Borçlar kanununa göre takasın şartları

F. Takas
I. Koşulları
1. Genel olarak
MADDE 139- İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde,
her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir.
Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.
Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması
koşuluyla ileri sürülebilir.

Borçlar kanunu-Kısmi Ödemelerde uygulanacak süreç

II. Mahsup
1. Kısmen ödemede
MADDE 100- Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme
hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz.
Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi,
güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.

Kooperatif ortaklarının yönetim gideri karşılığı olarak ödedikleri paralardan harcanmayarak iade edilen kısımlar

i) Kooperatif ortaklarının yönetim gideri karşılığı olarak ödedikleri paralardan harcanmayarak iade edilen kısımlar ile aşağıda belirtilen kooperatiflerin ortakları için;

1) Tüketim kooperatiflerinde, ortakların kişisel ve ailevî gıda ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak için satın aldıkları malların değerine,

2) Üretim kooperatiflerinde, ortakların üreterek kooperatife sattıkları veya kooperatiften üretim faaliyetinde kullanmak üzere satın aldıkları malların değerine,

3) Kredi kooperatiflerinde, ortakların kullandıkları kredilere,

göre hesapladıkları risturnlar.

Bu risturnların ortaklara dağıtımı, kâr dağıtımı sayılmaz. Risturnun nakden veya aynı değerde mal ile ödenmesi istisnanın uygulanmasına engel değildir.

Ortaklardan başka kimselerle yapılan işlemlerden doğan kazançlar ile ortaklarla ortaklık statüsü dışında yapılan işlemlerden doğan kazançlar hakkında risturnlara ilişkin istisna hükmü uygulanmaz. Bunların genel kazançtan ayrılmasında, ortaklarla yapılan iş hacminin genel iş hacmine olan oranı esas alınır.

(6009 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle eklenen paragraf Yürürlük; 01.08.2010) Bu bent hükümleri, 29/6/2004 tarihli ve 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanununa göre kurulan Birliklerin üyeleri ile yaptıkları muameleler hakkında da uygulanır.
(2) Bu maddedeki istisnaların uygulanmasına ilişkin usûlleri tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

(3) İştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere, kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum kazancından indirilmesi kabul edilmez.

Ara defter tasdikinde tasdik makamının seçilip, seçilmeyeceği hk.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.35.18.02-1741-722

30/07/2012

Konu

:

Ara defter tasdikinde tasdik makamının seçilip, seçilmeyeceği hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; İlimiz … İlçesinde mali müşavirlik yaptığınız, … İlçesindeki noterlerden yeterli hizmet alamadığınızdan bahisle, müşterilerinize ait ticari defterlerin ara tasdiklerini İlimiz … İlçesinde bulunan notere yaptırıp yaptıramayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Tasdik Makamı” başlıklı 223 üncü maddesinde; “Defterler, iş yerinin, iş yeri olmayanlar için ikametgahın bulunduğu yerdeki noter veya noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar, menkul kıymet ve kambiyo borsasındaki acentalar için borsa komiserliği tarafından tasdik olunur…” hükmü bulunmaktadır.

Bu hükme göre, defterlerin mükelleflerin işyerlerinin, işyerleri yoksa ikametgahlarının bulundukları yerdeki ( bulundukları yerden kasıt ilin büyükşehir belediyeliği, varsa merkez ilçeler de dahil olmak üzere büyükşehir belediye hudutları içinde kalan kısım, merkez ilçe olmayan diğer ilçelerde ise, o ilçe belediye hudutları içinin esas alınması anlaşılacaktır.) noterler veya noterlik görevini yapanlar tarafından tasdik edilmesi gerekmektedir.

Buna göre, İlimiz büyükşehir belediye başkanlığı içinde yer alan … İlçesindeki mükelleflere ait defterlerin ara tasdik işlemlerinin yine İlimiz büyükşehir belediye başkanlığı içinde yer alan … İlçesi noterliğinde yapılmasında bir sakınca bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Ödenen emlak vergisinin gider olarak mı yoksa maliyet olarak mı dikkate alınacağı

 

