2012 Kooperatif İşlemlerine İlişkin Özel Durumlar:-Kooperatif Danışmanı Mali Müşavir Kemal Özmen

3 Kooperatif İşlemlerine İlişkin Özel Durumlar:

 

a) Konut ve işyeri yapı kooperatiflerinin kat irtifaklı taşınmazlarını da ferdileştirmeye konu edilebilir,

 

b) Anasözleşmelerinde hüküm bulunması veya konut yapımımın imkansız olması halinde genel kurulca karar alınarak söz konusu taşınmazların üyelere arsa olarak tahsis edilmesi mümkündür,

 

c) Konut yapı kooperatiflerinin Anasözleşmesinde üyelerine işyeri olarak taşınmaz mal dağıtabileceği konusunda hüküm bulunması (veya bu konuda Anasözleşme değişikliği yapılması durumunda) ve sunulan yetki belgesinde bu hususun belirtilmesi halinde konut yapı kooperatifleri ferdileşme suretiyle işyeri nitelikli bağımsız bölümleri üyelerine tahsis edebilirler,

 

d) Ferdileşme işleminde noterden alınacak kura zabtının müdürlüğe sunulması zorunlu değildir, ancak sunulması halinde parsel dosyasında saklanmalıdır,

 

e) Üzerinde haciz, ipotek gibi kısıtlamaların bulunduğu bir taşınmazın kooperatif adına edinimi için genel kurulun bu konuda yönetim kuruluna yetki vermiş olması gerekir,

 

f) Kamu hukukundan doğan; yola veya yeşil alana terk gibi işlemler için genel kurul kararı aranmasına gerek yoktur.

 

Kooperatif Tüzel Kişiliği Devam Ederken Maliklerce Seçilen Site Yönetiminin Giderler İçin Takip Hakkı 2012-Kooperatif Danışmanı Mali Müşavir KEMAL ÖZMEN

T.C.

YARGITAY

3. HUKUK DAİRESİ

E. 2001/48

K. 2001/631

T. 25.1.2001

* MÜŞTEREK MÜLKİYETE TABİ TAŞINMAZ ( Kooperatif Tüzel Kişiliği Devam Ederken Maliklerce Seçilen Site Yönetiminin Giderler İçin Takip Hakkı)

* KOOPERATİF TÜZEL KİŞİLİĞİ DEVAM EDERKEN MÜŞTEREK MALİKLERCE SEÇİLEN YÖNETİMİN TAKİP HAKKI ( Sitenin Ortak Giderleri İçin)

* ORTAK GİDERLER İÇİN TAKİP YAPMA YETKİSİ ( Müşterek Mülkiyete Tabi Taşınmazda Maliklerce Seçilen Site Yönetiminin)

* KAT MÜLKİYETİ KURULMAYAN MÜŞTEREK MÜLKİYETE TABİ TAŞINMAZ ( Müşterek Maliklerce Seçilen Yönetimin Sitenin Ortak Giderlerini Takip Yetkisi)

743/m.624,626/1

ÖZET : Henüz kat mülkiyeti kurulmadığından müşterek mülkiyete tabi sitenin yakıt giderlerini toplamak üzere müşterek maliklerce davacıların yönetici olarak atanması ve yakıt gideri miktarının belirlenmesi ile tahsili hususunda yönetim kuruluna icra takibi yetkisi verilmesine dair alınan karar özel sözleşme niteliğinde olup tüm malikleri bağlar. Zira malikler sözleşme yaparak, idare konusunda diledikleri şekli seçebilirler. Bu konuda aksine yasada amir bir hüküm bulunmamaktadır. Kaldı ki malikler tarafından oluşturulan yönetimin kendisine verilen yetkileri kullanabilmesi için tüzel kişiliği haiz olmasına da gerek bulunmamaktadır.

 

DAVA : Dava dilekçesinde 90.000.000 lira alacak için takibe vaki itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davacı yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

 

KARAR : Davacı vekili, davalının ikamet etmekte olduğu sitenin yönetim giderlerini ödemediği, bu nedenle 90.000.000 lira yakıt parası ve elektrik giderinin tahsili amacıyla yapılan takibe borçlunun haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle, itirazın iptali, takibin devamı ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

 

Davalı, gerekli ısınmayı sağlayamadığı için ödeme yapmadığını savunmuş, mahkemece kooperatif tüzel kişiliği devam ettiği sırada oluşturulan yönetimin tüzel kişiliği olmadığından ve yakıt giderini istemekte yetkili olmadığından ve böylece davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

Uyuşmazlık, kooperatif tüzel kişiliği devam ederken taşınmazın yönetimi ile ilgili olarak oluşturulan tüzel kişiliği bulunmayan heyetin husumet ehliyeti noktasında toplanmaktadır.

 

Dava konusu sitede henüz kat mülkiyeti ve kat irtifakı kurulmadığı hususu tapu kaydı ile sabit olup, taşınmaz müşterek mülkiyet hükümlerine tabi bulunmaktadır.

 

MK. madde 626/1, “Müşterek mülkiyete terettüp eden veya müşterek mülkiyeti takyid eyleyen idari masraflar, vergiler vesair mükellefiyetler; hilafına hüküm yoksa hisseleri nispetinde bütün hissedarlara ait olur.” Bu hüküm paydaşların dışa karşı borç durumunu, yani üçüncü kişiye karşı kimin borçlu olduğunu değil, paydaşlar arasındaki iç ilişkiyi ( örneğin müşterek mülkün aydınlatılması ve ısınması için sarf edilen elektrik ve yakıt ücreti gibi) düzenlemektedir. Maddede yeralan “hüküm” sözü bir kanun veya mahkeme hükmü anlamına kullanılmış değildir. Kastedilen, paydaşlarca aksinin kararlaştırılmamış olmasıdır.

 

MK. madde 624’e göre: “Hilafına mukavele olmadıkça hissedarlar müşterek mülklerini biliştirak idare ederler.” Öyle ise, paydaşlar, müşterek mülkün ne tarzda idare edileceğini bir sözleşme ile belirleyebilirler. Fakat bu sözleşme ancak tarafları ve külli haleflerini bağlar, cüz’i halefleri bağlamaz.

