KİMLER SİTE YÖNETİM PLANINI TAPUDAN ALABİLİR ?

YÖNETİM PLANINDAN ÖRNEK EDİNEBİLME HAKKI
 
Medeni Kanun (MK) m. 1020‟ye göre; tapu sicili herkese açıktır. İlgili olan herkes, faydasının da varlığı halinde tapu sicilini inceleme ve bunlar hakkında bilgi edinme hakkına sahiptir. Söz konusu faydanın muhtemel oluşu veya bunun ileride meydana gelmesi ihtimalinin bulunması da yeterlidir.
İlgililer, tapu sicilinin aleniyet prensibinden dolayı, tapu sicil müdürlüğünde yönetim planını inceleyebilecekleri gibi, örnek de alabilirler.
Yönetim planının ilgilileri kimlerdir? Öncelikle kat malikleridir. Kat malikleri bizzat kendilerinin müracaat etmeleri halinde veya herhangi bir kimseyi bu hususta verecekleri vekaletname ile yetkili kılma durumunda yönetim planını inceleyebilirler ve örnek alabilirler.
Bağımsız bölümü satın almak isteyen kimseler ise ancak kat maliki ile birlikte tapu sicil müdürlüğüne müracaat etmeleri halinde yönetim planını inceleyebileceklerdir.
Ana taşınmazın yönetici ve denetçisi olan kimseler de yönetim planını inceleyebilir ve örnek alabilirler.
Avukatlar ise, vekaletname ibraz etmeden yönetim planını inceleyebilirler ancak, örnek almak istemeleri durumunda vekaletname ibraz etmek zorundadırlar.

“Yönetim planında mülkiyet hakkı doğurucu nitelikte maddeler konulamaz. (Yargıtay 5. H.D. 01.11.1986 E.1986/15352 K.1986/15314)

“Yönetim planında mülkiyet hakkı doğurucu nitelikte maddeler konulamaz. (Yargıtay 5. H.D. 01.11.1986 E.1986/15352 K.1986/15314) Yönetim planına mülkiyet haklarında değişmeyi öngören üst hakkı veya irtifak hakkı sözleşmesi vaadi benzer hükümlerin konulması yasaya aykırıdır. (Yargıtay 5. H.D. 11.11.1985 E. 1985/11961 K.1985/12254)

SİTE YÖNETİM PLANINA AYKIRI İŞLETME PROJESİ

SİTE YÖNETİM PLANINA AYKIRI İŞLETME PROJESİ

 

Kat Mülkiyeti Yasası’nın özel ve mutlak nisap öngördüğü hususlara ilişkin kararlar dışındaki, aidatların belirlenmesi gibi mutad yönetim işlerine ilişkin kat malikleri kurulu kararlarının iptal edilmedikçe Yasa’nın 32. maddesinin ikinci fıkrasının buyurucu hükmü gereği olarak bütün kat maliklerini bağlayacağı kabul edilmektedir. Adi çoğunlukla alınabilen kararların, yönetim planı hükümleriyle çelişkili olması durumunda bunun iptalini, karara olumlu oylarıyla katılmayan maliklerden her birisinin mahkemeden istemesi mümkündür. Nitekim somut olayda davaya dayanak yapılan kat malikleri kurulu kararlarının iptali istemiyle bir dava da açılmış olup, kararın yasaya ve yönetim planına uygunluğu o davada değerlendirilip tespit edilecektir. Müstakil bir davaya konu edilmiş hususun eldeki davada ayrıca irdelenmesi olası değildir. İptal istemiyle açılan davanın sonucuna göre bir hak doğarsa bunun geri istenebileceği de kuşkusuzdur.

Kaynak Linki : http://sulhhukukmahkemesi.com/2015/11/27/isletme-projesinin-iptali-davasi-ile-ilgili-yargitay-kararlari/

Yargıtay´ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre ortak gider avans borcunun ödenmemesi nedeniyle gecikme tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun bu alacakla ilgili kat malikleri kurulu kararının alındığı toplantıya katılması işletme projesi ya da kat malikleri kurulu kararının kendisine tebliğ edilmiş olması veya ilgilinin bu borcu herhangi bir suretle öğrenmiş olması gerekir.

Yargıtay´ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre ortak gider avans borcunun ödenmemesi nedeniyle gecikme tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun bu alacakla ilgili kat malikleri kurulu kararının alındığı toplantıya katılması işletme projesi ya da kat malikleri kurulu kararının kendisine tebliğ edilmiş olması veya ilgilinin bu borcu herhangi bir suretle öğrenmiş olması gerekir.

işletme projenin yapılmamış olması, projenin kat maliklerine usulüne göre tebliğ edilmemiş olması, bu konuda kat malikleri kurulu kararının bulunmaması veya onun dahi tebliğ edilmemiş olması, bağımsız bölüm malikini ya da bağımsız bölümde devamlı oturan kişinin ortak giderler ile ilgili sorumluluğunu bertaraf etmez.- MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

KAT MÜLKİYETİ :USULSÜZ İŞLETME PROJESİ OLSA DAHİ-ORTAK GİDER SORUMLU

 T.C.  Y A R G I T A Y 18.HUKUK DAİRESİ ESAS KARAR   1998/12211 1998/13520

ÖZET

Kat Mülkiyeti Kanununun 37.maddesinde her ne kadar anagayrimenkulün bir işletme projesinin yapılması ve bu projenin bütan kat maliklerine tebliği öngörülmüş ise de böyle bir projenin yapılmamış olması, projenin kat maliklerine usulüne göre tebliğ edilmemiş olması, bu konuda kat malikleri kurulu kararının bulunmaması veya onun dahi tebliğ edilmemiş olması, bağımsız bölüm malikini ya da bağımsız bölümde devamlı oturan kişinin ortak giderler ile ilgili sorumluluğunu bertaraf etmez.

Y A R G I T A Y İ L A M I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Kat Mülkiyeti Kanununun 20.maddesi hükmüne göre, tüm kat malikleri anagayrimenkulün ortak giderlerine ve bu giderler için toplanacak avansa katılmak zorundadırlar. Aynı Kanunun 22.maddesine göre ise, kat maliki olmasa bile bağımsız bölümden devamlı bir şekilde oturup yararlanan kimseler de katmaliki gibi ve tevessül esasına göre bu giderlerden sorumludurlar.

Kat Mülkiyeti Kanununun 37.maddesinde her ne kadar anagayrimenkulün bir işletme projesinin yapılması ve bu projenin bütün kat maliklerine tebliği öngörülmüş ise de böyle bir projenin yapılmamış olması, projenin kat maliklerine usulüne göre tebliğ edilmemiş olması, bu konuda kat malikleri kurulu kararının bulunmaması veya onun dahi tebliğ edilmemiş olması, bağımsız

bölüm malikini ya da bağımsız bölümde devamlı oturan kişinin ortak giderler ile ilgili sorumluluğunu bertaraf etmez.

Mahkemece giderler konusunda bir proje yapılmadığı ya da kat malikler kurulu kararının bulunmadığı davacıya verilecek mehil sonunda saptandığı takdirde anagayrimenkulün sarf evrakı ile diğer belgeler bilirkişi marifetiyle incelenerek davalının belirtilen tarihler arasında sorumlu olduğu ortak gider tesbit edilmeli davalının yaptığı ve belgelendirdiği ödemeler varsa bu miktarlar düşülmeli ve daha önce davalının yapılan giderler konusunda kendisine herhangi bir ihbar yapılmamış ve bilgilendirmede bulunulmamış olduğu tesbit edildiği takdirde davalının bu borca engeç ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte muttali olduğu kabul edilerek talep gözetilmek suretiyle bu tarihten geçerli olmak üzere aylık %10 gecikme tazminatı ile asıl alacak üzerinden icra tazminatına hükmedilmelidir.

Yukarıdaki hususlar dikkate alınmadan eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1.12.1998 gününde oybirliğiyle karar verildi.

osb lerde denetim Konuları nelerdir? Evren özmen

OSB’lerin parsel tahsis, satış ve devir işlemleri ile ruhsat ve izinlerin izlenmesi ile Bakanlık’a raporlanmasını sağlıyor. Yapılan denetimlerde OSB bünyesinde yer alan firmaların yapı ruhsat, yapı kullanma, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı tarihleri, metrekare birim fiyatları, istihdam sayıları, elektrik, doğalgaz ve su tüketim miktarları tespit ediliyor. OSB’ler bünyesinde güncel envantere ulaşmayı sağlayan denetimler ile OSB’de yer alan firmaların üretimde olup olmadığı veya üretime ara verip vermediği gibi bilgilere ulaşılabiliyor. Öte yandan sistem ile boş parsel durumunda veya inşaat halinde olan OSB’deki arsalar da görüntülenebiliyor.

Özel yetkili işletme nedir ?-EVREN ÖZMEN

Özel yetkili işletme: Sözleşmeye dayalı olarak bir işletmenin, yönetim ve organizasyon ile  dağıtım  veya  pazarlama  teknolojileri gibi konularda bilgi ve desteğini almak suretiyle bu işletmenin mal veya hizmetinin satışı üzerindeki imtiyaz hakkını bedel, bölge ve süre gibi belirli şartlar ve sınırlamalar dâhilinde kullanan bağımsız ticari işletmeyi,

PERAKENDE TİCARETTE UYGULANACAK İLKE VE KURALLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

6 Ağustos 2016 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29793
YÖNETMELİK
Gümrük ve Ticaret Bakanlığından:

PERAKENDE TİCARETTE UYGULANACAK İLKE VE

KURALLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç ve Kapsam, Dayanak, Tanımlar

Amaç ve kapsam 

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, perakende ticarette uyulacak ilke ve kurallar ile perakende işletmelerin denetimine ve denetim sonucunda uygulanacak yaptırımlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

(2) Bu Yönetmelik, perakende işletmelerin uymaları gereken ilke ve kurallar ile Bakanlık, yetkili idare, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve meslek kuruluşlarının bu Yönetmeliğin uygulanmasındaki görev, yetki ve sorumluluklarını kapsar.

(3) Hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmelerden açılış ve/veya faaliyete geçiş süreci ile faaliyetleri özel kanunlarla düzenlenenler bu Yönetmelik kapsamı dışındadır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 14/1/2015 tarihli ve 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 8 inci, 9 uncu, 10 uncu, 12 nci, 16 ncı ve 17 nci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;

a) Alışveriş merkezi: 26/2/2016 tarihli ve 29636 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Alışveriş Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen perakende işletmeyi,

b) Bakanlık: Gümrük ve Ticaret Bakanlığını,

c)  Bayi işletme: Sözleşmeye dayalı olarak bir işletmenin mal ve hizmetlerinin satışına aracılık eden ve kendi adına bağımsız çalışan işletmeyi,

ç) Büyük mağaza: Hangi ad altında olursa olsun, tüketim mallarının kısmen veya tamamen perakende satışının yapıldığı, en az dört yüz metrekare satış alanına sahip işletmeyi,

d) Büyük ölçekli işletme: 18/11/2005 tarihli ve 25997 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen orta ölçekli işletme sınırını aşan perakende işletmeyi,

e) Coğrafi işaret: 24/6/1995 tarihli ve 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinde tanımlanan işareti,

f) Esnaf ve sanatkâr işletmesi: 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde tanımlanan esnaf ve sanatkârlarca işletilen işletmeyi,

g) Faaliyet kolu: NACE Rev.2 Altılı Ekonomik Faaliyet Sınıflamasında belirtilen perakende ticaret faaliyet sınıfını ve/veya alt sınıfını,

ğ) Genel müdürlük: İç Ticaret Genel Müdürlüğünü,

h) Hızlı tüketim malı: Gıda, içecek, temizlik ve kişisel bakım ürünlerini,

ı) İl müdürlüğü: Ticaret il müdürlüğünü,

i) Kanun: Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunu,

j) Küçük işletme: Bu fıkranın (d) bendinde belirtilen Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sınırların altında kalan perakende işletmeyi,

k) Mal grubu: Renk, biçim, büyüklük, içerik, kullanım amacı, fiyat ve benzeri özellikler bakımından birbiriyle yakın ilişki içinde olan malları,

l) Meslek kuruluşu: Esnaf ve sanatkârlar odaları birliği ile ticaret ve sanayi odasını, ticaret ve sanayi odalarının ayrı kurulduğu yerlerde ticaret odasını,

m) Özel yetkili işletme: Sözleşmeye dayalı olarak bir işletmenin, yönetim ve organizasyon ile  dağıtım  veya  pazarlama  teknolojileri gibi konularda bilgi ve desteğini almak suretiyle bu işletmenin mal veya hizmetinin satışı üzerindeki imtiyaz hakkını bedel, bölge ve süre gibi belirli şartlar ve sınırlamalar dâhilinde kullanan bağımsız ticari işletmeyi,

n) Perakende işletme: Alışveriş merkezi, büyük mağaza, zincir mağaza, bayi işletme, özel yetkili işletme, perakende ticaretle uğraşan diğer ticari işletmeler ile esnaf ve sanatkâr işletmelerini,

o) Perakende ticaret: Mal ve hizmetlerin perakende işletmelerce satışı ve pazarlanmasıyla ilgili faaliyetler bütününü,