T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı
:
B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-2292
25/07/2012
Konu
:
Ödenen emlak vergisinin gider olarak mı yoksa maliyet olarak mı dikkate alınacağı.  
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda,  şirketinizin … ili …. ilçesi … Pafta … Ada … Parselde bulunan … m² arsayı … tarihinde satın aldığı arsa üzerinde bir inşaat projesi yapımına başlandığı, inşaat izin süreçleri ve mimari çalışmaların devam ettiği, arsanın … yılı emlak vergisinin 1. ve 2. taksitlerinin ödendiği, ödenen bu verginin inşaat maliyeti kapsamında  ayrı bir hesapta bilançonun aktifinde takip edildiği belirtilerek, ödenen emlak vergisinin inşaat gideri olarak gelir tablosunda mı yoksa projenin bir maliyeti olarak bilançonun aktifinde mi takip edilmesi gerektiği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6’ncı maddesinin birinci fıkrasıyla kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin ikinci fıkrasıyla da safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
            Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.
            193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “İndirilecek Giderler” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “Safî kazancın tespit edilmesi, için aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir:
            6. İşletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar”  hükmü yer almaktadır.
            213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Maliyet Bedeli” başlıklı 262’nci maddesinde; maliyet bedelinin, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade edeceği hüküm altına alınmıştır.
            Aynı Kanunun “Gayrimenkuller” başlıklı 269’uncu maddesinde, iktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkullerin maliyet bedelleri ile değerleneceği hüküm altına alınmış ve “Gayrimenkullerde maliyet bedeline giren giderler” başlıklı 270’inci maddesinde ise; gayrimenkullerde maliyet bedeline, satın alma bedelinden başka, makine ve tesisatta gümrük vergileri, nakliye ve montaj giderleri ile mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsanın tesviyesinden mütevellit giderlerin gireceği, ayrıca noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Özel Tüketim Vergilerinin maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükelleflerin serbest oldukları hükme bağlanmıştır.
            Anılan Kanunun “İnşa ve imal giderleri” başlıklı 271’inci maddesinde ise; inşa edilen binalarda ve gemilerde, imal edilen makina ve tesisatta, bunların inşa ve imal giderlerinin, satın alma bedeli yerine geçeceği hükmü yer almaktadır.
            Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketiniz tarafından satın alınarak inşaatına başlanılan arsa için ödenen emlak vergisinin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.
              Bilgi edinilmesini rica ederim.

Gayrimenkul işletme kooperatifi nedir ? Nasıl kurulur? Gayrimenkul işletme kooperatifleri

Detaylı bilgi için bize ulaşın [email protected]

Hata: İletişim formu bulunamadı.

kooperatif-kurulus%cc%a7u

Sağlık kooperatifleri nedir? nasıl kurulur ? Vergisel durumları nedir? Sağlık kooperatifi

Detaylı bilgi için [email protected]

Paylı Mülkiyet-Medeni Kanun

Kat malikleri ve kat irtifakı sahiplerinin ortak yerler üzerinde yararlanma hakkını ve oranını düzenleyen 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 16. maddesinde, hükmü öngörülmüştür.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 688. maddesinde; paylı mülkiyette birden çok kimsenin, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik oldukları belirtilmiş; 693. maddesinde ise, paydaşlardan her birinin, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilecekleri ve onu kullanabilecekleri benimsenmiştir.

Görüldüğü üzere, paylı mülkiyette paydaşlardan her biri, diğer paydaş ya da paydaşlara karşı eşyanın elinden alınmasında istihkak davası, hakkının ihlali halinde el atmanın önlenmesi davası açabilir.

Öteden beri öğreti ve uygulamada, paylı mülkiyete konu olan taşınmaz paydaşlarından birinin, o taşınmaz malın tamamını kullanmasının, öteki paydaşa ya da paydaşlara bir tazminat ödemesini gerektirdiği kabul edilmiş ve bir paydaşın ötekinden tazminat isteyebilmesi, kullanmadan eylemli olarak alıkonulmasına bağlanmıştır.

Önemle vurgulanmalıdır ki; uygulamada, bu tazminat olarak nitelendirilmiş ve Yargıtay, bir paydaşın tazminat ile sorumlu tutulabilmesi için, öbür paydaşı ya da paydaşları ettiğinin gerçekleşmesi doğrultusunda içtihatlarını kökleştirmiştir ( HGK 11/10/1950 T., 4/17 E. – 49 K.; 6. HD. 03/11/1961 T., 3086 E. – 3988 K.; 11/11/1961 T., 4452 E. – 6190 K.; 02/02/1962 T., 8902 E. 909 K.; 17/11/1975 T., 6103 E. -7132 K.; 08/03/1976 T., 1038 E. – 1578 K.; 3. HD. 14/02/1961 T., 9101 E. -7200 K.; 29/12/1980 T., 6335 E. – 6335 K.; 01/03/1982 T., 729 E. – 847 K.; 05/06/1985 T., 3402 E. – 4111 K.; 2. HD. 21/03/1968 T., 1235 E. 1782 K.; 13. HD. 12/05/1982 T., 2880 E. – 3480 K.).

