31. Ortaklardan gecikme faizine ilişkin alınan genel kurul kararının her sene uygulanıp uygulanamayacağı ve bu karara yönelik genel kurulda karar yeter sayısının ne olduğu:Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 23/6 maddesinde sıralanan genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkiler arasında: “Ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek” hükmüne yer verilmiş olup, yükümlülüklerini zamanında yerine getirmeyen ortaklara, genel kurul kararı doğrultusunda gecikme cezası uygulanabilmektedir. Bunun yanı sıra, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve anasözleşmede gecikme cezasının oranına ilişkin herhangi bir alt veya üst sınır öngörülmemiştir. Dolayısıyla gecikme cezasının oranına ilişkin belirleme tasarrufu da genel kurula aittir.Öte yandan, gecikme cezasının hangi döneme ait ödentileri kapsamak üzere uygulanacağı konusuna genel kurul kararlarında bir açıklık getirilmemiş olması halinde; yıllık bütçelerin belirlenmesi sırasında ortakların yapacağı ödentiler kararlaştırıldıktan sonra ödentiler hakkında bir gecikme cezası öngörülmüş ise, söz konusu gecikme cezasının bütçede belirlenen ortak ödentilerinin ait olduğu dönemdeki parasal yükümlülükleri kapsamak üzere uygulanabileceği; parasal yükümlülüklerini aksatan ortaklar hakkında gecikme cezası uygulanmasına ilişkin olarak ayrı bir gündem maddesinde tüm ödenmesi gereken parasal yükümlülükler için gecikme cezası yürütülmesi öngörülmüş olması halinde ise bu kararın sonraki genel kurullarda değiştirilmediği sürece ileriki dönemlerde de uygulanabileceği düşünülmektedir.Buna göre, anılan kooperatifin 2002 yılında gerçekleştirdiği genel kurul toplantısında gecikme cezasına ilişkin olarak almış olduğu karar, ayrı bir gündem maddesi çerçevesinde görüşülmek suretiyle ileriye dönük olarak tüm parasal yükümlülükleri kapsıyor ise 2002 yılından sonraki tüm parasal yükümlülükler için uygulanabileceği, ancak o yılın tahmini bütçesi çerçevesinde alınmış bir karar ise sadece o yıla ait parasal yükümlülükler için uygulanabileceği düşünülmektedir.Diğer taraftan, Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinde gecikme cezalarına ilişkin özel bir nisap öngörülmemiş olup, konuya ilişkin sözkonusu kararın koopeartifiniz anasözleşmesinin 33. maddesine göre, oylama sırasındaki mevcudun yarıdan fazlasının veya ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınması gerekmektedir.

31. Ortaklardan gecikme faizine ilişkin alınan genel kurul kararının her sene uygulanıp uygulanamayacağı ve bu karara yönelik genel kurulda karar yeter sayısının ne olduğu:Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 23/6 maddesinde sıralanan genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkiler arasında: “Ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek” hükmüne yer verilmiş olup, yükümlülüklerini zamanında yerine getirmeyen ortaklara, genel kurul kararı doğrultusunda gecikme cezası uygulanabilmektedir. Bunun yanı sıra, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve anasözleşmede gecikme cezasının oranına ilişkin herhangi bir alt veya üst sınır öngörülmemiştir. Dolayısıyla gecikme cezasının oranına ilişkin belirleme tasarrufu da genel kurula aittir.

Öte yandan, gecikme cezasının hangi döneme ait ödentileri kapsamak üzere uygulanacağı konusuna genel kurul kararlarında bir açıklık getirilmemiş olması halinde; yıllık bütçelerin belirlenmesi sırasında ortakların yapacağı ödentiler kararlaştırıldıktan sonra ödentiler hakkında bir gecikme cezası öngörülmüş ise, söz konusu gecikme cezasının bütçede belirlenen ortak ödentilerinin ait olduğu dönemdeki parasal yükümlülükleri kapsamak üzere uygulanabileceği; parasal yükümlülüklerini aksatan ortaklar hakkında gecikme cezası uygulanmasına ilişkin olarak ayrı bir gündem maddesinde tüm ödenmesi gereken parasal yükümlülükler için gecikme cezası yürütülmesi öngörülmüş olması halinde ise bu kararın sonraki genel kurullarda değiştirilmediği sürece ileriki dönemlerde de uygulanabileceği düşünülmektedir.

Buna göre, anılan kooperatifin 2002 yılında gerçekleştirdiği genel kurul toplantısında gecikme cezasına ilişkin olarak almış olduğu karar, ayrı bir gündem maddesi çerçevesinde görüşülmek suretiyle ileriye dönük olarak tüm parasal yükümlülükleri kapsıyor ise 2002 yılından sonraki tüm parasal yükümlülükler için uygulanabileceği, ancak o yılın tahmini bütçesi çerçevesinde alınmış bir karar ise sadece o yıla ait parasal yükümlülükler için uygulanabileceği düşünülmektedir.

