280 SERİ NO’LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

280 SERİ NO’LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

28154
Resmi Gazete Tarihi 26/12/2011
Kapsam

Gelir Vergisi Genel Tebliği

(Seri No: 280)

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82, 86 ve 103 üncü maddelerinde yer alan ve yeniden değerleme oranında artırılan maktu had ve tutarlar ile 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen bir kısım menkul kıymetlerden 2011 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iradının beyanında dikkate alınacak indirim oranı uygulamasına ilişkin açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

1. Yeniden Değerleme Oranında Artırılan Had ve Tutarlar

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 123 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Kanunun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82 ve 86 ncı maddelerinde yer alan maktu had ve tutarların, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, bu şekilde hesaplanan maktu had ve tutarların % 5’ini aşmayan kesirlerinin dikkate alınmayacağı, Bakanlar Kurulunun, bu surette tespit edilen had ve tutarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye yetkili olduğu hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin (3) numaralı fıkrasında da 103 üncü maddede yer alan vergi tarifesinin gelir dilimi tutarları hakkında da yukarıdaki hükmün uygulanacağı öngörülmüştür.

Bu hüküm göz önüne alınarak Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82, 86 ve 103 üncü maddelerinde yer alıp, 2011 yılında uygulanan had ve tutarların 2011 yılı için % 10,26 (on virgül yirmi altı) olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında1 arttırılması suretiyle belirlenen ve 2012 takvim yılında uygulanacak olan had ve tutarlar aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir.

1.1. Gayrimenkul Sermaye İratlarında Uygulanan İstisna Tutarı

Gelir Vergisi Kanununun 21 inci maddesinde yer alan mesken kira gelirleri için uygulanan istisna tutarı, 2012 takvim yılında elde edilen kira gelirleri için 3.000 TL olarak tespit edilmiştir.

1.2. Hizmet Erbabına İşyeri veya İşyerinin Müştemilatı Dışında Kalan Yerlerde Yemek Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatlere İlişkin İstisna Tutarı

Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin 8 numaralı bendinde yer alan, işverenlerce işyeri veya işyerinin müştemilatı dışında kalan yerlerde hizmet erbabına yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlere ilişkin istisna tutarı, 2012 takvim yılında uygulanmak üzere 11.70 TL olarak tespit edilmiştir.

1.3. Sakatlık İndirimi Tutarları

Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde yer alan sakatlık indirimi tutarları, 2012 takvim yılında uygulanmak üzere; birinci derece sakatlar için 770 TL, ikinci derece sakatlar için 380 TL, üçüncü derece sakatlar için 180 TL olarak tespit edilmiştir.

1.4. Basit Usule Tabi Olmanın Genel Şartlarından Olan İşyeri Kira Bedeline İlişkin Tutar

Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinin (2) numaralı bendinde yer alan yıllık kira bedeli toplamı, 2012 takvim yılında uygulanmak üzere büyükşehir belediye sınırları içinde 5.000 TL, diğer yerlerde 3.500 TL olarak uygulanacaktır.

1.5. Basit Usule Tabi Olmanın Özel Şartlarını Belirleyen Hadler

Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinde yer alan hadler, 2012 takvim yılında uygulanmak üzere;

– 1 numaralı bent için 70.000 TL ve 105.000 TL,

– 2 numaralı bent için 35.000 TL,

– 3 numaralı bent için 70.000 TL

olarak tespit edilmiştir.

1.6. Değer Artışı Kazançlarına İlişkin İstisna Tutarı

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinde yer alan değer artışı kazançlarına ilişkin istisna tutarı, 2012 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 8.800 TL olarak tespit edilmiştir.

1.7. Arızi Kazançlara İlişkin İstisna Tutarı

Gelir Vergisi Kanununun 82 nci maddesinde yer alan arızi kazançlara ilişkin istisna tutarı, 2012 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 20.000 TL olarak tespit edilmiştir.

1.8. Tevkifata ve İstisnaya Konu Olmayan Menkul ve Gayrimenkul Sermaye İratlarına İlişkin Beyanname Verme Sınırı

Gelir Vergisi Kanununun 86 ncı maddesinde yer alan tevkifata ve istisnaya konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin beyanname verme sınırı, 2012 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 1.290 TL olarak tespit edilmiştir.

1.9. Gelir Vergisine Tabi Gelirlerin Vergilendirilmesinde Esas Alınan Tarife

Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife, 2012 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde esas alınmak üzere aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.

10.000 TL’ye kadar % 15

25.000 TL’nin 10.000 TL’si için 1.500 TL, fazlası % 20

58.000 TL’nin 25.000 TL’si için 4.500 TL (ücret gelirlerinde 88.000 TL’nin

25.000 TL’si için 4.500 TL), fazlası % 27

58.000 TL’den fazlasının 58.000 TL’si için 13.410 TL (ücret gelirlerinde

88.000 TL’den fazlasının 88.000 TL’si için 21.510 TL), fazlası % 35

2. Kar Hadleri Emsallerine Göre Düşük Olarak Tespit Edilmiş Bulunan Emtia İçin Özel Hadler

Milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kar hadleri emsallerine göre düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için özel hadler belirleme yetkisi Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesi ile Maliye Bakanlığına verilmiştir. Bu yetki kullanılarak 2011 yılı için 278 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği2 ile belirlenen tutarlar yeniden artırılmıştır.

Buna göre, anılan maddelerin ticaretini yapanların, 2012 takvim yılında da basit usulden yararlanabilmeleri için; alış, satış veya hasılatlarının 31/12/2011 tarihi itibariyle aşağıda belirtilen hadleri aşmaması gerekmektedir.

Emtianın Cinsi

Büyükşehir Belediye Sınırları

Dışında Kalan Yerlerde

Büyükşehir Belediye Sınırları

İçinde Kalan Yerlerde

Yıllık Alım Ölçüsü (TL)

Yıllık Satış Ölçüsü (TL)

Yıllık Alım Ölçüsü (TL)

Yıllık Satış Ölçüsü (TL)

Değerli Kağıt

110.000

129.000

150.000

170.000

Şeker – Çay

88.000

110.000

105.000

140.000

Milli Piy. Bileti, Hemen

Kazan, Süper Toto vb.

88.000

110.000

105.000

140.000

İçki (Bira ve Şarap Hariç) – İspirto- Sigara-Tütün

88.000

110.000

105.000

140.000

Akaryakıt ( LPG hariç )

129.000

140.000

170.000

190.000

Belirtilen bu malların alım satımı ile uğraşanlar hakkında, basit usulün özel şartları bakımından yukarıdaki hadler dikkate alınmak suretiyle, 136 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki3 hesaplamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.

3. Basit Usule Tabi Mükelleflerde Gün Sonunda Toplu Belge Düzenleme Uygulaması

Basit usulde vergilendirilen mükelleflerle ilgili 215 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği4 ile getirilen, belge vermedikleri günlük hasılatları için gün sonunda tek bir fatura düzenlemesine ilişkin uygulamanın, 31/12/2012 tarihine kadar devam etmesi Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden uygun görülmüştür.

4. 2011 Takvim Yılında Elde Edilen Bir Kısım Menkul Sermaye İradının Beyanında Dikkate Alınacak İndirim Oranı Uygulaması

Gelir Vergisi Kanununun 76 ncı maddesinin 5281 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılan ikinci fıkrasında, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5), (6), (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratlarına (döviz cinsinden açılan hesaplara ödenen faiz ve kâr payları, dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç) fıkrada belirtilen indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak kısmın, bu iratların beyanı sırasında indirim olarak dikkate alınacağı belirtilmişti.

Gelir Vergisi Kanununun indirim oranı uygulamasına yönelik 76 ncı maddesinin ikinci fıkrası 1/1/2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 5281 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmakla birlikte, anılan Kanunun geçici 67 nci maddesinin (9) numaralı fıkrası hükmü gereğince 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde 31/12/2005 tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınacağından, indirim oranı uygulaması ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasında yarar görülmüştür.

İndirim oranı; Vergi Usul Kanununa göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, aynı dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesi suretiyle tespit edilmektedir.

Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre 2011 yılı için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranı % 10,26’dır. Bu dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranı ise % 8,12’dir.

Bu oranlar dikkate alındığında, 2011 yılı gelirlerine uygulanacak indirim oranı birden büyük çıkmaktadır.

Bu kapsamda, 2011 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iratlarından, 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler indirim oranının birden büyük olması dolayısıyla beyan edilmeyecektir.

Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen menkul sermaye iratlarının beyanında indirim oranı uygulanmayacaktır.

Ayrıca, ticari işletmelere dahil kazanç ve iratlar için indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.

Diğer taraftan, geçici 67 nci maddenin (4) numaralı fıkrası uyarınca, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratlarından 1/1/2006 tarihinden itibaren ödemeyi yapanlarca % 15 oranında vergi tevkifatı yapılmakta olup, bu gelirlerin beyanı ve bu gelirlere indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.

Tebliğ olunur.

Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği 39

Resmî Gazete Sayı : 28154 TEBLİĞ Maliye Bakanlığından:
MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
(SERİ NO: 39)
I – VERGİLEME ÖLÇÜ VE HADLERİ
197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun1 “Yetki” başlıklı 10 uncu maddesinin;
Birinci fıkrasında, “Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan vergi miktarları o yıl için Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılır.” hükmüne,
5897 sayılı Kanunun2 2 nci maddesinin (f) bendiyle değişik son fıkrasında ise, “Bu suretle hesaplanan ve ödenmesi gereken vergi miktarlarında 1 Yeni Türk Lirasının altındaki tutarlar dikkate alınmaz.” hükmüne
yer verilmiştir.
2011 yılı için yeniden değerleme oranı % 10,26 (on virgül yirmi altı ) olarak tespit edilmiş ve 410 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği3 ile ilan edilmiştir.
Buna göre, 1/1/2012 tarihinden itibaren, motorlu taşıtların vergilendirilmesine ilişkin, 197 sayılı Kanunun 5 ve 6 ncı maddelerinde belirtilen (I), (II) ve (IV) sayılı tarifeler aşağıdaki gibidir.
Motorlu Taşıtlar Vergisi Tarifeleri
A. (I) Sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Tarifesi
Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri ile motosikletler aşağıdaki (I) sayılı tarifeye göre vergilendirilecektir.
(I) SAYILI TARİFE

Motor Silindir Hacmi  (cm³) Taşıtların Yaşları İle Ödenecek Yıllık Vergi Tutarı (TL) 1 – 3 yaş 4 – 6 yaş 7 – 11 yaş 12 – 15 yaş 16 ve
    yukarı yaş 1-Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri 1300 cm³ ve aşağısı 480,00 335,00 189,00 142,00 52,00 1301 – 1600 cm³ e kadar 768,00 576,00 335,00 237,00 92,00 1601 – 1800 cm³ e kadar 1.352,00 1.059,00 624,00 381,00 149,00 1801 – 2000 cm³ e kadar 2.129,00 1.642,00 965,00 576,00 229,00 2001 – 2500 cm³ e kadar 3.194,00 2.320,00 1.449,00 867,00 345,00 2501 – 3000 cm³ e kadar 4.452,00 3.873,00 2.421,00 1.304,00 480,00 3001 – 3500 cm³ e kadar 6.780,00 6.101,00 3.676,00 1.836,00 675,00 3501 – 4000 cm³ e kadar 10.658,00 9.204,00 5.422,00 2.421,00 965,00 4001 cm³ ve yukarısı 17.443,00 13.080,00 7.747,00 3.484,00 1.352,00 2-Motosikletler    100 –   250 cm³ e kadar 92,00 71,00 52,00 34,00 15,00    251 –   650 cm³ e kadar 189,00 142,00 92,00 52,00 34,00    651 –  1200 cm³ e kadar 480,00 286,00 142,00 92,00 52,00   1201 cm³ ve yukarısı 1.159,00 768,00 480,00 381,00 189,00

B. (II) Sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Tarifesi
(I) sayılı tarifede yazılı taşıtlar dışında kalan motorlu kara taşıtları, aşağıdaki (II) sayılı tarifeye göre vergilendirilecektir.
(II) SAYILI TARİFE

Taşıt Cinsi ve Oturma Yeri /

Azami Toplam Ağırlık Taşıtların Yaşları ile Ödenecek Yıllık Vergi Tutarı (TL) 1 – 6 yaş 7 – 15 yaş 16 ve yukarı yaş 1) Minibüs 576,00 381,00 189,00 2) Panel van ve motorlu karavanlar (Motor Silindir Hacmi)   1900 cm³ ve aşağısı 768,00 480,00 286,00   1901 cm³ ve yukarısı 1.159,00 768,00 480,00 3) Otobüs ve benzerleri (Oturma Yeri)   25 kişiye kadar 1.449,00 867,00 381,00   26 – 35  kişiye kadar 1.739,00 1.449,00 576,00   36 – 45  kişiye kadar 1.935,00 1.642,00 768,00   46 kişi ve yukarısı  2.320,00 1.935,00 1.159,00 4) Kamyonet, kamyon, çekici ve benzerleri (Azami Toplam Ağırlık)    1.500 kg.’a kadar 518,00 345,00 170,00    1.501 –   3.500  kg’a kadar 1.043,00 606,00 345,00    3.501 –   5.000  kg’a kadar 1.565,00 1.304,00 518,00    5.001 – 10.000  kg’a kadar 1.739,00 1.477,00 694,00    10.001 – 20.000  kg’a kadar 2.088,00 1.739,00 1.043,00    20.001 kg ve yukarısı 2.612,00 2.088,00 1.215,00

C. (III) Sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Tarifesi
5897 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (c) bendiyle 30/6/2009 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır.
D. (IV) Sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Tarifesi
Uçak ve helikopterler (Türkkuşu, Türk Hava Kurumuna ait olanlar hariç) aşağıdaki (IV) sayılı tarifeye göre vergilendirilecektir.

(IV) SAYILI TARİFE

Taşıt Cinsi ve Azami Kalkış Ağırlığı Taşıtların Yaşları İle Ödenecek Yıllık Vergi Tutarı (TL) 1 – 3 yaş 4 – 5 yaş 6 – 10 yaş 11 ve yukarı yaş Uçak ve helikopterler    1.150 kg’a kadar 9.688,00 7.747,00 5.810,00 4.648,00    1.151 –   1.800 kg.’a kadar 14.535,00 11.625,00 8.719,00 6.975,00    1.801 –   3.000 kg.’a kadar 19.380,00 15.504,00 11.625,00 9.301,00    3.001 –   5.000 kg.’a kadar 24.228,00 19.380,00 14.535,00 11.625,00    5.001 – 10.000 kg.’a kadar 29.074,00 23.258,00 17.443,00 13.952,00    10.001 – 20.000 kg.’a kadar 33.920,00 27.136,00 20.349,00 16.276,00    20.001 kg. ve yukarısı 38.766,00 31.011,00 23.258,00 18.606,00

5766 sayılı Kanunun4 9 uncu maddesinin (c) bendiyle 197 sayılı Kanunun 6 ncı maddesine eklenen fıkra uyarınca; Ulaştırma Bakanlığı tarafından tutulan sivil hava vasıtaları siciline zirai ilaçlama amacıyla kullanılmak üzere kayıt ve tescil edilmiş olan uçaklar için, bu tarifede belirtilen motorlu taşıtlar vergisi tutarları yüzde 25 oranında uygulanır.
Tebliğ olunur.
———————————
1 23/2/1963 tarihli ve 11342 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
2 16/5/2009 tarihli ve 27230 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
3 17/11/2011 tarihli ve 28115 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
4 6/6/2008 tarihli ve 26898 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği Seri No: 43

Resmî Gazete Sayı : 28154 TEBLİĞ Maliye Bakanlığından:
Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu
Genel Tebliği
(Seri No: 43)
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun(1) istisnalar başlıklı 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, “(b), (d) ve (e) bentlerine göre, her bir takvim yılında uygulanacak istisna hadleri, önceki yılda uygulanan istisna hadlerine bu yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu(2) hükümleri uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artış yapılmak suretiyle tespit olunur. Artırım sırasında 1 milyon liraya kadar olan tutarlar dikkate alınmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, “Vergi tarifesinin matrah dilim tutarları, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan dilim tutarlarının yüzde 5 ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. …” denilmektedir.
Bakanlığımızca 2011 yılı için yeniden değerleme oranı % 10,26 (on virgül yirmi altı) olarak tespit edilmiş ve 410 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği(3) ile ilan edilmiş bulunmaktadır.
Buna göre, 1/1/2012 tarihinden itibaren 7338 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (b), (d) ve (e) bentlerinde yer alan istisna tutarları;
-Evlatlıklar dâhil, füruğ ve eşten her birine isabet eden miras hisselerinde 130.589 TL (füruğ bulunmaması halinde eşe isabet eden miras hissesinde 261.336 TL),
-İvazsız suretle meydana gelen intikallerde 3.010 TL,
-Para ve mal üzerine düzenlenen yarışma ve çekilişler ile 14/3/2007 tarihli ve 5602 sayılı
Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunda tanımlanan şans oyunlarında kazanılan ikramiyelerde 3.010 TL
olarak dikkate alınacaktır.
7338 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde yer alan vergi tarifesi matrah dilim tutarları yukarıda belirtilen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Bu nedenle, 1/1/2012 tarihinden itibaren veraset yoluyla veya ivazsız surette meydana gelen intikallerde veraset ve intikal vergisi aşağıdaki tarifeye göre hesaplanacaktır.

