Kat mülkiyeti ve kat irtifakı:
I – Genel kural:
Madde 1 – Tamamlanmış bir yapının kat, daire, iş bürosu, dükkan, mağaza, mahzen, depo gibi bölümlerinden ayrı
ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, o gayrimenkulün maliki veya ortak malikleri tarafından, bu Kanun hükümlerine göre, bağımsız mülkiyet hakları kurulabilir.
Yapılmakta veya ileride yapılacak olan bir yapının, birinci fıkrada yazılı nitelikteki bölümleri üzerinde, yapı tamamlandıktan sonra geçilecek kat mülkiyetine esas olmak üzere, arsa maliki veya arsanın ortak malikleri tarafından, bu Kanun hükümlerine göre irtifak hakları kurulabilir.
kooperatif genel kurul başvurusu-Kemal OZMEN
KOOPERATİF ÜYELERİNE TAHSİS (FERDİLEŞME)-Kemal OZMEN
KOOPERATİF ÜYELERİNE TAHSİS (FERDİLEŞME)…
KOOPERATİF ÜYELERİNE TAHSİS (FERDİLEŞME)
KURUM ADI: Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü İŞLEM HAKKINDA KISA BİLGİ: Yapı kooperatiflerinin inşa ettikleri konut ve iş yerlerinin kooperatif üyeleri adına tescili işlemidir.
GEREKLİ BELGELER: 1) Kooperatifin yetki belgesi,
2) Kooperatif temsilcilerinin nüfus cüzdanları veya pasaportları,
3) Hangi üyeye nerenin tahsis edildiğini gösterir yönetim kurulunca onanmış liste ile üyelerin nüfus kimlik bilgileri,
4) Tapu senetlerine fotoğraf yapıştırılacak ise üyelerin birer adet vesikalık fotoğrafı.
İŞLEM ADIMLARI: İlgili Tapu Sicil Müdürlüğüne başvurulur.
BAŞVURU YERİ: Taşınmaz kaydının bulunduğu Tapu Sicil Müdürlüğü (Tapu Sicil Müdürü )
BAŞVURU ŞEKLİ: Postayla yapılan başvurular kabul edilmez.
Şahsen yapılmayan bir başvuru,ilgili şahsın vereceği noter tasdikli vekaletname ile mümkündür.
ÖZEL DURUMLAR: İşlem kooperatif temsilcilerinin talebiyle sonulandırılır. Kat irtifaklı olarak ferdileşme yapılabileceği gibi kooperatifin amacına uygun ise arsa olarak da ferdileşme yapılabilir. Tescil gerekleşinceye kadar tahsis edilecek üyelerin isimleri değiştirilebilir. Tescil yapıldıktan sonra üye isimlerindeki değişiklik ve yanlışlıklar ancak devir veya tashih yoluyla düzeltilebilir.
kooperatif defterleri-Kemal OZMEN
Kooperatif başkanının sorumlulukları-Kemal OZMEN
Hata: İletişim formu bulunamadı.
14.03.2017
1163 Sayılı Kooperatifler kanununda yer alan yönetim ve denetim kurulları için cezai sorumluluk gerektiren fiiler ile yaptırımlar aşağıda detaylı olarak belirtilmiştir.
Bilgilerinize Sunarız Saygılarımızla
Cezai sorumluluk:
Ek Madde 2 – (Ek: 6/10/1988 – 3476/26 md.; Değişik: 23/1/2008-5728/340 md.)
- 8 inci maddenin üçüncü fıkrasına, 16 ncı maddenin beşinci fıkrasına, 56 ncı maddenin altıncı fıkrasına, 59 uncu maddenin dördüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkralarına ve 90 ıncı maddenin beşinci fıkrasına aykırı hareket eden kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri ve memurları üç aydan iki yıla kadar hapis ve elli günden beşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
- Genel kurulu olağan toplantıya çağırmayan yönetim kurulu üyeleri ile 2 nci maddenin
dördüncü fıkrasına, 8 inci maddenin ikinci fıkrasına, 16 ncı maddenin birinci fıkrasına, 66 ncı maddenin ikinci fıkrasına ve 90 ıncı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı hareket eden kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri altı aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
- 56 ncı maddenin ikinci ve dördüncü fıkralarına, 66 ve 67 nci maddeye aykırı hareket eden kooperatif ve üst kuruluşlarının denetim kurulu üyeleri bir aydan altı aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
İlgili bakanlık, kooperatifler ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile
memurları hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı açılan kamu davalarına katılma talebinde bulunabilir.
| Fiil | Madde | Cezai sorumluluk |
| 8 inci maddenin üçüncü
fıkrasına, aykırı |
Yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenir.
