17 Kasım 2016 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29891 TEBLİĞ Çevre ve Şehircilik Bakanlığından: YAPI KOOPERATİFLERİNE AİT BİLGİLERİN ELEKTRONİK ORTAMDA KAYDINA DAİR TEBLİĞ Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; yapı kooperatiflerine ait bilgilerin elektronik ortama aktarılması ile ortaklarının elektronik ortamda kaydedilmesi ve izlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Tebliğ her türlü hak, yetki ve görevleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yürütülmekte olan konut, toplu işyeri ve küçük sanayi sitesi yapı kooperatifleri ile bunların üst kuruluşları ile ilgili hükümleri kapsar. Dayanak MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ; 29/6/2011 tarihli ve 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendine dayanılarak hazırlanmıştır. Elektronik kayıt MADDE 3 – (1) Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, yürürlükteki mevzuata göre yayınlanması uygun görülen yapı kooperatiflerine ait bilgilerin elektronik ortamda kayıt altına alındığı Yapı Kooperatifleri Bilgi Sistemi (ekooperatif) kurulur. (2) Yapı Kooperatifleri Bilgi Sistemi e-Devlet Kapısından ilgililerin erişimine sunulur. Sorumluluk MADDE 4 – (1) Kooperatiflerin yönetim kurulu; ortaklarının kimlik bilgilerini (adı, soyadı ve T.C. kimlik numarası) ve kooperatifin üzerine kayıtlı taşınmaz bulunması halinde taşınmaza ilişkin tapu bilgilerini, kooperatiflerin defter ve belgelerine uygun olarak güncel şekilde sisteme aktarmakla yükümlüdür. Veri girilmesi ile girilen bilgilerin doğruluğu ve güncelliğine dair her türlü sorumluluk kooperatif yönetim kuruluna aittir. Kişisel verilerin korunması MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ kapsamında elektronik ortamda kaydedilen verilerin korunması 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümlerine göre sağlanır. Yürürlük MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Çevre ve Şehircilik Bakanı yürütür.
E-Kooperatif Tebliği Yayımlandı
E-Kooperatif Tebliği Yayımlandı
17/11/2016 tarihli ve 29891 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Yapı Kooperatiflerine Ait Bilgilerin Elektronik Ortamda Kaydına Dair Tebliğ” ile birlikte; kooperatif yönetim kurulu üyelerinin sistemle ilgili sorumlulukları belirlenmiş olup, yapı kooperatiflerine ilişkin bilgilerin güncel bir şekilde ortakların hizmetine sunulması ve şeffaflığın sağlanması yolunda önemli bir adım atılmıştır.
Yönetim kurulları; ortaklarının kimlik bilgilerini (adı, soyadı ve TC kimlik numarası) ve varsa kooperatifin üzerine kayıtlı taşınmazlara ait tapu bilgilerini güncel bir şekilde sisteme aktarmakla yükümlüdürler.
Sistemin kullanımına ilişkin açıklamaları içeren “e-kooperatif Uygulaması Yönetici ve Ortak Rehberleri” “Vatandaş Bilgilendirme Portalı” nda yer almaktadır.
Kooperatifin ORTAKLARINA yapacağı işyeri teslimlerinde belge düzeni.EVREN ÖZMEN
| Konu |
: |
Kooperatifin üyelerine yapacağı işyeri teslimlerinde belge düzeni. | ||
İlgi dilekçenizde, işyeri yapı kooperatifiniz tarafından inşaası tamamlanmak üzere olan işyerlerinin üyelerinize tesliminde faturanın hangi bedel üzerinden düzenleneceği hususu sorulmaktadır.
I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasının “b” bendiyle, kooperatiflerin kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu, 2 nci maddesiyle de, kooperatiflerin, 24/04/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa veya özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ile benzer nitelikteki yabancı kooperatifleri ifade ettiği hükme bağlanmıştır.
Kurumlar Vergisi Kanununun “Muafiyetler” başlıklı 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının “k” bendi hükmüyle de; tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatifleri kurumlar vergisinden muaf tutulmuşlardır.
Ayrıca, kooperatiflerin hangi şartlar dahilinde kurumlar vergisinden muaf tutulacakları hususundaki ayrıntılı açıklamalara 1 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “4.13” bölümünde yer verilmiş olup, kooperatifinizin kurumlar vergisi muafiyeti için gerekli şartları topluca sağlaması halinde söz konusu muafiyetten faydalanmanız mümkün bulunmaktadır.
Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanununun “Safî kurum kazancı” başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kurum kazancı, ticari kazanç niteliği taşıdığı ve ticari kazanç gibi tespit edildiğinden elde etme yönünden tahakkuk esası geçerlidir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, inşaat devam ederken kat irtifakı kurulmak suretiyle alıcıya fiilen teslim edilen gayrimenkullerde vergiyi doğuran olay, gayrimenkullerin tamamlanarak bunlar üzerindeki tasarruf hakkının alıcılara devredilmesi ile gerçekleşeceğinden, inşaat devam ederken arsa üzerine kat irtifakı kurulmak suretiyle yapılan satışlar karşılığında tahsil edilen bedellerin avans olarak değerlendirilmesi ve inşaatın tamamlanıp üyelere teslimin yapıldığı yılda avanslar da dahil olmak üzere satış bedelinin bu dönemin kazancı olarak dikkate alınması gerekmektedir.
Ancak, dairelerin tamamlanması ile ilgili muvazaalı bir durumun tespit edilmesi durumunda, gerekli cezai işlemlerin uygulanacağı tabiidir.
II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1 inci maddesine göre, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetler KDV ye tabi bulunmakta olup, aynı Kanunun 20 nci maddesine göre verginin matrahını işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel oluşturmaktadır. Ancak, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde verginin matrahı, Kanunun 27/1 inci maddesi uyarınca emsal bedel veya emsal ücret olacaktır.
Buna göre, üyelerinize yapacağınız işyeri teslimlerinize ilişkin olarak işlem bedeli üzerinden, bedelin bilinememesi ya da bulunamaması halinde ise Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenecek emsal bedeller üzerinden fatura düzenlenmesi ve bu bedel üzerinden genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir.
Öte yandan, aynı Kanunun 17/4-k maddesinde ise, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimlerinin KDV den istisna olduğu hükmü yer almakta olup, kooperatifinizin organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla kurulmuş olması halinde, söz konusu işyerlerinin kooperatifiniz üyelerine teslimi Kanunun 17/4-k maddesine göre KDV den istisna olacağından, bu teslimlere ilişkin olarak düzenleyeceğiniz faturalarda KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.
III- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde; “Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.” şeklinde tanımlanmış olup, 231 inci maddesinin 5 inci bendinde; “Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.” hükümleri yer almaktadır.
Mezkûr Kanunun 262 nci maddesinde maliyet bedelinin, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin arttırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade ettiği, 269 uncu maddesinde, iktisadi işletmelere dahil bulunan gayrimenkullerin maliyet bedeliyle değerleneceği ve 270 inci maddesinde de “Gayrimenkullerde, maliyet bedeline satın alma bedelinden başka, aşağıda yazılı giderler girer:
…
Noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Özel Tüketim Vergilerini maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlere göre, kooperatifinizin yaptığı işyerlerini üyelerine teslimi sırasında işyerinin teslim edilmesinden (inşaatın tamamlanarak mülkiyetin alıcıya geçmesinden) itibaren yedi gün içinde (tapudaki tescili sırasında belirtilen vergi değerinden az olmamak kaydıyla) maliyet bedeli üzerinden fatura düzenlenmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
KOOPERATİF ORTAKLARINA FATURA DÜZENLENMESİ -MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden; kooperatifinizin KDV Kanununun 17/4-k maddesinde belirtilen KDV istisnasından faydalanan küçük sanayi sitesi yapı kooperatifi olduğu, kooperatif üyelerine işyeri teslimi gerçekleştirilirken kooperatifiniz tarafından üyeler adına fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.
I – KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmüyle kooperatiflerin kazançları kurumlar vergisinin konusu kapsamına alınmış olmakla beraber aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklar ile iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmıştır.
1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “4.13. Kooperatifler” başlıklı bölümünde muafiyet şartları detaylı olarak açıklanmış, takip eden bölümlerde ise ortak dışı işlemler kooperatif türlerine göre ayrıntılı olarak örneklendirilmiştir.
Aynı Tebliğin, “4.13.1.4.3. Yapı kooperatiflerinde ortak dışı işlemler” başlıklı bölümünde ise yapı kooperatiflerinin, arsalarını kat karşılığı vererek işyeri veya konut elde etmelerinin ortak dışı işlem sayılacağı; ancak, bu kooperatiflerin, her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmesi halinde, bu işlemin ortak dışı işlem olarak kabul edilmeyeceği belirtilmiştir.
Buna göre, kooperatif üyelerinizin her bir hisse için bir işyeri elde etmesi ve kooperatif muafiyetine ilişkin diğer şartların da varlığı halinde, kooperatifiniz kurumlar vergisinden muaf tutulacaktır.
Ancak, kooperatif üyelerince her bir hisse için birden fazla işyeri elde edilmesi halinde yapılan bu işlem, ortak dışı işlem sayılacağından, ortak dışı işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekecektir.
II – KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-k maddesinde, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimlerinin KDV den istisna olduğu hükme bağlanmıştır.
Buna göre, kooperatifinizin üyelerine işyeri teslimi, KDV Kanununun 17/4-k maddesi hükmü kapsamında KDV den istisnadır.
III – VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde; “Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.” denilmekte olup, 231 inci maddesinin 5 inci bendinde; “Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 232 nci maddesinde; “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler; Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere, vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.” hükmü yer almaktadır.
Anılan madde hükümlerinden de anlaşılacağı gibi küçük sanayi sitelerinin kurulması kapsamında faaliyet gösteren Kooperatifiniz tarafından üyelerine yapılan işyeri teslimlerinde, Kooperatifinizin kurumlar vergisi ve KDV mükellefiyetinin bulunmaması halinde belge düzenlenmesi gerekmemekte olup, Kooperatifinizin kurumlar vergisi veya KDV mükellefiyetinin bulunması halinde ise işyerlerinin teslim tarihinden itibaren azami yedi gün içinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
E-kooperatif sistemine nasıl giriş yapılır-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN
E-Kooperatif uygulaması
e-kooperatif-yo%cc%88netici-giris%cc%a7i-hakkinda
e-kooperatif Yapı Kooperatifleri Sistemi
Bakanlık ve İl Müdürlüğü Kullanıcıları
T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’da yapılan değişiklik sonucu Bakanlığın Teknik Araştırma Uygulama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında zikredilen “yapı kooperatifleri ve üst birliklerinin kurulması”, “işleyişi”, “tasfiyesi” ve “denetlenmeleri” ile “kuruluş” kayıt ve sicillerinin tutulmasına ilişkin iş ve işlemlerin yapılacağı otomasyon sistemidir.
Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanları ve Ortakları
T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kullanılan yapı kooperatiflerine ait e-kooperatif bilgi sisteminin kooperatif yetkili kullanıcıları ve ortakları için oluşturulmuş ve yetkili oldukları kooperatiflerin, bakanlığın verdiği yetkiler çerçevesinde, işlemlerini yönetebilecekleri, takip edebilecekleri ve bilgi alabilecekleri uygulamadır.
Vatandaş Bilgilendirme Portalı
Yapı kooperatiflerinin kuruluş ve işleyişi ile ilgili süreçte uyulması gereken esaslar ile izlenmesi gereken yol hakkında vatandaşların bilgilendirilmesi amacı ile geliştirilmiş bir internet sitesidir.
Gayrimenkul satışı istisna
Nitekim Danıştay 4. Dairesi yeni tarihli bir içtihadında, yerleşik içtihadına uygun şekilde, “esasen taşınmaz alım-satımı yapmak ve kiraya vermek faaliyetinde bulunmayan ancak şirketin ana sözleşmesindeki iştigal konuları arasında bu faaliyetlerin sayılması nedeniyle ihtirazi kaydı kabul edilmeyen Şirketin faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis ettiği taşınmazın satışından doğan kazancın istisna kapsamında değerlendirilmesi gerekir” şeklinde hüküm vermiştir (E. 2012/1207 K. 2015/6061 sayı ve 30.11.2015 tarihli Karar).
Bu kararın alınmasında; Şirketin satışa konu ettiği binayı işletme faaliyetlerinde kullanılmak üzere edinilen ve tahmini yararlanma süresi bir yıldan fazla olan fiziki varlık kalemlerinin ve bunlarla ilgili birikmiş amortismanların izlendiği “25. Maddi Duran Varlıklar” hesabı altında “252. Binalar” hesabında izlemiş ve satışından elde edilen kazancı da, işletmenin olağan faaliyetlerinden bağımsız olan ve bu nedenle arızi nitelik taşıyan duran varlıkların satışlarından elde edilen kârlar ile olağan dışı olay ve gelişmeler nedeniyle ortaya çıkan gelir ve kârların yer aldığı “67. Olağandışı Gelir ve Kârlar” hesabı altında arızi bir karakter taşıyan duran varlık satışlarından doğan kârlar gibi gelir ve kârların yer aldığı “679. Diğer Olağandışı Gelir ve Kârlar” hesabında muhasebeleştirmiş olması da rol oynamıştır.
