Konut yapı kooperatifi ana sözleşmesi ,Konut yapı kooperatifi ana sözleşmesi örneği, kooperatif ana sözleşmesi 2015, konut yapı kooperatifi ana sözleşme 2014
Konut yapı kooperatifi ana sözleşmesi
MADDE : 1– Bu anasözleşmede isimleri, tabiiyetleri, adresleri ve taahhüt ettikleri sermaye payları gösterilen kimseler tarafından, 1163 sayılı Kooperatifler kanunu hükümlerine göre değişir ortaklı, değişir sermayeli ve sınırlı sorumlu bir site işletme kooperatifi kurulmuştur.
MADDE : 2– Kooperatif ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Tescilden önce kooperatif namına iş ve işlem yapanlar bunlardan
Kooperatife ortak olurken dikkat edilecek hususlar
[youtube https://www.youtube.com/watch?v=jkwpbD6KGwM&w=420&h=315]
KOOPERATİFLERDE ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİNİN MALİK VE DAVA DIŞI KİŞİ TARAFINDAN İMZALANMASI
| ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİNİN MALİK VE DAVA DIŞI KİŞİ TARAFINDAN İMZALANMASI ( Adi Ortaklık Hükümleri ) YÜKLENİCİNİN İŞİ TESLİMİ VE HAKLARI ( Yapı Kullanma İzin Belgesinin Alınmış Olması – Tapu Malikinin Adi Ortaklık Oluşturması ) Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, |
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİ KARARI:Davacı vekili, davalı arsa sahipleri ile yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müvekkili yüklenicinin tüm edimlerini yerine getirdiğini ancak yükleniciye verilmesi gereken 2 no`lu bağımsız bölümün davalı arsa sahiplerince tapusunun devredilmediğini ileri sürerek, 2 no`lu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, inşatta eksik ve kusurlu işler bulunduğunu, süresinde teslim yapılmadığını, yapı kullanım izin belgesinin alınmamış olduğunu, projeye aykırılık bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen ek bilirkişi heyet raporu ve dosya kapsamına göre; sözleşmeye konu yapının belediyece onaylı proje ve ruhsat ekleriyle sözleşmeye uygun olarak müteahhit tarafından tamamlandığı ve mal sahiplerine teslim edildiği,
davalılar tarafından yapıda kusur ve noksanlar olduğu belirtilerek, iki numaralı bağımsız bölümün ferağının verilmesinden kaçınılmış ise de, Y… Denetim Firması oluru ve A… Belediye Başkanlığı`nın onayı ile yapının yapı kullanım belgesi alındığı, bu çerçevede yapının kullanılmaya mani halinin bulunmadığı ve yapı kullanım belgesi alınması ile inşaatın tamamlandığının varsayılacağı, yönetim planı ile birlikte apartman sakinlerinin kat mülkiyetine geçebileceği, davacının üzerine düşen edimi yerine getirmesine rağmen davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yüklenici sıfatıyla davacı M… ve dava dışı İ… tarafından imzalanmış olup, sözleşmede yükleniciler ile ilgili ayrı ayrı yükümlülükler düzenlenmediğine göre, adi ortaklık niteliğiyle sözleşmenin imzalandığının kabulü gerekir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan BK`nın 520. vd. maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın ayrı bir tüzel kişiliği bulunmamakta olup, adi ortaklığın davacı olduğu hallerde adi ortaklığı oluşturan ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, davanın ortaklar tarafından birlikte açılması, sadece biri tarafından açılan davanın hemen reddedilmemesi, diğer ortağın HMK`nın 59. ve 60. madde hükümleri gözetilerek, davaya dahil edilmesi için davacı yana önel verilerek taraf teşkili sağlanması gerekirken, taraf teşkiline ilişkin bu yön üzerinde durulmadan esasa girilerek karar verilmesi hatalı olmuştur.
2-Bozma nedenine göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ( BOZULMASINA ),
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.
Y23HD 30.04.2014 E.2014/1087 – K.2014/3356
KOOPERATİFLERDE ÜYELİK DEVAM ETTİĞİ SÜRECE ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN İŞLEMEYECEĞİ HAKLAR
KOOPERATİFLERDE ÜYELİK DEVAM ETTİĞİ SÜRECE ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN İŞLEMEYECEĞİ HAKLAR
KOOPERATİF ÜYELİĞİNE SIKI SIKIYA BAĞLI HAKLARDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ
KOOPERATİF ÜYESİNİN TAHSİS HAKKINA BAĞLI DAVALARI ( Zamanaşımı )
KOOPERATİF ÜYELİĞİNE BAĞLI MADDİ VE MANEVİ TAHSİSAT İSTEMİ
KOOPERATİF ÜYELİĞİNDE NİSPİ EŞİTLİK İLKESİ
KOOPERATİFLERDE KONUT TESLİMİ İLKELERİ
KOOPERATİF YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN ŞAHSİ SORUMLULUKLARI
1. Somut olayda da talep, üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili olmayıp, tahsis hakkına dayalıdır.
Mahkemece, somut uyuşmazlıkta zamanaşımı süresinin işlemeyeceği gerekçesiyle zamanaşımı def`inin reddine karar verilmesi gerekirken,
eser sözleşmesindeki ilkelere uygun olarak zamanaşımının teslim ile başlayacağı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de,
zamanaşımı def`inin reddi sonucu itibariyle doğru olmuştur.
2. Kooperatif üyeliğine bağlı olarak maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davalarda:
Kooperatifler hukukunda mutlak değil, nispi eşitlik ilkesi geçerlidir.
Eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara konut tesliminin aynı tarihte ve emsal üyelerin ödemeleri nazara alınarak aynı nitelikte yapılması gerekir.
Diğer üyelerin konutları tamamlanıp teslim edilmiş ise davacının da dairesinin bitirilip teslimini istemek hakkıdır.
Kooperatifin diğer üyelerinden davacı ile aynı konumda olup, kooperatife borcu olduğu halde dairesini teslim alıp yararlanmaya başlayan üyelerin varlığının tespiti halinde, eşitlik ilkesi uyarınca davacının da aynı süre zarfında kira bedeli talep hakkı doğacağının kabulü gerekir.
3. Kooperatif Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar.
Genel olarak yönetim kurulu üyeleri kooperatif adına yapmış oldukları sözleşme ve işlerden dolayı şahsen sorumlu değildir.
Ancak, Aynı maddede Beş bent halinde sayılan durumlar, bu genel ilkenin istisnaları olarak gösterilmiştir.
Mahkemece, kooperatif uygulamaları konusunda uzman bilirkişiden kararda açıklanan ilkeler çerçevesinde dava dışı yüklenici ile davalı kooperatif arasında devam eden davalar da değerlendirilerek,
birleşen davada davalıların kusurlu olup olmadıkları konusunda rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken;
Kooperatif yönetim kurulu üyelerinin görevlerini yerine getirmediklerinden bahisle soyut gerekçe ile hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır
KOOPERATİF ORTAKLIK HİSSESİNİN DEVRİ
KOOPERATİF ORTAKLIK HİSSESİNİN HARİCEN DEVRİ ( Aidat Borcu Yönünden )
MENFİ TESBİT DAVASI ( Kooperatif Aidet Borcu – Kooperatif Ortaklık Hissesinin Devri )
Kooperatif aidat borcu sebebiyle yapılan icra takibine karşı açılan, menfi tesbit davasında:
Davacı, kooperatife ait borcunu dört (4) adet senetle (her biri 1.000 TL) ödediğini ileri sürmekle birlikte;
bu senetlerin vade tarihleri dikkate alındığında üç adet senedin vade tarihinin hisse devir tarihinden sonraki döneme denk geldiği gibi, senetlerin hangi tarihte tahsil edildiği ve buna göre, davacının hisse devir tarihi itibariyle ne kadar borçlu olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılamamaktadır.
Bu nedenle, bilirkişi raporu bu yönüyle hem tarafların denetimine, hem de Yargıtay’ın sağlıklı bir temyiz incelemesi yapmasına olanak vermemektedir.
Devirden önceki ve devirden sonraki borç ayrı ayrı tespit edilmeden hüküm tesisi doğru değildir.fk
Kat mülkiyeti kanunu 2014, kat mülkiyeti kanunu 2015,kat mülkiyeti kanunu 2013, kat mülkiyeti pdf, kat mülkiyeti word, kat mülkiyeti en son hali, kat mülkiyeti kanunu en son hali, kat mülkiyeti kanunu en güncel hali, kat mülkiyeti kanunu Son değişiklikler, kat mülkiyeti kanunu tam metin
4133
KAT MÜLKİYETİ KANUNU
Kanun Numarası: 634
Kabul Tarihi: 23/6/1965
Yayımlandğı R. Gazete: Tarih : 2/7/1965 Sayı : 12038
Yayımlandığı Düstur: Tertip : 5 Cilt : 4 Sayfa : 2932
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
A) Kat mülkiyeti ve kat irtifakı:
I – Genel kural:
Madde 1 – Tamamlanmış bir yapının kat, daire, iş bürosu, dükkan, mağaza, mahzen, depo gibi bölümlerinden ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, o gayrimenkulün maliki veya ortak malikleri tarafından, bu Kanun hükümlerine göre, bağımsız mülkiyet hakları kurulabilir.
Yapılmakta veya ileride yapılacak olan bir yapının, birinci fıkrada yazılı nitelikteki bölümleri üzerinde, yapı tamamlandıktan sonra geçilecek kat mülkiyetine esas olmak üzere, arsa maliki veya arsanın ortak malikleri tarafından, bu Kanun hükümlerine göre irtifak hakları kurulabilir.
II – Tarifler:
Madde 2 – Bu Kanuna göre :
a) Kat mülkiyetine konu olan gayrimenkulün bütününe (Anagayrimenkul); yalnız esas yapı kısmına (Anayapı) anagayrimenkulün ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olup, bu Kanun hükümlerine göre bağımsız mülkiyete konu olan bölümlerine (Bağımsız bölüm); bir bağımsız bölümün dışında olup, doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş olan yerlere (Eklenti); bağımsız bölümler üzerinde kurulan mülkiyet hakkına (Kat mülkiyeti) ve bu hakka sahip olanlara (Kat maliki);
b) Anagayrimenkulün bağımsız bölümleri dışında kalıp, korunma ve ortaklaşa kullanma veya faydalanmaya yarıyan yerlerine (Ortak yerler); kat maliklerinin ortak malik sıfatiyle paydaşı bulundukları bu yerler üzerindeki faydalanma haklarına (Kullanma hakkı);
c) (Değişik: 13/4/1983 – 2814/1 md.) Bir arsa üzerinde ileride kat mülkiyetine konu olmak üzere yapılacak veya yapılmakta olan bir veya birden çok yapının bağımsız bölümleri için o arsanın maliki veya ortak malikleri tarafından bu Kanun hükümlerine göre kurulan irtifak hakkına (kat irtifakı); bu hakka sahip olanlara da (kat irtifak sahibi);
4134
d) Arsanın, bu Kanunda yazılı esasa göre bağımsız bölümlere tahsis edilen ortak mülkiyet paylarına (Arsa payı);
e) Kat mülkiyetinin veya irtifakının kurulmasına ait resmi senede (Sözleşme);
Denir.
III – Kat mülkiyetinin ve kat irtifakının niteliği:
Madde 3 – Kat mülkiyeti, arsa payı ve anagayrimenkuldeki ortak yerlerle bağlantılı özel bir mülkiyettir.
(Değişik ikinci fıkra: 14/11/2007-5711/1 md.) Kat mülkiyeti ve kat irtifakı, bu mülkiyete konu olan anagayrimenkulün bağımsız bölümlerinden her birinin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleri ile oranlı olarak projesinde tahsis edilen arsa payının ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterilmesi suretiyle kurulur. Arsa paylarının bağımsız bölümlerin payları ile oranlı olarak tahsis edilmediği hallerde, her kat maliki veya kat irtifakı sahibi, arsa paylarının yeniden düzenlenmesi için mahkemeye başvurabilir. Bağımsız bölümlerden her birine bu fıkra uyarınca tahsis edilen arsa payı, o bölümlerin değerinde sonradan meydana gelen çoğalma veya azalma sebebiyle değiştirilemez. 44 üncü madde hükmü saklıdır.
(Değişik üçüncü fıkra: 23/6/2009-5912/1 md.) Kat irtifakı arsa payına bağlı bir irtifak çeşidi olup, yapının tamamı için düzenlenecek yapı kullanma izin belgesine dayalı olarak, bu Kanunda gösterilen şartlar uyarınca kat mülkiyetine resen çevrilir. Bu işlem, arsa malikinin veya kat irtifakına sahip ortak maliklerden birinin istemi ile dahi gerçekleştirilebilir.
IV – Ortak yerler:
Madde 4 – Ortak yerlerin konusu sözleşme ile belirtilebilir. Aşağıda yazılı yerler ve şeyler bu Kanun gereğince her halde ortak yer sayılır.
a) Temeller ve ana duvarlar, taşıyıcı sistemi oluşturan kiriş, kolon ve perde duvarlar ile taşıyıcı sistemin parçası diğer elemanlar,bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, tavan ve tabanlar, avlular, genel giriş kapıları, antreler, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar ve buralardaki genel tuvalet ve lavabolar, kapıcı daire veya odaları, genel çamaşırlık ve çamaşır kurutma yerleri, genel kömürlük ve ortak garajlar, elektrik, su ve havagazı saatlerinin korunmasına mahsus olup bağımsız bölüm dışında bulunan yuvalar ve kapalı kısımlar, kalorifer daireleri, kuyu ve sarnıçlar, yapının genel su depoları, sığınaklar, (1)
b) Her kat malikinin kendi bölümü dışındaki kanalizasyon tesisleri ve çöp kanalları ile kalorifer, su, havagazı ve elektrik tesisleri, telefon, radyo ve televizyon için ortak şebeke ve antenler sıcak ve soğuk hava tesisleri,
c) Çatılar, bacalar, genel dam terasları, yağmur olukları, yangın emniyet merdivenleri.
Yukarıda sayılanların dışında kalıp da, yine ortaklaşa kullanma, korunma veya faydalanma için zaruri olan diğer yerler ve şeyler de (Ortak yer) konusuna girer.
B) Bağlantılar :
I – Bağımsız bölümlerle arsa payı arasındaki bağlantı:
Madde 5 – Kat mülkiyetinin başkasına devri veya miras yoluyla geçmesi halinde, ona bağlı arsa payı da birlikte geçer; arsa payı, kat mülkiyetinden veya kat irtifakından ayrı olarak devredilemiyeceği gibi, miras yoluyla da geçmez ve başka bir hakla kayıtlanamaz.
Anagayrimenkulde, kat mülkiyetine bağlanmamış veya lehine kat irtifakı kurulmamış arsa payı bırakılamaz.
–––––––––––––
(1) 14/11/2007 tarihli ve 5711 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle; bu bende “Temeller ve ana duvarlar,” ibaresinden sonra gelmek üzere “taşıyıcı sistemi oluşturan kiriş, kolon ve perde duvarlar ile taşıyıcı sistemin parçası diğer elemanlar,” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
4135
Kat mülkiyetini kayıtlayan haklar, kendiliğinden arsa payını da kayıtlar.
Kat irtifakına konu olan arsa üzerinde bu hakla bağdaşması mümkün olmayan irtifaklar kurulamaz.
Anagayrimenkulde kat mülkiyetinin kurulmasından önce o gayrimenkulün kütükteki sayfasına tescil veya şerhedilmiş olan haklar kat mülkiyetini de, kaide olarak arsa payı oranında, kendiliğinden kayıtlar.
II – Bağımsız bölümlerle eklentiler ve ortak yerler arasındaki bağlantı:
Madde 6 – Bir bağımsız bölümün dışında olup, doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş olan kömürlük, su deposu, garaj, elektrik, havagazı veya su saati yuvaları, tuvalet gibi eklentiler, ait olduğu bağımsız bölümün bütünleyici parçası sayılır ve o bölümün maliki, eklentilerin de tek başına maliki olur.
Eklentiler kat mülkiyeti kütüğünün (Beyanlar) hanesine kaydedilir ve bunlardan anayapının oturduğu zeminin dışında kalanlar kadastro planında veya tapu haritasında ayrıca gösterilir.
Bağımsız bölüm üzerinde kat mülkiyetiyle ve diğer kat maliklerinin haklariyle bağdaşması mümkün olmayan irtifaklar kurulamaz.
Bağımsız bölümlerin başkasına devri, kayıtlanması veya kiralanması halinde, eklentiler ve ortak yerler de kendiliğinden devredilmiş, kayıtlanmış vaya kiralanmış olur.
C) Ortaklığın (Şüyuun) giderilmesi ve öncelikle satınalma (Şüf’a) hakkı:
I – Ortaklığın giderilmesi:
Madde 7 – Kat mülkiyetine veya kat irtifakına tabi olan gayrimenkulde ortaklığın giderilmesi istenemez.
Bağımsız bölümler, bağımsız bir gayrimenkul gibi dava ve takip konusu olabilir bunlarda ortaklığın giderilmesi istenebilir.
II- Öncelikle satınalma hakkı:
Madde 8 – (Değişik birinci fıkra: 13/4/1983 – 2814/3 md.) Kat mülkiyeti kurulmuş bir gayrimenkulün bağımsız bölümlerinden birinin veya kat irtifakı bağlanmış arsa payının satılması halinde diğer kat maliklerinin veya irtifak hakkı sahiplerinin öncelikle satın alma hakkı yoktur.
Bir bağımsız bölümün paydaşlarından birinin kendi payını başkasına satması halinde öteki paydaşlar, öncelikle satınalma hakkını kullanabilirler.
Sözleşmede bu maddenin aksine hüküm konulabilir.
D) Genel hükümlerin uygulanma alanı:
Madde 9 – Kat mülkiyetine veya kat irtifakına ait kütük kaydında veya kat malikleri arasındaki sözleşmede veya yönetim planında veya bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, kat mülkiyetinden doğan anlaşmazlıklar, Medeni Kanun ve ilgili diğer kanunlar hükümlerine göre karara bağlanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Kat Mülkiyetinin ve Kat İrtifakının Kurulması
A) Genel kural:
Madde 10 – Kat mülkiyeti ve kat irtifakı resmi senetle ve tapu siciline tescil ile doğar.
Anagayrimenkulün tümünün mülkiyeti (Kat mülkiyeti) ne çevrilmeden o gayrimenkulün yalnız bir veya birkaç bölümü üzerinde kat mülkiyeti kurulamaz.
4136
(Değişik üçüncü fıkra: 14/11/2007-5711/3 md.) Kat mülkiyeti kurulurken aynı katta birbirine bitişik bulunan aynı nevideki birden fazla bağımsız bölüm veya bir yapının otel, iş veya ticaret yeri gibi iktisadî açıdan veya kullanma bakımından bütünlük arz eden birden çok katı veya bölümü, kat mülkiyeti kütüğüne tek bağımsız bölüm olarak tescil edilebilir. Böyle bir tescilin yapılabilmesi için, buna uygun değişiklik projesinin ve yapı kullanma izin belgesinin Tapu Sicil Müdürlüğüne verilmiş olması gereklidir.
Kat mülkiyetinin tescili, tapu memurunca düzenlenen resmi senet uyarınca veya aşağıdaki fıkraya göre verilen bir mahkeme hükmü ile yapılır.
Kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir gayrimenkul üzerindeki ortaklığın giderilmesi davalarında, mirasçılardan veya ortak maliklerden biri, paylaşmanın, kat mülkiyeti kurulması ve bağımsız bölümlerin tahsisi suretiyle yapılmasını isterse, hakim, o gayrimenkulün mülkiyetinin, 12 nci maddede yazılı belgelere dayanılarak kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı tahsisine karar verebilir.
