Yıkılan Kooperatif Evi Hakkında

Üyemizin Özeti

1- Yönetim Kurulu üyelerinin sorumluluğu: Kural olarak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesinin yollaması gereğince uygulanması gereken TTK’nın 336. maddesine göre genel olarak yönetim kurulu üyeleri kooperatif adına yapmış oldukları sözleşme ve işlemlerden ötürü şahsen sorumlu değillerdir. Aynı maddede 5 bent halinde açıklanan durumlar, bu genel kuralın istisnaları olarak gösterilmiştir. Buna göre zarar gören kooperatif üyeleri, kanunun ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasten veya ihmal sonucu yerme getirmeyen yönetim kurulu üyeleri aleyhine doğrudan dava açabilir. Ancak kooperatif yöneticilerine karşı tazminat davası açılabilmesi için, davacı üyelerin, öncelikle kooperatiften tazminat alma olanağının kalmadığının sabit hale gelmesi gerekmektedir. Kooperatife karşı böyle bir talep hakkı bulunduğu sürece ortakların yöneticilere karşı dava açma hakkı doğmayacaktır. Bu itibarla, belirtilen bu hususlara göre bir değerlendirme yapılmadan, gerekçeleri belirtilmeden, davalı kooperatif yöneticilerinin doğrudan sorumlu tutulmaları doğru değildir.
2-Kooperatif Tüzel Kişiliğinin Sorumluluğu: Her ne kadar hükme esas alınan raporda kooperatif yöneticilerinin sorumluluğundan bahsedilmiş ise de; yukarıda da açıklandığı üzere bu sorumluluk esasen ve öncelikle kooperatif yöneticilerinin değil kooperatif tüzel kişiliğinin sorumluluğunu doğurmaktadır. Bununla beraber, davada yıkılan konutun yerine tazminat istenildiğinden, dosya kapsamına göre henüz konutların üyelere dağıtılmadığı savunulmuş olup, davacıların bu aşamadaki istemlerinin eşitlik ilkesine uygun olup olmadığı, bu bağlamda ferdileşmeye geçilip geçilmediği, geçilmiş işe davacılara verilebilecek bir başka konutun bulunup bulunmadığı hususlarının da araştırılması ve davalı kooperatifin sorumluluğunun buna göre değerlendirilmesi gereklidir. Bu itibarla, yukarıda açıklanan tüm bu ilkeler esas alınmadan, bir kısım davalıların sorumluluklarının gerekçeleri açıklanmadan ve kooperatif üyeliği ilişkisi dikkate alınmadan, davanın yalnızca bir eser sözleşmesine dayalı uyuşmazlık olarak nitelendirilmesi ve buna göre yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
(Karar Tarihi : 11.11.2008)
Dava: Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı tazminat istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden A____ A____ vs. vekili Avukat H____ E____ geldi. Aleyhine temiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin üyeleri olduklarını, müvekkillerine tahsis edilen dairelerin, binaların tamamlanma aşamasına geldikleri sırada 17.8.1999 tarihli depremde yıkıldıklarını, hasar görüp kullanılamaz hale geldiklerini, ancak zararlarının karşılanmadığını ileri sürerek, toplam 52.715.240.000-TL’nin temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılardan kooperatif ve müteahhit şirket vekili, binaların kanun ve yönetmeliklere uygun yapıldığını, Ö____ E____ İ____, N____ Ş____, E____ K____ ve S____ K____ zararlardan sorumlu olmadıklarını, F____ K____ ise inşaatın sözleşmeye uygun olduğunu savunmuşlar, A____ Y____ mirasçıları ile davalı A____ G____ vekilleri ayrı ayrı zamanaşımı defi ve husumet itirazında bulunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece; iddia, savunmalar ve toplanan, delillere göre, olay sırasında görevde olan davalı kooperatifin yönetim kurulu üyeleri Ö.E.İ., A. Y. Mirasçıları, E. K. ve K. M. ile fenni mesul A. G. ve yüklenici firma M____ İnşaat Ltd. Şti sahibi F. K.’nin zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile iki davacı için ayrı ayrı 17.328.54’er YTL’nin dava tarihinden itibaren temerrüt faiziyle bu davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ile davalılardan A. G. vekili, davalı A. Y. Mirasçıları vekili ve davalı Ö. E. İ. tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
