Kooperatif Arsasının hibe ve terk edilmesi katma değer vergisine tabi midir ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

TARİH : 02.01.2012
SAYI : B.07.1.GİB.4.99.16.02-KDV-17/2-b-1
KONU : Şirket aktifinde kayıtlı arsaların belediyeye terkinde KDV uygulaması hk.

İLGİ: …

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca imar gören bir arsanın yaklaşık % 40 ının eğitim alanı, sağlık hizmeti alanı, park vb. amaçlarla kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelsiz olarak belediyeye terk edildiği, ya da bazı özel durumlar oluştuğunda aynı belediye bölgesinde imar planları arsalar arasında emsal transferine izin verildiği, bu durumda A ve B parselleri üzerinde ayrı ayrı 1000 er m2 inşaat yapılabilecek iken, B parselinin yeşil alan olarak belediyeye terk edilmesi halinde bunun inşaat izin hakkının A parseline taşınabildiği durumda, terkler karşılığı inşa edilecek bağımsız bölüm alanının arttığı belirtilerek, söz konusu işlemlerin katma değer vergisine tabi olup olmadığı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

3065 sayılı KDVK.nun 1. maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, ayrıca, ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; GVK.nunda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği, bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının, bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin, Türk tabiyetinde bulunup bulunmamalarının, ikametgah veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin Türkiye’de olup olmamasının işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendimeye mani teşkil etmeyeceği hükümlerine yer verilmiştir.

Aynı Kanunun “Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar” başlıklı 17/2-b maddesiyle; kanunların gösterdiği gerek üzerine bedelsiz olarak yapılan mal teslimi ve hizmet ifaları, aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasi partiler ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

Buna göre, şirket aktifinizde kayıtlı arsaların bir kısmının (% 40), yapı inşaat ruhsatı aşamasında İmar Kanunu uyarınca zorunlu olarak eğitim alanı, sağlık hizmeti alanı, park vb. amaçlarla kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelsiz olarak belediyelere teslimi ile bazı özel durumlarda iki ayrı arsadan birinin kamusal amaçla kullanılmak üzere, terk edilen parseldeki inşaat alanı izin hakkının diğer arsanın inşaat alanına transfer edilmesi karşılığı terki işlemi, KDVK.nun 17/2-b maddesi kapsamında katma değer vergisine tabi tutulmayacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

KOOPERATİF
KOOPERATİF

Boşanma sürecinde kooperatif hissesi

Tahsis kime yapıldı?-TAMER HEPER
14 Kasım 2015
Yazı Boyutu:
Eşimle boşanma davası sürerken bir kooperatifteki ortaklıktan dolayı sahip olacağımız iki dairenin biri bana biri eşime ait olacağı şeklinde, birlikte hakime beyanda bulunduk. Hakim de karara, bu konuda yazılı beyanımız olmadığı, konunun bilahare kendi aramızda halledileceği şeklinde bir cümle koydu. Şimdi inşaat bitmek üzere ve boşandığım eşim iki dairenin de kendisine ait olduğunu söylüyor. Ben ise bunca senelik emeğimle ödediğim aidatların karşılığı bir daireme sahip olmak istiyorum. Bu durumda daireme nasıl sahip olurum? A.B.
Öncelikle şunu hatırlatayım, kooperatif ortaklığından söz ediyorsunuz ya, işte o kooperatife ortak olan kim? Dairelerin tapusu çıkmadan önce bu dairelerin kooperatif tarafından ortaklara tahsisi yapılır. Tapular sonra çıkar. Tahsis yapılan kişi de kooperatif ortağıdır ve çok büyük ihtimalle tahsis, noter kurası sonucu yapılmıştır. Yani dairelerin maliki o günden yani tahsis yapıldığı andan itibaren bellidir. Bu nedenle kooperatif tahsis olunan kişi adına tapu çıkaracaktır. Şayet tahsis eşiniz adına ise tapu da eşiniz adına olacaktır. Ancak; şayet her iki daire de eşiniz adına tahsis olundu ve iki daire tapusu da onun adına çıkarılacak ise ‘edinilmiş mallara katılma rejimi’ dahilinde evlilik birliği içinde edinilmiş mal olarak, siz bunlar için bölüşme talebinde bulunabileceksiniz. Bölüşme sözü, gayrimenkulün yarısının sizin adınıza tescili şeklinde değil de maddi değerinin yani parasal değerinin bölüşülmesi şeklinde algılanmalıdır. Şayet tahsis bir daire sizin adınıza bir daire eşiniz adına yapıldı ise bu durumda tapular da biri sizin adınıza diğeri eşiniz adına çıkarılacaktır. Tahsis konusuna açıklık getirerek konunun çözüm yolunu bulabilirsiniz.