Diğer taraftan, Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinde gecikme cezalarına ilişkin özel bir nisap öngörülmemiş olup, konuya ilişkin sözkonusu kararın koopeartifiniz anasözleşmesinin 33. maddesine göre, oylama sırasındaki mevcudun yarıdan fazlasının veya ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınması gerekmektedir.

Ortaklardan bileşik faiz alınıp alınamayacağı:

30. Ortaklardan bileşik faiz alınıp alınamayacağı:1163 sayılı Kooperatifler Kanununda, ödemelerini geç yapan ortaklara gecikme cezası yürütüleceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte, kooperatif ortaklarının ödemelerini geciktirmeleri halinde Kooperatifler Kanununun 23. maddesi çerçevesinde genel kurulca kararlaştırmak kaydıyla objektif esaslara dayalı olarak gecikme cezası alınması mümkün bulunmaktadır. Ancak, Kooperatif ortaklarının aidat ödeme borcunun cari hesap sözleşmesiyle ya da ortak açısından ticari iş mahiyetindeki ödünç sözleşmesiyle ilgisi bulunmadığından, faizin anaparaya eklenerek tekrar faiz (bileşik faiz) yürütülmesi uygun görülmemektedir.

Bütçede harcama kalemleri arasında aktarım yapılıp yapılamayacağı

28. Bütçede harcama kalemleri arasında aktarım yapılıp yapılamayacağı:Konut Yapı Kooperatifi Anasözleşmesinin 23/1. maddesinde; “Bilanço, bilanço hesaplarının dökümü, gelir-gider farkı hesapları ile yönetim kurulu ve denetçiler tarafından verilen raporları inceleyerek kabul veya reddetmek” görev ve yetkisi genel kurula verilmiştir.

Buna göre, yönetim kurulunca hazırlanan ve genel kurulca kabul edilen tahmini bütçede yer alan harcama kalemleri arasında yine genel kurulca yönetim kuruluna bu harcama kalemleri arasında para aktarma yetkisi verilmiş olması ve bir harcamaya ilişkin bütçede yer alan fasılda yeterli miktarda ödenek bulunmaması durumunda; genel kurulca miktar, oran, konu ve sair hususlarda verilen yetki çerçevesinde başka bir harcama kaleminden yine bahse konu yetki çerçevesinde yapılması düşünülen harcamayla ilgili harcama kalemine ödenek aktarımı yapılabilecektir

Yönetim kurulu kararı ile bazı ortaklardan aidat alınmamasına karar verilip verilemeyeceği:

26. Yönetim kurulu kararı ile bazı ortaklardan aidat alınmamasına karar verilip verilemeyeceği:İlgi yazınızda, kooperatifiniz ortağı olan 20 kişinin genel kurul toplantısında belirlenen aidatları, tapular dağıtılana kadar ödeme talep edilmeyeceği yönünde eski yönetim kurulunun kararına istinaden ödemekten imtina ettikleri belirtilmekte ve bu aşamada yapılması gerekenler hususunda Bakanlığımız görüşü talep edilmektedir.

Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 23. maddesinde kooperatif genel kurul toplantısında kararlaştırılacak konular sıralanmış ve anılan maddenin 6. bendinde “Ortaklardan tahsil edilecek taksit miktarı ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek” genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkiler arasında sayılmıştır.

Diğer taraftan, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.04.1994 tarih ve Esas 2568, Karar 2729 sayılı kararında özetle; “Bazı ortakların sabit ve peşin aidat ödemeleriyle ortak alınmaları, ancak genel kurul kararıyla olur. Böyle bir karar yoksa, bu ortakların, diğer ortaklar gibi aidat yatırmaları gerekir.”denilmektedir.

Buna göre, ilgi dilekçenizde söz edilen 20 ortağın, daha evvel yapılan genel kurul toplantılarında kararlaştırılarak, bir sabit veya peşin ödeme grubu oluşturulmuş olması durumunda söz konusu aidatın bu ortaklardan talep edilemeyeceği, ancak bu minvalde bir genel kurul kararının olmaması halinde ise genel kurulca belirlenen aidat ödemelerinin bütün ortaklar için hüküm ifade edeceği açıktır.

Ayrıca 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 59/8. maddesinde; “Yönetim Kurulu üyeleri ve temsile yetkili şahıslar, genel kurulun devredemeyeceği yetkilerini kullanamaz.” denilmekte ve bu fıkraya aykırı hareket eden yönetim kurulu üyeleri için cezai sorumluluk öngörülmektedir.

Ortaklık devir işleminin yönetim kurulunca kabul edilmesinin zorunlu olup olmadığı:

25. Ortaklık devir işleminin yönetim kurulunca kabul edilmesinin zorunlu olup olmadığı:1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 14.maddesinde; “Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde bu kişiyi ortaklığa kabul eder.” hükmüne yer verilmiş olup, Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin “Ortaklığın Devri” başlıklı 17.maddesinde de; “Ortaklık yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle 10.maddedeki ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebilir. Yönetim kurulu bu şekilde ortaklığı devralan kişiyi ortaklığa kabulden kaçınamaz. Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer, kooperatifçe bu devir sebebiyle taraflardan ayrıca bir ödemede bulunmaları istenemez.” denilmektedir.