KARAR : Dava hatalı, imalat nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davalı kooperatif yöneticileri bakımından kurulan hükümde isabet bulunmamaktadır. Kural olarak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesinin yollaması gereğince uygulanması gereken TTK’nın 336. maddesine göre genel olarak yönetim kurulu üyeleri kooperatif adına yapmış oldukları sözleşme ve işlemlerden ötürü şahsen sorumlu değillerdir. Aynı maddede 5 bent halinde açıklanan durumlar, bu genel kuralın istisnaları olarak gösterilmiştir. Buna göre zarar gören kooperatif üyeleri, kanunun ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasten veya ihmal sonucu yerme getirmeyen yönetim kurulu üyeleri aleyhine doğrudan dava açabilir. Ancak kooperatif yöneticilerine karşı tazminat davası açılabilmesi için, davacı üyelerin, öncelikle kooperatiften tazminat alma olanağının kalmadığının sabit hale gelmesi gerekmektedir. Kooperatife karşı böyle bir talep hakkı bulunduğu sürece ortakların yöneticilere karşı dava açma hakkı doğmayacaktır. Bu itibarla, belirtilen bu hususlara göre bir değerlendirme yapılmadan, gerekçeleri belirtilmeden, davalı kooperatif yöneticilerinin doğrudan sorumlu tutulmaları doğru değildir. Davalı yüklenici şirket sahibi ile şirket adına görevli fenni mesul A____ G____ bakımından ise, davacılar ile bu davalılar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmayıp, eser sözleşmesi davalılar ile diğer, davalı kooperatif arasındadır. Dolayısıyla sözleşmenin tarafı olmayan davacı kooperatif üyelerinin açtıkları bu dava sonunda yüklenici şirket sahibi ve fenni mesul aleyhlerine hüküm kurulması da doğru değildir. Kaldı ki, hükme esas alınan raporda bu davalıların zarardan sorumlu olduklarına dair bir açıklama bulunmadığı gibi, kararda da sorumluluğun gerekçesi açıklanmamıştır. Ayrıca, davalılarca ileri sürülen zamanaşımı defi de hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedilmiştir. Davacılar vekilinin temyizi bakımından ise, her ne kadar hükme esas alınan raporda kooperatif yöneticilerinin sorumluluğundan bahsedilmiş ise de; yukarıda da açıklandığı üzere bu sorumluluk esasen ve öncelikle kooperatif yöneticilerinin değil kooperatif tüzel kişiliğinin sorumluluğunu doğurmaktadır. Bununla beraber, davada yıkılan konutun yerine tazminat istenildiğinden, dosya kapsamına göre henüz konutların üyelere dağıtılmadığı savunulmuş olup, davacıların bu aşamadaki istemlerinin eşitlik ilkesine uygun olup olmadığı, bu bağlamda ferdileşmeye geçilip geçilmediği, geçilmiş işe davacılara verilebilecek bir başka konutun bulunup bulunmadığı hususlarının da araştırılması ve davalı kooperatifin sorumluluğunun buna göre değerlendirilmesi gereklidir. Bu itibarla, yukarıda açıklanan tüm bu ilkeler esas alınmadan, bir kısım davalıların sorumluluklarının gerekçeleri açıklanmadan ve kooperatif üyeliği ilişkisi dikkate alınmadan, davanın yalnızca bir eser sözleşmesine dayalı uyuşmazlık olarak nitelendirilmesi ve buna göre yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşması için belirlenen 550.00 YTL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz istenilen davalılardan alınarak duruşmada kendilerini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 11.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Kooperatifler Kanunu MADDE 98 :Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir