Ölen ortak ve mirasçılarına ulaşılamaması halinde ne gibi işlemler yapılabileceği

15. Ölen ortak ve mirasçılarına ulaşılamaması halinde ne gibi işlemler yapılabileceği:Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmenin “Ölen Ortağın Durumu” başlıklı 16.maddesinde; “Ölen ortağın kanuni mirasçılarının üç ay içinde temsilci tayin ederek kooperatife bildirmeleri halinde, ortaklık hak ve yükümlülükleri kanuni mirasçıları lehine devam eder. Mirasçıların temsilci tayin etmemeleri veya ortaklığa devam etmek istememeleri halinde, ölen ortağın alacak ve borçları 15 nci madde hükümlerine göre tasfiye edilir.” denilmektedir. Mirasçıların temsilci tayin etmeleri ile ilgili olarak Kanun ve Anasözleşmede herhangi bir şekil şartı bulunmamakla birlikte, söz konusu temsilci tayininin, anılan Anasözleşmenin 16.maddesine göre kooperatife bildirilmesi yeterli görülmektedir. Kooperatife yapılacak bildirim sonucunda, ölen ortağın tüm hak ve yükümlülükleri, kanuni mirasçılara geçecek ve bu hak ve yükümlülükler kanuni mirasçılar tarafından tayin edilmiş olan temsilci aracılığı ile kullanılacaktır.

Buna göre, ölen ortağın mirasçılarının aralarında anlaşarak üç ay içinde bir temsilci tayin etmeleri zaruridir. Aksi takdirde ölen ortağın borç ve alacakları, öldüğü yılın bilançosuna göre hesaplanıp, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilerek söz konusu ortaklığın tasfiyesinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve örnek anasözleşmede ortakların alacaklarının iadesi yöntemine ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmemekle birlikte, daha sonra meydana gelebilecek anlaşmazlıkların engellenmesi ve ölen ortağın mirasçılarının ortaklığın sona ermesi ile yapılacak iade konusunda bilgilenmeleri açısından, durumun noter aracılığıyla ölen ortağın kooperatifte kayıtlı en son adresine bildirilmesinin ve bu bildirim sonunda ortağın mirasçıları tarafından yapılacak ödeme için müracaat edilmemesi halinde ise ortağın payına düşecek tutarın bir bankada açılacak hesapta adına bloke edilmelidir.

Arsa sahibi kooperatife ortak olabilir mi ?-Mali Müşavir Evren özmen

1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 8. maddesi ile Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 10. maddesinde “Ortaklık Şartları” belirtilmiş olup, örnek anasözleşmenin “Ortaklığa Kabul” başlıklı 11. maddesinde de gerçek ve tüzel kişiliklerin kooperatif ortağı olma hususunda takip edecekleri prosedür ile yönetim kurulunca ortaklık başvurusu hususunda yapılacak işlemler sıralanmıştır.Öte yandan, örnek anasözleşmenin 21. maddesine göre; “ortakların, taahhüt ve tediye ettikleri ortaklık payı bedelleri dışında, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak üzere genel kurulca kararlaştırılacak miktarlardaki arsa, altyapı, inşaat ve benzeri gider taksitlerini ödemek zorunda olduğu” hüküm altına alınmıştır.

Bu nedenle, kooperatif tüzel kişiliğiyle bu iki arsa sahibi arasında akdedilen noter sözleşmesinde; bu kişilerin ortak olma taleplerini, kooperatifin de (ortaklık şartlarını taşıyor olması halinde) bu kişileri ortaklığa kabul etme iradesini yansıtmaları durumunda ortaklık işlemi gerçekleşmiş olacağından, iki arsa sahibinin de diğer ortaklar gibi ortaklık vecibelerini yerine getirmeleri gerekmektedir.

Kooperatiflerde konutlar ortaklara nasıl dağıtılır ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Konutlar, maliyet bedelleri kesinleştikten sonra ortaklar veya temsilcilerinin katılımıyla noter önünde çekilecek kura ile dağıtılır.

konutların ortaklara önceden dağıtılması halinde kuraya başvurulmaz.

Kuranın yer ve zamanı en az 15 gün önce taahhütlü mektupla veya imza karşılığı ortaklara bildirir.

