TÜKETİCİ KREDİSİ SÖZLEŞMELERİ YÖNETMELİĞİ

22 Mayıs 2015 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29363
YÖNETMELİK
Gümrük ve Ticaret Bakanlığından:

TÜKETİCİ KREDİSİ SÖZLEŞMELERİ YÖNETMELİĞİ

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, tüketici kredisi sözleşmelerine ilişkin uygulama usul ve esaslarını düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, faiz veya benzeri bir menfaat karşılığında, ödemenin üç aydan daha uzun süre ertelenmesini veya benzer şekilde taksitle ödeme imkanını sağlayan kredi kartı sözleşmeleri de dahil olmak üzere her türlü tüketici kredisi sözleşmesini kapsar.

(2) Tüketici kredisi olarak kabul edilen kredi kartı veya kredili mevduat hesabı sözleşmeleri açısından 5, 7, 10, 12, 24 ve 25 inci maddeler, kredi kartı veya kredili mevduat hesabına ilişkin kurulan ilk sözleşmeye uygulanır.

(3) Tüketici kredisi olarak kabul edilen kredi kartı sözleşmelerine ve kredili mevduat hesabı sözleşmelerine 14, 15, 16, 17, 18 ve 19 uncu maddeler uygulanmaz.

(4) Taksitli nakit avans kredilerine  yalnızca 15, 16, 17 ve 20 nci maddeler ile 18 inci maddenin üçüncü fıkrası, 23 üncü maddenin birinci fıkrası, 29 uncu maddenin dördüncü ve beşinci fıkraları hükümleri uygulanır.

(5) Bu Yönetmelik hükümleri, aşağıda sayılan sözleşmeler hakkında uygulanmaz:

a) Konut finansmanı sözleşmeleri.

b) Kredinin otuz gün içerisinde geri ödenmesini gerektiren kredili mevduat hesabı sözleşmeleri ile çek, teminat mektubu gibi gayrinakdi kredi sözleşmeleri.

(6) Bu Yönetmelik hükümleri katılım bankaları yönünden kar payı dikkate alınarak uygulanır.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 31 ve 84 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;

a) Akdi faiz oranı: Tüketici kredisi sözleşmesinde yer alan ve ödeme planı oluşturulmasına esas teşkil eden ve varsa tüketici tarafından ödenen peşin faiz tutarı da dikkate alınarak hesaplanan faiz oranını,

b) Belirli süreli tüketici kredisi sözleşmesi: Sözleşmenin kurulduğu tarihte, kredi ilişkisinin sona erme tarihinin taraflarca sözleşmede açıkça kararlaştırıldığı tüketici kredisi sözleşmelerini,

c) Belirsiz süreli tüketici kredisi sözleşmesi: Sözleşmenin kurulduğu tarihte, kredi ilişkisinin sona erme tarihinin taraflarca sözleşmede kararlaştırılmadığı tüketici kredisi sözleşmelerini,

ç) Efektif yıllık faiz oranı: Kredinin toplam maliyetinin yıllık yüzde değeri olarak hesaplanması sonucu ortaya çıkan yıllık maliyet oranını,

d) Erken ödeme: Tüketicinin, kredi verene borçlandığı tutarın tamamını veya bir taksit tutarından az olmamak üzere herhangi bir tutarı vadesinden önce ödemesini,

e) Gecikme faiz oranı: Belirli süreli tüketici kredisi sözleşmelerinde akdi faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere belirlenen oranı, belirsiz süreli tüketici kredisi sözleşmelerinde ise ilgili mevzuat gereği belirlenen oranı,

f) Kalıcı veri saklayıcısı: Tüketicinin gönderdiği veya kendisine gönderilen bilgiyi, bu bilginin amacına uygun olarak makul bir süre incelemesine elverecek şekilde kaydedilmesini ve değiştirilmeden kopyalanmasını sağlayan ve bu bilgiye aynen ulaşılmasına imkan veren kısa mesaj, elektronik posta, internet, disk, CD, DVD, hafıza kartı ve benzeri her türlü araç veya ortamı,

g) Kanun: Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu,

ğ) Kredi aracısı: Ticari veya mesleki amaçlarla tüketicilere kredi sözleşmesi sunan veya teklif eden, kredi sözleşmeleri için hazırlık çalışmaları yaparak tüketicilere yardım eden ya da kredi veren adına tüketicilerle kredi sözleşmesi kuran gerçek ya da tüzel kişiyi,

h) Kredi veren: İlgili mevzuat gereği tüketicilere kredi vermeye yetkili olan gerçek veya tüzel kişiyi,

ı) Kredili mevduat hesabı sözleşmesi: Kredi verenin önceden tüketiciyle açıkça kararlaştırarak belirli bir limit dahilinde tüketicinin mevduat hesabında var olan aktiften fazlasını kullanmasına izin verdiği sözleşmeyi,

i) Kredinin toplam maliyeti: Noter masrafları hariç olmak üzere, tüketicinin ödemesi gereken akdi faiz, vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülükler ile varsa değişik isimler altında alınan her türlü ücretin de dahil olduğu toplam tutarı,

j) Limit aşımı: Tüketici için tanımlanmış kredili mevduat hesabı limitinin aşılması hali veya tüketicinin mevduat hesabındaki mevcut bakiyenin üzerinde para temin ettiği ve tüketici tarafından zımnen kabul edilen hali,

k) Ödeme planı: Tüketici kredisi sözleşmesinde tüketicinin yapacak olduğu ödemede esas alınacak taksit, tutar ve vadeleriyle birlikte anapara, faiz, vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülükler ve varsa ücretlerin ayrı ayrı belirtildiği tabloyu,

l) Taksit: Ödeme planında her bir vade için hesaplanan anapara, faiz, vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülükler toplamından oluşan her bir ödeme tutarını,

m) Taksit vadesi: Ödeme planında belirtilmiş olan taksitlerin ödeneceği tarihi,

n) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,

o) Tüketici kredisi sözleşmesi: Kredi verenin tüketiciye faiz, ücret veya benzeri bir menfaat karşılığında ödemenin ertelenmesi, ödünç veya benzeri finansman şekilleri aracılığıyla kredi verdiği veya kredi vermeyi taahhüt ettiği sözleşmeyi,

ö) Ücret: Faiz, vergi, fon ve benzeri yasal giderler dışında kalan ücret, komisyon, masraf ve benzeri adlar altında tüketiciden talep edilen her türlü parasal tutarı,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Sözleşme Öncesi Bilgilendirme Yükümlülüğü

Sözleşme öncesi bilgilendirmenin şekli

MADDE 5 – (1) Bu Yönetmelikte yer alan sözleşme öncesi bilgi formlarının; en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir bir şekilde düzenlenmesi ve bir örneğinin kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye verilmesi zorunludur.

Belirli süreli tüketici kredisi sözleşmesinde ön bilgilendirme yükümlülüğü 

MADDE 6 – (1) Kredi verenin ve varsa kredi aracısının, belirli süreli tüketici kredisi sözleşmesinin kurulmasından makul bir süre önce, sözleşme şartları hakkında aşağıdaki bilgileri içerecek şekilde tüketiciyi bilgilendirmesi zorunludur:

a) Kredinin türü.

b) Kredi verenin ve varsa kredi aracısının unvanı, MERSİS numarası, açık adresi, telefon numarası, varsa diğer iletişim bilgileri.

c) Kredi sözleşmesinin süresi.

ç) Kredinin toplam tutarı ve varsa tüketiciden talep edilecek ücretler.

d) Bağlı kredi sözleşmesinde sözleşme konusu mal ve hizmet ile satıcı veya sağlayıcıya ilişkin bilgiler.

e) Aylık ve yıllık akdi faiz oranı ve bu oranın uygulanmasına ilişkin şartlar.

f) Efektif yıllık faiz oranının hesaplanması amacıyla kullanılan bütün bileşenleri belirten temsili bir örnek kullanılarak gösterilen efektif yıllık faiz oranı ve tüketici tarafından ödenecek toplam tutar.

g) Tüketicinin talep ettiği kredi tutarı ve süresi esas alınarak kredi verenin uygulamakta olduğu akdi faiz oranına göre hazırlanacak ve formun eki olarak da verilebilecek örnek ödeme planı.

ğ) Kredi sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda, bu hesaba ilişkin herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilmeyeceğine ve bu hesabın, tüketicinin aksine yazılı talebi olmaması hâlinde kredinin ödenmesi ile kapanacağına ilişkin bilgi.

h) Gerektiğinde noter masraflarının tüketici tarafından ödeneceğine ilişkin bilgi.

ı) Gecikme faiz oranı.

i) Tüketicinin, ödemelerini ödeme tarihinde yapmamasının ve temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları.

j) Tüketicinin yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile açık talebi olmaksızın krediyle ilgili sigorta yaptırılamayacağına ilişkin bilgi ve sigortaya ilişkin hizmetlerin kredi veren dışında bir sağlayıcıdan da alınabileceğine ilişkin açık bir ifade.

k) Varsa istenecek teminatlar ve bu teminatların tüketicinin edimlerine karşılık olarak alınan şahsi teminatlardan olması halinde her ne isim altında olursa olsun adi kefalet sayılacağına ve tüketicinin alacaklarına ilişkin karşı tarafça verilen şahsi teminatların diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça müteselsil kefalet sayılacağına ilişkin bilgi.

l) Cayma hakkının kullanılma şartları, süresi ve usulüne ilişkin bilgi ile bu hakkın kullanılması durumunda anapara ile bu paranın faizini ödeme yükümlülüğü ve hesaplanma şekline dair bilgiler de dâhil olmak üzere cayma hakkının kullanılmasına ilişkin diğer şartlar.

m) Tüketicinin erken ödemede bulunma hakkı ve ödenen tutara göre kredi verenin indirim yapma yükümlülüğüne ilişkin bilgi.

n) Kredi talebinin olumsuz sonuçlanması halinde tüketicinin derhal ve ücretsiz olarak bilgilendirileceğine ilişkin bilgi.

o) Sözleşme öncesi verilen bilgilerin kredi veren için bağlayıcı olacağı süreye ilişkin bilgi.