Yönetim Kurulu, genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez. |
yönetim kurulu üyeleri ve memurları üç aydan iki yıla kadar hapis ve elli günden beşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. |
| 16 ncı maddenin beşinci fıkrasına, , aykırı | Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder. | yönetim kurulu üyeleri ve memurları üç aydan iki yıla kadar hapis ve elli günden beşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. |
| 59 uncu maddenin dördüncü, | Kooperatiflerce alınması | yönetim kurulu üyeleri ve |
| altıncı, yedinci ve sekizinci | kararlaştırılan | memurları üç aydan iki yıla |
| fıkralarına aykırı | gayrimenkullerin alımının, | kadar hapis ve elli günden |
| tapu devri veya tapuya | beşyüz güne kadar adlî para | |
| şerh verdirilecek bir satış | cezası ile cezalandırılırlar. | |
| vaadi sözleşmesi ile | ||
| yapılması şarttır. | ||
| Yönetim kurulu üyeleri ve | ||
| kooperatif personeli | ||
| ortaklık işlemleri dışında | ||
| kendisi | ||
| veya başkası namına, | ||
| bizzat veya dolaylı olarak | ||
| kooperatifle kooperatif | ||
| konusuna giren bir ticari | ||
| muamele yapamaz. | ||
| (Ek: 6/10/1988 – 3476/15 | ||
| md.) Kooperatif ve üst | ||
| kuruluşlarca tanıtma ve | ||
| ortak kaydetmek amacıyla | ||
| yapılacak ilan, | ||
| reklam ve açıklamalar, | ||
| eksik ve gerçeğe aykırı | ||
| olamayacağı gibi, yanıltıcı | ||
| bilgi ve unsurlar | ||
| taşıyamaz. | ||
| (Ek: 6/10/1988 – 3476/15 | ||
| md.) Yönetim kurulu | ||
| üyeleri ve temsile yetkili | ||
| şahıslar, genel kurulun | ||
| devredemeyeceği | ||
| yetkilerini kullanamaz. | ||
| 90 ıncı maddenin beşinci fıkrasına aykırı | Anayasa mahkemesi iptal etti. | |
| 56 ncı maddenin altıncı fıkrasına | Yönetim kurulu üyelerine genel kurulca belirlenen aylık ücret, huzur hakkı, risturn ve yolluk dışında hiç bir ad altında başkaca
ödeme yapılamaz |
yönetim kurulu üyeleri ve memurları üç aydan iki yıla kadar hapis ve elli günden beşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. |
| Genel kurulu olağan toplantıya
çağırmayan yönetim kurulu |
kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri altı aya kadar hapis ve |
| üyeleri | otuz günden üçyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. | |
| 2 nci maddenin dördüncü
fıkrasına, |
Kooperatifler ve üst kuruluşlarının unvanlarında, kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerine yer verilemez. | kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri altı aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. |
| 8 inci maddenin ikinci fıkrasına, | Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp
taşımadıklarını araştırmak zorundadır |
kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri altı aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. |
| 16 ncı maddenin birinci fıkrasına, | Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar
anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar |
kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri altı aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. |
| 66 ncı maddenin ikinci fıkrasına | Yöneticiler, bu maksatla denetçilere defterleri ve belgeleri verirler.Denetçilerin istekleri üzerine müfredat defteri ve bu defterin hangi esaslara göre düzenlendiği ve istenilen her konu hakkında bilgi verilir | kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri altı aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. |
| 90 ıncı maddenin üçüncü
fıkrasına |
Anayasa mahkemesi iptal etti | kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri altı aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî para cezası ile |
| cezalandırılırlar. | ||
| 56 ncı maddenin ikinci ve
dördüncü fıkralarına, |
Aynı türde başka bir kooperatifin yönetim kurulu üyesi olmamak. Üyelik şartları denetçiler
tarafından araştırılır. Bu şartları taşımadıkları halde seçilenler ile sonradan kaybedenlerin görevlerine yönetim kurulunca son verilir. |
bir aydan altı aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. |
| 66 ve 67 nci maddeye aykırı hareket | I. İnceleme yükümlülüğü:
Madde 66 – Denetçiler, işletme hesabiyle bilançonun defterlerle uygunluk halinde bulunup bulunmadığını, defterlerin düzenli bir surette tutulup tutulmadığını ve işletmenin neticeleriyle mameleki hakkında uyulması gerekli olan hükümlere göre işlem yapılıp yapılmadığını incelemekle yükümlüdürler. Ortakların şahsan sorumlu veya ek ödeme ile yükümlü olan kooperatiflerde denetçiler, ortaklar listesinin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığını da incelemek zorundadırlar.
