Kooperatifler ile ilgili hizmetler

  • Kooperatiflerin Kuruluş İşlemleri, anasözleşmelerinin hazırlanması, anasözleşmelerde bulunması zorunlu olan ve olmayan hususlar, tescil ve ilanuygulamaları,Kurucu Ortakların sorumlulukları,Tüzel Kişilerin kooperatife ortak olmaları, Tüzel Kişilerin Yönetim Kurulu’nda temsiline ilişkin özellik arz eden hususlar,
  • Anasözleşme değişiklikleri,anasözleşme değişikliğinin kanun ve anasözleşme hükümlerine uygunluğu,anasözleşmedeğişiklikleriningenel kurul gündeminde ilanına ilişkin usuller, anasözleşme değişikliklerinde alınması zorunlu Bakanlık izni, anasözleşme değişikliklerinin genel kurulda oylanması, gerekli nisap oranları
  • Ortaklık İşlemleri, Kooperatife ortak alma usulleri, ortaklık sıfatının kazanılması, hisse devri ve şekil şartları, Miras yolu ile ortak olma, Yönetim kurulunun ortaklık şartları bakımından inceleme yükümlülüğü
  • Ortakların Hakları, 
  • Ortakların Sorumlulukları, Sermaye koyma borcu, Aidat ödeme borcu, ortağın ek ödeme mükellefiyetinin bulunup bulunmadığı, Ek ödeme talebinde esaslar, Kooperatif ortaklarının giderlerden sorumluluğu, Kooperatife sonradan ortak olanlardan fark alınıp alınamayacağı, Kooperatifin iflası halinde ortağın sorumluluğu, Kooperatife yeni giren ortağın sorumluluğu, Ortaklıktan çıkma hakkının sınırlandırılması, Kooperatiften ayrılan ortağın sorunluluğu, Ortağın payına haciz konulup konulamayacağı, Ortağın sır saklama yükümlülüğü
  • Ortaklığın Sona Ermesi, Ortaklıktan çıkma, çıkarılma, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortaklara gönderilecek ihtarlar ve süreleri, ayrılan ortaklarla hesaplaşma süresi ve esasları, ayrılan ortağa iadesi gereken hak ve alacaklar, ayrılan ortağın alacaklarını talep edeceği zaman,
  • Kooperatiflerde gelir-gider farkı, Yedek Akçeler, Risturn Dağıtımı ve Özel Fonlar, Kooperatiflerde gelir-gider farkı, Kooperatif Yedek Akçeleri ve Yedek akçelerin kullanılış esasları, , Risturn dağıtımına ilişkin özellik arz eden hususlar, ortak içi işlemler, Ortak dışı işlemler, Ortak dışı işlemlerden elde edilen gelirlerin ortaklara dağıtımı, Kooperatifin faaliyet konusunun gerçekleştirebilmesi için veya personelleri için özel fonlar kurabileceği, Fonların kullanım şekilleri ve esasları,
  • Kurumlar Vergisi ve Kurumlar Vergisinden muafiyet, Türlerine göre kooperatiflerin Kurumlar Vergisinden muaf olup olmadığı, Kurumlar vergisinden muafiyetin koşulları, Muafiyetin kazanılması, Muafiyetin kaybedilmesi, Kooperatiflerde Risturn İstisnası, Muafiyetin kaybedilmesi halinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis ettirilmesi, Muafiyetin kaybı tarihinden itibaren Kurumlar vergisi beyannamesi ile Ba-Bs Formlarının verilmesi mükellefiyeti
  • Genel Kurul, Genel Kurulun kooperatifin en yetkili organı olması,Genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkiler, genel kurul toplantısına çağrı, çağrı şekilleri, Genel kurulu toplantıya çağırmaya yetkili olanlar, Ortakların isteği ile Genel Kurulun toplantıya çağırılması, Genel kurulun Bakanlık veya Mahkeme tarafından toplantıya çağrılması, Olağanüstü genel kurul,
  • Genel Kurul Gündeminin İlanı, Gündemde bulunması zorunlu unsurlar, Gündemin toplantı çağrısında bulunması zorunluluğu, Gündemin ne zaman ilan edileceği, Gündemin ortaklara tebliğ edilmemesinin hukuki sonuçları, Gündemde olmadığı halde Genel Kurulda görüşülebilecek konular
  • Genel Kurul Toplantısından Önce Hazırlanacak Belgeler, Hazirun listesinin hazırlanması, Yönetim Kurulu yıllık çalışma raporunun hazırlanması, Denetim kurulu raporunun hazırlanması, Bilanço-Envanter ve gelir-gider tablolarının hazırlanması, Bütçe ve gelecek yıl tahmini bütçesinin hazırlanması,
  • Genel Kurula İlişkin Şekli Şartlar, Genel Kurulun ne zaman toplanması gerektiği, Genel kurulu toplantıya çağırmamanın cezası, Toplantıdan önce temsilci talebinde bulunma zorunluluğu, Genel kurulun nerede toplanacağı, Genel kurulun en az kaç kişi ile toplanması gerektiği, Genel kurullarda karar yeter sayıları, Genel kurul Divanı, Genel kurul tutanağına ilişkin özellik arz eden hususlar, Genel kurul kararlarının tescil ve ilan zorunluluğu, Genel kurul sonrası Bakanlığa verilecek belgeler,
  • Genel Kurula ilişkin Haklar, Hangi ortakların genel kurula katılabileceği, oy hakkı, temsile ilişkin hükümler, Genel kurulda oylamaya katılamayacaklar, Yönetim kurulunun ibrası ve ibranın sonuçları, Yönetim kurulunun ibra edilmemesi, Genel kurul Kararlarında aranan nisaplar, Genel Kurul kararlarının geçerlilik şartları, Genel kurul kararlarında muhalefet şerhi, Genel kurul kararlarının butlanı, Kanun ve anasözleşme hükümlerine aykırı genel kurul kararları, Kimlerin genel kurul kararlarının iptalini dava edebileceği, iptal davasının koşulları ve süresi
  • Yönetim Kurulu, Yönetim Kurulu üyelerinin atanması ve seçimi, Yönetim kurulu üyesi olabilmenin şartları, Şartları kimin denetleyeceği, Yönetim kurullarında asil ve yedek üyeler, Yönetim kurulu üyelerinin sayısı, Yönetim kurullarının görev süresi, Yönetim kurulu toplantılarının ne zaman ve nerede yapılacağı ve toplantıya davetin kim tarafından yapılacağı, Yönetim kurulunun toplantı ve karar nisabı, Boşalan yönetim kurulu üyeliğinin nasıl doldurulacağı, Yönetim kurullarında görev bölümü, Yönetim kurulu üyelerinin görevleri ve sorumlulukları, Yönetim kurulu üyesinin karara muhalif kalması, muhalefetin sorumluluğa etkisi, Yönetim kurulu kararlarının kanun, anasözleşme ve iyi niyet kurallarına uygun olma zorunluluğu, Yönetim kurulu üyelerinin cezai sorumlulukları, Yönetim kurulunun yetki devri ve murahhas üyelik, Yönetim kurulu üyelerinin mal bildiriminde bulunma zorunlulukları,
  • Denetçiler, Seçimi, sayısı, görev ve sorumlulukları, denetçinin istifası, boşalan üyeliğin doldurulması, denetçi raporu ve esasları, Denetçinin inceleme – rapor düzenleme ve sır saklama mükellefiyeti,
  • Kooperatif Birlikleri, Üst birliğe üye olmanın zorunlu olup olmadığı, üye olmanın veya olmamanın kurumlar vergisi muafiyetine etkisi, üst birliğin hak ve yetkileri, üst birliğin denetime yönelik yetkileri,
  • Kooperatiflerin Dağılması, Kooperatiflerin dağılma sebepleri, Anasözleşme gereği dağılma, ortak sayısının yediden aşağı düşmesi, Genel Kurul kararı ile dağılma, İflas nedeni ile dağılma, Birleşme ve devralınma sureti ile dağılma, Kooperatifin iflası, iflasın esasları ve hukuki sonuçları, İflas davası, İflas kararının tebliğ ve ilanı,
  • Kooperatifin Tasfiyesi, Tasfiyenin koşulları,Tasfiye kurulu, tasfiye kurulu üyelerinin hukuki ve cezai sorumluluğu, Tasfiyenin etkileri, Ortakların sorumluluğu, Tasfiye işlemlerinin yürütülmesi, Tasfiyenin ilanı, tasfiye mamelikinin paylaştırılması
  • Bakanlık Denetimi, Bakanlığın denetime ilişkin yetkileri ve Bakanlığın talimat verme hakkı, Bakanlığın Yönetim kurulu ve üst düzey yetkililerin görevlerine tedbirenson verme hakkı,
  • Kooperatifler Kanunun 98. Maddesi çerçevesinde Türk Ticaret Kanununa yapılan atıf, Kooperatifler kanununda hüküm bulunmayan hallerde Türk ticaret kanununun anonim şirkete ilişkin hükümlerinin kooperatifler hakkında da uygulanabilmesi,

Kooperatif Yöneticilerinin 1163 sayılı yasanın 62. Maddesi ile ek hükümleri çerçevesinde cezai sorumlulukları

YAPI KOOPERATİFLERİ VE ÜST KURULUŞLARININ KURULUŞ İŞLEMLERİ-EVREN ÖZMEN

YAPI KOOPERATİFLERİ VE ÜST KURULUŞLARININ KURULUŞ İŞLEMLERİ

Kooperatif kuruluş işlemleri için [email protected]