(2) Tüketicinin temerrüde düşmüş olması nedeniyle, ödemenin ertelenmesi veya borcun yeniden yapılandırılmasına ilişkin sözleşme kurulması durumunda sözleşme öncesi bilgi formunda, birinci fıkrada yer verilen bilgilere ilave olarak kredi sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin usul ve şartlara ilişkin bilgi de verilir. Kredi veren, bu tür sözleşmelere ilişkin sözleşme öncesi bilgi formunda birinci fıkranın (d), (ğ), (h), (j), (k) ve (l) bentlerinde belirtilen bilgilere yer vermeyebilir.

(3) Birinci fıkrada yer alan bilgiler dışında ilave bilgilerin verilmesi durumunda, bu bilgiler sözleşme öncesi bilgi formunun eki olarak ayrı bir belge ile tüketiciye verilir.

Belirsiz süreli tüketici kredisi sözleşmelerinde ön bilgilendirme yükümlülüğü

MADDE 7 – (1) Kredi verenin ve varsa kredi aracısının, belirsiz süreli tüketici kredisi sözleşmesinin kurulmasından makul bir süre önce, sözleşme şartları hakkında aşağıdaki bilgileri içerecek şekilde tüketiciyi bilgilendirmesi zorunludur:

a) Kredinin türü.

b) Kredi verenin ve varsa kredi aracısının unvanı, MERSİS numarası, açık adresi, telefon numarası, varsa diğer iletişim bilgileri.

c) Kredi limitinin ne zaman ve nasıl bildirileceğine ilişkin bilgi.

ç) Akdi faiz oranı ile bu oranın uygulanmasına ilişkin şartlar ve değiştirilmesinde esas alınacak düzenlemeler.

d) Varsa faiz dışında tüketiciden talep edilecek ücretler.

e) Kredi sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin usul ve şartlar.

f) Gecikme faiz oranı.

g) Tüketicinin, ödemelerini ödeme tarihinde yapmamasının ve temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları.

ğ) Tüketicinin yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile açık talebi olmaksızın krediyle ilgili sigorta yaptırılamayacağına ilişkin bilgi ve sigortaya ilişkin hizmetlerin kredi veren dışında bir sağlayıcıdan da alınabileceğine ilişkin açık bir ifade.

h) Varsa istenecek teminatlar ve bu teminatların tüketicinin edimlerine karşılık olarak alınan şahsi teminatlardan olması halinde her ne isim altında olursa olsun adi kefalet sayılacağına ve tüketicinin alacaklarına ilişkin karşı tarafça verilen şahsi teminatların diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça müteselsil kefalet sayılacağına ilişkin bilgi.

ı) Cayma hakkının kullanılma şartları, süresi ve usulüne ilişkin bilgi ile bu hakkın kullanılması durumunda anapara ile bu paranın faizini ödeme yükümlülüğü ve hesaplanma şekline dair bilgiler de dâhil olmak üzere cayma hakkının kullanılmasına ilişkin diğer şartlar.

i) Kredi talebinin  olumsuz sonuçlanması  halinde tüketicinin derhal ve ücretsiz olarak bilgilendirileceğine ilişkin bilgi.

j) Sözleşme öncesi verilen bilgilerin kredi veren için bağlayıcı olacağı süreye ilişkin bilgi.

(2) Birinci fıkrada yer alan bilgiler dışında ilave bilgilerin verilmesi durumunda, bu bilgiler sözleşme öncesi bilgi formunun eki olarak ayrı bir belge ile tüketiciye verilir.

Ön bilgilendirme yükümlülüğünden muafiyet

MADDE 8 – (1) Yardımcı sıfatıyla kredi aracısı gibi hareket eden mal veya hizmet sağlayıcılarının, sözleşme öncesi bilgilendirme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak bu durum, kredi verenin, teklif edilen kredi sözleşmesinin koşullarını içeren sözleşme öncesi bilgilendirme yükümlüğünü ortadan kaldırmaz.

Kredi talebinin sonucu hakkında bilgilendirilme

MADDE 9 – (1) Tüketicinin kredi talebinin  reddedildiği durumlarda; kredi verenin yazılı olarak veya  kalıcı veri saklayıcısı ile  tüketiciyi derhal ve ücretsiz olarak  bilgilendirmesi zorunludur.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Sözleşmenin Şekli ve Zorunlu İçeriği

Sözleşmenin şekli

MADDE 10 – (1) Mesafeli olarak kurulan sözleşmeler hariç olmak üzere, tüketici kredisi sözleşmesi yazılı olarak kurulmadıkça geçerli olmaz. Geçerli bir sözleşme yapmamış olan kredi veren, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremez.

(2) Tüketici kredisi sözleşmesinin; en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir bir şekilde düzenlenmesi ve bir örneğinin,  kağıt üzerinde   veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye verilmesi zorunludur.

Belirli süreli tüketici kredisi sözleşmesinin zorunlu içeriği

MADDE 11 – (1) Belirli süreli tüketici kredisi sözleşmesinin aşağıda yer alan bilgileri içermesi zorunludur:

a) Kredinin türü.

b) Tüketicinin adı, soyadı ile kredi verenin ve varsa kredi aracısının unvanı, MERSİS numarası, açık adresi, telefon numarası, varsa diğer iletişim bilgileri.

c) Kredi sözleşmesinin süresi.

ç) Kredinin toplam tutarı ve kredi alınmasına ilişkin şartlar ile varsa tüketiciden talep edilecek ücretler.

d) Bağlı kredi sözleşmesinde sözleşme konusu mal veya hizmete ilişkin bilgi.

e) Aylık ve yıllık akdi faiz oranı ve akdi faiz oranının uygulanmasına ilişkin şartlar.

f) Kredi sözleşmesinin kurulduğu tarihte hesaplanan efektif yıllık faiz oranı, bu oranın hesaplanması için kullanılan bütün bileşenler ve tüketici tarafından ödenecek toplam tutar.

g) Sözleşmenin eki olarak da verilebilecek ödeme planı.

ğ) Kredi veren ile tüketici arasında kurulan sözleşmenin bir örneğini, düzenlenme tarihinden sonraki ilk yıl için tüketicinin ücretsiz olarak  alma hakkı olduğuna ilişkin bilgi.

h) Kredi sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda, bu hesaba ilişkin herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilmeyeceğine ve bu hesabın, tüketicinin aksine yazılı talebi olmaması hâlinde kredinin ödenmesi ile kapanacağına ilişkin bilgi.

ı) Gerektiğinde noter masraflarının tüketici tarafından ödeneceğine ilişkin bilgi.

i) Gecikme faiz oranı.

j) Tüketicinin, ödemelerini ödeme tarihinde yapmamasının ve temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları.

k) Varsa istenecek teminatlar ve bu teminatların tüketicinin edimlerine karşılık olarak alınan şahsi teminatlardan olması halinde her ne isim altında olursa olsun adi kefalet sayılacağına ve tüketicinin alacaklarına ilişkin karşı tarafça verilen şahsi teminatların diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça müteselsil kefalet sayılacağına ilişkin bilgi.

l) Cayma hakkının kullanılma şartları, süresi ve usulüne ilişkin bilgi ile bu hakkın kullanılması durumunda anapara ile bu paranın faizini ödeme yükümlülüğü ve hesaplanma şekline dair bilgiler de dâhil olmak üzere cayma hakkının kullanılmasına ilişkin diğer şartlar.

m) Bağlı kredi sözleşmesiyle ilgili olarak 19 uncu maddede yer alan tüketicinin haklarına ve bu hakların kullanılmasına ilişkin açıklayıcı bilgi.

n) Tüketicinin erken ödemede bulunma hakkı ve ödenen tutara göre kredi verenin indirim yapma yükümlülüğüne ilişkin bilgi.

o) Tüketicilerin uyuşmazlık konusundaki başvurularını tüketici mahkemesine veya tüketici hakem heyetine yapabileceklerine dair bilgi.

ö) Varsa tüketicilerin başvurabileceği diğer çözüm yollarına ilişkin bilgi.

p) Kredinin yabancı para birimi cinsinden kullandırılması durumunda, geri ödemeye ilişkin taksitlerin ve toplam kredi tutarının hesaplanmasında, hangi tarihteki kurun dikkate alınacağına ilişkin bilgi.

r) Taksit vadesinin, kanunlarda tatil olarak kabul edilen bir güne rastlaması durumunda kendiliğinden bu günü izleyen ve tatil olmayan ilk güne geçeceğine ilişkin bilgi.

s) Temerrüt hali de dahil olmak üzere kredi sözleşmelerine dayanılarak yapılan her türlü işlemde bileşik faiz uygulanamayacağına ilişkin bilgi.

(2) Tüketicinin temerrüde düşmüş olması nedeniyle, ödemenin ertelenmesi veya borcun yeniden yapılandırılmasına ilişkin sözleşme kurulması durumunda, bu sözleşmede birinci fıkrada belirtilen bilgilere ilave olarak kredi sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin usul ve şartlara ilişkin bilgi de yer alır. Kredi veren, bu tür sözleşmelerde birinci fıkranın (d), (h), (ı) ve (k) bentlerinde belirtilen bilgilere yer vermeyebilir.

Belirsiz süreli tüketici kredisi sözleşmesinin zorunlu içeriği

MADDE 12 – (1) Belirsiz süreli tüketici kredisi sözleşmesinin aşağıda yer alan bilgileri içermesi zorunludur:

a) Kredinin türü.

b) Tüketicinin adı, soyadı ile kredi verenin ve varsa kredi aracısının unvanı, MERSİS numarası, açık adresi, telefon numarası, varsa diğer iletişim bilgileri.

c) Kredi limitinin ne zaman ve nasıl bildirileceğine ilişkin bilgi ile bu limitin değiştirilmesinde uygulanacak düzenlemeler.