Kura yönetmeliği ve şerefiye raporu için [email protected]

 

Kooperatiflerde konutların ortaklara dağıtımı-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Kur’a çekiminden önce kat irtifakının kurulması uygun olmaktadır. Ancak yapılaşmanın onaylanmış projesi yoksa, fiili yapılaşma durumuna göre hazırlanan yerleşim planının notere onaylattırılması ve bu planın kur’a çekiminden önce şerefiye raporu ve kur’a yönetmeliği ile birlikte ortaklara tebliğ edilmesi, ayrıca yerleşim planına göre yapının blok ve kapı numarasının yerinde (kapıların girişine yazılarak) verilmiş olması zorunludur.

Osb’lerde ilan ve reklam vergisi

Sayı: 85373914-175.02[66.01.03]-116 ——-26/10/2015 Konu : OSB’de ilan ve reklam vergisi tahsil etme yetkisi hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Turgutlu 1. Organize Sanayi Bölgesi tarafından Belediyenize hitaben verilen dilekçede, organize sanayi bölgesi içerisinde yer alan firmalardan ilan ve reklam vergisinin alınmamasının talep edildiği belirtilerek, söz konusu bölgelerdeki fabrika, işyeri, işletme vb. yerlerden ilan ve reklam vergisinin tarh, tahakkuk ve tahsil etme yetkisinin Belediyenize ait olup olmadığı hususlarında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

Bilindiği üzere, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 12 nci maddesinde, “Belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklam, İlan ve Reklam Vergisine tabidir.”;13 üncü maddesinde de, “İlan ve Reklam Vergisinin mükellefi, yurt dışından gönderilen ilan ve reklamlar dahil olmak üzere, ilan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzelkişilerdir.” hükmü yer almaktadır. Ayrıca aynı Kanunun 14 üncü maddesinde, ilan ve reklam vergisine ilişkin istisna ve muafiyet hükümleri düzenlenmiş olup organize sanayi bölgesi içerisinde yer alan firmaların yaptığı veya yaptırdığı ilan ve reklamların söz konusu vergiden istisna olduğuna dair bir hüküm bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesi ile büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları belirlenmiş olup 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunuyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığına ve organize sanayi bölgelerine tanınan yetki ve sorumluluklar bu Kanunun kapsamı dışında olduğu; 23 üncü maddesinin (e) bendinde, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde belirtilen alanlar ile bu alanlara cephesi bulunan binalar üzerindeki her türlü ilân ve reklamların vergileri ile asma, tahsis ve bakım ücretleri. büyükşehir belediyesinin gelirleri arasında olduğu hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 21 inci maddesinde, “OSB tüzel kişiliği, bu Kanunun uygulanması ile ilgili işlemlerde her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır…” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, ilan ve reklam vergisinin mükellefi, yurt dışından gönderilen ilan ve reklamlar da dahil olmak üzere, ilan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzel kişiler olduğundan, büyükşehir belediyesi sınırları içinde bulunan organize sanayi bölgelerinde yer alan sanayi kuruluşlarının, büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yollar üzerinde bulunan kendi binaları ile bu alanlara cephesi bulunan binalar üzerindeki her türlü ilan ve reklamlarının vergileri büyükşehir belediyesine, büyükşehir ilçe belediyesi sınırları içinde yapılacak ilan ve reklamlarının vergileri ise, büyükşehir ilçe belediyelerine ödenmesi gerekmektedir.

Ancak, organize sanayi bölgesi tüzel kişiliğince yapılan veya yaptırılan ilan ve reklamların ise, 4562 sayılı Kanunun 21’inci maddesine göre ilan ve reklam vergisinden muaf tutulması gerekir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Kooperatiflerde 10 yıllık kiralama süresi-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

* 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un Geçici 2. maddesi gereğince; “Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir” hükmü bir defaya mahsus olmak üzere, 6101 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Türk Borçlar Kanununun 347. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde öngörülen kira sözleşmelerinden on yıllık uzama süresi dolmamış olmakla birlikte geri kalan süre beş yıldan daha kısa olanlar hakkında, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl; on yıllık uzama süresi dolmuş olanlar hakkında da yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl sonra uygulanır.Ekran Resmi 2015-11-29 22.28.13

Faturaya itiraz süresi borçlar kanunu-Evren özmen

Ekran Resmi 2015-11-29 22.28.13

Fatura ve teyit mektubu
MADDE 21 – (1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.

