YÖNETİM PLANI İLE SİTE YÖNETİMİ BİR FİRMAYA SÜRESİZ OLARAK DEVREDİLEBİLİR Mİ ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Karar:

MAHKEMESİ : İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/02/2012
NUMARASI : 2012/232-2012/148

Evren Özmen

Dava dilekçesinde, yönetim planının bazı maddelerinin iptali ile tedbiren yönetici tayin edilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması bir kısım davalılar vekili Av.Ö. K. S. tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden bir kısım davalılar vekili Av.Ö. K. S.ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av.Y. O. V. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosya eksiklik nedeniyle geri çevrilerek bu kez iade edilmekle, dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; yönetim planının 12. maddesinde anataşınmazın bakım, koruma, onarım işlerinin yapılması için P. Alışveriş Merkezi Yönetimi A.Ş. (P.) isimli bir şirketin kurulması ve bu işlerin bu şirket aracılığıyla yapılmasının kararlaştırıldığını, 24. maddesinde ise tesisin genel yönetimi bu beş kişilik yönetim kurulu marifetiyle ve 12. maddede kayıtlı şirkete yaptırılır hükmünün olduğunu, böylelikle alışveriş merkezinin yöneticilik yetkilerinin bu maddelere göre süresiz olarak P.’a verildiğini, yönetim planının bu maddelerinin KMK 34/5 maddesine uygun olmadığını, P.’ın yönetimde keyfi uygulamalar yaptığını belirterek, yönetim planının 12, 24, 8, 10/b, 26/b, d, e, f, g, 27/ç, 31, 32, 33, 34 ve 35’nci maddelerinin iptali ile tedbiren yönetici tayinine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, yönetim planının 12, 24, 8, 10/b, 26/b, d, e, f, g, 27/ç, 31, 32, 33, 34 ve 35. maddelerinin iptaline, yönetici tayini talebinin reddine karar verilmiştir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 28. maddesi hükmüne göre yönetim planı anataşınmazın yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini, yönetici ve denetçilerin alacakları ücreti ve yönetime ilişkin diğer hususları düzenleyen ve tüm kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmündedir. Anılan Yasa maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre de; yönetim planının (bu bağlamda maddelerinin) değiştirilmesi ancak tüm kat maliklerinin beşte dördünün oyu ile olanaklıdır. Bu madde fıkraları birlikte değerlendirildiğinde tüm kat maliklerini bağlayan yönetim planının değiştirilmesi görev ve yetkisi kat maliklerine tanınmış olup, onların beşte dördünün oyunun varlığı şarttır.
Mahkemece yönetim planının dava konusu edilen maddelerinin iptal edilebilmesi için de; yasanın buyurucu hükümlerine açık aykırılık oluşturur ve yok hükmünde bir düzenleme içermesi gerekir. Somut olayda iptali istenilen maddelerin niteliği itibariyle yasanın buyurucu hükümlerine aykırı olmadığı cihetle, bunların iptali ve değiştirilebilmesi için yukarıda sözü edilen yasa maddesi uyarınca kat maliklerinin toplanıp beşte dördünün oyu ile karara bağlanması gerekir. Bundan ayrı olarak hakim, kat maliklerinin iradesi yerine geçerek yönetim planı değişikliğine karar veremez. Tüm bu hususlar gözönünde tutularak bu yöndeki davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece, istemin kısmen kabulü ile yönetim planının 12, 24, 8, 10/b, 26/b, d, e, f, g, 27/ç, 31, 32, 33, 34 ve 35. maddelerinin iptaline hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılar yararına takdir edilen 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı taraflara verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Hata: İletişim formu bulunamadı.

Vergi Daireleri arasında kooperatiflere ait iktisadi işletme kuruluş süreçleri ile ilgili bir fikir birliği var mı ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Vergi Daireleri arasında kooperatiflere ait iktisadi işletme kuruluş süreçleri ile ilgili bir fikir birliği var mı ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

city lights

Kooperatiflerin 7061 sayılı kanun kapsamında mükellefiyetinin kapatılarak iktisadi işletme açılması zorunlu olmasına rağmen ….

 

Hata: İletişim formu bulunamadı.

OKUL İNŞAA EDEREK BAĞIŞLAMANIN VERGİSEL DURUMU NEDİR ? KDV İNDİRİLEBİLİR Mİ ? VERGİDEN DÜŞÜLEBİLİR Mİ ?-EVREN ÖZMEN MALİ MÜŞAVİR

 ÖZET-

KURUMLAR VERGİSİ KAPSAMINDA -tamamı kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.

KDV- İndirilemez, iade alınamaz

HARÇTAN- Muaf

EVREN ÖZMEN-MALİ MÜŞAVİR

shout_1515906769465

 

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

Sayı: 62030549-120[89-2014/674]-

27.07.2017

Konu: Bağış olarak inşa edilecek okulun vergi kanunları karşısındaki durumu

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Belediye Başkanlığına ait arsa üzerine 30 derslikli bir okul inşa edilerek belediyeye bağışlanacağı belirtilerek, söz konusu okul inşaatı ile ilgili harcamalar nedeniyle ödemiş olduğunuz KDV’nin indirilip indirilemeyeceği, bağışın Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre indirim konusu yapılıp yapılmayacağı, bağışlanacak okulla ilgili yapılacak işlemler ve düzenlenecek kağıtlar nedeniyle harç ve damga vergisinin doğup doğmayacağı, yapılacak harcamaların tek düzen hesap planında hangi hesapta takip edileceği, inşaat bitiminde okul bağışlanırken fatura kesilip kesilmeyeceği hususunda bilgi istenildiği anlaşılmaktadır.