ç) Akdi faiz oranı ile bu oranın uygulanmasına ilişkin şartlar ve değiştirilmesinde esas alınacak düzenlemeler.

d) Varsa  faiz dışında tüketiciden talep edilecek ücretler.

e) Kredi sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin usul ve şartlar.

f) Gecikme faiz oranı.

g) Tüketicinin, ödemelerini ödeme tarihinde yapmamasının ve temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları.

ğ) Varsa istenecek teminatlar ve bu teminatların tüketicinin edimlerine karşılık olarak alınan şahsi teminatlardan olması halinde her ne isim altında olursa olsun adi kefalet sayılacağına ve tüketicinin alacaklarına ilişkin karşı tarafça verilen şahsi teminatların diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça müteselsil kefalet sayılacağına ilişkin bilgi.

h) Cayma hakkının kullanılma şartları, süresi ve usulüne ilişkin bilgi ile bu hakkın kullanılması durumunda anapara ile bu paranın faizini ödeme yükümlülüğü ve hesaplanma şekline dair bilgiler de dâhil olmak üzere cayma hakkının kullanılmasına ilişkin diğer şartlar.

ı) Tüketicilerin uyuşmazlık konusundaki başvurularını tüketici mahkemesine veya tüketici hakem heyetine yapabileceklerine dair bilgi.

i) Varsa tüketicilerin başvurabileceği diğer çözüm yollarına ilişkin bilgi.

j) Kredi veren ile tüketici arasında kurulan  sözleşmenin bir örneğinin düzenlenme tarihinden sonraki ilk yıl için tüketicinin ücretsiz olarak  alma hakkı olduğuna ilişkin bilgi.

k) Ödeme gününün, kanunlarda tatil olarak kabul edilen bir güne rastlaması durumunda kendiliğinden bu günü izleyen ve tatil olmayan ilk güne geçeceğine ilişkin bilgi.

Sözleşmede değişiklik yapılması

MADDE 13 – (1) Belirli süreli kredi sözleşmesinin şartları, tüketici aleyhine değiştirilemez.

(2) Belirsiz süreli kredi sözleşmelerinde akdi faiz oranında değişiklik yapılması hâlinde, bu değişikliğin yürürlüğe girmesinden otuz gün önce, tüketiciye kağıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla yazılı olarak bildirilmesi zorunludur. Bu bildirimde, yeni faiz oranının yürürlüğe girmesinden sonra varsa yapılacak ödemelerin tutarı, sayısı ile aralıklarının değişmesine ilişkin ayrıntılara yer verilir. Faiz oranının artırılması hâlinde, yeni faiz oranı geriye dönük olarak uygulanamaz. Tüketici, bildirim tarihinden itibaren en geç altmış gün içinde borcun tamamını ödediği ve kredi kullanmaya son verdiği takdirde faiz artışından etkilenmez.

(3) Belirsiz süreli kredi sözleşmesinde yer alan akdi faiz oranı dışında diğer sözleşme şartlarında değişiklik yapılması halinde, bu değişikliğin yürürlüğe girmesinden otuz gün önce tüketiciye, yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirilmesi zorunludur. Tüketici, bu değişikliği kabul etmeyerek 25 inci maddede yer alan fesih hakkını kullanabilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Efektif Yıllık Faiz Oranı, Erken Ödeme ve Temerrüde İlişkin Esaslar

Efektif yıllık faiz oranının hesaplanması

MADDE 14 – (1) Tüketici kredisi sözleşmelerinde efektif yıllık faiz oranının yer alması zorunludur.

(2) Efektif yıllık faiz oranı Ek-1’de yer alan formül uyarınca hesaplanır. Efektif yıllık faiz oranı hesaplanırken kredinin tüketiciye olan toplam maliyetine, tüketici tarafından kredi sözleşmesinde belirtilen taahhütlerden herhangi birine uyulmaması nedeniyle ödenecek ücretler dahil edilmez.

(3) Efektif yıllık faiz oranı hesaplanırken, kredi sözleşmesinin kararlaştırılmış olan süre boyunca geçerli olacağı ve tarafların kredi sözleşmesinde belirlenen şart ve tarihlerde yükümlülüklerini yerine getirecekleri kabul edilir.

(4) Efektif yıllık faiz oranına dahil olan ancak hesaplama esnasında belli olmayan ücretlerin olması veya ilgili mevzuat gereği belirsiz süreli tüketici kredisi sözleşmelerinde yer alan akdi faiz oranının değişebilecek olması durumunda, efektif yıllık faiz oranı hesaplanırken, bu ücretlerin veya  akdi faiz oranının sabit olduğu ve bunların kredi sözleşmesinin sonuna kadar geçerli olduğu kabul edilir.

(5) Gerektiğinde, Ek-1’de belirlenen ilave varsayımlar efektif yıllık faiz oranının hesaplanmasında kullanılabilir.

Erken ödeme

MADDE 15 – (1) Tüketici, vadesi gelmemiş bir veya birden çok taksit ödemesinde bulunabilir veya kredi borcunun tamamını ya da bir kısmını erken ödeyebilir. Bu hâllerde kredi veren 16 ve 17 nci maddelerde belirtilen hükümlere uygun olarak faizin tamamının veya bir kısmının peşin olarak tahsil edildiği durumlar da dahil olmak üzere gerekli indirimi yapmakla yükümlüdür.

(2) Tüketicinin, vadesi gelmemiş bir veya birden çok taksit ödemesinde bulunması veya kredi borcunun tamamını ya da bir kısmını vadesinden önce ödemesi durumunda, erken ödeme indirimi hesaplanırken tüketicinin ödemeyi yaptığı tarih esas alınır. Bu tarih tüketici aleyhine olacak şekilde değiştirilemez.

(3) Kredi veren, faizin tamamının veya bir kısmının tüketiciden peşin olarak tahsil edildiği kredilerde, tüketicinin erken ödeme yapması halinde akdi faiz oranı üzerinden gerekli indirimi yapmak üzere bir sistem kurmakla yükümlüdür. Bu durumda, Ek-3’te yer alan hususlar esas alınır.

Kredinin tamamının erken ödenmesi

MADDE 16 – (1) Kredinin tamamının erken ödenmesi taksit tarihinde yapılıyorsa vadesi gelen taksit ödemesi ile birlikte geriye kalan taksit tutarları içerisindeki anapara borcu ve varsa o tarihe kadar tahsil edilmemiş faiz, vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülükler tahsil edilir.

(2) Kredinin tamamının erken ödenmesi, iki taksit arasında yapılıyorsa; ödeme planında yer alan en son ödenmiş taksit tarihiyle erken ödeme işleminin gerçekleştiği tarih arasında, anaparaya işleyen faiz tutarı, en son ödenmiş taksit tarihi itibarıyla geriye kalan taksit tutarları içerisindeki anapara borcu ve varsa o tarihe kadar tahsil edilmemiş faiz ile vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülükler tahsil edilir. Ancak faizin tamamının veya bir kısmının tüketiciden peşin olarak tahsil edildiği kredilerde, kredinin tamamının erken ödenmesi durumunda, erken ödeme yapılan tarih ve tutar esas alınarak, akdi faiz oranı üzerinden gerekli faiz iadesi yapılır.

(3) Kredinin tamamının erken ödenmesi işlemlerinde Ek-2’de yer alan hususlar esas alınır.

Ara ödeme

MADDE 17 – (1) Tüketicinin ödeme planında yer alan bir taksit tutarından az olmamak üzere, herhangi bir tutarı vadesinden önce ödemesi ara ödeme olarak kabul edilir.

(2) Tüketicinin ara ödemede bulunması durumunda kalan anapara borcu üzerinden, akdi faiz oranı ile bir önceki taksit tarihinden itibaren işleyen gün sayısı dikkate alınarak bulunacak faiz ve faiz üzerinden hesaplanacak vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülükler toplamı tüketiciden tahsil edilir. Tahsil edilen bu tutar dışında kalan kısım anapara borcundan düşülür. Bu durumda kalan taksit sayısı ve ödeme tarihleri değişmeden yeni taksit tutarı ve yeni ödeme planı oluşturulur. Ancak tüketicinin talep etmesi halinde taksit sayısı değişmeyecek şekilde erken ödemesi yapılan taksit sayısına göre ödemesiz dönem veya tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla talep etmesi ve tarafların mutabakatı ile mevcut ödeme planından farklı taksit sayısı ve ödeme tarihleri de belirlenebilir.

(3) Tarafların mutabakatı halinde yeni ödeme planında yer alan taksit tutarı erken ödeme öncesi taksit tutarından fazla olabilir.

(4) Faizin tamamının veya bir kısmının tüketiciden peşin olarak tahsil edildiği kredilerde, ara ödeme yapılması durumunda, ödeme yapılan tarih ve tutar esas alınarak akdi faiz oranı üzerinden gerekli faiz iadesi yapılır.

(5) Yeni ödeme planı, herhangi bir isim altında ücret talep edilmeksizin yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye verilir.

(6) Bu maddede yer alan tüketicinin taleplerine ilişkin ispat yükü kredi verene aittir.

(7) Ara ödeme işlemlerinde Ek-4’te yer alan hususlar esas alınır.

Temerrüt ve geç ödeme

MADDE 18 – (1) Tüketici kredisi sözleşmelerinde, tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda, kredi veren, borcun tamamının ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması, tüketicinin de birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi hâlinde kullanılabilir. Kredi verenin bu hakkı kullanabilmesi için tüketiciye en az otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması zorunludur. Muaccel kılınan taksitlerin hesaplanmasında faiz ve ücretler dikkate alınmaz.