Sigortacılık kooperatifi harçtan muaf mıdır ?- MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Tarih: 22.05.2013
Soru: Münhasıran ortaklarına sigortacılık faaliyetinde bulunmak üzere kuruan ve kar amacı gütmediği belirtilen kooperatifin, 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (8) sayılı tarifenin “XI-Finansal faaliyet harçları” başlıklı bölümünün 8/a bendinde yer alan “Sigorta şirketleri kuruluş izin belgeleri” harcından muaf olup olmadığı
Cevap:
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 108’inci maddesinde, imtiyazname, ruhsatname ve diplomalardan 492 sayılı Kanun’a bağlı (8) sayılı tarifede yazılı olanların harca tabi olduğu; 109’uncu maddesinde, imtiyazname, ruhsatname ve diploma harçlarını kendilerine bu belgeler verilen kişilerin ödemekle mükellef olduğu; 113’üncü maddesinde ise söz konusu harçların peşin olarak alınacağı, yıllık harçların her yıl ocak ayının başında yıllık olarak tahakkuk ettirilmiş sayılacağı, tahakkuk ettirilen harçlar ayrıca mükellefe tebliğ olunmayacağı ve ocak ayı içerisinde ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

Kanun’a bağlı (8) sayılı tarifenin sayılı tarifenin “XI- Finansal faaliyet harçları” başlıklı bölümünün 8/a bendinde sigorta şirketleri kuruluş izin belgelerinden (her yıl) (2013 yılı için 105.529,50 TL) harç alınacağı hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanun’un 123’üncü maddesinde ise özel Kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen işlemlerden harç alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun “Muaflıklar” başlıklı 93’üncü maddesinde,

“Kooperatifler, kooperatif birlikleri, kooperatif merkez birlikleri ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliği;

Birbirlerinden ve ortaklarından aldıkları faiz ve komisyonlar ile ortaklarına kefalet etmeleri dolayısıyla bunlardan aldıkları paralar, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinden,
Her nevi defterlerin ve ana sözleşmelerin tasdiki ve açılış tasdiklerinde sayfalarının mühürlenmesi her nevi Harçtan ve Damga Vergisinden,
Kiraya verilmediği veya irat getirmeyen bir cihete tahsis edilmediği müddetçe sahip oldukları gayrimenkul mallar üzerinden alınacak her türlü vergilerden,
Ortakların temlik edecekleri gayrimenkuller her türlü vergi ve harcından,
Muaftır.

13’üncü madde gereğince verilecek bildiri Damga Vergisine, diğer harç ve resimlere tabi değildir.”
hükmü yer almaktadır.

Öte yandan, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 3’üncü maddesinde, Türkiye’de faaliyet gösterecek sigorta şirketleri ile reasürans şirketlerinin anonim şirket veya kooperatif şeklinde kurulmuş olmasının şart olduğu; 4’üncü maddesinde ise, kooperatiflerin, üyeleri dışındaki kişilerle sigorta sözleşmesi yapabilmesinin, bu hususun ana sözleşmelerinde açıkça yer alması şartıyla Hazine Müsteşarlığının iznine tabi olduğu ve kooperatif üyeleri dışındaki kişilerle sigorta sözleşmesi yapılabilmesi için kooperatiflerin sermayelerini, Hazine Müsteşarlığınca belirlenecek miktara yükseltmesinin zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır.

Yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde, 492, 1163 ve 5684 sayılı Kanunlarda, kooperatiflerin münhasıran ortaklarına sigortacılık faaliyetinde bulunmak üzere almış oldukları sigorta şirketleri kuruluş izin belgeleri için ödemeleri gereken harçtan muaf olacaklarına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından, kooperatifler adına düzenlenecek sigorta şirketleri kuruluş izin belgesi için 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (8) tarifenin XI-8/a bendine göre her yıl harç ödenmesi gerekmektedir.

Planlı alanlar tip imar Yönetmeliğinde değişiklik

5/2014-29007)Bu madde değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce; belirli parsellere yönelik olarak; yıkım ruhsatı başvurusunda bulunulan veya binası yıkılan veya riskli yapı tespiti yaptırılan veya Bakanlıkça lisanslandırılan kuruluşlarca yapı kimlik numarası alınarak riskli yapı tespit işlemlerine başlanılan veya inşaat sözleşmesi yapılan veya proje sözleşmesi yapılan veya inşaat yahut proje yapmak için noter tasdikli taahhütname veya vekâletname alınan veya yeni inşaat yapmak üzere; ifraz, tevhit, yola terk işlemi için başvurulan veya imar durum belgesi, yol kotu tutanağı, aplikasyon krokisi almak üzere başvurulan veya zemin ve temel etüt raporu hazırlanan parsellere ilişkin, madde değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra yapılan yapı ruhsatı müracaatları, 1/1/2016 tarihine kadar sonuçlandırılmak kaydıyla, bu Yönetmelik hükümlerine veya ilgilisinin talebine göre Yönetmeliğin 14/9/2013 tarihli, 8/9/2013 tarihli ve 1/6/2013 tarihli değişiklik hükümlerine veya 1/6/2013 tarihinden önce yürürlükte olan ilgili idarelerin mevzuatına göre neticelendirilir. Ancak bu madde hükmü hiçbir şekilde yapının plânla belirlenen kat adedini ve emsalini artırmak amacıyla uygulanamaz ve bu amaçla yapı ruhsatı düzenlenemez.
14 Kasım 2015 CUMARTESİ

Resmî Gazete

Sayı : 29532
YÖNETMELİK
Çevre ve Şehircilik Bakanlığından:

PLANLI ALANLAR TİP İMAR YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 2/11/1985 tarihli ve 18916 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin geçici 6 ncı maddesinde yer alan “1/1/2016” ibaresi “1/1/2017” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin beşinci bölümünün başlığı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Son Hükümler”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 66 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 66 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çevre ve Şehircilik Bakanı yürütür.”

MADDE 4 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çevre ve Şehircilik Bakanı yürütür.

 

Kooperatif Kredi kullanabilir mi ? Evren ÖZMEN

Kooperatiflerin kredi kullanması için yapması gereken işlemlerin neler olduğu ile ilgili tarafımızdan danışmanlık hizmetleri verilmektedir.

Bu kapsamda genel kurul kararına ihtiyaç duyulup, duyulmadığı

Kredinin türü v.b. hususlar önem arz etmektedir.

Hatalı Yapılan işlemlerden dolayı kooperatifin zarara uğramasından yönetim kurulu şahsen sorumludur.

Saygılarımızla

[email protected]

Ekran Resmi 2018-08-22 16.03.57.png

Kooperatiflerde Şarta bağlı muafiyetlerin kaybedilmesi veya kazanılması- Kurumlar vergisi mükellefiyeti nasıl kapatılır ?- MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN DANIŞMANLIK

4.17. Şarta bağlı muafiyetlerin kaybedilmesi veya kazanılması

Şarta bağlı muafiyet tanınan kurum ve kuruluşların yıl içinde muafiyet şartlarını kazanmaları veya kaybetmeleri halinde kurumlar vergisinden muaf olacakları veya kurumlar vergisine tabi olacakları tarih önem arzetmektedir.