Matrah Verginin Oranı (%) Veraset Yoluyla
İntikallerde İvazsız
İntikallerde İlk                            180.000 TL için 1 10 Sonra gelen              400.000 TL için 3 15 Sonra gelen              880.000 TL için 5 20 Sonra gelen            1.700.000 TL için 7 25 Matrahın               3.160.000 TL’yi aşan bölümü için 10 30

Tebliğ olunur.
———————————
1 15/6/1959 tarihli ve 10231 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
2 10/1/1961 tarihli ve 10703 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
3 17/11/2011 tarihli ve 28115 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Vergi Usul Kanun Genel Tebliği 411

Resmî Gazete Sayı : 28154 TEBLİĞ Maliye Bakanlığından:
VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
(SIRA NO: 411)
213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 414 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bu Kanunda yer alan maktu hadler ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş olan para ile ödenecek ceza miktarları, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan maktu had ve miktarların yüzde 5 ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu suretle tespit edilen had ve miktarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye, nispi hadleri ise iki katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm göz önüne alınarak, Vergi Usul Kanununun 104, Mükerrer 115, 177, 232, 252, 313, 343, 352 (Kanuna Bağlı Cetvel), 353 ve Mükerrer 355 inci maddelerinde yer alıp 2011 yılında uygulanan miktarların ve hadlerin, 2011 yılı için %10,26 (on virgül yirmi altı) olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle belirlenen ve 1/1/2012 tarihinden itibaren uygulanacak olan miktarlar ve hadler ekli listede gösterilmiştir.
Tebliğ olunur.

Gelir Vergisi Genel Tebliği Seri No: 280

Gelir Vergisi Genel Tebliği

(Seri No: 280)

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82, 86 ve 103 üncü maddelerinde yer alan ve yeniden değerleme oranında artırılan maktu had ve tutarlar ile 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen bir kısım menkul kıymetlerden 2011 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iradının beyanında dikkate alınacak indirim oranı uygulamasına ilişkin açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

1. Yeniden Değerleme Oranında Artırılan Had ve Tutarlar

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 123 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Kanunun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82 ve 86 ncı maddelerinde yer alan maktu had ve tutarların, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, bu şekilde hesaplanan maktu had ve tutarların % 5’ini aşmayan kesirlerinin dikkate alınmayacağı, Bakanlar Kurulunun, bu surette tespit edilen had ve tutarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye yetkili olduğu hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin (3) numaralı fıkrasında da 103 üncü maddede yer alan vergi tarifesinin gelir dilimi tutarları hakkında da yukarıdaki hükmün uygulanacağı öngörülmüştür.

Bu hüküm göz önüne alınarak Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82, 86 ve 103 üncü maddelerinde yer alıp, 2011 yılında uygulanan had ve tutarların 2011 yılı için % 10,26 (on virgül yirmi altı) olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında1 arttırılması suretiyle belirlenen ve 2012 takvim yılında uygulanacak olan had ve tutarlar aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir.

1.1. Gayrimenkul Sermaye İratlarında Uygulanan İstisna Tutarı

Gelir Vergisi Kanununun 21 inci maddesinde yer alan mesken kira gelirleri için uygulanan istisna tutarı, 2012 takvim yılında elde edilen kira gelirleri için 3.000 TL olarak tespit edilmiştir.

1.2. Hizmet Erbabına İşyeri veya İşyerinin Müştemilatı Dışında Kalan Yerlerde Yemek Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatlere İlişkin İstisna Tutarı

Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin 8 numaralı bendinde yer alan, işverenlerce işyeri veya işyerinin müştemilatı dışında kalan yerlerde hizmet erbabına yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlere ilişkin istisna tutarı, 2012 takvim yılında uygulanmak üzere 11.70 TL olarak tespit edilmiştir.

1.3. Sakatlık İndirimi Tutarları

Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde yer alan sakatlık indirimi tutarları, 2012 takvim yılında uygulanmak üzere; birinci derece sakatlar için 770 TL, ikinci derece sakatlar için 380 TL, üçüncü derece sakatlar için 180 TL olarak tespit edilmiştir.

1.4. Basit Usule Tabi Olmanın Genel Şartlarından Olan İşyeri Kira Bedeline İlişkin Tutar

Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinin (2) numaralı bendinde yer alan yıllık kira bedeli toplamı, 2012 takvim yılında uygulanmak üzere büyükşehir belediye sınırları içinde 5.000 TL, diğer yerlerde 3.500 TL olarak uygulanacaktır.

1.5. Basit Usule Tabi Olmanın Özel Şartlarını Belirleyen Hadler

Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinde yer alan hadler, 2012 takvim yılında uygulanmak üzere;

– 1 numaralı bent için 70.000 TL ve 105.000 TL,

– 2 numaralı bent için 35.000 TL,

– 3 numaralı bent için 70.000 TL

olarak tespit edilmiştir.

1.6. Değer Artışı Kazançlarına İlişkin İstisna Tutarı

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinde yer alan değer artışı kazançlarına ilişkin istisna tutarı, 2012 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 8.800 TL olarak tespit edilmiştir.

1.7. Arızi Kazançlara İlişkin İstisna Tutarı

Gelir Vergisi Kanununun 82 nci maddesinde yer alan arızi kazançlara ilişkin istisna tutarı, 2012 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 20.000 TL olarak tespit edilmiştir.

1.8. Tevkifata ve İstisnaya Konu Olmayan Menkul ve Gayrimenkul Sermaye İratlarına İlişkin Beyanname Verme Sınırı

Gelir Vergisi Kanununun 86 ncı maddesinde yer alan tevkifata ve istisnaya konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin beyanname verme sınırı, 2012 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 1.290 TL olarak tespit edilmiştir.

1.9. Gelir Vergisine Tabi Gelirlerin Vergilendirilmesinde Esas Alınan Tarife

Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife, 2012 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde esas alınmak üzere aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.

10.000 TL’ye kadar % 15

25.000 TL’nin 10.000 TL’si için 1.500 TL, fazlası % 20

58.000 TL’nin 25.000 TL’si için 4.500 TL (ücret gelirlerinde 88.000 TL’nin

25.000 TL’si için 4.500 TL), fazlası % 27

58.000 TL’den fazlasının 58.000 TL’si için 13.410 TL (ücret gelirlerinde

88.000 TL’den fazlasının 88.000 TL’si için 21.510 TL), fazlası % 35

2. Kar Hadleri Emsallerine Göre Düşük Olarak Tespit Edilmiş Bulunan Emtia İçin Özel Hadler

Milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kar hadleri emsallerine göre düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için özel hadler belirleme yetkisi Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesi ile Maliye Bakanlığına verilmiştir. Bu yetki kullanılarak 2011 yılı için 278 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği2 ile belirlenen tutarlar yeniden artırılmıştır.

Buna göre, anılan maddelerin ticaretini yapanların, 2012 takvim yılında da basit usulden yararlanabilmeleri için; alış, satış veya hasılatlarının 31/12/2011 tarihi itibariyle aşağıda belirtilen hadleri aşmaması gerekmektedir.

Emtianın Cinsi

Büyükşehir Belediye Sınırları

Dışında Kalan Yerlerde

Büyükşehir Belediye Sınırları

İçinde Kalan Yerlerde

Yıllık Alım Ölçüsü (TL)

Yıllık Satış Ölçüsü (TL)

Yıllık Alım Ölçüsü (TL)

Yıllık Satış Ölçüsü (TL)

Değerli Kağıt

110.000

129.000

150.000

170.000

Şeker – Çay

88.000

110.000

105.000

140.000

Milli Piy. Bileti, Hemen

Kazan, Süper Toto vb.

88.000

110.000

105.000

140.000

İçki (Bira ve Şarap Hariç) – İspirto– Sigara–Tütün

88.000

110.000

105.000

140.000

Akaryakıt ( LPG hariç )

129.000

140.000

170.000

190.000

Belirtilen bu malların alım satımı ile uğraşanlar hakkında, basit usulün özel şartları bakımından yukarıdaki hadler dikkate alınmak suretiyle, 136 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki3 hesaplamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.

3. Basit Usule Tabi Mükelleflerde Gün Sonunda Toplu Belge Düzenleme Uygulaması

Basit usulde vergilendirilen mükelleflerle ilgili 215 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği4 ile getirilen, belge vermedikleri günlük hasılatları için gün sonunda tek bir fatura düzenlemesine ilişkin uygulamanın, 31/12/2012 tarihine kadar devam etmesi Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden uygun görülmüştür.

4. 2011 Takvim Yılında Elde Edilen Bir Kısım Menkul Sermaye İradının Beyanında Dikkate Alınacak İndirim Oranı Uygulaması

Gelir Vergisi Kanununun 76 ncı maddesinin 5281 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılan ikinci fıkrasında, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5), (6), (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratlarına (döviz cinsinden açılan hesaplara ödenen faiz ve kâr payları, dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç) fıkrada belirtilen indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak kısmın, bu iratların beyanı sırasında indirim olarak dikkate alınacağı belirtilmişti.

Gelir Vergisi Kanununun indirim oranı uygulamasına yönelik 76 ncı maddesinin ikinci fıkrası 1/1/2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 5281 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmakla birlikte, anılan Kanunun geçici 67 nci maddesinin (9) numaralı fıkrası hükmü gereğince 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde 31/12/2005 tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınacağından, indirim oranı uygulaması ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasında yarar görülmüştür.

İndirim oranı; Vergi Usul Kanununa göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, aynı dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesi suretiyle tespit edilmektedir.

Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre 2011 yılı için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranı % 10,26’dır. Bu dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranı ise % 8,12’dir.

Bu oranlar dikkate alındığında, 2011 yılı gelirlerine uygulanacak indirim oranı birden büyük çıkmaktadır.

Bu kapsamda, 2011 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iratlarından, 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler indirim oranının birden büyük olması dolayısıyla beyan edilmeyecektir.

Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen menkul sermaye iratlarının beyanında indirim oranı uygulanmayacaktır.

