Site Konut yönetimi tarafından başkan, üye ve denetçilere yapılan ödemelerde tevkifat ve asgari geçim indirimi uygulaması hk.

Başlık Konut yönetimi tarafından başkan, üye ve denetçilere yapılan ödemelerde tevkifat ve asgari geçim indirimi uygulaması hk.
Tarih 11/11/2011
Sayı B.07.1.GİB.4.06.16.01-120[61-11/4]-989
Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.06.16.01-120[61-11/4]-989

11/11/2011

Konu

:

Konut yönetimi tarafından başkan, üye ve denetçilere yapılan ödemelerde tevkifat ve asgari geçim indirimi uygulaması

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; … Konut Yönetimi olarak, yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile denetçilere ödenmesi kararlaştırılan huzur hakkı tutarlarından kesinti yapılıp yapılmayacağı ile söz konusu ödemelerin ücret olarak değerlendirilmesi durumunda birbirinden farklı statülerdeki üyeler için asgari geçim indirimi uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında görüş talep edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde;

“Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”

hükmüne yer verilmiş olup, aynı maddenin 4 üncü bendinde ise; Yönetim ve denetim kurulları başkanı ve üyeleriyle tasfiye memurlarına bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatlerin de ücret olarak vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır.

Yine aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.” hükmü yer almakta olup, aynı fıkranın birinci bendinde de; hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan, kişilerin bazı amaçlarla birleşerek meydana getirdikleri ve kendilerinden ayrı bağımsız bir şahsiyeti olan teşekküller genel olarak “sair kurum” olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre kurulan “Site Yöneticiliği”nin vergi tevkifatı yapma zorunluluğu bulunan kişi ve kurumların belirtildiği 94 üncü madde içeriğinde yer alan “sair kurum” olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 34 üncü maddesinde yönetici tarif edildikten sonra, 35-38 inci maddelerinde bunların görevleri ve sorumlulukları belirtilmiş; 40 ıncı maddesinde ise;

“Yönetici yönetim planında veya kendisiyle yapılan sözleşmede bir ücret tayin edilmemiş olsa bile kat maliklerinden uygun bir ücret isteyebilir.

Kat malikleri kurulu, kat malikleri arasından atanmış yöneticinin normal yönetim giderlerine katılıp katılmayacağı, katılacaksa, ne oranda katılacağını kararlaştırır. Bu yolda, bir karar alınmamış ise, yönetici yönetim süresince kendisine düşen normal yönetim giderlerinin yarısına katılmaz.”

hükmü yer almıştır.

Buna göre, yönetici ve denetçilerin kat malikleri dışından seçilmesi halinde, kendisine yönetim planında ya da sözleşmede saptanan ücret ödemesinin, gerçek ücret olarak kabul edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir. Ancak, yönetici ve denetçilerin kat malikleri arasından seçilmesi halinde, bunlara yönetim giderlerine katılmaması şeklinde sağlanan menfaatler, yukarıda belirtilen görev ve sorumlulukların külfeti ve bu görevin yerine getirilmesinde yapılması gerekli olan masrafların karşılığı niteliğinde olması nedeniyle, bunların vergilendirilmemesi gerekmektedir. Kat malikleri arasından seçilen yöneticilere yönetim giderlerinin üstünde bir ödeme yapılması halinde ise, fazla kısmın ücret olarak vergilendirilecektir.

Öte yandan, Gelir Vergisi Kanunu’nun 32 nci maddesinde;

“Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.

Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5’idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.

…”

hükmüne yer verilmiştir.

Asgari geçim indirimi uygulamasına ilişkin açıklamalar 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılmış olup, söz konusu Tebliğde; asgari geçim indirimi uygulamasından ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişilerin yararlanabilecekleri, Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi kapsamında değerlendirilen ücret geliri elde edenlerin, örneğin sosyal güvenlik destekleme primi ödemek suretiyle çalışanlar ile kurumların yönetiminde görevli olanların da genel hükümlere göre asgari geçim indiriminden yararlanacakları, ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayanların asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanamayacakları, ayrıca birden fazla işverenden ücret alınması halinde (emekli maaşı hariç) asgari geçim indirimi uygulamasının en yüksek ücretin elde edildiği işveren tarafından gerçekleştirileceği belirtilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; yönetimini üstlendiği ve tevkifat uygulamasında “sair kurum” olarak değerlendirilen site yöneticiliklerine bağlı olarak çalıştırılan ve kat malikleri arasından seçilen yönetici ve denetçilere yönetim giderlerine katılmama oranında yapılan ödemeler gerçek ücret olarak kabul edilmediğinden gelir vergisi tevkifatına tabi tutulmayacak olup, gelir vergisi tevkifatına tabi olmayan bu ödemelere asgari geçim indiriminin de uygulanması söz konusu olmayacaktır.

Ancak, aynı kişilere yönetim giderlerinin üzerinde bir ödeme yapılması durumunda fazladan yapılan ödemenin veya anılan kişilerin kat malikleri dışından seçilmesi halinde bu kişilere yapılan ödemenin tamamı ücret olarak değerlendirilmesi ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94, 103 ve 104 üncü maddeleri kapsamında gelir vergisi tevkifat yapılarak durumlarına göre asgari geçim indirimi uygulanması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Küçük sanayi sitelerinde kura , şerefiye ve kesin maliyet bedeli nasıl belirlenir ?-Kemal OZMEN

