Kooperatif Yöneticileri , yönetici sorumluluk sigortası yaptırabilir mi ? EVREN ÖZMEN

YÖNETİCİ SORUMLULUK SİGORTASI

Yönetim kurulu üyeleri ve yöneticiler tazminata hükmedildiğinde eğer yönetici sorumluluk sigortaları yoksa kendi şahsi malvarlıklarından ödeme yapmak durumunda kalacaklardır. Günümüzde yüksek tazminatların dışında ayrıca savunma masrafları da ciddi büyüklükte olabilmektedir. Bu nedenle yöneticiler tazminata hükmedilmese bile bazı durumlarda yüksek tutarda savunma masrafları ödemek durumunda kalabilirler. Sigorta kooperatiflerinin düzenleyeceği yönetici sorumluluk sigortası poliçeleri tüm bu masrafları yöneticiler adına ödeyecek ve yöneticilerin mal varlığı böylelikle korunacaktır.

Kimler sigortalanabilir?

– Kooperatifte ve bağlı ortaklıklarında görev yapan yönetim kurulu üyeleri (bağımsız yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere), yöneticiler, müdürler ve çalışanlar
– Sözleşme döneminde iktisap edilen ve kooperatifin bağlı ortaklığı olan kooperatiflerin yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri, müdürleri ve çalışanları
– Sözleşme döneminde emekli olan yönetim kurulu üyesi, yönetici, müdür veya çalışan
– Kooperatifin görevlendirmesi üzere bağlı ortaklık olmayan bir kooperatifte görev yapan yönetim kurulu üyeleri (bağımsız yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere) ve yöneticiler
– Poliçeyi satın alan kooperatiftir. Bireysel olarak yönetici sorumluluk sigortası yapılmamaktadır.
Hiçbir yönetici kaza yapmak istemez ama sigorta bir güvencedir.

Ekran Resmi 2017-11-05 19.29.28

 

KİRA GELİRLERİNDE GÖTÜRÜ GİDER % 15 E DÜŞÜRÜLDÜ-EVREN ÖZMEN MALİ MÜŞAVİR

14 Aralık 2017 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 30270
TEBLİĞ
Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

(SERİ NO: 300)

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 5/12/2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 14 üncü maddesiyle yapılan düzenlemeye istinaden, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, gayrimenkul sermaye iradının safi tutarının tespitinde, aynı maddede yazılı giderlere karşılık olmak üzere hasılatın % 25’i nispetinde uygulanmakta olan götürü giderin, hasılatın % 15’i olarak belirlenmesine yönelik hususların açıklanmasıdır.

Yasal düzenleme

MADDE 2 – (1) 7061 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde; “31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “% 25’ini” ibaresi “% 15’ini”şeklinde değiştirilmiştir.” hükmüne yer verilmiştir.

Götürü gider uygulaması

MADDE 3 – (1) 7061 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan gayrimenkul sermaye iradının safi tutarının tespitinde, aynı maddede yazılı giderlere karşılık olmak üzere hasılatın % 25’i nispetinde uygulanmakta olan götürü gider, 1/1/2017 tarihinden itibaren elde edilen gayrimenkul sermaye iratlarına uygulanmak üzere hasılatın % 15’i olarak belirlenmiştir.

Örnek 1: Bayan (A), sahibi bulunduğu gayrimenkulünü mesken olarak kiraya vermiş olup 2017 takvim yılında toplam 13.900-TL kira geliri elde etmiştir. Başkaca herhangi bir geliri bulunmayan Bayan (A), gayrimenkul sermaye iradının safi tutarının tespitinde götürü gider yöntemini seçmiştir.

Buna göre; Bayan (A)’nın 2017 yılında elde ettiği gayrimenkul sermaye iradının safi tutarı aşağıdaki gibi hesaplanacaktır:

Örnek 2: Bay (B), sahibi bulunduğu gayrimenkulünü işyeri olarak serbest meslek erbabı olan Bay (C)’ye kiralamış olup 2017 takvim yılında brüt 40.000-TL kira geliri elde etmiştir. Başkaca herhangi bir geliri bulunmayan Bay (B), gayrimenkul sermaye iradının tespitinde götürü gider yöntemini seçmiştir.

Buna göre; Bay (B)’nin 2017 yılında elde ettiği gayrimenkul sermaye iradının safi tutarı aşağıdaki gibi hesaplanacaktır:

Yürürlük

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ, 1/1/2017 tarihinden itibaren elde edilen gayrimenkul sermaye iradı gelirlerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.

 

ORTAK ALAN İŞGALİNDE HANGİ DURUMLARDA ECRİMİSİL İSTENEBİLİR-EVREN ÖZMEN

ORTAK ALAN İŞGALİNDE HANGİ DURUMLARDA ECRİMİSİL İSTENEBİLİR-EVREN ÖZMEN

Türk Medeni Kanunu hükümleri gereğince paydaşlardan birinin (veya buna bağlı olarak onun bağımsız bölümünü kullananın) ortak mülkiyete bağlı olan bir yeri kendi kullanımına özgülemesi durumunda diğer paydaşlarca ecrimisil (haksız işgal tazminatı) istenebilmesi için öncelikle o paydaş bu ortak yeri münhasıran kullanmaktan yöntemince men edilmiş olmalıdır. Başka bir anlatımla, diğer paydaşlar bu yerden kendilerinin de yararlanmak istediklerini şagil paydaşa yöntemince ihtar etmiş olmalarına karşın kullanımın sürdürülmüş olması gerekir. Somut olayda ortak mülkiyet hükümlerine tabi olan dava konusu bahçenin belli bir bölümünü kullanarak müdahalede bulunan davalının diğer paydaşlarca İzmir 1. Noterliği’nin 18.06.2004 gün ve 9048 yevmiye sayılı ihtarnamesinin muhataba 01.07.2004 tarihinde bizzat tebliği ile uyarıldığı, bu uyarıda kendisine tebliğden itibaren 3 gün içinde bahçeye müdahalesinin önlenmesi istendiğine göre ecrimisilin sözü edilen uyarının tebliğini izleyen 3 günden sonraki günden başlayarak dava gününe kadarki süre için hesaplanıp buna hükmedilmesi gerekirken, 2003 yılına ilişkin bir yıllık haksız işgal tazminatı (ecrimisil) bedeline hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir…),

Ekran Resmi 2017-03-26 23.21.50

KAPICI DAİRESİ VEYA SIĞINAK KULLANIM HAKKI YÖNETİM PLANI İLE BAĞIMSIZ BÖLÜMLERE BIRAKILAMAZ-EVREN ÖZMEN

Yönetim planına göre ortak alanlar dairelerin özel kullanımına bırakılabilir mi ?

Ana gayrimenkulün yönetim tarzı, kullanma maksat ve şeklinin düzenlenmesi kapsamında olarak bazı ortak yerlerin, yönetim planı ile -ayni hak bahşetmeyecek biçimde- bir veya birkaç bağımsız bölümün kullanımına bırakılması mümkün olup, bu gibi hükümlerin yönetim planında yer alması yasaya aykırılık oluşturmayacak, ancak ortak yerlerde projeye aykırı inşaat ve değişiklik yapılmasına, kapıcı dairesi ve sığınak gibi mutlak ortak yerlerin kullanım hakkının bir veya birkaç bağımsız bölüme bırakılmasına, Yasa’nın 19. veya 44. maddelerindeki koşulların bertaraf edilmesine yönelik hükümlere yönetim planında yer verilemeyecektir.

Ekran Resmi 2016-01-27 07.07.06

Hata: İletişim formu bulunamadı.

Yönetim planı ile ortak alanların tahsisi mümkün mü ? EVREN ÖZMEN

 
   

YARGITAY
18. Hukuk Dairesi 2009/12939 E.N , 2010/5919 K.N.

İlgili Kavramlar

ANATAŞINMAZ
KAT MÜLKİYETİ
YÖNETİM PLANI

Özet
YÖNETİM İLE İLGİLİ OLMAYAN HUSUSLARA YÖNETİM PLANINDA YER VERİLEMEZ.

YÖNETİM PLANI İLE BAZI ORTAK YERLERİN BİR VEYA BİRKAÇ BAĞIMSIZ BÖLÜMÜN KULLANIMINA BIRAKILMASI MÜMKÜNDÜR. BU GİBİ HÜKÜMLERİN YÖNETİM PLANINDA YER ALMASI YASAYA AYKIRILIK OLUŞTURMAZ. ANCAK, ORTAK YERLERDE PROJEYE AYKIRI İNŞAAT VE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA, KAPICI DAİRESİ VE SIĞINAK GİBİ MUTLAK ORTAK YERLERİN KULLANIM HAKKININ BİR VEYA BİRKAÇ BAĞIMSIZ BÖLÜME BIRAKILMASINA YÖNETİM PLANINDA YER VERİLEMEZ.

İçtihat Metni

Dava dilekçesinde yönetim planı hükümlerinin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi davacı vekili ile davalılardan A.Emin vekili tarafından, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Dava dilekçesinde, kat mülkiyetli anataşınmazın tapu kütüğünde tescilli olan yönetim planının 31, 32 ve 33. maddelerinin iptali istenilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 32. maddenin iptaline, 31 ve 33. maddelerle ilgili davanın konusu kalmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, kat mülkiyeti kurulmuş olan dava konusu taşınmazda davacı ve davalıların kat malikleri olduğu ve tüm kat maliklerinin davada taraf olarak yer aldığı, böylece taraf teşkilinde eksiklik bulunmadığı anlaşılmaktadır.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 28. maddesi “Yönetim planı yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini, yönetici ve denetçilerin alacakları ücreti ve yönetime ait diğer hususları düzenler. Yönetim planı, bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmündedir.” Yönetim planında yer alacak/alabilecek hususlar bu şekilde hükme bağlanmıştır. Bunlar anagayrimenkulün yönetim tarzı, kullanma maksat ve şekli, yönetici ve denetçinin alacakları ücret ve yönetimle ilgili benzeri hususlardır. Fıkranın karşı anlamından çıkan sonuç ise, yönetim ile ilgili olmayan hususlara, örneğin bir veya birkaç kat malikine mülkiyet ve benzeri ayni hak sağlayıcı hükümlere yönetim planında yer ve-rilemeyeceğidir.

Anagayrimenkulün yönetim tarzı, kullanma maksat ve şeklinin düzenlenmesi kapsamında olarak bazı ortak yerlerin, yönetim planı ile -ayni hak bahşetmeyecek biçimde- bir veya birkaç bağımsız bölümün kullanımına bırakılması mümkün olup, bu gibi hükümlerin yönetim planında yer alması yasaya aykırılık oluşturmayacak, ancak ortak yerlerde projeye aykırı inşaat ve değişiklik yapılmasına, kapıcı dairesi ve sığınak gibi mutlak ortak yerlerin kullanım hakkının bir veya birkaç bağımsız bölüme bırakılmasına, Yasa’nın 19. veya 44. maddelerindeki koşulların bertaraf edilmesine yönelik hükümlere yönetim planında yer verilemeyecektir.

Öte yandan, yönetim planı hükümlerinin, kat malikleri arasında çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümlenmesinde -Yasanın emredici kurallarına açıkça aykırı olmadıkça veya mahkemece iptal edilmedikçe ya da kat malikleri kurulunca değiştirilmedikçe- öncelikle uygulanması esastır.

Uyuşmazlık konusu somut olayda, anataşınmazın yönetim planının mahkemece iptaline karar verilen 32. maddesinde yer alan “En altta cadde üzerinde bulunan ve tasdikli projede garaj ve alet yeri olarak gösterilen bölümlerin kullanma hakkı 9 ve 12 nolu dairelere aittir” hükmü ile “Ön ve yan bahçelerde ve bina altında projede gösterilmeyip meyil dolayısıyla sonradan yapılacak tesislerin gazino-lokanta gibi tesislerin kullanma hakkı da 9 ve 12 nolu dairelere aittir” hükmü, yukarıda açıklandığı üzere ayni hak bahşetmeyen, mutlak olmayan ortak yerlerde salt kullanım hakkı veren düzenlemeler niteliğinde olup, yasaya aykırı yönleri bulunmamakta ise de, aynı maddedeki “Sığınağın kullanma hakkı 2 nolu daireye aittir” hükmü, sığınak mutlak ortak yerlerden olduğundan kullanım hakkının bir veya birkaç bağımsız bölüme bırakılması yasaya aykırılık oluşturmaktadır. Bu nedenle, yönetim planının 32. maddesinin yalnızca sığınakla ilgili hükmünün iptaline karar verilmesi, maddedeki diğer hükümlere yönelik istemin reddine karar verilmesi gerekirken, maddenin tümüyle iptaline karar verilmesi isabetli değil ise de, temyiz eden davalı tarafın bu yöne ilişkin bir temyiz itirazı bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamış, aşağıdaki bozma nedenlerine göre davalı tarafın temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

Ancak;

Yönetim planının 31. maddesinde yer alan ‘Teras katların ön, arka ve yanları teras kat sahiplerine aittir, münhasıran onlar tarafından kullanılır. Buraya kimse çıkamaz. Tam kata iblağ edildiğinde diğer kat malikleri buna itiraz etmemeyi, gerekli muvafakati vermeyi şimdiden kabul ederler. Teras kat sahipleri şimdiden buraya çiçek seri kabilinden demir veya duvarla kapatabilir ve lüzumlu inşaat malzemesi insan asansörleri ile taşınacaktır. Çatı katları bir altındaki dairenin büyüklüğüne yakın veya biraz fazla yapıldığı takdirde bir altındaki daire kadar masraflara iştirak edecektir” hükmü ile 33. maddedeki “1 ve 12 nolu dairelerin yanında ve arkasındaki toprak dolu gözüken ve kazı neticesi çıkan yerler bu dairelere aittir” hükmünün, ortak yerlerde bazı bağımsız bölüm maliklerine mülkiyet benzeri haklar tanıdığı, projeye aykırı inşaat ve değişiklik yapılmasına, böylece Yasa’nın 19. ve 44. maddelerindeki koşulların bertaraf edilmesine yönelik olduğu, Yasaya aykırılık oluşturduğu açıktır.

Kat mülkiyetli anataşınmazın tapu kütüğünde tescilli olan yönetim planındaki bu hükümler var olmakta devam ettiği sürece, bu hükümlerin iptalinin istendiği bir davanın konusuz kaldığından söz edilmesi mümkün değildir. 31 ve 33. maddelerde tanımlanan hakların kullanılmış olup ol-mamasının, öngörülen imalatların yapılıp yapılmamasının bu sonuca etkisi yoktur.

Açıklanan nedenlerle, yönetim planının 31 ve 33. maddelerinin de tümüyle iptallerine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 13.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA

Sitelerde Ortak alanlar nerelerdir ? EVREN ÖZMEN MALİ MÜŞAVİR

Sitelerde Ortak alanlar nerelerdir ?

Ortak yerlerin konusu sözleşme ile belirtilebilir. Aşağıda yazılı yerler ve şeyler bu Kanun gereğince her halde ortak yer sayılır.

a) Temeller ve ana duvarlar, taşıyıcı sistemi oluşturan kiriş, kolon ve perde duvarlar ile taşıyıcı sistemin parçası diğer elemanlar,bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, tavan ve tabanlar, avlular, genel giriş kapıları, antreler, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar ve buralardaki genel tuvalet ve lavabolar, kapıcı daire veya odaları, genel çamaşırlık ve çamaşır kurutma yerleri, genel kömürlük ve ortak garajlar, elektrik, su ve havagazı saatlerinin korunmasına mahsus olup bağımsız bölüm dışında bulunan yuvalar ve kapalı kısımlar, kalorifer daireleri, kuyu ve sarnıçlar, yapının genel su depoları, sığınaklar,

b) Her kat malikinin kendi bölümü dışındaki kanalizasyon tesisleri ve çöp kanalları ile kalorifer, su, havagazı ve elektrik tesisleri, telefon, radyo ve televizyon için ortak şebeke ve antenler sıcak ve soğuk hava tesisleri,

c) Çatılar, bacalar, genel dam terasları, yağmur olukları, yangın emniyet merdivenleri. Yukarıda sayılanların dışında kalıp da, yine ortaklaşa kullanma, korunma veya faydalanma için zaruri olan diğer yerler ve şeyler de (Ortak yer) konusuna girer.

Ekran Resmi 2017-06-19 00.46.02
EVREN ÖZMEN

Hata: İletişim formu bulunamadı.

Taşıt için kredi kullanma oranı artırıldı-Mali Müşavir Evren özmen

Taşıt kredi sınırı

Taşıt kredisi tutarlarına ilişkin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) kararları Resmi Gazete’de yayımlandı.

Bankaların kredi işlemlerine ilişkin yönetmelikte yapılan değişikliğe göre, binek araç edinimi amacıyla kullandırılacak taşıt kredilerinde ve taşıt teminatlı kredilerde veya yapılacak finansal kiralama işlemlerinde, kredi tutarının taşıtın değerine oranı taşıtın nihai fatura değeri 100 bin TL’nin altında olanlar için yüzde 70’i aşamayacak. Nihai fatura değerine ilişkin bu tutar daha önce 50 bin TL olarak uygulanıyordu.

Bu oran, nihai fatura değeri 100 bin TL’yi aşan binek araçlarda, bedelin 100 bin TL’ye kadar olan kısmı için yüzde 70, 100 bin TL’nin üstünde olan kısım için yüzde 50 olarak uygulanacak.

Aynı gazetede yer alan finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerinin kuruluş ve faaliyet esasları hakkında yönetmelikte de bu değişikliğe paralel düzenleme yapıldı.

Evren Özmen

Nihai tüketiciden firma araç alır ise gider pusulası düzenleyecek midir ?-EVREN ÖZMEN

Nihai tüketiciden firma araç alır ise gider pusulası düzenleyecek midir ?-EVREN ÖZMEN

Dava konusu özel usulsüzlük cezası nihai tüketiciden noter satış senedi ile alınan araç için gider pusulası düzenlenmediğinin tespiti üzerine kesilmiştir.