 

İdare hususunda aksine sözleşme yoksa paydaşlar müşterek mülkü, “biliştirak” idare edeceklerdir. Bu, her paydaşın idarede söz hakkı sahibi olduğunu, idareye ilişkin kararları paydaşların toplanarak alacaklarını ifade eder.

 

Öte yandan paydaşlar, paydaş sayısının çoğunluğu ile alacakları bir kararla, alelade işlerin görülmesi hususunda başka hal tarzı tayin edebilirler. İdari işleri görmek için bir idareci tayini hususunda, çoğunlukla alınan karar yeterlidir.

 

Bağımsız bölüm malikinin ana yapının ortak giderlerinden doğan borcu, hukuki yönleri bakımından kooperatif ile üyesi arasındaki ilişkiden farklı olmakla kooperatif tüzel kişiliğinin devam etmesi müşterek malikleri toplanarak giderler ve tahsili usulü hakkında özel anlaşma yapmalarına ve bu yönde yönetici tayin etmelerine engel değildir.

 

O halde, 104 malikten 65’nin katılımı ile gerçekleştirilen 24.11.1999 tarihli toplantıda yakıt giderlerini toplamak üzere davacıların yönetici olarak atanması ve yakıt gideri miktarının belirlenmesi ile tahsili hususunda yönetim kuruluna icra takibi yetkisi verilmesine dair alınan karar özel sözleşme niteliğinde olup tüm malikleri bağlar.

Zira malikler sözleşme yaparak, idare konusunda diledikleri şekli seçebilirler. Bu konuda aksine yasada amir bir hüküm bulunmamaktadır.

Kaldı ki malikler tarafından oluşturulan yönetimin kendisine verilen yetkileri kullanabilmesi için tüzel kişiliğe haiz olmasına da gerek bulunmamaktadır.

 

SONUÇ : Bu itibarla; yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.

maddesi gereğince ( BOZULMASINA), ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.1.2001 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Organize Sanayi Bölgeleri Mevzuatı

Image 

İÇİNDEKİLER

 

BİRİNCİ KISIM

 

I. BÖLÜM   ………………:     GENEL BİLGİLER                         

1-Kooperatifçilik nedir ve hangi gerekçelerden doğmuştur         …..:                           

2-Kooperatifçiliğin özellikleri         …………………………………:                  

3-Kooperatifçiliğin yararları       ……………………………………:                  

4-Kooperatifçilik ilkeleri     …………………………………………:                  

5- Kooperatiflerle, şirketler ve dernekler arasındaki farklar           …:                  

6-Kooperatif türleri     ………………………………………………:                  

                                                                                                            

 

II. BÖLÜM   ………………:          ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ

 

     1-Organize sanayi bölgeleri Kanunu………………………………..                            

     2-Organize sanayi  bölgeleri yönetmeliği…………………………..     

 

III. BÖLÜM ………………:    KOOPERATİFLERİN ORGANLARI

 

     1-Genel kurul………………………………..                            

     2-Yönetim Kurulu

     3- Denetim Kurulu

 

IV. BÖLÜM ………………:    ORGANİZE SANAYİ BÖLGE ORGANLARI

 

     1-Genel kurul………………………………..                            

     2-Yönetim Kurulu

     3- Denetim Kurulu

     4-Müteşebbis Heyet

 

 

III. BÖLÜM ………………:    ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ VE KOOPERATİFLERİN İLİŞKİSİ

 

1-      Vergisel Yönden Değerlendirme

 

-Kurumlar Vergisi Yönünden

-Katma değer vergisi yönünden

-4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun

  21 inci maddesinde yer alan vergi, resim ve harç

  muafiyetinin hangi tür vergilere uygulanacağı hk.

– İlan, reklam ve çevre temizlik vergisi hk.

-Diğer vergiler yönünden

 

  2- Arsa tahsisi hakkında

VAKIFLARA VERGİ MUAFİYETİ TANINMASI HAKKINDA GENEL TEBLİĞ (SERİ NO: 1)’DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SERİ NO: 3)

23 Mart 2013 CUMARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 28596

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

VAKIFLARA VERGİ MUAFİYETİ TANINMASI HAKKINDA

GENEL TEBLİĞ (SERİ NO: 1)’DE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SERİ NO: 3)

MADDE 1 – 3/4/2007 tarihli ve 26482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1)’in “1.2. Faaliyet süresi” başlıklı bölümünün birinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Ancak, mal varlığı ve gelir tutarı başvurunun yapıldığı yıl için geçerli olan hadlerin iki katını aşan vakıfların vergi muafiyetine ilişkin başvurularında asgari bir yıl faaliyette bulunmuş olma şartının yerine asgari altı ay faaliyette bulunma şartı aranır. Bu şekilde yapılacak vergi muafiyeti başvurularının değerlendirilmesinde, asgari altı aylık dönem sürecinde elde edilen gelir tutarının içinde bulunulan yıl için belirlenmiş olan gelir tutarının iki katını aşıp aşmadığı ve gelirin amaçlara harcanma şartının yerine getirilip getirilemediği ile vergi muafiyetinin verilebilmesi için gerekli olan diğer şartların varlığı araştırılır.”

Tebliğ olunur.

Kentsel dönüşüm alanında müteahhitlik faaliyetinde bulunan şirketin damga vergisi, harç ve KDV karşısındaki durumu Tarih 14/08/2013

Başlık Kentsel dönüşüm alanında müteahhitlik faaliyetinde bulunan şirketin damga vergisi, harç ve KDV karşısındaki durumu
Tarih 14/08/2013
Sayı 64597866-140[59-2013]-125
Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

Sayı

:

64597866-140[59-2013]-125

14/08/2013

Konu

:

Kentsel dönüşüm alanı ilan edilen yerlerde vergi, resim ve harç

İlgi (a)’da kayıtlı özelge talep formunun ve eklerinin incelenmesinden, kentsel dönüşüm alanında müteahhitlik faaliyetinde bulunduğunuz belirtilerek şirketinizden tapuda yapılacak gayrimenkul devri işlemleri ile anılan gayrimenkullerle ilgili olarak tapuda yapılacak ipotek tesisi ve cins değişikliği işlemlerinde ne şekilde harç aranılacağı, noterde firmanızla düzenlenecek kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, konut satış sözleşmeleri, alt taşeronlarla yapılan sözleşmeler ile her türlü inşaat malzemelerinin alımına ilişkin sözleşmelerden ne şekilde damga vergisi aranılacağı, kentsel dönüşüm kapsamında inşa edilen yapıların teslimine ilişkin ne şekilde KDV alınacağı ve söz konusu gayrimenkullerden yol kotu harcı, aplikasyon çap harcı, M2 onay harcı ve diğer belediye harçlarının aranılıp aranılmayacağı hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.

