KONU: Tebliğde Sayılan Kurum Ve Kuruluşlar Dışındaki Kuruluşlara Yapılan İnşaat Taahhüt İşleri Nedeniyle Taşeronlara Yapılacak Ödemelerde Tevkifat Uygulanıp Uygulanmayacağı Hk.

T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

İstanbul Defterdarlığı

Usul Gelir Müdürlüğü

 

 

TARİH: 27.04.2004 VE SAYI:KDV.MUK.B.07.4.DEF.0.34.18.09.2556

 

KONU: Tebliğde Sayılan Kurum Ve Kuruluşlar Dışındaki Kuruluşlara Yapılan İnşaat Taahhüt İşleri Nedeniyle Taşeronlara Yapılacak Ödemelerde Tevkifat Uygulanıp Uygulanmayacağı Hk.

 

… A.Ş.

 

İlgi dilekçeniz ile 89 ve 91 Seri No.lu KDV Genel Tebliğlerinde sayılan kurum ve kuruluşlar dışındaki kuruluşlara yapmakta olduğunuz inşaat-taahhüt ve yapım işleri nedeniyle taşeronlara yapacağınız ödemelerde tevkifat uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Defterdarlığımız görüşü sorulmaktadır.

 

3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9 uncu maddesinde gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir.

 

Bu yetkiye istinaden 28.02.2004 tarih, 25387 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 91 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin,

 

  1. Sorumlu Tayin Edilen ve Tevkifat Yapacak Kuruluşlar, başlıklı bölümüne göre,

 

Bakanlığımıza tanınan yetkiye dayanılarak, aşağıda sayılan kurum ve kuruluşların yine aşağıda belirtilecek işlemlere ait katma değer vergisini tevkifata tabi tutmaları uygun görülmüştür.

 

Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve bunların teşkil ettikleri birlikler,

 

  • Döner sermayeli kuruluşlar,
  • Kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,
  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
  • Üniversiteler (vakıf üniversiteleri hariç),
  • Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,
  • Bankalar ve özel finans kurumları,
  • Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri),
  • Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar
  • Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar,

 

Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,

birbirlerine karşı ifa ettikleri hariç olmak üzere, aşağıda belirtilen hizmetlerde katma değer vergisi tevkifatı yapmakla zorunludur.

 

  1. Tevkifat Uygulanacak İşlemler

 

Yukarıda sayılan kurum ve kuruluşların;

 

  • Yapım işleri ile bu işlere ilişkin mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetleri,
  • Temizlik, bahçe ve çevre bakım hizmetleri,
  • Özel güvenlik hizmetleri,
  • Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetleri,
  • Her türlü yemek servisi,
  • Danışmanlık ve denetim hizmetleri,

 

alımlarına ait bedel üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin aşağıda belirtilen oranlara göre belirlenecek kısmı bu kurum ve kuruluşlarca sorumlu sıfatıyla beyan edilmek ve ödenmek üzere tevkifata tabi tutulacaktır.

 

Tebliğin 4. bölümünde,

 

“Tevkifat oranı, hesaplanan katma değer vergisinin, temizlik, bahçe ve çevre bakımı, özel güvenlik, danışmanlık ve denetim hizmetlerinde %50’si, diğer hizmetlerde ise 1/3’üdür.”

 

şeklinde açıklama getirilmiştir.

 

Yine aynı Tebliğin,

 

  1. Tevkifata Tabi Tutulan İşlemlerin Kapsamı

 

  1. Yapım İşleri ile Bu İşlere İlişkin Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri bölümünde;

 

“Bu Tebliğin uygulanmasında yapım işleri; bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, taşkın koruma ve dekapaj gibi her türlü inşaat işleri ve bu işlerle ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, tamamlama, (boya badana dahil) her türlü onarım, restorasyon, çevre düzenlemesi, sondaj, yıkma, güçlendirme ve montaj işleri ile benzeri yapım işlerini kapsamakta ve tevkifata tabi bulunmaktadır.

 

 

Ayrıca, yapım işleri ile birlikte ifa edilen mimarlık ve mühendislik, etüt ve proje, harita ve kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hizmetleri ve benzeri hizmetlere de tevkifat uygulanacaktır. Ancak, bu hizmetler yapım işlerinden ayrı olarak danışmanlık ve benzeri hizmetler adı altında verildiği takdirde bu Tebliğin A/5-f bölümü kapsamında değerlendirilecektir.

 

Öte yandan, bu Tebliğin yayımını izleyen ay başından itibaren yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilmiş ve devredilecek yapım işlerinde, işi devreden her yüklenicinin, kendisine ifa edilen hizmete ait katma değer vergisi üzerinden bu tebliğdeki esaslar çerçevesinde tevkifat yapması uygun görülmüştür. Alt yüklenicilere uygulanan tevkifat, bu Tebliğin A/2 bölümünde sayılan kurum ve kuruluşlarca yapım işinin asıl yüklenicisine tevkifat uygulanmasına engel değildir.”

 

denilmektedir.

 

Buna göre, inşaat-taahhüt ve yapım işlerinin Tebliğde sayılan kurum ve kuruluşlara yapılması halinde taşeronlara yaptırılacak işlerde tevkifat uygulanacak, bunların dışındaki kurum ve kuruluşlara yapılan işlerde ve taşeronlara yaptırılacak işlerde ise tevkifat uygulanmayacaktır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

Blockchain ve Maaşlar

Blockchain, KDV veya transfer fiyatlandırması uygulamaları dışında personellere ödenen maaşlardan kesilen gelir vergileri için de kolay çözümler sunmaktadır. İşletmeler akıllı sözleşmeleri kullanarak, çalışan maaşlarını brüt olarak bankaya yatırabileceklerdir. Yatan maaş, sözleşme uyarınca algoritmalar aracılığıyla doğru vergilendirme oranları yapılarak net halde dönüştürülüp çalışana yatarken, kalan tutar Blockchain aracılığı ile hızlı bir şekilde vergi dairesine iletilecektir. Bu sayede işveren açısından maliyetler düşmüş olacak, gelir vergisi ve diğer kesintilerin daha hızlı vergi dairesine ulaşması sağlanacaktır.

 

yazarlar: Burak Döş (Vergi, Kıdemli Müdür) & Tunç Utku (Vergi, Asistan)​

Kat karşılığı sözleşmede müteahhitin sattığı kişilere direk tapu çıkartılabilir mi ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

 

 

T.C.

KASTAMONU VALİLİĞİ

Defterdarlık Gelir Müdürlüğü

 

   
Sayı : B.07.4.DEF.0.37.10.00-037.02-21 25/10/2011
Konu : Tapu Devri  

 

İlgide kayıtlı dilekçeniz ve eklerinin incelenmesinden, İlimizde bulunan 5 adet arsanın sahipleriyle kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlediğiniz ve söz konusu sözleşmeye göre 9 adet bağımsız bölümün tarafınıza devredileceği belirtilerek arsa sahiplerince tarafınıza devri yapılacak söz konusu gayrimenkullerin tarafınıza devredilmeksizin göstereceğiniz 3 üncü kişilere satışı işlemi ile ilgili olarak 492 sayılı Harçlar Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu yönünden Defterdarlığımızdan görüş talep edildiği anlaşılmıştır.

1- 492 sayılı Harçlar Kanunu Yönünden:

Bilindiği gibi, 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin 20/a fıkrasında, gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden (Cebri icra veşuyuun izalesi hallerinde satış bedeli, istimlaklerde takdir edilen bedel üzerinden) devir eden ve devir alandan ayrı ayrı tapu harcı aranılacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu harç oranı 29/12/2009 tarih ve 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 01/01/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere binde 16,5 olarak belirlenmiştir.

Diğer taraftan, gayrimenkul devir ve iktisabına yönelik tescil işlemi karşılığında tapu harcı tahsil edilmekte olup tapu harcı, tescili yapılan gayrimenkulün devrinin tapuya tescili sırasında doğmaktadır.

Buna göre, söz konusu gayrimenkullerin arsa sahiplerince tarafınıza devredilmeksizin göstereceğiniz 3 üncü kişilere satışı durumunda, tapuda yapılacak her bir tescil işlemi için 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin yukarıda açıklanan 20/a fıkrasına göre tapu harcı aranılması gerekmektedir.

2- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu Yönünden:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmış olup, Kanunun 232 inci maddesindede birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter
tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin;

  1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
  2. Serbest meslek erbabına;
  3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;
  4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;
  5. Vergiden muaf esnafa.

sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek mecburiyetinde oldukları düzenlenmiş bulunmaktadır.

Buna göre, tarafınızca inşaat taahhüt sözleşmesi kapsamında inşa edilen taşınmazların üçüncü kişilere satışı ve arsa sahiplerine arsa payı karşılığı olmak üzere devri halinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Kat karşılığı anlaşma yapılıp inşaat bittikten sonra arsa sahiplerine teslim edilen konutlar için tarafınızca düzenlenecek faturada, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 27 nci maddesi maddesi uyarınca gösterilecek emsal bedelinin, Vergi Usul Kanununun 267 nci madde hükmünde yer alan sıranın (Birinci sıra: Ortalama fiyat esası, İkinci sıra: Maliyet bedeli esası, Üçüncü sıra: Takdir esası) takip edilmesi suretiyle tespit edilmesi icap etmektedir. Tarafınızca üçüncü kişilere satışı yapılan gayrimenkuller için düzenlenecek faturalarda ise satış bedelinin esas alınacağı tabiidir.

Arsa sahiplerince arsa payı karşılığı olarak iktisap edilen gayrimenkullerin, aynı yılda birden fazla satılması veya birden fazla yılda daire satışına devam edilmesi halinde satışta devamlılık unsuru oluşacağından elde edilen kazancın ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmekte olup, bu kişilerce dairelerin satışı halinde Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesine göre fatura düzenlenmesi gerekmektedir.

