Yabancı uyruklu ve şirketin hissedarı olan genel müdüre verilecek huzur hakkı veya ücretin vergilendirilmesi hk.

Başlık Yabancı uyruklu ve şirketin hissedarı olan genel müdüre verilecek huzur hakkı veya ücretin vergilendirilmesi hk.
Tarih 29/11/2012
Sayı B.07.1.GİB.4.34.16.01-120[61-2012/793]-3114
Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.34.16.01-120[61-2012/793]-3114

29/11/2012

Konu

:

Yabancı uyruklu ve şirketin hissedarı olan genel müdüre verilecek huzur hakkı veya ücretin vergilendirilmesi.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Vergi Dairesinin … vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, Fransız uyruklu, sürekli oturma izni olan ve şirketiniz hissedarı genel müdürünüze huzur hakkı veya ücret ödenerek Türkiye’de görevlendirilmesi halinde bu ödemelerin istisnaya konu olup olmadığı hakkında özelge talep edildiği anlaşılmakta olup, konuyla ilgili Başkanlığımız görüşlerine aşağıda yer verilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti ile Fransa Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması 01/01/1990 tarihinden itibaren uygulanmaktadır.

Söz konusu Anlaşmanın “Mukim” başlıklı 4 üncü maddesinde;

“1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, “bir Akit Devletin mukimi” terimi, o Devletin mevzuatı gereğince ikametgah, ev, kanuni merkez, iş merkezi veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle vergi mükellefiyeti altına giren kişi anlamına gelir.

2. 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla bir gerçek kişi her iki Akit Devlette de mukim olduğunda, bu kişinin statüsü aşağıdaki kurallara göre belirlenecektir:

a) Bu kişi, daimi olarak kalabileceği bir meskenin bulunduğu Devletin mukimi kabul edilecektir. Eğer bu kişinin her iki Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni varsa, bu kişi kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu Devletin mukimi kabul edilecektir (hayati menfaatlerin merkezi);

b) Eğer kişinin hayati menfaatlerinin merkezinin yer aldığı Devlet saptanamazsa veya kişinin her iki Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni yoksa, bu kişi kalmayı adet edindiği evin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir;

c) Eğer kişinin her iki Akit Devlette de kalmayı adet edindiği bir ev varsa veya her iki Devlette de böyle bir ev sözkonusu değilse, bu kişi vatandaşı bulunduğu Devletin mukimi kabul edilecektir;

d) Eğer kişi her iki Devletin de vatandaşıysa veya aksine her iki Devletin de vatandaşı değilse, Akit Devletlerin yetkili makamları sorunu karşılıklı anlaşmayla çözeceklerdir.

…”

hükmü yer almaktadır.

Anlaşmanın “Bağımlı Faaliyetler”i düzenleyen 15 inci maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları ise;

“1. 16, 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet mukiminin bir hizmet akdi dolayısıyla elde ettiği ücret, maaş ve diğer benzeri menfaatler, bu hizmet diğer Akit Devlette ifa edilmedikçe, yalnız ilk bahsedilen Devlette vergilendirilebilecektir.

Eğer hizmet diğer Devlette ifa edilirse, buradan elde edilen gelir diğer Devlette vergilendirilebilir.

2. 1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette ifa ettiği hizmet dolayısıyla elde ettiği gelir, eğer:

a) Gelir elde eden kişi, bu diğer Devlette bir takvim yılı içinde bir veya bir kaç seferde 183 günü aşmamak üzere kalırsa, ve

b) Ödeme, bu diğer Akit Devletin mukimi olmayan bir işveren tarafından veya böyle bir işveren adına yapılırsa, ve

c) Ödeme, işverenin diğer Devlette sahip olduğu bir işyerinden veya sabit yerden yapılmazsa

yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilebilecektir.”

hükmünü içermektedir.

Buna göre; söz konusu kişinin Türkiye’de mukim olması durumunda vergileme, 15 inci maddenin 1 inci fıkrası kapsamında, Türkiye’de iç mevzuat hükümlerimiz çerçevesinde yapılacaktır. Anılan kişinin Fransa’da mukim olması durumunda ise, söz konusu kişiye Türkiye’de ifa edilen hizmetler karşılığında ödenen ücretlerin Türkiye’de vergilendirilmesi için yukarıda 2 nci fıkrada belirtilen ve gerçekleşmesi halinde yalnızca mukim olunan Devlete vergileme hakkı veren koşullardan en az birinin ihlal edilmesi gerekmektedir. Bu üç şartın topluca gerçekleştiği durumda vergileme Fransa’da; şartlardan birinin ihlali halinde ise vergileme Türkiye’de ve yine iç mevzuat hükümleri kapsamında yapılacaktır.

Vergileme hakkının Türkiye’de olması durumunda ise, aşağıdaki mevzuat hükümleri geçerli olacaktır;

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, “Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.” denilmiş, aynı Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında “Bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye’de oturma süresini kesmez.)”ın Türkiye’de yerleşmiş sayılacağı belirtilmiştir.

Aynı Kanunun 7 nci maddesinde ise,

“Dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından kazanç ve iradın Türkiye’de elde edildiği aşağıdaki şartlara göre tayin olunur.

3-Ücretlerde :

a) Hizmetin Türkiye’de ifa edilmiş veya edilmekte olması veya Türkiye’de değerlendirilmesi;

Bu maddenin 3 üncü, 4 üncü, 5 inci ve 7 nci bentlerinde sözü edilen değerlendirmeden maksat, ödemenin Türkiye’de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya karından ayrılmasıdır.”

hükmü yer almıştır.

Diğer taraftan, aynı Kanunun 61 inci maddesinde;

“Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”,

94 üncü maddesinin birinci fıkrasında;

“Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.”,

hükümlerine yer verilmiş ve 94 üncü maddenin (1) numaralı bendinde hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre gelir vergisi tevkifatı yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır.

Bu hükümlere göre, şirketiniz ortağı ve genel müdürüne yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94, 103 ve 104 üncü maddeleri uyarınca Türkiye’de tevkifat yoluyla vergilendirilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Nevi değişikliğinde vergi uygulamaları hk.

Başlık Nevi değişikliğinde vergi uygulamaları hk.
Tarih 13/11/2012
Sayı B.07.1.GİB.4.06.16.01-125[19-12/56]-1170
Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.06.16.01-125[19-12/56]-1170

13/11/2012

Konu

:

Nevi değişikliğinde vergi uygulamaları

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün … vergi kimlik numarasında limited şirket olarak faaliyet göstermekte iken 31.08.2012 tarihinde nev’i değiştirerek anonim şirkete dönüşeceğiniz belirtilerek, çalışanlarınıza yapılan ücret ödemelerinin vergilendirilmesi açısından Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesine göre limited şirketten gelen kümülatif vergi toplamlarının anonim şirkete devir olmasından sonra dikkate alınıp alınmayacağı hususunda bilgi istenilmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.” 62 nci maddesinde ise, “İşverenler, hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişilerdir.” hükümleri yer almış olup, aynı Kanunun 94 üncü maddesinde tevkifat yapmak zorunda olan mükellefler sayılmış, aynı maddenin birinci fıkrasının bir numaralı bendinde de “Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre hesaplanır.” hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, konu ile ilgili olarak yayımlanan 128 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin verginin hesaplanmasını açıklayan 11 inci kısmının (b) bölümünde, “… hizmet erbabına çeşitli ödeme dönemleri itibariyle çeşitli adlar altında muayyen ve gayrimuayyen ücret ödemeleri yapıldığı gözönünde tutularak vergilemede basitlik sağlanabilmesi için ücretlerde vergi tevkifatı hizmet erbabına takvim yılı başından itibaren yapılan her türlü ücret ödemelerinin safi tutarları toplamı değişik 103 ncü maddede yer alan tarifenin aynı gelir dilimi içinde kaldığı sürece o nisbeti, aştığı anda ise aşan kısım sonra gelen dilimin nisbeti üzerinden yapılabilecektir.

