kooperatiflerde genel kurul zamanı,kooperatiflerde genel kurul nasıl yapılır kooperatif genel kurul evrakları kooperatifler kanunu kooperatiflerde genel kurul evrakları kooperatiflerde genel kurul ilanı kooperatiflerde genel kurul kararları, kooperatiflerde genel kurul tescili, kooperatiflerde genel kurul çağrısı,
kooperatiflerde genel kurul,kooperatiflerde genel kurul nasıl yapılır,kooperatiflerde genel kurul işlemleri,kooperatif genel kurul başvurusu ,kooperatif genel kurul ilanıkooperatiflerde genel kurul nasıl yapılır kooperatif genel kurul evrakları kooperatifler kanunu kooperatiflerde genel kurul evrakları kooperatiflerde genel kurul ilanı kooperatiflerde genel kurul kararları kooperatiflerde genel kurul tescili kooperatiflerde genel kurul çağrısı ,
Harçtan Müstesna Tutulan İşlemler-organize sanayi bölgeleri -Kemal OZMEN
n) (5281 sayılı Kanunun 9’unci maddesiyle eklenen bent. Yürürlülük; 31.12.2004) Organize sanayi, endüstri veya teknoloji geliştirme bölgelerinde yer alan gayrimenkullerin ifraz veya taksim veya birleştirme işlemleri.
Organize sanayi bölgelerinde parsellerin birleştirilmesi harca tabi mı ?-Kemal OZMEN
Harçtan Müstesna Tutulan İşlemler
Organize sanayi, endüstri veya teknoloji geliştirme bölgelerinde yer alan gayrimenkullerin ifraz veya taksim veya birleştirme işlemleri.
Organize sanayi, endüstri veya teknoloji geliştirme bölgelerinde yer alan gayrimenkullerin ifraz veya taksim veya birleştirme işlemleri.
Organize sanayi, endüstri veya teknoloji geliştirme bölgelerinde yer alan gayrimenkullerin ifraz veya taksim veya birleştirme işlemleri.
Fazla çalışmanın ispat yükümlülüğü -Kemal OZMEN
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İşyerinde en üst düzey konumda çalışan işçinin görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir yönetici ya da şirket ortağı bulunması durumunda, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
kooperatifin arsasını satması
|
T.C. MALİYE BAKANLIĞI İstanbul Defterdarlığı Katma Değer Vergisi Gelir Müdürlüğü TARİH: 20.09.2000 Sayı : KDV.MUK.B.07.4.DEF.0.34.16.GEÇİCİ-8.25-22947/5009 Konu : İmar planı alınamaması nedeniyle kooperatif arsasının satışı ile kooperatifin tasfiyesi ve satış hasılatının KV ve KDV’ne tabi olup olmadığı hakkında
İlgi 03.07.2000 tarihli dilekçeniz. İlgi dilekçenizde, konut yapmak amacıyla arsa aldığınızı, ancak üye sayısını tamamlayamadığınızdan konut yapamadığınızı, ortaklarınızın, arsalarınıza halen imar planı verilmediğinden ve verilmesinin de belirsiz olmasından dolayı, arsaların satışını ve daha sonrada kooperatifin tasfiyesini talep ettiklerini belirterek, bu satış hasılatının kurumlar vergisi ve KDV’ne tabi olup olmadığı sorulmaktadır. 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 7. maddesinin 16 numaralı bendinde, “Esas mukavelelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, idare meclisi, başkan ve üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmemesi, ihtiyat akçelerinin ortaklara dağıtılmaması ve münhasıran ortaklarda iş görülmesine dair hükümler bulunması şartı ile kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanacağı, esas mukavelelerinde yukarıdaki şartlar mevcut olmakla beraber fiilen bu kayıt ve şartlara uymayan kooperatifler ile faaliyete geçen üst kuruluşlara girmeyen kooperatiflerin ise muafiyetten yararlanamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümlere göre, söz konusu kooperatif üst birliğe üye olmadığı için kurumlar vergisine tabi olması gerekmektedir. Ayrıca kooperatifin sahibi bulunduğu arsayı satması halinde sözü edilen muaflık şartlarından biri ihlal edilmiş olacağından, kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanamayacaktır. Bu suretle yapılan gayrimenkul (arsa) satışından elde edilen kazancın, kurumlar vergisinin mevzuunu teşkil eden ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinin 1. bendine göre ticari kazanç olarak değerlendirilecektir. Esasen kurumlar vergisi mükellefi olan ve bazı şartları taşıdıkları sürece bu vergiden muaf tutulan kooperatif şirketler bu şartlardan herhangi birisini kaybettikleri takdirde ticari bir işletme hüviyeti kazanmaktadır. Öte yandan, Gelir Vergisi Kanunu’nun 75. maddesinin 2. fıkrasının 