Arsa karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaat işine karşılık olarak müteahhide devredilmesi gereken gayrimenkullerin, arsa sahiplerince müteahhit tarafından gösterilecek olan üçüncü şahıslara devredilmesi olayında ise söz konusu devirler arsa sahipleri tarafından satış işlemi olarak değerlendirilemeyeceğinden, bu işlemlerin esas olarak müteahhit tarafından satış işlemi olarak kabul edilmesi ve satışa ilişkin faturanın da müteahhit tarafından alıcı adına satış bedeli üzerinden düzenlenmesi gerekmektedir. Bu durumda, arsa sahipleri tarafından müteahhidin göstereceği üçüncü kişilere devredilecek taşınmazlar için fatura düzenleme yükümlülüğünüzün bulunmadığı tabiidir.

3- 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu Yönünden:

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş, söz konusu maddenin (4) numaralı bendinde ise gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden elde ettikleri kazancın ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır.

Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açıkbulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, dilekçeniz ekindeki, arsa sahibiyle yapılan sözleşmenin Genel Şartlar başlıklı 2 nci maddesinde arsa sahiplerine kaç adet daire verileceği ve bu dairelerin hangi daireler olduğu belirtilerek diğer dairelerin müteahhide bırakılacağı ifade edilmiştir.

Aynı sözleşmenin 11 inci maddesinde

“Tapuda kat irtifakı kurulacaktır. Mal sahibi müteahhide devretmeyi vaad ettiği %65 kat irtifak hissesini şöyle devredecektir. İnşaatın %65’i tamamlandığında müteahhidin hissesinin yarısı verilecektir. Tüm dairelerin bu sözleşmeye göre inşa edilerek hepsinin bitirilerek, çevre, park ve bahçe düzenlemelerinin, istinat duvarlarının yapılması tüm blokların iskanının alınmasından sonra müteahhit tarafından yapılması gereken her türlü işlemler eksiksiz ve kusursuz ve ayıpsız olarak bitirildiği, bilirkişinin hazırladığı tespit raporu ile tespit ettirildikten sonra tapuda müteahhide ait kat irtifak payının diğeryarısını vererek müteahhideait arsa payının tamamı devredilmiş olacak ve hemen kat mülkiyetine geçilerek bütün üyelerin kat mülkiyet tapuları kendilerine teslim edilecektir. Giderleri müteahhide ait olmak kayıt ve şartıyla kat mülkiyeti kurulma işlemlerinin tamamlanmasımüteahhidin vecibesidir.

Müteahhide bırakılan bağımsız bölümlere tekabül eden kat irtifak payının müteahhidin belirleyeceği kişilere ferağından evvel, bu kişiler ile müteahhit arasındaki inşaat sözleşmesi ilişkisinin arsa sahiplerini hiçbir şekilde bağlamadığını içeren belgeyi müştereken imza ederek arsa sahiplerine vereceklerdir. Müteahhit böyle bir belgenin inşaat sözleşmesinin tarafı olan kişilerce imzalanmasının sağlanacağını taahhüt eder.”

hükümleri yer almaktadır.

Bu hüküm ve açıklamalara göre; tapuda arsa sahipleri adına kayıtlı olmakla birlikte aranızdaki sözleşme gereği şahsınıza ait olan dairelerin üçüncü kişilere satışından elde edeceğiniz gelirin ticari kazancınızın tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.

Diğer taraftan, söz konusu dairelerin arsa sahipleri tarafından üçüncü kişilere tapuda devir işlemi gerçek bir satış işlemi olmayacağından ve bu devir işleminden elde edilen gelir tarafınızdan ticari kazanç olarak beyan edileceğinden arsa sahipleri adına gelir vergisi yönünden herhangi bir vergileme yapılmayacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

Kooperatifin Kentsel dönüşüm projesi kapsamında yapılan kira yardımı ve taşınma tazminatının vergi kanunları karşısındaki durumu hk.

Konu: Kentsel dönüşüm projesi kapsamında yapılan kira yardımı ve taşınma tazminatının vergi kanunları karşısındaki durumu hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ek dilekçede; şirketiniz tarafından, kooperatif adına kayıtlı arsa üzerine kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıkılarak tekrar yapılacak konutlara ilişkin olarak kooperatife yapılacak kira yardımı ile taşınma bedeli ödemelerinden tevkifat yapılıp yapılmayacağı, söz konusu ödemelerin gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı ile kooperatif tarafından şirketiniz adına fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.

VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN

13 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu belirtilmiş, 229 uncu maddesinde, fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen vesika olarak tarif edilmiş, 232 nci maddesinde ise fatura kullanma mecburiyetinde olanlar sayılmıştır.

Buna göre, 16/05/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında şirketiniz tarafından kooperatife yapılan kira yardımı ödemeleri karşılığında anılan kooperatifin kurumlar vergisi veya katma değer vergisi mükellefiyeti söz konusu ise şirketiniz adına fatura düzenlemesi, bu mükellefiyetleri söz konusu değil ise şirketiniz tarafından kooperatif adına gider pusulası düzenlenmesi gerekmektedir.

KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “Safi kurum kazancı” başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde, gelire giren kazanç ve irat unsurları sayılmış olup, bunlar ticari kazançlar, zirai kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar olarak hüküm altına alınmıştır.

Mezkûr Kanunun 70 inci maddesinde de; aynı maddede bentler halinde sayılan mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 262 nci maddesine göre maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin arttırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade etmektedir.

Genellikle kat karşılığı inşaatlarda müteahhit açısından arsa maliyet bedeli (arsa payı karşılığında) arsa sahibine teslim edilen daire ve işyerlerinin yapımı için yapılan harcamaların toplamını oluşturmakta olup, bu bedel inşaat maliyetinin de içerisinde yer almaktadır. Buna göre, arsa karşılığında müteahhit firma tarafından arsa sahibine verilecek daireler ve işyerleri için yapılan harcamalar veya ödenen nakit para anılan müteahhit firma açısından arsa sahibinden alınan arsa payının maliyet bedeli olacaktır. Müteahhit açısından kendisine kalan dairelerin maliyeti ise, hem kendi daireleri hem de bu dairelere isabet eden arsa payı için ödediği bedelin (arsa sahibine bıraktığı dairelerin, işyerlerinin maliyet bedeli veya nakit paranın) toplamı olmaktadır.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, kat karşılığı inşaatın arsa maliyet bedeli, şirketiniz tarafından arsa karşılığında arsa sahibine teslim edilecek gayrimenkulün inşaatı için yapılan harcamaların toplamından oluşmaktadır. Dolayısıyla, söz konusu harcamalar (inşaat süresince arsa sahibine yapılan kira yardımları dahil) tevsik edilmesi şartıyla inşaatın maliyetinin tespitinde dikkate alınabilecektir.

Ayrıca, kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıkılan daireler (mesken) için şirketiniz tarafından kooperatif hesabına, kooperatif tarafından da üyelere aylık kira yardımı olarak ödenen bedel, kiralama işlemine dayanmamakta olup yardım niteliğindeki bu ödemeler, Gelir Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde sayılan gelir unsurlarından hiçbirine girmemektedir. Dolayısıyla söz konusu kira yardımının anılan Kanunun 70 inci maddesi kapsamında elde edilen gayrimenkul sermaye iradı olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından  şirketiniz tarafından kooperatife kira yardımı olarak ödenen tutarlar üzerinden tevkifat yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Teslim alınamayan ofis için yapılan peşinat ödemesinin giderleştirilmesi

Konu: Teslim alınamayan ofis için yapılan peşinat ödemesinin giderleştirilmesi

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, sigortacılık faaliyetiyle iştigal eden Şirketinizin İstanbul’da şube işyeri açmak maksadıyla ofis satın almak için bir firma ile satış sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye istinaden 140.000-TL ödeme yapıldığını, ilgili firmanın aradan üç yıl geçmesine rağmen ofisinizi teslim etmediğini, bahse konu firmanın Bakırköy 9 … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/… esas numaralı kararı ile iflas erteleme kararı aldığını ve yasal sürecin halen devam ettiğini belirterek, söz konusu ofis için ödemiş olduğunuz 140.000-TL zararınızın karşılık ayırmak suretiyle kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususunda Başkanlığımızdan özelge talep edilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş; aynı maddenin ikinci fıkrasında da safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca, safi kurum kazancının tespit edilmesinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi yanında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.

Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinin birinci fıkrasında ise, “Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:

1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;

2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.

Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41’inci maddeleri hükümlerine uyulur.” hükmüne yer verilmiştir.

Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Şüpheli Alacaklar” başlıklı 323 üncü maddesinde; “Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;

1- Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;

2- Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar;

şüpheli alacak sayılır.

Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.

 

Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.

 

Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar-zarar hesabına intikal ettirilir.”

 

hükmü yer almaktadır.

 

Bu hükme göre, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; dava veya icra safhasında bulunan alacaklarla, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar şüpheli alacak sayılmakta, bu şartlardan herhangi birinin mevcut olmaması durumunda ise şüpheli alacak kaydına imkân bulunmamaktadır. Diğer yandan şüpheli alacaklar için dava veya icra takibine başlanıldığı yılda karşılık ayrılması gerekmekte olup, şüpheli hale geldiği hesap döneminde karşılık ayrılmayan alacaklar için daha sonraki dönemlerde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün olmamaktadır. Bir alacağın dava safhasında olduğunun kabulü için, mahkemeye dava, icraya takip için dilekçe verilmiş olması, ancak gerek mahkemeye gerek icraya yapılan başvuruların ciddiyetle takip edilmesi gerekmektedir.

