Kredi kooperatiflerinde ortak dışı işlemler neler olabilir?

Kredi kooperatiflerinde ortak dışı işlemler neler olabilir?

  • Kredi kooperatiflerinin kendi kaynaklarından veya banka, kredi kuruluşu benzeri üçüncü kişilerden sağladığı fonları, sadece ortaklarına kredi olarak vermesi halinde, bu faaliyetler ortak dışı işlem sayılmayacaktır. Kredinin, kooperatif ortağı olmayanlara verilmesi ise ortak dışı işlem olarak kabul edilecektir. Yine kredi kooperatifinin finansman dışında ortaklardan ürün satın alması ortaklara herhangi ürün satması, gayrimenkul edinip bunları kiralaması veya satması da ortak dışı işlem sayılacaktır.

Üretim kooperatiflerinde ortak dışı işlemler neler olabilir?

 Üretim kooperatiflerinde ortak dışı işlemler neler olabilir?

  • Üretim kooperatiflerinin, ortaklarından aldığı ürünleri, niteliğinde herhangi bir değişiklik yapmadan üçüncü kişilere satmaları ortak dışı işlem sayılmamaktadır. Ortaklardan alınan ürünlerin bir takım işlemlerden geçirildikten sonra niteliği değiştirilmiş olarak üçüncü kişilere satılması ise ortak dışı işlem sayılmaktadır.
    – Ortaklardan alınan sütlerin niteliği değiştirilmeksizin üçüncü kişilere satılması ortak dışı işlem sayılmazken, bu sütlerin işlendikten sonra peynir olarak ortaklara veya üçüncü kişilere satılması ya da ortak olmayanlardan süt alınması halinde, bu satış ve alış işlemi ortak dışı işlem sayılmaktadır.
    – Üretim kooperatifi tarafından ortaklardan alınan zeytinlerin ayıklanma ve temizlenme gibi işlemlerle sofralık zeytin haline getirilerek üçüncü kişilere satılması ortak dışı işlem sayılmazken, bu zeytinlerin çeşitli işlemlere tabi tutarak zeytinyağı şeklinde ortaklara veya üçüncü kişilere satılması halinde, bu satış işlemi ortak dışı işlem sayılacaktır. Aynı şekilde üye olmayanlardan zeytin alınması da ortak dışı işlemdir.
    – Üretim kooperatiflerin üçüncü kişilerden satın aldığı üretimde kullanılan girdileri (ilaç, gübre, tohum gibi) ortaklara vermesi ve bedelin ortakların kooperatife satacakları ürün bedeli ile ilişkilendirilmesi ortak dışı işlem sayılmayacaktır. Buna göre bir pancar üretim kooperatifi tarafından üçüncü kişilerden satın alınan gübrenin, kooperatif ortaklarından satın alınacak pancara ait ürün bedelinden mahsup edilmek üzere ortaklara dağıtılması, ortak dışı işlem olarak kabul edilmeyecektir. Ancak, ortak olmayanlara da ilaç, gübre, tohum gibi üretim girdileri satılması halinde ortak dışı işlem yapılmış sayılacaktır.
    – Üretim kooperatiflerinin ortaklarının kişisel ihtiyaç giyim ve gıda ihtiyaçlarını karşılaması amacıyla market işletmeciliği yapması ortak dışı işlem sayılacaktır.

Kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden faydalanabilmesi için aranan şartlar nelerdir?

 Kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden faydalanabilmesi için aranan şartlar nelerdir? 

  • Kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmeleri için ana sözleşmelerinde;
    – Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmamasına,
    – Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesine,
    – Yedek akçelerinin ortaklara dağıtılmamasına,
    – Sadece ortaklarla iş görülmesine dair hükümlerin bulunması,
    – Bu kayıt ve şartlara da fiilen uyulması,
    gerekmektedir.
    Bu şartlara ana sözleşmelerinde yer vermeyen ya da yer vermekle beraber bu şartlara fiiliyatta uymayan kooperatifler, muafiyet hükümlerinden yararlanamayacaktır.
    Yapı kooperatiflerinde muafiyetten yararlanabilmek için yukarıda belirtilen şartlara ilaveten;
    – Kuruluşlarından, yapı inşaatlarının sona erdiği tarihe kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine ve Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili kişilere veya işçi işveren ilişkisi bulunan kişilere yer verilmemesi,
    – Yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına olması,
    gerekmektedir

Hangi Kooperatifler Kurumlar vergisi mükellefiyeti açtırmak zorunda değildir ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

k) Tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatifleri.

Ekran Resmi 2015-12-06 12.09.08
Evren ÖZMEN-Mesleki yayınlar

YAPI DENETİM KURULUŞLARI İLE LABORATUVARLARIN FAALİYETLERİNİN DENETLENMESİ, İDARİ MÜEYYİDE UYGULANMASI VE İDARİ PARACEZALARININ TAHSİL EDİLMESİNİN USÛL VEESASLARINA DAİR TEBLİĞ

28 Şubat 2016 PAZAR

Resmî Gazete

Sayı : 29638
TEBLİĞ
Çevre ve Şehircilik Bakanlığından:

YAPI DENETİM KURULUŞLARI İLE LABORATUVARLARIN FAALİYETLERİNİN 

DENETLENMESİ, İDARİ MÜEYYİDE UYGULANMASI VE İDARİ PARA

CEZALARININ TAHSİL EDİLMESİNİN USÛL VE

ESASLARINA DAİR TEBLİĞ
BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Dayanak

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca, yapı denetim kuruluşları ve laboratuvarlar ile bu kuruluşlarda görevli mimar ve mühendisler hakkında tesis edilecek olan idari müeyyidelerin uygulanması, idari para cezalarının tahsili ve izin belgesi iptali işlemleriyle yapı denetimi kuruluşları ile laboratuvarların işlem ve faaliyetlerinin denetlenmesinin usûl ve esaslarını belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 4708 sayılı Kanuna tâbi olan bütün yapı denetim kuruluşları ile laboratuvarları, bu kuruluşların mimar ve mühendisleri ile teknik personeli ve bunlar hakkında 4708 sayılı Kanunun 8 inci ve 10 uncu maddeleri uyarınca yürütülen iş ve işlemleri kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 29/6/2011 tarihli ve 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 33 üncü maddesi ile 4708 sayılı Kanunun 8 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

İKİNCİ BÖLÜM

İnceleme ve Değerlendirme Raporları ile Merkez ve İl Yapı Denetim

Komisyon Kararları

İnceleme ve değerlendirme raporları

MADDE 4 – (1) Yapı denetim kuruluşlarının faaliyetleri, ihbar veya şikâyet üzerine veyahut re’sen incelenir. İnceleme neticesinde, 4708 sayılı Kanunda ve 5/2/2008 tarihli ve 26778 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği ile ilgili mevzuatta öngörülen esaslara göre denetim görevini yerine getirmediği veya herhangi bir şekilde 4708 sayılı Kanuna aykırı davrandığı anlaşılan yapı denetimi kuruluşları ve bu kuruluşlarda görevli mimar ve mühendisler ile diğer teknik personel hakkında, Valilikçe (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce) tanzim olunacak inceleme raporları, her yapı denetimi kuruluşu için ve denetlenen her bir iş için Yapıya İlişkin Bilgi Formu (YİBF) esas alınarak ayrı ayrı tanzim edilir.

(2) İnceleme raporlarının, bu Tebliğin ekinde yer alan Teknik İnceleme Raporuna uygun olarak hazırlanması, yapıdaki aykırılıkların ve yapı denetim kuruluşları ile mimar, mühendis ve diğer teknik personelinin 4708 sayılı Kanuna aykırı fiillerinin ve hâllerinin objektif delillere dayandırılması, delillerin mutlaka rapor ekine sıra numarası verilerek konulması ve aykırılıklara sebebiyetten dolayı sorumluluğu bulunan mimar ve mühendisler ile diğer teknik personelin açıkça tespit edilmesi şarttır.

(3) Denetim görevinin 4708 sayılı Kanunda, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen esaslara uygun olarak yerine getirilmemesi ile alâkalı olarak, yapı denetim kuruluşunu temsile yetkili olanların ve yapıdaki aykırılıklarda sorumluluğu bulunan mimar ve mühendisler ile diğer teknik personelin yazılı olarak savunması alınır ve savunma belgeleri de inceleme raporunun ekine konulur. İnceleme raporları İl Yapı Denetim Komisyonunca değerlendirilir.

(4) Laboratuvar kuruluşlarının faaliyetleri ihbar veya şikâyet üzerine veyahut re’sen incelenir. İnceleme neticesinde, 4708 sayılı Kanun ile Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen esaslara göre görevini yerine getirmediği veya herhangi bir şekilde 4708 sayılı Kanuna aykırı davrandığı anlaşılan laboratuvarın ve görevli mühendisleri ile diğer teknik personeli hakkında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce değerlendirme raporları tanzim edilir.

(5) Değerlendirme raporlarında, laboratuvarların ve görevli mühendisleri ile diğer teknik personelinin 4708 sayılı Kanuna aykırı fiillerinin ve hâllerinin objektif delillere dayandırılması, delillerin mutlaka rapor ekine sıra numarası verilerek konulması ve 4708 sayılı Kanuna aykırı fiillerine sebebiyetten dolayı sorumluluğu bulunan mühendisler ile diğer teknik personelin açıkça tespit edilmesi şarttır.

(6) Görev ve sorumluluğun 4708 sayılı Kanunda, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen esaslara uygun olarak yerine getirilmemesi ile alâkalı olarak, laboratuvarın temsile yetkili olanların ve sorumluluğu bulunan mühendisler ile diğer teknik personelin yazılı olarak savunması alınır ve savunma belgeleri de değerlendirme raporunun ekine konulur. Değerlendirme raporları ilgisine göre İl ve/veya Merkez Yapı Denetim Komisyonunca değerlendirilir.

Yapı denetim kuruluşları ve laboratuvarlar hakkında idari müeyyide uygulanmasına ilişkin hazırlanan teknik inceleme ile değerlendirme raporlarının değerlendirilmesi ve sonuçlandırılmasına ilişkin esaslar

MADDE 5 – (1) 4708 sayılı Kanunda ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde öngörülen esaslara göre denetim görevini yerine getirmediği tespit edilen yapı denetimi kuruluşları hakkında uygulanacak idari müeyyideler, her bir iş (YİBF) için ayrı ayrı olmak üzere ilgisine göre İl ve/veya Merkez Yapı Denetim Komisyonu Kararı alınarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce ve/veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 4708 sayılı Kanunun 8 inci maddesindeki esaslar doğrultusunda tesis edilir.

(2) 4708 sayılı Kanunda ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde öngörülen esaslara göre görev ve sorumluluğunu yerine getirmediği tespit edilen laboratuvarlar hakkında uygulanacak idari müeyyideler ilgisine göre İl ve/veya Merkez Yapı Denetim Komisyonu kararı alınarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce ve/veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, 4708 sayılı Kanunun 8 inci maddesindeki esaslar doğrultusunda tesis edilir.

(3) Yapı denetim kuruluşu veya laboratuvar hakkında aynı inceleme raporu veya aynı değerlendirme raporu kapsamında tespit edilen fiil ve hallerin durumuna göre idari para cezası ile birlikte yeni iş almaktan men cezasının da uygulanmasının gerekmesi halinde, alınacak İl Yapı Denetim Komisyonu kararının idari para cezasına ilişkin kısımları Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce, yeni iş almaktan men cezasına ilişkin kısımları ise komisyon kararının Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce bildirilmesini müteakip Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca uygulanır.

(4) Yapı denetim kuruluşuna, ilk idari para cezasına ilişkin idari müeyyide kararının verildiği tarihten itibaren son bir yıl içinde üç defa idari para cezası uygulanması nedeniyle 4708 sayılı Kanunda öngörülen yeni iş almaktan men cezası verilmesi sürecinde; kuruluş hakkında üçüncü idari para cezasına ilişkin idari müeyyide kararını veren ilin İl Yapı Denetim Komisyonunca, bu cezanın tebliğini müteakip yeni iş almaktan men cezasına ilişkin komisyon kararı alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir.

(5) Laboratuvarlara 4708 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin onuncu fıkrasının (d) bendi uyarınca üç defa idari para cezası uygulanması nedeniyle aynı Kanunda öngörülen yeni iş almaktan men cezası verilmesi sürecinde kuruluş hakkında üçüncü idari para cezasına ilişkin idari müeyyide kararını veren ilin İl Yapı Denetim Komisyonunca bu cezanın tebliğini müteakip yeni iş almaktan men cezasına ilişkin komisyon kararı alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir.

(6) Laboratuvarların idarelere veya şahıslara verdiği deney raporlarının gerçeği yansıtmayan sonuçlar ihtiva ettiğinin tespit edilmesi halinde, tespiti gerçekleştiren Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce hazırlanacak değerlendirme raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

İdari Müeyyideler

Uyarı cezası

MADDE 6 – (1) Laboratuvar hakkında yapılacak inceleme kapsamında hazırlanacak aynı değerlendirme raporuna göre uyarı cezası vermeyi gerektiren birden fazla fiilin tespit edilmesi halinde kuruluşa idari para cezasına esas olmak üzere tek bir uyarı cezası uygulanır.

(2) Önceki uyarı cezasına ilişkin idari müeyyide kararının laboratuvara tebliğ edilme tarihinden sonra gerçekleşen fiile dair verilen uyarı cezası idari para cezası verme yönünden laboratuvarlar için tekerrüre esas alınır.

İdari para cezası

MADDE 7 – (1) Yapı denetim kuruluşları hakkında 4708 sayılı Kanuna ve ilgili mevzuata uygun görevini yerine getirmediğinden, yapı denetimi hizmet sözleşmesine göre idari para cezası uygulanması aşamasında yapı denetimi hizmet sözleşmesi bedeli belirlenirken;

a) İş güncel olarak yapı denetim kuruluşunun sorumluluğunda ise idari müeyyideye ilişkin komisyon kararının alındığı tarihteki yapı yaklaşık birim maliyeti, hizmet bedeli oranı ve toplam yapı inşaat alanı esas alınarak yapı denetimi hizmet sözleşmesi bedelinin tespit edilmesi,

b) Güncel işlere ilişkin idari para cezasına dair komisyon kararlarının verildiği tarihte o yılın yapı yaklaşık birim maliyeti açıklanmamış ise komisyon kararının alındığı tarihten önceki yılın yapı yaklaşık birim maliyeti komisyon kararının alındığı tarihteki hizmet bedeli oranı ve toplam yapı inşaat alanı ile çarpılır, bulunan değer komisyon kararının alındığı tarihten önceki yılın aralık ayı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinin (Yİ-ÜFE) yapı yaklaşık birim maliyetinin esas alındığı yıldan önceki aralık ayı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksine (Yİ-ÜFE) bölünmesi suretiyle bulunan sayı ile çarpılarak güncellenmesi,

c) İdari para cezasına konu olan iş fesih veya bitmiş olarak kuruluşun sorumluluğundan düşmüş ise fesih olduğu veya bittiği tarihteki yapı yaklaşık birim maliyeti, hizmet bedeli oranı ve toplam yapı inşaat alanı çarpılarak belirlenecek yapı denetimi hizmet sözleşme bedelinin, yıl devretmesi halinde komisyon kararının alındığı tarihten önceki yılın aralık ayı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinin (Yİ-ÜFE) sözleşmenin fesih olduğu veya yapının bittiği tarihten önceki yılın aralık ayı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksine (Yİ-ÜFE) bölünmesi suretiyle bulunan sayı ile çarpılarak güncellenmesi,

ç) Komisyon kararının alındığı yılda sözleşmesi fesih olmasına veya yapının bitmesine rağmen kararın alındığı tarih itibariyle o yıla ait yapı yaklaşık birim maliyetinin açıklanmamış olması halinde fesih olunan veya yapının bittiği tarihten önceki yıla ait yapı yaklaşık birim maliyeti sözleşmenin fesih olduğu veya yapının bittiği tarihteki hizmet bedeli oranı ve toplam yapı inşaat alanı ile çarpılır, bulunan değer komisyon kararının alındığı tarihten önceki yılın aralık ayı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinin (Yİ-ÜFE) yapı yaklaşık birim maliyetinin esas alındığı yıldan önceki aralık ayı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksine (Yİ-ÜFE) bölünmesi suretiyle bulunan sayı ile çarpılarak güncellenmesi,

hususlarına dikkat edilerek işlemlere devam edilir.

(2) Toplam yapı inşaat alanı hususunda ise 4708 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuatta konuya ilişkin yer alan hükümler dikkate alınarak işlemler gerçekleştirilir.

(3) Yapı denetimi hizmet sözleşmesi fesih edilen işleri sonradan devir alan yapı denetim kuruluşlarına yapı denetim hizmet sözleşmesine göre uygulanacak idari para cezası belirlenirken, birinci ve ikinci fıkraya göre belirlenen sözleşme bedeli kuruluşun devir aldıktan sonra yapının tamamlanmasına kadarki denetimini gerçekleştireceği kısmın seviyesi ile çarpılır.

(4) Yapı denetim kuruluşları hakkında 4708 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentleri ile (f) bendine göre idari müeyyide işlemi uygulanırken fiilin tespit tarihi itibariyle kuruluşun üzerindeki güncel işler dikkate alınır ve sözleşme bedelleri birinci, ikinci ve üçüncü fıkraya göre belirlenir.

(5) Yapı denetim kuruluşuna, denetimini üstlendiği bir yapı için yürütülen inceleme kapsamında YİBF bazında hazırlanacak aynı teknik inceleme raporuna istinaden birden fazla fiilden dolayı idari para cezası verilmesi gerekse bile bu bedel birinci, ikinci ve üçüncü fıkraya göre belirlenen yapı denetim hizmet sözleşmesi bedelinin %50’sinden fazla olamaz. Bu durum aynı iş için ileride yapılacak bir inceleme kapsamında hazırlanacak yeni bir teknik inceleme raporu doğrultusunda kuruluşa yapı denetim hizmet sözleşmesi bedelinin %50’sine kadar idari para cezası uygulanmasına engel değildir.

(6) Laboratuvar hakkındaki inceleme kapsamında hazırlanacak aynı değerlendirme raporuna istinaden birden fazla fiilden dolayı idari para cezası uygulanması gerekse bile bu bedel 4708 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin on dokuzuncu fıkrasındaki bedelden fazla olamaz. Ancak bu durum aynı laboratuvar hakkında daha sonraki bir inceleme kapsamında hazırlanacak yeni bir değerlendirme raporuna istinaden 4708 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin on dokuzuncu fıkrasındaki bedelden fazla olmamak koşuluyla idari para cezası uygulanmasına engel teşkil etmez.

(7) Önceki idari para cezasına ilişkin idari müeyyide kararının laboratuvara tebliğ edilme tarihinden sonra gerçekleşen fiile dair verilen idari para cezası yeni iş almaktan men cezası verme yönünden laboratuvarlar için tekerrüre esas alınır.

(8) 4708 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata göre görevini yerine getirmeyen yapı denetim kuruluşları hakkında aynı Kanun uyarınca idari para cezası uygulanmasını gerektiren fiillerin tespiti halinde öncelikle 4708 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde belirtilen idari para cezaları uygulanır.

Yeni iş almaktan men cezası

MADDE 8 – (1) 4708 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında aynı Kanunun 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendine uygun hareket etmemesi nedeniyle yapı denetim kuruluşları hakkında tesis edilecek yeni iş almaktan men cezasına; yapının ruhsat eki onaylı statik projesi ve hesaplarının, zemin etüd raporuna, yönetmeliklere, standartlara ve ilgili mevzuata uygun olmama durumları esas alınır.

(2) 4708 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında aynı Kanunun 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (c) ile (g) bentlerine uygun hareket etmemesi nedeniyle yapı denetim kuruluşları hakkında tesis edilecek yeni iş almaktan men cezasına; yapının ruhsat eki onaylı statik projesine uygun olmayan durumlar esas alınır.

(3) Yapı denetim kuruluşuna; denetimini üstlendiği bir yapı için yürütülen inceleme kapsamında YİBF bazında hazırlanacak aynı teknik inceleme raporu sonucuna göre birden fazla fiilden dolayı yeni iş almaktan men cezası verilmesi gerekse bile kuruluşun hakkında tek bir yeni iş almaktan men cezası uygulanır. Bu durum aynı iş için ileride yapılacak bir inceleme kapsamında hazırlanacak yeni bir teknik inceleme raporu doğrultusunda kuruluşa başka bir yeni iş almaktan men cezası uygulanmasına engel değildir.

(4) Yeni iş almaktan men cezasına dair işlemler, Resmî Gazete’de ilan edilerek yürürlüğe konur. Önceki yeni iş almaktan men cezasına ilişkin idari müeyyidenin, Resmî Gazete’de ilan edilme tarihinden sonra gerçekleşen fiile dair verilen yeni iş almaktan men cezası, faaliyete son verme yönünden yapı denetim kuruluşları ve laboratuvarlar için tekerrüre esas alınır.

(5) Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin geçici 11 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında işlemler yürütülürken dördüncü fıkra hükümleri dikkate alınır.

(6) Yapı denetim kuruluşu ile laboratuvarlara birden fazla yeni iş almaktan men cezası uygulanması halinde de yeni iş almaktan men cezalarının her birinin Resmî Gazete’de ilan edildiği tarihte başlaması ve yine her birinin başladığı tarih itibari ile bir yıl sonunda bitmesi esastır.

Faaliyete son verme cezası

MADDE 9 – (1) Yapı denetim kuruluşları hakkında verilen üçüncü yeni iş almaktan men cezasının Resmî Gazete’de ilanını müteakip alınacak Merkez Yapı Denetim Komisyonu kararı üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca kuruluşun yapı denetim izin belgesi iptal edilerek faaliyetine son verilir ve teminatı irat kaydedilir.

(2) Laboratuvarların haklarında verilen üçüncü yeni iş almaktan men cezasının Resmî Gazete’de ilanını müteakip veya 5 inci maddenin altıncı fıkrası kapsamında hazırlanan değerlendirme raporuna istinaden alınacak Merkez Yapı Denetim Komisyonu Kararı üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca laboratuvar izin belgesi iptal edilerek sözleşmesi fesh edilmek suretiyle faaliyetine son verilir ve teminatı irat kaydedilir.

(3) Yapı denetim kuruluşları ve laboratuvarlar hakkındaki faaliyete son verme cezaları Resmî Gazete ilanı ile yürürlüğe konur.

Denetçi belgesi iptali

MADDE 10 – (1) Yapı denetim kuruluşlarına, haklarında hazırlanacak üç ayrı teknik inceleme raporuna istinaden idari para cezası ve/veya yeni iş almaktan men cezası uygulanmasına neden olan denetçi mimar ve mühendislerin denetçi belgeleri Merkez Yapı Denetim Komisyonunun Kararı ile iptal edilir.

(2) Laboratuvarlara, haklarında hazırlanacak üç ayrı değerlendirme raporuna istinaden idari para cezası ve/veya 4708 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin onuncu fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca belge iptali uygulanmasına neden olan denetçi mühendislerin denetçi belgeleri Merkez Yapı Denetim Komisyonun Kararı ile iptal edilir.

(3) Denetçi belgesi iptalleri Resmî Gazete ilanı ile yürürlüğe konulur.

Teknik personele ilişkin kısıtlamalar

MADDE 11 – (1) Yapı denetim kuruluşlarının ve laboratuvarların teknik personellerine ilişkin 4708 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin dokuzuncu ve on dördüncü fıkraları ile Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin yedinci fıkrası kapsamında uygulanacak kısıtlamalar, Merkez Yapı Denetimi Komisyonunun Kararı üzerine Resmî Gazete ilanı ile yürürlüğe konulur. Teknik personel kısıtlamaları konusunda da 10 uncu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirlenen esaslar dikkate alınır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

İdari Para Cezasına İlişkin İdari Müeyyide Kararı, Tebliği ve Tahsili

İdari para cezasına ilişkin idari müeyyide kararı

MADDE 12 – (1) İdari para cezası vermeye yetkili Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, kendisine intikal ettirilen İl Yapı Denetim Komisyon Kararı ve teknik inceleme raporu veya değerlendirme raporu ile eklerini inceleyerek gerekli idari para cezası kararını verir.

(2) İdarî para cezasına ilişkin idari müeyyide kararında;

a) İdarî para cezasına ilişkin idari müeyyide kararı düzenlenen;

1) Gerçek kişi ise; adı, soyadı, mesleği, adresi, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının (Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının bulunmaması hâlinde, baba ve anne adı, doğum tarihi ve yerinin),

2) Tüzel kişi ise; unvanı, vergi dairesi, adresi, kanunî temsilcisinin adı, soyadı, görevi ve vergi kimlik numarasının,

b) İdarî müeyyide kararı verilmesini gerektiren kabahat fiilinin ve bu fiilin dayanağı olan kanun/yönetmelik maddesinin,

c) İdari para cezası verilmesini gerektiren usulsüzlük ve/veya aykırılığın gerçekleştiği yapı bölümü ve tarih aralığının,

ç) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlisinin adı, soyadı ve unvanının,

d) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak delillerin (İdari para cezası verilmesini gerektiren usulsüzlük ve/veya aykırılığın belirlendiği teknik inceleme raporu veya değerlendirme raporu ile İl Yapı Denetim Komisyon Kararının bir nüshasının),

e) Cezanın ödeneceği yerin,

f) Ödeme süresinin ve şeklinin,

g) İdarî para cezasına itiraz edilebilecek makamın,

ğ) İtiraz süresinin,

h) Kararın tebliğ tarihinin,

ı) Kararın idarede kalan nüshasında kesinleşme tarihinin,

i) Cezaya muhatap olanın ödemeye ilişkin haklarının,

belirtilmesi zorunludur.

İdari para cezasına ilişkin idari müeyyide kararının tebliği

MADDE 13 – (1) İdari para cezasına ilişkin idari müeyyide kararı, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tüzel kişi hakkında verilen idari para cezasına ilişkin idari müeyyide kararları her hâlde ilgili tüzel kişiye tebliğ edilir.

(2) Tebligat metninde idari para cezasına ilişkin idari müeyyide kararına karşı başvurulabilecek kanun yolları, mercileri ve süreleri açıkça belirtilir. Tebliğin yapılması sonrasında tebliğ tarihi idari müeyyide kararına işlenir.

İdari para cezasına itiraz süresi

MADDE 14 – (1) İdari para cezasına ilişkin idari müeyyide kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir.

İdari para cezasının kesinleşmesi

MADDE 15 – (1) 4708 sayılı Kanun kapsamında verilen idari para cezalarına ilişkin idari müeyyide kararları, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz yoluna başvurulmaması veya itiraz yoluna başvurulması halinde yargılama aşamalarının son bulması neticesinde kesinleşir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Kesinleşme tarihi idari müeyyide kararına işlenir.

İdari para cezalarını ödeme süresi ve yeri

MADDE 16 – (1) İdari para cezaları, bu cezaya ilişkin kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.

(2) Ödeme süresi içinde ya da idari para cezalarına ilişkin idari müeyyide kararlarının kesinleşmesinden önce ödenmek istenen para cezaları ilgili muhasebe yetkilisi mutemetlerine ve muhasebe birimlerine (merkez muhasebe birimi, malmüdürlükleri ve defterdarlık muhasebe müdürlükleri) ödenebilir.

(3) Ödeme veya kesinleşme süresi içerisinde ödenmeyen idari para cezasına ilişkin idari müeyyide kararları, kesinleşmesini müteakip tahsil için; Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerince borçlu gerçek kişi ise ikametgahının, tüzel kişi ise kanuni veya iş merkezinin bulunduğu yerdeki vergi dairesine, birden fazla vergi dairesi bulunması halinde süreksiz vergileri tahsil ile görevli vergi dairelerine gönderilir.

