KAT MÜLKİYETİ KURULU TAŞINMAZDA BULUNAN BAĞIMSIZ BÖLÜMDEKİ ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ HANGİ YARGITAY DAİRESİ -KEMAL ÖZMEN DANIŞMANLIK

Y18HDEsas : 2014/4750Karar : 2014/8131Tarih : 05.05.2014 KAT MÜLKİYETİ KURULU TAŞINMAZDA BULUNAN BAĞIMSIZ BÖLÜMDEKİ ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ
14. HUKUK DAİRESİNİN GÖREV ALANI

Dava, kat mülkiyeti kurulu taşınmazda bulunan 1 numaralı bağımsız bölümdeki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.Dava niteliği gereği görevli Daire 14. Hukuk Dairesidir.

DAVA VE KARAR:

Dava, kat mülkiyeti kurulu taşınmazda bulunan 1 numaralı bağımsız bölümdeki ortaklığın giderilmesi istemine  ilişkindir.
YARGITAY 18. HUKUK DAİRESİ KARARI:Davanın bu niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 14.Hukuk Dairesinindir.

SONUÇ:

Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 14.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 05.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Y18HD 05.05.2014 E.2014/4750 – K.2014/8

Teknoloji geliştirme bölgesi içinde bulunan, ..A.Ş.\’ne ait ofislerin kiraya verilerek kira geliri elde edilmesi halinde, bu kazancın Kurumlar ve KDV \’den istisna olup olmadığı hk.

Başlık Teknoloji geliştirme bölgesi içinde bulunan, ..A.Ş.\’ne ait ofislerin kiraya verilerek kira geliri elde edilmesi halinde, bu kazancın Kurumlar ve KDV \’den istisna olup olmadığı hk.
Tarih 25/11/2014
Sayı 32695369-010.01-1
Kapsam

T.C.

TOKAT VALİLİĞİ Defterdarlık Tokat Defterdarlığı Gelir Müdürlüğü

Sayı : 32695369-010.01-1                                                                                            25/11/2014

Konu : Teknoloji geliştirme bölgesi içinde bulunan,

..A.Ş.’ne ait ofislerin kiraya

verilerek kira geliri elde edilmesi halinde,

bu kazancın Kurumlar ve KDV ‘den istisna olup olmadığı

İlgi : 03/04/2014 tarihli özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; A.Ş.’nin bu bölgedeki faaliyetlerinden elde ettiği kazancın 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici ikinci maddesi gereğince kurumlar vergisinden ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun geçici yirminci maddesi uyarınca da katma değer vergisinden müstesna tutulduğu, diğer taraftan Şirketinizce yaptırılan bina içinde bulunan ofislerin kiraya verilmek suretiyle gelir elde edileceği belirtilerek, bu kiralama neticesinde elde edilecek kazançlar dolayısıyla kurumlar ve katma değer vergisi mükellefi olup olmayacağınız (bu kazancın da istisna kapsamında olup olmadığı) hususunda görüş talep edilmektedir.

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici 2 nci maddesinde; “Yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2023 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.” hükmü yer almaktadır.

Söz konusu maddede yer alan kazanç istisnası hükmünden yararlanılabilmesi için;

  • – Bu Kanunda tanımlanan teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösterilmesi,
  • – Kazancın münhasıran bu bölgedeki yazılım ve AR-GE’ye dayalı üretim faaliyetlerinden veya yönetici şirketlerin bu bölgelerin yönetilmesinden ve işletilmesinden elde edilen kazançlardan olması,
  • – Bölge içi ve dışı faaliyetlerden elde edilen kazanç ayırımının yapılması gerekmektedir.

1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “5.12.2.3. Yönetici şirketlerin yararlanabilecekleri istisnanın kapsamı” başlıklı bölümünde ise “4691 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi hükmüne göre, yönetici şirketin bu Kanunun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançları kurumlar vergisinden istisna edilmiş olup yönetici şirketlerin istisna edilen kazançları, 4691 sayılı Kanun kapsamında bölgenin kurulmasına, yönetilmesine ve işletilmesine ilişkin faaliyetlerden kaynaklanan kazançlarıdır.”açıklamalarına yer verilmiştir.

Ayrıca, KDV Kanununun geçici 20 nci maddesinde; 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetlerinin katma değer vergisinden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanunun amacının, üniversiteler, araştırma kurum ve kuruluşları ile üretim sektörlerinin işbirliği sağlanarak, ülke sanayinin uluslararası rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulması maksadıyla teknolojik bilgi üretmek, üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirmek, ürün kalitesini veya standardını yükseltmek, verimliliği artırmak, üretim maliyetlerini düşürmek, teknolojik bilgiyi ticarileştirmek, teknoloji yoğun üretim ve girişimciliği desteklemek, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni ve ileri teknolojilere uyumunu sağlamak, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulunun kararları da dikkate alınarak teknoloji yoğun alanlarda yatırım olanakları yaratmak, araştırmacı ve vasıflı kişilere iş imkânı yaratmak, teknoloji transferine yardımcı olmak ve yüksek/ileri teknoloji sağlayacak yabancı sermayenin ülkeye girişini hızlandıracak teknolojik alt yapıyı sağlamak olduğu; 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, yönetici şirketin bu Kanunun uygulanması ile ilgili işlemlerde damga vergisi ve harçtan muaf olduğu hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin “Yönetici şirketin görev ve sorumlulukları” başlıklı 15 inci maddesinde;