(2) Temerrüt veya geç ödeme durumunda tüketiciden sözleşmede yer alan akdi faiz oranının yüzde otuz fazlasından daha yüksek bir oranda gecikme faizi tahsil edilemez. Aksi halde, kredi veren, fazla tahsil ettiği tutar ile fazla tahsil edilen tutarın tahsil edildiği tarihle fiilen tüketiciye geri ödendiği tarih arasındaki süre için sözleşmede yer alan akdi faiz oranının yüzde otuz fazlası üzerinden hesaplanacak faizi tüketiciye ödemekle yükümlüdür.

(3) Kredi veren, tüketicinin temerrüde düşmesi ya da geç ödemede bulunması durumunda, geç ödenen tutar içinde yer alan anapara tutarı üzerinden gecikme faiz oranı ile geç ödenen gün sayısı dikkate alınarak bulunacak faiz ve bu faiz üzerinden hesaplanacak vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülükler toplamını tüketiciden talep edebilir. Tüketiciden talep edilebilecek gecikme faizi hesaplanırken tüketicinin ödemeyi yaptığı tarih esas alınır. Bu süre hiçbir şekilde tüketici aleyhine olacak şekilde değiştirilemez. Gecikme faizi hesaplanırken Ek-5’te yer alan hususlar esas alınır.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Bağlı kredi sözleşmesi

MADDE 19 – (1) Bağlı kredi sözleşmesi; tüketici kredisinin münhasıran belirli bir malın veya hizmetin tedarikine ilişkin bir sözleşmenin finansmanı için verildiği ve bu iki sözleşmenin objektif açıdan ekonomik birlik oluşturduğu sözleşmedir.

(2) Ekonomik birliğin varlığı;

a) Satıcı veya sağlayıcının tüketici için krediyi finanse ettiği,

b) Üçüncü bir tarafça finanse edilmesi durumunda, kredi verenin kredi sözleşmesinin imzalanması veya hazırlanması ile ilgili olarak satıcı veya sağlayıcının hizmetlerinden yararlandığı,

c) Belirli bir mal veya hizmetin verilmesinin kredi sözleşmesinde açıkça belirtildiği,

durumlardan en az birinin varlığı hâlinde kabul edilir.

(3) Tüketicinin mal veya hizmet tedarikine ilişkin sözleşmeden cayması ve buna ilişkin bildirimin cayma süresi içinde ayrıca yazılı ya da kredi verenin erişebileceği kalıcı veri saklayıcısı ile kredi verene de yöneltilmesi hâlinde, bağlı kredi sözleşmesi de herhangi bir tazminat veya cezai şart ödeme yükümlülüğü olmaksızın sona erer.

(4) Bağlı kredilerde, mal veya hizmet hiç ya da gereği gibi teslim veya ifa edilmez ise tüketicinin satış sözleşmesinden dönme veya bedelden indirim hakkını kullanması hâlinde satıcı, sağlayıcı ve kredi veren müteselsilen sorumludur. Tüketicinin bedelden indirim hakkını kullanması hâlinde bağlı kredi de bu oranda indirilir ve ödeme planı buna göre değiştirilir. Tüketicinin sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, o güne kadar yapmış olduğu ödemenin iadesi hususunda satıcı, sağlayıcı ve kredi veren müteselsilen sorumludur. Ancak, kredi verenin sorumluluğu; malın teslim veya hizmetin ifa edilmediği durumlarda satış sözleşmesinde veya bağlı kredi sözleşmesinde belirtilen malın teslim veya hizmetin ifa edilme tarihinden, malın teslim veya hizmetin ifa edildiği durumlarda ise malın teslim veya hizmetin ifa edildiği tarihten itibaren, kullanılan kredi tutarı ile sınırlı olmak üzere bir yıldır.

(5) Kredi veren ile satıcı veya sağlayıcı arasında belirli bir malın veya hizmetin tedarikine ilişkin bir sözleşme olmaksızın, tüketicinin kendisi tarafından belirlenen malın veya hizmetin bedelinin kredi veren tarafından ödenmesi suretiyle kullandırılan krediler bağlı kredi sayılmaz.

Taksitli nakit avans kredisi 

MADDE 20 – (1) Belirsiz süreli tüketici kredisi sözleşmesi olarak kabul edilen kredi kartı veya kredili mevduat hesabı sözleşmesine dayanılarak nakit kullanılan tutarın taksitler halinde geri ödenmesine imkan veren nakdi krediler, taksitli nakit avans kredisi olarak kabul edilir.

(2) Taksitli nakit avans kredisinin tüketici tarafından kullanılmasından önce kredinin toplam tutarı, taksit tutarları ve taksit sayısı ile akdi faiz oranı bilgisinin tüketiciye bildirilmesi zorunludur.

(3) Taksitli nakit avans kredilerinde taksit tutarı, kredinin kullanıldığı tarih ile son ödeme tarihi arasında geçen gün sayısı dikkate alınarak hesaplanacak olan akdi faize göre belirlenir.

(4) Kredilerin geri ödenmesinde gecikme olması durumunda, gecikme faizi son ödeme tarihinden başlamak üzere hesaplanır.

(5) Kredilerde, kredi veren tarafından anapara ve faiz ayrı olarak izlenir. Geri ödemede gecikme olması durumunda sadece anapara üzerinden gecikme faizi uygulanır.

(6) Kredi kullanan tüketicilerin hesap kesim tarihleri kredi borcu tamamlanıncaya kadar değiştirilemez. Ancak zorunlu nedenlerle hesap kesim tarihinin değiştirilmesi durumunda Ek-4’te yer alan hususlar esas alınır.

Limit aşımı

MADDE 21 – (1) Limit aşımına izin verilen bir mevduat hesabı açılmasına ilişkin sözleşmenin tüketiciyle kurulması durumunda, bu sözleşmede akdi faiz oranı, bu oranın uygulanmasına ilişkin şartlar hakkında bilgiler de yer alır. Kredi verenin, her halükarda bu bilgileri yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile aylık dönemler halinde tüketiciye vermesi zorunludur.

(2) Bir ayı aşan dönemde önemli bir limit aşımı olması halinde kredi veren, tüketiciye yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile derhal aşağıdaki hususlarda bilgi verir:

a) Limit aşımının yapıldığına ilişkin bilgi.

b) Kullanılan tutar.

c) Akdi faiz oranı.

ç) Geciken tutara uygulanacak faiz.

(3) Kredi veren, limit aşımı süresinin bir aydan uzun olması durumunda tüketiciye başka türde bir kredi sözleşmesi de teklif edebilir.

Faiz oranı

MADDE 22 – (1) Belirli süreli tüketici kredisi sözleşmelerinde faiz oranı sabit olarak belirlenir. Sözleşmenin kurulduğu tarihte belirlenen bu oran tüketici aleyhine değiştirilemez.

(2) Sözleşmede, akdî faiz oranı, efektif yıllık faiz oranı veya kredinin toplam maliyetinin yer almaması durumunda, kredi tutarı faizsiz olarak sözleşme süresinin sonuna kadar kullanılır. Efektif yıllık faiz oranı, olduğundan düşük gösterilmişse, kredinin toplam maliyetinin hesaplanmasında esas alınacak akdî faiz oranı, düşük gösterilen efektif yıllık faiz oranına uyacak şekilde yeniden belirlenir. Bu hâllerde ödeme planı, yapılan değişikliklere göre yeniden düzenlenir.

(3) Tüketici kredisi sözleşmelerinde tek bir akdi faiz oranına yer verilir. Erken ödeme, temerrüt veya benzeri durumlarda bu akdi faiz oranı dikkate alınır.

(4) Temerrüt hâli de dâhil olmak üzere, tüketici işlemlerinde bileşik faiz uygulanmaz.

(5) Belirsiz süreli tüketici kredisi olarak kabul edilen kredi kartı sözleşmelerinde uygulanacak faiz oranı, kredi kartı sözleşmesi uyarınca belirlenen faiz oranından fazla olamaz.

Hesap özeti

MADDE 23 – (1) Belirsiz süreli kredi sözleşmelerinde kredi veren tarafından tüketicinin, borcu olması halinde her bir hesap dönemi sonunda yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile aşağıda yer alan bilgileri içeren hesap özeti ile bilgilendirilmesi zorunludur:

a) Hesap özetinin ilgili olduğu dönem.

b) Kullandırılan kredinin tutarı ve kullanıldığı tarihler.

c) Bir sonraki hesap özetinin tarihi.

ç) Dönem borcu.

d) Tüketici tarafından yapılan ödemelerin tarihleri ve tutarları.

e) Akdi faiz oranı.

f) Gecikme faiz oranı.

g) Hesap özetinin ait olduğu döneme ilişkin tüketiciden alınan ücretler.

ğ) Varsa tüketici tarafından yapılacak asgari ödeme tutarı.

(2) Belirli süreli kredi sözleşmelerinde, sözleşmenin kurulduğu anda verilen ödeme planı, aşağıdaki bilgileri içermesi kaydıyla hesap özeti olarak kabul edilir:

a) Yapılması gereken ödemeler,

b) Taksit tutarlarının ödenmesine ilişkin dönemler ve şartlar,

c) Her bir geri ödemenin anapara tutarı,

ç) Akdi faiz oranına göre hesaplanan faiz ve varsa her türlü ilave ücreti gösteren bir döküm.

Cayma hakkı

MADDE 24 – (1) Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin tüketici kredisi sözleşmesinden cayma hakkına sahiptir.

(2) Cayma hakkı süresi, sözleşmenin kurulduğu tarihte başlar. Ancak sözleşmenin bir örneğinin yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye verildiği tarihin sözleşmenin kurulduğu tarihten daha sonra olması durumunda, bu süre, tüketicinin sözleşmenin bir örneğini aldığı tarihten itibaren başlar.

(3) Kredi veren, cayma hakkı olduğu konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin cayma hakkı süresi içinde yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile kredi verene yöneltilmiş olması yeterlidir.