Kurumlar vergisinden belirli şartlara bağlı olarak muaf tutulan bir kurum veya kuruluşun muafiyet şartlarını ihlal etmesi halinde, bu şartların ihlal edildiği tarihten itibaren kurumlar vergisine tabi tutulması, muafiyet şartlarının tekrar kazanılması halinde ise izleyen hesap dönemi başından itibaren muafiyetten yararlandırılması gerekmektedir.

Örneğin; muafiyet şartlarını haiz genel yönetim kapsamındaki kamu idaresine ait (Y) Konukevinin, 17/8/2006 tarihinde kamu görevlileri dışındaki üçüncü kişilere de hizmet vermesi halinde, anılan Kurumun bu tarihten itibaren geçerli olmak üzere kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir.

(B) Belediyesine ait olan ve belediye sınırları dışında da yolcu taşıma faaliyeti bulunan yolcu taşıma işletmesinin, Belediye Meclisinin 10/10/2006 tarihinde aldığı kararla yalnızca belediye sınırları dahilinde faaliyet göstermeye başlaması halinde, söz konusu yolcu işletmesi 1/1/2007 tarihinden itibaren kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilecektir.

Muafiyet şartlarını haiz (Y) Konut Yapı Kooperatifinin, 17/8/2006 tarihinde muafiyet şartlarını kaybetmesi durumunda, anılan kooperatifin 17/8/2006 tarihinden geçerli olmak üzere kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir. Öteden beri kurumlar vergisi mükellefi olan (Z) İşyeri Yapı Kooperatifinin, 21/9/2006 tarihinde muafiyet şartlarını kazanması durumunda ise bu kooperatif, 1/1/2007 tarihinden itibaren kurumlar vergisinden muaf tutulacaktır.
Muafiyet şartlarını kaybedip mükellef olan bir kooperatifin, ileriki dönemlerde ana sözleşmesinde gerekli düzenlemeleri yapıp fiilen şartlara uyması halinde tekrar muafiyetten yararlanabileceği tabiidir.

Şekilsel bir şartın gerçekleşmesi suretiyle ilk defa muafiyete hak kazanılması halinde ise şekilsel şartın sağlandığı tarihten itibaren kurumlar vergisinden muaf olunacaktır.

Kooperatif Kurumlar vergisi muafiyet şartları-EVREN ÖZMEN DANIŞMANLIK

4.13. Kooperatifler

Kooperatifler, üyelerin meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının karşılıklı dayanışma ve yardımlaşma ile sağlanması esasıyla kurulmaktadırlar. Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi ile de tüketim ve taşımacılık kooperatifleri dışında kalan kooperatifler belirli şartlarla kurumlar vergisinden muaf tutulmuşlardır.

4.13.1. Muafiyet şartları

Kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmeleri için ana sözleşmelerinde;

Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmamasına,
Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesine,
Yedek akçelerinin ortaklara dağıtılmamasına,
Sadece ortaklarla iş görülmesine
dair hükümlerin bulunması ve bu kayıt ve şartlara da fiilen uyulması gerekmektedir.
Bu şartlara ana sözleşmelerinde yer vermeyen ya da yer vermekle beraber bu şartlara fiiliyatta uymayan kooperatifler, muafiyet hükümlerinden yararlanamayacaktır.

4.13.1.1. Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması

Sermaye üzerinden kazanç dağıtılması sermaye şirketlerine ait bir özelliktir. Kooperatiflerin elde ettikleri kazancı ortaklarına sermaye paylarına göre dağıtması durumunda, kooperatiflerin sermaye şirketlerinden farkı kalmayacaktır. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmamasına ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir.

4.13.1.2. Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmemesi

Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmesi sermaye şirketlerine ait bir özelliktir. Kooperatiflerin, elde ettikleri kazancı yönetim kurulu başkan ve üyelerine dağıtması durumunda, kooperatiflerin sermaye şirketlerinden farkı kalmayacaktır. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmemesine ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir.

