488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1 ve 14. maddeleri uyarınca resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin hakediş ödemelerinden damga vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir. Hakediş ödemelerinde uygulanacak olan oran; binde 8,25’ dir.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1 ve 14. maddeleri uyarınca resmi daireler tarafından
yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin hakediş ödemelerinden damga vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir. Hakediş ödemelerinde uygulanacak olan oran; binde 8,25’ dir.

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI YATIRIM PROGRAMINDA YER ALAN KÜÇÜK SANAYİ SİTESİ YAPI KOOPERATİFLERİNİN KREDİ KULLANIMINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK -2.11.2012 resmi gazete

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından:

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI YATIRIM PROGRAMINDA

YER ALAN KÜÇÜK SANAYİ SİTESİ YAPI KOOPERATİFLERİNİN

KREDİ KULLANIMINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 14/7/2010 tarihli ve 27641 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Yatırım Programında Yer Alan Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatiflerinin Kredi Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin adı “Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Yatırım Programında Yer Alan Sanayi Sitesi Yapı Kooperatiflerinin Kredi Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“h) Sanayi sitesi yapı kooperatifi (SS): Kooperatifler Kanunu ile küçük sanayi sitesi yapı kooperatifi anasözleşmesi hükümlerine göre kurulmuş kooperatifi,”

MADDE 3 – Aynı Yönetmelikte geçen “küçük sanayi sitelerinin” ibaresi “sanayi sitelerinin” olarak, “KSS” ibareleri ise “SS” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye beşinci fıkra eklenmiştir.

“b) Sanayi sitesi alanının kooperatif mülkiyetinde olması ve kooperatif üyelerine ait genel üye listesinin Bakanlıkça uygun görülmesi,”

“(5) Deprem, sel, heyelan, yangın ve benzeri durumlarda sanayi sitelerinin kredi talebi; bu Yönetmelik ile belirlenen şartlara bağlı olmaksızın Bakanlıkça ayrıca değerlendirilir.”

MADDE 5 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 6 – Bu Yönetmelik hükümlerini Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı yürütür.

Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin

Tarihi

Sayısı

14/7/2010

27641

Yönetmelikte Değişiklik Yapan Yönetmeliklerin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin

Tarihi

Sayısı

1

22/10/2011

28092

2

3/7/2012

28342

Kooperatiften daire alamayan ortak ne yapmalı ?-Kemal özmen

Üyemizin Özeti
Kooperatif üyeliği devam eden davacıya tahsis edilen dairenin bir başkasına satışının yoklukla malul olması nedeniyle davalının iyiniyet savunmasının dinlenmesinin mümkün bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
(Karar Tarihi : 12.05.2009)
Dava: Taraflar arasında görülen kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil ya da tazminat istemine ilişkin dava sonunda verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden M____ T____ vs. vekili ile aleyhine temyiz istenilen A____ K____ vekili geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı, Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, Gereği görüşüldü:

Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, tüm aidatını ödediğini, ancak dairesinin davalı kooperatifin yöneticileri olan diğer iki davalı tarafından davalı M____ T____ adına tapuya tescil edildiğini ileri sürerek, daire tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde rayiç bedelinin temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı A____ N____ G____’ün cevabına rastlanmamış, davalılar vekilleri ise davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, davacının kooperatif üyesi olduğu, hiçbir borcunun bulunmadığı, bu halde kooperatif yöneticilerinin davacının dairesini davalı M____ T____’ye satışlarının geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davaya konu dairenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı kooperatif vekili, davalı M____ T____ vekili ve davalı Z____ A____ vekilince temyiz edilmiştir.

Dosya içeriğine, kararın dayandığı delilerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kooperatif üyeliği devam eden davacıya tahsis edilen dairenin bir başkasına satışının yoklukla malul olması nedeniyle davalı M____ T____’nün iyiniyet savunmasının dinlenmesinin mümkün bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.