ö) Satış alanı: Münhasıran büro amaçlı kullanılan işyerleri ile konaklama, depolama, üretim tesis ve alanları ile ortak kullanım alanları hariç olmak üzere; alışveriş merkezlerinde işyerlerinin toplam alanlarını, büyük mağaza ve zincir mağazalarda ise doğrudan satış yapılan ve aracı satıcılara kiralanan alanları,

p) Tedarikçi: Satışa sunulması amacıyla perakende işletmelere mal ve hizmet sağlayan üretici dışındaki gerçek veya tüzel kişiyi,

r) Tüketici örgütü: Tüketicinin korunması amacıyla kurulan dernek ve vakıfları,

s) Üretici: Perakende işletmelerde satışa sunulan malları üreten gerçek veya tüzel kişiyi,

ş) Üst meslek kuruluşu: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonunu,

t) Yetkili idare: İşyeri açma ve çalışma ruhsatını vermeye yetkili belediye veya il özel idareleri ile diğer idareleri,

u) Zincir mağaza: Benzer çeşitlilikteki tüketim mallarının hangi ad altında olursa olsun kısmen veya tamamen perakende satışının yapıldığı, aynı gerçek veya tüzel kişi sahipliğinde bir merkeze bağlı olarak faaliyet gösteren; içlerinden en az biri büyük mağaza niteliğini taşıyan en az beş şubeye sahip işletmeyi veya her biri dört yüz metrekarenin altında satış alanına sahip en az on şubesi bulunan işletmeyi,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

İlke ve Kurallar

Prim ve bedel talebi

MADDE 4 – (1) Büyük mağaza ve zincir mağazalar ile bayi işletme ve özel yetkili işletmeler, üretici veya tedarikçiyle yaptıkları sözleşmede prim ve bedelin türü ve oranı ile verecekleri hizmetin süre ve/veya sayısını belirtmek ve bu süre ve/veya sayıda hizmet vermek koşuluyla, ürün talebini doğrudan etkileyen tanıtım ve konumlandırma gibi hizmetleri nedeniyle üretici veya tedarikçiden aktivite primi ile reklam, dergi, anons, raf tahsisi, gondol ve kasa önü bedeli gibi prim ve bedel talep edebilir.

(2) Birinci fıkrada sayılan perakende işletmeler üretici veya tedarikçiden, mağaza veya şube açılışı ve tadilatı, ciro açığı, banka ve kredi kartı katılım bedeli gibi adlar altında, ürün talebini doğrudan etkilemeyen herhangi bir prim ya da bedel talep edemez.

(3) Prim ya da bedel talebine konu ürünün perakende işletmenin palet, sepet, stant ve diğer teşhir ünitelerinde satışa sunulması halinde, raf tahsisi hizmetinin verildiği kabul edilir.

Ödeme süresi

MADDE 5 – (1) Üreticiler veya tedarikçiler ile perakende işletmeler arasındaki alım satım işlemlerinden kaynaklanan ödemelerin sözleşmede öngörülen tarihte yapılması esastır.

(2) Üretim tarihinden itibaren otuz gün içinde bozulabilen ve buna bağlı olarak insan sağlığı açısından tehlike teşkil etmesi muhtemel hızlı tüketim mallarına ilişkin ödemelerin süresi, alacaklı üretici veya tedarikçinin küçük işletme, borçlunun ise büyük ölçekli işletme olduğu hâllerde teslim tarihinden itibaren otuz günü geçemez. Bu süre, vadeli araçlarla yapılan ödemelerin vadesi için de geçerlidir. Bu fıkra hükmünün uygulanmasında, sözleşme dönemi içinde tarafların işletme ölçeğinde meydana gelen değişimler göz önünde bulundurulur.

(3) İkinci fıkrada belirtilen nitelikteki hızlı tüketim mallarının kısım kısım teslimi halinde otuz günlük ödeme süresinin hesaplanmasında her bir teslimat ayrı ayrı dikkate alınır.

(4) Teslim tarihinin belirlenemediği durumlarda, sevk irsaliyesinin düzenlendiği tarih teslim tarihi olarak kabul edilir.

Mağaza markalı ürün satışı

MADDE 6 – (1) Büyük mağaza veya zincir mağazaların başkalarına ürettirerek işletmesinin adıyla veya markasıyla işyerinde satışa sunduğu ve fiyat, ambalaj veya tanıtımı üzerinde kontrole sahip olduğu ürünler, mağaza markalı ürün olarak kabul edilir.

(2) Yurt içinde üretilen ve hızlı tüketim malı niteliği taşıyan mağaza markalı ürünlerin üzerinde ve/veya ambalajlarında, perakende işletmenin ad, unvan veya markasının yanı sıra üreticinin tercihine göre üreticinin ad, unvan ya da markasına da yer verilir. Ürünün üzerinde ve/veya ambalajında, ayrıca ürünün hangi büyük mağaza veya zincir mağaza adına üretildiği belirtilir.

(3) İkinci fıkrada belirtilen mağaza markalı ürünlerin üzerinde ve/veya ambalajında üreticinin ad, unvan veya markasına, mağaza markasıyla aynı yazı karakterinde, bu yazının en az yüzde yirmi beşi punto büyüklüğünde ve parantez içinde, uygun ve kolay okunabilir bir şekilde yer verilir. Üreticinin ad, unvan ya da markasına ilişkin rakam, harf, kelime, işaret ve semboller eksiksiz, okunabilir, gerçeğe uygun ve karışıklığa sebebiyet vermeyecek şekilde kullanılır.

Kampanyalı satış

MADDE 7 – (1) Perakende işletmeler, 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uymak kaydıyla indirimli veya promosyonlu satış kampanyaları düzenleyebilir.

(2) İndirimli veya promosyonlu satış kampanyaları; ürün, marka ya da işletmeyi tanıtmak, ürün alımını özendirmek ve satışını artırmak veya işletmenin ya da markanın imajını güçlendirmek gibi amaçlarla ve belirli sürelerle, perakende işletmelerce satışa sunulan daha düşük fiyata aynı mal veya hizmet, aynı fiyata daha fazla mal veya hizmet, bedelsiz ya da indirimli fiyattan ilave mal veya hizmet gibi uygulamaları kapsar.

(3) İndirimli veya promosyonlu satış kampanyalarının süresi; işyeri açılışı, devri, kapanışı, adres veya faaliyet konusu değişikliğinde üç ayı, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre tasfiye durumunda ise altı ayı geçemez.

(4) İşyerinin devri ve kapanışı ile adres ve faaliyet  konusu değişikliği durumlarında, kampanyanın başlangıç tarihi il müdürlüğüne bildirilir.

(5) Üçüncü fıkradaki sürelerin hesaplanmasında; işyeri açılışı için işyeri açma ve çalışma ruhsatı tarihi, tasfiye durumunda tasfiyeye giriş tarihi, işyerinin devri ve kapanışı ile adres ve faaliyet  konusu değişiklerinde ise kampanyanın başlangıç tarihi dikkate alınır.

(6) Perakende işletmeler başlangıç ve bitiş tarihi belli olmayan indirimler yapamaz. İndirimli veya promosyonlu satış kampanyasının fiyat etiketi gibi araçlar dışında, afiş, pankart ve benzeri araçlarla ilan edilmesi halinde bu araçlarda, kampanyanın başlangıç ve bitiş tarihine kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde yer verilir. İnternet sitesinde yapılan ilanlarda da kampanyanın başlangıç ve bitiş tarihi belirtilir.

Alışveriş festivali 

MADDE 8 – (1) Mahallî idareler ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile bunların ortağı olduğu şirketler ve diğer tüzel kişiler birlikte veya bağımsız olarak, perakende işletmelerin katılımıyla, yılın belli dönemlerinde, ilçe, il, bölge veya ülke düzeyinde alışveriş festivali düzenleyebilir.

(2) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının bu festivaller için ayıracakları ödenek miktarı bütçelerinin yüzde beşini geçemez.

(3) Alışveriş festivalinin başlangıç ve bitiş tarihleri ile festival programı, festivalin ilçe veya il düzeyinde düzenlenmesi durumunda il müdürlüğüne; bölge veya ülke düzeyinde düzenlenmesi durumunda ise Bakanlığa en az bir ay önceden yazılı olarak bildirilir. Alışveriş festivalinin süresi bir yıl içinde altmış günü geçemez.

(4) Festival programında; festivalin etkinlik takvimi, ilçe, il, bölge ve/veya ülke düzeyindeki uygulama alanı, bütçesi, katılımcıların işletme adı ve/veya ticaret unvanı, adresi, telefonu gibi iletişim bilgileri, varsa tanıtıma ilişkin internet sitesi adresi ve festivali düzenleyen tüzel kişilere ait iletişim bilgileri yer alır.

Sürekli indirimli satışlar

MADDE 9 – (1) Sürekli indirimli satış, 10 uncu maddede belirtilen niteliklere sahip malların perakende işletmelerce indirimli fiyattan veya malların fabrika çıkış fiyatı üzerinden yıl boyunca satılmasıdır.

(2) Satışa sunduğu her bir mal grubunun en az yüzde yetmişi 10 uncu maddede belirtilen nitelikleri taşıyan perakende işletmelerce, indirimin sürekli olduğunu gösteren ya da çağrıştıran ibareler kullanılır. Bu ibarelere, perakende işletmelerin ön cephesinde ve mağaza içinde sürekli indirimli satışa ayrılan kat veya reyon gibi bölümlerin giriş veya ön kısmında kolaylıkla görülebilir ve okunabilir bir şekilde yer verilir.

(3) Yıl içinde dönemsel olarak faaliyet gösteren ve bu dönem boyunca satışa sunduğu malların en az yüzde yetmişi 10 uncu maddede belirtilen niteliklere sahip olan perakende işletmelerin yıl boyunca satış yaptığı kabul edilir.

(4) Satışa sunulan her bir mal grubunun en az yüzde yetmişinin 10 uncu maddede belirtilen nitelikleri taşıdığına ve sürekli indirimli satışa konu malların indirimli fiyattan veya malların fabrika çıkış fiyatı üzerinden satışa sunulduğuna ilişkin ispat yükümlülüğü sürekli indirimli satış yapan perakende işletmeye aittir.

Sürekli indirimli satışa konu mallar

MADDE 10 – (1) Bir malın sürekli indirimli satışa konu olabilmesi için;

a) Üretiminin sonlanması ve sınırlı sayıda üretim gibi nedenlerle serideki stok adedinin az olması,

b) Belli bir mevsimde veya dönemde satılmak üzere üretilmekle birlikte, mevsim ya da dönem sonuna yakın yahut mevsim veya dönemin bitiminden sonra satışa konu olması,

c) İhraç edilmek amacıyla üretilmekle birlikte çeşitli nedenlerle ihraç edilememiş olması,

ç) Biçim, renk, büyüklük ve benzeri nitelikler bakımından maddi, ekonomik veya hukuki eksiklikler içermesi,

d) Teşhirde kullanılmış olması,

e) İade edilmiş olması,

f) Fabrika çıkış fiyatı üzerinden satışa sunulması

ve benzeri nitelikleri taşıması gerekir.

Raf tahsisi 

MADDE 11 – (1) Esas işletme konusu hızlı tüketim mallarının satışı olan büyük mağaza ve zincir mağazalar ile bayi işletme ve özel yetkili işletmeler, satış alanlarının en az yüzde biri oranındaki raf alanını 12 nci maddenin birinci fıkrasında belirtilen yöresel ürünlerin satışı amacıyla ayırır.

(2) Perakende işletmenin esas işletme konusu çerçevesinde satışa sunabileceği ürün çeşitliliğine uygun olmayan yöresel ürünler için raf tahsisi zorunluluğu aranmaz.

(3) Yöresel ürünlerin, satış alanındaki stant ve benzeri ünitelerde konumlandırılması halinde rafta satışa sunma zorunluluğunun karşılandığı kabul edilir.

(4) Raf tahsisi, yöresel ürün üretici ve tedarikçilerinin perakende işletmeye yaptığı yazılı başvurusu üzerine yapılır. Üretici ve tedarikçilerin başvurusunun makul sebeplerle uygun bulunmaması veya yöresel ürün olmaması nedeniyle doldurulamayan raf alanları, diğer ürünlerin satışı amacıyla kullanılabilir. Başvuruya ilişkin ispat yükümlülüğü üretici ve tedarikçiye aittir.