İdari para cezalarının ödeme şekli

MADDE 17 – (1) İdari para cezasının dava açma süresi içinde defaten ödenmesi hâlinde, tahakkuk ettirilen tutarın dörtte üçü tahsil edilir.

(2) İdari para cezasına muhatap olanın ekonomik durumunun müsait olmaması hâlinde, idari para cezasının ilk taksitinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit hâlinde ödenmesine karar verilebilir.

(3) İdari para cezasının ödeme süresinde yapılan taksitlendirme talepleri idarî para cezası vermeye yetkili mercilerce değerlendirilerek karar verilir. Taksitlendirme talebi; idari para cezası karar tarihi, kararın tebliğ tarihi, taksit tarihleri ve tutarları açık olarak belirtilmek suretiyle yazılı olarak yapılır.

(4) Taksitlendirme talebi kabul edilen borçlular; dört eşit taksit halinde ve birinci taksiti idari para cezasının ödeme süresi içinde, geri kalan üç taksiti ise idari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içerisinde idarece belirlenecek sürelerde öder.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Yürürlükten kaldırılan tebliğ

MADDE 18 – (1) 26/2/2011 tarihli ve 27858 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapı Denetimi Kuruluşlarının Faaliyetlerinin Denetlenmesi, Denetim Faaliyetlerinin Durdurulması ve İzin Belgelerinin İptal Edilmesinin Usûl ve Esaslarına Dair Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır.

Önceki incelemeler

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce incelemesine başlanmış ancak henüz tekemmül etmemiş işlemlere ilişkin olarak bu Tebliğ hükümleri dikkate alınır.

Yürürlük

MADDE 19 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 20 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Çevre ve Şehircilik Bakanı yürütür.

 

Ekler için tıklayınız

 

 
 

 

KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI 2016

KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI SUNUŞ Kooperatifler, bir amaca ulaşmak için ekonomik ve sosyal imkanların karşılıklı yardımlaşma, dayanışma ve işbirliği suretiyle bir araya getirilmesi için kurulan ortaklıklardır. Vatandaşlarımızın; ekonomik menfaatlerini korumak, meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılamak için kooperatiflere ortak oldukları bilinmektedir. Başta kooperatif ortakları olmak üzere, vatandaşlarımızın kooperatifçilik konusunda yeterince bilgiye sahip olmamaları önemli sorunlarla karşılaşmalarına neden olmaktadır. Bu durum kooperatiflere ortak olanların beklentilerinin aksine, ekonomik olarak zarara uğramaları ile sonuçlanmaktadır. Dolayısıyla toplumda, kooperatiflere karşı bir güvensizlik oluşmaktadır. Halbuki, çoğu dar gelirli olan insanlarımızın, birer ekonomik dayanışma kurumu olan kooperatiflere güven duyarak ortak olabilmesi ve kooperatiflerden beklenen faydaların elde edilebilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu bakımdan tüm toplumun kooperatifçilik uygulamasına ilişkin bilgi ihtiyacının karşılanması kaçınılmaz görülmektedir. Bu nedenle kooperatifçiliğin toplumsal yararları konusunda topluma aydınlatıcı bilgi vermek ve eğitici yayınlarda bulunmak kooperatifler ve üst kuruluşları ile kooperatifçilik konusunda görevli kamu kurumları için önemli bir görev haline gelmektedir. Bu nedenle, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa tabi kooperatiflerin ortaklarına yardımcı olabilmek, bu vatandaşlarımızı, ortaklık sıfatını kazanma ve kaybetme halleri, ortaklık hakları ile ödev ve sorumlulukları, ortaklıktan çıkarılma koşulları ve buna karşı itiraz etme ile dava açma yolları gibi konularda bilgilendirmek amacıyla bu kitapçık hazırlanmıştır. Bu kitapçığı hazırlayan Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü’nü kutlar, kooperatif ortakları ve yöneticileri ile diğer ilgililere faydalı bir kaynak olmasını dilerim. Nihat ERGÜN Sanayi ve Ticaret Bakanı KONU BAŞLIKLARI 1. ORTAKLIK SIFATININ KAZANILMASI 2. ORTAKLIK SIFATININ KAYBEDİLMESİ ORTAKLIKTAN ÇIKARILMA ESASLARI VE İTİRAZ 3. KOOPERATİFTEN ÇIKAN VE ÇIKARILAN ORTAKLARLA HESAPLAŞMA 4. ORTAKLARIN HAKLARI 5. ORTAKLARIN ÖDEV VE SORUMLULUKLARI KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI KONU BAŞLIKLARI 1. ORTAKLIK SIFATININ KAZANILMASI 2. ORTAKLIK SIFATININ KAYBEDİLMESİ ORTAKLIKTAN ÇIKARILMA ESASLARI VE İTİRAZ 3. KOOPERATİFTEN ÇIKAN VE ÇIKARILAN ORTAKLARLA HESAPLAŞMA 4. ORTAKLARIN HAKLARI 5. ORTAKLARIN ÖDEV VE SORUMLULUKLARI KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI 1. ORTAKLIK SIFATININ KAZANILMASI 1.1. Ortaklık şartları: 1.1.1. Medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmak: Medeni hakları kullanma ehliyeti (fiil ehliyeti); bir kimsenin bizzat kendi fiil ve işlemleriyle kendi lehine haklar, aleyhine borçlar yaratabilme iktidarıdır. Fiil ehliyeti, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda düzenlenmiştir. Fiil ehliyetinin ikisi olumlu, birisi olumsuz olmak üzere üç şartı vardır. Olumlu şartlar, “ayırt etme gücüne sahip olmak” ve “ergin olmak”; olumsuz şart ise “kısıtlı olmamak” tır. Tüzel kişilerde fiil ehliyeti, kanunen bulunması zorunlu organlarının tümünün mevcut olması halinde kazanılır. 1.1.2. Yazılı olarak kooperatif yönetim kuruluna başvurmak: Kooperatife ortak olmak isteyen gerçek kişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar (KK.m.8/1). Kooperatifler Kanununun 4. maddesiyle kooperatifin yükümlerinden dolayı ortakların sorumluluk durumu ve derecesine ilişkin hükümlerin anasözleşmeye konulması zorunlu tutulmuştur. Bu itibarla, kooperatif ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyorsa ortak olmak isteyen kişinin ortak olmak isteği, bu yükümlülükleri yazılı olarak kabul etmesi halinde değer taşır (KK.m.8/1). Bu yükümlülüklerin kabulü ayrı bir yazı ile yapılabileceği gibi ortak olmak için verilen başvuru dilekçesinde de belirtilebilir. 1.1.3. Kooperatif anasözleşmesinde aranan diğer şartları taşımak: Kanunda yer alan ortaklık şartlarına ek olarak, kooperatiflerin faaliyet türlerine göre anasözleşmelerinde özel şartlar da belirlenebilmektedir. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI Örneğin, motorlu taşıyıcılar kooperatifine ortak olmak için taşıyıcılığın bilfiil meslek edinilmesi ve motorlu araca sahip olunması şartları gereklidir. Bu şartlar, anasözleşmede aranan ilave şartlardır. Bu tür kooperatiflere ortak olmak isteyenler, ortaklık başvurusu sırasında, bu şartlara haiz olduklarını gösteren ve ilgili kurum ve kuruluşlardan alacakları belgeleri de başvuru talebine eklemeleri gerekmektedir. 1.2. Ortaklık sıfatının kazanılması: Yönetim kurulu ortak olmak için müracaat edenlerin ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırır. Ortaklık şartlarını taşıdığı belirlenen kişi, yönetim kurulunun karar vermesi halinde ortaklığa kabul edilir. Kooperatife ortak olmak isteyenlerin ortaklığa kabulü için yönetim kurulunca karar alınır ve alınan bu karar kooperatifi temsile ve imzaya yetkili olanlar tarafından imzalanacak bir yazı ile ilgiliye duyurulur. Ortaklık sıfatı, kararın alındığı tarihten itibaren kazanılmış olur. 1.3.Kooperatife ortak olma şekilleri: Kişiler bir kooperatife şu şekillerde ortak olabilir: – Bir kooperatif kurarak ortak olma (KK.m.1), – Daha önce kurulmuş olan bir kooperatife sonradan ortak olma (KK.m.8), – Ortaklardan birinin ortaklık payını devralmak suretiyle ortak olma (KK.m.14/2), – Miras yoluyla ortak olma (KK.m.14/1), – Taşınmaz mal veya işletme karşılığı ortak olma (KK.m.15/2). 1.3.1. Kurucu ortak olma: Bir kooperatif en az 7 ortak tarafından kurulabilir. Bu ortaklar gerçek kişi olabileceği gibi, tüzel kişi de olabilir. Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri amaçları bakımından ilgilendikleri kooperatiflere ortak olabilirler. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI Kooperatifler ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Böylece, kurucular ortaklık sıfatını kazanırlar. 1.3.2. Kurulmuş olan bir kooperatife sonradan ortak olma: Kuruluştan sonra da kooperatife ortak olmak mümkündür. Ortaklık şartlarını taşıyan kişi, ortak olma dileğini ve anasözleşme hükümlerini kabul ettiğini belirtir dilekçe ile yönetim kuruluna başvurur. Yönetim kurulunun olumlu karar vermesi halinde kişi ortaklığa kabul edilmiş sayılır. 1.3.3. Hisse devir almak suretiyle ortak olma: Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması hâlinde, o kişiyi ortaklığa kabul etmek zorundadır (KK.m.14/2). Ortaklığın devri için de kooperatif yönetim kuruluna yazılı olarak başvurulmalıdır. Bu başvuru, devretmek isteyen ortak ile devralmak isteyen kişinin kooperatife ayrı ayrı verecekleri dilekçelerle olabileceği gibi, birlikte verecekleri dilekçe ile de olabilir. İki taraf arasında yapılan devir sözleşmesi kooperatife bildirilmediği ve kooperatif yönetim kurulunca kabul edilmediği sürece hukuki bir değer taşımaz. Böyle bir sözleşme sadece devir etmek ve devralmak isteyen arasında kalmış bir işlemdir ve kooperatifi bağlamaz. Devir işlemi yönetim kurulu kararı ile hüküm ifade eder. Kooperatifte ortaklık bir bütün olup, bütün hak ve vecibeleriyle devredilir ve devralınır. Ortaklığın kısmen devri mümkün değildir. Devir bedeline kooperatifçe müdahale edilemez. Bu bedel devralan ile devreden arasında serbestçe kararlaştırılır. 1.3.4. Miras yoluyla ortak olma: Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer. Anasözleşme ile, ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir. Kooperatifin anasözleşmesinde ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalabileceği hükmüne yer verilmişse, mirasçıların veraset ilamı getirmeleri ve ayrıca içlerinden birini temsilci tayin etmeleri gerekir. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI Anasözleşmede ortaklığın mirasçılara geçebileceğine dair bir hüküm yoksa, mirasçıların ortak olarak kalmaları mümkün değildir. 1.3.5. Görev veya hizmet ya da taşınmaz mal veya işletme karşılığı ortaklık: Ortaklık sıfatının kazanılması, anasözleşme ile bir taşınmaz malın mülkiyetine bağlı hakların kullanılmasına veya bir teşebbüsün işletilmesine bağlanabilir. Bu gibi hallerde taşınmaz malın mülkiyeti veya işletme üçüncü şahıslara devir veya temlik edilmişse, ortaklık sıfatının da sona ermesi gerekmektedir. Ancak, bu durumda, taşınmaz malın mülkiyetinin veya işletmenin üçüncü şahıslara devir veya temliki ile ortaklık sıfatının da bir hak olarak yeni malike veya işletmeyi alana geçebileceği doğrultusunda anasözleşmeye hüküm konulabilir. Taşınmaz mala ait bu şekilde iktisabın üçüncü şahıslara karşı geçerli olması, tapu siciline bu yolda meşruhat verilmesine bağlıdır. Ortaklık sıfatı bir görev veya hizmetin yerine getirilmesine bağlı ise, bu görev veya hizmetin sona ermesi ile ortaklık sıfatı kalkar. Bu halde anasözleşmeye hüküm konulmak suretiyle ortaklığın devamı sağlanabilir. 1.4. Yabancıların kooperatife ortak olup olamayacağı: Kooperatifler Kanunu’nda yabancı uyrukluların kooperatiflere ortak olamayacakları yönünde herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır. Bu bağlamda, yabancı uyruklular da kooperatiflere ortak olabileceklerdir. Bununla birlikte, Kooperatifler Kanunu ortaklık şartlarının anasözleşmede gösterileceğini öngördüğünden, bu konuda, ortak olunmak istenen kooperatifin anasözleşmesine bakılması yoluna gidilmelidir. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI 2. ORTAKLIK SIFATININ KAYBEDİLMESİ ORTAKLIKTAN ÇIKARILMA ESASLARI VE İTİRAZ Bir ortağın ortaklık sıfatı genel olarak; çıkma hakkını kullanarak kendi isteği üzerine ayrılmasıyla (KK.m.10), ortağın ölümü ile (KK.m.14/1), ortaklık payının başkasına devredilmesiyle (KK.m.14/2), ortaklık sıfatının bir görev veya hizmetin yerine getirilmesine bağlı olması halinde bu görev veya hizmetin sona ermesiyle (KK.m.15), ortaklıktan çıkarılmasıyla (KK.m.16. m.27) sona ermektedir. Bunlara ilave olarak, kooperatif anasözleşmesinde açıkça gösterilecek başkaca sebeplerle de ortaklık sona erdirilebilecektir (KK.m.16). 2.1. Ortaklıktan çıkma: Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır (KK.m.10). Ortağa tanınan bu hak yönetim kurulu veya genel kurul kararıyla veyahut da kooperatif anasözleşmesine konulacak bir hükümle hiçbir şekilde ortadan kaldırılamaz. Ancak, çıkma sonucu kooperatifin mevcudiyeti (mali durumu) tehlikeye düşecekse ayrılmak isteyen ortaktan belli bir tutarda tazminat isteneceği konusunda kooperatif anasözleşmesine hüküm konulabilir. Diğer taraftan, ortaklıktan çıkma hakkının kullanılması, anasözleşmeyle en çok 5 yıl için sınırlandırılabilir. Çıkış, ancak bir hesap yılı sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır. Anasözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap yılı içinde çıkışa izin verilebilir (KK. m. 12). Dolayısıyla, çıkış haberinin ne kadar süre önceden yapılması gerektiği konusunda kooperatif anasözleşmesine de bakılmalıdır. Anasözleşmede belirlenen süre içinde yapılacak çıkış isteği, hesap senesi olarak takvim yılını kullanan kooperatifler için 31 Aralık günü gerçekleşmiş olacaktır. Ancak, ortaklıktan çıkmak için yönetim kurulunun istifayı kabul etmesi gerekir. Ortaklıktan çıkma hesap senesi sonunda gerçekleşeceğinden, istifa tarihinden hesap senesinin son gününe kadar ortaklık devam edecektir. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildirimin noter aracılığıyla kooperatife tebliğ edildiği tarih itibariyle çıkma gerçekleşmiş olur (KK.m.13). Bu tarih aynı zamanda, çıkan ortağın alacak ve haklarının ödenmesine ilişkin süreye, bunları isteyebileceğine ilişkin zamanaşımına (KK.m.17/2), ayrılmadan önce doğmuş olan kooperatif borçlarından dolayı sorumluluk zamanaşımına (KK.m.36/1) da başlangıç olması açısında oldukça önemlidir. İstifa edildiğinin kanıtlanması açısından, istifa isteğinin yazılı olarak yapılması zorunluluğu doğmaktadır. İstifa istemi, elden imza karşılığı, taahhütlü mektupla veya noter aracılığıyla kooperatife bildirilebilir. 2.2. Ortağın ölümü: Kooperatifler Kanununun 14. maddesinde “Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer.” hükmüne yer verilmek suretiyle vefat halinde ortaklığın son bulacağı açıkça belirtilmiş olmaktadır. Ancak, anasözleşmede ortaklığın mirasçılara geçebileceğine ilişkin hüküm bulunması halinde mirasçılar ortak olarak kalabilirler (KK. m.14). Dolayısıyla, ortağın ölümü halinde mirasçıların kooperatif anasözleşmesindeki hükümlere göre hareket etmesi gerekir. 2.3. Ortaklığın devri: Bir kimsenin ortaklığını başka bir kişiye devretmesi halinde ortaklığı sona erer. 2.4. Görev veya hizmetin bitmesi: Ortaklık sıfatı bir görev veya hizmetin yerine getirilmesine bağlı ise, bu görev veya hizmetin sona ermesi ile ortaklık sıfatı da sona erecektir. Ancak, bu şekildeki ortaklığın devam edeceği yönünde anasözleşmeye hüküm konulabilir (KK.m.15). KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI 2.5. Ortaklıktan çıkarılma (ihraç) ve itiraz: Kooperatifler Kanunu, anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarmayı yasaklamıştır. Bu nedenle, çıkarılma sebebinin açık ve net bir şekilde anasözleşmede belirtilmesi zorunludur. Anasözleşmede sayılan nedenlerin dışında çıkarılma kararı alan yönetim kurulu üyeleri için cezai sorumluluk getirilmiştir (KK. Ek.m.2/2). Kooperatif türleri itibariyle Bakanlığımızca hazırlanan örnek anasözleşmelerde çıkarılma sebepleri açıkça gösterilmektedir. Kooperatiflerin türü, amacı ve çalışma konularına göre değişmekte olan çıkarılma nedenlerinin başında, ortağın parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve ortaklık şartlarının yitirmesi gelmektedir. Kanuna göre ortaklıktan çıkarmaya esas itibariyle genel kurul yetkilidir. Bunun için yönetim kurulunun karar defteri üzerine çıkarma kararı alarak, genel kurul gündemine koyması ve genel kurulun da çıkarma kararı vermesi gerekir. Ancak, anasözleşme ile çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere bu hususta yönetim kurulu da yetkili kılınabilmektedir. Öte yandan, çıkarma kararı; genel kurulca verilmişse çıkarma kararı gerekçeleriyle birlikte genel kurul karar defterine; yönetim kurulunca verilmişse de aynı gerekçelerle yönetim kurulu karar defterine yazılır. Kooperatif yetkililerince imzalanan çıkarma kararı, ortağa tebliğ edilmek üzere 10 gün içinde notere verilerek, çıkarılan ortağa noter aracığıyla tebligat yapılması sağlanır. Ortaklıktan çıkarmaya yönetim kurulu karar vermiş ise ortak bu karara karşı ya yönetim kurulunun çıkarma kararının kaldırılması için genel kurula başvurabilir ya da doğrudan mahkemeye itiraz davası açabilir. Ancak, yönetim kurulunca verilen çıkarma kararına karşı hem genel kurula itiraz hakkı ve hem de mahkemeye itiraz davası açma hakkı birlikte kullanılamaz. Çıkarılma kararının tebellüğ tarihinden itibaren ortağın 3 ay içinde genel kurula itiraz etmesi ya da dava açması gerekir. Bu 3 aylık KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmezse çıkarılma kararı kesinleşir. Bununla birlikte, kooperatif davalarında basit yargılama usulü uygulanır. Bu nedenle, itiraz davalarına ve bunlara ilişkin temyiz inceleme sürelerine “adli tatilde (01 Ağustos-05 Eylül)” de devam edilir (HUMK.m.176, 177); yani bu süre içinde de itiraz davası açılabilir ve 3 aylık hak düşürücü süre işler. Ancak, ortaklıktan çıkarmaya ilişkin yönetim kurulu kararı veya genel kurul kararı batılsa, çıkarılma kararına karşı genel kurula itiraz veya iptal davası açılması herhangi bir süreye tabi değildir. Genel kurula itiraz, çıkarma kararının yönetim kurulunca verilmesi halinde mümkündür. Ortak, yönetim kurulunun çıkarma kararına karşı itiraz davası açma yerine genel kurula itirazı tercih ederse, bu itirazını toplanacak ilk genel kurula sunmak üzere yönetim kuruluna noter aracılığıyla tebliğ ettireceği bir yazı ile yapması gerekir. Ortağın bu itirazı genel kurulda reddedilirse, yani genel kurul da yönetim kurulunun çıkarma kararını onaylarsa, genel kurulun bu kararına karşı itiraz davası açma hakkı saklıdır. Genel kurulun bu kararı yine 10 gün içinde noter aracılığı ile ortağa tebliğ edilecek ve bu süreden itibaren ortak 3 ay içinde mahkemeye itiraz edebilecektir. İtiraz davaları, ya yönetim kurulunun çıkarma kararı üzerine ve genel kurula itirazda bulunmadan ya da genel kurula yapılan itirazın reddedilmesi veya doğrudan doğruya genel kurulca ihraç kararının alınması durumunda açılabilir. Çıkarılma kararına karşı, Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemeye, bulunmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz davası açılabilir. Öte yandan, itiraz davası ortağın lehine sonuçlanırsa, çıkarma kararı hiç alınmamış sayılır ve ortağın hak ve vecibeleri aynen devam eder. Dava ortak aleyhine sonuçlanırsa, ortak 15 gün içinde kararı Yargıtay’da temyiz edebilir. Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI 2.6. Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin ortaklığının kendiliğinden düşmesi: Kooperatifler Kanunun 27. maddesiyle sermaye yüklemleri ve sair ödemelerini (aidat vb.) yerine getirmeyen ortaklar hakkında yapılacak işlemler ve uygulama sırası düzenlenmiş ve ortaklığın kendiliğinden düşeceği belirtilmiştir. Burada geçen sermaye yüklemleri ile kanunun 19’uncu maddesinde düzenlenen ortaklık payları; sair ödemeler ile de, ortaklık payı dışındaki ödemeler kastedilmektedir. Bu ödemeler ise kooperatif amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak için genel kurulca kararlaştırılan tutarlardaki arsa-altyapı payı, ortak tesisler ile genel giderlere katılım payı gibi ödemeler ile bunların gecikme faizinden oluşmaktadır. Kanun maddesine göre, ortaklığın kendiliğinden düşebilmesi için belirtilen yükümlülüklerden en az birinin yerine getirilmemesi gerekir. Yani, ortaklığın kendiliğinden düşebilmesi için o ortak; ya sermaye yüklemlerinden, ya sair ödemelerden, ya da her ikisinden dolayı kooperatife borçlu olmalıdır. Ortaklığın kendiliğinden düşebilmesi için sırasıyla aşağıdaki işlemlerin yerine getirilmesi gereklidir. a) Ortak parasal yükümlülüklerini belirli bir süre geciktirmiş, ödememiş olmalıdır: Bu gecikme süresi kanunda gösterilmemiştir. Ancak, anasözleşmelerde serbestçe belirlenebilmektedir. Zira, Bakanlığımızca hazırlanan örnek anasözleşmelerde bu süre genellikle 30 gün, 1 ay veya 2 ay olarak belirlenmiştir. b) İlk istem ve münasip bir süre: Bu münasip süre, ortağın borcunu temin edip ödeyebileceği bir süre olmalıdır. Örnek anasözleşmelerde bu ilk süre 10 gün olarak belirlenmiş olup, istemin ortağa tebliğinden itibaren sürenin başlayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu ilk istemde, borcun (ana para + varsa gecikme zammı) tutarı da belirtilerek tebliğinden itibaren 10 gün içinde ödenmesi, ödenmemesi halinde kanun 27’inci maddesi ile anasözleşmenin ilgili KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI maddesi gereğince hakkında gerekli işlemin yapılacağı ihtar edilir. Bu münasip süre ortağa ya elden yazılı olarak, ya taahhütlü mektupla, ya da noter aracılığıyla veyahut da her üç yolun mümkün olmaması halinde ilanla bildirilir. İlanla bildirim yapılması durumunda Tebligat Kanunu hükümlerine göre hareket edilmelidir. c) İkinci istem ve 1 aylık süre: İlk isteğe uymayan ortağa ikinci bir ihtar gönderilerek, bu ihtarın tebliğinden itibaren 1 ay içinde borcunu ödemesi istenir. Buradaki bir aylık süre kanunun emredici hükmü olduğundan herhangi bir şekilde azaltılamaz. İkinci ihtarda da borcun tutarı gösterilerek, tamamının 1 aylık süre içinde ödenmemesi halinde kanunun 27’inci ve anasözleşmenin ilgili maddesi gereğince ortaklığının kendiliğinden düşeceği ihtar edilir. İkinci ihtardaki borç tutarının da birinci ihtardakiyle aynı olmasına dikkat edilmeli, birinci ihtardan sonra herhangi bir ödeme yapıldıysa bunun da belirtilmesi ve borç tutarı, ödediği tutar ve kalan borcun ayrıntılı olarak yazılması gerekir. d) İkinci ihtarın tebliğinden itibaren 1 aylık süre içinde borç ödenmemiş olmalıdır: Ortaklığın kendiliğinden düşebilmesi için, ikinci ihtarnamenin tebellüğ tarihinden itibaren 1 aylık süre içinde de borç ödenmemiş olmalıdır. e) Ortaklığın düştüğüne ilişkin karar alınmalıdır: Kanunun 27’inci maddesinde, yukarıda belirtilen şartların oluşması halinde ortaklığın kendiliğinden düşeceği belirtilmesine rağmen, ortaklığın düşebilmesi için genel kurul veya yönetim kurulu kararına ihtiyaç olup olmadığı konusunda bir açıklama yapılmamıştır. Ancak, uygulamada oluşan yargı içtihatlarına göre, ikinci ihtarın tebliğinden itibaren 1 aylık süre içinde de borç ödenmemişse; anasözleşme ile yetkili kılınmışsa yönetim kurulu, böyle bir yetki yoksa genel kurul tarafından ortaklığın düştüğüne ilişkin karar alınmalıdır. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI 3. KOOPERATİFTEN ÇIKAN VEYA ÇIKARILAN ORTAKLARLA HESAPLAŞMA Kooperatiflerle ortaklar arasında en çok yaşanan sorunlardan bir tanesi de çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşmadır. Bu bakımdan, kooperatiften herhangi bir sebeple ayrılmış ortakların kooperatif üzerinde ne gibi hakları bulunduğu, kooperatif varlığı üzerindeki haklarının ne zaman ve ne şekilde iade olacağı ve kooperatifin mali durumunun ortaklara iade yapılmasına uygun olmaması halinde nasıl hareket edileceği gibi sorularla her zaman karşılaşılmaktadır. 3.1. İadesi talep edilebilecek haklar: Kooperatiften çıkan ya da çıkarılan ortakların; kendilerinin yahut mirasçılarının, kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu, anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilânçosuna göre hesaplanır. İadesi talep edilecek hakların başında sermaye payları ile kooperatifin amacını gerçekleştirebilmesi için ödenen paralar gelmektedir. Diğer taraftan, Kooperatifler Kanunu’na göre çıkan veya çıkarılan ortaklar yedek akçeler üzerinde hak talep edemezler (KK.m.17/1). Keza, yedek akçelerin ortaklara dağıtılacağına dair anasözleşmeye konacak hükümler geçersizdir (KK.m.39/2). Bununla birlikte, ortaklar için bazı özel fonlar oluşturulmuşsa çıkan ve çıkarılan ortakların bu fonlar üzerinde haklarının olup olmadığı konusunda anasözleşme hükümlerine bakılmalıdır (KK.m.41/2). Bunun yanı sıra, dönem içinde elde edilen olumlu gelir gider farkının (risturnların) çıkan ve çıkarılan ortağa iadesi de anasözleşmede bu yönde bir hüküm bulunması halinde sözkonusu olmaktadır. Anasözleşmede aksine bir belirleme yapılmamış ise yıllık faaliyet sonucunda elde edilen olumlu gelir gider farkının tamamı yedek akçeye ilave edilmelidir (KK.m.38/1-2). 3.2. İade edilecek hakların hesabı: Kooperatifler Kanununda, ayrılan ortağa iade edilecek payların hesabında yedek akçelerin dikkate alınmayacağı açık olarak belirtilmiştir (KK.m.17/1). Bu bağlamda, ilgili kişiye iade yapılırken yedek akçeler hesaba katılmayacaktır. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI Ayrılan ortaklar veya mirasçılarınca ödenmesi istenebilecek haklar, ortağın ayrıldığı veya öldüğü, görev veya hizmetin bittiği, taşınmaz mal veya işletme karşılığı ortaklığın sona erdiği hesap yılına ilişkin yıllık bilançoya göre hesaplanır. Bilançoda geçmiş yılda ve/veya cari yılda olumsuz gelir gider farkı (zarar) bulunmakta ise bunun ortağa düşen kısmı hesap edilerek yapılacak iade tutarından mahsup edilmesi mümkündür. 3.3. Ödeme zamanı ve zamanaşımı: İade edilecek hakların ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacağı belirtilen Kooperatifler Kanununda, hesaplanan tutarın ne zaman ödeneceği konusunda açıklama bulunmamaktadır. Dolayısıyla, kooperatiften ayrılan ortaklara yapılacak geri ödemelerde kooperatif anasözleşmesinde öngörülen kurallar göz önüne alınmalıdır. Bu arada, anasözleşmelerde belirtilen bilanço tarihi deyiminden bilançonun düzenlendiği tarihin değil, bilançonun genel kurulca kabul edilerek kesinleştiği tarihin anlaşılması gerekir. Zira, bilanço genel kurulca kabul edilmekle hukuki bir değer taşır. Diğer taraftan, kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikteki iadeler genel kurulca kararlaştırılması halinde 3 yıla kadar geciktirilebilir (KK.m.17/2). Hatta bu durumda kooperatif muhik bir tazminat bile isteyebilir. Genel kurulca, iade ve ödemenin yapılması halinde kooperatifin mali kaynaklarının sarsılacağı, amacının gerçekleştirilmesini engelleyeceği vb. gerekçe gösterilerek böyle bir geciktirme kararı alınmışsa, ayrılan ortak genel kurulca belirlenen süre geçmeden alacaklarının iadesini isteyemez. Ancak, ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınması durumunda iade ve ödemelerin geciktirilmesi yönünde karar alınamaz. Kooperatif genel kurulunca böyle bir geciktirme kararı alınması halinde, ayrılan ortakça mahkemeye başvurularak ödemenin yapılması durumunda kooperatifin mevcudiyetinin tehlikeye düşüp düşmeyeceğinin tespiti istenebilir. Mahkeme, ayrılan ortağa yapılması gereken ödemeyi kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte bulmazsa genel kurulun geciktirme kararı uygulanamaz. Mahkemece böyle bir karar verilmesi durumunda kooperatif herhangi bir tazminat da isteyemez. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları isteyebilecekleri günden başlayarak 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (KK.m.17/2). Burada “isteyebilecekleri gün” deyiminden, bilançonun kabul edildiği genel kurul tarihini takip eden bir aylık sürenin sonu anlaşılmalıdır (Örneğin, bilanço 30 Haziran 2010’da kabul edilmiş ise, zaman aşımı 31 Temmuz 2010’da başlar.). Şayet genel kurulca geciktirme kararı alınmışsa geciktirme süresi de bu tarih üzerine ilave edilmeli ve zaman aşımının bu tarihten itibaren başladığı kabul edilmelidir. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarınca alacak ve hakların istenebileceği günden itibaren iade edilmeyen tutarlar için kooperatiften yasal faiz istenebilecektir. 3.4. Sermaye ve mevduattan kısmen veya tamamen yoksun kalınamayacağı: Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür (KK.m.17/3). Bu kural buyurucu olup, aksine uygulama sözkonusu olamaz. Bu itibarla, ortağın çıkması ya da çıkarılması halinde ödemelerinin belli bir oranının kooperatife kesildikten sonra kalanının kendisine iade edileceği yönünde anasözleşmeye hüküm konulması veya karar alınması mümkün değildir. Ancak, bu hüküm ayrılan ortaklara iadeler yapılırken hisselerine düşen genel gider paylarının (geçmiş yıl + cari yıl zararlarının) düşülmesine engel değildir. Diğer taraftan, ayrılan ortak veya mirasçılarınca ödemelerinin cari fiyat veya döviz kuru üzerinden hesaplanması istenilemeyeceği gibi, bu ödemeler için faiz verilmesi talebinde de bulunulamaz. Zira, ayrılan ortakların alacaklarının ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacağı belirtilmiştir. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI 4. ORTAKLARIN HAKLARI Kooperatifler ortaklardan oluşan teşekküllerdir. Bu ortakların, kaynağını kanun ve anasözleşmeden alan hakları bulunmaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 23’üncü maddesinde; “Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittir.” hükmü bulunmaktadır. Bu madde, ortaklarla ilgili her konuda kooperatif ortak ilişkisi açısından göz önünde bulundurulması gereken temel ilkedir. Kanunun kabul ettiği bu temel ilkeyi mutlak ve nispi eşitlik şeklinde anlamak gerekir. Mutlak eşitlik: Ortağın kooperatifle ilişkilerinin mahiyet ve derecesi ne olursa olsun, her ortağın haklarından eşit şekilde yararlanmasıdır. Örneğin: Her ortağın bir oyu olması, her ortağın iptal davası açabilmesi, bilgi alma ve denetleme hakkı gibi. Nispi eşitlik: Ortakların kooperatifle olan ilişkilerine göre farklı davranılmasıdır. Her ortağın kooperatifle yaptığı işleme göre gelirden pay alması buna örnek gösterilebilir. Kooperatif ortaklarının hakları, kullanılış biçimi bakımından; kişisel haklar ve toplu kullanılabilen (grupsal) haklar olarak ikiye ayrılabilir. 4.1. Ortakların bireysel hakları: 4.1.1. Ortaklıktan çıkma hakkı: Her ortağın kooperatiften çıkma (istifa) hakkı vardır (KK.m.10). Ortaklıktan çıkma veya çıkmalar kooperatifin mevcudiyetini (mali durumunu) tehlikeye düşürecekse, ayrılmak isteyen ortaktan kooperatifin belli bir tutarda tazminat isteyebileceği konusunda kooperatif anasözleşmesine hüküm konulabilir (KK.m.10). Diğer taraftan, ortaklıktan çıkma hakkının kullanılması, anasözleşmeyle en çok 5 yıl için sınırlandırılabilir. Bir ortağın hiçbir suretle kooperatiften çıkamayacağına ilişkin hükümler geçersizdir. (KK.m.11). KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI Çıkış, ancak bir hesap yılı sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır (Örneğin, hesap dönemi 1 Ocak-31 Aralık olan kooperatiflerde bir ortağın çıkma beyanını en geç Haziran ayı sonuna kadar kooperatife vermesi gerekmektedir.). Anasözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap yılı içinde çıkışa izin verilebilir (KK.m.12). Ortaklıktan çıkma isteğinin yönetim kurulunca kabul edilmesi gerekir. Yönetim kurulu istifayı kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma istemini noter aracılığı ile kooperatife bildirir ve bu bildirim tarihi itibariyle çıkma gerçekleşmiş olur (KK.m.13). 4.1.2. Ortaklığın devredilmesi hakkı: Tarım satış kooperatifleri dışındaki kooperatiflerde ortaklık devredilebilir (4572 sayılı Kanun m.1/5). Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin kooperatif anasözleşmesinde belirtilen ortaklık şartlarını taşıması hâlinde, bu kişiyi ortaklığa kabul etmek zorundadır (KK.m.14/2). Diğer taraftan, anasözleşmede gösterilecek şartlarla ölen ortağın mirasçılarının kooperatif ortağı olarak kalmaları sağlanabilir (KK.m.14/1). Bu da ortaklığın devrolmasını sağlayan diğer bir yoldur. Ortaklığın devriyle bütün hak ve yükümlülükler yeni ortağa geçer. 4.1.3. Çıkarılma kararına karşı itiraz veya dava açma hakkı: Kendisine çıkarılma kararı tebliğ edilen ortak, kooperatiften ayrılmak istemiyorsa çıkarılma kararına itiraz edebilir. İhraç kararı yönetim kurulunca veya genel kurulunca verilebilir. Çıkarma kararı genel kurulca verilmişse ortak 3 aylık hak düşürücü süre içinde ortaklıktan ihracın iptaline yönelik olarak mahkemede dava açabilir. Diğer taraftan, ihraç kararı yönetim kurulunca verilmişse ortak 3 ay içinde doğrudan mahkemede itiraz davası açabileceği gibi, çıkarılma kararına karşı genel kurula itiraz etme yolunu da seçebilir. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI 4.1.4. Bilgi edinme ve örnek isteme hakkı: Yönetim kurulunun gelir gider farklarının dağıtım şekli hakkındaki tekliflerini içeren yıllık çalışma raporu, bilanço ve gelir gider farkı hesabı ile denetçilerin düzenleyecekleri rapor genel kurulun yıllık olağan toplantısından en az 15 gün öncesinden itibaren ve 1 yıl süre ile kooperatif merkezinde ve varsa kooperatif şubelerinde ortakların incelemesine hazır tutulması gerekir (KK.m.24/1). Ortakların sözkonusu belgeleri genel kuruldan önce incelemek suretiyle bilgi sahibi olmaları genel kurulda bilinçli ve daha sağlıklı oy kullanmalarını sağlaması açısından önemlidir. İsteyen ortaklara bilanço ve gelir gider farkı hesaplarının birer suretinin verilmesi mecburidir (KK.m.24/2). Yönetim kurulu, ortakların bu taleplerini yerine getirmek zorundadır. Ortakların bilgi edinme hakkı, anasözleşme ile ya da genel kurul veya yönetim kurulu kararıyla ortadan kaldırılamaz (KK.m.24/3). Tasfiye memurları da, ortaklara tasfiye işlemlerinin durumu hakkında her zaman bilgi ve istedikleri takdirde bu hususta imzalı bir belge vermeye, ayrıca tasfiye sonunda da tasfiye iş ve işlemlerine ilişkin ortaklara hesap vermeye mecburdur (Türk Ticaret Kanunu.m.450,240). 4.1.5. Ticari defterleri ve belgeleri inceleme hakkı: Ortakların kooperatife ait ticari defterleri ve haberleşme ile ilgili hususları inceleme hakkı, genel kurulun açık bir izni veya yönetim kurulu kararı ile mümkündür (KK.m.25). Aksi halde, ortak inceleme yapamaz. Ticari defterler, Türk Ticaret Kanununun 66/1. maddesinde sayılan yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defterleri ile aynı kanunun 1465. maddesine göre kooperatifin nitelik ve öneminin gerektirdiği (imalat defteri, stok giriş-çıkış defteri, çek defteri vb.) defterlerdir. Genel kurul ya da yönetim kurulu kararıyla ortakların incelemesine izin verilen sözkonusu ticari defterler tek başlarına bir anlam taşımaz. Ticari defterlerin bu defterlerde yer alan kayıtlara esas teşkil eden gelir ve gider belgeleri ile birlikte incelenmesi halinde yapılan bu inceleme daha anlaşılır ve sağlıklı olacak ve amacına ulaşacaktır. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI 4.1.6. Genel kurula katılma, seçme ve seçilme hakkı: 3 ay evvel ortak olmayanlar hariç her ortak genel kurula katılma hakkına sahiptir. Yapı kooperatiflerinde genel kurul toplantılarına katılmak için bu şart aranmaz (KK.m.26). Diğer taraftan, 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanunun 4. maddesinde; “Genel kurullara katılma hakkına sahip ortaklarda aranacak şartlar örnek anasözleşmelerde belirlenir” hükmüne yer verildiğinden bu tür kooperatiflerde hangi ortakların genel kurula katılma hakkının bulunduğunu anlamak için kooperatifin anasözleşmesine bakılmalıdır. Genel kurul toplantısına katılma hakkına sahip olan ortaklar, aynı zamanda genel kurulda yapılan görüşmelere katılma, bu görüşmeler sırasında düşüncelerini açıklama, soru sorma, önerge verme, yönetim ve denetim kurullarının ibrası ve diğer konularda istediği yönde oyunu kullanma; yönetim kurulu üyeliğine, denetim kurulu üyeliğine, genel kurulda divan başkanlığına veya üyeliğine, oluşturulacaksa hesap tetkik komisyonu üyeliğine seçilme ve bunları seçme haklarına da sahiptir. Diğer taraftan, genel kurul toplantılarına katılma hakkı olan ortakların genel anlamda seçilme hakkı bulunmakla birlikte, yönetim ve denetim kurulu üyeliği ile tasfiye kurulu üyeliğine seçilebilmek için aranan özel şartları taşımaları gerekir (KK.m.56,65,81, Türk Ticaret Kanunu.m.347, 349; Devlet Memurları Kanunu m.28). Ortaklığın devri halinde; devreden ortağın tüm hak ve yükümlülükleri devralan yeni ortağa geçer. Bu itibarla, devralmak suretiyle ortak olan kişinin genel kurul toplantısına katılabilmesi için devir tarihinden itibaren üç ay beklemesi gerekmez. Devir eden eski ortak üç aylık süreyi doldurmadan devir gerçekleşmişse, devir alan ortak, devir eden ilk ortağın kooperatife giriş tarihinden itibaren üç aylık süre dolduktan sonra genel kurul toplantısına katılma hakkına sahip olacaktır. Diğer taraftan, haklarındaki çıkarılma kararı kesinleşmeyenlerin ortaklık hak ve yükümlülükleri devam ettiğinden, bu durumdaki ortaklar çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar genel kurula katılma, oy kullanma, seçme ve seçilme haklarına da sahiptirler. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI 4.1.7. Olumlu gelir gider farkından pay alma hakkı: Daha çok motorlu taşıyıcılar, tüketim, üretim, pazarlama, tarım satış, esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet gibi kooperatiflerde görülen gelir gider farkının ortaklara dağıtılması hususu Kanunun 38. maddesinde düzenlenmiştir. Bu bağlamda, kooperatiflerin anasözleşmelerinde olumlu gelir gider farkının (kârın) ortaklar arasında dağıtılması öngörülmüşse bu paylaşım ortakların kooperatifle yapmış oldukları işlemlerle orantılı olarak yapılır (KK.m.38). Ortakların kooperatifle yapmış oldukları işlemler ise kooperatif türüne göre değişkenlik gösterir. Örneğin; bir tüketim kooperatifinde ortağın kooperatiften alışveriş yapması, motorlu taşıyıcılar kooperatifinde ortağın taşıma yapması, tarım satış kooperatifinde ortağın ürün teslim etmesi gibi işlemlerdir. Bu itibarla, ortağın kooperatifle yaptığı işlem hacmi yükseldikçe bu ortağın olumlu gelir farkından alacağı pay da artacaktır. Diğer taraftan, Kanunun 4. maddesiyle “Yıllık gelir gider farklarının, hesaplama ve kullanma şekilleri” ile ilgili hükümlerin kooperatif anasözleşmesinde belirtilmesi zorunlu tutulmuştur. Ayrıca, Kanunun 42. maddesinde; gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar verme hususu genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkileri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla, gelir gider farkının dağıtılabilmesi için genel kurulca karar verilmiş olması zorunlu bulunmaktadır. Gelir gider farkının ortaklar arasında muameleleri oranında bölüşülebilmesi için, önceki yıllarda olumsuz gelir gider farkı meydana gelmişse, bunun ortadan kaldırılması gerekir (KK.m.38/6). Yine, anasözleşme ile ayrılması öngörülen yedek akçeler ve fonlarda ayrılmış olmalı ve bunlar çıktıktan sonra kalanı risturn olarak ortaklara dağıtılmalıdır (KK.m.41). 4.1.8. Oy hakkı: Ortağın sahip olduğu ortaklık payının adedi ne olursa olsun her ortağın genel kurulda sadece bir oy hakkı vardır (KK.m.48). Esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifleri hariç olmak üzere, ortak sayısı 500’den fazla olan kooperatiflerin ve üst KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI kuruluşlarının genel kurul toplantılarındaki yönetim ve denetim kurulu belirleme seçimlerinin gizli oy açık tasnif esasına göre yapılarak, organ seçimlerinde her ortak en fazla bir ortağı temsilen oy kullanabilmektedir(KK.m.48/2). Kooperatifler Kanununda bazı ortakların oy kullanma hakkına sınırlamalar getirilmiştir. Kooperatif işlerinin görülmesine herhangi bir suretle katılmış bulunan ortaklar yönetim kurulunun ibrasına ait kararlarda oy kullanamayacakları gibi, hiçbir ortağın da kendisi veya eşi veya usul ve füru ile kooperatif arasında şahsi bir işe veya davaya dair olan görüşmelerde oy hakkını kullanması mümkün değildir (KK.m.50). Yönetim kurulu üyelerinin kooperatif işlerinin görülmesine herhangi bir surette katılmış kimseler olmasından dolayı, bunların genel kurulda kendi ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanmaları yasaklanmıştır. Öte yandan, ortak sayısı fazla olan kooperatiflerde toplantı ve karar nisaplarını sağlamanın güçlüğü dikkate alınarak ortaklara mektupla oy verme ya da temsilciler aracılığıyla oy kullanma hakkı da tanınmıştır (KK.m.54). Ortak sayısı 1000 den fazla olan kooperatiflerde anasözleşmede hüküm bulunması halinde ortakların mektupla oy verme imkanı vardır. Gelen mektuplar yönetim kurulu ve bakanlık temsilcisi önünde açılarak incelenir ve içeriğinin neden ibaret olduğu tespit edilerek bir tutanak düzenlenir. Hazır bulunanlar tarafından imzalanan tutanağa göre verildiği anlaşılan kararlar yürürlüğe girer. 4.1.9. Genel kurulda temsil hakkı: Anasözleşmede açıklama bulunduğu takdirde, bir ortak yazı ile izin vermek suretiyle genel kurul toplantısında oyunu ancak başka bir ortağa kullandırabilir. Bir ortak genel kurulda birden fazla ortağı temsil edemez (KK.m.49/1). Kanun, genel kurul toplantısında bir ortağın oyunun başka bir ortak tarafından kullanılmasını kabul etmiştir. Böylece, temsil müessesesi kooperatif genel kurul toplantılarında da sözkonusu olmaktadır. Ancak, bir ortağın genel kurulda başka bir ortak tarafından temsil edilebilmesi için bazı şartların varlığı gerekir. Ortağın oyunu bir başka ortağa kullandırabilmesi için, temsil konusunun anasözleşmede düzenlenmiş olması, temsil için ortak KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI tarafından yazı ile izin verilmiş olması, başka bir ortak tarafından ya da eşi veya birinci derece akrabası tarafından temsil edilmiş olması, aynı ortağın birden fazla ortağı temsil etmemesi, temsil edenin vekaleten genel kurula katılmayı kabul etmesi ve temsilci tayin yazısının yetkililere verilmesi gerekir. Yukarıdaki şartların bir arada gerçekleşmesi halinde, bir ortak başka bir ortak ya da eşi veya birinci derece akrabası tarafından genel kurulda temsil edilebilme hakkına sahip olur. Bir ortağın birden fazla ortağı temsil edemeyeceği şartının istisnası, ortak sayısı 1.000’den fazla olan kooperatiflerde anasözleşme ile her ortağın en çok 9 olmak üzere birden fazla ortağı temsil edebilme imkanının tanınmış olmasıdır (KK.m.49/2). Ancak ortak sayısı 500’den fazla olan kooperatiflerde ve üst kuruluşlarında genel kurulda organ seçimi yapılacak ise, her ortak en fazla bir ortağı temsilen oy kullanabilmektedir (Esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifleri hakkında bu hüküm uygulanmamaktadır.). (KK m. 48/2). 4.1.10. Genel kurul kararları aleyhine dava açma hakkı: Genel kurul kararları aleyhine dava açma hakkı kanunun 53. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun, iptal davası açma hakkını genel kurul toplantısında hazır bulunan ortaklar ile toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın tüm ortaklar olmak üzere iki farklı gruba tanımıştır. Buna göre kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine mahkemede iptal davası açılabilir. Genel kurul toplantısında hazır bulunan ortaklardan; kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen ortakların dava açma hakları bulunmaktadır. Buna göre; genel kurul toplantısında hazır bulunan bir ortağın kararın altına gerekçeli olarak muhalefetini yazdırıp imzalamak ya da gerekçeli olarak ayrı bir kağıda yazarak imzaladığı muhalefetini divana sunup gerekirse bakanlık temsilcisine de duyurarak bunun tutanağa geçmesini sağlamak suretiyle yapabilir. Yine muhalefetinin genel kurul tutanağına yazılmadığını kanıtlayan ortağın da iptal davası açma hakkı bulunmaktadır. Benzer KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI biçimde, genel kurul toplantısına katılmak isteyip de toplantıya alınmadığını ve dolayısıyla da oyunun kullanılmasına müsaade edilmediğini veya toplantıya katılmakla birlikte oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmediğini kanıtlayan bir ortağın da dava açma hakkı bulunmaktadır. Genel kurul toplantısında hazır bulunsun ya da bulunmasın; toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini, genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden ortakların da iptal davası açma hakları bulunmaktadır. Genel kurul kararı aleyhine toplantıyı kovalayan günden itibaren 1 ay içinde dava açılması gerekir. Bir aylık süre; toplantının yapıldığı gün, toplantı birkaç gün devam etmişse son günü takip eden ertesi gün başlar. Buradaki 1 aylık süre, hak düşürücü süredir ve bu süre geçtikten sonra iptal davası açma hakkı olan ortakların bu hakları düşecektir. Öte yandan, bir aylık hak düşürücü sürenin sona erip ermediği mahkemece resen dikkate alınmaktadır. Batıl olan (ölü doğmuş) genel kurul kararları kooperatif ortakları ve üçüncü şahıslar için hiç bir hak ve borç doğurmaz bu gibi kararların iptali 1 aylık hak düşürücü süreye tabi olmayıp her zaman istenebilir. Genel kurul kararlarının mutlak butlanla sakat olduğunu iddia eden ortakların genel kurul toplantılarında hazır bulunması ve itirazını tutanağa yazdırması da şart olmayıp, genel kurul kararlarına katılmayan ortakların da böyle bir iddiayla dava açmaları mümkündür. İptal davasının açılacağı mahkeme, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir. Buna göre, genel kurul kararları aleyhine açılması istenen iptal davası, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesi, bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmalıdır. İptal davasının açıldığı hususu ile duruşmanın yapılacağı gün yönetim kurulu tarafından usulen ilan olunur (KK.m.53/2). Genel kurul kararları aleyhine birden fazla iptal davası açılması halinde, davalar birleştirilerek görülür ve bir aylık hak düşürücü süre sona ermeden duruşmaya başlanılamaz (KK.m.53/3). KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI Kooperatifin karşı karşıya kalabileceği muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesi mahkeme tarafından istenebilir. Bu durumda, teminatın ne olacağı ve miktarını belirleme yetkisi yine mahkemeye aittir (KK.m.53/4). Kooperatif aleyhine açılan dava sonucunda iptali istenen kararların iptali yönünde bir karar çıkması halinde, bu karar bütün ortaklar için hüküm ifade eder (KK.m.53/5). 4.1.11. Denetçilerin dikkatini çekme ve açıklama yapılmasını İsteme: Ortaklar gerekli gördükleri hususlarda denetçilerin dikkatini çekmeye ve açıklama yapılmasını istemeye yetkilidirler (KK.m.66/3). Ortaklar, denetçilere bir şikayette bulunabilecekleri gibi denetçilerden bir hususun açıklığa kavuşturulmasını da isteyebilirler. Ortaklarca böyle bir istekte bulunulması halinde denetçilerin konuyu incelemeleri zorunludur. Ortakların, denetçilerin kooperatifle ilgili olarak dikkatini çekebileceği konularda bir sınırlamaya gidilmezken, ortakların açıklama yapılmasını isteyebilecekleri hususlar Kooperatifler Kanunu’nun 25. maddesinde belirlenmiştir 4.1.12. Tasfiye artığından pay alma hakkı: Kooperatifin tasfiyesi sonucunda kalan mal varlığının nasıl paylaştırılacağı hususu Kanunun 83. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Buna göre; tasfiye haline giren bir kooperatifin bütün borçları ödendikten ve ortakların ödedikleri pay bedelleri geri verildikten sonra varlığı kalmışsa ve kooperatifin anasözleşmesinde tasfiyeden kalan bu artığın ortaklara dağıtılabileceği yönünde hüküm varsa ortaklar arasında paylaştırılır (KK.m.83/1). Anasözleşmede başka bir dağıtım şekli öngörülmemişse, paylaştırma dağılma anında kayıtlı bulunan ortaklar veya hukuki halefleri arasında eşit olarak yapılır (KK.83/2). 4.1.13. Hak arama ve dilekçe hakkı: Ortaklar; hukuki yolları kullanmak suretiyle yargı makamları KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI önünde, davacı ya da davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir. (Anayasa m.36) Ortaklar; kendileriyle veya kamuyla ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve yetkili makamlara dilekçeyle başvurma hakkına sahiptir. (3071 s. Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun.m.1,2,3) Her Türk vatandaşı gibi, kooperatif ortaklarının da kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetleriyle ilgili konularda bilgi edinme hakkı vardır (4982 s.Bilgi Edinme Hakkı Kanunu.m.,1,2,4). 4.2. Toplu kullanılabilen haklar: Kooperatiflerde belli sayıdaki ortakların bir araya gelmesiyle veya aynı yönde oy kullanmasıyla işlerlik kazandırılabilen haklara toplu kullanılabilen (grupsal) haklar denilmektedir. 4.2.1. Genel kurulu toplantıya çağırma hakkı: Dört ortaktan az olmamak kaydıyla ortak sayısının en az onda birinin isteği üzerine genel kurul toplantıya çağrılır(KK.M.44/1). Buna göre; ortak sayısı 40 ve daha az olan kooperatiflerde 4 ortak, 40’ın üzerinde olan kooperatiflerde ise ortak sayısının 10’a bölünmesi sonucu bulunan sayıda ortak tarafından genel kurulu toplantıya çağırabilir. Sonucun küsuratlı çıkması halinde sayı bir üst sayıya yuvarlanır. Genel kurulu toplantıya çağırmak isteyen ortakların, toplantı gündemini belirlemeleri ve bu isteklerini noter aracılığı ile yönetim kuruluna bildirmeleri gerekir. Yönetim kurulunca bu istek 10 gün içinde yerine getirmediği takdirde, istek sahiplerinin önce denetim kuruluna ve denetim kurulunun da makul bir sürede genel kurulu toplantıya çağırmaması durumunda ilgili bakanlığa başvurmaları mümkündür. Ancak, genel kurulu toplantıya çağırma yetkisine sahip olan Bakanlığın bu yetkisini kullanma zorunluluğu yoktur (KK.m.43,44). Bakanlık tarafından da genel kurul toplantıya çağrılmadığı takdirde istek sahipleri mahalli mahkemeye başvurarak, bizzat genel kurulu toplantıya çağırma izni alabilirler (KK.m.44). KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI Mahkemeden böyle bir izin (yetki) alınması halinde genel kurul ortaklarca anasözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır (KK.m.45/2). 4.2.2. Gündeme madde ilavesini isteme hakkı: Gündeme madde ilave edilmesini isteme hakkı kanunun 46. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; genel kurul toplantısından en az 20 gün öncesinde ve genel kurul toplantısı esnasında olmak üzere iki farklı biçimde, ortaklara gündeme madde eklemeyi isteme hakkı tanınmıştır. Dörtten az olmamak kaydıyla ortakların en az onda biri tarafından genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak bildirilecek hususların gündeme konulması zorunludur (KK.m.46/2). Ortakların genel kurul toplantısından önce istedikleri maddeleri gündeme ilave ettirebilmek için; dört ortaktan az olmamak kaydıyla ortakların en az onda biri tarafından talep edilmiş olması, talebin genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak yapılması, genel kurul kim tarafından çağrılmışsa talebin de ona yapılmış olması gerekir. Gündeme alınması zorunlu bulunan hususlarda herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. Yukarıda belirtilen şartları taşıyanların gündeme madde ilave etme isteği yerine getirilmelidir. Ortakların genel kurul toplantısından önce gündeme madde ilave etme hakları bulunduğu gibi, genel kurul toplantısı sırasında ve gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce de gündeme madde ilavesini isteme hakları bulunmaktadır. Buna göre; kayıtlı ortak sayısının en az onda birinin (en az dört ortak olması şartı aranmaksızın) gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları ve genel kurula katılanların yarıdan bir fazlasının kabulü halinde; hesap tetkik komisyonunun seçilmesi, bilanço incelemesi ve ibranın geriye bırakılması, çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar alınması, genel kurulun yeni bir toplantıya çağrılması, kanun, anasözleşme ve iyi niyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararlarının iptali, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin azli ve yerlerine KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI yenilerinin seçilmesi ile ilgili hususların gündeme alınması zorunludur (KK.m.46/3). Genel kurul esnasında gündeme madde ilavesi için; gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce, divan kurulunun seçilmesi ve divana tutanakları imza yetkisinin verilmesinin ardından gündeme madde ilavesine ilişkin teklifin yazılı olarak divan kuruluna sunulması gerekir. Gündemde olmadığı halde genel kurul esnasında gündeme ilave edilebilecek hususlar yukarıda belirtildiği gibi altı madde halinde sayılmış ve sınırlandırılmıştır (KK.m.46/3). Dolayısıyla, bu konuların dışındaki hususların genel kurul esnasında gündeme ilave edilmesi sözkonusu değildir. Bu bağlamda, kanunun 46. maddesinde sınırlı olarak belirtilen hususların dışındaki bir konuda gündeme madde ilave edilmesi isteniyorsa, ortaklarca genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı bildirimle bu konuların gündeme ilave ettirilmesi yoluna gidilmelidir. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI 5. ORTAKLARIN ÖDEV VE SORUMLULUKLARI Kooperatif ortaklarının yukarıda belirtilen haklarının yanı sıra, kooperatife karşı ödevleri (sorumlulukları) de vardır. 5.1. Sermaye koyma borcu ve aidat ödeme yükümlülüğü: Kooperatiflerde ortaklık paylarının tamamı, kooperatifin sermayesini oluşturur. Kooperatife giren her ortağın en az bir ortaklık payı alması ve bunun bedelini kooperatife ödemesi gerekir (KK.m.19/1). Ortaklık payının değeri Bakanlar Kurulu kararı ile arttırılabilmekte olup son olarak 147/2009 ün ve 2009/15233 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile ortaklık payı değeri 100.-TL’ye çıkarılmıştır. Diğer taraftan, 5000 ortaklık payını aşmamak kaydıyla anasözleşme, en yüksek haddi tespit ederek bir ortak tarafından bu had dahilinde birden fazla ortaklık payı alınmasına izin verebilir (KK.m.19/1,2). Kooperatiflerde sermaye miktarları sınırlıdır. Bu sınırlı sermayeyle kooperatiflerin amaçlarını gerçekleştirmeleri her zaman mümkün olamamaktadır. Bu bakımdan amaçlarını gerçekleştirebilmek için kooperatifler genel kurulda aidat tespit ederler genel kurulca tespit edilen aidatların da ortaklarca zamanında ödenmesi gerekir. Zamanında ödenmeyen aidatlara genel kurulca gecikme cezası ödenmesi kararlaştırılmışsa ödemesini geciktiren ortaklar gecikme cezası da öder. Ancak, aidat ödemelerini geciktiren ortaklara yürütülen gecikme faizlerinin ana borca eklenerek tekrar faiz (bileşik faiz) yürütülmesi sözkonusu olamaz. Diğer taraftan, sermaye koyma borcunu zamanında yerine getirmeyen ortak, ihtara gerek kalmaksızın temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. Ayrıca, anasözleşmeyle ortaklar temerrüt halinde cezai şart ödemeye de mecbur tutulabilirler (KK.m.98, Türk Ticaret K.m.407). 5.2. Sır Saklama Yükümlülüğü ve Ceza: Kooperatif ortaklarının kooperatifin hangi sırlarını öğrenebilecekleri, hangi sırları öğrenmeye yetkili olmadıkları Kooperatifler Kanununun 25. maddesinde açıklanmıştır. Ayrıca, ortaklar KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI her ne şekilde olursa olsun öğrenmiş olduğu iş sırlarını, sonradan ortaklık hakkını kaybetmiş olsa bile daima gizli tutmak zorundadırlar. Bu mecburiyete uymayan ortak meydana gelecek zararlardan kooperatife karşı sorumlu olduğu gibi kooperatifin şikayeti üzerine herhangi bir zarar umulmasa dahi bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır (KK.m.25). Kooperatifi ve bağlı işletme ve fabrikalarını ilgilendiren bütün muamele, fiil ve işlere ilişkin olup da açıklanması kooperatif aleyhine zarar doğuran veya zarar doğurması ihtimali bulunan ve kooperatifin konusuyla ilgili olan sırlar kooperatifin iş sırları olarak kabul edilmelidir. 5.3. Kooperatifin borçlarından dolayı ortağın sorumluluğu: Kural olarak kooperatif, alacaklılarına karşı yalnız mal varlığı ile sorumludur. Ancak, anasözleşmede aksine bir hüküm konulabilir. Kooperatifin varlıklarının borçlarına yetmediği durumlarda ortakların sorumluluğu kanunda sınırlı ve sınırsız sorumluluk başlıkları altında iki gruba ayrılmıştır. Anasözleşme, kooperatifin varlığı borçlarını karşılamaya yetmediği hallerde, ortaklarının da şahsen ve sınırsız olarak sorumlu tutulacaklarını hüküm altına alabilir(KK.m.29). Bu takdirde alacaklılar kooperatifin iflası veya diğer sebeplerle dağılması halinde alacaklarını tamamen sağlayamazlarsa, kooperatifin borçlarından dolayı, kooperatif ortakları zincirleme ve bütün varlıklarıyla sorumlu olurlar. Buna sınırsız sorumluluk denir. Diğer taraftan, anasözleşmeye kooperatif borçları için her ortağın kendi payından fazla olarak şahsen ve belirli bir miktara kadar kooperatiften sonra sorumlu olacakları hususunda bir hüküm konabilir. Buna sınırlı sorumluluk denir. Ortakların bu sınırlı sorumlu olacakları tutar kooperatifteki paylarının tutarı ile orantılı olarak da gösterilebilir. Uygulamada neredeyse bütün kooperatiflerde ortakların sınırlı sorumlu oldukları yönünde anasözleşmelerinde hükümler bulunmaktadır. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI Dolayısıyla, ortak olmak isteyenlerin ve ortakların kooperatifin borçlarıyla ilgili olarak sorumluluklarını öğrenmeleri açısından kooperatifin anasözleşmesini dikkatlice incelemeleri menfaatlerine olacaktır. 5.4. Ek ödeme yüklemi: Kooperatiflerde bilanço açıklarının kapatılması için anasözleşmelere hüküm konulmak suretiyle ortaklardan ek ödeme yapılması istenebilir. Ek ödeme yüklemi sınırsız olabileceği gibi belirli miktarlarla veya iş hacmi ile veya paylarla orantılı olarak da sınırlandırılabilir (KK.m.31). 1163 sayılı kanunun 31. maddesi kapsamında yer alan ek ödeme yükümlülüğünün oluşabilmesi için; anasözleşme ortakları ek ödeme yükümlülüğü ile yükümlendirmiş olması, ek ödemelerin bilanço açıklarının kapatılmasında kullanılması, bilanço açıklarının öncelikle yedek akçelerle karşılanması gerekir(KK.m.38/5). 5.5. Sorumluluğun bazı ortak gruplarına yüklenemeyeceği: Sorumluluğu belirli bir zamana bırakan veya bazı ortak gruplarına yükleyen anasözleşme hükümleri muteber değildir (KK.m.32). 1163 sayılı kanunun 32. maddesinde de hüküm altına alındığı gibi, sorumluluk tüm ortaklara aittir ve anasözleşme ile sorumluluğun belirli bir zamana bırakılması ya da bazı ortaklara yükletilmesi mümkün değildir. Benzer hüküm kanunun 23. maddesinde yer almaktadır: “Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittir.” 5.6. Kooperatifin iflası halinde ortakların sorumluluğu: Kooperatifler de ticaret şirketleri gibi her türlü borçlarından dolayı iflasa tabidir. Kooperatifin dağılma nedenlerinden biri de iflasın açılmasıdır (KK.m.81). Kooperatifin iflasına alacaklıların veya kooperatifin isteği üzerine karar verilebilir. Ortakları şahsen sorumlu bulunan veya ek ödemelerle yükümlü olan bir kooperatifin iflası halinde, iflas idaresi sıra cetvelini KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI düzenlemekle beraber ortaklardan her birinin payına düşen borcun ödenmesini kendilerinden ister (KK.m.33/1). Tahsil olunamayan meblağlar diğer ortaklar arasında bölüşülür. Aktif bakiyesi pay cetvellerinin kesin olarak tespiti üzerine geri verilir. Ortakların birbirlerine rücu hakları saklıdır. Ortakların geçici olarak tespit olunan borçlariyle pay cetveli aleyhine İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre itiraz hakları vardır (KK.m.33/2). 5.7. Ortakların sorumluluk hükümlerinin değiştirilmesi: Ortakların şahsi sorumluluğundan kasıt; kooperatifin borçlarından dolayı kooperatifin varlıklarından sonra şahsen ve belirli bir miktara kadar sınırlı veya sınırsız olarak sorumlu olmasıdır. Ek ödeme yükümü ise sadece bilanço açıklarını kapatmak için, ortağın belirli bir miktarla veya iş hacmiyle ya da sermaye paylarıyla orantılı bir şekilde sınırlı ya da sınırsız olarak sorumlu tutulmasıdır. Ortakların sorumluluğu ve ek ödeme yükümlülüğü ile ilgili değişiklikler ancak anasözleşmenin tadili ile mümkündür (KK.m.34). Bununla birlikte; ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası için alınacak kararlarda bütün ortakların 3/4’ünün onayı gerekir (KK.m.52/1). Öte yandan, ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümlülüğü ihdası hakkında genel kurulda karar alınması halinde ortağın, kararın ticaret sicili gazetesinde ilanından başlayarak 3 ay içinde kooperatiften çıktığını bildirmesi ve bu kararlara katılmamış olması durumunda bu karar kendisini bağlamaz. 5.8. Kooperatife Yeni Giren Ortağın Sorumluluğu: Ortakların şahsen sorumlu veya ek ödemelerle yükümlü olduğu bir kooperatife durumunu bilerek yeni giren kimse, girişinden önce doğmuş olan borçlardan diğer ortaklar gibi sorumlu olur. Buna aykırı mukavele hükümleriyle ortaklar arasındaki anlaşmalar üçüncü şahıslar hakkında hüküm ifade etmez (KK.m.35). Daha önceden kurulan kooperatife bir ortağın girmesi; ortaklığın devri veya miras yoluyla ya da yeni ortak olma şeklinde olabilir. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI Ortakları şahsan sorumlu veya ek ödemelerle yükümlü olan kooperatiflerde durumunu bilerek giren yeni ortağın girişinden önce doğmuş olan kooperatif borçlarından diğer ortaklar gibi sorumludur. 5.9. Ortağın ayrılmasından veya kooperatifin dağılmasından sonra sorumluluk: Sınırsız veya sınırlı sorumlu bir ortak ölür veya diğer bir sebeple kooperatiften ayrılırsa bu ayrılmanın kesinleştiği tarihten başlayarak 1 yıl veya anasözleşme ile tespit olunan daha uzun bir süre içinde kooperatif iflas ettiği takdirde, ayrılmasından önce doğmuş olan borçlar için ortak sorumluluktan kurtulamaz. Varsa aynı şartlarla ve aynı süre içinde ek ödeme yükümü de mevcut olmaya devam eder (KK.m.36/1,2). Kooperatif dağılırsa dağılmanın ticaret siciline tescilinden başlayarak 1 yıl veya anasözleşmede tespit olunan daha uzun bir süre içinde kooperatifin iflasının açılmasına karar verilmesi halinde ortaklar, varsa aynı şekilde ek ödemelerle birlikte sorumludurlar (KK.m.36). Sorumluluğun başlangıcı, ortağın kooperatiften ayrılışının kesinleştiği tarihtir. Ortağın ölmesi, çıkması veya çıkarılması hallerinde ortağın kooperatiften ayrılması gerçekleşir. Ortağın kooperatiften ayrılışının kesinleştiği tarihten itibaren başlayarak bir yıl içinde veya anasözleşme ile daha uzun bir süre tayin edilmişse bu süre kadar sorumluluk devam edecektir. Anasözleşmelerde bu süre daha uzun bir şekilde belirlenebilir. 5.10. Ortağın şahsi alacaklıları: Bir ortağın şahsi alacaklıları sadece (varsa) ortağın sermaye payına ödenecek faizi, gelir gider farkından hissesine düşen miktarı (risturn), kooperatifin dağılması halinde ortağın hissesine düşecek payı haczettirebilirler (KK.m.19/6). Bunların dışında, bir ortağın kişisel alacaklıları ortaklar tarafından ödenen ortaklık payları ile kooperatif amacının gerçekleşmesini sağlamak üzere; arsa, alt yapı, inşaat ve benzeri gider taksitleri için ödediği tutarları (aidatları) haczettiremez. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI 5.11. Sorumlulukta zamanaşımı: Alacaklıların, ortakların şahsi sorumluluklarından doğan isteme hakları, daha önce kanuni bir hüküm gereğince düşmedikçe iflas işlemlerinin sona ermesinden başlayarak bir yıl süre ile alacaklılardan her biri tarafından ileri sürülebilir. Ortakların birbirine olan rücu hakları da bu hakka vücut veren ödemenin yapıldığı andan başlamak üzere bir yıl içinde zamanaşımına uğrar (KK.m.37). Kanunda geçen bir yıllık zamanaşımı iflas işlemlerinin sona ermesinden itibaren başlamakta olup, bu süre iflasın kapandığına dair mahkeme kararının ilan edildiği tarihtir (İcra ve İflas K.m.254). İflas dairesince iflasın kapandığının ilan edildiği tarihten itibaren alacaklıların her birinin ortakların şahsi sorumluluklarından doğan isteme haklarına ilişkin bir yıllık zamanaşımı işlemeye başlar. Bu bir yıllık sürenin geçirilmesiyle alacaklıların isteme hakkı ortadan kalkar. 5.12 Kooperatif hakkında yanlış bilgi verme: Türk Ceza Kanunu’nda, yeni suç tipleri ihdas edilmiştir. Bu kapsamda, ihdas edilen yeni suç tiplerinden birisi de, ‘Malvarlığına Karşı Suçlar’ bölümünde yer alan ‘Şirket veya Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi’ verme suçudur. Türk Ceza Kanunu’na göre; kooperatifin kurucu, ortak, idareci, müdür veya temsilcileri veya yönetim veya denetim kurulu üyeleri veya tasfiye memuru sıfatını taşıyanlar, kamuya yaptıkları beyanlarda veya genel kurula sundukları raporlarda veya önerilerde ilgililerin zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte gerçeğe aykırı önemli bilgiler verecek veya verdirtecek olurlarsa 6 aydan 3 yıla kadar hapis veya 1000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılabilmektedirler (TCK m. 164.). Maddeyle, ortakların ilgililerin zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte kasten gerçeğe aykırı önemli bilgi vermeleri de suç haline getirilmiştir. KOOPERATİF ORTAĞI EL KİTABI Maddede anılan “Kamuya yapılan beyanlardan” maksat, basın ve yayın yoluyla veya postayla prospektüsler gönderilerek belirli olmayan kişilere hitap edilmesi ve bunlara önemli yanlış bilgiler verilmesidir. Bu itibarla, bu tür yanlış bilgilerin kamuya gazete, dergi, televizyon, radyo, internet, reklam panosu, el ilanı gibi yollarla sunulması halinde suç oluşmaktadır. Yine, bu tür bilgilerin genel kurula sunulan raporlarda ya da önerilerde yer alması da suç sayılmaktadır. Ancak, bu tür bilgilerin yanlış olduğu bilinerek doğru imiş gibi gösterilmesi suçun oluşması için zorunludur. Bu suç tanımıyla, kooperatiflerin idaresinde güven ve iyi niyetin korunmasının amaçlandığı dikkate alındığından, ortaklar ve alacaklılar ile kooperatif tüzel kişiliği aleyhine yanlış bilgi verilmesi bu suçu oluşturacaktır. Bu itibarla, ortakların, kamuya yaptıkları beyanlarda ve genel kurula sundukları bilgi ve belgelerde dikkatli davranması, basına ve kooperatif ortaklarına yanıltıcı ve gerçeğe aykırı bilgi vermekten kaçınması yerinde olacaktır.