Ancak;

Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalı kooperatifin borçları bulunduğuna ilişkin, savunması yeterince araştırılmamıştır. Doğru sonuca varılması için, mahkemece, Öncelikle davacının yaptığı ödemeler karşılığında aldığı makbuzlarda tek imza bulunduğu için bir kısım ödemelerin kooperatifi bağlamayacağına ilişkin savunması kapsamında kooperatifteki uygulama ve kooperatif kayıtlarının araştırılması, ayrıca davacının borçlu olup olmadığının yalnızca 2001 yılına kadar yapılan ödemelere göre değil, bundan sonrasında diğer üyelerin yaptıkları ödemeler de değerlendirmeye alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Davalı Z____ A____’ın temyiz itirazlarına gelince; kooperatif yöneticilerine karşı tazminat davası açılabilmesi için davacı ortağın öncelikle kooperatiften daire veya tazminat alma olanağının kalmadığının sabit hale gelmesi gerekli olup, kooperatife karşı böyle bir talep hakkı bulunduğu sürece yöneticilere karşı dava açma hakkı doğmayacağından, anılan davalı bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul karar verilmesi,

KARAR : Kabule göre de diğer üyelere kat irtifakı tapusu verilmiş olduğu halde, “21 numaralı bağımsız bölümün davacı adına tesciline” şekilde eşitlik ilkesine aykırı hüküm kurulması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 625.00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak, duruşmada kendilerini vekille temsil ettiren temyiz eden davalılara verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 12.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Kooperatifler Kanunu MADDE 2 :Bir kooperatif en az 7 ortak tarafından imzalanacak ana sözleşme ile kurulur. Ana sözleşmedeki imzaların noterce onaylanması gerekir.

Yapı kooperatifleri ile konusuna taşınmaz mal temliki dahil bulunan diğer kooperatiflerin anasözleşmelerinde ortaklara taşınmaz mal temlik edileceği hakkındaki taahhütler başka bir resmi şekil aranmaksızın muteberdir.

Sermaye miktarı sınırlandırılarak kooperatif kurulamaz. Kooperatif adını ancak bu kanuna göre kurulmuş teşekküller kullanabilir.

(Ek fıkra: 06/10/1988 – 3476/1 md.) Kooperatifler ve üst kuruluşlarının unvanlarında, kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerine yer verilemez.

Kooperatifler kanununda hüküm olmayan haller-Kemal özmen

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesinin yollaması gereğince uygulanması gereken TTK.nun 336. maddesine göre genel olarak yönetim kurulu üyeleri şirket adına yapmış oldukları sözleşme ve işlemlerden ötürü şahsen sorumlu değillerdir. Aynı maddede 5 bent halinde açıklanan durumlar, bu genel ilkenin istisnaları olarak gösterilmiştir. Anılan istisnalardan olan 5. bent gereğince gerek kanunun, gerekse anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasten veya ihmal sonucu olarak yapmayan yönetim kurulu üyeleri aleyhine zarar gören ortak doğrudan dava açabilir. Ancak, dava dilekçesinde davalıların anılan Yasanın 336. maddelerinin 5. bendinde açıklanan kasıt ve ihmali iddiasında bulunulmamıştır.

Kooperatiften istifa eden ortağın ödemesi en çabuk nasıl yapılır ?-Kemal özmen

3-) Kooperatif Anasözleşmesi’nin 15/2. madde hükmü uyarınca, “… çıkan ortak yerine yeni ortak alınması durumunda eski ortağın 21 inci maddeye göre ödediği giderler kendisine derhal geri verilir.” hükmü uyarınca muacceliyet bakımından istifa eden üye yerine başka üye alınmışsa bu tarihten, alınmamışsa bilançonun kesinleşmesinden itibaren 1 ay sonrasından başlatılması gerekir.