Buna göre, Kanun ve anasözleşme hükümleri çerçevesinde, …’un ortaklık şartlarını taşıyor olması halinde yönetim kurulunuzca devir işleminin tamamlanarak adı geçenin kooperatif ortaklığına kabulü gerekmektedir.

İnşaatları blok halinde yapılan kooperatiflerde, genel kurulda alınan kararların, konutunu teslim alamayan ortaklar aleyhine şekillenmesinin engellenip engellenemeyeceği:

23. İnşaatları blok halinde yapılan kooperatiflerde, genel kurulda alınan kararların, konutunu teslim alamayan ortaklar aleyhine şekillenmesinin engellenip engellenemeyeceği:Konut yapı kooperatiflerinin amacı, tüm ortaklarının konut edinmelerini sağlamaktır. Kooperatifler bu amacı gerçekleştirken, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23. maddesinde belirtilen, “Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler.” hükmü uyarınca hareket etmek durumundadırlar. Dolayısıyla tüm ortakların eşit şartlarda konut edinmeleri sağlanmalıdır.

Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin konu üzerinde aldığı benzer kararlar özetle aşağıda belirtilmektedir.

– Kural, hak ve borçlarda eşitliktir. Özel bir durum yoksa, bir yapı kooperatifinde, bir kısım ortakların konutlarına az bedelle ve diğer bir kısmının da daha çok bedelle sahip olmaları yasaya aykırıdır. (Y.11.HD., 30.04.1982, E. 2164/K.2031)

– Kooperatif konut maliyetleri farklı ise, konutların ortaklara farklı maliyetleri ortadan kaldırılmak suretiyle dağıtılması gerekir. (Y.11.HD., 06.05.1983, E. 2088/K.2387)

– Kooperatif konutları, muhtelif tarihlerde tamamlanarak ortaklara dağıtılmış ve farklı maliyetler bulunmuştur. Bu durumda, maliyetin bir bütün halinde ve anasözleşme hükümleri de göz önüne alınarak, eşitlik ilkesi çerçevesinde yapılması gerekir. (Y.11.HD., 26.04.1984, E. 1624/K.2418)

– Kooperatif, iki arsaya sahip olup, tüm ortakların katkılarıyla birinci arsada konut yaparak ortaklara dağıtmış bulunmasına göre, ikinci arsada da konut yapıp, ilk arsadan yararlanmayanlara konut vermek zorundadır. Aksi hal, eşitlik ve iyi niyete aykırıdır. (Y.11.HD., 07.03.1996, E. 8489/K.1471)

– Kooperatif, iki arsaya sahip olup, tüm ortakların katkılarıyla birinci arsada konut yaparak ortaklara dağıtmış bulunmasına göre, ikinci arsada da konut yapıp, ilk arsadan yararlanmayanlara konut vermek zorundadır. Aksi hal, eşitlik ve iyi niyete aykırıdır. (Y.11.HD., 07.03.1996, E. 8489/K.1471)

Öte yandan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesine göre, toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahiplerinin, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurmak suretiyle iptal davası açmaları imkan dahilindedir.

Buna göre, kooperatifin uygulamaları sonucu ortaklar arasında oluşan eşitsizliklerin ortadan kaldırılması amacıyla yargı organlarına başvurulması ve bu eşitsizlikleri doğuran genel kurul kararları aleyhine yukarıda belirtilen şartlar dahilinde iptal davası açılması mümkün bulunmaktadır.

Ayrıca, konutlarını etaplar halinde yapan kooperatiflerde yaşanan bu tür sorunlar dikkate alınarak, bu yapıdaki kooperatifler için Bakanlığımızca hazırlanan Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 14, 61, 62 ve 63. maddeleri yeniden düzenlenmiştir.

Şerefiye bedellerinin ortaklar arasında eşit şekilde dağıtılıp dağıtılamayacağı

22. Şerefiye bedellerinin ortaklar arasında eşit şekilde dağıtılıp dağıtılamayacağı:1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23. maddesinde “Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler.” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, şerefiye bedelleri ortaklar arasında eşitliğin sağlanması amacıyla ortaklara tahsis edilecek taşınmaz yönünden önceden yapılmış değerlendirme sonucunda, bir kısım ortakların ödedikleri, bir kısmının da aldıkları bedellerdir. Bir başka deyişle, ödenen şerefiye bedelinin şerefiye alacaklısı ortağa verilmesi gerekmekte olup, toplanan şerefiye bedellerinin ortaklar arasında eşit bir şekilde paylaştırılmak istenmesi tam tersine eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edecektir.

Diğer taraftan, kendilerine şerefiye bedeli ödenmesi gereken şerefiye alacaklısı ortaklar, genel kurulca aksi yönde karar alınması halinde 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde alınan bu yöndeki genel kurul kararının iptali cihetine gidebilecektir.