(Ek fıkra: 14/11/2007-5711/3 md.) Gelirinin ortak giderlere harcanması için veya başka bir amaçla ortak yararlanmaya tahsis edilen bağımsız bölümlerin malik hanesine, bunlardan yararlanan “bağımsız bölümlerin numaraları” yazılmak suretiyle kat mülkiyeti kütüğüne tescil edilir. Bu husus bağımsız bölümlerin beyanlar hanesinde gösterilir.
B) Kat mülkiyeti kütüğü:
Madde 11 – (Değişik: 14/11/2007-5711/4 md.)
Kat mülkiyeti ve kat irtifakı, Tapu Sicili Tüzüğüne göre tutulacak kat mülkiyeti kütüğüne tescil olunur. Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, tescille ilgili genel hükümler, kat mülkiyeti kütüğüne yapılacak tescillerde de uygulanır.
Henüz kadastrosu yapılmamış olan yerlerde kat mülkiyeti ve kat irtifakı, Tapu Sicili Tüzüğündeki formüle göre, ayrıca tutulacak Kat Mülkiyeti Zabıt Defterine tescil olunur.
C) Kat mülkiyetinin kurulması:
I – İstem ve belgeler:
Madde 12 – (Değişik: 14/11/2007-5711/5 md.)
Kat mülkiyetinin kurulması için, anagayrimenkulün kat mülkiyetine çevrilmesi hususunda o gayrimenkulün maliki veya bütün paydaşlarının aşağıda yazılı belgeler ile birlikte tapu idaresinde istemde bulunması gerekir:
a) (Değişik: 23/6/2009-5912/2 md.) Anagayrimenkulde, yapı veya yapıların dış cepheler ve iç taksimatı bağımsız bölüm, eklenti, ortak yerlerinin ölçüleri ve bağımsız bölümlerin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleriyle oranlı arsa payları, kat, daire, iş bürosu gibi nevi ile bunların birden başlayıp sırayla giden numarası ve bağımsız bölümlerin yapı inşaat alanı da açıkça gösterilmek suretiyle, proje müellifi mimar tarafından yapılan ve anagayrimenkulün maliki veya bütün paydaşları tarafından imzalanan, yetkili kamu kurum ve kuruluşlarınca onaylanan mimarî proje ile yapı kullanma izin belgesi.
b) Bağımsız bölümlerin kullanılış tarzına, birden çok yapının varlığı halinde bu yapıların özelliğine göre 28 inci maddedeki esaslar çerçevesinde hazırlanmış, kat mülkiyetini kuran malik veya malikler tarafından imzalanmış bir yönetim plânı.
c) (Mülga: 23/6/2009-5912/2 md.)
4137
II – Sözleşme ve tescil:
Madde 13 – (Değişik birinci fıkra: 13/4/1983 – 2814/5 md.) Tapu memuru kendisine verilen belgelerin tamam ve usulüne uygun ve dilekçeyi verenlerin veya istemde bulunanların yetkili olduklarına kanaat getirdikten sonra, kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmasına dair resmi sözleşmeyi düzenler. Bu sözleşme aynı zamanda tescil istemi sayılır.
(Değişik ikinci fıkra: 14/11/2007-5711/6 md.) Sözleşme düzenlenince kat irtifakının kat mülkiyetine çevrilmesinde kat irtifakının kayıtlı olduğu kat mülkiyeti kütüğü sayfasındaki, doğrudan doğruya kat mülkiyetinin kurulması halinde ise anagayrimenkulün kayıtlı bulunduğu tapu kütüğü sayfasındaki mülkiyet hanesine “Bu gayrimenkulün mülkiyeti kat mülkiyetine çevrilmiştir.” ibaresi yazılarak, sayfa anagayrimenkulün leh ve aleyhine tesis edilecek irtifak hakları dışındaki işlemlere kapatılır ve kat mülkiyetine konu olan her bağımsız bölüm, kat mülkiyeti kütüğünün ayrı bir sayfasına o bölüme bağlı arsa payı ve anagayrimenkulün kayıtlı bulunduğu genel kütükteki pafta, ada, parsel, defter ve sayfa numaraları gösterilmek suretiyle tescil edilir; anagayrimenkulün kayıtlı bulunduğu genel kütük sayfasına da, bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti kütüğündeki defter ve sayfa numaraları işlenmek suretiyle, kütükler arasında bağlantı sağlanır.
(Değişik üçüncü fıkra: 14/11/2007-5711/6 md.) Anagayrimenkulün sayfasında evvelce mevcut olan haklara ait sicil kaydı, irtifak hakları hariç, bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti kütüğündeki sayfasına geçirilir. Anagayrimenkulün mülkiyetinin kat mülkiyetine çevrilmesinden sonra, anagayrimenkulün leh ve aleyhine tesis edilecek irtifak hakları da anagayrimenkulün tapu kütüğü sayfasına tescil edilir ve kat mülkiyeti kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilir.
Kat mülkiyeti kütüğüne tescil edilen her bağımsız bölüm ayrı bir gayrimenkul niteliğini kazanır ve kütükte o bölümün tasdikli planındaki numarayı alır.
(Değişik: 13/4/1983 – 2814/5 md.) Kat malikine, anagayrimenkulun çaplı tasarruf belgesinden başka, istem halinde, 12 nci maddenin (a) bendinde belirtilen projeden kendi bağımsız bölümüne ait olan kısmının tasdikli bir örneği de verilir.
D) Kat irtifakının kurulması:
Madde 14 – (Değişik birinci fıkra: 23/6/2009-5912/3 md.) Henüz yapı yapılmamış veya yapısı tamamlanmamış bir arsa üzerinde kat irtifakının kurulması ve tapu siciline tescil edilmesi için o arsanın malikinin veya bütün paydaşlarının buna ait istem ile birlikte 12 nci maddenin (a) bendine uygun olarak düzenlenen proje ile (b) bendindeki yönetim plânını tapu idaresine vermeleri lazımdır. Kat mülkiyetine geçişte ayrıca yönetim plânı istenmez.
Bir arsa üzerinde kat irtifakları ancak sözleşmede veya dilekçede her kat irtifakının ilgili bulunduğu bağımsız bölüme tahsisi istenen arsa payı, arsanın kayıtlı olduğu kütüğün (Beyanlar) hanesinde belirtilmek suretiyle kurulur ve yapının, verilen projeye göre tamamlanmasından sonra kat mülkiyetine konu olacak bağımsız bölümlerinin numarası ve bu bölümlere bağlı eklentiler kütüğün beyanlar hanesinde belirtilir.
(Değişik üçüncü fıkra: 23/6/2009-5912/3 md.) Yapının tamamlanmasından sonra kat irtifakının kat mülkiyetine çevrilmesi, kat irtifakının tesciline ait resmi senede ve 12 nci maddede yazılı belgelere dayalı olarak, yetkili idarece yapı kullanma izin belgesinin verildiği tarihten itibaren altmış gün içinde ilgili tapu idaresine gönderilmesi üzerine resen yapılır.
4138
(Ek fıkra: 14/11/2007-5711/7 md.; Mülga: 23/6/2009-5912/3 md.)
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kat Maliklerinin ve Kat İrtifakı Sahiplerinin Hakları
A) Kat maliklerinin hakları:
I – Bağımsız bölüm üzerinde:
Madde 15 – Kat malikleri kendilerine ait bağımsız bölümler üzerinde, bu kanunun ilgili hükümleri saklı kalmak şartiyle, Medeni Kanunun maliklere tanıdığı bütün hak ve yetkilere sahiptirler.
II – Ortak yerler üzerinde :
Madde 16 – Kat malikleri anagayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olurlar.
Kat malikleri ortak yerlerde kullanma hakkına sahiptirler; bu hakkın genel kömürlük, garaj, teras, çamaşırhane ve çamaşır kurutma alanları gibi yerlerdeki ölçüsü, aksine sözleşme olmadıkça, her kat malikine ait arsa payı ile oranlıdır.
B) Kat irtifakı sahibinin hakları:
Madde 17 – Kat irtifakı sahipleri, ortak arsa üzerinde yapılacak yapının, sözleşmede yazılı süre içinde başlaması ve tamamlanması için kendilerine düşen borçların yerine getirilmesini, karşılıklı olarak isteme ve dava etme hakkına sahiptirler.
(Değişik: 13/4/1983 -2814/7 md.) Kat irtifakı sahipleri yapının tamamlanması için kendi aralarından veya dışarıdan bir veya birkaç kişiyi yönetici olarak tayin edebilirler. Kat mülkiyeti yöneticisinin görev, yetki ve sorumluluklarına dair hükümler, bu yönetici hakkında da uygulanır.
(Ek: 13/4/1983 – 2814/7 md.) Kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kat Maliklerinin ve Kat İrtifakı Sahiplerinin Borçları
A) Kat Maliklerinin borçları:
I – Genel kural:
Madde 18 – Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler.
Bu kanunda kat maliklerinin borçlarına dair olan hükümler, bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma (Sükna) hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir suretle devamlı olarak faydalananlara da uygulanır; bu borçları yerine getirmiyenler kat malikleriyle birlikte, müteselsil olarak sorumlu olur.
(Mülga son fıkra: 14/11/2007-5711/24 md.)
II – Anayrimenkulün bakımı, korunması ve zarardan sorumluluk:
Madde 19 – Kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar.
4139
(Değişik ikinci fıkra: 14/11/2007-5711/8 md.) Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz. Kat maliki kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir.
Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur.
III – Anagayrimenkulün genel giderlerine katılma :
Madde 20 – (Değişik birinci fıkra: 13/4/1983 – 2814/9 md.) Kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça:
a) Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak;
b) Anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında; (1)
Katılmakla yükümlüdür.
c) Kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz.
(Değişik: 13/4/1983 – 2814/9 md.) Gider veya avans payını ödemeyen kat maliki hakkında, diğer kat maliklerinden her biri veya yönetici tarafından, yönetim planına, bu Kanuna ve genel hükümlere göre dava açılabilir, icra takibi yapılabilir. Gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür. (1)
Birinci fıkradaki giderlere, kat maliklerinden birinin veya onun bağımsız bölümünden herhangi bir suretle faydalanan kişinin kusurlu bir hareketi sebep olmuşsa, gidere katılanların yaptıkları ödemeler için o kat malikine veya gidere sebep olanlara rücu hakları vardır.
IV – Sigorta anlaşması:
kooperatifler kanunu, 1163 sayılı kooperatifler kanunu, kooperatifler kanunu 2015, kooperatifler kanunu 2014, kooperatifler kanunu son hali,kooperatifler kanunu tam metin, kooperatifler kanunu pdf, kooperatifler kanunu güncel
2. Karar nisabı, raporların kabulü: Madde 22 – 21 inci madde gereğince atanan bilirkişi, gereken raporları düzenleyip verdikten sonra yapılacak genel kurul toplantısında, konu görüşülür. Çağrı mektuplarına bilirkişi raporunun bir örneği eklenir.
Ortak sayısının en az yarısının asaleten ve temsilen toplantıda bulunması şartiyle bilirkişi raporları okunup incelendikten ve gereğinde ayn nevinden sermaye koyan kimselerin ve devralınacak işletmenin veya aynların sahibinin açıklamaları dinlendikten sonra değerlerinin aynen kabul veya reddine, yahut ilgililerin muvafakatiyle değerlendirilmesine çoğunlukla karar verilir.
Ç) Hak ve vecibelerde eşitlik:
Madde 23 – Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler.
1. Bilgi edinmek hakkı, bilanço:
Madde 24 – Yönetim Kurulunun gelir gider farklarının dağıtım şekli hakkındaki tekliflerini ihtiva eden yıllık çalışma raporu ile bilanço ve denetçilerin 66 ncı madde hükümlerine uygun olarak tanzim edecekleri rapor genel kurulun yıllık toplantısından en az 15 gün öncesinden itibaren bir yıl süre ile Kooperatif merkezinde ve varsa şubelerinde ortakların tetkikine amade tutulur.
Talep eden ortaklara bilanço ve gelir gider farkı hesaplarının birer suretinin verilmesi mecburidir.
Ortakların bilgi edinmek hakkı, anasözleşme veya kooperatif organlarından birinin karariyle bertaraf edilemez veya sınırlandırılamaz.
2. Ticari defterler ve sır saklama hükümleri ve ceza:
Madde 25 – Kooperatifin ticari defterleri ve haberleşme ile ilgili hususların tetkiki, genel kurulun açık bir müsaadesi veya yönetim kurulunun kararı ile mümkündür. İncelenmesine müsaade edilen defter ve vesikalardan öğrenilecek sırlar hariç olmak üzere, hiçbir ortak kooperatifin iş sırlarını öğrenmeye yetkili değildir. Her ortak ne suretle olursa olsun öğrenmiş olduğu kooperatife ait iş sırlarını, sonradan ortaklık hakkını kaybetmiş olsa dahi daima gizli tutmak zorundadır. Bu mecburiyete uymıyan ortak meydana gelecek zararlardan kooperatife karşı sorumlu olduğu gibi kooperatifin şikayeti üzerine herhangi bir zarar umulmasa dahi bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (1)
3. Genel kurul toplantılarına katılma hakkı:
Madde 26 – (Değişik: 6/10/1988 – 3476/6 md.)
Üç ay evvel ortak olmayanlar hariç her ortak genel kurula katılma hakkına sahiptir. Yapı kooperatiflerinde genel kurul toplantılarına katılmak için bu şart aranmaz.
D) Ortakların ödev ve sorumlulukları:
I – Süre ve ortaklığın yok olması:
Madde 27 – Ortakların yüklendikleri paylar için ödiyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymıyan ve ikinci istemeden sonra da bir
–––––––––––––
(1) 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunun 337 nci maddesiyle; bu maddede yer alan “500 liradan 10000 liraya kadar ağır para cezasıyla veya her ikisiyle birlikte cezalandırılır.” ibaresi “adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
4577
ay içinde yükümlerini yerine getirmiyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez.
II – Kooperatifin sorumluluğu:
Madde 28 – Anasözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif, alacaklılarına karşı yalnız mamelekiyle sorumludur.
1. Sınırsız sorumluluk:
Madde 29 – Anasözleşme, kooperatifin varlığı borçlarını karşılamaya yetmediği hallerde, ortaklarının da şahsan ve sınırsız olarak sorumlu tutulacaklarını hüküm altına alabilir. Bu takdirde alacaklılar kooperatifin iflası veya diğer sebeplerle dağılması halinde alacaklarını tamamen sağlıyamazlarsa, kooperatifin borçlarından dolayı, kooperatif ortakları zincirleme ve bütün varlıklariyle sorumlu olurlar.
2. Sınırlı sorumluluk:
Madde 30 – Anasözleşmeye, kooperatif borçları için her ortağın kendi payından fazla olarak şahsan ve belirli bir miktara kadar kooperatiften sonra sorumlu olacakları hususunda bir hüküm konabilir. Ortakların tek başına sorumlu olacakları miktar kooperatifteki paylarının tutarı ile orantılı olarak da gösterilebilir.
İflasın sonuna kadar bu sorumluluk iflas idaresi tarafından ileri sürülür.
3. Ek ödeme yüklemi:
Madde 31 – Anasözleşme, ortakları ek ödemelerle yükümlendirebilir. Ancak, ek ödemelerin yalnız bilanço açıklarını kapatmada kullanılması şarttır. Ek ödeme yükleme sınırsız olabileceği gibi belirli miktarlarla veya iş hacmi ile veya paylarla orantılı olarak sınırlandırılabilir.
Kooperatifin iflası halinde ek ödemeleri isteme hakkı iflas idaresinindir.
4. Caiz olmıyan sınırlama:
Madde 32 – Sorumluluğu belirli bir zamana bırakan veya bazı ortak grublarına yükleyen anasözleşme hükümleri muteber değildir.
5. İflas halinde usul:
Madde 33 – Ortakları şahsan sorumlu bulunan veya ek ödemelerle yükümlü olan bir kooperatifin iflası halinde, iflas idaresi sıra cetvelini düzenlemekle beraber ortaklardan her birinin payına düşen borcun ödenmesini kendilerinden ister.
Tahsil olunamıyan meblağlar diğer ortaklar arasında bölüşülür. Aktif bakiyesi pay cetvellerinin kesin olarak tespiti üzerine geri verilir. Ortakların birbirlerine rücu hakları saklıdır. Ortakların geçici olarak tespit olunan borçlariyle pay cetveli aleyhine İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre itiraz hakları vardır.
6. Sorumluluk hükümlerinin değiştirilmesi:
Madde 34 – Ortakların sorumluluğu ve ek ödemeler yükümleri ile ilgili değiştirmeler ancak anasözleşmenin tadili ile mümkündür.Sorumluluk ve ek ödeme yükümleri konulması veya bunların artırılması,bu husustaki kararın tescili ile kooperatifin bütün alacakları lehine hüküm ifade eder. Sorumluluğun azaltılması hakkındaki kararlar, tescilden evvel doğmuş borçları kapsamaz.
7. Kooperatife yeni giren ortakların sorumluluğu:
Madde 35 – Ortakları şahsan sorumlu, veya ek ödemelerle yükümlü bir kooperatifte, durumunu bilerek yeni giren kimse, girişinden önce doğmuş olan borçlardan diğer ortaklar gibi sorumlu olur. Buna aykırı mukavele hükümleriyle ortaklar arasındaki anlaşmalar üçüncü şahıslar hakkında hüküm ifade etmez.
4578
8. Bir ortağın ayrılmasından veya kooperatifin dağılmasından sonra sorumluluk:
Madde 36 – Sınırsız veya sınırlı sorumlu bir ortak ölür veya diğer bir sebeple kooperatiften ayrılışının kesinleştiği tarihten başlıyarak bir yıl veya anasözleşme ile tespit olunan daha uzun bir süre içinde kooperatif iflas ettiği takdirde, ayrılmasından önce doğmuş olan borçlar için ortak sorumluluktan kurtulamaz.
Aynı şartlar altında veya aynı süre içinde ek ödeme yükümü de mevcut olmakta devam eder.
Bir kooperatif dağılırsa, dağılmanın Ticaret Siciline tescilinden başlıyarak bir yıl veya anasözleşmede tespit olunan daha uzun bir süre içinde kooperatifin iflasının açılmasına karar verilmesi halinde ortaklar aynı şekilde ek ödemelerle birlikte sorumludurlar.
9. Sorumlulukta zamanaşımı:
Madde 37 – Alacaklıların, ortakların şahsi sorumluluklarından doğan isteme hakları, daha önce kanuni bir hüküm gereğince düşmedikçe iflas işlemlerinin sona ermesinden başlıyarak daha bir yıl süre ile alacaklılardan her biri tarafından ileri sürülebilir.
Ortakların birbirine olan rücu hakları da bu hakka vücut veren ödemenin yapıldığı andan başlamak üzere bir yıl içinde zamanaşımına uğrar.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kooperatif Hesapları
A) Gelir gider farkları, bölünmesi ve paylara faiz verilmesi:
Madde 38 – Anasözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde ortaklarla yapılan muamelelerden bir yıllık faaliyet sonunda elde edilen hasılanın tamamı gelir gider farkı olarak kooperatifin yedek akçelerine eklenir.
Gelir gider farkının ortaklar arasında bölüşülmesi öngörülmüş ise bu bölünme ortakların muameleleri oranında yapılır.
(Değişik: 6/10/1988 – 3476/7 md.) Gelir-gider farkının en az % 50’si ortaklara dağıtıldıktan sonra, ortakların sermaye paylarına genel kurul kararı ile Devlet Tahvillerine verilen en yüksek faiz haddini geçmemek üzere faiz ödenebileceği anasözleşme ile hükme bağlanabilir.
(Değişik: 6/10/1988 – 3476/7 md.) Ortak dışı işlemlerden elde edilen hasılanın ortaklara sermaye payları oranında dağıtılabileceği anasözleşmede hükme bağlanabilir. Dağıtılmadığı takdirde, bunlar kooperatifin gelişmesine yarayacak işlerde kullanılmak üzere özel bir fonda toplanır.