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “Diğer İndirimler” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“(1) Kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından sırasıyla aşağıdaki indirimler yapılır:

c) Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ve kamu yararına çalışan dernekler ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının % 5’ine kadar olan kısmı.

 

ç) (c) bendinde sayılan kamu kurum ve kuruluşlarına bağışlanan okul, sağlık tesisi, 100 yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 50 yatak) kapasitesinden az olmamak kaydıyla öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi ve bakım ve (rehabilitasyon merkezi ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin ve Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımların tamamı.

(2) Bağış ve yardımların nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu oluşturan mal veya hakkın maliyet bedeli veya kayıtlı değeri, bu değer mevcut değilse Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre takdir komisyonlarınca tespit edilecek değeri esas alınır.”

hükmüne yer verilmiştir.

Konu ile ilgili olarak, 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup anılan Tebliğin “10.3.2.2. Eğitim ve sağlık tesisleri ile dini tesislere ilişkin bağış ve yardımlar” başlıklı bölümünde,

“Eğitim, sağlık ve bakım hizmetleri ile dini hizmetleri geliştirmek ve devam ettirmek amacıyla yapılan harcamalar kurum kazancının tespitinde indirim unsuru olarak dikkate alınabilecektir.

Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanan okul, sağlık tesisi ve yüz yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu, çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin inşası dolayısıyla yapılan harcamaların,

tamamı kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.

Sözü edilen tesislerin yapımı için bentte sayılan kuruluşlar dışında yer alan kamuya yararlı dernekler ile Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara yapılan bağış ve yardımlar ise o yılki kurum kazancının %5’i ile sınırlı olmak üzere bu kapsamda indirim konusu yapılabilecektir.”

açıklamaları yer almakta olup Tebliğin “10.3.2.2.4 Bağış ve Yardımların Belgelendirilmesi” başlıklı bölümünde ise

“Ayni veya nakdi olarak yapılan bağış ve yardımların kurumlar vergisi mükelleflerince indirim olarak dikkate alınabilmesi için makbuz karşılığı yapılmış olması gerekli ve yeterlidir.

Ayni bağış ve yardımın, işletmenin aktifinden veya stokundan çekilerek bağışlanmış olması durumunda, mükelleflerin işletmeden çekip bağışladıkları değerler için fatura düzenlemesi; düzenlenen faturanın arka yüzüne faturada belirtilen değerlerin ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından bağış veya yardım olarak alındığına ilişkin şerh konularak yetkili kimseler tarafından imzalanmış olması yeterlidir.

Ayni değerlerin, mükelleflerce dışarıdan alınarak kamu kurum ve kuruluşuna bağışlanmış olması durumunda ise bu kurum ve kuruluş tarafından teslim alınacak değerler için teslime ilişkin bir belge düzenlenmiş olması yeterli olup, düzenlenen belgede bağışlanan kıymetin değerinin, cinsinin ve miktarının tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirtilmiş olması gerekmektedir. Ayrıca, bağışlanan değerlere ilişkin olarak düzenlenmiş olan faturaların arka yüzünde yukarıda belirtilen açıklamalar dahilinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkililerinin imzası bulunacaktır.

Nakdi bağışların indirilebilmesi, bağışı kabul eden kuruluşlarca verilecek makbuzla veya bu amaçla bankalarda açtırılan hesaplara yatırıldığına ilişkin banka dekontlarıyla belgelendirilmesi şartıyla mümkündür.

Kamu kurum ve kuruluşları ile imzalanan protokol gereğince kamu arazisi üzerine okul yaptırılması halinde, söz konusu okul inşasına ilişkin olarak yapılan harcamalar, harcamanın yapıldığı yıla ilişkin kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.

…”

açıklamaları yer almaktadır.

 

Bu hüküm ve açıklamalara göre, … Belediye Başkanlığına ait arsa üzerine inşa edilerek belediyeye bağışlanacak 30 derslikli okul inşaatı ile ilgili olarak yapılan harcamaların, harcamanın yapıldığı yıla ilişkin kazancınızın tespitinde indirim konusu yapılabilmesi mümkün bulunmaktadır.

 

Ancak, bağışın yapıldığı dönemde faaliyetinizin zararla sonuçlanmış olması veya kurum kazancınızın yetersiz olması durumunda indirilemeyen bağış tutarının daha sonraki yıllarda indirim konusu yapılması veya zarar olarak devredilmesi mümkün değildir.

 

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

 

3065 sayılı KDV Kanununun;

 

– 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,

 

– 17/2-b maddesinde, Kanunun 17/1 inci maddesinde sayılan, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyelere, köylere, bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, döner sermayeli kuruluşlara, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşlarına, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, siyasî partiler ve sendikalara, kanunla kurulan veya tüzelkişiliği haiz emekli ve yardım sandıklarına, kamu menfaatine yararlı derneklere, tarımsal amaçlı kooperatiflere ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifasının KDV’den istisna olduğu,

 

– 30/a maddesinde vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV’nin vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den indirilemeyeceği

 

hüküm altına alınmıştır.