Yöneticiler, bu maksatla denetçilere defterleri ve belgeleri verirler.Denetçilerin istekleri üzerine müfredat defteri ve bu defterin hangi esaslara göre düzenlendiği ve istenilen her konu hakkında bilgi verilir. |
bir aydan altı aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. |
| Ortaklar gerekli gördükleri hususlarda denetçilerin dikkatini çekmeye ve açıklama yapılmasını istemeye yetkilidirler.
2. Rapor düzenlenmesi:
Madde 67 – Denetçiler her yıl yazılı bir raporla beraber tekliflerini genel kurula sunmaya mecburdurlar.
Denetçiler, görevleri çerçevesinde işlerin yürütülmesinde gördükleri noksanlıkları, kanun veya anasözleşmeye aykırı hareketleri bundan sorumlu olanların bağlı bulundukları organa ve gerekli hallerde aynı zamanda genel kurula haber vermekle yükümlüdürler.
Denetçiler yönetim ve genel kurul toplantılarına katılırlar. Ancak, yönetim kurulunda oy kullanamazlar. |
kooperatif nasıl feshedilir ?-Kemal OZMEN
kooperatif genel kurul kararının iptali-Kemal OZMEN
kooperatif genel kurul kararına itiraz-Kemal OZMEN
kooperatif genel kurul toplantı tutanağı örneği-Kemal OZMEN
kooperatif genel kurul müracaati-Kemal OZMEN
kooperatiflerde olağanüstü genel kurul nasıl yapılır-Kemal OZMEN
Kooperatiflerde Genel Kurul -Kemal OZMEN
Firma çalışanının vefatı dolayısıyla varislerine kıdem tazminatı, ölüm yardımı ve ücret alacağı adı altında yapılan ödemelerde Veraset ve İntikal Vergisi.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
Sayı
:
B.07.1.GİB.4.99.16.02-VİVK-1-39
07/02/2012
Konu
:
Firma çalışanının vefatı dolayısıyla varislerine kıdem tazminatı, ölüm yardımı ve ücret alacağı adı altında yapılan ödemelerde Veraset ve İntikal Vergisi.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketiniz personelinin ölümü nedeniyle mirasçılarına kıdem tazminatı, ölüm yardımı ve ücret alacağı adı altında ödeme yapılacağı belirtilerek, bu ödemelerin vergiye tabi olup olmadığı hususundaki Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde,
“Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez…”
denilmiştir.
Öte yandan, aynı Kanunun 23 üncü maddesinde istisna kapsamında yer alan ücret ödemeleri sayılmış olup, Kanunun 25 inci maddesinin 7 nci bendinde, “1475 ve 854 sayılı Kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz);”nın gelir vergisinden istisna edileceği belirtilmiştir.
1475 sayılı İş Kanunu’nun 14 üncü maddesinde,
“Kıdem tazminatı: Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,
2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,
3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle,
4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;
5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının(A)bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,
Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.
İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir.”
hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükümlere göre, söz konusu ödemelerin yukarıda bahsedilen şartlar dahilinde yapılması halinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun 25 inci maddesinin 7 numaralı bendi uyarınca gelir vergisinden istisna edilmesi fazlasının ise ücret hükümlerine göre vergiye tabi tutulması gerekmektedir. Öte yandan ücret alacağı adı altında yapılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 23 üncü maddesinde yer alan ve istisna kapsamında değerlendirilen ödemelerden olması halinde söz konusu ücret ödemesi istisna kapsamında değerlendirilecek, aksi halde Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94 ve 103 üncü maddeleri hükümleri çerçevesinde vergilendirilecektir.
Diğer taraftan, gelir vergisinin konusuna giren ödemeler karşılıksız olsa dahi veraset ve intikal vergisine tabi tutulmamaktadır. Ancak, varislere yapılan ölüm yardımı ödemeleri Gelir Vergisi Kanunu’nun konusuna girmemektedir.
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, “Amme idare ve müesseseleri ve 3659 sayılı Kanuna tabi müesseseler ve amme menfaatlerine hadim cemiyetlerden veya emekli sandıklarından (Veya bu mahiyetteki kurumlardan) dul ve yetimlere bağlanan aylıklarla bu aylıklar dışında verilen emekli ikramiyeleri ile dul ve yetim evlenme ikramiyeleri ve hizmet müddetlerini doldurmamış bulunanların dul ve yetimlerine aylık yerine toptan yapılan ödemeler ve harp malulleriyle şehit yetimlerine tekel bey’iyelerinden ödenen paralar.” veraset ve intikal vergisinden istisna edilmiştir.