Madde 61- İşyerlerinin geçici kabulü yapıldıktan veya yapıların fenni mesuller yahut yapı denetim kuruluşlarının denetçi, mimar ya da mühendisleri tarafından ruhsat eki projelerine uygun olarak tamamen bitirildiğini belirten teknik rapor düzenlendikten yahut yapı kullanma izni alınmasını müteakip anasözleşmenin 23. maddesinin 14. bendi çerçevesinde oluşturulacak en az üç kişilik teknik heyet tarafından arsa bedeli, alt ve üst yapı, inşaat, ortak alan ve diğer tesislerin maliyeti ile genel giderlerden tespit edilecek toplam maliyet bedelinden ortakların payına düşecek miktar hesaplanır.
Buna işyerinin site girişine yakınlığı, bloktaki yeri, genel yerleşim planındaki konumu gibi diğer değer artırıcı özellikler göz önüne alınarak tespit edilecek rayiç fiyatlara göre takdir olunacak şerefiye bedelleri eklenmek suretiyle geçici maliyet bulunur.
Söz konusu teknik heyet tarafından hazırlanan geçici maliyet raporu, düzenleme tarihi ve imzaların doğruluğu bakımından noterce onandıktan sonra yönetim kuruluna tevdi edilir. Bu rapor, yönetim kurulunca, noter vasıtasıyla veya taahhütlü mektupla veyahut elden imza karşılığında ortaklara tebliğ edilir.
Ortaklar tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde bu kıymetlere itiraz edebilirler. 15 günün geçmesi ile itiraz hakkı kesin olarak düşer.
İtiraz edildiği takdirde, teknik heyet ile yönetim kurulunun kendi üyeleri arasından birer, itirazda bulunan ortaklar tarafından seçilecek bir kişiden oluşan üç kişilik yeni bir kurul marifetiyle tekrar kıymet takdir olunur. Bu heyet tarafından takdir olunan fark, geçici maliyet bedellerine eklenir veya bu bedelden indirilir. Geçici maliyet tespitinden sonra yapılan masraflar kesinleşen kıymet takdiriyle orantılı olarak bölünerek kesin maliyet bulunur.
İtiraz taksitlerin ödenmesini geciktiremez. Her ortak kendisine düşen işyerini kesin maliyet bedeli üzerinden kabule mecburdur. Ortaklar, yönetim kuruluna yazı ile bilgi vermek şartı ile kendilerine düşen işyerlerini, diğer ortakların işyerleri ile değiştirilebilirler. Farklı işkolundaki ortaklar arasında işyeri değiştirilmesi yapılamaz.
İŞYERİ KUR’ALARININ ÇEKİMİ VE ORTAKLARA DAĞITIMI:
Madde 62- İşyerleri, maliyet bedelleri kesinleştikten sonra ortaklar veya temsilcilerinin katılımıyla noter önünde çekilecek kur’a ile ortaklara dağıtılır.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığının kredi desteğinden yararlanan kooperatiflerin ortaklar listesi ve kur’a çekimine esas olan yerleşim planı Bakanlıkça onaylanmadıkça kur’a çekilişi yapılamaz. Kur’a çekilişi, görevlendirilecek Bakanlık görevlileri gözetiminde yapılır.
Kooperatif ortağı iken kur’a çekimi aşamasında emeklilik, yaşlılık, sağlık ve diğer nedenlerle belgelerini getiremeyecek kişiler için;
a. Emekli olanların Bağ-Kur veya Sosyal Sigortalar Kurumundan alınmış emekli belgelerinin noter tasdikli suretlerinin,
b. Yaşlı olanların (65 yaşın üzerindekiler) nüfus cüzdanlarının fotokopisinin noter tasdikli suretinin,
c. Hasta olanların, hastaneden alacakları heyet raporunun,
d. Ölen ortak var ise veraset ilamının aslının,
e. Askerde olan ortağın asker olduğuna dair resmi belgesinin aslının,
ibraz edilmesi gerekmektedir. Birinci derecede akraba olan kişilerin, vergi dairesinden alacakları belge ile ortak çalıştıklarını ispatlayanların ve noter taahhütnamesini ibraz etmeleri şartıyla ortak iş yapacakların ilgili belgeleri ibraz etmeleri ve genel kurulda karara bağlanarak kura çekiminde yan yana gelmeleri esastır. Kur’anın yer ve zamanı ile ortak çekmek isteyenlerin ibraz edecekleri belgelere ilişkin bilgiler en az 15 gün önce taahhütlü mektupla veya imza karşılığı ortaklara bildirilir.

Kooperatiflerde denetim kurulunun sorumlulukları -Kemal OZMEN

SORUMLULUK
Madde 55-Denetim kurulu üyeleri kanun ve ana sözleşme ile kendilerine yükletilen görevleri hiç veya gereği gibi yapmamalarından doğan zararlardan dolayı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe müteselsilen sorumludurlar.
Bunlar görevleri sırasında öğrendikleri ve açıklanmasında kooperatif veya ortaklar için zarar umulan hususları açıklayamazlar.
Ayrıca, ortaklık işlemleri dışında kendi şahıslarını ilgilendiren hususlarda kooperatifle iş yapamazlar.

Genel kurul iptal davaları -Kemal OZMEN ,Yurdakul TUNCER

Madde 38- Aşağıda yazılı kimseler kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiasıyla genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler.
1- Toplantıda hazır bulunup da kararlara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri,
2- Yönetim Kurulu,
3- Kararların yerine getirilmesi yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri,
Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, yönetim kurulu tarafından usulen ilan olunur.
Bir kararın bozulması, bütün ortaklar için hüküm ifade eder. Bozma kararının kesinleşmesi halinde, bu husustaki ilam tescil ve ilan ettirilir.

20120320-071452.jpg

Ferdi Mülkiyete geçen kooperatiflerin tasfiyeden dönüp dönemeyeceği konusunda bilgi verir misiniz?

Ferdi Mülkiyete geçen kooperatiflerin tasfiyeden dönüp dönemeyeceği konusunda bilgi verir misiniz?
Cevap: 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 81. maddesine göre; Konut Yapı Kooperatifleri, Anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesi ile amacına ulaşmış sayılır ve dağıtılır. Ancak, tescil tarihinden itibaren altı ay içerisinde usulüne uygun şekilde Anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz.

Bu nedenle, Kooperatifler Kanununun 81. maddesinde öngörülen 6 aylık süre içinde amaç değişikliği yapmayarak tasfiyesine karar verilen ve halen tasfiye işlemleri sürmekte olan kooperatifin tasfiyesinden dönülmesi mümkün bulunmamakta ve tasfiye işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir.

 

Parasal Yükümlülüklerini Yerine Getirmeyenlerin Ortaklığının Kendiliğinden Düşmesi:-Kemal ÖZMEN

Parasal Yükümlülüklerini Yerine Getirmeyenlerin Ortaklığının Kendiliğinden Düşmesi:

Kooperatifler Kanunun 27. maddesiyle sermaye yüklemleri ve sair ödemelerini (aidat vb.) yerine getirmeyen ortaklar hakkında yapılacak işlemler ve uygulama sırası düzenlenmiş ve ortaklığın kendiliğinden düşeceği belirtilmiştir. Burada geçen sermaye yüklemleri ile kanunun 19’uncu maddesinde düzenlenen ortaklık payları; sair ödemler ile de, ortaklık payı dışındaki ödemeler kastedilmektedir. Bu ödemeler ise kooperatif amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak için genel kurulca kararlaştırılan tutarlardaki arsa-altyapı payı, ortak tesisler ile genel giderlere katılım payı gibi ödemeler ile bunların gecikme faizinden oluşmaktadır.

Kanun maddesine göre, ortaklığın kendiliğinden düşebilmesi için belirtilen yükümlülüklerden en az birinin yerine getirilmemesi gerekir. Yani, ortaklığın kendiliğinden düşebilmesi için o ortak; ya sermaye yüklemlerinden, ya sair ödemelerden, ya da her ikisinden dolayı kooperatife borçlu olmalıdır.