Kooperatifte fazla payı olan ortakla bir payı olan ortak arasında ne şekilde eşitliğin sağlanacağı:

21. Kooperatifte fazla payı olan ortakla bir payı olan ortak arasında ne şekilde eşitliğin sağlanacağı:1163 sayılı Kanunun 23’üncü maddesinde; “Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler.” denilmektedir.

Anılan Anasözleşmenin “Ortaklık Payı Dışındaki Ödemeler” başlıklı 21’inci maddesinin 1’inci fıkrasında ise; “Ortaklar taahhüt ve tediye ettikleri ortaklık payı bedelleri dışında, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak üzere genel kurulca kararlaştırılan miktarlardaki diğer taksitlerini ödemek zorundadırlar…” hükümlerine yer verilmiştir.

Bu bakımdan, 1163 sayılı Kanunun 23’üncü, anılan Örnek Anasözleşmenin 6’ncı, 8’inci ve 21’inci maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde ortakların sahip oldukları payları ile eşit sayıda kooperatifin amacına uygun araçlarının bulunması gerekeceğinden, 1 paya sahip ortağın bir aracının ve 24 paya sahip olacak ortağın da 24 aracının bulunması ve buna göre anasözleşmede genel kurulca belirlenen diğer taksitlerine katılmaları durumunda, 1163 sayılı Kanunda (m.23) öngörülen hak ve vecibelerde ortaklar arasındaki eşitliğin sağlanması mümkün olacaktır.

Kooperatifin ortaklarının ikinci hisselerini devir alıp alamayacakları:

18. Kooperatifin ortaklarının ikinci hisselerini devir alıp alamayacakları:1163 sayılı Kanunun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Kooperatife giren her şahıstan en az bir ortaklık payı alınması gerekir. Anasözleşme, en yüksek had tespit ederek bir ortak tarafından bu had dahilinde birden fazla pay alınmasına cevaz verebilir.” hükmüne yer verilmiş olup, aynı zamanda anılan Anasözleşmenin “Paylar” başlıklı” 8’inci maddesine göre ise; “…Ortaklar en çok 5.000 pay taahhüt edebilirler…” denilmektedir.

Dolayısıyla, 1163 sayılı Kanunun 19 ve anılan Anasözleşmenin 8’inci maddelerine göre kooperatif ortaklarının en az bir pay taahhüt etmek zorunda oldukları ve en fazla 5.000 pay taahhüt edebileceklerinden, bu hadler dahilinde pay devir etmeleri ve/veya devir almaları imkan dahilindedir.

Kooperatiflerde Ortaklık devrinin ne şekilde olacağı

17. Ortaklık devrinin ne şekilde olacağı:Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin “Ortaklığın Devri” başlıklı 17. maddesinde; “Ortaklık yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle 10’uncu maddedeki ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebilir. Yönetim Kurulu, bu şekilde ortaklığı devralan kişiyi ortaklığa kabulden kaçınamaz. Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer, kooperatifçe bu devir sebebiyle taraflardan ayrıca bir ödemede bulunmaları istenemez.” denilmektedir.

Buna göre, ortaklık payını devretmek isteyen ile devralmak isteyenin karşılıklı irade beyanlarını açıklayan bir belge düzenleyerek yönetim kuruluna başvurmaları gerekmektedir. Söz konusu başvuruyu inceleyerek ortaklığı devralmak isteyen kişinin ortaklık şartlarını taşıdığını tespit eden yönetim kurulu tarafından devir işlemine yönelik bir yönetim kurulu kararı alınarak devir işleminin gerçekleştirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

15. Ölen ortak ve mirasçılarına ulaşılamaması halinde ne gibi işlemler yapılabileceği:

15. Ölen ortak ve mirasçılarına ulaşılamaması halinde ne gibi işlemler yapılabileceği:Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmenin “Ölen Ortağın Durumu” başlıklı 16.maddesinde; “Ölen ortağın kanuni mirasçılarının üç ay içinde temsilci tayin ederek kooperatife bildirmeleri halinde, ortaklık hak ve yükümlülükleri kanuni mirasçıları lehine devam eder. Mirasçıların temsilci tayin etmemeleri veya ortaklığa devam etmek istememeleri halinde, ölen ortağın alacak ve borçları 15 nci madde hükümlerine göre tasfiye edilir.” denilmektedir. Mirasçıların temsilci tayin etmeleri ile ilgili olarak Kanun ve Anasözleşmede herhangi bir şekil şartı bulunmamakla birlikte, söz konusu temsilci tayininin, anılan Anasözleşmenin 16.maddesine göre kooperatife bildirilmesi yeterli görülmektedir. Kooperatife yapılacak bildirim sonucunda, ölen ortağın tüm hak ve yükümlülükleri, kanuni mirasçılara geçecek ve bu hak ve yükümlülükler kanuni mirasçılar tarafından tayin edilmiş olan temsilci aracılığı ile kullanılacaktır.