(5) Bayi işletme ve özel yetkili işletmelerin satış alanı, büyük mağaza ve zincir mağazaların satış alanı gibi hesaplanır.

Yöresel ürünler ile üretici ve tedarikçileri

 MADDE 12 – (1) Yöresel ürünler, 11 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen perakende işletmelerin bulunduğu ilde üretilmesi kaydıyla, coğrafi işaretli olarak tescil edilen veya coğrafi işaretli olarak tescil edilmemiş olsa bile o yerin il müdürlüğünce belirlenen hızlı tüketim malı niteliğindeki ürünlerdir.

(2) İl müdürlüğü, yöresel ürünler ile üretici ve tedarikçilerini o ildeki ticaret ve sanayi odaları veya ticaret odaları, esnaf ve sanatkârlar odaları birliği, ziraat odaları ve varsa ilin en fazla üyeye sahip tüketici örgütünün önerilerini alarak il düzeyinde belirler.

(3) İkinci fıkrada belirtilen kuruluşlar, yöresel ürünler ile bu ürünlerin üretici ve tedarikçilerine ilişkin önerilerini, talep yazısının kendilerine ulaştığı tarihten itibaren on beş gün içinde yazılı olarak il müdürlüğüne gönderir.

(4) İl müdürlüğü, önerilerin kendisine ulaştığı tarihten itibaren on gün içinde yöresel ürünler ile bu ürünlerin üretici ve tedarikçilerini liste halinde tespit ve internet sitesinde ilan eder. Bu listeye yedi gün içinde il müdürlüğü nezdinde itiraz edilebilir.

(5) İtiraz başvurusunda il müdürlüğüne, listede yer alan yöresel ürünlerin üreticisi veya tedarikçisi olduğunu gösterir belge ibraz edilir. İtirazlar, itiraz süresinin bitiminden itibaren beş gün içinde karara bağlanır. Kesinleşen liste, il müdürlüğünce internet sitesinde ilan edilerek Bakanlığa ve ikinci fıkrada belirtilen kuruluşlara gönderilir.

(6) Yöresel ürünler ile üretici ve tedarikçileri listesi, iki yılda bir aralık ayında güncellenir. Güncellemeler bu maddede belirtilen usulle yapılır.

Çalışma saatleri

MADDE 13 – (1) 10/8/2005 tarihli ve 25902 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 33 üncü maddesi uyarınca çalışma saatleri tespit edilen umuma açık istirahat ve eğlence yerleri hariç olmak üzere perakende işletmelerin bir kısmının veya tamamının çalışma gün ve saatleri ilçe, il, bölge veya ülke düzeyinde belirlenebilir.

(2) Çalışma gün ve saatlerinin ilçe veya il düzeyinde belirlenmesine, meslek kuruluşlarının müşterek teklifi üzerine yetkili idarenin görüşü alınmak suretiyle vali; bölge veya ülke düzeyinde belirlenmesine üst meslek kuruluşlarının müşterek teklifi üzerine Bakanlık yetkilidir.

(3) Çalışma gün ve saatlerinin belirlenmesinde mesleğe, mevsime ve turizme özgü şartlar ile yöresel şartlar, özel gün ve haftalar, milli ve dini bayramlar gibi hususlar gözetilir.

(4) Alışveriş merkezi içindeki umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin çalışma gün ve saatleri ikinci ve üçüncü fıkra çerçevesinde belirlenir.

Çalışma saatlerinin vali tarafından belirlenmesi

MADDE 14 – (1) Çalışma gün ve saatlerine ilişkin müşterek teklif yazısı meslek kuruluşlarınca imzalanarak valiliğe gönderilir. Bu yazıda teklife konu perakende işletme faaliyet kolu veya kolları ile teklifin gerekçesi belirtilir.

(2) Çalışma gün ve saatlerinin belirlenmesinde Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile birlikte teklif vermeye; ilçe düzeyinde, görev alanı o ilçeyi kapsayan ticaret ve sanayi odası veya ticaret odası, il düzeyinde ise il ticaret ve sanayi odası veya ticaret odası yetkilidir. İl düzeyinde belirleme yapılırken oda tarafından ilçe ticaret ve sanayi odaları veya ticaret odalarının görüşü alınır.

(3) Esnaf ve sanatkâr işletmelerinin çalışma gün ve saatleri belirlenirken Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğince ilgili esnaf ve sanatkârlar odasının da görüşü alınır.

(4) Valilik, teklif yazısının kendisine ulaştığı tarihten itibaren on beş gün içinde yetkili idarenin görüşünü talep eder. Yetkili idare konuya ilişkin görüşünü, talep yazısının kendisine ulaştığı tarihten itibaren on beş gün içinde valiliğe gönderir. Vali, çalışma gün ve saatlerinin belirlenmesine ilişkin kararını yetkili idarenin görüşünün valiliğe ulaştığı tarihten itibaren on beş gün içinde verir. Çalışma gün ve saatlerinin belirlenmesi halinde karar valilikçe uygun araçlarla ilan edilir ve meslek kuruluşları ile Bakanlığa gönderilir; çalışma gün ve saatlerine ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmaması halinde karar meslek kuruluşlarına yazılı olarak bildirilir.

Çalışma saatlerinin Bakanlık tarafından belirlenmesi

MADDE 15 – (1) Çalışma gün ve saatlerine ilişkin müşterek teklif yazısı üst meslek kuruluşlarınca imzalanarak Bakanlığa gönderilir. Bu yazıda teklife konu perakende işletme faaliyet kolu veya kolları ile bölge veya ülke düzeyi olmak üzere kararın uygulanacağı alan ve teklifin gerekçesi belirtilir. Bu fıkranın uygulanmasında, 13 üncü maddenin üçüncü fıkrasındaki hususlar bakımından aynı veya benzer özelliklere sahip birden fazla il ve/veya farklı illere bağlı ilçeler bölge olarak kabul edilir.

(2) Bakanlık gerektiğinde, üst meslek kuruluşlarından tekliflerine ilişkin gerekçelerin ve verilerin yer aldığı bir rapor talep edebilir. Bu halde rapor, Bakanlıkça belirlenen süre içinde üst meslek kuruluşlarınca müştereken hazırlanır ve Bakanlığa yazılı olarak gönderilir. Bakanlık, raporun kendisine ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içinde perakende işletmelerin çalışma gün ve saatlerini, bölge veya ülke düzeyinde belirleyerek internet sitesinde ilan eder. Ayrıca Bakanlık bu kararı valilikler, üst meslek kuruluşları ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlara gönderir.

(3)  Alışveriş merkezi ve zincir mağazaların çalışma gün ve saatlerine ilişkin müşterek teklif, bu maddede belirtilen usul çerçevesinde üç yılda bir oluşturulur ve üçüncü yılın kasım ayının on beşine kadar Bakanlığa gönderilir. Bakanlık, alışveriş merkezi ve zincir mağazaların çalışma gün ve saatlerini üçüncü yılın aralık ayı sonuna kadar belirler ve üst meslek kuruluşlarına gönderir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Denetim ve ceza hükümleri    

MADDE 16 – (1) Bakanlık, bu Yönetmeliğin uygulanması, uygulamada çıkan sorunlar ve şikâyetlerle ilgili olarak perakende işletmeler nezdinde denetim yapmaya yetkilidir. Bakanlık bu yetkisini il müdürlükleri aracılığıyla da kullanabilir.

(2) Yetkili idareler, doğrudan veya Bakanlığın talebi üzerine perakende işletmeler nezdinde ön inceleme mahiyetinde denetim yapmakla görevlidir.

(3) Yetkili idareler tarafından yapılan denetimin sonuçları, denetimin sonuçlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde Bakanlığa bildirilir.

(4) Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde öngörülen idari para cezası Bakanlık; diğer bentlerinde öngörülenler ise doğrudan veya Bakanlığın talebi üzerine yetkili idare tarafından uygulanır. Bakanlık idari para cezası uygulama yetkisini, merkezde Genel Müdürlüğe, taşrada il müdürlüğüne devredebilir.

Geçiş hükümleri 

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Büyük mağaza veya zincir mağazalar satışa sundukları mağaza markalı ürünleri, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde 6 ncı maddeye uygun hale getirir.

(2) Sürekli indirimli satış yapan perakende işletmeler, 29/1/2017 tarihine kadar durumlarını 9 uncu maddeye uygun hale getirir.

(3) Bu Yönetmeliğin 11 inci maddesinde yöresel ürünler için öngörülen raf tahsisi, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılır.

(4) Bu Yönetmelik hükümleri, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan ve hüküm ve sonuçları devam eden sözleşmelere bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra uygulanır.

Yürürlük

MADDE 17 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 18 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Gümrük ve Ticaret Bakanı yürütür.

 

 

PERAKENDE TİCARETTE UYGULANACAK İLKE VEKURALLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

Gümrük ve Ticaret Bakanlığından:PERAKENDE TİCARETTE UYGULANACAK İLKE VE

KURALLAR HAKKINDA YÖNETMELİK
BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç ve Kapsam, Dayanak, Tanımlar
Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, perakende ticarette uyulacak ilke ve kurallar ile perakende işletmelerin denetimine ve denetim sonucunda uygulanacak yaptırımlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

(2) Bu Yönetmelik, perakende işletmelerin uymaları gereken ilke ve kurallar ile Bakanlık, yetkili idare, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve meslek kuruluşlarının bu Yönetmeliğin uygulanmasındaki görev, yetki ve sorumluluklarını kapsar.

(3) Hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmelerden açılış ve/veya faaliyete geçiş süreci ile faaliyetleri özel kanunlarla düzenlenenler bu Yönetmelik kapsamı dışındadır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 14/1/2015 tarihli ve 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 8 inci, 9 uncu, 10 uncu, 12 nci, 16 ncı ve 17 nci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;

a) Alışveriş merkezi: 26/2/2016 tarihli ve 29636 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Alışveriş Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen perakende işletmeyi, 

b) Bakanlık: Gümrük ve Ticaret Bakanlığını,

c) Bayi işletme: Sözleşmeye dayalı olarak bir işletmenin mal ve hizmetlerinin satışına aracılık eden ve kendi adına bağımsız çalışan işletmeyi,

ç) Büyük mağaza: Hangi ad altında olursa olsun, tüketim mallarının kısmen veya tamamen perakende satışının yapıldığı, en az dört yüz metrekare satış alanına sahip işletmeyi,

d) Büyük ölçekli işletme: 18/11/2005 tarihli ve 25997 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen orta ölçekli işletme sınırını aşan perakende işletmeyi,

e) Coğrafi işaret: 24/6/1995 tarihli ve 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinde tanımlanan işareti,

f) Esnaf ve sanatkâr işletmesi: 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde tanımlanan esnaf ve sanatkârlarca işletilen işletmeyi,

g) Faaliyet kolu: NACE Rev.2 Altılı Ekonomik Faaliyet Sınıflamasında belirtilen perakende ticaret faaliyet sınıfını ve/veya alt sınıfını,

ğ) Genel müdürlük: İç Ticaret Genel Müdürlüğünü,

h) Hızlı tüketim malı: Gıda, içecek, temizlik ve kişisel bakım ürünlerini,

ı) İl müdürlüğü: Ticaret il müdürlüğünü,

i) Kanun: Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunu,

j) Küçük işletme: Bu fıkranın (d) bendinde belirtilen Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sınırların altında kalan perakende işletmeyi,

k) Mal grubu: Renk, biçim, büyüklük, içerik, kullanım amacı, fiyat ve benzeri özellikler bakımından birbiriyle yakın ilişki içinde olan malları,

l) Meslek kuruluşu: Esnaf ve sanatkârlar odaları birliği ile ticaret ve sanayi odasını, ticaret ve sanayi odalarının ayrı kurulduğu yerlerde ticaret odasını,

m) Özel yetkili işletme: Sözleşmeye dayalı olarak bir işletmenin, yönetim ve organizasyon ile dağıtım veya pazarlama teknolojileri gibi konularda bilgi ve desteğini almak suretiyle bu işletmenin mal veya hizmetinin satışı üzerindeki imtiyaz hakkını bedel, bölge ve süre gibi belirli şartlar ve sınırlamalar dâhilinde kullanan bağımsız ticari işletmeyi,

n) Perakende işletme: Alışveriş merkezi, büyük mağaza, zincir mağaza, bayi işletme, özel yetkili işletme, perakende ticaretle uğraşan diğer ticari işletmeler ile esnaf ve sanatkâr işletmelerini,

o) Perakende ticaret: Mal ve hizmetlerin perakende işletmelerce satışı ve pazarlanmasıyla ilgili faaliyetler bütününü,