Bu takdirde işverenlerin ücret ödemelerine ilişkin olarak, düzenleyecekleri ücret bordrolarında, hizmet erbabına o takvim yılı içinde daha önce yaptıkları ücret ödemelerinin safi tutarları toplamını göstermeleri zorunludur.” şeklinde açıklama yapılmıştır.

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Gelir Vergisi Kanununun 94 ve 104 üncü madde hükümlerine göre, bir takvim yılı içinde işverenlerce ücret adı altında yapılan ve gelir vergisine tabi olan ödemelerin gelir vergisi, bu ödemelerin vergi matrahları toplamına 103 üncü maddede yer alan vergi tarifesinin uygulanması suretiyle hesaplanacaktır.

Bu itibarla, Türk Ticaret Kanununa göre nevi değişikliği işletmenin hukuki ve ekonomik bütünlüğü bozulmadan mevcut şirket tipinin değiştirilmesi olduğundan limited şirketinizin nevi değişikliği yaparak anonim şirketine dönüşmesi, çalışanlar açısından işveren değişikliği sonucunu doğurmamaktadır. Dolayısıyla çalışanlara ödenen ücret matrahlarının kümülatif olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Anonim şirket limited şirket farklar-Erkan KİPİK SMMM

ANONİM ŞİRKETLER 1. Tek kişi ile kurulabilir ortak sayısı sınırsızdır. 2. 50.000.- TL Esas sermaye, 100.000.- TL Kayıtlı sermaye ile kurulabilir. 3. Tahvil çıkarılabilir. 4. Pay devri kolayca gerçekleştirilebilir. Noterden yapılma mecburiyeti yoktur. Hamiline yazılı pay senetlerinde teslim yeterlidir. Ticaret sicilde tescil mecburiyeti yoktur. 5. Şirket pay senedinin 2 yıl geçtikten sonra satılması durumunda elde edilen kazanç tutarı vergiye tabi değil. 6. Halka açılma imkanı vardır. 7. Ortağın kamu borçlarından sorumluluğu yoktur. Anonim Şirketlerde ortağın vergi, SGK ve şirketin diğer borçlarından dolayı hiçbir sorumluluğu yoktur. Tek sorumluluğu taahhüt ettiği sermaye borcunu ödemesidir. 8. Şirket sözleşmesi ancak esas sermayenin yarısına tekabül eden ortakların kararıyla değiştirilebilir. 9. Sermayesi 250.000.- TL ve üstünde olan şirketler bir avukatla danışmanlık anlaşması yapmak zorundadır. 10. Ortakların şirkete verdiği emanet paralar, ödünçler, borçlar hiçbir koşul belirtilmeden hemen iade edilebilir. ,

 

 

LİMİTED ŞİRKETLER 1. Tek kişi ile kurulabilir. Azami ortak sayısı 50 kişidir. 2. 10.000 TL Esas sermaye ile kurulabilir. 3. Tahvil çıkaramazlar 4. Şirket pay senedinin satışı genel kurul onayı gerekli olup satış noterden yapılmalıdır. Ticaret sicilden de tescil edilmesi gerekmektedir. 5. Şirket hissesi kaç yıl sonra satılırsa satılsın elde edilen kazanç gelir vergisine tabi. 6. Halka açılma imkanı yoktur. 7. Ortağın kamu borçlarından sorumluluğu vardır. Şirketin Vergi, SGK primi borçlarının tahsil edilemeyen kısmından tüm malvarlığıyla sorumludur. 8. Şirket sermayesinde esas sermaye öngörülmemişse şirket ortaklarının 2/3 ünün kararıyla değiştirilebilir. 9. Limited şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu yoktur. 10. Ortaklardan alınan tüm emanetler ve ödünç paralar, ancak tüm alacaklar ödendikten sonra geri ödenebilir. 11. Limited şirketler için sigortacılık faaliyeti yapma yasağı kaldırılmıştır.(Daha önceki uygulamada şirket türü olarak sadece A.Ş. ler sigortacılık faaliyeti yapabiliyorlardı.)

OSB elektrik resmi gazete 7 Aralık 2012-Kemal özmen

7 Aralık 2012 CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 28490

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(SIRA NO:420)

1. Giriş

1.1. Ülkemizin önemli ekonomik sorunlarından biri olan kayıt dışılık; rekabet gücünü önemli ölçüde etkilemekte ve kamu finansman yapısının sağlıklı işlemesine engel olmaktadır. Kayıt dışılıkla mücadele, ekonomide haksız rekabetin önlenmesi ve ekonomik gelişmelerin sağlıklı bir seyir izlemesinde büyük önem arz etmektedir. Ayrıca kayıt dışı ekonomiyle mücadelede başarı sağlanabilmesi; başta kamuoyu olmak üzere tüm kesimlerin desteğine, ilgili tüm kurum ve kuruluşların katkıları ile hazırlanan etkin bir izleme ve değerlendirme sisteminin oluşturulmasına bağlıdır.

1.2. Bu kapsamda, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan dağıtım lisansı alan elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketlerinden ve organize sanayi bölgesi (OSB) tüzel kişiliklerinden; elektrik ve doğalgaz abone bilgileri ile tüketim bilgilerinin alınması bu Tebliğin konusunu teşkil etmektedir.

2. Kanuni dayanak ve yetki

2.1. 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Bilgi Verme” başlığını taşıyan 148 inci maddesinde “Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzel kişiler, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 149 uncu maddesinde ise “Kamu idare ve müesseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dâhil) ile gerçek ve tüzel kişiler vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak Maliye Bakanlığı ve vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar.” hükmüne yer verilmiştir.

2.2 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi hükmü uyarınca, bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.

2.3. 213 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen maddeleri ile Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden bu Tebliğin konusunu teşkil eden abone bilgileri (mevcut, yeni tesis edilen, değişen veya kapanan abonelere ilişkin abonelik bilgileri) ile tüketim bilgilerinin elektronik ortamda [Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi Transfer Sistemi (BTRANS) aracılığıyla (https://intvd.gib.gov.tr/btrans/index.html)] gönderilmesi zorunluluğu getirilmiştir.

2.4. Bilgi verme zorunluluğu getirilen şirketler ve OSB tüzel kişiliklerinin kapsamı, bilgi verme şekli, dönemi, zamanı, bilgi gönderilmesi ve diğer hususlara ilişkin açıklamalara Tebliğin takip eden bölümlerinde yer verilmiştir.

3. Bilgi verme zorunluluğu getirilen şirketler ve OSB tüzel kişiliklerinin kapsamı

3.1. Bilgi verme zorunluluğunun başladığı gün olan 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle;

a. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan, elektrik dağıtım lisansı almış tüm elektrik dağıtım şirketleri ile OSB tüzel kişilikleri,

b. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan doğalgaz dağıtım lisansı almış şirketler,

Bu Tebliğin konusunu teşkil eden abone bilgileri ile tüketim bilgilerini belirlenen format ve standartlara uygun olarak Maliye Bakanlığına göndermek zorundadırlar.

3.2. Bu Tebliğin yayımı tarihinden sonra Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan, elektrik ve doğalgaz dağıtım lisansı alan şirketler ve OSB tüzel kişilikleri de bu kapsamda söz konusu bilgileri belirlenen format ve standartlara uygun olarak Maliye Bakanlığına göndermek zorundadırlar.