1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 3. ve 4. Maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ( illerde  Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine) verilecek Ana sözleşmenin onaylanması ve kuruluşa izin verilmesini müteakip, kooperatif merkezinin bulunduğu yerin ticaret siciline tescil ve ilan olunması ile tüzel kişilik kazanır.
Kuruluş, İzin, Tescil ve İlan:
Yapı Kooperatiflerinin (Konut Yapı Kooperatifi, Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi ve Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi) ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 72.Maddesine göre kurulan Yapı Kooperatifi Üst Birliklerinin örnek Anasözleşmelerinin aynen kabulü halinde kuruluş işlemleri için gerekli bilgi ve belgeler;
Kuruluş için; Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne dilekçe ile müracaat edilir.
Dilekçe ekinde;
a)        Her sayfasının kurucular (en az yedi kurucu ortak) tarafından imzalanmış noter tasdikli 6 adet kooperatif Anasözleşmesinin olması,
b)        Kurucu ortakların aynı türden başka bir kooperatifte yönetim kurulu üyesi olmadığına dair bir taahhütname verilecektir. (EK-4)
c)        Bilgi Formu (EK-5)
d)        Mal Bildirimi (EK-6)
Anasözleşmede doldurulması zorunlu alanlar:
1)  Unvan, merkez, süre ve ilk genel kurul toplantısına kadar görev yapacak yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile ilgili bölümlerin doldurulmuş olması,
2)  Sermaye ve paylarla ilgili 7. ve 8. Maddelerdeki boş kısımların kurucu ortak sayısına bağlı olarak doldurulmuş olması,
3)  Ana sözleşmelerin son sayfasında yer alan ve kurucuların Adı ve Soyadı, T.C. Kimlik No., Tabiiyeti, Sermaye Taahhüdü, ödediği sermaye ve imza bölümlerinin doldurulmuş olması,
Anasözleşme doldurulurken dikkat edilecek hususlar:
            -1163 Sayılı Kanunun 98. Maddesinin atıfta bulunduğu Türk Ticaret Kanununun 349. Maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin usul ve fürundan biri ile, eşi ve 3. dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımlarının denetçiliğe seçilmeleri mümkün bulunmadığından Anasözleşmenin arkasında yer alan ve ilk genel kurul toplantısına kadar görev yapmak üzere kurucular arasından seçilmesi gereken yönetim ve denetim kurullarının teşkilinde yönetim ve denetim kurulu üyelerinin akraba olup olmadıkları araştırılarak, Türk Ticaret Kanununun 349. Maddesine uygunluğu sağlanmalıdır.
            -Kooperatif ünvanlarında kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerinin kullanılmaması ve Türk Ticaret Kanununun 48. Maddesinde belirtilen hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Unvan için sorgulama işlemi Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüzce yapılmaktadır.
            -Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatiflerinin kurulmasında Anasözleşmenin ilgili maddelerinde belirtilen ortaklık şartlarını taşıdıklarını belirtir, Sanayi ve Ticaret Odaları ve Vergi Dairelerinden alınan belgenin aslı verilmelidir.
            -Kooperatif Birliklerinin kuruluşunda kooperatiflerin konularının aynı veya birbiri ile ilgili nitelikte olması kooperatif birliği kurulmasına ilişkin en az 7 kooperatif tarafından alınan genel kurul kararlarının Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne sunulması ve kooperatif birliğine iştirak edenlerin en az 50 pay taahhüt etmelerinin sağlanması gerekmektedir.
            -1163 Sayılı Kanunun 4. Maddesine göre kurumlar tarafından taahhüt edilen nakdi sermayenin ¼’ü Ticaret Siciline tescil ve ilanı ile tüzel kişilik kazandıktan sonra kooperatif ya da kooperatif birliği hesabına aktarılmak üzere kurucu ortaklarca Anasözleşmede belirtilen ilk yönetim kurulu üyelerinden birine ödenmesi ve bu hususun kooperatif izin başvuru formundabeyan edilmesi gerekmektedir.
İzin,Tescil ve İlan için ; Valiliğince (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) kooperatif kuruluşuna izin verildikten sonra; Yönetim Kurulu üyelerinden birine Anasözleşme (4 adet) gönderilir. Bu gönderime müteakip bağlı bulunduğu Ticaret Sicil Memurluğuna tescil ve Ticaret Sicil gazetesine ilan ettirir. İlanın bir suretini Trabzon Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne verir.
E K L E R    :
EK-1 Kooperatif Kuruluş Müracaat Dilekçesi.
EK-2 Konut Yapı Kooperatifi Anasözleşme Örneği.
EK-3 Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Anasözleşme Örneği.
EK-4 Yönetim Kurulu İçin Taahhütname.
EK-5 Bilgi Formu.
EK-6 Mal Bildirimi.
KURUCU ORTAKLAR.
Kurucu ortakların isim, kimlik bilgileri ile taahhüt ettiği ve ödediği sermaye miktarları aşağıdaki tabloda imzaları ile gösterilmelidir.
ADI VE SOYADI
T.C.
KİMLİK NO
TABİYET
ADRESİ
SERMAYE
TAAHHÜDÜ
YTL
ÖDEDİĞİ
SERMAYE
YTL
İMZA

 

Kooperatiflerde Yönetim kurulundan istifa dilekçesi-EVREN ÖZMEN

                                                            …/……./2016

 

Ekran Resmi 2016-04-10 22.57.13 

 

S.S. ……………… YAPI KOOPERATİFİ YÖNETİM KURULU’NA

 

     …../…/2015 Tarihinden bugüne sürdürdüğüm yönetim kurulu üyeliği görevimden, gördüğüm lüzum üzerine istifa ediyorum.

   Kararımı yönetim kuruluna sunar, gerekli tescil işlemlerinin yapılmasını rica ederim.

                                                                                                            Saygılarımla,

                                                                                                                        T.C

 

                                                                                    (el yazısı ile isim, imza, tarih)

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=4CM0Iq0LFC8&w=560&h=315]

Ayrılan yönetim kurulu üyesi başka ne işlemler yapması gerekmektedir

 

Hata: İletişim formu bulunamadı.

Kooperatiflerde devir teslim

Kooperatiflerde yönetim ve denetim kurulları devir teslim yapmak zorunda mıdır ? Sadece yönetim kurulunun yapması yeterli midir ?

Detaylı bilgi için [email protected]

Ekran Resmi 2016-07-20 11.46.09

Hata: İletişim formu bulunamadı.

Konut Yapı Kooperatifi Ana sözleşmesinin 73. maddesi gereğince, yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları görev devir ve teslimleri sırasında sorumlulukları altındaki para, mal, defter, belge ve diğer kooperatif varlıklarını bir tutanakla yeni görevlilere teslim etmekle yükümlüdür. Eski yönetim kurulunca bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda, yeni yönetim kurulunun yargı organlarına başvurarak devir ve teslim işlemlerinin gerçekleştirilmesini sağlamaya çalışması mümkün bulunmaktadır.

Kooperatiflerde Yönetim kurulu hakkında

yönetim Kurulu, Yönetim Kurulu üyelerinin atanması ve seçimi, Yönetim kurulu üyesi olabilmenin şartları, Şartları kimin denetleyeceği, Yönetim kurullarında asil ve yedek üyeler, Yönetim kurulu üyelerinin sayısı, Yönetim kurullarının görev süresi, Yönetim kurulu toplantılarının ne zaman ve nerede yapılacağı ve toplantıya davetin kim tarafından yapılacağı, Yönetim kurulunun toplantı ve karar nisabı, Boşalan yönetim kurulu üyeliğinin nasıl doldurulacağı, Yönetim kurullarında görev bölümü, Yönetim kurulu üyelerinin görevleri ve sorumlulukları, Yönetim kurulu üyesinin karara muhalif kalması, muhalefetin sorumluluğa etkisi, Yönetim kurulu kararlarının kanun, anasözleşme ve iyi niyet kurallarına uygun olma zorunluluğu, Yönetim kurulu üyelerinin cezai sorumlulukları, Yönetim kurulunun yetki devri ve murahhas üyelik, Yönetim kurulu üyelerinin mal bildiriminde bulunma zorunlulukları,

Detaylı Bilgi için [email protected]

Ekran Resmi 2016-07-20 06.52.59
Kooperatiflerde Yönetim Kurulu

Esnaf muaflığı gider pusulası devamlılık

Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu Maddesinin Uygulamasında Devamlılık Unsurunun Kaldırılması

Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, 5615 sayılı Kanunla değişiklik yapılmadan önce, esnaf muaflığı kapsamında sayılan işlerin gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine devamlılık ve bağlılık arz edecek şekilde yapılması halinde muafiyetin kaybedileceği hükmü yer almaktaydı. 5615 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle “devamlılık” ibaresi fıkra metninden çıkartılmıştır.

Buna göre, esnaf muaflığı kapsamında sayılan işlerin gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz etmeyecek şekilde devamlı olarak yapılması muafiyetten yararlanmaya engel teşkil etmeyecektir.

Örneğin Bayan (F), evinde tığ ile ürettiği dantelleri (X) firmasına satmakta ve bu faaliyeti (X) firmasına devamlı olarak yapmaktadır. Bayan (F), bu faaliyetinden dolayı esnaf muaflığından yararlanacak olup, (X) firması, Bayan (F)’ye yaptığı ödeme nedeniyle gider pusulası düzenlemek ve Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (13) numaralı bendinin (a) alt bendi uyarınca da  gelir vergisi tevkifatı yapmak zorundadır.

Esnaf Muaflığı Kapsamında Evlerde Üretilebilecek Ürünler

Esnaf Muaflığı Kapsamında Evlerde Üretilebilecek Ürünler

Gelir Vergisi Kanununun Esnaf Muaflığı başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde yapılan diğer bir düzenlemeyle, esnaf muaflığı kapsamında evlerde üretilebilecek malların sayısı artırılmış bulunmaktadır.

Mevcut bentte yer alan ürün çeşitlerine ilave olarak, kırpıntı deriden üretilen mamuller, tarhana, erişte, mantı, her nevi pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri gibi ürün ve mamullerin üretim ve satışıyla iştigal edenler de esnaf muaflığı kapsamına alınmıştır.

Muafiyet kapsamındaki ürünler, bentte yer alan ürünlerle sınırlı olmayıp bu ürünlere benzerlik gösteren diğer ürünleri aynı şartlarla üretip satanlar da esnaf muaflığı kapsamında değerlendirilecektir.

Örneğin Bayan (B) nin, evinde ürettiği tarhanayı, kurumlar vergisi mükellefi (Z) A.Ş.’ne satması halinde Bayan (B), elde ettiği bu gelir dolayısıyla esnaf muaflığı kapsamında değerlendirilecektir. Ancak (Z) A.Ş., Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan vergi tevkifatı yapacaklar arasında sayılmış olduğundan,  Bayan (B)’ye yaptığı ödeme nedeniyle gider pusulası düzenlemek ve anılan maddenin (13) numaralı bendinin (a) alt bendi uyarınca da gelir vergisi tevkifatı yapmak zorundadır.

Diğer taraftan, anılan bentte sayılan emtianın imali için ödenen hizmet bedelleri de (ücrete ilişkin unsurları taşımamak kaydıyla) bu bent kapsamında değerlendirilecektir.