(4) Cayma hakkını kullanan tüketicinin krediden faydalandığı hâllerde, tüketici, anaparayı ve kredinin kullanıldığı tarihten anaparanın geri ödendiği tarihe kadar olan sürede tahakkuk eden faizi en geç cayma bildirimini kredi verene göndermesinden sonra otuz gün içinde geri öder. Bu süre içinde ödeme yapılmaması hâlinde tüketici kredisinden cayılmamış sayılır.

(5) Faiz, akdi faiz oranına göre hesaplanır. Tüketiciden, hesaplanan akdi faiz ve bir kamu kurum veya kuruluşuna veya üçüncü kişilere ödenmiş olan ücretler dışında herhangi bir bedel talep edilemez. Bu bedeller dışında kalan ve tüketiciden tahsil edilen her türlü ücret, tüketicinin anapara ile tahakkuk eden faizi kredi verene geri ödediği tarihten itibaren yedi gün içinde tüketiciye iade edilir.

(6) Kredi sözleşmesine bağlı olarak tüketiciye başka bir hizmetin de sunulması halinde, tüketicinin kredi sözleşmesinden cayması ile birlikte bu hizmete ilişkin sözleşme de sona erer.

Belirsiz süreli tüketici kredisi sözleşmesinin feshi

MADDE 25 – (1) Belirsiz süreli tüketici kredisi sözleşmelerinde, sözleşmede feshin bildirimine ilişkin bir süre belirlenmemiş ise tüketici herhangi bir zamanda, ücret ödemeden kredi verene yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir. Ancak sözleşmede feshin bildirimine ilişkin bir süre belirlenmiş ise, bu süre bir ayı geçemez.

(2) Kredi verene sözleşmeyi fesih hakkı tanınmış ise kredi veren, en az iki ay önceden tüketiciye yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirimde bulunarak belirsiz süreli kredi sözleşmesini feshedebilir.

(3) Sözleşmede kararlaştırılmış ise kredi veren haklı nedenlerin varlığı halinde bildirim süresine uymadan belirsiz süreli kredi sözleşmesini feshedebilir. Bu durumda kredi veren fesihten önce fesih ve nedenleri hakkında yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciyi bilgilendirir. Ancak, fesihten önce bilgilendirmenin mümkün olmaması halinde bu bildirim en geç fesihten hemen sonra yapılır.

Sigorta yaptırılması

MADDE 26 – (1) Tüketicinin yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamaz. Tüketicinin sigorta yaptırmak istemesi hâlinde, istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat, kredi veren tarafından kabul edilmek zorundadır. Bu sigortanın kredi konusuyla, meblağ sigortalarında kalan borç tutarıyla ve vadesiyle uyumlu olması gerekir. Meblağ sigortalarında, poliçedeki teminat tutarı kalan kredi tutarından yüksek olamaz. Sigorta vadesi de kredi vadesinden uzun olamaz.

(2) Kredi bağlantılı yapılan meblağ sigortalarında kredi borcunun belirlenen vadeden önce geri ödenmesi veya kredi borç yapısında değişiklik olması durumlarında sigorta sözleşmesi sonlandırılır. Ancak bu işlemlerin gerçekleştiği anda tüketicinin kredi veren tarafından ayrıca bilgilendirilmesi ve açık onayının alınması koşuluyla poliçe mevcut koşullarıyla devam ettirilebilir veya kredi borç yapısında gerçekleştirilen değişikliğe göre mevcut sigorta poliçesi teminat tutarları ve sigorta süresi yeniden düzenlenebilir.

Kredi verenin haklarının devri

MADDE 27 – (1) Kredi verenin, tüketici ile kurulan kredi sözleşmesiyle veya ayrı bir kredi sözleşmesiyle sözleşmeden doğan haklarını üçüncü bir kişiye devrettiği hallerde tüketici, kredi verene karşı sahip olduğu sözleşmeden doğan haklarını üçüncü kişiye karşı da ileri sürebilir.

(2) Kredi verenin devralan kişiyle birlikte sorumluluğunun devam ettiği durumlar hariç olmak üzere, kredi verenin sözleşmeden doğan haklarını devrettiği hususunda tüketiciye yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirimde bulunması zorunludur.

Kefalet

MADDE 28 – (1) Tüketici kredisi sözleşmelerinde tüketicinin edimlerine karşılık olarak alınan şahsi teminatlar, her ne isim altında olursa olsun adi kefalet sayılır. Tüketicinin alacaklarına ilişkin karşı tarafça verilen şahsi teminatlar diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça müteselsil kefalet sayılır.

Diğer hususlar

MADDE 29 – (1) Belirli süreli kredi sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda, tüketiciden bu hesaba ilişkin herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilemez. Bu hesap, tüketicinin aksine yazılı talebi olmaması hâlinde kredinin ödenmesi ile kapanır.

(2) Tüketicinin açık talimatı olmaksızın belirli süreli kredi sözleşmesi ile ilişkili bir kredili mevduat hesabı sözleşmesi yapılamaz.

(3) Bu Yönetmelikte düzenlenen sözleşmelere istinaden tüketiciden talep edilecek her türlü ücrete ilişkin bilgilerin, sözleşmenin eki olarak kâğıt üzerinde yazılı şekilde tüketiciye verilmesi zorunludur. Bu bilgilerin tüketiciye verildiğinin ispatı kredi verene aittir.

(4) Taksit vadesi veya ödeme gününün, kanunlarda tatil olarak kabul edilen bir güne rastlaması durumunda kendiliğinden bu günü izleyen ve tatil olmayan ilk güne geçer.

(5) Kurulmuş olan sözleşmeye ilişkin olarak tüketicilerin iletişime geçebilmesi için kredi veren tarafından bir telefon hattı tahsis edilmesi durumunda, bu hat ile ilgili olarak kredi veren olağan ücret tarifesinden daha yüksek bir tarife seçemez.

Yürürlükten kaldırılan yönetmelik

MADDE 30 – (1) 1/8/2003 tarihli ve 25186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tüketici Kredisinde Erken Ödeme İndirimi ve Kredinin Yıllık Maliyet Oranını Hesaplama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 31 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 32 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Gümrük ve Ticaret Bakanı yürütür.

Ekler için tıklayınız

 

ooperatifinin taraf olduğu Arsa Satışı Karşılığı Hasılat Paylaşımı sözleşmesinin damga vergisine tabi tutulup tutulmayacağı ile tutulacak ise damga vergisinin matrahının ne olacağı hk.

Tarım satış kooperatifinin taraf olduğu Arsa Satışı Karşılığı Hasılat Paylaşımı sözleşmesinin damga vergisine tabi tutulup tutulmayacağı ile tutulacak ise damga vergisinin matrahının ne olacağı hk.
Tarih 18/09/2013
Sayı 97895701-155[1-2013/101]-1515
Kapsam
  

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI 

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI 

Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

Sayı :97895701-155[1-2013/101]-1515                                                                          18/09/2013

Konu : Tarım satış kooperatifi ile şirket arasında düzenlenen sözleşmenin damga vergisine tabi tutulup tutulmayacağı ile tutulacak ise damga vergisinin matrahının ne olacağı hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, şirketinizin T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (T.O.K.İ.)’nın iştiraki olduğu ve % 49 hissesinin ilgili Başkanlığa bağlı olduğu, şirketiniz ile … Tarım Satış Kooperatifleri Birliği arasında “Arsa Satışı Karşılığı Hasılat Paylaşımı Sözleşmesi’ düzenlendiği, buna göre İncir Birliği’ne ait arsaların üzerine şirketinizce imar planı hazırlanacağı ve yapılacak konut ve ticaret alanlarının satışından oluşan toplam hasılatın sözleşmenin 5 ve 7’nci maddelerine göre paylaşılacağı, İncir Birliği’nin hasılat payının sözleşme konusu arsa üzerinde inşa edilecek bağımsız bölümlerin satışından elde edilecek satış gelirleri toplamının (KDV hariç) % 32’si olduğu, şirketiniz tarafından İncir Birliği’ne ödenecek asgari hasılat payının 53.000.000 TL olacağı belirtilerek düzenlenen sözleşmenin Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablonun V- 15’inci fıkrası kapsamında damga vergisinden istisna olup olmadığı, damga vergisine tabi ise asgari hasılat payı olan 53.000.000 TL üzerinden mi, yoksa bu tutarın brütleştirilmesiyle bulunacak toplam tutar üzerinden mi damga vergisine tabi tutulacağı hakkında bilgi verilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade edeceği; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu; 9 uncu maddesinde, bu Kanuna ekli (2) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu; 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, birden fazla kişi tarafından imza edilen kağıtlara ait vergi ve cezanın tamamından imza edenlerin müteselsilen sorumlu olduğu, bunlar arasında vergiden müstesna olanların bulunmasının damga vergisinin noksan ödenmesini gerektirmeyeceği, damga vergisinden muaf kuruluşlarca kişilerin (1) sayılı tabloda yer alan işlemleriyle ilgili olarak düzenlenen ve sadece bu kurumların imzasını taşıyan kağıtlara ait verginin tamamının kişiler tarafından ödeneceği, ancak bu kağıtlara ait verginin hiç ödenmemesi veya noksan ödenmesi halinde vergi ve cezanın tamamından kişilerle birlikte kurumların müteselsilen sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır.

Mezkur Kanuna ekli (1) sayılı tablonun “I.Akitlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında, belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin nispi damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanuna ekli (2) sayılı tablonun “V-Kurumlarla ilgili Kağıtlar” başlıklı bölümünün 15 numaralı fıkrasında, “Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin her türlü muamelelerinde düzenlenen ve Damga Vergisi bunlar tarafından ödenmesi gereken kağıtlar” hükmüne yer verilerek, söz konusu kağıtlar bakımından Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri ile Tarım Kredi Kooperatiflerine damga vergisi muafiyeti sağlanmıştır.