4. Bilgi verme şekli

4.1. Kişi ve kuruluş bazında veya işlem türüne göre istenecek bilgilere ilişkin format ve standartlar Maliye Bakanlığınca (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) duyurulacaktır. Bilgi verme formatında ve standartlarında yapılacak ekleme, çıkarma, zorunlu alan olarak belirleme gibi değişiklikler de ayrıca Maliye Bakanlığınca (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) duyurulacaktır.

4.2. 21/5/2008 tarihli ve 26882 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2008/8 sayılı Adres Kayıt Sisteminin Uygulanması konulu Başbakanlık Genelgesinde “Kurumlar, her türlü iş ve işleminde, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından belirlenen (TS EN 14142-1) adres standardına uyacaklardır.” ifadesine yer verilmiştir. Bu doğrultuda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan elektrik ve doğalgaz dağıtım lisansı alan şirketler ve OSB’lerin abone işlemlerinde abonelik tesis edilecek olan gayrimenkule ait Ulusal Adres Veri Tabanına kayıtlı 10 rakamdan oluşan adres numarasına yer vermeleri gerekmektedir.

5. Bilgi verme dönemi ve gönderilme zamanı

5.1. 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle işyeri elektrik ve doğalgaz tüketim bilgileri, tüketim bilgilerinin okunduğu dönemi takip eden ayın 14 üncü günü saat 24.00’e kadar elektronik ortamda Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) gönderilmesi gerekmektedir.

5.2. 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle yeni tesis edilen, değişen veya kapanan aboneliklere ilişkin abone bilgileri, abonelik işleminin tesis edilmesini takip eden ayın 14 üncü günü saat 24.00’e kadar elektronik ortamda Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) gönderilmesi gerekmektedir.

5.3. Mevcut, yeni tesis edilen, değişen veya kapanan abonelik bilgileri ile elektrik ve doğalgaz tüketim bilgilerinin elektronik ortamda gönderilmesi zorunlu olup, kâğıt ortamında verilen bilgiler hiçbir şekilde kabul edilmeyecektir.

5.4. Maliye Bakanlığınca bu Tebliğ doğrultusunda belirlenerek duyurulacak format ve standartlar dışında elektronik ortamda (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) dahi olsa gönderilen bilgiler gönderilmemiş sayılacaktır.

6. Diğer hususlar

6.1. 2/4/1998 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kamu idare ve müesseseleri ile diğer gerçek ve tüzel kişiler, Maliye Bakanlığınca belirlenecek işlemlerin yapılması sırasında, bu işlemlere muhatap veya taraf olan gerçek ve tüzel kişilerin vergi kimlik numarasını tespit etmek ve bu işlemlere ilişkin belge, hesap ve kayıtlarında vergi kimlik numaralarına da yer vermek zorundadırlar. Belirlenecek işlemlere muhatap veya taraf olan kişiler, vergi kimlik numaraları olmadığı takdirde, işlemlerin tamamlanmasından önce vergi kimlik numarası almak zorundadırlar.” hükmüne yer verilmiştir.

6.2. 4358 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak, vergi kimlik numarası kullanımının yaygınlaştırılması kapsamında, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan elektrik dağıtım lisansı alan şirketlere, OSB tüzel kişiliklerine ve doğalgaz dağıtım lisansı alan şirketlere, 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren her türlü gerçek ve tüzel kişi müşterilerinin abone işlemi tesisini yapmadan ve sözleşme düzenlemeden önce vergi kimlik numaralarını tespit ederek ilgili belge, hesap ve kayıtlarında kullanma zorunluluğu getirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan gerçek kişilerde T.C. kimlik numarası, yabancı kimlik numarası bulunan yabancı gerçek kişilerde ise yabancı kimlik numarası vergi kimlik numarası olarak kullanılacaktır.

6.3. Getirilen bu zorunluluk kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan elektrik dağıtım lisansı alan şirketler ve OSB tüzel kişilikleri ile doğalgaz dağıtım lisansı alan şirketler; işyerleri için tesis edilecek elektrik ve doğalgaz abonelik taleplerinde işyeri abone işlemi tesisini yapmadan ve sözleşme düzenlemeden önce Gelir İdaresi Başkanlığının kurumsal internet sayfası üzerinden, işyeri aboneliği yaptıracak gerçek veya tüzel kişinin vergi mükellefiyetinin bulunup bulunmadığını elektronik ortamda sorgulayacaklardır. Vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek veya tüzel kişinin işyeri abone işlemi tesis edilmeyecek ve sözleşme düzenlenmeyecektir. Gerçek veya tüzel kişilerin vergi mükellefiyeti durumu sadece Gelir İdaresi Başkanlığının kurumsal internet sayfası üzerinden elektronik ortamda sorgulamak suretiyle araştırılacak ayrıca gerçek veya tüzel kişilerden vergi mükellefiyeti durumuna ilişkin herhangi bir belge istenmeyecektir.

6.4. 1 Ocak 2013 tarihinden önceki döneme ilişkin aktif abonelere ait mevcut abonelik bilgilerinin Maliye Bakanlığınca (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) duyurulacak format ve standartlar doğrultusunda 31 Ocak 2013 tarihi saat 24.00’e kadar elektronik ortamda Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) gönderilmesi gerekmektedir.

6.5. 1 Ocak 2013 tarihinden önceki döneme ilişkin aktif abonelere ait abonelik bilgilerinin Maliye Bakanlığınca (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) duyurulacak format ve standartlar doğrultusunda güncellenerek en geç 31 Aralık 2013 tarihi saat 24.00’e kadar elektronik ortamda Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) gönderilmesi gerekmektedir.

7. Cezai yaptırımlar

7.1. Bu Tebliğ ile getirilen zorunluluklara uymayanlar hakkında işledikleri fiillere göre, 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin 7 ve 9 numaralı fıkraları, aynı Kanunun mükerrer 355 inci maddesi ve 4358 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yazılı cezalar tatbik olunur.

Tebliğ olunur.

Osbler elektrik sözleşmelerini her ay maliye bakanlığına bildirecek -Kemal özmen -resmi gazete- 07-12-2012

7 Aralık 2012 CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 28490

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(SIRA NO:420)

1. Giriş

1.1. Ülkemizin önemli ekonomik sorunlarından biri olan kayıt dışılık; rekabet gücünü önemli ölçüde etkilemekte ve kamu finansman yapısının sağlıklı işlemesine engel olmaktadır. Kayıt dışılıkla mücadele, ekonomide haksız rekabetin önlenmesi ve ekonomik gelişmelerin sağlıklı bir seyir izlemesinde büyük önem arz etmektedir. Ayrıca kayıt dışı ekonomiyle mücadelede başarı sağlanabilmesi; başta kamuoyu olmak üzere tüm kesimlerin desteğine, ilgili tüm kurum ve kuruluşların katkıları ile hazırlanan etkin bir izleme ve değerlendirme sisteminin oluşturulmasına bağlıdır.

1.2. Bu kapsamda, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan dağıtım lisansı alan elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketlerinden ve organize sanayi bölgesi (OSB) tüzel kişiliklerinden; elektrik ve doğalgaz abone bilgileri ile tüketim bilgilerinin alınması bu Tebliğin konusunu teşkil etmektedir.

2. Kanuni dayanak ve yetki

2.1. 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Bilgi Verme” başlığını taşıyan 148 inci maddesinde “Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzel kişiler, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 149 uncu maddesinde ise “Kamu idare ve müesseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dâhil) ile gerçek ve tüzel kişiler vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak Maliye Bakanlığı ve vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar.” hükmüne yer verilmiştir.

