5510 sayılı kanunun 81.maddesi gereği %5 lik SGK indirim payının hakedişlerden kesintisinin yasal olduğu hakkında

5510 sayılı kanunun 81.maddesi gereği %5 lik SGK indirim payının hakedişlerden kesintisinin yasal olduğu hakkında
(Karar Tarihi : 27.05.2012)
“Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan üç ayrı sözleşme ile davacının üstlendiği işleri yapıp, fatura keserek hakedişlerini aldığını, ancak davalı kurumca yapılan %5 tutarında prim indirimi kesintisinin davacıya ödenmediğini iddia ederek, davacının hakedişinden kesilen 22.895,36 TL primlerin davalı kuruma ödendiği tarihlerden, bu mümkün değilse 17.5.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevabında, dava konusu üç ayrı ihaleyi müvekkilinin açtığını, davacının bu ihaleleri kazanıp, üç sözleşme imzaladığını, davacının sözleşme içeriğinde bulunan yükümlülüklere uymayı taahhüt ettiğini ve sözleşmedeki taahhütlerin davacıyı bağlaması gerektiğini, dava konusu kesintilerin Kamu İhale Genel Tebliğine göre yapıldığını, bu mevzuatın iptali için davanın Kamu İhale Kurumu aleyhine açılması gerektiğinden müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu kesintilerin idari işlem olduğundan davanın görev yönünden reddi gerektiğini, dava konusu işlemlerin sözleşmedeki kabul ve taahhütlere ve sözleşmelerde belirtilen mevzuata aykırı olmadığını, davacı yüklenicinin başta kabul ettiği taahhütlerden bilahare vazgeçmesine dair kanuni dayanak bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacı firma ile davalı arasında değişen tarihlerde üç ayrı sözleşme imzalanıp, davacının, davalıya temizlik hizmeti verdiği, sözleşme gereğince davacıya hakedişlerinin ödendiği %5 prim kesintisi yapılarak ödeme yapıldığı, sözleşme imzalanırken hizmet alımlarına tip sözleşmenin kullanıldığı Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 12. maddesi gereğince davacının Kamu İhale Kurumu Genel Tebliğine uymayı kabul ettiği, uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak olan sözleşme ve ihale dokümanlarının davacı yükleniciyi bağlayacağı, davacının tebliğin yasaya aykırı olduğu iddiasının, tarafların serbest iradeleriyle imzaladıkları sözleşme hükümleri karşısında nazara alınamayacağı, %5’lik prim kesintisinin davacıya iadesi halinde davacının sebepsiz olarak zenginleşeceği, %5’lik sigorta priminin ihale sözleşmesinin fiyat farkı hesabına dahil edilmesinin yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 27.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.”

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde aksine hüküm yoksa veya bu iş için yükleniciye arsa sahipleri tarafından vekalet verilmemişse; üzerinde inşaat yapılacak taşınmaz üzerinde bina ve bu binada kiracı varsa binanın yıkımı ve bundan evvel de kiracının tahliyesi arsa sahibinin yükümüdür. Bu işler yapılmadan da arsa sahibinin yükleniciye, inşaata elverişli bir arsa teslim ettiğinden söz edilemeyeceği gibi bu işlerden kaynaklanan gecikmeden yüklenici sorumlu tutulamaz. (Karar Tarihi : 12.07.2011)

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde aksine hüküm yoksa veya bu iş için yükleniciye arsa sahipleri tarafından vekalet verilmemişse; üzerinde inşaat yapılacak taşınmaz üzerinde bina ve bu binada kiracı varsa binanın yıkımı ve bundan evvel de kiracının tahliyesi arsa sahibinin yükümüdür. Bu işler yapılmadan da arsa sahibinin yükleniciye, inşaata elverişli bir arsa teslim ettiğinden söz edilemeyeceği gibi bu işlerden kaynaklanan gecikmeden yüklenici sorumlu tutulamaz.
(Karar Tarihi : 12.07.2011)
“Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.10.2006 gününde verilen dilekçeyle alacağın tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.05.2009 tarihli hükümün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kararlaştırılan teslim tarihinde teslim edilmeyen bağımsız bölümler sebebi ile gecikmeden kaynaklanan kira geliri yoksunluğu tazminatına ilişkindir.

Davalı yüklenici, üzerine inşaat yapılması kararlaştırılan taşınmazda bulunan gecekondunun yıkımındaki işlemler sebebi ile elde olmayan gecikmeler bulunduğunu, bu gecikmelerden sorumlu tutulamayacağını, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bilirkişinin hesapladığı 5.400,00 TL gecikme tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir.

Taraflar arasında 17.10.2003 tarihli biçimine uygun düzenlenmiş bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi mevcut olduğu çekişmeli değildir. Bu sözleşmeye göre 24 ay olan eserin teslim süresi 17.10.2005 tarihinde sona ermektedir. Sözleşme uyarınca davacı arsa sahibine binadan 1 tam bağımsız bölüm ve 1 dairenin de 1/3 payı isabet etmektedir. Yine sözleşmeye göre, gecikme halinde yüklenici her ay için rayiç kira bedeli ödeyecektir.

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri uyarınca yüklenicinin inşaata başlayabilmesi için arsanın imar durumunun bu işe uygun olması, imar durumu uygun olan arsanın her türlü ayıptan ari olarak arsa sahibi tarafından yükleniciye teslim edilmesi gerekir. Taşınmaz üzerinde bina ve bu binada kiracı varsa kuşkusuz binanın yıkımından evvel kiracının da tahliyesi gerekmektedir. Bunlar giderilmeden yükleniciye inşaata elverişli bir arsa teslim edildiğinden söz edilemez. Nitekim, 17.10.2003 tarihli sözleşmede taraflar, üzerinde bina yapılacak arsada bir gecekondu bulunduğunu, bu gecekondunun yıkılarak yükleniciye arsanın teslim edileceğini bilmektedir. Aksine sözleşme yoksa veya bu iş için yükleniciye arsa sahipleri tarafından vekalet verilmemişse gecekondunun yıkımındaki görev arsa sahibine düşer.

Davalı yüklenici, sözleşme gereğince arsa sahibinin yıkması gereken gecekondunun onun tarafından yıkılmadığını, bu işler için belediyeye başvurduğunu ve zaman gerektirdiğini savunmuştur. Mahkemece bu savunma üzerinde durulmamıştır. Gerçekten, arsa sahibinin yerine getirmesi gereken edim yüklenici tarafından yerine getirilmişse yüklenici bundan kaynaklanan gecikmeden sorumlu tutulamaz. O halde, yükleniciden savunmasında geçen delilleri istenip toplanmalı, bu arada dava dışı belediyede mevcut işlem dosyasına göre arsa üzerindeki gecekondunun yıkılması için kimlerin ne gibi işlem yaptığı belediye imar müdürlüğünden sorularak tespit edilmeli, bu işlemlerin yerine getirilmesi için meydana gelen gecikmeden yüklenici sorumlu tutulmamalıdır.

Mahkemece değinilen bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırma ile davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

KARAR : Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde iadesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.”
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 97 :Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİNDEKİ ÖZEL MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM OKULLARINDA ÖĞRENİM GÖREN ÖĞRENCİLEREDESTEK VERİLMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ

13 Şubat 2013  ÇARŞAMBA

Resmî Gazete

Sayı : 28558

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığından:

2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA ORGANİZE SANAYİ

BÖLGELERİNDEKİ ÖZEL MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM

OKULLARINDA ÖĞRENİM GÖREN ÖĞRENCİLERE

DESTEK VERİLMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ

Bilindiği üzere, 8/2/2007 tarihli ve    5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 12 nci    maddesinin üçüncü, beşinci ve altıncı fıkralarında;

“Bu Kanun kapsamında organize sanayi bölgelerinde açılan mesleki ve teknik eğitim okullarında öğrenim gören her bir öğrenci için, 2012-2013 eğitim ve öğretim yılından başlamak üzere, resmî okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, her eğitim öğretim yılı itibarıyla Maliye Bakanlığı ile Bakanlık tarafından müştereken belirlenen tutarda, Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten eğitim ve öğretim desteği yapılabilir.

Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarlar,    iki katı ve kanuni    faiziyle birlikte ilgililerden müteselsilen    tahsil edilir. Bu fiillerin okullar tarafından tekrarı halinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.

Bu konu ile    ilgili öğrenci başarı durumu da dahil olmak üzere destek verilme kriterleri, hangi eğitim ve öğretim alanlarına destek verileceğine dair kurallar ile diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.”

hükümleri    yer almaktadır.

Diğer taraftan 20/3/2012    tarihli ve 28239 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin Geçici 3 üncü maddesinde, 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında eğitim ve öğretim desteğini alacak okul türü, alan ve dallarına ilişkin ödenecek tutarların da yer aldığı tebliğin Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığınca müştereken hazırlanarak yayımlanacağı hükmüne yer verilmiştir.

Bu kapsamda, eğitim ve öğretim desteği verilecek alanlar, destek tutarları ve bunlara ilişkin diğer hususlar aşağıda belirtilmiştir.

1- 5580 sayılı Kanun kapsamında organize sanayi bölgelerinde açılan özel mesleki ve teknik eğitim okullarında öğrenim gören her bir öğrenci için verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarları, 9 uncu sınıflarda her alan için aynı, 10, 11 ve 12 nci sınıflarda ise alanlara göre ayrı ayrı olmak üzere aşağıda yer almaktadır.

 

Eğitim ve Öğretim Desteği Verilen Alanlar ve Tutarları

Sıra No

Alan Adı

Destek Tutarı (TL)

1

Makine Teknolojisi

5.000

2

Metal Teknolojisi

4.500

3

Elektrik Elektronik Teknolojisi

5.000

4

Tekstil Teknolojisi

4.000

5

Mobilya ve İç Mekân Tasarımı

4.000

6

Plastik Teknolojisi

4.500

7

Motorlu Araçlar Teknolojisi

5.000

8

Gıda Teknolojisi

4.500

9

Kimya Teknolojisi

4.500

10

Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri

4.500

11

9. Sınıf

3.500

 

2- Yukarıda belirlenen alanların dallarında da bu alan için belirlenen tutarda eğitim öğretim desteği uygulanır.

3- Eğitim öğretim desteği, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.

4- Bu Tebliğde yer almayan hususlarda düzenleme yapmaya ve uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.

5- Maliye    Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanan bu Tebliğ, 17/9/2012 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

6- Bu Tebliğ hükümleri Maliye Bakanı ve Millî Eğitim Bakanı tarafından yürütülür.

Tebliğ olunur.

 

 

 

Bağımsız bölümlerin başkasına devri, kayıtlanması veya kiralanması halinde, eklentiler ve ortak yerler de kendiliğinden devredilmiş, kayıtlanmış vaya kiralanmış olur.

Bağımsız bölümlerin başkasına devri, kayıtlanması veya kiralanması halinde, eklentiler ve ortak yerler de kendiliğinden devredilmiş, kayıtlanmış vaya kiralanmış olur.

Toki’den tahsis edilen arsalar

Madde 11 – (Değişik: 28/6/2001 – 4698/9 md.)
Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü, sattığı veya devrettiği arsa ve arazinin amacına uygun kullanılması için tapu kayıtlarına, satış şartlarına uygun alt yapı, yapı veya tesis yapılmadıkça üçüncü kişilere satış, devir, temlik yapılamayacağı ve haczedilemeyeceği hususunda şerhler koydurmaya ve/veya bu amaca yönelik sözleşmeler yapmaya yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esaslar yönetmelikle belirlenir.

Hizmet tespit davası-Kemal ÖZMEN

T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Hukuk Müşavirliği

 

GENELGE

2012/14

Tarih               : 16.04.2012

Konu               : 25.02.1982 tarih, 2952 sayılı Genelgenin yürürlükten kaldırılması

 

Bilindiği üzere, sadece işveren aleyhine hizmet süresinin tespiti talebiyle açılan davalar sonucunda verilen kararlarda tespit olunan ancak, primi ödenmeyen veya Kurumca primlerin ödetilme imkanının ortadan kalktığı halleri kapsayan sürelerin, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun mülga 61. maddesi muvacehesinde nazara alınmayacağı hususundaki Devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünün 25.02.1982 tarih, 2952 sayılı Genelgesi halen yürürlükte bulunmakta ise de, bu Genelgenin dayanağı olan Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.04.1981 gün ve 1981/608 E., 1981/2253 K. sayılı ilamında belirtilen görüşünü, 506 sayılı Kanunun mülga 60. maddesi kapsamında yaşlılık aylığı tahsis koşullarından birinin belirli sayıda malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları priminin ödenmiş olması ise de, ancak aynı Kanunun mülga 79. maddesinin onuncu fıkrası hükmünün, mülga 60. maddeye göre uygulama önceliği olduğu ve hizmet tespit kararıyla kazanılan gün sayısının, ancak tespite ilişkin hükmün kesinleşmesinden sonra Kurum yönünden bağlayıcılık kazandığı şeklinde görüş değiştirmiştir. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.12.2010 gün ve 2010/13035 E., 2010/16459 K., Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 20.03.2006 gün ve 2005/12426 E., 2006/2934 K.)

Anılan Genelgenin uygulanması nedeniyle, hizmet tespitine ilişkin mahkeme kararlarına müstenit primlerin yasal olarak işveren tarafından ödenmesi gerekirken, bu primin gerek işverenler gerek sigortalılar tarafından ödenmeden Kurumumuzca yaşlılık aylığı bağlanmamasının sigortalılarımızın mağduriyetine sebep olması nedeniyle, sigortalılar Kurumumuz aleyhine dava açmakta ve bağlanması gereken aylıkların ödenmemesi nedeniyle uğradıkları zararları faizi ile birlikte talep etmekte, Kurumumuzun bu kez sigortalılar tarafından mevcut hizmet tespiti kararlarının uygulanması amacıyla açtıkları yeni davalarla karşı karşıya kalmakta ve anılan davaların aleyhimize sonuçlanması nedeniyle, fuzuli yargılama giderleri ile zaman emek ve masraf kaybına sebebiyet verilmektedir.

Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 138. maddesinin dördüncü fıkrası “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” Hükmüne amirdir. Bu nedenle bu Genelge çerçevesinde mahkeme kararlarını uygulayamayan personelimiz hakkında da Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunularak personelimizin mağduriyetine neden olunmaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, 25.02.1982 tarihli ve 2952 sayılı Genelge yürürlükten kaldırılmış olup, Anayasada, idarelerin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, mahkeme kararları gereklerinin gecikmeksizin yerine getirilmesi gerektiği kabul edildiğinden kesinleşen mahkeme kararlarının uygulanması gerekmektedir.

Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.

Mali Müşavirler Mali Mesuliyet sigortasını vergiden düşebilir mi ?

Kooperatif

GEÇİCİ MADDE 29- (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerince, üyelerine yapılan konut teslimleri katma değer vergisinden müstesnadır.”
e) 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (k) bendinde yer alan “ile konut yapı kooperatiflerinin üyelerine konut teslimleri” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
e) bendi ile; konut yapı kooperatiflerinin üyelerine konut teslimlerindeki istisna uygulaması, istisnanın sosyal amacına uygun düşmemesi ve suiistimallere sebebiyet vermesi nedeniyle kaldırılmakta, kooperatiflerin üyelerine yapacakları konut teslimlerinin 1/1/2010 tarihinden geçerli olmak üzere genel KDV rejimine tabi olması sağlanmaktadır.
Maddeyle ayrıca, sosyal amacına uygun düşmeyen ve suiistimallere imkân veren konut yapı kooperatiflerinin üyelerine yaptığı konut teslimleri, m2 sınırlamasına bağlı olmaksızın KDV’den müstesna uygulaması, yapılan düzenleme ile kaldırılmakta, kooperatiflerin üyelerine yapacakları konut teslimlerinin genel KDV rejimine tabi olması sağlanmaktadır. Ancak, bu değişiklik bina inşaat ruhsatı bu düzenlemenin yürürlüğünden sonra alınmış konutların tesliminde geçerli olacaktır. Bina inşaat ruhsatı Kanunun yürürlüğünden önce alınmış konutların, yürürlükten sonraki teslimlerinde istisna hükümlerine göre işlem yapılacaktır. Maddede geçen “bina inşaat ruhsatı” ibaresi, münhasıran konut yapı kooperatifleri adına düzenlenmiş bina inşaat ruhsatlarını ifade etmektedir

KDV’siz konut nasıl yapılır?-Yusuf Keleş

KDV’siz konut nasıl yapılır?
Vergi kayıp ve kaçağını önlemek için tedbir alındıkça insanların alternatif arayışı artıyor. Bu alternatifler bazen vergi kaçırma bazen de vergiden kaçınma şeklinde oluyor.