Ortaklığın kendiliğinden düşebilmesi için sırasıyla aşağıdaki işlemlerin yerine getirilmesi gereklidir.

a)      Ortak parasal yükümlülüklerini belirli bir süre geciktirmiş, ödememiş olmalıdır:

Bu gecikme süresi kanunda gösterilmemiştir. Ancak, anasözleşmelerde serbestçe belirlenebilmektedir. Zira, Bakanlığımızca hazırlanan örnek anasözleşmelerde bu süre genellikle 30 gün, 1 ay veya 2 ay olarak belirlenmiştir.

b) İlk istem ve münasip bir süre:

Bu münasip süre, ortağın borcunu temin edip ödeyebileceği bir süre olmalıdır. Örnek anasözleşmelerde bu ilk süre 10 gün olarak belirlenmiş olup, istemin ortağa tebliğinden itibaren sürenin başlayacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu ilk istemde, borcun (ana para + varsa gecikme zammı) tutarı da belirtilerek tebliğinden itibaren 10 gün içinde ödenmesi, ödenmemesi halinde kanun 27’inci maddesi ile anasözleşmenin ilgili maddesi gereğince hakkında gerekli işlemin yapılacağı ihtar edilir. Bu münasip süre ortağa ya elden yazılı olarak, ya taahhütlü mektupla, ya da noter aracılığıyla veyahut da her üç yolun mümkün olmaması halinde ilanla bildirilir. İlanla bildirim yapılması durumunda Tebligat Kanunu hükümlerine göre hareket edilmelidir.

c) İkinci istem ve 1 aylık süre:

İlk isteğe uymayan ortağa ikinci bir ihtar gönderilerek, bu ihtarın tebliğinden itibaren 1 ay içinde borcunu ödemesi istenir. Buradaki bir aylık süre kanunun emredici hükmü olduğundan herhangi bir şekilde azaltılamaz.

İkinci ihtarda da borcun tutarı gösterilerek, tamamının 1 aylık süre içinde ödenmemesi halinde, kanunun 27’inci ve anasözleşmenin ilgili maddesi gereğince ortaklığının kendiliğinden düşeceği ihtar edilir. İkinci ihtardaki borç tutarının da birinci ihtardakiyle aynı olmasına dikkat edilmeli, birinci ihtardan sonra herhangi bir ödeme yapıldıysa bunun da belirtilmesi ve borç tutarı, ödediği tutar ve kalan borcun ayrıntılı olarak yazılması gerekir.

d) İkinci ihtarın tebliğinden itibaren 1 aylık süre içinde borç ödenmemiş olmalıdır:

Ortaklığın kendiliğinden düşebilmesi için, ikinci ihtarnamenin tebellüğ tarihinden itibaren 1 aylık süre içinde de borç ödenmemiş olmalıdır.

e) Çıkarma kararı alınmalıdır:

Kanunun 27’inci maddesinde, yukarıda belirtilen şartların oluşması halinde ortaklığın kendiliğinden düşeceği belirtilmesine rağmen, ortaklığın düşebilmesi için genel kurul veya yönetim kurulu kararına ihtiyaç olup olmadığı konusunda bir açıklama yapılmamıştır. Ancak, uygulamada oluşan yargı içtihatlarına göre, ikinci ihtarın tebliğinden itibaren 1 aylık süre içinde de borç ödenmemişse; anasözleşme ile yetkili kılınmışsa yönetim kurulu, böyle bir yetki yoksa genel kurul tarafından çıkarılma kararı alınmalıdır.

f) Çıkarma kararı ortağa tebliğ edilmelidir:

Ortaklığın kendiliğinden düşmesine ilişkin olarak alınan kararın ortağa tebliği ve itiraz yolları 2.5 nolu bölümde açıklanan ihraç kararının tebliği ve itiraz yolları ile aynıdır.

KOOPERATİF VE ÜST KURULUŞLARI GENEL KURULLARINDA BULUNDURULACAK TİCARET BAKANLIĞI TEMSİLCİSİNİN

KOOPERATİF VE ÜST KURULUŞLARI GENEL KURULLARINDA BULUNDURULACAK

TİCARET BAKANLIĞI TEMSİLCİSİNİN

NİTELİK VE GÖREVLERİ HAKKINDA TÜZÜK

 

BKK Tarihi : 30.11.1973 RG Tarihi : 10.12.1973
BKK Nosu : 7/7522 RG Nosu : 14738

 

BİRİNCİ BÖLÜM

KAPSAM  ve DEYİMLER

 

Kapsam

Madde 1 – Kooperatiflerle, Kooperatif birlikleri, bölge birlikleri, merkez birlikleri Türkiye Tütün Tarım Satış Kooperatifleri Genel Birliği ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliği Genel Kurullarında bulundurulacak Bakanlık temsilcisinin nitelik ve görevleri bu Tüzük’te gösterilmiştir.

Deyimler

Madde 2 – Bu Tüzük’te geçen üst kuruluş deyimi, 1 inci maddede sayılan kooperatiflerin üstündeki kuruluşları; Bakanlık deyimi, Ticaret Bakanlığını ifade eder.

 

İKİNCİ BÖLÜM

BAKANLIK TEMSİLCİSİNİN NİTELİKLERİ ve TEMSİLCİ İSTEMİ

 

Temsilcilerin nitelikleri

Madde 3 – Temsilcinin aşağıdaki niteliklere sahip olması gereklidir:

a. Bakanlık merkez veya taşra teşkilatında memur olmak,

b. En az lise mezunu olmak,

c. Bakanlıkça kooperatifçilik konusunda düzenlenecek eğitime katılmış ve başarı sağlamış olmak.

Bu Tüzüğün yürürlüğe girdiği tarihte, Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü veya bölge ticaret müdürlükleri emrinde en az 5 yıl görev yapmış olanlar için yukarıda yazılı nitelikler aranmaz.

Bu maddede yazılı nitelikleri taşıyan temsilci görevlendirilemediği takdirde, atama, diğer Devlet memurları arasından yapılır.

Temsilci istemi

Madde 4 – Bakanlık temsilcisi, genel kurul toplantısından en az 10 gün önce, Kooperatifler Kanununun 45 inci maddesi gereğince Bakanlığa gönderilecek toplantı çağrısı ilan örneği ile birlikte Bakanlıktan istenir.

Bölge ticaret müdürlüğü olan illerde, istem, bu müdürlüklere yapılır.

Bakanlık veya bölge ticaret müdürlüğü, uygun bir süre içerisinde, temsilciyi atar; gerekli mercilere, istemde bulunan kooperatife veya üst kuruluşa bildirir.

Ancak, usulüne uygun şekilde istemde bulunulduğu halde temsilci toplantıya gelmezse, durum, o yerin mülkiye amirine bildirilir ve temsilci onun tarafından atanır.