2. bendinde, “iştirak hisselerinden doğan kazançlar (limited şirket ortaklarının iş ortaklarının ortakları ve komanditerlerin kar payları ile kooperatiflerin dağıttıkları kazançlar bu zümreye dahildir. Kooperatiflerin ortakları ile yaptıkları muamelelerden doğan karların ortaklara kooperatifle yaptıkları muameleler nispetinde tevzii kazanç dağıtımı sayılmaz)”ın menkul sermaye iradı sayılacağı” hükmü yer almaktadır. Yine aynı Kanunun “Beyanname Verilmeyen Haller” başlıklı 86. maddesinin 1. bendine göre,”Tüm mükellefiyette vergiye tabi gelirin (yabancı memleketlerde elde edilenler hariç) sadece; ………….. c) Tevkif yoluyla vergilendirilmiş bulunan ve gayrisafi tutarları toplamı 103. maddede yazılı tarifenin birinci ve ikinci gelir dilimleri toplamının yarısını aşmayan menkul sermaye iratlarından ve vergi alacağı dahil kurumlardan elde edilen kar paylarından ibaret ise yıllık beyanname verilmeyeceği” hükme bağlanmıştır. Bu hükümlere göre, söz konusu kooperatifin sahibi bulunduğu arsayı ortaklar dışında kılan üçüncü kişilere satması halinde Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 7/16. maddesindeki münhasıran ortaklıklarla iş görüşmesi şartı ihlal edilmiş olduğundan kurumlar vergisine tabi olması gerekmektedir. Öte yandan, kooperatifin sahibi bulunduğu arsanın satışından doğan karın ortaklara dağıtılması halinde ise bu satış dolayısıyla elde edilen gelir, Gelir Vergisi Kanunu’nun 75/2. maddesine göre menkul sermaye iradı olarak değerlendirileceğinden, bu tutarların belirlenen haddi aşması halinde, ortaklar tarafından gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. 3065Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/1. maddesine göre, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi bulunmaktadır. Yine aynı maddede, ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliği Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, Gelir Vergisi Kanunu’nda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edilir, denilmektedir. Kanunun 2/1. maddesinde ise teslim, “bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesidir” şeklinde tanımlanmıştır. Bu çerçevede, gayrimenkullerin bir iktisadi işletmeye dahil olması veya gayrimenkul sahibinin gayrimenkul alım ve satımını mutad ve sürekli bir iş olarak sürdürmesi halinde gayrimenkul tesliminin katma değer vergisine tabi olması, gayrimenkul sahibinin gerçek usulde gelir vergisi mükellefiyeti gerektirmeyecek şekilde özel mülke konu gayrimenkulünü satması halinde ise, katma değer vergisi uygulanmaması gerekir. Buna göre, kooperatifler iktisadi işletme niteliği taşıdığından kooperatifinizin aktifinde kayıtlı arsanın satışı katma değer vergisine tabi olacaktır. Bilgi edinilmesini rica ederim. |
kooperatifin arsa satışında kdv-Kemal Özmen
İstisna ve istisnadan vazgeçme uygulaması için bize ulaşabilirsiniz
kooperatif kdv muafiyet
Konut yapı kooperatiflerinde kdv mükellefi olup, olmayacakları süreç içinde değişen kanunlar sebebi ile değişiklik göstermektedir. Bu nedenle kuruluş tarihi, yapı ruhsatı tarihi v.b. bilgiler bilinmeden konut kooperatifin katma değer vergisi mükellefiyetinin açılıp, açılmayacağı bilinemez.
Detaylı bilgi için bize ulaşın
kooperatif kdv 2010
Konut yapı kooperatiflerinde kdv mükellefi olup, olmayacakları süreç içinde değişen kanunlar sebebi ile değişiklik göstermektedir. Bu nedenle kuruluş tarihi, yapı ruhsatı tarihi v.b. bilgiler bilinmeden konut kooperatifin katma değer vergisi mükellefiyetinin açılıp, açılmayacağı bilinemez.
Detaylı bilgi için bize ulaşın
Kooperatif kdv mükellefiyeti-KEMAL ÖZMEN
Konut yapı kooperatiflerinde kdv mükellefi olup, olmayacakları süreç içinde değişen kanunlar sebebi ile değişiklik göstermektedir. Bu nedenle kuruluş tarihi, yapı ruhsatı tarihi v.b. bilgiler bilinmeden konut kooperatifin katma değer vergisi mükellefiyetinin açılıp, açılmayacağı bilinemez.
Detaylı bilgi için bize ulaşın
kooperatiflerde kdv oranları
Konut yapı kooperatiflerinde kdv mükellefi olup, olmayacakları süreç içinde değişen kanunlar sebebi ile değişiklik göstermektedir. Bu nedenle kuruluş tarihi, yapı ruhsatı tarihi v.b. bilgiler bilinmeden konut kooperatifin katma değer vergisi mükellefiyetinin açılıp, açılmayacağı bilinemez.