(2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.

(3) Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır. *

Esnaf Nedir ? Tanımı

4. Esnaf
MADDE 15 – (1) İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. Ancak, tacirlere özgü 20 ve 53 üncü maddeler ile Türk Medenî Kanununun 950 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü bunlara da uygulanır. *

Vergi Kesenlerin Sorumluluğu nelerdir ? MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Vergi Kesenlerin Sorumluluğu
Madde 11
Ekran Resmi 2015-11-21 18.57.53

Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar.
Bu sorumluluk, bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu etmek hakkını kaldırmaz.

(3239 sayılı Kanunun 2’nci maddesiyle eklenen fıkra) Mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, (4369 sayılı Kanunun 81/A-28 nci maddesiyle değiştirilenibare) alım satıma taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanlar(*) müteselsilen sorumludurlar.

 

Ticari örf ve âdet Nedir ? Uygulama alanı nasıl belirlenir ? MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

II – Ticari örf ve âdet
MADDE 2 – (1) Kanunda aksine bir hüküm yoksa, ticari örf ve âdet olarak kabul edildiği belirlenmedikçe, teamül, mahkemenin yargısına esas olamaz. Ancak, irade açıklamalarının yorumunda teamüller de dikkate alınır.

(2) Bir bölgeye veya bir ticaret dalına özgü ticari örf ve âdetler genel olanlara üstün tutulur. İlgililer aynı bölgede değillerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmedikçe, ifa yerindeki ticari örf ve âdet uygulanır.

(3) Ticari örf ve âdet, tacir sıfatını haiz bulunmayanlar hakkında ancak onlar tarafından bilindiği veya bilinmesi gerektiği takdirde uygulanır. *

Vergi Mükellefi ile Vergi Sorumlusu arasındaki fark nedir ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Mükellef ve Vergi Sorumlusu
Madde 8

Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzelkişidir.Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir.

Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna müteallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz.

Bu kanunun müteakip maddelerinde geçen “mükellef” tabiri vergi sorumlularına da şamildir.

 

özmen müşavirlik
KOOPERATİF

Anayasaya göre kanun önünde eşitlik ne demektir ? MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Anayasa`nın 10. maddesinde öngörülen “kanun önünde eşitlik” ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa`da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez

Çalışma izni bulunmayan yabancıyı çalıştırmak 2016-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Çalışma izni bulunmayan yabancıyı çalıştıran işveren veya işveren vekillerine her bir yabancı için beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu durumda, işveren veya işveren vekili yabancının ve varsa eş ve çocuklarının konaklama giderlerini, ülkelerine dönmeleri için gerekli masrafları ve gerektiğinde sağlık harcamalarını karşılamak zorundadır.

VERGİ KANUNLARINDA İSPAT YÜKÜ-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.

Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.

Ekran Resmi 2015-11-20 11.08.04

İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.

Kentsel Dönüşüm Kapsamında Alınmaması Gereken Harçlar ve Ücretler

    1) 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 38 inci maddesi uyarınca alınan noter harçları.
      2) Harçlar Kanununun 57 nci maddesi (4 sayılı tarife) uyarınca alınan tapu ve kadastro harçları.
      3) 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 79 uncu, 80 inci, 84 üncü ve Ek 1 inci maddesi uyarınca belediyelerce alınan harçlar.
      4) 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca damga vergisine tâbi kâğıtlar sebebiyle alınan damga vergisi.
      5) 8/6/1959 tarihli ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca alınan veraset ve intikal vergisi.
     6) Kurum ve kuruluşlarca döner sermaye ücreti adı altında alınan bütün ücretler; Belediye Gelirleri Kanununun 86 ncı, 87 nci, 88 inci ve 97 nci maddeleri ile 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 21 inci ve 23 üncü maddeleri uyarınca alınan her türlü ücret ve riskli olarak tespit edilen binaya ilişkin olarak 1/7/1993 tarihli ve 21624 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Otopark Yönetmeliği uyarınca alınanlar da dahil olmak üzere, belediye meclisi kararı ile belirlenen ve alınan her türlü ücret.
7) Kullandırılacak kredilerden dolayı lehe alınacak paralar sebebiyle 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu uyarınca alınması gereken banka ve sigorta muameleleri vergisi.”

Ekran Resmi 2015-11-29 07.06.37.png