Davacı şirketin noter satış senedi ile aldığı otomobilin 213 sayılı kanunun 234. maddesinde belirtilen altın mücevher gibi kıymetli eşya niteliği taşımadığı ve aracın satıcısının vergiden muaf esnaf olmadığının anlaşılması üzerine alım satıma konu araç ile ilgili gider pusulası düzenlenmesi zorunlu değildir.

danıştay kararına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Mali Müşavir Evren ÖZMEN- [email protected]

ekran-resmi-2016-11-29-21-09-27

Hata: İletişim formu bulunamadı.

 

Gerçek kişiden araç alımında gider pusulası düzenlenmesi zorunlu değil-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN-DANIŞTAY KARARI

Nihai tüketiciden firma araç alır ise gider pusulası düzenleyecek midir ?-EVREN ÖZMEN

Dava konusu özel usulsüzlük cezası nihai tüketiciden noter satış senedi ile alınan araç için gider pusulası düzenlenmediğinin tespiti üzerine kesilmiştir.

Davacı şirketin noter satış senedi ile aldığı otomobilin 213 sayılı kanunun 234. maddesinde belirtilen altın mücevher gibi kıymetli eşya niteliği taşımadığı ve aracın satıcısının vergiden muaf esnaf olmadığının anlaşılması üzerine alım satıma konu araç ile ilgili gider pusulası düzenlenmesi zorunlu değildir.

danıştay kararına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Mali Müşavir Evren ÖZMEN- [email protected]

ekran-resmi-2016-11-29-21-09-27

 

KOOPERATİFLERDE BULUNDURULMASI (TUTULMASI) ZORUNLU OLAN DEFTERLER- EVREN ÖZMEN MALİ MÜŞAVİR

KOOPERATİFLERDE BULUNDURULMASI (TUTULMASI) ZORUNLU OLAN DEFTERLER VE NOTER TASDİK BİLGİLERİ

                           Daha detaylı bilgi için [email protected]

Ekran Resmi 2017-12-12 11.14.12.png

TTK, VUK ve Kooperatifler Muhasebe Yönetmeliği gereği kooperatiflerde tutulması zorunlu olan defterler ve noter tasdik bilgileri aşağıdaki gibidir.

 

1-Yevmiye Defteri:

Açılış tasdikinin bir önceki yılın Aralık ayında, kapanış tasdikinin ise izleyen yılın altıncı ayı sonuna kadar yapılması gerekmektedir.

 

Yıl içinde defterin dolması halinde yeni defter kullanılmaya başlamadan önce tasdik işleminin yapılması gerekir.

 

Yeni işe başlayanlar mükellefiyete girme tarihinden önce, defterin zayi olması durumunda yeni defteri kullanmadan önce, özel hesap dönemi olanlar ise kullanacakları yıldan önce gelen son ayda notere tasdik ettirmeleri gerekir.

 

2-Defter-i Kebir:

Her ne kadar VUK’na göre tasdiki zorunlu değilse de, TTK ve Kooperatifler Muhasebe Yönetmeliği’ne göre tutulması zorunlu olan defter olduğundan açılış ve kapanış tasdiklerinin Yevmiye Defteri ile birlikte yapılması gerekir.

 

3-Envanter Defteri:

Açılış tasdikinin bir önceki yılın Aralık ayında, kapanışının ise ertesi yılın Mart ayı sonuna kadar yapılması gerekir.

Continue reading

TÜTÜN KOOPERATİFLERİNİN ÖNÜ AÇILDI-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

TÜTÜN KOOPERATİFLERİ HAKKINDA

MADDE 62- 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye dokuzuncu fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Tütün ithali, üretim ihtiyaçlarıyla sınırlı olarak; bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen tütün mamulleri üretenler veya Kurumdan izin almak ve sadece işlendikten sonra ihraç edilmek amacıyla tütün işleme tesisi bulunanlar tarafından yapılır. Kurum tütün işleme tesisi bulunanlara bu izni verirken söz konusu işletmelerin öncelikle Türkiye’de üretilen tütünü işlemelerini gözetmek, ihraç amacıyla yapılacak ithalatın amacı dışında kullanılmamasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, ithalat ve ihracata ilişkin uygulamayı denetlemekle sorumlu ve yetkilidir.”

“Ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdı içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün, tütün harici herhangi bir madde doldurmak, bu şekilde üretilen ürünleri satışa arz etmek, satmak, bulundurmak veya nakletmek yasaktır.

Tek başına kıyılıp içilebilme vasfına sahip tütün çeşitlerinin üretildiği Kurumca belirlenen merkezlerdeki tütün üreticilerinin bir araya gelerek kurduğu kooperatiflere, müracaatları halinde Kurum tarafından tütün ticareti yetki belgesi ve sarmalık kıyılmış tütün tesisi kurulması için yetki verilir. Bu kooperatifler ihtiyaç duydukları tütünü sözleşmeli olarak temin edebilecekleri gibi sözleşme dışı üretilmiş tütünleri de Kuruma bildirmek kaydı ile satın alabilirler. Kurumun izni ile tütün iç ve dış ticareti ve sarmalık kıyılmış tütün üretim ve ticaretini yapabilirler.”

Hata: İletişim formu bulunamadı.

Ekran Resmi 2017-12-01 08.50.28

7601 Sayılı kanunla gelen Kooperatiflerde muafiyet uygulaması-EVREN ÖZMEN

Kooperatiflerde muafiyet uygulaması

Bilindiği üzere, mevcut uygulamaya göre kooperatifler ortak dışı işlem yaptıktan takdirde muafiyetlerini kaybetmekte ve kurumlar vergisi mükellefi olarak vergiye tabi tutulmaktadırlar. Bu durum, kooperatiflerin istisnai nitelikteki ortak dışı işlemleri nedeniyle muafiyetten mükellefiyete geçmelerine sebep olmakla birlikte vergi idaresince yapılan tespitler neticesinde cezalı tarhiyatlara da muhatap olmaları sonucunu doğurabilmektedir.

Bu Kanunun 88 inci maddesiyle, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Muafiyetler başlıklı 4 üncü maddesinin kooperatiflere ilişkin “k bendinde” yapılan değişiklik ile; 

  • Kooperatiflerde ortak dışı işlemlerden ne anlaşılması gerektiğine,
  • Kooperatiflerin faaliyetlerinin icrasına mahsus olarak iktisap ettikleri demirbaş, makine, teçhizat, taşıt vb. maddi duran varlıklarının ekonomik ömürlerini tamamladıktan sonra elden çıkarılmaları ile yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmelerinin ortak dışı işlem olarak kabul edilmeyeceğine,
  • Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edileceğine,
  • Kooperatiflerin, iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının muafiyete etkisi olmadığına,
  • Ortak dışı işlemlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca belirleneceğine

ilişkin düzenleme yapılmıştır.

TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI SERBEST MÜŞAVİRLİK MÜHENDİSLİK HİZMETLERİ, BÜRO TESCİL VE MESLEKÎ DENETİM YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK-EVREN ÖZMEN

11 Aralık 2017 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 30267
YÖNETMELİK
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Jeofizik Mühendisleri Odasından:

TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ

ODASI SERBEST MÜŞAVİRLİK MÜHENDİSLİK HİZMETLERİ, BÜRO TESCİL

VE MESLEKÎ DENETİM YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 11/4/2006 tarihli ve 26136 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Jeofizik Mühendisleri Odası Serbest Müşavirlik Mühendislik Hizmetleri, Büro Tescil ve Meslekî Denetim Yönetmeliğinin 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik; jeofizik mühendisliği hizmetlerini üreten kurum, kuruluş, firma ve işyerleri ile bunların ürettiği jeofizik mühendisliği hizmetlerine ilişkin esasları kapsar.”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) ve (j) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“i) SMM: SMMH’den birini ya da birkaçını tescilli büronun sahibi, ortağı veya ücretli çalışanı sıfatı ile yürüten SMM Belgesi sahibi jeofizik mühendisini,

j) SMM Belgesi: Jeofizik mühendislerinin, sahibi oldukları veya ortak oldukları ya da çalıştıkları tescilli büroda SMMH’yi ifa edebilmeleri için yetkili olduğunu gösteren ve Oda tarafından verilen belgeyi,”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, (c) bendine aşağıdaki alt bentler, (d) bendine aşağıdaki alt bent ve (f) bendine aşağıdaki alt bentler eklenmiştir.

“Sağlık, jeomedikal afetler, adli, tarım, sigorta ve restorasyon jeofizik hizmetleri kapsamında yapılan araştırmalar:”

“16) İçmesuyu ve kanalizasyon isale hatları, arıtma tesisleri, su depoları, derin deniz deşarjları, yağmur suyu toplama ve benzeri alt yapı projelerinin sismik risk analizleri ve jeoteknik çalışmalar kapsamında yapılacak jeofizik mühendisliği hizmetleri,

17) Yol, baraj, tünel yapımı, metro, kanalizasyon ve içme suyu şebeke yapımı ve benzeri kazı ve sökü işleri gerektiren çalışmalarda; zemin veya kayaçların sökülebilirliğinin/kazılabilirliğinin saptanması kapsamında sismik yöntemler kullanılarak yürütülecek jeofizik mühendisliği hizmetleri,

18) Güneş enerjisi panelleri (GES), Rüzgar enerjisi santralleri (RES) ve benzeri enerji tesislerinin yer seçimi çalışmaları kapsamında yapılacak jeofizik mühendisliği hizmetleri,”

“8) Akaryakıt istasyonlarındaki yakıt kaçaklarının bölgedeki zemine etkisinin jeofizik yöntemlerle tespiti ve izlenmesi,”

“4) Doğal Afetler sigortası ve mühendislik sigortası ile ilgili jeofizik hizmetler,

5) Tarım alanlarında jeofizik uygulamalar kapsamındaki jeofizik hizmetler (tarım jeofiziği),

6) Restorasyon çalışmaları kapsamında yapılan jeofizik mühendisliği hizmetleri (Restorasyon Jeofiziği).”

MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “kişi ya da” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (2) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“2) Kendi adına tescilli büro açarak çalışıyorsa, yanında ücretli olarak çalışan jeofizik mühendisi varsa, bununla/bunlarla imzaladığı iş koşullarını ve çalışma şartlarını düzenleyen hizmet sözleşmesinin ve son ay bordrolarının bir örneğini sunarak, verdiği ücretin ve sunduğu çalışma şartlarının Oda tarafından belirlenen asgari standartların altında olmadığını belgelemesi,”

MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile (e) bendinin (2) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“d) Oda tarafından düzenlenen SMMH ile ilgili her yıl en az bir meslek içi eğitim ve belgelendirme kursuna katılmış olması.”

“2) Kendi adına tescilli büro açarak çalışıyorsa, yanında ücretli olarak çalışan jeofizik mühendisi varsa, bununla/bunlarla imzaladığı, iş koşullarını ve çalışma şartlarını düzenleyen hizmet sözleşmesinin ve son dört aylık bordrolarının birer örneğini sunarak, verdiği ücretin ve sunduğu çalışma şartlarının Oda tarafından belirlenen asgari standartların altında olmadığını belgelemesi,”

MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (2) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkranın (e) bendinde yer alan “SMM ve” ibaresi ile (f) bendinin ilk cümlesinde yer alan “SMM ve” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

“2) Hizmete ilişkin en az Oda tarafından belirlenmiş asgari ücretler üzerinden kesilmiş fatura, JFM üyenin imzası, SMM veya tescilli büro numaraları, üye sicil numarası, bağlı bulunduğu vergi dairesinin adı ve vergi numarası, büro adresi, işverenin adı ve adresi.”

MADDE 8 – Aynı Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) SMMH’nin, SJFMMB’ler tarafından eşit rekabet koşulları altında yapılarak, yasa, yönetmelik, tüzük ve şartnamelere uygun, kamu yararını gözeten, nitelikli hizmet yapılmasını sağlamak üzere gerekli gördüğü tüm önlemleri almaya, mesleği ve meslektaşların hak ve çıkarlarını korumak için gereğinde işyerinde veya arazide tüm kayıt ve belgeler üzerinde denetimler yapmaya,”

MADDE 9 – Aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“f) Oda tarafından tescili yapılmamış SMM’lerin, çalıştıkları SJFMMB’lerde SJFMH’i yürütememesi,”

MADDE 10 – Aynı Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Yönetmelik hükümlerinin ihlalinin tekrarlanması durumunda, olayın içeriği ve sonuçlarına göre bu Yönetmeliğin 22 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yaptırımlardan bir üst yaptırım uygulanır.”

MADDE 11 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 12 – Bu Yönetmelik hükümlerini Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Jeofizik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu yürütür.

 

Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin
Tarihi Sayısı
11/4/2006 26136
Yönetmelikte Değişiklik Yapan Yönetmeliklerin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin
Tarihi Sayısı
1- 16/7/2009 27290
2- 14/8/2009 27319
3- 18/3/2011 27878
4- 12/4/2014 28970

 

 

Sadece e arşive geçmek mümkün mü ?-EVREN ÖZMEN

E-arşiv fatura uygulamasından yararlanmak için mükelleflerin 397 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile getirilen e-Fatura Uygulamasına kayıtlı olmaları gerekmektedir. Dolayısıyla 1.1.2016 tarihi itibariyle e-arşiv fatura kullanma zorunluluğu bulunan mükelleflerin öncelikle e-fatura uygulamasına geçmeleri gerekmektedir. Bu mükellefler için e-defter mecburiyeti bulunmamakta olup istedikleri takdirde e-defter başvuru şartlarını taşımaları halinde e-defter uygulamasına geçebilmektedirler.

KOOPERATİFLERDE KAT KARŞILIĞI SÖZLEŞMELERDE TEMİNAT OLARAK KEFALET SİGORTASI ÇÖZÜM MÜ ?-EVREN ÖZMEN

Kefalet Sigortası Teminatları

 

– İnşaat işlerinde, işin teslimini takiben belli bir süre sonra işçilik kusuru sonucu ortaya çıkan zararlara karşı “İmalat / Bakım / Onarım Teminatı”,

– İhaleyi kazanan kişinin sözleşme imzalamaktan vazgeçmesi riskine karşı “İhaleye Katılım (Geçici Teminat) Teminatı”,

– Alt yüklenici ve işçilere yapılacak ödemelerin yapılmamasına karşı, “Ödeme Teminatı “,
– Yüklenicilerin yükümlülüklerini sözleşmede belirlenen şartlara uygun şekilde yerine getirmemesi durumunda, sigortacının yeni bir yüklenici ile anlaşıp işin tamamlanmasını sağlayacak “Performans Teminatı” veya “Sözleşme Teminatı” ve “Kamu İhaleleri Teminatı” dır.

GEZİ TEKNELERİ VE KİŞİSEL DENİZ TAŞITLARI YÖNETMELİĞİ KAPSAMINDA FAALİYET GÖSTERECEK ONAYLANMIŞ KURULUŞLARIN GÖREVLENDİRİLMELERİNDE VE DENETİMİNDE ESAS ALINACAK TEMEL KRİTERLERE DAİR TEBLİĞ-EVREN ÖZMEN

9 Aralık 2017 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 30265
TEBLİĞ
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığından:

GEZİ TEKNELERİ VE KİŞİSEL DENİZ TAŞITLARI YÖNETMELİĞİ

KAPSAMINDA FAALİYET GÖSTERECEK ONAYLANMIŞ KURULUŞLARIN

GÖREVLENDİRİLMELERİNDE VE DENETİMİNDE ESAS ALINACAK

TEMEL KRİTERLERE DAİR TEBLİĞ

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 5/5/2017 tarihli ve 30057 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği kapsamında faaliyet gösterecek onaylanmış kuruluşların Genel Müdürlükçe görevlendirilmesinde ve denetimlerinde esas alınacak temel kriterlerin belirlenmesidir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği kapsamında faaliyette bulunacak onaylanmış kuruluşların taşıması gereken nitelikler, görevlendirilmesinde esas alınacak temel kriterler ile görevlendirme usulleri, yükümlülükleri ile faaliyetlerinin izlenmesi, denetlenmesi ve idari yaptırımlara ilişkin usul ve esasları kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanunun 7 nci maddesine, 16/12/2011 tarihli ve 2011/2621 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ve Onaylanmış Kuruluşlar Yönetmeliğine ve Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliğinin 28 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) AB: Avrupa Birliğini,

b) Bakanlık: Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığını,

c) Genel Müdürlük: Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğünü,

ç) NANDO: Avrupa Birliği’nin Yeni Yaklaşım Onaylanmış Kuruluşlar Bilgi Sistemini,

d) Onaylanmış kuruluş: Bir teknik düzenleme kapsamında uygunluk değerlendirme faaliyetinde bulunmak üzere yetkili kuruluş tarafından Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ve Onaylanmış Kuruluşlar Yönetmeliği ve ilgili teknik mevzuatta belirlenen esaslar doğrultusunda görevlendirilen ve isimleri Avrupa Komisyonuna bildirilen Türkiye’de yerleşik uygunluk değerlendirme kuruluşunu,

e) Teknik düzenleme: Bir ürünün vasıflarını, işleme veya üretim yöntemlerini veya bunlarla ilgili terminoloji, sembol, ambalajlama, işaretleme, etiketleme veya uygunluk değerlendirme işlemlerini tek tek veya birkaçını ele alarak düzenleyen, uyulması zorunlu her türlü mevzuatı,

f) Teknik düzenleme sorumlusu: İlgili teknik düzenlemesi gereği onaylanmış kuruluş tarafından yürütülecek uygunluk değerlendirme faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilecek olan muayene ve denetim sonuçlarını belgelendirme kararı öncesi kontrol eden ve raporlayan personeli,

g) TÜRKAK: Türk Akreditasyon Kurumunu,

ğ) Uygunluk değerlendirme kuruluşu: Kalibrasyon, test, belgelendirme ve muayene dâhil olmak üzere uygunluk değerlendirme faaliyeti gerçekleştiren Türkiye’de yerleşik kuruluşu,

h) Uzman: İlgili teknik düzenlemesi gereği onaylanmış kuruluş tarafından yürütülecek uygunluk değerlendirme faaliyetleri kapsamında muayene ve/veya denetimleri planlayan, gerçekleştiren ve muayene ve/veya denetim sonuçlarını teknik düzenleme sorumlusuna sunan personeli,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Genel Esaslar, Onaylanmış Kuruluşlarda Aranacak Nitelikler, Personel,

Yüklenici Kullanımı ile İlgili Şartlar

Genel esaslar

MADDE 5 – (1) Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği kapsamına giren ürünlerin uygunluk değerlendirmesini gerçekleştirmek üzere, Genel Müdürlüğe başvuruda bulunan uygunluk değerlendirme kuruluşları, 4703 sayılı Kanun, Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ile Onaylanmış Kuruluşlar Yönetmeliği, ilgili teknik düzenlemesi ve bu Tebliğde belirtilen esaslar çerçevesinde başvurularının uygun bulunması halinde Genel Müdürlük tarafından onaylanmış kuruluş olarak görevlendirilir.