2.2 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi hükmü uyarınca, bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.

2.3. 213 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen maddeleri ile Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden bu Tebliğin konusunu teşkil eden abone bilgileri (mevcut, yeni tesis edilen, değişen veya kapanan abonelere ilişkin abonelik bilgileri) ile tüketim bilgilerinin elektronik ortamda [Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi Transfer Sistemi (BTRANS) aracılığıyla (https://intvd.gib.gov.tr/btrans/index.html)] gönderilmesi zorunluluğu getirilmiştir.

2.4. Bilgi verme zorunluluğu getirilen şirketler ve OSB tüzel kişiliklerinin kapsamı, bilgi verme şekli, dönemi, zamanı, bilgi gönderilmesi ve diğer hususlara ilişkin açıklamalara Tebliğin takip eden bölümlerinde yer verilmiştir.

3. Bilgi verme zorunluluğu getirilen şirketler ve OSB tüzel kişiliklerinin kapsamı

3.1. Bilgi verme zorunluluğunun başladığı gün olan 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle;

a. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan, elektrik dağıtım lisansı almış tüm elektrik dağıtım şirketleri ile OSB tüzel kişilikleri,

b. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan doğalgaz dağıtım lisansı almış şirketler,

Bu Tebliğin konusunu teşkil eden abone bilgileri ile tüketim bilgilerini belirlenen format ve standartlara uygun olarak Maliye Bakanlığına göndermek zorundadırlar.

3.2. Bu Tebliğin yayımı tarihinden sonra Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan, elektrik ve doğalgaz dağıtım lisansı alan şirketler ve OSB tüzel kişilikleri de bu kapsamda söz konusu bilgileri belirlenen format ve standartlara uygun olarak Maliye Bakanlığına göndermek zorundadırlar.

4. Bilgi verme şekli

4.1. Kişi ve kuruluş bazında veya işlem türüne göre istenecek bilgilere ilişkin format ve standartlar Maliye Bakanlığınca (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) duyurulacaktır. Bilgi verme formatında ve standartlarında yapılacak ekleme, çıkarma, zorunlu alan olarak belirleme gibi değişiklikler de ayrıca Maliye Bakanlığınca (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) duyurulacaktır.

4.2. 21/5/2008 tarihli ve 26882 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2008/8 sayılı Adres Kayıt Sisteminin Uygulanması konulu Başbakanlık Genelgesinde “Kurumlar, her türlü iş ve işleminde, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından belirlenen (TS EN 14142-1) adres standardına uyacaklardır.” ifadesine yer verilmiştir. Bu doğrultuda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan elektrik ve doğalgaz dağıtım lisansı alan şirketler ve OSB’lerin abone işlemlerinde abonelik tesis edilecek olan gayrimenkule ait Ulusal Adres Veri Tabanına kayıtlı 10 rakamdan oluşan adres numarasına yer vermeleri gerekmektedir.

5. Bilgi verme dönemi ve gönderilme zamanı

5.1. 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle işyeri elektrik ve doğalgaz tüketim bilgileri, tüketim bilgilerinin okunduğu dönemi takip eden ayın 14 üncü günü saat 24.00’e kadar elektronik ortamda Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) gönderilmesi gerekmektedir.

5.2. 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle yeni tesis edilen, değişen veya kapanan aboneliklere ilişkin abone bilgileri, abonelik işleminin tesis edilmesini takip eden ayın 14 üncü günü saat 24.00’e kadar elektronik ortamda Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) gönderilmesi gerekmektedir.

5.3. Mevcut, yeni tesis edilen, değişen veya kapanan abonelik bilgileri ile elektrik ve doğalgaz tüketim bilgilerinin elektronik ortamda gönderilmesi zorunlu olup, kâğıt ortamında verilen bilgiler hiçbir şekilde kabul edilmeyecektir.

5.4. Maliye Bakanlığınca bu Tebliğ doğrultusunda belirlenerek duyurulacak format ve standartlar dışında elektronik ortamda (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) dahi olsa gönderilen bilgiler gönderilmemiş sayılacaktır.

6. Diğer hususlar

6.1. 2/4/1998 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kamu idare ve müesseseleri ile diğer gerçek ve tüzel kişiler, Maliye Bakanlığınca belirlenecek işlemlerin yapılması sırasında, bu işlemlere muhatap veya taraf olan gerçek ve tüzel kişilerin vergi kimlik numarasını tespit etmek ve bu işlemlere ilişkin belge, hesap ve kayıtlarında vergi kimlik numaralarına da yer vermek zorundadırlar. Belirlenecek işlemlere muhatap veya taraf olan kişiler, vergi kimlik numaraları olmadığı takdirde, işlemlerin tamamlanmasından önce vergi kimlik numarası almak zorundadırlar.” hükmüne yer verilmiştir.

6.2. 4358 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak, vergi kimlik numarası kullanımının yaygınlaştırılması kapsamında, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan elektrik dağıtım lisansı alan şirketlere, OSB tüzel kişiliklerine ve doğalgaz dağıtım lisansı alan şirketlere, 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren her türlü gerçek ve tüzel kişi müşterilerinin abone işlemi tesisini yapmadan ve sözleşme düzenlemeden önce vergi kimlik numaralarını tespit ederek ilgili belge, hesap ve kayıtlarında kullanma zorunluluğu getirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan gerçek kişilerde T.C. kimlik numarası, yabancı kimlik numarası bulunan yabancı gerçek kişilerde ise yabancı kimlik numarası vergi kimlik numarası olarak kullanılacaktır.

6.3. Getirilen bu zorunluluk kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan elektrik dağıtım lisansı alan şirketler ve OSB tüzel kişilikleri ile doğalgaz dağıtım lisansı alan şirketler; işyerleri için tesis edilecek elektrik ve doğalgaz abonelik taleplerinde işyeri abone işlemi tesisini yapmadan ve sözleşme düzenlemeden önce Gelir İdaresi Başkanlığının kurumsal internet sayfası üzerinden, işyeri aboneliği yaptıracak gerçek veya tüzel kişinin vergi mükellefiyetinin bulunup bulunmadığını elektronik ortamda sorgulayacaklardır. Vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek veya tüzel kişinin işyeri abone işlemi tesis edilmeyecek ve sözleşme düzenlenmeyecektir. Gerçek veya tüzel kişilerin vergi mükellefiyeti durumu sadece Gelir İdaresi Başkanlığının kurumsal internet sayfası üzerinden elektronik ortamda sorgulamak suretiyle araştırılacak ayrıca gerçek veya tüzel kişilerden vergi mükellefiyeti durumuna ilişkin herhangi bir belge istenmeyecektir.

6.4. 1 Ocak 2013 tarihinden önceki döneme ilişkin aktif abonelere ait mevcut abonelik bilgilerinin Maliye Bakanlığınca (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) duyurulacak format ve standartlar doğrultusunda 31 Ocak 2013 tarihi saat 24.00’e kadar elektronik ortamda Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) gönderilmesi gerekmektedir.

6.5. 1 Ocak 2013 tarihinden önceki döneme ilişkin aktif abonelere ait abonelik bilgilerinin Maliye Bakanlığınca (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) duyurulacak format ve standartlar doğrultusunda güncellenerek en geç 31 Aralık 2013 tarihi saat 24.00’e kadar elektronik ortamda Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) gönderilmesi gerekmektedir.

7. Cezai yaptırımlar

7.1. Bu Tebliğ ile getirilen zorunluluklara uymayanlar hakkında işledikleri fiillere göre, 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin 7 ve 9 numaralı fıkraları, aynı Kanunun mükerrer 355 inci maddesi ve 4358 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yazılı cezalar tatbik olunur.