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

KOOPERATİFLER KANUNUNA GÖRE KURULMUŞ

KOOPERATİFLERDE VE ÜST KURULUŞLARINDA TEMSİLCİLERİN GÖREVLERİ

Genel kurul toplantısından önceki görevleri

Madde 5 – Bakanlık temsilcisi genel kurul toplantısından önce;

a. Toplantı çağrısının Kooperatifler Kanunu ve anasözleşme hükümlerine uygun bulunup bulunmadığı,

b. Toplantıya katılmaya hak kazanmış olan ortakları gösteren listenin, Türk Ticaret Kanununun 376 ncı maddesine uygun şekilde düzenlenip düzenlenmediği, listenin ortaklar veya ortak temsilcileri tarafından imzalanıp imzalanmadığı, hazır olanların görebileceği bir yere asılıp asılmadığı,

c. Anasözleşmede bir ortağı diğer bir ortağın temsil edebileceğine dair bir hükmün mevcut olup olmadığı, varsa, temsilcinin bu yetkisinin bulunup bulunmadığı,

d. Ortaklar listesini asaleten veya temsilen imzalayan ortakların kimliklerini belirten ortaklık senedi veya cüzdanının imza sırasında ibraz edilip edilmediği,

e. Grup temsilcilerinin usulüne uygun olarak seçilip seçilmedikleri,

f. Kanun ve anasözleşme ile tespit olunan yükümlerini yerine getirmemesi nedeniyle yönetim kurulu tarafından genel kurula alınmamasına karar verilen ortakla

rın ve genel kurul toplantı tarihinden en az 6 ay (*) önce ortak olmayanların,

Genel kurula katılacak ortakları gösteren listeye yazılıp yazılmadığı hususlarını incelemekle görevlidir.

Genel kurul toplantısındaki görevleri

Madde 6 – Bakanlık temsilcisi genel kurulun açılışı ve devamı sırasında;

a. Ana sözleşmede açılışı yapmakla görevlendirilmiş bir kimse varsa görevi bunun yapıp yapmadığı, anasözleşmede böyle bir kimse gösterilememişse teamüle göre hareket edilip edilmediği,

b. Toplantıya başlanabilmesi için anasözleşmede kayıtlı toplantı nisabının mevcut olup olmadığı ve yoklama yapılıp yapılmadığı,

c. Başkan anasözleşme ile tayin olunmamışsa, başkanın, divan katiplerinin ve oy toplamakla görevlendirilecek  ortakların usulüne uygun olarak seçilip seçilmediği,

d. Gündemin Türk Ticaret Kanununun 369 uncu maddesine göre düzenlenip düzenlenmediği, görüşmelerin gündeme ve gündem sırasına göre yapılıp yapılmadığı,

e. Yönetim kurulu üyeleri ile kenetçilerin azli, hesap komisyonunun seçilmesi, bilânço incelemesinin geriye bırakılması, çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar alınması, genel kurulun yeni bir toplantıya çağırılması hususlarının gündemde olmasa bile, ortaklar tarafından teklif edilmesi halinde, başkanlık divanınca gündeme konulup konulmadığı,

f. Olağanüstü genel kurul toplantısında görüşmelerin Genel Kurulu toplantıya çağıranların düzenledikleri gündeme göre devam edip etmediği,

g. Kanun ve ana sözleşme ile saptanan yükümlerini yerine getirmemesi nedeniyle, yönetim kurulu tarafından genel kurula alınmamasına karar verilen ortakların ve toplantı tarihinden en az 6 ay (*) önce ortak olmayanların genel kurula alınıp alınmadığı,

h. Çağrıya ilişkin hükümlere uyulmadığı takdirde, bütün ortakların genel kurulda hazır bulunup bulunmadığı bulunanlardan biri tarafından toplantıya itiraz edilip edilmediği ve kararlara ait tutanağın ortaklar veya ortakların oybirliği ile seçecekleri temsilcileri tarafından imzalanıp imzalanmadığı,

ı. Anasözleşmede aksine hüküm olmadığı takdirde genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar edilip edilmediği,

j. Anasözleşmede daha fazla bir çoğunluk aranmamışsa, genel kurulun, kooperatifin dağılması, diğer bir kooperatifle birleşmesi ve anasözleşmenin değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların, mevcudun 2/3 ünün çoğunluğunu sağlayıp sağlamadığı,

k. Anasözleşmede daha fazla bir çoğunluk aranmamışsa, ortağın şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması ve ek ödeme yükümlülüğü kararlarının, bütün ortakların 3/4 ünün rızası ile alınıp alınmadığı,

l. Oyların mektupla bildirilmesi halinde, mektupların usulüne göre incelenip incelenmediği, bu hususla ilgili bir tutanak düzenlenip görevliler tarafından imzalanıp imzalanmadığı,

m. Grup temsilcilerinin oylarını talimata uygun olarak kullanıp kullanmadıkları,

n. Anasözleşmede açıklık olmadığı hallerde, genel kurulda seçim yapılmadan veya herhangi bir konu oya konmadan önce, oyların gizli veya açık verilmesi hususunun oylanıp oylanmadığı,

o. Oylama gizli yapılıyorsa, her ortağa kooperatif mührü ile mühürlenmiş oy pusulası verilip verilmediği, ortağın ortak numarası, adı ve soyadı okunarak oyunu kullanmaya çağırılıp çağırılmadığı,

p. Kullanılan oyların hazır bulunanların huzurunda tasnif edilip edilmediği,

r. Genel kurul kararlarının kanuna, anasözleşmeye, anasözleşmede hüküm olmadığı takdirde, kanunun ihtiyari ve yorumlayıcı hükümlerine, ahlâka ve adaba ve iyi niyet esaslarına aykırı olup olmadığı hususlarını incelemekle görevlidir.

Genel kurul toplantısının bitiminden sonraki görevleri

Madde 7 – Bakanlık temsilcisi genel kurul toplantısının bitiminden sonra;

a. Toplantı görüşmelerine ilişkin tutanağın okunaklı bir şekilde yazılıp yazılmadığı,

b. Önerge, tutanak ve sair belgelerin genel kurul dosyasına konulup konulmadığı,

c. Toplantıya ilişkin tutanağın, genel kurul başkanı; varsa ikinci başkan ve katipler tarafından imzalanıp imzalanmadığı,

d. Oy tasnif kuruluyla seçilmiş diğer kurulların görevlendirildikleri konularda tutanak düzenleyip düzenlemedikleri ve bunları imzalayıp imzalamadıkları,

hususlarını incelemekle görevlidir.