2.3. Evlerde Üretilen Ürünlerin Satışının Yapılacağı Yerler

Söz konusu bentte yapılan başka bir düzenlemeyle de emeğe dayalı ürünlerin esnaf muaflığından yararlananlarca pazarlanmasında kolaylık sağlanmıştır. Muafiyet kapsamında bulunanlar, evlerde Kanunun öngördüğü makine ve aletler dışında başka makine ve alet kullanmadan kendi el emekleriyle imal ettikleri ürünleri;

– Bir işyeri açmaksızın,

– Dernekler, vakıflar, sendikalar ve meslek odalarınca düzenlenenler dahil olmak üzere düzenlenen kermes, festival ve panayırlarda (Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerince düzenlenenler hariç),

-Kamu kurum ve kuruluşlarınca geçici olarak belirlenen yerlerde

satabilecekler ve esnaf muaflığından yararlanmaya devam edebileceklerdir.

Öte yandan evlerde üretilen ürünlerin; pazar takibi suretiyle satışını yapanlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerince düzenlenen kermes, festival ve panayırlarda satışını yapanlar ile Kamu kurum ve kuruluşlarınca devamlılık arz edecek şekilde belirlenen yerlerde satışını yapanlar,  esnaf muaflığından faydalanamayacaktır.

Evde yemek yapan bayanlardan alınan yemekler için gider pusulası

Bayan (B)’nin, evinde ürettiği tarhanayı, kurumlar vergisi mükellefi (Z) A.Ş’ye satması halinde Bayan (B), elde ettiği bu gelir dolayısıyla esnaf muaflığı kapsamında değerlendirilecektir. Ancak (Z) A.Ş., GVK’nın 94. maddesinin birinci fıkrasında yer alan vergi tevkifatı yapacaklar arasında sayılmış olduğundan, Bayan (B)’ye yaptığı ödeme nedeniyle gider pusulası düzenlemek ve anılan maddenin (13) numaralı bendinin (a) alt bendi uyarınca da gelir vergisi tevkifatı yapmak zorundadır.

“13. Esnaf muaflığından yararlananlara mal ve hizmet alımları karşılığında yapılan ödemelerden,

a) (06.06.2012 tarih ve 2012/3322 sayılı BKK ile değişen alt bent, Yürürlük; 30.06.2012) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (6) ve (8) numaralı bentlerinde yer alan emtia bedelleri veya bu emtianın imalinde ödenen hizmet bedelleri üzerinden %2 (42)

b) Hurda mal alımları için % 2,

c) Diğer mal alımları için % 5,

Kooperatiflerde kasa defteri

. Kasa defteri

Günlük tahsil ve tediye işlemlerinin kaydına ve kasa mevcudunun kontroluna yarıyan yardımcı bir defterdir.

Tahsil edilen paralar bu defterin borç kısmına, nakden yapılan ödemeler de alacak kısmına kaydedilir. Bu defterin borç bakiyesi kasa mevcudunu gösterir. (Örnek: 5)

Günlük işlemlerin sonunda kasadaki paralar sayılarak kasa yardımcı defteri kayıtlarına uygun olup olmadığı kontrol edilir.

Yevmiyeli defteri kebir kullanan kooperatif kuruluşlar, kasa mevcudunu bu defter üzerinde takip edebileceklerinden ayrıca kasa yardımcı defteri tutmalarına lüzum yoktur.

(Tahsil ve tediye işlemlerinden ve kasadaki paraların saklanmasından sorumlu olanların yönetim kurulu tarafından alınacak bir kararla yazılı olarak tesbiti gerekir.)

Ödenmeyen risturnler vergiden düşebilir mi

Risturn istisnasının uygulanacağı dönem, kazancın doğduğu dönemdir. Fiili ödemenin bir sonraki dönemde yapılmış olması sonucu etkilemeyecektir. Uygulamada risturnların kooperatif yöneticilerince saptanmış olmasına rağmen fiilen ödenmemesi veya ortaklar tarafından talep edilip alınmaması durumu ortaya çıkabilir. Bu durumlarda alınmayan risturnların, eğer kooperatif muafiyet şartlarından yararlanmıyorsa, vergi matrahına dahil edilmesi gerekecektir. Ödenmeyen risturnların hangi yıl matrahına dahil edilip vergileneceği konusunda yasal bir belirsizlik vardır. Genel olarak önerilen yöntem, beyanname verme süresinin sonuna kadar talep edilmeyen risturnların vergi matrahına dahil edilmesi şeklindedir

Zarar eden kooperatiflerde risturn istisnası

5. Dönemin Zararla Kapanması Halinde Risturn istisnası Uygulanamaması: Kooperatifler Kanununun 38. madde ve 5 ve 6. fıkra hükümleri aynen şöyledir: Kooperatiflerin… «Bir yıllık faaliyet neticeleri menfi olduğu takdirde, açık, yedek akçelerden ve bunların kafi gelmemesi halinde, ek ödemelerle veya ortak sermaye paylarıyla karşılanır. Menfi neticeler ortadan kaldırılmadıkça gelir-gider farkı ve faiz dağıtımı yapılamaz». Genel dönem sonucu zararlı olmasına rağmen ortaklara yine de bir dağıtım söz konusu olursa bu tutarların menkul sermaye iradı niteliğinde olacağı kamsındayız.

Kooperatiflerde Risturn istisnasının Kapsamı:

2. Risturn istisnasının Kapsamı: Risturn kelime anlamı ile «geri verme» demektir. Daha önce de değinildiği gibi, kooperatiflerin amacı kar elde etmek değildir: Kooperatifler, ortaklarına belli konulardaki ihtiyaçlarını piyasa koşullarına ‘nazaran daha uygun fiyatlarla sağlama ve bu yolla onları koruma amacına yönelik olarak kurulurlar. Ancak ortaklarla olan münasebetlerinde, başlangıç itibariyle en uygun fiyatın hemen saptanabilmesi, çoğu kez mümkün olmayacaktır. Kesin sonuçlar alınmadan ortak lehine aşın bir fiyat politikası, kooperatifin güvenliğini tehlikeye düşürebilir. Hal böyle olunca, başlangıç fiyatları, olması gerekenden bir miktar fazla veya eksik olarak tesbit edilir. Bu farklılık nedeniyle de sonuçta kooperatif bünyesinde bir gelir-gider farkı oluşur. İşte risturn; ortak işlemlerden doğan bu gelir-gider farkının ortaklara iade edilmesi, onlara uygulanmış bulunan ortaklık işlemleri fiyatının en uygun hale getirilmesi demektir. Risturn istisnası da bu noktada devreye girmektedir. Ortaklık içi işlemlerden doğan gelir-gider farkının, belirlenen esaslarla ortaklara iadesinde, hesaplanan tutarlarıyla, kurumlar vergisi matrahından indirilmesiyle kooperatiflerin ortaklarıyla karlılık amacı taşımayan işlemler yaptığı, vergi kanunları yönünden de teyit edilmiş olmaktadır. Risturn dağıtımı, Kurumlar Vergisi Kanununun 7. madde 16. bendinde belirlenen kooperatiflerin muafiyet şartlarını bu aşamada ihlal niteliğini taşımamaktadır. Ancak, kooperatif muafiyet şartlarını kaybetse bile risturn istisnası sayesinde, ortak içi işlemlerinde vergiden muaf olarak çalışabilme imkanına sahip olabilmektedir. Bu sayede. ekonomik anlamda karlılık karakteri taşımadığı varsayılan bu kurumlar, önemli bir vergisel avantaj elde etmektedirler. Kooperatiflerde kazanç, ortak içi ve ortak dışı işlemler neticesinde oluşur. Ortak içi işlemler; kooperatifin ana sözleşmesinde belirtilen uğraşı konularıyla ilgili amaç faaliyetleri doğrultusunda kooperatife kayıtlı ortaklarla yapılan veya ortaklarla yapılan muamelelerin gereği olarak gerçekleştirilen işlemlerdir. örneğin bir tüketim kooperatifinde ortaklara ürünlerin satılması ortak içi işlemdir. Bunun yanında bu birimlerin satın alınması şeklindeki karşı işlemler, satın alınma esasında nakliye giderleri, işyeri kirası gibi yardımcı işlemler de ortak içi işlem niteliğindedir. Çünkü bunlar ortaklarla yapılan işlemlerin gereği olarak yapılmaktadır. Kooperatifin ana sözleşmesinde yazılı .uğraşı konusuna girmekle birlikte, ortaklarla ilgisi olmayan işlemler, ortaklarla yapılmakla birlikte kooperatifin amaç faaliyeti niteliğinde olmayan (örneğin bir üretim kooperatifinde, kooperatifin arsasının ortaklardan birine satışı) işlemler, ortak dışı işlem niteliğindedir. Başka bir deyişle ortak içi İşlem niteliğinde olmayan her işlem, genel ilke olarak ortak dışı işlem niteliğindedir. Bilindiği gibi yalnızca ortakları ile iş yapan kooperatifler, Kurumlar Vergisi Kanununun 7/16 maddesindeki şartları taşıdıkları takdirde bu vergiden muaf olmaktadırlar. Ancak Kurumlar Vergisi Kanununun 8/2 maddesi uyarınca; hem ortakları hem de ortak dışı kimselerle iş yapan kooperatiflerin; ortakları ile yaptıkları işlemlerden doğan gelir-gider olumlu farkı, risturn istisnasına konu olmakta, ortak dışı işlemlerden doğan gelir-gider olumlu farkı ise kurumlar vergisine tabi olmaktadır. Kurumlar Vergisi Kanununda risturn istisnası, sadece tüketim, üretim ve kredi kooperatifleri için öngörülmüştür. Gerek yapı, satış ve sair türündeki kooperatifler için, gerekse, yukarıda belirtilen mahiyetteki yabancı kooperatifler için risturn istisnası söz konusu değildir. Tüketim Kooperatifleri, ortaklarının ihtiyacı olan tüketim maddelerini üretim yerlerinden toplu olarak ve ucuz fiyatla temin etme gayesiyle kurulurlar. Bu tür kooperatiflerin ortak dışı kimselere de satış yapabilmeleri mümkün olmaktadır. Kurumlar Vergisi Kanununa göre, tüketim kooperatifleri ortakların şahsi ve ailevi gıda ve giyecek ihtiyaçlarım karşılama amacına yönelik olması gereği ile sınırlandırılmıştır. Kooperatiflerin bu maddeler dışındaki (örneğin elektrikli ev aletleri, halı, mobilya vs.) diğer ortak içi işlemlerden doğan kazançları, kurumlar vergisine tabi olacaktır. 2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekliyle bu hüküm «ortakların satın aldıkları malların kıymetlerine göre hesaplanan risturnlar» şeklindeyken, bu kapsam, getirilen değişikle daraltılmış olmaktadır. Üretim kooperatifleri, ortaklarının üretim için kullanacakları hammadde, alet, makina, tohum ve benzeri üretim girdilerini tedarik etmek veya onların elde ettikleri ürünleri satmak amacıyla kurulurlar. Kurumlar Vergisi Kanunu yönünden, üretim kooperatiflerinde, ortaklarının üreterek kooperatife sattıkları veya kooperatiften üretim faaliyetlerinde kullanılmak üzere satın aldıkları malların kıymetine göre hesaplanan risturnlar, istisna konusu oluşturmaktadır. Değişikliğe konu olan bugünkü yürürlük biçiminde; ancak kendileri tarafından üretilerek kooperatife sattıkları mallar ile münhasıran kendi üretim faaliyetlerinde kullanmak üzere satın aldıkları mallara göre hesaplanan risturnlar istisnadan yararlanacaktır. Kredi kooperatifleri ise, ortaklarının sermaye katılımlarıyla oluşacak tonların, ortakların kredi ihtiyaçlarını gidermede kullanılmasını amaçlar. Yukarıda kısaca değinildiği üzere risturn istisnası, sadece bu üç kooperatif için öngörülmüştür. Bunlar dışında kalan kooperatifler için risturn hesaplayıp dağıtmak mümkün olacak, ancak bu tutarlar kurumlar vergisi matrahından düşülmeyecektir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, kooperatif türleri ile ilgili bir sınırlama koymayarak 38. maddesinde ana sözleşmede öngörülmüş olma şartıyla gelir-gider farkının ortaklara dağıtılabileceğini ve bunun oranının %50’yi geçmesi halinde kalan tutarın ortakların sermaye tutarına %7 oranını geçmemek üzere faiz şeklinde ödenebileceğini hükme bağlamıştır. Bu husus özellikle risturnu elde eden ortaklar açısından önem taşımaktadır. Bilindiği üzere risturn, Gelir Vergisi Kanununda belirlenen 7 gelir unsuru ile de ilgili olmadığından iadeyi alan gerçek kişi olarak, herhangi bir şekilde gelir vergisine muhatap olmayacaktır. Ancak kooperatif ortaklarının ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri çerçevesinde aldıkları risturnlar, bu faaliyet kazancının bir parçası sayılır ve vergiye tabi olur. örneğin. bir üretim ve satış kooperatifinden satın alınan üretim araçları ve: diğer girdilere bağlı olarak alınan risturnlar, maliyet düşürücü bir unsur olarak veya diğer girdi bedellerinden düşülmek suretiyle, zirai kazancın bir unsurunu oluştururlar. Risturn istisnasından yararlanacak kooperatif türleri kısaca belirtildikten sonra aşağıda risturn dağıtımında uyulması gereken esaslar açıklanacaktır. 3. Fonlar ile Risturnlar Arasındaki Bağlantı: 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 98. maddesinde bu kanunda a&sine açıklama olmayan hususlarda T.T.K.’daki Anonim Şirketlere ait hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Kanunda yapılan bu saptamadan sonra, sınırlı sayıda bazı konularda, kooperatiflere özgü düzenlemeler getirilmiştir. Bu düzenlemelerden en önemlisinden biri de risturn istisnası tutarının hesaplanması yönünden yedek akçelerin ayrımı ile ilgili olanıdır. 1163 sayılı kanunun 39. maddesinde «gelir-gider farkının en az % 10’u yedek akçe olarak ayrılmadıkça ortaklara dağıtım yapılamaz» denilmektedir. Bu oranın üstünde bir sınır saptanmadığından ana sözleşmeye konulan bir hükümle bu oran yükseltilebilir. Aynı kanunun 40. maddesinde, ana sözleşmede, gerek kooperatifin memurları ile işçileri, gerekse kooperatifin ortakları için yardım kuruluşları vücuda getirmek ve bunları işletmek amacıyla yardım fonları kurulmasının hüküm altına alınabileceği belirtilmiştir. Aynı şekilde kanunun 94. maddesinde, kooperatifçiliğin tanıtılması, eğitim ve organizasyonlarında yol göstermek, örgütleriyle yönetim ve faaliyetlerine yardımda bulunmak gibi hizmetler için kooperatiflerin yıllık bilançolarına göre hasıl olan müspet gelir-gider farkının %1’inin Ticaret Bakanlığı emrinde bir fona yatırılacağı hükme bağlanmıştır. İşte risturn dağıtımına esas teşkil edecek tutar saptanırken ortak içi işlem karlarının tümünü ifade eden gelir-gider farkından ,en az %10 oranında yedek akçeye, %1 oranında tanıtma ve eğitim hizmetleri fonuna ve de ana sözleşmeyle belirlenmişse saptanan oranda ortak ve personel için yardım fonuna ayrım yapılacaktır. Kanunun 41. maddesinde belirlenen bu esas, yedek akçelerin ve özel fonların kullanılış şekil ve şartlarının ana sözleşmede gösterileceğini hükme bağlamıştır. Bu fonlar düşüldükten sonra risturn dağıtımına baz teşkil edecek tutar hesaplanmış olacaktır. 4. Ortak İçi İşlemler İle Risturnlar Arasındaki Bağlantı: Bilindiği gibi kooperatiflerde kazanç, ortak içi ve ortak dışı işlemler neticesinde oluşur. kurumlar Vergisi Kanununda ortaklardan başka kimselerle yapılan muamelelerden doğan kazançlar ile ortaklarla

Kooperatiflerde ortak dışı işlem ne demektir ?

4. Muafiyetler 

4.1. Kamu idare ve kuruluşları tarafından tarım ve hayvancılığı, bilimi, fenni ve güzel sanatları öğretmek, yaymak, geliştirmek ve teşvik etmek amacıyla işletilen kuruluşlar

Kamu idare ve kuruluşları tarafından tarım ve hayvancılığı, bilimi, fenni ve güzel sanatları öğretmek, yaymak, geliştirmek ve teşvik etmek amacıyla işletilen okullar, okul atölyeleri, konservatuvarlar, kütüphaneler, tiyatrolar, müzeler, sergiler, numune fidanlıkları, tohum ve hayvan geliştirme ve üretme istasyonları ile yarış yerleri, kitap, gazete ve dergi yayınevleri ve benzeri kuruluşlar Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kurumlar vergisinden muaftır.

Bu muafiyetten yararlanabilmek için kuruluşun, yukarıda sayılan kamu idare ve kuruluşları tarafından işletilmesi ve amacının bilim, fen ve güzel sanatlar ile tarım ve hayvancılığı öğretmek, yaymak, geliştirmek ve teşvik etmek olması gerekmektedir.
Bentte sayılan kuruluşların aynı amaçlarla da olsa kamu idare ve kuruluşları dışındaki kurumlar tarafından işletilmesi halinde söz konusu muafiyet hükmünden yararlanılamayacaktır.

Kamu idare ve kuruluşlarından maksat, merkezi yönetim kapsamına dahil olan genel ve özel bütçeli daireler ile il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir.

4.1.1. Okul atölyeleri

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı meslek liseleri ve teknik okulların atölyelerinin döner sermaye işletmeleri tarafından öğrencilerin teorik bilgilerini pratikte de kullanabilmelerini sağlamak, el becerilerini arttırmak, müteşebbislik ruhlarının geliştirilmesine yardımcı olmak gibi eğitime yönelik amaçlar doğrultusunda işletilmesi halinde söz konusu işletmeler kurumlar vergisinden muaf olacaktır. Anılan işletmelerde, eğitim öğretim faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan ürünlerin satılmak suretiyle değerlendirilmesi halinde de muafiyetin kalkması söz konusu değildir.
İşletme faaliyetlerinde kullanılmak üzere dışarıdan işçi istihdam edilmesi, fason imalat yaptırılması veya ihale yoluyla iş alınması hallerinde ise okul döner sermaye işletmesi nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirileceği tabiidir.

4.1.2. Otelcilik ve turizm meslek liseleri uygulama otelleri

Okulların iktisadi alandaki ticari faaliyetlerinin muafiyet kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Otel işletmeciliği işi ticari bir organizasyonu gerektirdiğinden, meslek okulları bünyesinde faaliyet gösteren uygulama otellerinde okul öğrencilerinin stajlarını yapıyor olması, otelin iktisadilik vasfını değiştirmemekte ve iktisadi işletme olarak kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesini gerektirmektedir.

Meslek okullarındaki öğrenciler, otelcilik ve turizm ile ilgili olarak öğrendikleri bilgileri, okullarına bağlı uygulama otellerinde veya özel girişimcilere ait otellerde staj yaparak pratiğe dönüştürmektedirler. Stajın, özel girişimcilere ait otellerde yapılıyor olması ile meslek okullarına ait uygulama otelleri bünyesinde yapılıyor olması, teorinin pratiğe dönüşmesi açısından temel bir farklılık yaratmayacaktır. Ancak söz konusu faaliyetlerin, bünyesinde eğitim unsurunu da barındırıyor olması, faaliyetin iktisadilik vasfını ortadan kaldırmadığı için otel işletmeciliğinin kamu kurumu tarafından icra ediliyor olması, muafiyetten yararlanılmasını gerektirmemektedir.

4.2. Kamu idare ve kuruluşları tarafından genel insan ve hayvan sağlığını korumak ve tedavi etmek amacıyla işletilen kuruluşlar

Kamu idare ve kuruluşları tarafından genel insan ve hayvan sağlığını korumak ve tedavi amacıyla işletilen hastane, klinik, dispanser, sanatoryum, huzurevi, çocuk bakımevi, hayvan hastanesi ve dispanseri, hayvan bakımevi, veteriner bakteriyoloji, seroloji, distofajin kuruluşları ve benzeri kuruluşlar Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kurumlar vergisinden muaftır.

(6 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 1.maddesiyle eklenen paragraflar)6009 sayılı Kanunla3 anılan bende eklenen parantez içi hüküm uyarınca söz konusu muafiyet kapsamına giren kuruluşlardan sağlık hizmeti sunanların teşhis ve tedaviye yönelik olarak birbirlerine yapacakları mal ve hizmet satışları bu muafiyeti ortadan kaldırmayacaktır. Böylelikle, kamu idare ve kuruluşlarına bağlı sağlık kuruluşlarının ihtiyaç fazlası mallarının birbirleri arasında devri veya mevcut kapasiteleri çerçevesinde arz edilebilecek hizmetlerinden birbirlerini yararlandırmaları muafiyeti etkilemeyecektir.