Vergi yargısındaki değişiklerin kooperatiflere yansıması-Mali müşavir Evren özmen
Detaylı bilgi için [email protected]
5000 TL altı vergi davaları istinaf mahkemelerinde itiraz yolu yok-tek hakim
5000-100000 arası vergi istinaf mahkemeleri 30 gün içinde başvurmak gerekli
100000 TL üstü istinaf mahkemeleri temyiz yolu açık itiraz 30 gün içinde Danıştaya yapılır.
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAPSAMINDA YIKILAN KOOPERATİF ORTAKLARINA KONUT TAHSİS EDERKEN TAPU HARCI ÖDEYECEK MİDİR ? EVREN ÖZMEN
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAPSAMINDA YIKILAN KOOPERATİF ORTAKLARINA KONUT TAHSİS EDERKEN TAPU HARCI ÖDEYECEK MİDİR ? EVREN ÖZMEN

KOOPERATİFLERDE BÖLÜNME DURUMUNDA TAPU HARCI-EVREN ÖZMEN MALİ MÜŞAVİR
Harçlar Kanununun 57.maddesinde Tapu ve kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanları, tapu ve kadastro harçlarına tabidir.
59.maddesinde ise tapu harcından müstesna tutulan işlemler sayılmış olup son paragrafında özel kanunlarda yer alan muafiyet ve istisnalara ilişkin hükümler saklıdır.
Yine aynı kanunun 123.maddesinde Özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle,istisna edilen işlemlerden harç alınmaz hükümlerine yer verilmiştir.
Bu hükümlerin dışındaki işlemlerde; Satış işlemlerinde: 492 sayılı harçlar kanununa ekli (4) sayılı tarifenin (20.a) pozisyonuna göre satıcı ve alıcı için ayrı ayrı binde
20 (%o 20) oranında tapu harcı tahsil edilir. Ayrıca Döner sermaye işletmesince belirlenen tarifeye göre döner sermaye ücreti alınır.
Tasfiye halindeki kooperatife ait arsanın satılması ve bedelin ortaklara dağıtılmasının KV, KDV ve VUK karşısındaki durumu-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

| T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (MükellefHizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)
|
||||
| Sayı | : | 27575268-105[229-2015-355]-181228 | 29/07/2016 | |
| Konu | : | Tasfiye halindeki kooperatife ait arsanın satılması ve bedelin ortaklara dağıtılmasının KV, KDV ve VUK karşısındaki durumu | ||
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, kooperatifinizin 1995 yılında kurulduğu ve her üyeye bir konut yapmak suretiyle amacını gerçekleştirerek 01/01/2006 tarihinde tasfiyesinin sona erdiği, ancak imarsız olan arsadan belediye tarafından imar işlemi yapıldıktan sonra kesinti yapıldığı ve yapılan bu kesintinin kooperatifinize geri verildiği, kooperatifinizin yeniden ihyası için Ticaret Mahkemesine dava açıldığı, bu arsanın üçüncü şahıslara satıldıktan sonra bedeli üyelere dağıtılarak kooperatifinizin tekrar kapatılacağı belirtilerek, bu işlem sonucunda kurumlar vergisi, gelir vergisi, katma değer vergisi(KDV) ve Vergi Usul Kanunu yönünden yapılacak işlemler hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmiştir.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmüyle kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olmakla beraber aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine (yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisinden muaf olacağı hüküm altına alınmıştır.
Konuyla ilgili olarak 03/04/2007 tarihli ve 26482 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “4.13. Kooperatifler” başlıklı bölümünde muafiyet şartları detaylı olarak açıklanmış olup kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmeleri için ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmamasına, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesine, yedek akçelerinin ortaklara dağıtılmamasına, sadece ortaklarla iş görülmesine dair hükümlerin bulunması ve bu kayıt ve şartlara da fiilen uyulması gerekmektedir.
Bu şartlara ana sözleşmelerinde yer vermeyen ya da yer vermekle beraber bu şartlara fiiliyatta uymayan kooperatifler, muafiyet hükümlerinden yararlanamayacaktır.
Söz konusu Tebliğin “4.13.1.4.3. Yapı kooperatiflerinde ortak dışı işlemler” başlıklı bölümünde ise;
“….
Kooperatife ait taşınmazların, ortaklara veya ortak olmayanlara kiraya verilmesi veya kooperatifin inşa ettiği konut veya işyerlerinin ortaklara dağıtımından sonra elinde kalan işyeri, konut veya arsaların satılması ortak dışı işlem sayılacaktır.
…”
açıklamaları yer almaktadır.
Anılan Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ise; “Aşağıda belirtilen kazançlar, kurumlar vergisinden müstesnadır:
…
(e) Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların % 75’lik kısmı…
Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur. Ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.
İstisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. Aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) halinde de bu hüküm uygulanır…”
hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Tebliğin, “5.6.2.3.3. Fon hesabında tutulan kazançların işletmeden çekilmemesi” başlıklı bölümün üçüncü paragrafında, “Bu istisnanın amacı kurumların sermaye yapılarının güçlendirilmesi, finansman sıkıntılarının giderilmesi ve bağlı değerlerinin ekonomik faaliyetlerinde daha etkin bir şekilde kullanılmasına imkan sağlamak ve işletmelerin finansal bünyelerini güçlendirmektir. Tasfiyeye giren şirketlerde ise böyle bir amacın olamayacağı açıktır. Bu nedenle, istisna uygulamasında satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar tasfiyeye girilmiş olması halinde, fon hesabında tutulması gereken kazancın işletmeden çekildiği kabul edilecektir.”açıklamasına yer verilmiştir.
