Kooperatiflerde genel kurul gündemi nasıl oluşturulur ?
Mali Müşavir seçiminde dikkat edilecek hususlar, Mali Müşavir değiştirme nedenleri, Mali Müşavirlik Hizmet kalitesinde belirleyici unsurlar
Hizmet Almak için Bize Ulaşın [email protected]

MUHASEBE VE MÜŞAVİRLİK HİZMETLERİNDE MODERN PAZARLAMA ANLAYIŞI
Prof.Dr.Cemal YÜKSELEN
Mustafa Kemal Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi
- Muhasebecilik ve Müşavirlik Hizmetlerinin Özellikleri
Serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci ve mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik mesleğini yerine getiren meslek mensuplarının sayısı her yıl artmaktadır. Mevcut meslek mensupları arasında yaşanan rekabetin yanısıra, pazara girenlerin de “pasta”dan pay alma hedefi, rekabetin yoğunluğunu arttırmaktadır. Bu rekabet ortamı ise meslek mensupları arasında öncelikle “fiyat rekabeti” yaratmaktadır. Fiyat rekabeti ise ya meslek mensubunun gelir kaybına neden olmakta, ya da uğradığı gelir kaybı sonucu meslek mensubu sunduğu hizmetten mükellefin beklediği kalite düzeyinin altında hizmet sunmak zorunda kalmaktadır. Düşük hizmet kalitesinin vereceği zararı göze alamayan meslek mensupları gelir kaybına razı olmakta, hedefledikleri yaşam kalitesine ulaşamamaktadırlar.
Öte yandan her geçen gün vergi mevzuatındaki değişiklikleri mükelleflere aktarma ve gerekli düzenlemeleri yapma zorunluluğu da emek ve zaman maliyetine katlanmayı gerektirmektedir. Bu alanda gerekli özenin gösterilmemesi durumunda ya mükellef zarara uğramakta, ya da mükellefin yeni düzenlemeleri başka şekilde öğrenmesi ile meslek mensubu hakkındaki izlenimi olumsuz yöne kaymaktadır. Her iki durum da meslek mensubu için imaj ve mükellef kaybı anlamına gelmektedir.
Son yıllarda mükellefler, vergisel işlemler dışında da meslek mensuplarından çeşitli konularda bilgi alma gereksinimi duymaktadırlar. İşyeri, şube açma, büyüme olanaklarını araştırma, makine/teçhizat satınalma veya kiralama vb. konular, mükelleflerin bilgilenmek istedikleri hususlar olarak karşımıza çıkmaktadır1.
Ayrıca, gerek uluslararası ve ulusal muhasebe standartlarının her geçen gün önem kazanması, gerekse yabancı firmaların ortak yatırım yapmak amacıyla yerli firma hakkında doğru, güvenilir mali bilgi alma ihtiyacı karşısında önem kazanan meslek, elektronik iletişimin de yarattığı yeni ufuklarla önemli değişimlere uğramaktadır.
Bütün bu gelişmeler, meslek mensuplarının, sırlarını paylaştıkları mükellefleriyle daha yakın ilişkiler kurmalarını ve sundukları hizmetin kalitesini mükellef beklentisine uygun hale getirmelerini zorunlu kılmaktadır.
Meslek mensuplarının sundukları hizmetin pazarlanması, mal pazarlamasından daha zordur. Bu zorluk, hizmetlerin mallardan farklı şu özelliklerinden kaynaklanmaktadır2:
- Hizmetler soyuttur. Fiyat, kalite vb. karşılaştırması bir takım güçlükler yaratır.
- Hizmetin kalitesini belirleyen önemli unsur, hizmeti sunan personeldir.
- Hizmetlerin kalite kontrolünü yapmak mümkün değildir. Hizmet sunumunda yapılan hata ve ihmallerin ortadan kaldırılması, düzeltilmesi, hizmetin yeniden sunulması çoğu zaman güçtür.
- Müşteriler satınalma aşamasında mamullerin çeşitli özelliklerini görebilme ve değerleyebilme şansına sahip olmalarına rağmen, hizmetlerinde böyle bir olanak yoktur.
- Hizmetlerin stoklanması söz konusu değildir. Hizmet işletmelerinde kullanılmayan kapasite, para ve emek maliyet anlamını taşır. Talebin kapasiteyi aşması durumunda ise bazı müşterilere hizmetin yeterince ve gereğince sunulamaması söz konusudur. Bu durumda müşteri hayal kırıklığı yaşar ve işletme hakkında olumsuz düşüncelere kapılır.
- Hizmet sunumunda hizmet işletmesi aracı kullanmaz, çoğu zaman ya doğrudan, yüzyüze veya elektronik kanallarla müşteriyle karşı karşıya gelir. Bu nedenle personel, hizmet sunumunda önemlidir.
Soyutluk, hizmetlerin en önemli özelliğidir. Bir malın ambalajına, etiketine, bileşimine vb. bakarak satınalma esnasında fikir edinip satınalmaya veya almamaya karar verebiliriz. Ancak bir hizmeti bu şekilde değerleme olanağımız yoktur. Bir mali müşavirin bir yıllık “muhasebecilik ve mali müşavirlik” işi gereği mükellefine sunduğu hizmetin karşılığı talep ettiği hizmet bedeli (sunduğu fiyatı) mükellefin hizmeti eline alıp mal gibi değerleme olanağı olmadığı için fikir edinmesi uygun/yüksek şeklinde değerlemesi kolay değildir. Bu nedenle meslek mensubunun sunmayı taahhüt ettiği hizmetin ne kadar “iyi” olduğu konusunda mükellefi ikna etmesi; mükellefin ise satınalmayı istediği hizmetin karşısındaki meslek mensubunca ne kadar “iyi” sunulacağı konusunda ikna olması, zorluk yaratmaktadır. Bu iletişimde mükellefin, meslek mensubu ile ilgili duyumlarının önemli bir rol oynadığı dikkate alınmalıdır.
Hizmet kalitesini belirleyen önemli unsur, personeldir. Personelin ilgili hizmet sunumunda sahip olduğu bilgi ve beceri ile güler yüzlü olması, sıcak iletişime açık ve yatkın olması önemlidir. Örneğin, bir müşavirlik işyerine gelen mükellefin doğrudan meslek mensubu kadar işyerinde çalışan elemanlar tarafından da karşılanmakta olduğu dikkate alınırsa, mükellefe verilecek bilgi, gösterilecek saygı ve güler yüz, mükellefin işyerinden memnun ayrılmasına olanak sağlayacaktır. Meslek mensubunun işyerinde bulunmaması durumunda personelin tutum ve davranışları ve bilgileri ayrı bir önem kazanmaktadır.
Hizmetlerde yapılan hataların düzeltilmesi çok güçtür. Örneğin, muhasebe hizmetlerinde kayıtların hatalı girilmesi, beyannamenin hatalı doldurulması telafisi güç sonuçlar doğurabilmektedir.