Buna göre, Tarım Satış Kooperatifleri, Birlikleri ve Tarım Kredi Kooperatifleri ile Şirketiniz arasında düzenlenen “Arsa Satışı Karşılığı Hasılat Paylaşımı Sözleşmesfnvn Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun I/A-1 fıkrası uyarınca damga vergisine tabi tutulması; anılan Kooperatiflerin aynı Kanuna ekli (2) sayılı tablonun V/15 numaralı fıkrası uyarınca her türlü muamelelerinde düzenlenen kağıtlar yönünden damga vergisinden muaf olmasından dolayı söz konusu sözleşmelerden doğan damga vergisinin tamamının damga vergisi muafiyeti bulunmayan kişi konumundaki şirketiniz tarafından ödenmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan ilgide kayıtlı özelge talep formunuz eki “Arsa Satışı Karşılığı Hasılat Paylaşımı Sözleşmesfnin “Sözleşmenin Türü ve Bedeli” başlıklı 5 inci maddesinde, İncir Birliği hasılat payının, sözleşme konusu arsa üzerinde inşa edilecek/ettirilecek bağımsız bölümlerin satışından elde edilecek olan KDV hariç satış gelirleri toplamının (Toplam Hasılat) % 32’si kadar olduğu; aynı sözleşmenin “Asgari Hasılat Payları” başlıklı 7 nci maddesinde, şirketiniz tarafından İncir Birliğine ödenecek İncir Birliği hasılat payı asgari tutarının 53.000.000 TL olacağı, bu miktarın şirketiniz tarafından garanti edileceği belirtilmektedir.

Buna göre, söz konusu sözleşmenin, ihtiva ettiği belli para olan en yüksek vergi alınmasını gerektiren şirketiniz tarafından İncir Birliğine ödenecek asgari hasılat payı 53.000.000 TL üzerinden damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Kooperatifler Bağış Yapabilir mi ?-Genel Kurul kararı gerekli midir ?-ÖZMEN MALİ MÜŞAVİRLİK VE DANIŞMANLIK

KOOPERATİFLER BÜTÇESİNDE YER ALMAYAN KONULARDA BAĞIŞ YAPABİLİR Mİ ?

MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

“10.3.2.5. Türkiye Kızılay Derneğine yapılan bağış veya yardımlar

5904 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına eklenen ve 3/7/2009 tarihinden itibaren yürürlüğe giren (f) bendi ile kurumlar vergisi mükellefleri tarafından Türkiye Kızılay Derneğine makbuz karşılığı yapılan nakdî bağış veya yardımların tamamı, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilebilecektir.

Anılan Derneğe yapılacak aynî bağış ve yardımlar ise Tebliğin “10.3.2.1. Kurum kazancının %5’i ile sınırlı bağış ve yardımlar” bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirilecektir.

Diğer taraftan, anılan Derneğin iktisadi işletmelerine yapılan bağış veya yardımların kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilmesi mümkün değildir.

Kooperatif Aidatları muhasebe kaydı- Hangi hesap kullanılacaktır ?

Başlık Kooperatif üyelerinden alınan aidatların KDV ye tabi olup olmadığı hk.
Tarih 13/07/2011
Sayı B.07.4.DEF.0.53.10.00-KDV-165-11
Kapsam
T.C.
RİZE VALİLİĞİ
Defterdarlık Gelir Müdürlüğü
Sayı : B.07.4.DEF.0.53.10.00-KDV-165-11 13/07/2011
ekran-resmi-2016-10-22-19-29-31
Konu : Aidatların KDV tabi olup olmadığı
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … olarak, kooperatif bünyesine ait herhangi bir ticari faaliyetinizin olmadığı, her üyenin kendi adına basit usul veya gerçek usul gelir vergisi mükellefi olduğu, ancak kooperatif olarak yapmış olduğunuz genel giderleri (elektrik, telefon, sigorta gideri vb.) karşılamak üzere üyelerinizden almış olduğunuz aidatlar üzerinden katma değer vergisi (KDV) hesaplanıp hesaplanmayacağı sorulmaktadır.

Hata: İletişim formu bulunamadı.

A- KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN :
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4/1-k maddesinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, kooperatiflerin ana sözleşmelerinde;
a) Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması,
b) Yönetim Kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmemesi,
c) Yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması,
d) Sadece ortaklarla iş görülmesi (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.)
şartlarının yazılı bulunması ve fiilen bu şartlara uyulması halinde kurumlar vergisinden muaf tutulacakları hükme bağlanmış, bu şartlara ek olarak, kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisinden muaf tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, tüketim ve taşımacılık kooperatiflerinin anılan muafiyet hükmünden yararlanması mümkün olmayıp, kurumlar vergisi mükellefiyetlerinin tesisi gerekmektedir.
Öte yandan, Kanunun 1 inci maddesinin son fıkrasında, kurum kazancının gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluşacağı, 6 ncı maddesinde ise, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Buna göre, kurumlar vergisi mükellefi olan taşımacılık kooperatifinin üyelerince yapılan aidat ödemelerinin, kurum kazancının bir unsuru sayılarak vergiye tabi kurum kazancına dahil edilmesi gerekmektedir.
B- KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN :
KDV Kanununun;
– 1/1 inci maddesinde, Türkiye’ de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
– 20/1 inci maddesinde, vergi matrahının teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığını teşkil eden bedel olduğu,
– 20/2 nci maddesinde ise, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği
hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, kooperatifiniz tarafından üyelerden sabit olarak tahsil edilen aidatlar, üyelerinize verilen hizmetin karşılığını oluşturduğundan KDV ye tabi tutulacaktır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.

AİDATIN YAZILACAĞI HESAP (MUKTEZA) 649 HS.

Tarih 25/02/2003
Sayı B.07.0.GEL.0.31/3185-59/007114
Kapsam
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü
SAYI : B.07.0.GEL.0.31/3185-59 25.02.2003- 007114
KONU :
…………………. VALİLİĞİ
(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğüne)
İLGİ : 07/02/2003 tarih ve B. 07.4. DEF. 0.20.10/33-848 sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazınız ve ekleri incelenmiş olup, Bakanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.
Bilindiği üzere, tekdüzen muhasebe sisteminin uygulanmasına ilişkin açıklamalar, 26/12/1992 tarih ve 21447 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve daha sonra bu konuda yayımlanan diğer tebliğlerde yapılmış bulunmaktadır.
Buna göre, kooperatiflerin ortaklarından aldıkları üye aidatı adı altındaki paraların kooperatif açısından gelir kabul edilmesi halinde, alınan paralar ilgili aktif hesabın (Kasa, Banka, v.s.) borcu karşılığında “649 Diğer Olağan Gelir Ve Karlar” hesabının alacağına kaydedilecektir.
Diğer taraftan, sözkonusu üye aidatı adı altındaki paraların kooperatif açısından borç ve ortaklar açısından alacak kabul edilmesi halinde, alınan paralar ilgili aktif hesabın (Kasa, Banka, v.s.) borcu karşılığında “431 Ortaklara Borçlar” hesabının alacağına kaydedilecektir.
Ayrıca, kooperatifin aldığı bağışlar “649 Diğer Olağan Gelir Ve Karlar” hesabının alacağına kaydedilerek muhasebeleştirilecektir.
Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

Yazlık Kooperatiflerde ve Sitelerde Site yönetim planı hazırlanırken dikkate edilecek hususlar nelerdir ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Yazlık amaçlı kullanılan sitelerin yönetim planının pek tabi ki bütün yıl oturulacak olan konutların site yönetim planından farklı hazırlanması gerekmektedir.

Özmen kopya

Bu kapsamda site yönetim planının hazırlanması veya bu konuda danışmanlık hizmeti almak için

[email protected]

KOOPERATİFLERE ÖZEL İMAR ARTIŞI VAR MI ? MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Yapı düzeni üç (3) ve daha çok katlı yapı yapmaya uygun olan, toplu konut alanları ile ilk planlamasında konut inkişaf (gelişme) alanı olarak planlı imar adalarında, toplam parsel alanı en az 2.500 m2 büyüklüğünde olan, imar parselleri ile büyüklüğüne bakılmaksızın imar adasının tama- mında, konut kredisi veren kuruluşlarca veya konut yapı kooperatifleri marifetiyle, yapılacak konutlar için planda öngörülen toplam inşaat alanı % 10 artırılır. Yeni belirlenen Emsal 2‟yi geçemez. Bu uygulama öncesinde, parsel mülkiyetinin %100‟ünün, ilgili kooperatif adına tescil edilmiş olma- sı gereklidir. Toplam inşaat alanı artırılan imar parseli ve adalarında, artırı- lan % 10 oranından vazgeçilmediği takdirde bir daha ifraz yapılamaz.

Kooperatiflerde ortaklık kaydı kurumlar vergisinin konusuna girer mi ?-ÖZMEN MALİ MÜŞAVİRLİK VE DANIŞMANLIK

Başlık Ayrılan üyelere ait olan ve yeni üyelere devredilmek üzere geçici olarak koop. tarafından devralınan üyelik haklarının satışının ortak dışı işlem sayılıp sayılmayacağı hk.
Tarih 24/04/2014
Sayı 50426076-125[4-2013/20-226]-62
Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

KAYSERİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı

:

50426076-125[4-2013/20-226]-62

24/04/2014

Konu

:

Ayrılan üyelere ait olan ve yeni üyelere devredilmek üzere geçici olarak koop. tarafından devralınan üyelik haklarının satışının ortak dışı işlem sayılıp sayılmayacağı hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunun incelenmesinden, Kooperatifinizin üyelerine sosyal konut yapmak amacıyla kurulmuş kurumlar vergisinden muaf bir kooperatif olduğu, 5341 adet sosyal konut inşa ettiği ve 5341 üyesi bulunduğu, ancak üyelerinizden 141 kişinin ödeme imkânsızlığı nedeniyle üyelikten ayrıldığı ve bu üyelere ayrılış tarihine kadar ödemiş oldukları aidatlarının ödendiği, Kooperatifiniz adına geçici olarak devralınan üyelik haklarının en yüksek giriş aidatını verecek kişilere devredileceğinden bahisle, bu durumun ortak dışı işlem sayılıp sayılmayacağı ile kurumlar vergisi muafiyetinizin devam edip etmeyeceği hususlarında, Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış; aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklar ile iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmıştır.