1- 492 sayılı Harçlar Kanunu Yönünden:

492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen işlemlerden harç alınmaz.” hükmüne, 5393 sayılı Belediye Kanununun 73 üncü maddesinin altıncı fıkrasında da, “…Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılarda ilgili resim ve harçların dörtte biri alınır.” hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, 492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde, “Tapu ve kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanları, tapu ve kadastro harçlarına tabidir.” denilmekte, 58 inci maddesinin (b) fıkrasında da, ipotek tesisinde ipoteği tesis edenlerin harcın mükellefi olacağı, anılan tarifenin I-7/a fıkrasında ise, ipotek tesisinde ipotekle sağlanan borç miktarı üzerinden harç alınacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu harcın oranı 24/12/2012 tarih ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1/1/2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere binde 4,55 olarak belirlenmiştir.

Diğer taraftan, Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I-20/a fıkrasında da; gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden (Cebri icra veya şuyuun izalesi hallerinde satış bedeli, istimlâklerde takdir edilen bedel üzerinden) devir eden ve devir alan için ayrı ayrı harç alınacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu harcın oranı 20/9/2012 tarih ve 2012/3735 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla 22/9/2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere binde 20 olarak belirlenmiştir.

Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I-13/a fıkrasında, arsa ve arazi üzerine inşa olunacak bina vesair tesislerin tescilinde harç alınacağı ve I-13/c fıkrasında ise (a) fıkrası dışında kalan her nevi cins ve kayıt tashihinde (her bir işlem için) harç alınacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu harçların tutarları 24/12/2012 tarih ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1/1/2013 tarihinden geçerli olmak üzere I-13/a fıkrası için 156,55 TL ve I-13/c fıkrası için ise 78,25 TL olarak belirlenmiştir.

Buna göre, Kanun hükümleri uyarınca, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında yıkılarak yeniden yapılan gayrimenkullere ilişkin olarak 492 sayılı Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin 13/a ve 13/c bentlerinde yer alan harçların indirimli olarak tahsil edilmesi gerekmekle birlikte, kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri kapsamında yapılacak gayrimenkullerin tapuda devri işlemleri ile ipotek tesisi işlemlerinin 5393 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmamaktadır.

2- 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu Yönünden:

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği; 8 inci maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu; Kanuna ekli (1) sayılı tablonun “I. Akitlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında, belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin nispi damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

5393 sayılı Belediye Kanununun 73 üncü maddesinde yer alan hükümde yapılacak inşaatlarla ilgili sözleşmeler yönünden bir belirleme bulunmadığından, dönüşüm ve gelişim alanlarında yapılacak yapılarla ilgili düzenlenecek kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, konut satış sözleşmeleri, alt taşeronlarla yapılan sözleşmeler ile her türlü inşaat malzemelerinin alımına dair sözleşmelere ilişkin damga vergisinin söz konusu hüküm kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

3- 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden:

KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre, Türkiye’de ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 10 uncu maddesinde, vergiyi doğuran olayın mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde ise bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında meydana geleceği hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun 19 uncu maddesinde ise; Uluslararası anlaşma hükümlerinin saklı kalması koşuluyla diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümlerinin bu vergi bakımından geçersiz olduğu, KDV ye ilişkin istisna ve muafiyetlerin ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği belirlenmiştir.

Buna göre, 5393 sayılı Belediye Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında inşa edilen yapıların teslimine ait KDV’lere 1/4 oranının uygulanması mümkün bulunmamaktadır.

4- 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu Yönünden:

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Ek 1 inci maddesinde; belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde yapılan her türlü bina inşaatı (ilave ve tadiller dahil), inşaat veya tadilat ruhsatının alınmasında Ek Madde 6 da yer alan tarifede gösterilen nispet ve hadlerde bina inşaat harcına tabi olduğu, 79 uncu maddesinde belediyeler ve belediyelere bağlı müesseselerden istenecek her türlü kayıt suretleriyle gayrimenkullerle ilgili harita plan ve krokilerin suretlerinin kayıt ve suret harcına tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun 80 inci maddesinde; “İmar mevzuatı gereğince aşağıda belirtilen harçlar belediyece tahsil olunur

a) Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde İmar Kanununa göre ilk kez yapılan veya istek üzerine gerçekleştirilen müteakip parselasyon işlemleri “Parselasyon Harcına” (teşvik belgesini haiz organize sanayi bölgeleri hariç olmak üzere),

b) Verilecek ifraz ve tevhit kararları “İfraz ve Tevhit Harcına”,

c) Proje tasdik işlemleri “Plan ve Proje Tasdik Harcına”,

d) Zemin ve yol kanal açma izni verilmesi, yapım ve yıkım artığı malzeme ile toprak kazısının taşınması için belediyelerce yer gösterilmesi ve bu yerlerin tesviyesi “Zemin Açma İzni ve Toprak Hafriyatı Harcına”,

f) Yapı kullanma izni verilmesi işleri “Yapı Kullanma İzni Harcına” tabidir.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, 5393 sayılı Belediye Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılarda, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında alınacak olan harçların dörtte birinin alınması gerekmekte olup, bu kapsam dışındaki yapılarda harçlara dörtte bir oranının uygulanması mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Kooperatif DENETLEME KURULU RAPORU

………………………………………………………………………………KOOPERATİFİ-

………………….YILI GENEL KURULU’NA İLİŞKİN

DENETLEME KURULU RAPORU

(TASLAK)

Genel Kurul Toplantı Tarihi               :……………………………………………………………………………….