Tebliğ olunur.

420 sıra numaralı vergi usul genel tebliğ- 7 Aralık 2012_Kemal özmen

7 Aralık 2012 CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 28490

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(SIRA NO:420)

1. Giriş

1.1. Ülkemizin önemli ekonomik sorunlarından biri olan kayıt dışılık; rekabet gücünü önemli ölçüde etkilemekte ve kamu finansman yapısının sağlıklı işlemesine engel olmaktadır. Kayıt dışılıkla mücadele, ekonomide haksız rekabetin önlenmesi ve ekonomik gelişmelerin sağlıklı bir seyir izlemesinde büyük önem arz etmektedir. Ayrıca kayıt dışı ekonomiyle mücadelede başarı sağlanabilmesi; başta kamuoyu olmak üzere tüm kesimlerin desteğine, ilgili tüm kurum ve kuruluşların katkıları ile hazırlanan etkin bir izleme ve değerlendirme sisteminin oluşturulmasına bağlıdır.

1.2. Bu kapsamda, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan dağıtım lisansı alan elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketlerinden ve organize sanayi bölgesi (OSB) tüzel kişiliklerinden; elektrik ve doğalgaz abone bilgileri ile tüketim bilgilerinin alınması bu Tebliğin konusunu teşkil etmektedir.

2. Kanuni dayanak ve yetki

2.1. 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Bilgi Verme” başlığını taşıyan 148 inci maddesinde “Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzel kişiler, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 149 uncu maddesinde ise “Kamu idare ve müesseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dâhil) ile gerçek ve tüzel kişiler vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak Maliye Bakanlığı ve vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar.” hükmüne yer verilmiştir.

2.2 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi hükmü uyarınca, bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.

2.3. 213 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen maddeleri ile Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden bu Tebliğin konusunu teşkil eden abone bilgileri (mevcut, yeni tesis edilen, değişen veya kapanan abonelere ilişkin abonelik bilgileri) ile tüketim bilgilerinin elektronik ortamda [Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi Transfer Sistemi (BTRANS) aracılığıyla (https://intvd.gib.gov.tr/btrans/index.html)] gönderilmesi zorunluluğu getirilmiştir.

2.4. Bilgi verme zorunluluğu getirilen şirketler ve OSB tüzel kişiliklerinin kapsamı, bilgi verme şekli, dönemi, zamanı, bilgi gönderilmesi ve diğer hususlara ilişkin açıklamalara Tebliğin takip eden bölümlerinde yer verilmiştir.

3. Bilgi verme zorunluluğu getirilen şirketler ve OSB tüzel kişiliklerinin kapsamı

3.1. Bilgi verme zorunluluğunun başladığı gün olan 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle;

a. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan, elektrik dağıtım lisansı almış tüm elektrik dağıtım şirketleri ile OSB tüzel kişilikleri,

b. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan doğalgaz dağıtım lisansı almış şirketler,

Bu Tebliğin konusunu teşkil eden abone bilgileri ile tüketim bilgilerini belirlenen format ve standartlara uygun olarak Maliye Bakanlığına göndermek zorundadırlar.

3.2. Bu Tebliğin yayımı tarihinden sonra Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan, elektrik ve doğalgaz dağıtım lisansı alan şirketler ve OSB tüzel kişilikleri de bu kapsamda söz konusu bilgileri belirlenen format ve standartlara uygun olarak Maliye Bakanlığına göndermek zorundadırlar.

4. Bilgi verme şekli

4.1. Kişi ve kuruluş bazında veya işlem türüne göre istenecek bilgilere ilişkin format ve standartlar Maliye Bakanlığınca (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) duyurulacaktır. Bilgi verme formatında ve standartlarında yapılacak ekleme, çıkarma, zorunlu alan olarak belirleme gibi değişiklikler de ayrıca Maliye Bakanlığınca (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) duyurulacaktır.

4.2. 21/5/2008 tarihli ve 26882 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2008/8 sayılı Adres Kayıt Sisteminin Uygulanması konulu Başbakanlık Genelgesinde “Kurumlar, her türlü iş ve işleminde, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından belirlenen (TS EN 14142-1) adres standardına uyacaklardır.” ifadesine yer verilmiştir. Bu doğrultuda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan elektrik ve doğalgaz dağıtım lisansı alan şirketler ve OSB’lerin abone işlemlerinde abonelik tesis edilecek olan gayrimenkule ait Ulusal Adres Veri Tabanına kayıtlı 10 rakamdan oluşan adres numarasına yer vermeleri gerekmektedir.

5. Bilgi verme dönemi ve gönderilme zamanı

5.1. 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle işyeri elektrik ve doğalgaz tüketim bilgileri, tüketim bilgilerinin okunduğu dönemi takip eden ayın 14 üncü günü saat 24.00’e kadar elektronik ortamda Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) gönderilmesi gerekmektedir.

5.2. 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle yeni tesis edilen, değişen veya kapanan aboneliklere ilişkin abone bilgileri, abonelik işleminin tesis edilmesini takip eden ayın 14 üncü günü saat 24.00’e kadar elektronik ortamda Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) gönderilmesi gerekmektedir.

5.3. Mevcut, yeni tesis edilen, değişen veya kapanan abonelik bilgileri ile elektrik ve doğalgaz tüketim bilgilerinin elektronik ortamda gönderilmesi zorunlu olup, kâğıt ortamında verilen bilgiler hiçbir şekilde kabul edilmeyecektir.

5.4. Maliye Bakanlığınca bu Tebliğ doğrultusunda belirlenerek duyurulacak format ve standartlar dışında elektronik ortamda (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) dahi olsa gönderilen bilgiler gönderilmemiş sayılacaktır.

6. Diğer hususlar

6.1. 2/4/1998 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kamu idare ve müesseseleri ile diğer gerçek ve tüzel kişiler, Maliye Bakanlığınca belirlenecek işlemlerin yapılması sırasında, bu işlemlere muhatap veya taraf olan gerçek ve tüzel kişilerin vergi kimlik numarasını tespit etmek ve bu işlemlere ilişkin belge, hesap ve kayıtlarında vergi kimlik numaralarına da yer vermek zorundadırlar. Belirlenecek işlemlere muhatap veya taraf olan kişiler, vergi kimlik numaraları olmadığı takdirde, işlemlerin tamamlanmasından önce vergi kimlik numarası almak zorundadırlar.” hükmüne yer verilmiştir.

6.2. 4358 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak, vergi kimlik numarası kullanımının yaygınlaştırılması kapsamında, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan elektrik dağıtım lisansı alan şirketlere, OSB tüzel kişiliklerine ve doğalgaz dağıtım lisansı alan şirketlere, 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren her türlü gerçek ve tüzel kişi müşterilerinin abone işlemi tesisini yapmadan ve sözleşme düzenlemeden önce vergi kimlik numaralarını tespit ederek ilgili belge, hesap ve kayıtlarında kullanma zorunluluğu getirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan gerçek kişilerde T.C. kimlik numarası, yabancı kimlik numarası bulunan yabancı gerçek kişilerde ise yabancı kimlik numarası vergi kimlik numarası olarak kullanılacaktır.