Onaylanmış kuruluşlarda aranacak nitelikler

MADDE 6 – (1) Onaylanmış kuruluş olmak için Genel Müdürlüğe başvuran uygunluk değerlendirme kuruluşları, Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ve Onaylanmış Kuruluşlar Yönetmeliğinin 7 nci maddesinde hükme bağlanan nitelikleri taşır ve ilgili teknik düzenlemelerde belirtilen onaylanmış kuruluşların atanmasında dikkate alınacak asgari kriterleri ve bu Tebliğ hükümlerini yerine getirir.

Personel ile ilgili şartlar

MADDE 7 – (1) Başvuru sahibi kuruluş, yürüteceği uygunluk değerlendirme faaliyetleri çerçevesinde gerçekleştireceği muayene ve/veya denetimleri tam ve eksiksiz sürdürebilmesi amacıyla, Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği kapsamındaki ürünlere yönelik teknik bilgi, sektörel ve muayene ve/veya denetim tecrübesine sahip olan yeterli sayıda uzmanı bünyesinde bulundurur. Bu uzmanlardan en az ikisi denizcilikle ilgili fakültelerden mezun olup; denizcilik alanında en az dört yıl sörveyör yeterliliğinde görev yaptığına dair iş tecrübesi olan veya onaylanmış kuruluşlarda gezi tekneleri ve kişisel deniz taşıtları konusunda teknik personel olarak en az dört yıl görev yapmış olan kişilerden tam zamanlı olarak istihdam edilir. Görevlendirilen uzman, görevlendirildiği onaylanmış kuruluş haricinde Bakanlık tarafından görevlendirilmiş başka bir onaylanmış kuruluşta görev alamaz.

(2) Başvuru sahibi kuruluş, tam zamanlı olarak görev yapan birinci fıkrada belirtilen tecrübeye sahip personelden birisini Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği kapsamında teknik düzenleme sorumlusu olarak görevlendirir. Teknik düzenleme sorumlusu, uzman olarak görev yapamaz. Teknik düzenleme sorumlusu görevlendirildiği onaylanmış kuruluş haricinde Bakanlık tarafından görevlendirilmiş başka bir onaylanmış kuruluşta görev alamaz.

(3) Başvuru sahibi kuruluş, teknik düzenleme sorumlusunun izin, rapor ve benzeri haller nedeniyle uzun süreli yokluğunda yerine vekâlet edebilecek ve birinci fıkrada belirtilen tecrübeye sahip personelden birini vekil olarak görevlendirir. Ancak bu personel vekâlet ettiği dönemde uzman olarak görev yapamaz ve daha önce uzman olarak yer aldığı muayene ve/veya denetimlerin kontrol ve raporlamasını yapamaz.

(4) Onaylanmış kuruluş, mevcut olan iş gücünün iş yükünü karşılamadığı durumlarda sözleşme yaptığı dış kaynaklı uzmanları denetimlerde kullanabilir. Onaylanmış kuruluş söz konusu teknik düzenleme gerekliliklerine aykırılık oluşturmayacak şekilde sözleşmeli olarak kullanabileceği dış kaynaklı uzmanı, bu Tebliğde belirtilen şartlara uygun olacak şekilde belirler ve sahip olduğu kalite yönetim sistemine uygun olarak çalıştırır. Dış kaynaklı uzman kullanılması durumunda nihai sorumluluk onaylanmış kuruluşa aittir.

(5) Onaylanmış kuruluş, teknik düzenleme sorumlusu ve/veya tam zamanlı olarak görev yapan birinci fıkrada belirtilen tecrübeye sahip uzmanın işinden ayrılması durumunda, en geç 15 iş günü içerisinde birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen şartları sağlayan personelin atamasını yapar ve söz konusu personelin yetkinliğine ilişkin doküman ve belgeleri Genel Müdürlüğe iletir.

Yüklenici kullanımı ile ilgili şartlar

MADDE 8 – (1) Onaylanmış kuruluş tarafından kullanılacak olan yüklenici laboratuvarın, TS EN ISO/IEC 17025 standardına göre ilgili deney metodunda akredite olması veya yüklenici laboratuvarın yapacağı deneylere 7 nci maddenin birinci fıkrasında belirtilen ve TS EN ISO/IEC 17025 standardının uygulanabilir maddeleri ve ilgili deney metodunda yetkinliği olan bir uzmanın refakat ederek deney sonucunun onaylanmış kuruluş tarafından Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği ve TS EN ISO/IEC 17065 standardının ilgili maddeleri çerçevesinde onaylanması ve onaylanmış kuruluşun, yüklenicinin söz konusu faaliyetleri gerçekleştirme konusunda yeterli olduğunu ve TS EN ISO/IEC 17025 standardında belirtilen şartlara uyduğunu doğrulaması/denetlemesi şartı aranır.

(2) Onaylanmış kuruluş tarafından kullanılacak olan yüklenici muayene kuruluşunun, TS EN ISO/IEC 17020 standardına göre ilgili muayene faaliyeti kapsamında akredite olması veya yüklenici muayene kuruluşunun yapacağı uygunluk değerlendirmesine 7 nci maddenin birinci fıkrasında belirtilen ve TS EN ISO/IEC 17020 standardının uygulanabilir maddeleri ve ilgili muayene faaliyeti kapsamında yetkinliği olan bir uzmanın refakat ederek muayene sonucunun onaylanmış kuruluş tarafından Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği ve TS EN ISO/IEC 17065 standardının ilgili maddeleri çerçevesinde onaylanması ve onaylanmış kuruluşun, yüklenicinin söz konusu faaliyetleri gerçekleştirme konusunda yeterli olduğunu ve TS EN ISO/IEC 17020 standardında belirtilen şartlara uyduğunu doğrulaması/denetlemesi şartı aranır.

(3) Yüklenici laboratuvarın ve/veya muayene kuruluşunun kullanılması durumunda nihai sorumluluk onaylanmış kuruluşa aittir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Onaylanmış Kuruluşların Başvurularının Değerlendirilmesi,

Görevlendirilmesi ve Bildirim Süreci

Onaylanmış kuruluş başvurusu

MADDE 9 – (1) Başvuru sahibi, ilk görevlendirme veya kapsam genişletme amacıyla, kuruluşun unvanı, kayıtlı olduğu ticaret sicil müdürlüğü ve ticaret sicil numarasının da beyan edildiği başvuru ön yazısı ve aşağıdaki bilgi ve belgeleri de içeren dosya ile Genel Müdürlüğe başvurur:

a) Başvuru sahibi uygunluk değerlendirme kuruluşunun kuruluş amacı ve sorumlulukları,

b) Kuruluşun, kendi bünyesinde yer alan yetki ve sorumlulukları belirlenmiş olan birim ve birim yetkililerini gösteren detaylı organizasyon şeması,

c) Başvurunun kapsamı (İlgili teknik düzenlemesi, modül veya modüller, uygunluk değerlendirme işlemleri),

ç) Gizlilik, tarafsızlık, bağımsızlık ve sorumluluk taahhütnamesi,

d) 7 nci maddede belirtilen şartlara uygun olacak şekilde istihdam edilen teknik personelden;

1) Tam zamanlı olarak istihdam edilen personelin adı, soyadı, görev alanı ve yetkisini açıklayan detaylı personel listesi,

2) Tam zamanlı olarak istihdam edilen personelin eğitim durumunu, sektörel veya muayene ve/veya denetim veya kamu kurum ve kuruluş tecrübesini ispatlayan belgeler,

e) Laboratuvar hizmetleri hakkında detaylı bilgi (Laboratuvar ve teçhizat durumu, başvuru kapsamında yapılacak deneylerin listesi ve bu deneylerden hangilerinin yüklenici laboratuvar tarafından yapılacağının belirlenmesi),

f) Muayene talimat ve prosedürleri, muayene ve sertifika örnek formları,

g) 18 inci maddede belirtilen kriterlere uygun yaptırılmış olan mesleki sorumluluk sigortası (Bu kapsamda hazırlanan poliçenin noter tasdikli bir örneği),

ğ) Kuruluşun sahip olduğu kalite belgeleri, ilgili teknik düzenlemenin gerektirdiği akreditasyon sertifikaları, akreditasyon sertifikalarının yeminli tercüme bürolarından onaylı İngilizce suretleri veya TÜRKAK tarafından İngilizce olarak düzenlenmiş nüshaları, TÜRKAK tarafından hazırlanan ve onaylanan denetim raporlarının suretleri.

(2) Başvuru dosyası, bu Tebliğde belirtilen içerik sıralamasına uygun olacak bir şekilde sınıflandırılmış olarak hazırlanır ve Genel Müdürlüğe sunulur.

(3) Başvuru dosyasında yer alacak belgelerin tümüne, başvuru sahibi kuruluşu temsil ve imza yetkisini haiz şahıs tarafından ıslak imza atılır.

(4) Genel Müdürlükçe görevlendirilen onaylanmış kuruluşun kapsam genişletme dosyalarında, yalnızca ilk görevlendirme dosyasına göre farklılık gösteren belgeler sunulur.

(5) Genel Müdürlükçe gerekli altyapı tamamlandıktan sonra, onaylanmış kuruluş ilk yetkilendirme, kapsam genişletme veya süre uzatımı başvurusu, web tabanlı portal üzerinden yapılır.

Başvuruların değerlendirilmesi

MADDE 10 – (1) Uygunluk değerlendirme kuruluşları tarafından Genel Müdürlüğe yapılan onaylanmış kuruluş başvurularının değerlendirilmesinde, TS EN ISO/IEC 17065 standardına göre akredite edilmiş olma şartı aranır.

(2) Uygunluk değerlendirme kuruluşlarının akreditasyonunu TÜRKAK yapar. Uygunluk değerlendirme kuruluşları, TÜRKAK’ın akreditasyon hizmeti vermediği alanlarda veya TÜRKAK’ın tabi olduğu eşdeğerlik incelemesinin, akreditasyon talep edilen uygunluk değerlendirme işlemi için olumlu sonuçlanmadığı durumlarda, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin eşdeğerlik incelemesini olumlu bir şekilde tamamlamış ulusal akreditasyon kuruluşlarına başvurabilir.

(3) Başvuru sahibi, hangi teknik düzenlemenin hangi ürün grupları ve/veya modülleri kapsamında hizmet verecekse, TS EN ISO/IEC 17065 standardında sadece o ürün grupları ve/veya modüllerle ilgili olanı değerlendirmeye esas alınır. Uygunluk değerlendirmesinde kullanılan modüllerden herhangi birinin sadece bir kısmını gerçekleştirmek üzere başvuruda bulunulamaz.

(4) Başvuru konusu teknik düzenleme kapsamında yürütülecek olan uygunluk değerlendirmesinde kullanılan modüllerden herhangi birinin sadece bir kısmını gerçekleştirmek üzere başvuruda bulunulması durumunda, söz konusu başvuru Genel Müdürlük tarafından değerlendirilmez ve iade edilir.

(5) Genel Müdürlük başvuru sahibi kuruluşun yeterliliğine ilişkin tespit ve değerlendirmelerde bulunabilmek amacıyla, ilk kez başvuru yapan uygunluk değerlendirme kuruluşunun merkez ofisinde ve sahada gerekli denetimleri gerçekleştirir. Ayrıca Genel Müdürlük gerek görürse kapsam genişletme talebinde bulunan onaylanmış kuruluşun merkez ofisinde ve sahada gerekli denetimleri gerçekleştirir. Denetim sonucunda hazırlanan değerlendirme raporunda uygunsuzluk olması halinde görevlendirme şartlarının oluşmaması sebebiyle başvuru reddedilir.

(6) Başvuru sahibi kuruluş, başvurunun değerlendirme aşamasında 9 uncu madde kapsamında sunulan belgelere ek olarak Genel Müdürlükçe gerekli görülen diğer bilgi ve belgeleri sunar.

(7) Başvuruya esas tüm belgelerin eksiksiz olarak Genel Müdürlüğe sunulması ve denetimin tamamlanması halinde dahi, teknik düzenleme kapsamında yürütülecek uygunluk değerlendirme faaliyetleri için ülke sanayisinin ve üreticinin onaylanmış kuruluş ihtiyacı, teknik ve hukuki uygunluk, sürdürülebilirlik ve rekabet koşulları ile onaylanmış kuruluş adayının potansiyeli, tecrübesi ve birikimi gibi şartlar göz önünde bulundurularak, başvuru sahibi uygunluk değerlendirme kuruluşunun onaylanmış kuruluş olarak görevlendirilmesine veya onaylanmış kuruluşun kapsam genişletme talebiyle ilgili nihai kararlar Genel Müdürlüğün takdirindedir.

(8) Hakkında herhangi bir şüphe nedeniyle inceleme veya araştırma başlatılan kuruluşun başvurusu bu süreç tamamlanıncaya kadar değerlendirilmez.

Onaylanmış kuruluşların görevlendirilmesi ve bildirim süreci

MADDE 11 – (1) Genel Müdürlükçe onaylanmış kuruluş olarak görevlendirilmesi veya kapsam genişletmesi uygun görülen kuruluşlar; Genel Müdürlükle onaylanmış kuruluş adayının arasında yapılan görevlendirme protokolünün imzalanmasından sonra onaylanmış kuruluş adayının NANDO’da yayımlanmaları için Ekonomi Bakanlığına bildirilir.

(2) Başvuru sahibine Avrupa Komisyonu tarafından verilen onaylanmış kuruluş kimlik kayıt numarası ile NANDO’da yayımlanması ile kuruluş onaylanmış kuruluş statüsünü elde eder. Kapsam genişletme, buna dair bildirimin NANDO’da yayımlanması ile gerçekleşir.

(3) Onaylanmış kuruluş tarafından görev süresinin sona ereceği tarihten en az 30 gün önce, görev süresinin belirlenmesinde esas alınan onaylanma amaçlı akreditasyon sertifikasının yenilenerek Türkçe ya da yeminli tercüme bürolarına onaylı bir şekilde tercüme ettirilmiş veya TÜRKAK tarafından düzenlenmiş olan İngilizce nüshasının Genel Müdürlüğe iletilmiş olması gerekir. Onaylanmış kuruluşun ilgili teknik düzenleme kapsamındaki yeni görev süresinin bildirimine ilişkin gerekli aşamaların, bu Tebliğde belirtilen kurallar çerçevesinde Genel Müdürlükçe başlatılamamasına dair sorumluluk onaylanmış kuruluşa aittir. Onaylanmış kuruluşun yeni görev süresinin bildirimine ilişkin nihai kararı 10 uncu maddenin yedinci fıkrasında yer alan şartlar kapsamında Genel Müdürlük verir.

(4) Onaylanmış kuruluş bildirime konu faaliyet ve özelliklerinde meydana gelen değişiklikleri en geç 15 gün içerisinde Genel Müdürlüğe bildirir. Bu değişiklikler Genel Müdürlük tarafından Ekonomi Bakanlığı aracılığıyla Avrupa Komisyonuna bildirilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Onaylanmış Kuruluşların Yükümlülükleri, Gözetimi ve Denetimi, Uygulanacak

Yaptırımlar ve Onaylanmış Kuruluşların Eşgüdümü ve İş Birliği

Onaylanmış kuruluşların yükümlülükleri

MADDE 12 – (1) Onaylanmış kuruluşlar, Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ve Onaylanmış Kuruluşlar Yönetmeliğinin 4 üncü, 7 nci ve 10 uncu maddelerinde ve Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliğinin 31 inci, 39 uncu ve 41 inci maddelerinde hükme bağlanan yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır.

(2) Onaylanmış kuruluş tarafından ayrıca;

a) Kendisine ait kimlik kayıt numarası ve belgeler ile işaretlerin yanlış ve/veya usulsüz kullanıldığını tespit ettiği durumlarda gerekli tedbirleri alması,

b) Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği kapsamında yürüteceği uygunluk değerlendirme faaliyetlerinin doğru, eksiksiz ve süreklilik arz edecek bir şekilde yerine getirilmesi,

c) Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği kapsamında yürüteceği uygunluk  değerlendirme faaliyetlerini en uygun şekilde icra edebilmek amacıyla, bu Tebliğde belirtilen şartlara uygun yeterli sayıda tam zamanlı personeli bünyesinde istihdam etmesi,

ç) Yaptığı tüm işlemlere ve verdiği belgelere ilişkin gerekli tüm kayıtları tutması ve ilgili teknik düzenleme kapsamında yurt içinde ve yurt dışında belgelendirdiği firma ve ürünlere ilişkin bilgileri ocak ve temmuz ayı içerisinde 6 aylık dönemler itibariyle EK-1’de yer alan form ile,  askıya alma ve iptallere ilişkin kararların ise söz konusu kararların alındığı tarihten itibaren en geç 15 gün içerisinde EK-2’de yer alan form ile Genel Müdürlüğe sunması,

d) Belirlenen prosedürler ve yetkilerinin kapsamı içinde faaliyetlerini sürdürmelerini etkileyecek her türlü yapısal değişikliği en geç 15 gün içinde Genel Müdürlüğe bildirmesi,

e) İletişim bilgilerine ilişkin her türlü değişikliğin en geç 7 gün içerisinde Genel Müdürlüğe bildirilmesi,

f) Piyasa koşullarını zorlayacak yükümlülükler getirmekten, üretim maliyetlerini arttırmaktan ve imalatçıyı zor duruma düşürmekten kaçınması,

g) Gerek Türkiye, gerekse AB nezdinde her türlü koordinasyon ve iş birliğini artıracak faaliyetlere katılım sağlaması,

ğ) Teknik Mevzuat ve standardlara ilişkin gelişmeleri takip edecek mekanizmanın oluşturulması,

h) Yaptığı belgelendirme faaliyetlerine ilişkin elde ettiği bilgilerin gizliliğini sağlaması,

zorunludur.