Bir yıllık faaliyet neticeleri menfi olduğu takdirde açık, yedek akçelerden ve bunların kafi gelmemesi halinde ek ödemelerle veya ortak sermaye paylariyle karşılanır.
Menfi neticeler ortadan kaldırılmadıkça gelir gider farkı ve faiz dağıtımı yapılamaz.
B) Yedek akçe ayırımı:
Madde 39 – (Değişik birinci fıkra: 6/10/1988 – 3476/8 md.) Gelir-gider farkının en az % 10’u yedek akçeye, kooperatif üst kuruluşlarında ise buna ilaveten en az % 5’i fevkalade yedek akçeye ayrılmadıkça ortaklara dağıtım yapılmaz.
Yedek akçelerin ortaklara dağıtılacağına dair anasözleşmeye konacak hükümler muteber değildir.
C) Ortak ve personel için yardım fonları:
Madde 40 – Anasözleşme gerek kooperatifin memurları ile işçileri, gerekse kooperatifin ortakları için yardım kuruluşları vücuda getirmek ve bunları işletmek amacı ile yardım fonları kurulmasını hüküm altına alabilir.
4579
Yardım amacı için ayrılan kıymetler belirli ise, bunlar kooperatifin mamelekinden ayrılarak tahsis edildiği amaçlar için kullanılmak üzere özel bir hesaba alınır.
D) Gelir gider farkından ilk ayrılacak fonlar:
Madde 41 – Bölünecek gelir gider farkından ilk önce yedek akçe ile kanun veya anasözleşme gereğince kurulan diğer fonlara yatırılacak paralar ayrılır.
Yedek akçelerin ve özel fonların kullanılış şekil ve şartları anasözleşmede gösterilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Kooperatif Organları
A) Genel kurul:
I – Yetki:
Madde 42 – Genel Kurul bütün ortakları temsil eden en yetkili organdır.
Genel Kurul, aşağıdaki yetkilerini devir ve terk edemez.
1. Anasözleşmeyi değiştirmek,
2. Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek,
3. İşletme hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak,
4. Yönetim ve denetçiler kurullarını ibra etmek,
5. Kanun veya anasözleşme ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek.
6. (Ek: 6/10/1988 – 3476/9 md.) Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek.
7. (Ek: 6/10/1988 – 3476/9 md.) İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek.
8. (Ek: 6/10/1988 – 3476/9 md.) Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tesbit etmek.
II – Çağrı:
1. Çağrıya yetkisi olanlar:
Madde 43 – (Değişik: 6/10/1988 – 3476/10 md.)
Yönetim kurulu veya anasözleşme ile bu hususta yetkili kılınan diğer bir organ ve gerektiğinde denetçiler kurulu, ortağı olduğu üst birlik ve tasfiye memurları genel kurulu toplantıya çağırma yetkisine sahiptirler. Ancak genel kurul yukarıda belirtildiği şekilde toplanamadığı takdirde ilgili bakanlık genel kurulur toplantıya çağırma yetkisine sahiptir.
2. Ortakların isteği, bakanlıkların çağrısı, mahkemenin izni:
Madde 44 – Dört ortaktan az olmamak kaydıyle ortak sayısının en az onda birinin isteği üzerine Genel Kurul toplantıya çağrılır.
Yönetim Kurulu bu isteği en az on gün içinde yerine getirmediği takdirde, istek sahiplerinin müracaatı üzerine veya doğrudan doğruya Ticaret Bakanlığı tarafından, yapı kooperatiflerinde de İmar ve İskan Bakanlığı tarafından Genel Kurul toplantıya çağrılabilir.
Çağrılmadığı takdirde istek sahipleri mahalli mahkemeye başvurarak Genel Kurulu bizzat toplantıya çağırma müsaadesini alabilirler.
3. Şekil:
Madde 45 – (Değişik: 4/10/1988 – 3476/11 md.)
Genel kurul olağan ve gerektiğinde olağanüstü olarak toplanır. Olağan toplantının her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur.
4580
Genel kurul, anasözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır.
Toplantı nisabı anasözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4’ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır.
Genel kurul toplantı tarihi, yeri ve gündemi toplantıdan en az 15 gün önce ilgili bakanlığa ve mülki idare amirliğine yazılı olarak bildirilir.
Genel kurulun sevk ve idaresi, ortaklar veya üst kuruluş temsilcileri arasında seçilen başkan ve üyeler tarafından sağlanır.
III – Gündem:
Madde 46 – (Değişik: 6/10/1988 – 3476/12 md.)
Toplantı çağrısına ve ilana gündem yazılır. Anasözleşmenin değiştirilmesi bahis konusu ise, yapılacak ilanda değiştirilecek maddelerin numaralarının yazılması ile yetinilir.
Dörtten az olmamak üzere ortakların en az 1/10’u tarafından genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak bildirilecek hususların gündeme konulması zorunludur.
Gümdemde olmayan hususlar gürüşülemez. Ancak, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/10’unun gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları halinde, hesap tetkik komisyonunun seçilmesi, bilanço incelemesinin ve ibranın geriye bırakılması, çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar alınması, genel kurulun yeni bir toplantıya çağrılması ve kanun, anasözleşme ve iyiniyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararlarının iptali, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesi ile ilgili hususlar, genel kurula katılanların yarıdan bir fazlasının kabulü ile gündeme alınır.
IV – Bütün pay sahiplerinin hazır bulunması hali:
Madde 47 – Kooperatifin bütün ortakları toplantıda hazır bulunduğu sürece ve bir itiraz olmadığı takdirde Genel Kurul toplantılarına dair olan diğer hükümler saklı kalmak şartiyle toplantıya çağrı hakkındaki hükümlere uyulmamış olsa dahi kararlar alınabilir. Bu gibi kararların, ortaklar veya ortakların toptantıda oy birliği ile seçecekleri temsilciler tarafından imzalanması gereklidir.
V – Oy hakkı:
1. Genel olarak:
Madde 48 – Genel Kurulda her ortak yalnız bir oya sahiptir.
(Ek fıkra: 3/6/2010-5983/1 md.) Esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri hariç olmak üzere, ortak sayısı 500’den fazla olan kooperatiflerin ve üst kuruluşlarının genel kurul toplantılarındaki yönetim ve denetim kurulu belirleme seçimleri, gizli oy açık tasnif esasına göre yapılır. Kooperatiflerin organ seçimlerinde her ortak, en fazla bir ortağı temsilen oy kullanabilir. Anasözleşmelerin bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz.
2. Temsil:
Madde 49 – Anasözleşmede açıklama bulunduğu takdirde, bir ortak yazı ile izin vermek suretiyle Genel Kurul toplantısında oyunu ancak başka bir ortağa kullandırabilir. Bir ortak Genel Kurulda birden fazla ortağı temsil edemez.
Üye sayısı 1000 in üstünde olan kooperatiflerde anasözleşme ile her ortağın en çok 9 olmak üzere birden fazla başka ortağı temsil edebileceği öngörülebilir. Eş ve birinci derecede akrabalar için temsilde ortaklık şartı aranmaz.
3. Oya katılamıyacaklar:
Madde 50 – Kooperatif işlerinin görülmesine herhangi bir suretle katılmış olanlar Yönetim Kurulunun ibrasına ait kararlarda oylamaya katılamazlar. Bu hüküm denetçiler hakkında uygulanmaz.
Ortaklardan hiçbiri kendisi veya karı ve kocası yahut usul ve füruu ile kooperatif arasında şahsi bir işe veya davaya dair olan görüşmelerde oy hakkını kullanamaz.
VI – Kararlar:
1. Genel olarak:
Madde 51 – Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur.
Kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesi ve anasözleşmenin değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların 2/3 ü çoğunluğu gereklidir. Anasözleşme, bu kararların alınması için oy çoğunluğu hakkında daha ağır hükümler koyabilir.
4581
2. Ortakların paylarının artırılması:
Madde 52 – (Değişik: 8/6/1981 – 2475-1 md.)
Ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4’ünün rızası gereklidir.
(Değişik: 6/10/1988 – 3476/13 md.) Ancak, kamu kuruluşlarından kredi alan kooperatiflerin kredi miktarının artırılmasından yararlanmak üzere alacakları kararlarda bu şart aranmaz ve 51 inci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.
Kararlar, ilandan başlayarak üç ay içinde kooperatiften çıktıklarını bildirmeleri halinde bunlara katılmayan ortakları bağlamaz. Bu takdirde kooperatiften çıkma beyanı,kararın yürürlüğe girdiği tarihten başlamak üzere hüküm ifade eder.
Bu suretle kooperatiften çıkma hakkının kullanılması, bir ayrılma tazminatı ödenmesine bağlı kılınamaz.
3. Kararların bozulması ve şartlar:
Madde 53 – Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler.
1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri;
2. Yönetim Kurulu;
3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri;
Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan olunur.
Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür.
Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir.
Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder.
4. Mektupla oy verme ve temsilciler toplantısı:
Madde 54 – Ortak sayısı 1000 den fazla olan kooperatiflerde, anasözleşmelerine kayıt konulmak suretiyle:
1. Genel Kurula ait kararlardan, hepsinin veya bir kısmının ortakların oylarını mektupla bildirmeleri suretiyle verilmesi,
2. Ortakların gruplara ayrılarak verecekleri kararlarla tespit edecekleri talimat gereğince oy vermek üzere kendi aralarından seçecekleri temsilciler topluluğu,
Genel Kurul sayılabilir.
Mektupla oy bildirme halinde, mektupların,Yönetim Kurulu ve bakanlık temsilcisi önünde incelenmesi sonunda muhtevanın neden ibaret olduğu tespit edilerek tutanağa yazılır. Hazır bulunanlar tarafından imza edilen tutanağa göre verildiği anlaşılan karar yürürlüğe girer.
Grup temsilcileri genel kurulunda her temsilci, temsil ettiği ortakların sayısı kadar oya sahiptir. Temsilcinin aldığı talimata aykırı olarak oy vermesi karara tesir etmez.
4582
Kooperatifler kanunu 2015, kooperatifler kanunu 2016, kooperatifler kanunu 2014, kooperatifler kanunu güncel hali, kooperatifler kanunu son hali, kooperatifler kanunu pdf, kooperatifler kanunu word
4571
KOOPERATİFLER KANUNU (1)(2)
Kabul Numarası: 1163
Kabul Tarihi: 24/4/1969
Yayımlandığı R.Gazete: Tarih : 10/5/1969 Sayı : 13195
Yayımlandığı Düstur: Tertip : 5 Cilt : 8 Sayfa : 1955
Bu Kanun ile ilgili tüzük için, “Tüzükler Külliyatı”nın kanunlara
göre düzenlenen nümerik fihristine bakınız.
BİRİNCİ BÖLÜM
Kooperatif ve Kuruluşu
A) Tarif:
Madde 1 –(Değişik: 21/4/2004 – 5146/ 1 md.)
Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir.
B) Kuruluş, muteberlik şartları, isim kullanma yetkisi :
Madde 2 – Bir kooperatif en az 7 ortak tarafından imzalanacak ana sözleşme ile kurulur. Ana sözleşmedeki imzaların noterce onaylanması gerekir.
Yapı kooperatifleri ile konusuna taşınmaz mal temliki dahil bulunan diğer kooperatiflerin anasözleşmelerinde ortaklara taşınmaz mal temlik edileceği hakkındaki taahhütler başka bir resmi şekil aranmaksızın muteberdir.
Sermaye miktarı sınırlandırılarak kooperatif kurulamaz. Kooperatif adını ancak bu kanuna göre kurulmuş teşekküller kullanabilir.
(Ek: 6/10/1988 – 3476/1 md.) Kooperatifler ve üst kuruluşlarının unvanlarında, kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerine yer verilemez.
C) İzin verme, tescil ve ilan:
Madde 3 – Ana sözleşme, Ticaret Bakanlığına verilir. Bakanlığın kuruluşa izin vermesi halinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan olunur. Tescil ve ilan olunacak hususlar şunlardır:
1. Ana sözleşme tarihi,
2. Kooperatifin amacı, konusu ve varsa süresi,
——————————
(1)13/12/1983 tarih ve 183 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 50 nci maddesi hükmü gereğince anılan maddede sayılan kooperatiflerle ilgili olarak Ticaret Bakanlığına ve Bakanına verilmiş olan görev ve yetkiler Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığına ve Bakanına devrolunmuştur.
(2) 11/3/2010 tarihli ve 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 18 inci maddesiyle, bu Kanunda 5957 sayılı Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda mezkur kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
4572
3. Kooperatifin unvanı ve merkezi,
4. Kooperatifin sermayesi ve bunun nakdi kısmına karşılık olarak ödenen en az miktar ve her ortaklık payının değeri,
5. Ortaklık payı belgelerinin ada yazılı olduğu,
6. Ayni sermaye ve devralınan akçalı kıymetlerle işletmelerin neden ibaret oldukları ve bunlara biçilen değerler,
7. Kooperatifin ne suretle temsil olunacağı ve denetleneceği,
8. Yönetim Kurulu üyeleriyle kooperatifi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları,
9. Kooperatifin yapacağı ilanların şekli ve anasözleşmede de bu hususta bir hüküm varsa yönetim kurulu kararlarının pay sahiplerine ne suretle bildirileceği,
10. Kooperatifin şubeleri: Kooperatifler, lüzum gördükleri takdirde memleket içinde ve dışında şubeler açabilirler. Şubeler, merkezin sicil kaydına atıf yapılmak suretiyle bulundukları yer ticaret siciline tescil olunurlar.
Ticaret Bakanlığı, ana sözleşmelerin, kanunun ihtiyari hükümlerinden ayrıldığını ileri sürerek kooperatifleri kuruluşuna izin vermekten kaçınamaz.
Anasözleşmenin değişiklikleri de kuruluştaki usullere bağlıdır.
D) Anasözleşmeye konacak hükümler:
I – Mecburi hükümler:
Madde 4 – Kooperatif anasözleşmesinde aşağıdaki hususlara ait hükümlerin yer olması gerektir.
1. Kooperatifin adı ve merkezi,
2. Kooperatifin amacı ve çalışma konuları,
3. Ortaklık sıfatını kazandıran ve kaybettiren hal ve şartlar,
4. Ortakların pay tutarı ve kooperatif sermayesinin ödenme şekli, nakdi sermayenin en az 1/4 nün peşin ödenmesi,
5. Ortakların ayni sermaye koyup koymıyacakları,
6. Kooperatiflerin yükümlerinden dolayı ortakların sorumluluk durumu ve derecesi,
7. Kooperatifin yönetici ve denetleyici organlarının görev ve yetki ve sorumlulukları ve seçim tarzları,
8. Kooperatifin temsiline ait hükümler,
9. Yıllık gelir gider farklarının, hesaplama ve kullanma şekilleri,
10.Kurucuların adı, soyadı iş ve konut adresleri,
II – İhtiyari hükümler:
Madde 5 – Anasözleşme ayrıca aşağıdaki hususları da kapsıyabilir.
1. Genel kurulun toplantısı, kararların alınması, oyların kullanılması hakkındaki hükümler;
2. Kooperatifin çalışma şekline dair esaslar;
3. Kooperatifin birliklerle olan münasebetleri;
4. Kooperatifin diğer bir kooperatifle birleşmesine ait hükümler;
5. Kooperatifin süresi.
III – Yorumlayıcı hükümler:
Madde 6 – 5 inci maddenin 1 ve 2 nci bentlerinde yazılı hususlar hakkında anasözleşmede hüküm olmadığı takdirde aşağıdaki hükümler uygulanır.
4573
1. Genel kurul, kooperatifi temsile yetkililer tarafından imzalanan taahütlü mektuplarla veya mahalli gazete ile köylerde ise yazılı olarak imza karşılığı toplantıya çağrılır.
2. Kooperatifin faaliyeti; kooperatifin amacı ve çalışma konusuyle sınırlıdır.
E) Tüzel kişiliğin kazanılması ve sorumluluk:
Madde 7 – Kooperatif ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Tescilden önce kooperatif namına işlem yapanlar bunlardan şahsan ve zincirleme olarak sorumludur.
İKİNCİ BÖLÜM
Ortaklık Sıfatının Kazanılması ve Kaybedilmesi
A) Ortaklığa girme şartları ve ek ödemeler:
1. Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı:
Madde 8 – (Değişik: 6/10/1988 – 3476/2 md.)
Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar. Kooperatif, ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteği, bu yükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi halinde değer taşır.
Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır.
Yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenir. Yönetim Kurulu, genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez.
II – Tüzel kişilerin ortaklığı:
Madde 9 ––(Değişik: 21/4/2004 – 5146/ 2 md.)
Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri amaçları bakımından ilgilendikleri kooperatiflerin kuruluşlarına yardımcı olabilir, önderlik edebilir ve ortak olabilirler.
B) Ortaklığın sona ermesi:
I – Ortaklıktan çıkma serbestisi – tazminat:
Madde 10 – Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak istiyen ortağın, muhik bir tazminat ödenmesine dahi hüküm anasözleşmeye konulabilir.
II – Ortaklıktan çıkmanın sınırlandırılması:
Madde 11 – Kooperatiften çıkma hakkının kullanılması, anasözleşme ile en çok 5 yıl için sınırlandırılabilir.
Haklı ve önemli sebeplerle bu süreden evvel çıkabileceği hususunda Anasözleşmeye hüküm konulabilir.
Bir ortağın hiçbir suretle kooperatiften çıkamıyacağına dair bağlamalar hükümsüzdür.
III – Bildirme süresi ve çıkma zamanı:
Madde 12 – Çıkış, ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır. Anasözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap senesi içinde çıkışa müsaade edilebilir.
IV – Ortaklıktan çıkmayı kabulden kaçınma:
Madde 13 – Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.
4574
V – Ortağın ölümü ve ortaklığın devri:
Madde 14 – Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer.
Anasözleşmede gösterilecek şartlarla ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir.
(Değişik: 6/10/1988 – 3476/3 md.) Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder.
VI – Görev veya hizmetin bitmesi, taşınmaz mal veya işletme karşılığı ortaklık:
Madde 15 – Ortaklık sıfatı bir görev veya hizmetin yerine getirilmesine bağlı ise, bu görev veya hizmetin sona ermesi ile ortaklık sıfatı kalkar. Bu halde Anasözleşmeye hüküm konulmak suretiyle ortaklığın devamı sağlanabilir.
Ortaklık sıfatının kazanılması, Anasözleşme ile bir taşınmaz malın mülkiyetine bağlı hakların kullanılmasına veya bir teşebbüsün işletilmesine bağlanabilir. Bu gibi hallerde taşınmaz malın mülkiyetinin veya işletmenin üçüncü şahıslara devir veya temliki ile ortaklık sıfatının bir hak olarak yeni malike veya işletmeyi alana geçebileceğini anasözleşme hüküm altına alabilir. Taşınmaz mala ait bu şekil iktisabın üçüncü şahıslara karşı muteber olması tapu siciline bu yoldan meşruhat verilmesine bağlıdır.
C) Ortaklıktan çıkarılma esasları ve itiraz:
Madde 16 – (Değişik birinci fıkra: 6/10/1988 – 3476/4 md.) Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.
Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme,çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.
Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.
Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir.
(Ek: 6/10/1988 – 3476/4 md.) Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.
D) Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşma süresi ve yükümlülük:
Madde 17 – Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.
Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
4575
Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Ortakların Hak ve Ödevleri
A) Ortaklık senedi:
Madde 18 – Her ortağın üyelik haklarının, ada yazılı ortaklık senedi ile temsil olunması şarttır. Bu senede kooperatifin unvanı, sahibinin adı ve soyadı, iş ve konut adresi, kooperatife girdiği ve çıktığı tarihler yazılır.Bu hususlar, senet sahibi ile kooperatifi temsile yetkisi olan kimseler tarafından imzalanır. Ortağın yatırdığı veya çektiği paralar tarih sırasiyle kaydedilir. Bu kayıtlar kooperatifin ödediği paralara ait ise ortak imza eder. İmzalı ortak senedi makbuz hükmündedir. Mezkür senet anasözleşmeyi ihtiva etmek şartiyle ortaklık cüzdanı şeklinde de düzenlenebilir. Ortaklık senetleri kıymetli evrak niteliğinde olmayıp sadece beyyine vesikası hükmündedir.
