt örnekleri ile ikametgah belgeleri kuruluşa izin veren makama verilmektedir.

Her ne kadar ortaklığa kabul, yönetim kurulu kararıyla gerçekleşeceğine dair kooperatif anasözleşmesinde hüküm yer almakta ise de, kurucu ortaklar için bu koşul aranmamaktadır. Yetkili Makam, kooperatifin kuruluşuna izin vermiş olmakla kurucu ortakların ortak olarak kabulünü de yapmış olmaktadır. Başka bir anlatımla kurucu ortakların ortak olması için yönetim kurulu kararı koşulu aranmamaktadır. İşlemin yasal dayanağı KK’nın 1. maddesidir.

Kurucu ortakların medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip gerçek kişi olmaları, T.C. vatandaşı olmaları veya yabancı uyruklu olmakla birlikte 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun veya yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre Türkiye’de taşınmaz mal edinmesine olanak tanınan ülkelerin vatandaşı olması zorunludur.

Ancak, T.C. vatandaşı olmadığı halde, Türkiye’de taşınmaz mal edinme hakkı verilen ülkelerin vatandaşları kooperatife ortak olmakla birlikte kooperatif organlarında görev almaları mümkün değildir.

Kurucu ortak olacak tüzel kişiler ise, kamu ve özel hukuk tüzel kişileridir.

pexels-photo-955447

1.2. Kooperatifin Kurulmasından Sonra Ortak Olunması

Bu konu kooperatif ana sözleşmesinde hüküm altına alınmış olup, yukarıda da açıklanmıştır. Kooperatife ortak olmak isteyen kişiler yazılı olarak başvuruda bulunup ortaklık koşullarını taşıdıklarına ilişkin belgelerini bu dilekçelerine eklemek durumundadırlar.

Yönetim kurulu ortak olmak isteyen kişilerin ortaklık koşullarını taşıyıp taşımadığını araştırmak zorundadır.

Ortaklık yönetim kurulu kararıyla gerçekleşir.

Uygulamada her ortağa bir ortaklık numarası verilmesi birtakım iş ve işlemlerden dolayı zorunlu olmaktadır. Kooperatifçilik mevzuatında ortaklık numarasının ortaklığa giriş tarihine göre verilmesi gerekmektedir. Ancak, ortaklık numarasının kişi esas alınarak mı, yoksa işyeri ya da konut esasına göre mi verileceği hususu duraksama yaratmaktadır.

pexels-photo-70292

1.3. Ortaklığın Devir Alınması Yoluyla Ortak Olunması

3476 sayılı yasa ile 25 Ekim 1988 tarihinden itibaren ortaklığın devri serbest bırakılmıştır. Ortaklığı devralan ve devreden kişilerin birlikte kooperatife müracaatı halinde devre mani herhangi bir hususun olmaması durumunda yönetim kurulu ortaklığın devrine karar almaktadır.

Devirde eski ortağın bütün hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer. Yeni ortağın devir sırasında ortaklık koşullarını taşıması ve konut veya işyerinin adına tescil edilmesine kadar bu koşulların bulunması zorunludur.

Yönetim kurulu ortaklığın devri konusunda başvuruda bulunan kişinin ortaklığını uygun gördüğü taktirde karar almak suretiyle devir işlemini kabul eder.

Devir sadece devralan kişinin ortaklık koşullarını taşımaması halinde yerine getirilemez. Ayrıca ortaklığı devreden kişinin ihraç edilmiş olması veya büyük miktarda borcunun bulunmuş olması durumunda da ileride bir anlaşmazlığın oluşmaması için bu hususlara da (devir yapılmadan önce) çözüm getirilmesi gerekmektedir.

İhracı kesinleşen kişilerin ortaklığı devir hakları bulunmamaktadır.

pexels-photo-590022

1.4. Veraset Yoluyla Ortak Olunması

Veraset yoluyla da ortak olunması olanaklıdır. Kooperatif ana sözleşmesine göre ferdi ilişkilere geçilmeden önce vefat eden ortağın hakları yasal mirasçılarına geçer. Yasal mirasçıları 3 ay içinde durumu kooperatife bildirmeleri koşuluyla ortaklık hakları mirasçıları lehine devam eder.