3-) Kooperatif Anasözleşmesi’nin 15/2. madde hükmü uyarınca, “… çıkan ortak yerine yeni ortak alınması durumunda eski ortağın 21 inci maddeye göre ödediği giderler kendisine derhal geri verilir.” hükmü uyarınca muacceliyet bakımından istifa eden üye yerine başka üye alınmışsa bu tarihten, alınmamışsa bilançonun kesinleşmesinden itibaren 1 ay sonrasından başlatılması gerekir.

3-) Kooperatif Anasözleşmesi’nin 15/2. madde hükmü uyarınca, “… çıkan ortak yerine yeni ortak alınması durumunda eski ortağın 21 inci maddeye göre ödediği giderler kendisine derhal geri verilir.” hükmü uyarınca muacceliyet bakımından istifa eden üye yerine başka üye alınmışsa bu tarihten, alınmamışsa bilançonun kesinleşmesinden itibaren 1 ay sonrasından başlatılması gerekir.

Kooperatiften ayrılan ortağa ödemeleri ne zaman yapılır ?-Kemal özmen

1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2-) Dava, davalı kooperatifin üyeliğinden istifa eden davacının yaptığı ödentilerin iadesi istemine ilişkindir. Senetlerin iadesi talep edilmesine rağmen senetlerin miktarı belirlendikten sonra bu senetler üzerinden de harç alınarak sonucuna göre mahkemenin görevli olup olmadığı üzerinde durulmadan bir karar verilmesi doğru olmadığı gibi dava dilekçesiyle senetlerin iadesini talep etmesi sebebiyle bu konuda bir karar verilmemiş olması da doğru değildir.

3-) Kooperatif Anasözleşmesi’nin 15/2. madde hükmü uyarınca, “… çıkan ortak yerine yeni ortak alınması durumunda eski ortağın 21 inci maddeye göre ödediği giderler kendisine derhal geri verilir.” hükmü uyarınca muacceliyet bakımından istifa eden üye yerine başka üye alınmışsa bu tarihten, alınmamışsa bilançonun kesinleşmesinden itibaren 1 ay sonrasından başlatılması gerekir.

1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17/1. ve anasözleşmenin 15. madde hükümlerinde, kooperatiften ayrılan bir ortağın, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haiz olduğu öngörülmüştür. Bu yasal düzenlemeye uyulması gerektiği gibi, aksine uygulamanın, diğer ortakların aleyhine olacağı da kuşkusuzdur. Çıkma payı hesaplanması sırasında, genel giderlere katılmamasının, davacının nedensiz zenginleşmesine yol açacağı da ortadadır. Davacı, 5.000,00 TL asıl alacak talep etmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda alacağın 6.935,50 TL olduğu hesaplanmasına rağmen genel giderlerin 5.000,00 TL üzerinden düşülmesi doğru olmadığı gibi, kabule göre de, davacının birikmiş faiz talebi olmamasına ve mahkemece asıl alacağın talepten az olduğunun tespit edilmesine rağmen asıl alacağa faiz katılarak hüküm kurulması doğru değildir.

Kooperatiflerde denetim sorunu

Türkiye’de genel olarak kooperatif denetim kurulu üyeleri tarafından gerçekleştirilen iç denetim uygulaması, genel kurul toplantılarında çoğunlukla yönetim kurulu tarafından hazırlanan denetim kurulu raporlarının okunması işlemi ile sınırlı kalmaktadır. Denetim kurulu üyeleri, genellikle uzman olmayan kişilerden oluşmakta ve kanun ve anasözleşmeden kaynaklanan görev ve sorumluluklarını da yeterince bilememekte veya yerine getirmemektedir. Yine, ortakların denetimi de yılda bir yapılan genel kurul toplantılarında yöneticilerin ibrasında oy kullanma faaliyeti olarak gerçekleşmekte; yıl içerisinde kooperatifin iş ve işlemleri konusunda yöneticilerden bilgi alma ve denetçilerden bilgi isteme gibi en doğal ortaklık hakları dahi kullanılmamaktadır. Diğer taraftan, kooperatiflerde üst örgütlenmenin istenilen seviyeye ulaşmaması ve mevcut üst örgütlerin de yeterince güçlü olmaması nedeniyle, bu örgütlerde denetim kadroları istihdam edilememektedir. Bu anlamda, yol gösterici, eğitici, hataları en aza indiren bir üst kuruluş denetimi de gerçekleştirilememektedir. Ayrıca, kooperatifçilik alanında periyodik dış denetim sağlayan bağımsız bir denetim sisteminin bulunmaması, muhasebe işlemleri ve diğer işlerin standartlara uygun olarak yürütülmesinde, kooperatifin ve yöneticilerinin iş performanslarının incelenmesi gibi konularda eksikliğe yol açmaktadır.