“5.6.2.3.4.1. Kooperatiflerin durumu” başlıklı bölümünde, yapı kooperatiflerinin de önceki bölümlerde yapılan açıklamalar çerçevesinde söz konusu istisnadan yararlanabilmesinin mümkün olduğu; ancak istisna edilen kazancın özel bir fon hesabında tutulması, hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmayarak kooperatif amaçları doğrultusunda kullanılması gerektiği belirtilmiştir.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun “Tasfiyenin Amacı” başlıklı 291 inci maddesinde de; “Tasfiye memurları, şirketin faaliyette bulunduğu dönemde başlamış olup da henüz sonuçlandırılmamış olan iş ve işlemleri tamamlamaya, şirketin borç ve taahhütlerini yerine getirmeye, şirketin alacaklarını toplamaya gereğinde yargı yolu ile almaya ve varlıkları paraya çevirmeye, net varlığı elde etmeye yönelik ve yarayan bütün iş ve işlemleri yapmaya yetkili ve zorunludurlar.” hükmü yer almaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda ek tasfiye müessesesi getirilmiş olup, aynı Kanunun 547 nci maddesinde ise; “(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, Türk Ticaret Kanununda yer alan ek tasfiye müessesesi, anılan madde gerekçesinde; ek tasfiye kararının bir tedbir kararı olduğu, yeni bir hukuki yapı meydana getirmediği, yapılması ihmal edilmiş tasfiye işlemlerinin yapılmasını takiben şirketin yine sonlandırılacağı, ek tasfiyenin tasfiye gayesinde herhangi bir değişikliğe yol açmayacağı, şirketin yine tasfiye şirketi olduğu ve şirket organlarının tasfiye gayesi çerçevesinde işlem yapmak zorunda olduğu ve ek tasfiyenin şirketin sicile yeniden tescilini talep etmeye yönelik olduğu, belirtilmiştir.
Özelge talep formunuzda, 01/01/2006 tarihinde tasfiyesinin sonuçlanması nedeniyle Ticaret Sicilinden kaydı silinen kooperatifinizin imarsız olan arsasına belediye tarafından imar işlemi yapılması nedeniyle kooperatif adına tescil işlemleri yapılan arsa payının üçüncü kişilere satılabilmesi için Ticaret Mahkemesinden ek tasfiye talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, kooperatifinizin mahkemeye yaptığı ek tasfiye talebinin kabul edilerek ticaret siciline kaydının yapılmasını müteakip kurumlar vergisi yönünden durumunuz tasfiye halinde olan bir kooperatif olarak 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi çerçevesinde değerlendirilecektir.
Ayrıca, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendinde; tam mükellef kurumlar tarafından tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve gelir vergisinden muaf olanlara dağıtılan, bu Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından %15 oranında vergi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, imar uygulaması sonucu kesinti yapıldıktan sonra kooperatifiniz adına tescil işlemleri yapılan arsanın satılması “sadece ortaklarla iş görülmesi” şartının ihlali olacağından satışın yapıldığı tarih itibariyle kurumlar vergisi mükellefiyetinizin tesis edilmesi gerekmektedir. Arsanın satışı sonucu elde ettiğiniz kazancın ortaklarınıza dağıtılması halinde de dağıtılan kazanç tutarı üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre gelir vergisi tevkifatı yapılması ve muhtasar beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, kooperatifinizin tasfiyeye girmiş olması nedeniyle mülkiyetinde bulunan arsanın satışından elde edilen kazancın, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen satış kazancı istisnasından yararlanması da mümkün bulunmamaktadır.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
-1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,
-17/4-r maddesinde, kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerin KDV’den istisna olduğu, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin ise istisna kapsamı dışında tutulacağı
hüküm altına alınmıştır.
Buna göre; kooperatifinize ait arsadan imar uygulaması sonucu kesinti yapılan payın kooperatifinize geri verilerek tescil işlemleri yapıldıktan sonra satışı, kooperatifinizin arsa ticareti ile uğraşmaması ve söz konusu arsanın kooperatifiniz aktifinde iki yıldan fazla süreyle kayıtlı bulunması şartıyla 3065 sayılı KDV Kanununun 17/4-r maddesi kapsamında KDV’den istisna olacaktır.
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde “Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu, 231 inci maddesinin 5 inci fıkrasında faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenmesi gerektiği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükme bağlanmıştır.
Buna göre, kooperatifinizin imarsız olan arsasına belediye tarafından imar işlemi yapılması sonucu kooperatif adına tescil işlemleri yapılan arsa payının üçüncü kişilere satışından dolayı kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edileceğinden ve kurumlar veya katma değer vergisi mükellefiyeti bulunan kooperatiflerin sattıkları emtia ya da yaptıkları iş nedeniyle Vergi Usul Kanununa göre fatura kullanma mecburiyetleri bulunduğundan, söz konusu arsaya ilişkin satış işleminin tapuya tescil tarihinden itibaren, ancak tapuya tescil tarihinden önce fiilen teslim gerçekleşmiş ise mal tesliminin gerçekleştiği tarihten itibaren azami yedi gün içerisinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, aynı Kanunun 262 nci maddesinde; “Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin arttırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca, Kanunun 269 uncu maddesinde ise; “İktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller maliyet bedelleri ile değerlenir…” hükmü mevcuttur.