Bu alternatiflerin ikisinde de vergi ödenmesi gerekenden daha az ödeniyor. Önemli fark ise vergi kaçırmanın suç olması ve tespiti halinde ağır cezalarla muhatap olma riskidir. Vergiden kaçınma ise vergi kanunlarındaki boşluklar veya istisnalar kullanılarak cezasız daha az vergi ödemedir.

Bilindiği gibi sene başında Bakanlar Kurulu kararı ile konut teslimlerinde uygulanacak KDV oranlarında değişiklik yapıldı. Bu karar ile belirlenen yeni KDV oranları listelerinde net alanı 150 metrekareye kadar konutlardan; büyükşehirlerde lüks veya birinci sınıf inşaat olarak yapı ruhsatının alındığı tarihte üzerine yapıldığı arsanın Emlak Vergisi Kanunu’nun 29. maddesine istinaden tespit edilen arsa birim metrekare vergi değeri; 500 TL ile 999 TL arasında olan konutların tesliminde yüzde 8, 1.000 TL ve üzerinde olan konutların tesliminde yüzde 18 oranında KDV hesaplanacak. Ruhsatın sonradan revize edilip inşaat kalitesinin yükseltilmesi halinde de aynı şekilde yüzde 18 KDV uygulanacak. Büyükşehirlerin gelişmiş merkez ilçelerinde genel olarak arsa metrekare vergi değerinin 1.000 TL üzerinde olduğunu göz önüne aldığımızda büyükşehirlerde konut satışlarının ekseriyetle yüzde 18 oranında KDV ile satılacağını söylemek yanlış olmaz.

Yüzde 8 ya da yüzde 18 ilave KDV yükünün konut fiyatlarını artıracağı dolayısıyla satışları olumsuz yönde etkileyeceği gerçeği inşaatçıları yeni arayışlara itti. Şimdi birçok inşaatçı projelerini konut yapı kooperatifleri üzerinden yapmaya hazırlanıyor. Çünkü bu yolla kooperatife yapılan teslimlerde KDV oranı yüzde 1 olarak uygulanıyor. Bilindiği gibi 3.7.2009 tarihinde yapılan değişikliğe kadar inşaat yapı ruhsatı almış konut yapı kooperatifleri, ister inşaat işleri kendileri tarafından yapılsın veya kat karşılığı müteahhit tarafından yapılmış olsun ve üyelerine teslim edecekleri konutların büyüklüğü ne olursa olsun KDV’den istisna edilmişti. Daha sonra bu istisna kaldırılmış ve bu tarihten sonra gerekli şartları taşıyan konut yapı kooperatiflerine yapılan taahhüt işlerinin yüzde 1 oranında KDV’ye tabi tutulması öngörülmüştü.

Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde istisna veya indirimli oran uygulanabilmesi için; kooperatifin konut yapı kooperatifi statüsünde olması, işin konut yapı kooperatifine yapılması, inşaat işi olması ve taahhüde dayanması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. İşin konut yapı kooperatifine yapılmasına ilişkin şartın gerçekleşip gerçekleşmediği, yapı ruhsatının münhasıran konut yapı kooperatifi adına düzenlenmiş olmasına (bir başka deyişle, ruhsatın “yapı sahibi” bölümünde yalnızca konut yapı kooperatifinin adına yer verilmiş olmasına) göre belirlenmekte.

KOOPERATİFLER AVANTAJLI

Üyelerine konut satışları yeni esaslara göre (yüzde 1, yüzde 8 ve yüzde 18) KDV’ye tabi tutulan konut yapı kooperatifleri, bu konutların inşası sebebiyle yüklendikleri KDV’leri genel esaslar çerçevesinde indirim konusu yapabiliyor. Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri gerekli şartların bulunması halinde yüzde 1 oranında Katma Değer Vergisi’ne tabi. Bu kapsamda işlem yapan müteahhitler indirimle gideremedikleri KDV’leri Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca, yılı içerisinde mahsuben, yılı geçtikten sonra nakden veya mahsuben alabiliyor.

Yüksek fiyatlı konutlardan daha fazla vergi alma maksadıyla başlatılan yeni uygulamadan konut yapı kooperatifleri sayesinde kaçınma imkânı halen devam ediyor. Bu aşamadan sonra inşaatçıların daireleri konut yapı kooperatifleri vasıtasıyla satmaya başlayacağını tahmin ediyorum. Bu sayede yüklenilen KDV, indirim yoluyla tüketildiği için iade işlemleri ile uğraşılmayacak, iade almak için masraflara, raporlara ihtiyaç kalmayacak ve daha da önemlisi yıllarca iade beklenmeyecek. Duyduğuma göre daha fazla vergi ödememek, en azından finans avantajı sağlamak için İstanbul’un lüks semtlerinde konut yapı kooperatifleri kurulmaya ve yapı ruhsatları bu kooperatifler adına alınmaya başlandı bile.

Bina dışına taşma yapmayan ve ortak yerlere tecavüz etmeyen değişiklikler İmar mevzuatına aykırılık teşkil etse bile İmar Kirliliğine Neden Olma suçunu oluşturmaz. (Karar Tarihi : 28.03.2012)

Bina dışına taşma yapmayan ve ortak yerlere tecavüz etmeyen değişiklikler İmar mevzuatına aykırılık teşkil etse bile İmar Kirliliğine Neden Olma suçunu oluşturmaz.
(Karar Tarihi : 28.03.2012)
Dava: Yerel Mahkemece verilen imar kirliliğine neden olmak eylemine ilişkin beraat hükmü temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.

Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

KARAR : Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan B____ Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA 28.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

YEREL MAHKEME İLAMI

İDDİANAME:

SUÇ TARİHİ: 19.01.2007

Yukarıda açık kimliği yazılı bulunan şüphelinin kiracı sıfatıyla bulunduğu S____ Mahallesi ____ adresindeki işyerine ruhsat ve eklerine aykırı olarak asma kat inşaa ettiği, suça konu yapının 3194 Sayılı İmar Kanunun 5. maddesinde belirtilen bina tanımına uyduğu, binanın yıkılmadığı gibi, eski haline de getirilmediği, inşaatın tamamlandığı, belediye sınırları içerisinde bulunduğu, böylelikle şüphelinin atılı suçu işlediği tüm soruşturma dosyası kapsamından anlaşılmakla; Şüphelinin mahkemenizce yargılanmasının yapılarak TCK 184/1 maddesi gereği hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında TCK 53/1-2 maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur. 19.11.2007

MAHKEME KARAR GEREKÇESİ:

Sanık hakkında her ne kadar kiracı sıfatı ile bulunduğu ____ adresindeki işyerine ruhsat ve eklerine aykırı olarak asma kat inşa ettiğinden bahisle TCK. nun 184/1. maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, mahkemece yapılan keşif mahallinde yapılan gözlemler ve dosyaya sunulan bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere, sanık tarafından kiracı sıfatı ile kullanılan dükkan içerisinde bulunan asma katın arka yola bakan galeri boşluğuna ilave döşeme yapılarak asma kat alanına dahil edilmiş, ancak yapılan işlemlerin hepsinin daha önce mevcut dükkan alanı içerisinde yapıldığı, bu büyütmenin bina dışına taşmadığı ve diğer ana yapının ortak yerler kapsamına giren bölümlerine tecavüz etmediği, bağımsız bölüm hacmi içinde bir değişiklik yapıldığı ve bağımsız bölümün dış noktaları olan hacminin dışına bir taşma yapılmadığı, yapılan bölümlerin bu hali ile imar mevzuatına aykırı ise de, TCK. nun 184. maddesinde belirlenen bina vasfında kabul edilemeyeceği, TCK. nun 184. maddesinde söz konusu yapılan ruhsatsız bölümün bina vasfında bulunması gerektiği suçun unsuru olarak kabul edilmiştir. Mevcut bina içerisinde herhangi bir taşma olmaksızın binanın bölümleri ayrılarak bina vasfını taşımayan değişiklikler yapılmasının bu yasa maddesi kapsamında kabul edilmesinin mümkün görülmediği anlaşılmakla, sanığın müsnet suçtan beraatine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenler ile;

Sanık hakkında her ne kadar imar kirliliğine neden olmak suçu nedeni ile cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanığa isnat edilen suçun unsurları itibari ile oluşmadığı anlaşılmakla, müsnet suçtan CMK. 223/2-a. maddesi gereğince sanığın BERAATİNE dair 06.03.2008 tarihinde karar verilmiştir.

TCK 184-İmar kirliliğine neden olma

İmar kirliliğine neden olma
(1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.

(5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.

(6) (Ek : 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz.

Cam Balkon Yargıtay kararı

Üyemizin Özeti
Bina balkonunun alüminyum doğrama ve cam ile kapatılması, TCK m.184’te öngörülen ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturmaz.
(Karar Tarihi : 01.06.2011)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5237 sayılı TCY’nin 184/1. maddesinde yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişinin eyleminin suç sayılması karşısında bina balkonunun alüminyum doğrama ve cam ile kapatılmasının anılan maddede öngörülen ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden sanığın beraati yerine; imara aykırılığın giderildiğinden söz edilerek TCY’nin 184/5. madde ve fıkrası uyarınca davanın düşmesine karar verilmesi,

KARAR : Yasaya aykırı ve katılan Ç____ Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Ceza Kanunu MADDE 184 :(1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.

(5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.

(6) (Ek : 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz.

BAĞIMSIZ DENETÇİLİK UYGULAMALI MESLEKİ EĞİTİM TEBLİĞİ

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:

BAĞIMSIZ DENETÇİLİK UYGULAMALI MESLEKİ EĞİTİM TEBLİĞİ

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; bağımsız denetçi olmak isteyen denetçi yardımcılarına verilecek uygulamalı mesleki eğitime, refakatinde eğitim alınabilecek denetçilere ve eğitim alanlara dair usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ; denetçi yardımcılarının yetiştirilmelerine ve mesleki yeterlilik kazanmalarına yönelik olan uygulamalı mesleki eğitimin; esaslarına, süresine, değerlendirme ve takip yöntemlerine, nezdinde uygulamalı mesleki eğitim alınacak bağımsız denetçi ve bağımsız denetim kuruluşlarına ilişkin usul ve esasları kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 26/12/2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetim Yönetmeliğinin 15 inci ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde kullanılan terimler, Bağımsız Denetim Yönetmeliğinde tanımlanan anlamları ile kullanılmıştır. Ayrıca, bu Tebliğin uygulanmasında;

a) Eğitim ve Yetkilendirme Bilgi Sistemi (EYBİS): Kurum tarafından oluşturulan, resmi sicil ve yetkilendirme işlemlerinin elektronik ortamda yürütüldüğü, tescil ve ilan edilmesi gereken içeriklerin düzenli bir şekilde depolandığı veri tabanını da içeren bilgi işlem sistemini,

b) Güvenli elektronik imza: 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 4 üncü maddesinde tanımlanan imzayı,

c) Uygulamalı mesleki eğitim: Bağımsız denetçilik mesleğinin gerektirdiği bilgi, beceri ve uygulama yeterliliklerinin kazandırılması amacıyla Kurumca belirlenen temel esaslar çerçevesinde yürütülen en az üç yıl süreli eğitimi,

ç) Yönetmelik: Bağımsız Denetim Yönetmeliğini,

ifade eder.

(2) Bu Tebliğde geçen “eğitim” ibaresi uygulamalı mesleki eğitimi ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Uygulamalı Mesleki Eğitim

Eğitimin amacı

MADDE 5 – (1) Denetçi yardımcıları aşağıdaki amaçlar esas alınarak eğitime tabi tutulurlar:

a) Teorik bilgilerinin uygulamaya geçirilmesini sağlamak.

b) Bağımsız denetim alanında yeterli bilgi, ihtisas ve deneyime sahip olmalarını sağlamak.

c) Mesleğin gerektirdiği ahlaki nitelikleri ve meslek bilincini yerleştirmek.

ç) Mesleğin gerektirdiği bilgi işlem teknolojilerini öğrenmelerini sağlamak.

d) Analitik düşünme, takım çalışması ve iletişim becerilerini geliştirmek.

e) Yazışma ve rapor yazma tekniği konusunda bilgi ve yetenek kazandırmak.

f) Meslekte standartlaşmayı temin etmek.

Eğitime başlama şartı

MADDE 6 – (1) Eğitime başlamak için Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen mezuniyet şartı aranır.

Eğitim süresi

MADDE 7 – (1) Denetçi yardımcılarının eğitim süresi en az üç yıldır.

(2) Mücbir sebepler hariç eğitimin kesintisiz yürütülmesi esastır. Mücbir sebeplerden dolayı eksik kalan eğitim süresi tamamlanır.

Eğitimden sayılan süreler

MADDE 8 – (1) 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu çerçevesinde tasdik ve vergi denetimi hizmetlerinde geçen süreler ile aynı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında denetim yetkisini haiz olanların, bu kamu kurum ve kuruluşlarında geçirdikleri süreler uygulamalı mesleki eğitim süresinden sayılır.

(2) En az on beş yıl mesleki tecrübeye sahip olan meslek mensuplarında uygulamalı mesleki eğitim şartı aranmaz.

(3) Mesleki tecrübe süresi, mesleki faaliyetlere başlandığı tarihte başlar ve mesleki faaliyetlerde geçirilen süreyi kapsar. Bu sürenin hesabında,

a) 3568 sayılı Kanun kapsamındaki staj ve stajdan sayılan hizmetler ile aynı Kanun uyarınca mesleki faaliyetlerde bulunulan süreler,

b) Bağımsız denetimde geçirilen süreler,

c) 3568 sayılı Kanun çerçevesinde tasdik ve vergi denetimi hizmetlerinde geçen süreler ile aynı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında denetim yetkisini haiz olanların, kamu kurum ve kuruluşlarında geçirdikleri süreler,

dikkate alınır. Mesleki tecrübe süresine dört yılı aşmamak üzere, Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde öngörülen lisans veya lisansüstü eğitim süreleri ilave edilir. Kamu kurum ve kuruluşlarında geçirilen süreler hariç olmak üzere, bir yıldan fazla süreyle bu maddede belirtilen faaliyetlere ara verilmesi durumunda, ara verilen fazla süreler mesleki tecrübe süresinin hesabında dikkate alınmaz.

(4) 3568 sayılı Kanun uyarınca meslek mensuplarınca yapılan staj süresinin bir yılı veya lisansüstü diplomasının ibraz edilmesi şartıyla iktisat, maliye, işletme, muhasebe, finansman, denetim ve vergi ile ilgili alanlarda lisansüstü eğitim görenlerin bu eğitimde geçen sürelerinin bir yılı eğitimden sayılır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Eğitime İlişkin İşlemler
Eğitime başlama ve hizmet akdi feshinin bildirimi

MADDE 9 – (1) Eğitim almak isteyenler kayıtlarını, hizmet akdi imzalamadan önce, EYBİS üzerinde gerçekleştirirler.