Şu açıklamalardan anlaşıldığı üzere; paylı mülkiyette paydaşlar, intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesinin ise; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlı bulunduğu kuşkusuzdur.

Tüm açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde; kat irtifaklı yapıda ana taşınmazın ortak yerlerinden olduğu kuşkusuz ve çekişmesiz bulunan dava konusu bahçede, kat maliklerinin birlikte ve paylan oranında kullanma hakları mevcut olup; davalı kiracı da mal sahibine izafeten bu haktan yararlanmaktadır. Daha önce dava konusu ortak bahçenin tamamının davalı tarafından kullanılmasına rıza gösteren diğer kat malikleri tarafından keşide edilen ihtarnamede, tebliğden itibaren 3 gün içinde davalının ortak bahçeye müdahalesine son vermesi istenilmiş ve ihtarnamenin 01.07.2004 tarihinde bizzat tebliği ile davalı uyarılmıştır. O halde, bu tarihten önce intifadan men koşulu gerçekleşmemiş olup, diğer paydaşlarca davalıya herhangi bir uyan yapılmamıştır.

Ayıptan sorumluluk -Borçlar kanunu 219

MADDE 219- Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.
Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.

5 puanlık işveren teşviği hangi şehirlerde arttı

14 Temmuz 2013 PAZAR
Resmî Gazete
Sayı : 28707

BAKANLAR KURULU KARARI

Karar Sayısı : 2013/4966
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sigorta primine esas kazanç alt sınırı üzerinden uygulanacak ilave puan, ilave puan uygulanacak iller ve uygulama süresi hakkındaki ekli Kararın yürürlüğe konulması; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 29/5/2013 tarihli ve 9140493 sayılı yazısı üzerine, anılan Kanunun 81 inci maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 30/5/2013 tarihinde kararlaştırılmıştır.

Abdullah GÜL
CUMHURBAŞKANI
Recep Tayyip ERDOĞAN
Başbakan
B. ARINÇ A. BABACAN B. ATALAY B. ATALAY
Başbakan Yardımcısı Başbakan Yardımcısı Başbakan Yardımcısı Başbakan Yardımcısı V.
S. ERGİN F. ŞAHİN E. BAĞIŞ F. ŞAHİN
Adalet Bakanı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Avrupa Birliği Bakanı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı V.
F. ÇELİK E. BAYRAKTAR C. YILMAZ M. Z. ÇAĞLAYAN
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çevre ve Şehircilik Bakanı Dışişleri Bakanı V. Ekonomi Bakanı
E. BAĞIŞ N. AVCI M. M. EKER H. YAZICI
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı V. Gençlik ve Spor Bakanı V. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Gümrük ve Ticaret Bakanı
M. GÜLER C. YILMAZ Ö. ÇELİK M. ŞİMŞEK
İçişleri Bakanı Kalkınma Bakanı Kültür ve Turizm Bakanı Maliye Bakanı
N. AVCI İ. YILMAZ V. EROĞLU
Milli Eğitim Bakanı Milli Savunma Bakanı Orman ve Su İşleri Bakanı
M. MÜEZZİNOĞLU B. YILDIRIM
Sağlık Bakanı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı

30/5/2013 TARİHLİ VE 2013/4966 SAYILI

KARARNAMENİN EKİ

KARAR
Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Kararın amacı; sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksi dikkate alınarak belirlenen ekli listelerdeki yerlerde sigorta primi işveren hissesi teşviki uygulanmak suretiyle üretim ve istihdam imkânlarını artırmaktır.

(2) Bu Karar; ekli (I), (II) ve (III) sayılı listelerde belirtilen yerlerde faaliyet gösteren ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi hükümlerinden yararlanıp, 10 ve üzerinde sigortalı çalıştıran özel sektöre ait işyerlerini kapsar.