7338 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde; “Amme idare ve müesseseleri, bankalar, bankerler, kasa kiralayanlar, sigorta şirketleri, sair şirket ve müesseseler, mahkemeler ve icra daireleri istihkak sahiplerine bu verginin mevzuuna giren herhangi bir muamele dolayısıyla para ve senet verebilmek için evvelemirde verginin ödenmiş olduğuna dair vergi dairesinden verilmiş bir tasdikname talebederler.
Tasdikname ibraz etmeyen hak sahiplerinin istihkaklarından, veraset yoluyla intikallerde yüzde beş, ivazsız intikallerde yüzde onbeş oranında vergi karşılığı olarak tevkifat yaptıktan sonra, bakiyesini verebilirler. Tevkifatı yapanlar, tevkif ettikleri parayı en geç bir hafta içinde bulundukları yerin mal sandığına yatırmaya ve keyfiyeti bağlı bulundukları vergi dairesine yazı ile bildirmeye mecburdurlar.
Tevkifat yapmadan para ve senet verenlerle tevkif ettikleri parayı yukarıda belirtilen süre içinde mal sandığına yatırmayanlardan (Hakimler hariç), tevkif etmeye ve yatırmaya mecbur oldukları paralar Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre gecikme zammı tatbik edilerek tahsil edilir. Tevkifatı yapan ilgili kuruluşların, bu görevleri süresinde yerine getirmeyen sorumlularından, tevkif etmeye ve yatırmaya mecbur oldukları paraların %10’u oranında ayrıca ceza tahsil olunur.” denilmektedir.
Buna göre, şirketiniz tarafından yapılan ve yukarıda gelir vergisinden istisna olduğu belirtilen ödemeler veraset ve intikal vergisine tabi olmayacaktır. Ancak vefat eden personelinizin mirasçılarına ölüm yardımı adı altında yapılan ve gelir vergisinin konusuna girmeyen ödemelerin, şirketiniz Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde sayılan kurumlardan olmadığından, veraset ve intikal vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
Bu açıklamalar çerçevesinde;
-Şirketiniz bünyesinde çalışmakta iken vefat eden personelin mirasçılarına, herhangi bir sözleşmeye veya kanuna dayanılarak ölüm yardımı adı altında bir ödemenin yapılabilmesi için anılan Kanun’un 17 nci maddesi uyarınca, mirasçıların verginin ödendiğine dair vergi dairesinden verilmiş bir belge ibraz etmeleri, böyle bir belge ibraz edilmediği takdirde, ödenecek tutar üzerinden vergi karşılığı olarak % 5 oranında tevkifat yapıldıktan sonra bakiyesinin ödenmesi,
-Şirketinizde çalışan personelin vefat etmesi nedeniyle mirasçılarına herhangi bir sözleşmeye veya kanuna dayanmadan şirketinizce yapılacak ödemeler ivazsız intikal kapsamına girdiğinden, söz konusu ödemenin mirasçılar tarafından hukuken iktisap edildiği tarihten itibaren bir ay içinde veraset ve intikal vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi
gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
Beton ve yapı malzemesi test edilmesi işleminin tevkifata tabi olup olmadığı-Deprem testi işleminde tevkifat var mı ?-Kemal OZMEN
Beton ve yapı malzemesi test edilmesi işleminin tevkifata tabi olup olmadığı hk.
Tarih 27/04/2012
Sayı B.07.4.DEF.0.65.10.00-TEVKİFAT-4
Kapsam
T.C.
VAN VALİLİĞİ
Defterdarlık GELİR MÜDÜRLÜĞÜ
Sayı
:
B.07.4.DEF.0.65.10.00-TEVKİFAT-4
27/04/2012
Konu
:
TEVKİFAT
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinize ait laboratuarlarda gerçekleştirilen beton ve yapı malzemelerinin test edilmesi hizmeti işinin katma değer vergisi tevkifatına tabi olup olmadığının bildirilmesi istenmektedir.
KDV Kanununun 9 uncu maddesi ile vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir.
Bu yetkiye dayanarak yayımlanan, 91 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (A/2) bölümünde sayılan kurum ve kuruluşların (A/3) bölümünde belirtilen işlemlere ait KDV yi tevkifata tabi tutmaları uygun görülmüştür.
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Şirketiniz tarafından beton ve yapı malzemelerinin test edilmesi işi, 91 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (A/3) bölümünde belirtilen işlemler arasında sayılmadığından katma değer vergisi tevkifatına tabi tutulmayacaktır.