Belediyeden geri alınan arsa payının belediyece devredildiği bedel üzerinden kayıtlara alınması ve üçüncü kişilere satılması durumunda ise gerçek satış bedeli üzerinden fatura düzenlenmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
Kooperatifler kanununa göre unvan nasıl belirlenir ?-EVREN ÖZMEN-KOOPERATİFLER KANUNU
3. Kooperatifin unvanı ve merkezi, 4. Kooperatifin sermayesi ve bunun nakdi kısmına karşılık olarak ödenen en az miktar ve her ortaklık payının değeri, 5. Ortaklık payı belgelerinin ada yazılı olduğu, 6. Ayni sermaye ve devralınan akçalı kıymetlerle işletmelerin neden ibaret oldukları ve bunlara biçilen değerler, 7. Kooperatifin ne suretle temsil olunacağı ve denetleneceği, 8. Yönetim Kurulu üyeleriyle kooperatifi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları, 9. Kooperatifin yapacağı ilanların şekli ve anasözleşmede de bu hususta bir hüküm varsa yönetim kurulu kararlarının pay sahiplerine ne suretle bildirileceği, 10. Kooperatifin şubeleri: Kooperatifler, lüzum gördükleri takdirde memleket içinde ve dışında şubeler açabilirler. Şubeler, merkezin sicil kaydına atıf yapılmak suretiyle bulundukları yer ticaret siciline tescil olunurlar. Ticaret Bakanlığı, ana sözleşmelerin, kanunun ihtiyari hükümlerinden ayrıldığını ileri sürerek kooperatifleri kuruluşuna izin vermekten kaçınamaz. Anasözleşmenin değişiklikleri de kuruluştaki usullere bağlıdır. D) Anasözleşmeye konacak hükümler: I – Mecburi hükümler: Madde 4 – Kooperatif anasözleşmesinde aşağıdaki hususlara ait hükümlerin yer olması gerektir. 1. Kooperatifin adı ve merkezi, 2. Kooperatifin amacı ve çalışma konuları, 3. Ortaklık sıfatını kazandıran ve kaybettiren hal ve şartlar, 4. Ortakların pay tutarı ve kooperatif sermayesinin ödenme şekli, nakdi sermayenin en az 1/4 nün peşin ödenmesi, 5. Ortakların ayni sermaye koyup koymıyacakları, 6. Kooperatiflerin yükümlerinden dolayı ortakların sorumluluk durumu ve derecesi, 7. Kooperatifin yönetici ve denetleyici organlarının görev ve yetki ve sorumlulukları ve seçim tarzları, 8. Kooperatifin temsiline ait hükümler, 9. Yıllık gelir gider farklarının, hesaplama ve kullanma şekilleri, 10.Kurucuların adı, soyadı iş ve konut adresleri,
Kooperatifler kanunu 2017
KOOPERATİFLER KANUNU (1)(2) Kabul Numarası : 1163 Kabul Tarihi : 24/4/1969 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 10/5/1969 Sayı : 13195 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 8 Sayfa : 1955 Bu Kanun ile ilgili tüzük için, “Tüzükler Külliyatı”nın kanunlara göre düzenlenen nümerik fihristine bakınız. BİRİNCİ BÖLÜM Kooperatif ve Kuruluşu A) Tarif: Madde 1 –(Değişik: 21/4/2004 – 5146/ 1 md.) Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir. B) Kuruluş, muteberlik şartları, isim kullanma yetkisi : Madde 2 – Bir kooperatif en az 7 ortak tarafından imzalanacak ana sözleşme ile kurulur. Ana sözleşmedeki imzaların noterce onaylanması gerekir. Yapı kooperatifleri ile konusuna taşınmaz mal temliki dahil bulunan diğer kooperatiflerin anasözleşmelerinde ortaklara taşınmaz mal temlik edileceği hakkındaki taahhütler başka bir resmi şekil aranmaksızın muteberdir. Sermaye miktarı sınırlandırılarak kooperatif kurulamaz. Kooperatif adını ancak bu kanuna göre kurulmuş teşekküller kullanabilir. (Ek: 6/10/1988 – 3476/1 md.) Kooperatifler ve üst kuruluşlarının unvanlarında, kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerine yer verilemez. C) İzin verme, tescil ve ilan: Madde 3 – Ana sözleşme, Ticaret Bakanlığına verilir. Bakanlığın kuruluşa izin vermesi halinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan olunur. Tescil ve ilan olunacak hususlar şunlardır: 1. Ana sözleşme tarihi, 2. Kooperatifin amacı, konusu ve varsa süresi,
YAPI KOOPERATİFLERİNE AİT BİLGİLERİN ELEKTRONİK ORTAMDA KAYDINA DAİR TEBLİĞ- EVREN ÖZMEN MALİ MÜŞAVİR
|
|||||||||
Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan yabancı bayraklı gemilere ve uçaklara verilen tadil, bakım, onarım hizmetleri hizmet ihracı kapsamında KDV’den istisnadır.
Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan yabancı bayraklı gemilere ve uçaklara verilen tadil, bakım, onarım hizmetleri hizmet ihracı kapsamında KDV’den istisnadır.
Resmi Defter noter tasdik ücretleri 2017-İstanbul

Noter harç tutarlarına ulaşmak için aşağıdaki bağlantıya tıklayınız. Detaylı bilgi için [email protected]
Ataşehir İstanbul
[youtube https://www.youtube.com/watch?v=JUFZtLnqm6s&w=560&h=315]
SAYIN ÜYEMİZ Oda Danışma Meclisimizin 02.11.2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, 2017 yılında kullanılacak ticari defterler, noter masrafları, 2017 yılına ait kırtasiye, damga vergisi ve diğer masraflar için mükelleflerinizden tahsil edilecek asgari defter tasdik ve diğer giderler hakkında aşağıdaki tavsiye niteliğindeki karar alınmıştır. Danışma Meclisinin almış olduğu tavsiye kararına uyulmasını rica ederiz.
2017 YILI MÜKELLEF İÇİN DEFTER VE SARF MALZEME KATILIM GİDERLERİ 1. İSLETME DEFTERİ – SERBEST MESLEK DEFTERİ (İSCİSİZ) : 370,00.-TL İşletme Defteri, noter tasdik ücreti, 2017 yılında kullanılacak olan kırtasiye sarf malzemeleri ve diğer masraflar. 12 aylık evrak alım ve fotokopi giderleri, e-beyanname, e-bildirge, tahakkuk çıktıları internet kullanım masrafları vs. 2017 Yılı ücret sözleşmesi yıllık tutarının binde 9,48’i kadar damga vergisi bedeli vs.
2. İSLETME DEFTERİ – SERBEST MESLEK DEFTERİ (İŞÇİLİ) : 460,00 TL İşletme Defteri, noter tasdik ücreti, 2017 yılında kullanılacak olan, kırtasiye sarf malzemeleri ve diğer ’ masraflar. 12 aylık evrak alım ve fotokopi giderleri. Sigortalı işçiye ait SGK işe giriş, işten ayrılış, aylık prim hizmet cetveli, aylık işgücü çizelgesi, eksik gün bildirim formu ve ekleri, ücretli izin takip belgesi, işçi özlük dosyası, ücret pusulası, çalışma belgesi, e- beyanname, e-bildirgeler ile ilgili beyanname, bildirge, tahakkuk, makbuzlara ait fotokopi ve A4 kağıdı giderleri ve internet kullanım masrafları vs. 2017 yılı ücret sözleşmesi yıllık tutarının binde 9,48’i kadar damga vergisi bedeli vs.
3. SERMAYE ŞİRKETLERİ ve BİLANÇO USULÜ DEFTER (İŞÇİSİZ) : 840,00.-TL Yevmiye, defteri kebir, Envanter, noter tasdik ücreti, 2017 yılında kullanılacak olan kırtasiye sarf ’ malzemeleri ve diğer masraflar. 12 aylık evrak alım, fotokopi giderleri, e-beyanname, e-bildirge, tahakkuk çıktıları internet kullanım masrafları vs. 2017 yılı ücret sözleşmesi yıllık tutarının binde 9,48’i kadar damga vergisi bedeli vs.