 

Öte yandan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun;

 

“Erteleme tedbirleri” başlıklı 179/a maddesinde, mahkemenin, iflâsın ertelenmesi isteminde bulunulması üzerine, envanter düzenlenmesi ve yönetim kurulunun yerine geçmesi ya da yönetim kurulu kararlarının onaylanması için derhal bir kayyım atayacağı, ayrıca şirketin ve kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli diğer önlemleri alacağı, kayyımın atanmasına ilişkin karar, kayyımın mahkemece belirlenmiş görevleri ve temsil yetkisi ile bunların sınırları ve iflâsın ertelenmesine ilişkin talebin Kanunun 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usul ile mahkeme tarafından ilân ve ticaret siciline tescil ettirileceği, mahkemenin bu arada erteleme talebini karara bağlayacağı,

 

“Erteleme kararının etkileri” başlıklı 179/b maddesinde ise erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağı ve evvelce başlamış takipler duracağı, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetlerin işlemeyeceği,

 

hükme bağlanmıştır.

 

İflasın ertelenmesi kurumunun temel amacı, mali durumu bozulmuş ve iflası istenmiş olan bir sermaye şirketinin mali durumunun düzelmesi ihtimali bulunuyorsa gerekli tedbirleri alarak şirkete toparlanma ve yeniden üretim ve istihdam yaratma imkanı vermektir. Süreç sırasında iyileştirme projesine uygun olarak ticari faaliyete devam edilmektedir. Süreç sonunda başarıya ulaşılabilir, ödemeler yapılabilir ve ticari hayata devam edilebilir veya başarı sağlanamayarak iflas ya da konkordato sürecine de gidilebilir.

 

İflasın ertelenmesi kararı neticesinde, işletmeden alacağı olanların alacaklarını tahsil etme imkanını ortadan kaldırmamakta, sadece icra takiplerini engellemektedir. İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca iflasın ertelenmesi kararı dava açsın açmasın tüm alacaklılar bakımından sonuç doğurmaktadır.

 

Buna göre; özelge talep formunuz ve eklerinden Bakırköy 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.06.2013 tarihli ve E: 2013/… sayılı kararıyla iflasın ertelenmesine karar verdiği anlaşıldığından, mahkemece iflasın ertelenmesine ilişkin kararın verildiği 2013 hesap döneminde karşılık ayrılmayan alacağınız için 2014 ve müteakip yıllarda karşılık ayrılması mümkün bulunmamaktadır.

 

İşyeri yapı kooperatifinin kurumlar ve KDV mükellefiyeti.

Konu: İşyeri yapı kooperatifinin kurumlar ve KDV mükellefiyeti.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, kooperatifinizin herhangi bir işleminin ve arsa alımının olmadığı, üye kayıtlarının yapıldığı ve üyelerle işlem yapılacağı, bu nedenle KDV, geçici vergi, kurumlar vergisi beyannameleri ile Ba-Bs formlarının vergi dairesine verilip verilmeyeceği hakkında Defterdarlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisinden muaf olduğu hüküm altına alınmıştır.

 

Dolayısıyla, Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yazılı şartları sağlamanız halinde kooperatifiniz kurumlar vergisinden muaf tutulabilecektir. Kurumlar Vergisinden muaf olmanız halinde ise kurum geçici vergi beyannamesinin de verilmeyeceği tabiidir.

 

Diğer yandan, 4.2.2010 tarih ve 27483 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını “Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)” ile; mal ve hizmet satışlarını ise “Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu(Form Bs)” ile bildirmeleri yükümlülüğü getirilmiş ve söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadlerine bu Tebliğde yer verilmiş ve “Yükümlülük Kapsamındaki Mükellefler” başlıklı bölümünün 1.1.3 bendinde; Kurumlar Vergisinden muaf olan mükelleflerin, muafiyetten yararlandıkları hesap döneminden itibaren Ba-Bs bildirim formu vermeyecekleri belirtilmiştir.

 

Bu açıklamalara göre,  kooperatifinizin 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda belirtilen muafiyet şartlarını taşıması halinde bu muafiyetten yararlandığı hesap döneminden itibaren Ba-Bs bildirim formu verme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (k) bendinde belirtilen muafiyet şartlarının ihlal edilmesi durumunda, ihlal edilen dönemden itibaren yeniden Ba-Bs verme yükümlülüğünüzün başlayacağı tabidir.

 

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

 

KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV nin konusunu teşkil ettiği hükme bağlanmış, aynı kanununun 17/4-k maddesi ile de organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimleri KDV den istisna edilmiştir.

 

Konu ile ilgili açıklamaların yer aldığı Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin II/F-4.23. bölümünde, “3065 sayılı Kanunun (17/4-k) maddesine göre; organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimleri KDV’den istisnadır.

 

Organize sanayi bölgesi veya küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla, müteşebbis heyet, kooperatif veya diğer isimler altında iktisadi işletmeler oluşturulmaktadır. Bu organizasyonlar, arsayı temin etme, altyapıyı tamamlama, işyerlerini inşa etme gibi hizmetlerin tamamını veya bir kısmını yürütmek üzere kurulmaktadır.

 

Sözü edilen organizasyonların sadece arsa teslimleri ile işyeri teslimleri istisna kapsamına alınmıştır. Bu organizasyonların yapacakları her türlü hizmetler ile arsa ve işyeri dışındaki teslimlerinin yanı sıra bölge ve site dışındaki arsa ve işyeri teslimleri de genel hükümler çerçevesinde KDV’ye tabi olacaktır. Ayrıca bunlara yapılan mal ve hizmet satışlarında genel hükümler çerçevesinde vergi uygulanacağı tabiidir.” açıklamasına yer verilmiştir.

 

Dolayısıyla, söz konusu istisna hükmü yalnızca işyeri ve arsa teslimlerinizi kapsamakta olup, bunların dışında Kooperatifiniz tarafından yapılacak teslim ve hizmetler ile istisna kapsamındaki arsa ve işyeri teslimlerinize ilişkin olarak yapılan teslim ve hizmetler de dahil olmak üzere Kooperatifinize yapılacak teslim ve hizmetler genel hükümler çerçevesinde KDV ye tabi bulunmaktadır.

 

Buna göre, sadece istisna kapsamındaki işlemlerin yapılması durumunda KDV mükellefiyetinin tesis edilmesine gerek bulunmamaktadır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Anonim şirketin nevi değiştirerek kooperatife dönüştürülmesinde damga vergisi ve harç uygulaması.

Sayı: 97895701-155[9.2015/298]-56722

27.02.2017

Konu: Anonim şirketin nevi değiştirerek kooperatife dönüştürülmesinde damga vergisi ve harç uygulaması.

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, anonim şirket statüsünde bulunan şirketinizin kooperatife dönüştürülmesi işlemine ilişkin düzenlenecek kooperatif ana sözleşmesinin damga vergisinden, yapılacak işlemlerin harçtan istisna edilip edilmeyeceği hususunda görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.

DAMGA VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

488 Sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği, damga vergisinden istisna edilen kağıtların yer aldığı Kanuna ekli (2) sayılı tablonun “IV.Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünün (17) numaralı fıkrasında, Kurumlar Vergisi Kanununa göre yapılan birleşme, devir ve bölünmeler nedeniyle düzenlenen kağıtların damga vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesinin bir ve ikinci fıkralarında “(1) Bu Kanunun uygulanmasında aşağıdaki şartlar dahilinde gerçekleşen birleşmeler devir hükmündedir:

Birleşme sonucunda infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanunî veya iş merkezlerinin Türkiye’de bulunması.

Münfesih kurumun devir tarihindeki bilânço değerlerinin, birleşilen kurum tarafından bir bütün halinde devralınması ve aynen bilânçosuna geçirilmesi.

(2) Kurumların yukarıdaki şartlar dahilinde tür değiştirmeleri de devir hükmündedir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Buna göre, şirketinizin kooperatife dönüştürülmesine ilişkin işlemlerin Kurumlar Vergisi Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki şartlar dahilinde gerçekleşmesi halinde, düzenlenecek ana sözleşmenin 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablonun IV/17 fıkrası hükmüne istinaden damga vergisinden istisna edilmesi mümkün bulunmaktadır.

HARÇLAR KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

492 sayılı Harçlar Kanununun 38 inci maddesinde noter işlemlerinden 492 sayılı Kanuna bağlı (2) sayılı tarifede yazılı olanların noter harcına tabi olduğu belirtilmiştir. Kanuna bağlı (2) sayılı tarifenin “II. Maktu harçlar:” bölümünün “Defter tasdiki:” başlıklı 4 üncü fıkrasında da defter tasdiklerinden alınacak harç tutarları belirlenmiştir.

Aynı Kanunun 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında, özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen işlemlerden harç alınmayacağı; son fıkrasında ise, 492 sayılı Kanunun 123 üncü maddesinde veya diğer kanunlarda yer alan harçtan muafiyete ilişkin hükümlerin, 492 sayılı Kanuna bağlı (1) sayılı tarifenin “(A) Mahkeme Harçları” bölümünün (V) numaralı fıkrasındaki “keşif harcı” ve “B) İcra ve iflas harçları” bölümünün (III) numaralı fıkrasındaki “haciz, teslim ve satış harcı” bakımından uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.

492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinde, anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin kuruluş, sermaye artırımı, birleşme, devir, bölünme ve nev’i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemlerden harç alınmayacağı belirtilmektedir.

Buna göre, anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin kuruluş, sermaye artırımı, birleşme, devir, bölünme ve nev’i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemlerinin 492 sayılı Harçlar Kanununu 123 üncü maddesi hükmüne göre harçtan istisna edilmesi gerekmekte olup söz konusu istisna hükmü anonim şirketin kooperatife dönüştürülmesine ilişkin işlemleri kapsamamaktadır.