(3) Onaylanmış kuruluş gerçekleştireceği uygunluk değerlendirme faaliyetleri sonucunda ortaya çıkabilecek itiraz ve şikâyetleri inceleyecek bağımsız mekanizmanın çalışmasını sağlar, itiraza konu faaliyet ve itiraz sonucu hakkında üretici veya yetkili temsilcisine yeterli bilgilendirmeyi yapar.

(4) Genel Müdürlükçe onaylanmış kuruluş olarak görevlendirilen kuruluşun yerine getirmesi gereken kriterlere ve şartlara uymadığının tespit edilmesi halinde, Genel Müdürlük yapmış olduğu görevlendirmeyi askıya alır veya iptal eder. Bu iptal kuruluşun görevli olduğu süre boyunca yürüttüğü faaliyetlerden doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.

(5) Görev süresi sona eren onaylanmış kuruluşun kendi isteği ile veya Genel Müdürlükçe süresinin uzatılmaması halinde görevli olduğu süre boyunca yürüttüğü faaliyetlerden doğan sorumlulukları devam eder.

Onaylanmış kuruluşların gözetimi ve denetimi

MADDE 13 – (1) Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği kapsamında atanan onaylanmış kuruluşlar, söz konusu teknik düzenleme kapsamındaki faaliyetlerinden dolayı Genel Müdürlüğe karşı sorumludur. Bu kapsamda yer alan onaylanmış kuruluşların gözetimi ve denetimi görevi Genel Müdürlüğe aittir.

(2) Genel Müdürlük gerekli görmesi halinde re’sen veya şikâyet üzerine onaylanmış kuruluşları haberli veya habersiz olarak denetler. Onaylanmış kuruluş bu Tebliğ kapsamında yapacağı bildirimleri bu Tebliğde belirtilen süre dışında yapması halinde ilave denetim yapılır.

(3) Onaylanmış kuruluşlar, başvuru sırasındaki onaylanmış kuruluş niteliklerini taşımaya devam edip etmediklerinin tespiti amacıyla Genel Müdürlük tarafından 2 yılda bir yeniden değerlendirmeye tabi tutulur.

(4) Genel Müdürlük, görevlendirdiği onaylanmış kuruluşların gözetimi ve denetimi için yetkin ve yeterli sayıda personeli görevlendirerek gerekli alt yapıyı oluşturur.

(5) Genel Müdürlük, yürüttüğü incelemeler ve denetimler neticesinde hakkında uygunsuzluk veya eksiklik tespit ettiği onaylanmış kuruluşlara ilişkin olarak diğer yetkili kuruluşlarla bilgi paylaşımına gider.

Onaylanmış kuruluşlara uygulanacak yaptırımlar ve idari para cezaları

MADDE 14 – (1) 13 üncü madde kapsamında gerçekleştirilen denetimlerde uygunsuzluk tespit edilmesi durumunda onaylanmış kuruluşun faaliyet kapsamı; bu uygunsuzluktan etkilenen ürünün taşıdığı risk durumu, tehlikenin aciliyeti ve kullanıcı öncelikleri Genel Müdürlükçe değerlendirilmek suretiyle belirlenecek bir süre için kısıtlanır veya askıya alınır. Bu uygunsuzlukların önem derecesine göre onaylanmış kuruluşa düzeltici faaliyet için 20 iş gününden az 60 iş gününden fazla olmamak üzere süre verilir. Onaylanmış kuruluşun düzeltici faaliyet talep edilen uygunsuzlukları Genel Müdürlükçe talep edilen sürede gidermemesi durumunda onaylanmış kuruluşlara Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ve Onaylanmış Kuruluşlar Yönetmeliğinin 11 inci maddesinde yer alan yaptırımlar uygulanır.

(2) Onaylanmış kuruluş bildiriminde Genel Müdürlük tarafından esas alınan akreditasyon sertifikasının askıya alınması durumunda, onaylanmış kuruluş tarafından 3  iş günü içerisinde durum Genel Müdürlüğe bildirilir. Akreditasyon sertifikasının askı süresi boyunca onaylanmış kuruluş statüsü de askıya alınır. Askı süresi sonunda, onaylanma amaçlı akreditasyonun onaylanmış kuruluş tarafından sürdürülememesi veya akreditasyon sertifikasının askıya alınma süresinin onaylanmış kuruluş tarafından 3  iş günü içerisinde Genel Müdürlüğe bildirilmemesi durumunda 4703 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği onaylanmış kuruluş statüsü iptal edilir. Onaylanmış kuruluş statüsü bu fıkrada belirtilen nedenlerle iptal edilen kuruluş, bu Tebliğ kapsamındaki şartları tekrar sağlaması halinde yeniden başvuru yapabilir.

(3) 13 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen gözetim ve denetim neticesinde; 4703 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci ve beşinci fıkralarında yer alan uygunsuzluklar tespit edilirse söz konusu Kanunun 12 nci maddesinde yer alan idari para cezaları uygulanır.

TÜRKAK ile iş birliği

MADDE 15 – (1) Bakanlık, TÜRKAK’ın yaptığı denetimlere gözlemci sıfatı ile katılmak için TÜRKAK ile iş birliği yapar.

Onaylanmış kuruluşların eşgüdümü ve iş birliği

MADDE 16 – (1) Genel Müdürlük tarafından gerekli görülmesi durumunda Genel Müdürlük öncülüğünde, Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği kapsamında faaliyette bulunan onaylanmış kuruluşlar ile eşgüdüm toplantısı düzenlenir.

Şube, temsilcilik ve yükleniciler ile işletme içi akredite birimler

MADDE 17 – (1) Yurt içinde veya yurt dışında yerleşik herhangi bir onaylanmış kuruluşun şubesi, temsilciliği veya yüklenicisi ve işletme içi akredite birimler ile ilgili işlemler hakkında Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ve Onaylanmış Kuruluşlar Yönetmeliğinin 13 üncü, 14 üncü ve 15 inci maddelerinde hükme bağlanan kurallar uygulanır.

(2) Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği kapsamında Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı menşeili onaylanmış kuruluşların şubeleri veya temsilcileri, faaliyet kapsamını ve hangi onaylanmış kuruluş adına faaliyet yapılacağına dair bilgiyi Genel Müdürlüğe iletir. Genel Müdürlük, Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği kapsamında faaliyet gösteren yabancı onaylanmış kuruluşların Türkiye’deki şubelerinin envanterini hazırlar ve günceller.

(3) Yurt dışında yerleşik onaylanmış kuruluşların adına veya sorumluluğunda Türkiye’de uygunluk değerlendirme faaliyeti yürüten şube, temsilcilik veya yüklenici gibi birimlerin nitelikleri ve denetimleri hakkında Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ile Onaylanmış Kuruluşlar Yönetmeliği hükümleri uygulanır.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Mesleki sorumluluk sigortası

MADDE 18 – (1) Başvuru sahibi kuruluş faaliyetleri kapsamında verdikleri hizmetlerden doğabilecek zararları karşılamak amacıyla en az bir milyon TL tutarında mesleki sorumluluk sigortasını Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketlerine ve Türkiye’de yaptırmak ve yetkili oldukları sürece mesleki sorumluluk sigortasını devam ettirmek zorundadır. Sigorta poliçesinde, gerekli teminat limiti belirlenirken hangi faktörlerin hesaba katıldığı açıkça belirtilir. Mesleki sorumluluk sigortasının kapsamı asgari şartlarda bütün Türkiye coğrafyasını ve AB üye ülkelerini içermesi gerekir.

Hüküm bulunmayan haller

MADDE 19 – (1) Bu Tebliğde belirtilmeyen hususlarda; 4703 sayılı Kanun, Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ile Onaylanmış Kuruluşlar Yönetmeliği ve ilgili teknik düzenlemelerin hükümleri uygulanır.

Yürürlükten kaldırılan tebliğler

MADDE 20 – (1) 1/4/2003 tarihli ve 25066 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gezi Tekneleri Yönetmeliği İçin Onaylanmış Kuruluş Görevlendirilmesinde Esas Alınan Temel Kriterlere Dair Tebliğ (Tebliğ No:2003/1) yürürlükten kaldırılmıştır.

(2) 8/5/2012 tarihli ve 28286 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gezi Tekneleri Yönetmeliği kapsamında Türk Loydu Vakfı İktisadi İşletmesinin Onaylanmış Kuruluş Olarak Görevlendirilmesine Dair Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır.

(3) 22/11/2014 tarihli ve 29183 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gezi Tekneleri Yönetmeliği kapsamında Alberk QA Uluslararası Teknik Kontrol ve Belgelendirme Anonim Şirketinin Onaylanmış Kuruluş Olarak Görevlendirilmesine Dair Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 21 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 22 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı yürütür.

 

Ekleri için tıklayınız.

 

TARIM ARAZİLERİNİN KORUNMASI, KULLANILMASI VE PLANLANMASINA DAİR YÖNETMELİK -EVREN ÖZMEN

9 Aralık 2017 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 30265
YÖNETMELİK
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından:

TARIM ARAZİLERİNİN KORUNMASI, KULLANILMASI VE

PLANLANMASINA DAİR YÖNETMELİK

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda öngörülen toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, geliştirilmesi, zorunlu hallerde amaç dışı kullanımına izin verilmesi, toprağın ve tarımsal üretim gücü yüksek büyük ovaların belirlenerek korunması, toprak koruma plan ve projelerinin hazırlanması ve uygulanması, erozyona duyarlı alanların belirlenmesi, toprak koruma kurulunun teşekkülü, görevleri, çalışmaları ile çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak arazilerin planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 5, 7, 8, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 24 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Arazi: Toprak, iklim, topoğrafya, ana materyal, hidroloji ve canlıların değişik oranda etkisi altında bulunan yeryüzü parçasını,

b) Arazi etüdü: Sürdürülebilir kullanımını temin için arazi özelliklerinin tespiti amacıyla yapılan inceleme, haritalama ve raporlama çalışmalarını,

c) Arazi kullanım plânı: Ülkesel ve bölgesel plânlamalara temel oluşturan ve diğer fizikî plânlamalara veri teşkil eden plânı,

ç) Arazi kullanım şekilleri: Arazinin hâlihazır kuru tarım, sulu tarım, mera, orman, yerleşim yeri, terk ve diğer kullanım şekillerini,

d) Arazi yetenek sınıflaması: Toprak bozulmasına neden olmayacak şekilde arazinin en uygun kullanım şeklini belirlemek için kullanım ve koruma verilerini bir araya getirerek temel toprak etütlerine ve iklim koşullarına dayalı yapılan planlamalara yönelik arazi sınıflamasını,

e) Bakanlık: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını,

f) Dikili tarım arazisi: Tekniğine uygun tesis edilerek, çok yıllık ağaç, ağaççık ve çalı formundaki bitkilerin tarımının yapıldığı arazileri,

g) İl müdürlüğü: Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünü,

ğ) İl müdürü: Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürünü,

h) Kamu yararı kararı: Bakanlıklarca yatırım programına alınmış yatırımlar veya insan, toplum ve çevre ilişkilerinde dengeyi bozucu nitelikte olmayan, ekonomik, ekolojik ve toplumsal kayıplar bakımından toplum aleyhine sonuçlar doğurmayan, kişiler ve toplum yararı birlikte gözetilerek ilgili bakanlık tarafından alınan kararı,

ı) Kanun: 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununu,

i) Kurul: Toprak Koruma Kurulunu,

j) Kuru tarım arazisi: Tarımı yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, sadece doğal yağışlarla karşılandığı arazileri,

k) Mandıra: Büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılan yerlerde işletme içi veya dışında sadece süt sağım ve soğutma yapılan tesisleri,

l) Marjinal tarım arazisi: Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri ve dikili tarım arazileri dışında kalan, toprak ve topoğrafik sınırlamalar nedeniyle üzerinde sadece geleneksel toprak işlemeli tarımın yapıldığı arazileri,

m) Mutlak tarım arazisi: Bitkisel üretimde; toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin kombinasyonu, yöre ortalamasında ürün alınabilmesi için sınırlayıcı olmayan, topoğrafik sınırlamaları olmayan veya çok az olan, ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan, hâlihazır tarımsal üretimde kullanılan veya bu amaçla kullanıma elverişli olan arazileri,

n) Özel ürün arazisi: Mutlak tarım arazileri dışında kalan, toprak ve topoğrafik sınırlamaları nedeniyle yöreye adapte olmuş bitki türlerinin tamamının tarımının yapılamadığı, ancak özel bitkisel ürünlerin yetiştiriciliği ile su ürünleri yetiştiriciliğinin ve avcılığının yapılabildiği, ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan arazileri,

o) Sera: İklim ve diğer dış etkilerin olumsuzluklarının kaldırılması veya azaltılması için cam, naylon veya benzeri malzeme kullanılarak oluşturulan örtüler altında, ilgili idarece ruhsatlandırılan ve ileri tarım teknikleri kullanılarak üretim yapılan tarım arazisini,

ö) Su potansiyeli: Planlama alanlarındaki yerüstü ve yeraltında bulunan ekonomik olarak kullanılabilir su kaynaklarını,

p) Sulu tarım arazisi: Tarımı yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı arazileri,

r) Tarım arazisi: Toprak, topoğrafya ve iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup, hâlihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan veya imar, ihya, ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hale dönüştürülebilen arazileri,

s) Tarım Arazileri Değerlendirme ve Bilgilendirme Sistemi (TAD Portalı): Tarımsal amaçlı ve tarım dışı amaçlı kullanılmak istenen arazilerin izinlendirme sürecinde; arazi ve toprak etüdü, değerlendirme, sorgulama, arşivleme işlemlerinin yönetimini tek bir merkezden sağlayan otomasyon ve veri tabanı sistemini,

ş) Tarım arazileri sınıfları: Toprak ve diğer arazi özellikleri incelenerek, tarım arazilerinin ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri Bakanlık tarafından belirlenen mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazilerini,

t) Tarım dışı alanlar: Üzerinde toprak bulunmayan çıplak kayaları, daimi karla kaplı alanları, ırmak yataklarını, sahil kumullarını, sazlık ve bataklıkları, askeri alanları, endüstriyel, turizm, rekreasyon, iskân, altyapı ve benzeri amaçlarla plânlanmış arazileri,

u) Tarımsal amaçlı entegre tesis: Bakanlık tarafından tarımsal amaçlı olduğu kabul edilen yapıların dışındaki, birincil üretim aşamasından sonra, ürünlerin fiziksel ve/veya kimyasal işleme tabi tutulacağı tesisleri,

ü) Tarımsal amaçlı yapılar: Toprak koruma ve sulamaya yönelik altyapı tesisleri, entegre nitelikte olmayan hayvancılık ve su ürünleri üretim ve muhafaza tesisleri ile zorunlu olarak tesis edilmesi gerekli olan müştemilatı, mandıra, üreticinin bitkisel üretime bağlı olarak elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyacağı yeterli boyut ve hacimde depolar, un değirmeni, tarım alet ve makinelerinin muhafazasında kullanılan sundurma ve çiftlik atölyeleri, seralar, tarımsal işletmede üretilen ürünün özelliği itibarıyla hasattan sonra iki saat içinde işlenmediği takdirde ürünün kalite ve besin değeri kaybolması söz konusu ise bu ürünlerin işlenmesi için kurulan tesisler ile Bakanlık tarafından tarımsal amaçlı olduğu kabul edilen entegre nitelikte olmayan diğer tesisleri,

v) Tarımsal arazi kullanım bütünlüğü: Tarım arazisinin tarım dışı amaçlı kullanım taleplerinde imarlı alana, karayoluna, köy/mahalle ulaşım yollarına veya tarım dışı alana sınırdaş olmayan, çevresinde bulunan arazilerin tamamı tarımsal üretimde kullanılan arazileri,

y) Tarımsal arazi kullanım türleri: Tarım arazilerinin var olan veya potansiyel olarak varlığı kabul edilen veya edilebilecek tarımsal amaçlı kullanım şekillerini,

z) Toprak: Mineral ve organik maddelerin parçalanarak ayrışması sonucu oluşan, yeryüzünü ince bir tabaka halinde kaplayan, canlı ve doğal kaynağı,

aa) Toprak etüdü: Toprakların çeşitli kullanımlar karşısındaki davranışlarını, potansiyel kullanımı ve sınırlandırmalarını belirlemek ve sınıflandırmak amacıyla; fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin tespiti, haritalanması ve raporlama için yapılan çalışmalar bütününü,

bb) Toprak koruma projeleri: Toprağın doğal veya insan faaliyetleri sonucu yok olmasını, bozulmasını veya zarar görmesini önlemek ve sürekli üretken kalmasını sağlamak için yapılan fiziksel, kültürel ve bitkisel tedbirleri kapsayan projeleri,

cc) Un değirmeni: Sanayi niteliği taşımayan, geleneksel yöntemlerle tarım ürünlerinin ezilerek un elde edildiği tesisleri,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Toprak Koruma Kurulunun Teşekkülü, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları

Toprak koruma kurulunun teşekkülü

MADDE 4 – (1) Kurul, her ilde vali başkanlığında aşağıda sayılan üyelerden oluşturulur:

a) Başkan yardımcılığı görevini yürütmek üzere il müdürü,

b) Maliye Bakanlığının ildeki üst düzey temsilcisi,

c) İlde plân yapma yetkisine sahip kamu kurum ve kuruluşlarından bir, büyükşehir olan illerde büyükşehir belediye başkanlığı, diğer illerde mücavir alan sınırları içerisinde il belediye başkanlığı, mücavir alan sınırları dışında ise il özel idare temsilcilerinden bir ve üniversitelerin ilgili bölümlerinden bir üye olmak üzere toplam üç üye,

ç) Plânlama ve/veya toprak koruma konularında ulusal ölçekte faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarından birinin ildeki temsilcisi, TOBB veya Türkiye Ziraat Odaları Birliği temsilcisi, TMMOB İl Koordinasyon Kurulu veya Ziraat Mühendisleri Odası temsilcisi olmak üzere vali tarafından belirlenecek sivil toplum kuruluşlarından toplam üç üye,

olmak üzere en az dokuz üyeden oluşur.