Müşteri hizmeti satınalırken mal özellikleri gibi hizmeti görebilme ve değerleme olanağından yoksundur. Örneğin, mali müşavirinden bir işyeri kurmak üzere fizibilite etüdü hazırlamasını isteyen mükellef, hizmet bedeli konusunda anlaşmayı yaparken nasıl bir “hizmet” için bu bedeli kabul ettiğini önceden görebilme olanağına sahip değildir.
Bir hizmet işletmesinde kullanılmayan (boş) kapasite o ölçüde boşa harcanan zaman ve katlanılan gider olarak görülür. Tersi durum ise hizmetin kalitesini olumsuz yönde etkiler. Bir müşavirlik işyerinde personelin mesai süresince çalışır durumda olamaması, meslek mensubu için fazla personel, yüksek gider, düşük verimlilik sonuçlarını doğurur. Buna karşılık bir işyerinin tüm personel olanaklarıyla sunabileceği muhasebecilik ve mali müşavirlik hizmetinde fazla mükellefe karşı yükümlülük üstlenilmesi, kimi aksamalara, hatalara, mükellef – meslek mensubu iletişiminde tatminsizliklere neden olabilir.
Hizmet sunumunda hizmet sunan personel, başarıda önemli unsurdur. Bir müşavirlik işyerinde mükellef meslek mensubundan ihtiyaç duyduğu bilgiyi alması ölçüsünde tatmin olur. Sorduğu sorulara yanıt alması, sorunlarının çözülmesi, beyannamelerinin zamanında hazırlanmış olması müşteri tatmini yaratır. Meslek mensubunun işyerinde bulunmaması halinde aynı koşulların personelce de sağlanması büyük önem taşır.
Görüldüğü gibi hizmet bir performans olarak görülmektedir. Bu performansı sağlayan ise “insan”dır. Bu nedenle muhasebe ve mali müşavirlik hizmeti sunan bir işletmede meslek mensubu ve personelinin birlikte sundukları değer, performans düzeyini gösterir. O halde işletme bu değeri ne kadar arttırırsa performansını da o denli yükseltmiş olacaktır. Bu ise, mükellefin tatmin olmasını sağlayacaktır.
- Modern Pazarlama Anlayışı Nedir?
Amerikan Pazarlama Derneği’nin yaptığı tanıma göre, “Pazarlama, kişilerin ve örgütlerin amaçlarına uygun şekilde değişimi sağlamak üzere, malların, hizmetlerin ve düşüncelerin yaratılmasını, fiyatlandırılmasını, dağıtımını ve satış çabalarını planlama ve uygulama sürecidir”3.
Dikkat edileceği üzere tanım, faaliyet konusu ne olursa olsun bir işletmenin, kendi lehine değişimi yani mal ve hizmet sunumu ile karşılığında parasını alma işlemini sağlamaya yönelik bir çaba olarak pazarlamayı ifade etmektedir. Bu anlamda muhasebe ve müşavirlik hizmeti sunan bir işletmenin de amacı, mükelleflerin o işletmeyi tercih etmesini ve tercih sonrası kurulan iş ilişkisinin her iki tarafı da tatmin edecek şekilde sürmesini sağlamaktır. Bunun için bir işletmede tüm personelin bu değişimin müşavirlik işletmesi lehine değişimi sağlamada sorumluluk ve atkısı olduğu gerçeğinden hareketle günümüzde pazarlama, “Modern Pazarlama Anlayışı” olarak bir yönetim anlayışı olarak da ifade edilmektedir.
Modern pazarlama anlayışı, müşteri ihtiyaç ve isteklerini hareket noktası alan, faaliyetleri bu ihtiyaç ve istekleri karşılayacak şekilde pazarlama programı çerçevesinde planlayan ve uygulayan, hedefi de rakiplerden daha etkin ve yeterli müşteri tatmini yaratmak olan bir anlayıştır.
- Bir Muhasebe ve Müşavirlik İşletmesinde Modern Pazarlama Anlayışı
Bir muhasebecilik ve mali müşavirlik işletmesinde modern pazarlama anlayışı, mükellef beklentileri doğrultusunda söz konusu hizmetleri sunarak mükellef tatmini yaratma hedefi taşımalıdır.
Modern pazarlama anlayışının dört temel unsuru bulunmaktadır4:
- Müşteriye yönelik olma
- Hedef Pazar
- Bütünleşik pazarlama çabaları
- Müşteriyi tatmin ederek kar sağlama
Bir muhasebecilik ve mali müşavirlik işletmesinde müşteriye yönelik olma, mükellefin ihtiyaç ve isteklerini dikkate alma anlamı taşımaktadır. Mükellef müşavirinden ne bekler? Öncelikle vergisel işlemlerde doğru ve güvenilir hizmet sunulmasını bekler. Dolayısıyla, meslek mensubu kendisi ve tüm personeliyle bu noktayı temel almalıdır. Her bir mükellefin beklentilerinin farklı olabileceği de dikkate alındığında günümüzde “bire bir pazarlama”, “ilişkisel pazarlama” gibi kavramlarla adlandırılan her bir mükellefe uygun hizmet yaratma ve sunma faaliyetinin önemi ortaya çıkmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere, müşavirlik işletmesinin sunduğu hizmet, performanstır. Bu ise hizmet akdi gerçekleştikten sonra izlenebilecek bir işin riskini almak olarak görülebilir. Bu nedenle mükellefin, meslek mensubundan beklentilerinin ne olduğunu öğrenmek ve bunları karşılamak hedeflenen tatmini yaratır.
Modern pazarlama anlayışının ikinci unsuru hedef pazardır. Hedef pazar unsuru, müşteri ihtiyaç ve isteklerinin farklılığından hareket ederek onların çeşitli kriterlere ayrılarak pazarın bölümler haline getirilmesi ve işletmenin bu bölümleri dikkate alarak uygun gördüğü sayıdaki pazar bölümünü hedef pazar/pazarlar seçip bu bölümlere mal ve hizmet sunmayı ifade etmektedir.
Bu anlayışa göre müşavirlik işletmesi mükelleflerini çeşitli kriterlere göre gruplara, pazarlama kavramıyla pazar bölümlerine ayırmalıdır. Bu çerçevede önem kazanan husus, her bir pazarlama bölümünde veya bölümlerinde uzmanlaşma sayesinde daha etkin olabilmektir. Örneğin, mükellefler işkollarına göre bölümlere ayrılabilir. Meslek mensubu, kendisinin “uzman” olduğu alandaki muhasebe kayıt düzeni ve mevzuat bilgisine göre daha doğru, daha güvenilir hizmet sunacağından emin olarak hareket eder. Mükellefler de meslek mensubunun o konunun, iş kolunun uzmanı olarak gördüklerinden hizmeti o kişiden satınalmayı yeğleyeceklerdir. Her geçen gün artan mevzuat hacmi ve sayısal olarak yoğunluğu dikkate alındığında hedef pazar kavramının taşıdığı önem daha açık şekilde ortaya çıkmaktadır. BU kavram aynı zamanda meslek mensupları arasında çok az görülen “şirketleşme”yi de beraberinde getirecektir. Arklı alanlarda uzman olan meslek mensupları bir şirket çatısı altında her bir mükellef grubuna, başka bir anlatımla pazar bölümüne hizmet sunacaklar ve hedefledikleri mükellef tatminini de yaratmış olacaklardır.
Üçüncü unsur bütünleşik pazarlama programıdır. Pazarlama programı mal (hizmet), fiyat, dağıtım ve tutundurma araçlarında oluşur. Bir hizmet işletmesinde bu araçlara ayrıca personel, fiziksel varlıklar ve süreçler de eklenmelidir.
Bütünleşik pazarlama programı kavramı, belirtilen bu yedi aracın birlikte kullanılarak hedeflenen müşteri tatmini yaratacağını ifade etmektedir. Hizmet, özellikle hizmet kalitesi ile anlam bulur. Hizmet kalitesi ise, hizmeti alanın isteklerine uygunluk derecesi olarak tanımlanır. Bir müşavirlik işletmesinde hizmet kalitesi, meslek mensubunun, mükellefin beklediği hizmeti ona sunabilme düzeyidir. Fiyat, müşavirlik işletmesi için hizmetin karşılığında talep ettiği ücrettir. Bu ücretin hem mükellefin beklentilerine, hem de sunulan hizmetin kalitesine uygun olması gerekir. Dağıtım, müşavirlik hizmetinin mükellefe sunulduğu işyerinin konumu, şubeleridir. Mükellefin bu hizmeti satınalmak için yoğun çaba göstermemesi, ulaşım olarak kolay erişebileceği yerde faaliyet göstermesi, ya da belge ve bilgi akışında personeli ile destek olması mükellefte hedeflenen tatmini yaratır.
Tutundurma, müşavirlik işletmesinin, mükellefler nezdinde kendisini, faaliyetlerini tanıtmayı amaçlayan çabalardır. 18 Ekim 2001 tarih ve 24557 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Meslek Ahlak Kuralları ile ilgili Mecburi meslek Kararı” çerçevesinde yapabilecekleri çalışmalar, hükümlerle düzenlenmiştir. Bu çerçevede müşteri ilişkileri yönetimi, ayrı bir önem kazanmaktadır.
Personel, makalemizin başında da belirttiğimiz gibi, hizmet işletmesinin en önemli unsurudur. Personelin bilgili, mükellefle bire bir iletişim kurmayı bilen iletşime açık kişiler olması müşavirlik işletmesinin hedeflediği mükellef tatmini açısından büyük önem taşımaktadır.
Fiziksel varlıklar, işyerinde kayıt ve beyannamelerin hazırlanmasında kullanılan araçlardan, büro donanımına kadar uzaman geniş bir alanı kapsar. Bilgisayar kullanılması, modern donanım malzemeleri, temiz bir büro, temiz giyimli personel, mükellefin beklerken rahat olabileceği, ağırlanabileceği bir salon bu kapsamda düşünülmelidir.
Süreçler, müşavirlik işletmesinde yerine getirilen hizmetlerin nasıl yapıldığına ilişkindir. Kayıt işlemlerinin zamanında yapılmasını sağlamak, personel arasında görev dağılımını yaparak işlerin düzenli yürümesine olanak tanımak, beyannamelerin zamanında hazırlanması ve mükelleflere ulaştırılmasını sağlayacak şekilde iş düzeni kurmak, işyerinde verimliliği sağlayacağı gibi, mükellefte de hedeflenen tatmini yaratacaktır.
Unutulmamalıdır ki, müşavirlik işletmesinin mükellefi tatmini, hizmet pazarlamasında büyük önem taşıyan “ağızdan ağıza pazarlama”, “fiskos pazarlaması” gibi adlarla tanımlanan mükellef tavsiyesini sağlayacaktır.
- Sonuç
Bir muhasebecilik ve müşavirlik işletmesinin başarısında, sunulan hizmetin, mükellef beklentilerin uygun olması ayrı bir önem arz etmektedir. Mükellefin beklentilerini alması, meslek mensubu ile uzun dönemli bir iş ilişkisi içinde olmasını sağlayacağı gibi, memnuniyet, mükellefin meslek mensubunu çevresine de tavsiye etmesi sonucunu getirmektedir. Bu ise bir muhasebe ve müşavirlik işletmesinde tüm personel ile paylaşılmasını gerektiren değerleri ifade eden ve mükellef tatminini hedefleyen modern pazarlama anlayışı ile sağlanır.
Günümüzde artan rekabet, yabancı müşavirlik işletmelerinin pazara girişleri ve yeni standartlar ışığında yapılması gereken düzenlemeler, genellikle içe dönük, yani kayıt ve beyanname işlemleri hedefli çalışan meslek mensuplarının dışa dönük, başka bir anlatımla mükellefe yönelik pazarlama çabalarına da girmelerini zorunlu kılmaktadır.
Vergisel sorumluluklar çerçevesinde yapılacak işlerin yanısıra, modern pazarlama anlayışı doğrulturunda pazarlama çabalarını da planlamaları ve yürütmeleri günümüzde artan bir önemle meslek mensuplarını karşı karşıya bırakmaktadır.
DİPNOTLAR
- Gülhan Suadiye, Cemal Yükselen, “Mükelleflerin ve Muhasebecilerin Birbirlerinden Beklentileri”, Mali Çözüm, İSMMMO Yayını, Yıl:11, Sayı:56, s.15-26.
- Christopher Lovelock, Services Marketing, Third Edition, Prentice Hall International, 1996, 10-14.
- İlhan Cemalcılar, “Pazarlama’nın Tanımı”, Pazarlama Dünyası, Yıl:1, Sayı:5, Eylül/Ekim 1987, s.13.
- Cemal Yükselen, Pazarlama, İlkeler, Yönetim, 2. Baskı, Detay Yayıncılık, Ankara, 2000, s.
Kemal ÖZMEN kooperatifler isimli kitabı 4. Baskısını yapmıştır ( Güncellenmiş Son Mevzuata göre )
Gıda fiyatlarına artışın Çözümü tarım kredi kooperatifleridir-Mali Müşavir Evren Özmen
danışma için [email protected]
Gıda krizine tarım kooperatifleri çözüm olabilir mi? -Mali Müşavir Evren özmen
detaylı bilgi için [email protected]
Kemal Özmen’in kooperatifler isimli kitabı 4.baskısını yapmıştır
http://www.seckin.com.tr/kitap/n/767948392/title/kooperatifler-kemal-ozmen.html
4572 SAYILI TARIM SATIŞ KOOPERATİF VE BİRLİKLERİ HAKKINDA KANUNUN GEÇİCİ 5 İNCİ MADDESİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLARIN BELİRLENMESİNE DAİR TEBLİĞ
|
|||||||||
ortak alan tapu tescil-
T.C. J
ıso-en> ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ^
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı “”” ~
18 Hırt 2013
Sayı : 96021322-100.01 KARAR NO:2013/ 32
Konu : Ret Kararı ^
GENEL MÜDÜRLÜK MAKAMINA
Tapu ve Kadastro …….. Bölge Müdürlüğü’nün 31.10.2012 tarihli ve 2012/….. sayılı kararı ile onanan ……. Tapu Müdürlüğü’nün 11.09.2012 tarihli ve ….. yevmiye numaralı ret kararına karşı …… ……..’in 16.11.2012 tarihli dilekçesi ile itiraz edilmiştir.
İSTEM:
…… İli, ……. İlçesi, …… Köyü, 268 parselde kain, B Blok, l numaralı ve “dubleks mesken” nitelikli bağımsız bölüm 1/216 pay ile ……… kızı ….. ……., 1/144’er pay ile ……. oğullan ….. ……. ve …… ……, 6/324’er pay ile ….. oğlu …… ……. ve ……. oğlu ……. ………’na ait iken, malikler adına vekaleten ….. …… tarafından söz konusu taşınmazdaki paylann ……. Sitesi Yöneticiliği adına tescili talebinde bulunulmuştur.
RET NEDENİ;
……. Tapu Müdürlüğü’nce; site yöneticiliğinin tüzel kişiliği olmaması, aynı parsel üzerinde önceden yapılmış olan satış işlemlerinin geriye dönüşünün sağlanması ve eski maliklerin adlarına tescillerin yapılması için muvafakat verilmemesi üzerine Hazine Avukatlığı tarafından 21.06.2012 tarihinde ……. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açılmış olması gerekçe gösterilerek talebin, 11.09.2012 tarihli ve …… yevmiye numaralı karar ile reddedildiği anlaşılmıştır.
YAPILAN İNCELEME:
……. İlçesi, 268 parselde kain, “dubleks mesken” nitelikli, 49/2920 arsa paylı, B blok, l nolu bağımsız bölüm muhtelif hisselerle, ……. Sitesi kat malikleri adına paylı mülkiyetli olarak tescilli iken, 26.08.2010 tarih ve ….. yevmiye, 16.12.2010 tarih ve …… yevmiye, 07.02.2011 tarih ve ….. yevmiye, 28.07.2011 tarih ve …… yevmiye, 16.09.2011 tarih ve …… yevmiye numaralı satış işlemleri ile toplam 46 hissenin ….. Sitesi Yöneticiği adına tescil edildiği,
…… Sitesi Kat Malikleri Kurulu’ nün 05.07.2010 tarih ve …. sayılı kararı ile B blok l nolu bağımsız bölümün ortak yer olarak tescilini gerçekleştirmek ve bunu sağlayabilmek için Tapu Müdürlüğünün uygun gördüğü usullerden biri ile (……. Sitesi Yöneticiliği veya kat malikleri kurulu adına hisselerin toplanarak tescili) işlem yapılmasına karar verildiği;
ADRES: Dikmen Cad. No: 14 Bakanlıklar 06100 ANKARA Ayrıntılı bilgi için irtibat : E KARACA T K Uzmanı
Telefon : 0312 (413 62 53) Dahili (Pbx) Fax : O 312 (413 62 52)
E-posta: lapiidairesiMtkgm.gov.tr Elektronik Ağ: 1/5
T.C.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı
#
Topu v» Kadastro
Söz konusu kararın yerine getirilmesi için yukarıda tarih/yevmiye numarası belirtilen ve satış ……. Sitesi Yöneticiliği adına hisselerin toplanması amacıyla, satış işlemlerinin yapılarak 276/324 payın …… Sitesi Yöneticiliği adına toplanarak tescillerinin yapıldığı, yine bu amacı gerçekleştirmeye yönelik olarak, söz konusu bağımsız bölüm üzerinde 1/216 pay ile malik ……. kızı …… ……, 1/144’er pay ile malik …… oğulları ….. …… ve …. ……, 6/324’er pay ile malik …… oğlu …… …….. ve ……. oğlu ….. ……..’ nün bu paylarının Site Yönetimi adında toplanmasına ilişkin satış işleminin, site yöneticiliğinin hak ehliyeti olmadığı gerekçesiyle ve 11.09.2012 tarihli ve …… yevmiye numaralı ret kararı ile talebin reddedildiği;
…… Sitesi Yöneticisi …… ……. tarafından, kalan hisselerin …….. Sitesi Yöneticiliği ve kat malikleri kurulu adına tescil edilmesi için 23.09.2011 tarihinde Tapu Müdürlüğüne başvurulduğu, Müdürlükçe site yöneticiliğinin taşınmaz edinmesinin mümkün olmaması sebebi ile talebin karşılanamaması üzerine, ……. Sitesi Yöneticisi …… …….. tarafından yazılan 26.09.201 ….. tarihli dilekçe ile konunun Genel Müdürlüğümüze intikal ettirildiği, Genel Müdürlüğümüzün 06.10.2011 tarih ve ……/….-….. sayılı yazıları gereğince konunun Bölge Müdürlüğü’nce incelenerek, ……. Köyü, 268 parsel numaralı, B Blok, l numaralı, “dubleks mesken” nitelikli bağımsız bölümün, …… Site Yöneticiliği adına tescili işleminin Türk Medeni Kanunu’nun 1027. maddesi ve Tapu Sicil Tüzüğü’nün 85 ve 86. maddeleri gereğince ilgililerinin muvafakati alınarak düzeltilmesi, aksi halde düzeltmenin hükmen yapılması gerektiğinin 11.11.2011 tarih ve …../….. sayılı yazı ile Müdürlüğe bildirildiği;
Tapu Müdürlüğü tarafından Bölge Müdürlüğüne yazılan 27.12.201 1 tarih ve …./….. sayılı yazı içeriğinden anlaşıldığına göre; ilgililere durumun telefon aracılığı ile bildirildiği ancak işlemin düzeltilmesine muvafakat verilmemesi üzerine, …… Tapu Müdürlüğünce yazılan 29.03.2012 tarih ve …../…… sayılı yazı ile Mal Müdürlüğü’ne durumun bildirilerek tapu iptal davası açılmasının talep edildiği, Hazine Avukatlığınca 21.06.2012 tarihinde …… Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açıldığı;
Vekil …. …… tarafından 11.09.2012 tarih ve …… sayılı başvuru ile bağımsız bölümde 1/216 pay maliki …. ……, 1/144’er pay malikleri ….. ……. ve …… ……., 6/324’er pay malikleri …… …….. ve …… …….. adına yapılan satış talebine ilişkin olarak …….. Tapu Müdürlüğü’nce; site yöneticiliğinin tüzel kişiliği olmaması, aynı parsel üzerinde önceden yapılmış olan satış işlemlerinin geriye dönüşünün sağlanması ve eski maliklerin adlarına tescillerin yapılması için muvafakat verilmemesi üzerine Hazine Avukatlığı tarafından 21.06.2012 tarihinde …….. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açılmış olması gerekçe gösterilerek verilen 11.09.2012 tarihli ve …… yevmiye numaralı ret kararının, Bölge Müdürlüğü’nün 31.10.2012 tarihli ve 2012/….. sayılı kararı ile onandığı, Bölge Müdürlüğünce onanan ret kararına karşı ……. Sitesi Yöneticisi ….. ……..’in 16.1 1.2012 tarihli dilekçesi ile Genel Müdürlüğümüze itiraz edildiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE :
Türk hukuk sisteminde bir topluluğun tüzel kişi olarak adlandırılabilmesi için bu sıfatın kanundan dolayı kazanılmış olması gerekmekte olup, Türk Medeni Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca; başlıbaşına bir varlığa sahip kişi veya mal toplulukları, belli bir amaç birliği içerisinde
ADRES: Dikmen Cad. No: 14 Bakanlıklar 06100 ANKARA Telefon : O 312 (413 62 53) Dahili (Pbx) Fax : O 312 (413 62 52) E-posta: lapudaircsifetkam. gov.tr Hlektronik Ağ
Ayrıntılı bilgi için irtibat : E. KARACA T.K Uzmanı
2/5
T.C.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı
Tapu ve Kadastro
örgütlenmek sureti ile kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar. Buna göre tüzel kişiliğin; belli bir amacının olması ve örgütlenmiş olmasının yanında, bünyesinde yer alan kişilerden ve mallardan tamamen bağımsız bir mameleke sahip olması da gerekmektedir.
Apartman yönetiminin veya kat malikleri kurulunun ise kendisini oluşturan şahıslardan ayrı bir hukuki ve maddi varlığı bulunmamaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu apartman yönetimine tüzel kişilik sıfatı vermediği gibi Yargıtay’da kararlarında, apartman kat malikleri kurulunun (Yönetimin) tüzel kişiliğinin olmadığını ve bu nedenle taraf ehliyeti olmadığını belirtmektedir(l. Hukuk Dairesi’nin 29.9.2003 tarih, 2003/9202 E. ve 2003/9784 K. sayılı kararı). Bu durumda tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti olmayan kat malikleri kurulunun taşınmaz edinmesinin mümkün olmadığı açıktır. Site Yöneticiliği adına taşınmaz tescili mümkün olmadığından söz konusu talebin reddine dair verilen (bu satış talebi için) Tapu Müdürlüğünün ret kararı ve Bölge Müdürlüğünün onama kararı yerindedir.
Ancak Müdürlükçe ……. Sitesi Yönetiminin taşınmaz mal edinme ehliyetinin olup olmadığı araştırıldıktan sonra, yönetim adına tescil taleplerinin ret edilmesi gerekirken, malikler ….. ……., ….. ……., ….. ……, …… ……. ve ……. …….. vekili ….. …… tarafından yapılan 11.09.2012 tarih ve …… sayılı satış başvurusu öncesinde diğer malikler tarafından muhtelif tarihlerde (26.08.2010 tarih ve ……. yevmiye, 16.12.2010 tarih ve …… yevmiye, 07.02.2011 tarih ve …… yevmiye, 28.07.2011 tarih ve ….. yevmiye, 16.09.2011 tarih ve … yevmiye numaralı) yapılan satış işlemleri ile söz konusu bağımsız bölümde toplam 46 hissenin (276/324 hisse) ……. Sitesi Yöneticileri adına tescili sağlanmış, daha sonra da bu hatalı tescilin eski haline döndürülerek düzeltilmesi gerektiği kanaati ile ……. Asliye Hukuk Mahkemesinin …../….. Esasında dava açılmıştır.
Somut olayda, her ne kadar Site Yöneticiliğinin tüzelkişiliği olmaması dolayısıyla hak ehliyetinin olmadığı ve bu nedenle Site Yöneticiliği adına satıştan tescile yönelik talebin karşılanamayacağı gerekçesiyle ret kararı kurulmuş olsa da, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, asıl sorunun tüzelkişiliği olmayan Site Yönetiminin taşınmaz mülkiyetini kazanma ehliyeti olup olmadığı değil, bir bağımsız bölümün ortak yer olarak tescili talebinin karşılanıp karşılanmayacağıdır. Dosya içeriğinden, …… Sitesi yöneticilerinin söz konusu işlemi yürütmeleri ve yapmalarındaki amacın, Site Yönetimi adına taşınmaz edinimi sağlamak olmadığı, Site Kat Malikleri Kurulu’ nün 05.07.2010 tarih ve 21 sayılı kararının 7. maddesinde belirlenen, B Blok l nolu bağımsız bölümün (kat malikleri adına hisseli olarak tescil edilmiş olmasına karşın ortak yer olarak kullanıldığı) ortak yer olarak tescilini sağlama işleminin takip ve sonuçlandırılması olduğu, hali hazırda Site Yöneticileri adına yapılan tescillerin yapılmasının idarenin hatalı değerlendirme ile işlem yapmasından kaynaklandığı, hataya idarenin sebep olduğu (son işlem için ret kararı veren Müdür …… …….’ın da 16.09.2011 tarih ve …… yevmiye ile Site Yöneticileri adına satıştan tescile ilişkin işlem yaptığı) görülmektedir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ nün 67. maddesine göre, toplu yapı kapsamında olup, bütünüyle bu kapsamdaki bağımsız bölümlerin ortak kullanma ve faydalanmasına tahsis edilmiş bulunan parsellerin malik hanesine, tahsis edildikleri toplu yapı kapsamındaki diğer parsellerin ada, parsel, blok ve bağımsız bölüm numaraları gösterilmek suretiyle tapu siciline kaydedilir ve bu suretle tahsis edildikleri parsellerde bulunan bağımsız bölümlerin ortak yeri olur. Toplu yapı kapsamında bulunan birden çok yapının ortak sosyal ve alt yapı tesisleri bulundukları parsel veya yapıya bakılmaksızın, tahsis edildikleri bağımsız bölümlerin ortak yeri sayılır.
ADRES: Dikmen Cad. No: 14 Bakanlıklar 06100 ANKARA Telefon : 0312 (413 62 53) Dahili (Pbx) Fax : O 312 (413 62 52) E-posta: lapudairesifetkgm.gov.il Elektronik Ağ:
Ayrıntılı bilgi için irtibat : E. KARACA T. K. Uzm
aJiı X-~”N ]â^/
T.C.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı
v~Kla*tr‘
Somut olayda, ortak yer olarak tescil edilmesi düşünülen ancak tapuda kat malikleri adına hisselendirilerek tescil edilmiş bir bağımsız bölümün olduğu ve bunun ortak yer olarak tescil edilmesi işleminin yapılmaya çalışıldığı görülmektedir. Bunun için tapu kütüğünde kayıtlı görünen tescil maliklerinin kendi adlarının (paylarının) terkin edilmesine ve ortak yer olarak tescil edilmesine yönelik talep ve beyanları gerekecektir.
Söz konusu bağımsız bölüm üzerindeki 46 kat malikinin paylarını(46/54), Site Yönetimi (Yöneticileri) adına tescile yönelik satış işlemim gerçekleştirmelerinden (her ne kadar hatalı değerlendirme ile yapılan işlemle tescil yapılmış olsa da) bu yöndeki irade ve beyanlarını gösterdikleri anlaşılmaktadır.
Ancak söz konusu bağımsız bölümün ortak yer olarak tesciline yönelik sekiz (8) kat maliki ve/veya hissedarının hisselerini terkin ve hisselerinin ortak yer olarak tesciline dair irade ve beyanlarının bulunmadığı görülmektedir.
Site Yönetimi ve yöneticilerinin mevcut olayda Site adına bir taşınmaz edinim ve bunda tasarruf amacının bulunmadığı, yapılmak istenen işlemin kat malikleri kurulunda alınan kararın yerine getirilmesi için gerekli işlemlerin yürütülmesi ve sonuçlandırılması olduğu, bir bakıma yapılan işlemlerde 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ nün 35. maddesinde belirtilen yöneticilik görevlerinin yürütüldüğü, Site Yöneticileri adına yapılan hatalı tescilin idarenin kusurundan kaynaklandığı, Site Yöneticileri adına hatalı (yolsuz) da olsa yapılmış bir tescilin bulunduğu, 46 adet paydaş kat malikinin, bağımsız bölümdeki paylarının terkini ile ortak yer olarak tesciline (tapu işlemleri itibari ile işlemin satış şeklinde yürütülmesine karşın kat malikleri kurulunun kararı ve dosya kapsamından, yapılan işlemlerle söz konusu bağımsız bölümün ortak yer olarak tescilinin sağlanmasının amaçlandığı) muvafakat ve beyanlarının sağlandığı görüldüğünden, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 67. maddesine ve Tapu Sicili Tüzüğü’nün 26. maddesine göre hareket edilerek hali hazırda 46 adet kat malikinin (276/354 hisse ile) tescil maliki görünen Site Yöneticilerinin (tescilin …… Sitesi Yöneticileri adlarına olmasından dolayı tüm yöneticiler birlikte talepte bulunmalıdır) talebi ile henüz muvafakatleri temin edilemeyen paydaş kat maliklerinin bu yöndeki irade ve beyanlarının (malikin hakkından feragat ve maldaki mülkiyet hakkım terk etme hakkı mülkiyet hakkının kapsamı içinde olduğundan ve yapılmak istenen işlemin 3. kişilere devir ve temlik amacı taşımadığından satış, bağış gibi resmi sözleşmeye gerek bulunmadığından) alınmasından sonra, önceki paydaşların (Site Yöneticileri ve diğer kat malikleri/bağımsız bölüm hissedarları) ortak yer olarak tescil edilmesi istenen yerin tapu kütüğünün malik hanesine tahsis edildikleri sitenin bağımsız bölüm numaralarının yazılması suretiyle işlemin yapılabileceği; bu şekilde işlem yapılarak sonuçlandırılması halinde, yapılan hatalı tescilin giderildiği gerekçe gösterilerek …… Asliye Hukuk Mahkemesinin …../….. Esasında açılan eski hale iade (tapu iptal ve tescil) davasının konusuz kaldığı gerekçe gösterilerek geri çekilebileceği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, ….. İli, …… İlçesi, …… Köyü, 268 parselde kain, B Blok, l numaralı ve “dubleks mesken” nitelikli bağımsız bölüm 1/216 pay ile ……. kızı ….. …….., 1/144’er pay ile ….. oğullan …… …….. ve ….. ……., 6/324’er pay ile ……. oğlu …… …….. ve ……. oğlu ……. ……..’na ait iken, malikler adına vekaleten …… ……. tarafından söz konusu taşınmazdaki payların ……… Sitesi Yöneticiliği adına tescili talebine ilişkin olarak, ……. Tapu Müdürlüğü’nce verilen 11.09.2012 tarihli ve ……. yevmiye numaralı ret kararı ve bu kararı onayan Tapu ve Kadastro ……. Bölge Müdürlüğünün onama kararının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
ADRES: Dikmen Cad. No: 14 Bakanlıklar 06100 ANKARA Telefon : O 312 (413 62 53) Dahili (Pbx) Fax : O 312 (413 62 52) E-posta: tapudairesifelkam. gov.tr Elektronik Ağ:
Ayrıntılı bilgi için irtibat : E. KARACA T K Uzmanı
4/5
k-er ctse-ıso-eıc
.9000i,
T.C.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı
SONUÇ:
Tapu ve Kadastro …… Bölge Müdürlüğü’nün 31.10.2012 tarihli ve 2012/….. sayılı kararı ile onanan …….. Tapu Müdürlüğü’nün 11.09.2012 tarihli ve ……. yevmiye numaralı ret kararının “ONANMASI” na karar verilmiştir.
Takdirlerinize arz ederim.
Hidayet Tapu Dairesi Başkanı
| jGenel Müdür Yardımcıs |
Uygun görüşle arz ederim ‘.Î../D.V2013
Davut GÜNEY Genel Müdür
ADRES: Dikmen Cad No 14 Bakanlıklar 06100 ANKARA Telefon : O 312 (413 62 53) Dahili (Pbx) Fax : O 312 (413 62 52) E-posta: tapudairesitfMktmı.gov.tr Elektronik Ağ:
Ayrıntılı bilgi için irtibat : E. KARACA T.K. Uzmanı
5/5 * ‘ /-,/ -*f^^»Ortak
Kooperatif Tapu Ayni Sermaye koyabilir mi ?
| Başlık | Taşınmazların İş Ortaklığına ayni sermaye olarak konulması ile ilgili olarak tapuda yapılacak tescil işlemlerinin tapu harcından istisna tutulmasının mümkün olup olmadığı hk. | ||||||||||||||||||||
| Tarih | 03/04/2015 | ||||||||||||||||||||
| Sayı | 97895701-140[123.2015/19]-612 | ||||||||||||||||||||
| Kapsam | |||||||||||||||||||||
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, İstanbul İli, … İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsellerde kayıtlı gayrimenkullerin İş Ortaklığınıza ayni sermaye olarak konulucağı belirtilerek, tapuda yapılacak devir işlemlerinin harçtan istisna olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşünün sorulduğu anlaşılmaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların, tapu ve kadastro harçlarına tabi olduğu, (4) sayılı tarifenin “I-Tapu İşlemleri” başlıklı bölümünün 20/a fıkrasında ise gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında, gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden (cebri icra ve şüyuun izalesi hallerinde satış bedeli, istimlaklerde takdir edilen bedel üzerinden) devir eden ve devir alan için ayrı ayrı binde 20 oranında harç alınacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 123 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin kuruluş, sermaye artırımı, birleşme, devir, bölünme ve nev’i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemlerinin (yargı harçları hariç) bu Kanunda yazılı harçlardan müstesna tutulacağı hükme bağlanmıştır. Yukarıdaki hükme göre, anonim, limited ve eshamlı komandit şirketler tarafından gerçekleştirilen kuruluş, sermaye artırımı, birleşme, devir, bölünme ve nev’i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemler (yargı harçları hariç) harçtan müstesna tutulmuş olup, iş ortaklıkları 492 sayılı Harçlar Kunununun 123 üncü maddesi kapsamına alınmamıştır. Bu itibarla, ilgide yer alan özelge talep formu ve eklerinde belirtilen gayrimenkullerin İş Ortaklığınıza ayni sermaye olarak konulması ile ilgili olarak tapuda yapılacak tescil işlemlerinin tapu harcından istisna tutulması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim. |
|||||||||||||||||||||
Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince, verilen hizmete karşılık müteahhide ödenecek bedel yerine eksik daire alınması halinde ne şekilde noter harcı aranılacağı hk.
| Başlık | Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince, verilen hizmete karşılık müteahhide ödenecek bedel yerine eksik daire alınması halinde ne şekilde noter harcı aranılacağı hk. | ||||||||||||||||||||
| Tarih | 26/03/2015 | ||||||||||||||||||||
| Sayı | 25953680-004-8 | ||||||||||||||||||||
| Kapsam | |||||||||||||||||||||
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, müşterek malik (5 kişi) arsa sahipleri ve müteahhidin “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” yapmak istedikleri, sözleşmenin 7 nci maddesinde, müteahhitçe arsa sahiplerine yapılacak inşaatın %28’i oranında bağımsız bölüm ve ilaveten de 550.000 TL para verileceği, ancak arsa sahiplerince verilen bu para nedeniyle bağımsız bölümlerin paylaştırılması sırasında verilen 550.000 TL karşılığı olarak her bir arsa malikinin 124,2 m2 eksik daire alacağı, ancak söz konusu sözleşme maddesi karşısında harç ve damga vergisi tahsilinde tereddüde düşüldüğü belirtilerek, konu hakkında Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır. 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde; bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olacağı; 4 üncü maddesinde, bir kağıdın tabi olacağı verginin tayini için o kağıdın mahiyetine bakılarak buna göre tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kağıtların mahiyetlerinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammun ettiği hüküm ve manaya bakılacağı; mahiyeti tayin edilmek istenen kağıt üzerinde başka bir kağıda atıf yapılmışsa, atıf yapılan kağıdın hükümlerine nazaran iktisap ettiği mahiyete göre vergi alınacağı; 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, bir kağıtta toplanan akit ve işlemler birbirine bağlı ve bir asıldan doğma oldukları takdirde damga vergisi, en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit veya işlem üzerinden alınacağı, 10 uncu maddesinde; damga vergisinin nispi veya maktu olarak alınacağı, nispi vergide kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre vergi alınacağı, bu kağıtlarda yazılı belli paranın, maktu vergide kağıtların mahiyetlerinin esas olduğu, belli para teriminin kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade edeceği hükümleri yer almaktadır. Mezkur Kanuna ekli (1) sayılı tablonun ”I-Akitlerle ilgili kâğıtlar” başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında, belli parayı ihtiva eden mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknamelerin nispi damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. 492 sayılı Harçlar Kanununun 38 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Noter işlemlerinden bu kanuna bağlı (2) sayılı tarifede yazılı olanları noter harçlarına tabidir.” denilmiş, 41 inci maddesinde, noter harçlarının (2) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer veya ağırlık ölçüsüne göre nispi, işlemin nevi ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı belirtilmiş; 42 nci maddesinin ikinci fıkrasında da, menkul ve gayrimenkul mallar hakkında alım, satım, taahhüt ve rehinle ilgili her nevi mukavele, senet ve kâğıtlarda değer gösterilmesinin mecburi olduğu hükme bağlanmıştır. İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ekinde yer alan “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” nin incelenmesinden, sözleşmede; verilen hizmete karşılık müteahhide verilecek bedelin belirtilmediği, öte yandan, arsa yüzölçümünün emsal yapı oranı ile çarpımı sonucu elde edilecek miktarın %28’inin kat karşılığı olarak arsa sahibine verileceği, ayrıca sözleşmenin akdi anında müteahhitçe arsa sahiplerinin her birine 110.000 TL olmak üzere toplam 550.000 TL ödeme yapılacağı ancak 550.000 TL nin daireye çevrilmesinde, her bir arsa sahibine %28 oranına göre hesaplanacak daire miktarına göre bulunacak miktardan 124,2 m² eksik daire verileceği anlaşılmaktadır. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, arsa sahibi ile müteahhit arasında bina inşasına yönelik düzenlenen bir hizmet sözleşmesi olup, sözleşmenin değeri verilen hizmete karşılık müteahhide verilecek bedel olacağından, müteahhit tarafından arsa sahiplerine yapılacak inşaatın %28’i oranında bağımsız bölüm ve ilaveten de 550.000 TL para verileceği, verilen bu para nedeniyle bağımsız bölümlerin paylaştırılması sırasında her bir arsa malikinin 124,2 m² eksik daire alacağı hususu da gözönünde bulundurulmak suretiyle, söz konusu sözleşmede verilen hizmete karşılık müteahhide ödenecek bedelin beyan edilmesi ve sözleşmenin bu değer üzerinden nispi noter harcı ve damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. |
|||||||||||||||||||||
Arsa sahibi ile müteahhit arasında 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılan “Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” gereğince müteahhide devredilen bağımsız bölümlerin tescilinde tapu harcı hk.
Kooperatiflerde ve Sİtelerde Enerji Kimlik Belgesi nasıl alınır ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN
Binalar veya bağımsız bölümlere ilişkin alım, satım ve kiraya verme ile ilgili iş ve işlemlerde enerji kimlik belgesi düzenlenmiş olması şartı aranır.
Binanın veya bağımsız bölümün satılması veya kiraya verilmesi safhasında, mal sahibi enerji kimlik belgesinin bir suretini alıcıya veya kiracıya verir.
Detaylı bilgi için [email protected]
Kat maliki servis taşımacılık sözleşmelerinde dikkat edilecek hususlar-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN
Detaylı Bilgi için
Kooperatif Genel Kurulu Nisap düşmesi nedeni ile yarım kalır ise yapılacak işlemler nelerdir ?
Sorularınız için
neden işletme kooperatifi ?
site yönetimi siteyi yönetmeyi ne diye işletme kooperatifi eliyle yapmak zorunda kalıyor? Site yönetimi tüzel kişiliğe sahip bulunmadığı, işletme kooperatifleri ise tüzel kişiliğe sahip olduğu için. Bu nedenle site de yer alan ortak yerlerin (alan ve tesislerin) tüzel kişilik taşıyan işletme kooperatifi üzerine tapulanması, siteye ait traktör gibi taşıtların da işletme kooperatifi üzerine kayıt ve tescil ettirilmesi kaçınılmaz oluyor. Bunların yanında market gibi site ticari işletmelerinin de işletme kooperatifi eliyle işletilmesi zorunluluğu doğuyor.
Kooperatif satış vaadi sözleşmesi
Bu açıklamalara göre, Birliğiniz zirai ürün alımı yapan kamu kurum kuruluşları gibi kabul edileceğinden, gerek çiftçiden, gerekse çiftçi dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlarından (destekleme alımı yapan kamu kurum ve kuruluşları ile zirai ürün alımında bulunan kamu kuruluşlarından ve borsada tescil ettirilerek satın alınanlar hariç) satın aldığı tüm zirai ürünler için (borsada tescil edilmiş olsa bile çiftçilerden satın alınanlar dahil) gelir vergisi tevkifatı yapmak ve söz konusu tevkifatları Birlik adına ödeme veya tahakkukun yapıldığı yer vergi dairesine muhtasar beyanname ile beyan etmek zorundadır.
Ayrıca, söz konusu kooperatiflerin bağlı bulundukları vergi dairelerinde Birliğiniz adına stopaj gelir vergisi mükellefiyeti tesis ettirmelerine gerek bulunmamaktadır.
BABALIK İZNİ 5 GÜN
|
|||||||||
Kooperatifin faaliyeti, kooperatifin amacı ve çalışma konusuyla sınırlıdır. (Madde 6/2) bu amaç ise üyelerine çarşı içinde bir dükkan sahibi yapmaktır. Yapılan dükkanları kiraya vermek, kira geliri sağlamak bu amacın dışındadır. Bu nedenle davacı kooperatifin “kar mahrumiyeti” veya “kira gelirinden yoksun kalma” veyahut “mahrumiyet ve gelir zararı” adı altında bir istekte bulunması kanunen imkansızdır.
Kooperatifin faaliyeti, kooperatifin amacı ve çalışma konusuyla sınırlıdır. (Madde 6/2) bu amaç ise üyelerine çarşı içinde bir dükkan sahibi yapmaktır. Yapılan dükkanları kiraya vermek, kira geliri sağlamak bu amacın dışındadır. Bu nedenle davacı kooperatifin “kar mahrumiyeti” veya “kira gelirinden yoksun kalma” veyahut “mahrumiyet ve gelir zararı” adı altında bir istekte bulunması kanunen imkansızdır.
Konut Yapı Kooperatifinin Üyelerinin Sağlığı ile İlgili Olarak Onlar Adına Hareket Etme Görev ve Yetkisinin Bulunmaması-Mali müşavir evren özmen -Danışmanlık
| Esas : 2004/5571Karar : 2004/14112Tarih : 13.12.2004 | BAZ İSTASYONUNUN KALDIRILMASI ( Sağlığa Zararlı Olduğu Gerekçesiyle ) KOOPERATİFİN HUSUMET EHLİYETİ ( Konut Yapı Kooperatifinin Üyelerinin Sağlığı ile İlgili Olarak Onlar Adına Hareket Etme Görev ve Yetkisinin Bulunmaması – Aktif Husumet Ehliyetinin Bulunmaması ) Dava, komşu taşınmazda kurulu cep telefonu baz istasyonunun kaldırılması isteğine ilişkindir. Davacı kooperatifin üyelerin sağlığı ile ilgili olarak onlar adına hareket etme görev ve yetkisi olmadığından davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerekir. |
Davacı T… Bahçeli Kaloriferli Evler Yapı Kooperatifi vekili tarafından, davalı T… Telekom AŞ ve A Haberleşme AŞ aleyhine 9.5.2002 gününde verilen dilekçe ile cep telefonu baz istasyonunun kaldırılmasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; T… Telekom AŞ hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddi ile diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne dair 17.3.2004 günlü kararın Yargıtay`ca incelenmesi davalı A…. AŞ vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya İçerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldüYARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ KARARI:Dava, komşu taşınmazda kurulu cep telefonu baz istasyonunun kaldırılması isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı A…. AŞ tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı kooperatifin yaparak üyelerine teslim ettiği ve bir bölümünde de ferdi mülkiyet oluşturulmuş bulunan konutlarda oturan üyelerinin sağlığının davalının kurduğu baz istasyonundan zarar göreceği iddiasıyla kaldırılmasını istemektedir. Davacı kooperatifin kuruluş amacı, isminden de anlaşıldığı gibi üyelerine konut yapıp teslim etmektedir. Bunun dışında üyelerin sağlığı ile ilgili olarak onlar adına hareket etme görev ve yetkisi yoktur. Üyelerin bu konuda kooperatifi yetkili kıldığı hakkında bir karar da bulunmamaktadır. O halde davacının kooperatif üyeleri adına eldeki davayı açma ehliyeti olmadığından, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekirken, yerel mahkemece işin esasının incelenmesi bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle ( BOZULMASINA ), oybirliğiyle karar verildi
Üst Birlik kooperatif arsa tahsisi kdv
u tanım ve amaçlardan hareketle; üye konut kooperatiflerine altyapılı arsateslim eden birliğin, söz konusu faaliyetinin 3065 sayılı Yasanın 1.maddesinde belitilen ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmesi mümkündeğildir.
Diğer yandan, 3065 sayılı Yasanın 29/1. maddesinde, mükelleflerinyaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden,kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla düzenlenen fatura vebenzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, 34/1.maddesinde de yurtiçinden sağlanan veya itlal olunan mal ve hizmetlere aitkatma değer vergisinin alış faturaları veya benzeri vesikalar üzerinden ayrıcagösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıylaindirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Olayda ise, birlik tarafından kendisine bağlı üye kooperatiflere yapılanarsa teslimlerine ilişkin olarak hesaplanan ve koopertiflerden tahsil edilenkatma değer vergisinin, yüklenilen katma değer vergisinden indirilerekihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerinde devreden katma değer vergisiçıkması nedeniyle geri ödenmesi istenilmiştir.
Katma değer vergisi sisteminin temel prensiplerinden olan indiriminmükellefiyete bağlı bir hak olduğu da dikkate alındığında indirim hakkınındoğması için öncelikle mükellefiyetin tesis edilmiş olması, indirim konusuyapılan katma değer vergisine ilişkin teslim ve hizmetin indirim hakkınıkullanacak olan mükellefe yapılması ve mükellefin de teslim ve hizmete ilişkinbelgede ayrıca gösterilen katma değer vergisini yasal defterlere kaydetmişolması gerekmektedir.
Bu itibarla konut kooperatifleri birliğinin, üye kooperatiflere yaptığıarsa teslimleri 3065 sayılı Yasanın 1. maddesinde belirtilen ticari faaliyetkapsamında değerlendirilemeyeceğinden nihai tüketici olması nedeniyleyüklendiği katma değer vergisini indirim konusu yapamayacağı açıktır.
Kaldı ki, davacı birlik tarafından verilen beyannamelerden de görüleceğiüzere, her ne kadar bir kısım katma değer vergisi yüklenilmiş ise de,yüklenilen bu katma değer vergisi üye kooperatiflere yapılan teslimlerdolayısıyla hesaplanıp tahsil edilen katma değer vergisinden indirilmeksuretiyle ( haksız yere olsada ) yansıtıldığı anlaşıldığından ortada üst birliğegeri ödenmesi gereken bir vergi bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan vergiye tabi olmayan işlemler söz konusu olması halinde, dahi,üye kooperatiflerce ödenen katma değer vergisinin davacı üst birliğe geriödenmesi mümkün olmadığı gibi geri ödenmesi istenilen katma değer vergisiihtirazi kayıtla verilen beyannamede indirim konusu yapılmıştır.
Bu durumda, ticari faaliyet kapsamı dışında kalması nedeniyle katma değervergisine tabi olmadığı halde, arsa teslimlerine ilişkin olarak üyekooperatiflerden tahsil edilen katma değer vergisinin nihai tüketici konumundabulunan davacı üst birliğe geri ödenmesi yolundaki vergi mahkemesi kararındahukuki isabet görülmemiştir.