Kooperatiflerde denetim ve imaj sorunu

Özet olarak, Türkiye’de mevcut tüm denetim sistemlerinin kooperatiflerde yeterli ve etkin bir denetimi sağlayamadığı, bu nedenle denetim sisteminin bir bütün halinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda; iç denetim sisteminin daha etkin kılınması ile muhasebe, hukuki ve idari işlemler, iş planları ve işletme performansı gibi konularda periyodik olarak kooperatif yönetimlerine önerilerde bulunacak ve ortaklara sağlıklı bilgi sağlayacak bir dış denetim sistemine azami ölçüde ihtiyaç bulunduğu sonucuna varılmaktadır.

Kooperatiflerin rekabet güçlerini azaltan vergisel faktörlere eleştirilsel bakış-Kemal özmen

Bu durum, son yıllarda kooperatiflere yönelik vergi politikasının olumsuz olarak değişmesi sürecinde de yaşanmıştır. Türkiye’de uzun yıllar kooperatiflerin –dünya örneklerinden hareketle- vergi avantajı ile teşvik edilmesi yolu seçilmiş, bu kapsamda kooperatiflere, kurumlar vergisi muafiyeti ve katma değer vergisi istisnaları ile küçük ölçekteki diğer muafiyet ve istisnalar tanınmıştır. Ancak, son yıllarda bazı kooperatifler (tüketim, motorlu taşıyıcılar ve belli şartlar dahilinde konut yapı kooperatifleri) kurumlar vergisi kapsamına alınmıştır. Yine, katma değer vergisi ile ilgili istisnaların kaldırılmasına yönelik düzenlemeler de son zamanlarda hayata geçirilmiştir. Fakat bu düzenlemelerin gerekliliği veya sağlayacağı katkılar, kooperatiflerin kendine özgü yapıları dikkate alınarak etraflıca tartışılamamıştır.

TÜRKİYE KOOPERATİFÇİLİK STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI 2012–2016