Ayrıca, ticari işletmelere dahil kazanç ve iratlar için indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.

Diğer taraftan, geçici 67 nci maddenin (4) numaralı fıkrası uyarınca, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratlarından 1/1/2006 tarihinden itibaren ödemeyi yapanlarca % 15 oranında vergi tevkifatı yapılmakta olup, bu gelirlerin beyanı ve bu gelirlere indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.

Tebliğ olunur.

———————————

1 17/11/2011 tarih ve 28115 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 410 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile açıklanmıştır.

2 29/12/2010 tarih ve 27800 6. mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

3 2/5/1982 tarih ve 17682 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

4 6/12/1998 tarih ve 23545 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Kanun hükümleri uyarınca, yapı kooperatiflerince inşa edilen gayrimenkullerin kooperatif üyelerine devrine yönelik işlemlerde tapu harcı, emlak vergisi değeri üzerinden binde 1,98 oranında gayrimenkul iktisap eden ortaklardan aranılacaktır.

Kooperatif tarafından kat karşılığı sözleşme ile yapılan binaların üyelere teslimi sırasında ödenecek tapu harcının hesabında bina vergi değerinin mi yoksa arsa vergi değerinin mi esas alınması gerektiği hk.
Tarih 24/06/2011
Sayı B.07.1.GİB.4.45.15.01-HARÇ-63-11-50
Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

MANİSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Vergi ve Anlaşmalar Uygulama Müdürlüğü

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.45.15.01-HARÇ-63-11-50

24/06/2011

Konu

:

tapu harcında esas alınacak vergi değeri

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, kooperatifiniz tarafından kat karşılığı sözleşme ile yapılan binaların üyelerinize teslimi sırasında ödenecek tapu harcının hesabında bina vergi değerinin mi yoksa arsa vergi değerinin mi esas alınacağı hususunda görüş talep edildiği anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanununun 57′ inci maddesinde tapu ve kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların, tapu ve kadastro harçlarına tabi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Bu kanunda sözü edilen “kayıtlı değer” veya “emlak vergisi değeri” deyimi; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine göre belirlenen vergi değerini ifade eder.” denilmiş, aynı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I-15 inci fıkrasında da yapı kooperatiflerinin ortaklarına dağıtacağı gayrimenkullerin ortaklar adına tescilinde kayıtlı değer üzerinden harç aranılacağı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu işleme ilişkin harç oranı 29/12/2009 tarih ve 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1/1/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere binde 1,98 olarak belirlenmiştir.

Kanun hükümleri uyarınca, yapı kooperatiflerince inşa edilen gayrimenkullerin kooperatif üyelerine devrine yönelik işlemlerde tapu harcı, emlak vergisi değeri üzerinden binde 1,98 oranında gayrimenkul iktisap eden ortaklardan aranılacaktır.

Öte yandan, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29′ uncu maddesinin (b) bendine göre, vergi değerinin binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan Bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilan edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan tüzük hükümlerinden yararlanılmak suretiyle, hesaplanan bedel olduğu hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun 23′ üncü maddesinde, yeni inşa edilen binalar için, inşaatın sona erdiği veya inşaatın sona ermesinden evvel kısmen kullanılmaya başlanmış ise her kısmın kullanılmasına başlandığı bütçe yılı içerisinde bina vergisi bildirimi verilmesi gerektiği belirtilmektedir.

Buna göre, üzerine bina inşa edilen arsalar,yapı kullanma izin belgesinin alındığı veya inşaatın sona ermesinden evvel kısmen kullanılmaya başlandığı tarihi takip eden bütçeyılından itibaren bina vasfını kazanacağından bina olarak vergilendirilecektir.

Kooperatif üyelerinden … … adına düzenlenen ilişiksiz ve rayiç değer belgesinin incelenmesinden, kooperatifiniz tarafından inşa edilerek 2004 yılında tamamlanan ve fiilen mesken olarak kullanılan gayrimenkullerin vasfının bina olarak değerlendirildiği görülmektedir.

Bu itibarla, bina olarak vergilendirilecek gayrimenkullerin üyelerinize tesliminde tapuda yapılacak işlemlerde harcın, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine göre belirlenen emlak vergisi değeri üzerinden aranılması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Kooperatifin ortak giderlerini karşılamak üzere işyeri sahipleri ve kiracılardan tahsil edilen aidatlar hk.

Başlık Kooperatifin ortak giderlerini karşılamak üzere işyeri sahipleri ve kiracılardan tahsil edilen aidatlar hk.
Tarih 15/07/2011
Sayı B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-995
Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-995

15/07/2011

Konu

:

Kooperatifin ortak giderlerini karşılamak üzere işyeri sahipleri ve kiracılardan tahsil edilen aidatlar hk.

İlgi dilekçenizde, … Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösterdiğiniz belirtilerek kooperatifinizin ortak giderlerini karşılamak amacı ile işyeri sahipleri veya kiracılardan tahsil ettiğiniz aidat ve kira gelirlerine ilişkin düzenlenmesi gereken belge nevi ve vergi mevzuatı açısından sorumluluğunuz hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 232’nci maddesinde; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin:

1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;

2. Serbest meslek erbabına;

3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;

4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;

5. Vergiden muaf esnafa,

sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde oldukları hükme bağlanmıştır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmüyle kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olmakla beraber aynı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklar ile iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olduğu hüküm altına alınmıştır.

1 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin “4.13.1.4 Sadece ortaklarla iş görülmesi” başlıklı bölümünde, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hüküm bulunması ve fiilen bu hükme uyulması gerektiği; aynı Tebliğin “14.5. Kooperatif gelirlerinin sadece taşınmaz kira gelirlerinden ve mevduat faizlerinden oluşması halinde beyan” başlıklı bölümünde ise, kooperatiflerin taşınmazlarını kiraya vermeleri ortak dışı işlem olarak değerlendirileceğinden, kurumlar vergisi mükellefiyetlerinin tesis edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Öte yandan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinin son fıkrasında, kurum kazancının gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluşacağı; 6’ncı maddesinde de kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Buna göre, taşınmazlarını kiraya vererek ortak dışı işlemden dolayı kurumlar vergisi mükellefi olan anılan kooperatifin ortak giderlerini (ısıtma, aydınlatma, yakıt, bina bakım onarım, tadilat çevre düzenleme, güvenlik hizmeti v.b.) karşılamak amacıyla işyeri sahibi ve kiracılardan tahsil edilen aidatların kurum kazancının bir unsuru sayılarak vergiye tâbi kurum kazancına dahil edilerek fatura düzenlenmesi gerekmektedir.

Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu’nun;

1/1’inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,

17/4-d maddesinde ise, iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinin KDV’den istisna olduğu

hükme bağlanmıştır.

Buna göre; kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan kooperatifinizin üyelerinden tahsil ettiği ve kurum kazancının unsuru sayılan aidatlar ile gayrimenkullerin kiraya verilmesi hizmetleri Kanun’un 1/1’inci maddesi kapsamında KDV’ye tabi tutulacak; bu hizmetlere ilişkin düzenlenen faturalarda hesaplanan KDV, kooperatifiniz tarafından 1 No’lu KDV Beyannamesi ile beyan edilecektir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Kooperatife yapılacak olan inşaat taahhüt işinin taşeron firmaya yaptırılması halinde uygulanacak kdv oranı

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

MERSİN VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.33.15.01-2011-701-14-32

15/07/2011

Konu

:

Kooperatife yapılacak olan inşaat taahhüt işinin taşeron firmaya yaptırılması halinde uygulanacak kdv oranı

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Konut Yapı Kooperatifi ile aranızda yapılan sözleşmeye göre adı geçen Kooperatife inşaat taahhüdünde bulunduğunuz, ancak işi tamamen taşeron firmaya yaptıracağınız belirtilerek, taşeron firmanın şirketinize keseceği faturalarda uygulanacak katma değer vergisi (KDV) oranı hakkında bilgi verilmesi istenilmektedir.

KDV Kanununun geçici 15 inci maddesi ile 29/7/1998 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı alınmış inşaatlara ilişkin olarak konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri KDV den istisna edilmiştir.

29/7/1998 tarihinden sonra bina inşaat ruhsatı alınmış inşaatlara ilişkin olarak “konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri” ise 30/12/2007 tarih ve 26742 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine ekli (I) sayılı listenin 12 nci sırası uyarınca % 1 oranında KDV ye tabidir.

Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde KDV uygulamasına ilişkin açıklamalara 49, 66 ve 106 Seri No.lu KDV Genel Tebliğlerinde yer verilmiştir.

Bu çerçevede, konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde istisna veya indirimli oran uygulanabilmesi için;

– Kooperatifin konut yapı kooperatifi statüsünde olması,

– İşin konut yapı kooperatifine yapılması,

– Yapılan işin inşaat işi olması ve taahhüde dayanması

şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

İşin konut yapı kooperatifine yapılmasına ilişkin şartın gerçekleşip gerçekleşmediği, yapı ruhsatının münhasıran konut yapı kooperatifi adına düzenlenmiş olmasına (bir başka deyişle, ruhsatın “yapı sahibi” bölümünde yalnızca konut yapıkooperatifinin adına yer verilmiş olmasına) göre belirlenmektedir.