(2) Kurulun gündeminde bulunan araziler özel kanunlarla koruma altına alınmış alanlar, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının proje alanı veya 22/11/1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununa göre uygulama alanı ilân edilen yerlerden ise bu alanlarda uygulama yapan birimin yetkili temsilcisi de Kurula dâhil edilir.

(3) Kurulun sekretarya hizmetleri il müdürlüğü tarafından yürütülür.

Toprak koruma kurulunun görevleri

MADDE 5 – (1) Kurulun görevleri aşağıda belirtilmiştir:

a) Tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanılmasına yönelik inceleme, değerlendirme ve izleme yapmak, ortaya çıkan olumsuzlukları belirlemek, toprak korumayı ve bununla ilgili sorunları giderici önlemleri almak, geliştirmek, uygulanmasını sağlamak için görüş oluşturmak.

b) Arazi kullanımını gerektiren tüm girişimleri yönlendirmek, arazi özelliklerinin iyileştirilmesi, muhafaza ve geri kazanımına yönelik projeleri incelemek, uygun bulunması halinde onaylamak ve uygulanmasını takip etmek.

c) Toprak koruma önlemlerinin yerine getirilmesi sürecini yerel ölçekte izlemek, değerlendirmek ve çözümleyici öneriler geliştirmek, hazırlanacak toprak koruma ve arazi kullanım plânları doğrultusunda, yerel ölçekli yıllık iş programları için görüş oluşturmak ve uygulamaya konulmasının takibini yapmak.

ç) Ülkesel, bölgesel veya yerel ölçekli plânlar arasındaki uyumu denetlemek.

d) Tarım arazilerinin kullanılması ile ilgili talepleri almak, değerlendirmek, görüş oluşturmak ve ilgililerine aktarmak,

e) Gündeminde bulunan konularla ilgili ihtiyaç duyulması halinde yerinde inceleme yaparak karar oluşturmak,

f) Kanun kapsamında verilen diğer görevleri yapmak.

Toprak koruma kurulunun çalışma usul ve esasları

MADDE 6 – (1) Toprak koruma kurulu aşağıdaki esaslar çerçevesinde çalışmalarını yürütür.

a) Kurul, Kanunda verilen görevleri yerine getirmek ve görüşülecek konu olması halinde kurul başkanınca belirlenen gündemi görüşmek üzere, ayda en az bir kez toplanır. Kurulun gündeminde görüşülecek konu olmaması halinde Kurul toplanmaz, bu durum sekretarya tarafından karar defterine işlenir ve il müdürü tarafından onaylanır.

b) Kurul üyeleri, sekretarya tarafından toplantıya çağrılmadan en az üç gün önce gündem hakkında bilgilendirilir.

c) Kurulun üye tam sayısı ile toplanması esastır, ancak zorunluluk halinde en az altı üye ile toplanabilir. Kurul gündemindeki bir kararın geçerli olabilmesi için en az altı üyenin aynı yönde oy kullanması şartı aranır. Kurul, kararları en az üçte iki çoğunlukla alır.

ç) Toplantıda alınan kararlar, karar defterine işlenir ve muhafaza edilir.

d) Kurul kararlarında üyelerin temsil ettikleri kurumlar belirtilir ve toplantıya katılamayan üye için katılmadı ibaresi konulur, oy çokluğu ile alınan kararlara varsa karşı görüşlerin gerekçeleri/şerhleri belirtilir.

e) Kurul kararlarına yapılan itirazlar sonucu Bakanlık tarafından yapılan incelemeye dayalı hazırlanan rapor veya talebi destekleyici nitelikte yeni bilgi ve belgenin sunulması halinde, kararlar Kurul tarafından yeniden değerlendirilir.

f) Tarım dışı amaçlı kullanım talebi, toplulaştırma projelerinin veya etüt raporunda çevre tarım arazilerindeki tarımsal kullanım bütünlüğünü bozacak durumda olması halinde Kurul gündemine alınmaz ve valilik tarafından doğrudan reddedilir.

g) Etüt raporunda tespit edilen tarımsal veya tarım dışı amaçlarla kullanıma ilişkin alternatif alanlar Kurul tarafından değerlendirilir, alternatif olup olamayacağı gerekçesi açıklanarak karara bağlanır.

ğ) Büyük ova koruma alanı dışındaki tarımsal amaçlı yapılar ile arazi etüt raporunda tarımsal kullanım bütünlüğünü ve arazi toplulaştırma projesi bütünlüğünü bozmadığı tespit edilen kuru marjinal tarım arazileri için gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan tarım dışı amaçlı kullanım talepleri Kurul gündemine alınmaz, valilikler tarafından değerlendirilerek sonuçlandırılır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Toprak ve Arazi Varlığının Belirlenmesi, Arazi Kullanım

Planları ile Toprak Koruma Projeleri

Toprak ve arazi varlığının belirlenmesi

MADDE 7 – (1) Toprak ve arazi varlığının belirlenmesi amacı ile Bakanlık toprak koruma ve kullanmaya yönelik olarak arazi ve toprakla ilgili sınıflamaları ve haritaları yapar veya yaptırır.

(2) Toprak etüt ve sınıflama çalışmaları, bu konuda sertifika almış ziraat mühendislerince Bakanlığın belirleyeceği standartlara uygun olarak yapılır veya yaptırılır. Toprak sınıflaması sonucu hazırlanan harita ve raporlar ülke ve bölge düzeyinde Bakanlıkça onaylanır.

(3) Arazi etüt raporu; arazinin kullanım şekli, sınıfı, toprak ve tarımsal özellikleri ve çevre arazilerle tarımsal arazi kullanım bütünlüğü, arazi toplulaştırma projesi içerisinde olup olmadığı göz önüne alınarak Bakanlık tarafından belirlenen standartlara uygun olarak hazırlanır. Arazi etüdü, Bakanlığın hizmet içi eğitiminden geçmiş en az iki ziraat mühendisi tarafından yapılır ve raporlar il müdürü tarafından onanır. Bu raporda, tarımsal potansiyeli düşük alanların veya bu amaçla planlanmış alternatif alanların olup olmadığı ile toprak koruma ve arazi değerlendirilmesine yönelik proje ihtiyacı da belirlenir.

(4) Ülke genelinde yapılacak toprak ve arazi varlığının belirlenmesi çalışmalarında; 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu, 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu ve diğer özel kanunlar kapsamında bulunan araziler ile 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununa göre onaylı imar planı bulunan arazilere ilişkin bilgi ve veriler, ilgili kurum, kuruluş ve yerel yönetimlerden toplanır. Tarım arazileri, belirlenen kriterlere uygun olarak toprak ve arazi bilgilerini içerecek şekilde köy/mahalle, belde, ilçe, il, ülke bazında sıralı olarak tespit edilir ve veri tabanı oluşturulur. İdari sınırlarda belirsizlik olması halinde tahmini sınır esas alınır. Veri tabanı ve haritaların hazırlanması ve kullanıcıların hizmetine sunulmasına ilişkin çalışmalar ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanır veya hazırlattırılır.

Arazi kullanım planları

MADDE 8 – (1) Arazi kullanım planları, Bakanlık tarafından hazırlanır veya hazırlattırılır. Bakanlık, arazi kullanım plânlarının hazırlanması yetkisini kendi koordinasyonunda olmak üzere, ihtiyaca göre valiliklere devredebilir.

(2) Arazi kullanım planları hazırlanırken öncelikle ülkesel, bölgesel ve yerel planlamalara temel oluşturan ve diğer fiziki planlamalara veri teşkil eden; toprak, iklim, topoğrafik haritalar, su potansiyeli, ekonomik ve sosyal veriler ile ihtiyaç duyulan diğer veriler esas alınır. Ulusal kalkınma stratejileri kapsamında sektörel gelişim potansiyeli ve nüfus gözetilerek çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda mevcut ve gelecekte oluşacak potansiyel arazi kullanım şekilleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile yerel düzeyde etkileneceklerin de görüşleri değerlendirilerek mevcut arazi kullanım şekilleri ve tarımsal arazi kullanım türleri belirlenir.

(3) Arazinin özellikleri gözetilerek farklı amaçta kullanımlar için toprak ve arazi etütlerine dayanılarak yapılan arazi kullanım planları ile yerel, bölgesel ve ülkesel ölçekte başta tarım arazileri olmak üzere, mera arazileri, orman arazileri, özel kanunlarla belirlenen alanlar, yerleşim-sanayi-turizm alanları, sosyal ve ekonomik amaçlı altyapı tesisleri ile diğer arazi kullanım şekillerini ve ileriye yönelik sürdürülebilir gerek tarımsal gerekse de tarım dışı arazi kullanım türlerini gösteren rapor ve haritalar hazırlanır. Bu çalışmalarda ihtiyaca uygun ölçekte sayısal ve/veya standart topoğrafik haritalar, standart kadastral haritalar, uydu görüntüleri veya hava fotoğrafları kullanılabilir. Tespit edilen bilgiler veri tabanında saklanır.

(4) Özel kanunlarla belirlenen veya belirlenecek alanlarda, ilgili kanun hükümleri saklı kalmak kaydı ile arazi kullanım planlarında yer verilen kullanım şekilleri, ilgili kanunlar kapsamında sorumlu bakanlık veya kuruluşlar tarafından değerlendirilir.

Tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerinin hazırlanması

MADDE 9 – (1) Tarım arazileri olarak belirlenen alanlar için hazırlanacak tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerinde; toprağın derinliği, fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri ile eğimi, konumu gibi arazi faktörleri, iklim şartları, su kaynakları, sosyal veriler, ekonomik veriler, kadastral veriler ile yapılan ve/veya yapılacak tarımsal faaliyetlerin özellikleri göz önüne alınarak, toprak kaybı ve arazi bozulmasına neden olmayacak şekilde nasıl kullanılması gerektiğine ilişkin bilgilere yer verilir.

(2) Bakanlıkça belirlenen tarımsal arazi kullanım türlerine ilişkin talepleri değerlendirmek için, çalışma alanındaki toprak ve arazilerin nitelikleri tespit edilir. Değerlendirmeye alınması öngörülen tarımsal arazi kullanım türleri tanımlanarak arazi ve toprak istekleri belirlenir. Tespit edilen toprak ve arazilerin nitelikleri ile tarımsal arazi kullanım türlerinin istekleri karşılaştırma işlemi yapılarak değerlendirmeye alınır. Bu işlem sonucunda, kalkınma stratejileri, kalkınma planları, ekonomik ve sosyal analizler gibi diğer hususlar da dikkate alınarak arazinin hangi tarımsal arazi kullanım türleri için uygun olduğu tespit edilir.

(3) Toprak işleme, sulama, münavebe şekilleri, anızın değerlendirilmesi, girdi kullanımları, verimlilik ve ürün planlamasının usulüne uygun yapılmasını ortaya koyan bir planlama veya spesifik olarak yapılacak sulama, sekileme, çevirme duvarı gibi arazi iyileştirme ve toprak korumaya yönelik projeler en az bir ziraat mühendisi sorumluluğunda çiftçilerin ve arazi sahiplerinin görüşleri alınarak, valiliklerce hazırlanır veya hazırlattırılır. Hazırlanan projelerin ekonomik, ekolojik ve toplumsal yönden toprak koruma kurullarının uygun görmesi halinde, valilikçe onanır ve uygulanır.

(4) Plan veya projenin uygulanacağı arazilerin büyüklüğü ve sınırlarının tespitinde; toprak özellikleri, topoğrafya, kullanım şekli yönünden benzer özelliklere sahip ve doğal olaylar ve kullanımlar karşısında benzer özellikler gösteren alanlar belirlenerek kayıt altına alınır ve veri tabanı oluşturulur.

(5) Araziyi kullananlar tarafından hazırlanan veya hazırlatılan, arazi özelliklerinin iyileştirilmesi, muhafaza ve geri kazanımına yönelik projeler, tarımsal amaçlı projeler kapsamında değerlendirilir. Bu projeler, 18/12/1991 tarihli ve 91/2526 sayılı Ziraat Mühendislerinin Görev ve Yetkilerine İlişkin Tüzüğün yetki verdiği mühendislerce hazırlanır; hazırlanan projeler toprak koruma kurulu tarafından değerlendirilerek uygulanıp uygulanmayacağına karar verilir, takibi ve denetimi valilikler tarafından yapılır. Bu projelerin uygulanacağı alanda diğer kamu kurum ve kuruluşlarının mevzuatlarını kapsayan bir hususun olması durumunda, bu kuruluşların uygun görüşünün alınması gerekir.

(6) Tarım dışı alanlarda ve marjinal tarım arazilerinde; sahiplerince arazi özelliklerinin iyileştirilmesi, muhafaza ve geri kazanımına yönelik projeler, toprak koruma projesi olarak kabul edilmeyip, ıslah amaçlı hazırlanan projeler olarak değerlendirilir. Islah amaçlı projeler, ziraat mühendisleri odası tarafından düzenlenen eğitim sonucu sertifika almış ve Ziraat Mühendislerinin Görev ve Yetkilerine İlişkin Tüzüğün yetki verdiği mühendislerce hazırlanır, toprak koruma kurulu tarafından değerlendirilerek uygulanıp uygulanmayacağına karar verilir, uygulanıp uygulanmadığının takibi ve denetimi valilikler tarafından yapılır.

Toprak koruma projelerinin hazırlanması

MADDE 10 – (1) Toprak koruma projeleri; toprağın, bulunduğu yerde doğal fonksiyonlarını sürdürebilmesinin sağlanması amacıyla korunması esası ile hazırlanır.

(2) Sürdürülebilir toprak yönetimi kapsamında hazırlanacak olan projeler sekileme, çevirme, koruma duvarı veya bandı, bitkilendirme, arıtma, drenaj gibi imalat, inşaat ve diğer arazi bozulması ve toprak kayıplarını engelleyen fiziksel ve/veya kültürel tedbirleri içerir.

(3) Projeye ihtiyaç olup olmadığına karar verilmesinden bu konuda etüdü yapanlar, projenin uygun olup olmadığından projeyi onaylayanlar, projenin uygulanmasından arazi sahipleri ve kullananlar sorumludur.

(4) Arazi etüdü sonucu hazırlanacak raporlarda; projenin uygulanacağı alanın yeri, yapılacak tarım dışı faaliyetin niteliği, bu faaliyetten dolayı çevre arazilerde meydana gelecek muhtemel toprak kayıpları ve arazi bozulmaları ile bu olumsuzlukları giderecek tedbirlere yer verilir, projeler bu tedbirleri içerecek şekilde hazırlattırılır.

(5) Toprak koruma projeleri valilik veya Bakanlıkça, talebin uygun görülmesinden sonra talep sahibi tarafından hazırlanır veya hazırlattırılır.

(6) Kentsel yerleşim amaçlı imar planı bulunan yerler dışında zorunlu olarak kazı veya dolgu gerektiren herhangi bir arazi kullanım faaliyeti sonucu, çevresinde bulunan tarım arazilerinin toprak yapısının bozulması, drenajın engellenmesi ve buna bağlı olarak tuzlanma, alkalileşme, erozyon, heyelan ve benzeri nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulması söz konusu ise; araziyi kullananlar tarafından, Ziraat Mühendislerinin Görev ve Yetkilerine İlişkin Tüzüğün yetki verdiği veya sertifika almış en az bir ziraat mühendisi sorumluluğunda ilgili mühendislerce toprak koruma projesi hazırlanır, valilikçe uygun görülmesi halinde onaylanır ve uygulattırılır.

(7) Heyelan, sel ve rüzgâr gibi doğal olaylar sonucu meydana gelen toprak kayıplarını önlemek için valilikler toprak koruma projelerini hazırlatır, uygulamasını yapar veya yaptırır. Birden fazla ili ilgilendiren havza düzeyinde yapılacak toprak koruma projelerinin hazırlanması Bakanlık koordinasyonunda ilgili valilikler tarafından yapılır ve yürütülür.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Tarım Arazilerinin Tarımsal veya Tarım Dışı Amaçlarla Kullanım Esasları

Arazi kullanım esası

MADDE 11 – (1) Tarım arazilerini kullananlar, toprağın ekolojik, bitkisel üretim, sosyo-ekonomik ve endüstriyel işlevlerinin tamamen, kısmen veya geçici olarak bozulmaması amacıyla Kanun ve Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan mevzuatın öngördüğü tedbirleri almakla yükümlüdür.

Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı

MADDE 12 – (1) Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri, sulu tarım arazileri alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;

a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,

b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,

c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,

ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,

d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plan ve yatırımlar,

e) Kamu yararı gözetilerek yol, altyapı ve üstyapı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,

f) Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun talebi üzerine 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımlar,

g) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,

için bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projesine uyulması kaydıyla Bakanlık tarafından izin verilebilir. Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.

(2) Jeotermal enerji kaynaklı arama faaliyetleri geçici bir kullanım kabul edilerek, yapılacak jeotermal enerji kaynaklı arama faaliyetleri için; alternatif alan bulunmaması, Kurulun uygun görmesi, toprak koruma projesine uyulması kaydıyla valilik tarafından bir yıla kadar geçici süre ile izin verilebilir. Bu süre gerekçeli talep doğrultusunda en fazla bir yıla kadar daha uzatılabilir. Arama faaliyeti ile ilgili geri dönüşüm projesi hazırlatılır ve arama yapılacak arazinin eski haline getirileceğine ve çevresinde yapılan tarımsal üretime olabilecek zararların tazmin edileceğine dair noter onaylı taahhütname alınır.

(3) İlgili mevzuatına göre ikinci fıkra hükümlerine göre arama sonucu bulunan jeotermal kaynak için işletmeye geçilmesi halinde izinlendirme işlemleri bu madde kapsamında değerlendirilir.