Öte yandan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 93 üncü maddesinde, “1. Kooperatifler, kooperatif birlikleri, kooperatif merkez birlikleri ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliği;

Birbirlerinden ve ortaklarından aldıkları faiz ve komisyonlar ile ortaklarına kefalet etmeleri dolayısiyle bunlardan aldıkları paralar, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinden,

Her nevi defterlerin ve ana sözleşmelerin tasdiki ve açılış tasdiklerinde sayfalarının mühürlenmesi her nevi harçtan ve Damga Vergisinden,

Kiraya verilmediği veya irat getirmiyen bir cihete tahsis edilmediği müddetçe sahip oldukları gayrimenkul mallar üzerinden alınacak her türlü vergilerden,

Ortakların temlik edecekleri gayrimenkuller her türlü vergi ve harcından,

Muaftır.” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, anonim şirket statüsünde bulunan şirketinizin dönüştürülmesi sonucunda kurulan kooperatifin her nevi defterlerinin ve ana sözleşmelerinin tasdiki ve açılış tasdiklerinde sayfalarının mühürlenmesi işlemlerinden dolayı ödenmesi gereken harçlardan muaf tutulması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Yapı ruhsatı tadilinde taşınmazlara uygulanması gereken KDV oranı

Konu: Yapı ruhsatı tadilinde taşınmazlara uygulanması gereken KDV oranı

İlgide kayıtlı özelge talep formu ile ek açıklama dilekçelerinizde; Şirketiniz tarafından İstanbul İlinde “Palas Projesi” adı altında yapımı devam eden inşaatlarınız için 9/9/2016 tarihinde 16/18532 sıra numaralı “Yapı Ruhsatı” alındığı ve söz konusu yapı ruhsatının 2017 yılı içerisinde tadil edildiği belirtilerek, net alanı 150 m² den küçük konutların tesliminde uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranının tespitinde 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) hükümlerinin mi, yoksa 2017/9759 sayılı BKK hükümlerinin mi esas alınması gerektiği konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 11 inci sırasında, net alanı 150 m² ye kadar konut teslimlerinde % 1 oranında KDV uygulanacağı belirtilmiştir. Ancak aynı Kararın 1 inci maddesinin altıncı fıkrasında; net alanı 150 m² ye kadar konutlardan 5216 sayılı Kanun kapsamındaki büyükşehirlerde lüks veya birinci sınıf inşaat olarak yapılanlar için üzerine yapıldığı arsanın birim m² vergi değerine bağlı olarak % 18 veya % 8 vergi oranı uygulanacağı hükmüne yer verilmiş ve 2017/9759 sayılı BKK ile yapı ruhsatı 1/1/2017 tarihinden (bu tarih dahil) sonra alınan konut inşaatı projeleriyle kamu kurum ve kuruluşlarıyla bunların iştirakleri tarafından ihalesi 1/1/2017 tarihinden itibaren yapılacak konut inşaatı projeleri için arsanın birim m² vergi değerleri güncellenmiştir.

Ayrıca, 2007/13033 sayılı BKK’nın geçici 2 nci maddesi gereğince, % 18 vergi oranına tabi konutların,  30/9/2017 tarihine kadar (bu tarih dahil) teslimlerinde % 8 vergi oranı uygulanacaktır.

Buna göre, özelge talep formunuza konu Şirketiniz tarafından yapımı devam eden inşaatlarınıza ilişkin olarak, 2017/9759 sayılı BKK’nın yürürlük tarihi olan 3/2/2017 tarihinden önce (9/9/2016 tarihinde) alındığı belirtilen yapı ruhsatında sonradan tadilat yapılsa dahi, bu yapı ruhsatı kapsamında yapılacak 150 m² den küçük konutların tesliminde, 2007/13033 sayılı BKK’nın geçici 2 nci maddesi de dikkate alınmak suretiyle 1/1/2013 tarihinde yürürlüğe giren 2012/4116 sayılı BKK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Ardiye Konut Net Alanına dahil mi ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Konu: Konut tesliminde KDV oranı
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Karabük ili, Merkez ilçe, 207 ada, 17 parselde kayıtlı 2, 3, 4 no.lu taşınmazların net alanlarının hesabında bunların ardiyelerinin dikkate alınıp alınmayacağı sorulmaktadır.

 

Katma değer vergisi (KDV) oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, ekli listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak belirlenmiştir.

 

Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 11 inci sırasında, net alanı 150 m²’ye kadar konut teslimlerinde % 1 oranında KDV uygulanacağı belirtilmiştir.

 

2016/9153 sayılı BKK ile 2007/13033 sayılı Karara eklenen Geçici 2 nci maddede “Bu Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranına tabi konutların, 31/3/2017 tarihine kadar (bu tarih dahil) teslimlerinde, aynı fıkranın (c) bendinde belirtilen vergi oranı”nın uygulanacağı hüküm altına alınmış, daha sonra da 2017/9759 sayılı BKK ile bu süre 30/9/2017’ye kadar uzatılmıştır.

 

Bu kapsamda;

 

-Net alanı 150 m² ve üstündeki konutların 2016/9153 sayılı Kararın yürürlük tarihi olan 8/9/2016 tarihinden önceki tesliminde % 18, 8/9/2016 ile 30/9/2017 tarihleri (bu tarihler dahil) arasındaki tesliminde % 8 oranında;

 

-Büyükşehir Belediyesi olmayan Karabük ilinde, net alanı 150 m²’ye kadar konutların tesliminde ise % 1 oranında KDV uygulanmaktadır.

 

Bununla birlikte, KDV Genel Uygulama Tebliğinin, (III/B-2.1.3) bölümünde, 2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 11 inci sırasında yer alan “net alan”ın tanımlanmasına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Ancak bu bölümün iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada, Danıştay Dördüncü Dairesinin 10/12/2014 tarihli ve Esas No: 2014/4835 sayılı Kararı ile söz konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

 

Yürütmenin durdurulması kararına Bakanlığımız tarafından itiraz edilmesi üzerine, Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun 25/3/2015 tarihli ve YD İtiraz No: 2015/5 sayılı Kararı ile “net alan” ile ilgili hüküm fıkrasına karşı yapılan itirazımızın reddine karar verilmiştir.

 

Bu çerçevede, Danıştay Dördüncü Dairesinin 10/12/2014 tarihli ve Esas No: 2014/4835 sayılı Kararı ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-2.1.3) bölümünün yürütmesi durdurulduğundan ve bu Karar dava konusu işlemin yürütülebilirliğini tesis edildiği tarihten itibaren askıya aldığından, KDV Genel Uygulama Tebliğinin anılan bölümünün tesis edildiği 1/5/2014 tarihinden sonraki teslimlerde dikkate alınması mümkün değildir. Dolayısıyla, 1/5/2014 tarihinden sonra yapılan konut teslimlerinde konutun net alanının tespitinde Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.

 

Buna göre, konutlarda 150 m² net alan hesabının Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği hükümlerine göre tespit edilmesi, net alanı 150 m² nin altında olanlarının tesliminin % 1 oranında, net alanı 150 m² nin üstünde olanlarının tesliminin ise 8/9/2016-30/9/2017 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) % 8, 30/9/2017 tarihinden sonra da % 18 oranında KDV’ye tabi tutulması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Konut yapı kooperatifine yapılan dolap tezgahı ve duvar kaplaması işinde KDV oranı hk..

Konu: Konut yapı kooperatifine yapılan dolap tezgahı ve duvar kaplaması işinde KDV oranı hk..
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Kooperatifinize yaptırılacak malzemeli ve işçilikli mutfak dolabı tezgâhı ve duvar kaplaması yapım ve montaj işine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.

 

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

Konut yapı kooperatiflerine ifa edilecek inşaat taahhüt işleri, bina inşaat ruhsatı 29/07/1998 tarihinden önce alınmış ise KDV’den istisna tutulmakta, bina inşaat ruhsatı bu tarihten sonra alınmışsa BKK eki (I) sayılı listenin 12 nci sırası uyarınca söz konusu işlere % 1 oranında KDV uygulanmaktadır.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ekindeki 22.04.2014 tarihli yapı ruhsatları ile 05.12.2013 tarihli tapu senedinin Kooperatifiniz adına düzenlendiği tespit edilmiştir.

 

60 No.lu KDV Sirkülerinin “İstisna veya İndirimli Oran Uygulaması Kapsamına Giren İşlemler” başlıklı 3.6.5.1. bölümünde ise, inşaat taahhüt işi kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılan işler belirtilmiş, mutfak dolabı, alçı dekorasyon ve mermer yapım işi bu işler arasında sayılmıştır.

 

Buna göre, Kooperatifinize taahhüde dayalı olarak yaptıracağınız malzemeli ve işçilikli mutfak dolabı tezgâhı ve duvar kaplaması yapım ve montaj işinin % 1 oranında KDV’ye tabi tutulması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

ELEKTRONİK TİCARET BİLGİ SİSTEMİ VE BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜKLERİ HAKKINDA TEBLİĞ

11 Ağustos 2017 CUMA Resmî Gazete Sayı : 30151
TEBLİĞ
Gümrük ve Ticaret Bakanlığından:

ELEKTRONİK TİCARET BİLGİ SİSTEMİ VE BİLDİRİM

YÜKÜMLÜLÜKLERİ HAKKINDA TEBLİĞ

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, elektronik ticaret bilgi sistemi üzerinden yapılması gereken kayıt ve bildirimlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, ağ üzerinde mal veya hizmet satışına yönelik sözleşme yapılmasını veya sipariş verilmesini sağlayan hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar ile bu Tebliğde belirtilen diğer gerçek veya tüzel kişilerin elektronik ticarete ilişkin kayıt veya bildirim yükümlülüklerini kapsar.