Yapı ruhsatının “yapı sahibi” bölümünde adı yer alan konut yapı kooperatiflerine verilecek inşaat taahhüt işleri, bu bölümde başkaca bir gerçek ya da tüzel kişinin adına yer verilmemiş olmak ve yukarıda sayılan diğer şartları taşımak kaydıyla istisna veya indirimli oran uygulamasından yararlanmaktadır.

Yapı ruhsatının “yapı sahibi” bölümünde adı bulunmamasına rağmen “yapı müteahhidi” bölümünde adı yer alan bir konut yapı kooperatifine yapılan inşaat taahhüt işlerinde ise “işin konut yapı kooperatifine yapılması”na yönelik şart gerçekleşmediğinden istisna ya da indirimli oran uygulanmamaktadır.

Buna göre,

– Taahhüdde bulunduğunuz inşaat işinde, yapı ruhsatının “yapı sahibi” bölümünde yalnızca inşaat taahhüt hizmetini alan konut yapı kooperatifinin adına yer verilmiş olması şartıyla indirimli oran (%1) uygulanması mümkün bulunmaktadır.

– Taşeron firma tarafından müteahhit durumundaki firmanıza verilen inşaat taahhüt işlerinde ise, işin konut yapı kooperatifine yapılması şartı yerine getirilmediğinden genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Kooperatife Ait Gayrimenkulün Kiralanması İşleminin Kurumlar Vergisi ve KDV Karşısındaki Durumu

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

MÜKELLEF HİZMETLERİ KATMA DEĞER VERGİSİ GRUP MÜDÜRLÜĞÜ

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.G.15-1053

21/07/2011

Konu

:

Kooperatife Ait Gayrimenkulün Kiralanması İşleminin Kurumlar Vergisi ve KDV Karşısındaki Durumu

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Kooperatifinize ait gayrimenkulün kiraya verilmesinin Kurumlar Vergisi Kanunu ve Katma Değer Vergisi Kanunu karşısındaki durumu konusunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmakla birlikte, 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde; tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarım kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisinden muaf olacağı belirtilmiştir.

Aynı Kanunun “Beyan” başlıklı 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasında ise, Kooperatiflerin gelirlerinin vergi kesintisine tâbi tutulan taşınmaz kira gelirlerinden ibaret olması halinde, bu gelirler için beyanname verilmeyeceği hükmüne yer verilmiş olup, anılan Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, maddenin birinci fıkrasında sayılanlar tarafından kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında yapılan kira ödemeleri üzerinden vergi kesintisi yapılması gerektiği hükmüne yer verilmiştir.

Maddenin dördüncü fıkrası ile Bakanlar Kuruluna, bu maddede belirtilen vergi kesintisi oranlarını, her bir ödeme ve gelir için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, kurumlar vergisi oranına kadar yükseltmeye ve aynı sınırlar dahilinde üçüncü fıkrada belirtilen kazançlar için fon veya ortaklık türlerine göre ya da portföylerindeki varlıkların nitelik ve dağılımına göre farklılaştırmaya yetki verilmiş olup, bu yetkiye istinaden yayımlanan 12/01/2009 tarihli ve 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden % 20 oranında vergi kesintisi yapılması gerektiği hükmüne yer verilmiştir.

1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Kanununun Genel Tebliğinin “14.5. Kooperatif gelirlerinin sadece taşınmaz kira gelirlerinden ve mevduat faizlerinden oluşması halinde beyan” başlıklı bölümünde, kooperatiflerin taşınmazlarım kiraya vermeleri ortak dışı işlem olarak değerlendirileceğinden, kurumlar vergisi mükellefiyetlerinin tesis edilmesinin gerektiği, ancak, anılan kooperatiflerin başkaca gelir getirici faaliyetinin bulunmaması ve gelirlerinin sadece vergi kesintisine tabi tutulmuş taşınmaz kira gelirleri ile vergi kesintisine tabi tutulan mevduat faizlerinden ibaret olması halinde, kurumlar vergisi beyannamesi (geçici vergi beyannameleri dahil) vermelerine gerek bulunmadığı, yapılan vergi kesintilerinin nihai vergileme olacağı, kesintiye tabi tutulmuş taşınmaz kira gelirleri ile mevduat faizleri yanında diğer gelirleri de bulunan kooperatiflerin, kurumlar vergisi beyannamesi vermek zorunda olduklarından, taşınmaz kira gelirlerini ve mevduat faizlerini de bu beyannameye dahil edecekleri, ancak,kira gelirleri ile mevduat faizleri üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesi uyarınca kesinti yoluyla ödenmiş olan vergilerin, hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edileceği, öte yandan, kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan bu kooperatiflerin beyanname verme dışında mükellefiyetle ilgili diğer ödevlerini de yerine getireceklerinin tabii olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, kooperatiflerin taşınmazlarını kiraya vermeleri ortak dışı işlem olarak değerlendirileceğinden, kurumlar vergisi mükellefiyetlerinin tesis edilmesi gerekmektedir. Ancak, anılan kooperatifin başkaca gelir getirici faaliyetinin bulunmaması ve gelirlerinin sadece vergi kesintisine tabi tutulmuş taşınmaz kira gelirlerinden ibaret olması halinde, kurumlar vergisi beyannamesi (geçici vergi beyannameleri dahil) vermesine gerek bulunmamakta olup, bu durumda kira ödemeleri üzerinden yapılan vergi kesintileri nihai vergi olacaktır.

Ancak, kesintiye tabi tutulmuş taşınmaz kira gelirleri ile mevduat faizleri yanında diğer gelirlerinin de bulunması durumunda, söz konusu kooperatif kurumlar vergisi beyannamesi vermek zorunda olduğundan, taşınmaz kira gelirlerini ve mevduat faizlerini de bu beyannameye dahil etmesi gerekecektir. Bununla birlikte, kira gelirleri ile mevduat faizleri üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesi uyarınca kesinti yoluyla ödenmiş olan vergileri, hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edebilecektir.

Öte yandan, kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi durumunda bahse konu kooperatifin beyanname verme dışında mükellefiyetle ilgili diğer ödevleri de yerine getirmek zorunda olduğu tabiidir.

KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN

3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/3-f maddesinde de Gelir Vergisi Kanununun (70) inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV ye tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

Aynı maddede, ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit olunacağı açıklanmıştır.

Diğer taraftan, KDV Kanununun 17/4-d maddesiyle, sadece iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri KDV den istisna edilmiştir.

Buna göre, Kooperatifinize ait gayrimenkulün kiraya verilmesi işlemi genel oranda (%18) KDV ye tabi olacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Size yardımcı olabileceğimiz konular

Uzmanlık Alanlarımız
1-KOOPERATIFLERIN KURULUŞU, ORGANIZASYONU, MUHASEBE HESAP PLANI VE BELGE DÜZENININ OLUŞTURULMASI,
2-KOOPERATIFLE ORTAKLARI ARASINDA VE KOOPERATIFLE YÜKLENICI VEYA TAŞERONLARI ARASINDAKI ANLAŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ,
3-GENEL KURULLARIN HAZIRLANMASI VE SONUÇLANDIRILMASI,
4-KOOPERATIFIN IŞ VE IŞLEMLERI ILE ILGILI RAPOR HAZIRLANMASI,
5-İHALE DOSYASININ HAZIRLANMASI,
6-İNŞAAT YAPIM SÖZLEŞMESININ HAZIRLANMASI,
7-ŞEREFIYE RAPORUNUN HAZIRLANMASI VE KESINLEŞME PROSEDÜRÜNÜN YERINE GETIRILMESI, FERDILEŞME SÜRECI
8-KUR’A YÖNETMELIĞININ HAZIRLANMASI VE KUR’A IŞLEMININ GERÇEKLEŞTIRILMESI,
9-KAT IRTIFAKI VE/VEYA KAT MÜLKIYETI TAPULARI ILE ORTAKLARIN FERDILEŞTIRILMESI,
10-YAPI KOOPERATIFLERININ IŞLETME KOOPERATIFI OLARAK AMAÇ VE TÜR DEĞIŞTIRMESI,
11-YAPI KOOPERATIFLERININ ANONIM ŞIRKET OLARAK AMAÇ VE TÜR DEĞIŞTIRMESI,
12-KOOPERATIFLERE VE SITELERE ÖZEL TOPLU YAPI YÖNETIM PLANI HAZIRLANMASI,
13-KOOPERATIFIN MUHASEBE HESAP PLANI VE MUHASEBE YÖNETMELIĞININ HAZIRLANMASI, DEFTER VE BELGE DÜZENININ OLUŞTURULMASI,
14-KOOPERATIFIN VERGILER KARŞISINDAKI MÜKELLEFIYET VE SORUMLULUKLARININ BELIRLENMESI, VERGI SORUNLARININ ÇÖZÜMLENMESI,
15-YAPI KOOPERATIFLERINDE ISKAN BELGESI (YAPI KULLANMA IZIN BELGESININ) ŞARTLARINDAN BIRI OLAN SIGORTADAN ILIŞIKSIZLIK BELGESININ ALINMASI,
16-KOOPERATIFÇILIK KONULARINDA DIĞER DANIŞMANLIK HIZMETLERININ VERILMESI

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ

Kemal ÖZMEN
Mali Müşavir

Ülkemizde, Organize Sanayi Bölgelerinin 50 yıla yakın bir geçmişi olmasına rağmen, mevzuatına 12/04/2000 tarihinde kabul edilen ve 15/04/2000 tarih ve 24021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ile kavuşmuştur. Kanunu müteakip, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği ve bu mevzuat kapsamındaki Organize Sanayi Bölgeleri Yer Seçimi, Tarıma Dayalı İhtisas OSB Uygulama, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatına İlişkin, Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelikler yayımlanmıştır. Ayrıca OSB’lerin kendi aralarında yardımlaşmaları ve ortak sorunlarını çözüme kavuşturmalarını sağlamak üzere, kanuna göre oluşturulmuş Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu mevcuttur. Böylece geç de olsa, yaklaşık 10 yılı aşkın bir sürede OSB mevzuatında önemli sayılacak bir gelişme sözkonusu olmuştur. Bununla birlikte, henüz mevcut mevzuatın, OSB’lerin tüm ihtiyaç ve sorunlarını tam olarak karşılayacak bir düzeye getirilmediği, ancak zaman içinde ve uygulama da dikkate alınarak, mevzuatların oluşturulacağı ve mevcut mevzuatta gerekli değişikliğin yapılacağı bilinmektedir.