6225 sayılı Kanun4 ile değiştirilen parantez içi hüküm uyarınca, sadece Sağlık Bakanlığına bağlı hastane, klinik, dispanser, sanatoryum gibi kurum ve kuruluşlar tarafından Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri de söz konusu muafiyeti etkilemeyecektir. Bu kapsamda, Sağlık Bakanlığına bağlı anılan kurum ve kuruluşlar tarafından kuru mülkiyet kiralaması veya belli bir süreyle işletme hakkının devredilmesi (kantin kiralaması vb.) muafiyeti ortadan kaldırmayacaktır.

4.2.1. Vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren sağlık kurumları

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 56 ncı maddesinin (b) bendinde, üniversitelerin ve yüksek teknoloji enstitülerinin genel bütçeye dahil kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan mali muafiyetler, istisna ve diğer mali kolaylıklardan aynen yararlanacağı; ek 7 nci maddesinde de vakıflarca kurulacak yüksek öğretim kurumlarının 56 ncı maddede yer alan mali kolaylıklardan, muafiyet ve istisnalardan aynen istifade edecekleri hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede, vakıf üniversitelerinin bünyelerinde yer alan ve ücret karşılığında sağlık hizmeti veren sağlık kurumları, iktisadi işletme niteliğinde olmakla birlikte, vakıflara ait üniversiteler Yükseköğretim Kanununun 56 ncı maddesi uyarınca genel bütçeye dahil kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan muafiyet, istisna ve diğer mali kolaylıklardan aynen yararlandığından, vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren sağlık kurumları da kurumlar vergisinden muaf olacaktır.

4.3. Kamu idare ve kuruluşları tarafından sosyal amaçlarla işletilen kuruluşlar

Kamu idare ve kuruluşları tarafından sosyal amaçlarla işletilen şefkat, rehin ve yardım sandıkları, sosyal yardım kurumları, yoksul aşevleri, ceza ve infaz kurumları ile tutukevlerine ait işyurtları, darülaceze atölyeleri, öğrenci yurtları, pansiyonları ve benzeri kuruluşlar Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur.

4.3.1. Kamu idare ve kuruluşları tarafından sosyal amaçlarla işletilen yardım sandıkları

Kamu idare ve kuruluşları tarafından kurulup yönetilen ve sosyal amaçlarla personelinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere işletilen yardım sandıkları bu kapsamda değerlendirilecektir.

4.3.2. Ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan işyurtları

(Danıştay 4.Dairesinin 08/04/2007 tarihli ve Esas No:2007/1589, karar No:2008/1275 sayılı Kararıyla iptal edilmiştir.)

4.4. Kamu idare ve kuruluşları tarafından açılan sergiler, fuarlar ve panayırlar

Kamu idare ve kuruluşları tarafından yetkili idarî makamların izni ile açılan yerel, ulusal veya uluslararası nitelikteki sergiler, fuarlar ve panayırlar Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kurumlar vergisinden muaftır.

Bu muafiyet, fuar alanında ticari faaliyet gösteren mükellefleri kapsamamaktadır.

4.5. Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine ait kreş ve konukevleri ile askeri kışlalardaki kantinler

Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine ait olup sadece kamu görevlilerine hizmet veren, kâr amacı gütmeyen ve üçüncü kişilere kiralanmayan kreş ve konukevleri ile askeri kışlalardaki kantinler Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında kurumlar vergisinden muaftır.

4.5.1. Kreş ve Konukevleri

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinde genel yönetim kapsamındaki idareler belirtilmiş olup, buna göre, anılan Kanuna ekli (1), (2) ve (3) sayılı cetvellerde yer alan idarelere, sosyal güvenlik kurumlarına,  mahallî idarelere (İl özel idaresi ve belediyeler ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları birlik ve idareler) ait kreş ve konukevleri, sadece kamu görevlilerine hizmet vermek, kâr amacı gütmemek ve üçüncü kişilere kiralanmamak koşuluyla kurumlar vergisinden muaf olacaklardır.

Mülga 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun uygulanmasında kreş ve konukevlerine ilişkin muafiyetten sadece genel ve özel bütçeli idareler yararlanabilmekteydi. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile düzenleyici ve denetleyici kurumlara, sosyal güvenlik kurumları ile mahallî idarelere ait kreş ve konukevleri de muafiyet kapsamına alındığından söz konusu işletmeler, 1/1/2006 tarihinden itibaren kurumlar vergisinden muaftır.

Kreş: Kreş ve gündüz bakımevleri, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun 3 üncü maddesinde, 0-6 yaş grubundaki çocukların bakımlarını gerçekleştirmek, bedensel ve ruhsal sağlıklarını korumak ve geliştirmek ve bu çocuklara temel değer ve alışkanlıkları kazandırmak amacıyla kurulan ve yatılı olmayan sosyal hizmet kuruluşları  olarak tanımlanmıştır. Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine ait kreşlerin, sadece kamu görevlilerine hizmet etmek amacıyla kurulması, kârlılık amacı gütmemesi ve üçüncü kişilere kiralanmaması koşuluyla kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanması mümkündür.

Konukevi: Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine ait olup sadece kamu görevlilerine barınma hizmeti verilen ve barınmanın gerektirdiği kahvaltı ve yemek gibi zaruri ihtiyaçların karşılandığı konukevleri kurumlar vergisinden muaftır. Bu nedenle, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine ait konukevlerinin amaçları dışında faaliyet göstermeleri veya kamu görevlileri dışındaki kişi ve kuruluşlara hizmet vermeleri ve bu durumun devamlılık arz etmesi halinde, bu faaliyetlerin kurumlar vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Öte yandan, konukevlerinde berber, kuaför, bar, kafeterya, oyun salonu, çay bahçesi, pastane, düğün salonu, alakart, fastfood, lokanta, dansing, sauna, yüzme havuzu, fitness ve spor merkezi ile plaj v.b. yerlerde bir bedel karşılığı verilen hizmetlerin muafiyet kapsamında değerlendirilebilmesi mümkün değildir.

4.5.2. Askeri kışlalardaki kantinler

211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 51 inci maddesinde kışla, askerin barındırıldığı ve hizmet gördüğü tek bir bina veya toplu halde bulunan muhtelif binalar ile bunların müştemilatından olan diğer bina ve araziler ile karargah ve askeri kurumlar ile Deniz Kuvvetleri Teşkilatında bulunan gemiler gibi askeri tesisler olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanunun 106 ncı maddesinde, her kışlada askerlerin çeşitli ve zaruri ihtiyaçlarının daha ucuz ve kolaylıkla sağlanmasını temin etmek amacıyla bir kantin kurulacağı, kantinlerin işletilmesinden elde edilen kârın kışla kumandanının emriyle, ödeneği olmayan veya ödeneği olup da kafi gelmeyen zaruri ve resmi işlere sarf olunacağı hükme bağlanmıştır.
Askeri kışlalarda açılan ve askerlerin zaruri ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan, kısıtlı türden malların satışının yapıldığı kantinler, kurumlar vergisinden muaf tutulacaktır. Bu kantinler, ev ihtiyaçlarının karşılanmadığı, dışarıya satış yapılmayan ve dolayısıyla iktisadi alanda rekabet eşitsizliği yaratmayacak şekilde faaliyet gösteren yerlerdir. Bu yerlerde giyecek, buzdolabı, çamaşır makinesi gibi dayanıklı tüketim malları v.b. satılması veya dışarıya satış yapılması hallerinde muafiyetten yararlanılamayacaktır. Ayrıca, askerlerin dışında ailelerinin de ihtiyaçlarını karşılayan ve askeri kışlaların dışında başka yerlerde faaliyet gösteren kantinlerin anılan muafiyet hükmünden yararlanması mümkün değildir.

Mülga 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin (13) numaralı bendine göre, genel ve katma bütçeli dairelere ait olup sadece kamu mensuplarına hizmet veren, kâr amacı gütmeyen ve üçüncü kişilere kiralanmayan kreş, konukevleri ve bunların kantinleri kurumlar vergisinden muaf tutulmuştu. Söz konusu muafiyet, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile 1/1/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırıldığından, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine ait olsa dahi askeri kışlalar dışındaki kantinlerin kurumlar vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

4.6. Kanunla kurulan emekli ve yardım sandıkları ile sosyal güvenlik kurumları

Kanunla kurulan emekli ve yardım sandıkları ile sosyal güvenlik kurumları, Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında kurumlar vergisinden muaftır.

Anılan muafiyet, özel bir kanunla kurulmuş olan ve üyelerinden topladığı primleri üyelerine emekli aylığı ve diğer sosyal yardımları sağlamak amacıyla kullanan emekli ve yardım sandıkları ile sosyal güvenlik kurumlarına uygulanacaktır.
Bir emekli ya da yardım sandığı ile sosyal güvenlik kurumunun, kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için, tüzel kişiliğinin yanında ayrıca “kanunla kurulmuş olma” şartı da aranacaktır.

20/5/2006 tarih ve 26173 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun geçici 1 inci maddesine göre, T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu, Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna devredildiğinden, anılan Kanuna göre kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu da kurumlar vergisinden muaf olacaktır.

4.7. Yaptıkları iş veya hizmet karşılığında resim ve harç alan kamu kuruluşları

Yaptıkları iş veya hizmet karşılığında resim ve harç alan kamu kuruluşları Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında kurumlar vergisinden muaf tutulmuşlardır.

(6 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 2.maddesiyle değişen bölüm ) 4.8. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Özelleştirme Fonu, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve 5602 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle tanımlanan ilgili kurum ve kuruluşlar

Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Özelleştirme Fonu, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve şans oyunları lisans veya işletim haklarını hasılattan pay verme karşılığında devralan kurumlar hariç 14/3/2007 tarihli ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunun5 3 üncü maddesinde tanımlanan ilgili kurum ve kuruluşlar kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur. Toplu Konut İdaresi Başkanlığının konut tedariki ile ilgili iktisadi işletmeleri de muafiyet kapsamındadır.(***)

4.9. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü ile askeri fabrika ve atölyeler

Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendiyle kuruluş amacına uygun işleri ile sınırlı olmak üzere Darphane ve Damga Matbaası ile askeri fabrika ve atölyeler kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur.