Buna göre, ölen ortağın mirasçılarının aralarında anlaşarak üç ay içinde bir temsilci tayin etmeleri zaruridir. Aksi takdirde ölen ortağın borç ve alacakları, öldüğü yılın bilançosuna göre hesaplanıp, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilerek söz konusu ortaklığın tasfiyesinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve örnek anasözleşmede ortakların alacaklarının iadesi yöntemine ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmemekle birlikte, daha sonra meydana gelebilecek anlaşmazlıkların engellenmesi ve ölen ortağın mirasçılarının ortaklığın sona ermesi ile yapılacak iade konusunda bilgilenmeleri açısından, durumun noter aracılığıyla ölen ortağın kooperatifte kayıtlı en son adresine bildirilmesinin ve bu bildirim sonunda ortağın mirasçıları tarafından yapılacak ödeme için müracaat edilmemesi halinde ise ortağın payına düşecek tutarın bir bankada açılacak hesapta adına bloke edilmelidir.

kooperatiften ihraç edilen ortaklara ödeme nasıl yapılır?

1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16. maddesinin 1. bendinde; “Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.” denilmedir.Bakanlığımızca hazırlanan Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin “Ortaklıktan Çıkarma” başlıklı 14. maddesinde de; ortakların hangi sebeplerden dolayı ortaklıktan çıkartılacakları belirtilmiş olup, bu sebeplerden biri de 14/2. maddesindeki “Parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden on gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtar yapılır. İkinci ihtarı takip eden bir ay içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyenler.” hükmüdür.

Buna göre, ilgi dilekçeniz ve eki Noter ihtarnamesinden yukarıda anılan madde hükmü gereğince kooperatife olan ödeme yükümlülüklerinizi yerine getirmediğinizden dolayı ortaklıktan çıkartıldığınız anlaşılmaktadır.

Öte yandan, ortaklıktan çıkarma kararına karşı ortakların; Kooperatifler Kanununun 16/3. maddesi ile örnek anasözleşmenin 14. maddesinin 6. bendi çerçevesinde; çıkarma kararının tebliğ edildiği tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilme, tebliğ edilen kararın yönetim kurulunca verilmiş olması durumunda, üç aylık süre içinde genel kurula itiraz edebilme hakkı olup, bu itirazın, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılması gerekmektedir. Yine, Kanun ve anasözleşme kapsamında, ortak tarafından genel kurula itiraz edilmesi halinde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılması mümkün bulunmamakta, ancak itiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı ortağın iptal davası açma hakkı saklı bulunmaktadır.

Ayrıca, Kooperatifler Kanununun 16/4. ve örnek anasözleşmenin 14/7. maddesi mucibince; çıkarılan ortağın, üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz etmemesi üzerine çıkarılma kararı kesinleşmektedir.

Diğer taraftan, örnek anasözleşmenin “Ortaklığı Sona Erenlerle Hesaplaşma” başlıklı 15. maddesinde; “Devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir. Ancak ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınması halinde eski ortağın 21. madde uyarınca ödediği gider taksitleri derhal geri verilir. Ayrılan ortaklar kooperatifin yedek akçeleri üzerinde bir hak iddia edemezler. Ortaklığı sona erenlerin alacak ve hakları, bunları isteyebilecekleri günden itibaren beş yıl geçmekle zaman aşımına uğrar.” denilmekte olup, buradan hareketle ortaklığı sona erenlerle hesaplaşma işlemi; ilişkisi kesilen ortağın yerine yeni ortak alınmış olması ve ilişkisi kesilen ortağın yerine yeni ortak alınmamış olması durumuna göre iki farklı şekilde yapılabilmektedir.

Buna göre; çıkan veya çıkarılan ortağın yerine yeni ortak alınmaması durumunda yapılacak ödemenin, ortağın ilişkisinin kesildiği yılın bilançosuna göre hesaplanarak iade edilmesi gerekmekte olup, genel giderler de bilançodaki kar/zarar hesabına yansımış olduğundan ayrılan ortağa yapılacak ödemelerden ayrıca herhangi bir kesinti yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, çıkan veya çıkarılan ortağın yerine yeni ortak alınmış olması durumunda ise, yeni alınacak ortaktan anasözleşmenin 11. maddesi uyarınca diğer ortakların her birinin o tarihe kadar ödemiş oldukları paralara eşit meblağın tamamı bir defada tahsil edileceğinden, ayrılan ortağa da ilişkisi kesildiği güne kadar kooperatife yapmış olduğu ödemelerin tamamının iade edilmesi gerekmektedir.

Ortaklıktan ayrılanlarla hesaplaşmanın ne şekilde yapılacağı:

13. Ortaklıktan ayrılanlarla hesaplaşmanın ne şekilde yapılacağı:İlgi’de kayıtlı yazınızda, kooperatiften ayrılan ortaklara yapılacak ödemelerin en adil şekilde dağıtımında izlenecek yolun tespiti hususunda bilgi talep edilmektedir.