4. SERMAYE ŞİRKETLERİ ve BİLANÇO USULÜ DEFTER (İSCİLİ) : 970,00.-TL Yevmiye, defteri kebir, Envanter, noter tasdik ücreti, 2017 yılında kullanılacak olan kırtasiye sarf ’ malzemeleri ve diğer masraflar. 12 aylık evrak alım ve fotokopi giderleri. Sigortalı işçiye ait SGK işe giriş, işten ayrılış, aylık prim hizmet cetveli, aylık işgücü çizelgesi, eksik gün bildirim formu ve ekleri, ücretli izin takip belgesi, işçi özlük dosyası, ücret pusulası, çalışma belgesi, e-beyanname, e-bildirgeler ile ilgili beyanname, bildirge, tahakkuk, makbuzlara ait fotokopi ve A4 kağıdı giderleri ve internet kullanım masrafları vs. 2017 yılı ücret sözleşmesi yıllık tutarının binde 9,48’i kadar damga vergisi bedeli vs.
5. ELEKTRONİK ORTAMDA DEFTER : 1.750,00.-TL Elektronik ortamda defter tutulmasına olanak sağlayan Elektronik Defter Genel Tebliğde defterlerini elektronik ortamda oluşturmak, kaydetmek, muhafaza ve ibraz etmek isteyen ve gereken şartlara – prosedürlere haiz olan gerçek ve tüzel kişiler için, Envanter ile pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri, noter tasdik ücreti, 2017 yılında kullanılacak olan kırtasiye sarf malzemeleri ve diğer masraflar. 12 aylık evrak alım, fotokopi giderleri, e-beyanname, e-bildirge, internet kullanım masrafları vs. 2017 yılı ücret sözleşmesi yıllık tutarının binde 9,48’i kadar damga vergisi bedeli vs. (6102 Sayılı TTK’na göre Haziran 2017 sonuna kadar yapılacak olan kapanış tasdiki) Notlar: 1- 2017 yılında hizmet vereceğiniz müşterilerinizle yazılı ücret sözleşmesi yapmanız zorunlu olup, sözleşmeler Damga Vergisi Kanunu hükümlerine göre sözleşme tutarının binde 9,48’i kadar damga vergisine tabidir. 2- Ticaret Sicil Tasdikname bedelleri tabloda gösterilen rakamlara dâhil olmayıp ayrıca tahsil edilecektir. Değişiklik olmadığı taktirde hazırda bulunan Ticaret Sicil Tasdiknameleri geçerliliğini koruyacaktır. 3- Sermaye Şirketlerinde, YÖNETİM KURULU KARAR DEFTERİ, GENEL KURUL TOPLANTI VE MÜZAKERE DEFTERİ TASDİKİ İÇİN İLAVE ÜCRET ALINIR.

kooperatife yeni alınacak ortaklardan enflasyondan kaynaklanan nedenlerden dolayı eski ortakların ödediği meblağın üzerinde alınan fark bedellerinin, kooperatif amaçlarının gerçekleştirilmesi için kullanılması şartıyla, bu işlemler Kooperatifinizin kurumlar vergisi muafiyetini etkilemeyecektir. KOOPERATİFE SONRADAN ÜYE,ORTAK OLANLARIN ÖDEDİĞİ FARK BEDELLERİ KURUMLAR VERGİSİNE TABİ MİDİR ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN
kooperatife yeni alınacak ortaklardan enflasyondan kaynaklanan nedenlerden dolayı eski ortakların ödediği meblağın üzerinde alınan fark bedellerinin, kooperatif amaçlarının gerçekleştirilmesi için kullanılması şartıyla, bu işlemler Kooperatifinizin kurumlar vergisi muafiyetini etkilemeyecektir.
Konut inşaatlarını tamamlaması neticesinde konutların kooperatif üyelerine ferdileştirme yapılmak suretiyle teslim edilmesinden sonra 141 ortağın hissesine isabet eden ve kooperatifin elinde kalan konutların, yeni üye kaydı yapılarak devredilmesi halinde; bu devir işlemi, üçüncü kişilere yapılmış bir satış olarak değerlendirilecek olup; 5520 sayılı Kanunun 4/1-k maddesinde yer alan muafiyet şartlarından “sadece ortaklarla iş görülmesi” şartı ihlal edilmiş olacağından,
| Konu |
: |
Ayrılan üyelere ait olan ve yeni üyelere devredilmek üzere geçici olarak koop. tarafından devralınan üyelik haklarının satışının ortak dışı işlem sayılıp sayılmayacağı hk. | ||
İlgide kayıtlı özelge talep formunun incelenmesinden, Kooperatifinizin üyelerine sosyal konut yapmak amacıyla kurulmuş kurumlar vergisinden muaf bir kooperatif olduğu, 5341 adet sosyal konut inşa ettiği ve 5341 üyesi bulunduğu, ancak üyelerinizden 141 kişinin ödeme imkânsızlığı nedeniyle üyelikten ayrıldığı ve bu üyelere ayrılış tarihine kadar ödemiş oldukları aidatlarının ödendiği, Kooperatifiniz adına geçici olarak devralınan üyelik haklarının en yüksek giriş aidatını verecek kişilere devredileceğinden bahisle, bu durumun ortak dışı işlem sayılıp sayılmayacağı ile kurumlar vergisi muafiyetinizin devam edip etmeyeceği hususlarında, Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış; aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklar ile iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmıştır.
Konu ile ilgili olarak 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “4.13. Kooperatifler” başlıklı bölümünde detaylı açıklamalara yer verilmiştir.
Öte yandan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 1 inci maddesinde, kooperatiflerin ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli teşekküller olduğu; aynı Kanunun 17 nci maddesinde de, kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde haklarının olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu hususlarının ana sözleşmede gösterileceği; bu hakların, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun “Hak ve vecibelerde eşitlik” başlıklı 23 üncü maddesinde ise ortakların bu Kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşit oldukları belirtilmiştir.