B) Ortaklık payları, şahsi alacaklılar: (1)
Madde 19 – Kooperatife giren her şahıstan en az bir ortaklık payı alınması gerekir. Anasözleşme, en yüksek had tespit ederek bir ortak tarafından bu had dahilinde birden fazla pay alınmasına cevaz verebilir.
(Değişik: 28/5/1998 – 4363/1 md.) Bir ortaklık payının değeri 100.000 liradır.Kooperatife giren ortaklar en çok 5 000 pay taahhüt edebilirler. Kooperatifler üst kuruluşuna iştirak edenler ise en az 50 pay taahhüt ederler.Ortaklık payının değeri Bakanlar Kurulu Kararı ile artırılabilir.
(Değişik: 6/10/1988 – 3476/5 md.) Bir kaç pay bir ortaklık senedinde gösterilebilir. Senetle temsil edilmeyen paylar (100.000).- lira itibar olunur.
Her kooperatifin iştigal mevzuuna göre kredi talepleri bankalarca, müesseselerce veya şirketlerce öncelikle karşılanır.
(Değişik: 6/10/1988 – 3476/5 md.) Tarımsal amaçlı kooperatiflerin yatırım faaliyetleri, ilgili bakanlıkça düzenlenen yönetmelik esasları dahilinde, bütçeden ayrılacak ödenekler yoluyla verilecek düşük faizli kredilerle desteklenir.
Bir ortağın şahsi alacakları, ancak ortağa ait faiz ve gelir-gider farklarından hissesine düşen miktarı ve kooperatifin dağılmasında ona ödenecek payı haczettirebilirler.
C) Ayni sermaye:
Madde 20 – Ayn nevinden sermaye konması veya kooperatifin mevcut bir işletmeyi veya aynları devralması sözleşme ile kabul edilebilir.
1. Değer biçme, bilirkişi:
Madde 21 – Anasözleşmede aynların değeri tespit edilmemiş ise, bu tespit kurucular tarafından toplantıya çağrılacak ilk genel kurulda ortak adedinin 2/3 ünü temsil eden ortakların çoğunluğu ile seçilecek bilirkişi tarafından yapılır.
Kuruluştan sonra girecek ortakların ayn nevinden sermaye koymaları halinde bu çağrı yönetim kurulu tarafından yapılır.
Ortakların, 2/3 ünü birleşmesi mümkün olmıyan hallerde bilirkişinin seçimi sulh hukuk mahkemesinden istenir.
Seçilen bilirkişi veya bilirkişiler tarafından verilen rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde mahalli sulh hukuk mahkemesine itiraz edebilirler. Mahkemenin vereceği karar kesindir.
4571 KOOPERATİFLER KANUNU (1)(2) Kabul Numarası: 1163Kabul Tarihi: 24/4/1969Yayımlandığı R.Gazete: Tarih : 10/5/1969 Sayı : 13195Yayımlandığı Düstur: Tertip : 5 Cilt : 8 Sayfa : 1955Bu Kanun ile ilgili tüzük için, “Tüzükler Külliyatı”nın kanunlaragöre düzenlenen nümerik fihristine bakınız. BİRİNCİ BÖLÜMKooperatif ve KuruluşuA) Tarif:Madde 1 –(Değişik: 21/4/2004 – 5146/ 1 md.) Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir.B) Kuruluş, muteberlik şartları, isim kullanma yetkisi :Madde 2 – Bir kooperatif en az 7 ortak tarafından imzalanacak ana sözleşme ile kurulur. Ana sözleşmedeki imzaların noterce onaylanması gerekir.Yapı kooperatifleri ile konusuna taşınmaz mal temliki dahil bulunan diğer kooperatiflerin anasözleşmelerinde ortaklara taşınmaz mal temlik edileceği hakkındaki taahhütler başka bir resmi şekil aranmaksızın muteberdir.Sermaye miktarı sınırlandırılarak kooperatif kurulamaz. Kooperatif adını ancak bu kanuna göre kurulmuş teşekküller kullanabilir.(Ek: 6/10/1988 – 3476/1 md.) Kooperatifler ve üst kuruluşlarının unvanlarında, kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerine yer verilemez.C) İzin verme, tescil ve ilan:Madde 3 – Ana sözleşme, Ticaret Bakanlığına verilir. Bakanlığın kuruluşa izin vermesi halinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan olunur. Tescil ve ilan olunacak hususlar şunlardır:1. Ana sözleşme tarihi,2. Kooperatifin amacı, konusu ve varsa süresi,——————————(1)13/12/1983 tarih ve 183 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 50 nci maddesi hükmü gereğince anılan maddede sayılan kooperatiflerle ilgili olarak Ticaret Bakanlığına ve Bakanına verilmiş olan görev ve yetkiler Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığına ve Bakanına devrolunmuştur.(2) 11/3/2010 tarihli ve 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 18 inci maddesiyle, bu Kanunda 5957 sayılı Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda mezkur kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.4572 3. Kooperatifin unvanı ve merkezi, 4. Kooperatifin sermayesi ve bunun nakdi kısmına karşılık olarak ödenen en az miktar ve her ortaklık payının değeri, 5. Ortaklık payı belgelerinin ada yazılı olduğu, 6. Ayni sermaye ve devralınan akçalı kıymetlerle işletmelerin neden ibaret oldukları ve bunlara biçilen değerler, 7. Kooperatifin ne suretle temsil olunacağı ve denetleneceği, 8. Yönetim Kurulu üyeleriyle kooperatifi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları, 9. Kooperatifin yapacağı ilanların şekli ve anasözleşmede de bu hususta bir hüküm varsa yönetim kurulu kararlarının pay sahiplerine ne suretle bildirileceği, 10. Kooperatifin şubeleri: Kooperatifler, lüzum gördükleri takdirde memleket içinde ve dışında şubeler açabilirler. Şubeler, merkezin sicil kaydına atıf yapılmak suretiyle bulundukları yer ticaret siciline tescil olunurlar. Ticaret Bakanlığı, ana sözleşmelerin, kanunun ihtiyari hükümlerinden ayrıldığını ileri sürerek kooperatifleri kuruluşuna izin vermekten kaçınamaz. Anasözleşmenin değişiklikleri de kuruluştaki usullere bağlıdır. D) Anasözleşmeye konacak hükümler: I – Mecburi hükümler: Madde 4 – Kooperatif anasözleşmesinde aşağıdaki hususlara ait hükümlerin yer olması gerektir. 1. Kooperatifin adı ve merkezi, 2. Kooperatifin amacı ve çalışma konuları, 3. Ortaklık sıfatını kazandıran ve kaybettiren hal ve şartlar, 4. Ortakların pay tutarı ve kooperatif sermayesinin ödenme şekli, nakdi sermayenin en az 1/4 nün peşin ödenmesi, 5. Ortakların ayni sermaye koyup koymıyacakları, 6. Kooperatiflerin yükümlerinden dolayı ortakların sorumluluk durumu ve derecesi, 7. Kooperatifin yönetici ve denetleyici organlarının görev ve yetki ve sorumlulukları ve seçim tarzları, 8. Kooperatifin temsiline ait hükümler, 9. Yıllık gelir gider farklarının, hesaplama ve kullanma şekilleri, 10.Kurucuların adı, soyadı iş ve konut adresleri, II – İhtiyari hükümler: Madde 5 – Anasözleşme ayrıca aşağıdaki hususları da kapsıyabilir. 1. Genel kurulun toplantısı, kararların alınması, oyların kullanılması hakkındaki hükümler; 2. Kooperatifin çalışma şekline dair esaslar; 3. Kooperatifin birliklerle olan münasebetleri; 4. Kooperatifin diğer bir kooperatifle birleşmesine ait hükümler; 5. Kooperatifin süresi. III – Yorumlayıcı hükümler: Madde 6 – 5 inci maddenin 1 ve 2 nci bentlerinde yazılı hususlar hakkında anasözleşmede hüküm olmadığı takdirde aşağıdaki hükümler uygulanır.4573 1. Genel kurul, kooperatifi temsile yetkililer tarafından imzalanan taahütlü mektuplarla veya mahalli gazete ile köylerde ise yazılı olarak imza karşılığı toplantıya çağrılır. 2. Kooperatifin faaliyeti; kooperatifin amacı ve çalışma konusuyle sınırlıdır. E) Tüzel kişiliğin kazanılması ve sorumluluk: Madde 7 – Kooperatif ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Tescilden önce kooperatif namına işlem yapanlar bunlardan şahsan ve zincirleme olarak sorumludur.İKİNCİ BÖLÜMOrtaklık Sıfatının Kazanılması ve Kaybedilmesi A) Ortaklığa girme şartları ve ek ödemeler: 1. Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı: Madde 8 – (Değişik: 6/10/1988 – 3476/2 md.) Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar. Kooperatif, ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteği, bu yükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi halinde değer taşır. Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır. Yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenir. Yönetim Kurulu, genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez. II – Tüzel kişilerin ortaklığı: Madde 9 ––(Değişik: 21/4/2004 – 5146/ 2 md.) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri amaçları bakımından ilgilendikleri kooperatiflerin kuruluşlarına yardımcı olabilir, önderlik edebilir ve ortak olabilirler. B) Ortaklığın sona ermesi: I – Ortaklıktan çıkma serbestisi – tazminat: Madde 10 – Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak istiyen ortağın, muhik bir tazminat ödenmesine dahi hüküm anasözleşmeye konulabilir. II – Ortaklıktan çıkmanın sınırlandırılması: Madde 11 – Kooperatiften çıkma hakkının kullanılması, anasözleşme ile en çok 5 yıl için sınırlandırılabilir. Haklı ve önemli sebeplerle bu süreden evvel çıkabileceği hususunda Anasözleşmeye hüküm konulabilir. Bir ortağın hiçbir suretle kooperatiften çıkamıyacağına dair bağlamalar hükümsüzdür. III – Bildirme süresi ve çıkma zamanı: Madde 12 – Çıkış, ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır. Anasözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap senesi içinde çıkışa müsaade edilebilir. IV – Ortaklıktan çıkmayı kabulden kaçınma: Madde 13 – Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.4574 V – Ortağın ölümü ve ortaklığın devri: Madde 14 – Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer. Anasözleşmede gösterilecek şartlarla ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir. (Değişik: 6/10/1988 – 3476/3 md.) Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder. VI – Görev veya hizmetin bitmesi, taşınmaz mal veya işletme karşılığı ortaklık: Madde 15 – Ortaklık sıfatı bir görev veya hizmetin yerine getirilmesine bağlı ise, bu görev veya hizmetin sona ermesi ile ortaklık sıfatı kalkar. Bu halde Anasözleşmeye hüküm konulmak suretiyle ortaklığın devamı sağlanabilir. Ortaklık sıfatının kazanılması, Anasözleşme ile bir taşınmaz malın mülkiyetine bağlı hakların kullanılmasına veya bir teşebbüsün işletilmesine bağlanabilir. Bu gibi hallerde taşınmaz malın mülkiyetinin veya işletmenin üçüncü şahıslara devir veya temliki ile ortaklık sıfatının bir hak olarak yeni malike veya işletmeyi alana geçebileceğini anasözleşme hüküm altına alabilir. Taşınmaz mala ait bu şekil iktisabın üçüncü şahıslara karşı muteber olması tapu siciline bu yoldan meşruhat verilmesine bağlıdır. C) Ortaklıktan çıkarılma esasları ve itiraz: Madde 16 – (Değişik birinci fıkra: 6/10/1988 – 3476/4 md.) Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme,çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir. (Ek: 6/10/1988 – 3476/4 md.) Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder. D) Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşma süresi ve yükümlülük: Madde 17 – Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır. Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.4575 Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür.ÜÇÜNCÜ BÖLÜMOrtakların Hak ve Ödevleri A) Ortaklık senedi: Madde 18 – Her ortağın üyelik haklarının, ada yazılı ortaklık senedi ile temsil olunması şarttır. Bu senede kooperatifin unvanı, sahibinin adı ve soyadı, iş ve konut adresi, kooperatife girdiği ve çıktığı tarihler yazılır.Bu hususlar, senet sahibi ile kooperatifi temsile yetkisi olan kimseler tarafından imzalanır. Ortağın yatırdığı veya çektiği paralar tarih sırasiyle kaydedilir. Bu kayıtlar kooperatifin ödediği paralara ait ise ortak imza eder. İmzalı ortak senedi makbuz hükmündedir. Mezkür senet anasözleşmeyi ihtiva etmek şartiyle ortaklık cüzdanı şeklinde de düzenlenebilir. Ortaklık senetleri kıymetli evrak niteliğinde olmayıp sadece beyyine vesikası hükmündedir. B) Ortaklık payları, şahsi alacaklılar: (1) Madde 19 – Kooperatife giren her şahıstan en az bir ortaklık payı alınması gerekir. Anasözleşme, en yüksek had tespit ederek bir ortak tarafından bu had dahilinde birden fazla pay alınmasına cevaz verebilir. (Değişik: 28/5/1998 – 4363/1 md.) Bir ortaklık payının değeri 100.000 liradır.Kooperatife giren ortaklar en çok 5 000 pay taahhüt edebilirler. Kooperatifler üst kuruluşuna iştirak edenler ise en az 50 pay taahhüt ederler.Ortaklık payının değeri Bakanlar Kurulu Kararı ile artırılabilir. (Değişik: 6/10/1988 – 3476/5 md.) Bir kaç pay bir ortaklık senedinde gösterilebilir. Senetle temsil edilmeyen paylar (100.000).- lira itibar olunur. Her kooperatifin iştigal mevzuuna göre kredi talepleri bankalarca, müesseselerce veya şirketlerce öncelikle karşılanır. (Değişik: 6/10/1988 – 3476/5 md.) Tarımsal amaçlı kooperatiflerin yatırım faaliyetleri, ilgili bakanlıkça düzenlenen yönetmelik esasları dahilinde, bütçeden ayrılacak ödenekler yoluyla verilecek düşük faizli kredilerle desteklenir. Bir ortağın şahsi alacakları, ancak ortağa ait faiz ve gelir-gider farklarından hissesine düşen miktarı ve kooperatifin dağılmasında ona ödenecek payı haczettirebilirler. C) Ayni sermaye: Madde 20 – Ayn nevinden sermaye konması veya kooperatifin mevcut bir işletmeyi veya aynları devralması sözleşme ile kabul edilebilir. 1. Değer biçme, bilirkişi: Madde 21 – Anasözleşmede aynların değeri tespit edilmemiş ise, bu tespit kurucular tarafından toplantıya çağrılacak ilk genel kurulda ortak adedinin 2/3 ünü temsil eden ortakların çoğunluğu ile seçilecek bilirkişi tarafından yapılır. Kuruluştan sonra girecek ortakların ayn nevinden sermaye koymaları halinde bu çağrı yönetim kurulu tarafından yapılır. Ortakların, 2/3 ünü birleşmesi mümkün olmıyan hallerde bilirkişinin seçimi sulh hukuk mahkemesinden istenir. Seçilen bilirkişi veya bilirkişiler tarafından verilen rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde mahalli sulh hukuk mahkemesine itiraz edebilirler. Mahkemenin vereceği karar kesindir.
4571
KOOPERATİFLER KANUNU (1)(2)
Kabul Numarası: 1163
Kabul Tarihi: 24/4/1969
Yayımlandığı R.Gazete: Tarih : 10/5/1969 Sayı : 13195
Yayımlandığı Düstur: Tertip : 5 Cilt : 8 Sayfa : 1955
Bu Kanun ile ilgili tüzük için, “Tüzükler Külliyatı”nın kanunlara
göre düzenlenen nümerik fihristine bakınız.
BİRİNCİ BÖLÜM
Kooperatif ve Kuruluşu
A) Tarif:
Madde 1 –(Değişik: 21/4/2004 – 5146/ 1 md.)
Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir.
B) Kuruluş, muteberlik şartları, isim kullanma yetkisi :
Madde 2 – Bir kooperatif en az 7 ortak tarafından imzalanacak ana sözleşme ile kurulur. Ana sözleşmedeki imzaların noterce onaylanması gerekir.
Yapı kooperatifleri ile konusuna taşınmaz mal temliki dahil bulunan diğer kooperatiflerin anasözleşmelerinde ortaklara taşınmaz mal temlik edileceği hakkındaki taahhütler başka bir resmi şekil aranmaksızın muteberdir.
Sermaye miktarı sınırlandırılarak kooperatif kurulamaz. Kooperatif adını ancak bu kanuna göre kurulmuş teşekküller kullanabilir.
(Ek: 6/10/1988 – 3476/1 md.) Kooperatifler ve üst kuruluşlarının unvanlarında, kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerine yer verilemez.
C) İzin verme, tescil ve ilan:
Madde 3 – Ana sözleşme, Ticaret Bakanlığına verilir. Bakanlığın kuruluşa izin vermesi halinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan olunur. Tescil ve ilan olunacak hususlar şunlardır:
1. Ana sözleşme tarihi,
2. Kooperatifin amacı, konusu ve varsa süresi,
——————————
(1)13/12/1983 tarih ve 183 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 50 nci maddesi hükmü gereğince anılan maddede sayılan kooperatiflerle ilgili olarak Ticaret Bakanlığına ve Bakanına verilmiş olan görev ve yetkiler Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığına ve Bakanına devrolunmuştur.
(2) 11/3/2010 tarihli ve 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 18 inci maddesiyle, bu Kanunda 5957 sayılı Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda mezkur kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
4572
3. Kooperatifin unvanı ve merkezi,
4. Kooperatifin sermayesi ve bunun nakdi kısmına karşılık olarak ödenen en az miktar ve her ortaklık payının değeri,
5. Ortaklık payı belgelerinin ada yazılı olduğu,
6. Ayni sermaye ve devralınan akçalı kıymetlerle işletmelerin neden ibaret oldukları ve bunlara biçilen değerler,
7. Kooperatifin ne suretle temsil olunacağı ve denetleneceği,
8. Yönetim Kurulu üyeleriyle kooperatifi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları,
9. Kooperatifin yapacağı ilanların şekli ve anasözleşmede de bu hususta bir hüküm varsa yönetim kurulu kararlarının pay sahiplerine ne suretle bildirileceği,
10. Kooperatifin şubeleri: Kooperatifler, lüzum gördükleri takdirde memleket içinde ve dışında şubeler açabilirler. Şubeler, merkezin sicil kaydına atıf yapılmak suretiyle bulundukları yer ticaret siciline tescil olunurlar.
Ticaret Bakanlığı, ana sözleşmelerin, kanunun ihtiyari hükümlerinden ayrıldığını ileri sürerek kooperatifleri kuruluşuna izin vermekten kaçınamaz.
Anasözleşmenin değişiklikleri de kuruluştaki usullere bağlıdır.
D) Anasözleşmeye konacak hükümler:
I – Mecburi hükümler:
Madde 4 – Kooperatif anasözleşmesinde aşağıdaki hususlara ait hükümlerin yer olması gerektir.
1. Kooperatifin adı ve merkezi,
2. Kooperatifin amacı ve çalışma konuları,
3. Ortaklık sıfatını kazandıran ve kaybettiren hal ve şartlar,
4. Ortakların pay tutarı ve kooperatif sermayesinin ödenme şekli, nakdi sermayenin en az 1/4 nün peşin ödenmesi,
5. Ortakların ayni sermaye koyup koymıyacakları,
6. Kooperatiflerin yükümlerinden dolayı ortakların sorumluluk durumu ve derecesi,
7. Kooperatifin yönetici ve denetleyici organlarının görev ve yetki ve sorumlulukları ve seçim tarzları,
8. Kooperatifin temsiline ait hükümler,
9. Yıllık gelir gider farklarının, hesaplama ve kullanma şekilleri,
10.Kurucuların adı, soyadı iş ve konut adresleri,
II – İhtiyari hükümler:
Madde 5 – Anasözleşme ayrıca aşağıdaki hususları da kapsıyabilir.