Çıkan veya çıkarılan ortaklarca iadesi talep edilebilecek haklar, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre, diğer bir ifade ile çıkmanın kesinleştiği yıl bilançosuna göre hesaplanır. Hesaplaşmada dikkate alınacak bilanço; çıkma veya çıkarılmanın kesinleştiği tarihi takip eden yıl sonu itibariyle, Türk Ticaret Kanununun 74 ve 75’inci maddelerine göre düzenlenecek yıllık bilançodur.

Örnek anasözleşmelere göre, çıkan veya çıkarılan ortakların sermaye ve diğer alacaklarının, bilançonun genel kurulca kabul edildiği tarihinden itibaren bir ay içinde geri ödenmesi gereklidir. Ancak ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınması halinde, eski ortağın taahhüt ve tediye ettiği ortaklık payı bedelleri dışında, kooperatif amaçlarının gerçekleştirilmesini sağlamak üzere yapılan ödemelerin derhal geri verilmesi zorunlu bulunmaktadır.

Kanunun 17’nci maddesinin ikinci fıkrasına göre; kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, ana sözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile, genel kurul kararı ile üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Ancak, ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınmışsa, bu ortaklara iade ve ödemelerin geciktirilmesi yönünde karar alınamaz.

Diğer yandan, çıkan ya da çıkarılan ortak, ödemelerinin cari fiyat üzerinden değerlendirilmesini isteyemeyeceği gibi, birikimleri için faiz verilmesi talebinde de bulunamaz. Ancak, ayrıldığı yıl bilançosunun genel kurulca kabulünden itibaren bir ay içinde ödemeleri iade edilmezse ve bu bir ayın sonunda ortağın talebine rağmen kooperatifçe ödeme yapılmazsa, zaman aşımının işlemeye başladığı tarihten (genel kurulca kabulünden itibaren) itibaren faiz isteme hakkı dahi bulunmaktadır.

Yargıtay 11.Dairesinin 30.11.2000 gün ve E.7986/K.9495 sayılı kararında özetle; “1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17/1. ve dosyada mevcut davalı kooperatif anasözleşmesinin 15.maddeleri hükümleri gereğince, kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, (aynı Kanunun 17/2. maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek olması nedeniyle iade ve ödemelerin geciktirilmesine ilişkin bir genel kurul kararı alınmış olmamak koşulu ile ) ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haizdir.” denilmektedir.

Buna göre, kooperatiften çıkan ortaklara yapılacak iade miktarının tespitine yönelik olarak, çıkmanın kesinleştiği yılın bilançosuna göre yapılacak hesaplaşma, bu ortakların;

-Sermaye payları ile arsa ve işyeri (altyapı-üstyapı) inşaat giderleri için genel kurul kararları doğrultusunda kooperatife yaptıkları ödemelerden,

-Kooperatifin amacı ile ilgili yönetim ve diğer işletme faaliyetlerinin yürütülmesi için yapılmış olan (örneğin, kuruluş ve kanuni defter-noter giderleri, genel kurul giderleri, kırtasiye, aydınlatma, ısıtma, su, elektrik, telefon giderleri, büro kirası gibi) genel giderlerden ortağın payına düşen miktarın,

mahsup edilmesi suretiyle yapılmalıdır.

Bu itibarla, ortakların tediye ettikleri ortaklık payı bedelleri ile kooperatif amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak üzere genel kurulca kararlaştırılan aidat miktarlarından, kooperatifçe yapılmış olan yukarıda belirtilen türdeki masrafların ortağın payına düşen kısmının düşülmesi; kalan tutarın ise ayrılan ortağa iade edilmesi mümkün bulunmaktadır.

Dolayısıyla, kooperatiften istifa etmek suretiyle ortaklıktan çıkanlarla yapılacak hesaplaşmanın anılan Kanun (m.17) ve anasözleşme (m.15) ile yargı kararı çerçevesinde sonuçlandırılması uygun olacaktır.

İstifa eden ortaklarla hesaplaşmada kooperatifçe yapılmış olan hangi masrafların yapılacak ödemeden düşülebileceği:

12. İstifa eden ortaklarla hesaplaşmada kooperatifçe yapılmış olan hangi masrafların yapılacak ödemeden düşülebileceği:Kooperatifler Kanununun 17’nci maddesinde, “Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.” hükmü yer almaktadır.

Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin “Ortaklık Payı Dışındaki Ödemeler” başlıklı 21’inci maddesinde “Ortaklar taahhüt ve tediye ettikleri ortaklık payı bedelleri dışında, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak üzere genel kurulca kararlaştırılacak miktarlardaki arsa, altyapı, üst yapı inşaat, ortak alan ve tesisler genel giderler katılım payları taksitlerini ödemek zorundadırlar…” hükmü yer almakta, 15’inci maddesinde de “Devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir.” denilmektedir.