Dünyada son otuz yıl içerisinde, ekonomik ve sosyal yaşam ile kamu yönetimi anlayışındaki değişimlerin sonucu olarak, devletlerin; ekonomik ve sosyal alanda rollerini azaltmaya, idari, politik ve ekonomik yapıları serbestleştirmeye ve yerelleştirmeye, planlı ekonomiden piyasa ekonomisine geçmeye ve farklı ekonomik sektörlerin gelişimini dengelemeye doğru yöneldikleri bir süreç yaşanmıştır.
Söz konusu gelişmeler karşısında, kamusal otoritenin boşalttığı alanlarda etkin bir rol üstlenerek, toplumun karşılanamayan ekonomik ve sosyal gereksinimlerini en iyi biçimde giderebilecek oluşumlara olan ihtiyaç sürekli artmıştır. Gelişmiş birçok ülkede, kooperatifler gibi kendi kendine yardım eden ve kendi sorumluluklarını yüklenen ekonomik dayanışma örgütleri, ortaya çıkan bu boşluğu büyük ölçüde doldurmuştur.
Bu açıdan, son dönemlerde uluslararası kuruluşlar ve bölgesel entegrasyonlar tarafından “devletlerin kooperatiflere olan yaklaşımları” konusunda yapılan çalışmalar da hız ve önem kazanmıştır.
Birleşmiş Milletler (BM), kooperatiflerin özellikle yoksullukla mücadeledeki ve sürdürülebilir bir sosyal ve ekonomik kalkınmadaki rollerine dikkat çekmekte ve esas olarak devletlerden kooperatifçilik için elverişli bir ortam ve alt yapı hazırlanmasını talep etmektedir. Bu kapsamda BM Genel Kurul’unun 64. dönem çalışmaları çerçevesinde alınan 18 Aralık 2009 tarih ve 64/136 sayılı Kararı ile 2012 yılı “Uluslararası Kooperatifler Yılı (UKY)” olarak ilan edilmiştir. 2012 UKY sloganı “Kooperatif işletmeler daha iyi bir dünya kurar.” olarak belirlenmiştir.
BM’nin 2012 yılını “Uluslararası Kooperatifler Yılı” ilan etmesinin amacı, kooperatifler hakkında farkındalık oluşturmak, kooperatiflerin kurulması ve güçlendirilmesini desteklemek ve hükümetleri bu yönde teşvik etmektir. BM’nin bu kararı; kooperatif işletme modelinin ekonomik ve sosyal kalkınmada oynadığı temel rolün tanınması, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde yaşayan insanların ekonomik ve sosyal kalkınmalarında kooperatiflere tam katılım sağlamalarının desteklenmesi ve özellikle kooperatiflerin yoksullukla mücadelede aktif rol alması anlamına gelmektedir.
Kooperatifçilik için önem arz eden bir diğer kuruluş, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ise 2002 yılında kooperatifçiliğe ilişkin hedefler, politika çerçevesi, bu kapsamda devletlerin rolü ve teşvik için almaları gereken önlemleri ayrıntılı bir şekilde ele alan “Kooperatiflerin Teşvik Edilmesi” başlıklı 193 sayılı Tavsiye Kararını kabul etmiştir. Avrupa Birliği (AB) bünyesinde ise, kooperatiflerin; sosyal ve ekonomik önemine, geliştirilmesine ve desteklenmesine, rekabet yeteneklerinin arttırılmasına yönelik çalışmalar ve düzenlemeler yapılmıştır.
Tüm bu gelişmeler, ülkemizi de yakından etkilemekte ve ilgilendirmektedir. Bu nedenle, değişen Türkiye ve dünya koşulları gözetilerek, ülkemiz kooperatifçiliğinin ideal yönde geliştirilmesi hedefi çerçevesinde, kamunun ve diğer aktörlerin rolünün iyi bir şekilde tanımlanması ve alınabilecek tedbirlerin tespiti bakımından “yeni bir planlama sürecine” ihtiyaç duyulmuştur.
Bu kapsamda, kooperatifçilik alanına yönelik “Kooperatifçilik Stratejisi” oluşturulması çalışması başlatılmıştır.