(2) Bu Tebliğ hükümleri, münhasıran elektronik posta, telefon araması, kısa mesaj veya elektronik ortamda doğrudan iletişime imkân veren benzeri bireysel iletişim araçlarıyla yapılan sözleşmeleri gerçekleştiren hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılara uygulanmaz.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 3/6/2011 tarihli ve 640 sayılı Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesi, 23/10/2014 tarihli ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 11 inci maddesi ile 26/8/2015 tarihli ve 29457 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik Ticarette Hizmet Sağlayıcı ve Aracı Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmeliğin 16 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar ve kısaltmalar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğin uygulanmasında;

a) Ağ: Elektronik ticarete dair işlemlerin yapılmasına imkân sağlayan internet gibi bilgisayar tabanlı ortamları,

b) Aracı hizmet sağlayıcı: Başkalarına ait iktisadî ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ya da tüzel kişileri,

c) Bakanlık: Gümrük ve Ticaret Bakanlığını,

ç) Elektronik ticaret: Fizikî olarak karşı karşıya gelmeksizin, elektronik ortamda gerçekleştirilen çevrim içi iktisadî ve ticari her türlü faaliyeti,

d) Elektronik ticaret altyapı sağlayıcı: Hizmet sağlayıcı veya aracı hizmet sağlayıcıların elektronik ticaret yapmasına imkan sağlayan altyapı ve yazılım hizmetini sunan gerçek ya da tüzel kişileri,

e) Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi (ETBİS): Hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların kayıt altına alınması, elektronik ticaret verilerinin toplanması, bu verilerin işlenerek istatistiki bilgilerin üretilmesi amacıyla Bakanlık tarafından oluşturulan ve bu Tebliğ kapsamında kayıt ve bildirim yapılabilmesine imkan sağlayan bilgi sistemini,

f) Elektronik ticaret ortamı: Elektronik ticaret faaliyetinde bulunulan internet sitesi, mobil site veya uygulama gibi platformları,

g) Elektronik ticaretin türü: Elektronik ticaretin tarafları arasında yapılan ve işletmeden işletmeye veya işletmeden tüketiciye gibi elektronik ticaretin yönünü gösteren sınıflandırmayı,

ğ) Hizmet sağlayıcı: Elektronik ticaret faaliyetinde bulunan gerçek ya da tüzel kişileri,

h) Kayıtlı elektronik posta (KEP): Elektronik iletilerin gönderimi ve teslimatı da dâhil olmak üzere kullanımına ilişkin olarak hukukî delil sağlayan, elektronik postanın nitelikli şeklini,

ı) MERSİS numarası: Merkezi Sicil Kayıt Sistemi tarafından verilen ve özel algoritma ile üretilmiş tekil numarayı,

ifade eder.

ETBİS’e kayıt işlemleri

MADDE 5 – (1) Aşağıda belirtilen gerçek veya tüzel kişiler faaliyete başlamadan önce ETBİS’e kayıt olur:

a) Kendilerine ait elektronik ticaret ortamında faaliyet gösteren hizmet sağlayıcılar.

b) Aracı hizmet sağlayıcılar.

c) Yurt içinde yerleşik olup yurt içinde elektronik ticaret faaliyetinde bulunmamakla birlikte yurt dışında yerleşik bir aracı hizmet sağlayıcı üzerinden sözleşme yapan veya sipariş alan hizmet sağlayıcılar.

(2) Kayıt için ETBİS’e aşağıdaki bilgiler girilir:

a) Gerçek veya tüzel kişi tacirler için MERSİS numarası ve vergi kimlik numarası, esnaf ve sanatkârlar için T.C. kimlik numarası ve vergi kimlik numarası.

b) Elektronik ticaret veya aracılık faaliyetinde bulunulan mobil uygulama ve alan adı.

Bildirim yükümlülüğü

MADDE 6 – (1) ETBİS’e kayıt edilen hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar kendilerine ilişkin olarak aşağıda belirtilen hususlarda bildirimde bulunur:

a) Tebligata elverişli KEP adresi.

b) Elektronik ticaretin türü.

c) Elektronik ticaret dışındaki ticari faaliyetleri.

ç) Elektronik ticaret ortamında sunulan mal ve hizmetlerin türü.

d) Elektronik ticaret ortamında sunulan ödeme yöntemleri.

e) Elektronik ticaret ortamında ikinci el malların satışa sunulup sunulmadığı ve satışa sunulan ikinci el malların türü.

f) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bankalar ile 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında faaliyet gösteren ödeme ve elektronik para kuruluşlarından alınan hizmetlere ilişkin bilgiler.

g) Varsa (f) bendinde zikredilen kuruluşlar dışında ödeme hizmeti alınan kuruluşlardan alınan hizmetlere ilişkin bilgiler ile (f) bendinde zikredilen kuruluşların aracı olmadığı ödeme yöntemleri.

ğ) 11/6/2009 tarihli ve 27255 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği uyarınca M türü yetki belgesi alan kargo ve lojistik işletmecilerinden alınan hizmetlere ilişkin bilgiler.

h) Hizmet alınan elektronik ticaret altyapı sağlayıcılarına ilişkin bilgiler.

ı) Kişisel verilerin ve müşteri bilgilerinin tutulduğu veri tabanlarının bulunduğu ülke ve adres bilgileri.

i) Elektronik ticaret ortamında sınır ötesi elektronik ticaret gerçekleştirilmesi halinde ülke ve ödeme yöntemi bazında bu ticaretin yıllık hacmi.

j) Bakanlıkça gerekli görülen diğer bilgiler.

(2) Kendine ait elektronik ticaret ortamında faaliyet gösteren hizmet sağlayıcılar, üretim yeri ve depo adresleri ile sınır ötesi elektronik ticaret faaliyetinde bulunduğu aracı hizmet sağlayıcıların alan adlarını birinci fıkrada belirtilenlere ek olarak bildirir.

(3) Ödeme ve elektronik para kuruluşları, bankalar, Bankalararası Kart Merkezi Anonim Şirketi, kargo ve lojistik işletmecileri, elektronik ticaret altyapı sağlayıcıları ve aracı hizmet sağlayıcılar internet üzerinden yapılan sözleşme ve verilen siparişlere ilişkin Bakanlıkça detayları belirlenen ve anonim hale getirilmiş istatistiki bilgileri aylık dönemler halinde bildirir. Bir aya ait bilgiler, takip eden ayın son günü saat 24:00’e kadar iletilir.

(4) ETBİS’e bildirim sırasında hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların sanal pos bilgileri Bankalararası Kart Merkezi Anonim Şirketi üzerinden sistem aracılığıyla teyit edilir.

Bildirim süresi

MADDE 7 – (1) Hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (i) bendi dışında kalan yükümlülükler ile ikinci fıkrasındaki yükümlülükleri ETBİS’e kayıt tarihinden itibaren otuz gün içinde, birinci fıkranın (i) bendindeki yükümlülüğü ise her yıl mart ayı sonuna kadar yerine getirir.

(2) Hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar, kayıt ve bildirim yükümlülüğü bulunan hususlarda meydana gelen değişiklikleri, değişiklik tarihinden itibaren otuz gün içinde bildirir.

(3) Elektronik ticaret faaliyeti sona eren hizmet sağlayıcılar ile aracılık faaliyeti sona eren aracı hizmet sağlayıcılar bu durumu faaliyetlerinin sona erdiği tarihten itibaren otuz gün içinde bildirir.

Bildirim usulü

MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ uyarınca gerçek kişiler tarafından yapılacak bildirimler kendileri veya yetkili temsilcileri, tüzel kişiler tarafından yapılacak bildirimler ise yetkili temsilcileri tarafından e-Devlet kapısı üzerinden ETBİS’e yapılır.

İlan

MADDE 9 – (1) ETBİS’e kayıt edilen hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar ile bunlara ilişkin gerekli görülen diğer bilgiler Bakanlık internet adresinden veya Bakanlıkça oluşturulan “www.eticaret.gov.tr” internet adresinde ilan edilir.

Geçiş hükmü

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) 1/12/2017 tarihi itibarıyla faaliyette olan hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar 5 inci ve 6 ncı maddelerde belirtilen yükümlülüklerini söz konusu tarihten itibaren otuz gün içinde yerine getirir.

(2) 6 ncı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bildirim yükümlülüğü getirilenler bu yükümlülüklerini 1/1/2018 tarihinden itibaren yerine getirir.

Yürürlük

MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 11 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Gümrük ve Ticaret Bakanı yürütür.

 

 

Kooperatiflerde GENEL KURUL TOPLANTISINI KİM AÇAR ?