İlave sigorta primi teşvik oranı ve uygulama süresi

MADDE 2 – (1) 1 inci madde kapsamındaki yerlerde faaliyet gösteren özel sektör işyerlerine, 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamında uygulanan malûllük, yaşlılık ve ölüm sigorta primi işveren hissesinde beş puanlık prim teşvikine ilave olarak, sigorta primine esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanmak üzere altı puan ilave edilmek suretiyle sigorta primi teşviki uygulanır.

(2) Bu Karar kapsamındaki teşvik;

a) Ekli (I) sayılı listede belirtilen yerlerde faaliyet gösteren işyerleri için 31/12/2016 tarihine kadar,

b) Ekli (II) sayılı listede belirtilen yerlerde faaliyet gösteren işyerleri için 31/12/2017 tarihine kadar,

c) Ekli (III) sayılı listede belirtilen yerlerde faaliyet gösteren işyerleri için ise 31/12/2018 tarihine kadar,

uygulanır.

Sigorta primi teşviki kapsamına girmeyen işyerleri

MADDE 3 – (1) 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamında sigorta primi teşvikinden yararlanamayan işyerleri ile aynı Kanunun ek 2 nci maddesinde öngörülen sigorta primi teşvikinden yararlanmakta olan işyerleri hakkında bu Karar hükümleri uygulanmaz.

Uygulama ile ilgili işlemler ve denetim

MADDE 4 – (1) Sigorta primi işveren hissesi desteğinin uygulanması ile ilgili işlemler Sosyal Güvenlik Kurumunca ilgili mevzuatı çerçevesinde yürütülür.

(2) Yapılan kontrol ve denetimlerde, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığının tespit edilmesi halinde, bu işverenler, bir yıl süreyle destek unsurlarından yararlanamaz.

(3) Sigorta primi teşvikinden yersiz olarak faydalanıldığının tespiti halinde, yararlanılan teşvik tutarı, 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi çerçevesinde gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilir.

Düzenleme yetkisi

MADDE 5 – (1) Bu Kararın uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve gerektiğinde uygulama esaslarını belirlemeye Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilidir.

Yürürlük

MADDE 6 – (1) Bu Karar 1/1/2013 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 7 – (1) Bu Karar hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

I-II-III SAYILI LİSTELER

Taşınmazın fiilen tamamlanıp tamamlanmadığı ve bağımsız bölümlerinin 2/3’ünün kullanılmaya başlanıp başlanmadığı kat irtifakı kurulup kurulmadığı araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken henüz kat mülkiyetine geçilmediği nedeni ile itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir

Yargıtay 12.Hkuk Dairesi 2003/5198 Esas 2003/7707 Karar İçtihat

Taşınmazın fiilen tamamlanıp tamamlanmadığı ve bağımsız bölümlerinin 2/3’ünün kullanılmaya başlanıp başlanmadığı kat irtifakı kurulup kurulmadığı araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken henüz kat mülkiyetine geçilmediği nedeni ile itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
(Karar Tarihi : 08.04.2003)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 17/son maddesinde; “””kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin 2/3’ü fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi, ana gayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır”” kuralı düzenlenmiştir. Her ne kadar, tapudan gelen cevapta taşınmaz üzerinde henüz kat mülkiyeti kurulmadığı belirtilmekte ise de, mercice yukarıda belirtilen kural gereğince taşınmazın fiilen tamamlanıp tamamlanmadığı ve bağımsız bölümlerinin 2/3’ünün kullanılmaya başlanıp başlanmadığı kat irtifakı kurulup kurulmadığı araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken henüz kat mülkiyetine geçilmediği nedeni ile itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

KARAR : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 08.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.

Takibin dayanağı olan 8.8.2001 tarihli kat malikleri kurulu kararında borçlunun imzasının bulunmaması sonucu etkilemez. Anılan karar Sulh Hukuk Mahkemesince iptal edilmediği sürece bağlayıcı niteliktedir

Takibin dayanağı olan 8.8.2001 tarihli kat malikleri kurulu kararında borçlunun imzasının bulunmaması sonucu etkilemez. Anılan karar Sulh Hukuk Mahkemesince iptal edilmediği sürece bağlayıcı niteliktedir.
(Karar Tarihi : 03.03.2003)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mercii kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 37/son maddesi gereğince “kesinleşen işletme projeleri veya kat malikleri kurulunun işletme giderleriyle ilgili kararları” İİK.nun 68/1. maddesinde sayılan belgelerdendir. Takibin dayanağı olan 8.8.2001 tarihli kat malikleri kurulu kararında borçlunun imzasının bulunmaması sonucu etkilemez. Anılan karar Sulh Hukuk Mahkemesince iptal edilmediği sürece bağlayıcı niteliktedir. Bu nedenle Mercii Hakimliğinin aksine gerekçesi isabetli değil ise de, yönetici M____ D____’ın şahsı adına takip yapması yasaya uygun görülmediğinden itirazın kaldırılması isteminin reddi, sonucu itibariyle doğru olup, karar onanmalıdır.

KARAR : Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile soncu doğru mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nın 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 5.000.000.-TL. onama harcı peşin alındığından mahsubuna, bakiye 2.880.000.-TL. harcın temyiz edenden alınmasına, 3.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.

İİK.68.maddenin işletme projesi için öngördüğü kesinleşme koşulu kat malikleri kurulu kararlarında aranmaz

İİK.68.maddenin işletme projesi için öngördüğü kesinleşme koşulu kat malikleri kurulu kararlarında aranmaz.

Anılan kararın genel mahkemede iptal edildiği yönünde bir iddia ileri sürülmediğine ve borçlu ödeme belgesi de sunamadığına göre itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
(Karar Tarihi : 01.02.2002)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı Merci kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasanın 37/son maddesi gereğince Kat Malikleri Kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları İİK. nun 68/1. maddesinde yazılı belgelerden sayılır. Aynı maddenin işletme projesi için öngördüğü kesinleşme koşulu kat malikleri kurulu kararlarında aranmaz. Anılan kararın genel mahkemede iptal edildiği yönünde bir iddia ileri sürülmediğine ve borçlu ödeme belgesi de sunamadığına göre itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, kanuni olmayan gerekçelerle yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsizdir.

KARAR : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Takip konusu alacak 13.7.1997 tarihli işletme projesine dayanmıştır. 634 Sayılı Kanunun 37/son maddesi hükmüne göre bu proje kat maliklerine veya bağımsız bölümlerden yararlananlara imzaları karşılığında bildirilmesi şarttır

Takip konusu alacak 13.7.1997 tarihli işletme projesine dayanmıştır. 634 Sayılı Kanunun 37/son maddesi hükmüne göre bu proje kat maliklerine veya bağımsız bölümlerden yararlananlara imzaları karşılığında bildirilmesi şarttır.
(Karar Tarihi : 22.04.1999)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu Ş____ D____ vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 25.3.1999 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

Takip konusu alacak 13.7.1997 tarihli işletme projesine dayanmıştır. 634 Sayılı Kanunun 37/son maddesi hükmüne göre bu proje kat maliklerine veya bağımsız bölümlerden yararlananlara imzaları karşılığında bildirilmesi gerektiği şartını taşımasına rağmen incelenen icra dosyasında bu lazimeye riayet edilmeksizin borçluya çıkarılan taahhütlü mektubun tebliğ edilemeden iade edildiği nazara alınmaksızın, anılan belgenin İİK. 68. maddesinde belirtilen belgelerden sayılamayacağı gözardı edilerek yazılı şekilde istemin reddi yerine kabulü isabetsizdir.

KARAR : Borçlu Ş____ vekilinin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.04.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.

Kat irtifakına geçilen kooperatiflerde de genel kurul kararları İİK. 68. maddesinde yazılı belgeler kapsamındadır

Kat irtifakına geçilen kooperatiflerde de genel kurul kararları İİK. 68. maddesinde yazılı belgeler kapsamındadır.
(Karar Tarihi : 05.02.1998)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Merciİ kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 12.1.1998 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

Takip 22.6.1997 tarihli Kat Malikleri Kurulu kararına dayalı olarak yapılmıştır. Borçlu kendi dairesine ait iskan raporu alınmadığı cihetle genel giderleri ödemek yükümlülüğünde olmadığından alacağa itiraz etmiştir. 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun 17/son maddesi hükmüne göre; kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmış ise, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi ana gayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır. Aynı Kanunun 37/son maddesi uyarınca da kat malikleri kurulu kararı İİK. 68. maddesinde yazılı belgeler kapsamındadır. Kat irtifakına geçilen kooperatiflerde de genel kurul kararları aynı nitelikte sayılır. Mercice bu yönde bir araştırma yapılmamıştır.

Borçlunun genel kurul kararında imzası bulunmadığından, kesinleşmiş bir işletme projesi de olmadığından bahisle alacaklının itirazın kaldırılması isteminin reddi isabetsizdir.

KARAR : Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 05.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.