 

KDV Kanununun 17/2-b maddesinde yer alan istisna hükmü aynı Kanunun 17/1 inci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara yapılan bedelsiz teslimleri kapsamakta olup teslimin bunlar dışındaki kurum veya kuruluşlara yapılması halinde ise istisna hükmünden faydalanılması mümkün değildir. Ayrıca bu istisna hükmü, bedelsiz teslime konu malların satın alınması veya üretilmesi ile ilgili olarak yapılacak mal ve hizmet alımlarını kapsamamaktadır.

 

Buna göre, belediyeye ait arsa üzerine şirketiniz tarafından yapılacak okulun bedelsiz tesliminin belediyeye yapılması halinde söz konusu bu teslim istisna kapsamında değerlendirilecek ve bu teslime ilişkin olarak KDV hesaplanmayacaktır.

 

Öte yandan, bu teslime ilişkin yüklenilen KDV’nin indirime konu edilmesi ise Kanunun 30/a maddesine göre mümkün bulunmamakta olup yüklenilen bu verginin işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

HARÇLAR KANUNU YÖNÜNDEN

 

Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde; “Tapu ve kadastro işlemlerinden bu kanun’a bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanları, tapu kadastro harçlarına tabidir.” hükmü yer almaktadır.

 

Anılan Kanunun 58 inci maddesinde tapu ve kadastro harçlarını, Kanuna ekli tarifede belirtilen kişilerin ödeyeceği hüküm altına alınmış olup aynı Kanunun 59 uncu maddesinin (a) bendi ile genel bütçeli idareler tapu harçlarından muaf tutulmaktadır.

 

492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin 4 üncü maddesinde, gayrimenkullerin ve mülkiyetten gayri ayni hakların bağışlanmasında, kanuni mirasçılar dışında intifa hakkından, kuru mülkiyet sahibi lehine ivazsız feragat edilmesinde ve süreli intifa haklarında süre dolarak intifa hakkının sona ermesinde kayıtlı değer üzerinden binde 68,31 oranında harç alınacağı; aynı tarifenin 20/a maddesinde ise, gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden devir eden ve devir alandan ayrı ayrı binde 20 oranında harç alınacağı belirtilmektedir.

 

Diğer taraftan, 492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesi, Kanuna ekli (4) sayılı tarife ve aynı Kanunun 58’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi birlikte değerlendirildiğinde, hukuken bağışlanan gayrimenkullerin tapu harcının lehine işlem yapılan genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler tarafından ödenmesi gerekir. Ancak, yine 492 sayılı harçlar Kanununun 59 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre; genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerin iktisap edecekleri taşınmazların tescili, şerhi gerektiren işlemleri ve bunların terkinleri harçtan müstesnadır.

 

Buna göre, söz konusu gayrimenkul üzerine yapılacak olan okulun bir ivaz karşılığında değil de bedelsiz (bağış yoluyla) olarak Belediyeye devredilmesi halinde, bu işlemde harcın mükellefi olan Belediyeden 492 sayılı Kanunun 59/a maddesi uyarınca harç aranılmayacağı tabiidir.

 

DAMGA VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

 

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu; 4 üncü maddesinde, bir kağıdın tabii olacağı verginin tayini için o kağıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı verginin bulunacağı, kağıtlarının mahiyetlerinin tayininde, şekli kanunlarla belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammun ettiği hüküm ve manaya bakılacağı, mahiyeti tayin edilmek istenen kağıt üzerinde başka bir kağıda atıf yapılmışsa, atıf yapılan kağıdın hükümlerine nazaran iktisap ettiği mahiyete göre vergi alınacağı; 10 uncu maddesinde ise damga vergisinin nispi veya maktu olarak alınacağı, nispi vergide, kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre, bu kağıtlarda yazılı belli paranın, maktu vergide kağıtların mahiyetlerinin esas olacağı, belli para teriminin, kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazıla rakamların hasıl edeceği parayı ifade edeceği hükümlerine yer verilmiştir.

 

Kanuna ekli (1) sayılı tablonun “I- Akitlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünün A/1 inci fıkrasında, belli parayı ihtiva eden mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknamelerin nispi damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, yazınız ekinde yer alan ve hesaplanabilir bir bedel ihtiva etmediği anlaşılan “Protokol” başlıklı kağıttan damga vergisi aranılmaması, ancak kağıda konu iş ile ilgili olarak söz konusu kağıdın bedelinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir kağıt (olur, onay, mektup vb.) düzenlenmesi veya sözleşmeye bu yönde şerh konulması halinde söz konusu kağıdın/şerhin damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

 

Diğer taraftan, “Protokol” başlıklı kağıt dışında, özelge talebine konu okul inşaatı işine ilişkin olarak Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tabloda yer alan diğer kağıtların düzenlenmesi ve somut olaya ilişkin kağıt örneklerinin gönderilmesi durumunda ayrıca görüş verilmesi mümkün bulunmaktadır.