Detaylı bilgi için bize ulaşın
kooperatiflerde kdv durumu
Konut yapı kooperatiflerinde kdv mükellefi olup, olmayacakları süreç içinde değişen kanunlar sebebi ile değişiklik göstermektedir. Bu nedenle kuruluş tarihi, yapı ruhsatı tarihi v.b. bilgiler bilinmeden konut kooperatifin katma değer vergisi mükellefiyetinin açılıp, açılmayacağı bilinemez.
Detaylı bilgi için bize ulaşın
kooperatiflerde kdv istisnası
Konut yapı kooperatiflerinde kdv mükellefi olup, olmayacakları süreç içinde değişen kanunlar sebebi ile değişiklik göstermektedir. Bu nedenle kuruluş tarihi, yapı ruhsatı tarihi v.b. bilgiler bilinmeden konut kooperatifin katma değer vergisi mükellefiyetinin açılıp, açılmayacağı bilinemez.
Detaylı bilgi için bize ulaşın
kooperatiflerde kdv beyannamesi
Konut yapı kooperatiflerinde kdv mükellefi olup, olmayacakları süreç içinde değişen kanunlar sebebi ile değişiklik göstermektedir. Bu nedenle kuruluş tarihi, yapı ruhsatı tarihi v.b. bilgiler bilinmeden konut kooperatifin katma değer vergisi mükellefiyetinin açılıp, açılmayacağı bilinemez.
Detaylı bilgi için bize ulaşın
Konut kooperatiflerinde kdv mükellefiyeti-Kemal Özmen
Konut yapı kooperatiflerinde kdv mükellefi olup, olmayacakları süreç içinde değişen kanunlar sebebi ile değişiklik göstermektedir. Bu nedenle kuruluş tarihi, yapı ruhsatı tarihi v.b. bilgiler bilinmeden konut kooperatifin katma değer vergisi mükellefiyetinin açılıp, açılmayacağı bilinemez.
Detaylı bilgi için bize ulaşın
Konut kooperatiflerinde kdv mükellefiyeti
Yapı kooperatiflerinde kdv mükellefiyeti
Konut yapı kooperatiflerinde kdv mükellefi olup, olmayacakları süreç içinde değişen kanunlar sebebi ile değişiklik göstermektedir. Bu nedenle kuruluş tarihi, yapı ruhsatı tarihi v.b. bilgiler bilinmeden konut kooperatifin katma değer vergisi mükellefiyetinin açılıp, açılmayacağı bilinemez.
Detaylı bilgi için bize ulaşın
Konut yapı kooperatiflerinde kdv mükellefiyeti-Kemal ÖZMEN
Konut yapı kooperatiflerinde kdv mükellefi olup, olmayacakları süreç içinde değişen kanunlar sebebi ile değişiklik göstermektedir. Bu nedenle kuruluş tarihi, yapı ruhsatı tarihi v.b. bilgiler bilinmeden konut kooperatifin katma değer vergisi mükellefiyetinin açılıp, açılmayacağı bilinemez.
Detaylı bilgi için bize ulaşın
Bireysel Emeklilikte vergi oranları tekrar belirlendi-06.09.2012 Resmi gazete
13/8/2012 TARİHLİ VE 2012/3571 SAYILI
KARARNAMENİN EKİ
KARAR
MADDE 1 – 12/1/2009 tarihli ve 2009/14592 sayılı Kararnamenin eki Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (15) numaralı bendinin (c) alt bendi yürürlükten kaldırılmış, anılan fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.
“16. a) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (16) numaralı bendinin (a) alt bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından % 15,
b) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (16) numaralı bendinin (b) alt bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından % 10,
c) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (16) numaralı bendinin (c) alt bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından % 5.”
MADDE 2 – Bu Karar 29/8/2012 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3 – Bu Karar hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.
a) On yıldan az süreyle katkı payı ödeyerek ayrılanlar ile bu süre içinde kısmen ödeme alanlara yapılan ödemelerin içerdiği irat tutarı (28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu kapsamında bireysel emeklilik hesabına yapılan Devlet katkılarının ödemeye konu olan kısımlarına isabet eden irat tutarı dahil.),
b) On yıl süreyle katkı payı ödemiş olmakla birlikte emeklilik hakkı kazanmadan ayrılanlar ile bu süre içinde kısmen ödeme alanlara yapılan ödemelerin içerdiği irat tutarı (4632 sayılı Kanun kapsamında bireysel emeklilik hesabına yapılan Devlet katkılarının ödemeye konu olan kısımlarına isabet eden irat tutarı dahil.),
c) Emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin içerdiği irat tutarı (4632 sayılı Kanun kapsamında bireysel emeklilik hesabına yapılan Devlet katkılarının ödemeye konu olan kısımlarına isabet eden irat tutarı dahil.).”