1. Genel kurulun toplantısı, kararların alınması, oyların kullanılması hakkındaki hükümler;
2. Kooperatifin çalışma şekline dair esaslar;
3. Kooperatifin birliklerle olan münasebetleri;
4. Kooperatifin diğer bir kooperatifle birleşmesine ait hükümler;
5. Kooperatifin süresi.
III – Yorumlayıcı hükümler:
Madde 6 – 5 inci maddenin 1 ve 2 nci bentlerinde yazılı hususlar hakkında anasözleşmede hüküm olmadığı takdirde aşağıdaki hükümler uygulanır.
4573
1. Genel kurul, kooperatifi temsile yetkililer tarafından imzalanan taahütlü mektuplarla veya mahalli gazete ile köylerde ise yazılı olarak imza karşılığı toplantıya çağrılır.
2. Kooperatifin faaliyeti; kooperatifin amacı ve çalışma konusuyle sınırlıdır.
E) Tüzel kişiliğin kazanılması ve sorumluluk:
Madde 7 – Kooperatif ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Tescilden önce kooperatif namına işlem yapanlar bunlardan şahsan ve zincirleme olarak sorumludur.
İKİNCİ BÖLÜM
Ortaklık Sıfatının Kazanılması ve Kaybedilmesi
A) Ortaklığa girme şartları ve ek ödemeler:
1. Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı:
Madde 8 – (Değişik: 6/10/1988 – 3476/2 md.)
Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar. Kooperatif, ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteği, bu yükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi halinde değer taşır.
Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır.
Yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenir. Yönetim Kurulu, genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez.
II – Tüzel kişilerin ortaklığı:
Madde 9 ––(Değişik: 21/4/2004 – 5146/ 2 md.)
Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri amaçları bakımından ilgilendikleri kooperatiflerin kuruluşlarına yardımcı olabilir, önderlik edebilir ve ortak olabilirler.
B) Ortaklığın sona ermesi:
I – Ortaklıktan çıkma serbestisi – tazminat:
Madde 10 – Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak istiyen ortağın, muhik bir tazminat ödenmesine dahi hüküm anasözleşmeye konulabilir.
II – Ortaklıktan çıkmanın sınırlandırılması:
Madde 11 – Kooperatiften çıkma hakkının kullanılması, anasözleşme ile en çok 5 yıl için sınırlandırılabilir.
Haklı ve önemli sebeplerle bu süreden evvel çıkabileceği hususunda Anasözleşmeye hüküm konulabilir.
Bir ortağın hiçbir suretle kooperatiften çıkamıyacağına dair bağlamalar hükümsüzdür.
III – Bildirme süresi ve çıkma zamanı:
Madde 12 – Çıkış, ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır. Anasözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap senesi içinde çıkışa müsaade edilebilir.
IV – Ortaklıktan çıkmayı kabulden kaçınma:
Madde 13 – Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.
4574
V – Ortağın ölümü ve ortaklığın devri:
Madde 14 – Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer.
Anasözleşmede gösterilecek şartlarla ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir.
(Değişik: 6/10/1988 – 3476/3 md.) Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder.
VI – Görev veya hizmetin bitmesi, taşınmaz mal veya işletme karşılığı ortaklık:
Madde 15 – Ortaklık sıfatı bir görev veya hizmetin yerine getirilmesine bağlı ise, bu görev veya hizmetin sona ermesi ile ortaklık sıfatı kalkar. Bu halde Anasözleşmeye hüküm konulmak suretiyle ortaklığın devamı sağlanabilir.
Ortaklık sıfatının kazanılması, Anasözleşme ile bir taşınmaz malın mülkiyetine bağlı hakların kullanılmasına veya bir teşebbüsün işletilmesine bağlanabilir. Bu gibi hallerde taşınmaz malın mülkiyetinin veya işletmenin üçüncü şahıslara devir veya temliki ile ortaklık sıfatının bir hak olarak yeni malike veya işletmeyi alana geçebileceğini anasözleşme hüküm altına alabilir. Taşınmaz mala ait bu şekil iktisabın üçüncü şahıslara karşı muteber olması tapu siciline bu yoldan meşruhat verilmesine bağlıdır.
C) Ortaklıktan çıkarılma esasları ve itiraz:
Madde 16 – (Değişik birinci fıkra: 6/10/1988 – 3476/4 md.) Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.
Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme,çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.
Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.
Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir.
(Ek: 6/10/1988 – 3476/4 md.) Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.
D) Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşma süresi ve yükümlülük:
Madde 17 – Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.
Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
4575
Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Ortakların Hak ve Ödevleri
A) Ortaklık senedi:
Madde 18 – Her ortağın üyelik haklarının, ada yazılı ortaklık senedi ile temsil olunması şarttır. Bu senede kooperatifin unvanı, sahibinin adı ve soyadı, iş ve konut adresi, kooperatife girdiği ve çıktığı tarihler yazılır.Bu hususlar, senet sahibi ile kooperatifi temsile yetkisi olan kimseler tarafından imzalanır. Ortağın yatırdığı veya çektiği paralar tarih sırasiyle kaydedilir. Bu kayıtlar kooperatifin ödediği paralara ait ise ortak imza eder. İmzalı ortak senedi makbuz hükmündedir. Mezkür senet anasözleşmeyi ihtiva etmek şartiyle ortaklık cüzdanı şeklinde de düzenlenebilir. Ortaklık senetleri kıymetli evrak niteliğinde olmayıp sadece beyyine vesikası hükmündedir.
B) Ortaklık payları, şahsi alacaklılar: (1)
Madde 19 – Kooperatife giren her şahıstan en az bir ortaklık payı alınması gerekir. Anasözleşme, en yüksek had tespit ederek bir ortak tarafından bu had dahilinde birden fazla pay alınmasına cevaz verebilir.
(Değişik: 28/5/1998 – 4363/1 md.) Bir ortaklık payının değeri 100.000 liradır.Kooperatife giren ortaklar en çok 5 000 pay taahhüt edebilirler. Kooperatifler üst kuruluşuna iştirak edenler ise en az 50 pay taahhüt ederler.Ortaklık payının değeri Bakanlar Kurulu Kararı ile artırılabilir.
(Değişik: 6/10/1988 – 3476/5 md.) Bir kaç pay bir ortaklık senedinde gösterilebilir. Senetle temsil edilmeyen paylar (100.000).- lira itibar olunur.
Her kooperatifin iştigal mevzuuna göre kredi talepleri bankalarca, müesseselerce veya şirketlerce öncelikle karşılanır.
(Değişik: 6/10/1988 – 3476/5 md.) Tarımsal amaçlı kooperatiflerin yatırım faaliyetleri, ilgili bakanlıkça düzenlenen yönetmelik esasları dahilinde, bütçeden ayrılacak ödenekler yoluyla verilecek düşük faizli kredilerle desteklenir.
Bir ortağın şahsi alacakları, ancak ortağa ait faiz ve gelir-gider farklarından hissesine düşen miktarı ve kooperatifin dağılmasında ona ödenecek payı haczettirebilirler.
C) Ayni sermaye:
Madde 20 – Ayn nevinden sermaye konması veya kooperatifin mevcut bir işletmeyi veya aynları devralması sözleşme ile kabul edilebilir.
1. Değer biçme, bilirkişi:
Madde 21 – Anasözleşmede aynların değeri tespit edilmemiş ise, bu tespit kurucular tarafından toplantıya çağrılacak ilk genel kurulda ortak adedinin 2/3 ünü temsil eden ortakların çoğunluğu ile seçilecek bilirkişi tarafından yapılır.
Kuruluştan sonra girecek ortakların ayn nevinden sermaye koymaları halinde bu çağrı yönetim kurulu tarafından yapılır.
Ortakların, 2/3 ünü birleşmesi mümkün olmıyan hallerde bilirkişinin seçimi sulh hukuk mahkemesinden istenir.
Seçilen bilirkişi veya bilirkişiler tarafından verilen rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde mahalli sulh hukuk mahkemesine itiraz edebilirler. Mahkemenin vereceği karar kesindir.
kat Mülkiyeti kanunu 2015, kat Mülkiyeti kanunu 2016, kat Mülkiyeti kanunu Pdf , kat Mülkiyeti kanunu en güncel hali, kat Mülkiyeti kanunu word, kat Mülkiyeti kanunu tam metin, 634 sayılı kat Mülkiyeti kanunu
4133
KAT MÜLKİYETİ KANUNU
Kanun Numarası : 634
Kabul Tarihi : 23/6/1965
Yayımlandğı R. Gazete : Tarih : 2/7/1965 Sayı : 12038 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 4 Sayfa : 2932
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
A) Kat mülkiyeti ve kat irtifakı:
I – Genel kural:
Madde 1 – Tamamlanmış bir yapının kat, daire, iş bürosu, dükkan, mağaza, mahzen, depo gibi bölümlerinden ayrı
ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, o gayrimenkulün maliki veya ortak malikleri tarafından, bu Kanun hükümlerine göre, bağımsız mülkiyet hakları kurulabilir.
Yapılmakta veya ileride yapılacak olan bir yapının, birinci fıkrada yazılı nitelikteki bölümleri üzerinde, yapı tamamlandıktan sonra geçilecek kat mülkiyetine esas olmak üzere, arsa maliki veya arsanın ortak malikleri tarafından, bu Kanun hükümlerine göre irtifak hakları kurulabilir.
II – Tarifler:
Madde 2 – Bu Kanuna göre :
a) Kat mülkiyetine konu olan gayrimenkulün bütününe (Anagayrimenkul); yalnız esas yapı kısmına (Anayapı)
anagayrimenkulün ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olup, bu Kanun hükümlerine göre bağımsız mülkiyete konu olan bölümlerine (Bağımsız bölüm); bir bağımsız bölümün dışında olup, doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş olan yerlere (Eklenti); bağımsız bölümler üzerinde kurulan mülkiyet hakkına (Kat mülkiyeti) ve bu hakka sahip olanlara (Kat maliki);
b) Anagayrimenkulün bağımsız bölümleri dışında kalıp, korunma ve ortaklaşa kullanma veya faydalanmaya yarıyan yerlerine (Ortak yerler); kat maliklerinin ortak malik sıfatiyle paydaşı bulundukları bu yerler üzerindeki faydalanma haklarına (Kullanma hakkı);
c) (Değişik: 13/4/1983 – 2814/1 md.) Bir arsa üzerinde ileride kat mülkiyetine konu olmak üzere yapılacak veya yapılmakta olan bir veya birden çok yapının bağımsız bölümleri için o arsanın maliki veya ortak malikleri tarafından bu Kanun hükümlerine göre kurulan irtifak hakkına (kat irtifakı); bu hakka sahip olanlara da (kat irtifak sahibi);
kooperatif özelgeler
Ana Sayfa > Özelgeler > Yeni Özelgeler
Özelge Arama
Aranan Kelime :
Aranılan Yıl :
ara
Özelgeler
2015
Özelgeler
Tarih Açıklama GİB’de Yayım Dönemi
1 27.07.2015
Mahkeme kararı gereğince avukatlara ödenen vekalet ücretlerinin vergilendirilmesi hk.
Eylül 2015
2 16.06.2015
Özel maliyet bedeli olarak aktifleştirilen iktisadi kıymetin bedelsiz olarak işyeri sahibine bırakılması hk.
Temmuz 2015
3 04.06.2015
Avukatların müvekkillerinden almış olduğu masraf karşılıkları hk.
Temmuz 2015
4 15.04.2015
Yapı Kooperatifinin küçük sanayi sitesi yapılmak üzere mülkiyeti hazineye ait olan bir arsa satın alması durumunda tapuda yapılacak işlemden damga vergisi ve tapu harcından aranılıp aranılmayacağı hk.
Temmuz 2015
5 15.06.2015
Konut Yapı Kooperatifine yapılacak ısı yalıtım hizmetinin KDV’den istisna olup olmadığı.
Haziran 2015
6 15.06.2015
Konut Yapı Kooperatifine yapılacak ısı yalıtım hizmetinin KDV’den istisna olup olmadığı.
Haziran 2015
7 25.05.2015
Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi Adına Kayıtlı Arsanın Satışında KDV
Haziran 2015
8 26.05.2015
Kooperatifin ana faaliyet konusu dışında işlem yapması durumunda Kurumlar Vergisi mükellefiyeti
Haziran 2015
9 25.03.2015
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının Öğrenci Yurdu İnşaatı Nedeniyle Yüklenici Firmaya Yapılacak Hakediş Ödemelerinden Stp. G.Vergisi, Kdv Tevkifatı Ve Damga Vergisi Kesilip Kesilmeyeceği
Haziran 2015
10 19.03.2015
Münfesih kurumun beyannamesi ekinde verilecek taahhütnamenin noter onaylı olup olmayacağı.
Haziran 2015
11 17.03.2015
İmar işlemi sonucunda tek tapu ve hisseli tapu alınmasının muafiyete etkisi
Haziran 2015
12 06.04.2015
Taşınmaz satışında KDV istisnası
Haziran 2015
13 03.04.2015
Kooperatife yapılan inşaat taahhüt işinde KDV iade talebinin hangi tarihten itibaren yapılabileceği hk.
Haziran 2015
14 20.03.2015
Kat karşılığı inşaat işi yapan yapı kooperatifinin vergilendirilmesi hk
Haziran 2015
15 13.03.2015
Açık teklif usulü ihale suretiyle kiraya verilen otopark yerinin katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı ile KDV tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hk.
Haziran 2015
16 15.05.2015
Temettülerde Gelir Vergisi tevkifatının hangi tarihte yapılması gerektiği hk.
Haziran 2015
17 05.03.2015
Gelir Vergisi Kanununun geçici 84 üncü maddesi kapsamında yıllara sari inşaat işlerinde tevkifat
Haziran 2015
18 14.04.2015
Kooperatif üyelerine işyeri tesliminde fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği hk.
Haziran 2015
19 28.04.2015
Değer artış kazancında ilk iktisap tarihinin tespiti hk.
Haziran 2015
20 25.05.2015
IPA kapsamında görevlendirilen koordinatöre yurtdışından ödenen ücretin Türkiye’de vergilendirilmesi
Mayıs 2015
21 27.02.2015 Zirai ürün satan şirketin kendi ürettiği zirai ürünlerin satışından tevkifat yapılıp yapılmayacağı hk.
Nisan 2015
22 18.07.2013 Şirket aktifine kayıtlı gayrimenkulün kiraya verilmesi sonucunda fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği, KDV ve Kurumlar Vergisine tabi olup olmayacağı hk.
Nisan 2015
23 25.02.2015 Kanada mukimi firmadan alınan elektronik malzemelere ilişkin hizmetlerin vergilendirilmesi hk. Mart 2015
24 25.12.2014 Gelir Vergisi Kanunu Uygulamaları hk. Mart 2015
25 04.08.2014
Suudi Arabistan mukimi firmaya lojistik, montaj denetimi, aydınlatma armatürlerinin test ve devreye alınması hizmetlerinden dolayı yapılan ödemeler hk.
Mart 2015
26 05.06.2014 Derneğin kira ödemesi yaparken stopaj kesintisi mi yapacağı yoksa KDV mi ödeyeceği hk. Mart 2015
27 22.04.2014 Yurt dışında mukim kooperatiftenTürkiye\’de bulunan şirkete dağıtılan temettülerin vergiden istisna olup olmadığı hk. Mart 2015
Yazdır
Başlık: Yurt dışında mukim kooperatiftenTürkiye\’de bulunan şirkete dağıtılan temettülerin vergiden istisna olup olmadığı hk.
Tarih: 22/04/2014
Sayı: 49327596-125[KVK.2013.ÖZ.39]-107
Kapsam
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANTALYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF HİZMETLERİ GELİR GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
İlgide kayıtlı dilekçenizde, şirketinizin yurt dışında sürdürmekte olduğu turizm faaliyetleri dolayısıyla Hollanda’da sermayesinin %99’una sahip bir kooperatifin kurulduğu belirtilerek; Hollanda mukimi kooperatiften şirketinize dağıtılan temettülerin Türkiye’de vergiden istisna olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde kurumlar vergisine tabi kurumlar sayılmış olup, söz konusu maddenin ikinci fıkrasında kurum kazancının gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluştuğu, aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında da, bu kurumlardan kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunanların tam mükellef olarak gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançlarının tamamı üzerinden vergilendirilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Gelir Vergisi Kanununun “Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti” başlıklı 38 inci maddesinde ise; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce; işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmıştır.
Buna göre, şirketinizin iştirak ettiği Hollanda mukimi kooperatiften elde edilen temettülerin, kurum kazancına dahil edilerek kurumlar vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
Ancak, Türkiye Cumhuriyeti ile Hollanda Krallığı Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının hükümleri 01/01/1989 tarihinden itibaren uygulanmaktadır.
Anlaşmanın “Temettüler” başlıklı 10 uncu maddesinin ilk iki fıkrasında;
“1.Devletlerden birinin mukimi olan bir şirket tarafından diğer Devletin bir mukimine ödenen temettüler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2.Bununla beraber söz konusu temettüler, temettü ödeyen şirketin mukim olduğu Devlette, o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak bu şekilde alınacak vergi aşağıdaki oranları aşmayacaktır:
a)Temettü elde eden, temettü ödeyen şirketin sermayesinin doğrudan doğruya en az yüzde 25’ini elinde tutan bir şirket ise (ortaklıklar hariç), gayrisafi temettü tutarının yüzde 15’i;
b)Tüm diğer durumlarda gayrisafi temettü tutarının yüzde 20’si.
Bu fıkra hükümleri, bünyesinden temettü ayrılan şirket kazancının vergilenmesine etki etmeyecektir.”
hükmü yer almaktadır.
Bu madde ile temettülerin şirketler tarafından ödenebileceği düzenlenmiştir. Anlaşmanın “Genel Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin 1/e fıkrasında ise “şirket” terimi, her tür tüzel kişi veya vergileme yönünden tüzel kişi olarak muamele gören her tür şahsiyet olarak tanımlanmıştır.
Anlaşmanın “Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi” başlıklı 23 üncü maddesinin birinci fıkrasında;
“1.Türkiye mukimleri için çifte vergilendirme aşağıdaki şekilde giderilecektir:
a)Bir Türkiye mukimi, b) bendinde kavrananlar hariç olmak üzere, bu Anlaşma hükümlere göre Hollanda’da vergilendirilebilen bir gelir unsuru elde ettiğinde Türkiye, bu geliri vergiden muaf tutacaktır. Ancak Türkiye, bu kişinin geriye kalan gelirine ilişkin vergiyi hesaplarken, muaf tutulan gelir sanki vergiden muaf değilmiş gibi bir vergi oranı uygulayabilir. Temettüler için bu bendin bundan önceki hükmü Hollanda mukimi bir şirketin en az yüzde 10 sermayesini doğrudan doğruya elinde bulunduran bir Türkiye mukimine uygulanacaktır.
b)Hollanda’da bu Anlaşma hükümleri uyarınca ödenen vergi, yabancı vergilerin mahsubuna ilişkin Türk vergi mevzuatı hükümlerine göre aşağıda sayılan gelirler üzerinden Türkiye’de alınan vergilere mahsup edilecektir.
i)a) bendinde yazılı olmayan temettüler;
ii)Faizler;
iii)Gayrimaddi hak bedelleri;
iv)13 üncü Maddenin 5 inci fıkrası gereğince, Hollanda’da vergilendirilen sermaye değer artış kazançları.