Buna göre, kooperatiflere sonradan alınacak ortaklardan, eski ortağın ödediği meblağın üzerinde bir para talep edilmesiyle, 1163 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi uyarınca ortaklık payının enflasyondan kaynaklanan değer artışından dolayı eski ortakların kazanılmış haklarının korunmasının amaçlandığı görülmektedir. Bu bakımdan, yeni giren ortaklardan alınan ilave paraların, kooperatifin amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak üzere, arsa, alt yapı, inşaat ve benzeri giderlerde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla, ödeme imkânsızlığı nedeniyle üyelikten ayrılan 141 ortağın hissesine tekabül eden paylarının, yedek akçeler hariç olmak üzere ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanan değeri üzerinden Kooperatifiniz tarafından geçici olarak devralınması ile bu ortakların yerine kooperatife yeni alınacak ortaklardan enflasyondan kaynaklanan nedenlerden dolayı eski ortakların ödediği meblağın üzerinde alınan fark bedellerinin, kooperatif amaçlarının gerçekleştirilmesi için kullanılması şartıyla, bu işlemler Kooperatifinizin kurumlar vergisi muafiyetini etkilemeyecektir.
Ancak, kooperatifin konut inşaatlarını tamamlaması neticesinde konutların kooperatif üyelerine ferdileştirme yapılmak suretiyle teslim edilmesinden sonra 141 ortağın hissesine isabet eden ve kooperatifin elinde kalan konutların, yeni üye kaydı yapılarak devredilmesi halinde; bu devir işlemi, üçüncü kişilere yapılmış bir satış olarak değerlendirilecek olup; 5520 sayılı Kanunun 4/1-k maddesinde yer alan muafiyet şartlarından “sadece ortaklarla iş görülmesi” şartı ihlal edilmiş olacağından, Kooperatifinizin muafiyet şartının ihlal edildiği tarih itibariyle kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerektiği tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
KOOPERATİFLERDE KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFİYETİ NASIL KAPATILIR ?- MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN
|
Konu |
: |
Kooperatifin kurumlar vergisi mükellefiyetinden tekrar muafiyete geçerek tasfiye işlemlerini gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği. |
|
|
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Kooperatifinizin 1996 yılında kurulduğu, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fırkasının (k) bendindeki şartları yerine getirmek suretiyle kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanıldığı, 1996 yılında Kooperatifinizce alınan aktifinize kayıtlı dükkânların Aralık 2013 döneminde ihale yolu ile satışının yapıldığı, satış sonrasında kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edildiği ve bu satışlar dolayısıyla oluşan kazancın vergilendirildiği, Kooperatifinizin 28/1/2014 tarihinde tasfiyeye girdiği belirtilerek, tasfiye işlemleri gerçekleştirilirken mükellefiyetinizin sonlandırılmasının mümkün olup olmadığı hususunda Defterdarlığımızdan görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında, kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış, aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde ise tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olduğu hüküm altına alınmıştır.
1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “4.13 Kooperatifler” başlıklı bölümünde muafiyet şartları detaylı olarak açıklanmış olup, “4.13.1.4 Sadece Ortaklarla İş Görülmesi” başlıklı bölümünde;
“Kooperatifler ortaklarının belirli ekonomik çıkarlarının ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının sağlanıp korunmasını amaçladıkları için faaliyetin normal olarak sadece ortaklarla sınırlı olması gerekmektedir. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir.
Ortak dışı işlemler, sadece ortak olmayanlarla yapılan işlemleri değil, ortaklarla kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda yapılan işlemleri de kapsamaktadır.”
açıklamasına yer verilmiştir.
Aynı Tebliğin “4.17 Şarta Bağlı Muafiyetlerin Kaybedilmesi ve Kazanılması” bölümünde ise muafiyet şartlarını taşıyan bir kooperatifin muafiyet şartlarını ihlal etmesi durumunda muafiyet şartlarının ihlal edildiği tarihten itibaren kurumlar vergisine tabi tutulması, muafiyet şartlarının tekrar kazanılması durumunda ise izleyen hesap dönemi başından itibaren muafiyetten yararlanılması gerektiği açıklanmıştır.
Diğer yandan; tasfiye, kurumların fesih ve infisahını teminen, kurum mevcutlarının, alacaklarının ve borçlarının tayin ve tespiti ile alacaklarının tahsili, mevcutlarının nakde çevrilerek borçlarının ödenmesi ve geri kalan nakdin ortaklara kanun ve ana sözleşme hükümlerine göre dağıtılmasını temin eden işlemler sürecidir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, 28/1/2014 tarihinde tasfiyeye giren kooperatifinizin, tasfiyeye girdiği tarihten itibaren kurumlar vergisi mükellefiyetinin devam etmesi ve tasfiye sonuçlanana kadar vergisel yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Mülkiyeti kooperatife ait olan konutların kooperatif çalışanlarının ikametine tahsis edilmesi durumunda vergilendirme- KOOPERATİF ÇALIŞANINA KONUT TAHSİS EDER İSE FATURA KESECEK MİDİR ? KATMA DEĞER VERGİSİ TAHAKKUK ETTİRECEK MİDİR ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN
|
Sayı |
: |
49327596-125[KVK.2013.ÖZ.48]-125 |
27/05/2015 |
|
|
Konu |
: |
Mülkiyeti kooperatife ait olan konutların kooperatif çalışanlarının ikametine tahsis edilmesi durumunda vergilendirme |
|
|
İlgide kayıtlı özelge talep formunun incelenmesinden; mülkiyeti kooperatifinize ait olan konut ve işyerlerini kiraya vermenizden dolayı kurumlar vergisine tabi olduğunuz belirtilerek, mülkiyeti kooperatifinize ait konutları kira bedeli talep etmeden sigortalı olarak çalışan işçilerinizin ikametine tahsis etmeniz durumunda kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden vergilendirmenin nasıl olacağı hususunda görüş talep ettiğiniz anlaşılmış olup, konu ile ilgili Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.
GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNLARI YÖNÜNDEN :
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise; “Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.”hükmüne yerverilmiştir.
Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde ise safi kurum kazancının tespit edilmesi sırasında indirilecek giderler tadadi olarak sayılmış olup, maddenin (1) numaralı bendi ile ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safî kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Ayrıca anılan Kanunun;
– 23 üncü maddesinin 9 uncu bendinde; “Genel olarak maden işletmelerinde ve fabrikalarda çalışan işçilere ve özel kanunlarına göre barındırılması gereken memurlarla müstahdemlere konut tedariki ve bunların aydınlatılması, ısıtılması ve suyunun temini suretiyle sağlanan menfaatler ile mülkiyeti işverene ait brüt alanı 100 m²’yi aşmayan konutların hizmet erbabına mesken olarak tahsisi suretiyle sağlanan menfaatler (Bu konutların 100 m²’yi aşması halinde, aşan kısma isabet eden menfaat için bu istisna hükmü uygulanmaz) ” in gelir vergisinden istisna olduğu;
– 61 inci maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”
– 63 üncü maddesinde; “Ücretin gerçek safi değeri işveren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından aşağıdaki indirimler yapıldıktan sonra kalan miktardır. … Hizmet erbabına verilen ayınlar, verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına göre; konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler, konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre değerlenir.”
hükümlerine yer verilmiştir.