İncelemenin ait olduğu Dönem            : ………………………………………………………………………………

Rapor Düzenleme Tarihi                    : ……………………………………………………………………………… Raporun Yönetim Kuruluna teslim tarihi: …………………………………………………..

I- KURULUŞ İŞLEMLERİ

(Bu bölüm 1. Genel Kurul için doldurulacaktır.)

  • Kuruluş işlem ve harcamalarından usulsüzlük……………………………: (Varsa açıkla) ……………………………………………………………………………………………………
  • Kooperatif unvanında kamu kurum ve kuruluşunun ismine yer verilip verilmediği …………………………( varsa açıkla)

II. YÖNETİM KURULU VE PERSONEL İŞLEMLERİ

1.Yönetim Kurulu üyeleri üyelik şartlarını ………………………(değilse açıkla)………………………..

…………………………………………………………………………………………………………………………………….

  1. İnceleme dönemimiz içerisinde Yönetim Kurulu toplantı çoğunluğunu ……………………………

(kaybetmiş ise açıkla)……………………………………………………………………………………………………..

…………………………………………………………………………………………………………………………………….

  1. Yönetim Kurulu Üyeleri hakkında dava açılmışsa son durumu açıkla:

Davacı                                    Dava Konusu             Mahkemesi               Dosya No

…………..                      ……………………….        ………………………         ………………………………….. 4. Yönetim Kurulu üyelerine genel kurulca tespit edilen ödemelerin dışında veya belirlenen tutarların üzerinde bir ödeme…………………………………

  1. Gayrimenkul alım ve satımında yapılan imalat ve inşaat işlerinde Genel Kurul kararlarına ..

………………………..(uyulmamış ise açıkla) …………………………………………………………………………

…………………………………………………………………………………………………………………………………….

  1. Yönetim Kurulu üyeleri ile kooperatif çalışanlarının kooperatifle, yaptığı işin konusuna giren bir ticari muamele ………………………………….(yapmış ise açıkla) …………………………………

…………………………………………………………………………………………………………………………………….

  1. Yapı kooperatiflerinde, genel kurulca alınması kararlaştırılan gayrimenkullerin alımının, kat karşılığı arsa devralınmasının, yönetim kurulunca tapu devri veya tapuya şerh verdirilecek bir satış vaadi sözleşmesi ile yapılıp yapılmadığına yer verilir.
  2. Defter ve belgelerin incelenmesinde ve tesliminde bir zorluk ………………………………………….

(zorluk yaşanmışsa açıkla)………………………………………………………………………………………………

…………………………………………………………………………………………………………………………………….

  1. Yönetim Kurulu Çalışma Raporu gerçek durumu eksiksiz ve hatasız olarak yansıtmaktadır. (değilse açıkla) ……………………………………………………………………………………………………………..

…………………………………………………………………………………………………………………………………….

  1. Müdür ve Kooperatif çalışanlarına ödenen ücretlere dair SSK primleri tam ve zamanında yatırılmaktadır. (değilse açıkla) ………………………………………………………………………………………

III- ORTAKLIK İŞLEMLERİ BÖLÜMÜ

  1. Ortaklar listesi Anasözleşmeye uygun ……………………………..(düzenlenmemiş ise açıkla)…

……………………………………………………………………………………………………………………………………

  1. Ortaklıktan ayrılanlar ile yeni ortakların Yönetim Kurulu kararları ……………………………….

(alınmamış ise açıkla) …………………………………………………………………………………………………..

  1. a) Genel Kurul Ortaklar Listesi Ortaklar Defteri kayıtlarına uygundur/uygun değildir.
  2. b) Oy kullanma hakkı olmayan ortaklar listelerinde yeralmıştır/yeralmamıştır.
  3. c) Çıkarma kararı kesinleşmeyen ortaklar listelerde yeralmıştır/yeralmamıştır.
  4. d) Üç ay öncesinden ortak olmayanlar ortaklar listesinde yer almıştır/almamıştır.
  5. Genel Kurulca kararlaştırılan ortak sayısının üzerinde ortak kaydedilmiştir/kaydedilme-miştir.
  6. a) Usule aykırı ortak ihraç edilmiştir/edilmemiştir
  7. b) Çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınmıştır/alınmamıştır.
  8. Kooperatif ortakları tarafından denetim kuruluna Kooperatif Yönetim Kurulu üyeleri ve çalışanları hakkında intikal ettirilen şikayetler vardır/yoktur. (varsa yapılan incelemeyi açıkla) ……………………………………………………………………………………………………………………

7.   Yönetim kurulu, ortaklar arasındaki eşitlik ilkesine uygun davranmıştır/davranmamıştır

IV- TÜRK TİCARET KANUNU GEREĞİ TUTULMASI ZORUNLU OLAN

        DEFTER VE BELGELER

  1. Defter Adı: Noter Tasdiki

(Açılış)             (Kapanış)       Noter  Kayıtlara

Var/Yok          Tarih             No       Tarih No         Adı   Uygundur

     

  1. Def, …..   …….        ………………..    ……………………………   ……………..
  2. Kebir, …..   …….        ………………..    ……………………………   ……………..
  3. ve Bilanço Def. …..   …….        ………………..    ……………………………   ………..
  4. Yön. Krl Karar Def. …..   …….       ………………..    ……………………………   …………..
  5. Krl. Karar Def. …..   …….        ………………..    ……………………………   …………….

Envanter defterine bilançolar işlenmiştir/işlenmemiştir.

  1. Defter ve belgeler 10 yıl süreyle

Saklanmaktadır/Saklanmamaktadır.

  1. Tahsilat ve ödemelerin tümü kanunen geçerli belgelere dayanmamaktadır/ dayanmaktadır.

 

V- BİLANÇO, GELİR GİDER FARKI HESABI VE MALİ DURUM

  1. Bilanço ve Gelir/Gider Tablosu, kayıtlara ve muhasebe standartları ve ilkelerine

uygundur/uygun değildir. (uygun değilse açıkla: …………………………………………………………

……………………………………………………………………………………………………………………………….

  1. Bir önceki yıla ait Tahmini Bütçe ile gerçekleşen bilanço uyumludur/uyumlu değildir. (uyumlu değilse açıkla: …………………………………………………..