4.13.1.3. Yedek akçelerin dağıtılmaması

Kooperatiflerce ayrılan yedek akçelerin ortakların sermayeye iştirak oranlarına veya kooperatif ile yaptıkları muamele miktarlarına ya da başka bir esasa göre dağıtılmasına izin verilmemiştir. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde ayrılan yedek akçelerin ortaklara dağıtılmamasına ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir.

4.13.1.4. Sadece ortaklarla iş görülmesi

Kooperatifler ortaklarının belirli ekonomik çıkarlarının ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının sağlanıp korunmasını amaçladıkları için faaliyetin normal olarak sadece ortaklarla sınırlı olması gerekmektedir. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir.

Ortak dışı işlemler, sadece ortak olmayanlarla yapılan işlemleri değil, ortaklarla kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda yapılan işlemleri de kapsamaktadır.

4.13.1.4.1. Üretim kooperatiflerinde ortak dışı işlemler

Üretim kooperatiflerinin, ortaklarından aldığı ürünleri, niteliğinde herhangi bir değişiklik yapmadan üçüncü kişilere satmaları ortak dışı işlem sayılmamaktadır. Ortaklardan alınan ürünlerin bir takım işlemlerden geçirildikten sonra niteliği değiştirilmiş olarak üçüncü kişilere satılması ise ortak dışı işlem sayılmaktadır.

Örnek 1: Ortaklardan alınan sütlerin niteliği değiştirilmeksizin üçüncü kişilere satılması ortak dışı işlem sayılmazken, bu sütlerin işlendikten sonra peynir olarak ortaklara veya üçüncü kişilere satılması halinde, bu satış işlemi ortak dışı işlem sayılmaktadır.

Örnek 2: Ortaklardan alınan zeytinlerin ayıklanma ve temizlenme gibi işlemlerle sofralık zeytin haline getirilerek üçüncü kişilere satılması ortak dışı işlem sayılmazken, bu zeytinlerin çeşitli işlemlere tabi tutarak zeytinyağı şeklinde ortaklara veya üçüncü kişilere satılması halinde, bu satış işlemi ortak dışı işlem sayılacaktır.

Örnek 3: Kooperatiflerin üçüncü kişilerden satın aldığı üretimde kullanılan girdileri (ilaç, gübre, tohum gibi) ortaklara vermesi ve bedelin ortakların kooperatife satacakları ürün bedeli ile ilişkilendirilmesi ortak dışı işlem sayılmayacaktır. Buna göre bir pancar üretim kooperatifi tarafından üçüncü kişilerden satın alınan gübrenin, kooperatif ortaklarından satın alınacak pancara ait ürün bedelinden mahsup edilmek üzere ortaklara dağıtılması, ortak dışı işlem olarak kabul edilmeyecektir.

4.13.1.4.2. Kredi kooperatiflerinde ortak dışı işlemler

Kredi kooperatiflerinin kendi kaynaklarından veya banka, kredi kuruluşu benzeri üçüncü kişilerden sağladığı fonları, sadece ortaklarına kredi olarak vermesi halinde, bu faaliyetler ortak dışı işlem sayılmayacaktır. Kredinin, kooperatif ortağı olmayanlara verilmesi ise ortak dışı işlem olarak kabul edilecektir.

4.13.1.4.3. Yapı kooperatiflerinde ortak dışı işlemler

Yapı kooperatiflerinin, arsalarını kat karşılığı vererek işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılacaktır. Ancak, bu kooperatiflerin, her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmesi halinde, bu işlem ortak dışı işlem olarak kabul edilmeyecektir.

Yapı kooperatifi tarafından inşa edilen işyeri ve konutlarda yaşayan insanların sosyal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sosyal tesislerin kat karşılığı inşa ettirilmesi de ortak dışı işlem sayılmayacaktır. Bu tesislerin yapımını müteakip, kooperatif tarafından işletilmesi halinde, işletilmeye başlandığı tarihte muafiyet şartı ihlal edilmiş sayılacaktır.