Diğer taraftan, Şirketinizin bu hizmetinin yapı denetim hizmeti kapsamında değerlendirilmesi de söz konusu değildir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
TASFİYE SÜRECİNE GİREN KOOPERATİFİN MÜKELLEFİYET DURUMU
TASFİYE SÜRECİNE GİREN KOOPERATİFİN MÜKELLEFİYET DURUMU 1- Genel Bilgi Her tüzel kişilik gibi kooperatiflerinde faaliyetlerini sona erdirip tasfiyeye girmeleri söz konusu olabilir. Tasfiye, kurumların ve bu bağlamda kooperatiflerin sahip oldukları varlıkların elden çıkarılarak paraya çevrilmesini ifade eder. Kurumun faaliyetlerini durdurması ani olmayıp, mevcutların, alacakların paraya çevrilmesi, borçların ödenmesi ve kalanın ortaklara paylaştırılması işlemlerinin gerçekleştirilmesi için kurumların tasfiyeye girmesi gerekir. Görüldüğü gibi tasfiye işlemi bir kararla sonuçlandırılan bir işlem olmayıp, esas itibariyle kanunla belirtilen bir süreçtir. Şirketler hukukunda tasfiye, ilgili yasalarda öngörülen sebeplerle, şirketlerin varlıklarını likite çevirmesi, borçlarını ödemesi ve nihayet şirketin ticaret sicilinden silinmesi sürecini tanımlamaktadır. Kooperatifler de Türk Ticaret Kanunu’na göre bir ticaret şirketidir. Kooperatiflerin yapısı bir çok yönden anonim şirket yapısına benzemektedir. Esasen Kooperatifler Kanunu’nda hüküm bulunmadığı takdirde, TTK’nın anonim şirketlere ilişkin hükümleri uygulanır. Dolayısıyla kooperatiflerde tasfiyesi sırasında Kooperatifler Kanunu yanında, Türk Ticaret Kanunu hükümleri de uygulanmaktadır
Konut Yapı Kooperatifinin Taşınmaz Satış Kazancı İstisnasından Yararlanması-KEMAL ÖZMEN
Konut Yapı Kooperatifinin Taşınmaz Satış Kazancı İstisnasından Yararlanması Yapı kooperatiflerinin de yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançlara ilişkin istisnadan yararlanabilmesi mümkündür. Ancak, istisna edilen kazancın özel bir fon hesabında tutulması, hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmayarak kooperatif amaçları doğrultusunda kullanılması gerekmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, diğer kooperatiflerin yapacakları işlemlerden doğan kazançlar da kurumlar vergisinden istisna edilebilecektir. Diğer taraftan istisnadan yararlanan kooperatifin kurumlar vergisi muafiyeti devam eder. İstisna uygulaması bakımından ortakların bir veya birden fazla konut veya işyeri sahibi olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Diğer taraftan, kooperatiflerin amaçlarını gerçekleştirdikten sonra kalan fazla arsa veya konutu elden çıkarmaları halinde de doğan kazanç istisnaya konu olabilecektir. Kooperatifini aktifinde iki yıldan uzun süredir bulunan taşınmazların satışından elde edilen kazancın %75′i, Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e maddesinde yer alan diğer şartların da sağlanması halinde, istisna olabilecektir. Kooperatifin aktifine kayıtlı arsayı satması dolayısıyla elde edilen kazancı dolayısıyla gayrimenkul satış kazancı istisnasından yararlanması, kurumlar vergisi muafiyetini etkilemez.
Kooperatiflerde Taşınmazlar ile iştirak hisselerinin para karşılığı olmaksızın devir ve temliki, trampası ve kamulaştırılması-Kemal OZMEN
5.6.2.4.1. Taşınmazlar ile iştirak hisselerinin para karşılığı olmaksızın devir ve temliki, trampası ve kamulaştırılması
İstisna uygulanabilmesi için taşınmazlar ile iştirak hisselerinin satılması ve bu işlemden bir kazanç elde edilerek, satan kurumun mali yapısında bir iyileşmenin olması gerekmektedir. Bu nedenle, söz konusu aktif kalemlerin para karşılığı olmaksızın devir ve temliki, trampası gibi işlemler istisna kapsamına girmemektedir.
Kat karşılığında arsa devrinde olduğu gibi, bir mal veya hakkın başka bir mal veya hak ile değiştirilmesini ifade eden trampa işlemlerinde de söz konusu istisna hükmü uygulanmayacaktır.
Bu tür kıymetlerin mevcut borçlar karşılığında rızaen veya icra yoluyla devredilmesi işlemleri ile kamulaştırma işlemleri ise kurumların finansman olanaklarını artıracağından istisna uygulaması kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Düzenleme uyarınca, satış bedelinin satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi gerektiğinden ve kamulaştırma işlemleri ile ilgili özel bir belirleme yapılmadığından, kamulaştırma işlemlerinde satış bedeline ilişkin uyuşmazlıkların maddede yer alan iki yıllık tahsil süresi içinde sonuçlandırılarak, varsa ek olarak alınan bedelin %75’inin de (geç ödeme dolayısıyla alınan faiz ve benzeri unsurlar hariç) bu süre içinde fon hesabına aktarılması şartıyla, uyuşmazlığın son bulduğu dönemde istisnadan yararlanılabilmesi mümkün bulunmaktadır.