 

BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU YÖNÜNDEN

 

Bilindiği üzere, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Ek 1 inci maddesinde; “Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde yapılan her türlü bina inşaatı (ilave ve tadiller dahil), inşaat veya tadilat ruhsatının alınmasında Ek Madde 6’da yer alan tarifede gösterilen nispet ve hadlerde bina inşaat harcına tabidir.” hükmü yer almaktadır.

 

Anılan Kanunun Ek 2 nci maddesinde bina inşaat harcına ilişkin istisnalara yer verilmiş olup söz konusu maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde, karşılık gözetmeksizin Devlete devrolunmak şartıyla inşa edilen okullar ve öğrenci yurtlarının, bina inşaat harcından istisna tutulacağı hükme bağlanmıştır.

 

Diğer taraftan, aynı Kanunun 80 inci maddesinde imar ile ilgili harçlar (parselasyon harcı, ifraz ve tevhit harcı, plan ve proje tasdik harcı, zemin açma izni ve toprak hafriyatı harcı, yapı kullanma izni harcı) düzenlenmiş olup okul inşaatı için herhangi bir istisna hükmüne yer verilmemiştir.

 

Ayrıca, adı geçen Kanunun 97 nci maddesinde ise, “Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediyeye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.” hükmü yer almaktadır.

 

Bu itibarla, şirketiniz tarafından yaptırılacak okul inşaatının karşılık gözetmeksizin Devlete devrolunması halinde bina inşaat harcından istisna tutulması, imar ile ilgili harçlara tabi olması, ayrıca İmar mevzuatı gereği aranılacak harçların konusu yapılmayan ve isteğinize bağlı olarak Belediyece ifa edilecek her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret ödenmesi gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

KAT KARŞILIĞI İNŞAAT KAPSAMINDA KOOPERATİFİN PARA ÖDEMESİ DURUMUNDA STOPAJ KESİNTİSİ OLACAK MIDIR ?_EVREN ÖZMEN-

Ekran Resmi 2017-03-26 22.55.32

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

Sayı:  B.07.1.GİB.4.06.16.01-120[42-11/4]-252    20/02/2012

Konu : Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin Gelir Vergisi Kanunu’nun 42’nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi numaralı mükellefi olduğunuz, firmanız ile … Konut Yapı Kooperatifi arasında anılan kooperatife ait arsa üzerine 664 adet konut inşası için “Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Ve Satış Vaadi Sözleşmesi” imzalandığı, söz konusu sözleşme uyarınca inşa edilecek konutlardan 170 adedinin firmanıza kalacağı, ayrıca firmanızın giderlerini karşılamak üzere kooperatif tarafından şirketinize 82.954.000,00 TL nakit ödeme yapılacağı belirtilerek, söz konusu nakit ödeme nedeniyle sözleşmenin kat karşılığı niteliğinin değişip değişmeyeceği ile birden fazla yıla sirayet edecek inşaat işinin kısmen/tamamen yıllara sari inşaat ve onarım işi kapsamına girip girmeyeceği konularında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6’ıncı maddesinde; kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanunun 15’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile Gelir Vergisi Kanunu’da belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hak ediş ödemeleri vergi kesintisine tabi tutulmuştur. Söz konusu ödemeler üzerinden yapılacak kesinti oranı 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile %3 olarak belirlenmiştir.

Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinde, “Birden fazla takvim yılına sirayeteden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kâr veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak mezkur yıl beyannamesinde gösterilir. ” hükmüne yer verilmiştir.

Bir işin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için;

a) Faaliyet konusu inşaat ve onarma işi olması

b) İnşaat ve onarım işi birden fazla yıla sirayet etmesi

c) İnşaat ve onarım işi resmi veya özel taahhütlere bağlı olarak yapılması

gerekmektedir.

Yukarıda yer verilen Kanun hükmü çerçevesinde, 42 nci madde kapsamında inşaat ve onarım işleri, resmi ve özel taahhütler gereğince başkasının hesabına yapılan işlerden ibarettir. Söz konusu işin taahhüde bağlı olarak yapılması, inşaat ve onarım işinin başkasının nam ve hesabına yapılması ve karşılığında hakedişe bağlı bir istihkak ödemesinin ortaya çıkması ile mümkündür.

Özel inşaat işleri ise bünyesinde hak ediş ve hak edişe bağlı taahhüt unsuru taşımayan, birden fazla takvim yılına sirayet edebilen bir tür imalat olup, bu tür inşaat faaliyeti için yapılan nakit ödemenin hak ediş bedeli olarak değerlendirilmesi söz konusu değildir. Gerek kendi arsası üzerine gerekse başkasının arsası üzerine kat karşılığı bina inşa ederek satma işinin Gelir Vergisi Kanunu’nun 42 nci maddesiyle düzenlenen birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işleriyle herhangi bir ilişkisi bulunmamaktadır.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, arsa sahibi kooperatif ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapan şirketinize bu sözleşmeye istinaden kendi payına düşen bağımsız bölümlere ilave olarak anılan kooperatif tarafından nakit ödemede bulunulması söz konusu sözleşmenin kat karşılığı inşaat sözleşmesi niteliğini değiştirmeyecektir. Yıllara yaygın olmakla birlikte taahhüde bağlı bir inşaat işi olarak değerlendirilmesi mümkün olmayan kat karşılığı inşaat işine bağlı olarak anılan kooperatif tarafından firmanıza yapılan ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