ö) Satış alanı: Münhasıran büro amaçlı kullanılan işyerleri ile konaklama, depolama, üretim tesis ve alanları ile ortak kullanım alanları hariç olmak üzere; alışveriş merkezlerinde işyerlerinin toplam alanlarını, büyük mağaza ve zincir mağazalarda ise doğrudan satış yapılan ve aracı satıcılara kiralanan alanları,

p) Tedarikçi: Satışa sunulması amacıyla perakende işletmelere mal ve hizmet sağlayan üretici dışındaki gerçek veya tüzel kişiyi,

r) Tüketici örgütü: Tüketicinin korunması amacıyla kurulan dernek ve vakıfları,

s) Üretici: Perakende işletmelerde satışa sunulan malları üreten gerçek veya tüzel kişiyi,  

ş) Üst meslek kuruluşu: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonunu,

t) Yetkili idare: İşyeri açma ve çalışma ruhsatını vermeye yetkili belediye veya il özel idareleri ile diğer idareleri,

u) Zincir mağaza: Benzer çeşitlilikteki tüketim mallarının hangi ad altında olursa olsun kısmen veya tamamen perakende satışının yapıldığı, aynı gerçek veya tüzel kişi sahipliğinde bir merkeze bağlı olarak faaliyet gösteren; içlerinden en az biri büyük mağaza niteliğini taşıyan en az beş şubeye sahip işletmeyi veya her biri dört yüz metrekarenin altında satış alanına sahip en az on şubesi bulunan işletmeyi,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

İlke ve Kurallar
Prim ve bedel talebi

MADDE 4 – (1) Büyük mağaza ve zincir mağazalar ile bayi işletme ve özel yetkili işletmeler, üretici veya tedarikçiyle yaptıkları sözleşmede prim ve bedelin türü ve oranı ile verecekleri hizmetin süre ve/veya sayısını belirtmek ve bu süre ve/veya sayıda hizmet vermek koşuluyla, ürün talebini doğrudan etkileyen tanıtım ve konumlandırma gibi hizmetleri nedeniyle üretici veya tedarikçiden aktivite primi ile reklam, dergi, anons, raf tahsisi, gondol ve kasa önü bedeli gibi prim ve bedel talep edebilir.

(2) Birinci fıkrada sayılan perakende işletmeler üretici veya tedarikçiden, mağaza veya şube açılışı ve tadilatı, ciro açığı, banka ve kredi kartı katılım bedeli gibi adlar altında, ürün talebini doğrudan etkilemeyen herhangi bir prim ya da bedel talep edemez.

(3) Prim ya da bedel talebine konu ürünün perakende işletmenin palet, sepet, stant ve diğer teşhir ünitelerinde satışa sunulması halinde, raf tahsisi hizmetinin verildiği kabul edilir.

Ödeme süresi

MADDE 5 – (1) Üreticiler veya tedarikçiler ile perakende işletmeler arasındaki alım satım işlemlerinden kaynaklanan ödemelerin sözleşmede öngörülen tarihte yapılması esastır.

(2) Üretim tarihinden itibaren otuz gün içinde bozulabilen ve buna bağlı olarak insan sağlığı açısından tehlike teşkil etmesi muhtemel hızlı tüketim mallarına ilişkin ödemelerin süresi, alacaklı üretici veya tedarikçinin küçük işletme, borçlunun ise büyük ölçekli işletme olduğu hâllerde teslim tarihinden itibaren otuz günü geçemez. Bu süre, vadeli araçlarla yapılan ödemelerin vadesi için de geçerlidir. Bu fıkra hükmünün uygulanmasında, sözleşme dönemi içinde tarafların işletme ölçeğinde meydana gelen değişimler göz önünde bulundurulur. 

(3) İkinci fıkrada belirtilen nitelikteki hızlı tüketim mallarının kısım kısım teslimi halinde otuz günlük ödeme süresinin hesaplanmasında her bir teslimat ayrı ayrı dikkate alınır.

(4) Teslim tarihinin belirlenemediği durumlarda, sevk irsaliyesinin düzenlendiği tarih teslim tarihi olarak kabul edilir.

Mağaza markalı ürün satışı

MADDE 6 – (1) Büyük mağaza veya zincir mağazaların başkalarına ürettirerek işletmesinin adıyla veya markasıyla işyerinde satışa sunduğu ve fiyat, ambalaj veya tanıtımı üzerinde kontrole sahip olduğu ürünler, mağaza markalı ürün olarak kabul edilir.

(2) Yurt içinde üretilen ve hızlı tüketim malı niteliği taşıyan mağaza markalı ürünlerin üzerinde ve/veya ambalajlarında, perakende işletmenin ad, unvan veya markasının yanı sıra üreticinin tercihine göre üreticinin ad, unvan ya da markasına da yer verilir. Ürünün üzerinde ve/veya ambalajında, ayrıca ürünün hangi büyük mağaza veya zincir mağaza adına üretildiği belirtilir.

(3) İkinci fıkrada belirtilen mağaza markalı ürünlerin üzerinde ve/veya ambalajında üreticinin ad, unvan veya markasına, mağaza markasıyla aynı yazı karakterinde, bu yazının en az yüzde yirmi beşi punto büyüklüğünde ve parantez içinde, uygun ve kolay okunabilir bir şekilde yer verilir. Üreticinin ad, unvan ya da markasına ilişkin rakam, harf, kelime, işaret ve semboller eksiksiz, okunabilir, gerçeğe uygun ve karışıklığa sebebiyet vermeyecek şekilde kullanılır. 

Kampanyalı satış

MADDE 7 – (1) Perakende işletmeler, 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uymak kaydıyla indirimli veya promosyonlu satış kampanyaları düzenleyebilir.

(2) İndirimli veya promosyonlu satış kampanyaları; ürün, marka ya da işletmeyi tanıtmak, ürün alımını özendirmek ve satışını artırmak veya işletmenin ya da markanın imajını güçlendirmek gibi amaçlarla ve belirli sürelerle, perakende işletmelerce satışa sunulan daha düşük fiyata aynı mal veya hizmet, aynı fiyata daha fazla mal veya hizmet, bedelsiz ya da indirimli fiyattan ilave mal veya hizmet gibi uygulamaları kapsar.

(3) İndirimli veya promosyonlu satış kampanyalarının süresi; işyeri açılışı, devri, kapanışı, adres veya faaliyet konusu değişikliğinde üç ayı, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre tasfiye durumunda ise altı ayı geçemez.

(4) İşyerinin devri ve kapanışı ile adres ve faaliyet konusu değişikliği durumlarında, kampanyanın başlangıç tarihi il müdürlüğüne bildirilir.

(5) Üçüncü fıkradaki sürelerin hesaplanmasında; işyeri açılışı için işyeri açma ve çalışma ruhsatı tarihi, tasfiye durumunda tasfiyeye giriş tarihi, işyerinin devri ve kapanışı ile adres ve faaliyet konusu değişiklerinde ise kampanyanın başlangıç tarihi dikkate alınır.

(6) Perakende işletmeler başlangıç ve bitiş tarihi belli olmayan indirimler yapamaz. İndirimli veya promosyonlu satış kampanyasının fiyat etiketi gibi araçlar dışında, afiş, pankart ve benzeri araçlarla ilan edilmesi halinde bu araçlarda, kampanyanın başlangıç ve bitiş tarihine kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde yer verilir. İnternet sitesinde yapılan ilanlarda da kampanyanın başlangıç ve bitiş tarihi belirtilir.

Alışveriş festivali

MADDE 8 – (1) Mahallî idareler ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile bunların ortağı olduğu şirketler ve diğer tüzel kişiler birlikte veya bağımsız olarak, perakende işletmelerin katılımıyla, yılın belli dönemlerinde, ilçe, il, bölge veya ülke düzeyinde alışveriş festivali düzenleyebilir.

(2) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının bu festivaller için ayıracakları ödenek miktarı bütçelerinin yüzde beşini geçemez.

(3) Alışveriş festivalinin başlangıç ve bitiş tarihleri ile festival programı, festivalin ilçe veya il düzeyinde düzenlenmesi durumunda il müdürlüğüne; bölge veya ülke düzeyinde düzenlenmesi durumunda ise Bakanlığa en az bir ay önceden yazılı olarak bildirilir. Alışveriş festivalinin süresi bir yıl içinde altmış günü geçemez.

(4) Festival programında; festivalin etkinlik takvimi, ilçe, il, bölge ve/veya ülke düzeyindeki uygulama alanı, bütçesi, katılımcıların işletme adı ve/veya ticaret unvanı, adresi, telefonu gibi iletişim bilgileri, varsa tanıtıma ilişkin internet sitesi adresi ve festivali düzenleyen tüzel kişilere ait iletişim bilgileri yer alır.

Sürekli indirimli satışlar

MADDE 9 – (1) Sürekli indirimli satış, 10 uncu maddede belirtilen niteliklere sahip malların perakende işletmelerce indirimli fiyattan veya malların fabrika çıkış fiyatı üzerinden yıl boyunca satılmasıdır.

(2) Satışa sunduğu her bir mal grubunun en az yüzde yetmişi 10 uncu maddede belirtilen nitelikleri taşıyan perakende işletmelerce, indirimin sürekli olduğunu gösteren ya da çağrıştıran ibareler kullanılır. Bu ibarelere, perakende işletmelerin ön cephesinde ve mağaza içinde sürekli indirimli satışa ayrılan kat veya reyon gibi bölümlerin giriş veya ön kısmında kolaylıkla görülebilir ve okunabilir bir şekilde yer verilir.

(3) Yıl içinde dönemsel olarak faaliyet gösteren ve bu dönem boyunca satışa sunduğu malların en az yüzde yetmişi 10 uncu maddede belirtilen niteliklere sahip olan perakende işletmelerin yıl boyunca satış yaptığı kabul edilir.

(4) Satışa sunulan her bir mal grubunun en az yüzde yetmişinin 10 uncu maddede belirtilen nitelikleri taşıdığına ve sürekli indirimli satışa konu malların indirimli fiyattan veya malların fabrika çıkış fiyatı üzerinden satışa sunulduğuna ilişkin ispat yükümlülüğü sürekli indirimli satış yapan perakende işletmeye aittir.

Sürekli indirimli satışa konu mallar

MADDE 10 – (1) Bir malın sürekli indirimli satışa konu olabilmesi için;

a) Üretiminin sonlanması ve sınırlı sayıda üretim gibi nedenlerle serideki stok adedinin az olması,

b) Belli bir mevsimde veya dönemde satılmak üzere üretilmekle birlikte, mevsim ya da dönem sonuna yakın yahut mevsim veya dönemin bitiminden sonra satışa konu olması,

c) İhraç edilmek amacıyla üretilmekle birlikte çeşitli nedenlerle ihraç edilememiş olması,

ç) Biçim, renk, büyüklük ve benzeri nitelikler bakımından maddi, ekonomik veya hukuki eksiklikler içermesi,

d) Teşhirde kullanılmış olması,

e) İade edilmiş olması,

f) Fabrika çıkış fiyatı üzerinden satışa sunulması

ve benzeri nitelikleri taşıması gerekir.

Raf tahsisi

MADDE 11 – (1) Esas işletme konusu hızlı tüketim mallarının satışı olan büyük mağaza ve zincir mağazalar ile bayi işletme ve özel yetkili işletmeler, satış alanlarının en az yüzde biri oranındaki raf alanını 12 nci maddenin birinci fıkrasında belirtilen yöresel ürünlerin satışı amacıyla ayırır. 

(2) Perakende işletmenin esas işletme konusu çerçevesinde satışa sunabileceği ürün çeşitliliğine uygun olmayan yöresel ürünler için raf tahsisi zorunluluğu aranmaz.

(3) Yöresel ürünlerin, satış alanındaki stant ve benzeri ünitelerde konumlandırılması halinde rafta satışa sunma zorunluluğunun karşılandığı kabul edilir.

(4) Raf tahsisi, yöresel ürün üretici ve tedarikçilerinin perakende işletmeye yaptığı yazılı başvurusu üzerine yapılır. Üretici ve tedarikçilerin başvurusunun makul sebeplerle uygun bulunmaması veya yöresel ürün olmaması nedeniyle doldurulamayan raf alanları, diğer ürünlerin satışı amacıyla kullanılabilir. Başvuruya ilişkin ispat yükümlülüğü üretici ve tedarikçiye aittir.

(5) Bayi işletme ve özel yetkili işletmelerin satış alanı, büyük mağaza ve zincir mağazaların satış alanı gibi hesaplanır.

Yöresel ürünler ile üretici ve tedarikçileri

 MADDE 12 – (1) Yöresel ürünler, 11 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen perakende işletmelerin bulunduğu ilde üretilmesi kaydıyla, coğrafi işaretli olarak tescil edilen veya coğrafi işaretli olarak tescil edilmemiş olsa bile o yerin il müdürlüğünce belirlenen hızlı tüketim malı niteliğindeki ürünlerdir.