Bununla beraber bu mahsup, Hollanda’da vergilendirilebilen gelir için Türkiye’de mahsupdan önce hesaplanan vergi miktarını aşmayacaktır.
c)Bu fıkranın amaçları yönünden Hollanda’da gelir üzerinden ödenen vergiler belirlenirken, Hollanda Yatırım Hesapları Kanununda (Wet Investeringsrekening) bahsedilen yatırım primleri ve hibeleri ve yatırım yapmama ödemeleri dikkate alınmayacaktır. Bu paragrafın amaçları yönünden, 2 nci maddenin 3 üncü fıkrasının b) bendinde ve 4 üncü fıkrasında belirtilen vergiler, gelir üzerinden alınan vergiler olarak kabul edilecektir.”;
Anlaşmaya Ek Protokolün XIV numaralı maddesinde ise,
“23 üncü Maddenin 1 inci fıkrasının a) bendi hükümlerinin temettüler yönünden uygulanmasına, yalnızca Hollanda Kurumlar Vergisi Kanunu ile buna ilişkin muhtemel değişiklik hükümleri, Hollanda’da mukim şirketlere, Türkiye’de mukim şirketlerden elde ettikleri temettüler için Hollanda Kurumlar Vergisi ödememe hakkını tanıdığı sürece devam edileceği anlaşılmaktadır.”
düzenlemeleri yer almaktadır.
Buna göre, ortak olduğunuz Hollanda mukimi kooperatifin, Hollanda’da, Anlaşmanın 3 üncü maddesinin 1/e fıkrası kapsamında vergileme yönünden tüzel kişi olarak muamele gören bir şirket olması durumunda, Hollanda’da doğan ve şirketinize yapılan temettü ödemeleri, 10 uncu maddenin 1 inci fıkrası çerçevesinde Türkiye’de vergilendirilebilecek, ancak kaynak devlet olarak Hollanda da bu gelirleri anılan maddenin 2 nci fıkra hükümlerine göre vergiye tabi tutacaktır.
Anlaşmaya Ek Protokolün XIV numaralı maddesi kapsamında Hollanda Kurumlar Vergisi Kanunu ile buna ilişkin muhtemel değişiklik hükümleri, Hollanda’da mukim şirketlere, Türkiye’de mukim şirketlerden elde ettikleri temettüler için Hollanda Kurumlar Vergisi ödememe hakkını tanıdığı sürece, şirketinizin Hollanda mukimi şirketin en az yüzde 10 sermayesini doğrudan doğruya elinde bulundurması durumunda elde edeceğiniz temettü, Anlaşmanın 23 üncü maddesinin 1/a fıkrası uyarınca Türkiye’de vergiden muaf tutulacaktır. Ancak bu koşulların olmaması durumunda ise Anlaşmanın 23 üncü maddesinin 1/b fıkrası uyarınca mahsup yöntemiyle çifte vergilendirme önlenecektir.
Anlaşmanın 10 uncu madde hükümlerinin uygulanabilmesi için Hollanda’da mukim kooperatifin vergileme yönünden Anlaşmanın 3 üncü maddesinin 1/e fıkrasında tanımlanan şirket olarak muamele gördüğünün, ayrıca, Anlaşmanın 23 üncü maddesinin 1/a fıkrasının uygulanabilmesi için Hollanda Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca Hollanda’da mukim şirketlere, Türkiye’de mukim şirketlerden elde ettikleri temettüler için Hollanda Kurumlar Vergisi ödememe hakkının tanındığı hususu ile Hollanda’da mukim kooperatifin en az yüzde 10 sermayesini doğrudan doğruya elinde bulundurduğunuz hususunun Hollanda yetkili makamlarından alınacak belge ile tevsik edilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
Yazdır
28 17.04.2014 Dernek yönetim kurulu üyelerine yapılacak huzur hakkı ödemeleri ile kiralanacak lojman için yapılacak ödemelerin vergisel durumu ve dernek giderlerinin tevsiki hk. Mart 2015
29 11.04.2014 Gayrimenkul Satışlarında Kurumlar Vergisi Muafiyeti hk. Mart 2015
30 02.09.2013 Vakfa ait gayrimenkulün inşaat firmasına verilip yeni gayrimenkul elde edilmesi ve hasılat paylaşımlı olarak satışının yapılması durumunun vergisel boyutu hk. Mart 2015
31 05.08.2013 Sözleşmeye istinaden ödenen tazminatlar üzerinden tevkifat yapılıp yapılmayacağı hk. Mart 2015
32 25.01.2013 Hazineden tahsil edilecek görev zararının yasal yedeklerden mahsubunun kar dağıtımı sayılacağı hk. Mart 2015
33 20.02.2015 Konut Yapı Kooperatifine yapılan inşaat taahhüt işlerine uygulanacak kdv oranı Mart 2015
34 28.03.2014 Konut yapılmak üzere kat irtifakı tesis edilmiş arsa satışında uygulanacak KDV oranı Mart 2015
35 06.02.2015 Tapusu bulunmayan binanın devir teslim tutanağı ile şirkete devri halinde aktifleştirilmesinin mümkün olup olmadığı hk. Mart 2015
36 24.12.2014 Bağış yoluyla ivazsız iktisap edilen gayrimenkulün satışı Mart 2015
37 19.09.2014 Kamu menfaatine yararlı derneklerin KDV ve ÖTV karşısındaki durumu hk. Şubat 2015
Hızlı Menü : Ekle Kaldır
Arkadaşına gönder
Yönetim Planı Değişikliği. Yargıtay kararı
ÖZET
BİR SİTEDE TOPLU YAPI YÖNETİMİNİN KURULABİLMESİ İÇİN, SİTENİN BİR VEYA BİRDEN ÇOK İMAR PARSELİ ÜZERİNDE BELLİ BİR YERLEŞİM PLANINA GÖRE KURULMUŞ OLMASI, ALTYAPI TESİSLERİNİN VE ORTAK KULLANIM YERLERİNİN BULUNMASI VE BUNLARIN YÖNETİMİNİN BİRBİRLERİYLE BAĞLANTILI OLMASI GEREKİR. BİRDEN ÇOK İMAR PARSELİ ÜZERİNDE KURULAN TOPLU YAPILARDA, DAHA ÖNCE AYRI AYRI YÖNETİM PLANLARI YAPILMIŞ İSE, BİR TEK YÖNETİM PLANININ DÜZENLENEBİLMESİ İÇİN, MEVCUT KAT MALİKLERİNİN SALT ÇOĞUNLUĞU İLE KARAR ALMALARI GEREKİR.
İçtihat Metni
Dava dilekçesinde, 30.03.2008 günlü genel kurul kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
1- Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı B… Sitesi’nde kat malikleri olduklarını, 30.03.2008 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında davalı yöneticilerin kat maliklerini yanıltarak 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 5711 sayılı Yasa ile değişik geçici 3. maddesi uyarınca toplu yapı yönetimine geçiş işlemi yapılıyormuş gibi kendi istekleri doğrultusunda yönetim planı değişikliği kararı aldıklarını, bu kararda 4/5 çoğunluğun sağlanmadığını, yönetim planında yapılan değişiklikler ile B Bloktaki kat maliklerinin haklarını ihlal etmeye yönelik düzenlemeler yapıldığını ileri sürerek yasaya aykırı olarak alınan 30.03.2008 günlü genel kurul kararının iptalini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu tek parsel üzerine kurulu B… Sitesi’nde 15.10.2003 tarihinde kat irtifakı tesis edildiği, bu sitenin A ve B Bloktan müteşekkil 83 adet bağımsız bölümden oluştuğu, 30.03.2008 günü yapılan olağanüstü kat malikleri kurulu toplantısına 75 kat malikinin katıldığı, bunlardan 44’ünün olumlu oyları ile B… Sitesi Yönetim Planı adı altında bir yönetim planının düzenlendiği anlaşılmaktadır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 66. maddesine göre, toplu yapı; bir veya birden çok imar parseli üzerinde, belli bir onaylı yerleşim planına uygun yapılmış veya yapılacak altyapı tesisleri, ortak kullanım yerleri, sosyal tesis ve hizmetler ile bunların yönetimi bakımından birbirleriyle bağlantılı birden çok yapıyı ifade eder. Aynı Yasa’nın 70. maddesinde; toplu yapı kapsamındaki yapı ve yerler için tamamını kapsayan bir tek yönetim planının düzenleneceği ve bu planın toplu yapı kapsamındaki bütün kat maliklerini bağlayacağı, yönetim planının değiştirilebilmesi için toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tam sayısının beşte dördünün oyunun şart olduğu öngörülmüştür. Öte yandan aynı Yasa’ya 5912 sayılı Yasa’nın 5. maddesi ile eklenen geçici 2. maddeye göre, bu Kanun’un yürürlük tarihinden önce kurulan toplu yapılara ait yönetim planlarının bu Kanun hükümlerine uyarlanması amacı ile yapılacak ilk değişiklik için mevcut kat malikleri kurulunun salt çoğunluğu yeterlidir.
Yukarıdaki Yasa metinlerinden de anlaşılacağı gibi bu hükümlerin tamamı toplu yapı yönetimine geçilmiş siteler için geçerlidir. Somut olaya gelince, dava konusu site tek parsel üzerinde kurulmuş, kat irtifaklı bir sitedir. Bu tür sitelerin toplu yapı yönetimine geçmelerine gerek bulunmamaktadır. Zira 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na 5711 sayılı Yasa ile eklenen ve yukarıda açıklanan 66. madde, bir sitede toplu yapı yönetimi kurulabilmesi için bu sitenin bir veya birden çok imar parseli üzerinde kurulmuş olması, belli bir yerleşim planına göre yapılmış veya yapılacak olması, tüm bunların yanında altyapı tesislerinin bulunması, ortak kullanım yerlerinin, sosyal tesis ve hizmetlerinin mevcut olması, bunların yönetimi bakımından birbirleriyle bağlantılı birden çok yapıyı ifade etmesi gerekmektedir. Tek parsel üzerinde kurulmuş bir sitenin altyapı tesislerinin, ortak kullanım yerlerinin, sosyal tesis ve hizmet binalarının bulunması ve bunların yönetimi ile ilgili olarak birbiriyle bağlantılı birden çok yapının mevcut olması koşullarının hep birlikte ve birarada bulunması gerekir. Tüm bunlardan başka bu parselde daha önce kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmemiş olmalıdır. Birden çok imar parseli üzerinde kurulan bu tür toplu yapılarda, her bir parsel için bu Yasa yürürlüğe girmeden önce ayrı ayrı yönetim planları yapılmış ise, bu takdirde Yasa’nın 70. maddesindeki bir tek yönetim planının düzenlenebilmesini sağlamak için, siteye dahil parsellerin yönetim planlarında gerekli uyarlama ve değişikliğin Yasa’nın geçici 2. maddesindeki koşullara uygun şekilde mevcut kat maliklerinin salt çoğunluğu ile karar almaları gerekir. Geçici 2. maddenin getiriliş amacı bu konuya yöneliktir. Yukarıda açıklanan nedenlere göre tek parsel üzerinde kurulu bulunan dava konusu B… Sitesi’nde 2003 yılında kat irtifakı kurulup yönetim planı tanzim edilmiş olduğundan, bu yönetim planının değiştirilmesi, Kat Mülkiyeti Yasası’nın 28. maddesinin üçüncü fıkrasına göre bütün kat maliklerinin beşte dördünün oyu ile mümkün bulunmaktadır. Tüm bu hususlar dikkate alınarak mahkemece usulüne uygun şekilde bir yönetim planı değişikliği gerçekleştirilmediğinden istem gibi 30.03.2008 günlü genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Davacılar birden çok kişi olduğu halde bunlardan yalnızca Yaşar’ın adının karar başlığında yer almış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, kabulü ile hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
site yönetim Planı’nı değiştirirken izlenecek süreç
ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞITapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı
11 07 2013 KARAR NO: 2013/79
Sayı : 96021322-100.01/
Konu : Ret Kararı
GENEL MÜDÜRLÜK MAKAMINA
Tapu ve Kadastro … Bölge Müdürlüğü’ nün … tarihli ve … sayılı karan ile onanan, … Tapu Müdürlüğü ‘nün … tarihli ve … yevmiye numaralı ret kararına, Av. D.M. tarafından … tarihli dilekçe ile itiraz edilmiştir.
İSTEM
… İli, … İlçesi, … Mahallesinde kain, … ada … parsel, … ada … parsel.. numaralı taşınmazlar üzerinde kurulu 18 blok ve 700 bağımsız bölümden oluşan .. Sitesi Toplu Yapı Yönetim Kurulu Başkanı T.K. tarafından, … tarihli toplu yapı yönetim planının değişikliği için talepte bulunulmuştur.
RET NEDENİ
… İli, … İlçesi, … Mahallesinde kain, … ada … parsel, … ada … parsel.. numaralı taşınmazlar üzerinde kurulu 18 blok ve 700 bağımsız bölümden oluşan .. Sitesi Toplu Yapı Yönetim Kurulu Başkanı T.K. tarafından, … tarihli toplu yapı yönetim planının değiştirilmesi talebine ilişkin olarak; toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerde 4/5 oranında 560 kat malikinin imzasının olması gerektiği ancak söz konusu yönetim planı değişikliğinde 4/5 oranının 372’sinin sağlandığı ve A2 ile Al2 blok yöneticilerinden A.K.’un ve L.A.’ın görev sürelerinin bitmiş olduğunun anlaşılması ve yeni alınan kat malikleri kurulu toplantı tutanağının ibraz edilmemesi nedeniyle talep reddedilmiştir.
YAPILAN İNCELEME
… İli, … İlçesi, … Mahallesinde kain, … ada … parsel, … ada … parsel.. numaralı taşınmazlar üzerinde … tarih ve … yevmiye ile kat mülkiyeti tesis edilerek, 18 bloklu 700 bağımsız bölümlü … Sitesi’nin kurulduğu,
Kat mülkiyeti tesisinde esas alınan, Kat Mülkiyeti Kanunu’ndaki değişikliklere uyarlı ve toplu yapının tek yönetim planı olan “.. İli-… İlçesi … 700 Konut Toplu Yapı Yönetim Planı” nın … tarihinde kütüğe tescil edilmiş olduğu,
Site kat maliklerinin muhtelif tarihlerde toplanmak sureti ile;
A0l Blok kat maliklerinin, 28 kişi ile toplanıp, … tarih, … sayılı karar ile yöneticiliğe A.A.’yi seçtikleri,
A02 Blok kat maliklerinin, 24 kişi ile toplanıp, yöneticiliğe … tarih, bila sayılı karar ile A.K.’un yönetici olarak seçtikleri,
ADRES: Dikmen Cad. No: IfflSfanlıklar 06100 ANKARA Telefon : O 312 (413 62 53) Dahili (Pbx) Fax : O 312 (413 62 52) E-posta: tapudairesi(5Hkgm.gov.tr Elektronik Ağ:
Ayrıntılı bilgi için irtibat : E. KARACA T.K U/manı
1/5
T.C.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı
A03 Blok kat maliklerinin, 25 kişi ile toplanıp, … tarih, … sayılı karar ile yöneticiliğe A.Ü.’yü seçtikleri,
A04 Blok kat maliklerinin, 29 kişi ile toplanıp, yöneticiliğe … tarih, … sayılı karar ile T.U.’i seçtikleri,
A05 Blok kat maliklerinin, 28 kişi ile toplanıp, … tarih, … sayılı karar ile yöneticiliğe T.K.’yi seçtikleri,
A06 Blok kat maliklerinin, 18 kişi ile toplanıp, yöneticiliğe … tarih, … sayılı karar ile Ç.Ü.’ı seçtikleri,
A07 Blok kat maliklerinin, 20 kişi ile toplanıp, yöneticiliğe … tarih, … sayılı karar ile E.D.’ı seçtikleri,
A08 Blok kat maliklerinin, 8 kişi ile toplanıp, yöneticiliğe … tarih, … sayılı karar ile M.S.’ nü seçtikleri,
A09 Blok kat maliklerinin, 18 kişi ile toplanıp, yöneticiliğe … tarih, … sayılı karar ile Ö.D.’i seçtikleri,
A10 Blok kat maliklerinin, 20 kişi ile toplanıp, yöneticiliğe … tarih, … sayılı karar ile M.Ö.’ı seçtikleri,
A11 Blok kat maliklerinin, 28 kişi ile toplanıp, yöneticiliğe … tarih, … sayılı karar ile A.R.B.’i seçtikleri,
A12 Blok kat maliklerinin, 16 kişi ile toplanıp, yöneticiliğe … tarih, … sayılı karar ile L.A.’ı bir yıllığına seçtikleri,
A13 Blok kat maliklerinin, 14 kişi ile toplanıp, yöneticiliğe … tarih, … sayılı karar ile Z.U.’u seçtikleri,
A14 Blok kat maliklerinin, 22 kişi ile toplanıp, yöneticiliğe … tarih, … sayılı karar ile E.Ö.’i seçtikleri,
A15 Blok kat maliklerinin, 22 kişi ile toplanıp, yöneticiliğe … tarih, … sayılı karar ile H.P.’nu seçtikleri,
A16 Blok kat maliklerinin, 17 kişi ile toplanıp, yöneticiliğe … tarih, … sayılı karar ile S.D.’ı seçtikleri,
Al7 Blok kat maliklerinin, 14 kişi ile toplanıp, yöneticiliğe … tarih, … sayılı karar ile M.K.’yı seçtikleri,
Al8 Blok kat maliklerinin, 21 kişi ile toplanıp, yöneticiliğe … tarih, … sayılı karar ile H.M.E.’ı seçtikleri,
Anlaşılmış olup, tüm bloklarda toplam 372 adet malikin katılımı ile alınan blok kat malikleri kararlarından sadece A11 Blok kat maliklerinin mevcut yönetim planının 34. maddesinin değiştirilmesi yönünde karar aldığı, diğer blok kat maliklerince böyle bir karar alınmadığı ve seçilen yöneticilere de yönetim planı değişikliği konusunda herhangi bir yetki verilmediği,
Yukarıda belirtilen kararlar ile yönetici olarak seçilen kişilerden oluşan toplu yapı temsilciler kurulunun, … tarihli ve … sayılı karar ile … tarihinde kütüğe tescil edilmiş olan site yönetim planının bazı maddelerinin değiştirilmesi yönünde oy birliği ile karar aldığı, buna istinaden … Toplu Yapı Yönetim Kurulu Başkanı T.K. tarafından, … tarihli toplu yapı yönetim planının değişikliği için … tarih ve … sayılı başvuru ile talepte bulunulduğu,
Talebin … Tapu Müdürlüğü tarafından … tarihli ve … yevmiye numaralı karar ile ret edildiği, bu kararın Tapu ve Kadastro … Bölge Müdürlüğü’ nün … tarihli ve … sayılı kararı ile onanması üzerine Av. D.M. tarafından … tarihli dilekçe ile Genel Müdürlüğümüze itiraz edildiği anlaşılmıştır.
ADRES: Dikmen Cad. No: 14 Bakanlıklar 06100 ANKARAAyrıntılı bilgi için irtibat : [-. KARACA T K U/manı
Telefon : O 312 (413 62 53) Dahili (Pbx) Fax : O 312 (413 62 52)
E-posta: tapudairesi(a?lkgm.gov.lr Flektronik Ağ:2/5
T.C.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı
HUKUKİ SEBEBLER VE GEREKÇE:
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu toplu yapılara ilişkin özel düzenlemeler içermekte olup, Kanun’un 66. maddesine göre toplu yapı; bir veya birden çok imar parseli üzerinde, belli bir onaylı yerleşim plânına göre yapılmış veya yapılacak, alt yapı tesisleri, ortak kullanım yerleri, sosyal tesis ve hizmetler ile bunların yönetimi bakımından birbirleriyle bağlantılı birden çok yapıyı ifade etmektedir.