 

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

TARIM SATIŞ KOOPERATİFLERİ VE BİRLİKLERİ GENEL

KURULLARINDA BAKANLIK TEMSİLCİLERİNİN GÖREVLERİ

 

Kooperatif genel kurullarındaki görevler

Madde 8 – Bakanlık temsilcisi, tarım satış kooperatifleri genel kurulunun açılışından önce, açılışında, devamı sırasında ve bitişinden sonra;

a. Toplantı çağrısının tarım satış kooperatifleri anamukavelenamesi hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı,

b. Toplantıya katılacak ortakların veya temsilcilerinin, Tarım Satış Kooperatifleri anamukavelenamesinde yazılı niteliklere sahip olup olmadıkları,

c. Diğer bir ortağı temsilen, ortaklar listesini imzalayan ortağın, yazılı yetkisinin bulunup bulunmadığı,

d. Tarım satış kooperatifleri anamukavelenamesine göre, ortaklıktan kesin olarak çıkanlarla çıkarılanlara ortaklar listesinde yer verilip verilmediği,

e. Bakanlığın, tarım satış kooperatifinin kuruluşunu onaylamasından sonra, kuruluş genel kurulunun anamukavelenameyi imzalayanlardan biri tarafından toplantıya çağrılıp çağrılmadığı,

f. Ortakların 1/10 unun genel kurul toplantısından en az 5 gün önce, gündeme bir madde eklenmesi dileği ile yaptıkları başvurmanın yerine getirilip getirilmediği,

g. Toplantının yönetim kurulu başkanı, yoksa kooperatif müdürü tarafından açılıp açılmadığı,

h. Toplantı ve karar nisabında, Tarım Satış Kooperatifleri anamukavelename-sinde yazılı hükümlere uyulup uyulmadığı,

i. Gündemin Türk Ticaret Kanununun 369 uncu maddesinde yazılı hususları ihtiva edip etmediği, görüşmelerin gündeme ve gündem sırasına göre yapılıp yapılmadığı, varsa, ortaklıktan çıkarılacaklara ilişkin maddenin, sırasına konulup konulmadığı,

j. Seçim yapılmadan ve herhangi bir konu oya konmadan önce, oyların gizli veya açık verilmesi hususunun oylanıp oylanmadığı,

k. Kararların ve toplantıda bulunan ortakların adları ile ortaklık numaralarının, sayfaları numaralanmış deftere geçirilip altının genel kurul başkanı ve başkanlık Divanı katiplerince imzalanıp imzalanmadığı,

l. Bu Tüzüğün 5 inci maddesinin b ve d; 6 ncı maddesinin g, o, p ve 7 nci maddesinin a, b, d fıkraları hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı,

m) Kararların Kooperatifler Kanunu ile Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununa, tarım satış kooperatifi anamukavelenamesine, bunlarda hüküm bulunmadığı takdirde, genel kaidelere, ahlaka ve adaba ve iyi niyet esaslarına uygun olup olmadığı hususlarını incelemekle görevlidir.

Birlik genel kurulundaki görevleri

Madde 9 – Bakanlık temsilcisi tarım satış kooperatifleri birlikleri genel kurullarının açılışından önce, açılışında, devamı sırasında ve bitişinden sonra;

a. Toplantı çağrısının tarım satış kooperatifleri birliği anamukavelenamesi hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı,

b. Genel Kurulu teşkil eden kooperatifler temsilcilerinin Birlik Anamukavele-sine göre seçilip seçilmediği, seçilenlerin, tarım satış kooperatifleri üyelerinde aranan nitelikleri haiz olup olmadığı,

c. Toplantıya katılmaya hak kazanmış olan ortak kooperatifler temsilcilerini gösteren listenin, Türk Ticaret Kanununun 376 ncı maddesinde kayıtlı olduğu şekilde düzenlenip düzenlenmediği, hazır bulunanların görebileceği bir yere asılıp asılmadığı, listenin ortak kooperatif temsilcileri tarafından imzalanıp imzalanmadığı,

d. Ortaklar listesini imzalayan ortak kooperatifler temsilcilerinin, temsilci belgelerini ibraz edip etmedikleri, temsilci belgelerindeki imza veya mührün temsilciyi seçen kooperatife ait olup olmadığı,

e. Bakanlığın, birliğin kuruluşunu onaylamasından sonra, kuruluş genel kurulunun ortak kooperatiflerden biri tarafından 10 gün içerisinde toplantıya çağrılıp çağırılmadığı,

f. Olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarının açılış ve karar nisabında, birlik anamukavelesi hükümlerine uyulup uyulmadığı,

g. Karar ve toplantıda temsil edilmiş olan ortak kooperatifler temsilcilerinin adlarının deftere geçirilip, altının genel kurul başkanı ve divanı katipleri tarafından imzalanıp imzalanmadığı,

h. Tüzüğün 6 ncı maddesinin, d, f, o, p fıkralarıyla 7 nci maddesinin a, b ve d fıkraları hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı,

i. Kararların Kooperatifler Kanunu ile Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununa, birlik anamukavelenamesine, bunlarda hüküm bulunmadığı takdirde genel kaidelere, ahlaka, adaba ve iyi niyet esaslarına aykırı olup olmadığı,

hususlarını incelemekle görevlidir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

BAKANLIK TEMSİLCİSİNİN DİĞER GÖREVLERİ

 

Genel kurul kararlarına ilişkin tutanakların ve ortaklar listesinin

imzalanması

Madde 10 – Temsilci, kararlara ilişkin tutanaklar ile toplantıya katılanların listesini imzalamakla yükümlüdür. Temsilci, herhangi bir itiraz ileri sürerek, tutanakları imzalamaktan kaçınamaz ve toplantı sona ermeden genel kurulu terkedemez.

Temsilcinin görüşünü belirtmesi, bakanlığa bilgi vermesi

Madde 11 – Temsilci, kanun ve ana sözleşmeye aykırı olarak alınan kararlar hakkındaki görüşünü, görüşmelere ilişkin tutanakta belirtir ve genel kurulun bitiminde, ayrıca, toplantının kanun ve anasözleşme hükümlerine göre yürütülüp yürütülmediği yolundaki görüşünü Bakanlığa bildirir.

Açıklama yapma yükümlülüğü

Madde 12 – Temsilci, Genel Kurullarda toplantıyla ilgili olarak kendisine sorulan hususları cevaplandırır ve toplantının kanun ve anasözleşme gereğince yürütülmesini sağlamak için gerekli açıklamaları yapar.

 

ALTINCI BÖLÜM

SON HÜKÜMLER

 

Kooperatif yöneticilerinin ve memurlarının yükümlülüğü

Madde 13 – Kooperatifi yönetmeye ve temsile yetkili olanlarla diğer memurları, Bakanlık temsilcisinin kanunda ve bu Tüzükte yazılı görevlerini gereği gibi yapabilmesi için her türlü yardım ve kolaylığı göstermek ve temsilcinin görevi ile ilgili olarak isteyeceği belge, defter ve diğer kayıtları derhal ibraz etmekle yükümlüdür.