Kooperatifler ile ilgili önemli bilgiler

İÇİNDEKİLER                                                                                                   Sayfa No

1-YÖNETİM KURULU ÜYELERİ TARAFINDAN ORTAKLARLA

İLGİLİ OLARAK GERÇEKLEŞTİRİLECEK İŞLEMLER

1.1.Kooperatife kimler ortak olabilir?Kooperatifleri oluşturan                                  1

gerçek ve tüzel kişiler “Üye” olarak adlandırılabilir mi?

1.2.Kooperatife alınacak ortaklarda aranacak şartlar nedir?                                        1

1.3.Yabancı uyruklu kişiler kooperatife ortak olabilir mi?                                          1-2

1.4.Kooperatife girmek isteyen ortakların talepleri nasıl değerlendirilir?                   2

1.5.Kooperatiflerde yedek ortak alımı yapılabilir mi?                                                2

1.6.Kooperatife sonradan girecek ortaklardan fark alınabilir mi?                                2

1.7.Kooperatifteki payını devir eden ortaktan devir işlemi nedeniyle                        2

herhangi bir bedel alınabilir mi?

1.8.Ortaklıktan çıkmak isteyenler hakkında nasıl işlem yapılır?                                2

1.9.Ortağın ölümü halinde yönetim kurulunca izlenecek prosedür nedir?                  2-3

1.10.Yönetim kurulu hangi durumlarda ortaklar hakkında                                          3

ihraç kararı almalıdır?

1.11.İhraç edilecek ortaklar hakkında izlenecek prosedür nedir?                                3-4

1.12.Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklara yapılacak                          4

iade ve ödemeler ile bu ödentilerin yapılacağı süre nedir?

1.13.Ortaklık payı nedir?Bir ortak en fazla kaç pay taahhüt edebilir?                       4

1.14.Ortağın sahip olduğu ortaklık payı adedi oy hakkını etkiler mi?                        4

1.15.Bir paya birden fazla ortak sahip olabilir mi?                                                     4

1.16.Yabancı ülkelerde ikamet eden ortaklara tebligat ne şekilde yapılır?                  4-5

1.17.Kat mülkiyeti tapularının dağıtılmış olduğu kooperatiflerde                              5

tapusunu devreden ortağın ortaklık sıfatı sona erer mi?

1.18.Gelir-gider farkı nedir?                                                                                        5

1.19.Yedek akçe ayırımı ne şekilde yapılmalıdır?                                                       5

2-YÖNETİM KURULUNUN GENEL KURUL TOPLANTILARI İLE İLGİLİ GÖREV VE

SORUMLULUKLARI

2.1.Kaç türlü genel kurul toplantısı vardır ve hangi sürelerde yapılır?                       5

2.2.Genel kurul toplantı çağrısı kimler tarafından yapılabilir?                                    5

2.3.Tüm ortakların genel kurul toplantılarına katılma hakkı var mıdır?                      5

2.4.Genel kurul toplantılarına vekaleten iştirak edecek ortakları                                5-6

kimler temsil edebilir?

2.5.Genel kurul toplantılarındaki toplantı ve karar nisapları nedir?                           6

2.6.Genel kurul toplantısından önce yönetim kurulu üyelerince                                6

yapılması gereken işlemler nelerdir?

2.7.Genel kurul toplantılarına Bakanlık Temsilcisinin iştirak                         6

etmemesi halinde yapılması gereken işlemler nelerdir?

2.8.Genel kurul toplantısından sonra Bakanlığa ve Ticaret Sicili                                7

Memurluğu’na verilecek belgeler nelerdir?

2.9.Yönetim kurulu üyeleri genel kurulda kendi ibraları                                             7

esnasında oy kullanabilir mi?

2.10.Yönetim kurulu üyeleri genel kurul kararları aleyhine dava açabilir mi? 7

2.11.Anasözleşme değişikliklerinde yönetim kurulunca izlenecek                             7

prosedür nedir?

2.12.İki kooperatifin birleşme kararı alması halinde yönetim                         7-8

kurulunca yapılacak işlemler nelerdir?

3-YÖNETİM KURULU ÜYELERİNDE ARANACAK ŞARTLAR, YÖNETİM   KURULU

TOPLANTILARI, YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN GÖREV VE

YÜKÜMLÜLÜKLERİ

3.1.Yönetim kurulu üyelerinde aranacak şartlar nelerdir                                             8

ve bu şartlar kim tarafından araştırılır?

3.2.Yönetim kurulu üyeleri en az kaç kişiden oluşur ve görev                                    8

süreleri ne kadardır?

3.3.Yasada belirtilen şartları taşımayan veya kaybeden yöneticiler               8

hakkında hangi işlemler yapılır?

3.4.Yönetim kurulu görev bölüşümü ne şekilde yapılır?                                             8

3.5.Yönetim kurulu temsil ve imza yetkisini ne şekilde kullanır?                               9

3.6.Yönetim kurulu toplantıları ne şekilde yapılır?                                                    9

3.7.Yönetim kurulu toplantı nisabının kaybolması halinde                                        9-10

yapılacak işlemler nelerdir?

3.8.Yönetim kurulunun başlıca görev ve yetkileri nelerdir?                                        10

3.9.Yönetim kurulu Kooperatifin ticaret unvanını nasıl kullanmalıdır?                      10

3.10.Genel kurula ait olup yönetim kurulunca hiçbir şekilde                         10-11

kullanılamayacak devir ve yetkiler nelerdir?

3.11.Yönetim kurulu üyeleri aynı zamanda müdürlük görevine seçilebilir mi?           11

3.12.Yönetim kurulunun Kooperatifin aczi halinde yapması gereken                        11

işlemler nelerdir?

3.13.Yönetim kurulu üyelerine ödenecek yasal ödentiler nelerdir?                             11

Aynı zamanda Müdürlük görevini ifa eden yöneticilere(Murahhas üyelere)

ayrıca Müdürlük Ücreti ödenebilir mi?

3.14.Kooperatifte istihdam edilecek personelin işe alımı                                           12

ve özlük hakları nasıl belirlenir?

3.15.Yönetim kurulu üyelerinin arsa alımı ile satımında                                             12

dikkat edecekleri hususlar nelerdir?

3.16.Yönetim kurulu üyelerince ortaklık kaydına ilişkin olarak                                 12

yapılacak ilan ve reklamlarda dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

3.17.Yönetim kurulu sabit veya peşin bedelle ortaklık kaydı yapabilir mi?   12

3.18.Kendi aidat ödemelerini yerine getirmeleri esnasında                                         12-13

yönetim kurulunca dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?Geciken ortak

aidatlarına bileşik faiz uygulaması yapılabilir mi?

3.19.Yönetim kurulu üyelerinin Kooperatif ile ticari muamele                                   13

yapmaları yasal mıdır?

4-EMANET USULÜ İLE İNŞAAT YAPIMINDA YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN

YÜKÜMLÜLÜKLERİ

4.1.İnşaatların yapım yöntemi yönetim kurulunca belirlenebilir mi?             13

4.2.Yönetim kurulu emanet komisyonuna seçilebilir mi?                                          13

4.3.Emanet komisyonuna seçilmiş yönetim kurulu üyelerine                                    13

bu amaçla kooperatif tarafından herhangi bir ödeme yapılabilir mi?

4.4.Emanet komisyonuna seçilmiş yönetim kurulunun çalışma                                 13-14

biçimi nasıl olmalıdır?

4.5.Yönetim kurulunca konut bedellerinin tespiti ile ilgili olarak                                14

yapılacak işlemler nelerdir?

4.6.Konutların ortaklara dağıtımında yönetim kurulunca                                           14

yapılması gereken işlemler nelerdir?

5-YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN TASFİYE İLE İLGİLİ GÖREV VE

YÜKÜMLÜLÜKLERİ

5.1.Yönetim kurulu üyeleri tasfiye kuruluna seçilebilir mi?                                       14

5.2.Tasfiyenin yönetim kurulunun görev ve yetkisi üzerindeki etkisi nedir? 14-15

5.3.Aynı zamanda tasfiye kurulu olarak görevlendirilen yönetim kurulu                   15

üyelerinin tasfiye ile ilgili olarak yapacakları işlemler nelerdir?

5.4.Tasfiyeye girmiş olan kooperatiflerde olağan genel kurul                                     15

toplantısı hangi tarihlerde yapılmalıdır?

5.5.Tasfiye halindeki kooperatiflerde toplantı ve karar nisabı nedir?             15

5.6.Ferdi mülkiyete geçilmiş kooperatiflerde site yönetimi                                        15-16

oluşturulması mümkün müdür?

6-YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN DİĞER GÖREV VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

6.1.Yönetim Kurulu Üyelerinin Mal Bildiriminde Bulunmaları Gerekir mi? 16

6.2.Görevi sona eren yönetim kurulunun yapması gereken devir teslim                    16

işlemleri nelerdir?

6.3.Kooperatiflerin Avukat tutmak yükümlülükleri var mıdır?                                  16

7-YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN DENETİM İLE İLGİLİ GÖREV VE

YÜKÜMLÜLÜKLERİ

7.1.Yönetim kurulu üyelerinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca yürütülen                16

denetimler ile ilgili ödev ve sorumlulukları nelerdir?

7.2.Denetçilerin inceleme görevlerini yerine getirmeleri esnasında                             17

yönetim kurulu üyelerine düşen ödevler nelerdir?

7.3.Yönetim kurulu toplantılarına Denetçiler iştirak edebilir mi?                               17

8-KOOPERATİFTE TUTULACAK DEFTERLER

8.1.Kooperatifte tutulacak defterler hangileridir?                                                       17

8.2.Kooperatiflerdeki belge düzeni ile tutulacak muhasebe                                        18

defterlerinde kayıt düzeni nasıl olmalıdır?

8.3.Kooperatifte tutulan defterler kaç yıl süre ile muhafaza edilir?                            18

8.4.Muhasebe defterlerinin kaybolması(zayi) halinde yönetim                                 18

kurulunca yapılması gereken işlemler nelerdir?