Toplantının Açılması ve BaĢkanlık Divanı : Madde 34- Genel kurul toplantısı; Bakanlık Temsilcisi bulundurulması hususunda usulüne uygun başvurunun ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun değişik 87’nci maddesine göre işlem yapıldığının tespiti ile toplantı nisabının sağlanması üzerine ve çağrıyı yapan organca yetkili kılınan kimseler tarafından açılır. Müteakiben bir genel kurul başkanı ile kararlaştırılacak sayıda sekreter üye ve gerektiğinde oy toplayıcı üye seçilir. Bu seçimde en çok oy alan adaylar seçilmiş sayılır. Genel kurul başkan ve üyelerinin, ortaklardan veya kooperatifin üst kuruluşlarının temsilcileri arasından seçilmesi şarttır

 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından: OKUL SÜTÜ PROGRAMI UYGULAMA TEBLİĞİ (TEBLİĞ NO: 2017/28)

12 Ağustos 2017 CUMARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 30152
TEBLİĞ
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından:
OKUL SÜTÜ PROGRAMI UYGULAMA TEBLİĞİ
(TEBLİĞ NO: 2017/28)
 
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca ortaklaşa yürütülen Okul Sütü Programı kapsamında öğrencilere süt içme alışkanlığını kazandırmak, yeterli ve dengeli beslenmelerine katkıda bulunarak sağlıklı büyüme ve gelişmelerini sağlamak amacıyla 2017-2018 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde, bağımsız anaokulu, uygulama sınıfı, anasınıfı ve ilkokul öğrencilerine pazartesi, çarşamba ve cuma günlerinde, haftada 3 gün süreyle 200 ml ambalajlı, yağlı, sade UHT içme sütü dağıtılmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.
(2) Birinci fıkra kapsamındaki özel öğretim kurumları, programa eşdeğer süt veya süt ürünü tüketilmesini sağlamaları halinde, velinin görüşü esas alınarak kurum yönetiminin kararı doğrultusunda programın kapsamı dışında tutulur.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 3/6/2015 tarihli ve 2015/7837 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Okul Sütü Programı Uygulama Esasları Hakkında Karara dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;
a) Bakanlık: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını,
b) İl okul sütü komisyonu: Millî eğitimden sorumlu vali yardımcısı başkanlığında il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü, il millî eğitim müdürlüğü, defterdarlık ve il halk sağlığı müdürlüğü temsilcilerinden oluşan, mal muayene ve kabul komisyonu olarak görev yapan, programın yürütülmesinden sorumlu olan ve sekretaryası il millî eğitim müdürlüğünce yürütülen komisyonu,
c) İlçe okul sütü komisyonu: İlçe millî eğitim müdürü başkanlığında temel eğitimden sorumlu şube müdürü ve temel eğitimde görevli şeften oluşan komisyonu,
ç) Karar: 3/6/2015 tarihli ve 2015/7837 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Okul Sütü Programı Uygulama Esasları Hakkında Kararı,
d) Okul sütü: Yurt içinde üretilen çiğ sütten 27/12/2011 tarihli ve 28155 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliğine uygun olarak elde edilen ve ambalajının şekli Bakanlık, Sağlık Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığınca belirlenen, 14/2/2000 tarihli ve 23964 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Çiğ Süt ve Isıl İşlem Görmüş İçme Sütleri Tebliği (Tebliğ No: 2000/6)’nde tanımlanan 200 ml ambalajlı, yağlı, sade UHT içme sütünü,
e) Okul sütü komisyonu: Okullarda okul müdürü başkanlığında bir müdür yardımcısı, en az bir öğretmen ve okul aile birliği başkanı veya okul aile birliği üyelerinden birinin katılımıyla, birleştirilmiş sınıflı ilköğretim okullarında ise müdür yetkili öğretmenin başkanlığında iki öğretmenden, öğretmen sayısının yetersiz olması durumunda muhtar veya azalardan birinin katılımıyla oluşan en az üç kişilik komisyonu,
f) Okul Sütü Modülü: Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan; Bakanlık, Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, il/ilçe millî eğitim müdürlükleri, okullar ve yükleniciler tarafından Okul Sütü Programı için kullanılan veri tabanını,
g) Program: Okul Sütü Programını,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Sorumluluk, Eğitim ve Tanıtım
Sorumluluk
MADDE 4 – (1) Programın koordinasyonu Bakanlık tarafından yapılır.
(2) Programın uygulanacağı okullar, veli izinleri doğrultusunda Millî Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenir ve Bakanlığa bildirilir.
(3) Okul sütlerinin alımı, yurt içinden temin edilen çiğ sütlerden 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmelik kapsamında onay belgesine sahip ve ülke içinde UHT içme sütü üretimi yapan gıda işletmelerinden 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuata göre Bakanlıkça yapılır.
(4) Dağıtımı yapılacak olan okul sütü ambalajlarının şekli ve üzerinde yer alması gereken hususlar Bakanlığın koordinasyonunda Sağlık Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığınca belirlenir.
(5) İllerde il okul sütü komisyonlarının sekretaryasının yürütülmesi, okul sütünün okullara ulaştırılmasının kontrolü ile uygun şartlarda muhafazası ve tüketimlerinin sağlanmasından, il okul sütü komisyonu ve il millî eğitim müdürlükleri sorumludur.
(6) Öğrencilere ait bilgilerin Okul Sütü Modülüne kaydedilmesi ve zamanında ulaşılabilir olması Millî Eğitim Bakanlığınca sağlanır.
(7) Öğrenci velileri, öğretmenler, aile hekimleri ve/veya sağlık kurumlarınca süte karşı duyarlılığı tespit edilen öğrenciler, okul yönetimleri tarafından program dışında tutulur.
(8) Programda uzun dönemde öğrencilerin gelişmelerine ilişkin çalışmalar Millî Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde Sağlık Bakanlığınca yürütülür.
(9) Dağıtılacak okul sütlerinin üretiminden tüketimine kadarki aşamalarında, Türk Gıda Mevzuatı ile ihale teknik şartnamesine uygunluğunun denetimi, il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüklerince yapılır.
(10) Okul sütü üretimi yapılan illerde, il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüklerince sütlerin her bir partisinden numune alınır, numunelere ait analiz sonuçları teslimi yapılacak illerdeki il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğüne gönderilir. Bu sonuçlar Okul Sütü Modülüne yüklenir.
(11) Teknik şartnameye uygun olarak teslim alındığı halde, okulların kayıtlı öğrenci sayılarındaki değişiklik, öğrenci devamsızlığı, resmî tatil, hava koşulları, mahalli düzeyde eğitime geçici olarak ara verilmesi gibi çeşitli nedenlerle dağıtımı yapılamayan sütler, il okul sütü komisyonlarınca alınacak kararla, öncelik aynı okulda süt dağıtılmayan diğer günlerde olmak üzere veli izni olan öğrencilere ya da diğer kurumlardaki veli izni olan öğrencilere dağıtılmak suretiyle mahallinde değerlendirilir.
(12) Okul sütü komisyonu, veli izin formlarının Millî Eğitim Bakanlığı tarafından belirtilen takvim içinde Okul Sütü Modülüne girilmesini sağlar. İl/ilçe okul sütü komisyonları bilgilerin zamanında ve doğru girilmesinden müteselsilen sorumludur.
(13) Okul sütü komisyonu, yüklenici ile karşılıklı mutabakat sağlayarak sütleri teslim alır ve teslimattan hemen sonra Okul Sütü Modülüne veri girişini yapar. İl/ilçe okul sütü komisyonları bu konuda gerekli tedbirleri alır. Okul Sütü Modülüne veri girişlerinin takibinden Millî Eğitim Bakanlığı sorumludur.
(14) Bu Tebliğde yer almayan konularda Bakanlık tarafından hazırlanan uygulama rehberi ile Bakanlık, Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan genelgeler ve talimatlar uygulanır.
Eğitim ve tanıtım
MADDE 5 – (1) Programın tanıtımı, iletişim stratejisinin belirlenmesi ve Programda yer alan kişi ve kuruluşların eğitimleri Ulusal Süt Konseyi katkısıyla Bakanlık, Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından yapılır.
(2) Program başlamadan önce ailelere süt içimi sonrası oluşabilecek basit rahatsızlıklar ve bulguların anlatıldığı, bu bulguların büyük bir bölümünün geçici ve hafif olduğunun belirtildiği, sütün öneminin vurgulandığı eğitim programları Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca düzenlenir.
(3) Programa, Okul Sütü Modülünün kullanımına yönelik il/ilçe millî eğitim müdürlükleri temsilcileri, okul müdürleri, öğretmenler ile öğrencilerin eğitimi, Millî Eğitim Bakanlığınca görevlendirilen eğitimciler tarafından yapılır.
(4) Program için gerekli eğitim ve tanıtım materyallerinin temini, yayımı ve dağıtımı Bakanlık koordinasyonunda, Ulusal Süt Konseyi tarafından yapılır.
(5) Bakanlığın izni olmadan, gerçek veya tüzel kişiliklerce Program ile ilgili eğitim ve tanıtım materyali yayımı ve dağıtımı yapılamaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Finansman ve ödemeler
MADDE 6 – (1) Karar uyarınca yapılacak ödemeler, genel bütçeden Bakanlığa tahsis edilen ödenekten karşılanır.
(2) Bakanlık tarafından belirlenen takvime uygun olarak; İl millî eğitim müdürlükleri, teslimatı yapılan okul sütüne ilişkin aylık il okul sütü komisyonunca düzenlenecek valilik onaylı mal muayene ve kabul komisyonu raporunu, yükleniciye bildirir ve Bakanlığa gönderir. Yüklenicilerin itirazı halinde Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuatına göre işlem yapılır.
(3) Bakanlık, il mal muayene ve kabul komisyonu raporlarını birleştirerek ödeme icmalini hazırlar.
(4) Ödemeler, ödeme icmali esas alınarak Bakanlık tarafından yapılır.
Denetim ve idari yaptırımlar
MADDE 7 – (1) Program ile ilgili ödemelerde ve diğer hususlarda denetimi sağlayacak tedbirleri, programdaki sorumluluklarına göre Bakanlık, Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı alır.
(2) Haksız ödemelerin yapılmasına sebep olan belge veya belgeleri düzenleyen gerçek veya tüzel kişiler geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulur ve haklarında adli ve/veya idari işlem başlatılır.
Yürürlükten kaldırılan tebliğ
MADDE 8 – (1) 18/8/2016 tarihli ve 29805 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Sütü Programı Uygulama Tebliği (Tebliğ No: 2016/38) yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük
MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.
 

Kooperatiflerde Bilançonun Esasları

Bilançonun Esasları

 

•Aktif kalemler

•Pasif kalemler

•Özkaynak neyi ifade eder?

 

Gelir Tablosu

 

•Faaliyet karı

•Gayrisafi kar

•Net kar

•Faaliyet dışı gelir ve giderler

 

Maliyet Kalemleri

 

•Maliyet türleri

•Satılan malın maliyetinin hesaplanması

•Stok değeri

•Başa baş noktası nedir?