Yürürlük

Madde 14 – 10.5.1969 günlü ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 87 nci maddesine dayanılarak hazırlanmış ve Danıştayca incelenmiş olan bu Tüzük hükümleri Resmi Gazete ile yayımı gününde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 15 – Bu Tüzük hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

 

Kooperatif yönetim kurulunca genel kurul kararı olmaksızın para istenilebilir mi?

Kooperatif yönetim kurulunca genel kurul kararı olmaksızın para istenilebilir mi?
Cevap: Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 23. maddesine göre, ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek yetkisi genel kurulun görev ve yetkilerindendir.

Aidat ödemesini geciktiren ortaklardan gecikme faizi alınabilir mi?

1163 Sayılı Kooperatifler Kanununda, ödemelerini geç yapan ortaklara gecikme cezası (gecikme faizi) yürütüleceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte, kooperatif ortaklarının ödemelerini geciktirmeleri halinde Kooperatifler Kanununun 23. maddesi çerçevesinde genel kurulca kararlaştırılmak kaydıyla objektif esaslara dayalı olarak gecikme faizi alınması mümkün bulunmaktadır.

Ayrıca, Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin 23/6. maddesine göre, genel kurulun, ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları belirleme yetkisi bulunmaktadır.

Genel kurulca, kooperatif amaçlarının gerçekleştirilmesi ve eşitlik ilkesi gözetilerek belirlenen ödenti, gecikme faizi vb. gibi parasal yükümlülüklerin, ortaklarca, yine genel kurulca belirlenen esaslar doğrultusunda yerine getirilmesi; aksi davranışta bulunan ortaklar içinde Anasözleşmede belirtilen yaptırımların uygulanması gerekmektedir. Parasal yükümlülüklerini hiç veya zamanında yerine getirmeyen ortaklar için yapılacak uygulamanın (gecikme faizi, ortaklıktan çıkarma), borç miktarı, gecikme süresi, kooperatifin durumu gibi kıstaslar gözönüne alınarak yönetim kurulunca belirlenmesi uygun olacaktır.

1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 23. maddesine göre, ortaklar, bu Kanunun kabul ettiği esaslar çerçevesinde hak ve vecibelerde eşit olduklarından, parasal yükümlülüğünü bilinçli olarak yerine getirmeyen ortakla, ekonomik nedenlerle yerine getirmeyen ortak arasında bir ayrım yapılması mümkün değildir

ortaklık payına birden fazla kişinin ortak olup olamayacağı konusunda bilgi verir mi siniz?

1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 19. maddesine göre, kooperatife giren her şahıstan en az bir ortaklık payı alınması gerekir. Dolayısıyla da bir pay ve bu paya bağlı haklar için kooperatife yalnızca bir ortak alınabilir.

Ancak, Kooperatifler Kanununda ve Konut Yapı Kooperatifi Anasözleşmesinde, bir pay için birden fazla kişinin ortak olması halinde bu kişilerle kooperatif arasındaki ilişkinin nasıl yürütüleceği konusunda açık hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda, 1163 Sayılı Kanunun 98. maddesi atfıyla Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlere ilişkin 400. maddesinin uygulanması gerekmektedir. Buna göre, ortaklık payı kooperatife karşı bölünemeyeceğinden, bir paya birden fazla kişi ortak olmuş ise, bunlar kooperatife karşı haklarını ortak bir temsilci aracılığıyla kullanabileceklerdir. Ortak bir temsilci tayin etmedikleri takdirde kooperatifçe bunlardan birine yapılacak bildirim hepsi için geçerli olacaktır. Bir paya ortak olan birden fazla kişiden her hangi birisinin ihracı için Anasözleşmede gösterilen ihraç nedenlerinden birine dayanılması gerekir. Böylece, aynı paya sahip olanlardan birinin ortaklıktan çıkarılıp diğerlerinin ortak olarak kalması ise payın bölünmezliği ilkesine aykırılık oluşturacağından, ihraç işleminin bunları da etkileyeceği sonucuna varılmaktadır.

Ancak, Anasözleşmede gösterilen ihraç nedenlerinden birine dayanmaksızın salt bir payın birden çok ortağı olamayacağı gerekçesiyle ortaklıktan çıkarılma işleminin uygulanması mümkün görülmemektedir.

Bununla birlikte, gerek 1163 Sayılı Yasanın 19. maddesinde güdülen amaç, gerekse karışıklıkların önlenmesi bakımından bir paya bir kişinin tek başına sahip olunmasında da yarar bulunmaktadır.

Genel kurul toplantısında ortağı kimler temsil edebilir?

Genel kurul toplantısında bir ortak yazı ile izin vermek suretiyle oyunu ancak başka bir ortağa kullandırabilir. Bir ortak genel kurulda birden fazla ortağı temsil edemez. Ortak sayısı 1000’ın üstünde olan kooperatiflerde anasözleşme ile ortağın en çok 9 olmak üzere birden fazla ortağı temsil etmesi öngörülebilir. Es ve birinci derece akrabalarda temsilde ortaklık şartı aranmaz. Dolayısıyla bir ortağın eşi, annesi, babası, kayınvalidesi, kayınbabası, evladı, gelini, damadı kendisi yerine oy kullanabilir.

Ortak olan kişi hemen genel kurul toplantısına katılma hakkına sahip mi dir?

Üç ay evvel ortak olmayanlar hariç her ortak genel kurula katılma hakkına sahiptir. Yapı kooperatiflerinde genel kurul toplantılarına katılmak için bu şart aranmaz.Dolayısıyla, yapı kooperatiflerine ortak olanlar hemen, diğer kooperatiflerdeki ortaklar ise ortaklığa kabul tarihinden itibaren üç ay sonra genel kurul toplantılarına katılma hakkını kazanırlar.

Mal Bildirimi Tebellüğ Belgesi

       TEBELLÜĞ BELGESİ

 

 

KOOPERATİFİN ÜNVANI               :

KOOPERATİFİN ADRESİ                 :

KOOPERATİFİN TELEFONU           :

YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN ;

 

Adı Soyadı                            Baba Adı                           Doğum Yeri             Doğum Tarihi

 

1-

 

2-

 

3-

 

4-

 

5-

 

6-

 

7-

 

 

         Yukarıda açık kimliği yazılı kişiler S.S.   ……………………………………………………             

Kooperatifi Yönetim Kurulu üyeleridir.