(2) Eğitim, hizmet akdinin imzalandığı tarihte başlar. Hizmet akdi bilgisinin, ilgili denetim kuruluşu, denetçi ya da denetçi yardımcısı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirim süresi içinde Kuruma bildirilmesi şarttır. Bildirimin süresinde yapılmaması halinde eğitim, bildirim tarihinde başlar. Bildirim tarihi, işlemin EYBİS’teki zaman damgası ile kayıt altına alındığı tarihtir.

(3) EYBİS’te kaydı bulunan denetçi yardımcılarına “Bağımsız Denetçi Yardımcısı Kimliği” verilir. Denetçi yardımcısı kimliği verilenler kamuya ilan edilir.

(4) EYBİS’in Denetçi Yardımcısı Modülüne; denetçi yardımcısının vesikalık resmi, hizmet akdi, lisans veya lisansüstü mezuniyet belgesi, adli sicil belgesi, varsa meslek mensubu ruhsatı ve yabancı dil seviye tespit belgesi yüklenir. Veri tabanında ayrıca, ikametgâh ve işyeri adresi ile iletişim, iş yeri, hizmet akdi, eğitime başlama ve bitiş tarihleri, katıldığı denetim ekiplerine ve hazırlanmasında katkıda bulunduğu çalışma kâğıtlarına ilişkin bilgiler ile Kurumca uygun görülen diğer bilgilerin takibi yapılır.

(5) EYBİS kaydına alınmış denetçi yardımcısının hizmet akdinin feshedilmesi halinde hizmet akdinin sona erdiği tarih, yanında eğitim alınan tarafından on gün içinde Kuruma bildirilir.

(6) Denetçi yardımcısının eğitim dönemi işlemlerine ait belge ve bilgiler EYBİS’teki sayfasında saklanır. Denetçi olanların kayıtları Bağımsız Denetim Resmi Sicilindeki kayıt grubuna taşınır.

Yanında eğitim yapılacakların yükümlülükleri

MADDE 10 – (1) Eğitimler, denetçi yanında ya da denetim kuruluşunda ve bunların denetim ve gözetiminde yapılır.

(2) Denetim kuruluşlarında, refakat çalışmaları bağımsız denetim alanında bilgi birikimine ve deneyime sahip denetçilerin gözetiminde yürütülür. Refakatinde eğitim yapılacak denetçinin asgari on yıllık mesleki tecrübeye sahip olması şarttır.

(3) Bir denetçi yanındaki refakat çalışması, mücbir sebep halleri ve 12 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen haller hariç olmak üzere üç aydan az olamaz.

(4) Eğitim veren denetçiler, denetçi yardımcılarını denetimlerin her bir aşamasında görevlendirmek, müşterileriyle olan görüşmelerde yanlarında bulundurmak, onların çalışmalarına nezaret etmek ve hazırladıkları çalışma kâğıtlarını incelemek gibi konularda yükümlüdürler.

(5) Eğitimlerde denetçi yardımcılarına mesleğin gerekleri ve incelikleri ayrıntılı olarak öğretilir ve mesleki mevzuat bilgileri geliştirilir. Eğitimler bilgi işlem teknolojileri ile kişisel ve mesleki gelişim konularını da içerir.

(6) Denetçi yardımcılarının, finansal tablo denetiminde fiilen görev alarak mesleki uygulamayı öğrenmeleri sağlanır.

(7) Yanında eğitim alınan denetim kuruluşları ve denetçilere;

a) Eğitim programına ve sürelerine uyulmaması,

b) Denetçi yardımcılarının, dördüncü fıkrada belirtilen işlerde görevlendirilmemesi,

c) Genel ahlaka ve mesleki etik kurallarına aykırı davranışlarda bulunulması,

hallerinin tespitinde eğitim verme yasağı uygulanır. Bu yasak EYBİS’e de işlenerek takip edilir.

EYBİS kaydı arama zorunluluğu

MADDE 11 – (1) Denetim kuruluşu ve denetçiler, eğitim alacak kişilerin EYBİS kayıt bilgilerini, hizmet akdi imzalamadan önce Kurumdan talep etmek zorundadırlar.

Eğitimin icrası ve devam zorunluluğu

MADDE 12 – (1) Eğitimler kesintisiz yürütülür ve eğitime devam mecburidir.

(2) Eğitim süresi hiçbir şekilde kısaltılamaz.

(3) Eğitim programına veya sürelerine uyulmadığı ya da yanında veya gözetim ve denetiminde eğitim veren denetçinin genel ahlaka ve mesleki etik kurallarına aykırı davranışlarda bulunduğu kanaatine varan denetçi yardımcıları eğitimlerini kendiliğinden kesemezler. Bu durumda, denetçi yardımcıları Kuruma bildirimde bulunarak gerekli tedbirin alınmasını isteyebilirler. Genel ahlaka ve mesleki etik kurallarına aykırı davranışı tespit edilenlerin yanında eğitim çalışması yaptırılmaz.

(4) Yanında veya gözetim ve denetiminde eğitim alınan denetçinin ölümü, işi terki veya idari yaptırımlar sebebiyle denetim faaliyeti yürütemeyeceği durumlar ile beşinci fıkra uyarınca sonlandırılan eğitimler nedeniyle kalan eğitim süresi bir başka denetçinin yanında tamamlanır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Denetçi Yardımcılarıyla İlgili İşlemler
Eğitim bilgilerinin EYBİS’e kaydı

MADDE 13 – (1) Denetçi yardımcılarının eğitimine ilişkin olarak Kurumca istenen tüm bilgi ve belgeler en geç on gün içinde Kuruma bildirilir. Bu bilgi ve belgeler Kurumca incelenerek sisteme yüklenir.

İzin süresi

MADDE 14 – (1) Denetçi yardımcısına 28/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununa göre izin kullandırılır.

(2) Denetçi ve denetim kuruluşu değişikliklerinde nakil için ayrıca yedi gün izin verilir.

Meslekle bağdaşmayan işler

MADDE 15 – (1) Mevzuatta denetçiler için yer alan meslekle ve meslek onuru ile bağdaşmayan işler, denetçi yardımcıları için de geçerlidir. Ayrıca, denetçi yardımcıları eğitimin gerektirdiği işler saklı kalmak kaydıyla denetimle ilgili başkaca işleri yapamazlar.

(2) Denetimlerde görevlendirilen denetçi yardımcıları, bağımsızlık, tarafsızlık ve sır saklama yükümlülüklerinden sorumludurlar.

Denetçi yardımcılarının yükümlülükleri

MADDE 16 – (1) Denetçi yardımcıları eğitimleri esnasında aşağıdaki kurallara uymakla yükümlüdürler;

a) Mesleğin gerekleri ve inceliklerini ayrıntılı olarak öğrenmek ve mesleki mevzuat bilgilerini geliştirmek.

b) Yanında veya gözetim ve denetiminde eğitim aldıkları denetçi ve denetim kuruluşu tarafından verilen mesleğe ilişkin görevleri zamanında yapmak.

c) Mesleğin vakarı ile bağdaşmayan davranışlar ile ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunmamak.

ç) Gerekli bildirimleri Kuruma zamanında, tam ve doğru olarak yapmak.

Eğitimin sonlandırılması

MADDE 17 – (1) Eğitim;

a) 6 ncı maddedeki şartların taşınmadığının sonradan tespit edilmesi,

b) Kuruma iletilen bilgi ve belgelerin doğru olmadığının ve bu belgelerde tahrifat yapıldığının tespit edilmesi,

c) Geçerli bir mazereti olmaksızın, çalışma saatleri dahilinde eğitim mahallinde bulunmadığının veya eğitime devam etmediğinin bir yılda üç defa tespit edilmesi,

hallerinde sonlandırılır. Bu durum Kurum tarafından en geç yedi gün içinde denetçi yardımcısıyla birlikte, yanında eğitim alınan denetçi ve denetim kuruluşuna bildirilir.