Kooperatiflerin konut inşa etmek üzere kum, çimento, demir v.b. malzeme satın alması, söz konusu inşaata finansman sağlamak üzere üçüncü kişilerden kredi temin etmesi de ortak dışı işlem olarak değerlendirilmeyecektir.

İşyeri veya konut inşa etmek üzere kurulan bir yapı kooperatifinin ortaklarından topladığı paraları değerlendirerek nemalandırması halinde, söz konusu nemaların Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesine göre vergilendirilmiş olması ve ortaklara dağıtılmayarak kooperatif amaçları doğrultusunda harcanması şartıyla, muafiyet şartları ihlal edilmiş olmayacaktır.

Kooperatife ait taşınmazların, ortaklara veya ortak olmayanlara kiraya verilmesi veya kooperatifin inşa ettiği konut veya işyerlerinin ortaklara dağıtımından sonra elinde kalan işyeri, konut veya arsaların satılması ortak dışı işlem sayılacaktır.
Kooperatifin amacını gerçekleştirmesinden sonra elinde kalan malzeme, alet ve edevatın satılması ortak dışı işlem olarak değerlendirilmeyecektir.

Öte yandan, bazı kooperatiflerin ana sözleşmelerinde, “ortakların sosyal, kültürel ekonomik ihtiyaçlarını karşılamak üzere gerekli tesisleri kurmak, işletmek veya kiraya vermek ….” hükmü yer alabilmektedir. Ana sözleşmelerinde söz konusu hüküm olsa dahi fiilen söz konusu tesislerin kurulup bizzat işletilmesi veya kiraya verilmesi ortak dışı işlem olarak değerlendirilecektir. Bu hükmün, ana sözleşmede yer alması tek başına mükellefiyet için yeterli olmayacaktır.

4.13.2. Yapı kooperatiflerinin muafiyetinde özel şartlar

Yapı kooperatiflerinde muafiyetten yararlanabilmek için yukarıda belirtilen şartlara ilaveten;

Kuruluşlarından, yapı inşaatlarının sona erdiği tarihe kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine ve Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili kişilere veya işçi işveren ilişkisi bulunan kişilere yer verilmemesi,
Yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına olması
gerekmektedir.

Buna göre, yapı kooperatiflerinin muafiyetten yararlanabilmeleri için, kuruluşlarından inşaatın sona erdiği tarihe kadar yönetim ve denetim kurullarında, inşaat işini üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya bunlarla ilişkili kişi kabul edilen kişi ve kurumlara veya bunlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermemeleri gerekir.

Burada sözü geçen ilişkili kişi, inşaat işini üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişilerin,

Ortaklarını,
Ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek ve tüzel kişileri,
Ortaklarının idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek ve tüzel kişileri,
Ortaklarının eşlerini,
Ortaklarının veya eşlerinin üst soyları (usul) ve alt soyları (füruu) ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ile kayın hısımlarını
kapsamaktadır.

Yapı kooperatiflerinin yapı ruhsatı veya arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına bulunmadığı durumlarda da muafiyetten yararlanılması mümkün değildir. Örneğin, inşaatı üstlenen müteahhit adına düzenlenecek bir yapı ruhsatı, yapı kooperatifinin muafiyetten yararlanmasını engelleyecektir. (2 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin 1. maddesiyle değiştirilen cümle) Henüz arsa temini veya inşaat aşamasına gelmemiş bulunan dolayısıyla, işyeri veya konut teminine yönelik faaliyeti bulunmayan kooperatifler için bu şartlar aranmayacaktır. Örneğin, arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliğine ait olmakla birlikte, henüz inşaat aşamasına gelmemiş bulunan konut yapı kooperatifinden inşaat ruhsatına ilişkin şart aranmayacaktır.(*)

T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, konut ihtiyacının karşılanması amacıyla konut ve arsa üretimi yapmakta olup yapı kooperatifleri, T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından tahsis edilen arsa ve araziler üzerine konut veya işyeri yapabilmekte, ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan kooperatif birlikleri veya kooperatifler merkez birlikleri de kooperatiflere arsa temini veya tahsisinde görevli ve/veya yetkili olabilmektedirler.