 

          3628 Sayılı Mal Bildiriminde bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 2., 6. ve 10. maddelerine istinaden adı geçen kooperatif yetkililerine Yönetim Kuruluna seçildikleri tarihten itibaren 30 gün içerisinde görevden ayrıldıkları tarihten itibaren 30 gün içerisinde , mal varlığında herhangi bir değişiklik olduğu takdirde 30 gün içerisinde , görevlerinin devamı halinde sonu (0) ve (5) ile biten yılların en geç Şubat ayı sonuna kadar İl Sanayi ve Ticaret Müdürlüğüne mal bildirim beyannamelerini vereceklerini, vermedikleri takdirde anılan Kanunun 10. maddesine istinaden Cumhuriyet Savcılığına haklarında suç duyurusunda bulunulacağı kendilerine tebliğ edilmiştir.             …/…/20….

 

 

 

Tebliğ Eden:                                                        Tebellüğ Edenler:  

 

……………………..                                           ……………………………………………                         

Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü                            …………………………………………….

 

S.S. ……………………………..Kooperatifi

 

Yönetim Kurulu

Kooperatife ortak olma şekilleri: -KEMAL ÖZMEN

1.2.Kooperatife ortak olma şekilleri:

Kişiler bir kooperatife şu şekillerde ortak olabilir:

– Bir kooperatif kurarak ortak olma  (KK.m.1),

– Daha önce kurulmuş olan bir kooperatife sonradan ortak olma (KK.m.8),

– Ortaklardan birinin ortaklık payını devralmak suretiyle ortak olma (KK.m.14/3),

– Miras yoluyla ortak olma (KK.m.14/2),

– Taşınmaz mal veya işletme karşılığı ortak olma (KK.m.15/2).

1.2.1 Kurucu ortak olma:

Bir kooperatif en az 7 ortak tarafından kurulabilir. Bu ortaklar gerçek kişi olabileceği gibi, tüzel kişi de olabilir. Ancak, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri amaçları bakımından ilgilendikleri kooperatiflere ortak olabilirler.

Kooperatifler ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Böylece, kurucular ortaklık sıfatını kazanırlar.

1.2.2 Kurulmuş olan bir kooperatife sonradan ortak olma:

Kuruluştan sonra da kooperatife ortak olmak mümkündür. Ortaklık şartlarını taşıyan kişi, ortak olma dileğini ve anasözleşme hükümlerini kabul ettiğini belirtir dilekçe ile yönetim kuruluna başvurur. Yönetim kurulunun olumlu karar vermesi halinde kişi ortaklığa kabul edilmiş sayılır.

1.2.3 Hisse devir almak suretiyle ortak olma:

Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması hâlinde, o kişiyi ortaklığa kabul etmek zorundadır (KK.m.14/2). Ancak, tarım satış kooperatiflerinde ortaklık payları (başka bir kooperatif ya da birlikle birleşme hali dışında) devredileyeceğinden, ortaklık devredilemez (4572 sayılı Kanun m.1/5).

Ortaklığın devri için de kooperatif yönetim kuruluna yazılı olarak başvurulmalıdır. Bu başvuru, devretmek isteyen ortak ile devralmak isteyen kişinin kooperatife ayrı ayrı verecekleri dilekçelerle olabileceği gibi, birlikte verecekleri dilekçe ile de olabilir.

İki taraf arasında yapılan devir sözleşmesi kooperatife bildirilmediği ve kooperatif yönetim kurulunca kabul edilmediği sürece hukuki bir değer taşımaz. Böyle bir sözleşme sadece devir etmek ve devralmak isteyen arasında kalmış bir işlemdir ve kooperatifi bağlamaz. Devir işlemi yönetim kurulu kararı ile hüküm ifade eder.

Kooperatifte ortaklık bir bütün olup, bütün hak ve vecibeleriyle devredilir ve devralınır. Ortaklığın kısmen devri mümkün değildir.

Devir bedeline kooperatifçe müdahale edilemez. Bu bedel devralan ile devreden arasında serbestçe kararlaştırılır.

1.2.4 Miras yoluyla ortak olma:

Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer. Anasözleşme ile, ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir.

Kooperatifin anasözleşmesinde ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalabilceği hükmüne yer verilmişse, mirasçıların veraset ilamı getirmeleri ve ayrıca içlerinden birini temsilci tayin etmeleri gerekir.

Anasözleşmede ortaklığın mirasçılara geçebileceğine dair bir hüküm yoksa, mirasçıların ortak olarak kalmaları mümkün değildir.

1.2.5 Görev veya hizmet ya da taşınmaz mal veya işletme karşılığı ortaklık:

Ortaklık sıfatının kazanılması, anasözleşme ile bir taşınmaz malın mülkiyetine bağlı hakların kullanılmasına veya bir teşebbüsün işletilmesine bağlanabilir. Bu gibi hallerde taşınmaz malın mülkiyeti veya işletme üçüncü şahıslara devir veya temlik edilmişse, ortaklık sıfatının da sona ermesi gerekmektedir. Ancak, bu durumda, taşınmaz malın mülkiyetinin veya işletmenin üçüncü şahıslara devir veya temliki ile ortaklık sıfatının da bir hak olarak yeni malike veya işletmeyi alana geçebileceği doğrultusunda anasözleşmeye hüküm konulabilir. Taşınmaz mala ait bu şekilde iktisabın üçüncü şahıslara karşı geçerli olması, tapu siciline bu yolda meşruhat verilmesine bağlıdır.

Ortaklık sıfatı bir görev veya hizmetin yerine getirilmesine bağlı ise, bu görev veya hizmetin sona ermesi ile ortaklık sıfatı kalkar. Bu halde anasözleşmeye hüküm konulmak suretiyle ortaklığın devamı sağlanabilir.

ORTAKLIK SIFATININ KAZANILMASI

1. ORTAKLIK SIFATININ KAZANILMASI

1.1 Ortaklık Şartları

a) Medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmak:

Medeni hakları kullanma ehliyeti (fiil ehliyeti); bir kimsenin bizzat kendi fiil ve işlemleriyle kendi lehine haklar, aleyhine borçlar yaratabilme iktidarıdır.

Fiil ehliyeti, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda düzenlenmiş olup, fiil ehliyeinin ikisi olumlu, birisi olumsuz olmak üzere üç şartı vardır. Olumlu şartlar, “ayırt etme gücüne sahip olmak” ve “ergin olmak”; olumsuz şart ise “kısıtlı olmamak” tır.

Tüzel kişilerde ise fiil ehliyeti, kanunen bulunması zorunlu organlarının tümünün mevcut olması halinde kazanılır.

b) Yazılı olarak kooperatif yönetim kuruluna başvurmak:

Kooperatife ortak olmak isteyen gerçek kişiler, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar (KK.m.8/1).

Ancak, başvurusu dilekçesine anasözleşme hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul edildiği yönünde bir ifadeyle yer verilmese de ortaklık için başvuran şahsın anasözleşme hükümlerini kabul ve tahahhüt ettiği; bu hükümleri bilmediğini ileri süremeyeceği kabul edilir.