……………………………………………………………………………………………………………………………….

  1. Hazır Değerler Tutar
  2. ………………………………………………………………. ………………………………………………..
  3. ………………………………………………………………. ………………………………………………..
  4. ………………………………………………………………. ………………………………………………..
  5. Menkul Kıymetler Tutar
  6. ………………………………………………………………. ………………………………………………..
  7. ………………………………………………………………. ………………………………………………..
  8. ………………………………………………………………. ………………………………………………..

Bu hesaplardaki tutarların sayımı yapılmış olup fiilen bulunduğu/bulunmadığı tespit edilmiştir.

  1. Kooperatif Alacakları

Alacağın Türü                       Borçlu Adı     Tutarı     Nedeni      Tahsil Tarihi

  1. ……………………………. ………………………….     ……………………       ……………………
  2. ……………………………. ………………………….     ……………………       ……………………
  3. ……………………………. ………………………….     ……………………       ……………………
  4. Avanslar Verildiği

Avans Verilen Kişi               Konusu          Tarih              Tutar             Kap. Tarihi …………………………………            ………………      ……………….     …………………   ………………..

…………………………………         ………………      ……………….     …………………   ………………..

…………………………………         ………………      ……………….     …………………   ………………..

…………………………………         ………………      ……………….     …………………   ………………..

 

  1. Kooperatif Borçlarının Dökümü

Borcun Konusu            Alacaklısı               Tutar              Ödenen             Bakiye …………………………           ………………………         ……………….       ………………           …………… …………………………        ………………………         ……………….       ………………         …………… …………………………            ………………………         ……………….       ………………         ……………

 

 

  1. Ortaklardan

Toplam Alacak Miktarı                               Tahsil Edilen                                  Bakiye ………………………………………………………….            ………………………………….       …………………

………………………………………………………….     ………………………………….       …………………

………………………………………………………….     ………………………………….       …………………

Tahakkuk Eden Gecikme Faizi                  Tahsil Edilen                                  Bakiye ………………………………………………………….            ………………………………….       …………………

………………………………………………………….     ………………………………….       …………………

………………………………………………………….     ………………………………….       …………………

  1. Kooperatifin Ödediği Faiz

Kurum                                    Tutarı                        Ödenen                     Bakiye

…………………………                  ………………………         ……………………            …………………

  1. Kooperatifin Ödediği Gecikme Cezası

Kurum                                    Tutarı                        Ödenen                     Bakiye

…………………………                  ………………………         ……………………            …………………

  1. Genel Yönetim Giderlerinin usulüne uygun, Kooperatifin iş hacmiyle uyumlu olup olmadığı:

…………………………………………………………………………………………………………………….

  1. İlgili faaliyet döneminde gerçekleşen farkın: Müsbet          Menfi

1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu ve Anasözleşmesine uygun olarak işlemlerinin yapılıp/yapılmadığı …………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

  1. Mali duruma ilişkin genel değerlendirme:

 

VI- ARSA ALIMI VE İNŞAAT ÇALIŞMALARI

  1. a) Alınan arsanın Genel Kurul kararlarına ve kooperatif amaçlarına uygun olup olmadığı : ………………………………….

………………………………………………………………………………………………………………………………

  1. b) Arsanın Alım Bedeli Yapılan Ödeme Tutarı Bakiye Borç

………………………………………         ……………………………………………..       ……………………………

………………………………………         ……………………………………………..       ……………………………

  1. a) Projelerin ilgili Belediyece onay tarihi:
  2. b) Yapı Ruhsatının Tarih ve Numarası:
  3. (Teknik) Yapılan sözleşmeler kooperatif menfaatlerine, ihale sonucuna veya piyasa koşullarına uygundur/ uygun değildir.
  4. Yükleniciye yapılan Ödemeler :

Ödeme Tarihi                             Tutarı                                     Avans/Hakediş

……………………………………….        ………………………………            ……………………………………..

……………………………………….        ………………………………            ……………………………………..

……………………………………….        ………………………………            ……………………………………..

Yükleniciye yapılan ödemeler sözleşmeye uygundur/ uygun değildir.

  1. (Teknik) hak ediş raporları uygundur/ uygun değildir
  2. (Teknik) İnşaat, projeye ve ruhsata uygundur / uygun değildir
  3. İmalatın iş planlarına uygun olup olmadığı uygun değilse aksaklığın nedenleri : ………………………………………………………………………………………………………………………………

………………………………………………………………………………………………………………………………

  1. a) Yapılan Müşterek Altyapının

Cinsi                                            Miktarı                                  Tutarı

……………………………………….        ………………………………            ……………………………………..

……………………………………….        ………………………………            ……………………………………..

……………………………………….        ………………………………            ……………………………………..

……………………………………….        ………………………………            ……………………………………..

  1. b) Yapılan Arsa Tahsisi :

Tahsis Yapılan Birlik                Tahsisin

veya Koop.                                Mik.(m2)        Tutarı       Tahsil Edilen       Bakiye

……………………………………….        ………………      ……………….     …………………..   ……………..

VII- AÇIKLAMALAR :        

  1. Kur’a Çalışması : ………………………………………………………………………………………..
  2. Tapu işlemleri : ………………………………………………………………………………………..
  3. Tasfiye Çalışması : ………………………………………………………………………………………..
  4. Gerekli Görülen Diğer Hususlar : ………………………………………………………………………………………..
  5. İncelemeler sırasında eksiklik ve kanuna aykırılık tespit edilmiş ise yapılacak işlem:

SONUÇ :

Kooperatifin işlem ve hesaplarının incelenmesi sonucunda, ibra ile ilgili olarak varılan kanaat olumlu/olumsuz …………………………………………………………………………………………………………….