Buna göre, mülkiyeti kooperatifinize ait olan ve çalışanlarınıza ücretsiz olarak tahsis edilen konutların brüt alanlarının 100 m²’yi aşmaması durumunda, bu suretle çalışanlarınıza sağlanan menfaatler Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesi hükmü uyarınca Gelir Vergisinden müstesnadır. Ancak her bir çalışan itibariyle tahsis edilen konutun brüt alanının 100 m²’yi aşması halinde, 100 m²’yi aşan kısım ücret matrahına dahil edilecek ve vergilendirilmesinde Gelir Vergisi Kanununun 73 üncü maddesinde hüküm altına alınan emsal kira bedeli dikkate alınacaktır.
Öte yandan, çalışanlarınıza bedelsiz tahsis edilen konutlara ilişkin emsal kira bedelinin 100 m²’yi aşan kısma isabet eden tutarının kooperatifinizce gelir olarak dikkate alınması ve aynı zamanda net ücret olarak değerlendirilen bu tutarın brüte iblağ edilmesi suretiyle bulunacak tutarın da ücret olarak Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin (1) numaralı bendi kapsamında kurum kazancından indirilmesi mümkün bulunmaktadır.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :
Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesinde; Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 1/3-f maddesinde ise; Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin katma değer vergisine tabi olduğu hükmü yer almıştır.
26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin “I-B-5.Personele Sağlanan Menfaatler” başlıklı bölümünde;
“KDV uygulamasında personele bedelsiz sağlanan menfaatlerden aşağıda sayılanlar vergiye tabi tutulmaz:
a) Personele işyerinde veya müştemilatında yemek verilmesi,
b) Personele yatacak yer veya konut tahsisi,
c) Personelin toplu olarak işyerine gidip gelmesini sağlamak amacıyla yapılan taşıma hizmetleri,
ç) Personele demirbaş olarak verilen giyim eşyası.
İşletmenin iktisadi faaliyetini sürdürebilmesi için yapılan ve işletmede yaratılan katma değerin bir unsuru olan bu masraflar, maliyetin bir parçası olduğundan, personele tahsis sırasında vergiye tabi tutulmaz, bu mal ve hizmetlerin iktisabında yüklenilen vergiler ise genel hükümlere göre indirim konusu yapılabilir.”
açıklaması yer almaktadır.
Bu hükümlere göre, kooperatifinize ait konutların kendi personelinize ikamet amaçlı olarak tahsisi, karşılığında bedel alınmamak kaydıyla katma değer vergisine tabi tutulmayacak, bir bedel alınması durumunda ise bu bedel üzerinden katma değer vergisi hesaplanacaktır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Kooperatifçe ortağın fiilen kullanımına bırakılan arsanın iktisap tarihinin tespiti hakkında-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN
| Konu |
: |
Kooperatifçe ortağın fiilen kullanımına bırakılan arsanın iktisap tarihinin tespiti hk. | ||
İlgide kayıtlı özelge talep formunda 1997 yılında ortağı olduğunuz konut yapı kooperatifi tarafından, 26.06.2004 tarihli genel kurul kararına istinaden inşaat yapımının ferdi olarak ortaklar tarafından gerçekleştirilmesi amacıyla kullanımınıza fiilen teslim edilen ve 2011 yılında adınıza tapusu çıkarılan … ili … 123 Ada 5 ve 6 parsel sayılı arsaları satmanız durumunda söz konusu arsaların iktisap tarihinin hangi tarih olarak kabul edileceği hususunda görüş talep etmektesiniz.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmış ve aynı maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden elde ettikleri kazançlar ticari kazanç olarak sayılmıştır.
Aynı Kanunun “Değer Artışı Kazançları” başlıklı Mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde, iktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak (5615 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle değişen ibare Yürürlük; 1/1/2007 ) beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançların (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.) değer artış kazancı olarak vergiye tabi tutulacağı hüküm altına alınmış, aynı maddenin ikinci fıkrasında da bu maddede geçen “elden çıkarma” deyiminin, bu mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade ettiği açıklanmıştır.
Diğer taraftan aynı Kanunun Geçici 71 inci maddesinde ” Bu Kanunun mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin uygulanmasına ilişkin olarak, 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde sayılan ve 01/01/2007 tarihinden önce iktisap edilmiş olan mal (gerçek usulde vergilendirilen çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların vergilendirilmesinde dört yıllık süre esas alınır.” hükmü yer almıştır.
Öte yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 704 ve 705 inci maddelerine göre taşınmaz mülkiyetinin konusuna giren gayrimenkulün mülkiyetinin kazanılması, tapuya tescille doğacağından “iktisap tarihi” olarak, tapu tescil tarihinin esas alınması gerekir. Ancak, gayrimenkulün fiilen kullanım hakkının tapu tescil tarihinden önce alıcıya bırakılmış olması halinde ise bu tarih, iktisap tarihi olarak dikkate alınacaktır.
Yukarıda yer alan kanun hükümleri ve açıklamalar uyarınca, sahibi olduğunuz arsaların, ortağı bulunduğunuz konut yapı kooperatifi tarafından 26.06.2004 tarihli genel kurul kararına istinaden, tasarruf yapma ve fiilen kullanma hakkının tarafınıza bırakıldığı 2004 yılının iktisap tarihi olarak kabul edilmesi gerekmekte olup, anılan arsaların iktisap tarihinden başlayarak dört yıllık süre geçtikten sonra satılacak olması nedeniyle değer artışı kazancı doğmayacaktır.
Diğer taraftan, söz konusu arsaların satışının ticari bir organizasyon içerisinde yürütülmesi veya bu tür organizasyon içinde yürütülmemekle beraber aynı kişiye farklı tarihlerde ve farklı kişilere aynı tarihte satılması veya birbirini izleyen yıllarda satılması durumunda ise yapılan satışlar devamlı olarak gayrimenkul alım-satım işiyle uğraşıldığına karine teşkil edeceğinden, elde edilen kazancın Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesi çerçevesinde ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.