Konu ile ilgili olarak 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “4.13. Kooperatifler” başlıklı bölümünde detaylı açıklamalara yer verilmiştir.

Öte yandan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 1 inci maddesinde, kooperatiflerin ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli teşekküller olduğu; aynı Kanunun 17 nci maddesinde de, kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde haklarının olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu hususlarının ana sözleşmede gösterileceği; bu hakların, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacağı hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun “Hak ve vecibelerde eşitlik” başlıklı 23 üncü maddesinde ise ortakların bu Kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşit oldukları belirtilmiştir.

Buna göre, kooperatiflere sonradan alınacak ortaklardan, eski ortağın ödediği meblağın üzerinde bir para talep edilmesiyle, 1163 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi uyarınca ortaklık payının enflasyondan kaynaklanan değer artışından dolayı eski ortakların kazanılmış haklarının korunmasının amaçlandığı görülmektedir. Bu bakımdan, yeni giren ortaklardan alınan ilave paraların, kooperatifin amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak üzere, arsa, alt yapı, inşaat ve benzeri giderlerde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla, ödeme imkânsızlığı nedeniyle üyelikten ayrılan 141 ortağın hissesine tekabül eden paylarının, yedek akçeler hariç olmak üzere ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanan değeri üzerinden Kooperatifiniz tarafından geçici olarak devralınması ile bu ortakların yerine kooperatife yeni alınacak ortaklardan enflasyondan kaynaklanan nedenlerden dolayı eski ortakların ödediği meblağın üzerinde alınan fark bedellerinin, kooperatif amaçlarının gerçekleştirilmesi için kullanılması şartıyla, bu işlemler Kooperatifinizin kurumlar vergisi muafiyetini etkilemeyecektir.

Ancak, kooperatifin konut inşaatlarını tamamlaması neticesinde konutların kooperatif üyelerine ferdileştirme yapılmak suretiyle teslim edilmesinden sonra 141 ortağın hissesine isabet eden ve kooperatifin elinde kalan konutların, yeni üye kaydı yapılarak devredilmesi halinde; bu devir işlemi, üçüncü kişilere yapılmış bir satış olarak değerlendirilecek olup; 5520 sayılı Kanunun 4/1-k maddesinde yer alan muafiyet şartlarından “sadece ortaklarla iş görülmesi” şartı ihlal edilmiş olacağından, Kooperatifinizin muafiyet şartının ihlal edildiği tarih itibariyle kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerektiği tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Kooperatiflerde Genel Kurul Gündeminin Hazırlanması ve Gündeme Madde Eklenmesi- Mali Müşavir Evren ÖZMEN

Genel Kurul Gündeminin Hazırlanması ve Gündeme Madde Eklenmesi

Genel kurul gündem maddeleri; genel kurul ilanı yapılmadan önce, genel kurul toplantı çağrısı yapanlar tarafından hazırlanarak genel kurul ilanında belirtilir. Genel kurul maddelerinin önceden hazırlanarak ortaklara duyurulması, kooperatif ortaklarının yapılacak genel kurul toplantısına katılıp katılmayacaklarına karar vermelerine yardımcı olur.

Ortakların haklarını savunabilmesi, ona göre kendisini hazırlaması ve bilgi toplayabilmesi için gündemdeki konuları önceden bilmeleri gerekir. Bu yüzden genel kurul ilanı ile birlikte gündem de kooperatif ortaklarına duyurulur ve ortakların toplantıya hazır olarak katılmaları sağlanır.

Olağan genel kurul toplantısının gündeminde sırasıyla şu hususlar bulunur:

  •   Açılış ve toplantı başkanlığının oluşturulması,
  •   Yönetim ve denetim kurulunca hazırlanan raporların okunması ve müzakeresi,
  •   Finansal tabloların okunması, müzakeresi ve tasdiki,
  •   Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrası,

Kooperatiflerde Genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin ilan örneği- MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

S.S……………KOOPERATİFİ YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞINDAN

Kooperatifimizin 2012 yılı olağan genel kurulu toplantısı, aşağıdaki gündem maddelerini görüşmek üzere 16.03. 2012 tarihinde saat 13.30’da kooperatif merkez adresinde yapılacaktır.

İlk toplantıda gerekli çoğunluğun (ortakların 1⁄4 ünün) sağlanamaması durumunda, ikinci toplantı 25.03. 2013 tarihinde aynı yer ve saatte yapılacaktır.

yılına ait bilanço ve gelir gider cetveli ile yönetim ve denetim kurulu çalışma raporları, toplantı tarihinin 15 gün öncesinden itibaren kooperatif merkezinde ortakların incelemesine sunulacaktır.

Sayın ortaklarımızın toplantıya katılmaları, katılmayacak olanların yazılı izin vermek suretiyle temsilci tayin etmeleri rica olunur.

GÜNDEM:

1. Açılış, saygı duruşu, İstiklal Marşının okunması ve başkanlık divanının seçimi.
2. Yönetim ve denetim kurulu raporlarının görüşülmesi, kabulü veya reddi.
3. Bilanço ve gelir gider farkı hesaplarının okunması, görüşülmesi, kabulü veya reddi 4. Yönetim kurulu ile denetim kurulu üyelerinin ibrası
5. Yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi.
6. Yeni denetim kurulu üyelerinin seçilmesi
7. Gelecek yılın bütçe ve çalışma programının görüşülmesi ve karara bağlanması
8. Gerekli görülen diğer hususlar
9. Kapanış

Kooperatiflerde Genel kurulun toplantıya çağrılması için alının yönetim kurulu kararı ve gündem örneği

KARAR DEFTERİ Karar Tarihi : 15.01.2013 Toplantıda Hazır

Karar No : 21 Bulunan Ortaklar :

Yönetim kurulumuz 15/1/013 tarihinde toplanarak 2012 yılı olağan genel kurul toplantısının, aşağıda belirtilen gündem maddelerini görüşmek üzere 16.03.2013 tarihinde saat 13.30′ da kooperatifimiz merkezinde yapılmasına, birinci toplantıda gerekli çoğunluğun sağlanamaması durumunda, ikinci toplantının aynı gündem maddelerini görüşülmek üzere 25/3/013 tarihinde aynı yer ve saatte yapılmasına, toplantının yerel gazetelere verilecek ilan ile duyurulmasına karar verildi.

Başkan 2. Başkan Üye

İmza İmza İmza

GÜNDEM:

  1. Açılış, saygı duruşu, İstiklal Marşının okunması ve başkanlık divanının seçimi.
  2. Yönetim ve denetim kurulu raporlarının görüşülmesi, kabulü veya reddi.
  3. Bilanço ve gelir gider farkı hesaplarının okunması, görüşülmesi, kabulü veya reddi
  4. Yönetim kurulu ile denetim kurulu üyelerinin ibrası
  5. Yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi.
  6. Yeni denetim kurulu üyelerinin seçilmesi
  7. Gelecek yılın bütçe ve çalışma programının görüşülmesi ve karara bağlanması
  8. Gerekli görülen diğer hususlar
  9. Kapanış

Kooperatiflerde Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması- MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN-KİMLER KOOPERATİFLERDE GENEL KURULU TOPLANTIYA ÇAĞIRABİLİR ?

  1. Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması

     

Kooperatif genel kurulu;
Yönetim kurulu (Şekil 4.1),
Denetim kurulu,
Kooperatifin bağlı bulunduğu üst birlik, Tasfiye memurları,

İlgili bakanlık,
Ortakların 4’ten az olmamak kaydıyla 1/10’unun isteği ile toplanabilir.

Genel kurulu toplantıya çağırmak isteyen ortakların, toplantı gündemini oluşturmaları

ve bu
genel kurul toplanmasına ilişkin talebe on gün içinde cevap vermek zorundadır. Bu on günün başlangıcını belirlemek için bu yazının yönetim kuruluna imza karşılığı verilmesinde fayda vardır. Yönetim kuruluna tebligat taahhütlü mektupla olabileceği gibi noter kanalıyla da yapılabilir.

Yönetim kurulu on gün içinde genel kurulun toplantıya çağrılması isteğini yerine getirmez ise, anasözleşmede belirtilmişse, genel kurulun toplanması isteğiyle, denetim kuruluna ve üst birliğe başvurulur. Bu başvurulardan da bir cevap alınamaz ise genel kurulun toplantıya çağrılması için ilgili Bakanlığa (Gümrük ve Ticaret Bakanlığı/Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı/Çevre ve Şehircilik Bakanlığı) başvurulur. İlgili Bakanlıkta makul bir süre içinde toplantıya çağırmaz veya ret cevabı verir ise, son olarak istek sahipleri kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesine, bu mahkeme yoksa ticari davalara bakmakla görevli Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak, genel kurulun bizzat toplantıya çağrılması için izin ve yetki alır.