İstisna uygulamasında, her şeyden önce satış bedelinin nakit olarak tahsil edilmesi gerekmektedir. Nakit olarak tahsil edilmese de her an nakde dönüştürülmesi kolay altın, Devlet tahvili, Hazine bonosu, Toplu Konut İdaresince çıkarılan veya İMKB’de işlem gören hisse senetleri, tahvil ve bonolar ile de tahsil edilebilmesi mümkündür. Ancak, bu kıymetlerin en geç iki yıllık tahsil süresinin sonuna kadar nakde dönüştürülmesi gerekir.
Kooperatiflerde Gayrimenkul satis kazancı istisnası -Kemal OZMEN
5.6.2.3.4.1. Kooperatiflerin durumu
Yapı kooperatiflerinin de önceki bölümlerde yapılan açıklamalar çerçevesinde söz konusu istisnadan yararlanabilmesi mümkündür. Ancak, istisna edilen kazancın özel bir fon hesabında tutulması, hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmayarak kooperatif amaçları doğrultusunda kullanılması gerekmektedir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, diğer kooperatiflerin yapacakları işlemlerden doğan kazançlar da kurumlar vergisinden istisna edilebilecektir.
İstisna uygulaması bakımından ortakların bir veya birden fazla konut veya işyeri sahibi olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Diğer taraftan, kooperatiflerin amaçlarını gerçekleştirdikten sonra kalan fazla arsa veya konutu elden çıkarmaları halinde de doğan kazanç istisnaya konu olabilecektir.
KENTSEL DÖNÜŞÜM YASASI NETLEŞTİ
Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesini öngören kanun tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.Yasa, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini oluşturmak üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair esasları düzenliyor. Yasaya göre, riskli yapıların tespiti, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanacak yönetmelikte belirlenen çerçevede, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcilerince, masrafları kendilerine ait olmak üzere, bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, riskli yapıların tespitini süre vererek, sahiplerinden isteyebilecek. Tespitler, verilen sürede yaptırılmazsa, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya belediyeler ile il özel idarelerince yapılacak. Bu tespitlere karşı ev sahipleri, 15 gün içerisinde itiraz edebilecek. Bakanlığın talebi üzerine Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu kapsamında bulunan yerler de dahil olmak üzere, Hazine’nin özel mülkiyetinde bulunan riskli alanlarda ve rezerv yapı alanlarındaki taşınmazlardan; kamu idarelerine tahsisli olanlar, Milli Savunma Bakanlığı’nın görüşü alınıp Bakanlar Kurulu kararıyla; kamu idarelerine tahsisli olmayanlar ilgili kamu idaresinin görüşü alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na tahsis edilecek veya TOKİ’ye ve belediyeye bedelsiz devredilebilecek. Hazine dışındaki kamu idarelerin mülkiyetinde olan taşınmazlar da TOKİ’ye veya belediyeye bedelsiz devredilebilecek. Tahsis ve devir tarihinden itibaren 3 yıl içinde ve gerekli görülen hallerde bakanlığın talebi üzerine, Maliye Bakanlığı’nca uzatılan süre içinde amacına uygun kullanılmadığı tespit edilen taşınmazlar, bedelsiz olarak ve resen tapuda Hazine adına tescil edilecek veya önceki maliki olan kamu idaresine devredilecek. -Her türlü imar ve yapılaşma geçici olarak durdurulabilecek- TOKİ veya belediye, kanun kapsamındaki proje ve uygulamalar süresince, riskli alanlarda, riskli alanların bulunduğu taşınmazlarda ve rezerv yapı alanlarında, her türlü imar ve yapılaşma işlemlerini geçici olarak durdurabilecek. Bu taşınmazlar, tahsis ve devir işlemleri sonuçlandırılıncaya kadar Maliye Bakanlığı’nca satılamayacak, kiraya verilemeyecek, tahsis edilemeyecek. Bakanlık, belediye ve TOKİ’nin talep etmesi halinde, hak sahiplerinin de görüşü alınarak, riskli alanlardaki yapılar ile riskli yapılara, elektrik, su, doğalgaz hizmetleri verilmeyecek, verilen hizmetler de durdurulacak. -Yıkım için 60 gün süre- Riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv alanlarındaki uygulamalarda öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esas olacak. Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine kira yardımı yapılabilecek. Riskli bulunan yapıların maliklere, bu yapıların yıktırılması için 60 günden az olmamak üzere süre verilecek. Bu süre içerisinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının ”idari makamlarca yıktırılacağı” belirtilip, tekrar süre verilerek tebligatta bulunulacak. -Güçlendirme kredisi verilecek- Üzerindeki bina yıkılarak, arsa haline gelen taşımazlardaki daha önce kurulan kat irtifakı ve kat mülkiyeti, malikleri adına payları oranında tescil edilecek. Kanun uyarınca, yapılan konutların iş yerlerinin bedellerinin belirlenmesinde ve ilgililerin borçlandırılmasında, sosyo-ekonomik durumlar, doğal afetin ortaya çıkardığı neticeler ve sosyal devlet anlayışının gerekleri gözetilerek uygulama gerçekleştirilecek. Kanunun uygulanacağı alanlar dışında olmakla birlikte kanunun amaçları çerçevesinde güçlendirilebileceği teknik olarak belirlenen yapılar için de dönüşüm projeleri özel hesabından ”güçlendirme kredisi” verilebilecek. Bakanlık, TOKİ ve belediye, danışmanlık, yazılım, araştırma, kadastro, kamulaştırma gibi bazı çalışmaları, Kamu İhale Kanunu’na tabi olmaksızın, ortak hizmet uygulamalarıyla da gerçekleştirebilecek. Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açılabilecek. Bu davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemeyecek. Riskli yapıların tespiti, tahliyesi ve yıktırma iş ve işlemleri ile değerleme işlemlerini engelleyenler hakkında, işlenen fiilin ve halin durumuna göre, Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulabilecek. Bu yapıların, tespiti, tahliyesi ve yıktırılması iş ve işlemlerine dair görevlerinin gereklerini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında ise tabi oldukları ceza ve disiplin hükümleri uygulanacak.
Yeni Türk Ticaret Kanununda Güncellemeler -KEMAL ÖZMEN
Milliyet’ten Önder Yılmaz’ın haberine göre; Hükümet, iş dünyasının tepkileri sonucunda Türk Ticaret Kanunu’nda revizyon çalışmalarını olgunlaştırdı. TTK’da yapılacak değişiklikler netleştirilirken, yaklaşık 25 maddeye ulaşabilecek bir yasa düzenlemesi ortaya çıktı. Gümrük Bakanı Hayati Yazıcı, değişiklikler çerçevesinde şirket unvanını yasadışı kullandırana öngörülen 6 aya kadar hapis cezasının adli para cezasına çevrileceğini, ticari sır niteliğindeki bilgilerin internete konulmayacağını açıkladı.
Ortakların şirketten “kâr payı” adı altında borç almalarının sağlanacağını, bu uygulamaya anonim şirketlerin yanı sıra limitet şirketlerin de dahil edileceğini belirten Yazıcı, limitet şirketlerden şahıs şirketlerine dönüş için kolaylaştırıcı uygulamaların hayata geçirileceğini vurguladı.
OMURGAYI BOZMADAN RÖTUŞ
Yazıcı, önceki akşam gerçekleştirilen TTK değişiklikleri toplantısında alınan kararları açıkladı.
“Endişeler giderilecek” diyen Yazıcı, değişikliklerin ticari şirketlerin hayatlarını kolaylaştırıcı ve rekabet gücünü artırmak için yapılacağını söyledi. Şirketlerin kaygıları olduğunu belirten Yazıcı, “Kanunun bütününe ilişkin bir endişeleri yok. Bazı noktalarda kaygı var. Çalışmaları üç-dört aydır sürdürüyoruz. Toparladık, bir yere getirdik. Kanunun genel hedeflerinde dezenformasyona yol açmadan, omurgayı bozmadan bazı rötuşlar yapacağız” dedi.
ÜNVANI KULLANDIRANA HAPİS YOK
Yazıcı, “30’u aşkın yaptırım öngören madde var. Kimine para, kimine hapis cezası seçenekleri uygulanıyor. 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezaları var. Bazıları idari yaptırımlar öngörüyor. Kanunlardaki kabahatler ve suçlar itibarıyla genel ceza politikasını farklılaştırmadan gözden geçireceğiz” dedi. Şirket unvanını kullandırma suçuna uygulanacak hapis cezasının adli para cezasına çevrileceğini örnek olarak veren Yazıcı, şunları kaydetti:
“Şirket unvanını başkasına kullandırmaya hapis cezası öngörülüyordu, bunu adli para cezasına çevireceğiz. Bazı arkadaşlar ‘idari ceza’ diyor ama adli ceza olmalı. Cezanın uygulama bakımından, hem muhatabının özgürlüğünü kısıtlamaksızın çok zora sokmaması, hem de o cezanın caydırıcı olma niteliğini taşıması lazım. İdari para cezası derseniz, infazı sorun olur. Ama adli para cezası olursa ödememesi halinde hapse girme tehlikesi var, yani caydırıcı tarafı var.”