KOOPERATİF ORTAKLIĞININ TESPİTİ-EVREN ÖZMEN-GÜNCEL YARGITAY KARARLARI

Esas No:2015/3156
Karar No:2015/4754
K. Tarihi:

Ekran Resmi 2018-01-12 08.10.46

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı temsilcisince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olan dava dışı…’in hissesini noter kanalıyla devraldığını, müvekkiline üyelik kimlik kartı verildiğini, buna rağmen kooperatif üye defterinde müvekkiline yer verilmediğini ileri sürerek, kooperatif üyeliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; davacının dava dışı kooperatif üyesinin hissesini noter sözleşmesi ile devralarak kooperatif üyesi olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı kooperatif temsilcileri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı temsilcisinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kooperatiflerde ortaklıktan ihraç süreci-EVREN ÖZMEN

Esas No:2015/5463
Karar No:2016/1817
K. Tarihi:

MAHKEMESİ : … Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki kooperatif genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, müvekkilinin kooperatifin…..tarihli genel kurulda alınan kararına istinaden kooperatife peşin ödemeli ortak olarak 3 hisse ile üye olduğunu, buna rağmen davalı kooperatif tarafından müvekkiline gönderilen ihtarnameler ile müvekkilinin ortaklıktan çıkartılmasına karar verildiğini, bu karar aleyhine …. …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … esas sayılı dosyasında açılan dava devam ederken davalı kooperatifin …tarihli ihtarname ile toplamda … TL talep ettiğini ve ödeme yapılmaması üzerine sahip olduğu üç ortaklık payından da ihracına karar verildiğini, ihtarnamelerin usulüne uygun olmadığını, davalı kooperatif tarafından, ihtarnamelerde ödenmesi istenen meblağın ve ödenme usulünün, … tarihli genel kurul toplantısında gündemin 3’ncü maddesi uyarınca oybirliği ile kararlaştırıldığını, bu kararın yok hükmünde olduğunu müvekkili hakkındaki … tarihli ve …, … ve … sayılı ortaklıktan çıkarma kararlarının iptali ile … tarihli genel kurul toplantısının 3. maddesinde alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, … tarihli genel kurulun usulüne uygun olarak yapıldığını, davacının toplantıya katılmadığını, dolayısıyla genel kurulda alınan kararlara karşı muhalefetinin bulunmadığını, bu nedenle de dava açma hakkı bulunmadığını, davacıya gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının … tarihli genel kurulun 5. maddesinde alınan ve yönetim kurulunca uygulanan karar gereğince peşin ödemeli ortak olarak kabul edildiği, peşin ödemeli ortakların durumunu ağırlaştırabilecek ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesinde yer alan eşitlik kuralına aykırı olabilecek şekilde karar alınamayacağı, bu nedenle … tarihli genel kurul toplantısının 3. maddesinde alınan dava konusu kararın yok hükmünde olduğu, davacıya gönderilen 2. İhtarnamede 30 günlük süre verildiği bu nedenle ikinci ihtarnamenin geçersiz olduğu anlaşıldığından, davacının ihracına yönelik … tarih,…, … ve …. no’lu ihraç kararlarının iptaline, davalı kooperatifin … tarihinde yapılan genel kurul toplantısının 3. maddesinde alınan kararın davacı yönünden yok hükmünde olduğunun tespitine; karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren … gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,… tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TOPLU YAPILARDA YÖNETİM KURULU NASIL VE KİMLERDEN OLUŞUR-ÖZMEN MÜŞAVİRLİK

T.C. D A N I Ş T A Y Onyedinci Daire Esas No : 2015/4283 Karar No : 2015/359

634 Sayılı Kanun’un dokuzuncu bölümünde toplu yapılara ilişkin özel düzenlemeler getirilmiş, 66. maddede toplu yapının, bir veya birden çok imar parseli üzerinde, belli bir onaylı yerleşim plânına göre yapılmış veya yapılacak, alt yapı tesisleri, ortak kullanım yerleri, sosyal tesis ve hizmetler ile bunların yönetimi bakımından birbirleriyle bağlantılı birden çok yapıyı ifade edeceği hükme bağlanmıştır.

Toplu yapıların yönetimini düzenleyen 69. maddede, toplu yapı kapsamında bulunan parsel ve parsellerdeki birden çok bağımsız bölümü kapsayan ana yapıda ortak yerleri bulunan blok yapıların her birinin, kendi sorunlarına ve yalnız o bloğa ait ortak yerlere ilişkin olarak, o blokta bulunan bağımsız bölüm maliklerinden oluşan blok kat malikleri kurulunca yönetileceği, bir parselde blok niteliğinde olmayan yapılar varsa veya bu nitelikteki yapılarla blok yapılar aynı parselde yer alıyorsa, kendi sorunlarına ve o parsele ait ortak yerlere ilişkin olarak, o parselde bulunan bağımsız bölüm maliklerinden oluşan kat malikleri kurulunca yönetileceği, yönetim plânında blokların ve blok niteliğinde olmayan yapıların idare tarzının ayrıca belirtileceği,