4.10. İl özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların oluşturdukları birlikler veya bunlara bağlı kuruluşlar tarafından işletilen işletmeler

İl özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların oluşturdukları birlikler veya bunlara bağlı kuruluşlar tarafından işletilen,

  • Kanal, boru ve benzeri yollarla dağıtım yapan su işletmeleri,
  • Belediye sınırları içinde faaliyette bulunan yolcu taşıma işletmeleri,
  • Kesim, taşıma ve muhafaza işleriyle sınırlı olmak üzere mezbahalar

Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamında kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur.

Muafiyet kapsamına giren su işletmelerinden, şebeke suyunun boru hattı ile dağıtımını yapan işletmelerin anlaşılması gerekir. Çeşitli kaplara konularak teslimi yapılan su satışları bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.

Taşıma faaliyetlerinin belediye sınırlarını (büyükşehir belediyesi bulunan yerlerde büyükşehir belediye sınırlarını) aşacak şekilde yapılması halinde muafiyetten yararlanılması mümkün değildir. Taşıma faaliyetinin belediye sınırları içinde olup olmadığı, kalkış ve varış noktalarına bakılarak değerlendirilecek, bu noktalardan birinin belediye sınırları dışında yer alması halinde muafiyet hükmünden yararlanılamayacaktır.

Örneğin, Kırıkkale Belediyesinin belediye sınırları içinde gerçekleştirdiği yolcu taşıma faaliyetleri muafiyet kapsamında iken, anılan belediyenin Kırıkkale-Ankara arasında gerçekleştireceği yolcu taşıma faaliyetleri muafiyet kapsamında değerlendirilemeyecek, bu faaliyet nedeniyle söz konusu yolcu taşıma işletmesi nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.

Taşıma faaliyetinin yük ve eşya taşıması şeklinde gerçekleşmesi halinde, belediye sınırlarının aşılıp aşılmadığına bakılmaksızın söz konusu taşımacılık işletmesi kurumlar vergisi mükellefi olacaktır.

İl özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler veya bunlara bağlı kuruluşlar tarafından işletilen mezbahalar sadece kesim, taşıma ve muhafaza işleri ile sınırlı olmak üzere muafiyet kapsamında olup, bu idareler dışındaki kuruluşlarca işletilen mezbahalar nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.

4.11. Köyler veya köy birlikleri tarafından işletilen işletmeler

Köyler veya köy birlikleri tarafından köylünün genel ve ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla işletilen hamam, çamaşırhane, değirmen, soğuk hava deposu ve bağlı oldukları il sınırı içinde faaliyette bulunmaları şartıyla yolcu taşıma işletmeleri ile köylere veya köy birliklerine ait tarım işletmeleri Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi kapsamında kurumlar vergisinden muaftır.

Yolcu taşıma faaliyetinin il sınırlarını aşması durumunda muafiyet söz konusu değildir. Buna göre, köyler ile bunların birliklerine ait yolcu taşıma işletmelerinin muafiyetten yararlanabilmesi için bağlı oldukları il sınırı içinde faaliyet göstermesi, taşımanın eşya ve yük dışında sadece yolcu taşımasına münhasır olması gerekir.

Mülga 5422 sayılı Kanunda yer alan il özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler veya bunlara bağlı müesseseler tarafından işletilen soğuk hava deposu işletmelerine ilişkin muafiyet, 5520 sayılı Kanunla daraltılarak, sadece köyler ve köy birlikleri tarafından işletilen soğuk hava deposu işletmeleri ile sınırlandırılmıştır.

4.12. Spor kulüplerinin idman ve spor faaliyetlerinde bulunan iktisadi işletmeleri ile sadece idman ve spor faaliyetinde bulunan anonim şirketler

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş spor kulüplerinin idman ve spor faaliyetlerinde bulunan iktisadi işletmeleri ile sadece idman ve spor faaliyetlerinde bulunan anonim şirketler, Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında kurumlar vergisinden muaftırlar.

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş spor kulüplerinin idman ve spor faaliyetlerinde bulunan iktisadi işletmelerinin muafiyet hükmünden yararlanabilmesi için iktisadi işletmenin;

  • Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve/veya özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş olan spor kulüplerine ait olması,
  • Faaliyetlerinin sadece idman ve spor faaliyetlerinden ibaret olması

gerekmektedir.

İdman ve spor faaliyetlerinde bulunan anonim şirketler ise sadece idman ve spor faaliyetinde bulunmaları kaydıyla kurumlar vergisinden muaf olacaktır.

Öte yandan, transfer ve bonservis gelirleri, saha reklam gelirleri, maç bileti satışları, sporcuların formalarına aldıkları reklamlar, maç yayın hakkının satılması faaliyetleri de idman ve spor faaliyeti kapsamında değerlendirilecektir.

Örneğin; Türkiye Futbol Federasyonuna tescil edilmiş bir spor kulübünün, idman ve spor faaliyetlerine bağlı olarak maç bileti satışları, sporcuların formalarına aldıkları reklamlar, maç yayın hakkının satılması gibi faaliyetleri muafiyet kapsamında değerlendirilecektir. Ancak, kulübün söz konusu idman ve spor faaliyetlerinin yanı sıra forma, ayakkabı ve diğer malzeme satışı, otopark, benzin istasyonu, restoran, otel, büfe ve plaj işletmeciliği yapması durumunda, idman ve spor faaliyetleri dışındaki faaliyetler ayrı bir iktisadi işletme olarak kurumlar vergisine tabi tutulacaktır.

4.13. Kooperatifler

Kooperatifler, üyelerin meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının karşılıklı dayanışma ve yardımlaşma ile sağlanması esasıyla kurulmaktadırlar. Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi ile de tüketim ve taşımacılık kooperatifleri dışında kalan kooperatifler belirli şartlarla kurumlar vergisinden muaf tutulmuşlardır.

4.13.1. Muafiyet şartları

Kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmeleri için ana sözleşmelerinde;

  • Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmamasına,
  • Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesine,
  • Yedek akçelerinin ortaklara dağıtılmamasına,
  • Sadece ortaklarla iş görülmesine

dair hükümlerin bulunması ve bu kayıt ve şartlara da fiilen uyulması gerekmektedir.
Bu şartlara ana sözleşmelerinde yer vermeyen ya da yer vermekle beraber bu şartlara fiiliyatta uymayan kooperatifler, muafiyet hükümlerinden yararlanamayacaktır.

4.13.1.1. Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması 

Sermaye üzerinden kazanç dağıtılması sermaye şirketlerine ait bir özelliktir. Kooperatiflerin elde ettikleri kazancı ortaklarına sermaye paylarına göre dağıtması durumunda, kooperatiflerin sermaye şirketlerinden farkı kalmayacaktır. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmamasına ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir.

4.13.1.2. Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmemesi

Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmesi sermaye şirketlerine ait bir özelliktir. Kooperatiflerin, elde ettikleri kazancı yönetim kurulu başkan ve üyelerine dağıtması durumunda, kooperatiflerin sermaye şirketlerinden farkı kalmayacaktır. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmemesine ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir.

4.13.1.3. Yedek akçelerin dağıtılmaması

Kooperatiflerce ayrılan yedek akçelerin ortakların sermayeye iştirak oranlarına veya kooperatif ile yaptıkları muamele miktarlarına ya da başka bir esasa göre dağıtılmasına izin verilmemiştir. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde ayrılan yedek akçelerin ortaklara dağıtılmamasına ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir.

4.13.1.4. Sadece ortaklarla iş görülmesi 

Kooperatifler ortaklarının belirli ekonomik çıkarlarının ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının sağlanıp korunmasını amaçladıkları için faaliyetin normal olarak sadece ortaklarla sınırlı olması gerekmektedir. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir.

Ortak dışı işlemler, sadece ortak olmayanlarla yapılan işlemleri değil, ortaklarla kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda yapılan işlemleri de kapsamaktadır.

4.13.1.4.1. Üretim kooperatiflerinde ortak dışı işlemler

Üretim kooperatiflerinin, ortaklarından aldığı ürünleri, niteliğinde herhangi bir değişiklik yapmadan üçüncü kişilere satmaları ortak dışı işlem sayılmamaktadır. Ortaklardan alınan ürünlerin bir takım işlemlerden geçirildikten sonra niteliği değiştirilmiş olarak üçüncü kişilere satılması ise ortak dışı işlem sayılmaktadır.

Örnek 1: Ortaklardan alınan sütlerin niteliği değiştirilmeksizin üçüncü kişilere satılması ortak dışı işlem sayılmazken, bu sütlerin işlendikten sonra peynir olarak ortaklara veya üçüncü kişilere satılması halinde, bu satış işlemi ortak dışı işlem sayılmaktadır.

Örnek 2: Ortaklardan alınan zeytinlerin ayıklanma ve temizlenme gibi işlemlerle sofralık zeytin haline getirilerek üçüncü kişilere satılması ortak dışı işlem sayılmazken, bu zeytinlerin çeşitli işlemlere tabi tutarak zeytinyağı şeklinde ortaklara veya üçüncü kişilere satılması halinde, bu satış işlemi ortak dışı işlem sayılacaktır.

Örnek 3: Kooperatiflerin üçüncü kişilerden satın aldığı üretimde kullanılan girdileri (ilaç, gübre, tohum gibi) ortaklara vermesi ve bedelin ortakların kooperatife satacakları ürün bedeli ile ilişkilendirilmesi ortak dışı işlem sayılmayacaktır. Buna göre bir pancar üretim kooperatifi tarafından üçüncü kişilerden satın alınan gübrenin, kooperatif ortaklarından satın alınacak pancara ait ürün bedelinden mahsup edilmek üzere ortaklara dağıtılması, ortak dışı işlem olarak kabul edilmeyecektir.

4.13.1.4.2. Kredi kooperatiflerinde ortak dışı işlemler

Kredi kooperatiflerinin kendi kaynaklarından veya banka, kredi kuruluşu benzeri üçüncü kişilerden sağladığı fonları, sadece ortaklarına kredi olarak vermesi halinde, bu faaliyetler ortak dışı işlem sayılmayacaktır. Kredinin, kooperatif ortağı olmayanlara verilmesi ise ortak dışı işlem olarak kabul edilecektir.

4.13.1.4.3. Yapı kooperatiflerinde ortak dışı işlemler

Yapı kooperatiflerinin, arsalarını kat karşılığı vererek işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılacaktır. Ancak, bu kooperatiflerin, her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmesi halinde, bu işlem ortak dışı işlem olarak kabul edilmeyecektir.