(2) İl müdürlüğü, yöresel ürünler ile üretici ve tedarikçilerini o ildeki ticaret ve sanayi odaları veya ticaret odaları, esnaf ve sanatkârlar odaları birliği, ziraat odaları ve varsa ilin en fazla üyeye sahip tüketici örgütünün önerilerini alarak il düzeyinde belirler.

(3) İkinci fıkrada belirtilen kuruluşlar, yöresel ürünler ile bu ürünlerin üretici ve tedarikçilerine ilişkin önerilerini, talep yazısının kendilerine ulaştığı tarihten itibaren on beş gün içinde yazılı olarak il müdürlüğüne gönderir.

(4) İl müdürlüğü, önerilerin kendisine ulaştığı tarihten itibaren on gün içinde yöresel ürünler ile bu ürünlerin üretici ve tedarikçilerini liste halinde tespit ve internet sitesinde ilan eder. Bu listeye yedi gün içinde il müdürlüğü nezdinde itiraz edilebilir. 

(5) İtiraz başvurusunda il müdürlüğüne, listede yer alan yöresel ürünlerin üreticisi veya tedarikçisi olduğunu gösterir belge ibraz edilir. İtirazlar, itiraz süresinin bitiminden itibaren beş gün içinde karara bağlanır. Kesinleşen liste, il müdürlüğünce internet sitesinde ilan edilerek Bakanlığa ve ikinci fıkrada belirtilen kuruluşlara gönderilir.

(6) Yöresel ürünler ile üretici ve tedarikçileri listesi, iki yılda bir aralık ayında güncellenir. Güncellemeler bu maddede belirtilen usulle yapılır.

Çalışma saatleri

MADDE 13 – (1) 10/8/2005 tarihli ve 25902 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 33 üncü maddesi uyarınca çalışma saatleri tespit edilen umuma açık istirahat ve eğlence yerleri hariç olmak üzere perakende işletmelerin bir kısmının veya tamamının çalışma gün ve saatleri ilçe, il, bölge veya ülke düzeyinde belirlenebilir.

(2) Çalışma gün ve saatlerinin ilçe veya il düzeyinde belirlenmesine, meslek kuruluşlarının müşterek teklifi üzerine yetkili idarenin görüşü alınmak suretiyle vali; bölge veya ülke düzeyinde belirlenmesine üst meslek kuruluşlarının müşterek teklifi üzerine Bakanlık yetkilidir.

(3) Çalışma gün ve saatlerinin belirlenmesinde mesleğe, mevsime ve turizme özgü şartlar ile yöresel şartlar, özel gün ve haftalar, milli ve dini bayramlar gibi hususlar gözetilir.

(4) Alışveriş merkezi içindeki umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin çalışma gün ve saatleri ikinci ve üçüncü fıkra çerçevesinde belirlenir.

Çalışma saatlerinin vali tarafından belirlenmesi

MADDE 14 – (1) Çalışma gün ve saatlerine ilişkin müşterek teklif yazısı meslek kuruluşlarınca imzalanarak valiliğe gönderilir. Bu yazıda teklife konu perakende işletme faaliyet kolu veya kolları ile teklifin gerekçesi belirtilir.

(2) Çalışma gün ve saatlerinin belirlenmesinde Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile birlikte teklif vermeye; ilçe düzeyinde, görev alanı o ilçeyi kapsayan ticaret ve sanayi odası veya ticaret odası, il düzeyinde ise il ticaret ve sanayi odası veya ticaret odası yetkilidir. İl düzeyinde belirleme yapılırken oda tarafından ilçe ticaret ve sanayi odaları veya ticaret odalarının görüşü alınır.

(3) Esnaf ve sanatkâr işletmelerinin çalışma gün ve saatleri belirlenirken Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğince ilgili esnaf ve sanatkârlar odasının da görüşü alınır.

(4) Valilik, teklif yazısının kendisine ulaştığı tarihten itibaren on beş gün içinde yetkili idarenin görüşünü talep eder. Yetkili idare konuya ilişkin görüşünü, talep yazısının kendisine ulaştığı tarihten itibaren on beş gün içinde valiliğe gönderir. Vali, çalışma gün ve saatlerinin belirlenmesine ilişkin kararını yetkili idarenin görüşünün valiliğe ulaştığı tarihten itibaren on beş gün içinde verir. Çalışma gün ve saatlerinin belirlenmesi halinde karar valilikçe uygun araçlarla ilan edilir ve meslek kuruluşları ile Bakanlığa gönderilir; çalışma gün ve saatlerine ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmaması halinde karar meslek kuruluşlarına yazılı olarak bildirilir.

Çalışma saatlerinin Bakanlık tarafından belirlenmesi

MADDE 15 – (1) Çalışma gün ve saatlerine ilişkin müşterek teklif yazısı üst meslek kuruluşlarınca imzalanarak Bakanlığa gönderilir. Bu yazıda teklife konu perakende işletme faaliyet kolu veya kolları ile bölge veya ülke düzeyi olmak üzere kararın uygulanacağı alan ve teklifin gerekçesi belirtilir. Bu fıkranın uygulanmasında, 13 üncü maddenin üçüncü fıkrasındaki hususlar bakımından aynı veya benzer özelliklere sahip birden fazla il ve/veya farklı illere bağlı ilçeler bölge olarak kabul edilir.

(2) Bakanlık gerektiğinde, üst meslek kuruluşlarından tekliflerine ilişkin gerekçelerin ve verilerin yer aldığı bir rapor talep edebilir. Bu halde rapor, Bakanlıkça belirlenen süre içinde üst meslek kuruluşlarınca müştereken hazırlanır ve Bakanlığa yazılı olarak gönderilir. Bakanlık, raporun kendisine ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içinde perakende işletmelerin çalışma gün ve saatlerini, bölge veya ülke düzeyinde belirleyerek internet sitesinde ilan eder. Ayrıca Bakanlık bu kararı valilikler, üst meslek kuruluşları ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlara gönderir.

(3) Alışveriş merkezi ve zincir mağazaların çalışma gün ve saatlerine ilişkin müşterek teklif, bu maddede belirtilen usul çerçevesinde üç yılda bir oluşturulur ve üçüncü yılın kasım ayının on beşine kadar Bakanlığa gönderilir. Bakanlık, alışveriş merkezi ve zincir mağazaların çalışma gün ve saatlerini üçüncü yılın aralık ayı sonuna kadar belirler ve üst meslek kuruluşlarına gönderir. 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler
Denetim ve ceza hükümleri   

MADDE 16 – (1) Bakanlık, bu Yönetmeliğin uygulanması, uygulamada çıkan sorunlar ve şikâyetlerle ilgili olarak perakende işletmeler nezdinde denetim yapmaya yetkilidir. Bakanlık bu yetkisini il müdürlükleri aracılığıyla da kullanabilir.

(2) Yetkili idareler, doğrudan veya Bakanlığın talebi üzerine perakende işletmeler nezdinde ön inceleme mahiyetinde denetim yapmakla görevlidir.

(3) Yetkili idareler tarafından yapılan denetimin sonuçları, denetimin sonuçlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde Bakanlığa bildirilir.

(4) Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde öngörülen idari para cezası Bakanlık; diğer bentlerinde öngörülenler ise doğrudan veya Bakanlığın talebi üzerine yetkili idare tarafından uygulanır. Bakanlık idari para cezası uygulama yetkisini, merkezde Genel Müdürlüğe, taşrada il müdürlüğüne devredebilir.

Geçiş hükümleri

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Büyük mağaza veya zincir mağazalar satışa sundukları mağaza markalı ürünleri, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde 6 ncı maddeye uygun hale getirir.

(2) Sürekli indirimli satış yapan perakende işletmeler, 29/1/2017 tarihine kadar durumlarını 9 uncu maddeye uygun hale getirir.

(3) Bu Yönetmeliğin 11 inci maddesinde yöresel ürünler için öngörülen raf tahsisi, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılır.

(4) Bu Yönetmelik hükümleri, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan ve hüküm ve sonuçları devam eden sözleşmelere bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra uygulanır.

Yürürlük

MADDE 17 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 18 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Gümrük ve Ticaret Bakanı yürütür.

 

Kurumlar vergisinden muaf olan özel bütçeli kamu kurumunun ÖKC kullanıp kullanamayacağı hk.

Kurumlar vergisinden muaf olan özel bütçeli kamu kurumunun ÖKC kullanıp kullanamayacağı hk.
 
         

 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun II sayılı cetvelinde yer alan özel bütçeli bir kamu kurumu olduğunuzu, Enstitünüz bünyesinde, motorlu taşıtlar ile ilgili araç proje ve tip onay işlemleri, ADR kapsamında muayene ve inceleme hizmetleri ile LPG/CNG’li araçların sızdırmazlık kontrolü faaliyetlerinin gerçekleştirildiği, verilen bu hizmetler karşılığında fatura düzenlediğinizi belirterek, kurumlar vergisinden muaf olan Enstitünüzce verilen bu hizmetler karşılığında, işgücü, zaman kaybı gibi nedenlerden dolayı ödeme kaydedici cihaz kullanılıp kullanılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmiştir.
            A-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile iktisadi kamu kuruluşları kurumlar vergisinin konusu kapsamına alınmış olup, aynı Kanunun 2 nci maddesinde de Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan sermaye şirketleri ve kooperatifler dışında kalan ticari, sınai veya zirai faaliyetlerin iktisadî kamu kuruluşu olduğu, bunların kazanç amacı gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal ve hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.
            1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.3.1) bölümünde, iktisadi işletmenin belirlenmesinde iktisadi işletmenin en belirgin özelliğinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı veya hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesinin, kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği ifade edilmiştir.
            Anılan Genel Tebliğin (2.3.1) bölümünün devamında ise iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, bu Tebliğin “2.4. Dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler” bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
            Kurumunuzun, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun II sayılı cetvelinde yer alan özel bütçeli bir kamu kurumu olması nedeniyle, bizzat kendisi vergi mükellefi olmayacak varsa iktisadi kuruluşları vergiye tabi olacaktır.
            Diğer yandan, 22.11.1960 tarih ve 10661 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 132 sayılı Türk Standartları Enstitüsü Kuruluş Kanunun 11 inci maddesinde Türk Standartları Enstitüsünün gelirleri sayılarak; “… Türk Standartları Enstitüsünün yukarıdaki fıkralarda sayılan gelirleri ve muameleleri ve sahibi bulunduğu gayrimenkulleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.” hükmüne yer verilmiştir.
            Bu itibarla, motorlu taşıtlar ile ilgili araç proje ve tip onay işlemleri, ADR kapsamında muayene ve inceleme hizmetleri ile LPG/CNG’li araçların sızdırmazlık kontrolü faaliyetlerinin anılan Kuruluş Kanunu çerçevesinde yerine getirildiği anlaşıldığından, Enstitünüzün söz konusu faaliyetlerden elde ettiği gelirler dolayısıyla kurumlar vergisinden muaf tutulması gerekmektedir. Ancak, Enstitünüzün Kuruluş Kanununda yer alan faaliyetler dışında ticari, zirai, sınai faaliyetlerde bulunması halinde Enstitünüze bağlı iktisadi kamu kuruluşu oluşacağı ve kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edileceği tabiidir.
            B-3100 SAYILI KANUN YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
            Bilindiği gibi, Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında 3100 Sayılı Kanunun 1/1 maddesinde “Satışı yapılan malları aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar dışındaki kimselere satan veya aynı kimselere hizmet veren birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, bu Kanuna göre ödeme kaydedici cihaz kullanmak mecburiyetindedirler.” denilmektedir.
            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinde “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:
            1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
            2. Serbest meslek erbabına;
            3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;
            4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;
            5. Vergiden muaf esnafa.
            Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.
            Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (442 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2015’den itibaren 880, -TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (442 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2015’den itibaren 880, -TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.” hükmü yer almaktadır.
            Diğer taraftan, 50 Seri No.lu Ödeme Kaydedici Cihaz Genel Tebliğinin “Ödeme Kaydedici Cihazların Satışı” başlıklı A-1/a bölümünde, ancak perakende satış yapmakla beraber kurumlar vergisinden muaf olan ve teslimleri katma değer vergisinden istisna olanların, (askeri kantinler vb.) kurumlarınca düzenlenen ve faaliyet konuları ile neye istinaden vergiden muaf olduklarını belirtir bir yazıyla birlikte faaliyet gösterdikleri mahallin yetkili bulunduğu vergi dairesinden alacakları yazıyla ödeme kaydedici cihaz satın alabilecekleri açıklanmıştır.
            206 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin A/5.bölümünde ise; “Perakende ticaretle uğraşmaları sebebiyle 3100 sayılı Kanuna göre ödeme kaydedici cihaz kullanan kurumlar vergisinden muaf kurumlar, ellerindeki cihazlarını, fiş üzerine “Kurumlar Vergisinden Muaf.” ibaresini yazacak şekilde programlayacaklar veya programlatacaklardır. Söz konusu “Kurumlar Vergisinden Muaf” ibaresi (Ek: 1 deki örnekte olduğu gibi ödeme kaydedici cihaz fişlerinin mükellefe ilişkin bilgilerin yer aldığı baş taraftaki bölümünün son satırına yazılacak ve anlaşılabilir kısaltmalarla gösterilebilecektir.
            Yapılacak program değişikliği, cihaza ait kullanma kılavuzlarından yararlanılarak mükellefler tarafından veya yetkili teknik personel aracılığıyla cihaz mühürü sökülmeden tuşlarına basılmak suretiyle … gerçekleştirilecektir.” denilmiştir.
            Buna göre, Vergi Usul Kanununa uyarınca birinci ve ikinci sınıf tacir kapsamına girmeyen, diğer bir ifade ile vergi mükellefi olmadıklarından defter tutma yükümlülükleri de olmayanların ödeme kaydedici cihaz kullanma mecburiyetleri bulunmamaktadır. Ancak mükellef olmamakla beraber perakende ticaretle uğraşan bazı kamu kurumları (polisevleri, askeri kantinler vb.) faaliyet gösterdikleri mahallin yetkili bulunduğu vergi dairesinden alacakları yazıyla ihtiyari olarak ödeme kaydedici cihaz alıp kullanabilmektedirler.
            Bu nedenlerle, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, Kurumunuzun mal satışları veya hizmet ifalarının belgelendirilmesinde; Vergi Usul Kanununa göre fatura düzenlenmesi zorunlu olan hallerde fatura,Vergi Usul Kanununa göre fatura düzenlenmesi zorunlu olmayan perakende satış vesikaları ile belgelendirilecek nitelikteki satışlarında ise ödeme kaydedici cihazların kullanılması, ödeme kaydedici cihazlardan düzenlenecek fişlerin üzerinde “Kurumlar Vergisinden Muaf” ibaresinin yer alması gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
  