(2) Eğitimi sonlandırılanlar, bildirim tarihinden itibaren on beş gün içinde Kuruma itiraz edebilirler. Kurumun vereceği karar kesindir.

Eğitimin değerlendirilmesi

MADDE 18 – (1) Bu Tebliğ çerçevesinde gerçekleştirilen eğitimler talep üzerine Kurum tarafından değerlendirilir. Eğitimlerin bu Tebliğde düzenlenen çerçevede tamamlandığının Kurumca tespiti halinde Yönetmeliğin 15 inci maddesinde öngörülen eğitim şartı sağlanmış olur.

(2) Değerlendirme sonucu eksiklikleri tespit edilenlerin eksik kalan eğitimleri verilen süre içinde tamamlattırılır.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler
Tebliğ kapsamında yapılacak müracaat, bildirim, itiraz ve diğer işlemlerde usul

MADDE 19 – (1) Meslek mensuplarınca bu Tebliğ kapsamında yapılacak müracaat, bildirim ve itirazlar ile diğer işlemler, elektronik ortamda ve 5070 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde tanımlanan “Güvenli Elektronik İmza” kullanılarak yapılır.

(2) EYBİS’te elektronik ortamda işlem yapılamaması halinde işlemler, daha sonra elektronik ortama aktarılmak üzere, yazılı ortamda ve Kurumca uygun görülen sürede yürütülür.

(3) Bu Tebliğ uyarınca yapılacak tebligatlar hakkında 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.

Tebliğde hüküm bulunmayan haller

MADDE 20 – (1) Bu Tebliğde hüküm bulunmayan hususlar Kurum tarafından düzenlenir.

Geçiş dönemi yetkilendirmelerinde eğitim şartı

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Yönetmeliğin Geçici 1 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, 31/12/2015 tarihine kadar yapılacak yetkilendirmelerde, bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarih itibarıyla, 10 yıl ve daha fazla mesleki tecrübeye sahip olanların, eğitimin en az 1 yılını, diğerlerinin ise en az 2 yılını denetçi yanında ya da denetim kuruluşunda yapılacak denetimlere katılarak geçirmesi şartı aranır. Bu denetimlerde meslek mensubunun katıldığı denetimlere, denetim ekiplerine ve hazırlanmasında katkıda bulunduğu çalışma kâğıtları, diğer dokümanlar ve denetim raporlarına ilişkin bilgiler ile Kurumca uygun görülen bilgilerin takibi yapılır. Talep üzerine Kurumca meslek mensubunun durumu değerlendirilerek eğitimin tamamlandığının tespiti halinde Yönetmelikte öngörülen eğitim şartı sağlanmış olur.

Sermaye piyasasında bağımsız denetim lisansına sahip olanlarda eğitim şartı

GEÇİCİ MADDE 2 – (1) Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetim Lisansına sahip meslek mensuplarından Yönetmeliğin Geçici 1 inci maddesi uyarınca 31/12/2014 tarihine kadar Kuruma müracaatta bulunanların yetkilendirilmelerinde Tebliğin Geçici 1 inci maddesinde belirlenen süreler eğitim süreleri olarak dikkate alınır. Yönetmeliğin Geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca yetkilendirilecek olan meslek mensupları bu süreleri, denetim kuruluşları veya denetçiler yanında, 3568 sayılı Kanun çerçevesinde tasdik ve vergi denetimi hizmetlerinde bulunanların yanında ve aynı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca denetim yetkisini aldıktan sonra kamu kurum ve kuruluşlarında fiilen görev alarak geçirdiklerini belgelemeleri halinde Yönetmelikte öngörülen eğitim şartını sağlamış olurlar.

Mevcut denetçi yardımcılarına ilişkin geçiş hükümleri

GEÇİCİ MADDE 3 – (1) Bu Tebliğin yayımı tarihinden önce, denetim faaliyetinde bulunmak üzere kamu kurumlarından yetki almış olan denetim kuruluşları ya da denetçilerin yanında denetçi yardımcısı olarak staja başlayıp, stajları halen devam etmekte olanlarda eğitime başlama tarihi, staj amacıyla çalışmaya başladığına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan bildirim tarihidir.

(2) Meslek mensubu yanında staj yapanlar için eğitime başlama tarihi, staj amacıyla çalışmaya başladığına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan bildirim tarihidir.

(3) Staja başlama sınavı öncesinde denetim kuruluşlarında ya da meslek mensubu yanında denetçi yardımcısı sıfatıyla çalışmaya başlayanların eğitime başlama tarihi, belgelendirmek kaydıyla, hizmet akdinden önce olmamak üzere, görev aldıkları ilk denetimle başlar.

(4) Bu madde kapsamına giren denetçi yardımcılarında da staj süresi en az üç yıldır. Bu sürenin en az iki yılının denetim kuruluşu veya denetçi yanında denetimlere katılarak geçirilmesi şarttır.

(5) Bu madde uyarınca yapılan stajlar, bu Tebliğin 18 inci maddesi çerçevesinde Kurumca değerlendirilir.

Yürürlük

MADDE 21 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 22 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Kurum Başkanı yürütür.

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan: BAĞIMSIZ DENETÇİLİK SINAV TEBLİĞİ

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:

BAĞIMSIZ DENETÇİLİK SINAV TEBLİĞİ

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı bağımsız denetçilik sınavına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, bağımsız denetçilik sınavının; konularına, içeriğine, duyurusuna, müracaat usulüne, yerine, zamanına, şekline, süresine, sonuçlarının ilanına, ücretine, sınavda başarılı olma şartlarına ve sınav komisyonu ile sınava ilişkin diğer hususları kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 26/12/2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetim Yönetmeliğinin 16 ncı ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğdeki terimler, Bağımsız Denetim Yönetmeliğinde tanımlanan anlamları ile kullanılmıştır. Ayrıca bu Tebliğin uygulanmasında;

a) Güvenli elektronik imza: 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 4 üncü maddesinde tanımlanan imzayı,

b) Komisyon: Kurum Başkanının onayıyla oluşturulan sınav komisyonunu,

c) Yönetmelik: Bağımsız Denetim Yönetmeliğini,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Sınav Esasları

Duyuru

MADDE 5 – (1) Sınavın; müracaat şekli, şartları, son müracaat tarihi, zamanı, yeri, yapılış şekli, konuları, değerlendirme yöntemi, başarı şartı ve ücreti ile sınava ilişkin diğer hususlar sınav gününden en az altmış gün önce Resmî Gazete’de ve Kurum internet sitesinde yayımlanmak suretiyle duyurulur.

Sınava müracaat

MADDE 6 – (1) Sınava müracaat, Kurum internet sitesinde yayımlanacak müracaat formunun elektronik ortamda doldurulması suretiyle yapılır.

(2) Sınava son müracaat tarihi, sınav tarihinden en az otuz gün önceki tarih olacak şekilde sınav duyurusunda belirtilir.

(3) Sınava; hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık, kamu yönetimi ve siyasal bilgiler dallarında eğitim veren fakülte ve yüksekokullardan veya denkliği Yükseköğretim Kurulunca tasdik edilmiş yabancı yükseköğretim kurumlarından en az lisans seviyesinde mezun olanlar veya diğer öğretim dallarından lisans seviyesinde mezun olmakla beraber bu fıkrada belirtilen bilim dallarından lisansüstü seviyesinde diploma almış olanlar başvurabilir.

Müracaatların incelenmesi

MADDE 7 – (1) Sınav müracaatları, Kurum tarafından inceledikten sonra, sınava katılmaya hak kazananlar ile bunların sınav yerleri sınav tarihinden en az on beş gün önce Kurum internet sitesinde duyurulur.

Müracaatın reddi

MADDE 8 – (1) Sınava ilişkin 6 ncı maddede aranan şartı taşımayanların ve müracaat formundaki beyanları gerçeği yansıtmayanların müracaatları Kurum tarafından reddedilir.