Kooperatif genel kurul toplanti tutanağı örneği-Kemal OZMEN

KOOPERATİF GENEL KURUL TOPLANTI TUTANAĞI ÖRNEĞİ

TOPLANTI TUTANAĞI

S.S……………………. Kooperatifinin ………… hesap yılı olağan / olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmak üzere …………….. günü saat ………’da ………………………………………….adresinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Temsilcisi/Temsilcileri …………………………… gözetiminde toplanıldı.
Genel kurul toplantısına başlamadan önce yapılan incelemede;
a)Genel kurul toplantısına ait davet ilanının; …………….Gazetesinin…………….günlü nüshasında, toplantı yer ve saati ile gündemi de gösterilerek yapıldığı, gündemi içeren davet mektuplarının ………. ortağa……………….günü ……………..PTT şubesinden taahhütlü olarak gönderildiği, ………….ortağa ise ……………….günü imza karşılığı tebliğ edildiği;
b)Yönetim Kurulunca, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 26.maddesindeki niteliklere ve Ortak Kayıt Defterindeki kayıtlara uygunluğu beyan edilip onaylanarak hazırlanan ve ortakların incelemesine sunulan Ortaklar Listesinde kayıtlı ( ….. ) ortaktan ( ……. ) ortağın asaleten ve ( ………. ) ortağın vekaleten katılımı ile, toplam ( ………) ortağın toplantıda hazır bulunduğu, böylece toplantı için gerekli çoğunluğun mevcut olduğu / olmadığı, çağrıya ve ilana karşı herhangi bir itirazın bulunmadığı, (varsa itiraz eden ortakların ad ve soyadları ile itiraz nedenleri yazılır.)
anlaşılmıştır.

GÜMDEM MADDELERİ

Madde:1 – Genel kurul toplantısı saat ………..’de …………………’nin konuşması ile açıldı. Bu konuşmanın tamamlanması üzerine, verilen tekliflerin oylanması sonucu Divan Başkanlığına …………………….. Üyeliklere …………………….. ve …………………………………oy toplayıcı olarak da …………………. ile …………………..oybirliği ile / …………… oyla oy çokluğu ile seçildiler. Divan yerini aldıktan sonra saygı duruşu yapıldı.

(VARSA) Kooperatifler Kanunu7n 46 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ……………..ortağın imzasını taşıyan bir teklifle …………………………….hususlarının gündeme ilavesi isteniliyordu. Teklif divan başkanı tarafından genel kurula okundu, …………. kabul, ………. red, …………….çekimser oyla gündeme ilavesi ve gündemin …………….sırasında görüşülmesi kabul/red edildi.
………………………………….
………………………………….
………………………………….
………………………………….
………………………………….
Bu genel kurul tutanağı tarafımızdan toplantı yerinde düzenlendi, okunarak imzalandı. (Şehir, Tarih ve saat yazılır).

Bakanlık Temsilcisi​Divan Başkanı​Üye ​Üye
(Ad, Soyad, İmza)​(Ad, Soyad, İmza)​(Ad, Soyad, İmza)​(Ad, Soyad, İmza)

Kdv yönünden binek araç ,ticari araç ayrımı-Kemal özmen

“1+1, 1+3, 1+4 veya 1+7 koltuklu, şoför ve öndeki yolcunun arkasındaki kısımda emniyet kemerleri veya emniyet kemeri montajı için tertibat, koltuk ve emniyet ekipmanı montajı için sabit tertibat, aracın iç kısmının her tarafında, araçların yolcu bölümlerinde yer alan konfor özellikleri ve iç döşemeleri (örn. yer kaplamaları, havalandırma, iç aydınlatma, küllükler), iki yan panel boyunca arka camları bulunan (en arkada yük bölümünün sağ ve sol taraflarında cam bulunsun bulunmasın); şoför ve öndeki yolcuların bölümü ile insan veya eşya taşınması için kullanılan arka bölüm arasında sabit bir panel veya bariyer bulunmayan kapalı kasa motorlu taşıtlar 87.03 pozisyonunda yer almakta olup, binek otomobiller bu kapsamda değerlendirilmektedir.”

Miras nasıl red edilir ?-Kemal özmen

Terekenin borca batık olduğunun tespiti davalarında dava alacaklılara karşı açılır. Mahkemenin görevi de borç miktarına göre belirlenir. (23.12.1942 gün 24/29 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) O halde mahkemece yapılacak iş; husumeti tereke alacaklılarına yöneltmek, gösterdikleri takdirde delillerini toplamak, davanın değerini ve mahkemenin görevli olup olmadığını belirlemek, ulaşılacak sonuç uyarınca karar vermekten ibarettir. Açıklanan hususlar gözetilmeden davanın mirasın gerçek reddi olarak nitelendirilerek (TMK. md. 606) süre yönünden reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.