(4) Arazi kullanım planlarında tarım dışı amaçlı kullanımlar için ayrılan alanları, arazi kullanım planları yapılmamış alanlarda ise yapılacak faaliyetin içeriği ve teknik özellikleri dikkate alınarak toprak ve topoğrafiközellikleri itibarıyla tarımsal verimi düşük olan ve tarımsal kullanım bütünlüğünü bozmayan araziler ile tarım dışı amaçlı kullanılmak üzere izinlendirilmiş, ancak hâlihazırda kullanılmayan araziler alternatif alan olarak kabul edilir.

(5) Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri için toprak koruma projesine uyulması, çevre arazilerdeki tarımsal kullanım bütünlüğünü bozmaması kaydıyla valilikler tarafından tarım dışı amaçla kullanım izni verilebilir.

(6) Tarımsal amaçlı yapılarla ilgili olarak yapılan arazi kullanımına ilişkin başvurular il müdürlüğüne intikal ettirilir. İl müdürlüğü tarafından bu talepler incelenir ve bu tesislerin tarımsal amaçlı yapılardan olması ve toprak koruma projesine uyulması şartı ile arazi niteliklerine ve sınıfına bakılmaksızın projede öngörülen miktarda alana valilikçe kullanım izni verilebilir. Tarımsal amaçlı yapılara ilişkin arazi kullanım taleplerinde, amacı dışında kullanılmayacağına dair noter onaylı taahhütname alınır.

(7) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan imar ve çevre düzeni planlarının yapılması ve değiştirilmesinde tarım arazilerinin tarım dışı amaçlı faaliyetlere ayrılmasına Kurulun uygun görüşü alınarak Bakanlıkça izin verilebilir.

(8) Arazi kullanımına ilişkin verilen izinler, izin tarihinden itibaren iki yıl içerisinde, tarım dışı amaçlı kullanımlarda planların onaylanmaması, tarımsal amaçlı yapılarda ise ruhsata bağlanmaması durumunda geçersiz kabul edilir. Verilen izinler amacı dışında kullanılamaz. Amacı dışında kullanımın tespit edilmesi halinde, Kanunun 20 ve 21 inci maddelerine göre işlemler yapılır.

(9) Birinci fıkranın (c) ve (ç) bentleri kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler.

Tarım arazilerinin amaç dışı kullanım talebi

MADDE 13  – (1) Nazım imar, uygulama imar, ilave imar ve revizyon imar planları, köy yerleşim planları ile köy yerleşik alan sınırlarının tespitine yönelik çalışmalara başlanmadan önce; planlamayı yapacak kamu kurum/kuruluşları ve/veya plan yapma yetkisine sahip kamu kurum/kuruluşlarınca yetkilendirilen plan müellifleri tarafından, tarımsal veya tarım dışı amaçlarla kullanımı talep edilen alana ait tapu ve kadastro bilgisi ile valiliklere başvurulur.

(2) Gerçek veya tüzel kişiler tarafından, tarım arazilerinin amaç dışı kullanım talepleri için arazinin en az 1/10.000 ölçekli kadastral haritası veya krokisi, üzerinde arazinin yeri işaretli ve koordinat değerlerini gösteren 1/25.000 ölçekli haritası, taşınmazın güncel tapu kaydıyla birlikte söz konusu arazinin mücavir alan sınırları içerisinde olması durumunda belediyelere, mücavir alan sınırları dışında olması durumunda ise il özel idarelerine veya diğer plan yapma yetkisine sahip kuruluşlara başvurulur. Bu başvurular ilgili kuruluşlar tarafından il müdürlüğüne intikal ettirilir.

(3) İl Özel İdaresi ile Büyükşehir Belediyesi yetkisindekiler hariç, petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, madencilik faaliyetleri, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrik iletim hatları ile ilgili yatırımları yapacak gerçek veya tüzel kişiler, tarım dışı amaçlarla kullanımı talep edilen alana ait tapu ve kadastral bilgisini içeren yatırım yerine ait illiyet belgesi ile valiliklere başvurur.

(4) 2/11/1985 tarihli ve 18916 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğine göre yapılan ve plan gerektirmeyen tarımsal amaçlı yapılarla ilgili talepler, tapu ve kadastral bilgisini içeren belgeler ile valiliklere yapılır.

(5) Bu maddede sayılan başvurular TAD Portal üzerinden yapılır.

Amaç dışı kullanım taleplerinin değerlendirilmesi

MADDE 14 – (1) Tarım dışı amaçla kullanılmak üzere talep edilen yerler için il müdürlüğü; arazi sınıfı, kullanım şekilleri, diğer tarımsal özellikleri ile çevre arazilerle ilişkisini, TAD Portal ve mahallinde yapılan inceleme sonucu arazi etüt raporu düzenler.

(2) Arazinin mutlak tarım arazisi, özel ürün arazisi, dikili tarım arazisi ve sulu tarım arazisi ile özellikleri itibarıyla marjinal tarım arazisi olmakla birlikte çevre arazilerdeki tarımsal kullanım bütünlüğünü veya toplulaştırma projesi bütünlüğünü bozacak durumda olan araziler ve alternatifi olduğu belgelendirilen taleplere valilikler tarafından tarım dışı amaçla kullanım izni verilmez.

(3) Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri ve dikili tarım arazileri içerisinde büyüklüğü 2 hektardan az olan lokal marjinal araziler; tarımsal kullanım bütünlüğünün bozulmaması için, içerisinde bulunduğu sınıfla aynı kabul edilir. Marjinal tarım arazisi içinde kalmış veya çevresinde tarım arazisi bulunmayan 2 hektardan az mutlak tarım arazisi veya özel ürün arazisi, 0,5 hektardan az dikili tarım arazisi ve 0,3 hektardan az örtü altı tarım arazisi marjinaltarım arazisi olarak kabul edilir.

(4) Ekonomik ömrünü tamamladığı etüt raporunda tespit edilen dikili alanlar, dikili tarım arazisi olarak kabul edilmez, arazi özelliklerine bakılarak sınıfı belirlenir.

(5) Tarım arazisi dikili vasfı kazandıktan sonra; üzerindeki çok yıllık meyveli ağaç, ağaççık ve çalı formundaki bitkilerde kesme-sökme yapılsa dahi, beş yıl dolmadan vasıf değişikliği yapılamaz. Bu süre sonunda hazırlanacak teknik raporla mevcut durumu tespit edildikten sonra vasıf değişikliği yapılabilir.

(6) Etüt raporu ile arazinin doğal durumunun kazı, dolgu, yapılaşma ve benzeri fiillerle izinsiz olarak bozulduğunun tespit edilmesi halinde, valilik tarafından Kanunun 21 inci maddesine göre işlem yapılır.

(7) Tarım dışı kullanım izni verilen alanlar, belirlenen asgari tarımsal arazi büyüklüğünden daha küçük parsellerin oluşması gerekli olduğu takdirde, Bakanlığın uygun görüşü ile daha küçük parseller oluşturulabilir.

İtiraz

MADDE 15 – (1) Bakanlık veya valilikçe bu Yönetmelik kapsamındaki karara bağlanan işlemler ile etüt raporlarına bir defaya mahsus olmak üzere itiraz hakkı bulunmaktadır. İtirazlar, karar tarihini izleyen bir yıl içerisinde Bakanlığa iletilmek üzere valiliklere yapılır. Bakanlık, itirazları inceleyerek karara bağlar. Bu karar kesin olup gereği için valiliğe gönderilir.

Etüt ve inceleme ücretlendirilmesi

MADDE 16 – (1) Kamu kurum ve kuruluşları hariç, gerçek ve tüzel kişiler tarafından talep edilen tarım arazilerinde sınıf tespiti ve/veya tarımsal amaçlı yapılar ve tarım dışı amaçlı kullanım izinleri için yapılacak etütler için Bakanlıkça yılda bir kez olmak üzere tespit edilecek ücret, genel bütçeye gelir kaydedilir.

(2) İtirazların yerinde incelenmesi için yatırılacak ücret, birinci fıkrada belirlenen ücretin iki katı olarak genel bütçeye gelir kaydedilir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Büyük Ovaların Belirlenmesi ve Uygulamalar

Büyük ovaların belirlenmesi

MADDE 17 – (1) Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar; o ildeki kurulun, birden fazla ili ilgilendiren ovalarda ise ilgili kurulların görüşü alınarak Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu Kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirlenir.

(2) Büyük ova belirlemede, ovada bulunan tarım arazisinin alan büyüklüğünün yanı sıra tarımsal üretim potansiyeli, ülke ve bölge tarımındaki önemi ile erozyon, çoraklaşma, kirlenme ve amaç dışı kullanım gibi tehditlerin olumsuz etkileri nedeniyle arazi bozulma risklerinin yüksek olması hususları dikkate alınır.

Büyük ovalarda arazi kullanımı ve uygulamalar

MADDE 18 – (1) Büyük ovalardaki koruma ve geliştirme amaçlı tarımsal alt yapı projeleri ve arazi kullanım planları, kurul veya kurulların görüşleri dikkate alınarak, Bakanlık veya valilikler tarafından öncelikle hazırlanır/hazırlattırılır. Bu ovalarda, ilgili bakanlıkların plan ve projeleri Bakanlığa bildirilir ve diğer ilgili projelerle bütünlüğü sağlanarak uygulanır.

(2) Bakanlar Kurulu Kararı ile büyük ova koruma alanı ilan edilen ve ova sınırları içinde kalan parsellerin tapu kütüğü sayfalarının beyanlar hanesine büyük ova alanına girdiğine dair şerh konulması valilikler tarafından ilgili tapu müdürlüklerinden talep edilir.

(3) Büyük ova koruma alanında kalan yerlerde 4342 sayılı Mera Kanunu, 6831 sayılı Orman Kanunu, 26/1/1939 tarihli ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, 22/3/1971 tarihli ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında olan yerler ilgili mevzuatınca değerlendirilir.

(4) Büyük ovaların korunması geliştirilmesi ve çiftçilerin desteklenmesi için Bakanlık gerekli tedbirleri alabilir.

Büyük ovalarda tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı

MADDE 19 – (1) Bakanlar Kurulu kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirlenen alanlarda bulunan tarım arazileri amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla;

a) Tarımsal amaçlı yapılar,

b) Bakanlık ve talebin ilgili olduğu bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı olduğu belirtilen faaliyetler,

için tarım dışı kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilir.

(2) 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuatına uygun gerekli izinler alındıktan sonra imar planı yapılarak onaylanan ve halen yürürlükte bulunan planlı alanlar ile il idare kurulları tarafından onaylanan köy yerleşim alanı sınırları içinde kalan yerler ve Bakanlar Kurulu kararı ile büyük ova koruma alanlarının ilanından önce Bakanlıktan 5403 sayılı Kanun ile 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamında izin alınmış, diğer kurumlar tarafından işlemleri devam eden talepler, bu madde kapsamında değerlendirilmez.

(3) İlgili idaresince imar planı kapsamında talep edilmiş, Bakanlıkça tarım dışı amaçlı kullanım izni verilmiş ancak plan onaylanmadan, büyük ova koruma alanları içindeki alanlarda kalan araziler ile ilgili yapılacak yeni talepler, birinci fıkra kapsamında değerlendirilir.

(4) Büyük ova koruma alanlarının ilanından önce işlemleri başlamış, ancak Bakanlıktan/valilikten izin işlemleri sonuçlanmamış tüm talepler birinci fıkra kapsamında değerlendirilir.

(5) Birden çok ilin idari sınırlarını kapsayan müracaatlarda, illerin kurulları tarafından talep ayrı ayrıdeğerlendirilerek Bakanlıkça sonuçlandırılır.

(6) Amaç dışı kullanım talebinin ilgili olduğu bakanlık, yapılacak olan faaliyetle ilgili kamu yararı kararını Bakanlığa gönderir ve Bakanlık aynı doğrultuda kamu yararı kararı alırsa ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış sayılır.

(7) Talebin ilgili olduğu bakanlıkça yapılacak faaliyet ile ilgili 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa dayalı Bakanlıklar tarafından varsa alınmış kamu yararı kararı Bakanlığa gönderilir. Bakanlığın aynı doğrultuda kamu yararı kararı vermesi veya Bakanlar Kurulu tarafından kamu yararı kararı veya acele kamulaştırma kararı alınması halinde ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış sayılır.

(8) Tarımsal amaçlı entegre tesislerde, etüt raporu, Kurul/Kurulların uygun görüşü ve il müdürlüğü tarafından hazırlanacak kamu yararına esas gerekçeli rapor ile birlikte talep dosyası Bakanlığa gönderilir ve talep dosyası değerlendirilerek kamu yararı kararı Bakanlıkça alınabilir. Tarımsal amaçlı entegre tesislerde Bakanlıktan alınan kamu yararı kararı, ortaklaşa kamu yararı kararı sayılır.

(9) Tarımsal amaçlı veya tarım dışı amaçlı kullanım talebinin öncelikle ova sınırları dışındaki alanlardan karşılanması esastır. Talebin büyük ova koruma alanı dışından karşılanamaması durumunda, alternatif alanlar öncelikle büyük ova sınırları içerisinde kalan planlı alanlardan (yerleşim, sanayi, turizm ve benzeri), tarım dışı alanlardan veya tarımsal üretim potansiyeli düşük alanlardan karşılanır.

(10) 12 nci madde hükümleri çerçevesinde büyük ova sınırları içerisinde gerçekleştirilecek jeotermal enerji kaynaklı arama faaliyetleri için geçici izinlendirme Bakanlıkça yapılır.

(11) İlgili mevzuatına göre onuncu fıkra hükümlerine göre arama sonucu bulunan kaynak için işletmeye geçilmesi halinde izinlendirme işlemleri bu Yönetmelik kapsamında değerlendirilir.

ALTINCI BÖLÜM

Erozyona Duyarlı Alanların Belirlenmesi ve Korunması

Erozyona duyarlı alanların belirlenmesi ve korunması

MADDE 20 – (1) Doğal ve yapay olaylar sonucu toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin bozulup bozulmadığının tespiti çalışmaları arazide ve/veya laboratuvar ortamında yapılarak veya yaptırılarak ilgili kurul veya kurullarca tespit edilir. Kurul/kurullar hazırladıkları erozyona duyarlı alanlarla ilgili görüşü Bakanlığa gönderir.

(2) Havzanın tamamı göz önünde bulundurularak arazi bozulması ve toprak kayıplarını önleyici her türlü fiziki ve kültürel tedbirler alınır. Yürütülen tedbirlerle, hazırlanacak olan projelerin uyumunun sağlanmasına ve belirlenen alanda faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlarla planlama ve uygulama aşamalarında işbirliği yapılır. İlgili kurum veya kuruluşlar faaliyet alanları ile ilgili planlama ve projelerin teknik yönden uyumlu olmasını, ödenek ve zaman planlamasını ortaklaşa yapar veya yaptırırlar. Uygulamalar, Bakanlığın koordinasyonunda ilgili kurum veya kuruluşlar tarafından yapılır.

(3) 14/2/1998 tarihli ve 4340 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ve 16/4/1998 tarihli ve 98/11003 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Özellikle Afrika’da Ciddi Kuraklık ve/veya Çölleşmeye Maruz Ülkelerde Çölleşme ile Mücadele İçin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi kapsamında, çölleşmeye maruz yerlerde bu maddede öngörülen uygulamalar için öncelik tanınır ve sözleşme gereği ilgili ve sorumlu kurum ve/veya kuruluşlarca ortak planlama ve projelendirme yapılır, Bakanlığın koordinasyonu ile kurullar ve valiliklerce uygulaması yapılır.

(4) Erozyona duyarlı alanların belirlenmesi ve korunması ile ilgili çalışma kriterleri, havzanın ekonomik, ekolojik ve toplumsal özellikleri dikkate alınarak Bakanlık tarafından belirlenir.

YEDİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Denetim

MADDE 21 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında denetim görevini Bakanlık, valilik veya kurul yapar ya da yaptırır. Bu Yönetmelikte yer alan projelerle veya verilen izinlerle ilgili denetim örnekleme yöntemiyle yapılır. Projelerin veya verilen izinlerin yıl içerisinde en az yüzde onu denetlenerek sonuçlarından yılsonu itibarıyla Bakanlığa ve Kurula bilgi verilir.

(2) Uygulamada etüt, sınıflama, analiz gibi toprak ve arazi ile ilgili teknik konularda denetim görevini Bakanlık yapar veya yaptırır.

(3) Kurul üyesi kurum veya kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşları tespit ettikleri arazi bozulmaları ve toprak kayıpları ile ilgili faaliyetler hakkında valiliklere ihbarda bulunur. Valilikler konuyu inceler, sonucunu en geç üç ay içerisinde ihbarı yapana bildirir.

Yaptırımlar

MADDE 22 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlar hakkında 5403 sayılı Kanunun 20, 21 ve 22 nci maddesi hükümleri uygulanır.

Düzenleme yetkisi

MADDE 23 – (1) Bakanlık, bu Yönetmeliğin uygulanmasını sağlamak üzere her türlü alt düzenlemeyi yapmaya yetkilidir.

Yürürlükten kaldırılan yönetmelik

MADDE 24 – (1) 15/12/2005 tarihli ve 26024 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu Uygulama Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 25 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 26 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.

 

Kooperatifler Özel arazi toplulaştırması yapabilecek-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

ARAZİ TOPLULAŞTIRMA UYGULAMA YÖNETMELİĞİ

Özel arazi toplulaştırması: İl özel idareleri, belediyeler ve köyler ile tarımsal amaçlı faaliyette bulunan kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler veya kamu kuruluşlarının, hizmet konuları ile ilgili arazi teminini de kapsayacak şekilde yapacakları arazi toplulaştırmasını ve tarla içi geliştirme hizmetlerini,

Proje idaresi: Arazi toplulaştırması yapan, Bakanlık, il özel idareleri, belediyeler ve köy tüzel kişilikleri ile tarımsal amaçlı faaliyette bulunan kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler ve diğer kamu kuruluşlarını,

Nasıl olacak ?