PARSEL—>ADA( ADA TEMSİLCİLER KURULU)—

ADA TEMSİLCİLER KURULU HER BLOKTAN SEÇİLİR

 

bir adada birden çok parsel yer alıyorsa, adayı oluşturan parsellere ait ortak yerlerin, o adada bulunan bağımsız bölüm maliklerinden oluşan ada kat malikleri kurulunca yönetileceği ve yönetim tarzının, kanunların emredici hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu kurul tarafından kararlaştırılacağı, bu yetkinin, yönetim plânında ada temsilciler kuruluna verilebileceği, yönetim plânında başka türlü düzenlenmemişse, ada temsilciler kurulunun, blok yapılarda her blokta bulunan bağımsız bölüm maliklerince seçilen blok yöneticileri ve blok niteliğinde olmayan yapıların bağımsız bölüm maliklerince seçilen temsilcilerden oluşacağı, ada temsilciler kurulu üyelerinin sayısı ve nasıl seçileceğinin toplu yapının özelliği dikkate alınarak yönetim plânında belirtileceği, ada temsilciler kurulunda bu yöneticiler ve temsilcilerin yönettikleri ve temsil ettikleri bağımsız bölüm sayısı kadar oy hakkına sahip olacağı, Toplu yapı kapsamındaki ortak yapı, yer ve tesislerin, bu kapsamda yer alan bağımsız bölüm maliklerinden oluşan toplu yapı kat malikleri kurulunca yönetileceği ve yönetim tarzının, kanunların emredici hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu kurul tarafından kararlaştırılacağı, bu yetkinin, yönetim plânında toplu yapı temsilciler kuruluna verilebileceği, yönetim plânında başka türlü düzenlenmemişse, toplu yapı temsilciler kurulunun, blok yapılarda her blokta bulunan bağımsız bölüm maliklerince seçilen blok yöneticileri ve blok niteliğinde olmayan yapıların bağımsız bölüm maliklerince seçilen temsilcilerden oluşacağı, toplu yapı temsilcilerin kurulu üyelerinin sayısı ve nasıl seçileceğinin toplu yapının özelliği dikkate alınarak yönetim plânında belirtileceği, toplu yapı temsilciler kurulunda bu yöneticiler ve temsilcilerin yönettikleri ve temsil ettikleri bağımsız bölüm sayısı kadar oy hakkına sahip olacağı, hükme bağlanmıştır

Yukarıda anılan Yasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, toplu yapı yönetiminin tüzel kişiliği olduğuna dair bir düzenleme olmadığı anlaşılmakta olup, tüzel kişiliği bulunmayan toplu yapı yönetimi adına ancak Yargılama Usulü Kararları toplu yapı yönetim kurulu üyesi gerçek kişi veya kişiler tarafından dava açılabilir

Dosyanın incelenmesinden; davaya konu edilen encümen kararı ile … City Sitesinden 878.400 TL ecrimisil alınmasına ilişkin işlem tesis edildiği, söz konusu encümen kararının … 2. Etapta kat maliki olan davacıya tebliği üzerine iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda, yeşil alan ile mülkiyeti davalı idareye ait alanların etrafı duvarla çevirmek suretiyle oyun alanı ve otopark olarak işgalinden bahsedilerek işgalci … 2. Etap Sitesinden ecrimisil istenilmesi şeklinde tesis edilmiş olan dava konusu işlem davacı kat maliklerine tebliğ edilmiştir.

Maliklerin sorumluluk oranları gözetilerek kat malikleri adına ayrı ayrı düzenlenmesi gerekirken, Site adına düzenlenerek davacı kat maliklerine tebliğ edilmiş olan dava konusu işlem ile kat malikleri arasında sıkı bir menfaat bağı bulunduğu sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda; davanın esasının incelenmesi gerekirken kat maliki olan davacının dava açma ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Hata: İletişim formu bulunamadı.

Sitelerde Yönetici Dışarıdan olabilir mi ?-EVREN ÖZMEN

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 34. maddesinde kat maliklerinin, ana gayrimenkulün yönetimini kendi aralarından veya dışardan seçecekleri bir kimseye veya üç kişilik bir kurula verebileceği; bu kimseye (Yönetici), kurula da (Yönetim kurulu) deneceği hükme bağlanmış olup;

anılan Kanun’un 35. maddesinde, yöneticinin görevleri düzenlenmiş, maddenin (i) bendinde yöneticinin görevleri arasında kat mülkiyetine ilişkin borç ve yükümlerini yerine getirmeyen kat maliklerine karşı dava ve icra takibi yapılması ve kanuni ipotek hakkının kat mülkiyeti kütüğüne tescil ettirilmesi yer almıştır

-KAT MÜLKİYETİ KANUNUNA GÖRE YÖNETİM KURULU 3 KİŞİ OLABİLİR VEYA BİR KİŞİ DE OLABİLİR

-DIŞARIDAN OLABİLİR

shout_1515906769465

RİSKLİ YAPI İTİRAZLARINI KİMLER YAPABİLİR ?-EVREN ÖZMEN

riskli yapı tespitine ilişkin yapılacak itirazların taşınmazın malikleri tarafından yapılması gerektiği ve riskli yapı tespitine ilişkin işlemin tapudaki şahsi ve ayni hak sahiplerine bildirileceği belirtilmiş olup, davacıların halihazırda tapuda ayni ve şahsi hak sahibi olarak gözükmedikleri, davacıların maliki olmadıkları taşınmazın riskli yapı olarak tespitine ilişkin işlem nedeniyle menfaatinin zarar görmesi ve davacılar yönünden hukuki bir sonuç doğurması söz konusu olamayacağından, bu işleme karşı davacılar tarafından açılan davada ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş, bu karar, davacılar tarafından temyiz edilmiştir

shout_1515906769465

3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddesinin açıklaması-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

3194 sayılı İmar Kanunu‟nun “Arazi ve arsa düzenlemesi” baŞlıklı 18.maddesinin 1.fıkrasında; “Ġmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleŞtirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re`sen tescil iĢlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dıŞında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır” hükmü yer almıŞtır.