9.YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLARI

9.1.Anasözleşme ile atanan ilk Yönetim kurulu üyelerinin                                         19

Hukuki ve Cezai Sorumlulukları Nelerdir?

9.2.Yönetim Kurulu Üyelerinin cezai Sorumlulukları Nelerdir?                                 19

9.3.Yönetim kurulu üyelerinin Hukuki Sorumluluk Halleri Nelerdir?                        19-20

9.4.Yönetim kurulu üyeleri, müdürlerin verdikleri zararlardan                                   20

sorumlu tutulur mu?

9.5.Genel kurulda yapılan ibra işlemi ile yönetim kurulu                                           20

üyelerinin hukuki ve cezai sorumlulukları ortadan kalkar mı?

9.6.Genel kurulda ibra edilmeyen yönetim kurulu üyeleri görevine               20

devam edebilir mi?

10.KOOPERATİFLER İÇİN VERGİ REHBERİ                                                      20-22

 

 

 

1-YÖNETİM KURULU ÜYELERİ TARAFINDAN ORTAKLARLA İLGİLİ OLARAK GERÇEKLEŞTİRİLECEK İŞLEMLER

1.1.Kooperatife kimler ortak olabilir?Kooperatifleri oluşturan gerçek ve tüzel kişiler “Üye” olarak adlandırılabilir mi?  

Kooperatife tüm gerçek ve tüzel kişiler(Ticaret şirketleri, Dernekler, Vakıflar, Belediyeler, Kooperatifler vs.) ortak olabilir(KK Md.8, 9).

Yukarıda madde metninden de anlaşılacağı üzere, (gerek kuruluşta ve gerekse daha sonraki süreçlerde) Kooperatifi kuran veya kooperatifi oluşturan kişiler “Ortak” olarak adlandırılmakta, dolayısıyla, kooperatif ortaklarının “Üye” olarak nitelendirilmemesi gerekmektedir.

1.2.Kooperatife alınacak ortaklarda aranacak şartlar nedir?

Kooperatife ortak olmak için;

1-Medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmak(18 yaşını tamamlamış, akli yeterliliğe sahip ve kısıtlı olmayan kişiler medeni hakları kullanma ehliyetine diğer adıyla fiil ehliyetine sahiptir.)

2-Ortak olmak isteğini belirten bir yazı ile yönetim kuruluna başvurmak(Varsa şahsi sorumluluk ve ek ödemeleri ayrıca kabul etmek),

3-Gerekli sermaye payını taahhüt etmek ve dörtte birini peşin ödemek,

4-Anasözleşmede belirtilen diğer şartları taşımak,

gerekmektedir(KK Md.8).

Yönetim kurulu üyeleri, mevcut ortaklar ile ortak olmak için başvuranların ana sözleşmede yazılı ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmakla yükümlüdür(KK Md.8/2 Ek:2/2).

1.3.Yabancı uyruklu kişiler kooperatife ortak olabilir mi?

Gerek Kooperatifler Kanunu ve gerekse Bakanlığımızca hazırlanan tip ana sözleşmelerde yabancı uyruklu kişilerin kooperatif ortağı olmalarını engelleyen herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte, bu hususta yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’de taşınmaz mal edinmeleri hakkındaki hükümler saklıdır.Yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye’de taşınmaz edinmeleri, Tapu Kanununun 35’inci Maddesinde düzenlenmiş, bu maddede 2005 yılı sonlarında yapılan ve 2006 yılı başında yürürlüğe giren değişiklikle, yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde bu ülkelerin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin Ülkemizde taşınmaz edinimlerine ilişkin yeni esaslar getirilmiştir.Buna göre, Yabancı uyruklu gerçek kişiler, karşılıklı olmak ve kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, Türkiye’de işyeri veya mesken olarak kullanmak üzere, uygulama imar planı veya mevzii imar planı içinde bu amaçlarla ayrılıp tescil edilen taşınmazları edinebilirler.Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri, ancak özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz mülkiyeti ve taşınmazlar üzerinde sınırlı ayni hak edinebilirler.

Diğer yandan, yabancı uyruklu olup Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçmemiş ortakların kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyeliğine seçilmeleri imkanı bulunmamaktadır(KK Md.56, 65).

1.4.Kooperatife girmek isteyen ortakların talepleri nasıl değerlendirilir?

Kooperatife girmek isteyen ortaklar bu taleplerini belirten bir yazı ile yönetim kuruluna başvuruda bulunur, yönetim kurulunca yapılan değerlendirme sonucunda yasa ve ana sözleşmede belirtilen şartları taşıyan ortakların kabulü veya reddi ile ilgili yönetim kurulu kararı alınarak ilgiliye 15 gün içinde yazılı olarak bildirilir(KK Md.8 Anas.Md.11).

1.5.Kooperatiflerde yedek ortak alımı yapılabilir mi?

Kooperatiflerde yedek ortak adı altında ortaklık kaydı yapılamayacağı gibi yapılacak konut ve işyeri ile alınacak ortak sayısı genel kurulca belirlenir(KK Md.42).

Yönetim kurulu genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez(KK Md.8/3 Ek:2/1).

1.6.Kooperatife sonradan girecek ortaklardan fark alınabilir mi?

Kooperatife boş bulunan ortaklık payını almak suretiyle yeni girecek ortaklardan bir ortağın o tarihe kadar ödemiş olduğu tutar alınır.Bu miktardan daha fazla tahsilat yapılabilmesi ancak genel kurul kararı ile mümkündür(Anas.Md.11).

Yönetim kurulu, sonradan ortaklığa kabul edilecek kişilerden, diğer ortakların ödediğinden daha yüksek bedel talep edilmesi hususunda yetkili değildir(KK Md.42, Anasözleşme Md.11).

Yönetim kurulu yasa ve anasözleşme ile genel kurula verilmiş görev ve yetkileri kullanamaz(KK Md.42 59/8 Ek:2/1).

1.7.Kooperatifteki payını devir eden ortaktan devir işlemi nedeniyle herhangi bir bedel alınabilir mi?

Payını devir etmek suretiyle kooperatiften ayrılan ortaklardan bu devir işlemi nedeniyle herhangi bir fark veya ücret alınması yasal değildir.Bu durum, Kooperatifçiliğin esaslarından olan serbest giriş çıkış ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.

1.8.Ortaklıktan çıkmak isteyenler hakkında nasıl işlem yapılır?

Her ortağın Kooperatiften çıkma hakkı vardır(KK Md.10).

Ortaklıktan çıkmak isteyenler bu taleplerini belirten bir yazı ile yönetim kuruluna başvuruda bulunur ve yönetim kurulunca bu hususta karar alınarak ortağa bildirilir.

Ortaklıktan çıkma hakkının kullanılması, ana sözleşmeyle en çok 5 yıl için sınırlandırılabilir.Ortağın hiçbir suretle Kooperatiften çıkamayacağına dair şartların hükmü yoktur(KK Md.11).

Çıkış ancak bir hesap yılı sonu için ve en az 6 ay önceden(1 Ocak 31 Aralık dönemini kullanan Kooperatiflerde Haziran ayı sonuna kadar) haber verilerek yapılır(KK Md.12).

Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile Kooperatife bildirir.Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir(KK Md.13).

1.9.Ortağın ölümü halinde yönetim kurulunca izlenecek prosedür nedir?

Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona ermekle birlikte, ana sözleşmede hüküm bulunmak koşuluyla ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir(KK Md.14).

Bu durumda, ortaklığın devam isteniyorsa ölen ortağın mirasçılarının veraset ilamını yönetim kuruluna sunmaları ve üç ay içinde aralarından bir temsilci seçerek kooperatife bildirmeleri gerekmektedir(Anas. Md.16).

1.10.Yönetim kurulu hangi durumlarda ortaklar hakkında ihraç kararı almalıdır?

Bakanlığımız tarafından (konut yapı kooperatifleri için )hazırlanan tip ana sözleşmelerde belirtildiği üzere,

-Anasözleşmede yazılı ortaklık şartlarını kaybedenler,

-Parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktirmeleri üzerine yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak on günlük ilk ihtardan sonra yapılacak ikinci ihtarı takip eden bir ay içinde de bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenler,

-Kur’a çekimi sonunda kendilerine düşen konutları kabul etmeyenler,

-Tapuda kendi adlarına tescilinden önce konutlarında yaptıkları tahribat veya tadilatı yazılı ihtara rağmen düzeltmeyenler,

-Kooperatifin para, mal ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı mahkum olanlar,

Ortaklıktan çıkarılır(Anas. Md.14).

Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir.Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkartılamazlar(KK Md.16/1 Ek:2/2).

1.11.İhraç edilecek ortaklar hakkında izlenecek prosedür nedir?

Ortaklıktan çıkarılma kararı gerekçeleri ile birlikte yönetim kurulu karar defterine ve ortaklar defterine yazılır.Kararın yönetim kurulunca imzalanmış örneği çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere on gün içinde notere tevdi edilir.Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir veya aynı süre içinde genel kurula itiraz edebilir.Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulur.Ortağın genel kurulca verilen karara karşı itiraz hakkı mevcuttur.

Üç aylık süre içinde itiraz ve dava edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir(KK Md.16).

Ortak hakkındaki çıkarılma kararı;

-Çıkarılmaya ilişkin yönetim kurulu kararının ortağa tebliğ edildiği tarihten itibaren üç aylık süre içinde mahkemeye veya genel kurula götürülmemiş kararlarda bu sürenin dolması ile,

-Ortağın itirazı üzerine genel kurulca görüşülmüş ve onaylanmış çıkarılma kararlarında genel kurul kararının ortağa tebliğinden itibaren üç aylık süre içinde,

-Gerek yönetim kurulunun ve gerekse genel kurulun kararı üzerine tebliğ ve karar tarihinden itibaren üç ay içinde mahkemeye götürülmüş çıkarılma kararlarında temyiz aşaması dahil olmak üzere ilgili yargı makamının nihai karar tarihinde,

kesinleşir.

Haklarında çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz ve bu kişilerin ortaklık hak(genel kurula katılma, oy kullanma gibi) ve yükümlülükleri(aidat ödemesi gibi) çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder(EK:16/5 Ek:2/1).

Yukarıdaki madde metninden de anlaşılacağı üzere, ortak, hakkındaki çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar genel kurul toplantılarına iştirak edebilecek, bu arada, diğer ortaklar gibi aidat ve diğer mali yükümlülüklerini de yerine getirecektir.

Yönetim kurulu, ortağa gönderilen 1. ve 2. ihtarlardaki borç miktarlarının birbirinin aynı olmasına ve borcun anapara ve gecikme zammı miktarlarının ayrı ayrı ve anlaşılır biçimde yazılmış olmasına dikkat etmelidir.

1.12.Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklara yapılacak iade ve ödemeler ile bu ödentilerin yapılacağı süre nedir?

Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kooperatif varlıkları üzerindeki hakları anasözleşmede gösterilir.Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.

Bu ortakların alacak ve hakları bunları isteyebilecekleri günden başlayarak 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Çıkan veya çıkarılan ortakların sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı yönündeki kısıtlamaların hükmü yoktur(KK Md.17).

1.13.Ortaklık payı nedir?Bir ortak en fazla kaç pay taahhüt edebilir?

Kooperatife giren her şahıstan en az bir ortaklık payı alınması gerekir.

Bir ortaklık payının değeri 1 YTL’dir.Kooperatife giren ortaklar en çok 5000 pay taahhüt edebilirler.

Bir kaç pay bir ortaklık senedinde gösterilebilir(KK Md.19).

1.14.Ortağın sahip olduğu ortaklık payı adedi oy hakkını etkiler mi?

Sahip olduğu ortaklık payı ne olursa olsun her ortak genel kurulda yalnız bir oya sahiptir(KK Md.48).

1.15.Bir paya birden fazla ortak sahip olabilir mi?

Esas itibariyle bir ortağın en az bir ortaklık payı alması zorunlu bulunmakla birlikte, bir paya birden fazla şahsın sahip olması halinde sermaye payı kooperatife karşı bölünemeyeceğinden hissedarlar aralarından seçebilecekleri ortak bir temsilci aracılığıyla ortaklık haklarını kullanabileceklerdir(KK Md.98 TTK Md.400).

Bir paya birlikte sahip olan şahısların aralarında yapmış oldukları anlaşmalar kooperatifi bağlamamakla birlikte bu durumdaki kişiler müşterek bir temsilci tayin etmedikleri takdirde kooperatif tarafından bunlardan birine yapılacak tebliğ hepsi hakkında geçerli olacaktır.  

1.16.Yabancı ülkelerde ikamet eden ortaklara tebligat ne şekilde yapılır?

Kooperatifler, esas itibariyle Tebligat Kanunu uyarınca tebligat yaptırmazlar, bununla birlikte kooperatiflerin noter aracılığıyla yaptıracakları tebligatlar 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamına girmektedir.

Dolayısıyla, yurt dışında ikamet eden ortaklara yasal olarak noter aracılığı ile yapılması gereken(çıkarılma kararı, çıkarılma kararına esas ihtar yazıları) tebligatlar, anılan kanunun 25. maddesine uygun olarak yerine getirilmek üzere notere tevdi edilir.

Bununla birlikte, yeterli adres araştırması yapıldığı halde adresi tespit edilemeyen kooperatif ortaklarına noter kanalıyla yapılması gereken tebligatlar, Tebligat Kanunu’nun 28. maddesi kapsamında ilanen tebliğ şeklinde yapılır.

1.17.Kat Mülkiyet tapularının dağıtılmış olduğu kooperatiflerde tapusunu devreden ortağın ortaklık sıfatı sona erer mi?

Anasözleşmesinde aksine hüküm bulunmadığı takdirde, konut veya işyeri adına tescil edilen ortağın, tapu devri suretiyle konutunu veya işyerini üçüncü bir şahsa satması halinde(ortaklığını da devretmediği, çıkmadığı veya çıkarılmadığı sürece) kooperatifteki ortaklığı devam eder ve aynı şartlar altında konut veya işyerini satan yönetim kurulu üyesinin de görevi sona ermez(Dayanak; Bakanlık görüşleri).

1.18.Gelir-gider farkı nedir?

Anasözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde ortaklarla yapılan işlemlerden bir yıllık faaliyet sonucunda elde edilen gelirin tamamı gelir gider farkı olarak kooperatifin yedek akçelerine eklenir.

Gelir gider farkının ortaklar arasında bölüşülmesi öngörülmüş ise bu bölünme ortakların Kooperatifle yaptıkları işlemler oranında yapılır(KK Md.38).

1.19.Yedek akçe ayırımı ne şekilde yapılmalıdır?

Gelir gider farkının en az % 10’u yedek akçeye ayrılmadıkça ortaklara dağıtım yapılmaz(KK Md.39).

2-YÖNETİM KURULUNUN GENEL KURUL TOPLANTILARI İLE İLGİLİ GÖREV VE SORUMLULUKLARI

2.1.Kaç türlü genel kurul toplantısı vardır ve hangi sürelerde yapılır?

Kooperatiflerde genel kurul olağan ve olağanüstü olmak üzere iki şekilde toplanabilir.

Olağan toplantının en az yılda bir defa ve her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde yapılması(En geç ertesi yılın Haziran ayı sonuna kadar) zorunludur(KK Md.45 Ek:2/2).

2.2.Genel kurul toplantı çağrısı kimler tarafından yapılabilir?

Genel kurulu toplantıya çağırmak görevi yönetim kuruluna aittir.Ancak gerektiğinde denetçiler kurulu, Kooperatifin ortağı olduğu üst birlik ve tasfiye memurları genel kurulu toplantıya çağırabilir(KK Md. 43).

2.3.Tüm ortakların genel kurul toplantılarına katılma hakkı var mıdır?

Üç ay önce ortak olmayanlar hariç her ortağın genel kurula katılma hakkı mevcut olmakla birlikte, yapı kooperatiflerinde ortakların genel kurula katılmaları için bu şart aranmaz(KK Md.26).

2.4.Genel kurul toplantılarına vekaleten iştirak edecek ortakları kimler temsil edebilir?

Bir ortak yazı ile izin vermek(vekalet belgesi) suretiyle oyunu genel kurulda başka bir ortağa kullandırabilir.Ortak sayısı 1000’den fazla olan kooperatiflerde anasözleşmede hüküm bulunması halinde ortağın en çok 9 olmak üzere birden fazla ortağı temsil etmesi mümkündür(KK Md.49).

Eş ve birinci derece akrabalar için(ortağın eşi, ortağın kendisinin ve eşinin anne ve babası ile ortağın çocukları 1. derece akraba olup, kardeşler 2. derece hısımlardır) ortağı genel kurulda temsil edebilir.

2.5.Genel kurul toplantılarındaki toplantı ve karar nisapları nedir?

Genel kurul toplantılarına ilişkin nisaplar anasözleşmede gösterilir.Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4’ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları gerekmektedir(KK Md.45/3).

Kararlar mevcudun yarıdan fazlası ile alınır(Anasözleşme Md.33/2).

2.6.Genel kurul toplantısından önce yönetim kurulu üyelerince yapılması gereken işlemler nelerdir?

Genel kurula katılma hakkına sahip olan ortaklar toplantı tarihinden en az 30 gün önce ve en çok iki ay içinde taahhütlü mektupla gerektiğinde gazete, gazete olmayan yerlerde mahalli örf ve adete göre ilan yoluyla toplantıya davet edilir.Davet yazıları elden imza karşılığı da ortaklara teslim edilebilir(Anas. Md. 28).

Yönetim kurulunca belirlenen gündem, toplantı çağrısına ve ilana yazılarak genel kurul toplantısından önce yönetim kurulu faaliyet raporu, denetim kurulu raporu, bilanço, gelir gider tablosu, tahmini bütçe, Hazirun(Ortaklar) Cetveli tanzim edilir.Ortaklara gönderilen davet yazılarına, vekaleten oy kullanacak ortaklar için matbu vekalet belgeleri eklenebilir.Dörtten az olmamak üzere kayıtlı ortakların en az 1/10’u tarafından genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak bildirilecek hususların gündeme konulması zorunludur(KK Md.46/2).

Ortakların bilgi edinmelerini sağlamak açısından Bilanço, gelir gider tablosu ile denetim kurulu raporu olağan genel kurul toplantısından en az 15 gün önce ve bir yıl süre ile kooperatif merkezinde asılı bulundurulur.Talep eden ortaklara da bilanço ile gelir gider tablosunun bir örneği verilir(KK Md.24).

Ayrıca toplantı tarihi, yeri ve gündemi toplantıdan en az 15 gün önce ilgili bakanlığa(İl Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü’ne) yazılı olarak bildirilir(KK Md.45/4).

Bu bildirime, Bakanlıkça tespit edilen miktardaki temsilci ücretinin ilgili Maliye veznesine yatırıldığını gösteren belge eklenerek toplantıda temsilci bulundurulması talep edilir(Anas.Md.30).

Temsilci ücretleri,

-Ankara dahil(İstanbul hariç) il merkezlerinde Defterdarlık Muhasebe Müdürlüklerine;

-İstanbul’da Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü’nün yazısı üzerine ilgili Malmüdürlüğüne,

-İlçelerde ve ilçelere bağlı yerleşim yerlerinde Malmüdürlüklerine yatırılır.

Talep edilip ücreti de ödenmesine rağmen temsilcinin gelmemesi halinde Kooperatifin başvurusu üzerine, ödediği temsilci ücreti kooperatife iade olmaktadır.

2.7.Genel kurul toplantılarına Bakanlık Temsilcisinin iştirak etmemesi halinde yapılması gereken işlemler nelerdir?

Yönetim kurulunca usulüne uygun olarak başvuru yapıldığı halde temsilci toplantıya katılmaz ise toplantıyı yürütmek üzere mahalli idare amirine durum yazılı olarak bildirilir, buna rağmen temsilci gelmez ise bir saat beklendikten sonra toplantıya başlanır(KK Md.87).

2.8.Genel kurul toplantısından sonra Bakanlığa ve Ticaret Sicili Memurluğu’na verilecek belgeler nelerdir?

Genel kurul toplantı tarihinden itibaren en geç bir ay içinde yönetim ve denetim kurulu raporları ile bilanço ve gelir gider cetvelleri, genel kurul toplantı tutanağı ile ortaklar cetvelinin ve istenebilecek diğer belgelerin onaylı birer örneği kooperatifin faaliyet merkezindeki Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü’ne tevdi edilir(Anas.Md.41).

Ayrıca yönetim kurulu, genel kurulu takiben genel kurul toplantı tutanağının tasdikli bir sureti ile toplantı ile ilgili diğer belgeleri(Hazirun cetveli, yönetim ve denetim kurulu raporları, görev bölüşümü ile ilgili yönetim kurulu kararı gibi) ivedi olarak ticaret sicil memurluğuna verir ve bu tutanaktaki tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirir(TTK Md.378, KK Md.3).

2.9.Yönetim kurulu üyeleri genel kurulda kendi ibraları esnasında oy kullanabilir mi?

Kooperatif işlerinin görülmesine herhangi bir suretle katılmış olanlar(Dolayısıyla yönetim kurulu) yönetim kurulunun(kendi) ibrasına ait kararlarda oylamaya katılamazlar(KK Md.50).

2.10.Yönetim kurulu üyeleri genel kurul kararları aleyhine dava açabilir mi?

Yönetim kurulu kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içinde Kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilir.Kararların yerine getirilmesi yönetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluklarını gerektirdiği takdirde söz konusu dava yönetim kurulu üyelerinden her biri tarafından da açılabilir(KK Md.53).

Genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılmış ise bu durum ve duruşmanın yapılacağı gün yönetim kurulu tarafından usulen ilan edilir(KK Md.53).

2.11.Anasözleşme değişikliklerinde yönetim kurulunca izlenecek prosedür nedir?

Kooperatif anasözleşmesinin değiştirilmesi de kuruluştaki usullere bağlıdır(KK Md.3).

Bu bağlamda, anasözleşmede değişiklik yapılması isteniyorsa;

-Öncelikle anasözleşme değişikliği için yönetim kurulu kararı alınmalı,

-Değişiklik taslağı eski ve yeni maddeler şeklinde on nüsha olarak hazırlanarak notere tasdik ettirilmeli,

-Tasdikli maddeleri gösterir belgeler izin merciine(Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü’ne) sunularak izin alınmalı,

-Daha sonra değişiklik için genel kuruldan izin alınmalı(Anasözleşme değişikliklerinde fiilen kullanılan oyların 2/3’ünün onayı gerekmektedir),

-Usulüne uygun olarak genel kurulda karar alındıktan sonra genel kurul kararı notere tasdik ettirilerek Ticaret Sicili Memurluğuna verilerek ilan ve tescil ettirilmelidir.

2.12.İki kooperatifin birleşme kararı alması halinde yönetim kurulunca yapılacak işlemler nelerdir?

Bir kooperatif bütün aktif ve pasifiyle diğer bir kooperatif tarafından devralınmak suretiyle dağıldığı takdirde, devralan kooperatifin yönetim kurulu dağılan kooperatifin tasfiye hakkındaki hükümlerine göre alacaklarını bildirmeye çağırır, dağılan kooperatifin malvarlığı, borçları ödeninceye veya teminata bağlanıncaya kadar ayrı olarak idare edilir.Yönetimi, devralan kooperatifin yönetim kurulu üyeleri üzerine alır.Devralınan Kooperatifin dağılması ticaret siciline tescil ettirilir, borçları ödendikten veya teminata bağlandıktan sonra kooperatifin kaydı sildirilir(KK Md.84).

3-YÖNETİM KURULU ÜYELERİNDE ARANACAK ŞARTLAR, YÖNETİM KURULU TOPLANTILARI, YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN GÖREV VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

3.1.Yönetim kurulu üyelerinde aranacak şartlar nelerdir ve bu şartlar kim tarafından araştırılır?

Kooperatif yönetim kuruluna seçilebilmek için kooperatif ortağı olmanın yanı sıra,

-Türk vatandaşı olmak,

-Aynı türde başka bir kooperatifin yönetim kurulu üyesi olmamak,

-Türk Ceza Kanunu’nun zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, görevi suistimal, sahtekarlık, hırsızlık, dolandırıcılık, hileli iflas, emniyeti suistimal ve Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlara ilişkin hükümlerine veya 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na göre mahkum olmamak

Şartlarını taşımak gerekmektedir.

Göreve seçilen yönetim kurulu üyeleri yukarıda yer alan şartları taşıdıklarını ispat etmek amacıyla, Nüfus cüzdan fotokopisi, Adli Sicil Belgesi ile aynı türde başka bir kooperatifte yöneticilik görevleri olmadığına dair yazılı beyanlarını kooperatife sunarlar, bu belgeler her yöneticiye ayrı bir dosya açmak suretiyle kooperatifte muhafaza edilir.

Haklarında yukarıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davası açılmış olanların görevleri ilk genel kurul toplantısına kadar devam etmekle birlikte, yönetim kurulu tarafından bu durumdaki üyelerin azli veya göreve devamı hakkında karar alınmak üzere yapılacak ilk genel kurul gündemine madde konulur(KK Md.56).

Ayrıca, yönetim kurulu üyeleri ile kooperatif denetçileri arasında 3. dereceye kadar kan veya sıhri hısımlık ile iş ortaklığı bulunmamalıdır(Anas. Md.53).

3.2.Yönetim kurulu üyeleri en az kaç kişiden oluşur ve görev süreleri ne kadardır?

Yönetim kurulu ortaklar arasından genel kurulca seçilen en az üç üyeden kurulur.Genel kurulca, asil üye kadar yedek üye seçimi yapılır, yedek üyelerin de kooperatif ortağı olmaları şarttır(KK Md.55).

Yönetim kurulu üyeleri en çok 4 yıl için seçilebilirler.Anasözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde tekrar seçilmeleri mümkündür(KK Md.57).

3.3.Yasada belirtilen şartları taşımayan veya kaybeden yöneticiler hakkında hangi işlemler yapılır?

Yönetim kurulu üyelerinin üyelik şartları Denetçiler tarafından araştırılır.Bu şartları taşımadıkları halde seçilenler ile sonradan kaybedenlerin görevlerine yönetim kurulunca son verilir(KK Md.56/2 Ek:2/3).

3.4.Yönetim kurulu görev bölüşümü ne şekilde yapılır?

Yönetim kurulu üyeleri, genel kurulda yapılan seçimi takiben yapacakları ilk toplantıda aralarından bir başkan, bir ikinci başkan, gereğine göre de birer katip ve muhasip üye seçerek görev bölümü yapar ve görev bölüşümü ile ilgili hususları karar defterine işleyerek imzalarlar(Anas.Md.45).

3.5.Yönetim kurulu temsil ve imza yetkisini ne şekilde kullanır?

Kooperatif namına düzenlenen belgelerin geçerli olabilmesi için Kooperatif unvanı altında temsile yetkili olanlardan ikisinin imzasının evrak üzerinde bulunması gereklidir(Anas.Md.46).

Yönetim kurulu, Kooperatifi temsil ve kooperatif adına imza atmaya yetkili olanları kararla tespit ederek bu kararın noterlikçe onaylanmış bir suretini imzalarla birlikte tescil edilmek üzere Ticaret Sicili Memurluğuna verir(Anas. Md.46).

3.6.Yönetim kurulu toplantıları ne şekilde yapılır?

Yönetim kurulu başkanın bulunmadığı zamanda ikinci başkanın çağırısı ile üyelerin en az yarıdan bir fazlası ile toplanır, kararlar mevcut üyelerin çoğunluğu tarafından verilir.Örneğin üç kişiden oluşan yönetim kurulunun toplanabilmesi için üç üyenin katılımda bulunması ve en az iki üyenin karar alması yeterli olacaktır.Üyelerin eşitliği halinde keyfiyet gelecek toplantıya bırakılır.Bu toplantıda da eşitlik olursa söz konusu teklif reddedilmiş sayılır(Anas. Md.45).