Mirasçılardan biri, veraset ilamını dilekçeye eklemek suretiyle vefat eden ortağın ortaklık haklarının varislere intikalini isteyebilir. Ayrıca varis sayısı birden fazla ise, varisler arasından birini temsilci olarak görevlendirilmesi gerekir. Temsilci belgesinin yazılı olması şarttır.

pexels-photo-785667

1.5. Taşınmaz Mal veya İşletme Karşılığı Ortak Olunması

Uygulamada görülmemekle beraber Kooperatifler Kanunu taşınmaz mal veya işletme karşılığı ortak olunabileceğine dair hüküm içermektedir. KK’nın konuya ilişkin “görev veya hizmetin bitmesi, taşınmaz mal veya işletme karşılığı ortaklık” başlığın taşıyan 15. madde hükmü aynen aşağıdaki şekildedir:

“Madde 15-Ortaklık sıfatı bir görev veya hizmetin yerine getirilmesine bağlı ise, bu görev veya hizmetin sona ermesi ile ortaklık sıfatı kalkar. Bu halde anasözleşmeye hüküm konulmak suretiyle ortaklığın devamı sağlanabilir.

[contact-form-7 404 "Not Found"]

 

YAPI KOOPERATİFLERİNE ORTAK OLUR İKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR-EVREN ÖZMEN MALİ MÜŞAVİR

YAPI KOOPERATİFLERİNE ORTAK OLUR İKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Evren ÖZMEN-Mali Müşavir

iletişim: info@ozmconsultancy.com

building-joy-planning-plans.jpg

Günümüzde kooperatifçilik uygulamalarında bazı sorunların yaşandığı bilinmektedir. Bu sorunların başında inşaatın uzun sürmesi, baştan tahmin edilen fiyattan fazlaya mâl olması, kalitesiz olması gibi sorunlar gelmektedir.

Bunların da ötesinde çoğu kişinin kooperatife girmekle zarara uğradığı, hatta dolandırıldığı şeklinde yakınmalarına da tanık olmaktayız.

Bu nedenle bütün bu olumsuzluklardan zarar görmemek için kişilerin kooperatiflere ortak olur iken genelde aşağıdaki hususlara özen göstermeleri gerektiğini önerebiliriz:

Kooperatifin, Tescil Edilerek Tüzel Kişilik Kazanıp Kazanmadığı İncelenmelidir

Bilindiği üzere kooperatifler, Ticaret Sicili Memurluğu’na tescil ve ilan edilmek suretiyle tüzel kişilik kazanan kuruluşlardır. Bu nedenle öncelikle ortak olunması istenilen kooperatifin ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanıp kazanmadığı konusu ticaret sicil numarasından öğrenilmesi gerekir. Aksi halde, yani ortada kuruluş işlemlerini tamamlamamış bir kooperatif söz konusu ise yapılan yasal olmayan işlemlerden dolayı kooperatif tüzel kişiliği değil, bu işlemleri yapanlar şahsen sorumlu olacaklardır.

hands-people-woman-working.jpg

Kooperatif Anasözleşmesinin Temin Edilerek İncelenmesi Gerekmektedir

Kooperatifler, özelliği olan ortaklıklardır. Yapı Kooperatiflerinin Anasözleşmesi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 88. maddesine istinaden Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından tip olarak (örnek olarak) hazırlanmıştır. Ancak yapı kooperatiflerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredilmesinden sonra, adı geçen Bakanlığın yapı kooperatifleri için yeni bir anasözleşme örneği hazırlamakta olduğu bilinmektedir.

Her ne kadar bazı kooperatiflerin anasözleşmesinde az da olsa farklı hükümler yer almakla birlikte genelde tek tip olduğu görülmektedir. Bu anasözleşme kooperatiften veya ilgili yerlerden temin edilerek incelenmesi gerekmektedir. İnceleme sonunda ortak olmak isteyen kişi kooperatife karşı hak ve yükümlülükleri ile diğer ilgili konuları öğrenmiş olacaktır.

Bilindiği üzere kişiler kooperatife ortak olur iken ortaklık başvuru dilekçelerinde kooperatif anasözleşmelerini okuduklarını ve bütün hükümlerini kabul ettiklerini ifade etmektedirler. Bu nedenle kooperatif–ortaklık ilişkisinde anasözleşme hükümleri dikkate alınarak işlemler yürütülmekte ve anlaşmazlık olduğu taktirde Anasözleşme hükümlerine göre çözümlenmektedir.