Kanun’un 69. maddesi uyarınca toplu yapı kapsamındaki ortak yapı, yer ve tesisler, bu kapsamda yer alan bağımsız bölüm maliklerinden oluşan toplu yapı kat malikleri kurulunca yönetilir ve yönetim tarzı, kanunların emredici hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu kurul tarafından kararlaştırılır. Bu yetki, yönetim plânında toplu yapı temsilciler kuruluna verilebilir. Yönetim plânında başka türlü düzenlenmemişse, toplu yapı temsilciler kurulu, blok yapılarda her blokta bulunan bağımsız bölüm maliklerince seçilen blok yöneticileri ve blok niteliğinde olmayan yapıların bağımsız bölüm maliklerince seçilen temsilcilerden oluşur. Toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin sayısı ve nasıl seçileceği toplu yapının özelliği dikkate alınarak yönetim plânında belirtilir. Toplu yapı temsilciler kurulunda bu yöneticiler ve temsilciler yönettikleri ve temsil ettikleri bağımsız bölüm sayısı kadar oy hakkına sahiptirler.
Somut olayda … tarihinde kütüğe tescil edilmiş olan “…700 Konut Toplu Yapı Yönetim Planı” nın 21. maddesinde toplu yapı temsilciler kurulu düzenlenmiş olup, bu madde uyarınca toplu yapı temsilciler kurulunun blok kat malikleri kurulu tarafından seçilen blok yöneticileri olmak üzere (18 blok yöneticisi=18 kişi) toplam 18 kişiden oluşacağının belirlendiği, ayrıca toplu yapı temsilciler kurulunun bloklar arası eşgüdümü ve birlikteliği sağlamakla görevli ve yetkili olduğu ve bu amaca yönelik kararlar almak ve kurallar koymakla görevli olduğunun düzenleme altına alındığı görülmüştür.
Yine aynı yönetim planın 4. maddesi de Kat Mülkiyeti Kanunu’nün 70. maddesine paralel olarak düzenlenmiş, yönetim planının değiştirilmesi için, toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tam sayısının beşte dördünün oyu gerektiği anlaşılmıştır.
Genel Müdürlüğümüz tarafından yürürlüğe konulan 1651-2008/1 sayılı Genelge uyarınca da yönetim planı değişikliği talepleri Kanunun 69. maddesinde tariflenen toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tamsayısının beşte dördünün oyu ile mümkün olduğundan, bu tür taleplerin bu doğrultuda karşılanması gerekmektedir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, Genel Müdürlüğümüz tarafından yürürlüğe konulan 1651-2008/1 sayılı Genelge ve değişiklik talebine konu mevcut toplu yapı yönetim planı birlikte değerlendirildiğinde;
18 blok ve 700 bağımsız bölümden oluşan, toplu yapı niteliğindeki … Sitesi’nde, kat malikleri kurulu dışında 18 üyeden oluşan bir temsilciler kurulu oluşturulduğu, yukarıda ilgili maddelerine yer verilmiş olan bu yönetim planı ile temsilciler kuruluna verilen yetki, yönetim planı değişikliğim de kapsadığından, ayrıca blok bazında toplanılarak temsilciler kuruluna yönetim planı değişikliğine ilişkin ayrı bir yetki verilmesine gerek bulunmadığı,
Yönetim planı değişikliği yapılmasına karar veren bu kurulu oluşturan her üyenin temsil ettiği bağımsız bölüm sayısı kadar oy hakkına Kanun gereği sahip olduğu ve … Sitesi toplu yapı temsilciler kurulunun … tarih ve … sayılı kararından anlaşıldığına göre oy birliği ile yönetim planı değişikliğine karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Bu durumda somut olayda tartışılması gereken sorun, yönetim planı değişikliğine yönelik temsilciler kurulu kararının yeterli çoğunlukla alınıp alınmadığı hususunda ortaya çıkmış olup,
ADRES: Dikmen Cad. No: iTBÜkanlıklar 06100 ANKARAAyrıntılı bilgi için irtibat : E. KARACA T.K Uzmanı
Telefon : O 312 (413 62 53) Dahili (Pbx) Fax : O 312 (413 62 52)
E-posta: [email protected] Elektronik Ağ:3/5
T.C.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı
konuya ilişkin olarak 634 sayılı Kanun’da, yönetim planı değişikliği yapılabilmesi için toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tam sayısının beşte dördünün oyunun gerektiği belirtilmiş olmakla birlikte karar nisabının elde edilmesinde her bir temsilcinin ayrı ayrı temsil ettiği bloğun 4/5 oranında oyuna sahip olması gerektiği yönünde herhangi bir kural getirilmemiştir. Zaten böyle bir kriterin kabulü, toplu yapı temsilciler kurulunun işlerliğini ortadan kaldıracağı ve toplu yapılarda yönetim planı değişikliği yapılabilmesini fiilen zorlaştırmış olacağı gibi, Kat Mülkiyeti Kanunu’nün ruhuna da aykırı bir durum oluşturacaktır. Nitekim Kanun’un 70. maddesinin gerekçesinde, geçiş dönemine ilişkin yönetim planı değişikliklerinin kat malikleri kurulu kararıyla, uyarlama niteliğinde olmayan ve sonradan yapılan yönetim planı değişikliklerinin ise temsilciler kurulunun 4/5 çoğunluğunun kararı ile yapılabileceği öngörülmüştür. Bu sebeple toplu yapı temsilciler kurulunun karar nisabının hesaplanmasında, değişikliğe onay veren kurul üyelerinin tümünün temsil ettiği (temsil ettikleri bloklardaki kat maliklerinin ayrı ayrı 4/5 oranı değil) kat maliklerinin, toplu yapıdaki tüm kat maliki sayısının beşte dördü oranında olup olmadığına bakmak gerekmektedir.
Benzer bir konuda görüş sorulması üzerine Genel Müdürlüğümüz eski Tasarruf İşleri Dairesi Başkanlığı’nın 24.03.2009 tarih ve 1812/315-1418 sayılı görüş yazısında;
“….Kanunun 70. maddesinde belirtildiği üzere, toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tamsayısının beşte dördünün imzası ile yapılan yönetim planı değişikliğinin tapu siciline işletilmesi taleplerinin karşılanması, ancak yönetim planında toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin seçimi, temsilci sayısı ile temsil ettikleri kat maliklerinin farklı bir yöntemle belirlenmesi halinde, aynı Kanun’un 69/3. maddesi uyarınca yönetim planı hükümleri geçerli olacağından böyle bir durumda ibraz edilen yönetim planında mevcut olan düzenlemeye göre yönetim planı değişikliği taleplerinin karşılanması…
Bu nedenle tapu sicil müdürlüklerinin dikkat etmesi gereken hususun…70. maddeye istinaden, kanun koyucunun aradığı (…70. Maddede toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tamsayısının beşte dördünün) karar yeter sayısının mevcut olup olmadığını kontrol etmekten ibaret olduğu…” belirtilmiştir.
İtiraza konu olayda, toplu yapı yönetim planının değiştirilmesi için karar alan toplu yapı temsilciler kurulunun oy birliği ile karar almış olduğu anlaşıldığından, toplu yapıdaki tüm kat maliki sayısının beşte dördünün (560 adet kat maliki) evleviyetle sağlandığı(A2 ve A12 Blok temsilcilerinin yetkili olmadığı kabul edilse bile 620 adet kat maliki ile karar nisabının sağlandığı) tespit edilmiştir.
Buna ilaveten bu tür yönetim planı değişikliği taleplerinde, tapu müdürlüklerince karar nisabının kontrolü dışında, kabulün sağlanma biçimi, toplantının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, imzaların ilgili şahıslara ait olup olmadığı, yöneticilerin usulüne uygun seçilip seçilmediğinin denetimi birimlerimizin görev alanına girmemektedir. Ayrıca 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 38. maddesine göre, yönetici kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumlu olduğundan, tüm bu konularla ilgili kat malikleri arasında çıkacak uyuşmazlıkların denetimi makamı 634 sayılı Kanun’un 33. maddesine göre yargı mercileridir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle; ret kararına konu … İli, … İlçesi, … Mahallesinde kain, … ada … parsel, numaralı taşınmazlar üzerinde kurulu 18 blok ve 700 bağımsız bölümden oluşan … Sitesi’ne ait … tarihli toplu yapı yönetim planının değiştirilmesi talebine ilişkin olarak; toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerde 4/5 oranında (560) kat malikinin imzasının olması gerektiği, söz konusu yönetim planı değişikliğini 4/5 oranın 372’sinin sağlandığı ve A2 ile A12 blok yöneticilerinden
ADRES: Dikmen Cad. No: 14 BakanMfcOölOO ANKARAAyrıntılı bilgi ıçm irtibat : E. KARACA T K Uzmanı
Telefon : O 312 (413 62 53) Dahili (Pbxf Fax : O 312 (413 62 52)
ti-posta: lapuüairesi(Stkgm.gov.ir Elektronik Ağ:4/5
T.C.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı
A.K., L.A. görev sürelerinin bittiği ve yeni alınan kat malikleri kurulu toplantı tutanağının ibraz edilmediği gerekçesiyle, … Tapu Müdürlüğü tarafından … tarihli ve … yevmiye numarası ile reddedilen, Tapu ve Kadastro … Bölge Müdürlüğü’ nün … tarihli ve … sayılı kararı ile onanan kararın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
SONUÇ:
Tapu ve Kadastro … Bölge Müdürlüğü’ nün … tarihli ve … sayılı kararı ile onanan, … Tapu Müdürlüğü ‘nün … tarihli ve … yevmiye numaralı ret kararının ” BOZULMASINA” karar verilmiştir.
Kooperatifler için en uygun muhasebe programı hangisidir ?
genelde yazılım firmaları kooperatifler ile site yönetimleri arasındaki Farkları bilmemeleri nedeni ile site yönetimlerine satılan programları kooperatiflere de satmaya çalışmaktadırlar …. Devamı için [email protected]
Kooperatif birleşme bölünme işlemleri-Evren Özmen
[youtube https://www.youtube.com/watch?v=wFYNaWg7Mg8&w=420&h=315]
Kooperatifler araç kiralayabilir mi ?
Araç Kiralamaya İlişkin Yeni Düzenlemeler
4 Nisan 2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete’ de Polis Vazife Ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev Ve Yetkileri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) yayımlanmıştır. Kanun araç kiralamaya ilişkin düzenlemeler Yönetmelik, yayımlandığı tarih olan, 4 Nisan 2015’te yürürlüğe girmiştir.
KANUN İLE GETİRİLEN ARAÇ KİRALAMAYA İLİŞKİN DÜZENLEMELER
1. Kanun ile araç kiralayan gerçek ve tüzel kişiler 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu kapsamına alınmıştır. Bu sebeple 4 Nisan 2015 tarihinden itibaren araç kiralayanlar da Kimlik Bildirme Kanunu düzenlemelerine tabidir.
2. Kanun, Kimlik Bildirme Kanunu’na ek madde getirerek; araç kiralama şirketlerinin sorumlu işleticilerine ve yöneticilerine kiralanan araç bilgilerini, aracı kiralayanların kimlik bilgilerini ve kira sözleşmesi kayıtlarını usulüne uygun şekilde günü gününe tutma yükümlülüğü getirmiştir. Buna göre mevcut bilgi, belge ve kayıtlar genel kolluk kuvvetlerinin her an incelemelerine hazır bulundurulmak zorundadır.
Kiracının kamu kurum veya kuruluşu olması halinde sadece yapılan sözleşme ile araç bilgilerinin sisteme kaydı yeterlidir.
Kanun ile getirilen düzenleme uyarınca, araç kiralama esnasında gerçeğe aykırı kimlik kullananlar ile bu kapsamda elde edilen bilgi ve kayıtları hukuka aykırı olarak kullanan, bir başkasına veren, yayan ve ele geçiren kişiler “suç” teşkil edecek olup, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre cezalandırılacaktır.
Bu çerçevede yapılacak ceza soruşturması ve/veya kovuşturmasının yanı sıra Kanun, bu yükümlülüklere aykırı davrananlara idari para cezası uygulanacağına ilişkin düzenlemeler getirilmiştir. Mülki idare amirlerince, bu yükümlülüklere aykırı hareket edenlere 5.000-TL, gerçeğe aykırı kayıt tutan veya bilgi verenlere ise 10.000-TL idari para cezası verilecek ve bu cezaların tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekmektedir. Ayrıca işlenen bir suçun gizlenmesi amacıyla bilgilerin yok edilmesi halinde işletme ruhsatlarının iptal edileceğini düzenlenmektedir.
Yukarıdaki düzenlemelerin uygulanması ile bu verileri kullanacak kamu personelinin denetimine ilişkin esas ve ususller İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenecektir.
3. Kanun son olarak araç kiralama şirketlerinin, 04.04.2015 tarihinden itibaren 6 ay içinde tüm kayıtlarını bilgisayarda tutmak; bilgisayar terminallerini genel kolluk kuvvetlerinin bilgisayar terminallerine bağlamak ve bir yıl içinde kiralanacak tüm araçlarda coğrafi tanımlamasını sağlayan sistem veya sistemler kurmak zorunda olduğunu belirtmektedir. Aksi araç kiralama şirketlerine mülki idare amirlerinin 10.000-TL idari para cezası uygulaması söz konusu olacaktır. Bu hareketin tekrarlanması halinde ise araç kiralama şirketlerinin işletme ruhsatları iptal edilecektir.
MALİ MÜŞAVİR , MUHASEBECİDEN BEKLENTİLER
MÜKELLEFLERİN VE MUHASEBECİLERİN BİRBİRLERİNDEN BEKLENTİLERİ: HATAY İLİNDE BİR ARAŞTIRMA
Arş.Gör.Gülhan SUADİYE Prof.Dr.Cemal YÜKSELEN
Ankara Üniversitesi Mustafa Kemal Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
- GİRİŞ
3568 Sayılı Yasa ile muhasebecilik, bir meslek olarak sorumlulukları ve görevleri ile tanımlanırken, Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ülkede meslek hızla bir saygınlık kazanmaya başlamıştır. Aradan geçen yaklaşık 12 yıl içinde TÜRMOB’un etkinliği, Oda yönetimlerinin aktif çabaları mesleğin ülke ekonomisinde sahip olduğu konumu kurumsallaştırmış, güçlendirmiştir. Bu bağlamda ekonomide daha önemli bir misyon üstlenme yolunda süren gayretlerin yanında ülke ekonomisinde yaşanan gelişmeler mükellef ve muhasebeci ilişkisinde de ciddi değişimlere yol açmıştır.
İşletmelerimizin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha aktif rol almaya başlamaları, ölçekleri ne olursa olsun çok sayıda ve ülkenin her yanında işletmelerimizin yabancı firmalarla işbirliğine girmeleri mali yapıları ile ilgili kararların önemini arttırmış; bu gelişmeye bağlı olarak muhasebecilerden beklenen hizmetlerde de değişim gözlenmeye başlamıştır. Defter tutma’nın ötesinde işletmenin mali yapısı hakkında bilgi sahibi olma, rapor verme, mali kaynakları daha verimli kullanma seçenekleri konularında mükellefler, bu alanda en yakın gördükleri muhasebeci ve mali müşavirlere yönelmişlerdir.
Öte yandan, ülke ekonomisinin sürekli olarak kriz ortamında bulunması, yüksek enflasyon, durgunluk ortamında ve hatta stagflasyon ortamında sıkıntıya giren işletmeler de öncelikle mali kaynaklarıyla ilgili durumu değerlemek üzere muhasebeci ve mali müşavirler ile daha yakın ilişki içine girmişlerdir.
Bu çerçevede çeşitli mesleklere sahip mükelleflerin muhasebe mesleğini yerine getirenlerden beklentilerini, aldıkları hizmetin kalitesini değerleme biçimlerini saptamaya yönelik bir çalışmanın özellikle iki taraf arasındaki iletişimin güçlendirilmesinde ve muhasebe mesleğini yerine getirenlerin mesleği icrada kendilerine yardımcı olacak bilginin ortaya çıkarılmasında önemli bir işlev üstleneceği düşünülmüştür.
İkinci amaç ise, muhasebecilerin mükelleflerden ve Oda yönetimlerinden beklentilerini saptamaktır. Böylece her iki tarafın beklentilerinin belirlenmesi, görev ve sorumlulukların da tanımlanması, eksikliklerin belirlenerek tamamlanması konularında yapılacak çalışmalara ışık tutacak bilgilere ulaşılması sağlanacaktır. Bu konuda Taner, Korukoğlu ve Susmuş’un İzmir çalışmasından yararlanılmıştır.*
- ARAŞTIRMANIN HEDEFLERİ
Mükellefler üzerinde yapılan araştırmanın hedefleri şu şekilde belirlenmiştir:
- Muhasebecilerden alınan hizmetler ve mükelleflerin bu hizmetlerden memnuniyet derecesinin belirlenmesi
- Mükelleflerin muhasebecilerden bilgi alma ihtiyacı duyduğu konular ve bu konuların mükellefler için önem derecesinin belirlenmesi
- Mükelleflerin muhasebecide görmek istemedikleri davranışların belirlenmesi
- Mükelleflerin muhasebecide aradığı kişisel özellikler
- Mükelleflerin muhasebeci değiştirme nedenleri
Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler üzerinde yapılan araştırmanın hedefleri şu şekilde belirlenmiştir:
- Muhasebecilerin mükelleflerden verdikleri hizmetle ilgili beklentilerinin belirlenmesi
- Muhasebecilerin Oda yönetiminden eğitim konusunda beklentilerinin belirlenmesi
- Muhasebecilerin Oda yönetiminden sosyal konularda beklentilerinin belirlenmesi
- ARAŞTIRMANIN KAPSAMI
Mükellefler üzerinde yapılan araştırmada Antakya Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği’ne üye 500 mükellef çeşitli meslek gruplarından seçilmiş, belirlenen anket formları kişisel görüşme yapılarak doldurulmuş; ancak 261 mükelleften yanıt alınabilmiştir. Yanıt alınan mükelleflerin meslek gruplarına göre dağılımı şu şekildedir:
Serbest Meslek 120 mükellef
Esnaf ve Sanatkar 72 mükellef
Tüccar 69 mükellef
TOPLAM 261 mükellef
Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler üzerinde yapılan araştırmada araştırma kapsamına fiilen çalışan meslek mensupları alınmış, 435 üyeden kişisel görüşme yoluyla 210’undan yanıt alınmıştır. Bu üyelerin 84’ü Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir, 126’sı Serbest Muhasebeci’dir.
- MÜKELLEFLERİN MUHASEBECİLERDEN BEKLENTİLERİNE İLİŞKİN ARAŞTIRMANIN BULGULARI
4.1. Mükelleflerin Muhasebecilerden Aldıkları Hizmetler ve Hizmetlerden Memnuniyet Derecesi
Mükelleflerin muhasebecilerden aldıkları hizmetlerin dağılımı Tablo 1’de gösterilmiştir. Vergisel işlemlerden sonra araştırma kapsamına giren mükelleflerin %57’si işletmenin gidişatı hakkında bilgi almaktadır. Alınan hizmetlerden memnuniyet derecesi 5’li boyutsal ayırma ölçeği ile ölçülmüştür.Tablo 2’de memnun olanların (kısmen ve tamamen) oranı ve memnuniyet derecesi ortalamaları gösterilmiştir. Ortalama değerlere bakıldığında, genellikle alınan hizmetlerde memnuniyet derecesinin iyi olduğu, ancak vergisel işlemlerdeki memnuniyet düzeyinin diğer alanlardaki düzeyden daha yüksek olduğu görülmektedir.