Özel arazi toplulaştırması

MADDE 7 – (1) İl özel idareleri, belediyeler ve köyler ile tarımsal amaçlı faaliyette bulunan kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler veya diğer kamu kuruluşları proje idaresi olarak özel arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetlerini yapmak istemeleri durumunda toplulaştırmanın gerekçesini ve isteğe bağlı olup olmadığını belirten raporla birlikte toplulaştırmayı uygulayacak proje birimini kurula veya Bakanlığa bildirirler.

Daha detaylı bilgi için [email protected]

Ekran Resmi 2017-12-01 08.50.28

Hata: İletişim formu bulunamadı.

ARAZİ TOPLULAŞTIRMA UYGULAMA YÖNETMELİĞİ -MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

ARAZİ TOPLULAŞTIRMA UYGULAMA YÖNETMELİĞİ

Mali Müşavir Evren ÖZMEN

9 Aralık 2017 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 30265
YÖNETMELİK
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından:

ARAZİ TOPLULAŞTIRMA UYGULAMA YÖNETMELİĞİ

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, tarımsal arazilerin toplulaştırması ve dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, köy gelişimi, kırsal alan düzenlemesi, tarımsal arazi toplulaştırması ve dağıtımı ile ilgili hususları kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 17 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Aile: Karı, koca ve varsa birlikte oturan reşit olmayan çocuklardan meydana gelen müesseseyi,

b) Arazi: Toprak, iklim, topoğrafya, ana materyal, hidroloji ve canlıların değişik oranda etkisi altında bulunan yeryüzü parçasını,

c) Arazi derecelendirilmesi: Arazi toplulaştırma işlemlerinde toprağın, doğal ve sürekli özellikleri, arazinin yerleşim yerine veya işletme merkezine olan mesafesi ile toprak ve verimlilik etütleri esas alınarak bulunan ve arazinin değişimine esas olacak değerleri,

ç) Arazi derecelendirme komisyonu: Arazi derecelendirme işlemlerini yapmaya yetkili komisyonu,

d) Arazi toplulaştırması: Arazilerin doğal ve yapay etkilerle bozulmasını ve parçalanmasını önlemek, parçalanmış arazilerde ise doğal özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik ve toplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulmasını ve bu parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerinin belirlenmesini ve arazi gelişimi hizmetlerinin sağlanmasını,

e) Arazi yetenek sınıflaması: Toprak bozulmasına neden olmayacak şekilde arazinin en uygun kullanım şeklini belirlemek için kullanım ve koruma verilerini bir araya getirerek temel toprak etütlerine ve iklim koşullarına dayalı yapılan planlamalara yönelik arazi sınıflamasını,

f) Arsa: Yerleşim alanları içinde veya dışında konut, sanayi, ticaret, turizm ve benzeri amaçlarla yerleşim için imar planı yapılmış veya bu amaçla kullanılan, planı bulunmayan yoğun yerleşim alanları içinde kalan arazileri,

g) Asgari tarımsal arazi büyüklüğü: Makineli tarımda toplam işlem zamanları ve alan kayıplarını optimumyapabilen, arazi nitelikleri, ürün deseni ve potansiyeline göre Bakanlık tarafından belirlenen ve daha fazla küçültülemeyecek en küçük parsel büyüklüğünü,

ğ) Bakanlık: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını,

h) Blok: Yol, kanal, dere gibi yapay ve doğal sınırlarla çevrili parseller topluluğunu,

ı) Çiftçi: Mal sahibi, kiracı, yarıcı veya ortakçı olarak devamlı veya en az bir üretim dönemi veya yetiştirme devresi tarımsal üretim yapan gerçek ve tüzel kişileri,

i) Dikili tarım arazisi: Mutlak ve özel ürün arazileri dışında kalan ve üzerinde yöre ekolojisine uygun çok yıllık ağaç, ağaççık ve çalı formundaki bitkilerin tarımı yapılan, ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan arazileri,

j) Kamu yararı kararı: Bakanlıklarca yatırım programına alınmış yatırımlar veya insan, toplum ve çevre ilişkilerinde dengeyi bozucu nitelikte olmayan, ekonomik, ekolojik ve toplumsal kayıplar bakımından toplum aleyhine sonuçlar doğurmayan, kişiler ve toplum yararı birlikte gözetilerek ilgili bakanlık tarafından alınan kararı,

k) Kanun: 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununu,

l) Kırsal alan düzenlemesi: Kırsal yerleşim birimlerinin yaşam ve çevre koşullarının iyileştirilmesi amacı ile yerleşim yerinin ve tarımsal üretim yapılan arazinin toprak koruma, ıslah, sulama gibi köy gelişimi için tüm altyapı hizmetlerinin ve yerleşim birimlerine ait kadastral sınırların arazitoplulaştırma amacına uygun olarak planlanmasını ve uygulanmasını,

m) Köy Gelişme Alanı: Mevcut köylerin iskan yönünden geliştirilme alanlarını,

n) Kurul: Toprak koruma kurulunu,

o) Kuru tarım arazisi: Tarımı yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, sadece doğal yağışlarla karşılandığı arazileri,

ö) Marjinal tarım arazisi: Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri ve dikili tarım arazileri dışında kalan, toprak ve topoğrafik sınırlamalar nedeniyle üzerinde sadece geleneksel toprak işlemeli tarımın yapıldığı arazileri,

p) Mutlak tarım arazisi: Bitkisel üretimde; toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin kombinasyonu, yöre ortalamasında ürün alınabilmesi için sınırlayıcı olmayan, topoğrafik sınırlamaları olmayan veya çok az olan, ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan, hâlihazır tarımsal üretimde kullanılan veya bu amaçla kullanıma elverişli olan arazileri,

r) Özel arazi toplulaştırması: İl özel idareleri, belediyeler ve köyler ile tarımsal amaçlı faaliyette bulunan kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler veya kamu kuruluşlarının, hizmet konuları ile ilgili arazi teminini de kapsayacak şekilde yapacakları arazi toplulaştırmasını ve tarla içi geliştirme hizmetlerini,

s) Özel ürün arazisi: Mutlak tarım arazileri dışında kalan, toprak ve topoğrafik sınırlamaları nedeniyle yöreye adapte olmuş bitki türlerinin tamamının tarımının yapılamadığı, ancak özel bitkisel ürünlerin yetiştiriciliği ile su ürünleri yetiştiriciliğinin ve avcılığının yapılabildiği, ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan arazileri,

ş) Parsel birim değeri: Farklı derecedeki arazilerin denklik dönüşüm katsayısı ile aynı birime indirgenmiş parsel değerini,

t) Proje alanı: Arazi toplulaştırması ve/veya kırsal alan düzenlemesinin yapılacağı yerleşim biriminin kadastralsınırları içinde kalan alanı,

u) Proje birimi: Arazi toplulaştırma projesinin hazırlanması ve uygulanması amacı ile proje idaresi bünyesinde birisi başkan, konusunda uzman en az iki ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi olmak üzere en az üç kişiden oluşturulan ekibi,

ü) Proje idaresi: Arazi toplulaştırması yapan, Bakanlık, il özel idareleri, belediyeler ve köy tüzel kişilikleri ile tarımsal amaçlı faaliyette bulunan kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler ve diğer kamu kuruluşlarını,

v) Sabit tesis: Ev, ahır, samanlık, ambar, kuyu gibi yapılar ile dikili tarım arazilerini,

y) Sulu tarım arazisi: Tarımı yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı arazileri,

z) Tahsisli arazi: Bu Yönetmelik kapsamında değerlendirilmek üzere, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan, vasfı ve hâlihazır kullanım şekline bakılmaksızın toplulaştırma kapsamında değerlendirilebilecek yerlerden Maliye Bakanlığı tarafından Bakanlığa tahsis edilen yerleri,

aa) Tarım arazileri sınıfı: Doğal özellikleri ve yapılan tarım şekline göre nitelikleri Bakanlıkça belirlenen mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri, marjinal tarım arazilerini,

bb) Tarım arazisi: Toprak, topoğrafya ve iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup, hâlihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan veya imar, ihya, ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hale dönüştürülebilen arazileri,

cc) Tarla içi geliştirme hizmetleri: Sulama, drenaj, toprak koruma, toprak ıslahı, tesviye ile ağaç, çalı temizleme, taş toplama, tarla içi yolları, dere ıslahı ve sanat yapıları gibi arazi geliştirme hizmetlerini,

çç) Toprak: Mineral ve organik maddelerin parçalanarak ayrışması sonucu oluşan, yeryüzünü ince bir tabaka halinde kaplayan, canlı ve doğal kaynağı,

dd) Yeşil bant: Tarla içi ve bağlantı yollarına paralel olarak en az 5 metre genişliğinde ağaçlandırılmak üzere planlanan alanları,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Kırsal Alan Düzenlemesi

Kırsal alan düzenlemesi

MADDE 5 – (1) Proje idareleri veya kurulların talebi üzerine Bakanlığın uygun görüşü alınarak proje idareleri kırsal alan düzenlemesi yapar veya yaptırır.

(2) Kırsal alan düzenlemesi; Bakanlar Kurulunca ilan edilen proje alanlarında, gerçek ve tüzel kişiler ile kamuya ait tarım arazilerinin parsel sayısının asgariye indirilerek birleştirilmesi ve yeniden düzenlenmesi, gerektiğinde genişletilmesi, toprakların verimli bir şekilde işletilmesi ve bu durumun korunması, ucuz ve kaliteli üretimin artırılmasına imkan sağlayan önlemlerin alınması, toprakların ekonomik bir şekilde işlenmesini sağlamak için yol, sulama ve drenaj şebekelerinin kurulması, arazi tesviyesi, erozyon önleyici tesisler ve yan dere yatağı ıslahının yapılması, arazi yeteneği ve toprak özelliklerine göre çayır, mera dâhil tüm bitkisel üretim alanlarının belirlenmesi, mevcut mera alanlarının 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanununun ilgili hükümlerinde öngörülen şekilde düzenlenmesi, çevrenin ve doğanın korunması ve iyileştirilmesi, iskân sahaları ve sosyal ve kültürel kamu tesisleri ile proje sahalarındaki ortak tesislerin kapladığı alanlar için arsa ve arazi ihtiyaçlarının karşılanması ve köy yerleşim yerlerinin düzenli oluşturulmasını kapsar.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Arazi Toplulaştırması

Arazi toplulaştırma alanlarının tespiti ve kesinleşmesi

MADDE 6 – (1) Tarım kesiminde yaşayabilir işletmeler kurmak ve tarım arazilerinin rasyonel kullanımını sağlamak amacıyla parsel büyüklüklerinin optimum ölçülerde oluşması, mevcut parsel deseninin parseller arası ulaşım, modern sulama ve tarımsal mekanizasyon tekniklerinin gereksinimlerine göre yeniden düzenlenmesi ve gerekli olması durumunda tarla içi geliştirme hizmetlerinin yapılması için; arazinin yarısından çoğuna malik bulunan ve sayıca maliklerin yarısından fazlasını oluşturanların muvafakati üzerine isteğe bağlı, Bakanlığın veya kurulların talebi üzerine kamu yararı gözetilerek isteğe bağlı olmaksızın, arazi toplulaştırması yapılmak üzere Bakanlar Kurulu kararı ile proje sahası belirlenir.

(2) Bakanlar Kurulunun bu kararı toplulaştırma ve diğer işlemler yönünden kamu yararı kararı sayılır. Bu kararın Resmî Gazete’de ilanından sonra, toplulaştırma alanı sınırları da belirtilmek suretiyle ilgili muhtarlık veya belediye ve mahallin en büyük mülki idare amirine bildirilir, karar mahallinde alışılmış araçlarla ilan edilir.

(3) Bu karara göre proje bazında arazi toplulaştırması, proje idaresinin sorumluluğunda yapılır veya yaptırılır.

(4) Arazi toplulaştırma projesi, belirlenen yerleşim birimlerinin kadastral sınırları içerisinde kalan arazilerde uygulanır. Ancak sulama ve rehabilitasyon projelerinde proje sahasında kalan alanı kadastral alanına göre çok küçük olan yerleşim alanlarında sulama veya rehabilitasyon alanı proje alanı olarak kabul edilir. Toplulaştırma projesi uygulama alanına, bir veya birden çok yerleşim birimine ait araziler de girebilir.

(5) Bakanlar Kurulunca ilan edilen toplulaştırma proje alanı, kullanım şekilleri ve arazi özellikleri dikkate alınarak kendi içerisinde toplulaştırma yapılması için birden fazla uygulama alanına ayrılabilir.

(6) Proje kapsamında yapılacak çalışmalara temel oluşturmak üzere arazi topoğrafyası, sabit tesisler ve benzeri ayrıntıları gösteren hâlihazır haritası yapılır veya yaptırılır.

(7) Arazi toplulaştırmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip mahallinde ilanından sonra yapılacak olan sabit tesisler arazi toplulaştırmasında dikkate alınmaz ve ihtilaf halinde bunlar tazminata konu olamaz.

(8) Bakanlık, arazi toplulaştırmasının etkinliğini artırmak için toplulaştırma uygulamasını yapan kuruluş ve diğer ilgili kuruluşlar arasında işbirliğini sağlar.

(9) Proje Sahası olarak ilan edilen alanlar ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilir. Yatırımcı kurum ve kuruluşlardan bilgilendirme ile birlikte söz konusu alana ilişkin projelerinin bulunup bulunmadığına dair bilgi talep edilir.

Özel arazi toplulaştırması

MADDE 7 – (1) İl özel idareleri, belediyeler ve köyler ile tarımsal amaçlı faaliyette bulunan kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler veya diğer kamu kuruluşları proje idaresi olarak özel arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetlerini yapmak istemeleri durumunda toplulaştırmanın gerekçesini ve isteğe bağlı olup olmadığını belirten raporla birlikte toplulaştırmayı uygulayacak proje birimini kurula veya Bakanlığa bildirirler.

(2) İsteğin uygun görülmesi durumunda, Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile proje alanı kesinleşir ve Resmî Gazete’de ilan edilir.

(3) Başvuruda bulunan proje idaresi, proje alanı ile ilgili her türlü çalışma ve değerlendirmeyi içeren planlama raporunu onay için Bakanlığa iletir.

(4) Toplulaştırma kapsamında yapılan tüm faaliyetleri ve parsel planlamalarını içeren uygulama projesi Bakanlıkça onaylandıktan sonra kesinleşir.

(5) Özel arazi toplulaştırması yapmak isteyen proje idaresi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi ile bir inşaat mühendisi ya da tarımsal yapılar ve sulama bölümü mezunu ziraat mühendisinden oluşan gerekli teknik personeli proje süresince istihdam etmek zorundadır.

(6) Özel arazi toplulaştırması yapan proje idaresi kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan arazi miktarını toplulaştırma yoluyla karşılayabilir.

(7) Aynı alanda birden fazla kurum ve kuruluş tarafından toplulaştırma ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak talebinde bulunulması halinde, toplulaştırma ve/veya tarla içi geliştirme hizmetini yapacak kuruluş Bakanlık tarafından belirlenir.

(8) Bakanlık tarafından yapılan toplulaştırma projelerinde uygulanan usul ve esaslar, özel toplulaştırma projelerinde de uygulanır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Arazi Toplulaştırma Uygulaması

Kadastro işlemleri

MADDE 8 – (1) Arazi toplulaştırması, kadastrosu yapılmış olan yerlerde uygulanır. Belirlenen toplulaştırma alanı içerisinde bir kısım alanın kadastro paftalarının yenilenmesi gerekiyorsa, bu yerlerin kadastro veya yenileme işlemleri Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce öncelikle yapılır veya yaptırılır.

Arazi malikleri ile ön görüşme yapılması ve muvafakat alınması

MADDE 9 – (1) Uygulamada isteğe bağlı toplulaştırma projelerine öncelik tanınır.

(2) Proje birimince, proje alanı içinde bulunan arazi malikleri ile yerel yönetim temsilcilerinin katıldıkları bir toplantı düzenlenerek proje ile ilgili olarak kamu ve bireysel yararlara yönelik istekler saptanır. Projeye giren işler ayrıntılı olarak açıklanır. Toplulaştırma alanı; mülkiyet, toprak koruma, arazi bozulması, tarımsal sulama, ekolojikyapı ve diğer tarla içi geliştirme hizmetleri yönünden incelenerek proje kapsamına girecek işler belirlenir. Toplantıda alınan kararlar ve yapılacak işler yerel imkânlarla duyurulur.

(3) İsteğe bağlı toplulaştırma, proje alanı içerisinde toplulaştırılması istenen arazilerin yarısından çoğuna malik bulunan ve sayıca maliklerin yarısından fazlasını teşkil eden arazi sahiplerinin veya vekillerinin yazılı muvafakati ile yapılır. Muvafakat alınma işlemi Bakanlar Kurulu kararı öncesinde yapılır ve gerekçeye eklenir.

Tapu siciline belirtme konulması

MADDE 10 – (1) Arazi toplulaştırması yapılmasına karar verilen yerlerdeki parsellerin tapu kütüğü sayfalarının beyanlar hanesine toplulaştırma alanına girdiğine dair belirtme konulması, proje idarelerinin isteği üzerine Bakanlık veya valilikler tarafından ilgili tapu müdürlüklerinden talep edilir. Bu belirtme tarihinden itibaren toplulaştırma işlemi tamamlanıp tapuya tescili sonuçlandırılıncaya kadar toplulaştırma alanındaki taşınmazlarda üzerindeki tescilsiz iktisap halleri hariç malik ya da hak sahiplerinin talebine bağlı her türlü devir, temlik, ipotek ve satış vaadi, ifraz ve taksim, ayni ve şahsi haklar ile belirtme işlemleri proje idaresinin uygun görmesi halindeki talebi ve Bakanlık veya valiliklerin izni ile yapılır.

(2) Herhangi bir nedenle dava konusu edilmiş olup yargılama süreci devam eden, toplulaştırma alanındaki taşınmazlara ilişkin toplulaştırma kararı alındığı ve tapu siciline belirtme yapıldığı hususları ilgili mahkemelere bildirilir. Mahkeme kararı ile yapılan her türlü devir, temlik ve ifraz işlemlerinin sonucu ilgili tapu sicil müdürlüklerince Bakanlığa veya valiliğe bildirilir.