6.3. Getirilen bu zorunluluk kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan elektrik dağıtım lisansı alan şirketler ve OSB tüzel kişilikleri ile doğalgaz dağıtım lisansı alan şirketler; işyerleri için tesis edilecek elektrik ve doğalgaz abonelik taleplerinde işyeri abone işlemi tesisini yapmadan ve sözleşme düzenlemeden önce Gelir İdaresi Başkanlığının kurumsal internet sayfası üzerinden, işyeri aboneliği yaptıracak gerçek veya tüzel kişinin vergi mükellefiyetinin bulunup bulunmadığını elektronik ortamda sorgulayacaklardır. Vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek veya tüzel kişinin işyeri abone işlemi tesis edilmeyecek ve sözleşme düzenlenmeyecektir. Gerçek veya tüzel kişilerin vergi mükellefiyeti durumu sadece Gelir İdaresi Başkanlığının kurumsal internet sayfası üzerinden elektronik ortamda sorgulamak suretiyle araştırılacak ayrıca gerçek veya tüzel kişilerden vergi mükellefiyeti durumuna ilişkin herhangi bir belge istenmeyecektir.

6.4. 1 Ocak 2013 tarihinden önceki döneme ilişkin aktif abonelere ait mevcut abonelik bilgilerinin Maliye Bakanlığınca (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) duyurulacak format ve standartlar doğrultusunda 31 Ocak 2013 tarihi saat 24.00’e kadar elektronik ortamda Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) gönderilmesi gerekmektedir.

6.5. 1 Ocak 2013 tarihinden önceki döneme ilişkin aktif abonelere ait abonelik bilgilerinin Maliye Bakanlığınca (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) duyurulacak format ve standartlar doğrultusunda güncellenerek en geç 31 Aralık 2013 tarihi saat 24.00’e kadar elektronik ortamda Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) gönderilmesi gerekmektedir.

7. Cezai yaptırımlar

7.1. Bu Tebliğ ile getirilen zorunluluklara uymayanlar hakkında işledikleri fiillere göre, 213 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin 7 ve 9 numaralı fıkraları, aynı Kanunun mükerrer 355 inci maddesi ve 4358 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yazılı cezalar tatbik olunur.

Tebliğ olunur.

Kooperatiflerde donem sonu işlemleri-Kemal özmen

Kooperatif genel kurul bilgi formu örneği,kooperatif genel kurul bildirim formu,kooperatif üst kuruluşları genel durum bildirim formu,yapı kooperatifi bilgi formu,kooperatif genel kurul sonuç bildirimi

Kooperatifinizin Genel Kurul süreci ile ilgili destek almak isterseniz aşağıdaki mail adresi üzerinden bize ulaşabilirsiniz.-

[email protected]

MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

-Yönetim kurulu kararının hazırlanması

-Genel kurul gündeminin hazırlanması

-Yönetim kurulu raporunun hazırlanması

-Denetim kurulu raporunun hazırlanması

-Bilanço ve gelir gider farkı hesabının hazırlanması

-Tahmini bütçe ve çalışma programının hazırlanması

-Kooperatif bilgi formunun hazırlanması

-Genel kurul çağrısının yapılması

-Genel kurul tutanağının hazırlanması

-Genel kurul tescilinin yapılması

-Temsil ilzam kararının hazırlanması

-Ortaklara bilgilendirme yazısının yazılması

-Diğer işlemler

sorularınız için [email protected]

Kooperatiflerde genel kurullar
Kooperatiflerde genel kurullar

 

kooperatif genel kurul bilgi formu örneği

kooperatif genel kurul bildirim formu

kooperatif üst kuruluşları genel durum bildirim formu

 

 

Hata: İletişim formu bulunamadı.

Kooperatif Genel Kurul 2018
Kooperatif Genel Kurul 2018

kooperatiflerde genel kurul yapılmaması,kooperatif genel kurul tescili,kooperatifler kanunu genel kurul,kooperatif genel kurul evrakları,kooperatifler kanunu,,kooperatiflerde genel kurul çağrısı

Kat karşılığı inşaat 60 Nolu sirkülerdeki hata-Mehmet Maç

C- KARŞILIKLI TESLİMLERİN BEDELİ (KESİLECEK FATURALARIN TUTARLARI)

Sirkülerde müteahhitten arsa sahibine yapılacak bağımsız bölüm teslimleri için müteahhit tarafından düzenlenecek faturada bağımsız bölümün,”arsa payı dahil emsal bedeli”nin esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Arsa sahibinin düzenleyeceği arsa devir faturasında da arsa karşılığı alınan bağımsız birimlerin, yine “arsa payı dahil emsal bedeli” (aynı bedel) olması gerektiği ifade edilmiştir.

Maliye İdaresi’nin bu konudaki yaklaşımı bugüne kadar net değildi. 30 no.lu KDV Genel Tebliği’nde müteahhidin durumu değerlendirilmiş, arsa sahibi göz ardı edilmişti. Ayrıca daha sonra verilen muktezalarda da farklı farklı yaklaşımlar ortaya konulmuştu. İdarenin bu güne kadar muktezalara yansıyan ve genellikle uygulamada kabul gören görüşlerinden bir tanesi de, müteahhidin kayıtların da oluşan inşaat maliyetinin arsa sahibine devredilecek bağımsız bölümlere tekabül eden kısmının fatura bedeli olarak dikkate alınabileceği yönündeydi(8).

60 no.lu Sirkülerde yapılan ve devir bedellerini eşitleyen bu belirleme kendi içerisinde tutarlıdır. Ancak emsal bedelin ne olacağı hususunda yeni tereddütler bir ortaya çıkacağı anlaşılmaktadır.

Kanaatimizce 60 no.lu Sirkülerde fatura bedelini arsa sahibine teslim edilen bağımsız bölümlerin “arsa payı dahil emsal bedeli”ne bağlayan belirleme hatalıdır. Bir kere müteahhit düzenleyeceği faturada arsa payı dahil bağımsız bölümün emsal bedelini esas alamaz. Çünkü bağımsız bölümlerin arsa payı kendisinin değil, zaten arsa sahibinindir. Kendisinin olmayan bir şeyi de teslim edemez. Arsanın tamamına ait tapu devrinin işin başında yapılmış olması güvence amaçlı olup, bu durumu değiştirmez. Sirkülerde öngörülen, arsa sahibini zaten kendisine ait bir malın (arsa payı) KDV’sini yüklenmek durumunda bırakan bu görüş yerinde olmamıştır.

Belli ki, Maliye İdaresi tapu devri yapılmamış olsa bile arsa sahibinin arsasının tamamını müteahhide verdiğini, müteahhidin de, buna karşılık arsa sahibine isabet eden bağımsız bölümleri (arsa payı dahil olarak) arsa sahibine teslim ettiğini varsaymaktadır.

Bu varsayım doğru değildir.

Çünkü arsa karşılığı inşaat sözleşmelerine bakıldığında arsa sahibinin, arsanın bir kısmını müteahhide vermesi karşılığında, kendisinde kalan arsa üzerine inşaat hizmeti almak suretiyle bağımsız bölümlerin bir kısmına sahip olduğu görülür.

Kanaatimizce burada eski yaygın anlayışın devam ettirilmesi yerinde olurdu. Buna göre, karşılıklı teslimlerin bedeli olarak, müteahhidin bünyesinde biriken maliyetlerden arsa sahibine devredilecek bağımsız bölümlere tekabül eden kısmın, İdare’nin muktezalarına da yansıdığı şekilde trampa bedeli olarak kabul edilmesi, ticari icaplara ve tarafların karşılıklı iradelerine daha uygun bir yaklaşımdır.

Nitekim “emsal bedel” yaklaşımı yeni olmayıp 30 Seri No.lu KDV Tebliği’nde de, müteahhit tarafından arsa sahibine yapılan teslimlerde emsal bedel üzerinden KDV uygulanacağı belirtilmiştir. Tebliğ’de bu yaklaşım mevcutken bile Maliye İdaresi uygulamada müteahhidin kayıtlarında oluşan inşaat maliyetinden arsa sahibine tekabül eden kısmı emsal bedel olarak kabul etmiş, bu yaygın uygulama hiç tenkit konusu olmamıştır.

Ancak bu hususta Maliye İdaresi’nin görüş değişikliğine gittiği anlaşılmaktadır.

Nitekim bir muktezada(9), arsa karşılığı inşaat ilişkisi kapsamındaki trampa ile ilgili emsal bedelin VUK’un 267. maddesine göre tespit edileceği belirtilmektedir. Bizim anlayışımıza göre müteahhidin edimi inşaat hizmetinden ibaret olduğu (arsa payını kapsamadığı) için, trampa değerinin tespitinde VUK’un 267. maddesi dikkate alınsa bile, bu tespitin ikinci sıra uyarınca (inşaat maliyetinin arsa sahibine isabet eden kısmı + % 5) şeklinde yapılması gerekir.

Ancak Gelir İdaresi’nin, trampaya konu malların, arsanın tamamı ve arsa payı dahil bağımsız bölüm (inşaat hizmet değil gayrimenkul) olduğu söylemi karşısında ve gayrimenkullere ilişkin emsal bedel tespitinde VUK’un 267. maddesindeki 2. sıranın uygulanamayacağı yönündeki Maliye-Danıştay ortak görüşü de dikkate alındığında trampa faturasındaki bedelin takdir komisyonunca tespit edileceği gibi bir noktaya gelinmektedir ki böyle bir durum mantığa da, mevzuata da aykırı düşer.

60 no.lu Sirkülerde, her iki teslimde de işlem bedelinin emsaline göre açıkça düşüklük gösterdiği tespit edilirse, KDV Kanunu’nun 27/3. maddesine göre (emsal bedel uygulanarak) işlem yapılacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla tespit edilen bedelin düşük olduğu ileri sürülürse, aradaki fark cezalı olarak tarhiyata konu edilebilecektir.

Karşılıklı teslımde matrah

oKarşılıklı teslimlerin hangi bedel üzerinden yapılması gerektiği hususunda ise görüşümüzü şöyle belirtebiliriz. Öncelikle müteahhit tarafından arsa sahiplerine verilen bağımsız bölümlerin bedelinin arsa değerini içermemesi gerekir. Çünkü müteahhit arsa sahiplerine kalacak bağımsız bölümlerin arsa payını zaten uhdesine geçirmemektedir. Bu durumda müteahhidin teslim almadığı arsa payını karşı tarafa devrettiği, teslim ettiği düşünülemez. Dolayısıyla bu değerlerin karşılıklı teslimlerinde emsal bedel uygulanması yönündeki Mali İdarenin görüşüne katılmıyoruz.

Çömlek yapımı faaliyetinin esnaf muaflığı kapsamında değerlendirilmesi hk.-Kemal özmen

Başlık Çömlek yapımı faaliyetinin esnaf muaflığı kapsamında değerlendirilmesi hk.
Tarih 30/11/2012
Sayı B.07.1.GİB.4.26.15.01-120[9-2012/40]-201
Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ESKİŞEHİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.26.15.01-120[9-2012/40]-201

30/11/2012

Konu

:

Esnaf Muaflığı

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; sadece toprak kullanmak suretiyle elinizde şekillendirerek yaptığınız çömlek, tava gibi ürünleri perakende veya toptan olarak sattığınız, 2010 yılında bir defaya mahsus olarak ihracat yaptığınız, yıllardır ata mesleği olarak devam ettiğiniz işinize eski talep kalmadığı ve mesleğe devam etmekte sıkıntılarınızın başladığı, işyerinizin kira olduğu belirtilerek, Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının 8 numaralı bendine göre esnaf muaflığından yararlanıp yararlanmayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinde vergiden muaf esnafa ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, kimlerin esnaf muaflığından faydalanacakları da maddede bentler halinde sayılmıştır.

Aynı maddenin birinci fıkrasının (8) numaralı bendinde, “Bu Kanunun 47 nci maddesinde yazılı şartları haiz olanlardan kendi ürettikleri ürünleri satanlara münhasır olmak üzere el dokuma işleri, bakır işlemeciliği, çini ve çömlek yapımı, sedef kakma ve ahşap oyma işleri, kaşıkçılık, bastonculuk, semercilik, yazmacılık, yorgancılık, keçecilik, lüle ve oltu taşı işçiliği, çarıkçılık, yemenicilik, oyacılık ve bunlar gibi geleneksel, kültürel, sanatsal değeri olan ve kaybolmaya yüz tutan meslek kollarında faaliyette bulunanlar;” hükmü yer almakta olup, maddenin mülga ikinci fıkrasından sonra gelen üçüncü fıkrasında, ticarî, ziraî veya meslekî kazancı dolayısı ile gerçek usulde gelir vergisine tâbi olanlar ile yukarıda sayılan işleri gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanların esnaf muaflığından faydalanamayacakları açıklanmıştır.

Anılan Kanunun 47 nci maddesinde basit usule tabi olmanın genel şartları;

1. Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (işinde yardımcı işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak bilfiil işinin başında bulunmamak bu şartı bozmaz. Ölüm halinde iş sahibinin dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup bulunmamalarına bakılmaz.),

2. İşyeri mülkiyetinin iş sahibine ait olması halinde emsal kira bedeli, kiralanmış olması halinde yıllık kira bedeli toplamı büyükşehir belediye sınırları içinde (280 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 1.1.2012 tarihinden itibaren) 5.000 lirayı, diğer yerlerde 3.500 lirayı aşmamak,

3. Ticari, zirai veya mesleki faaliyetler dolayısıyla gerçek usulde Gelir Vergisi’ne tabi olmamak,

şeklinde yer almaktadır.

Konu ile ilgili olarak yayımlanan 283 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “2.2. Geleneksel, kültürel, sanatsal değeri olduğu ve kaybolmaya yüz tuttuğu belirlenen meslek kollarında faaliyette bulunanlarla ilgili esnaf muaflığının kapsamı” başlıklı bölümünde;

” Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasına 6322 sayılı Kanunla eklenen (8) numaralı bent hükmü uyarınca;

El dokuma işleri, bakır işlemeciliği, çini ve çömlek yapımı, sedef kakma ve ahşap oyma işleri, kaşıkçılık, bastonculuk, semercilik, yazmacılık, yorgancılık, keçecilik, lüle ve oltu taşı işçiliği, çarıkçılık, yemenicilik, oyacılık ve bunlar gibi geleneksel, kültürel, sanatsal değeri olan ve kaybolmaya yüz tutan meslek kollarında faaliyette bulunanlar esnaf muaflığından yararlanacaklardır.

Anılan meslek kollarında faaliyette bulunanların söz konusu muafiyetten yararlanabilmeleri için Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yazılı basit usule tabi olmanın genel şartlarını topluca taşımaları ve münhasıran kendi ürettikleri ürünleri satmak suretiyle faaliyette bulunmaları gerekmektedir.

Öte yandan, söz konusu meslek kollarında; devamlı veya arızi olarak, işyeri açılarak, motorlu araç kullanılarak, yardımcı işçi veya çırak çalıştırılarak faaliyette bulunulması muafiyetten yararlanmaya engel teşkil etmeyecektir.

Ancak, söz konusu meslek kollarında aşağıdaki şekilde faaliyette bulunulması halinde ise muafiyetten yararlanılması mümkün değildir:

– Ticari işletmelere ait malları mutat olarak veya belli aralıklarla satanlar ile kendi ürettikleri ürünlerle birlikte başkalarına ait ürünleri de satanlar,

– Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde faaliyette bulunanlar,

– Ticarî, ziraî veya meslekî kazancı dolayısıyla gerçek usulde gelir vergisine tâbi olanlar…”

açıklamaları yer almaktadır.