Toplantıda bulunmayan üyeleri temsilen oy kullanılamaz.Üyeler, kişisel menfaatlerini ilgilendiren hususların görüşülmesi esnasında toplantıya katılamazlar.

Mazeretsiz olarak üst üste üç toplantıda hazır bulunmayan üye çekilmiş sayılır.

Toplantı en az ayda bir defa ve kooperatif merkezinde yapılır.Ancak, üyelerin çoğunluğunun onaylaması ile başka bir yerde de yapılabilir.

Alınan kararlar tarih ve numara sırasıyla yönetim kurulu karar defterine işlenir.Karar defterine her yıl 1’den başlamak ve yıl sonunda sona ermek üzere numara verilir.Tüm üyelerin isimleri kararın baş tarafına yazılır ve alt tarafı toplantıya katılanlarca isim yazılarak imzalanır.

Verilen kararlara karşı olan üyelerle çekimser oy kullananlar, karşı olma ve çekimser kalma sebeplerini kararın altına yazarak imzalarlar.

Hakkında daha sonradan iptal kararı verilen yönetim kurulu kararlarının üzeri çizilmez veya karalanmaz.Bunun yerine iptali kararlaştırılan kararın tarih ve sayısı alınacak yeni bir yönetim kurulu kararında belirtilerek söz konusu karar hükümsüz kılınır.

3.7.Yönetim kurulu toplantı nisabının kaybolması halinde yapılacak işlemler nelerdir?

Yönetim kurulu toplantı nisabını kaybetmemiş diğer bir ifadeyle toplanabilecek yasal nisaba sahip ise boşalan üyelik için,

-Yedek üye mevcut ise sıradaki yedek üye yönetim kurulunca yazılı olarak göreve çağırılır,

-Yedek üye yoksa yönetim kurulu gerekli şartları taşıyan ortaklar arasından birini geçici olarak seçip ilk toplanacak genel kurulun onayına arz eder(TTK Md.315).

Herhangi bir sebeple yönetim kurulunun toplantı nisabını kaybetmesi(toplanamaması) halinde;

-Yedek üye mevcut ise boşalan yönetim kurulu üyeliklerine denetim kurulu tarafından hemen yeteri kadar yedek üye çağırılır(KK Md.56/4),

-Yedek üye olmaması halinde yeni yönetim kurulu üyelerini belirlemek amacıyla genel kurul hemen denetçiler veya Kooperatif üst birliği tarafından toplantıya çağırılmalıdır(Anas Md.47).  

3.8.Yönetim kurulunun başlıca görev ve yetkileri nelerdir?

Yönetim kurulunun esas itibariyle,

-Kooperatifin amaç ve menfaatleri ile genel kurulca belirlenen esaslara uygun arsa bulmak, arsa teminine yönelik çalışmaları yapmak, arsa kat karşılığı alınmış ise bu hususu tapuya şerh ettirmek, imar planı ve parselasyon ile imalatlarla ilgili plan, proje ve haritaları yaptırmak,

-Yıllık bilanço ile gelir-gider hesabının hazırlanmasını sağlamak,

-Olağan genel kurul toplantılarına sunulacak faaliyet raporlarını hazırlamak ve toplantı esnasında ortakların bilgisine sunmak,

-Ortaklar ile ortak olmak için başvuranların ana sözleşmede belirtilen şartları taşıyıp taşımadıklarını araştırmak, ortaklığa kabul, ortaklıktan çıkarma işlemleri hakkında karar vermek,

-Kooperatif amaçlarının gerçekleşmesinde kullanılmak üzere ilgili kuruluşlardan borç para almak,

-Kooperatif gelirlerini tahsil, ödemelerini tediye etmek, Kooperatife yapılan bağışları kooperatif amaçlarına uygun işlerde kullanmak,

-Bakanlık ve diğer resmi kurumlarca istenilen her türlü belge ve evrakı tedarik etmek, bilgi vermek, denetim için gönderilen yetkili elemanlara gerekli kolaylığı göstermek,

-Kooperatifi resmi dairelerde, mahkemelerde ve üçüncü şahıslara karşı temsil etmek,

-ibra etmek, dava açmak, sulh olmak veya davadan vazgeçmek,

-Genel kuruldan karar almak şartıyla kooperatifin taşınır ve taşınmaz mallarını satmak, rehine koymak veya mülkiyetlerini aktarmak,

-Kooperatifte istihdam edilecek personeli belirlemek,

-Kamu kaynaklı kredi kullanımı için kooperatif gayrimenkullerini ipotek ettirmek,

-Kooperatif denetçilerinin inceleme görevlerini yerine getirmeleri esnasında gerekli belgeleri tetkike hazır etmek ve gereken kolaylığı göstermek,

-Genel kurul toplantısı gündemini belirlemek ve toplantıya çağrı, Bakanlık temsilcisi talebi gibi toplantı öncesi görevler ile genel kurulu takiben toplantıya ilişkin muhtelif belgeleri ilgili kurum ve kuruluşlara sunmak,

gibi görev ve yetkileri bulunmaktadır.

3.9.Yönetim kurulu Kooperatifin ticaret unvanını nasıl kullanmalıdır?

Yönetim kurulu, Kooperatifin ticaret unvanının kooperatif bürosunun giriş cephesine herkes tarafından kolayca görülebilecek bir yerine okunaklı bir şekilde yazılmasını sağlar ve kooperatifle ilgili işlemleri ticaret unvanını kullanmak suretiyle yerine getirir(TTK Md.41).

3.10.Genel kurula ait olup yönetim kurulunca hiçbir şekilde kullanılamayacak yetkiler nelerdir?

Yönetim kurulu aşağıda belirtilen ve genel kurula ait olan yetkileri –genel kurulda yetki devri veya görevlendirme yapılmış olsa dahi– kullanamaz.

-Bilanço ve gelir gider hesaplarını inceleyerek kabul veya reddetmek,

-Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi, ibrası, azli gibi hususlarda karar almak,

-Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ücretlerini belirlemek,

-Ortaklardan tahsil edilecek tüm aidat ve sair ödentileri belirlemek, gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek,

-Üst birliğe girmeye ve görevlendirilecek temsilciye karar vermek,

-Gayrimenkul alım ve satımında izlenecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliği, yeri ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek,

-İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini tespit etmek,

-Kooperatifin dağılması hakkında karar vermek, tasfiye kurulunu seçmek.

3.11.Yönetim kurulu üyeleri aynı zamanda müdürlük görevine seçilebilir mi?

Yönetim kurulu alacağı bir karar ile yönetim kurulu üyelerinden bir veya birkaçını kooperatifi temsil yetkisini haiz murahhas üye olarak seçebilir.Murahhas üyelerin seçilmesi ve değiştirilmesi ticaret siciline tescil ettirilir(Anas. Md.50).

3.12.Yönetim kurulunun Kooperatifin aczi halinde yapması gereken işlemler nelerdir?

Kooperatifin aciz halinde bulunduğunu diğer bir ifadeyle Kooperatifin mali durumunda ciddi sarsılma olduğu yönünde belirtilerin oluşması halinde yönetim kurulu piyasa fiyatlarını esas almak suretiyle bir bilanço tanzim eder.Bu bilanço kooperatif varlıklarının borçlarını artık karşılayamayacağını gösteriyorsa yönetim kurulu durumu Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na bildirerek genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırır.

Diğer yandan, pay senetleri çıkarılmış olan bir kooperatifte son yılın bilançosunda kooperatif varlığının yarısı karşılıksız kalırsa yönetim kurulu genel kurulu hemen toplantıya çağırır.Aynı zamanda Kooperatif faaliyet merkezinin bulunduğu mahaldeki Ticaret Mahkemesi ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bilgi verir.Ancak, ortakları ek ödemelerle yükümlü kooperatiflerde bilançodaki açık üç ay içinde ek ödemelerle kapatılamadığı takdirde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı haberdar edilir(KK Md.63).

3.13.Yönetim kurulu üyelerine ödenecek yasal ödentiler nelerdir?Aynı zamanda Müdürlük görevini ifa eden yöneticilere(Murahhas üyelere) ayrıca Müdürlük Ücreti ödenebilir mi?

Yönetim kurulu üyelerine aylık ücret veya huzur hakkı ile risturn ve yolluk dışında hiçbir ad altında başkaca ödeme yapılamayacağı gibi bu ödentilerin genel kurul tarafından belirlenmesi şarttır(KK Md.56/6 Ek:2/1).

Aynı zamanda Müdürlük görevini üstlenmiş olan yönetim kurulu üyesine “Müdürlük Ücreti” veya “Murahhaslık Ücreti” adı altında bir ödeme belirlenemez.Bununla birlikte, bu durumdaki üyeye yapacağı hizmet de göz önünde bulundurulmak suretiyle diğer yöneticilere ödenecek ücretten yüksek miktarda aylık ücret veya huzur hakkı verilmesi genel kurulca kararlaştırılabilir.

Ayrıca, gerek yönetim kurulu üyelerinin kooperatif çalışanı olmamaları ve gerekse Kooperatif yöneticilerine yapılacak ödemelerin kooperatifler yasasında açıkça belirlenmiş olması nedeniyle yöneticiler adına Kooperatif tarafından sigorta ödemesi, ihbar veya kıdem tazminatı veya bunlara benzer ödemelerin yapılması yasal düzenlemelere uygun düşmemekte ve ilgililerin cezai sorumluluklarını gerektirmektedir.

3.14.Kooperatifte istihdam edilecek personelin işe alımı ve özlük hakları nasıl belirlenir?

Yönetim kurulu kooperatifi temsil ve idare eden organ olması sebebiyle kooperatif işlerinin gerekli kıldığı personelin istihdamına karar verir(Anas. Md.51).

İstihdam edilecek personele verilecek ücretler yönetim kurulu tarafından belirlenir ve fakat yapılacak mali ödemeler genel kurul toplantılarına sunulan tahmini bütçelerde gösterilmek suretiyle ortaklara duyurulur.

Yönetim kurulu, görevlendirdiği personeli her zaman azledebilir(KK Md.64).

3.15.Yönetim kurulu üyelerinin arsa alımı ile satımında dikkat edecekleri hususlar nelerdir?

Kooperatif tarafından alınacak gayrimenkulün alımında izlenecek usul ile gayrimenkulün niteliği, yeri ve azami fiyatı genel kurul tarafından açıkça belirlenir(KK Md.42, 59/8, Ek:2/1).

Alınacak gayrimenkulün kooperatifin amacına uygun olması gerekir(KK Md.59/5).

Alınacak gayrimenkulün tapu devri veya tapuya şerh verdirilecek satış vaadi sözleşmesi ile temini şarttır(KK Md.59/4 Ek:2/1). 

Kooperatife ait gayrimenkulün satımında takip edilecek yöntem ile gayrimenkulün asgari satış fiyatı da genel kurulca belirlenmeli, yönetim kurulu bu hususta genel kurula ait yetkiyi kullanmamalıdır(KK Md.42, 59/8 Ek:2/1).

3.16.Yönetim kurulu üyelerince ortaklık kaydına ilişkin olarak yapılacak ilan ve reklamlarda dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

Kooperatif tarafından tanıtma ve ortak kaydetmek amacıyla yapılacak ilan, reklam ve açıklamalar eksik ve gerçeğe aykırı olmamalı ve yanıltıcı bilgi ve unsurlar taşımamalıdır(KK Md.59/7 Ek:2/1).

Aynı şekilde Kooperatif yönetim kurulu üyelerinin kamuya yaptıkları beyanlar veya genel kurula sundukları rapor ve öneriler gerçeğe aykırı bilgiler içermemelidir(TCK Md.164).

3.17.Yönetim kurulu sabit veya peşin bedelle ortaklık kaydı yapabilir mi?

Yönetim kurulunun, bazı ortaklardan sabit bedel tayin etmek suretiyle bir defada ödenmek üzere aidat alarak bu ortağı genel kurulda belirlenecek aidatların dışında tutması gibi bir yetkisi bulunmamakta, kooperatifler yasasında da peşin ödeme gibi bir tahsilat şekli yer almamaktadır.

Kooperatifin tüm ortakları haklarını kullanmakta ve yükümlülüklerini yerine getirmekte eşit olduklarından, yönetim kurulu da ortaklar ile ilişkilerinde bu eşitliği gözetmek ve sağlamakla mükelleftir(KK Md.23).

3.18.Kendi aidat ödemelerini yerine getirmeleri esnasında yönetim kurulunca dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?Geciken ortak aidatlarına bileşik faiz uygulaması yapılabilir mi?

Kooperatiflerde geciken ortak aidatlarına genel kurulca belirlenen oranda gecikme zammı uygulanarak, ilgili ortaktan tahsil edilir.

Yönetim kurulu, kooperatifi temsil ve idare eden organ olması sebebiyle, aidat ödemelerinde diğer ortaklara örnek teşkil etmeli ve ödemelerini genel kurul toplantılarında belirlenen usullere uygun olarak zamanında yerine getirerek gecikmeye sebebiyet vermemelidir.Buna rağmen, aidat ödemelerinde aksama meydana gelen yönetim kurulu üyelerine de diğer ortaklara yapılan tüm yaptırımlar uygulanmalı, yönetim kurulu üyelerinin diğer ortaklarla aynı yükümlülüklere tabi oldukları unutulmamalıdır.

Diğer yandan, ortak borçlarının cari hesap sözleşmesiyle ya da ticari iş mahiyetindeki ödünç sözleşmesiyle ilgisi bulunmadığından, geciken aidatlara Bileşik Faiz(Faizin anaparaya eklenerek tekrar faize tabi tutulması) uygulanması mümkün değildir(TTK Md.8).

3.19.Yönetim kurulu üyelerinin Kooperatif ile ticari muamele yapmaları yasal mıdır?

Yönetim kurulu üyeleri ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapmamalıdır(KK Md. 59/6 Ek:2/1).

Bu bağlamda, Kooperatif yöneticilerinin kooperatifin esas faaliyet amacına giren alanlarda bizzat veya dolaylı olarak ticari muamele yapmaları yasal düzenlemeye aykırılık oluşturmakla birlikte yapı kooperatiflerinde serbest meslek faaliyeti(muhasebecilik, proje çizimi, avukatlık gibi) niteliğindeki çalışmaların ticari muamele niteliği olmaması nedeniyle bu kapsam dışında tutulması mümkündür.    

4-EMANET USULÜ İLE İNŞAAT YAPIMINDA YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

4.1.İnşaatların yapım yöntemi yönetim kurulunca belirlenebilir mi?

Kooperatiflerde imalat ve inşaat işlerinin yaptırılma usulü genel kurulca belirlenir, yönetim kurulunun bu hususta yetkisi yoktur(KK Md.42, 59/8 Ek:2/1).

Kooperatiflerde inşaat işleri esas itibariyle, emanet veya ihale usullerinden biri tercih edilerek yaptırılmakla birlikte yönetim kurulu, kooperatif imalatlarının plan, proje ve şartnamelere uygun olarak yapılmasını yürütmek ve takip etmekle yükümlüdür(Anas. Md.60).

4.2.Yönetim kurulu emanet komisyonuna seçilebilir mi?

İmalat ve inşaat işlerini emanet usulü ile yaptıracak kooperatiflerde genel kurul tarafından yönetim kurulu emanet komisyonuna seçilebilir.

4.3.Emanet komisyonuna seçilmiş yönetim kurulu üyelerine bu amaçla kooperatif tarafından herhangi bir ödeme yapılabilir mi?

Emanet komisyonu olarak yönetim kurulunun görevlendirilmesi halinde bu görevlendirme nedeniyle yöneticilere ücret ödenmemeli, aksi durumun yönetim kurulu üyeleri için cezai sorumluluk doğuracağı unutulmamalıdır(KK Md.56/6 Ek:2/1).

Bununla birlikte, yönetim kuruluna 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 56/6. maddesi uyarınca verilecek aylık ücretin(veya huzur hakkının) bu hizmetler nedeniyle rakamsal olarak yüksek miktarda belirlenmesi imkanı mevcuttur.

4.4.Emanet komisyonuna seçilmiş yönetim kurulunun çalışma biçimi nasıl olmalıdır?

Yönetim kurulu, yapılacak çalışmaları belgelemek ve takip edebilmek amacıyla noter tasdikli bir “Emanet Komisyonu Defteri” ihdas etmeli, bu deftere, sırasıyla alınan teklifler ve yapılan değerlendirmelerle ilgili olarak özet bilgiler yazılarak komisyon üyelerince imzalanır.

Ayrıca,

-Alımı yapılacak malzemeler ile sağlanacak işçiliğin belirlenmesinde ortakların genel kurul toplantılarında belirttikleri talepler dikkate alınmalı,

-Ortakların menfaati, maliyetlerin minimum seviyede tutulması ve serbest piyasa koşullarının sonucunda oluşan fahiş fiyatlardan korunmak amacıyla, yapımı düşünülen imalat kalemi ile ilgili malzeme ve işçilikler hakkında değişik firma ve şahıslardan teklif alınmalı ve alınan teklifler komisyon tarafından değerlendirildikten sonra sözleşmeye bağlanmalı, tekliflerin özet bilgileri komisyon defterine işlenmeli, ayrıca verilen tüm teklifler ile sözleşmelerin dosyalanmak suretiyle arşivlenmeli,

-Temin edilecek tüm malzeme ve işçilikler vergi ve sigorta mevzuatında belirtilen usul ve esaslara uygun olarak belgelendirilerek kayıt altına alınmalı, imalatların ifası esnasında komisyon üyelerince fiili kontrol ve takip yapılmalı veya görevli teknik elemanlar ile (varsa)sürveyanın çalışmaları ile plan/proje veya sözleşmeye aykırı hususların olup olmadığı gözetilmeli, bunun yanında, gerek Kooperatifin doğrudan ve gerekse taşeron vasıtasıyla çalıştırdığı işçilerin iş güvenliği ile ilgili hususlara riayet edip etmedikleri düzenli aralıklarla izlenmeli, İmalatla ilgili geçici ve kesin kabuller titizlikle yerine getirilmelidir.

4.5.Yönetim kurulunca konut bedellerinin tespiti ile ilgili olarak yapılacak işlemler nelerdir?

Arsa bedeli ile yapı masrafları ve yol, su elektrik gibi müşterek tesis masrafları, okul, kütüphane, satış mağazaları, bahçe ve spor alanı gibi genel hizmet tesis bedellerinden her konuta düşecek olan miktar ile genel giderler ve yönetim masraflarından ortaklara düşecek paylar hesaplanmak suretiyle konutların geçici maliyetleri bulunur.Bundan sonra yönetim kurulu kararı ile oluşturulacak en az üç kişilik bir teknik heyet tarafından konutların yeri, yapı durumu ve sair özelliklerine göre kıymet takdir olunur(Anas. Md.61).

Teknik heyet kararı bir rapora bağlanarak, noterce onandıktan sonra yönetim kurulu tarafından alınarak ortaklara tebliğ edilir.Ortakların itiraz hakkı mevcuttur(Anas. Md.61).

4.6.Konutların ortaklara dağıtımında yönetim kurulunca yapılması gereken işlemler nelerdir?

Konutlar, maliyet bedelleri kesinleştikten sonra ortaklar veya temsilcilerinin katılımıyla noter önünde çekilecek kur’a ile dağıtılır.Ancak, genel kurul kararı ile konutlar ortaklara önceden dağıtılmışsa kur’a işlemine başvurulmaz(Anas. Md.62).

Yönetim kurulu, kur’a çekiminin yeri ve zamanını en az 15 gün önce taahhütlü mektupla veya imza karşılığı ortaklara bildirir(Anas. Md.62).

5-YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN TASFİYE İLE İLGİLİ GÖREV VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

5.1.Yönetim kurulu üyeleri tasfiye kuruluna seçilebilir mi?

Tasfiye kurulu üyeleri genel kurul tarafından seçilir, ancak, genel kurulca bu hususta bir belirleme yapılmamış olduğu takdirde tasfiye işleri yönetim kurulunca yerine getirilir(KK Md.81/3).

Kooperatif genel kurul toplantısında tasfiye kararı verilmesini takiben tasfiye kurulu üyeleri tarafından durum Ticaret Sicili Memurluğu nezdinde tescil ettirilir.

5.2.Tasfiyenin yönetim kurulunun görev ve yetkisi üzerindeki etkisi nedir?

Tasfiyeye girmiş olan bir Kooperatifte yönetim kurulunun görev ve yetkileri tasfiyenin yapılması için zorunlu olan ve fakat nitelikleri gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlerle ilgili olarak devam eder(TTK Md.440/1).

Tasfiye haline giren kooperatifler unvanlarını, başına “Tasfiye Halinde” ibaresini eklemek suretiyle kullanmakla yükümlüdür(TTK Md.439).

5.3.Aynı zamanda tasfiye kurulu olarak görevlendirilen yönetim kurulu üyelerinin tasfiye ile ilgili olarak yapacakları işlemler nelerdir?

Tasfiye başlangıcında, dağılma yönetim kurulunca ticaret siciline tescil ettirilir ve Ticaret Sicili Gazetesi ile mahalli bir gazetede birer hafta arayla üç defa yaptırılacak ilanla alacaklılar tasfiyeden haberdar edilerek bir yıl içinde alacaklarını beyana davet edilir.Ayrıca, Tasfiye memurları tasfiye kararının verildiği tarih itibariyle Kooperatifin mali durumu incelenerek varlıkları ve borçları gösteren bir Tasfiye bilançosu tanzim edilir, tasfiye süreci boyunca yapılacak işlemleri belgelemek bakımından bir tasfiye defteri tutulur(Anas. Md.87).

Alacağı belirli olup da tahsil etmeye gelmeyenlerin alacağı notere yatırılır, vadesi henüz gelmemiş borçlar ile tartışmalı borçlara karşılık gelen miktar da yine notere tevdi edilir.

Tasfiye sürecinde kooperatifin geçmişten kalan ve henüz bitirilmemiş olan işleri mümkün olduğunca bitirilmeli, kooperatifin varlığı borçları ödemeye yeterli ise bu borçları ödenmeli, ancak, kooperatif borçlarının varlığından fazla olması halinde iflasın talep edilmesi için durum mahkemeye bildirilmeli, tasfiyenin uzun sürmesi halinde her yıl sonunda ara bilançolar tanzim edilmeli, genel kurulda karar alınmak suretiyle Kooperatifin taşınır/taşınmaz malları satılmalı, varsa ödenmemiş sermayeler tahsil edilerek kooperatifin borç alacak ilişkileri sonlandırılmalıdır.

Ayrıca, tasfiye işlemlerinin sonuçlandırılması için kooperatifin devam eden ceza ve hukuk davalarının sonuçlanması beklenmelidir.

Nihai olarak, tasfiye kurulu bir kapanış bilançosu tanzim ederek genel kurulu son olarak toplantıya çağırmalı, bu genel kurulda tasfiye kurulu raporları okunarak müzakere edilmeli, varsa tasfiye artığının ne şekilde değerlendirileceği, tasfiye, yönetim, denetim kurulu üyelerinin ibrası ve kooperatifin sicil kaydının silinmesi görüşülerek, bu hususlar ticaret Sicili Memurluğu’na tescil ettirilmelidir.

5.4.Tasfiyeye girmiş olan kooperatiflerde olağan genel kurul toplantısı hangi tarihlerde yapılmalıdır?

Tasfiyeye girmiş kooperatiflerde olağan genel kurul toplantısının yine yılda bir defa yapılması gerekmekle birlikte, toplantının Haziran ayının sonuna kadar gerçekleştirilmesi yönünde zorunluluk bulunmamaktadır(Dayanak; Bakanlık görüşleri).

5.5.Tasfiye halindeki kooperatiflerde toplantı ve karar nisabı nedir?

Anasözleşme ile özel bir nisap belirlenmemişse tasfiye halindeki kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmaz, kararlar oy çokluğu ile verilir(KK Md.81).

5.6.Ferdi mülkiyete geçilmiş kooperatiflerde site yönetimi oluşturulması mümkün müdür?

Ferdi mülkiyete geçiş işlemlerini tamamlayan kooperatiflerde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri dahilinde site yönetiminin oluşturulması imkanı mevcut olmakla birlikte, ferdi mülkiyete geçtikten sonra tasfiye işlemlerine başlamış kooperatiflerde ortaklardan sıcak ve soğuk su, yakıt, kapıcı gideri gibi adlar altında aidat alınmaması ve bu tür kalemlerin kat mülkiyeti kanunu hükümlerine göre oluşturulacak site veya apartman yönetimi tarafından istenilmesi gerekmektedir.    

Ferdi mülkiyete geçtikten sonra ortaklardan konut satın alan ve fakat kooperatife ortak olmayan kimselerle kooperatif arasında çıkan borç alacak ilişkilerinin genel hukuk hükümleri içerisinde site yönetimi ile ortaya çıkan borç alacak ilişkilerinin de Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri içinde çözümlenmesi gerekmektedir.

6-YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN DİĞER GÖREV VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

6.1.Yönetim Kurulu Üyelerinin Mal Bildiriminde Bulunmaları Gerekir mi?

3628 sayılı Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele ve Mal Bildirimi Bulunulması Hakkında Kanun’un 2. maddesi uyarınca kooperatif yönetim kurulu üyeleri göreve seçilmelerini izleyen bir ay içinde kooperatif faaliyet merkezinin bulunduğu ildeki Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü’ne mal bildiriminde bulunmakla mükelleftirler.

Bu bildirimde yönetim kurulu üyelerinin kendilerine ve eşleri ile velayetleri altındaki çocuklarına ait taşınmaz, taşınır mallar ile diğer alacak ve borçlara ilişkin bilgilere yer verilerek bildirim kapalı zarf içinde beyan sahibi yönetici tarafından yukarıda belirtilen kurumlara sunulur.

Diğer yandan, kamu görevlisi olması nedeniyle bağlı bulunduğu kuruma mal bildiriminde bulunmuş yöneticiler Bakanlığımıza ayrıca bildirimde bulunmayacak ancak, bu durumu ifade eden yazılı bilgiyi sunması yeterli olacaktır.

6.2.Görevi sona eren yönetim kurulunun yapması gereken devir teslim işlemleri nelerdir?

Görevi sona eren yönetim kurulu üyeleri sorumlulukları altında bulunan kooperatife ait para, mal, demirbaş, defter, belge ve evraklar ile diğer dökümanları, en kısa süre içinde yeni yönetim kuruluna yazılı tutanakla teslim ederler(Anas. Md.73).

Yönetim kurulu eski üyelerinin devir/teslim işlemlerine yanaşmaması üzerine, gerekli ihtarlar yapıldıktan sonra, durum yeni yönetim kurulunca adli makamlara bildirilir.

6.3.Kooperatiflerin Avukat tutmak yükümlülükleri var mıdır?

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinde ortak sayısı 100 ve daha fazla olan kooperatifler sözleşmeli bir Avukat bulundurmak zorunda olup, yasaya aykırı davranışta bulunan kooperatifler için para cezası uygulanacağı hüküm altına alındığından, ortak sayısı 100 ve üzeri olan kooperatiflerde yönetim kurulu tarafından, sözleşme düzenlenmek suretiyle Avukat tutulması ve Avukata yapılacak ödemeler karşılığında Serbest Meslek Makbuzu alınması gerekmektedir.