OSB’lerin mevzuata kavuşturulmasının, sayısal olarak çoğalmasına olumlu etki yaptığı düşünülmektedir. Zira halihazırda Ülkemizde 264 adet Organize Sanayi Bölgesinin bulunduğu, OSB’lerin bağlı olduğu Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Siteleri Genel Müdürlüğü kayıtlarından anlaşılmaktadır.

1962 yılından itibaren, Ülkemizin planlı kalkınması ve bölgeler arasındaki ekonomik dengelerin oluşması amacıyla, öncelikle küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin kurulması Devlet tarafından, kamulaştırma yoluyla arsa tahsisi ve yapılaşmasında kredi verilmesi suretiyle teşvik edilmiş ise de, küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin devamı olarak 1990’lı yıllardan itibaren hızlı bir şekilde sanayinin uygun görülen alanlarda yapılmasını sağlamak, çevre sorunlarını ve çarpık yapılaşmayı önlemek, Ülke kaynaklarını daha gerçekçi ve bilimsel bir şekilde kullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak amacıyla, planlı bir şekilde ve altyapı sorunlarının da çözümlendiği arsaların OSB’lere tahsis edilmesi sonucu, bu kapsamda OSB’lere kamulaştırma yetkisi tanınması, ayrıca OSB’lerin 2000 yılından itibaren mevzuatına kavuşmuş olması gibi hususlar, kısa sürede OSB’lerin gelişip çoğalmasına olumlu katkı sağlamıştır.

Organize Sanayi Bölgeleri, 4562 sayılı Kanunun 5.maddesinde “Kamu yararı gerekçesi ile adına kamulaştırma yapılabilen veya yaptırılabilen bir özel hukuk tüzel kişiliğidir.” şeklinde tanımlanmıştır. Organize Sanayi Bölgelerinin organları ise; Müteşebbis Heyet (işletme halinde Genel Kurul), Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve Bölge Müdürlüğüdür.

OSB tüzel kişiliği, 4562 sayılı Kanunun uygulanması ile ilgili işlemlerde her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 15/d maddesinde “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca, organize sanayi bölgeleri için iktisap olunduğu veya bu bölgelere tahsis edildiği kabul edilen arazi (Sanayici lehine tapudaki tescilin yapılacağı tarihe kadar) geçici muaflıktan istifade ettirilmektedir.
Geçici olarak muaflıktan istifade için arazinin bu maddede yazılı cihetlere tahsis edilmiş olduğunun ilgili vergi dairesine bütçe yılı içinde bildirilmesi şarttır. Muafiyetler, arazinin tayin olunan cihetlere tahsis edildiği yılı takibeden bütçe yılından başlar. Bütçe yılı içinde bildirim yapılmazsa muafiyet, bildirimin yapıldığı yılı takibeden bütçe yılından muteber olur. Bu takdirde bildirimin yapıldığı bütçe yılının sonuna kadar geçen yıllara ait muafiyet hakkı düşer.” hükmü yer almaktadır.

Yine 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 5/f maddesinde “Organize sanayi bölgeleri ile sanayi ve küçük sanat sitelerindeki binalar, inşalarının sona erdiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren 5 yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılır.” hükmü yer almaktadır.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/k maddesinde; organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimlerinin katma değer vergisinden istisna olduğuna dair hüküm yer almaktadır.

Bilindiği üzere kurumlara ve/veya kişilere vergi, resim ve harç muafiyet veya istisnasının tanınmasının temel amacı, bu kişilerin veya kurumların korunması ve teşviki olduğundan, OSB’lerde yukarıda sayılan muafiyet ve istisnalardan yararlanmış olmakla, Devlet tarafından teşvik edilmiş olmaktadırlar.

(OSB ile ilgili konudaki yazılara ileriki sayılarda devam edilecektir.)

60 Numaralı Kdv Sirkülerine göre Kooperatif aidatlarının kdv karşısındaki durumu

60 Numaralı Kdv Sirkülerine göre Kooperatif aidatlarının kdv karşısındaki durumu
1.3. Aidatlar
Üyelerden veya katılımcılardan alınan aidatlar, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmemek şartıyla KDV nin konusuna girmemektedir. Ancak kurumlar vergisi mükellefiyeti olan kurum ve kuruluşların ticari nitelikteki teslim ve hizmetlerinin karşılığında veya kurum kazancının bir unsuru sayılan aidat ödemeleri KDV ye tabi tutulacaktır.
Buna göre,
– Tüketim ve taşımacılık kooperatifleri gibi kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan kooperatiflerin üyeleri tarafından yapılan ve kurum kazancının bir unsuru sayılan aidat ödemeleri KDV ye tabi bulunmaktadır. Ancak kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kooperatifin ortak giderleri karşılamak (üyelerin güvenlik, bahçıvanlık, havuz ve sosyal tesislerin bakımı, elektrik ve su gibi ihtiyaçlarının giderilmesi) amacıyla sunduğu hizmetler karşılığında tahsil ettiği aidatlar ticari mahiyet arz etmediğinden KDV ye tabi tutulmayacaktır.

1.6. Trafo Devirleri
KDV Kanununun 1 inci maddesi uyarınca ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliği Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmayan hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tespit edilmektedir.
Ancak, ortakların belirli ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla kurulan ve herhangi bir kar amacı gütmeyen; konut yapı kooperatiflerinin, işyeri yapı kooperatiflerinin, küçük sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin, site yönetimleri ile site işletme kooperatiflerinin ve organize sanayi bölgesi yönetimlerinin mülkiyetlerinde bulunan trafolar mevzuat gereği iz bedeli karşılığında elektrik dağıtım şirketlerine devredilmektedir. Bu tür devir işlemleri 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4/k maddesine göre ortak dışı işlem sayılmadığından KDV Kanununun 1 inci maddesi uyarınca da KDV ye tabi tutulmayacaktır

Kooperatiflerde bilgi edinme hakkı

Kooperatifler Kanunu Madde 24 : Bilgi edinmek hakkı, bilanço:
Yönetim Kurulunun gelir gider farklarının dağıtım şekli hakkındaki tekliflerini ihtiva eden
yıllık çalışma raporu ile bilanço ve denetçilerin 66 ncı madde hükümlerine uygun olarak tanzim edecekleri rapor
genel kurulun yıllık toplantısından en az 15 gün öncesinden itibaren bir yıl süre ile Kooperatif merkezinde ve
varsa şubelerinde ortakların tetkikine amade tutulur.
Talep eden ortaklara bilanço ve gelir gider farkı hesaplarının birer suretinin verilmesi mecburidir.
Ortakların bilgi edinmek hakkı, anasözleşme veya kooperatif organlarından birinin karariyle bertaraf
edilemez veya sınırlandırılamaz.

Saygılar..

Tarımsal Kalk. Koop. tarafından yapılan ortak içi ve ortak dışı işlemlerin KDV ve KV mükellefiyeti

Başlık Tarımsal Kalk. Koop. tarafından yapılan ortak içi ve ortak dışı işlemlerin KDV ve KV mükellefiyeti hk.
Tarih 26/08/2011
Sayı B.07.1.GİB.4.16.16.02-300.10.84-187
Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.16.16.02-300.10.84-187

26/08/2011

Konu

:

Tarımsal Kalk. Koop. tarafından yapılan ortak içi ve ortak dışı işlemlerin KDV ve KV mükellefiyeti

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 2010 yılı Haziran ayında köyünüze sulama göleti yapılmasından sonra, bu güne kadar kurumlar ve katma değer vergisinden muaf olan kooperatifiniz tarafından ortak dışına da su satışı yapıldığı, ayrıca yeni yaptırılan ve kooperatifiniz tarafından işletilen kantar ile ortak dışına da hizmet verildiğinden bahisle; Kooperatifinizin ortak dışı işlemlerinin kurumlar ve katma değer vergisine tabi tutularak, ortaklarla yaptığı işlemler yönünden muafiyetinin devam ettirilmesinin mümkün olup olmadığı konusunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

I-Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden:

Bilindiği üzere, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmüyle kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olmakla beraber aynı kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k)bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olduğu hüküm altına alınmıştır.