Ayrıca, konu ile ilgili olarak Taşbaşı Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 17/08/2012 tarihli ve 24946 sayılı yazısının tetkikinden; anılan Müdürlüğün 302 039 2252 vergi kimlik numaralı toprak kullanmak suretiyle el ile şekillendirerek yapılan çömlek, tava gibi ürünlerin perakende veya toptan ticareti faaliyetinden dolayı gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğunuz anlaşılmıştır.

Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin 8 numaralı bendi ile getirilen muafiyet hükmü ile geleneksel, kültürel, sanatsal değeri olan ve kaybolmaya yüz tutan meslek kollarında faaliyette bulunan küçük esnafın korunması amaçlanmıştır.

Dolayısıyla, yapılan faaliyetin;

– Seri üretime imkan sağlayacak şekilde ticari bir organizasyon içinde yapılması,

– Sanayi tipi makine ve aletler kullanılarak yürütülmesi,

– Üretimin işçi ve usta vasıtasıyla yapılması (mesleğin devamı veya zorunlu nedenlerle işinde yardımcı işçi ve çırak kullanılması hariç),

– Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapılması,

– Başka bir faaliyetinden dolayı ticarî, ziraî veya meslekî kazancı dolayısıyla gerçek usulde gelir vergisine tâbi olunması,

hallerinde, Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin 8 numaralı bendinde yer alan muafiyet hükmünden faydalanılamayacaktır.

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; çömlek yapımı faaliyetiniz dışında bir faaliyet dolayısıyla gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olmamanız, Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yazılı basit usule tabi olmanın genel şartlarını taşımanız ve yukarıda yer alan açıklamalara uygun olarak kendi ürettiğiniz ürünleri satmanız kaydıyla, aynı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendinde sayılan geleneksel, kültürel, sanatsal değeri olan ve kaybolmaya yüz tutan meslek kolları arasında yer alan çömlek yapımı faaliyetiniz dolayısıyla esnaf muaflığından yararlanmanız mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nda uluslararası esaslar ve günün ihtiyaçları doğrultusunda 2013 yılı sonuna kadar değişiklik yapılacağını söyledi

Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nda uluslararası esaslar ve günün ihtiyaçları doğrultusunda 2013 yılı sonuna kadar değişiklik yapılacağını söyledi

ANTALYA (CİHAN)- Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nda uluslararası esaslar ve günün ihtiyaçları doğrultusunda 2013 yılı sonuna kadar değişiklik yapılacağını söyledi.
Antalya’nın Kemer ilçesinde S.S Tüm Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifleri Merkez Birliği tarafından gerçekleştirilen Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifleri Genel Değerlendirme Toplantısı’na katılan Metin, kanuni değişiklikler hakkında bilgi verdi. Söz konusu çalışmalarda öncelikle ‘Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi’nde belirlenen hedeflerin göz önünde bulundurulduğunu kaydeden Metin, kanun taslağında yer alacak konuları şöyle sıraladı: “E-kooperatif veri tabanının işler hale getirilmesi, Kooperatif ve ortaklar arasındaki sorunları çözümlemeye yönelik düzenlemeler, Kooperatiflerde profesyonel yönetim anlayışının yerleştirilmesi, Yeni bir denetim modeli kurulması, Kooperatif üst kuruluşlarının daha fonksiyonel hale getirilmesi, Kooperatiflere sağlanan hizmetlerde bürokrasinin azaltılması, Mevzuat ve uygulamadan kaynaklanan sorunların çözümü, Kooperatiflerin finansman sorunlarının çözümü noktasında yeni sistemler getirilmesi.” olmak üzere birçok konuda değişiklik öngörüyoruz.

Türkiye’nin önemli enerji, ticaret ve ulaştırma ağlarına sahip stratejik önemi büyük bir ülke olduğunu kaydeden Metin, 58 ülke ile ikili karayolu taşıma anlaşması yapıldığını dile getirdi. AB mevzuatına içerik olarak yüzde 98 oranında uyum sağlandığını açıklayan Metin Türk taşımacısının Avrupa, Asya ve Afrika’yı kapsayan geniş bir dünya coğrafyasında faaliyet gösterdiğini hatırlattı.

Türkiye’nin kendisini çevreleyen 350-400 milyon kişinin yaşadığı ekonomik pazara lojistik hizmet verebilecek bir konumda olduğunu belirten Bakan Yardımcısı, şunları söyledi: “Burada taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren kooperatiflerimize önemli görevler düşüyor. Bu amaçla Gümrük ve Ticaret Bakanlığı olarak ulaştırma sektöründe faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlar ile kooperatifçiliğe ilişkin çalışmalara devam ediyoruz. Ülkemizde, 5 bin 566 faal motorlu taşıyıcılar kooperatifi ve bunlara ortak 174 bin 962 esnafımız bulunuyor. Faal olmayan bin 200 kooperatifle birlikte toplam sayı 6 bin 766’ya, ortak sayısı da 198 bin 387’ye ulaşıyor. Her ortağın 4 kişilik bir ailesi olduğunu düşünürsek 800 bini aşkın vatandaşımızın bu kooperatiflerle doğrudan ilgili olduğunu, geçimini taşımacılık faaliyetiyle sağladığını görebiliriz.”

Motorlu taşıcıcılar kooperatiflerinin üyelik ve ortaklığıyla ilgili de katılımcıları bilgilendiren Metin, “Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı kooperatifler içerisinde motorlu taşıyıcılar kooperatiflerinin sayı olarak birinci sırada. Ortak sayısı açısından da 3’üncü. Ancak kooperatifleri üst örgütlenmelerinde yeterince güçlü değil.” dedi.

Bakanlığın, kooperatiflere yönelik çalışmalara ağırlık verdiğini açıklayan Metin, şunları söyledi: “17 Ekim 2012 tarihinde kamuoyuna açıklanan Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı; finansman, örgütlenme, eğitim ve hizmet sunumu gibi alanlarda kooperatiflerimiz sorunları dikkate alınarak hazırlandı. Bu belge ile; kooperatifçiliğe daha elverişli bir ortam oluşturmayı, sektöre olan güveni artırmayı, verimsiz uygulamaları kaldırarak, sürdürülebilir, rekabet edebilir, yenilikçi kooperatifçilik ve sorunlara çözüm oluşturmayı hedefliyoruz.”

Kooperatifler aracılığıyla yürütülen önemli hizmetlerden birinin esnaf ve sanatkârların kredi ihtiyaçlarının karşılanması olduğuna değinen Metin, kooperatiflerin mali imkânsızlıklar sebebiyle gerçekleştiremedikleri üretim ve istihdama katkısı olacak projelerini desteklemek üzere Bakanlığın yeni bir program hazırlığına başladığını söyledi. Metin, bu amaçla 2012 yılında yürütülen etüt projesi yapıldığını duyurdu. Söz konusu çalışma ile kooperatiflere verilecek desteklerin neler olacağı, tüm sektör paydaşlarıyla istişare edildiğini belirten Metin, “Destekler verilirken ihtiyaç duyulan kurumsal kapasitenin geliştirilmesi ve gerekli olan mevzuat düzenlemelerinin hazırlanmasına başlandı. Programın uygulamaya başlanması ile kooperatiflerin üretim ve istihdama katkısı olacak projelerinin belirli oranlarda hibe desteği ile desteklemeyi planlıyoruz.” diye konuştu.