Ekran Resmi 2017-03-27 10.39.52

18-25 Yaş arası kişilerin işe girişleri aynı gün yapılabilecek-EVREN ÖZMEN

TORBA TASARI YASALAŞTIĞI TAKDİRDE

MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

18-25 Yaş arası kişilerin işe girişleri aynı gün yapılabilecek-EVREN ÖZMEN

Sigortalı bildirimi ve tescili

MADDE 8- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.) İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Ancak işveren tarafından sigortalı işe giriş bildirgesi;

  1. a) İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar ile 18 yaşını doldurmuş 25 yaşını doldurmamış sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün,

Ekran Resmi 2017-03-27 10.39.52

Hata: İletişim formu bulunamadı.

KÜÇÜK SANAYİ SİTESİ KOOPERATİFLERİNE KDV AVANTAJI GELİYOR-EVREN ÖZMEN

Organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi sitelerince yapılan veya yaptırılan altyapı yatırımları (kanalizasyon, su, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme, yol) ile küçük sanayi sitelerince işyeri yapımına yönelik kendilerine yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları KDV’den istisna edilmektedir. (Madde 29)

Hata: İletişim formu bulunamadı.

KÜÇÜK SANAYİ SİTESİ KOOPERATİFLERİNE KDV AVANTAJI GELİYOR-EVREN ÖZMEN

shout_1515906769465

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİNDE BULUNAN 5 YIL EMLAK VERGİSİ MUAFİYETİNDEN FAYDALANIRKEN 7033 SAYILI KANUN SONRASI HAKLARINI KAYBEDEN SANAYİCİLER NE YAPMALI-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

5 YIL EMLAK VERGİSİ MUAFİYETİNDEN FAYDALANIRKEN 7033 SAYILI KANUN SONRASI HAKLARINI KAYBEDEN SANAYİCİLER NE YAPMALI-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Hata: İletişim formu bulunamadı.

Osb Trt Payı

i phone cep telefonlarının amortisman oranı nedir?-EVREN ÖZMEN

Akıllı telefon özelliğine sahip cep telefonlarının amortisman oranı nedir?

(26.09.2017 tarih ve 17833 sayılı özelge)

shout_1515906769465

Amortismana tabi iktisadi kıymetler için uygulanacak “Faydalı Ömür ve Amortisman Oranları”nı belirleyen 333 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği eki listede, “3.3 Cep telefonu ve cep telefonu araç kiti” bölümü kapsamındaki kıymetler için faydalı ömür 3 yıl, amortisman oranı %33,33 olarak öngörülmüştür.

Buna göre kayıtlı akıllı telefon özelliğine sahip cep telefonlarının mezkûr listenin (3.3) bölümü kapsamında 3 yılda ve % 33,33 amortisman oranına göre itfa edilmesi gerekmektedir.

Hata: İletişim formu bulunamadı.

Site yönetiminde çalışan görevlilere ödenen ücretlerden gelir vergisi kesintisi yapılması gerekir mi?- 2018 En güncel Mevzuat-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Site yönetiminde çalışan görevlilere ödenen ücretlerden gelir vergisi kesintisi yapılması gerekir mi?

(Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 09.03.2017 tarih ve E:2016/5361 K:2017/2507 sayılı kararı)

shout_1515906769465

Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin birinci fıkrasında; kamu idare ve müesseseleri, İktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, demek ve vakıfların İktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarım bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin maddede sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları hükme bağlanmış, 94. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104. maddelere göre tevkifat yapılacağı hükmü öngörülmüş, aynı Kanun’un 23. maddesinin altıncı fıkrasında; hizmetçilerin ücretlerinin gelir vergisinden istisna olduğu belirtilmiş; hizmetçilerin özel fertler tarafından evlerde, bahçelerde, apartmanlarda ve ticaret mahalli olmayan sair yerlerde orta hizmetçiliği, süt ninelik, dadılık, bahçıvanlık, kapıcılık gibi özel hizmetlerde çalıştırılanlar olduğu açıklanmış ve mürebbiyelere ödenen ücretlerin istisna kapsamına dahil olmadığı belirtilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; davacı Site Yöneticiliği hakkında 2010 yılı için düzenlenen vergi inceleme raporu ile site yönetiminde site müdürü, halkla ilişkiler ve muhasebe elemanı olarak çalışan işçiler dışında kalan mekanikçi, elektrikçi, temizlikçi, güvenlik amiri, güvenlik görevlisi ve santral personeline ödenen ücretlerden gelir vergisi kesintisi yapılmadığının tesbit edilmesi nedeniyle dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmakta ise de; davacı Site Yönetiminin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinde tevkifat yapmakla yükümlü kişi ve kurumlar arasında sayılmaması ve ticaret mahalli olmayan sitede çalıştırılanların, Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, yapılan tarhiyata yönelik davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz istemi kabul edilerek Bursa 2. Vergi Mahkemesi’nin 04/06/2014 tarih ve E:2013/1500, K:2014/781 sayılı kararı bozulmuştur.