Yapı kooperatifi tarafından inşa edilen işyeri ve konutlarda yaşayan insanların sosyal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sosyal tesislerin kat karşılığı inşa ettirilmesi de ortak dışı işlem sayılmayacaktır. Bu tesislerin yapımını müteakip, kooperatif tarafından işletilmesi halinde, işletilmeye başlandığı tarihte muafiyet şartı ihlal edilmiş sayılacaktır.

Kooperatiflerin konut inşa etmek üzere kum, çimento, demir v.b. malzeme satın alması, söz konusu inşaata finansman sağlamak üzere üçüncü kişilerden kredi temin etmesi de ortak dışı işlem olarak değerlendirilmeyecektir.

İşyeri veya konut inşa etmek üzere kurulan bir yapı kooperatifinin ortaklarından topladığı paraları değerlendirerek nemalandırması halinde, söz konusu nemaların Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesine göre vergilendirilmiş olması ve ortaklara dağıtılmayarak kooperatif amaçları doğrultusunda harcanması şartıyla, muafiyet şartları ihlal edilmiş olmayacaktır.

Kooperatife ait taşınmazların, ortaklara veya ortak olmayanlara kiraya verilmesi veya kooperatifin inşa ettiği konut veya işyerlerinin ortaklara dağıtımından sonra elinde kalan işyeri, konut veya arsaların satılması ortak dışı işlem sayılacaktır.
Kooperatifin amacını gerçekleştirmesinden sonra elinde kalan malzeme, alet ve edevatın satılması ortak dışı işlem olarak değerlendirilmeyecektir.

Öte yandan, bazı kooperatiflerin ana sözleşmelerinde, “ortakların sosyal, kültürel ekonomik ihtiyaçlarını karşılamak üzere gerekli tesisleri kurmak, işletmek veya kiraya vermek ….” hükmü yer alabilmektedir. Ana sözleşmelerinde söz konusu hüküm olsa dahi fiilen söz konusu tesislerin kurulup bizzat işletilmesi veya kiraya verilmesi ortak dışı işlem olarak değerlendirilecektir. Bu hükmün, ana sözleşmede yer alması tek başına mükellefiyet için yeterli olmayacaktır.

4.13.2. Yapı kooperatiflerinin muafiyetinde özel şartlar 

Yapı kooperatiflerinde muafiyetten yararlanabilmek için yukarıda belirtilen şartlara ilaveten;

  • Kuruluşlarından, yapı inşaatlarının sona erdiği tarihe kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine ve Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili kişilere veya işçi işveren ilişkisi bulunan kişilere yer verilmemesi,
  • Yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına olması

gerekmektedir.

Buna göre, yapı kooperatiflerinin muafiyetten yararlanabilmeleri için, kuruluşlarından inşaatın sona erdiği tarihe kadar yönetim ve denetim kurullarında, inşaat işini üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya bunlarla ilişkili kişi kabul edilen kişi ve kurumlara veya bunlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermemeleri gerekir.

Burada sözü geçen ilişkili kişi, inşaat işini üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişilerin,

  • Ortaklarını,
  • Ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek ve tüzel kişileri,
  • Ortaklarının idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu  gerçek ve tüzel kişileri,
  • Ortaklarının eşlerini,
  • Ortaklarının veya eşlerinin üst soyları (usul) ve alt soyları (füruu) ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ile kayın hısımlarını

kapsamaktadır.

Yapı kooperatiflerinin yapı ruhsatı veya arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına bulunmadığı durumlarda da muafiyetten yararlanılması mümkün değildir. Örneğin, inşaatı üstlenen müteahhit adına düzenlenecek bir yapı ruhsatı, yapı kooperatifinin muafiyetten yararlanmasını engelleyecektir. (2 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin 1. maddesiyle değiştirilen cümle) Henüz arsa temini veya inşaat aşamasına gelmemiş bulunan dolayısıyla, işyeri veya konut teminine yönelik faaliyeti bulunmayan kooperatifler için bu şartlar aranmayacaktır. Örneğin, arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliğine ait olmakla birlikte, henüz inşaat aşamasına gelmemiş bulunan konut yapı kooperatifinden inşaat ruhsatına ilişkin şart aranmayacaktır.(*)

T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, konut ihtiyacının karşılanması amacıyla konut ve arsa üretimi yapmakta olup yapı kooperatifleri, T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından tahsis edilen arsa ve araziler üzerine konut veya işyeri yapabilmekte, ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan kooperatif birlikleri veya kooperatifler merkez birlikleri de kooperatiflere arsa temini veya tahsisinde görevli ve/veya yetkili olabilmektedirler.

1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan kooperatif birlikleri veya kooperatifler merkez birlikleri de anılan Kanun uyarınca kooperatif olarak değerlendirildiğinden söz konusu arsa ve arazilerin tapusunun veya yapı ruhsatlarının Toplu Konut İdaresi Başkanlığı veya kooperatif birlikleri ya da kooperatifler merkez birlikleri adına olması halinde de bahse konu yapı kooperatifleri, kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilecektir.

2006 yılının sonuna kadar Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yazılı şartları sağlayamayan yapı kooperatiflerinin muafiyeti, 1/1/2006 tarihi itibarıyla sona ermiş sayılacaktır. Dolayısıyla, bu tarihten önce kurulan yapı kooperatifleri, 31/12/2006 tarihine kadar yukarıda belirtilen muafiyet şartlarını yerine getirmiş olmaları şartıyla kurumlar vergisinden muaf olacaklardır.

Örneğin; (A) Yapı Kooperatifinin inşaat işini üstlenen müteahhidin oğlunun kooperatif yönetim kurulunda bulunması durumunda, yönetim kurulu üyeliğinden 2006 yılı sonuna kadar ayrılmış olması gerekmektedir. Aksi halde, kooperatifin 1/1/2006 tarihinden geçerli olmak üzere kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.

4.14. Kredi teminatı sağlamak üzere kurulmuş olan kurumlar

(6 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 3.maddesiyle değişen bölüm )Yabancı ülkeler veya uluslararası finans kuruluşları ile yapılan malî ve teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde yalnızca kredi teminatı sağlamak üzere kurulmuş olup bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları teminat sorumluluk fonlarına ekleyen ve sahip oldukları fonları ortaklarına dağıtmaksızın kredi sağlayan banka ve kuruluşlara yatıran kurumlar, Kurumlar Vergisi Kanununun 6009 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi ile değiştirilen 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi kapsamında kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur.

Söz konusu kurumun statüsü, muafiyetten yararlanma açısından önem arz etmemektedir. Bu kurumun, Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde yazılı kurumlar arasında yer alması yeterlidir. Ancak, sözü edilen kurumların, kuruluş sözleşmelerinde yalnızca kredi teminatı sağlamak üzere kuruldukları ve faaliyetlerini bu çerçevede sürdürecekleri, ortaklara kâr payı dağıtmayacakları açıkça yazılı olacaktır.

Yukarıda açıklanan şekilde kurulan bu kurumların anılan muafiyetten yararlanabilmeleri için;

  • Kurumun, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile yabancı ülkeler veya uluslararası finans kuruluşları arasında imzalanan mali ve teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere kurulmuş olması,
  • Kurumun elde ettiği kazançların kanuni yükümlülüklerin yerine getirilmesinden sonra kalan tutarının tamamının teminat sorumluluk fonuna eklenmesi,
  • Teminat sorumluluk fonunun ortaklara dağıtılmaması, sadece kredi temininde teminat sağlamak için kullanılması,
  • Teminat sorumluluk fonunun kredi sağlayan banka ve kuruluşlarda değerlendirilmesi

şarttır.

Diğer yandan, KOSGEB vb. kuruluşlar tarafından verilen mali yardımların temini maksadıyla teminat sağlanması da muafiyeti etkilemeyecektir.

4.15. Bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar  

Sadece bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar, Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (m) bendi kapsamında kurumlar vergisinden muaf tutulmaktadır.

Bunların, muafiyetten yararlanmasına ve muafiyetlerinin kaybedilmesine ilişkin şartlar Maliye Bakanlığınca belirlenir.

4.16. Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerine ait iktisadi işletmeler

Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin alt yapılarını hazırlamak ve buralarda faaliyette bulunanların; arsa, elektrik, gaz, buhar ve su gibi ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kamu kurumları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce birlikte oluşturulan ve kazancının tamamını bu yerlerin ortak ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanan iktisadi işletmeler Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (n) bendi kapsamında kurumlar vergisinden muaftır.

Öte yandan, organize sanayi bölgeleri, tüzel kişilikleri itibarıyla kurumlar vergisinin konusuna girmemektedirler. Ancak, organize sanayi bölgelerinin, muafiyet kapsamı dışındaki iktisadi işletmelerinin bulunması halinde, bu iktisadi işletmelerin kurumlar vergisi mükellefi olup olmayacakları hususu Tebliğin (2.4) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirilecektir.

4.17. Şarta bağlı muafiyetlerin kaybedilmesi veya kazanılması

Şarta bağlı muafiyet tanınan kurum ve kuruluşların yıl içinde muafiyet şartlarını kazanmaları veya kaybetmeleri halinde kurumlar vergisinden muaf olacakları veya kurumlar vergisine tabi olacakları tarih önem arzetmektedir.

Kurumlar vergisinden belirli şartlara bağlı olarak muaf tutulan bir kurum veya kuruluşun muafiyet şartlarını ihlal etmesi halinde, bu şartların ihlal edildiği tarihten itibaren kurumlar vergisine tabi tutulması, muafiyet şartlarının tekrar kazanılması halinde ise izleyen hesap dönemi başından itibaren muafiyetten yararlandırılması gerekmektedir.

Örneğin; muafiyet şartlarını haiz genel yönetim kapsamındaki kamu idaresine ait (Y) Konukevinin, 17/8/2006 tarihinde kamu görevlileri dışındaki üçüncü kişilere de hizmet vermesi halinde, anılan Kurumun bu tarihten itibaren geçerli olmak üzere kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir.

(B) Belediyesine ait olan ve belediye sınırları dışında da yolcu taşıma faaliyeti bulunan yolcu taşıma işletmesinin, Belediye Meclisinin 10/10/2006 tarihinde aldığı kararla yalnızca belediye sınırları dahilinde faaliyet göstermeye başlaması halinde, söz konusu yolcu işletmesi 1/1/2007 tarihinden itibaren kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilecektir.