“Yönetici şirket, Kanun amacını gerçekleştirmek üzere;

a) Bölgeye ait planlama ve projelendirmenin yapılması, gerekli alt yapı ve üst yapı hizmetlerinin yürütülmesi,

ı) Bölgede hizmet vermek amacıyla yer almak isteyen kurum, kuruluş, yerli ya da yabancı tüzel veya gerçek kişilerin taleplerinin değerlendirilmesi ve uygun bulunanlara Bölge işletme yönergesi doğrultusunda yer tahsisinin yapılması,

j) Kanunun 8 inci maddesi kapsamında üretim yapmak isteyen işletmelere Kanun, bu Yönetmelik ve Bölge işletme yönergesine uygun olarak yer tahsisinin yapılması,

k) Kuluçka firmalarına, Bölgede uygulanan birim metrekare kira ücretlerinin kamu destekli Ar-Ge projesine sahip olanlar için yüzde 25, diğerleri için yüzde 50’sinden fazla olmamak üzere, Ar-Ge projesi süresi esas alınarak en fazla 36 aya kadar indirimli yer tahsis edilmesi, yer tahsis edilirken diğer firmalardan tamamen ya da kısmen ayrıştırılmış ofis alanlarının oluşturulmasına özen gösterilmesi,

l) Bölgenin yönetimi ve işletilmesi, Bölgede yer alacak girişimci başvuruları ile Bölgede yer alan girişimcilerce yürütülecek her bir yeni Ar-Ge projesinin değerlendirilmesi, uygun görülenlere yer tahsisinin yapılması, teknolojik ürünün üretilmesine izin veren Kanunun 8 inci maddesinin uygulanması, bu Yönetmeliğe uygun kira kontratlarının düzenlenmesi…” denilmektedir.

Bununla birlikte anılan Yönetmeliğin “Bölge arazisinin kullanımı” başlıklı 22 nci maddesinde;

“(1) Bölge olarak belirlenen araziler hiçbir şekilde Kanun amacı dışında başka amaçlarla kullanılamaz.

  • (2) Yönetici şirket, Bölgede akademik, ekonomik ve sosyal yapının oluşturulmasını sağlamak amacıyla; Bölgenin toplam yapılaşma hakkının % 25 ‘ini aşmayacak kesimi üzerinde Bölge amaçları doğrultusunda gerçekleştirilecek faaliyetlere etkinlik kazandırmak ve Bölgenin ihtiyaç duyduğu ekonomik, sosyal ve kültürel altyapıyı oluşturmak üzere gerekli bina ve tesisleri kurabilir, işletebilir, kiraya verebilir.
  • (3) Bölge içerisinde yer alan yönetici şirket ile kamu kurumu ya da kuruluşlarına ait gayrimenkullerin satışı yapılamaz. ” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.

Buna göre, …Geliştirme Bölgesinin yönetilmesinden ve işletilmesinden sorumlu olan şirketinize ait binada bulunan ofislerin, yönetici şirketlerin görev ve sorumlulukları kapsamında olmak ve Bölgenin toplam yapılaşma hakkının % 25’ini aşmamak kaydıyla; bölge amaçlarını gerçekleştirmek üzere kiraya verilmesinden elde edilecek olan kazanç, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kurumlar vergisinden müstesna tutulabilecektir. Ayrıca şirketinize ait binada bulunan ofislerin bu kapsamda kiraya verilmesi işlemleri dolayısıyla KDV Kanununun geçici 20 nci maddesi hükmü gereği KDV istisnasından faydalanmanız mümkündür. Ancak söz konusu ofislerin, yukarıda bahsedilen hüküm ve açıklamalar kapsamı dışında kiralanması durumunda elde edilecek kazancın ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmesi gerektiği ve bu işlemlere ilişkin olarak KDV istisnasının uygulanmayacağı tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413 .maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir. (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Kooperatif konut teslimi -kemal özmen danışmanlık

maddenin yürürlüğe girdiği 3/7/2009 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı almış olan kooperatiflerince, üyelerine yapılan konut teslimlerinin KDV den istisna olduğu

hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun 29/2 nci maddesi ile; indirimli orana tabi teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen ve işlemin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirim yoluyla telafi edilemeyen vergilerden tutarı ilgili yıl için Bakanlar Kurulunca belirlenen sınırı aşan kısmının yılı içerisinde mahsuben, izleyen yıl içerisinde talep edilmesi kaydıyla nakden veya mahsuben iadesine imkan tanınmıştır.

KDV oranları, KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine ekli I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

29/7/1998 tarihinden sonra bina inşaat ruhsatı alınmış inşaatlara ilişkin olarak konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri ise, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine ekli (I) sayılı listenin 12 nci sırası uyarınca % 1 oranında KDV ye tabidir.

Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde KDV uygulamasına ilişkin açıklamalara mülga 49, 66, 106 ve 113 Seri No.lu KDV Genel Tebliğleri ile 60 No.lu KDV Sirkülerinin (3.6.5.) numaralı bölümünde yer verilmiştir.

3/3/2014 tarihinde verilen özelge talep formu ve 15/4/2014 tarihinde Başkanlığımıza verilen dilekçe ve eklerinin tetkikinde;

– 1058, 1059 ve 1063 No.lu Adada yapılan konutların 26/12/2009 tarihinde üyelere teslim edildiği ve % 1 oranında KDV uygulandığının belirtildiği,

– 1060, 1062 ve 1228 No.lu Adalardaki parseller üzerine yapılan inşaatların devam ettiği, 11/2/2014 tarihinde de inşaatın yapıldığı arsa tapularının kooperatifiniz adına (tam hisse ile) tescil edildiği,

– 1059 ada, 1 no.lu parsele ilişkin yapı ruhsatının yapı sahibi bölümünde münhasıran kooperatifinizin adının yer aldığı, 1057, 1058, 1062 ve 1063 no.lu adalardaki parsellere ilişkin yapı ruhsatlarının yapı sahibi bölümünde, Kooperatifinizin adıyla birlikte üçüncü şahısların da adının yer aldığı, dolaysıyla münhasıran Kooperatifinizin adının yer almadığı, 1060, 1061, 1225, 1226, 1227 ve 1228 no.lu adalardaki parseller üzerine yapılan inşaatlara ilişkin yapı ruhsatlarının yapı sahibi bölümünde Kooperatifinizin adının hiç yer almadığı, 1064 ada, 1 no.lu parsele ilişkin yapı ruhsatının ise Başkanlığımıza ibraz edilmediği,

– Kooperatifinizin 1057, 1058, 1059, 1062 ve 1063 no.lu adalarda bulunan parsellerde yapılan 1 inci etap konut inşaatlarına ilişkin yapı ruhsatlarının 3/7/2009 tarihinden önce düzenlendiği, 1060 ve 1061 no.lu adalarda bulunan parsellerde yapılan 1 inci etap ve 1225, 1226, 1227 ve 1228 no.lu adalarda bulunan parsellerde yapılan 2 nci etap konut inşaatlarına ilişkin yapı ruhsatlarının 03/07/2009 tarihinden sonra düzenlendiği, 1064 no.lu adada bulunan parselde yapılan 1 inci etap konut inşaatına ilişkin yapı ruhsatlarının ise Başkanlığımıza ibraz edilmemiş olması nedeniyle düzenleme tarihinin bilinmediği

anlaşılmıştır.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde;

Yapı ruhsatının yapı sahibi bölümünde Kooperatifinizin adının yer aldığı 1059 ada, 1 no.lu parsel üzerine yapılan inşaat taahhüt işi ile yapı ruhsatının yapı sahibi bölümünde Kooperatifinizin adıyla birlikte üçüncü şahısların da adının yer aldığı ruhsatlara ilişkin inşaat taahhüt işlerinde indirimli oranda (% 1) KDV ye tabi tutulması,

1064 ada, 1 no.lu parsel üzerine yapılan ancak yapı ruhsatı Başkanlığımıza ibraz edilmeyen inşaat taahhüt işinin ise; yapı ruhsatının yapı sahibi bölümünde Kooperatifinizin adının yer alması halinde indirimli oranda (% 1), Kooperatifinizin adının yer almaması halinde genel oranda (% 18) KDV ye tabi tutulması,

3/3/2008 tarih ve 2008/28 ruhsat numarası ile 1058 ada üzerinde, 11/6/2009 tarih ve 2009/60 ruhsat numarası ile 1059 ada üzerinde, 19/3/2008 tarih ve 2008/35 ruhsat numarası ile de 1063 ada üzerinde yapılan konutlara ilişkin inşaat ruhsatlarının 3/7/2009 tarihinden önce alınmış olması nedeniyle söz konusu konutların 26/12/2009 tarihinde üyelere tesliminin KDV den istisna edilmesi,

1 inci ve 2 nci etapta devam eden inşaat işlerine ait yapı ruhsatları 3/7/2009 tarihinden önce alınmış olan inşaatlardaki konutların üyelere tesliminin KDV den istisna edilmesi dolayısıyla iadesinin de talep edilmemesi, 3/7/2009 tarihinden sonra bina inşaat ruhsatı alınmış inşaatlardaki konutlardan üyelere net alanı 150 m²’ye kadar olanların tesliminde % 1, 150 m²’nin üzerinde olanların tesliminde ise % 18 oranında KDV ye tabi tutulması,

Üyeler dışında üçüncü şahıslara yapılan konut teslimleri ile kooperatif üyelerine bile olsa işyeri teslimlerinin ise % 18 oranında KDV ye tabi tutulması

gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Site yönetiminin kapıcıya yaptığı ödemelerin gelir vergisinden istisna edilmesi, diğer çalışanların istisna kapsamında olmaması hk

Başlık Site yönetiminin kapıcıya yaptığı ödemelerin gelir vergisinden istisna edilmesi, diğer çalışanların istisna kapsamında olmaması hk.
Tarih 13/10/2014
Sayı 60757842-GVK 94/5-20
Kapsam

T.C.

VAN VALİLİĞİ

Defterdarlık Gelir Müdürlüğü

Sayı

:

60757842-GVK 94/5-20

13/10/2014

Konu

:

Gelir Vergisi Tevkifatı

İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ile … Vergi Dairesinde … vergi sicil numarasında muhtasar beyanname yönünden kayıtlı mükellef olduğunuzu, … İş Merkezi Site Yönetimi işi ile iştigal ettiğinizi ve işçi stopajı ve serbest meslek makbuzu yönünden 2012 yılı 3 üncü döneminden itibaren … Vergi Dairesine stopaj yönünden beyanname verip stopaj vergisi ödediğinizi belirterek, doğal gazlı olan iş merkezinizde yalnızca temizlik işleri için çalıştırdığınız bir işçiden dolayı, Danıştay 4. Dairesinin tevkifat yapılmaması yönünde vermiş olduğu 1999/1368 Esas, 2000/133 Karar no.lu kararının göz önünde bulundurularak tevkifat yapılıp yapılamayacağı konusunda görüş talebinde bulunulmuştur.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.” hükmüne yer verilmiş ve aynı Kanunun 23/6 ncı maddesinde de “Hizmetçilerin ücretleri (Hizmetçiler özel fertler tarafından evlerde, bahçelerde, apartmanlarda ve ticaret mahalli olmayan sair yerlerde orta hizmetçiliği, süt ninelik, dadılık, bahçıvanlık, kapıcılık gibi özel hizmetlerde çalıştırılanlardır.) (Mürebbiyelere ödenen ücretler istisna kapsamına dahil değildir.)” nin gelir vergisinden istisna edileceği hükme bağlanmıştır.

Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin maddenin 1-15 numaralı bentlerinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmiştir.

Buna göre, tevkifat uygulamasında “sair kurum” olarak değerlendirilen site yöneticiliklerine bağlı olarak çalıştırılan kapıcıya yapılan ödemelerin gelir vergisinden istisna edilmesi, ancak, istisna kapsamında olmayan ve ücretli olarak çalıştırılanlara yapılan ödemelerden ise vergi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, üçüncü şahıslar hakkında verilen söz konusu Danıştay kararı ve yargı organlarınca verilen diğer kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre diğer şahıslar hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, iş yeri site yöneticiliğinize bağlı olarak çalıştırılan işçiye yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YAPILANDIRILMASINA DAİR İÇ GENELGE SERİ NO: 2015/1

BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YAPILANDIRILMASINA DAİR İÇ GENELGE SERİ NO: 2015/1

Tarih 11/02/2015
Sayı 87893753-010.06.01[36-06]-11294
Kapsam

T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

Sayı : 87893753-010.06.01[36-06]-11294 11/02/2015

Konu : 6552 Sayılı Kanun İç Genelgesi

(SERİ NO:2015/1)

BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA

YAPILANDIRILMASINA DAİR İÇ GENELGE

(Seri No: 2015/1)

…………….. VALİLİĞİNE

(Defterdarlık:Gelir Müdürlüğü)

…………….. VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

Bilindiği üzere, 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 73 üncü maddesinin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla yayımlanan 1 Seri No.lu Bazı Alacakların 6552 Sayılı Kanun Kapsamında Yeniden Yapılandırılmasına Dair Genel Tebliğin “I/B-1. BAŞVURU SÜRESİ VE ŞEKLİ” başlıklı bölümünde, vergi dairelerine olan borçları için madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bağlı bulundukları vergi dairesine doğrudan başvurabilecekleri gibi posta yoluyla veya Başkanlığımız internet adresi üzerinden başvuruda bulunabilecekleri; birden fazla vergi dairesine olan borçlar için Kanundan yararlanma talebinde bulunulması halinde, her bir vergi dairesine ayrı ayrı başvurulması gerektiği düzenlenmiştir.

Ancak, Başkanlığımıza intikal eden olaylardan;

1- Birden fazla vergi dairesine borcu olan mükelleflerden bazılarının, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinden yararlanmak üzere sadece bir vergi dairesine yazılı olarak müracaatta bulundukları, diğer vergi dairelerine yazılı olarak müracaatta bulunmadıkları veya başvurularını borçlu oldukları vergi daireleri dışındaki vergi dairelerine yapmaları nedeniyle Kanunun 73 üncü maddesinin getirdiği imkanlardan yararlanamadıkları,

2- 2014/2 Seri No.lu Bazı Alacakların 6552 Sayılı Kanun Kapsamında Yapılandırılmasına Dair İç Genelgenin “A-BAŞVURULARA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR” başlıklı bölümünde “1. Muhtelif kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları, kanuni temsilciler, yeminli mali müşavirler ve serbest muhasebeci mali müşavirler gibi amme borçlusu sayılan kişilerin madde hükümlerinden yararlanmak için elektronik ortamda başvuruda bulunmaları mümkün değildir.” düzenlemesine yer verilmiş olmasına rağmen, borçluların sorumlu oldukları borçlarını yapılandırmak amacıyla Başkanlığımız internet adresi üzerinden başvuruda bulundukları,

anlaşılmıştır.

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi ile kesinleştiği halde süresinde ödenmeyen amme alacaklarının herhangi bir ihtilaf oluşturulmadan belli bir ödeme planına bağlanarak ödenmesine imkan vermek suretiyle Hazineye intikalinin sağlanması amaçlandığından;

a) Kanundan faydalanmak için süresinde bağlı olduğu vergi dairesine yazılı olarak müracaat eden mükelleflerin (süreksiz yükümlülükten kaynaklanan borçları için herhangi bir vergi dairesine yazılı olarak müracaat eden mükellefler dahil) 30/04/2015 tarihine kadar (bu tarih dahil) borçlu oldukları diğer vergi dairelerine (muhtelif kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle borçlu oldukları vergi daireleri dahil) yazılı başvurmaları halinde,

b) Mirasçılar, kefiller, şirket ortakları, kanuni temsilciler, yeminli mali müşavirler ve serbest muhasebeci mali müşavirlerin ikincil sorumluluklarından kaynaklanan borçlarının yapılandırılması amacıyla 30/04/2015 tarihine kadar (bu tarih dahil) ilgili vergi dairelerine müracaat etmeleri halinde daha önce Başkanlığımız internet adresi üzerinden T.C. kimlik numarası ile başvuruda bulunup bulunmadıklarına ilişkin gerekli sorgulama yapılarak süresinde başvuruda bulunduklarının tespiti halinde,

bu başvurularının kabul edilmesi ve borçlarının Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında yapılandırılarak vergi dairelerince hazırlanacak ödeme planlarının mükelleflere tebliğ edilmesi uygun görülmüştür.

Diğer taraftan, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında, bu madde kapsamında yapılandırılan borçlara ilişkin ilk taksitin Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, ilk taksit Kanunun yayımladığı tarihi takip eden üçüncü ay olan Aralık 2014 ayında ödenecektir.

Ancak, Kanunun 73 üncü maddesinin onyedinci fıkrasında Bakanlar Kurulunun bu maddede öngörülen başvuru ve ilk taksit ödeme sürelerini bir aya kadar uzatmaya yetkili olduğu hüküm altına alınmış ve söz konusu yetkiye istinaden 30/11/2014 tarihli ve 29191 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2014/7016 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile başvuru ve ilk taksit ödeme süreleri birer ay uzatılmıştır. Bu itibarla, Aralık 2014 ayında ödenmesi gereken ilk taksitin ödeme süresi 02/02/2015 tarihinde sona erecektir.

Bununla birlikte, anılan madde kapsamında yapılandırılan tutarlara ilişkin ilk taksit ödeme süresinin söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı ile 02/02/2015 tarihine uzatılmış olması bu taksitin 2014 takvim yılına ilişkin bir taksit olma vasfını değiştirmemektedir.

Öte yandan, anılan maddenin onuncu fıkrasının (a) bendinde, bu maddeye göre yapılandırılarak ödenmesi gereken taksitlerden, bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu madde hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği hükme bağlanmıştır.

Dolayısıyla, birinci taksitin 02/02/2015 tarihi sonuna kadar ödenmemesi veya eksik ödenmesi durumunda bu taksit ihlali 2014 takvim yılına ilişkin ihlal olarak kabul edilecektir.

Ayrıca, anılan maddenin sekizinci fıkrasında, taksitlerin ödeme sürelerinin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde sürenin tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonuna kadar uzayacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda, taksitlerin ödeme süresinin son gününün resmî tatile rastlaması nedeniyle ödeme süresinin bir sonraki aya sirayet etmesi, bu taksitleri sirayet ettiği ayın taksiti haline getirmemektedir.

Örneğin, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi hükmüne göre yapılandırılan ve Şubat 2015 ayında ödenmesi gereken ikinci taksitin son ödeme süresi olan 28/02/2015 tarihinin resmî tatile rastlaması nedeniyle ödeme süresi 02/03/2015 tarihine uzamakla birlikte, bu taksit Şubat 2015 ayına ilişkin taksit olarak değerlendirilecektir.

Diğer taraftan, Kanunun 73 üncü maddesi hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve yapılandırılan tutarları peşin ödeme seçeneğini tercih ederek ödemek isteyen borçluların, 02/02/2015 tarihine kadar ödemeleri gereken tutarları anılan maddenin onuncu fıkrasının (a) bendi gereğince 02/03/2015 tarihine (bu tarih dahil) kadar bir aylık geç ödeme zammı ile birlikte ödemeleri halinde Kanun hükümlerinden yararlanacakları tabiidir.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

Bakan a.

Nakliyecilik faaliyeti ile ilgili iç genelge

Tarih 02/02/2015
Sayı 91378753-010.06.01[40-03]
Kapsam

T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

Sayı : 91378753-010.06.01[40-03]

Konu :

GELİR VERGİSİ KANUNU İÇ GENELGESİ

(SIRA NO: 2015/1)

…………………… VALİLİĞİNE

(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)

………………. VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

GİRİŞ

Başkanlığımıza intikal eden olaylardan;

– Nakliyecilik faaliyeti ile uğraşan mükelleflerin bu faaliyetlerinde kullandıkları taşıtlarının üzerinde haciz veya ihtiyati haciz bulunması nedeniyle söz konusu taşıtları resmi yoldan hurdaya ayıramadıkları,

– Gayri resmi yoldan hurda vaziyette satış, hurda vaziyetteyken parçalanarak kaybolma, daha önceki bir tarihten itibaren kullanılamaz durumda olmasına rağmen resmi yoldan hurdaya ayrılmak suretiyle trafik tescil kaydı silinerek tasarruftan çıkmış olma vb. gerekçelerle kullanılamaz durumdaki taşıtlarla ilgili olarak hurda belgesi alınmasında ve söz konusu taşıtların kullanılamaz hale geldiği tarihin tespitinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle ticari faaliyetlerine devam etme imkânı bulunmamasına rağmen mükelleflerin mükellefiyet kayıtlarının terkin edilemediği,

– Nakliyecilik faaliyetinde kullanılan taşıtların savaş, iç savaş vb. durumların yaşandığı ülkelerde kullanılamaz hale gelmesi veya çeşitli sebeplerle ilgililerin tasarrufundan çıkması durumlarında, mükelleflerin mükellefiyet kayıtlarının terkin edilmesi hususlarında problemler yaşandığı,

– Nakliyecilikte kullanılan taşıtların veraset suretiyle intikal yoluyla mirasçılara devri durumunda, kendisi birer ticari işletme addolunan kamyon, otobüs gibi taşıtlar nedeniyle işi bırakma yükümlülüklerini zamanında yerine getirmeyen mirasçılar nezdinde geçmişe yönelik mükellefiyet tesis işlemleri nedeniyle mağduriyetlerin yaşandığı,

– Veraset suretiyle intikalle devrolunan ancak ticari faaliyette kullanılmayan taşıtların haciz nedeniyle satışının yapılamaması, trafikten çekilememesi veya hurdaya ayrılamaması durumlarında, mükelleflerin mükellefiyet kayıtlarının terkin edilmesi hususlarında sorunlar yaşandığı

anlaşılmış olup, söz konusu sorunların çözümüne yönelik olarak 22/7/2003 tarihli ve 2003/3 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İç Genelgesinde yer alan hususlara ilaveten aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.

1-KULLANILAMAZ DURUMDA OLAN TAŞITLARLA İLGİLİ OLARAK YAPILACAK İŞLEMLER

2003/3 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İç Genelgesinin “2-ARAÇLARIN KULLANILAMAZ HALE GELMESİ” başlıklı bölümünde, “Çeşitli nedenlerle hurda belgesi alınamaması durumunda söz konusu aracın durumunun bilirkişi raporu ile ortaya konulması ve gerekli görülmesi halinde olayın vergi inceleme raporu ile de tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması halinde bilirkişi raporu ve inceleme sonucuna göre hareket edilecektir.”

açıklamasına yer verilmiştir.

Ancak, Başkanlığımıza intikal eden olaylardan, nakliyecilikte kullanılmakta iken gayri resmi olarak hurda vaziyette satılan veya hurda vaziyette parçalanarak kaybolan taşıtların mükelleflerin tasarrufundan çıkmış olması nedeniyle gerçek durumun bilirkişi raporu alınmak suretiyle tespitinin mümkün olamadığı anlaşılmaktadır.

18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında hurda taşıt kabul edilerek tescil kaydı silinen taşıtlarla ilgili olarak, mükelleflerce tescil kaydının silinmesinden daha önceki bir tarihten itibaren ticari faaliyetin sona ermiş olduğunun iddia edildiği hallerde de 2003/3 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İç Genelgesi kapsamında bilirkişi raporu yoluyla herhangi bir tespit yapılması mümkün olamamaktadır.

Ayrıca, mükelleflerin tasarrufundan çıkmış olan taşıtlarla ilgili olarak Vergi Dairesi Müdürlükleri tarafından gerçek durumu yansıtan vergi inceleme raporlarının düzenlenmesi hususunda da bir takım sıkıntılar yaşanabilmektedir.

Benzer nedenlerle, kullanılamaz vaziyette olmasına rağmen üzerinde haciz veya ihtiyati haciz bulunması gibi nedenlerle söz konusu taşıtları resmi yoldan hurdaya ayıramayanların da mükellefiyet terkin talepleri yerine getirilememektedir.

Bu çerçevede, nakliyecilikte kullanılmakta iken gayri resmi olarak hurda vaziyette satılma, hurda vaziyette parçalanarak kaybolma, resmi olmayan yollardan satılma vb. nedenlerle trafik tescil kaydı silinmeksizin mükelleflerin tasarrufundan çıkmış olan, resmi yoldan hurdaya ayrılmak suretiyle trafik tescil kaydı silinmiş olmakla birlikte daha önceki bir tarihten itibaren kullanılamaz durumda olduğu iddia edilen ve kullanılamaz vaziyette olmasına rağmen üzerinde haciz veya ihtiyati haciz bulunması gibi nedenlerle resmi yoldan hurdaya ayrılamayan taşıtlara ilişkin olarak mükellefin talebi üzerine veya re’sen bu iddiaların ilgili bulunduğu tarihten itibaren;

– Taşıt sahibinin sürücü belgesinden hareketle, kaydı kapatılacak olan taşıtın kullanımından dolayı trafik idari para cezası uygulanmadığının,

– Taşıtın dosyasında tebliğ edilmemiş trafik idari para cezası karar tutanağı bulunmadığının,

– Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi (TRAMER) kayıtlarına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırılmamış olduğunun,

– Taşıtın tescil dosyası kayıtlarında herhangi bir işlem (teknik değişiklik, renk değişikliği, zayi veya yıpranma nedenleriyle belge yenileme, şahsi hal ve adres değişikliği gibi) yapılmamış olduğunun,

– Taşıtın ölüm veya yaralanmayla sonuçlanan trafik kazasına karışmadığının,

– Söz konusu taşıtla faaliyette bulunmak üzere ilgili kuruluşlardan faaliyet türüne uygun yetki belgesi (K1, K2 vb.) alınmadığının veya belge yenilemesi yapılmadığının,

– Söz konusu taşıtla ticari faaliyette bulunulduğuna dair herhangi bir tutanak, yoklama veya benzeri bir belge (yol denetim ekiplerince yapılan tespit vb.) bulunmadığının

tespiti halinde, en son verilen vergi beyannamesinin (Yıllık gelir vergisi beyannamesi, geçici vergi beyannamesi veya katma değer vergisi beyannamesi) verildiği tarih dikkate alınmak suretiyle mükelleflerin ticari faaliyetlerine devam etme imkânının kalmadığı tarih itibarıyla gelir vergisi mükellefiyetleri terkin edilecektir.

Söz konusu terkin işleminin yapılabilmesi için yukarıda yer alan tespitlerin tamamının varlığının aranması gerekmektedir.

Öte yandan, bu taşıtların herhangi bir şekilde ticari faaliyetlerde kullanıldığının tespiti halinde söz konusu taşıtlara ilişkin olarak yeniden gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi gerekmektedir.

Hurda vaziyette terk edildiği alandan parçalanarak çalınma hali hariç nakliyecilikte kullanılan taşıtların çalınması halinde ise 2003/3 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İç Genelgesinin “3-ARAÇLARIN ÇALINMASI” başlıklı bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde işlem yapılmaya devam edilecektir.

2-SAVAŞ, İÇ SAVAŞ VB. DURUMLARIN YAŞANDIĞI ÜLKELERDE ÇEŞİTLİ NEDENLERLE KİŞİLERİN TASARRUFUNDAN ÇIKAN VEYA KULLANILAMAZ HALE GELEN TAŞITLARLA İLGİLİ OLARAK YAPILACAK İŞLEMLER

Savaş, iç savaş vb. durumların hüküm sürdüğü yabancı ülkelerde, kaza sonucu ya da taşıtın model yılı vb. nedenlerle kullanılamaz hale gelen veya irade dışı sebeplerle kişilerin tasarrufundan çıkan taşıtların bu durumları, ilgili ülke yetkili makamlarından veya bu ülkelerdeki dış temsilciliklerimizden gerekli belgelerin alınamaması nedeniyle tevsik edilememektedir.

Dolayısıyla, 2003/3 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İç Genelgesinde yer alan açıklamalar çerçevesinde mükelleflerin bu taşıtlara bağlı mükellefiyet terkin taleplerinin yerine getirilmesi hususunda sıkıntılar yaşanmaktadır.

Nakliyecilik faaliyeti ile uğraşan mükelleflerin söz konusu taleplerinin değerlendirilebilmesi için, ilgili Vergi Dairesi Müdürlüklerince mükelleflerden talep edilmesi gereken bilgi ve belgeler aşağıda yer almaktadır;

– Gümrük ve Ticaret Bakanlığından alınan ve taşıtın en son yurt dışına çıkış yaptığı tarihi gösteren ve söz konusu taşıtın yeniden yurda dönmediğini tevsik eden belgeler,

– Mükellefin ya da taşıt şoförünün savaş, iç savaş vb. durumların hüküm sürdüğü ülkeye giriş ve çıkış tarihlerini tevsik eden belgeler.

Söz konusu belgeler kapsamında en son verilen vergi beyannamesinin (Yıllık gelir vergisi beyannamesi, geçici vergi beyannamesi veya katma değer vergisi beyannamesi) verildiği tarih dikkate alınmak suretiyle mükelleflerin ticari faaliyetlerine devam etme imkânının kalmadığı tarih itibarıyla gelir vergisi mükellefiyetleri terkin edilecektir.

Savaş, iç savaş vb. durumların yaşandığı ülkeler dışındaki ülkelerde nakliyecilikte kullanılan taşıtların alıkonulması, çalınması veya kullanılamaz hale gelmesi durumlarında ise 2003/3 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İç Genelgesi ile bu Genelgenin ilgili bölümlerinde yer alan açıklamalar çerçevesinde işlem yapılması gerekmektedir.

3-NAKLİYECİLİKTE KULLANILAN TAŞITLARIN VERASET SURETİYLE MİRASÇILARA DEVRİNDE YAPILACAK İŞLEMLER

Hususi ihtiyaçlarda kullanılmaya müsait olsun yahut olmasın nakliyecilikte kullanılan taşıtların veraset suretiyle mirasçılara intikali durumunda, mirasçılar nezdinde işe başlanıp başlanılmadığının yoklama ile tespiti yapılmaksızın ilgililer adına ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilmeyecektir.

Yapılan yoklamalarda varislerce söz konusu taşıtlarla ticari faaliyette bulunulmadığının beyan edilmesi durumunda, veraset suretiyle intikalin gerçekleştiği tarih esas alınarak bu Genelgenin “1-KULLANILAMAZ DURUMDA OLAN TAŞITLARLA İLGİLİ OLARAK YAPILACAK İŞLEMLER” başlıklı bölümünde yer verilen tespitler yapılmak suretiyle mükellefiyet tesisine gerek olup olmadığı değerlendirilecektir.

Yapılan değerlendirme neticesinde;

– Kamyonet vb. özel ihtiyaçlar için de kullanılmaya müsait taşıtlar için, veraset suretiyle intikalin gerçekleştiği tarih esas alınarak yapılacak tespitler çerçevesinde ticari faaliyette bulunulmadığı kanaatine varılması ve ilgililerce taşıtların trafik kaydının hususiye çevrilmiş olması,

– Otobüs, kamyon vb. özel ihtiyaçlar için kullanılmaya müsait olmayan taşıtlar için, veraset suretiyle intikalin gerçekleştiği tarih esas alınarak yapılacak tespitler çerçevesinde ticari faaliyette bulunulmadığı kanaatine varılmış olmasının yanı sıra söz konusu taşıtların satılması, trafikten çekilmesi veya kullanılamaz durumda ise hurdaya ayrılması

şartlarıyla varisler adına gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilmemesi mümkün olabilecektir.

Özel ihtiyaçlar için kullanılmaya müsait olmayan taşıtlardan haciz vb. nedenlerle satılamayan, trafikten çekilemeyen veya hurdaya ayrılmayanlarla ilgili olarak ise, bu hususların tevsik edilmesi koşuluyla yukarıda bahsi geçen tespitler çerçevesinde yapılacak değerlendirme sonucuna göre mükellefiyet tesis edilmemesi mümkün bulunmaktadır.

Öte yandan, ölüm nedeniyle varislere intikal eden taşıtla nakliyecilik faaliyetine bir veya birkaç varis tarafından devam edilmesi durumunda, diğer varislerin söz konusu taşıt üzerindeki haklarından feragat etmeleri şartıyla sadece faaliyette bulunan varis veya varisler adına mükellefiyet tesis edilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

Adnan ERTÜRK

Gelir İdaresi Başkanı

Kooperatif Gıda Satışı taksit

22 Ekim 2014  ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29153
YÖNETMELİK
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan:

BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI HAKKINDA YÖNETMELİKTE

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

MADDE 1 – 10/3/2007 tarihli ve 26458 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmeliğin 26 ncı maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(7) Mal veya hizmet alımı sonrası belli bir ücret karşılığı borcun taksitlendirilmesi veya ödemenin ertelendiği dönemler de dâhil olmak üzere, kredi kartları ile gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımları ile nakit çekimlerinde taksitlendirme süresi dokuz ayı geçemez. Kuyumla ilgili harcamalarda bu süre dört ayı geçemez. Kredi kartlarıyla gerçekleştirilecek telekomünikasyonla ilgili harcamalarda ve yemek, gıda, akaryakıt ile hediye kart, hediye çeki ve benzeri şekillerde herhangi somut bir mal veya hizmeti içermeyen ürünlerin alımlarında taksit uygulanamaz.”

“(8) Yedinci fıkranın ikinci ve üçüncü cümlesi kurumsal kredi kartları hakkında uygulanmaz.”

MADDE 2 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Yönetmelik hükümlerini Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütür.

kooperatiflerde olağanüstü genel kurul nasıl yapılır

Kooperatiflerde bütün ortakları temsil eden en yetkili organ genel kuruldur. Kooperatiflerin varlığını sürdürebilmesi için gerekli olan kararlar bu kurulda alınmakta, yönetim ve denetim kurulları Kanun ve ana sözleşmenin kendilerine verdiği yetkiler çerçevesinde genel kurul kararları doğrultusunda faaliyetlerini yürütmektedir.
Genel kurulların usulüne uygun bir şekilde toplanması, alınan kararların Kanun ve anasözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etmemesi, toplantılara çok sayıda ortağın katılarak alınan kararlara katkı sağlamaları, kooperatif faaliyetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi açısından önem arz etmektedir.
Kooperatiflerin genel kurul toplantılarında, toplantıya çağrıdan başlamak üzere temsil, oy kullanma, seçme seçilme, gündeme madde ilavesi gibi genel kurula ilişkin bir çok konuda ortakların, kimi zaman da kooperatif yöneticilerinin bilgi eksikliğinden kaynaklanan sorunlar ortaya çıkmakta bu sorunlar çoğu zaman dava ve şikayete konu edilerek kooperatifin zarar görmesine neden olunmaktadır.
Kooperatifler Kanunu’nun 42 ile 54 üncü maddelerinde genel kurul ile ilgili düzenlemeler yer almaktadır. 42 ile 54 üncü maddeler içerisinde genel kurula ait olup bahsedilmeyen konular KK. 98 ile Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlere ait olan 360-398 inci maddeleri içerisinde ele alınmıştır.

kooperatiflerde genel kurul yapmamanın cezası kooperatiflerde olağanüstü genel kurul nasıl yapılır kooperatiflerde genel kurul 2013 kooperatiflerde genel kurul yapılmaması kooperatiflerde genel kurul tescil süresi kooperatiflerde genel kurul evrakları kooperatiflerde genel kurul ne zaman yapılır kooperatiflerde genel kurul kararlarının iptali

kooperatif kuruluşu örnek kooperatif kuruluşu için gerekli evraklar kooperatif kuruluşu için gerekli işlemler kooperatif kuruluşu için gerekli işlemler 2010 kooperatif kuruluşu 2014 kooperatif kuruluşu 2013 forum kooperatif kuruluşu kooperatif kuruluşu için gerekli işlemler 2009