1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “4.13.1. Muafiyet Şartları” başlıklı bölümünde; kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmeleri için ana sözleşmelerinde; sermaye üzerinden kazanç dağıtılmamasına, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesine, yedek akçelerinin ortaklara dağıtılmamasına, sadece ortaklarla iş görülmesine dair hükümlerin bulunması ve bu kayıt ve şartlara da fiilen uyulması gerektiği; ayrıca bu şartlara ana sözleşmelerinde yer vermeyen ya da yer vermekle beraber bu şartlara fiiliyatta uymayan kooperatiflerin, muafiyet hükümlerinden yararlanmayacağı belirtilmiştir. Anılan Tebliğin “4.13.1.4. Sadece Ortaklarla İş Görülmesi” başlıklı bölümünde de; “Kooperatifler ortaklarının belirliekonomik çıkarlarının ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının sağlanıp korunmasını amaçladıkları için faaliyetin normal olarak sadece ortaklarla sınırlı olması gerekmektedir. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir. Ortak dışı işlemler, sadece ortak olmayanlarla yapılan işlemleri değil, ortaklarla kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda yapılan işlemleri de kapsamaktadır.” açıklamalarına yer verilmiştir.

Öte yandan, 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde, kooperatiflerde risturn istisnası düzenlenmiş olup tüketim, üretim ve kredi kooperatiflerinin ortakları için hesapladıkları risturnlar (ilgili alt bentlerde belirtilen bazı koşullar altında) kurumlar vergisinden istisna edilmiş olup (2) numaralı alt bendinde de üretim kooperatiflerinde, ortakların üreterek kooperatife sattıkları veya kooperatiften üretim faaliyetinde kullanmak üzere satın aldıkları malların değerine göre hesaplanan risturnlar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “5.11.” bölümünde, risturn istisnasının uygulanmasına ilişkin ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır.

Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre, Kooperatifinizin ortağı olmayan kişilere su satışı yapması ve kantar hizmeti vermesi, kurumlar vergisi açısından muafiyet şartlarından olan “Sadece ortaklarla iş görülmesi” şartının ihlali sayıldığından, ihlalin gerçekleştiği tarih itibariyle kurumlar vergisi yönünden mükellefiyetinizin tesis ettirilmesi gerekmektedir.

Ancak, Kooperatifinizin, ortaklarına üretim faaliyetinde kullanmak üzere yaptığı su satışı nedeniyle hesaplanan risturnların, 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (i/2) bendine göre kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkün bulunmaktadır.

II-Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden:

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun “1. Kültür ve Eğitim Amacı Taşıyan İstisnalar” başlıklı 17/1-a maddesi ile; Genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasi partiler ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzelkişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların; ilim, fen ve güzel sanatları, tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yaptıkları teslim ve hizmetleri; aynı maddenin “Diğer İstisnalar” başlıklı 4/h bendinde de; zirai amaçlı su teslimleri ile köy tüzel kişiliklerince köyde ikamet edenlere yapılan ticari amaçlı olmayan perakendeiçme suyu teslimleri, kamu kuruluşları, tarımsal kooperatifler ve çiftçi birliklerince yapılan arazi ıslahına ait hizmetler, katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, gerek ortaklarınıza ve gerekse bunun haricinde olanlara zirai amaçlı olarak yaptığınız su teslimlerinizin katma değer vergisinden istisna edilmesi, kantar hizmetinizin ise katma değer vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

Organize Sanayi Bölgelerinin alt yapıları tamamlanan arsa ve işyeri teslimlerinin KDV’den istisna olup olmadığı

Organize Sanayi Bölgelerinin alt yapıları tamamlanan arsa ve işyeri teslimlerinin KDV\\\’den istisna olup olmadığı hk.
Tarih 05/09/2011
Sayı B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.17.4-1463
Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.17.4-1463

05/09/2011

Konu

:

Organize Sanayi Bölgelerinin alt yapıları tamamlanan arsa ve işyeri teslimlerinin KDV’den istisna olup olmadığı

İlgide kayıtlı dilekçenizle … Organize Sanayi Bölgesi için arsa temin edilmesi ve işyerlerinin imal ve inşa edilmesi aşamasında yerine getirilen alt yapı faaliyetlerinin (hafriyat, yol, asfaltlama, parsel belirleme, kanalizasyon, gaz, elektrik, su gibi) katma değer vergisinden istisna olup olmadığı ile bu faaliyetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisinin iadesinin mümkün olup olmadığının bildirilmesi istenilmiştir.

Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu belirtilmiş; aynı Kanunun 17/4-k maddesinde ise, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimlerinin katma değer vergisinden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

Konu ile ilgili açıklamaların yer aldığı 69 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde; sözü edilen organizasyonların sadece arsa ve işyeri teslimlerinin KDV den istisna olacağı, bu organizasyonların üyelerine yapacakları arsa ve işyeri dışındaki teslim ve hizmetlerin ise genel hükümler çerçevesinde KDV ye tabi olacağı açıklanmıştır.

Öte yandan, Kanunun 32 nci maddesinde, bu Kanunun 11, 13, 14, 15 ve 17/4-s maddeleri kapsamında bulunan istisnalar nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceği, indirim yoluyla giderilemeyen verginin ise Bakanlığımızca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hükme bağlanmıştır.

Ancak, Kanunun 17/4-k maddesinde yer alan istisna, 32 nci madde kapsamında iade hakkı doğuran işlemlerden olmadığından, bu işlemler nedeniyle yüklenilen verginin KDV Kanununun 30/a maddesi hükmü gereğince indirim konusu yapılması mümkün değildir.

Buna göre, organize sanayi bölgelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin, vergiden istisna edilmiş arsa ve işyeri teslimlerine ilişkin arsanın iktisabı ile işyerlerinin imal ve inşası ile ilgili olarak yüklendikleri KDV yi indirim ve iade konusu yapmaları mümkün bulunmamaktadır.

Öte yandan, organize sanayi bölgesinin oluşturulması için tarafınızca yerine getirilen hafriyat, yol, asfaltlama, parsel belirleme, kanalizasyon, gaz, elektrik, su gibi alt yapı faaliyetlerinin, üyelere teslim edilen arsa ve işyerlerinin mütemmim cüzü sayılması mümkün olmadığından, bu hizmetler dolayısıyla üyelere düzenleyeceğiniz faturalarda KDV hesaplanması ve genel esaslar çerçevesinde beyan edilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin KV ve KDV muafiyetinden faydalanıp faydalanamayacağı konusu.

Başlık Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin KV ve KDV muafiyetinden faydalanıp faydalanamayacağı hk.
Tarih 06/09/2011
Sayı B.07.1.GİB.4.16.16.02-300.11.36-195
Kapsam

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=R0G0avZf3V4&w=560&h=315]

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

MÜKELLEF HİZMETLERİ GELİR GURUP MÜDÜRLÜĞÜ

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.16.16.02-300.11.36-195

06/09/2011

Konu

:

Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin KV ve KDV muafiyetinden faydalanıp faydalanamayacağı konusu.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 22.0.2011 tarihinde kurmuş olduğunuz tarımsal kalkınma kooperatifinin katma değer vergisi (KDV) ve Kurumlar Vergisi muafiyetinden faydalanıp faydalanamayacağı konusunda bilgi verilmesi istenilmektedir.

KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN:

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2’inci maddesinin ikinci fıkrasında kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış, 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde ise, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu hükümlere göre, kooperatifler yukarıda belirtilen şartların tamamını taşımaları halinde kurumlar vergisinden muaf olacaklardır. Öte yandan, tarımsal kalkınma kooperatiflerinde esas amaç, ortaklarca üretilen ürünlerin kooperatif tarafından en elverişli koşullarda pazarlanarak, elde edilen kazancın ortaklara kooperatifte yaptıkları işlem oranında risturn olarak dağıtılmasıdır.

1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “4.13. Kooperatifler” başlıklı bölümünde muafiyet şartları detaylı olarak açıklanmış, takip eden bölümlerde ise ortak dışı işlemler kooperatif türlerine göre ayrıntılı olarak örneklendirilmiş olup “4.13.1.4. Sadece ortaklarla iş görülmesi” başlıklı bölümünde de;

“Kooperatifler ortaklarının belirli ekonomik çıkarlarının ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının sağlanıp korunmasını amaçladıkları için faaliyetin normal olarak sadece ortaklarla sınırlı olması gerekmektedir. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir.

Ortak dışı işlemler, sadece ortak olmayanlarla yapılan işlemleri değil, ortaklarla kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda yapılan işlemleri de kapsamaktadır.”

açıklamasına yer verilmiştir.

Kooperatifçe yapılan bir işlemin ortak içi işlem olarak dikkate alınabilmesi için; işlem, faaliyet amacına, diğer bir ifadeyle, kooperatifin ana sözleşmesinde belirtilen uğraşı konusuna dahil olmalıdır ve faaliyet amacına dahil olan işin münhasıran kooperatif ortağıyla yapılması gerekmektedir.