 
 

Hesaplanan KDV olarak beyan edilen ancak sözleşme gereği arsa sahibi vakıftan tahsil edilmeyen KDV nin Değersiz Alacak olarak kabul edilip edilemeyeceği hk.

Hesaplanan KDV olarak beyan edilen ancak sözleşme gereği arsa sahibi vakıftan tahsil edilmeyen KDV nin Değersiz Alacak olarak kabul edilip edilemeyeceği hk.
 
         

 
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, bina inşaatı faaliyetiyle iştigal eden şirketiniz ile mülkiyeti … Vakfına ait arsa üzerine Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine göre arsa bedeli karşılığında 54 adet konut ve 1 adet iş yeri teslim edileceğinden bahisle, söz konusu teslimlerle ilgili olarak emsal bedel esasına göre konutlar için %1 ve iş yeri için %18 oranında hesaplanarak beyan edilen KDV’nin sözleşme gereği arsa sahibi Vakıftan tahsil edilmeyeceğinden, söz konusu KDV’nin değersiz alacak olarak kabul edilip dönem kurumlar vergisi matrahından tenzil edilip edilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
 
            KURUMLAR VERGİSİ VE VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:
 
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safı kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
 
            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise; “Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
 
            1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
            2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
 
            Ticari kazancın bu suretle tesbit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.” hükmüne yer verilmiştir.
 
            Anılan Kanunun 40 ıncı maddesinde de safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
 
            Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler, Gelir Vergisi Kanununda ve Kurumlar Vergisi Kanununda sayılan kanunen kabul edilmeyen giderler dışında kalan ticari organizasyona bağlı olarak yapılan giderlerdir ve bunlara işletme gideri de denebilir. Yapılan genel giderlerin indirim konusu yapılabilmesi için, söz konusu giderlerle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında doğrudan ve açık bir illiyet bağının bulunması ve işin önemi ölçüsünde yapılması gerekmekte olup, bu mahiyette olmayan giderlerin ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilmesi mümkün değildir.
 
            Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesinde; “Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacaklar değersiz alacaktır.
           
            Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler.
 
            İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler.”
 
            hükmü yer almaktadır.
 
            Buna göre sözleşme gereği tahsil edilmediği anlaşılan KDV’lerin değersiz alacak olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
 
            Ayrıca, Katma Değer Vergisi Kanununun 58 inci maddesine göre mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV ile mükellefçe indirilebilecek KDV, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilemeyeceğinden Şirketiniz ile anılan Vakıf arasında yapılan sözleşmeye istinaden, hesaplanarak beyan edilen, ancak söz konusu Vakıftan tahsil edilmeyen KDV’nin ilgili dönem kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.
 
            KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
 
             3065 Sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
 
            – 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
 
            – 8/1-a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde malı teslim veya hizmeti ifa edenlerin KDV nin mükellefi olduğu,
         
            – 10 uncu maddesinin (a) bendinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması, (b) bendinde ise malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura ve benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi hallerinde vergiyi doğuran olayın meydana geldiği,
 
            hüküm altına alınmıştır.
 
            Dolayısıyla, KDV yönünden vergiyi doğuran olay, malın teslimi veya hizmetin ifası ile meydana gelmekte olup, KDV mükelleflerinin mal teslimi veya hizmet ifası bedellerini tahsil edip etmemelerinin KDV uygulaması bakımından bir önemi bulunmamaktadır.
 
            Diğer taraftan KDV Genel Uygulama Tebliğinin “I/B-8. Arsa Karşılığı İnşaat İşleri” bölümünde; arsa karşılığı inşaat işinde iki ayrı teslim söz konusu olduğu, bunlardan birincisinin arsa sahibi tarafından müteahhide arsa teslimi; ikincisinin ise müteahhit tarafından arsaya karşılık olarak arsa sahibine verilen konut veya işyeri teslimi olduğu, “I/B-8.1. Arsa Sahibi Tarafından Müteahhide Arsa Teslimi” başlıklı bölümünde; arsanın bir iktisadi işletmeye dahil olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını mutat ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmesi halinde, konut veya işyeri karşılığı müteahhide yapılan bu arsa tesliminin KDV’ye tabi olduğu, ancak arsa sahibinin, gerçek usulde mükellefiyetini gerektirmeyecek şekilde, arızi bir faaliyet olarak arsasını daire veya işyeri karşılığında müteahhide tesliminde vergi uygulanmayacağı belirtilmiştir.

            Bu çerçevede; arsa sahibi Vakıf tarafından şirketinize arsa teslimi söz konusu olmakla birlikte bu teslimle ilgili olarak KDV hesaplanmayacaktır.
 
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 

2016 / 2. DÖNEM GEÇİCİ VERGİ DÖNEMİNDE UYGULANACAK DÖVİZ KURLARI

2016 / 2. DÖNEM GEÇİCİ VERGİ DÖNEMİNDE

UYGULANACAK DÖVİZ KURLARI

 

Geçici Vergi dönemleri sonu itibariyle yapılacak değerlemelerde 217 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca, dönem sonu itibariyle Merkez Bankasınca yayımlanan kurlar esas alınmaktadır.

Efektif cinsinden yabancı paralar (kasa hesabı gibi) için efektif alış kuru (bulunmazsa döviz alış kuru), diğer değerleme işlemlerinde ve döviz cinsinden yabancı paralar için ise, döviz alış kuru uygulanacaktır.

Yabancı para ve yabancı para cinsinden alacak ve borçların İkinci Geçici Vergi döneminde (01.01.2016 – 30.06.2016) yapılacak değerlemelerde esas alınacak döviz kurları aşağıdaki gibidir.

Saygılarımızla.

 

 

 

 

 

DÖVİZ CİNSİ DÖVİZ ALIŞ EFEKTİF ALIŞ
1 ABD DOLARI 2,8936 2,8916
1 AVUSTRALYA DOLARI 2,1422 2,1323
1 DANİMARKA KRONU 0,43019 0,42989
1 EURO 3,2044 3,2022
1 İNGİLİZ STERLİNİ 3,8690 3,8663
1 İSVİÇRE FRANGI 2,9440 2,9396
1 İSVEÇ KRONU 0,33845 0,33821
1 KANADA DOLARI 2,2225 2,2143
1 KUVEYT DİNARI 9,5325 9,3895
1 NORVEÇ KRONU 0,34165 0,34141
1 SUUDİ ARABİSTAN RİYALİ 0,77156 0,76577
100 JAPON YENİ 2,8149 2,8045
1 RUS RUBLESİ 0,04484
100 İRAN RİYALİ 0,00938

Bankadan ödeme zorunluluğunda tutar kdv dahil mi ?-EVREN ÖZMEN

Konu

:

Tahsilat ve Ödemelerde Tevsik Zorunluluğu

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile getirilen tahsilat ve ödemelerin aracı finansal kurumlar kanalıyla tevsik edilmesi zorunluluğuna ilişkin tutara, fatura ve müstahsil makbuzlarında yer alan katma değer vergisi (KDV) ve gelir vergisi tevkifat tutarının dahil edilip edilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ile Maliye Bakanlığına; mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirme ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirleme yetkisi verilmiştir.

Bu yetkiye istinaden yayımlanan 459 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, tahsilat ve ödemelerin tevsik zorunluluğu ve uygulamaya ilişkin esasları açıklanmıştır. Söz konusu Tebliğde; tevsik zorunluluğu kapsamında olanların (Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında fatura almak zorunda olan birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, serbest meslek erbabı, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlar, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler, vergiden muaf esnaf), kendi aralarında ve tevsik zorunluluğu kapsamında olmayanlarla yapacakları, 7.000 TL’yi aşan tutardaki her türlü tahsilat ve ödemelerini aracı finansal kurumlar kanalıyla yapmalarının ve bu tahsilat ve ödemeleri söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik etmelerinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre; faturalardaki KDV dahil tutarın ve gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden yapacağınız zirai ürün alımlarınız dolayısıyla düzenleyeceğiniz müstahsil makbuzundaki üzerinden gelir vergisi tevkifatı indirilmemiş tutarın 7.000 TL’yi (01.01.2016 tarihinden itibaren) aşması halinde, tahsilat ve ödemelerinizin, anılan Tebliğde belirtilen aracı finansal kurumlar kanalıyla yerine getirilmesi ve bu tahsilat ve ödemelerin söz konusu kurumlarca düzenlenecek belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim

Veraset yoluyla intikal eden arsanın kat karşılığı verilmesi sonucu alınan gayrimenkullerin satılması durumunda vergilendirilmesi

Sayı

:

46480499-120[2015/1499]-57

25/05/2016

Konu

:

Veraset yoluyla intikal eden arsanın kat karşılığı   verilmesi sonucu alınan gayrimenkullerin satılması durumunda   vergilendirilmesi

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ½ hisseli olarak kardeşinizle tarafınıza babanızdan miras kalan zeytinliğin bağımsız dubleks yapımı karşılığında müteahhide verildiği, bunun karşılığında  dört adet gayrimenkulün tapularının her ikinizin adına ½ hisseli olarak tanzim edildiği, daha sonra iki adedinin kendinizin iki adedinin de kardeşinizin adına tescil edilmesini istediğiniz ve karşılıklı olarak hisselerinizden feragat ettiğiniz belirtilerek, kardeşinizle yarı yarıya hisse devrinin ticari satışa girip girmediği, elde ettiğiniz gayrimenkullerin birini veya ikisini satmanız halinde vergi doğup doğmayacağı ile hisse devri ve aynı zamanda bağımsız bölüm satışının ticari kazanç olup olmadığı hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edildiği anlaşılmıştır.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükmüne yer verilmiş olup; aynı maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde ise, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerden elde ettikleri kazancın ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Öte yandan, ticari faaliyet emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin ticari faaliyet olma niteliğine etki etmemektedir. Ancak, bir faaliyetin ticari faaliyet sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurlarıyla birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması, şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını aşması gerekmektedir.

 

Gayrimenkul alım satımı ticari bir organizasyon içinde yapıldığında alım satımın ticari faaliyetin bir unsuru sayılması, ancak ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurları ile açıkça belli olmadığı hallerde ise faaliyetin devamlılık kasıt ve niyeti ile yapıldığını belirleyen objektif ölçü olarak, muamelede çokluk olup olmadığına bakılması gerekmektedir.