İlgide kayıtlı yazınız eki Yargıtay 11. H.D.’nin 15.05.2006 tarih ve E:2005/5645, K:2006/5462 sayılı kararında; kooperatiften ayrılan ortağın, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haiz olduğuna hükmedilmiştir.

Buna göre, kooperatiften çıkan ortaklara yapılacak iade miktarının tespitine yönelik olarak, çıkmanın kesinleştiği yılın bilançosuna göre yapılacak hesaplaşma, bu ortakların;

-Sermaye payları ile arsa ve işyeri (altyapı-üstyapı) inşaat giderleri için genel kurul kararları doğrultusunda kooperatife yaptıkları ödemelerden,

-Kooperatifin amacı ile ilgili yönetim ve diğer işletme faaliyetlerinin yürütülmesi için yapılmış olan (örneğin, kuruluş ve kanuni defter-noter giderleri, genel kurul giderleri, kırtasiye, aydınlatma, ısıtma, su, elektrik, telefon giderleri, büro kirası gibi) genel giderlerden ortağın payına düşen miktarın,

mahsup edilmesi suretiyle yapılmalıdır.

Bu itibarla, ortakların tediye ettikleri ortaklık payı bedelleri ile kooperatif amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak üzere genel kurulca kararlaştırılan aidat miktarlarından, kooperatifçe yapılmış olan yukarıda belirtilen türdeki masrafların ortağın payına düşen kısmının düşülmesi; kalan tutarın ise ayrılan ortağa iade edilmesi mümkün bulunmaktadır.

Dolayısıyla, ilgide kayıtlı yazınızda adı geçen kooperatiften istifa etmek suretiyle ortaklıktan çıkanlarla yapılacak hesaplaşmanın anılan Kanun (m.17) ve anasözleşme (m.15) ile yargı kararı çerçevesinde sonuçlandırılması, ayrıca yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda ilgili kooperatife de bilgi verilmesi uygun olacaktır.

Tapularını alan ortakların kooperatiften ayrılıp ayrılamayacağı:

11. Tapularını alan ortakların kooperatiften ayrılıp ayrılamayacağı:Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 13.maddesinde; “Her ortak, hesap senesi sonundan en az bir ay önce yönetim kuruluna yazı ile başvurmak suretiyle ortaklıktan çıkabilir. Yönetim kurulu bu hükme uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, yazılı başvurunun kooperatif kayıtlarına girişinden itibaren bir ay içinde kabulden kaçınırsa, ortak, çıkma dileğini noter aracılığı ile yönetim kuruluna bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.” denilmektedir.

Buna göre, ortakların kooperatif ortaklığından çıkma istemlerinin yönetim kurulu üyelerince engellenmesi mümkün olmamakta ve aynı anasözleşmenin 15. maddesi hükümleri uyarınca hesaplaşmanın yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, anılan anasözleşmenin 20/2. maddesinde de; “Kooperatiften ilişkisi kesilen ortağın sorumluluğu, ayrıldığı tarihten itibaren iki yıl devam eder.” hükmüne yer verildiğinden, ortaklıktan ayrılan kişilerin ortak oldukları döneme ilişkin borçlardan dolayı, kooperatif ortaklığından ayrıldıkları iki yıl içerisinde herhangi bir borç doğarsa, anasözleşme hükmüne göre sorumluluklarının devam edeceği için söz konusu borçların tahsil edilmesi de mümkün görülmektedir.

Ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin dava sürecinde ödenmeyen aidatlardan gecikme faizi istenilip istenilmeyeceği:

10. Ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin dava sürecinde ödenmeyen aidatlardan gecikme faizi istenilip istenilmeyeceği:Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 23/6.maddesine göre, ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek genel kurulun görev ve yetkilerindendir.

Ortaklardan tahsil edilecek gecikme cezalarının uygulanabilirliği, bu kararın alındığı genel kurul tarihinden itibaren geçerli olacağından, geriye dönük gecikme cezası uygulamasının yasal olmadığının kabulü gerekmektedir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16’ncı maddesinin 5’inci fıkrası mucibince, haklarında çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam edecektir. Bu durumda olan ortakların genel kurul toplantılarına katılma, seçme ve seçilebilme hakları, aidat ödeme yükümlülükleri bulunmaktadır.

Öte yandan, yönetim kurulunun, Kanunun 16’ncı maddesinin 5’inci fıkrası hükmü gereğince, dava süresince de ilgililerden yükümlülüklerini yerine getirmelerini talep etmesi, aidatlarını geciktirenlerden, genel kurul kararı bulunması durumunda gecikme cezası alması ve yükümlülüklerini hiçbir şekilde yerine getirmeyenler hakkında da, Kanun ve anasözleşmede gösterilen prosedür takip edilerek ortaklıktan çıkarma kararı alıp bu işlemleri sonuçlandırması gerekmektedir.

Sonuç olarak, dava süresince yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortaklardan geçmişe yönelik gecikme cezası alınması ancak ilgili yıllarda uygulanmak üzere bu konuda alınmış genel kurul kararı olması halinde imkan dahilindedir.