1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan kooperatif birlikleri veya kooperatifler merkez birlikleri de anılan Kanun uyarınca kooperatif olarak değerlendirildiğinden söz konusu arsa ve arazilerin tapusunun veya yapı ruhsatlarının Toplu Konut İdaresi Başkanlığı veya kooperatif birlikleri ya da kooperatifler merkez birlikleri adına olması halinde de bahse konu yapı kooperatifleri, kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilecektir.

2006 yılının sonuna kadar Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yazılı şartları sağlayamayan yapı kooperatiflerinin muafiyeti, 1/1/2006 tarihi itibarıyla sona ermiş sayılacaktır. Dolayısıyla, bu tarihten önce kurulan yapı kooperatifleri, 31/12/2006 tarihine kadar yukarıda belirtilen muafiyet şartlarını yerine getirmiş olmaları şartıyla kurumlar vergisinden muaf olacaklardır.

Örneğin; (A) Yapı Kooperatifinin inşaat işini üstlenen müteahhidin oğlunun kooperatif yönetim kurulunda bulunması durumunda, yönetim kurulu üyeliğinden 2006 yılı sonuna kadar ayrılmış olması gerekmektedir. Aksi halde, kooperatifin 1/1/2006 tarihinden geçerli olmak üzere kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecekti

Tasfiye kararını ticaret siciline tescil etmemiş kooperatifte genel kurulu toplantıya çağırma sorumluluğunun kimde olduğu:-Evren özmen

35. Tasfiye kararını ticaret siciline tescil etmemiş kooperatifte genel kurulu toplantıya çağırma sorumluluğunun kimde olduğu:1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 45/1. maddesinde; “…olağan toplantının her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur.” denilmekte olup, aynı Kanunun Ek:2/2. maddesinde de genel kurulu olağan toplantıya çağırmayan yönetim kurulu üyelerinin bir aydan altı aya kadar hapis ve elli bin liradan beşyüz bin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılacakları hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla genel kurulu toplantıya çağırmama nedeniyle Ek:2/2. maddede belirtilen cezai sorumluluk yalnızca yönetim kurulu üyeleri için öngörülmüş bir sorumluluktur.  

Öte yandan, tasfiye sürecinde bulunan kooperatiflerin faaliyetleri tasfiye amacıyla sınırlı olduğundan, bunları faal kooperatifler gibi değerlendirme imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle, Bakanlığımızca Valiliklere (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlükleri) gönderilen 27.01.1992 tarih ve 1340 sayılı yazı ile infisah etmiş veya tasfiye halinde olan kooperatifler hakkında genel kurul toplantısına çağırmama nedeniyle suç duyurusunda bulunulmasına gerek olmadığı bildirilmiş bulunmaktadır. Ancak, anılan kooperatifin tasfiye kararını ticaret siciline tescil ettirmemiş ve gerekli tasfiye ilanlarını da yapmamış olması nedeniyle tasfiye haline girdiği söylenemeyecektir. Bu nedenle, anılan kooperatifin genel kurullarını toplantıya çağırma yetkisi ve sorumluluğu yönetim kurulu üyelerindedir.

Hesap döneminin değişmesi halinde ara dönemin kooperatif genel kurulunda görüşülüp görüşülemeyeceği

34. Hesap döneminin değişmesi halinde ara dönemin kooperatif genel kurulunda görüşülüp görüşülemeyeceği:1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 45. maddesinde; Kooperatifler ve üst kuruluşlarının olağan genel kurul toplantılarının her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunluluğu getirilmiş olup, anılan Kanunun Ek-2/2. maddesinde de ortakları 6 aylık süre içerisinde toplanacak şekilde olağan genel kurul toplantısına çağırmayan yönetim kurulu üyeleri için cezai yaptırım öngörülmüştür.

İlgi yazınızda, gerekli işlemler yapılarak ve genel kurul toplantısında karar alınarak mali yılbaşının Temmuz ayı başına alındığı belirtilmekle birlikte, özel hesap dönemi tayinine ilişkin olarak Maliye Bakanlığı nezdinde yapılması gereken işlemlerin yapıldığına ilişkin herhangi bir açıklama bulunmamaktadır.

Buna göre, özel hesap dönemi tayinine ilişkin olarak girişimde bulunmak suretiyle gerekli işlemleri yapmış olmanız ve hesap döneminizin 1 Temmuz-30 Haziran olması durumunda, Kanunun 45. maddesinde olağan genel kurul toplantılarının her hesap devresi sonundan itibaren 6 aylık süre içerisinde yapılması öngörüldüğünden, kooperatifiniz olağan genel kurul toplantılarının 1 Temmuz-31 Aralık tarihi içinde yapılması gerekeceği ve görüşülemeyen 01.01.2006-30.06.2006 döneminin de 2007 yılı Temmuz veya Ağustos ayında yapılması planlanan olağan genel kurul toplantısında görüşülmesinin mümkün bulunduğu sonucuna varılmaktadır.

Genel kurulda avukat aracılığıyla temsil olunup olunamayacağı:

33. Genel kurulda avukat aracılığıyla temsil olunup olunamayacağı:1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun “Temsil” başlıklı 49. maddesinde; “Anasözleşmede açıklama bulunduğu takdirde, bir ortak yazı ile izin vermek suretiyle genel kurul toplantısında oyunu ancak bir başka ortağa kullandırabilir. Eş ve birinci derecede akrabalar için temsilde ortaklık şartı aranmaz.” hükmüne yer verilmiş, Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin “Oy Hakkı ve Temsil” başlıklı 24. maddesinde ise; “Eş ve birinci derece (ortağın; çocuğu, anne ve babası, eşinin annesi ve babası) akrabalar için temsilde ortaklık şartı aranmaz.” denilmiştir.

Dolayısıyla, ortak ya da birinci derece akraba dışındaki kimselerin, Noterden alınmış genel vekaleti dahi olsa, genel kurula katılma ve ortağı temsil etme hakkı bulunmamaktadır.

Kooperatiflerde Gecikme faizi oranının genel kurul kararı ile geçmişe yönelik düşürülüp düşürülemeyeceği:

32. Gecikme faizi oranının genel kurul kararı ile geçmişe yönelik düşürülüp düşürülemeyeceği:​1163 Sayılı Kooperatifler Kanununda ödemesini geç yapan ortaklara gecikme cezası uygulanacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, kooperatif ortaklarının ödemelerini geciktirmeleri halinde, anılan Kanunun 23. maddesi ve Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 23/6. maddesine göre, genel kurulca karar alınmak şartıyla gecikme cezası alınması mümkün bulunmaktadır.

Ayrıca, gerek Kooperatifler Kanunu gerekse örnek anasözleşmeye göre uygulanacak gecikme cezası oranıyla ilgili herhangi bir sınır bulunmadığından, genel kurulca tespit edilecek gecikme ceza oranının makul ölçüler içerisinde ve o günkü piyasa şartları dikkate alınarak tespit edilmesinin objektif iyi niyet kurallarına da uygun düşeceği düşünülmektedir.

Buna göre, genel kurulca belirlenen aidat ödemelerini geciktiren ortaklara uygulanan %6’lık gecikme cezasının anasözleşmenin 23/6. maddesi kapsamında %1’e indirilmesi mümkün bulunmaktadır.

Öte yandan, genel kurulca geçmişe dönük gecikme cezası tahakkuklarında bütün ortaklara eşit olmak kaydı ile indirim yapılması ya da “faizlerin affedilmesi” uygulamaları, ödemelerini düzenli yapan ve hakkında hiç gecikme cezası uygulanmayan ortakların aleyhine haksız bir sonuç doğuracağından, bu uygulamanın Kanunda öngörülen “ortakların hak ve vecibelerde eşitlik” ilkesine uygun düşmeyeceği gibi hususlar ileri sürülerek bir iptal davasına konu edilebilmesi mümkün bulunmaktadır