Tablo 1
Mükelleflerin Muhasebecilerden Aldıkları Hizmetler
Hizmetler |
Mükellef Sayısı | Oran
(n=261) |
| Vergisel işlemler | 261 | 100 |
| İşletmenin gidişatı hakkında bilgilenme | 149 | 57 |
| Yasal olarak karı eritme yolları | 119 | 46 |
| Yatırım danışmanlığı | 101 | 39 |
Tablo 2
Mükelleflerin Muhasebecilerden Aldıkları Hizmetlerden Memnuniyet Derecesi
Hizmetler |
Memnuniyet Düzeyi
(max =5) |
Memnun Olanların Oranı (%) |
| Vergisel işlemler | 4,35 | 88 |
| İşletmenin gidişatı hakkında bilgilenme | 3,97 | 74 |
| Yasal olarak karı eritme yolları | 3,97 | 73 |
| Yatırım danışmanlığı | 3,58 | 60 |
4.2. Mükelleflerin Muhasebecilerden Bilgi Alma İhtiyacı Duydukları Konular
Mükelleflerin muhasebecilerden bilgi almak üzere en çok ihtiyaç duydukları konuların arasında mevzuattaki değişiklikler, yeni işyeri açma, iş yapma hakkında bilgi alma başta yer almaktadır (Tablo 3). İlgili tablo incelendiğinde muhasebe mesleğini yerine getiren meslek mensuplarının özellikle finans konularında bilgi ile donanmış olmaları gerektiği ortaya çıkmaktadır. Başka bir anlatımla muhasebeciler, aynı zamanda iyi birer finansçı olmalıdır. Mükellefler, muhasebecilerinden güncel ekonomik ve mali konularda bilgi alma ihtiyacı duymaktadırlar.
Tablo 3
Mükelleflerin Muhasebecilerden Bilgi Alma İhtiyacı Duydukları Konular
| Konular | Mükellef Sayısı | Oran (n=252) |
| Mevzuattaki değişiklikler | 189 | 75 |
| Yeni işyeri açma, iş yapma hakkında bilgi alma | 133 | 53 |
| Büyüme olanaklarını araştırma, bilgi alma | 99 | 39 |
| Makine/teçhizat satınalmada kaynak bulma | 67 | 27 |
| Tasarrufları değerleme hakkında bilgi alma | 61 | 24 |
| Fizibilite raporu hazırlama | 48 | 19 |
4.3. Mükelleflerin Muhasebecilerden Beklentileri
Araştırmanın hedefleri içinde yer alan mükelleflerin bilgi akışı dışındaki beklentilerine ilişkin veriler Tablo 4’te gösterilmiştir. Tablo, bilgi akışının ne denli önem taşıdığını ortaya koymaktadır. Tablo 4 meslek mensuplarına önemli iletiler sunmaktadır. Geçmişte “en az vergi çıkaran muhasebecinin en iyi muhasebeci olduğu” inancı önemini yitirmiştir. Nitekim, araştırma kapsamına giren mükelleflerden sadece %49’u bu konuda beklentileri olduğunu belirtirken, bu beklentinin öneminin de diğerlerine göre göreli olarak daha düşük olduğu görülmektedir. Tablo 4’te yer alan öncelikli beklentiler, zamanında bilgi sunulması, verginin zamanında ödenmesinin sağlanması ve yeterli bilgi sunmadır. Kısacası mükellef bilginin akışının kendisi için taşıdığı önemi araştırmamızda ortaya koymuştur.
Tablo 4
Mükelleflerin Muhasebecilerden Beklentileri ve Beklentilerin Önem Derecesi
|
Beklentiler |
Mükellef Sayısı | Oran (%) | Ortalama Önem Derecesi |
| Zamanında bilgi sunma | 244 | 94 | 3,5 |
| Verginin zamanında ödenmesini sağlama | 194 | 74 | 3,8 |
| Yeterli bilgi sunma | 178 | 68 | 3,5 |
| Muhasebe ücretini düşük tutma | 163 | 62 | 3,0 |
| Az vergi çıkarma | 127 | 49 | 3,0 |
| Yatırım danışmanlığı | 106 | 41 | 3,1 |
4.4. Mükelleflerin Muhasebecide Görmek İstemedikleri Davranışların Belirlenmesi
Mükelleflerin muhasebecide görmek istemedikleri davranışlar Tablo 5’te gösterilmiştir. Tablo 5’e göre mükelleflerin %82’si, muhasebecilerin para tahsilatında gerçek dışı talepte bulunmalarını uygun görmediklerini belirtmişlerdir. İkinci sırada uygun görülmeyen davranış belgeleri izlememe, üçüncü sırada ise beyannameyi zamanında yetiştirememe olarak vurgulanmıştır. Bu saptamalar, özellikle muhasebecilerin mükellefler ile ücret dışında hiçbir şekilde iletişime girmemelerinin önemini ortaya koymaktadır. Bu tür hareketlerin, mesleğe zarar verdiği dikkate alınmalıdır.
Bu çerçevede mükelleflere muhasebecilerin, onlar adına para yatırmalarının yasaklandığını bilip bilmedikleri de sorulmuş ve araştırma kapsamına giren mükelleflerin %51’inin bu konuda bilgileri olmadığı belirlenmiştir.
Tablo 5
Mükelleflerin Muhasebecide Görmek İstemedikleri Davranışların Belirlenmesi
| Davranışlar | Mükellef Sayısı | Oran
(n=255) |
| Para tahsilatında gerçek dışı talep | 208 | 82 |
| Belgeleri izlememe | 158 | 62 |
| Beyannameyi zamanında yetiştirememe | 150 | 59 |
4.5. Mükelleflerin Muhasebecide Aradıkları Özellikler
Araştırma kapsamına giren mükelleflere muhasebecilerde hangi kişisel özellikleri aradıkları da sorulmuştur. Kendilerine verilen özellikleri önem derecesine göre sıralamaları istenmiş olup elde edilen tercih verileri Tablo 6’da sunulmuştur. Veriler Thurstone’ın Karşılaştırmalı Çift Yargılar Yasası tekniği kullanılarak analiz edilmiştir.
Tablo 6
Mükelleflerin Muhasebecide Aradıkları Özellikleri Tercihleri
| Tercihler
Özellik |
İş disiplini | Dürüstlük | Güven | Mesleki bilgi | Aydınlatıcı bilgi sunma | Meslektaş kötülememe |
| İş disiplini | – | 141 | 80 | 112 | 53 | 16 |
| Dürüstlük | 102 | – | 57 | 90 | 56 | 11 |
| Güven | 163 | 186 | – | 133 | 80 | 26 |
| Mesleki bilgi | 131 | 153 | 110 | – | 43 | 8 |
| Aydınlatıcı bilgi sunma | 190 | 187 | 163 | 200 | – | 19 |
| Meslektaş kötülememe | 227 | 232 | 217 | 235 | 224 | – |
Mükelleflerin 243’ünün yanıt verdiği bu sorunun analizi sonunda elde edilen sonuçlar sıralı ölçekten aralıklı ölçek değerlerine göre dönüştürülerek şu şekilde elde edilmiştir:
0,589
0,610
-2 -1,803 -0,344 0 0,092 0,856
meslektaşları
kötülememe dürüstlük
güven
iş disiplini
aydınlatıcı
bilgi sunma mesleki bilgi
Kişisel özelliklerin önem derecesi, sırasıyla görüldüğü gibi dürüstlük, iş disiplini, mesleki bilgi, güven, aydınlatıcı bilgi sunma ve meslektaşları kötülememedir. Aralıklı ölçeğe dönüştürülmüş değerler özellikle başta yer alan dürüstlük, iş disiplini ve mesleki bilginin hemen aynı önem derecesine sahip olduğu görülmektedir. Dolayısıyla bu grubun ardından güvenin diğer önemli bir özellik olduğu söylenebilir.
- Mükelleflerin Muhasebeci Değiştirme Nedenleri
Mükellefler çeşitli nedenlerle muhasebeci değiştirebilmektedirler. Araştırma kapsamına giren mükelleflerin muhasebecilerle ortalama çalışma süresi, başka bir anlatımla, faaliyet süresi 9,4 yıldır. Bu süre içinde Tablo 7’deki verilerden hareket edilerek hesaplanan ortalamaya göre mükellefler ortalama 1,58 muhasebeci ile çalışmışlardır.
Tablo 7
Mükelleflerin Çalıştıkları Muhasebeci Sayısı
| Muhasebeci Sayısı | Mükellef Sayısı | Oran (%) |
| 1 | 152 | 58 |
| 2 | 76 | 29 |
| 3 | 28 | 11 |
| 4 | 1 | 0 |
| 5 | 4 | 2 |
| Toplam | 261 | 100 |
Tablo 7’de görüldüğü gibi mükelleflerin %58’i 1 muhasebeci ile çalışırken, kalan %42’si 1’den fazla muhasebeci ile çalışmaktadır. Ayrıca mükelleflerin %30’una defter tutmak amacıyla muhasebecilerin ziyarette bulundukları saptanmıştır. Bu gruba son iki yıl içinde ziyarette bulunan muhasebeci sayısı ortalaması 2,19’dur. Başka bir anlatımla, mükelleflerin %30’una son iki yıl içinde ortalama iki muhasebeci defter tutma talebinde bulunmak üzere ziyarette bulunmuştur.
Mükellefler neden muhasebeci değiştirmektedirler? Bu soruya yanıt veren 109 mükellefin belirttikleri nedenler Tablo 8’de gösterilmiştir. Bu verilere göre mükelleflerin %49’u muhasebecilerin hatalarından dolayı zarar gördükleri için muhasebeci değiştirmektedirler. Yeterli bilgi alamama, mesleki özen göstermeme, güvensizlik başta gelen diğer nedenlerdir.
Tablo 8
Mükelleflerin Muhasebeci Değiştirme Nedenleri
| Nedenler | Mükellef Sayısı | Oran (%) |
| Hatalardan dolayı zarar görme | 53 | 49 |
| Yeterli bilgi alamama | 50 | 46 |
| Mesleki özen göstermeme | 43 | 39 |
| Güvensizlik | 36 | 33 |
| Yüksek ücret talep etme | 30 | 28 |
| Yüksek vergi çıkarma | 9 | 8 |
| Diğer | 5 | 5 |
- MUHASEBECİLERİN MÜKELLEF VE ODA YÖNETİMİNDEN BEKLENTİLERİNE İLİŞKİN ARAŞTIRMANIN BULGULARI
- Muhasebecilerin Mükelleflerden beklentileri
5.1.1. Muhasebecilerin Sundukları Hizmetle İlgili Mükelleflerden Beklentileri
Muhasebecilerin sundukları hizmetlerle ilgili olarak mükelleflerden beklentileri Tablo 9’da yer almaktadır. Tablo 9’daki verilere göre meslek mensuplarının %86’sı öncelikle mükelleflerin muhasebe ücretini düzenli ödemelerini istemektedirler. Beklentilerin ikinci sırasında “belgelerini zamanında vermeleri”, üçüncü sırasında “belgeleri ve ödemeleri son güne bırakmama” yer almaktadır.
Tablo 9
Muhasebecilerin Mükelleflerden Beklentileri
| Beklentiler | Muhasebeci Sayısı | Oran (%) |
| Muhasebe ücretini düzenli ödeme | 181 | 86 |
| Belgelerini zamanında verme | 165 | 79 |
| Belgeleri ve ödemeleri son güne bırakmama | 161 | 78 |
| Vergi ödemelerini kendilerinin ve zamanında yapmaları | 152 | 72 |
| Ücreti tartışmama | 137 | 65 |
- Muhasebecilerin Mükelleflerden Diğer Beklentileri
Meslek mensuplarının sundukları hizmetler dışında diğer beklentileri de araştırmada sorulmuştur. Bu soruya yanıt veren 24 meslek mensubunun belirttikleri hususlar dikkat çekicidir. Tablo 10’da yer alan verilere göre meslek mensupları öncelikle mükelleflerden muhasebe mesleğine ve muhasebecilere karşı saygılı olma ve karşılıklı sevgi, saygı ve güvene dayalı ilişki geliştirmelerini istemektedirler. Ayrıca ticari faaliyetlerin belgelendirilmesi, düzenli belge tutulması ve yanıltıcı belge kullanılmaması, mali konularda sürekli iletişim halinde bulunulması diğer beklentilerdir.
Tablo 10
Muhasebecilerin Mükelleflerden Diğer Beklentileri
| Diğer Beklentiler | Muhasebeci Sayısı |
| Muhasebe mesleğine ve muhasebecilere karşı saygılı olma ve karşılıklı sevgi, saygı ve güvene dayalı ilişki geliştirme | 9 |
| Ticari faaliyetlerin belgelendirilmesi, düzenli belge tutulması ve yanıltıcı belge kullanılmaması | 6 |
| Mali konularda muhasebeci ile sürekli ilişki halinde olmak | 4 |
| Sorumluluklarının bilincinde olmaları | 4 |
| Meslek mensuplarını ücrete göre değerlememeleri | 1 |
| Toplam | 24 |
- Muhasebecilerin Oda Yönetiminden Beklentileri
- Muhasebecilerin Oda Yönetiminden Eğitim Konusunda Beklentileri
Muhasebecilerin Oda yönetiminin sağladığı eğitim olanaklarıyla ilgili görüşleri de araştırma kapsamında incelenmiştir. Meslek mensuplarının son iki yıl içinde %56’sının düzenlenen eğitim çalışmalarına katıldıkları belirlenmiştir. Eğitim çalışmalarına katılan meslek mensuplarının son iki yıl içinde ortalama olarak 3,8=4 toplantıya katıldıkları saptanmıştır. Eğitim çalışmalarının yeterlik düzeyi 5’li boyutsal ayırma ölçeği ile ölçülmüş olup veriler Tablo 11’de gösterilmiştir. Çalışmaları yeterli görenlerin oranı %81’dir. Yeterlilik düzeyi puanı ise ortalama 3,82 bulunmuştur. Başka bir anlatımla, meslek mensupları Oda’nın düzenlediği eğitim çalışmalarını yeterli görmektedir.
Tablo 11
Eğitim Çalışmalarının Yeterlik Düzeyi
| Yeterlik Düzeyi | Meslek Mensubu Sayısı | Oran(%) |
| Tamamen yeterli | 25 | 18 |
| Yeterli | 89 | 63 |
| Ne yeterli ne yetersiz | 6 | 4 |
| Yetersiz | 19 | 14 |
| Tamamen yetersiz | 2 | 1 |
| TOPLAM | 141 | 100 |
Meslek mensuplarının eğitim ihtiyacı duydukları konular ise şu şekilde sıralanmaktadır:
- Muhasebeyi ilgilendiren tüm mevzuatla ilgili değişikliklerin seminer şeklinde tartışılarak sunulması
- Muhasebe ile ilgili konularda üniversite destekli uygulamaya dönük eğitim çalışmaları
- Ülke gündemini oluşturan mali konular
- Meslek mensuplarının mesleğe uyumu, stajyerlere yönelik muhasebe eğitimi ve sınavlara hazırlık eğitimi
- Meslek mensuplarının sıkça karşılaştıkları sorunlarla ilgili eğitim çalışmaları
- Resmi dairelerde sorunların çözümüne yardımcı olacak hukuki bilgilerin verilmesi
- Muhasebecilerin Oda Yönetiminden Sosyal Konularda Beklentileri
Meslek mensuplarının Oda yönetiminden eğitim dışındaki konularda beklentileri ise ağırlık sırasına göre şu şekildedir:
- Meslek mensupları arasında iletişimi geliştirecek toplantı, gezi vb. etkinlikler
- Mali tatil konusunda çalışmalar
- Resmi kurumlarla sağlıklı ilişki geliştirmeye yardımcı olma ve sorunların çözümüne katkı
- Ülke gündeminde önem taşıyan konularda söz sahibi olma, öneri geliştirme ve öncülük etme
- Meslek mensupları arasında haksız rekabetin önlenmesi
- Disiplin suçu işleyen meslek mensupları hakkında gereğinin yapılması
- Aylık bülten çıkarma
- Aidatların düzenli ödenmesinin sağlanması
6.SONUÇ VE ÖNERİLER
Mükellefler üzerinde yapılan araştırmanın bulguları özellikle “bilgi” konusunda yoğunlaşmaktadır. Bilginin yeterlilik düzeyi, bilginin mükellefe zamanında ulaştırılması, bilginin kapsamı dikkat çekici bilgi özellikleridir. Bilginin yeterlik düzeyi ve bilginin zamanında mükellefe ulaşması hususları, mükelleflerin muhasebecilerde aradıkları kişisel özelliklerle de paralellik göstermektedir. Dürüstlük, iş disiplini, mesleki bilgi ve güven bilginin bu özelliklerini tamamlamaktadır. Ne tür bilgi? Bu sorunun yanıtı özellikle muhasebenin artık kayıt sisteminden çok “raporlama” sistemi yanını önemle vurgulamaktadır. Klasik anlayışta mali tabloların hazırlanması ve ilgili kişi ve kurumlara ulaştırılması günümüzde bilgisayarların da kullanıldığı ortamda basit bir muhasebe organizasyonu ile yapılabilmektedir. Artık mali tablolara dayanarak işletmenin gidişatı, kaynaklarını nasıl kullanması gerektiği, satınalma kararını verirken hareket tarzlarının ne olması gerektiği vb. konularda bilgi sunmak ihtiyacı ortaya çıkmıştır; araştırmamız da bu yönde bulguları ortaya koymaktadır.
Muhasebe mesleğini yerine getiren meslek mensuplarının bu hususları dikkate almalarının yanında özellikle kaçınmaları gereken davranışlar da araştırmada ortaya çıkmaktadır. Mükelleflerle para ilişkisinin ortadan kaldırıldığı günümüzde mükelleflerin bilgisizlikten ve/veya kolaylıktan dolayı para ilişkisini sürdürmeleri, bu konuda kimi meslek mensuplarının eski alışkanlıklarını sürdürmeleri hem kendilerine hem de tüm topluluğa zarar vermekte, olumsuz bir imaj yaratmaktadır.
Ayrıca mükellef ile meslek mensubu arasında sağlıklı bilgi akışının sağlanmasının da taşıdığı önem dikkat çekicidir. Mükellef belgelerinin de izlenmesini, beyannamesinin zamanında verilmesine olanak sağlanmasını istemektedir. Bu beklentiler mesleki özen, iş disiplini kavramlarının meslek mensupları için vazgeçilmez ilkeler olması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Sağlıklı iletişimin yanında meslek mensuplarının söz konusu ilke ve kurallara uymaları, hata yapmamalarını sağlayacağı gibi, muhasebecilerin kendilerini yetiştirmelerine zaman da bulabilmelerini, böylece güvenin de kurulmasını sağlayacaktır.
Öte yandan meslek mensupları da yaşamlarını sürdürecek gelir akışının aksamadan sürmesinin taşıdığı önemi araştırmada vurgulamaktadırlar. Mesleğe saygı gösterilmesi, ücretin pazarlık konusu edilmemesi mükelleflerden beklentilerin başında gelirken, iş yaşamlarını tehlikeye atacak yanıltıcı belge kullanma davranışından kaçınmaları, faaliyetlerini belgelendirerek kayıtlı ekonomi içinde hareket tercih etmeleri diğer önemli beklentilerdir.
Meslek mensuplarının eğitim konusundaki ihtiyaçları Oda yönetimlerinin bu alanda “sürekli eğitim” programlarını planlamaları gerekliliğini ortaya koymaktadır. Finans konularında, güncel ekonomik konularda da eğitilme ihtiyacı duyan meslek mensupları Oda yönetimlerinden de ülkenin gündemindeki önemli konularda aktif rol üstlenmelerini ve meslek mensupları arasında dayanışmayı geliştirecek programları da beklemektedirler.
(*) “B.Taner, A.Korukoğlu, T.Susmuş, “Muhasebe Mesleğinin Müşterileri Durumunda Bulunan Kesimlerin Muhasebe Mesleğinden Beklentileri: İzmir İli Uygulaması”, V. Türkiye Muhasebe Denetimi Sempozyumu, Antalya, 04.05.2001.
İşveren Prim Destekleri
[youtube https://www.youtube.com/watch?v=6ETdzZOK8Tg&w=420&h=315]