TİCARİ SIR KORUNACAK
Yazıcı, şirketlerin ticari sır kapsamında sayılabilecek bilgilerinin internete konulmasına ilişkin endişelerinin giderileceğini belirterek, şöyle dedi:
“İnternet sitesi uygulaması mutlaka olacak. Karşı çıkan yok. İçerik konusunda ise ne kadarı yayınlanacak onu tartışıyoruz. Ticari sır kapsamına girecek şeyler yer almayacak. Ticarı sır kapsamı ne ve nereye kadar alınacak? Dünyadaki uygulamalar ne? Diğer ülkelerin uygulamalarından daha fazlasını bizim insanlarımızdan beklememiz sözkonusu değil. Onlara da bakılacak. Tabii tüccarımızın sürdürdüğü alışkanlıkları da dikkate almak lazım. Alışkanlıkları da törpüleyip ürkütmemek lazım. Ticari faaliyetlerini, yeni şirket yapılarını oluşturmak suretiyle sürdürmeleri noktasında zarar vermeden şekillendirmeleri sağlamak lazım.”
LİMİTET ŞİRKETE DE KÂR PAYI AVANSI
Ortakların şirketlerinden borç almalarına ilişkin “kâr payı avansı” uygulaması getireceklerini belirten Yazıcı, limitet şirketlerin de buna dahil edileceğini kaydetti. Yazıcı, “Kâr payı avansı sağlamak suretiyle esnek düzenleme olacak. Limitet şirketler için öngörülmemişti. Sadece anonim şirketler için vardı. Limitet şirketler için de ‘kâr payı avansı’ uygulamasının doğru olacağı kararındayız. ‘Uygulansın sonra bakalım’ diyenler var ama bu alanlara ilişkin rötuşları yapmanın daha doğru olduğunu düşünüyoruz” dedi.
ADLİ CEZALAR 2-40 MİLYON TL ARASINDA
TTK’da, Yazıcı’nın adli para cezasına çevrileceğini açıkladığı, “şirket ünvanını kullandıranlara” 6 aya kadar hapis cezası öngörülüyor. Aynı suç için uygulanacak adli para cezası ise, “2 milyondan 40 milyon TL’ye kadar” ifadesini içeriyor.
ŞAHIS ŞİRKETİNE TEŞVİK
Yazıcı, KOBİ ölçekli şirketlere yönelik denetimleri sıklaştırılacağını belirtirken, berberlerin bile vergiden kaçmak için şahıs şirketi yerine limited şirket kurduğunu kaydetti. Yazıcı, “KOBİ ölçekli şirketlerde denetim konusu var. 850 bin dolayında şirket var. 750 bini limited şirkettir. Niye limited şirket olmuş, kurumlar vergisi düşük olduğu için mesela. Daha az vergi vermek için. O alana denetim gelince belki şahıs şirketine dönüş olacak. Şahıs şirketine dönüşü kolaylaştırıcı, yük getirmeyecek düzenleme getireceğiz” dedi.
15 MADDE KESİNLEŞTİ, TOPLAM 25 MADDE DEĞİŞEBİLİR
Yazıcı, değişikliklere ilişkin EKK’ya sunum yaptıklarını belirtirken, kanun düzenlemesinin Adalet Bakanlığı bünyesinde gerçekleştirileceğini kaydetti. Yazıcı, “Çünkü bir yerde düzenleme yaparsanız bağlantılı başka maddeler ve kanunlarda da değişikliğe yol açabilir, orayı bozabilirsiniz, bütün yönlerini dikkate almak için Adalet Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, bizim bakanlık oturup düzenlemeyi çalışacak. Bir hafta 10 gün içinde düzenleme son şeklini alır” dedi.
Şu an 15 madde civarında bir düzenlemenin şekillendiğini belirten Yazıcı, farklı bazı düzenlemelerin de düşünüldüğünü, teknik değişikliklerle bu sayının 25 maddeye kadar çıkabileceğini kaydetti.
Yazıcı, değişiklik düzenlemesinin daha hızlı olması için yasa teklifi şeklinde mi hayata geçirileceği konusunda, “Teklif de olabilir tasarı da. Teklif olursa daha güzel olur” dedi. Çalışmalar tamamlandıktan sonra düzenlemeleri TBMM’de grubu bulunan siyasi partilere götüreceklerini ve görüşlerini alacaklarını belirten Yazıcı, ondan sonra TBMM Başkanlığı’na yasa teklifi veya hükümet tasarısı olarak sunulacağını kaydetti.