(2) Müracaatı reddedilenler, durumun Kurum internet sitesinden ilan edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde, Kuruma itirazda bulunabilirler. İtirazlar, Kurum tarafından itiraz tarihinden itibaren üç gün içinde incelenip karara bağlanarak sonucu ilgiliye bildirilir.

Sınav komisyonu

MADDE 9 – (1) Komisyon, Kurum Başkanı tarafından görevlendirilen bir başkan yardımcısı ve dört daire başkanı olmak üzere beş üyeden oluşur. Komisyona, görevlendirilen başkan yardımcısı başkanlık eder. Ayrıca, bir başkan yardımcısı ve iki daire başkanı yedek üye olarak tespit edilir. Asil üyelerin herhangi bir nedenle komisyona katılamamaları halinde yedek üyeler tespit sırasına göre komisyona katılırlar.

(2) Komisyon; sınavın ilanından başlamak üzere, sınav sorularının tespiti, sınavın yapılması, sonuçlandırılması, sonuçlarının ilanı ve sınav sonuçlarına yapılacak itirazların incelenmesi ile sınavla ilgili diğer işlemleri yürütür.

(3) Komisyon üye tam sayısı ile toplanır ve oy çokluğu ile karar alır.

(4) Komisyon, sınavın gizlilik ve güven içinde yapılması ile sınavın objektif bir şekilde değerlendirilmesi için gerekli tedbirleri alır.

(5) Komisyonun sekretarya hizmetleri, Eğitim ve Yetkilendirme Daire Başkanlığı tarafından yürütülür.

Sınav konuları

MADDE 10 – (1) Sınav, sınava gireceklerin denetimle ilgili alanlardaki teorik ve uygulamaya ilişkin bilgilerini ölçmek üzere aşağıdaki konulardan ayrı ayrı yapılır:

a) Muhasebe (Genel muhasebe, maliyet ve yönetim muhasebesi),

b) Muhasebe Standartları (Türkiye Muhasebe Standartları, yıllık ve konsolide finansal tabloların hazırlanmasına ilişkin mevzuatta yer alan düzenlemeler ve standartlar),

c) Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim,

ç) Denetim (Türkiye Denetim Standartları, mesleki etik kuralları, bağımsızlık, risk yönetimi, iç kontrol ve denetimle ilgili diğer mevzuat),

d) Genel Hukuk Mevzuatı (Ticaret Hukuku, Borçlar Hukuku, İcra ve İflas Hukuku, Medeni Hukuk, Vergi Hukuku, Sosyal Güvenlik Mevzuatı, İdare Hukuku),

e) Sermaye Piyasası, Bankacılık, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı,

(2) Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler birinci fıkranın (b), (c), (ç) ve (e) bentlerinde, Yeminli Mali Müşavirler ise (b), (ç) ve (e) bentlerinde belirtilen konulardan sınava tabi tutulurlar.

(3) Sermaye piyasası, bankacılık, sigortacılık ve özel emeklilik alanlarında denetim faaliyetinde bulunmayacak olanlar birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen konulardan ayrıca sınava tabi tutulmazlar.

(4) Kurum, sınavları konular itibarıyla birleştirebilir veya ayırabilir. Bu hususlar sınav ilanında duyurulur.

Sınavın yürütülmesi

MADDE 11 – (1) Sınavın ilan edilen yer ve saatte başlatılması ve süresinde bitirilmesi esastır.

(2) Sınav listesinde ismi yer almayanlar ile sınava girişte, T.C. Kimlik Numarası içeren nüfus cüzdanı, pasaport veya sürücü belgesinden en az birisini, ibraz etmeyenler sınava alınmazlar.

Sınavın geçersiz sayılacağı haller

MADDE 12 – (1) Sınava girenlerden;

a) Sınavda kopya çektiği veya verdiği,

b) Sınava kendi yerine başkasının girdiği,

c) Sınav kurallarını ihlal ettiği,

tespit edilenler ile gerçek dışı beyanda bulunduğu veya sınava girme şartlarını taşımadığı sonradan tespit edilenlerin sınavları geçersiz sayılır.

(2) Birinci fıkra uyarınca sınavları geçersiz sayılanlar iki yıl süreyle Kurum tarafından yapılacak sınava alınmazlar.

(3) Birinci fıkra uyarınca yapılan tespit üzerine, durum Komisyon tarafından karara bağlanarak ilgiliye bildirilir. Komisyon kararına yedi gün içinde itiraz edilebilir. Bu itirazlar komisyon tarafından beş gün içinde incelenip karara bağlanır ve sonuç itiraz edene bildirilir.

Sınav başarı şartı ve sonuçların geçerlilik süresi

MADDE 13 – (1) Sınavda başarılı sayılmak için sınav konularının her birinden yüz puan üzerinden en az altmış puan alınması, tüm sınav konularından alınan notların aritmetik ortalamasının da en az yetmiş puan olması şarttır.

(2) Not yükseltmek amacıyla da sınava girilebilir. Not yükseltmek amacıyla girilen sınavlarda en son alınan not geçerlidir. Sınava müracaat edildiği halde sınava iştirak edilmemesi durumunda önceki not, süresi içinde geçerliliğini korur.

(3) Konuları itibarıyla sınav sonuçları ilan tarihinden itibaren, iki yıl geçerlidir.

Sınav sonuçlarının ilanı ve itiraz

MADDE 14 – (1) Sınav sonuçları, Kurum internet sitesinde duyurulur. Ayrıca, sınav sonuç belgesi gönderilmez.

(2) Sınav sonuçlarına itiraz, sonuçların Kurum internet sitesinde duyurulmasını izleyen yedi gün içinde yapılır. Komisyon, bu itirazları itiraz tarihinden itibaren en geç on gün içinde inceleyip karara bağlayarak itiraz edene bildirir.

Sınav belgelerinin saklanması

MADDE 15 – (1) Sınavlarda başarılı olanların sınav belgeleri Kurum tarafından saklanır.

(2) Sınavlarda başarısız olanların belgelerinin saklanma süresi ise beş yıldır.

Sınav giderleri

MADDE 16 – (1) Sınava katılanlar, Kurumca belirlenen ücretleri öderler.

(2) Sınava müracaat ettiği halde katılmayanların ödedikleri ücretler iade edilmez.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler
Tebliğ kapsamında yapılacak müracaat, bildirim, itiraz ve diğer işlemlerde usul

MADDE 17 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yapılacak müracaat, bildirim ve itirazlar ile diğer işlemler, elektronik ortamda yürütülür. Meslek mensupları, 5070 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde tanımlanan “Güvenli Elektronik İmzayı” kullanır.

(2) Elektronik ortamda işlem yapılamaması halinde işlemler, daha sonra elektronik ortama aktarılmak üzere, yazılı ortamda ve Kurumca uygun görülen sürede yürütülür.

(3) Bu Tebliğ uyarınca yapılacak tebligatlar hakkında 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.

Tebliğde hüküm bulunmayan haller

MADDE 18 – (1) Bu Tebliğde hüküm bulunmayan hususlar Kurum tarafından düzenlenir.

Sınavlara ilişkin geçiş hükmü

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) 1/1/2013 tarihinden önce kamu kurumları tarafından bağımsız denetçiliğe ilişkin yapılan sınavlara girenlerin, bu sınavlarda başarılı sayıldıkları konular itibarıyla aldıkları notlar, mevzuatı uyarınca geçerli süre içinde ve talepleri halinde bu Tebliğ uyarınca yapılacak sınavda ilgili konular itibarıyla dikkate alınır.

(2) 1/1/2013 tarihinden önce kamu kurumları tarafından bağımsız denetçiliğe ilişkin olarak Muhasebe Standartları konusunda yapılan sınav bu Tebliğdeki Muhasebe Standartları konusuna, Denetim Standartlarına ilişkin olarak yapılan sınav bu Tebliğdeki Denetim konusuna, Sermaye Piyasası Mevzuatına ilişkin olarak yapılan sınav da bu Tebliğdeki Sermaye Piyasası Mevzuatı konusuna ilişkin sınavlarda dikkate alınır.