RAPORU HAZIRLAYAN DENETİM KURULU

Sat ve Geri Kiralama

Erdoğan Karahan
Yeminli Mali Müşavir
İstanbul Denetim ve YMM AŞ. Genel Müdürü [email protected]

ŞİRKET AKTİFİNDE YER ALAN GAYRİMENKULLER ARTIK BİRER FİNANSMAN KAYNAĞI:

Şirketlerin aktiflerinde gerek fabrika, depo, ofis gibi kullandıkları, gerekse arsa ve arazi gibi yatırım amacıyla elde tuttukları birçok gayrimenkul bulunabilir. Bu gayrimenkullerin atıl durumdan çıkarılarak ekonomiye kazandırılması ve şirketin sermaye yapısının güçlendirilmesi amacıyla, literatürdeki adıyla “İştirak Hissesi ve Gayrimenkul satış kazanç istisnası” olarak bilinen uygulama, Türk Vergi Sisteminde (5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu) yıllardır mükelleflerin yararlandıkları bir uygulama olarak varlığını sürdürmektedir.

Şirketlerin aktifine en az iki yıldır kayıtlı bulunan gayrimenkuller kanunda belirtilen şartların yerine getirilmesi kaydıyla satılmaları durumunda, satıştan elde edilen kazancın %75’i, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/e maddesine göre kurumlar vergisinden istisna tutulmaktadır. Bunun yanı sıra bu kapsamdaki bir gayrimenkulün satışı aynı zamanda 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-r maddesine göre katma değer vergisinden de istisna tutulmuştur.

İşletmelerin aktifinde kayıtlı olan taşınmazların ekonomiye kazandırılması, şirketlerin sermaye yapılarının güçlendirilmesi, kredi talep edilmesi ve alınması sürecinde yaşanan gecikmeler, finansman sıkıntılarının aşılması ve acil nakit ihtiyaçlarının karşılanmasıamacıyla, kanun koyucu bu defa 6495 sayılı kanunla, birçok açıdan kolaylıklar sağlayan, adeta devrim niteliğinde bir istisna hükmü tesis etmiştir. Makalemizin konusunu bu yeni düzenlemenin sağladığı avantajlar oluşturmaktadır.

Şimdi Gel de Gayrimenkulü Satma:

Şirket aktifinde; dükkan, otel, üretim tesisi, arsa, arazi, yönetim binası,fabrika, ofis, depo gibi gayrimenkuller bulunan ve nakit ihtiyacı olan işletmeler artık bankalardan kredi almak için türlü sıkıntıların için girmeyecek, daha kolay ve daha az maliyetli olan sat, kiralave tekrar geri alyöntemini uygulayabileceklerdir. Bu yeni yöntemin uygulanabilmesi için öncelikle finansal kiralamanın tanımı değiştirilmiş ve düzenleme tam olarak amacına ulaşsın diye vergi kanunlarında da gerekli düzenlemeler yapılmıştır.

Finansal kiralamanın yeni tanımı: “kiralayanın, kiracının talebi ve seçimi üzerine üçüncü bir kişiden veya bizzat kiracıdan satın aldığı veya başka suretle temin ettiği veya daha önce mülkiyetine geçirmiş bulunduğu bir malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak üzere kira bedeli karşılığında, kiracıya bırakmasını öngören sözleşmedir.” Şeklindedir. Bu tanımlamaya göre kiracı elindeki varlığı finansal kiralama şirketine satıp, tekrar finansal kiralama

şirketinden aynı varlığı kiralayabilecektir. Bu durumda finansal kiralama şirketine satış yapan ve kiracı aynı işletme olacaktır. Böylece kiracı elindeki mevcut bir varlık ile finansman temin etmiş olacaktır.

Sat Kirala ve Tekrar Geri Al Yöntemi Olarak Adlandırabileceğimiz Bu Yöntem Nedir ve Nasıl İşlemektedir?

Düzenlemenin özü,şimdiye kadar yaygın olarak kullanılan şirket aktifine kayıtlı olan veya ortağa ait gayrimenkulün bankaya ipotek verilmesi ve karşılığında kredi alınması uygulamasının bir adım öteye taşınmasıdır.

Şirket, elindeki gayrimenkulü finansal kiralama şirketine satar ve parasını alır,finansal kiralama şirketi bu gayrimenkulü, şirkete finansal kiralama sözleşmesi ile kiralar, kira süresincegayrimenkulü kiralayan şirket tarafından leasing şirketine finansal kiralama bedeli (kira) ödenir,finansal kiralama sözleşmesinin sonunda şirket gayrimenkulü tekrar finansal kiralama şirketinden satın alır.

Bu yasal düzenleme vergisel yükler sebebiyle uygulanamaz bir hal almasın diye yapılan bazı vergi düzenlemeleri ile desteklenmiştir. Şimdi yapılan vergisel düzenlemelere değinelim.

Örneğin; Bir şirket aktifine 1 milyon TL. bedellekayıtlı olan ancak piyasa değeri de 7 milyon TL. olangayrimenkulünü, anlaştığı bir Leasing şirketine satıp 7 milyon lirayı tahsil ederek finansman sıkıntısını çözebilir.

-Taşınmaz Satışının 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/e Fıkrasında Düzenlenen Kurumlara Yapılmış Olması Gerekir; Bu kurumlar, kaynak kuruluşlarca, kira sertifikası ihracı yapan varlık kiralama şirketleri ile finansal kiralama şirketleridir. (Satış halihazırda uygulanmakta olan istisna hükümlerine göre bu kurumlar dışında kalan gerçek veya tüzel bir kişiye yapılırsa yeni düzenlemeden değil de eski hükümlerden yararlanılacaktır.)

-Satış İşlemi Sonucunda Elde Edilen Kazanç Kurumlar Vergisinden İstisnadır; Yani şirket elde etmiş olduğu 6 milyon TL. kazanç için kurumlar vergisi ödemeyecektir.Yeni düzenlemede elde edilen kazancın tamamı kurumlar vergisinden istisnadır. (Gayrimenkulün satışı varlık kiralama şirketleri ve leasing şirketleri dışında kalan kişi veya kurumlara yapılmış ise diğer şartları taşımaları durumunda istisna, %75 olarak uygulanmaya devam edecektir.)