Ortaklıktan çıkarılan kişinin genel kurula çağırılıp çağırılamayacağı:

9. Ortaklıktan çıkarılan kişinin genel kurula çağırılıp çağırılamayacağı:Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 14. maddesinde;

“Durumları aşağıda gösterilen hallere uyanlar yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır.

1- 10’uncu maddede yazılı ortaklık şartlarını kaybedenler,

2- Parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden on gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getiremeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtar yapılır. İkinci ihtarı takip eden otuz gün içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyenler,

3- Kur’a çekimi sonunda kendilerine düşen konutları kabul etmeyenler,

4- Tapuda kendi adlarına tescilinden önce konutlarında yaptıkları tahribat veya tadilatı yazılı ihtara rağmen düzeltmeyenler,

5- Kooperatifin para, mal ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı mahkum olanlar.

Çıkarma kararı gerekçeli olarak yönetim kurulu karar defteri ile ortaklar defterine kaydedilir. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere 10 gün içinde notere tevdi edilir. Ortak, çıkarma kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir veya genel kurula itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine iptal davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı iptal davası hakkı saklıdır.

Üç aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarma kararı kesinleşir.

Ortaklar, bu maddede gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.

Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.” denilmektedir.

Yukarıdaki hükümler çerçevesinde konu değerlendirildiğinde, çıkarma kararının ortağa tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açılmaması veya genel kurula itiraz edilmemesi halinde çıkarma kararı kesinleşeceğinden, bu durumda olanların genel kurul toplantılarına çağrılmamaları gerekmektedir.

Konutlarını tamamlamayan ortakların ortaklıktan ihraç edilip edilemeyeceği:

8. Konutlarını tamamlamayan ortakların ortaklıktan ihraç edilip edilemeyeceği:Kooperatifiniz anasözleşmesinin 14/4. maddesinde, “Tapuda kendi adlarına tescilinden önce konutlarında yaptıkları tahribat veya tadilatı yazılı ihtara rağmen düzeltmeyenler” in ortaklıktan çıkartılacakları belirtilmektedir.

Dolayısıyla, konutların ortaklar adına henüz tescili yapılmadan teslim edilmesi ve bu konutlarda ortakların kendileri tarafından yapılacak imalatların bugüne kadar tamamlanmamış olmasından kaynaklanan konutlardaki söz konusu tahribat gözetilerek, bu durumda olan ortakların anasözleşmenin 14/4. maddesine göre ortaklıktan çıkartılmalarının mümkün olduğu sonucuna varılmaktadır.

Yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve adresi tespit edilemeyen ortaklar hakkında ne gibi işlem yapılabileceği:

7. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve adresi tespit edilemeyen ortaklar hakkında ne gibi işlem yapılabileceği:1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 27. maddesinde; “Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklardan elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez.” denilmektedir.

Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 14. maddesinde de; Ortaklardan, parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden on gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtarın yapılacağı, ikinci ihtarı takip eden bir ay içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılacağı hükme bağlanmıştır.

Ortaklık vecibelerini yerine getirmeyen ve adresi tespit edilemeyen ortaklar hakkında, 7201 sayılı Tebligat Kanununun “İlanen Tebligat” başlıklı 28. maddesinde; “Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Yukarıki maddeler mucibince tebligat yapılamayan ve ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamayan kimsenin adresi meçhul sayılır. Adresin meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edilir. Bununla beraber tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmî veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirir.”denilmektedir.

Bu itibarla, yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve adresi tespit edilemeyen ortaklarla ilgili olarak yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde yapılacak işlem sonucunda, ortaklıktan ihraç edilen kişilerin anasözleşmenin 15. maddesinde öngörülen hükümler doğrultusunda belirlenecek alacaklarının, bir bankada açılacak hesapta adlarına bloke edilmesi gerekmektedir.

Kooperatif ortaklığından ne şekilde istifa edilebileceği

6. Kooperatif ortaklığından ne şekilde istifa edilebileceği:Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 13. maddesinde; “Her ortak, hesap senesi sonundan en az bir ay önce yönetim kuruluna yazı ile başvurmak suretiyle ortaklıktan çıkabilir. Yönetim kurulu bu hükme uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, yazılı başvurunun kooperatif kayıtlarına girişinden itibaren bir ay içinde kabulden kaçınırsa, ortak, çıkma dileğini noter aracılığı ile yönetim kuruluna bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.” denilmektedir.

Öte yandan, ilgi’de kayıtlı dilekçeniz ve ekinden, 2007 yılı Nisan ayında yazı ile istifa başvurusunda bulunduğunuz ancak, bu başvurunun kooperatif yönetim kurulunca kabul edilmediği anlaşılmaktadır.

Buna göre, istifa talebinizi noter aracılığıyla tekrar yönetim kuruluna bildirmeniz durumunda, bildiri tarihinden itibaren ortaklıktan çıkma işleminiz tamamlanacak olup, istifanızın yönetim kurulunca engellenmesi mümkün bulunmamaktadır.