Kooperatiflerde Genel Kurulun Yetkileri ve Yetkilerin Devri- MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

  1. Genel Kurulun Yetkileri ve Yetkilerin Devri

    Genel kurulun yetkileri şunlardır:

    •   Genel kurul toplantısına başkanlık edecek divanı seçmek,
    •   Ana sözleşmede değişiklik yapmak,
    •   Yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek,
    •   Yönetim ve denetim kurullarını ibra etmek (aklamak),
    •   Yönetim ve denetim kurulları ile tasfiye kurulu üyelerinin görevine son vermek,
    •   Bilançoyu, gelir gider farkı hesaplarını ve yıllık çalışma raporlarını incelemek,
    •   Kooperatife gayrimenkul alımında ve satımında izlenecek usul ile alınacak

      gayrimenkulün özelliği, yerini, fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını

      belirlemek,

    •   Üretim ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek,
    •   Yapı kooperatiflerinde, kooperatif üye sayısı ile yapılacak konut veya iş yeri sayısını

      belirlemek,

    •   Yönetim kurulunun hazırlamış olduğu iş programını ve bütçe önerisini onaylamak,
    •   Yönetim ve denetim kuruluna verilecek ücreti belirlemek,
    •   Kooperatifin ihtiyaç duyduğu personel kadrolarını ve ücretlerini onaylamak,
    •   Kooperatifin başka bir kooperatifle birleşmesine karar vermek,
    •   Kooperatifin dağılmasına karar vermek,
    •   Kooperatifin üst birliğe katılmasına karar vermek,
    •   Ortaklıktan çıkarılan üyelerin itirazlarını inceleyip onaylamak veya itirazı kabul

      etmek,

    •   Ortaklara ek ödeme yükümlülüğü getirmek,
    •   Kooperatifin sermayesini artırmak,
    •   Ortakların taksit tutarlarını ve ödeme esaslarını belirlemek,
    •   Yönetim kurulu kararlarından, kanun, ana sözleşme ve iyi niyet esasları ile genel kurul

      kararlarına aykırı olduğu iddia edilenleri incelemek, gerektiğinde iptal etmek.

    • Genel Kurul, Kooperatifler Kanunu’nun 42’inci maddesinde belirtilen ve aşağıda sıralayacağımız yetkilerini başka bir kurula devredemez ve terk edemez:

      •   Ana sözleşmeyi değiştirme,
      •   Yönetim, denetim ve gerektiğinde tasfiye kurulunu seçme,
      •   İşletme hesabıyla bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında

        karar almak,

      •   Yönetim ve denetim kurullarını ibra etme (aklama, temize çıkarma),
      •   Yasa veya ana sözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar verme,
      •   Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün

        niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek,

      •   Üretim ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek,
      •   İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek,
      •   Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri

        sayısını tespit etmek.

Kooperatif genel kurulu olağan ve olağanüstü olmak üzere iki şekilde toplanır:- MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Kooperatif genel kurulu olağan ve olağanüstü olmak üzere iki şekilde toplanır:

  •   Olağan genel kurul: Kooperatif genel kurulları hesap dönemi sonundan itibaren (çoğunlukla 31 Aralık), 6 ay içinde ve yılda en az bir kere toplanmak zorundadır.
  •   Olağanüstü genel kurul: Kooperatiflerin faaliyetleri ile ilgili önemli ve acele kararların alınmasının gerektiği durumlarda genel kurul, olağanüstü olarak toplanır.

KOOPERATİFLERDE EŞİTLİK- MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN NİSPİ/ MUTLAK

Hak ve Yükümlülüklerde Eşitlik

Kooperatifler ortaklardan oluşan teşekküllerdir. Bu ortakların kaynağını kanun ve ana sözleşmeden alan hakları bulunmaktadır.

1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23’üncü maddesinde; “Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittir.” hükmü bulunmaktadır.

Bu madde, ortaklarla ilgili her konuda kooperatif ortak ilişkisi açısından göz önünde bulundurulması gereken temel ilkedir. Kanunun kabul ettiği bu temel ilkeyi mutlak ve nisbi eşitlik şeklinde anlamak gerekir.

Mutlak Eşitlik: Ortağın kooperatifle ilişkilerinin mahiyet ve derecesi ne olursa olsun, her ortağın haklarından eşit şekilde yararlanmasıdır. Örneğin: Her ortağın bir oyu olması, her ortağın iptal davası açabilmesi, bilgi alma ve denetleme hakkı gibi.

Nisbi Eşitlik: Ortakların kooperatifle olan ilişkilerine göre farklı davranılmasıdır. Her ortağın kooperatifle yaptığı işleme göre gelirden pay alması buna örnek gösterilebilir.

MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN-Kooperatiflerde Gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce, ortakların 1/10’unun isteği üzerine gündeme eklenmesi istenilen konulara ilişkin yazılı teklif örneği.

DİVAN BAŞKANLIĞINA 1.Bilançonun incelenmesi ve denetim kurulunun ibrasının geriye bırakılmasını,

2.Ortaklıktan çıkarılan Engin COŞKUNCA’nın ortaklığa tekrar alınması için karar alınmasını istiyoruz.

Gereğinin yapılmasını 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 46. maddesinin 3. fıkrasına göre arz ederiz.

25/03/2013

Ortaklık Numarası

1 5 19 20

Adı Soyadı

İmzası

……….. ……….. ……….. ………..

………

Ortakların genel kurul toplantısından en az 20 gün önce genel kurul gündemine madde eklenmesi talebine ilişkin tebligat örneği.- Mali Müşavir Evren özmen

21

T.C 13. Noterliği ANKARA

MUHATAP KONU

: S.S. ……….. Kooperatifi Yönetim Kurulu Adres

: Kooperatifler Kanunu’nun 46. maddesinin ikinci fıkrasının tarafımıza vermiş olduğu yetkiye dayanarak kooperatifimizin 21/03/2013 günü yapılacak olan olağan genel kurul toplantısı gündemine aşağıdaki maddenin eklenmesi isteği.

C

Kooperatiflerde Gündeme Madde Eklenmesini İsteme Hakkı- ÖZMEN DANIŞMANLIK VE MALİ MÜŞAVİRLİK- MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Gündeme Madde Eklenmesini İsteme Hakkı

Kooperatifler Kanunu’nun 46’ncı maddesine göre, kooperatif ortakları iki şekilde genel kurul gündemine madde eklenmesini isteyebilir:

Genel kurul toplantısından en az 20 gün önce gündeme madde eklenmesini isteme hakkı:

Dörtten az olmamak üzere ortakların en az l/10’u tarafından genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak bildirilecek hususların genel kurul gündemine konulması zorunludur (Şekil 3.8). Örneğin 63 ortağı olan bir kooperatifin en az 7; 110 ortağı bulunan bir kooperatifin en az 11; 22 ortağı bulunan bir kooperatifin ise en az dört ortağı istekte bulunmalıdır. Unutulmaması gereken diğer iki husus ise; bu tür başvuruların genel kurul toplantısından en az yirmi gün önce ve istekte bulunan ortakların imzasını taşıyan bir dilekçe ile yapılmalıdır.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan örnek ana sözleşmelerin “Gündem” başlıklı maddesine göre yapılacak başvurunun müştereken ve noter tebligatı ile yapılması gerekmektedir.

Genel kurul toplantısında gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce gündeme madde eklenmesini isteme hakkı:

Kooperatife kayıtlı ortak sayısının en az 1/10’unun gündemin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları halinde aşağıda sıralayacağımız hususların gündeme eklenmesi istenilebilir  Bu hususlar şunlardır:

  •   Hesap tetkik komisyonunun seçilmesi
  •   Bilanço incelemesinin ve ibranın geriye bırakılması
  •   Çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar alınması
  •   Genel kurulun yeni bir toplantıya çağrılması
  •   Kanun, anasözleşme ve iyi niyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri

    sürülen yönetim kurulu kararlarının iptali

  •   Yönetim kurulu ile denetçilerin azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesi

    Yukarıda saydığımız altı husustan genel kurul gündemine eklenilmesini istenenler genel kurulda ayrı ayrı oylanır. Genel kurula katılanların yarıdan bir fazlasının kabul oyunu alan madde genel kurul gündemine eklenir. Genel kurul oylamasında yeterli oyu alamayan maddeler gündeme alınmaz.

Kooperatiflerde Genel kurulun toplantıya çağrılması için mahkemeye verilecek dilekçe örneği.- MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

DAVACI :

VEKİLLERİ : DAVALI : YASAL DAYANAK:

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE ANKARA

S.S….. Kooperatifi Ortakları

1. 2. 3. 4. 5. 6.

: SS ………….. Kooperatifi
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 44. maddesi
Yukarıda adı ve soyadı bulunan ortaklar olarak bizler; Ankara 9. Noterliğince 15/05/2013 günü tebliğ edilen 3975 sayılı yazımızla, aylık aidat bedelinin yeniden belirlenmesini görüşmek üzere kooperatifin genel kurulunun toplantıya çağrılmasını yönetim kurulundan istedik. İsteğimizi Kooperatifler Kanunu’nun 44 maddesi hükmü uyarınca yaptık. Aradan 20 gün geçtiği halde yönetim kurulunca genel kurulun toplanması için bir çağrı yapılmamıştır. Bu nedenle …. Bakanlığı’na başvuruda bulunduk. Ancak, bu başvurudan da sonuç alamadık. Bu nedenle, mahkemenize başvurarak genel kurulu bizzat toplantıya çağırma izninin alınmasına gereksinim duyulmuştur.
Kooperatif genel kurulunun toplantıya çağrılması yönünde yönetim kuruluna ve ilgili bakanlığa başvurular sonuçsuz kalmıştır. Bu nedenle yukarıda belirtilen konulan görüşmek üzere, genel kurulun toplantıya çağrılması sonucunda tarafımıza yetki ve izin verilmesini Kooperatifler Kanunu’nun 44. maddesi gereğince arz ederiz 10/08/2013.

Davacılar Adına AVUKAT

Yönetim kurulu on gün içinde genel kurulun toplantıya çağrılması isteğini yerine getirmez ise, ana sözleşmede belirtilmişse, genel kurulun toplanması isteğiyle, denetim kuruluna ve üst birliğe başvurulur. Bu başvurulardan da bir cevap alınamaz ise genel kurulun toplantıya çağrılması için ilgili Bakanlığa Gümrük ve Ticaret Bakanlığı/Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı/Çevre ve Şehircilik Bakanlığı) başvurulur (Şekil 3.6). İlgili Bakanlıkta makul bir süre içinde toplantıya çağırmaz veya ret cevabı verir ise, son olarak istek sahipleri kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesine, bu mahkeme yoksa ticari davalara bakmakla görevli Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak, genel kurulun bizzat toplantıya çağrılması için izin ve yetki alırlar (Şekil 3.7).