Ortaklık ilişkisi sırasında anasözleşmeye uygun düşmeyen istekler veya vaatler söz konusu olduğu taktirde bunun yasal olup olmadığı bilinmeli, bir yanılgıya düşülmemelidir.

space-desk-office-hero-7065.jpg

Kooperatifin Yöneticileri, Denetçileri ve Kurucuları Bilinmelidir

Kooperatifin başarısı, yöneticilerin ve diğer ilgililerin konu hakkında bilgisi ile birlikte kişiliklerine de bağlı olduğundan, yönetim kurulu üyeleri ile denetim kurulu üyelerinin ve kurucuların hakkında bilgi sahibi olduktan sonra kooperatife ortak olup olmamaya karar verilmelidir.

pexels-photo-958174.jpeg

Kooperatife Ortak Olacak Kişiler Ortaklık Koşullarını Taşımalıdırlar

Kooperatife ortak olacak kişilerin ortaklık koşulları kooperatif anasözleşmesinde tek tek sayılmıştır. Bu koşulları taşımayan kişilerin kooperatife ortak olması söz konusu değildir. Dolayısıyla kooperatif yöneticilerinin tutumlarından dolayı bir ayrıcalık tanınarak ortak olunması gibi bir yanılgıya düşülmemelidir.

pexels-photo-684385.jpeg

Kooperatifin Tanıtımı İçin Yapılan Reklam, Broşür, İlan vs.’de Yer Alan Bilgilerin Doğru Olup Olmadığı ve Genel Kurul Kararına Dayanıp Dayanmadığı Araştırılmalıdır

Bazı kooperatiflerin ortak kaydını artırmak ve cazip hale getirmek için genel kurul kararı olmadan kurulacak sitede birçok sosyal donatı alanlarının ve sitenin değerini artırıcı diğer yapıların olacağını belirtmektedirler.

Bu bilgilerin doğru olup olmadığı, genel kurulca bu şekilde bir karar alınıp alınmadığı, ayrıca kooperatifin arsa ve imar durumunun bu yapılaşmalara uygun olup olmadığı araştırılarak karar verilmelidir.

pexels-photo-974477.jpeg

Kooperatifin ortak sayısı bilinmelidir.

Genelde kooperatiflerin ortak sayıları arsa durumuna göre baştan belirlenmektedir. Başka bir ifade ile arsa ile ortak sayısı arasında, dolayısıyla konut ya da işyeri sayısı ile ortak sayısı arasında doğrudan bağlantı bulunmaktadır.

Kooperatifin ortak sayısının en fazla kaç kişi olacağı bilinerek karar verilmelidir. Kayıt sırasında ortak sayısı tamamlanmamış olsa bile kooperatifin hedeflemiş olduğu ortak sayısı bilindikten sonra karar verilmelidir. Zira ortak sayısı çok olan kooperatiflerin genelde amacını daha geç gerçekleştirdiği bilinmektedir.

Diğer taraftan birtakım nedenlerle konut ya da işyeri sayısı artırılacağı düşüncesiyle fazla ortak kayıt edilip edilmediği hususu da bilinmelidir.

pexels-photo-70292.jpeg

Ödemelerle İlgili Bilgi Sahibi Olunmalıdır

Bilindiği üzere yapı kooperatiflerinde ortakların ödemelerine ilişkin miktar, zaman ve koşulları belirleme görev yetkisi genel kurula aittir. Bu nedenle kooperatifin kurulduğu tarihten itibaren genel kurul tutanakları incelenerek ortakların ödemeleri ile ilgili alınan genel kurul kararları ve uygulama konusunda bilgi sahibi olunmalı, bu bilgilerden hareketle karar verilmelidir.