 

Bu itibarla, gayrimenkullerin iktisap tarihinden sonra aynı kişiye farklı tarihlerde veya farklı kişilere aynı tarihte satılması veya birbirini izleyen yıllarda satılması durumunda yapılan satışlar devamlı olarak gayrimenkul alım-satım işiyle uğraşıldığına karine teşkil edeceğinden, elde edilen kazancın Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesine göre ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

 

Aynı Kanunun mükerrer 80 inci maddesinde;

 

Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır.

 

            ….

 

            6.İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70’inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl (1.1.2007 tarihinden önce iktisap edilenlerde dört yıl) içinde elden çıkarılmasından doğan kazançların (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.)

 

            Bu maddede geçen “elden çıkarma” deyiminin, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.

 

            Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç, 6000 (287 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2015 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 10.600 TL) Yeni Türk Lirası gelir vergisinden müstesnadır.” ,

 

Mükerrer 81’inci maddesinin birinci fıkrasında,

 

Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle  bulunur. Hasılatın ayın ve menfaat olarak sağlanan kısmının tutarı Vergi Usul Kanununun değerleme ile ilgili hükümlerine göre tayin ve tespit olunur.” hükmü, maddenin son fıkrasında da, “Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir. Şu kadar ki, bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması şarttır.

 

hükümlerine verilmiştir.

 

Ayrıca, 25/03/2011 tarih ve 76 sıra numaralı Gelir Vergisi Sirkülerinin “5.Cins Tashihi Yapılan Gayrimenkuller İle Kat Karşılığı Olarak Müteahhit Veya Konut Yapı Kooperatiflerinden Alınan Gayrimenkullerin Satılması Halinde İktisap Tarihinin Belirlenmesi” başlıklı bölümünde; “Arsa olarak iktisap edilen gayrimenkul üzerine bina inşa edilmesi veya söz konusu gayrimenkulün kat karşılığı verilmesi sonucu alınan gayrimenkullerin tapuya tescili, cins tashihi sayılarak tapuya tescil tarihinin iktisap tarihi olarak kabul edilmesi gerekir.

 

            Gayrimenkullerin ivazsız şekilde iktisap edilmesi değer artışı kazancının konusuna girmemektedir. Bu çerçevede ivazsız olarak iktisap edilen gayrimenkulün üzerine, sahibi tarafından inşa edilen veya kat karşılığı olarak alınan gayrimenkullerin, daha sonra elden çıkarılması halinde elde edilen gelir, değer artışı kazancı kapsamında değerlendirilmeyecektir.

 

            …

 

            Örnek 7: Bay (B)’ye veraset yoluyla intikal eden iki katlı ahşap bina, yıkılıp yerine yeni bir bina yapması ve bu yeni binadan kendisine iki adet daire verilmesi karşılığında, müteahhide verilmiştir. Bay (B), müteahhitten kat karşılığı aldığı iki adet daireyi teslim aldığı yıl içinde satmıştır.

 

            İvazsız olarak (veraset yoluyla) iktisap edilen gayrimenkulün, cins tashihi yapılarak kat karşılığı verilmesi halinde, “ivazsız iktisap edilme” niteliği değişmeyeceğinden, gayrimenkulün satışından elde edilen gelir de değer artışı kazancına tabii olmayacaktır.” açıklamalarına yer verilmiştir.

 

Bu itibarla, babanızdan miras yoluyla intikal eden zeytinliğin gayrimenkul satış vaadi ve arsa karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden inşaat şirketine verilmesi neticesinde sahip olunan dubleksler de “ivazsız olarak iktisap edilen gayrimenkul” olarak değerlendirildiğinden, söz konusu dublekslerde payınıza düşen ½ oranındaki hisselerinizin kardeşinizle karşılıklı olarak devredilmesi nedeniyle elde edilecek kazancın değer artış kazancı olarak vergilendirilmesi söz konusu olmayacaktır.

 

Ancak, hisse devri yoluyla tapuda yapılan değişiklik devralınan hisseler açısından yeni bir iktisap olarak değerlendirilecek olup, gayrimenkulün söz konusu değişiklik tarihinden itibaren beş yıl içinde elden çıkarılması halinde;  gayrimenkulün hisse devriyle intikal eden ½’lik kısmının elden çıkarılması nedeniyle ortaya çıkacak kazancın, Gelir Vergisi Kanununun değer artışı kazancına ilişkin hükümleri çerçevesinde vergilendirileceği tabiidir.

 

Öte yandan, sahibi olduğunuz gayrimenkullerin aynı kişiye farklı tarihlerde veya farklı kişilere aynı tarihte veya birbirini izleyen tarihlerde satılması durumunda yapılan satışlar devamlı olarak gayrimenkul alım-satım işiyle uğraşıldığına karine teşkil edeceğinden elde edilen kazancın Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesi çerçevesinde ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

kesin mizan verme zorunluluğu kaldırılmıştır-2016-mali Müşavir Evren özmen

27 Temmuz 2016 ÇARŞAMBA

Resmî Gazete

Sayı : 29783
TEBLİĞ
Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 403)’NİN YÜRÜRLÜKTEN

KALDIRILMASINA DAİR TEBLİĞ

(SIRA NO: 472)

MADDE 1 – 19/1/2011 tarihli ve 27820 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 403) yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.

 

403 tebliğ 

Zorunluluğu Getirilen Mükellefler:
3.1. Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri elektronik ortamda kesin mizan bildirimi vermek zorundadırlar.
3.2. Ancak bilanço esasına göre defter tutmakla beraber faaliyet konuları itibariyle farklı muhasebe tekniğini kullanmak durumunda bulunan;
a. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun3 2 nci maddesinde sayılan mükellefler, 

Kooperatiflerde sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu

Kooperatifler, tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklardır.

Ülkemizde, 2014 yılı Mayıs ayı başı itibariyle 13 bin 341 adet konut yapı kooperatifi, 559 adet küçük sanayi sitesi yapı kooperatifi ve 628 adet toplu işyeri yapı kooperatifi bulunmaktadır. Bu yapı kooperatiflerinin sırasıyla 597 bin 51, 70 bin 688 ve 41 bin 299 olmak üzere toplamda 709 bin 38 adet ortağı bulunmaktadır. Uymaları zorunlu temel kurallar her ne kadar 1163 sayılı Yasa ile düzenlenmişse de, diğer kanunlar ile yapı kooperatifl erine birtakım yasal yükümlülükler getirilmesi mümkün olabilmektedir. Bu yükümlülüklerden birisi sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğudur.
Yapı kooperatiflerinde sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu, Türk Ticaret Kanunu veya Kooperatifler Kanunu ile değil, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile getirilen bir yükümlülüktür ve sadece anılan yasada belirtilen şartları karşılayan yapı kooperatiflerini kapsamaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 35’inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, ortak sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadırlar. Ortak sayısı yüzün altında kalan yapı kooperatifleri ile ortak sayısı ne olursa olsun diğer kooperatif türleri için ise böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır.

Sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu, yüz veya daha fazla kişinin katılımıyla kurulan yapı kooperatiflerinde, kooperatifin tüzel kişilik kazanması ile birlikte; kuruluştaki ortak sayısı yüzün altında olan yapı kooperatiflerinde ise ortak sayısı yüze ulaştığı anda doğar. Ortak sayısının herhangi bir sebeple yüzün altına düşmesi halinde ise sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü ortadan kalkar.

Yapı kooperatifleri, sözleşmeli avukatlarına, 2016 yılında asgarî bin TL aylık ücret ödeyeceklerdir. Sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğünü yerine getirmeyen yapı kooperatiflerine, Cumhuriyet Savcısı tarafından, sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilecektir. Örneğin, 2016 yılının tamamında anılan yükümlülüğe uyulmaması, yapı kooperatifine 39 bin 528 TL idari para cezası verilmesine sebebiyet verecektir.

Sözkonusu zorunluluk, kooperatiflerden sadece yapı kooperatifl erini kapsadığı, bin ortaklı üretici veya tüketici kooperatifinin avukat bulundurma zorunluluğu yokken 100 ortaklı yapı kooperatiflerinin zorunluluk kapsamına alındığı, bu haliyle kooperatif türleri arasında bir ayrım yaparak ve üye sayısı kriteri koyarak yapılan bu tasnifin objektif, hukuki ve hakkaniyetli olmadığı yönünde eleştirilere uğramıştır. Anayasa Mahkemesi ise, 30/06/2011 tarihli ve E.2010/10, K.2011/110 sayılı kararında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin, 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Kanun’un 329. maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrasının “anonim şirketler” yönünden, Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine hükmetmiştir. Ancak, Yüksek Mahkeme, sözkonusu kararının açıkça anonim şirketlere ilişkin olduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle, anılan maddenin yapı kooperatifl eri yönünden Anayasaya aykırılığının ve iptalinin talep edilmesi halinde mahkemenin ne yönde karar vereceğini bugünden kestirmek zordur.

Soner ALTAŞ – Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi

GIDA İŞLETMELERİNDE YEREL, MARJİNAL VE SINIRLIFAALİYETLERİN DÜZENLENMESİNEDAİR YÖNETMELİK

26 Temmuz 2016 SALI

Resmî Gazete

Sayı : 29782
YÖNETMELİK
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından:

GIDA İŞLETMELERİNDE YEREL, MARJİNAL VE SINIRLI

FAALİYETLERİN DÜZENLENMESİNE

DAİR YÖNETMELİK

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, gıda işletmelerindeki yerel, marjinal ve sınırlı faaliyetlere ilişkin hususları belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, son tüketicinin yanı sıra bir başka perakendeciye et ve et ürünlerinden çiğ et ve kıyma, süt ve süt ürünleri kapsamındaki çiğ süt, içme sütü, kolostrum, kolostrum bazlı ürünler, çiğ krema ve kaymak dışındaki süt ve süt ürünleri ile bütün halindeki balık ve su ürünlerini arz eden perakende gıda işletmesini kapsar.

(2) Bu Yönetmelik hükümlerinde belirtilmeyen hayvansal gıdalar ve hazır ambalajlı olarak tedarik edilerek ambalajı bozulmadan arz edilen hayvansal gıdalar kapsam dışındadır.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 30 ve 44 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) 5996 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi, 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gıda Hijyeni Yönetmeliği, 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmelik, 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gıda ve Yemin Resmi Kontrollerine Dair Yönetmelik, 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hayvansal Gıdaların Resmi Kontrollerine İlişkin Özel Kuralları Belirleyen Yönetmelik ve 27/12/2011 tarihli ve 28155 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliğinde yer alan tanımlara ilave olarak bu Yönetmelikte geçen;

a) Marjinal: Perakendecinin başka bir perakendeciye arz edebileceği hayvansal gıdanın günlük, haftalık veya yıllık olarak belirlenmiş maksimum miktarını,

b) Sınırlı: Hayvansal gıdayı arz eden ve/veya tedarik eden, belirlenmiş perakende işletme tipini ve/veya hayvansal gıdayı,

c) Yerel: Hayvansal gıdanın arz edilebileceği coğrafi olarak sınırlandırılmış alanı,

ifade eder.

Genel hükümler

MADDE 5 – (1) Bu Yönetmelik kapsamında yer alan hayvansal gıdaların, perakendeci tarafından son tüketiciye satışının yanı sıra başka bir gıda işletmesine arzı, bu gıda işletmesinin de sadece son tüketiciye satış yapan perakendeci olması şartıyla, bu Yönetmelikte belirlenen yerel, marjinal ve sınırlı faaliyetlere ilişkin gerekliliklere uygun olarak yapılır.

(2) Birinci fıkrada belirtilen hayvansal gıdanın perakendeci tarafından başka bir perakendeciye arzında, perakendecinin bu arzının yerel, marjinal ve sınırlı faaliyetler içerisinde kalması şartıyla, işletmesi kayıt kapsamındaki gıda işletmesi olarak değerlendirilir.

(3) Gıda işletmecisi yerel, marjinal ve sınırlı faaliyetler kapsamında tedarik ettiği gıdayı sadece son tüketiciye arz edebilir, son tüketiciye satış amacıyla işleyebilir, muameleye tabi tutabilir ve/veya depolayabilir.

(4) Hayvansal gıdanın, perakendeci tarafından başka bir perakendeciye arz edilebilmesi için “yerel”, “marjinal” ve “sınırlı” olarak tanımlanan faaliyetler için getirilen gerekliliklerin tamamını karşılaması gerekir.

(5) Yetkili merci; yerel, marjinal ve sınırlı faaliyet kapsamındaki perakendecilerin listesini oluşturur ve bu listeleri güncel tutar.