-Satış İşlemi Aynı Zamanda Katma Değer Vergisinden de İstisna Tutulmuştur; Yani satışı gerçekleştiren şirket 7 milyon tutarında bir satış faturası düzenleyecek ancak bu faturada KDV hesaplamayacaktır.(Katma Değer Vergisi Kanunu 17/4-ubendine göre “Menkul, gayrimenkul ve maddi olmayan varlıkların, varlık kiralama şirketlerine devri ile bu varlıkların varlık kiralama şirketlerince kiralanması ve devralınan kuruma devri.” Katma Değer Vergisi Kanunu 17/4-yhükmüne göre de “21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında; finansal kiralama

şirketlerince bizzat kiracıdan satın alınıp geriye kiralanan taşınmazlara uygulanmak üzere ve kiralamaya konu taşınmazın mülkiyetinin sözleşme süresi sonunda kiracıya devredilecek olması koşulu ile kiralanmaya konu taşınmazların kiralayana satılması, satan kişilere kiralanması ve devri.”KDV’den istisnadır.

-İki Yıllık Süre Şartı Kaldırılmıştır; Öteden beri uygulanmakta olan“İştirak Hissesi ve Gayrimenkul satış kazanç istisnası” olarak adlandırdığımız uygulamada, satılacak olan gayrimenkulün istisnadan yararlanabilmesi için şirket aktifinde en az 2 yıldır kayıtlı olması şartı aranırken, yeni düzenlemede herhangi bir süre sınırı yoktur. Bir yıl önce alınarak şirket aktifine kaydedilen bir gayrimenkulün dahi belirlenen kurumlara satılması halinde istisnadan yararlanılacaktır.

-İstisna Tutarı Yüzde Yüzdür; Bunun yanı sıra öteden beri uygulanmakta olan “İştirak Hissesi ve Gayrimenkul satış kazanç istisnasında” satıştan elde edilen kazancın %75’i kurumlar vergisinden istisna iken, %25’i kurumlar vergisine tabi tutulmuştur. Ancak yeni düzenlemede satıştan elde edilen kazancın tamamı kurumlar vergisinden istisnadır.

-Satış İşleminde Düşük Oranlı Harç Uygulanacaktır;492 sayılı Harçlar Kanununun Tapu ve Kadastro işlemlerinden alınacak harçlar başlıklı (4) sayılı tarifesinin “I-Tapu işlemleri” bölümünün yirminci fıkrasına eklenen (g) bendinde “Satıp geri kiralama yöntemi ile gerçekleştirilen kiralama sözleşmeleri kapsamında kiracı tarafından sözleşme süresi sonunda geri alınmak kaydıyla kiralanan taşınmazların kiralayana satışı sırasında devredenden…binde 3,96”oranında tapu harcı alınacağına dair hüküm yer almaktadır. Normal satış işlemlerinde tapu harcı binde 20 olarak uygulanmaktadır.

Daha sonra Leasing şirketine satılan gayrimenkul yapılanfinansal kiralama sözleşmesiyle leasing şirketinden geri kiralanır. Yani işletme artık kendi gayrimenkulünün maliki değil kiracısıdır.

-Bu Kiralama İşlemi Karşılığında Leasing Şirketine Ödenen Faizler ve Kiralar Gider Olarak Yazılabilir; Bu uygulama da yapılan düzenlemenin diğer bir artısıdır. Satış işleminden sonra şirketin eline yüklü bir miktarda nakit geçtikten sonra, şirket küçük bedeller halinde geri ödemelerde bulunmakta ve bu ödemelerini de giderlerine yansıtabilmektedir.

-Ödenen Kiralar KDV’den İstisna Tutulmuştur;KDV Kanunu 17/4-y bendine yukarıda değinilmiştir.

-Gayrimenkulün Geri Alım İşlemi de KDV’den İstisnadır; KDV Kanunu 17/4-y bendine yukarıda değinilmiştir.

-Kiralama İşleminin Sonunda İşletme Kendi Gayrimenkulünü Herhangi Bir Bedel Ödemeden Geri Alır; Çünkü gerekli olan geri alım tutarı zaten aylık taksitler halinde kira olarak leasing şirketine ödenmiştir.

-Taşınmazın Geri Alınma İşlemi Tapu Harcından İstisnadır;Satıp geri kiralama yöntemi ile yapılan kiralama sözleşmeleri kapsamında kiralanan taşınmazların sözleşme süresi sonunda kiracı adına tapuya tescili tapu harcından müstesnadır.

DEĞERLENDİRME:

Normal şartlarda da kredi ihtiyacı olan bir şirket tarafından Bankalara müracaat edildiğinde, çoğu zaman şirketin aktifine kayıtlı gayrimenkuller üzerine kredi veren banka tarafından ipotek koyulmaktadır. Yani şirketlerin aktifinde bulunan gayrimenkuller bankalardan sağlanan finansman ihtiyacının garantisini oluşturmaktadır.

Kanun koyucu yapmış olduğu bu yeni düzenleme ile aktife cari değerinden daha düşük bir bedelle kayıtlı olan gayrimenkulü bulunan, ancak Türk Vergi Sistemi gereği satış yapmadan gayrimenkulünü güncel değerine yükseltemeyen şirketlerin imdadına yetişmiştir. Böylece şirketlerbankalardan kredi almak için uğraşmak zorunda kalmayacak, sat, kirala ve geri al yöntemi ile daha az bir maliyetle finansman ve nakit ihtiyaçlarına çözüm üretebilir duruma geleceklerdir.Sağlanan bu kadar avantajdan sonra insanın tapu dairesine kadar koşası geliyor.

Kooperatifin kredi ihtiyacının karşılanması amacı ile ilgili finansman kuruluşlarına başvurur, borçlanır, açılan kredinin zamanında ve amacına uygun kullanılmasını sağlayıcı tedbirleri alır

Kooperatifin kredi ihtiyacının karşılanması amacı ile ilgili finansman kuruluşlarına başvurur, borçlanır, açılan kredinin zamanında ve amacına uygun kullanılmasını sağlayıcı tedbirleri alır

Kooperatif ortaklığından ihraç prosedürü- MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

ORTAKLIKTAN ÇIKARMA:
Madde 14- Durumları aşağıda gösterilen hallere uyanlar yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan

çıkarılır.

1- 10’uncu maddede yazılı ortaklık şartlarını kaybedenler.

2- Parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden on gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtar yapılır. İkinci ihtarı takip eden bir ay içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyenler.

3- Kura çekimi sonunda kendilerine düşen konutları kabul etmeyenler.

4- Tapuda kendi adlarına tescilinden önce konutlarında yaptıkları tahribat veya tadilatı yazılı ihtara rağmen düzeltmeyenler.

5- Kooperatifin para, mal ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı mahkum olanlar. Çıkarma kararı gerekçeli olarak yönetim kurulu karar defteri ile ortaklar defterine kaydedilir.

Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere 10 gün içinde notere tevdi edilir. Ortak, çıkarma kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir veya genel kurula itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine iptal davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı iptal davası hakkı saklıdır.

Üç aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarma kararları kesinleşir.

Ortaklar, bu maddede gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.

Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.

Alacağın devri

A. Koşulları
I. İradi devir
1. Genel olarak
MADDE 183- Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını

üçüncü bir kişiye devredebilir.

10787

Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.

Bir odası işyeri olarak kullanılan meskenin emlak vergisi

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

 

   
Sayı : 97895701-175.01[33-2015/6.1.22.756]-83330 29/09/2015
Konu : Bir odası işyeri olarak kullanılan meskenin emlak vergisi  

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ailenizin  eskiden beri oturduğu dairenin emlak vergisinin konut olarak ödendiği, emekli psikolog olan kızınızın 2012 yılı Haziran ayından itibaren meskeninizin 30 m²’lik  kısmını danışmanlık hizmeti vermek için iş yeri olarak kullanmaya ve gelir vergisi ödemeye başladığı, söz konusu yerde tabela ve çalışan olmadığı, ilgili belediyenin bir oda yerine tüm konuta 2010 yılından itibaren iş yeri üzerinden emlak vergisi ve cezası tahakkuk ettirdiği, ancak dairenin esas işlevinin konut olduğu belirtilerek bu işlemin doğruluğu hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinde “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.“; 8 inci maddesinde ise, “Bina vergisinin oranı meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde ikidir.” hükümleri yer almaktadır.

 

Aynı Kanunun “Vergi Değerini Tadil Eden Sebepler” başlıklı 33 üncü maddesinde;

 

 “Vergi değerini tadil eden sebepler aşağıda gösterilmiştir.

            

 

  1. Bir binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkan, mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline kalbedilmesi, (Bu hükmün uygulanmasında bir apartmanın her dairesi bir bina sayılır ve tadil sebebi, yalnız kullanış tarzı tamamen veya kısmen değiştirilen daire için geçerli olur).” hükmüne yer verilmiştir.

 

Ayrıca, “Bildirim verme ve süresi” başlıklı 23 üncü maddesinde, “Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlak vergisi bildirimi verilmesi zorunludur. Devlete ait arazi için bildirim verilmez.

 

            Bildirimler;

             …

 

  1. b) Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde, değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içerisinde,

 

            Emlâkın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verilir.

 

            Yukarıdaki fıkralarda yazılı haller bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulduğu takdirde bildirim, olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde verilir.”  hükmüne yer verilmiştir.

 

Öte yandan, aynı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde de, bina vergisi mükellefiyetinin, bu Kanunun 33 üncü maddesinin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vukuu bulduğu tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır.

 

213 sayılı Vergi Usul Kanununun “İşyeri” başlıklı 156 ncı maddesinde, “Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir.” hükmü bulunmaktadır.

 

Bu madde hükmüne göre, mükelleflerin ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetlerini sürdürdükleri yerlerin iş yeri özelliğini taşıyabilmesi için bu yerlerin faaliyetin icrasına tahsis edilmesi veya faaliyetin icra edildiği yer olma özelliği taşıması gerekmektedir.

 

Bu itibarla, konutunuzun ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının psikolojik danışmanlık hizmeti vermek üzere iş yeri haline dönüştürülmesi halinde vergi değerini tadil eden sebep söz konusu olacak ve nitelik itibarıyla iş yeri kapsamında değerlendirilerek yeni duruma (iş yeri) göre vergilendirilmesi gerekecektir. Dolayısıyla, 1319 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca söz konusu mesken için 2012 bütçe yılı içinde yeni duruma göre emlak vergisi bildirimi verilmesi ve meskenin iş yeri olarak kullanılmaya başlandığı tarihi izleyen bütçe yılından itibaren iş yerlerine ait oran üzerinden vergilendirilmesi gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Ancak, kooperatiflerin gelirlerinin münhasıran Türkiye’de kesinti suretiyle vergilendirilmiş taşınmaz kira gelirlerinden ibaret olması halinde, bu gelirler için beyanname verilmez.

Gelirin toplanmasının esasları

MADDE 66-(1) Tam mükellef kurumlar, kazançlarının tamamını yıllık beyanname ile bildirmek zorundadırlar. Ancak, kooperatiflerin gelirlerinin münhasıran Türkiye’de kesinti suretiyle vergilendirilmiş taşınmaz kira gelirlerinden ibaret olması halinde, bu gelirler için beyanname verilmez.

Kooperatiflerde hangi projenin uygulanacağının seçimi -ÖZMEN MÜŞAVİRLİK

Proje, Altyapı ve İnŞaat İŞleri :
Madde 60-Alınan arsaya ilişkin proje, altyapı ve inşaat işlerinin yaptırılma usulü genel kurulca

tespit edilir.

Yukarıdaki işlerin yaptırılmasında; ihale veya emanet usulünden hangisinin uygulanacağı, ihale usulünün kabulu halinde bunun kapalı teklif usulü, açık teklif usulü, pazarlık usulü veya yarışma usulü

suretiyle yürütüleceği, ihale komisyonunun nasıl teşkil edeceği, emanet usulünün tercih edilmesi halinde ise emanet komisyonunun kimlerden oluşturulacağı hususları genel kurul kararında belirtilir.

Sözü geçen işlerin belirlenen usule, proje, şartname ve iş programlarına göre yürütülüp sonuçlandırılmasından yönetim kurulu üyeleri müteselsilen sorumlu olup, denetim kurulu üyeleri de buna ilişkin hesap ve işlemleri tetkik ve denetlemekle yükümlüdür.