(3) Toplulaştırma belirtmesinden sonra araziyi satın alan malik, önceki malikin taahhütlerini aynen kabul etmiş sayılır.

Toplulaştırma alanlarında alınacak önlemler

MADDE 11 – (1) Toplulaştırma yapılacak alanda, uygulamayı geciktirmemek için üç yılı geçmemek üzere, yapılacak bitkisel üretimin tür ve çeşidi, kapsayacağı alan çiftçilerin de görüşü alınarak proje birimince kararlaştırılır. Alınan bu karar, gerekçeleri ile birlikte yerel imkânlarla duyurulur. Tarımsal desteklerin uygulanmasında, önerilen bitki desenlerini uygulayanlara öncelik verilir. Bu karara uyulmaması uygulamayı geciktirmez.

(2) Erozyon tehlikesi bulunan alanlarda bitki örtüsünün korunması ve geliştirilmesi için doğal dengeyi bozmamak kaydıyla proje idaresi tarafından yeşil bant alanları planlamak da dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır.

(3) Toplulaştırma projesinin arazi çalışmalarına başlanacağı, mahalli ekim mevsiminden en az otuz gün önce yerel imkânlarla duyurulur.

(4) Uygulama sahasındaki çiftçilerin birinci seneki kayıpları için zarar, ziyan bedelleri ile daha sonraki yıllardaki kısıtlamalardan dolayı oluşan ürün kayıpları toplulaştırmayı yürüten idare tarafından karşılanır.

Arazi derecelendirme komisyonu

MADDE 12 – (1) Arazi derecelendirme işlemleri arazi derecelendirme komisyonunca yapılır.

(2) Arazi derecelendirme komisyonu;

a) Proje idaresince belirlenecek başkan dâhil biri ziraat mühendisi olmak üzere proje biriminden üç asıl bir yedek üye,

b) Köylerde köy muhtarı veya belirleyeceği bir asıl bir yedek üye, belediyelerde, belediye başkanının belirleyeceği konusunda uzman bir asıl bir yedek üye, il özel idarelerinde valinin, büyükşehir belediyelerinde büyükşehir belediye başkanının belirleyeceği konusunda uzman bir asıl bir yedek üye,

c) Proje alanında arazisi bulunan maliklerin kendi aralarından seçecekleri iki asıl bir yedek üye,

olmak üzere altı asıl üç yedek üyeden oluşur.

(3) Proje birimi başkanı aynı zamanda arazi derecelendirme komisyonu başkanıdır. Komisyon üyeleri kendilerine, eşlerine veya birinci derece akrabalarına ait arazilerin derecelendirilmesine yapılan itirazın incelenmesinde görev alamaz. Asıl üyenin katılamadığı toplantılara yedek üye katılır. Herhangi bir nedenle komisyondaki görevinden ayrılan üyenin yerine aynı usule göre yeni üye belirlenir.

(4) Arazi derecelendirme komisyonu çoğunluk sağlanarak toplanır ve kararlar oy çokluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde başkanın oyu yönünde karar alınır.

(5) Parsellerin yerlerinin değiştirilmesine maliklerinin yazılı olarak muvafakat vermeleri durumunda arazi derecelendirme komisyonu oluşturulmaz.

(6) İlgili yerleşim birimi tarafından arazi derecelendirme ve komisyona üye bildirilmemesi halinde yerleşim biriminin bağlı olduğu mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından resen üye atanır.

Arazi derecelendirmesi

MADDE 13 – (1) Arazi derecelendirme komisyonu tarafından, toplulaştırma alanında bulunan araziler, aynı değerde yeni arazi verilebilmesi amacıyla proje birimince yapılan veya yaptırılan ve toprağın kalıcı ve değişken özelliklerini belirleyen toprak ve verimlilik etütleri, yerleşim yerlerine veya işletme merkezlerine uzaklığı ve arazinin diğer özellikleri göz önüne alınarak derecelendirilir. Buna göre derecelendirme katsayıları belirlenir. Belirlenen katsayılar kadastral parsel alanları ile çarpılarak parsellerin birim cinsinden değerleri elde edilir. Bulunan bu değer üzerinden yeni parselasyon yapılır.

(2) Arazi derecelendirmede, arazi üzerindeki sabit tesisler dikkate alınmaz.

(3) Arazi derecelendirme sınırları mülkiyet sınırları dikkate alınmadan, birinci fıkrada belirtilen esaslara göre, toprak ve diğer arazi özelliklerini gösteren harita üzerinden yapılır. Malikleri bilgilendirmede kolaylık sağlamak amacıyla arazi derecelendirme haritaları uygun ölçekte hazırlanır.

Arazi derecelendirilmesinin ilanı

MADDE 14 – (1) Arazi derecelendirme komisyonu tarafından tespit edilen dönüşüm katsayılarını ve parsellerin birim değeri cinsinden karşılıklarını gösterir mülkiyet listesi ve arazi derecelendirme haritası, muhtarlık veya belediyece uygun görülecek yerlerde on beş gün süre ile asılarak ilan olunur ve yerel imkânlarla duyurulur. Askıdan indirme tutanakla saptanır.

(2) Arazi malikleri ve diğer ilgililer, arazi derecelendirme haritası ile liste ve tablosuna ilişkin itirazlarını, ilan süresinin bitiminden itibaren on beş gün içinde yazılı olarak arazi derecelendirme komisyonuna yapabilirler. Arazi derecelendirme komisyonu, yapılan itirazları en geç on beş gün içinde karara bağlayarak ilgililere yazılı olarak bildirir ve yeniden on beş gün süre ile askıya çıkararak ilan eder. Arazi malikleri ve diğer ilgililer ilan süresinin bitiminden itibaren on beş gün içinde, proje idaresine itiraz edebilirler. Proje idaresi bu itirazları otuz gün içinde karara bağlar. Proje idaresinin kararı kesin olup ilgililere yazılı olarak bildirilir.

(3) Süresi içinde itiraz edilmeyen arazi derecelendirmeleri kesinleşir.

Ortak kullanım ve kamu tesisleri

MADDE 15 – (1) Ortak kullanım için kesinti payı parsel planlamasından önce belirlenir. Arazi toplulaştırma proje alanlarında, gölet, baraj, yol, sulama ve tahliye kanalları, elektrik iletim tesisleri ve diğer tesislerin sadece toplulaştırma proje alanına hizmet eden ayrıntıları için gerekli olan arazi, öncelikle ortak katılım payından karşılanır. Bu yolla karşılanamayan arazi, Hazine arazilerinden veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan arazilerden, bunların yeterli olmadığı durumlarda gerçek ve tüzel kişilerden anlaşma veya kamulaştırma yoluyla karşılanabilir. Ortak katılım payı için herhangi bir bedel ödenmez. Ortak katılım payları üzerindeki bütünleyici parçalar için proje idarelerince kamulaştırma yapılabilir.

(2) Ortak kullanım alanı kesinti payı proje alanındaki tüm arazilerden en fazla yüzde on oranında kesilir. Proje sahasında kamulaştırma yolu ile edinilen kamu idarelerine ait taşınmazlardan ilgili idarenin muvafakati alınmadan kesinti yapılamaz. Ortak kullanım alanı kesinti payı yerleşim birimi bazında hesaplanmakla birlikte, farklı mahallelerden oluşan köylerin, köy ve mezra anlaşmazlığının olduğu yerleşim birimlerinin, resmi olarak bölünmüş, ancak kadastrosu ayrılmamış yerleşim birimlerinin ve projenin uygulanmasında sorun teşkil edebilecek durumların olduğu zorunlu hallerde farklı kesinti payı uygulanabilir.

(3) Ortak kullanım tesisleri dışında kamuya ait karayolları, demiryolları, havaalanları, elektrik iletim tesisleri, barajlar, göletler ve buna benzer kamu yatırımları için gerekli olan alan, Hazine arazilerinden, Hazine arazilerinin yeterli olmadığı veya bulunmadığı yerlerde ise ilgili idarelerce belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde fiziki tesislerin yapılacağı alana bağlı kalınmaksızın gerçek ve tüzel kişilerinden anlaşma yoluyla karşılanabilir.

(4) Uygulama sırasında tescil haricinden gelen fazla miktar Hazine adına tescil edilir.

(5) Toplulaştırma yapılacak alanda sulama projesi olması halinde, şayet sulama projesi revizyona veya yenilemeye ihtiyaç duyulmayacak derecede kullanılabilir durumda ise; mevcut sulama şebekesi güzergâhı göz önüne alınarak sulama şebekesinin entegre olacağı bir toplulaştırma projesi yapılır.

Parsellerin yeniden düzenlenmesi

MADDE 16 – (1) Proje idaresi tarafından çevre ve doğanın korunması ve iyileştirilmesi dikkate alınarak proje alanının yeniden düzenlenmesi aşağıda belirtilen hususlara uygun olarak yapılır veya yaptırılır:

a) Yeni blokların oluşturulmasında, yerleşim birimleri arasındaki mevcut veya yeni düzenlenecek kadastralsınır, mevcut yol, kanal, tesis ve projeleri ile topoğrafik yapı dikkate alınır. Oluşturulan Blok Planları Bakanlık tarafından onaylandıktan sonra parselasyon çalışmalarına başlanır.

b) Maliklerin istekleri de dikkate alınarak parsellerin arazi derecelendirmedeki hakedişlerden azami yüzde on ortak katılım payı düşüldükten sonra kalan miktarın toplamına eşit değerdeki alan, mümkünse tek parsel olarak tercih sırasına göre verilir.

c) Maliklere ait şerhli ve takyitli, parçalı ve hisseli araziler, bu halleriyle yeni parsellere taşınarak toplulaştırılır.

ç) Sabit tesisler ile çevre ve doğaya görünüm güzelliği veren arazi, yapı ve tesisler eski maliklerine verilecek şekilde parsel planlaması yapılır. Ancak mal sahibinin birden fazla bu özellikte sabit tesisi var ise malikin bunlardan birinin etrafındaki toplulaştırma isteği dikkate alınır.

d) Proje alanında birden fazla yerleşim birimleri arasındaki alan değişikliklerine ilişkin kadastral sınır değişiklikleri, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır.

e) Dikili tarım arazileri ile seraların olduğu alanlar gerektiğinde kendi içinde toplulaştırmaya konu olur. Bu yerlerde parsel büyüklükleri yörenin ihtiyaçlarına göre belirlenir.

f) Kamu kuruluşlarınca tesis edilmiş olan irtifak hakları, derecelendirme ile denklik sağlanarak, uygulama sonucu oluşacak yeni parsellere maliklerin muvafakati alınmadan ve bedel ödenmeden aktarılır.

g) Çayır ve meralar, ortak katılım payı kesintisi yapılarak, toplulaştırmaya dâhil edilip mümkün olduğunca sulama, tahliye ve yol sisteminden faydalandırılır.

ğ) Proje sahasındaki sabit tesislerin tescilleri yapılmış olsun ya da olmasın tüm dokümanları ilgili kişi ve kuruluşlardan temin edilerek bunlardan yerleri değiştirilemeyecek olanların mevcut durumları korunur.

h) Mevcut hali ile korunamayan ancak korunması gereken sabit tesis içeren parsellerde kesinti miktarı kadar alan, hazine arazisinin buraya taşınması ile karşılanabilir. Buna rağmen karşılanamayan sabit tesisler için ödeme yapılabilir.

Yeni parselasyon planlarının askıya çıkarılması ve onaylanması

MADDE 17 – (1) Proje idaresince arazi derecelendirmeleri esas alınarak yapılan veya yaptırılan yeni parselasyon planı ve yeni mülkiyet listeleri mahallinde on beş gün süre ile askıya çıkarılarak ilan edilir. Arazi malikleri ve diğer ilgililer ilan süresinin bitiminden itibaren on beş gün içinde proje idaresine itiraz edebilirler, itirazlar en geç otuz gün içinde karara bağlanır. Yeni parselasyon planı ve yeni mülkiyet listeleri Bakanlığın onayı ile kesinleşir.

(2) Kesinleşen parselasyon planına uygun olarak yeni parseller hak sahiplerine dağıtılır. Dağıtıma katılmayan veya fiilen yer teslimi yapılamayan hak sahiplerine iadeli taahhütlü resmi yazı ile yeni parselleri parselasyon kroki örneği ile bildirilir.

(3) Anlaşmazlıkların parselasyon planının onayından sonra sonuçlanması halinde, ilave alan ihtiyacı öncelikle tahsisli arazilerden, mümkün olmaması durumunda kamulaştırma bedeli ödenerek karşılanır. Fazla arazi verilmiş fazla miktar için rayiç bedeli malikten talep edilir. Malik, bu bedeli ödemekten imtina ederse, fazla miktar köy tüzel kişiliği adına hisseli olarak tescil edilir.

(4) Tescile esas parselasyon planlarının yapımında, 23/6/2005 tarihli ve 2005/9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği hükümlerine uyulur.

Tescil

MADDE 18 – (1) Askı ilanı sonucunda kesinleşen parselasyon planı, araziye uygulanır. Uygulama sonucu meydana gelen yeni duruma ilişkin teknik dosya proje idaresince hazırlanarak kadastro müdürlüğüne gönderilir, kadastro müdürlüklerince gerekli kontroller yapıldıktan sonra tescil edilmek üzere tapu müdürlüğüne gönderilir.

(2) Proje alanının eski ve tescil edilen yeni durumunu belirten mülkiyet listeleri proje idaresince ilgili vergi dairelerine gönderilir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Arazi Dağıtımı ve Kamulaştırma

Arazi dağıtımı, satışı ve kamulaştırma

MADDE 19 – (1) Ekonomik ölçekte, yaşayabilir ve gelişebilir tarım işletmeleri oluşturmak için tarım arazisi bulunmayan veya yetersiz olan proje alanındaki çiftçi ailelerine, yeter gelirli tarımsal işletme kurabilmeleri veya mevcut olanı geliştirmeleri amacıyla, toplulaştırma kapsamında tahsis edilen araziler Bakanlıkça bedeli karşılığında dağıtılabilir. Dağıtımı yapılacak arazi planlamasında, 5403 sayılı Kanuna ekli I sayılı cetveldeki yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerine ilişkin normlar dikkate alınır.

(2) Proje alanında tarım yapılamayacak kadar küçülmüş ve verimli işletilemeyen tarım arazileri, maliklerinden proje idaresi tarafından anlaşma yolu ile satın alınabilir. Bu araziler kamu tesisleri ile gerektiğinde küçük işletmelerin genişletilmesinde ve ilgili idarelerle işbirliği yapılarak iskân edilecek ailelerin arsa ve arazi ihtiyaçlarında da kullanılabilir.

(3) Bakanlık, yeter büyüklükte olmayan tarımsal arazi parsellerini gerektiğinde toplulaştırma ve Kanun kapsamında değerlendirmek üzere kamulaştırabilir. Toplulaştırma uygulamalarında, tahsisli araziler ile birlikte, bu araziler kullanılarak yeter büyüklükte yeni parseller oluşturulur ve öncelikle bu parseller arazisi kamulaştırılan maliklere, bu kişiler satın almadığı takdirde yeter gelirli büyüklükte tarım arazisi olmayan yöre çiftçi ailelerine öncelikli olmak üzere rayiç bedeli üzerinden ve 5403 sayılı Kanunun 17 nci maddesi hükümlerince Maliye Bakanlığı tarafından doğrudan satılır.

ALTINCI BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Veri paylaşımı

MADDE 20 – (1) 29/12/2014 tarihli ve 2014/7179 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Ulusal Coğrafi Bilgi Sisteminin Kurulması ve Yönetilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamına uygun coğrafi verilerin paylaşımı sağlanır.

Düzenleme yetkisi

MADDE 21 – (1) Bakanlık, bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak üzere her türlü alt düzenlemeyi yapmaya yetkilidir.

Başlanmış olan toplulaştırmalar

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce Bakanlar Kurulu kararı alınmış ve sonuçlanmamış toplulaştırmalarda ilgili mevzuatın bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümleri uygulanır.

Yürürlük

MADDE 22 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 23 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.

Organize Sanayi bölgelerinde tutulması zorunlu ticari defterler -MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN-   08.12.2017

Osb'ler hangi defterleri tasdik ettireceklerdir

 

Organize Sanayi bölgelerinde tutulması zorunlu ticari defterler ve tasdik islemleri hakkında bilgilendirme

Bilindiği üzere organize sanayi bölgeleri uygulama yönetmeliği’nin defter tutma başlıklı 175.maddesinde OSB hesaplarının, Türk Ticaret kanunu’nda belirtilen tutulması zorunlu defterlerde tek düzen muhasebe sistemi esaslarına göre tutulup izleneceği hüküm altına alınmıştır.

6102 Sayılı Türk Ticaret kanunu’nun Defter tutma yükümlülüğü başlıklı 64. Maddesi organize sanayi bölgeleri kapsamında değerlendirildiğinde yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri ( müteşebbis heyet karar defteri) ve yönetim kurulu karar defterinin tutulması gerektiği ilgili defterlerin gerek görüldüğü takdirde elektronik otamda da tutulabileceği sonucu ortaya çıkmaktadır.

Defterlerin açılış onayı Aralık ayı içinde yapılması gerekmektedir. Kapanışa tabi olan Yevmiye defteri ve karar defterinin kapanış tasdikleri ise aşağıdaki tarihlerde yapılacaktır. Müteşebbis heyet karar defteri yeterli yaprakları olmak kaydı ile açılış onayı olmadan kullanılabilmektedir. Ayrıca sürekli damga vergisi mükellefiyeti açık ise her yıl damga vergisi defterinin de tasdik edilmesini önermekteyiz.

Yevmiye Defteri——–Haziran Ayı sonuna kadar

Karar Defteri————Ocak Ayı sonuna kadar

 

Bilgilerinize Sunarız

Saygılarımızla

Sorularınız için : [email protected]

Mali Müşavir Evren ÖZMEN

Hata: İletişim formu bulunamadı.