 

Temel Düzey Mali Tablo Analizi

 

•Likidite rasyoları

•Karlılık rasyoları

•Devir hızı rasyoları

•Temel Düzey Vergi

 

) Tüketici hakem heyetine yapılan başvurular şahsen veya avukat aracılığıyla; elden, posta yoluyla veya elektronik ortamda e-Devlet kapısı üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi ile yapılır.

11 Ağustos 2017 CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 30151
YÖNETMELİK
Gümrük ve Ticaret Bakanlığından:
TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 27/11/2014 tarihli ve 29188 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
MADDE 11 – (1) Tüketici hakem heyetine yapılan başvurular şahsen veya avukat aracılığıyla; elden, posta yoluyla veya elektronik ortamda e-Devlet kapısı üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi ile yapılır.
(2) Uyuşmazlıklarla ilgili başvuru, uyuşmazlık konusunu içeren dilekçenin, varsa delil oluşturan ilgili belgelerle birlikte tüketici hakem heyetine verilmesiyle yapılır. Tüketici hakem heyetlerine yapılacak başvurular Bakanlığın internet sayfasında yer alan başvuru formu kullanılarak yapılabilir. Başvuru formu kullanılmadan yapılan başvurularda; başvuru sahibinin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, adresi ve varsa diğer iletişim bilgileri, talebi ve Türk Lirası cinsinden uyuşmazlık değeri ile şikayet edilene ilişkin bilgilere yer verilmesi zorunludur. Uyuşmazlık değerinin döviz cinsinden olması durumunda, söz konusu değer başvuru tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının belirlediği efektif döviz satış kuru esas alınarak Türk Lirasına çevrilir.
(3) Elektronik ortamda yapılan başvuruların Tüketici Bilgi Sistemi ile yapılması zorunludur. Bu başvuruların geçerli olabilmesi için uyuşmazlıkla ilgili başvuru formunun eksiksiz olarak doldurulması, varsa bilgi ve belgelerin sisteme yüklenmiş olması gerekir.
(4) Konusu, sebebi ve tarafları aynı olan uyuşmazlık ile ilgili olarak birden çok tüketici hakem heyetine veya aynı tüketici hakem heyetine birden fazla başvuruda bulunulamaz. Aksi takdirde tüketici hakem heyeti re’sen ya da taraflardan birinin itirazı üzerine her zaman derdestliği dikkate alır.”
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğe 11 inci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
Tüketici bilgi sisteminin kullanımı
MADDE 11/A – (1) Tüketici hakem heyetlerinin iş ve işlemlerinde Tüketici Bilgi Sistemi kullanılır. Kayıtların doğru, eksiksiz ve zamanında Tüketici Bilgi Sistemine girilmesi zorunludur. Sistemin herhangi bir sebeple kullanılamadığı durumlarda elden veya posta yoluyla yapılan başvurular daha sonra sisteme kaydedilmek üzere kabul edilir.”
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 17 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, ikinci fıkrasına “tüketici hakem heyeti” ibaresinden sonra gelmek üzere “başkanı” ibaresi ve aynı maddeye aşağıdaki altıncı fıkra eklenmiştir.
“(1) Tüketici hakem heyeti başkanı, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut re’sen, bilirkişi görevlendirebilir. Uyuşmazlık konusuna ilişkin bilgi ve belge isteme yazılarında verilen süre dolmadan uyuşmazlık konusunda bilirkişi görevlendirilemez. Tüketici hakem heyeti üyelerinin mesleklerinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.”
“(6) Başkan, üye ve raportörler tüketici hakem heyetlerinde bilirkişi olarak görevlendirilemez.”
MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(1) Tüketici hakem heyeti başkanı bilirkişinin görevlendirilmesinde, incelenmesini istediği hususları açıkça belirtir.
(2) Raporun hazırlanması için bilirkişiye verilecek süre, bilirkişi görevlendirilmesine ilişkin yazının bilirkişiye tebliğinden itibaren on beş iş gününü geçemez. Bilirkişinin talebi üzerine bu süre tüketici hakem heyeti başkanı tarafından on beş iş gününü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir.”
MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(3) Tüketici hakem heyeti kararında uyuşmazlık bedelinin ve başvuru sahibinin talebinin Türk Lirası cinsinden belirtilmesi zorunludur.”
MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Toplantıda alınan kararlara ilişkin Tüketici Bilgi Sisteminde oluşturulan karar tutanağı toplantıya katılan başkan ve üyeler tarafından imzalanır.”
“(2) Karar tutanağı asgari aşağıdaki hususları kapsar:
a) Kararı veren tüketici hakem heyeti ile başkanın, üyelerin ve raportörün ad ve soyadları.
b) Karar numarası.
c) Karar tarihi.
ç) Tarafların ad ve soyadları veya unvanları, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri.
d) Başvuru tarihi.
e) Başvuru sahibinin talebi.
f) Uyuşmazlık bedeli.
g) Uyuşmazlık konusu.
ğ) Olayın özeti.
h) Şikayet edilenin savunmasının özeti.
ı) İnceleme ve gerekçe.
i) Karar, kararın tüketici lehine verilmesi durumunda varsa tebligat ve bilirkişi ücretleri, itiraz merci ve süresi.
j) Kararı veren başkan ve üyelerin imzaları.
(3) Karar kısmında, gerekçe tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen karar ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılması zorunludur.”
MADDE 8 – Aynı Yönetmeliğin 29 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 9 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
Henüz karara bağlanmamış başvurular
GEÇİCİ MADDE 2 – (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tüketici hakem heyetlerine yapılmış ve henüz karara bağlanmamış başvurular için bu maddeyi ihdas eden Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri uygulanır.”
MADDE 10 – Aynı Yönetmeliğin ekindeki “EK-1 BAŞVURU FORMU” ve “EK-2 KARAR TUTANAĞI” yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 11 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 12 – Bu Yönetmelik hükümlerini Gümrük ve Ticaret Bakanı yürütür.
Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin
Tarihi
Sayısı
27/11/2014
29188