Bildirim zorunluluğu

MADDE 6 – (1) Yerel, marjinal ve sınırlı faaliyette bulunmak isteyen perakendeci, yetkili mercie aşağıdaki bilgilerin yer aldığı Ek-1’de yer alan dilekçe ile başvuruda bulunur:

a) İşletme kayıt numarası.

b) Yerel, marjinal ve sınırlı faaliyet kapsamında arz edilecek hayvansal gıda.

c) Yerel, marjinal ve sınırlı faaliyet için belirlenen gerekliliklere uyacağına dair Ek-2’de yer alan taahhütname.

Et ve et ürünleri için özel hükümler

MADDE 7 – (1) Et ve et ürünleri için yerel faaliyet; perakende işletmenin bulunduğu nokta merkez kabul edilerek 50 kilometrelik yarıçap içerisinde kalan alanda yapılır.

(2) Et ve et ürünleri için marjinal faaliyet; perakendecinin diğer perakendeciye yapabileceği toplam arz, haftalık olarak 2.500 kilogramı geçemez.

(3) Et ve et ürünleri için sınırlı faaliyette;

a) Çiğ et ve kıyma, sadece kasaplar tarafından diğer perakendecilere arz edilebilir.

b) Hazırlanmış et karışımları ve et ürünleri arz edilemez.

Süt ve süt ürünleri için özel hükümler

MADDE 8 – (1) Süt ve süt ürünleri için yerel faaliyet, perakende işletmenin bulunduğu nokta merkez kabul edilerek 50 kilometrelik yarıçap içerisinde kalan alanda yapılır.

(2) Süt ve süt ürünleri için marjinal faaliyet, perakendecinin diğer perakendeciye yapabileceği toplam arz haftalık olarak 500 kilogramı geçemez.

(3) Süt ve süt ürünleri için sınırlı faaliyette;

a) Bu fıkranın (b) bendinde belirtilenler dışındaki süt ve süt ürünleri, perakendeciler tarafından diğer perakendecilere arz edilebilir.

b) Çiğ süt, içme sütü, kolostrum, kolostrum bazlı ürünler, çiğ krema ve kaymak arz edilemez.

Balıkçılık ürünleri için özel hükümler

MADDE 9 – (1) Balıkçılık ürünleri için yerel faaliyet, perakende işletmenin bulunduğu nokta merkez kabul edilerek 50 kilometrelik yarıçap içerisinde kalan alanda yapılır.

(2) Balıkçılık ürünleri için marjinal faaliyet, perakendecinin diğer perakendeciye yapabileceği toplam arz, haftalık olarak 500 kilogramı geçemez.

(3) Balıkçılık ürünleri için sınırlı faaliyette, sadece bütün halindeki balıkçılık ürünleri arz edilir.

(4) Bütün halindeki balıkçılık ürünleri sadece balık satış yerleri tarafından diğer perakendecilere arz edilir.

Özel hüküm

MADDE 10 – (1) Bu Yönetmelikte belirtilen marjinal faaliyetlerin birden fazlasını yapan perakendecinin, bu faaliyet kapsamındaki toplam arzı, bu Yönetmeliğin 7 nci, 8 inci ve 9 uncu maddelerinde belirlenen miktarları geçmemek üzere toplamda haftalık olarak 2.500 kilogramı geçemez.

Kayıtların tutulması

MADDE 11 – (1) Perakendeci; yerel, marjinal ve sınırlı faaliyet kapsamında arz edilen veya tedarik edilen hayvansal gıdaya ilişkin olarak, Gıda ve Yemin Resmi Kontrollerine Dair Yönetmeliğin 39 uncu maddesi gereği tutulması gereken izlenebilirliği sağlayan kayıtlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili mevzuatına göre düzenlenmiş fatura veya sevk irsaliyesini talebi halinde yetkili mercie sunar.

(2) Bu Yönetmelik kapsamındaki hayvansal gıdayı arz eden perakendeci, izlenebilirlik ve hijyen konusundaki mevzuat hükümlerinin gerektirdiği kayıtlara ilave olarak; hayvansal gıdayı arz ettiği perakendecilerinin işletme kayıt numaraları ile her bir perakendeciye sattığı hayvansal gıdanın miktarlarına ilişkin kayıtları tutar ve talep edilmesi halinde yetkili mercie sunar.

(3) Bu madde kapsamında belirtilen kayıtlar, ilgili mevzuatında aksi belirtilmediği sürece elde edildikleri takvim yılının sonundan itibaren en az on iki aylık bir süre ile muhafaza edilir.

İdari yaptırım

MADDE 12 – (1) Bu Yönetmeliğe aykırı davrananlar hakkında 5996 sayılı Kanunun ilgili maddelerine göre idari yaptırım uygulanır.

Yürürlük

MADDE 13 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 14 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.

 

Ekleri için tıklayınız.

 

26 Temmuz 2016 SALI

Resmî Gazete

Sayı : 29782
YÖNETMELİK
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından:

GIDA İŞLETMELERİNDE YEREL, MARJİNAL VE SINIRLI

FAALİYETLERİN DÜZENLENMESİNE

DAİR YÖNETMELİK

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, gıda işletmelerindeki yerel, marjinal ve sınırlı faaliyetlere ilişkin hususları belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, son tüketicinin yanı sıra bir başka perakendeciye et ve et ürünlerinden çiğ et ve kıyma, süt ve süt ürünleri kapsamındaki çiğ süt, içme sütü, kolostrum, kolostrum bazlı ürünler, çiğ krema ve kaymak dışındaki süt ve süt ürünleri ile bütün halindeki balık ve su ürünlerini arz eden perakende gıda işletmesini kapsar.

(2) Bu Yönetmelik hükümlerinde belirtilmeyen hayvansal gıdalar ve hazır ambalajlı olarak tedarik edilerek ambalajı bozulmadan arz edilen hayvansal gıdalar kapsam dışındadır.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 30 ve 44 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) 5996 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi, 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gıda Hijyeni Yönetmeliği, 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmelik, 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gıda ve Yemin Resmi Kontrollerine Dair Yönetmelik, 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hayvansal Gıdaların Resmi Kontrollerine İlişkin Özel Kuralları Belirleyen Yönetmelik ve 27/12/2011 tarihli ve 28155 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliğinde yer alan tanımlara ilave olarak bu Yönetmelikte geçen;

a) Marjinal: Perakendecinin başka bir perakendeciye arz edebileceği hayvansal gıdanın günlük, haftalık veya yıllık olarak belirlenmiş maksimum miktarını,

b) Sınırlı: Hayvansal gıdayı arz eden ve/veya tedarik eden, belirlenmiş perakende işletme tipini ve/veya hayvansal gıdayı,

c) Yerel: Hayvansal gıdanın arz edilebileceği coğrafi olarak sınırlandırılmış alanı,

ifade eder.

Genel hükümler

MADDE 5 – (1) Bu Yönetmelik kapsamında yer alan hayvansal gıdaların, perakendeci tarafından son tüketiciye satışının yanı sıra başka bir gıda işletmesine arzı, bu gıda işletmesinin de sadece son tüketiciye satış yapan perakendeci olması şartıyla, bu Yönetmelikte belirlenen yerel, marjinal ve sınırlı faaliyetlere ilişkin gerekliliklere uygun olarak yapılır.

(2) Birinci fıkrada belirtilen hayvansal gıdanın perakendeci tarafından başka bir perakendeciye arzında, perakendecinin bu arzının yerel, marjinal ve sınırlı faaliyetler içerisinde kalması şartıyla, işletmesi kayıt kapsamındaki gıda işletmesi olarak değerlendirilir.

(3) Gıda işletmecisi yerel, marjinal ve sınırlı faaliyetler kapsamında tedarik ettiği gıdayı sadece son tüketiciye arz edebilir, son tüketiciye satış amacıyla işleyebilir, muameleye tabi tutabilir ve/veya depolayabilir.

(4) Hayvansal gıdanın, perakendeci tarafından başka bir perakendeciye arz edilebilmesi için “yerel”, “marjinal” ve “sınırlı” olarak tanımlanan faaliyetler için getirilen gerekliliklerin tamamını karşılaması gerekir.

(5) Yetkili merci; yerel, marjinal ve sınırlı faaliyet kapsamındaki perakendecilerin listesini oluşturur ve bu listeleri güncel tutar.

Bildirim zorunluluğu

MADDE 6 – (1) Yerel, marjinal ve sınırlı faaliyette bulunmak isteyen perakendeci, yetkili mercie aşağıdaki bilgilerin yer aldığı Ek-1’de yer alan dilekçe ile başvuruda bulunur:

a) İşletme kayıt numarası.

b) Yerel, marjinal ve sınırlı faaliyet kapsamında arz edilecek hayvansal gıda.

c) Yerel, marjinal ve sınırlı faaliyet için belirlenen gerekliliklere uyacağına dair Ek-2’de yer alan taahhütname.

Et ve et ürünleri için özel hükümler

MADDE 7 – (1) Et ve et ürünleri için yerel faaliyet; perakende işletmenin bulunduğu nokta merkez kabul edilerek 50 kilometrelik yarıçap içerisinde kalan alanda yapılır.

(2) Et ve et ürünleri için marjinal faaliyet; perakendecinin diğer perakendeciye yapabileceği toplam arz, haftalık olarak 2.500 kilogramı geçemez.

(3) Et ve et ürünleri için sınırlı faaliyette;

a) Çiğ et ve kıyma, sadece kasaplar tarafından diğer perakendecilere arz edilebilir.

b) Hazırlanmış et karışımları ve et ürünleri arz edilemez.

Süt ve süt ürünleri için özel hükümler

MADDE 8 – (1) Süt ve süt ürünleri için yerel faaliyet, perakende işletmenin bulunduğu nokta merkez kabul edilerek 50 kilometrelik yarıçap içerisinde kalan alanda yapılır.

(2) Süt ve süt ürünleri için marjinal faaliyet, perakendecinin diğer perakendeciye yapabileceği toplam arz haftalık olarak 500 kilogramı geçemez.

(3) Süt ve süt ürünleri için sınırlı faaliyette;

a) Bu fıkranın (b) bendinde belirtilenler dışındaki süt ve süt ürünleri, perakendeciler tarafından diğer perakendecilere arz edilebilir.

b) Çiğ süt, içme sütü, kolostrum, kolostrum bazlı ürünler, çiğ krema ve kaymak arz edilemez.

Balıkçılık ürünleri için özel hükümler

MADDE 9 – (1) Balıkçılık ürünleri için yerel faaliyet, perakende işletmenin bulunduğu nokta merkez kabul edilerek 50 kilometrelik yarıçap içerisinde kalan alanda yapılır.

(2) Balıkçılık ürünleri için marjinal faaliyet, perakendecinin diğer perakendeciye yapabileceği toplam arz, haftalık olarak 500 kilogramı geçemez.

(3) Balıkçılık ürünleri için sınırlı faaliyette, sadece bütün halindeki balıkçılık ürünleri arz edilir.

(4) Bütün halindeki balıkçılık ürünleri sadece balık satış yerleri tarafından diğer perakendecilere arz edilir.

Özel hüküm

MADDE 10 – (1) Bu Yönetmelikte belirtilen marjinal faaliyetlerin birden fazlasını yapan perakendecinin, bu faaliyet kapsamındaki toplam arzı, bu Yönetmeliğin 7 nci, 8 inci ve 9 uncu maddelerinde belirlenen miktarları geçmemek üzere toplamda haftalık olarak 2.500 kilogramı geçemez.

Kayıtların tutulması

MADDE 11 – (1) Perakendeci; yerel, marjinal ve sınırlı faaliyet kapsamında arz edilen veya tedarik edilen hayvansal gıdaya ilişkin olarak, Gıda ve Yemin Resmi Kontrollerine Dair Yönetmeliğin 39 uncu maddesi gereği tutulması gereken izlenebilirliği sağlayan kayıtlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili mevzuatına göre düzenlenmiş fatura veya sevk irsaliyesini talebi halinde yetkili mercie sunar.

(2) Bu Yönetmelik kapsamındaki hayvansal gıdayı arz eden perakendeci, izlenebilirlik ve hijyen konusundaki mevzuat hükümlerinin gerektirdiği kayıtlara ilave olarak; hayvansal gıdayı arz ettiği perakendecilerinin işletme kayıt numaraları ile her bir perakendeciye sattığı hayvansal gıdanın miktarlarına ilişkin kayıtları tutar ve talep edilmesi halinde yetkili mercie sunar.

(3) Bu madde kapsamında belirtilen kayıtlar, ilgili mevzuatında aksi belirtilmediği sürece elde edildikleri takvim yılının sonundan itibaren en az on iki aylık bir süre ile muhafaza edilir.

İdari yaptırım

MADDE 12 – (1) Bu Yönetmeliğe aykırı davrananlar hakkında 5996 sayılı Kanunun ilgili maddelerine göre idari yaptırım uygulanır.

Yürürlük

MADDE 13 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 14 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.

 

Ekleri için tıklayınız.