Muafiyet şartlarını haiz (Y) Konut Yapı Kooperatifinin, 17/8/2006 tarihinde muafiyet şartlarını kaybetmesi durumunda, anılan kooperatifin 17/8/2006 tarihinden geçerli olmak üzere kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir. Öteden beri kurumlar vergisi mükellefi olan (Z) İşyeri Yapı Kooperatifinin, 21/9/2006 tarihinde muafiyet şartlarını kazanması durumunda ise bu kooperatif, 1/1/2007 tarihinden itibaren kurumlar vergisinden muaf tutulacaktır.
Muafiyet şartlarını kaybedip mükellef olan bir kooperatifin, ileriki dönemlerde ana sözleşmesinde gerekli düzenlemeleri yapıp fiilen şartlara uyması halinde tekrar muafiyetten yararlanabileceği tabiidir.

Şekilsel bir şartın gerçekleşmesi suretiyle ilk defa muafiyete hak kazanılması halinde ise şekilsel şartın sağlandığı tarihten itibaren kurumlar vergisinden muaf olunacaktır.

(*) (2 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin 1. maddesiyle değiştirilmeden önceki şekli)Yeni kurulan kooperatiflerde ise arsa temin edilmemesi veya henüz inşaat aşamasına gelinmemesi durumunda bu şart aranmayacaktır.

(**) (Danıştay 4.Dairesinin 08/04/2007 tarihli ve Esas No:2007/1589, karar No:2008/1275 sayılı Kararıyla iptal edilmeden önceki şekli.)4301 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumunun Kuruluş ve İdaresine İlişkin Kanunun 6 ncı maddesinde iş yurtları; hükümlü ve tutukluların meslek ve sanatlarını koruyup geliştirmek veya bunlara bir meslek ve sanat öğretmek, bu suretle öğretilen ekonomik değerleri pazarlamak için ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri üniteler olarak tarif edilmiştir.

Bu çerçevede, hükümlü ve tutukluların meslek ve sanatlarını koruyup geliştirmek veya bunlara bir meslek ve sanat öğretmek, bu suretle üretilen ekonomik değerleri pazarlamak için ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan işyurtları kurumlar vergisinden muaftır. Belirtilen amaçlar dışında faaliyet gösteren iş yurtları ise kurumlar vergisinden muaf değildir.

Örneğin; cezaevi işyurdu bünyesinde bulunan kantin veya otopark  işletmeciliği, hükümlü ve tutukluların meslek ve sanatlarını koruyup geliştirmek veya bunlara bir meslek ve sanat öğretmek amacı dışında yer alan faaliyetler olduğundan, söz konusu kantin veya otopark işletmesinin, işyurduna bağlı bir iktisadi işletme olarak kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekir.

(***)(6 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 2.maddesiyle değişmeden önceki şekli ) 4.8. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Özelleştirme Fonu, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü

Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Özelleştirme Fonu, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü kurumlar vergisinden muaf kuruluşlar arasında sayılmıştır. Toplu Konut İdaresi Başkanlığının konut tedariki ile ilgili iktisadi işletmeleri de muafiyet kapsamındadır.

(****)(6 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 3.maddesiyle değişmeden önceki bölüm)Yabancı ülkeler veya uluslararası finans kuruluşları ile yapılan mali ve teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde yalnızca küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi teminatı sağlamak üzere kurulmuş olup bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları teminat sorumluluk fonlarına ekleyen ve sahip oldukları fonları ortaklarına dağıtmaksızın küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi sağlayan banka ve kuruluşlara yatıran kurumlar, Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi kapsamında kurumlar vergisinden muaf tutulmuşlardır.

Buna göre muafiyetten yararlanacak kurumun, 18/11/2005 tarih ve 25997 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik’te tanımlanan küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi teminatı sağlama alanında karşılaşılan güçlüklerin giderilmesi amacıyla kurulmuş olması gerekmektedir.

Ayrıca muafiyetten yararlanacak kurumun, kuruluş sözleşmelerinde sadece küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi teminatı sağlamak üzere kurulduğu ve faaliyetlerini bu çerçevede sürdürecekleri, ortaklara kâr payı dağıtmayacakları açıkça yazılı olacaktır.

Söz konusu kurumun statüsü, muafiyetten yararlanma açısından önem arz etmemektedir. Bu kurumun, Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde yazılı kurumlar arasında yer alması yeterlidir. Ancak, sözü edilen kurumların kuruluş sözleşmelerinde münhasıran küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi teminatı sağlamak üzere kuruldukları ve faaliyetlerini bu çerçevede sürdürecekleri, ortaklara kâr payı dağıtmayacakları açıkça yazılı olacaktır.

Yukarıda açıklanan şekilde kurulan bu kurumların, anılan muafiyetten yararlanabilmeleri için;

  • Kurumun, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile yabancı devletler veya uluslararası finans kuruluşları arasında imzalanan mali ve teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere kurulmuş olması,
  • Kurumun elde ettiği kazançların kanuni yükümlülüklerin yerine getirilmesinden sonra kalan tutarının tamamının teminat sorumluluk fonuna eklenmesi,
  • Teminat sorumluluk fonunun ortaklara dağıtılmaması, sadece küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi temininde teminat sağlamak için kullanılması,
  • Teminat sorumluluk fonunun küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi sağlayan banka ve kuruluşlarda değerlendirilmesi,

şarttır.

Kooperatif ürün alımı stopaj-Evren Özmen

Bu açıklamalara göre, Birliğiniz zirai ürün alımı yapan kamu kurum kuruluşları gibi kabul edileceğinden, gerek çiftçiden, gerekse çiftçi dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlarından (destekleme alımı yapan kamu kurum ve kuruluşları ile zirai ürün alımında bulunan kamu kuruluşlarından ve borsada tescil ettirilerek satın alınanlar hariç) satın aldığı tüm zirai ürünler için (borsada tescil edilmiş olsa bile çiftçilerden satın alınanlar dahil) gelir vergisi tevkifatı yapmak ve söz konusu tevkifatları Birlik adına ödeme veya tahakkukun yapıldığı yer vergi dairesine muhtasar beyanname ile beyan etmek zorundadır.

Kooperatiflerde Risturn istisnası

kooperatife sattıkları veya kooperatiften üretim faaliyetlerinde kullanmak üzere satın aldıkları malların değerine göre hesapladıkları risturnların kurumlar vergisinden istisna olduğu; bu risturnların ortaklara dağıtımının kâr dağıtımı sayılmayacağı, risturnun nakden veya aynı değerde mal ile ödenmesinin istisnanın uygulanmasına engel olmayacağı; ortaklardan başka kimselerle yapılan işlemlerden doğan kazançlar ile ortaklarla ortaklık statüsü dışında yapılan işlemlerden doğan kazançlar hakkında risturnlara ilişkin istisna hükmünün uygulanmayacağı, bunların genel kazançtan ayrılmasında, ortaklarla yapılan iş hacminin genel iş hacmine olan oranının esas alınacağı hükme bağlanmıştır.

Kadın Kooperatifleri kurumlar vergisi

Üretim kooperatiflerinde ortak dışı işlemler 

5.1. Üretim kooperatiflerinin, ortaklarından aldığı ürünleri, niteliğinde herhangi bir değişiklik yapmadan üçüncü kişilere satmaları ortak dışı işlem olarak değerlendirilmemektedir. Kooperatifin üçüncü şahıslara sattığı ürünlere ilişkin olarak tahsil edemediği alacaklarına karşılık gayrimenkul iktisap etmesi ortak dışı işlem sayılmayacaktır. Ancak, kooperatifin söz konusu gayrimenkulü gerek ortaklarına gerekse üçüncü kişilere satması halinde, bahse konu satış işlemi ortak dışı işlem olarak değerlendirilecektir.

5.2. Orman İşletme Müdürlüklerince ormancılık ve tarımsal kalkınma kooperatiflerine tahsisli olarak verilen dikili ağaçların kooperatif ortaklarınca orman emvali üretimi neticesinde tomruk ve odun haline getirilerek satılması ortak dışı işlem olarak değerlendirilmeyecektir.

Öte yandan, kooperatife ait sınai bir işletmede veya sınai bir işletme oluşturacak şekilde orman emvalinin işlenerek satılması halinde muafiyet şartları ihlal edilmiş olacaktır.

Duyurulur.

Üretim kooperatiflerinde ortak dışı işlemler

Üretim kooperatiflerinde ortak dışı işlemler” başlıklı alt bölümünde de, üretim kooperatiflerinin, ortaklarından aldığı ürünleri, niteliğinde herhangi bir değişiklik yapmadan üçüncü kişilere satmalarının ortak dışı işlem sayılmadığı, ortaklardan alınan ürünlerin bir takım işlemlerden geçirildikten sonra niteliği değiştirilmiş olarak üçüncü kişilere satılmasının ise ortak dışı işlem sayılacağı açıklamalarına yer verilmiştir.

Kooperatiflerde Dağılma ve tasfiye-EVREN ÖZMEN

  • Kooperatiflerin Dağılması, Kooperatiflerin dağılma sebepleri, Anasözleşme gereği dağılma, ortak sayısının yediden aşağı düşmesi, Genel Kurul kararı ile dağılma, İflas nedeni ile dağılma, Birleşme ve devralınma sureti ile dağılma, Kooperatifin iflası, iflasın esasları ve hukuki sonuçları, İflas davası, İflas kararının tebliğ ve ilanı,

Yukarıdaki işlemler için [email protected]

Ekran Resmi 2015-11-28 15.13.03
Evren ÖZMEN-Mesleki yayınlar

Kooperatif yönetim kurulu karar defterine muhalefet şerhi nasıl koyulur ?-EVREN ÖZMEN MALİ MÜŞAVİR

Ekran Resmi 2016-04-10 22.57.13

  1. Yönetim kurulu karar defteri

Yönetim kurulu karar defteri yönetim kurulu tarafından alınan kararların kaydına mahsustur.

Ciltli ve müteselsil sıra numaralıdır.

Yönetim kurulu tarafından alınan kararların, deftere yazılması ve altının toplantıda hazır bulunan üyler tarafından toplantı sırasında imzalanması mecburidir.

Verilen karara aykırı oy kullanan veya çekimser kalan üyeler sorumluluktan kurtulabilmek için karar altına aykırı oy kullanma ve çekimserlik sebeplerini belirterek kararı imzalarlar ve bu durumu denetçilere bildirirler.

Karar metninde; toplantı günü, karar numarası, toplantıda hazır bulunan üyelerin ad ve soyadları, beyan edilen oy ve müzakerelerin tam bir surette bilinmesi için gerekli diğer hususlar bulunur.

Her karar için, ait olduğu iş yılında birden başlamak ve iş yılı sonunda hitam bulmak üzere numara verilir.