7-YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN DENETİM İLE İLGİLİ GÖREV VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

7.1.Yönetim kurulu üyelerinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca yürütülen denetimler ile ilgili ödev ve sorumlulukları nelerdir?

Bilindiği üzere Kooperatif işlem ve hesapları Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müfettiş ve Kooperatif Kontrolörleri tarafından denetlenmekte ve denetim sonucunda Kooperatiflere muhtelif içerikli talimatlar gönderilmektedir(KK Md.90).

Kooperatifler Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca verilen talimatlara uymakla mükellef olduğu gibi yönetim kurulu üyeleri, kooperatife ait para, mal, para hükmündeki kağıtları, bunlarla ilgili defter ve belgeleri istenildiğinde Müfettişlere ve Kooperatif Kontrolörlerine göstermek, saymasına ve incelemesine yardımda bulunmak, istenilen bilgileri gerçeğe uygun ve eksiksiz olarak vermek ve doğru beyanda bulunmakla yükümlüdürler(KK Md.90/3,5 Ek:2/2 Ek:2/1).

7.2.Denetçilerin inceleme görevlerini yerine getirmeleri esnasında yönetim kurulu üyelerine düşen ödevler nelerdir?

Bilindiği üzere, Denetçiler genel kurul namına kooperatifin bütün işlem ve hesaplarını inceler(KK Md.65/1).

Yönetim kurulu üyeleri, denetçilerin inceleme görevlerini yerine getirmesi esnasında kooperatife ait defter ve belgeleri ve istenilen diğer bilgileri denetçilere sunmakla yükümlüdür(KK Md.66/2).

Bu amaçla defter ve belgeler kooperatif merkezinde denetçilerin incelemesine hazır bulundurulur, kooperatifin bir bürosu yoksa denetçilerle yöneticilerin mutabık kalacakları bir yerde denetçilerce inceleme yapılabilecektir.

Ayrıca, yönetim kurulu, yıllık bilançonun kanuni hükümlere uygun olarak hazırlanıp incelenmek üzere denetim kuruluna verilmesinden sorumludur(KK Md.62/2).

Genel kurul toplantısında Hesap Tetkik Komisyonu seçilmesi halinde bu komisyon tarafından defter ve belgeler üzerinde gerçekleştirilecek incelemeler (varsa) kooperatif merkezinde yapılır, yönetim kurulu üyeleri kooperatife ait dökümanları kooperatif merkezi dışına vermeye mecbur olmamakla birlikte, incelemenin kooperatif merkezinde yapılabilmesi için gerekli şartları hazırlar.

7.3.Yönetim kurulu toplantılarına Denetçiler iştirak edebilir mi?

Denetim kurulu üyeleri yönetim kurulu toplantılarına katılmalı ve görüşmelere iştirak etmelidir.Ancak, denetçiler yönetim kurulu toplantılarında oy kullanamazlar(KK Md.67/3).

8-KOOPERATİFTE TUTULACAK DEFTERLER

8.1.Kooperatifte tutulacak defterler hangileridir?

Kooperatiflerde yevmiye defteri, defter-i kebir, envanter defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul karar defteri ile Ortaklar Defteri tutulur(TTK Md.66, 326, KK Md.16).

Bu defterler kullanılmaya başlamadan önce açılış tasdikine, ayrıca, yevmiye defteri yeni senenin Ocak ayı, Envanter defteri ise yeni senenin Mart ayı sonuna kadar notere ibraz edilerek son kaydın altına “Görülmüştür” ibaresi yazdırılmak suretiyle kapanış tasdikine tabi tutulur(TTK Md.70, 72).

Yönetim kurulu karar defterine her yıl birden başlamak ve yıl sonunda son bulmak üzere numara verilir.

Genel kurul karar defterine Kooperatif tarafından gerçekleştirilen olağan ve olağanüstü genel kurul toplantı tutanakları tarih sırasına göre yapıştırılır.

Ortaklar defterine ortakların adres ve kimlik bilgileri ile ortaklığa giriş/çıkış tarihleri, taahhüt ettikleri ve ödedikleri sermaye tutarı yazılır(TTK Md.326).

Bunların haricinde Kooperatifler Bakanlığımızca hazırlanarak 28/11/1973 tarihinde yürürlüğe giren Kooperatifler Kooperatif birlikleri Kooperatif merkez birlikleri Türkiye Milli Kooperatifler Birliği Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine göre gelen giden evrak defteri, kasa defteri, demirbaş defteri, kıymetli evrak defteri gibi diğer yardımcı defterleri tutmakla yükümlüdür.

Yönetim kurulu üyeleri defter tutma mükellefiyetinin kısmen veya tamamen usulüne uygun olarak yerine getirilmemiş olması halinde Türk Ticaret Kanunu’nun 67. maddesi hükmüne göre ağır para cezası ile cezalandırılırlar(TTK Md.67/3).

8.2.Kooperatiflerdeki belge düzeni ile tutulacak muhasebe defterlerinde kayıt düzeni nasıl olmalıdır?

Yönetim kurulu ortaklardan tahsil ettiği tüm aidatlar veya senetler için kooperatifin unvanının basılı olduğu tahsilat makbuzu düzenlemeli ve düzenlenen bu makbuzların bir örneğini ödemeyi yapan ortağa teslim etmeli, kooperatifte kalan koçanları da kayıt altına alınması amacıyla muhasebeye intikal ettirmelidir.

Sağlanan tüm mal ve hizmetler karşılığında vergi kanunlarında belirtilen fatura, serbest meslek makbuzu gibi belgeler mutlaka alınmalı, vergiye tabi olmayan kişilere yaptırılan geçici işler için kooperatif tarafından bastırılan “Gider Pusulası” kullanılmalıdır.

Kooperatifin amaçları dışında avans verilmemeli ve her türlü avansın verilme nedeni, geri alınma biçimi ve koşulları ile kapatılması gibi hususlar ile kooperatif kasasında günlük olarak bulundurulacak azami para miktarı yönetim kurulunca alınacak bir kararla tespit edilmelidir(Anas.Md.74).

Vergi kanunları karşısında bilanço esasına göre defter tutmakla mükellef tüzel kişiler olmaları nedeniyle kooperatifteki muhasebe kayıtları Tekdüzen Hesap Planına göre tutulmalı, bu kapsamda genel kurulda aidatların belirlenmesini takiben muhasebe kayıtlarında gerekli tahakkuk kayıtları, ortaklar ödemeleri gerçekleştirdikçe tahsilat kayıtları yapılmalı ve muhasebe programı da ortak ödentilerini isim bazında gösterecek şekilde kullanılmalıdır.

Muhasebe kayıtları, makine(bilgisayar) veya mürekkeple yazılmalı, ifadeler Türkçe olmalı ve sayısal değerler Türk Lirası ile temsil edilmelidir.Yevmiye defterine geçirilecek kayıtlar haklı bir sebep olmaksızın on günden fazla geciktirilmemelidir(TTK Md.66, 75 VUK Md.215).

Ayrıca, muhasebe kayıtlarında meydana gelecek yanlışlıklar üzeri çizilmek veya silinmek suretiyle iptal edilmemeli, bu tür maddeler, yapılacak yeni bir doğru kayıtla geçersiz kılınmalı, kayıt yapmaya müsait satırlar boş geçilmemeli ve atlanmamalıdır(KMY Md.5 VUK md.216, 217, 218, 219).

Muhasebe kayıtlarına esas tüm belgeler dosyalar içinde özenle ve titizlikle muhafaza edilmeli, tüm kayıtların belgeli ve somut verilere dayandırılmasına muhakkak surette özen gösterilmelidir.

8.3.Kooperatifte tutulan defterler kaç yıl süre ile muhafaza edilir?

Kooperatiflerde tutulması zorunlu olan defterler son kayıt tarihinden itibaren; kayıtlara esas belgeler ise belge üzerindeki tarihten itibaren on yıllık süre ile muhafaza edilmelidir(TTK Md.68/1).

Kooperatifin dağılması halinde ise defter ve belgeler Kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki yetkili mahkeme tarafından on yıllık süre geçinceye kadar saklanmak üzere notere tevdi edilmelidir(TTK Md.68/3).

8.4.Muhasebe defterlerinin kaybolması(zayi) halinde yönetim kurulunca yapılması gereken işlemler nelerdir?

Saklanması zorunlu olan defter ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi kooperatifin elinde olmayan bir afet sebebiyle ve yasal saklama süresi içinde ziya uğrarsa kooperatif yöneticileri bu durumu öğrendikleri tarihten itibaren onbeş gün içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki yetkili mahkemeye(Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerlerde Ticaret Mahkemesi, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine) başvurarak bu hususta kooperatife bir belge verilmesini ister.Böyle bir belge almamış yöneticiler kooperatif defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılacaktır(TTK Md.68).

9.YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLARI

9.1.Anasözleşme ile atanan ilk Yönetim kurulu üyelerinin Hukuki ve Cezai Sorumlulukları Nelerdir?

Yeni kurulan bir kooperatifte, ana sözleşme ile atanan ilk yönetim kurulu üyeleri Kooperatifin kuruluşunda yolsuzluk olup olmadığını incelemekle yükümlüdürler.İlk yönetim kurulu üyelerinin bu hususta ihmalleri anlaşılır ve bu yüzden meydana gelen zarar karşılığı tazminat kuruculardan alınmamış olursa inceleme işini ihmal eden yöneticiler zarardan sorumlu olacakları gibi, bu üyeler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun Görevi İhmal suçunu düzenleyen 257/2. maddesi hükmü uygulanır(KK Md.98 TTK Md.308).

9.2.Yönetim Kurulu Üyelerinin cezai Sorumlulukları Nelerdir?

Kooperatifler Kanunu’na 3476 sayılı yasanın 26. maddesi ile eklenen Ek 2. maddesinin bir ve ikinci fıkralarıyla Kooperatif yöneticilerinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun muhtelif maddelerine aykırı hareketlerinden dolayı cezalandırılmaları öngörülmüş, bu ek maddeler kitapçığımız içinde maddenin ilgili olduğu bölümde parantez içinde belirtilmiştir.

Bununla birlikte, Kooperatifler Kanunu’nun 62. maddesi 3. fıkrasında; yönetim kurulu üyeleri ile kooperatif memurlarının suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı Devlet Memurları gibi ceza görecekleri hüküm altına alınmış, bu madde hükmü ile kooperatif yöneticilerinin Türk Ceza Kanunu’nda Devlet Memurları için öngörülen zimmet, irtikap, rüşvet, görevi kötüye kullanma gibi suçlardan dolayı cezalandırılmaları sağlanmıştır.

Diğer taraftan, 12/10/2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu’nda İhaleye Fesat Karıştırma(Md.235), Edimin İfasına Fesat Karıştırma(Md.236), Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi(Md.164) gibi eylemlerden dolayı da Kooperatif yönetim kurulu üyelerinin cezai sorumluluklarının doğacağı hüküm altına alınmıştır.

9.3.Yönetim kurulu üyelerinin Hukuki Sorumluluk Halleri Nelerdir?

Yönetim kurulu üyeleri ile kooperatif memurları, kendi kararlarına ilişkin tutanakların, genel kurul toplantı tutanaklarının, gerekli defterlerin, ortak listelerinin düzgün olarak hazırlanıp, tutulup, saklanmasından; işletme hesabıyla yıllık bilançonun kanuni hükümlere uygun olarak hazırlanmasından ve incelenmek üzere denetim kuruluna verilmesinden sorumlu bulunmaktadır(KK Md. 62/2,3).

Bununla birlikte, kooperatifin yönetimi ve temsili genel kurul veya yönetim kurulu kararıyla kısmen veya tamamen bir veya birkaç üyeye bırakılmış ise bu üyenin kendi kusurundan meydana gelen zararlardan o üye sorumlu olacaktır(TTK Md.336/2).

Ayrıca, yeni seçilen yönetim kurulu üyeleri kendilerinden önce görev yapan yönetim kurulu üyelerinin belli olan yolsuz işlemlerini denetçilere bildirmekle mükelleftir(TTK Md.337).

Kooperatifin göreve ilk seçilen yönetim kurulu üyeleri kooperatifin kurulmasında yolsuzluk olup olmadığını incelemekle yükümlüdürler.

Bunun yanında yönetim kurulu üyeleri,

-Ortaklar tarafından yapılan ödemelerin doğru olmaması,

-Dağıtılan ve ödenen gelir gider farklarının doğru olmaması,

-Kanunen tutulması gereken defterlerin mevcut olmaması veya bunların düzensiz olarak tutulması,

-Genel kurul kararlarının sebepsiz olarak yerine getirilmemesi,

-Kanun ve ana sözleşmeyle yönetim kuruluna yüklenilen diğer görevlerin kasten veya ihmal neticesi olarak yapılmaması gibi hallerden gerek ortaklara gerekse kooperatif alacaklılarına karşı sorumludurlar(TTK Md.336).

9.4.Yönetim kurulu üyeleri, müdürlerin verdikleri zararlardan sorumlu tutulur mu?

Esas itibariyle, yönetim kurulu üyeleri müdürlerin verdikleri zararlardan sorumlu olmamakla birlikte, ehil olmayan müdür tayin etmek, müdürlerin kooperatif için zararlı olan iş ve işlemlerine karşı müsamaha göstermek veya yönetim kurulunun yetkili olmadığı hususlarda müdürleri yetkili kılmak sebebiyle doğan zararlardan dolayı sorumlu olurlar(TTK Md.338, 346).     

9.5.Genel kurulda yapılan ibra işlemi ile yönetim kurulu üyelerinin hukuki ve cezai sorumlulukları ortadan kalkar mı?

İbra işlemi ilgililerin hukuki sorumluluklarını bertaraf etmekle birlikte cezai sorumluluğu ortadan kaldırmamaktadır.

Ayrıca, genel kurula sunulan bilançoda bazı hususlar belirtilmemişse veya bilanço kooperatifin gerçek durumunun görülmesine engel bir takım hususlar içeriyorsa yönetim kurulu üyeleri ile müdürler bilançonun tasdikiyle ibra edilmiş olmazlar(TTK Md.380).

9.6.Genel kurulda ibra edilmeyen yönetim kurulu üyeleri görevine devam edebilir mi?

İbra edilmeyen yönetim kurulu üyeleri aynı genel kurulda bu göreve tekrar seçilemezler.Bu husus denetim kurulu üyeleri için de geçerlidir(Anas. Md.36).

İbra edilmeyen yönetim kurulu aleyhine tazminat davası açılabilmesi için bu konuda genel kurulca karar verilmiş olması gereklidir(Anas. Md.36).

10.KOOPERATİFLER İÇİN VERGİ REHBERİ

Yönetim kurulu, kooperatifi temsil ve idare eden organ olması nedeniyle, kooperatifin vergi ve sigorta ile ilgili yükümlülüklerini titizlikle takip ederek usulüne uygun olarak yerine getirmekle mükelleftir.

1.Kooperatif ve üst kuruluşlarının gerek birbirlerinden gerekse kendi ortaklarından aldıkları faiz ve komisyonlar ile ortaklarına kefalet etmeleri dolayısıyla bunlardan aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden muaftır.

2.Kooperatif ve üst kuruluşların, gerek kuruluş sırasında ve gerekse faaliyeti devam ettiği sürece tutulması zorunlu olsun veya olmasın her türlü defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile ara tasdikleri her türlü harç ve damga vergisinden muaftır.

3.Kooperatif ve üst kuruluşlarının, sahip oldukları kendi hizmet binaları bina vergisinden muaftır.

4.Ortakların kooperatiflerine, kooperatiflerin veya birliklerin de üst kuruluşlarına temlik edecekleri taşınmaz mallar veraset ve intikal vergisinden muaftır.

5.Bir ortağın ana sözleşmeye uygun olarak yapacağı isteğe rağmen yönetim kurulunun ortağın istifasını kabulden kaçınması halinde ortağın çıkma isteğini kooperatife bildirmesine ilişkin olarak noter vasıtasıyla yapacağı bildirim(KK Md.13) damga ve harçtan muaftır.

6.Kooperatifler kurumlar vergisi mükellefi olmakla birlikte, bir Kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için;

-Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması,

-Yönetim kurulu üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmemesi,

-Yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması,

-Sadece ortakları ile iş görmesi

Şartlarını taşıması ve fiilen de bu şartlara uyması gerekmektedir.

Yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisinden muaf olmaları için yukarıda belirtilen hususlara ek olarak,

-Kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermemeleri(Kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kooperatif ile ticari ilişki içine girmemeleri),

-Yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olması şartları aranmaktadır.

Kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmeleri için üst kuruluşa girme zorunluluğu bulunmamaktadır.

7.Üretim, Tüketim ve Kredi kooperatifleri Risturn istisnasından yararlanabileceklerdir.Tüketim kooperatiflerinde, ortakların kooperatiften alacakları kişisel ve ailevi ihtiyaçları ile ilgili gıda ve giyecek ürünlerinden sağlanan risturnlar; Üretim kooperatiflerinde ortağın kendisinin üretip kooperatife sattığı ve üretiminde kullanmak üzere kooperatiften satın aldığı malların değerine göre hesaplanan risturnlar, kredi kooperatiflerinde ise ortakların kullandıkları kredilere göre hesaplanan risturnlar kurumlar vergisinden muaftır.  

8.Kooperatif ortaklarından (genel) yönetim gideri olarak tahsil edilen tutarlardan harcanmayarak ortağa iade edilen tutarlar kurumlar vergisinden muaftır.

9.Kooperatiflerin en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmaz mal satışından doğan kazançların % 75’lik kısmı kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

10.Kooperatiflerin ortaklarından toplayarak bankaya yatırdıkları aidat bedellerinden mevduat faiz geliri elde etmeleri durumunda, elde edilen bu faiz vergi tevkifatına tabi tutulacaktır.

11.Kooperatiflerin sahibi oldukları taşınmazı 3. kişilere veya ortaklarına kiraya vermesi ortak dışı işlem niteliğinde olup, kurumlar vergisi muafiyetini ortadan kaldırır.

Kooperatifin taşınmazı, tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilere kiralaması halinde bu kişiler kooperatife ödedikleri kira bedeli üzerinden ödeme sırasında vergi sorumlusu olarak tevkifat yapmak ve ilgili vergi dairesine beyan edip ödemek zorundadır.

Taşınmazın, tevkifat yapmakla sorumlu olmayanlara kiralanması halinde kira geliri tevkifata tabi tutulmadan tahsil edilecektir.Kooperatif bu geliri varsa o yılın diğer gelirleri ile birlikte beyan edip vergilendirecektir.

12.Kooperatifler,

-Çalıştırdıkları personele yaptıkları ücret ve ücret sayılan ödemeler ile yönetim ve denetim kurulu üyelerine yaptıkları ücret/huzur hakkı gibi ödemelerden,

-Kooperatife yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden(Muhasebeci, Avukat gibi),

-Birden fazla takvim yılına yayılı inşaat ve onarım işleri dolayısıyla bu işleri yapan gerçek ve tüzel kişilere nakden ve hesaben ödenen istihkak bedelleri üzerinden (avans olarak ödenenler dahil),

-Yaptıkları kira ödemelerinden,

-Ortak dışı işlemlerden elde edilen olumlu gelir gider farkının sermaye payları oranında ortaklara dağıtılması halinde dağıtılan bu paylardan,

-Yönetim kurulu başkan ve üyelerine olumlu gelir gider farkından ödenen paylardan,

-Çiftçilerden alınan zirai mahsullerden,

-Esnaf muaflığından yararlananlara mal ve hizmet karşılığı yapılan ödemelerden,

Gelir vergisi kesintisi yaparak ilgili vergi dairesine bildirmekle mükelleftir.

13.Kooperatifler ve kooperatiflerin imalat işlerini üstlenen müteahhit veya taşeronlar inşaat malzemesi alımı yaptıkları esnada Katma Değer Vergisi ödemekle mükellef olup, bu suretle ödedikleri KDV’nin iadesini talep edemezler.

14.İnşaat ruhsatını 29/07/1998 tarihinden önce alan konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri KDV’den muaf olmakla birlikte, inşaat ruhsatını anılan tarihten sonra temin eden konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat ve taahhüt işleri % 1 KDV’ne tabi olacaktır.

15.Konut yapı kooperatiflerince yaptırılan konutların ortaklara teslimi Katma Değer Vergisi’nden istisnadır.

 

 

 

 

 

 

 

Kooperatif Tapu Harcı

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, kooperatifinizin kar amacı gütmeden konut yapmakta olduğu ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığından arsa satın aldığınız belirtilerek, söz konusu arsanın kooperatif adına tescilinde tapu harcından muaf olup olmadığınız hususunda görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.

492 Sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olduğu,59 uncu maddesinin (a) bendinde ise, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerin iktisap edecekleri gayrimenkullerin vesair ayni hakların tescili, şerhi gerektiren işlemleri ve bunların terkinlerinin tapu harcından istisna olduğu hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan, 06.06.2008 tarihli ve 26898 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5766 sayılı Kanunla 2985 sayılı Toplu Konut Kanununa eklenen madde ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, 492 sayılı Harçlar Kanunu uygulaması açısından özel bütçeli idareler kapsamına alınmıştır.

Konu hakkındaki açıklamaların yer aldığı 56 Seri No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliğinin “B- 59 uncu maddede yapılan değişiklikler” başlıklı bölümünde; 5766 sayılı Kanunla 2985 sayılı Toplu Konut Kanununa eklenen madde ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının, 492 Sayılı Harçlar Kanunu uygulaması açısından özel bütçeli idarelere tanınan imkanlardan yararlanmasının sağlandığı, bu suretle, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının 492 sayılı Harçlar Kanununun 59 uncu maddesinin (a) ve (j) bentleri kapsamında yapacağı işlemlerde tapu harcından bağışık tutulacağı, gayrimenkul alım-satımlarında olduğu gibi, karşılıklı harç mükellefiyeti doğuran tapu işlemlerinde söz konusu hükmün münhasıran Toplu Konut İdaresi Başkanlığına uygulanacağı, karşı tarafa ait olan harcın tahsil edileceği hususları açıklanmıştır.

Diğer taraftan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 93 üncü maddesinde, kooperatiflere ait muafiyet hükümleri belirtilmiş olup, kooperatiflerin taşınmaz satın almaları durumunda tapuda yapılacak tescil işleminde tapu harcından muaf tutulacağına ait herhangi bir hükme yer verilmemiştir.

Buna göre, gerek 492 sayılı Harçlar Kanununda gerekse 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda, kooperatiflerin taşınmaz iktisaplarında tapu harcından muaf olacağına dair herhangi bir hüküm bulunmadığından, Toplu Konut İdaresi Başkanlığından satın aldığınız taşınmaz için tapuda yapılacak tescil işleminde kooperatifinizden tapu harcı aranılması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

hazır kira sistemi nedir ? EVREN ÖZMEN

25 Şubat 2016 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29635
TEBLİĞ
Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(SIRA NO: 470)

Giriş

MADDE 1 – (1) Gelişen bilgi teknolojilerini kullanarak vergi mükelleflerinin yükümlülük ve ödevlerini vergi dairesine gitmeden, hızlı, kolay ve düşük maliyetlerle yerine getirmelerini sağlamak Gelir İdaresi Başkanlığının temel amaçlarından biridir. Bu amaç doğrultusunda, 18/2/2012 tarihli ve 28208 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 414) ile sadece gayrimenkul sermaye iradı elde eden mükelleflerin bu iratlarına ilişkin olarak önceden hazırlanmış beyannamelerini onaylayıp gönderebilmelerine imkan veren Önceden Hazırlanmış Kira Beyanname Sistemi hayata geçirilmiştir.

(2) 2012 yılından itibaren uygulanmakta olan bu sistemin kapsamının genişletilerek gelirleri sadece ücret, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlardan veya bunların birkaçından veyahut tamamından ibaret olan gelir vergisi mükelleflerinin bu gelirlerine ilişkin beyannamelerinin Gelir İdaresi Başkanlığınca önceden hazırlanarak mükelleflerin onayına sunulması esasına dayanan Hazır Beyan Sistemi bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

 

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=mRkQpvX1-jw&w=560&h=315]Amaç

MADDE 2 – (1) Hazır Beyan Sistemi ile vergi beyannamelerinin hızlı, kolay, ekonomik, güvenilir ve doğru bir şekilde hazırlanarak verilebilmesi ve böylece vergiye uyum maliyetlerinin azaltılması sağlanarak gönüllü uyum seviyesinin artırılması ile vergi dairelerinde yapılan iş ve işlemlerin basitleştirilerek verimliliğin sağlanması amaçlanmaktadır.

Tanım ve kısaltmalar

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) Başkanlık: Gelir İdaresi Başkanlığını,

b) Diğer Kazanç ve İratlar (DKİ): 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinde sayılan “Değer Artışı Kazançları” ile 82 nci maddesinde sayılan “Arızi Kazançları”,

c) Gayrimenkul Sermaye İradı (Kira Geliri): Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde sayılan mal ve hakların kiraya verilmesinden elde edilen gelirleri,

ç) Hazır Beyan Sistemi: Gelirleri sadece ücret, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlardan veya bunların birkaçından veyahut tamamından oluşan gelir vergisi mükelleflerinin gelir vergisi beyannamelerinin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kısmen veya tamamen önceden hazırlanarak mükelleflerin onayına sunulduğu sistemi,

d) Menkul Sermaye İradı (MSİ): Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinde sayılan gelirleri,

e) Ücret: Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde sayılan gelirleri,

ifade eder.

Yetki

MADDE 4 – (1) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi ile Maliye Bakanlığı; vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameleri mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye ve buna ilişkin usûl ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır.

(2) Diğer taraftan, aynı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında, beyannamenin elektronik ortamda gönderilmesi halinde, tahakkuk fişinin elektronik ortamda düzenleneceği ve mükellef veya elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda iletileceği; bu iletinin, tahakkuk fişinin mükellefe tebliği yerine geçeceği hükme bağlanmıştır.

Kapsam ve uygulama

MADDE 5 – (1) Hazır Beyan Sisteminin uygulanmasına 2015 takvim yılı gelirlerinin beyan dönemi itibarıyla başlanacaktır. Bu Sistem’den sadece ücret, kira, MSİ veya DKİ gelirlerini ayrı ayrı veya birlikte elde eden mükellefler yararlanabilecektir. Ücret, kira, MSİ veya DKİ’nin yanı sıra ticari, zirai veya serbest meslek kazancı elde edenler Hazır Beyan Sistemi üzerinden beyanname veremeyeceklerdir.

(2) Hazır Beyan Sistemi, beyanname vermek zorunda olan mükelleflerin elde ettikleri gelirlerin türüne göre Başkanlık tarafından, veri ambarında bulunan bilgiler ile diğer kurum ve kuruluşlardan temin edilen bilgiler kullanılmak suretiyle, beyannamenin kısmen veya tamamen önceden hazırlanarak mükelleflerin onayına sunulması esasına dayanmaktadır.  Sistem, beyan edilmesi gereken bilgilerin hızlı, kolay ve uzman yardımına ihtiyaç duyulmaksızın görüntülenebilmesine, doldurulabilmesine ve değiştirilebilmesine imkan vererek mükelleflerin vergisel yükümlülüklerini düşük maliyetlerle zaman ve emek tasarrufu sağlayarak yerine getirmelerini mümkün kılmaktadır. Beyannamenin verilmesi sırasında, vergi hesaplaması Sistem tarafından otomatik olarak yapılacak ve tahakkuk bilgileri mükellefin onayına sunulacaktır.