Yürürlük

MADDE 19 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 20 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Kurum Başkanı yürütür.

Konut yapı kooperatiflerinin ortaklarına konut tesliminde kdv istisnası tamamen kaldırılıyor-Kemal Özmen

Maddeyle ayrıca, sosyal amacına uygun düşmeyen ve suiistimallere imkân veren konut yapı kooperatiflerinin üyelerine yaptığı konut teslimleri, m2 sınırlamasına bağlı olmaksızın KDV’den müstesna uygulaması, yapılan düzenleme ile kaldırılmakta, kooperatiflerin üyelerine yapacakları konut teslimlerinin genel KDV rejimine tabi olması sağlanmaktadır. Ancak, bu değişiklik bina inşaat ruhsatı bu düzenlemenin yürürlüğünden sonra alınmış konutların tesliminde geçerli olacaktır. Bina inşaat ruhsatı Kanunun yürürlüğünden önce alınmış konutların, yürürlükten sonraki teslimlerinde istisna hükümlerine göre işlem yapılacaktır. Maddede geçen “bina inşaat ruhsatı” ibaresi, münhasıran konut yapı kooperatifleri adına düzenlenmiş bina inşaat ruhsatlarını ifade etmektedir

Ba bs formlarının cezası değişiyor 2013–Özmen Mali Müşavirlik-Kemal Özmen

“Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara ilişkin olarak süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formların, belirlenen sürelerin sonundan itibaren 15 gün içinde verilmesi halinde kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası 1/4 oranında, takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise 1/2 oranında uygulanır.”

“Elektronik ortamda beyanname ile bildirim ve form verme mecburiyetine uymayanlara bu maddeye göre ceza kesilmesi halinde, 352 nci maddenin birinci derece usulsüzlüklerle ilgili (1) numaralı bendi ile ikinci derece usulsüzlüklerle ilgili (7) numaralı bendi uyarınca ayrıca ceza kesilmez.”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığından: 2872 SAYILI ÇEVRE KANUNU UYARINCA VERİLECEK İDARİ PARA CEZALARINA İLİŞKİN TEBLİĞ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığından:

2872 SAYILI ÇEVRE KANUNU UYARINCA VERİLECEK

İDARİ PARA CEZALARINA İLİŞKİN TEBLİĞ

(2013/1)

9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 20 nci maddesinde, Kanuna aykırılık halinde uygulanacak idari para cezaları belirlenmiştir.

30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin yedinci fıkrasında idari para cezalarının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı ve bu şekilde yapılacak hesaplamalarda bir Türk Lirasının küsurunun dikkate alınmayacağı hükmü yer almaktadır.

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanarak 10/11/2012 tarihli ve 28463 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 419 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca 2012 yılı yeniden değerleme oranı % 7,80 olarak tespit ve ilan edilmiştir.

Bu duruma binaen, 2872 sayılı Çevre Kanununun 20 nci maddesinde yer alan para cezaları 1/1/2013 tarihinden itibaren aşağıda belirtilen miktarlarda uygulanacaktır.

2872 sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ (2007/2), 2872 sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ (2008/1), 2872 sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ (2009/1), 2872 sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ (2010/1), 2872 sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ (2011/1) ve 2872 sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ (2012/1) yürürlükten kaldırılmıştır.

Tebliğ olunur.

2872 sayılı Çevre Kanununun

Kanundaki ceza miktarı
1/1/2013-31/12/2013 tarihleri arasında uygulanacak ceza
20 nci maddesinin

(a) bendindeki ceza miktarları
500 TL
842 TL
1.000 TL
1.689 TL
(b) bendindeki ceza miktarı
24.000 TL
40.636 TL
48.000 TL
81.274 TL
(c) bendindeki ceza miktarları
6.000 TL
10.154 TL
2.000 TL
3.383 TL
300 TL
504 TL
(d) bendindeki ceza miktarları
(b) bendi için iki kat:

48.000 TL
81.274 TL
96.000 TL
162.552 TL
(c) bendi için iki kat:

12.000 TL
20.317 TL
4.000 TL
6.769 TL
600 TL
1.012 TL
(d) bendinin ikinci cümlesindeki konutlarla ilgili olarak:

600 TL
1.012 TL
(e) bendindeki ceza miktarı
10.000 TL
16.929 TL
(f) bendindeki ceza miktarı
60.000 TL
101.595 TL
(g) bendindeki ceza miktarı
6.000 TL
10.154 TL
(h) bendindeki ceza miktarları
400 TL
674 TL
1.200 TL
2.029 TL
4.000 TL
6.769 TL
12.000 TL
20.317 TL
(ı) bendinin; 1 no’lu alt bendindeki ceza miktarları
Ton başına*:

40 TL
67,69 TL
10 TL
16,89 TL
100 KR
163 KR
(ı) bendinin; 2 no’lu alt bendindeki ceza miktarları
Ton Başına*:

30 TL
50,76 TL
6 TL
10,12 TL
100 KR
163 KR
(ı) bendinin; 3 no’lu alt bendindeki ceza miktarları
Ton Başına*:

20 TL
33,83 TL
4 TL
6,74 TL
100 KR
163 KR
(ı) bendinin; 4 no’lu alt bendindeki ceza miktarları
Ton başına*:

10 TL
16,89 TL
2 TL
3,34 TL
40 KR
65 KR
(ı) bendinin altıncı paragrafındaki ceza miktarları
24.000 TL
40.636 TL
600 TL
1.012 TL
(i) bendindeki ceza miktarı
1.000 TL
1.689 TL
(j) bendindeki ceza miktarları
24.000 TL
40.636 TL
600 TL
1.012 TL
(k) bendindeki özel çevre koruma bölgelerine ilişkin ceza miktarı
20.000 TL
33.863 TL
(l) bendindeki ceza miktarları
Dekar başına*:

20 TL
33,83 TL
Metreküp başına*:

120 TL
203,17 TL
(m) bendindeki ceza miktarları
6.000 TL
10.154 TL
4.000 TL
6.769 TL
(n) bendindeki ceza miktarları
48.000 TL
81.274 TL
1.200 TL
2.029 TL
(o) bendindeki ceza miktarı
12.000 TL
20.317 TL
(p) bendindeki ceza miktarı
24.000 TL
40.636 TL
(r) bendindeki ceza miktarları
24.000 TL
40.636 TL
60.000 TL
101.595 TL
(s) bendindeki ceza miktarı
100 TL
163 TL
(t) bendindeki ceza miktarı
2.000.000 TL
3.386.604 TL
(u) bendindeki ceza miktarı
2.000.000 TL
3.386.604 TL
(v) bendindeki ceza miktarı
100.000 TL den
169.327 TL’den
1.000.000 TL’ye kadar
1.693.300 TL’ye kadar
(y) bendindeki ceza miktarı
100.000 TL den
169.327 TL’den
1.000.000 TL’ye kadar
1.693.300 TL’ye kadar

Geçici 4 üncü maddesinin 5 inci fıkrasındaki ceza miktarları
Belediyelerde;
Belediyelerde;
· Nüfusu 100.000’den fazla olanlarda:
· Nüfusu 100.000’den fazla olanlarda:
50.000 TL
84.660 TL
· Nüfusu 100.000 – 50.000 arasında olanlarda:
· Nüfusu 100.000 – 50.000 arasında olanlarda:
30.000 TL
50.796 TL
· Nüfusu 50.000 – 10.000 arasında olanlarda:
· Nüfusu 50.000 – 10.000 arasında olanlarda:
20.000 TL
33.863 TL
· Nüfusu 10.000 – 2.000 arasında olanlarda:
· Nüfusu 10.000 – 2.000 arasında olanlarda:
10.000 TL
16.929 TL
· Organize Sanayi Bölgelerinde:
· Organize Sanayi Bölgelerinde:
100.000 TL
169.327 TL
· Bunların dışında kalan endüstri ve atıksu üreten her türlü tesiste:
· Bunların dışında kalan endüstri ve atıksu üreten her türlü tesiste:
60.000 TL
101.595 TL