Kooperatifçe, konut inşaatlarının devamı sırasında veya tamamlanmasından sonra değişik yer ve zamanlarda yeniden arsa alınması ve ortak kaydedilmesi şeklinde faaliyette bulunulamaz.

Yapılacak Konutlar ve Diğer Tesislerin Belirlenmesi : Madde 59- Konutlar; arsa durumuna, projeye, ortakların ihtiyaç ve tercihlerine göre değişik tip ve gruplar halinde planlanabilir. Yaptırılacak konutlar ile 61. maddede belirtilen genel hizmet tesislerinin sayı, cins ve özellikleri, kooperatifin amacına ve ortakların ihtiyaçlarına uygun olarak genel kurulca belirlenir. Bu belirleme sırasında, konutların gerek tip ve gruplar, gerekse diğer özellikleri itibari ile; ortakların isteklerine göre dağıtılması esası da kararlaştırılabilir. Kooperatifçe, konut inşaatlarının devamı sırasında veya tamamlanmasından sonra değişik yer ve zamanlarda yeniden arsa alınması ve ortak kaydedilmesi şeklinde faaliyette bulunulamaz.

Kooperatiflerde Yönetim Kurulu

Kripto Para Madenciliği ( Mining ) faaliyetinde bulunanlar şirket kurup vergi mükellefi mi olacaklar ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Kripto Para Madenciliği ( Mining ) faaliyetinde bulunanlar şirket kurup vergi mükellefi mi olacaklar ?

MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

 

Blockchain ve Muhasebe denetimiSon zamanlarda kripto para alışverişi ve değer artışları dışında sıkça duymaya başladığımız başka bir konuda kripto para madenciliği namı diğer mining .

 

Peki bu mining denen sistem nedir ? Sanal para ya da şifreli parayı yeni yeni anlamaya başlamışken, bir de para basmak da mı mümkün ? Yani gerekli alt yapıyı kuran, ekran kartları ve donanımları alan herkes evinde kripto para mı basacak ve bu paraların bir değeri mi olacak ?

 

Şöyleki; kripto para madenciliği, blok olarak bilinen mevcut kripto para işlemlerinin kayıtlarının blok zinciri olarak bilinen geçmiş işlem kayıtlarına eklendiği dijital para sistemi işlemlerinin işlenmesidir.

 

Madenciler, işlemle ilgili algoritmaları çözmek için işlem kapasitelerine erişen yazılımı kullanmaktadılar. Çözülen algoritmalar sonucunda, blok başına bir miktar kripto para üretirler

 

Başlangıçta, kripto para madenciliği daha fazla çekirdek ve daha yüksek hızla sonuçlanarak daha fazla karlılık sağlayan bireysel bilgisayarların CPU’ları üzerinde gerçekleştirilmekteyken daha sonra . sistem, daha az elektrik gücü kullanımı ile daha fazla algoritma çözmek için çoklu grafik kartı sistemleri üzerinden kullanılmaya başlandı.

 

Sistem kurulduktan sonra dönemsel olarak belli rakamlarda kripto para üretilmektedir ? Peki bu üretilen kripto paralar vergiye tabi olacak mıdır ? Şöyle düşünelim Merkez bankaları yerine siz evinizde sahte olmayan, gerçek para basabiliyorsunuz ve tedavüle sokabiliyorsunuz. Bu işleminiz vergiye tabi mi ? Açıkcası henüz hiç birşey net değil, kripto paralar şu an bir çok ülkede emtia veya döviz olarak nitelendiriliyor ve elden çıkarıldığında veya değer artış kazancı kapsamında nitelendiriliyor.

 

Bir çok alışveriş sitesinde bu madenciliği yapmak için gerekli sistem bir bütün halinde satılırken Ancak kripto para madenciliği ile ilgili mevzuat henüz net değil, bu kapsamda sorulan özelgelerin cevaplarını hepimiz merakla bekliyoruz.

MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

2018 YILI ÇEVRE TEMİZLİK VERGİLERİ (TL) -Konutlara Ait Çevre Temizlik Vergisi

2018 YILI ÇEVRE TEMİZLİK VERGİLERİ (TL)

1. Konutlara Ait Çevre Temizlik Vergisi

Konutlara ait çevre temizlik vergisi; s u tüketim miktarı esas alınmak suretiyle metreküp başına büyükşehir belediyelerinde 32 kuruş, diğer belediyelerde 24 kuruş olarak hesaplanacaktır.

Diğer taraftan, belediyenin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan ancak, su ihtiyacını belediyece veya büyükşehir belediyelerine bağlı su ve kanalizasyon idarelerince tesis edilmiş su şebekesi haricinden karşılayan konutlara ilişkin çevre temizlik vergisi, aşağıda yer alan ilgili tarifelerin yedinci grubunun belediye meclislerince en son intibak ettirilen derecelere ait tutarlar üzerinden tahakkuk ettirilecektir.