ÖRNEK 1: 2015 yılı içerisinde mesken olarak kullanılmak üzere kiraya verdiği gayrimenkulünden 10.000 TL kira geliri elde eden ve aynı zamanda 2013 yılında 80.000 TL’ye aldığı diğer bir gayrimenkulünü  2015 yılı içerisinde 150.000 TL’ye satan, beyana tabi başkaca bir geliri de olmayan Bay (A), 2015 yılında elde ettiği kira geliri ve değer artışı kazançlarına yönelik gelir vergisi beyannamesini Hazır Beyan Sistemi üzerinden verebilecektir.

ÖRNEK 2: 2015 yılı içerisinde birinci işverenden yıllık 51.000 TL, ikinci işverenden ise 42.000 TL ücret geliri elde eden ve ücretlerinin tamamından vergi kesintisi yapılan Bayan (B), elde ettiği bu ücret gelirlerine ilişkin gelir vergisi beyannamesini Hazır Beyan Sistemi üzerinden verebilecektir.

ÖRNEK 3: Avukatlık mesleği ile iştigal etmekte olan Bay (C), kiraya verdiği ve iş yeri olarak kullanılan gayrimenkulünden 2015 yılı içerisinde brüt 45.000 TL kira geliri elde etmiştir. İşyeri için tahsil ettiği kira bedeli üzerinden 9.000 TL tevkifat yapılmıştır. Avukatlık mesleği dolayısıyla serbest meslek kazancı yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan Bay (C), Hazır Beyan Sistemi üzerinden beyanname veremeyecek, serbest meslek kazancı ile kira gelirinden oluşacak olan gelir vergisi beyannamesini İnternet Vergi Dairesi aracılığıyla e-Beyanname menüsü üzerinden verebilecektir.

ÖRNEK 4: Mesken olarak kullanılmakta olan gayrimenkulünden 2012 yılında 6.000 TL, 2014 yılında ise 7.500 TL kira geliri elde etmesine rağmen bu gelirlerine ilişkin olarak beyanname vermeyen ve söz konusu yıllarda beyana tabi başkaca bir geliri de olmayan Bayan (D), Hazır Beyan Sistemini kullanarak 2012 ve 2014 yıllarında elde ettiği bu gelirleri için ayrı ayrı beyanname verebilecektir.

(3) Geçmiş yıllar için düzeltme beyannamesi verilmek istenmesi durumunda, içerisinde sadece kira gelirine yönelik gelir beyanı bulunan düzeltme beyannameleri için Hazır Beyan Sistemi kullanılabilecek; ancak önceki yıllarda beyan edilen kira gelirlerine ücret, MSİ ya da DKİ eklenmek suretiyle düzeltme beyannamesi verilmek istenmesi halinde bu beyannameler, vergi dairelerine başvurularak verilebilecektir.

ÖRNEK 5: 2013 yılında, basit usulde vergilendirilen bir mükellefe işyeri olarak kiraya verdiği gayrimenkulünden 5.000 TL işyeri kira geliri elde eden ve bu geliri için 2014 yılının beyan döneminde beyanname veren Bay (E), 2011 yılında 40.000 TL’ye satın alıp 2013 yılında 100.000 TL’ye sattığı konutundan elde ettiği değer artışı kazancını 2014 yılında verdiği beyannameye dahil etmemiştir. 2016 yılında söz konusu değer artışı kazancını da beyan etmek isteyen Bay (E), 2013 yılına ilişkin olarak vereceği düzeltme beyannamesini vergi dairesi aracılığıyla verebilecektir.

ÖRNEK 6: Beyana tabi başka bir geliri olmayan, 2012 yılında dört adet dairesini mesken olarak kiraya vermesi sonucu, sırasıyla yıllık 25.000 TL, 15.000 TL, 10.000 TL ve 5.000 TL kira geliri elde etmesine rağmen sadece iki daire için toplam 40.000 TL kira geliri üzerinden beyanname veren Bay (F), 2016 yılı içerisinde diğer 2 meskeninden elde ettiği toplam 15.000 TL’yi de kapsayacak şekilde düzeltme beyannamesi vermek istemesi durumunda, Hazır Beyan Sistemini kullanarak 2012 yılına ilişkin olarak düzeltme beyannamesi verebilecektir.

(4) Hâlihazırda ücret, kira, MSİ ve DKİ gelirlerinden dolayı gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar Hazır Beyan Sistemi aracılığıyla beyanname verebileceği gibi, bu gelirlerine ilişkin olarak ilk defa mükellefiyet tesis ettirerek beyanname verecek olanlar da bu Sistem üzerinden beyannamelerini gönderebileceklerdir. Bu kapsamda, daha önce ücret, kira, MSİ ve DKİ gelirlerinden dolayı gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayanların Hazır Beyan Sistemi’nden beyannamelerini elektronik ortamda onayladıkları anda adlarına gelir vergisi mükellefiyeti tesisi ve vergi tahakkuku işlemleri Sistem tarafından otomatik olarak gerçekleştirilecektir.

ÖRNEK 7: (Y) Limited Şirketinin %40 ortaklık payına ilişkin hissesini 3/3/2014 tarihinde 50.000 TL bedel ile iktisap eden Bay (G), bu hisselerin tamamını 16/11/2015 tarihinde 120.000 TL bedel ile satmıştır. Beyana tabi başka bir geliri ve gelir vergisi mükellefiyeti olmayan Bay (G), bu satıştan elde ettiği değer artışı kazancına yönelik beyannamesini Hazır Beyan Sistemi üzerinden verebilecek ve beyannamesini onaylamasının ardından kendisine Sistem tarafından otomatik olarak gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.

(5) Hazır Beyan Sistemi hakkındaki detaylı bilgiler ile her türlü duyuruya Başkanlık internet adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden ulaşılabilecektir.

Sisteme giriş

MADDE 6 – (1) Hazır Beyan Sistemine Başkanlığın internet adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden giriş yapılacaktır.

(2) Mükellefler güvenlik sorularını cevaplayarak veya İnternet Vergi Dairesi şifrelerini kullanarak Sisteme giriş yapabilecek ve buradan Başkanlıkça kısmen veya tamamen önceden hazırlanmış beyannamelerini görüntüleyebilecek, doldurabilecek, değiştirebilecek ve onaylayabileceklerdir. İnternet Vergi Dairesi şifresi bulunmayan mükellefler, ekte yer alan İnternet Hizmetleri Kullanım Başvuru Formu (Gerçek Kişiler) ile herhangi bir vergi dairesine başvurarak kullanıcı kodu, parola ve şifre alabileceklerdir.

(3) Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 414)’nin ekinde yer alan Elektonik Beyanname Gönderme Talep Formu (Sadece Gayrimenkul Sermaye İradı Elde Eden Gerçek Kişiler İçin) kullanılmak suretiyle daha önce temin edilen kullanıcı kodu, parola ve şifre ile Hazır Beyan Sistemine giriş yapılabilecektir.

(4) Başkanlık, gelişen bilgi teknolojilerini dikkate alarak Sisteme giriş yöntemlerinde değişiklik veya ilave yapmaya ve bunları Sistem üzerinde kullandırmaya yetkilidir.

Sorumluluk

MADDE 7 – (1) Başkanlıkça veri ambarında yer alan bilgiler, diğer kurum ve kuruluşlardan elde edilen bilgiler ile diğer bilgiler kullanılarak hazırlanan ve İnternet Vergi Dairesi aracılığıyla elektronik ortamda mükelleflerin onayına sunulan beyannameler, mükellefler tarafından kontrol edilecek; eksiklik, hata veya yanlışlıkların bulunması halinde bu bilgiler mükelleflerce düzeltilerek onaylanacaktır. Bu kapsamda Başkanlık tarafından hazırlanan ve mükelleflerce elektronik ortamda onaylanan beyannamelerin içeriğinin doğruluğundan mükellefler sorumlu olacaktır.

(2) Onaylama işlemi sonucu otomatik olarak hazırlanan tahakkuk fişleri ve/veya ihbarnamelerin yine Sistem üzerinden mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda iletilmesi işlemi ile söz konusu tahakkuk fişleri ve/veya ihbarnameler mükellefe tebliğ edilmiş sayılacaktır.

(3) Ücret, kira, MSİ ve DKİ beyannamelerinin Hazır Beyan Sisteminden verilmiş sayılabilmesi için Sistem üzerinde onaylama işleminin yapılması gerekmektedir. Onaylama işlemi beyannamenin verilmesi gereken kanuni sürenin son günü saat 24:00’ten önce tamamlanmalıdır. Kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilecek beyannamelerde de, beyannamenin verilmiş sayılabilmesi için onaylama işleminin yapılması gerekmektedir.

(4) Ayrıca bu Tebliğ kapsamında internet hizmetleri kullanım şifresi alan mükellefler kendilerine verilen kullanıcı kodu, parola ve şifrenin güvenliğinden sorumludurlar. Bu nedenle mükellefler kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini başka amaçlarla kullanamazlar, herhangi bir üçüncü kişiye açıklayamazlar ve kullanımına izin veremezler, üçüncü kişilere devredemezler, kiralayamazlar ve satamazlar. Mükellefler kullanıcı kodu, parola ve şifrenin yetkisiz kişilerce kullanıldığını öğrendikleri anda (kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kaybedilmesi, çalınması vb. durumlar dâhil) Vergi İletişim Merkezine (444 0 189) veya vergi dairelerine derhal bilgi vermekle yükümlüdür.

(5) Elektronik ortamda yapılan işlemlerin tespit ve tevsikinde, Başkanlık/vergi dairesi kayıtları esas alınacaktır.

Yürürlükten kaldırılan tebliğ

MADDE 8 – (1) 18/2/2012 tarihli ve 28208 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 414) bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır.

2015 takvim yılı öncesi elde edilen gelirlere ilişkin beyannameler

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) 2015 takvim yılından önce elde edilen kira gelirlerine ilişkin beyannameler Hazır Beyan Sistemi üzerinden verilebilecek olup, 2015 takvim yılından önce elde edilen ücret, MSİ ve DKİ’ye ilişkin beyannameler ise Başkanlığın internet adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden yapılacak duyuruya kadar vergi daireleri aracılığıyla, duyuru tarihinden itibaren ise Hazır Beyan Sistemi üzerinden de verilebilecektir.

Yürürlük

MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ 1/3/2016 tarihinde yürürlüğe girer.

 

Eki için tıklayınız

 

 

Yurt dışı uçak bedellerine ait komisyonların KDV si olacak mıdır?

Soru: Yurt dışı uçak bedellerine ait komisyonların KDV si olacak mıdır?

Cevap:Katma Değer Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinin Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye istinaden yayımlanan 84/8889 sayılı Kararname ile transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında deniz, hava ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu taşıma işleri katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

Konuya ilişkin olarak yayımlanan 33 Seri No. lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (A) bölümünde ise, vergiden istisna edilen söz konusu taşıma işlerine ait bilet satışı yapan mükelleflerin, bu işlemlere ilişkin olarak hesapladıkları komisyonların da taşımacılık işi içinde mütalaa edilmesi gerektiği ve uluslararası taşımacılığa ait bilet satışı komisyonlarının katma değer vergisine tabi tutulmayacağı açıklanmıştır.

Buna göre, yurtdışı uçak bileti satışlarına ilişkin olarak elde edilen komisyon gelirleri katma değer vergisine tabi olmayacaktır

Havayolu taşımacılığında, servis ücretleri için KDV uygulaması ve bu bedellerin Ba Bs Formlarında bildirilmesi hk.

 

TARİH : 10.10.2011
SAYI : B.07.1.GİB.4.06.18.02-32Mük.257-7842-862
KONU : Havayolu taşımacılığında, servis ücretleri için KDV uygulaması ve bu bedellerin Ba Bs Formlarında bildirilmesi hk.

İLGİ: …

İlgi dilekçenizde;

Uluslararası havayolları ile yurtiçindeki havayolu şirketlerine ait biletlerin satışını yapan, TURSAB’a kayıtlı seyahat acentesi olarak faaliyette bulunan IATA üyesi şirketinizin uçak biletlerini servis ücreti ekleyerek müşterilerine faturalandırdığı,

Şirketinizin bu satışlardan elde ettiği gelirin sadece servis ücreti olduğu, düzenlediği faturalardaki bilet bedelini aynen havayolu şirketine ödediği, aktarılan tutarın havayolu şirketleri tarafından beyan edildiği, bu bilet satışından dolayı her yurtiçi bilet için müşteriden tahsil ettiğiniz katma değer vergisi (KDV) dahil 15 TL servis ücretinin ise şirketiniz tarafından gelir ve tahsil edilen KDV olarak beyan edildiği,

Ba ve Bs bildirim formlarının düzenlenmesinde KDV hariç (bilet ve servis ücretinin toplamı) tutarın mı, yoksa KDV hariç servis ücreti toplamının mı esas alınacağı hususunda tereddüde düşüldüğü,

Zira bilet ve servis ücreti toplamının Bs formunda bildirilmesi durumunda, Bs formu ile gelir tablosundaki satışlar arasında uyumsuzluk olduğu, KDV hariç servis ücreti toplamının esas alınması durumunda da şirketiniz ile havayolu şirketinin Bs ve Ba formları arasında uyumsuzluk olduğu,

belirtilerek, konu hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

KDV Kanununun 13/b maddesinde, deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetler KDV den istisna edilmiştir.

Yolcu servis ücretlerinin KDV uygulamaları karşısındaki durumu ile ilgili olarak 113 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin “C” bölümünde ayrıntılı açıklamalar yer almaktadır.

Diğer taraftan, 362 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını “Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)” ile; mal ve hizmet satışlarını ise “Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)” ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirilerek bildirimde uygulanacak usul ve esaslara ilişkin açıklamalar yapılmış, 381 ve 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde de, bildirim hadleri yeniden belirlenmiştir.

396 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğine göre; bir kişi veya kuruma KDV hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları, “Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)”nun Tablo II alanında bildirilecektir.

Öte yandan, 334 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin “I.3.Düzenlenecek Yolcu Biletlerinde KDV Uygulaması” başlıklı bölümde; “Hava yolu taşımacılığı yapan IATA üyesi şirketler ile ilgili katma değer vergisi, bu faaliyetleri yürütenler tarafından bilette gösterilen vergi dahil tutar üzerinden iç yüzde yoluyla hesaplanıp beyan edilecektir. Yurt dışı taşımalarda katma değer vergisi hesaplanıp beyan edilmeyeceği tabiidir.

Hava yolu taşımacılığı hizmetinden yararlanan katma değer vergisi mükellefleri, 3065 sayılı KDV Kanununun 29 ve müteakip maddelerinde düzenlenen vergi indirimine ilişkin hükümlere bağlı kalmak şartıyla, bilette gösterilen vergi dahil tutar üzerinden iç yüzde yoluyla hesapladıkları vergiyi indirim konusu yapabileceklerdir.” açıklaması yer almaktadır.

Buna göre; firmanızın hava yolu şirketlerine ait uçak biletleri satışı karşılığında alınan komisyon bedelleri için bir ay içerisinde düzenlenen faturaların katma değer vergisi hariç toplam tutarının 5.000 TL ve üzerinde olması halinde Bs bildirim formuna dahil edilerek bildirilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim

kat malikleri kurulunca belirlenmesi halinde kurulun bu kararına karşı bir üst itiraz mercii bulunmadığından işletme projesindeki unsurları taşıyan bu nitelikteki karaların da diğer kararlarda olduğu gibi kat maliklerine ve yararlananlara tebliği gerekmez.

YARGITAY 18. HUKUK DAİRESİ KARARI:Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; Kat Mülkiyeti Yasası`nın 37. maddesi hükmü uyarınca yönetici tarafından hazırlanan işletme projesinin kat malikleri kurulu nezdinde itiraz haklarını kullanabilmeleri bakımından kat malikleri veya bağımsız bölümden fiilen yararlananlara imzaları karşısında veya taahhütlü mektupla bildirilmesi gerekir ise de, anılan Yasa`da kat malikleri kurulu kararlarının tebliğini zorunlu kılan bir hüküm bulunmamaktadır. Öte yandan anagayrimenkulün yıllık tahmini gelir ve gider tutarları ile tüm giderlerden her kat malikine düşecek tahmini aidat miktarının ve buna göre yönetime ödeyecekleri avans miktarının kat malikleri kurulunca belirlenmesi halinde kurulun bu kararına karşı bir üst itiraz mercii bulunmadığından işletme projesindeki unsurları taşıyan bu nitelikteki karaların da diğer kararlarda olduğu gibi kat maliklerine ve yararlananlara tebliği gerekmez.
Somut olayda tebliği gereken yönetimce hazırlanmış bir işletme projesi dosyada bulunmamaktadır. Dava konusu edilip aidatları belirleyen 3.11.2002 tarihli kat malikleri kurulu kararı da kendisinin de kabul ettiği üzere davacıya tebliğ edilmiştir.
Hal böyle iken mahkemece varlığı söz konusu olmayan işletme projesinin 30 gün içinde davacıya tebliği şeklinde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Kat Malikleri Kurulu Kararı alındığından itibaren hüküm ifade eder. Bunun tebliğine gerek yoktur. Yetkili mahkemece iptal edilmedikçe hükmünü icra eden 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu`nun 37. maddesine göre Kat Malikler Kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları, İİK.nun 68. maddesinin 1. fıkrasında yazılı belirtilen belgelerden sayılır.

Kat Malikleri Kurulu Kararı alındığından itibaren hüküm ifade eder. Bunun tebliğine gerek yoktur. Yetkili mahkemece iptal edilmedikçe hükmünü icra eden 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu`nun 37. maddesine göre Kat Malikler Kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları, İİK.nun 68. maddesinin 1. fıkrasında yazılı belirtilen belgelerden sayılır.

Kat Mülkiyeti Yasasının 37. maddesine göre işletme projesinin kat malikleri kurulu kararıyla belirlenmiş olması halinde yöneticinin ayrıca bir işletme projesi hazırlamasına gerek olmayıp bu husustaki kat malikleri kurulu kararının doğrudan uygulanmaya konulması yeterlidir.

Kat Mülkiyeti Yasasının 37. maddesine göre işletme projesinin kat malikleri kurulu kararıyla belirlenmiş olması halinde yöneticinin ayrıca bir işletme projesi hazırlamasına gerek olmayıp bu husustaki kat malikleri kurulu kararının doğrudan uygulanmaya konulması yeterlidir.

Kat Malikleri Kurulu Kararı alındığından itibaren hüküm ifade eder. Bunun tebliğine gerek yoktur. Yetkili mahkemece iptal edilmedikçe hükmünü icra eden 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu`nun 37. maddesine göre Kat Malikler Kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları, İİK.nun 68. maddesinin 1. fıkrasında yazılı belirtilen belgelerden sayılır.

işletme giderleriyle ilgili kat malikleri kurulu kararının takip konusu yapılabilmesi için ilgilisine tebliğine de gerek bulunmamaktadır.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu`nun 37/son maddesi gereğince, kesinleşen işletme projeleri ile kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları, İİK`nun 68/1.maddesinde yazılı belgelerden sayılır. Anılan madde hükmüne göre işletme giderleriyle ilgili kat malikleri kurulu kararının takip konusu yapılabilmesi için ilgilisine tebliğine de gerek bulunmamaktadır. Kat malikleri kurulu kararları, sulh hukuk mahkemesince iptal edilmediği sürece yukarıda açıklanan geçerliliğini ve etkinliğini korur. Anılan kararların geçerli olup olmadığı ise, yine genel mahkemece yapılacak yargılamada tartışılması gereken hususlar olup; dar yetkili icra mahkemesinde bu konuda inceleme yapılamaz.

Site işletme kooperatifinin ortakları ile ortakların eş ve çocuklarının ulaşımlarının kooperatif adına kayıtlı minibüs ile sağlanması durumunda ve üyelerin eş, ve çocukları ile misafirleri için kooperatif adına kayıtlı sosyal tesisin kullanıma açılması durumunda söz konusu faaliyetlerden elde edilen gelirlerin kurumlar vergisi ve katmadeğer vergisine tabi olup olmayacağı

 

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

BALIKESİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

 

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.10.15.01-2011/KVK-582-43

30/04/2012

Konu

:

Site işletme kooperatifinin ortakları ile ortakların eş ve çocuklarının ulaşımlarının kooperatif adına kayıtlı minibüs ile sağlanması durumunda ve  üyelerin eş, ve çocukları ile misafirleri için kooperatif adına kayıtlı sosyal tesisin kullanıma açılması durumunda söz konusu faaliyetlerden elde edilen gelirlerin kurumlar vergisi ve katmadeğer vergisine tabi olup olmayacağı  

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda site işletme kooperatifinizin ortakları ile ortakların eş ve çocuklarının ulaşımlarının kooperatifinizin adına kayıtlı minibüs ile kâr amacı gütmeden belirli bir katkı payı karşılığında sağlandığı, yine kooperatifiniz adına kayıtlı sosyal tesisin üyeleriniz, eş ve çocukları ile misafirleri için restoran olarak kullanıma açılmasının düşünüldüğü, ayrıca site ortak alanlarının tamirat, tadilat, bakım, güvenlik vb. giderlerin üyelerden toplanan aidatlarla karşılandığı belirtilerek, söz konusu faaliyetlerinizden elde edilen gelirler ile ortaklardan toplanan aidatların kurumlar vergisi ve katma değer vergisine tabi olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

             KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN:

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 inci maddesinin ikinci fıkrasında kooperatifler  kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış, aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde ise tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olduğu hüküm altına alınmıştır.

            Kooperatiflerin muafiyet şartlarına ilişkin açıklamaların yer aldığı 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin; “4.13.1.4 Sadece ortaklarla iş görülmesi” başlıklı bölümünde;

         “Kooperatifler ortaklarının belirli ekonomik çıkarlarının ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının sağlanıp korunmasını amaçladıkları için faaliyetin normal olarak sadece ortaklarla sınırlı olması gerekmektedir. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir.

      Ortak dışı işlemler, sadece ortak olmayanlarla yapılan işlemleri değil, ortaklarla kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda yapılan işlemleri de kapsamaktadır.”

            açıklamalarına yer verilmiştir.

            Buna göre, kooperatifiniz adına kayıtlı bulunan minibüs vasıtasıyla kooperatif ortakları, eş ve çocuklarının ulaşım hizmetlerinin sağlanması ile kooperatifiniz adına kayıtlı sosyal tesisin üyeleriniz, üyelerinizin eş ve çocukları ile misafirleri için restoran olarak işletilmesi ortak dışı işlem olarak değerlendirileceğinden bu faaliyetlerin yapılmaya başlandığı tarih itibariyla kurumlar vergisi mükellefiyetinizin tesis ettirilmesi gerekmektedir.

            Öte yandan, site ortak alanlarının tamirat, tadilat, bakım, güvenlik gibi giderleri karşılamak üzere üyelerden toplanan aidatların da kurum kazancına dahil edilerek diğer gelirleriniz ile birlikte beyan edileceği tabiidir.

            KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN:

            Katma Değer Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu; ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı, niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği hüküm altına alınmıştır.

            Buna göre, kooperatifinizin üyelerine belli bir katkı payı karşılığında sağlayacağı ulaşım hizmeti ile sosyal tesislerde sunacağı yeme- içme hizmeti, ayrıca cari giderleri karşılamak üzere kooperatif üyelerinden alacağı aidatlar katma değer vergisine tabi olacaktır.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

Davacı, kat malikleri kurulu olağanüstü toplantısının Yasanın 29/2. maddesinde öngörülen koşullara uyulmadan yapıldığını belirterek bu toplantıda alınan kararların iptalini istemiştir.

Davacı, kat malikleri kurulu olağanüstü toplantısının Yasanın 29/2. maddesinde öngörülen koşullara uyulmadan yapıldığını belirterek bu toplantıda alınan kararların iptalini istemiştir.

DAVA VE KARAR:

Dava dilekçesinde, 10.06.2011 tarihli kat malikleri kurulu kararlarının iptali istenilmiştir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY 18. HUKUK DAİRESİ KARARI:Davacı, 10.06.2011 tarihli kat malikleri kurulu olağanüstü toplantısının Yasanın 29/2. maddesinde öngörülen koşullara uyulmadan yapıldığını belirterek bu toplantıda alınan kararların iptalini istemiş, mahkemece istek kabul edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak;
Mahkemenin ilk kararı, Dairemizin 06.06.2013 gün ve 2013-7408-9801 sayılı kararı ile “Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Kat Mülkiyeti Yasasının 34. ve 41. maddelerinde yönetici ve denetçi atanmasının kat maliklerinin sayı ve arsa payı bakımından çoğunluğu ile yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır. Anılan düzenlemenin ikinci toplantıda da göz önüne alınması gereklidir. Buna göre, dava konusu sitenin dosyadaki tapu kaydına göre 72bağımsız bölümden oluştuğu, iptali istenilen kat malikleri kurulu ikinci toplantısına asalaten ve vekaleten 34 kişinin katıldığı, katılanların bir kısmı malik olmadığı gibi vekaletlerinin de bulunmadığı, buna göre yönetici ve denetçi seçimine ilişkin kararlarının iptali gerekirken gerekçe gösterilmeden davanın reddi doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma kararı gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğar. Mahkeme yönünden ise uyulan bozma kararında gösterilen şekilde karar vermek mükellefiyeti meydana gelir. Mahkemenin ilk kararının; yönetici ve denetçi seçimi hakkındaki kat malikleri kurulu kararının iptali gerektiği ve bu yönden bozulduğu, diğer yönlerden ise onandığı açıktır. Mahkemece bozma çerçevesinde yönetici ve denetçi seçimine ilişkin kararların iptali gerekirken 10.06.2011 tarihli kat malikleri toplantısının iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ:

 Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün ( BOZULMASINA ), temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, oybirliği ile, karar verildi.

Kooperatif genel kurulunda alınan kararların iptalinin istenebilmesi için, bu kararlara karşı red oyu kullanmak ve ayrıca tutanağa muhalefet şerhini yazdırmak gerekir.

Esas : 1992/6523Karar : 1993/5907Tarih : 27.09.1993 GENEL KURUL
MUHALEFET ŞERHİ

Kooperatif genel kurulunda alınan kararların iptalinin istenebilmesi için, bu kararlara karşı red oyu kullanmak ve ayrıca tutanağa muhalefet şerhini yazdırmak gerekir.

DAVA VE KARAR:

Taraflar arasındaki davadan dolayı, (Ankara Asliye Birinci Ticaret Mahkemesi)nce verilen 26.5.1992 tarih ve 67-341 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ KARARI:Davacılar vekili, davalı kooperatifin 22.12.1992 tarihli genel kurul toplantısında oy toplama memurluğuna Orhan adlı üye seçildiği halde yerine Yaşar adlı üyenin yasaya aykırı görev yaptığını, gündemin 5. maddesi ile yönetim kuruluna verilen yetkinin kanuna aykırı olduğunu, müvekkil Erdal`a söz hakkı verilmediğinin ve kur`a çekiminin ana sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevabında; davacıların istemlerinin açık olmadığını, davacıların genel kurul kararlarına şerhlerinin bulunmadığını, oy toplama memurluğu için seçim yapma zorunluluğu olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; iddiaya, savunmaya, toplanan delillere göre, davacıların alınan kararlarda muhalefet şerhleri olmadığından davacıların dava açma hakları bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve genel kurul tutanağının içeriğine göre davacıların alınan kararlara muhalefet şerhi yazdırmadığı ve divan başkanlığına başvuru yapıldığı ve divan başkanlığınca kabul edilmediği hususunun isbat edilemediği, dava dosyasına ibraz edilenmuhalefet şerhinin daha önce genel kurulda işleme konduğu hususunun isbat edilemediği anlaşılmasına göre, davacıların bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.

SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün (ONANMASINA), oybirliğiyle karar verildi.