Ortak olunduğu tarihe kadar diğer ortakların ödeme miktarları bilinmeli ve bir fark isteniliyor ise bu farkın genel kurul kararına dayanıp dayanmadığı genel kurul tutanakları incelenerek öğrenilmeli. Bu kapsamda sabit fiyatlı ya da özel statülü ortaklık şeklinde bir kayıt söz konusu ise bu isteğin genel kurul kararlarında yer alıp almadığı araştırılıp, almıyor ise istek kabul edilmemelidir.

pexels-photo-515169.jpeg

Ödemelerin Banka Hesaplarına Yapılması

Genel kurulca kararlaştırılan ödemelerin nasıl ödendiği konusu incelenmeli ve bankanın tercih edilip edilmediği konusu ile banka hesaplarının kooperatif tüzel kişiliği adına olup olmadığı araştırılmalıdır.

pexels-photo-936137.jpeg

Kooperatifin Ortak Yapısı Öğrenilmeye Çalışılmalıdır

Ortak olma sırasında mevcut ortakların meslek, kültürel, ekonomik ve sosyal durumları öğrenilmeli, bu bilgilerden sonra kooperatife ortak olup olmamaya karar verilmelidir.

pexels-photo-984549.jpeg

Arsanın Olup Olmadığı İncelenmelidir

Kooperatiflerde arsa önemli bir öge olduğundan kooperatifin arsasının olup olmadığı, var ise tapu senedi veya tapuya şerh ettirilen noter satış vaadi sözleşmesi olup olmadığı incelenmelidir.

Ayrıca kat karşılığı arsa alımı söz konusu ise bu sözleşmenin resmi şekilde yapılıp yapılmadığı ve tapuya şerh ettirilip ettirilmediği bilinmelidir.

pexels-photo-905873.jpeg

Kat Karşılığı İnşaat Yaptırılması Halinde Arsa Sahiplerine Verilecek Taşınmazlara Ortak Kayıt Edilmemelidir

Bazı kooperatifler kat karşılığı olarak arsa almakta ve arsa sahibine verilecek konutlar için arsa sahibini ya da yakınlarını (arsa sahibinin önereceği kişileri) ortak kayıt etmektedirler. Bu uygulama yanlıştır. Arsa karşılığı konut alacak kişiler ortak kayıt edilmemelidir. Bu kişilerle kooperatif arasındaki ilişkiler resmi şekilde düzenlenen noter satış vaadi sözleşmesi hükümlerine göre yürütülmektedir. Kooperatif tarafından noterce düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh ettirilmesi gerekmektedir.

Ayrıca iş karşılığı olarak verilecek taşınmazlar içinde ortaklık kaydı yapılmamalıdır.

Gerek kat karşılığı arsa sahibine verilecek konutlar, gerekse iş karşılığı işi yapanlara verilecek konutlar, ortaklık ilişkisi dışında sayılan ilişkiler olması nedeniyle arsa sahibi ve işi yapanlar kooperatife ortak olarak kayıt edilmemelidirler.

pexels-photo-935756.jpeg

İnşaata Başlamış İse, İnşaat Ruhsatının Olup Olmadığı Araştırılmalıdır

İnşaatın kaçak olarak yapılmış olması durumunda kesinlikle kooperatife ortak olunmamalıdır. İleride ruhsatın alınacağı, ya da belirli bazı işlemlerin tamamlanmasından sonra ruhsatın alınacağı şeklindeki bilgilere itibar edilmemelidir. Temel kural; inşaata ruhsat alındıktan sonra başlanmış olmasıdır. Dolayısıyla inşaatın ruhsatsız olması imar sorunlarının yanında yükleniciyle ve diğer konularda da anlaşmazlık çıktığı taktirde kooperatifin zarar görmesi söz konusudur.

pexels-photo-57690.jpeg

Devirlerde, Devreden Ortağın Borcu ve/veya Kooperatife Karşı Bir Anlaşmazlığının Olup Olmadığı İncelenmelidir

Ortaklığın devrinde devreden ortağın bütün hakları yeni ortağa geçmektedir. Bu nedenle devirden önce bir sorun söz konusu ise bu sorun devralan ortağa da geçmiş olacaktır. Özellikle ihraç edildi düşüncesiyle boşaldığı düşünülen yere kayıt olan ortaklar daha sonra ilk ortağın haklarını elde etmesi nedeniyle mağdur edildikleri bilinmelidir. Diğer taraftan devirden önce bir borcunun var olup olmadığı, devreden ortağın kooperatife karşı herhangi bir anlaşmazlığının bulunup bulunmadığı incelenerek karar verilmelidir.

pexels-photo-669615.jpeg

Kooperatiflerde Ortak Adına Tapu Tescili Yapıldıktan Sonra İşyeri Devirlerinde Ayrıca Ortaklık Devrinin de Yapıldığı Belirtilmelidir

Kooperatifin amacı olan işyeri veya konut üzerindeki ortaklık hakkı tapu tescilinden sonra mülkiyet hakkına dönüştüğünden, tapuda satın alınan işyerinin kooperatife bağlı ortaklık haklarının da devredilmiş olabilmesi için ayrıca kooperatif nezdinde o işyeri ile ilgili ortaklık hakkının devredildiğine dair işyerini devreden ve devralan ortaklar tarafından kooperatife müracaat edilip ortaklık hakkının da devri sağlanmalıdır.

