Kooperatif genel kurullarında belirlenen aidat, aylık ödenmesi gereken ve kesin vadeye bağlıdır. Bu nedenle ortağın temerrüdü için ayrıca ihtara gerek yoktur. Kooperatifin aidatın ödenmesi gereken tarihten itibaren faiz talep etme hakkı vardır. -EVREN ÖZMEN

KOOPERATİF AİDATI •

BORÇLUNUN TEMÜRRÜDÜ ÖZET: Kooperatif genel kurulunda belirlenen aidat aylık ödenmesi gereken kesin vadeye bağlanmış bir borç olup, temerrüt için ayrıca ihtara gerek yoktur.

Y. 23 HD., E. 2017/2379, K. 2017/3248, T. 15.11.2017

Davacı vekili, davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, genel kurul kararları gereğince aidat borçlarının tahsilinin istendiğini, borçlunun icra takibine haksız itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı asil davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ortak genel kurulunca alınan kararlara uymak ve kooperatifin aidatlarını ödemek mecburiyetinde bulunduğu, icra dosyası incelendiğinde davalının yapmış olduğu itirazda aslen aidat borçlarını ödemediği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile 10.030,00 TL alacağa takip tarihinden itibaren aylık %1,5 oranında değişen oranlar göz önünde tutularak ticari faiz uygulanmasına, davacının işlemiş faiz talebinin dava lının usulüne uygun temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili ve davalı asil temyiz etmiştir.

1-Davacının temyizi yönünden; kooperatif genel kurullarında belirlenen aidat, aylık ödenmesi gereken ve kesin vadeye bağlıdır. Bu nedenle ortağın temerrüdü için ayrıca ihtara gerek yoktur. Kooperatifin aidatın ödenmesi gereken tarihten itibaren faiz talep etme hakkı vardır. Bu husus göz önünde bulundurularak mahkemece bilirkişiden takip tarihinden itibaren takip tarihinden işlemiş faiz hesaplatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

2-Davalının temyizi yönünden de davalının dosyaya ibraz ettiği ödeme makbuzlarının bilirkişi raporunda göz önüne alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının dosyaya ibraz ettiği makbuzlar göz önünde bulundurularak bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı asilin sair temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadelerine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sorunuzu bize buradan iletebilirsiniz