Etbis nedir

11 Ağustos 2017 CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 30151
TEBLİĞ
Gümrük ve Ticaret Bakanlığından:
ELEKTRONİK TİCARET BİLGİ SİSTEMİ VE BİLDİRİM
YÜKÜMLÜLÜKLERİ HAKKINDA TEBLİĞ
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, elektronik ticaret bilgi sistemi üzerinden yapılması gereken kayıt ve bildirimlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, ağ üzerinde mal veya hizmet satışına yönelik sözleşme yapılmasını veya sipariş verilmesini sağlayan hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar ile bu Tebliğde belirtilen diğer gerçek veya tüzel kişilerin elektronik ticarete ilişkin kayıt veya bildirim yükümlülüklerini kapsar.
(2) Bu Tebliğ hükümleri, münhasıran elektronik posta, telefon araması, kısa mesaj veya elektronik ortamda doğrudan iletişime imkân veren benzeri bireysel iletişim araçlarıyla yapılan sözleşmeleri gerçekleştiren hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılara uygulanmaz.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 3/6/2011 tarihli ve 640 sayılı Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesi, 23/10/2014 tarihli ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 11 inci maddesi ile 26/8/2015 tarihli ve 29457 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik Ticarette Hizmet Sağlayıcı ve Aracı Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmeliğin 16 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar ve kısaltmalar
MADDE 4 – (1) Bu Tebliğin uygulanmasında;
a) Ağ: Elektronik ticarete dair işlemlerin yapılmasına imkân sağlayan internet gibi bilgisayar tabanlı ortamları,
b) Aracı hizmet sağlayıcı: Başkalarına ait iktisadî ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ya da tüzel kişileri,
c) Bakanlık: Gümrük ve Ticaret Bakanlığını,
ç) Elektronik ticaret: Fizikî olarak karşı karşıya gelmeksizin, elektronik ortamda gerçekleştirilen çevrim içi iktisadî ve ticari her türlü faaliyeti,
d) Elektronik ticaret altyapı sağlayıcı: Hizmet sağlayıcı veya aracı hizmet sağlayıcıların elektronik ticaret yapmasına imkan sağlayan altyapı ve yazılım hizmetini sunan gerçek ya da tüzel kişileri,
e) Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi (ETBİS): Hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların kayıt altına alınması, elektronik ticaret verilerinin toplanması, bu verilerin işlenerek istatistiki bilgilerin üretilmesi amacıyla Bakanlık tarafından oluşturulan ve bu Tebliğ kapsamında kayıt ve bildirim yapılabilmesine imkan sağlayan bilgi sistemini,
f) Elektronik ticaret ortamı: Elektronik ticaret faaliyetinde bulunulan internet sitesi, mobil site veya uygulama gibi platformları,
g) Elektronik ticaretin türü: Elektronik ticaretin tarafları arasında yapılan ve işletmeden işletmeye veya işletmeden tüketiciye gibi elektronik ticaretin yönünü gösteren sınıflandırmayı,
ğ) Hizmet sağlayıcı: Elektronik ticaret faaliyetinde bulunan gerçek ya da tüzel kişileri,
h) Kayıtlı elektronik posta (KEP): Elektronik iletilerin gönderimi ve teslimatı da dâhil olmak üzere kullanımına ilişkin olarak hukukî delil sağlayan, elektronik postanın nitelikli şeklini,
ı) MERSİS numarası: Merkezi Sicil Kayıt Sistemi tarafından verilen ve özel algoritma ile üretilmiş tekil numarayı,
ifade eder.
ETBİS’e kayıt işlemleri
MADDE 5 – (1) Aşağıda belirtilen gerçek veya tüzel kişiler faaliyete başlamadan önce ETBİS’e kayıt olur:
a) Kendilerine ait elektronik ticaret ortamında faaliyet gösteren hizmet sağlayıcılar.
b) Aracı hizmet sağlayıcılar.
c) Yurt içinde yerleşik olup yurt içinde elektronik ticaret faaliyetinde bulunmamakla birlikte yurt dışında yerleşik bir aracı hizmet sağlayıcı üzerinden sözleşme yapan veya sipariş alan hizmet sağlayıcılar.
(2) Kayıt için ETBİS’e aşağıdaki bilgiler girilir:
a) Gerçek veya tüzel kişi tacirler için MERSİS numarası ve vergi kimlik numarası, esnaf ve sanatkârlar için T.C. kimlik numarası ve vergi kimlik numarası.
b) Elektronik ticaret veya aracılık faaliyetinde bulunulan mobil uygulama ve alan adı.
Bildirim yükümlülüğü
MADDE 6 – (1) ETBİS’e kayıt edilen hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar kendilerine ilişkin olarak aşağıda belirtilen hususlarda bildirimde bulunur:
a) Tebligata elverişli KEP adresi.
b) Elektronik ticaretin türü.
c) Elektronik ticaret dışındaki ticari faaliyetleri.
ç) Elektronik ticaret ortamında sunulan mal ve hizmetlerin türü.
d) Elektronik ticaret ortamında sunulan ödeme yöntemleri.
e) Elektronik ticaret ortamında ikinci el malların satışa sunulup sunulmadığı ve satışa sunulan ikinci el malların türü.
f) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bankalar ile 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında faaliyet gösteren ödeme ve elektronik para kuruluşlarından alınan hizmetlere ilişkin bilgiler.
g) Varsa (f) bendinde zikredilen kuruluşlar dışında ödeme hizmeti alınan kuruluşlardan alınan hizmetlere ilişkin bilgiler ile (f) bendinde zikredilen kuruluşların aracı olmadığı ödeme yöntemleri.
ğ) 11/6/2009 tarihli ve 27255 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği uyarınca M türü yetki belgesi alan kargo ve lojistik işletmecilerinden alınan hizmetlere ilişkin bilgiler.
h) Hizmet alınan elektronik ticaret altyapı sağlayıcılarına ilişkin bilgiler.
ı) Kişisel verilerin ve müşteri bilgilerinin tutulduğu veri tabanlarının bulunduğu ülke ve adres bilgileri.
i) Elektronik ticaret ortamında sınır ötesi elektronik ticaret gerçekleştirilmesi halinde ülke ve ödeme yöntemi bazında bu ticaretin yıllık hacmi.
j) Bakanlıkça gerekli görülen diğer bilgiler.
(2) Kendine ait elektronik ticaret ortamında faaliyet gösteren hizmet sağlayıcılar, üretim yeri ve depo adresleri ile sınır ötesi elektronik ticaret faaliyetinde bulunduğu aracı hizmet sağlayıcıların alan adlarını birinci fıkrada belirtilenlere ek olarak bildirir.
(3) Ödeme ve elektronik para kuruluşları, bankalar, Bankalararası Kart Merkezi Anonim Şirketi, kargo ve lojistik işletmecileri, elektronik ticaret altyapı sağlayıcıları ve aracı hizmet sağlayıcılar internet üzerinden yapılan sözleşme ve verilen siparişlere ilişkin Bakanlıkça detayları belirlenen ve anonim hale getirilmiş istatistiki bilgileri aylık dönemler halinde bildirir. Bir aya ait bilgiler, takip eden ayın son günü saat 24:00’e kadar iletilir.
(4) ETBİS’e bildirim sırasında hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların sanal pos bilgileri Bankalararası Kart Merkezi Anonim Şirketi üzerinden sistem aracılığıyla teyit edilir.
Bildirim süresi
MADDE 7 – (1) Hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (i) bendi dışında kalan yükümlülükler ile ikinci fıkrasındaki yükümlülükleri ETBİS’e kayıt tarihinden itibaren otuz gün içinde, birinci fıkranın (i) bendindeki yükümlülüğü ise her yıl mart ayı sonuna kadar yerine getirir.
(2) Hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar, kayıt ve bildirim yükümlülüğü bulunan hususlarda meydana gelen değişiklikleri, değişiklik tarihinden itibaren otuz gün içinde bildirir.
(3) Elektronik ticaret faaliyeti sona eren hizmet sağlayıcılar ile aracılık faaliyeti sona eren aracı hizmet sağlayıcılar bu durumu faaliyetlerinin sona erdiği tarihten itibaren otuz gün içinde bildirir.
Bildirim usulü
MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ uyarınca gerçek kişiler tarafından yapılacak bildirimler kendileri veya yetkili temsilcileri, tüzel kişiler tarafından yapılacak bildirimler ise yetkili temsilcileri tarafından e-Devlet kapısı üzerinden ETBİS’e yapılır.
İlan
MADDE 9 – (1) ETBİS’e kayıt edilen hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar ile bunlara ilişkin gerekli görülen diğer bilgiler Bakanlık internet adresinden veya Bakanlıkça oluşturulan “www.eticaret.gov.tr” internet adresinde ilan edilir.
Geçiş hükmü
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) 1/12/2017 tarihi itibarıyla faaliyette olan hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar 5 inci ve 6 ncı maddelerde belirtilen yükümlülüklerini söz konusu tarihten itibaren otuz gün içinde yerine getirir.
(2) 6 ncı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bildirim yükümlülüğü getirilenler bu yükümlülüklerini 1/1/2018 tarihinden itibaren yerine getirir.
Yürürlük
MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 11 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Gümrük ve Ticaret Bakanı yürütür.
 

KOOPERATİFLERDE GENEL KURUL KARARI İLE ORTAKLIKTAN ÇIKMAK ZORLAŞTIRILABİLİR Mİ ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

) Ortaklığın sona ermesi:

I – Ortaklıktan çıkma serbestisi – tazminat:

Madde 10 – Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak istiyen ortağın, muhik bir tazminat ödenmesine dahi hüküm anasözleşmeye konulabilir.

II – Ortaklıktan çıkmanın sınırlandırılması:

Madde 11 – Kooperatiften çıkma hakkının kullanılması, anasözleşme ile en çok 5 yıl için sınırlandırılabilir.

Haklı ve önemli sebeplerle bu süreden evvel çıkabileceği hususunda Anasözleşmeye hüküm konulabilir.

Bir ortağın hiçbir suretle kooperatiften çıkamıyacağına dair bağlamalar hükümsüzdür.

Temel Düzeyde Vergi Eğitimi Konuları

Temel Düzey Vergi Uygulamaları

•Giderler

•Bazı İndirim ve İstisnalar

•Yargıda Temyiz Mercii ile İlgili Son Düzenlemeler

 

Muhasebe Uygulamaları

•Sabit Kıymetler ve Amortisman

•Gelir-Gider Tahakkukları ve Karşılıklar

•Kredi ve Finansal Kiralama Hesapları

•Yabancı Faturalar

 

Pratik Vergi Avantajı Uygulamaları

•Özsermaye ile Finansman

•Diğer Pratik Vergi Planlama Araçları

 

Transfer Fiyatlandırması

•Temel Transfer Fiyatlandırması Uygulamaları

•Grup İçi Hizmetler ve Dağıtım Anahtarları

•Emsal Bedel Tespiti

•Bazı Güncel Özelge ve Yargı Kararları

Yönetim Planı ve aidat ilişkisi

Yönetim Planı Tapuya Tescil edilmeden aidat toplanabilir mi ?

İnşaat firmaları açısından markalı konut projelerinin konut ile beraber yaşam alanları sunması artık rekabet edebilmeleri noktasında zorunluluk haline gelmiştir. Ancak reklamlarda gördüğümüz yeşil alanlar, farklı büyüklükteki havuzlar veya fitness salonlarının bir işletme maliyeti olacağı da unutulmamalıdır. Konut teslimlerini müteakip bir kaç sene yüklenici firmaların bu maliyetlere katlanması, sitenin marka değerini kaybetmemesi ve satış sürecinde aksama olmaması için yapılan zorunlu maliyetler olarak adlandırılmaktadır. Aslında hepimizin bildiği gibi bu tip maliyetler inşaat firmaları tarafından satış fiyatına da eklenmektedir.

 

Sitenin yönetiminin oluşturulmasına müteakip, maliklerden aidat toplanabilmesi için ilk yapılması gereken bir işletme projesi hazırlanmasıdır. Konut teslimleri aşamasında henüz kat malikleri kurulu oluşmadığı için işletme projesini yüklenici firma ve arsa sahibinin beraber oluşturduğu geçici yönetim kurulu beraber hazırlamaktadırlar.

 

Hazırlanan bu işletme projesi mutlaka 634 Sayılı kat mülkiyeti kanununa ve tapuya tescilli yönetim planına uygun olarak hazırlanması gerekmektedir.

 

Ancak konut teslimleri başlamasına ragmen tapuya henüz yönetim planı tescil edilmemiş ise aidat toplanabilir mi ? Toplanabilir ise hangi kriterler üzerinden toplanması gerekmektedir ?

 

Bilindiği üzere 634 sayılı kat mülkiyeti kanununun 17. Maddesine göre kat irtifakının kurulması ve en az 2/3 oturum şartı sağlandıktan sonra geçerli olmaktadır. Henüz bu aşamaya gelmemiş yerlerde kat mülkiyeti kanunu değil borçlar kanunu hükümleri geçerli olacaktır. Borçlar kanununun geçerli olması malikleri aidat ödeme yükümlülüğünden kurtarmaz, aksine her malik onun adına yapılan güvenlik temizlik v.b. hizmetler için sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında ödeme yapmak zorundadır.

Daha detaylı bilgi için [email protected]

Saygılarımla

Mali Müşavir Evren ÖZMEN

Milliyet emlak Dergisinde yayınlanan yazıya aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Yönetim Planı Tapuya Tescil Edilmeden Aidat Toplanabilir Mi ?

Hata: İletişim formu bulunamadı.