Devirlerde kooperatife yazılı başvuruda bulunulması zorunludur. Aksi halde devir işlemi haricen yapılmış olduğundan kooperatif yönünden hüküm ifade etmez.

 

Yöneticilerin ve Kurucuların Daha Evvel İnşaat Müteahhidi, ya da Yap-Sat Yöntemi ile İş Yapan Kişiler Olup Olmadığı Bilinmelidir

Son günlerde kooperatifler müteahhitlerin güdümünde hareket etmek zorunda bırakılmaktadır. Bu şekildeki bir uygulama başarılı sonuç verse bile kooperatifçilik ilkelerine uygun düşmediğinden, ortak olan kişilerin sonunda ticari bir yaklaşımla daha fazla ödeme yapmaları söz konusu olduğu gibi, yüklenici ticari düşüncesi nedeniyle kooperatifin genel kurullarında veya kararlarında lehine karar çıkartması mümkün olabilmektedir.

Bu nedenle kooperatif yönetim kurulu ile yüklenici arasında bir yakınlık (akrabalık), ya da ticari bir ilişkinin olup olmadığı incelenerek kooperatife ortak olup olmamaya karar verilmelidir.

Kooperatiflerde Yedek Ortaklığın Olmayacağının Bilinmelidir

Kooperatiflerde yedek ortaklık veya aday ortaklık gibi bir uygulama söz konusu değildir. Bu nedenle bu şekilde bir ortaklık ilişkisi tesis edilmemelidir.

Kooperatife Ortak Olan Kişilerin Ortaklık Senedini, ya da Ortaklık Cüzdanını Almaları Gerekmektedir

Kooperatifler Kanunu’nun 18. maddesine göre her ortağın ortaklık haklarının ad’a yazılı ortaklık senedi ile temsil olunması şart olduğundan bu hakkı ifade eden ortaklık senedinin kooperatif ortaklarına verilmesi gerekmektedir.

Ortaklık senetleri, kooperatif anasözleşmesini içermesi kaydıyla ortaklık cüzdanı şeklinde de düzenlenebildiğinden bu şekilde bir ortaklık cüzdanı da alınabilir.

Özetle; günümüzde yapı kooperatiflerine karşı güvenin azalmasının en önemli nedenlerinden biri, kooperatif hakkında gerekli bilgiler edinilmeden kooperatiflere ortak olunmasıdır. Bilgi edinme kooperatif hakkında bilgi edinme ile birlikte, kooperatifçilik mevzuatının bilinmesini de gerektirmektedir. Bu nedenle kooperatiflere ortak olmak isteyen kişiler hem kooperatif, hem de kooperatifçilik konusu hakkında bilgi sahibi olmaları gerekmektedir.

 

Mali Müşavir Evren ÖZMEN

 

Kooperatiflere Gerçek Kişilerin Ortaklığı

Kooperatiflere Gerçek Kişilerin Ortaklığı

Kooperatifler Kanunu’nun 8’nci maddesinde belirtildiği üzere, gerçek kişilerin kooperatif ortaklığına girebilmesi için öncelikle medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olması gerekir. Bu yeterliliğe sahip olan gerçek kişiler aşağıdaki koşulları gerçekleştirerek kooperatif ortağı olabilirler:

Ekran Resmi 2017-11-05 19.29.28

 Yazılı olarak kooperatif yönetim kuruluna başvurmak,

 Gerekli sermaye payını taahhüt etmek ve dörtte birini peşin ödemek,

 Anasözleşmede belirtilen diğer ortaklık şartlarını taşımak, Kooperatife ortak olmak isteyen gerçek kişiler yukarıdaki şartları yerine getirdikten sonra, yönetim kurulu ortaklık talebini karara bağlar ve ilgili kişiye bildirir.

KOOPERATİFİN KAÇ ORTAĞI OLACAĞI NASIL VE KİM TARAFINDAN BELİRLENİR ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

ORTAK SAYISI: Madde 12- Kooperatifin ortak sayısı en az 7 kişidir. Ortak sayısı, arsa ve konut imkanlarına göre genel kurulca belirlenir. Yönetim kurulu, genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez.

Ekran Resmi 2017-06-19 00.41.40

[contact-form-7 404 "Not Found"]

KEMAL ÖZMEN’İN KOOPERATİFLER İLE İLGİLİ YAYINLANMIŞ SON KİTAPLARI

KEMAL ÖZMEN’İN KOOPERATİFLER İLE İLGİLİ YAYINLANMIŞ SON KİTAPLARI

https://www.seckin.com.tr/browser/fa/592786621/title/kemal-ozmen.html

KOOPERATİF ORTAKLIĞININ TESPİTİ-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Taraflar arasında görülen tespit davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 16.10.2014 gün ve 4960 Esas, 6334 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken ortaklık haklarını dava dışı A.. Ö…e devrederek 1993 yılında ortaklıktan ayrıldığını,
aynı yıl ortaklığa yeniden alınması için yaptığı başvurunun kabul edildiğini, 1994 yılında yapılan genel kurula katıldığını, bu genel kurulda ortak sayısının 44`te dondurulduğu gerekçesiyle üyelik haklarından yararlandırılmadığını,
bu nedenle 1997 yılında dava dışı E…. E..`ten üyeliğini devraldığını ve 2002 yılına kadar ortaklık ilişkisini sürdürdüğünü,
1993 yılında kazanılan üyelik sıfatı bir başkasına devredilmediği halde müvekkilinin haklarının kullandırılmadığını ileri sürerek,
müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Kooperatif Tanımı
EVREN ÖZMEN


Davalı vekili,
09.04.1994 tarihli genel kurul kararı ile ortak sayısının 44 olarak dondurulduğunu, davacının dava açma hakkını yitirdiğini, 1998-2001 döneminde davacının müvekkili kooperatifin başkanlığını yaptığı halde, bu hisse ile ilgili iddiasını gündeme getirmediğini, sadece hazirun listesine sonradan adını yazdırmakla hak sahibi olduğunu iddia etmenin iyiniyetle bağdaşmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece,
davacının davalı kooperatife üç kez ortak olduğu,
ilk ortaklığın dava dışı A… Ö…`e devredildiği,
bundan sonra davacı adına yeniden ortaklık tesis edildiği, bu ortaklığın 09.04.1994 tarihli genel kurulda alınan kararla düşürüldüğü,
bu genel kuruldan sonra 26.06.1995-27.03.1996-15.06.1997 tarihli genel kurullara davacının davet edilmediği, davacının bu ortaklığa yönelik olarak aidat ödemesi yapmadığı, davacı ile davalı arasında ortaklığın kabullendiğini gösteren herhangi bir işlem veya yazışmanın olmadığı,
bu durumda davacının talebinin TMK`nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kurallarına aykırı olduğu,
davacının 1998-2001 döneminde davalı kooperatifin başkanı olmasına rağmen dava konusu hisseye ilişkin bir iddia gündeme getirmediği, davacının talep konusu üyelik sıfatını taşımadığı gerekçesiyle,
davanın reddine dair verilen karar; Dairemizin 16.10.2014 tarih ve 4960 E., 6334 K. sayılı ilamıyla onanmıştır.

Bu kez davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, HUMK`nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin ( REDDİNE ),   oybirliğiyle karar verildi.Y23HD 19.11.2015 E.2015/210 – K.2015/7418

KOOPERATİFLERDE ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİNİN MALİK VE DAVA DIŞI KİŞİ TARAFINDAN İMZALANMASI

ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİNİN MALİK VE DAVA DIŞI KİŞİ TARAFINDAN İMZALANMASI ( Adi Ortaklık Hükümleri )
YÜKLENİCİNİN İŞİ TESLİMİ VE HAKLARI ( Yapı Kullanma İzin Belgesinin Alınmış Olması – Tapu Malikinin Adi Ortaklık Oluşturması )

Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi,
yüklenici sıfatıyla davacı M… ve dava dışı İ… tarafından imzalanmış olup, sözleşmede yükleniciler ile ilgili ayrı ayrı yükümlülükler düzenlenmediğine göre, adi ortaklık niteliğiyle sözleşmenin imzalandığının kabulü gerekir.fk

DAVA VE KARAR:

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİ KARARI:Davacı vekili, davalı arsa sahipleri ile yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müvekkili yüklenicinin tüm edimlerini yerine getirdiğini ancak yükleniciye verilmesi gereken 2 no`lu bağımsız bölümün davalı arsa sahiplerince tapusunun devredilmediğini ileri sürerek, 2 no`lu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, inşatta eksik ve kusurlu işler bulunduğunu, süresinde teslim yapılmadığını, yapı kullanım izin belgesinin alınmamış olduğunu, projeye aykırılık bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen ek bilirkişi heyet raporu ve dosya kapsamına göre; sözleşmeye konu yapının belediyece onaylı proje ve ruhsat ekleriyle sözleşmeye uygun olarak müteahhit tarafından tamamlandığı ve mal sahiplerine teslim edildiği,
davalılar tarafından yapıda kusur ve noksanlar olduğu belirtilerek, iki numaralı bağımsız bölümün ferağının verilmesinden kaçınılmış ise de, Y… Denetim Firması oluru ve A… Belediye Başkanlığı`nın onayı ile yapının yapı kullanım belgesi alındığı, bu çerçevede yapının kullanılmaya mani halinin bulunmadığı ve yapı kullanım belgesi alınması ile inşaatın tamamlandığının varsayılacağı, yönetim planı ile birlikte apartman sakinlerinin kat mülkiyetine geçebileceği, davacının üzerine düşen edimi yerine getirmesine rağmen davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yüklenici sıfatıyla davacı M… ve dava dışı İ… tarafından imzalanmış olup, sözleşmede yükleniciler ile ilgili ayrı ayrı yükümlülükler düzenlenmediğine göre, adi ortaklık niteliğiyle sözleşmenin imzalandığının kabulü gerekir.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan BK`nın 520. vd. maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın ayrı bir tüzel kişiliği bulunmamakta olup, adi ortaklığın davacı olduğu hallerde adi ortaklığı oluşturan ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, davanın ortaklar tarafından birlikte açılması, sadece biri tarafından açılan davanın hemen reddedilmemesi, diğer ortağın HMK`nın 59. ve 60. madde hükümleri gözetilerek, davaya dahil edilmesi için davacı yana önel verilerek taraf teşkili sağlanması gerekirken, taraf teşkiline ilişkin bu yön üzerinde durulmadan esasa girilerek karar verilmesi hatalı olmuştur.

2-Bozma nedenine göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ:

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ( BOZULMASINA ),
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,  oybirliğiyle karar verildi.
Y23HD 30.04.2014 E.2014/1087 – K.2014/3356

Kooperatiflerin Trafo devirleri kdv nin konusuna girer mi ?-EVREN ÖZMEN DANIŞMANLIK

1.6. Trafo Devirleri 

KDV Kanununun 1 inci maddesi uyarınca ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliği Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmayan hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tespit edilmektedir.

Bu çerçevede, ortakların belirli ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla kurulan ve herhangi bir kar amacı gütmeyen; konut yapı kooperatiflerinin, işyeri yapı kooperatiflerinin, küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin, site yönetimleri ile site işletme kooperatiflerinin ve organize sanayi bölgesi yönetimlerinin mülkiyetlerinde bulunan trafoların mevzuat gereği iz bedeli karşılığında elektrik dağıtım şirketlerine devri KDV Kanununun 1 inci maddesi uyarınca da KDV’ye tabi bulunmamaktadır.

Kooperatifler ortaklarına fatura keser mi ? Keser ise hangi bedel üzerinden ?-KEMAL ÖZMEN

 

Kooperatiflerde ortak içi işlem ortak dışı işlem ve risturn istisnası nedir ?-Kemal ÖZMEN

 

Kooperatiflerde ortaklıktan çıkarılma kararına itiraz

C ORTAKLIKTAN ÇIKARILMA ESASLARI VE İTİRAZ:
MADDE 16. (Değişik fıkra: 06/10/1988 – 3476/4 md.) Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.

Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.

Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.

Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir.

(Ek fıkra: 06/10/1988 – 3476/4 md.) Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.
2 İçtihat [Yeni Şerh Ekleyin]