Ayrıca anılan Tebliğin, “4.13.1.4.1. Üretim kooperatiflerinde ortak dışı işlemler” başlıklı alt bölümünde de, üretim kooperatiflerinin, ortaklarından aldığı ürünleri, niteliğinde herhangi bir değişiklik yapmadan üçüncü kişilere satmalarının ortak dışı işlem sayılmadığı, ortaklardan alınan ürünlerin bir takım işlemlerden geçirildikten sonra niteliği değiştirilmiş olarak üçüncü kişilere satılmasının ise ortak dışı işlem sayılacağı açıklamalarına yer verilmiştir.

Buna göre; Kooperatifinizin 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde belirtilen şartlar ile konuya ilişkin açıklamaların yer aldığı 1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen şartları taşıması halinde kurumlar vergisi muafiyet hükmünden yararlandırılması mümkün bulunmaktadır.

KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN:

KDV Kanununun 1/1 maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun “1.Kültür ve Eğitim Amacı Taşıyan İstisnalar” başlıklı 17/1-a maddesi ile; Genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasi partiler ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların; ilim, fen ve güzel sanatları, tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yaptıkları teslim ve hizmetleri, aynı maddenin “Diğer İstisnalar” başlıklı 4/h bendinde de; zirai amaçlı su teslimleri ile köy tüzel kişiliklerince köyde ikamet edenlere yapılan yapılan ticari amaçlı olmayan perakende içme suyu teslimleri, kamu kuruluşları, tarımsal kooperatifler ve çiftçi birliklerince yapılan arazi ıslahına ait hizmetler, katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

KDV Kanununun 17/1-a maddesinde ifade edilen tarımı yaymak, ıslah ve teşvik amacı, toprak analizleri; tarla denemeleri; zirai araştırmaların yapılması; hububat sebze ve meyve üzerine yapılan araştırma, inceleme ve ıslah çalışması; zirai mahsullerin muayene edilmesi, fumigasyona tabi tutulması; damızlık tohum ve hayvan yetiştirilmesi; orman yollarının yapılması; damızlık hayvan, damızlık fide, fidan, bağ çubuğu, tohum ve faydalı böcekler gibi teslim ve hizmetleri kapsamaktadır.

Buna göre; tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yapılacağınız ve yukarıda belirtilen teslim ve hizmetler KDV Kanununun 17/1-a maddesi, zirai amaçlı su teslimleri ile arazi ıslahına ait yapacağınız hizmetler ise aynı Kanunun 17/4-h maddesi uyarınca KDV’den istisna olacaktır.

Öte yandan; “Kırsal Alanda Sosyal Riski Azaltma Projesi” kapsamında tarımsal amaçlı kooperatiflerce üyelerine yapılan damızlık inek, koyun, keçi teslimi, KDV Kanununun 17/1-a maddesi hükmü uyarınca KDV den müstesnadır. Bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün olmayan her türlü yem ve veterinerlik ilaçları tesliminin ise KDV Kanununun 1/1 inci maddesi hükmü uyarınca KDV ye tabi tutulması gerekmektedir.

Diğer taraftan; Kooperatifinize bedelsiz olarak yapılan her türlü teslim ve hizmetler KDV Kanununun 17/2-b maddesi; Kooperatifinizin gerçek usulde gelir vergisine tabi olmayan çiftçilerden yapmış olduğu mal ve hizmet alımları KDV Kanununun 17/4-b maddesi hükmü uyarınca KDV den müstesna olup, bunun dışında her türlü mal ve hizmet alımlarınızın genel esaslara göre KDV’ne tabi tutulması gerekmektedir.

Kooperatif üyelerinin 38 adet dükkan ve işyerini kiraya verme işleminin ticari faaliyet olup olmaması hk

Başlık Kooperatif üyelerinin 38 adet dükkan ve işyerini kiraya verme işleminin ticari faaliyet olup olmaması hk. Tarih 26/08/2011 Sayı B.07.4.DEF.0.53.10.00-KVK-22-18 Kapsam T.C. RİZE VALİLİĞİ Defterdarlık Gelir Müdürlüğü Sayı : B.07.4.DEF.0.53.10.00-KVK-22-18 26/08/2011 Konu : Kurumlar Vergisi Mükellefiyeti Hk. İlgide kayıtlı dilekçenizde, … Toplu İşyeri Kooperatifi üyelerinin, hisseleri oranında ortak 38 adet dükkanın bulunduğu, üyelerin tüzel kişiler, gelir vergisi mükellefleri ve mükellef kaydı bulunmayan kişilerden oluştuğu, adı geçen kooperatif üyelerinin hisseleri oranında ortak olduğu bu 38 adet dükkanın sitenin giderlerini karşılamak ve gelir elde etmek amacıyla üçüncü şahıslara veya hissedar olan kişilere kiralanmak istendiği, ancak kooperatifin inşaat işini bitirerek, 10.04.2010 tarihinde tasfiyesini tamamlaması nedeniyle, tasfiyesi tamamlanmış kooperatif yönetim kurulu üyelerince söz konusu kiralama işini idare edecek … Toptancılar Site Yönetimi Kiralama İktisadi İşletmesi adı altında 5000.-TL sermaye ile iktisadi işletme oluşturulmaya karar verildiği ve vergi dairesine bu iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirmek amacıyla gidildiğinde vergi dairesince iktisadi işletme oluşmadığı gerekçesiyle mükellefiyet kaydının reddedildiği, bu durumda söz konusu dükkanların kiraya verilmesi halinde stopaj ve belge düzeninin nasıl yapılması gerektiği hususunda tereddüde düşüldüğü belirtilerek Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 inci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır. Ticari faaliyet, bir tür emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması, böyle bir organizasyon tarafından icra edilen “ticari faaliyet” olma niteliğine etki etmemektedir. Ancak bir faaliyetin “ticari faaliyet” sayılabilmesi için, kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurlarıyla birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Buna göre, … Toplu İşyeri Kooperatifi üyelerinin hisseleri oranında sahip olduğu 38 adet dükkanın veya ortak alanların kiraya verilmesi faaliyetinin ticari bir organizasyonu gerektirdiği açık olup bu nedenle söz konusu faaliyetin, adi ortaklık halinde yürütülen ticari faaliyet olarak değerlendirilerek, adi ortaklık mükellefiyetinin site yönetim kurulu adına tesis edilmesi, site yönetim kurulu üyeleri adına ise gelir vergisi yönünden mükellefiyet tesis edilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim.

Kooperatife ait arsanın bölünerek, tasfiye nedeniyle üyelere dağıtımı halinde kurumlar vergisi muafiyetinin bozulup bozulmayacağı hk.

Başlık Kooperatife ait arsanın bölünerek, tasfiye nedeniyle üyelere dağıtımı halinde kurumlar vergisi muafiyetinin bozulup bozulmayacağı hk. Tarih 26/08/2011 Sayı B.07.1.GİB.4.07.16.01-KVK.ÖZ.2010.66.-278 Kapsam T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANTALYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI MÜKELLEF HİZMETLERİ GELİR GRUP MÜDÜRLÜĞÜ Sayı : B.07.1.GİB.4.07.16.01-KVK.ÖZ.2010.66.-278 26/08/2011 Konu : Kooperatife ait arsanın üyelere dağıtımı halinde vergilendirme İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuzu, olağan genel kurulda, kooperatifinize ait 7 adet taşınmaz üzerinde mali imkansızlıklar dolayısıyla konut yapmanın imkansız hale gelmesi ve kooperatifinizin tasfiye edilmesi kararı alması nedeniyle mevcut taşınmazların üyeleriniz adına hisseleri oranında ferdileşme yapılmak suretiyle noter huzurunda çekilişi yapılarak dağıtımının gerçekleştirildiği, Ancak, parsel dağıtımında parsellerin rayiç değerleri ve metrekare farklılıkları nedeniyle hissedarlara hakkaniyetli dağıtım yapılması amacıyla her parselde hissedarın ödeyeceği veya alacağı para miktarının değiştiği, bu dağıtımın … Bankasındaki vadesiz hesabınızdan yapılacağı, yapılacak olan bu parasal işlemlerin; kurumlar vergisi muafiyetinizi etkileyip etkilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde kooperatifler kurumlar vergisi mükellefi sayılmakla birlikte, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, kooperatiflerin ana sözleşmelerinde; -Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmamasına, -Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesine, -Yedek akçelerinin ortaklara dağıtılmamasına, -Sadece ortaklarla iş görülmesine, ilişkin hükümlerin bulunması ve bu kayıt ve şartlara da fiilen uyulması halinde kurumlar vergisinden muaf tutulacakları hükme bağlanmıştır. Ayrıca, yapı kooperatiflerinde yukarıda belirtilen şartların yanı sıra; kuruluşundan, inşaatın sona erdiği tarihe kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya sayılan bu kişiler ile işçi işveren ilişkisi bulunan kişilere yer verilmemesi ve yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olması şartları da aranmaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, kooperatifinizin tasfiyeye tabi tutularak mevcut arsanın üyelerin hisseleri oranında ilave ödeme yapılmak veya ek ödeme alınmak suretiyle dağıtılması nedeniyle kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. (*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir. (**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.