Kooperatifler Kanununun 4. maddesiyle kooperatifin yükümlerinden dolayı ortakların sorumluluk durumu ve derecesine ilişkin hükümlerin anasözleşmeye konulması zorunlu tutulmuştur. Bu itibarla, kooperatif ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyorsa ortak olmak isteyen kişinin ortak olmak isteği, bu yükümlülükleri yazılı olarak kabul etmesi halinde değer taşır (KK.m.8/1). Bu yükümlülüklerin kabulü ayrı bir yazı ile yapılabileceği gibi ortak olmak için verilen başvuru dilekçesinde de belirtilebilir.

c) Kooperatif anasözleşmesinde aranan diğer şartları taşımak:            

Kanundaki ortaklık şartlarına ek olarak, kooperatiflerin faaliyet türlerine göre anasözleşmelerinde ortaklık şartları belirlenebilmektedir.

Örnek olarak; motorlu taşıyıcılar kooperatifine ortak olmak için taşıyıcılığın bilfiil meslek edinilmesi ve motorlu araca sahip olunması şartları gereklidir. Bu şartlar, anasözleşmede aranan ilave şartlardır. 

Bu tür kooperatiflere ortak olmak isteyenler, bu şartlara haiz olduklarını ilgili kurum ve kuruluşlardan alcakları belgeler ile ortaklık başvurusunda bulunabilecektir.

d) Ortaklık sıfatının kazanılması:

Yönetim kurulu ortak olmak için müracaat edenlerin ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırır. Ortaklık şartlarını taşıdığı belirlenen kişi, yönetim kurulunun karar vermesi halinde ortaklığa kabul edilir.

Kooperatife ortak olmak isteyenlerin ortaklığa kabulü için yönetim kurulunca karar alınır ve alınan bu karar kooperatifi temsile ve imzaya yetkili olanlar tarafından imzalanacak bir yazı ile ilgiliye duyurulur. Ortaklık sıfatı, kararın alındığı tarihten itibaren kazanılmış olur.

 

e) İstisnai Durum (Zımni ortaklık):           

Ortaklığa kabul yönetim kurulunun kararı ile gerçekleşmekle birlikte, bazen yönetim kurulu kararı alınmadığı veya ortaklığa başvuran kişinin yönetim kurulunca ortaklığa kabul edilmediği durumda kooperatif ile ortaklık için başvuruda bulunan şahıs arasında normal ortaklar gibi bir hukuki ilişki başlamışsa ortaklığın zımnen doğduğunu kabul etmek gerekir. Örneğin, ortaklığa başvuran kişinin genel kurul toplantısına çağrılması, banka hesabına yatırdığı aidatların kullanılması gibi … Keza, bu yönde yerleşmiş yargı içtihatları bulunmaktadır.

ORTAKLIK SIFATININ KAZANILMASI

1. ORTAKLIK SIFATININ KAZANILMASI

1.1 Ortaklık Şartları

a) Medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmak:

Medeni hakları kullanma ehliyeti (fiil ehliyeti); bir kimsenin bizzat kendi fiil ve işlemleriyle kendi lehine haklar, aleyhine borçlar yaratabilme iktidarıdır.

Fiil ehliyeti, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda düzenlenmiş olup, fiil ehliyeinin ikisi olumlu, birisi olumsuz olmak üzere üç şartı vardır. Olumlu şartlar, “ayırt etme gücüne sahip olmak” ve “ergin olmak”; olumsuz şart ise “kısıtlı olmamak” tır.

Tüzel kişilerde ise fiil ehliyeti, kanunen bulunması zorunlu organlarının tümünün mevcut olması halinde kazanılır.

b) Yazılı olarak kooperatif yönetim kuruluna başvurmak:

Kooperatife ortak olmak isteyen gerçek kişiler, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar (KK.m.8/1).

Ancak, başvurusu dilekçesine anasözleşme hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul edildiği yönünde bir ifadeyle yer verilmese de ortaklık için başvuran şahsın anasözleşme hükümlerini kabul ve tahahhüt ettiği; bu hükümleri bilmediğini ileri süremeyeceği kabul edilir.

Kooperatifler Kanununun 4. maddesiyle kooperatifin yükümlerinden dolayı ortakların sorumluluk durumu ve derecesine ilişkin hükümlerin anasözleşmeye konulması zorunlu tutulmuştur. Bu itibarla, kooperatif ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyorsa ortak olmak isteyen kişinin ortak olmak isteği, bu yükümlülükleri yazılı olarak kabul etmesi halinde değer taşır (KK.m.8/1). Bu yükümlülüklerin kabulü ayrı bir yazı ile yapılabileceği gibi ortak olmak için verilen başvuru dilekçesinde de belirtilebilir.

c) Kooperatif anasözleşmesinde aranan diğer şartları taşımak:            

Kanundaki ortaklık şartlarına ek olarak, kooperatiflerin faaliyet türlerine göre anasözleşmelerinde ortaklık şartları belirlenebilmektedir.

Örnek olarak; motorlu taşıyıcılar kooperatifine ortak olmak için taşıyıcılığın bilfiil meslek edinilmesi ve motorlu araca sahip olunması şartları gereklidir. Bu şartlar, anasözleşmede aranan ilave şartlardır. 

Bu tür kooperatiflere ortak olmak isteyenler, bu şartlara haiz olduklarını ilgili kurum ve kuruluşlardan alcakları belgeler ile ortaklık başvurusunda bulunabilecektir.

d) Ortaklık sıfatının kazanılması:

Yönetim kurulu ortak olmak için müracaat edenlerin ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırır. Ortaklık şartlarını taşıdığı belirlenen kişi, yönetim kurulunun karar vermesi halinde ortaklığa kabul edilir.

Kooperatife ortak olmak isteyenlerin ortaklığa kabulü için yönetim kurulunca karar alınır ve alınan bu karar kooperatifi temsile ve imzaya yetkili olanlar tarafından imzalanacak bir yazı ile ilgiliye duyurulur. Ortaklık sıfatı, kararın alındığı tarihten itibaren kazanılmış olur.

 

e) İstisnai Durum (Zımni ortaklık):           

Ortaklığa kabul yönetim kurulunun kararı ile gerçekleşmekle birlikte, bazen yönetim kurulu kararı alınmadığı veya ortaklığa başvuran kişinin yönetim kurulunca ortaklığa kabul edilmediği durumda kooperatif ile ortaklık için başvuruda bulunan şahıs arasında normal ortaklar gibi bir hukuki ilişki başlamışsa ortaklığın zımnen doğduğunu kabul etmek gerekir. Örneğin, ortaklığa başvuran kişinin genel kurul toplantısına çağrılması, banka hesabına yatırdığı aidatların kullanılması gibi … Keza, bu yönde yerleşmiş yargı içtihatları bulunmaktadır.