Banka kredisine ilişkin dosya ve eksper masrafı, emlakçıya ödenen komisyon ile yaptırılacak parke, halıfleks, mutfak dolabı ve dış cephe kaplama giderlerinin GMSİ’den indirilip indirilmeyeceği.

Konu: Banka kredisine ilişkin dosya ve eksper masrafı, emlakçıya ödenen komisyon ile yaptırılacak parke, halıfleks, mutfak dolabı ve dış cephe kaplama giderlerinin GMSİ’den indirilip indirilmeyeceği.
 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, elde ettiğiniz gayrimenkul sermaye iradından, gayrimenkulü alırken kullanılan banka kredisine ilişkin dosya ve eksper masrafı, emlakçıya ödenen komisyon masrafı ile söz konusu daire için yaptırılacak parke, halıfleks, mutfak dolabı ve dış cephe kaplamaları için yapılan harcamaların gider olarak indirilip indirilmeyeceği hususunda bilgi talep edilmiş olup Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde, maddede sayılan mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Anılan Kanunun 74 üncü maddesinde de; “Safi iradın bulunması için, 21’inci maddeye göre istisna edilen gayrisafi hasılata isabet edenler hariç olmak üzere gayrisafi hasılattan aşağıda yazılı giderler indirilir:

 

 

4. Kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara sarf olunan borçların faizleri ile konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından itibaren beş yıl süre ile iktisap bedelinin % 5’i (İktisap bedelinin % 5’i tutarındaki bu indirim, sadece ilgili gayrimenkule ait hasılata uygulanır. Ancak, indirilmeyen kısım 88 inci maddenin 3 üncü fıkrasının uygulanmasında gider fazlalığı sayılmaz),

 

 

6. Kiraya verilen mal ve haklar için ayrılan amortismanlar (Amortismana tabi değer, malum ise maliyet bedeli, malum değilse, bina ve arazi için vergi değeri, diğer mallar için Vergi Usul Kanununun 267’nci maddesinin 3’üncü sırasına göre tespit edilen emsal değeridir) (6745 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle eklenen ibare, Yürürlük; 07.09.2016) ile kiraya veren tarafından yapılan ve gayrimenkulün iktisadi değerini artırıcı niteliği olan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamalar (Bu harcamalar bir takvim yılı içinde Vergi Usul Kanununun 313 üncü maddesinde belirlenen tutarı aşıyor ise maliyet olarak dikkate alınabilir.);

 

7. Kiraya verenin yaptığı onarım giderleri (Emlakın iktisadi değerini artıracak surette tevsii, tadili veya bunlara ilaveler yapılması için ihtiyar olunan giderler onarım gideri sayılmaz);

 

… ” hükmü yer almaktadır.

 

Dolayısıyla, safi iradın tespitinde kiraya veren tarafından gayrimenkulün iktisadi değerini arttıracak nev’iden yapılan harcamaların gayrimenkulün maliyetine ilave edilmesi gerekmektedir.

 

Konuyla ilgili olarak; 23.12.2016 tarihli ve 29927 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 295 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “Isı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamaların gayrimenkul sermaye iradının safi tutarının tespitinde gider olarak indirimi” başlıklı 9 uncu maddesinde,

 

“(1) Gayrimenkul sermaye iratlarının beyanında gerçek gider usulünün seçilmesi halinde, istisna edilen gayrisafi hâsılata isabet edenler hariç olmak üzere; gayrimenkullerin iktisadi değerini artırıcı niteliği bulunan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamalar, mükelleflerce 193 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında gayrimenkulün maliyetine ilave edilerek amortisman yoluyla itfa edilebilmektedir.

 

(2) Maddede yapılan değişiklik ile söz konusu harcamaların 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 313 üncü maddesinde belirtilen tutarı aşmaması halinde, istisna edilen gayrisafi hâsılata isabet edenler hariç olmak üzere harcama tutarının tamamı safi hasılatın tespitinde doğrudan gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.

 

(3) Söz konusu harcamaların 213 sayılı Kanunun 313 üncü maddesinde belirtilen tutarı aşması halinde ise, istisna edilen gayrisafi hâsılata isabet edenler hariç olmak üzere harcama tutarının tamamının doğrudan gider yazılması mümkün olduğu gibi mükelleflerce gayrimenkulün maliyetine ilave edilerek amortisman yoluyla itfa edilmesi olanağı da bulunmaktadır.” yönünde açıklamalara yer verilmiştir.

 

Diğer taraftan; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

 

– 262 nci maddesinde, “Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder.”

 

– 270 inci maddesinde, “Gayrimenkullerde, maliyet bedeline, satın alma bedelinden başka, aşağıda yazılı giderler girer:

 

1. Makine ve tesisatta gümrük vergileri, nakliye ve montaj giderleri;

 

2. Mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler. Noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Özel Tüketim Vergilerini maliyet bedelini ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.”

 

hükümlerine yer verilmiştir.

 

Buna göre kiraya verdiğiniz gayrimenkul için yapılan parke, halıfleks, mutfak dolabı, mutfak tezgahının yenilenmesi, gayrimenkulün alımı sırasında ödenen banka kredisine ait dosya masrafı, eksper masrafı ve komisyon giderlerinin, gayrimenkulün maliyetine ilave edilmek suretiyle amortisman yoluyla itfa edilmesi mümkün bulunmaktadır.

 

Öte yandan; ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik yapılacak dış cephe mantolama harcamalarının tutarının, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 313 üncü maddesinde belirtilen tutarı (2016 yılı için: 900-TL) aşmaması halinde, istisna edilen gayrisafi hâsılata isabet eden kısmı hariç olmak üzere harcama tutarının tamamının, safi hasılatın tespitinde doğrudan gider olarak indirim konusu yapılabilmesi mümkün olup, söz konusu harcama tutarının, adı geçen Kanunda belirtilen tutarı aşması halinde ise, istisna edilen gayrisafi hâsılata isabet eden kısmı hariç olmak üzere harcama tutarının tamamının doğrudan gider yazılması mümkün olduğu gibi, gayrimenkulün maliyetine ilave edilmek suretiyle amortisman yoluyla itfa edilmesi olanağı da bulunmaktadır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

OSB de bedelsiz tahsis edilen arsanın yapı ruhsatı ve diğer şartların yerine getirilmemesi nedeniyle iptali ve  tahsis bedeli olarak ödenen bedelin Gelir Vergisine tabi olup olmadığı hk.

Konu : OSB de bedelsiz tahsis edilen arsanın yapı ruhsatı ve diğer şartların yerine getirilmemesi nedeniyle iptali ve  tahsis bedeli olarak ödenen bedelin Gelir Vergisine tabi olup olmadığı hk.
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden; Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Uygulama Yönetmeliğinin 108 inci maddesi gereğince yönetim kurulu kararı ile teşvik amacıyla OSB tarafından OSB’de faaliyette bulunan firmanız da dahil olmak üzere bütün iş yerlerine mevcut parsel büyüklüklerinin 1/3’ü oranında bedelsiz olarak arsa tahsisi yapıldığı, adınıza tahsis edilen 2234 m2 arsa ile ilgili olarak tahsis işleminin şirketiniz ve ilgili parselde hissesi bulunan ………………. adına 1117 m2 olarak ayrı ayrı yapıldığı, daha sonra OSB, adınıza tahsisi yapılan 1117 m2 hissenizin tahsis durumuna ilişkin proje onaylatılıp yasal süre içerisinde yapı ruhsatı alınmadığından OSB Uygulama yönetmeliğinin 108. maddesi gereğince iptal ederek bedelin peşin olarak tarafınıza ödenmesine karar verdiği, diğer taraftan ……….. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne; söz konusu şahıs adına tahsis edilmiş arsanın usulsüz olduğu ve 1/2 oranında ………………… ve 1/2 oranında adınıza tahsis işlemi gerçekleşen arsanın tamamının tarafınıza tahsis edilmesi gerektiği yönünde dava açtığınız, anılan Mahkemenin söz konusu arsanın tamamının adınıza tahsisine ilişkin açmış olduğunuz davanın kabulüne karar verdiği, mahkemenin kararı doğrultusunda OSB 2234 m2 lik arsanın tamamının adınıza tahsisine karar verdiği, bunun üzerine OSB’ ye ilave arsa parseli için müracaat ettiğiniz, ancak adınıza tahsis edilebilir parsel bulunmadığından dolayı OSB tarafından arsaya ait toplam 268.080,00 TL bedelin adınıza nakit olarak ödenmesine karar verildiğinden bahisle ilgili bedelin Gelir Vergisine tabi bir gelir olup olamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sinai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmış olup, aynı Kanunun 38 inci maddesinin birinci fıkrasında ise; “Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
2.İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.

Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.”

hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun “Arsa Tahsisleri” başlıklı 18 inci maddesinde;

“Katılımcılara arsa tahsisi, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelik hükümlerine göre müteşebbis heyet tarafından yapılır.

Bakanlık gerekli gördüğü takdirde, OSB’de yer tahsis edilecek özel ya da tüzel kişilerin temel vasıfları ile iştigal konularını kuruluş protokolünde belirleyebilir. Katılımcılara tahsis veya satışı yapılan arsalar hiçbir şekilde tahsis amacı dışında kullanılamaz. Bu arsalar katılımcılar ve mirasçıları tarafından borcun tamamı ödenmeden ve tesis üretime geçmeden satılamaz, devredilemez ve temlik edilemez. Bu husus tapuya şerh edilir. Arsa tahsis ve satışının şirket statüsündeki katılımcılara yapılması halinde, borcu ödenmeden ve tesis üretime geçmeden arsanın satışını ve spekülatif amaçlı işlemlerle mülkiyet hakkının devrini önlemeye yönelik tedbirleri almakla Bakanlık yetkilidir.

Ancak, arsa tahsisi veya satışı yapılan firmanın tasfiyesi halinde, firmanın katılımcı vasfını taşıyan ortağına veya ortaklarına tahsis hakkının devri mümkündür. Bu konudaki işlemlerin muvazaalı olup olmadığını tetkikle ve sonucuna göre gerekli tedbirleri almakla Bakanlık ye tkilidir.

Bu husustaki yasaklara aykırılığın mahkemece tespiti halinde, arsa kimin tasarrufunda olursa olsun tahsis veya satış tarihindeki bedeli ile geri alınarak bir başka katılımcıya tahsis ve satışı yapılır. Katılımcılara geri alım hakkı şerhi kaldırılarak tapu verilmesi durumunda tapu kaydına “taşınmazın icra yoluyla satışı dahil üçüncü kişilere devrinde OSB’den uygunluk görüşü alınması zorunludur.” şerhi konulur. Bu durumda eski katılımcının vermiş olduğu taahhütler, yeni alıcı tarafından da aynen kabul edilmiş sayılır.

hükümleri yer almaktadır.

Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 108 inci maddesinde ise; “(1) Tahsis edilen arsa ile ilgili olarak;

a)  Tahsis tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde gerçekleştireceği yapıya ait projeleri OSB’ye tasdik ettirerek yapı ruhsatını almayan,

b)  Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğine göre “ÇED Olumlu Kararı” veya “ÇED Gerekli Değildir Kararı” almayan,

c)  Altyapı inşaatının durumuna göre OSB’nin duyuru tarihinden itibaren;

1)  Yapı ruhsatını alarak 1 yıl içinde inşaata başlamayan,

2)   Yapı ruhsatı tarihinden itibaren 2 yıl içinde üretime geçmeyen, katılımcılara yapılan tahsis, yönetim kurulu tarafından iptal edilir.

…”

açıklamalarına yer verilmiştir.

Ayrıca, 08/08/2011 tarih ve 2011/2151 Sayılı Bakanlar Kurulunca Kararlaştırılan “Organize Sanayi Bölgelerinde Yer Alan Parsellerin Gerçek Veya Tüzel Kişilere Tamamen Veya Kısmen Bedelsiz Tahsisine Dair Yönetmeliğin” 16 ncı maddesinde;

“Katılımcının, 4562 sayılı Kanuna, bu Yönetmeliğe, OSB Uygulama Yönetmeliğine,

yatırım taahhütnamesi ve parsel tahsis sözleşmesindeki şartlara uymadığının veya mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımı tamamlamadığının tespiti halinde, herhangi bir yargı kararı aranmaksızın parsel tahsisi iptal edilir.

…”

hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, kollektif şirket bünyesinde yürütülmekte olan ticari faaliyet kapsamında Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi tarafından Şirketiniz adına tahsisi yapılan arsa karşılığı olarak belirlenen ancak uygun arsa bulunamadığı için nakit olarak tarafınıza ödenen bedelin, kollektif şirketi oluşturan ortakların hissesine düşen oran dahilinde ilgililerin ticari kazançlarının tespitinde gelir unsuru olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Kira kayıp bedelinin nasıl vergilendirileceği.

Konu : Kira kayıp bedelinin nasıl vergilendirileceği.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ………….. Asliye Hukuk Mahkemesinde kira kaybınızın tazmini için açmış olduğunuz …………. Esas No’lu davayı kazandığınız belirtilerek, anılan Mahkeme tarafından verilen karara istinaden tarafınıza ödenen tazminatın 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun konusuna girip girmediği hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin birinci fıkrasında, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira ve benzeri iratların menkul sermaye iradı olduğu hüküm altına alınmıştır.

Anılan maddenin ikinci fıkrasının (6) numaralı bendinde de; “Her nevi alacak faizlerinin (Adi, imtiyazlı, rehinli, senetli alacaklarla carî hesap alacaklarından doğan faizler ve kamu tüzel kişilerince borçlanılan ve senede bağlanmış olan meblağlar için ödenen faizler dahil.)” hükmüne yer verilmek suretiyle alacak faizinin menkul sermaye iradı sayılacağı belirtilmiştir.

Özelge talep formu ekinde yer alan …………… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin …………. tarih ve ………. Esas, ………… Karar No’lu karar örneğinin incelenmesinden, ………. Büyükşehir Belediyesi tarafından 24/12/2009 tarihinde yapılan ihaleden dava konusu bağımsız bölümlerin satın alınarak bedellerinin ödendiği ve 10/02/2010 tarihinde adınıza tescil edildiği, davalı idare tarafından düzenlenen şartnamede söz konusu taşınmazların inşaat bitim tarihinin 11/04/2011 olarak belirlendiği ancak taşınmazların tarafınıza 15/06/2012 tarihinde teslim edilmesi nedeniyle kira kaybına uğradığınız ileri sürülerek tarafınızca dava açıldığı, davanın kabulü ile 76.880,00 TL alacağın işleyecek yasal faiz ile birlikte tarafınıza ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

Bu çerçevede, …………. Belediye tarafından yapılan ihalede satın alınan taşınmazların geç teslim edilmesi nedeniyle ………… Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açmış olduğunuz dava sonucunda lehinize hükmolunan ve kiralama işlemine dayanmayan kira kaybı tutarının Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinde yer alan genel tanım kapsamında, söz konusu tutara bağlı olarak tahsil edilen yasal faizin de anılan maddenin (6) numaralı bendi (alacak faizi) kapsamında menkul sermaye iradı olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla, tarafınıza mahkeme kararına istinaden yapılan tazminat ve yasal faiz ödemelerinin tamamının, Gelir Vergisi Kanununun 85 inci ve 86 ıncı maddeleri uyarınca, tevkifat ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul sermaye iratları için öngörülen beyan haddini (2014 yılı için 1.400 TL, 2015 yılı için 1.500 TL) aşması halinde, ödemenin yapıldığı yıla ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Kooperatiflerde Genel Kurul Kararlarının Tescil ve İlanı

Genel Kurul Kararlarının Tescil ve İlanı : Madde 40- Toplantıya çağrının usulüne uygun yapıldığını gösteren belgeler ile ortaklar cetveli ve genel kurul tutanağı toplantı tarihinden itibaren 15 gün içinde Ticaret Sicili Memurluğuna verilmekle birlikte gerekli tescil ve ilan işlemi yaptırılır.

KOOPERATİFLERDE YÖNETİM KURULUNUN ÜCRETLERİ

Yönetim Kurulu Üyelerinin Ücretleri : Madde 49- Yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile murahhas üyelere bu sıfatla yapacakları hizmet için aylık ücret veya katılacakları her toplantı için bir huzur hakkı ve yapacakları görev seyahatleri için yolluk ödenir. Ödemenin miktar ve şekli genel kurulca kararlaştırılır. Yönetim kurulu üyelerine, genel kurulca kararlaştırılan yukarıdaki nev’i ve miktarların dışında hiç bir ödeme yapılamaz

Kooperatiflerde yönetim kurulunun sorumlulukları

Sorumluluk ve Yasak Muameleler: Madde 48- Yönetim kurulu, kooperatif işlerinin yönetimi için gereken titizliği gösterir ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda bütün gayretini sarf eder. Üyeler, yönetim kurulundaki faaliyetleri sırasında öğrendikleri ticaret veya işletme sırlarını saklamakla yükümlüdürler. Yönetim kurulu, gerekli defter ve belgeler ile genel kurul evraklarının ve ortak listelerinin muntazam hazırlanıp, tutulup, saklanmasından ve gelir-gider hesabı ile yıllık bilançonun kanuni hükümlere uygun olarak hazırlanıp incelenmek üzere denetçilere verilmesinden sorumludur. Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamaz. Yönetim kurulu üyeleri ve temsile yetkili şahıslar, genel kurulun devredemeyeceği yetkilerini kullanamaz. Yönetim kurulu üyeleri, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan müteselsilen sorumlu olup, kooperatife tazmin etmekle yükümlüdürler. Kusurlu olmadığını ispat eden üyeler ile, karara muhalif kalıp durumu hemen denetim kuruluna yazılı olarak bildiren veya özrü nedeniyle toplantıda hazır bulunmayan üyeler sorumluluktan kurtulurlar. Görevi sora eren üyenin iş gördüğü zamana ait sorumluluğu ayrılış tarihinden itibaren beş yıl devam eder

TİCARET ODASI HARÇLARI 2018

ANONİM ŞİRKETLER

:1.000,00.TL. ilan ücreti olup,

kuruluş harcı ve hizmet ücreti KURULUŞ alınmamaktadır.

İlaveten Yıllık Aidat

GENEL KURUL :685,00.TL. (Seçimsiz)

SERMAYE ARTIRIMINA AİT TADİL TASARISI

:555,00.TL.

DİĞER TADİL TASARILARI :835,00.TL.

İMZA YETKİLİSİ ATANMASI

:465,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL.

MERKEZ NAKLİ (BAŞKA İLDEN :1.900,00.TL.
İSTANBUL’A) ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

İSTANBUL ŞUBE AÇILIŞI

:1.900,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL. ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

TASFİYE GİRİŞİ

:1.030,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL.

TASFİYE KALDIRILMASI

:1.030,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL.

TASFİYE SONU :135,00.TL.

ADRES DEĞİŞİKLİĞİ :445,00.TL.

ŞUBE KAPANIŞI :215,00.TL.

NEVİ DEĞİŞİKLİĞİ

:1.025.00.TL. Her eklenen imza 341,90.TL.

LİMİTED ŞİRKETLER

KURULUŞ

:750,00.TL. ilan ücreti olup, kuruluş harcı ve hizmet ücreti alınmamaktadır.

İlaveten Yıllık Aidat

:565,00.TL. Her eklenen imza341,90.TL.

HİSSE DEVRİ

VERASETEN HİSSE DAĞILIMI

:565,00.TL.

SERMAYE ARTIRIMINA AİT TADİL TASARISI

:200,00.TL.

DİĞER TADİL TASARILARI

:635,00.TL.

:525,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL.

MÜDÜR SEÇİMİ

MERKEZ NAKLİ (BAŞKA İLDEN İSTANBUL’A)

:1.900,00.TL.
ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık

Aidat

İSTANBUL ŞUBE AÇILIŞI

:1.900,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL.
ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

:890,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL.

TASFİYE GİRİŞİ

:890,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL.

TASFİYE KALDIRILMASI

TASFİYE SONU

:135,00.TL.

ADRES DEĞİŞİKLİĞİ

:445,00.TL.

ŞUBE KAPANIŞI

:215,00.TL.

:705,00.TL. Her eklenen imza 341,90.TL.

NEVİ DEĞİŞİKLİĞİ

ACENTELİK VEKALETNAMESİ

:565,00.TL.

ACENTELİK FESİHNAMESİ

:485,00.TL.

KOOPERATİF

KURULUŞ

:1.500,00.TL. (3 İmza) + Her eklenen imza 107,70.TL.
ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

GENEL KURUL

:435,00.TL. (Seçimsiz)

:605,00.TL. (3 İmza) + Her eklenen imza 107,70.TL.

İMZA YETKİLİSİ SEÇİLMESİ

:740,00.TL. (3 İmza) + Her eklenen imza 107,70.TL.

TASFİYE GİRİŞİ

TASFİYE SONU

:65,00.TL.

ADRES DEĞİŞİKLİĞİ

:195,00.TL.

:850,00.TL.

MERKEZ NAKLİ (BAŞKA İLDEN İSTANBUL’A)

ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

ŞUBE AÇILIŞI (İSTANBUL ŞUBESİ )

:850,00.TL. (3 İmza) + Her eklenen imza 107,70.TL.
ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

GERÇEK KİŞİ (ŞAHIS FİRMASI)

KURULUŞ

:400,00.TL.

ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

DEĞİŞİKLİK

:215,00.TL.

KAPANIŞ

: 55,00.TL.

ACENTELİK FESİHNAMESİ

:185,00.TL.

ACENTELİK VEKALETNAMESİ

:335,00.TL.

ADİ KOMANDİT VE KOLLEKTİF ŞİRKETLER

KURULUŞ

: 1.200,00.TL. (Tek Imza) + Her eklenen imza 154,40.TL.
ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

ANASÖZLEŞME DEĞİŞİKLİĞİ

: 460,00.TL.

: 320,00.TL. (Tek Imza) + Her eklenen imza 154,40.TL.

İMZA YETKİLİSİ SEÇİLMESİ

: 475,00.TL. (Tek Imza) + Her eklenen imza 154,40.TL.

TASFİYE GİRİŞİ

FESİH

: 85,00.TL.

: 1.000,00.TL.
ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

MERKEZ NAKLİ (BAŞKA İLDEN İSTANBUL’A)

ŞUBE AÇILIŞI (İSTANBUL ŞUBESİ )

: 1.000,00.TL. (Tek Imza) + Her eklenen imza 154,40.TL. ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

BELGE HARÇLARI

SİCİL TASDİKNAMESİ

: 35,80.TL.

YETKİ BELGESİ

: 35,80.TL.

BELGE SURETİ

: 10,70.TL.

SİCİL KAYIT BELGESİ

: 35,80.TL.

İLAN ÜCRETLERİ

ŞİRKET İLANLARI (KELİMESİ)

: 0,40.TL. (40 kuruş)

KOOPERATİF İLANLARI (KELİMESİ)

: 0,30.TL. (30 kuruş)

TİCARETE BAŞLAMA İLANLARI (MAKTUEN)

: 65,00.TL.

TİCARETE TERK İLANLARI

: ÜCRETSİZ

GAZETE SATIŞ FİYATI (PERAKENDE)

: 2,50.TL.

Not: Kuruluş işlemlerinde Oda gazetesi aboneliği 40 TL ‘ dir.

Blockchain Muhasebe işlemlerini nasıl değiştirecek-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Blockchain Muhasebe işlemlerini nasıl değiştirecek ?

Blockchain Teknolojisi Tüm Dünyayı Değiştirme Potansiyeli Olduğunu Konusunda Şüphe bulunmamaktadır. Bu değişim kanımca en çok finans sektöründe olacaktır.

Bu kadar önemli bir konuda hala bir çok dünya çapında firmanın uygulamaları deneysel düzeydedir.

Bu yazıda blockchain teknolojisinin faydaları spesifik olarak belirtilmeye çalışılacaktır.

Blockchain ve Muhasebe denetimi

Mevcut muhasebe teknolojisinin durumu

Diğer sektörler ile karşılaştırılınca muhasebe teknolojisinin dijitalleşmesi oldukça geri kalmış durumdadır.

Yakın zamanda ortaya çıkmış olan blockchain teknolojisi sayesinde çok düşük maliyetler ile resmi defter bilgilerini birden çok yerde eş zamanlı olarak tutmak mümkün hale geleceği gibi sonradan değişiklikler yapılması da mümkün olamayacaktır.

Blockchain teknolojisi muhasebe pratiğini nasıl değiştirebilir ?

Bilindiği üzere muhasebe çift taraflı kayıt sistemine dayanmaktadır. Çift taraflı kayıt sistemi her ne kadar muhasebe sistemine güveni artırsa da hala şirketler dış denetim için çok yüksek bütçeler ayırmaktadırlar.

Her firma kendi muhasebe sistemini ayrı ayrı tutmak yerine müşterek ve kilitli bir system üzerinde kalıcı muhasebe kayıtlarını yapabilmesi blockchain teknolojisi sayesinde mümkün olabilecektir.

Bu kayıtlar şifreli ve tahrif edilemeyecek şekilde olacaktır. Bu işlem sanal noter onayına benzerlik göstermektedir.

Bu standartlaşma finansal tabloların çok kolay bir şekilde doğrulanabilmesini sağlayacaktır.

Blockchain tabanlı muhasebeye yönelik ilk adım tamamen bütün muhasebe kayıtlarının blockchain sistemine taşınmasa bile parça parça bir geçiş söz konusu olabilir ve sürecin sonunda da bütün muhasebe sistemi tamamen denetlenebilir hale gelebilir.

Faturalar için kağıt ortamında olmaları nedeni ile sonradan değiştirilme riski azdır ancak dijital ortamda tutulan kayıtlar için ekstra güvenlik önlemleri alınması gerekecektir.

Muhasebe kapanışları ve mutabakatlarda işlemler anlık yapılabilecektir. Muhasebeciler ve mali müşavirler genellikle ay kapanışlarını bir sonraki ay mutabakatlardan sonra yapmaktadırlar, ancak blockchain teknolojisi sayesinde anlık mutabakat yapılabildiği için ay sonu ve yıl sonu kapanışları için ayrıca beklemeye gerek kalmayacaktır. Ay kapanışı yapıldıktan sonra artık geriye dönük değiştirmede mümkün olmamaktadır.

Şirketlere ait tüm varlıklar izlenebilir hale gelecektir.

Stoklar, tahvil, yatırım fonları, unvanlar, tapular ve hatta envanter gibi varlıklara odaklanan işletmeler Blockchain ile izlenebilir. Aslında, varlıklar her zamankinden daha güvenli ve izlenebilir hale gelir. İşlemler Blockchain teknolojisi ile yapıldığı için defter içine kaydedilir ve daha sonra dünyanın birçok yerinde bilgisayar tarafından saklanan aynı defterin diğer kopyalarında paylaşılır. Bir işlem gerçekleştiğinde, blokaj zincirinin her kopyasına belirli varlık veya kullanım davası için gönderilir.

Bu noktada herkes, o varlığın tarihinin tartışılmaz bir kopyasına sahiptir. Bir hisse payı satın alınır, satılır, satın alınır ve satılırsa, Blockchain’deki varlığının başlangıcına kadar izlenebilen bir kayıt oluşturulur. Dolandırıcılık ve varlık hırsızlığı bu izleme sistemi ile önemli ölçüde azaltılacak ve muhasebecilere de fayda sağlanacaktır. Bir varlığı izlemeye veya denetlemeye çalışırken, telefon aramaları, e-postalar ve diğer dedektiflik becerileri artık gerekli değildir. Birkaç düğme yazmanız yeterlidir ve bir denetim günlüğü oluşturmak için mükemmel olan varlığın tüm geçmişini görebilirsiniz.

Sonuç olarak bu geçiş geniş kapsamlı organizasyon, teknoloji ve süreç yönetimini kapsayacaktır.

Blockchain teknolojisi sayesinde dökümanlara dijital parmak izi atayarak , bu parmak izine zaman damgası vurararak değişmez hale getirecektir.

Daha detaylı bilgi için

Hata: İletişim formu bulunamadı.

 

Blockchain ve muhasebe denetimi-EVREN ÖZMEN

Giriş

 

Blockchain Teknolojisi Tüm Dünyayi Değiştirme Potansiyeli Olduğunu Konusunda Şüphe bulunmamaktadır. Bu değişim kanımca en çok finans sektöründe olacaktır.

 

Bu kadar önemli bir konuda hala bir çok dünya çapında firmanın uygulamaları deneysel düzeydedir.

ekran-resmi-2016-10-22-19-29-31

Bu yazıda blockchain teknolojisinin faydaları spesifik olarak belirtilmeye çalışılacaktır.

 

Mevcut muhasebe teknolojisinin durumu

 

Diğer sektörler ile karşılaştırılınca muhasebe teknolojisinin dijitalleşmesi oldukça geri kalmış durumdadır.

 

Yakın zamanda ortaya çıkmış olan blockchain teknolojisi sayesinde çok düşük maliyetler ile resmi defter bilgilerini birden çok yerde eş zamanlı olarak tutmak mümkün hale geleceği gibi sonradan değişiklikler yapılması da mümkün olamayacaktır.

 

Blockchain teknolojisi muhasebe pratiğini nasıl değiştirebilir ?

 

Bilindiği üzere muhasebe çift taraflı kayıt sistemine dayanmaktadır. Çift taraflı kayıt sistemi her ne kadar muhasebe sistemine güveni artırsa da hala şirketler dış denetim için çok yüksek bütçeler ayırmaktadırlar.

 

Her firma kendi muhasebe sistemini ayrı ayrı tutmak yerine müşterek ve kilitli bir system üzerinde kalıcı muhasebe kayıtlarını yapabilmesi blockchain teknolojisi sayesinde mümkün olabilecektir.

 

Bu kayıtlar şifreli ve tahrif edilemeyecek şekilde olacaktır. Bu işlem sanal noter onayına benzerlik göstermektedir.

 

Bu standartlaşma finansal tabloların çok kolay bir şekilde doğrulanabilmesini sağlayacaktır.

 

Blockchain tabanlı muhasebeye yönelik ilk adım tamamen bütün muhasebe kayıtlarının blockchain sistemine taşınmasa bile parça parça bir geçiş söz konusu olabilir ve sürecin sonunda da bütün muhasebe sistemi tamamen denetlenebilir hale gelebilir.

 

Faturalar için kağıt ortamında olmaları nedeni ile sonradan değiştirilme riski azdır ancak dijital ortamda tutulan kayıtlar için ekstra güvenlik önlemleri alınması gerekecektir.

Sonuç olarak bu geçiş geniş kapsamlı organizasyon, teknoloji ve süreç yönetimini kapsayacaktır.

 

Blockchain teknolojisi sayesinde dökümanlara dijital parmak izi atayarak , bu parmak izine zaman damgası vurarak değişmez hale getirecektir.

Hata: İletişim formu bulunamadı.

 

 

 

 

 

Konut yapı kooperatifinin belediyeden satın aldığı dairelerin üyelerine tesliminin Kurumlar Vergisi ve KDV karşısındaki durumu ile belge düzeni hk.

Konut yapı kooperatifinin belediyeden satın aldığı dairelerin üyelerine tesliminin Kurumlar Vergisi ve KDV karşısındaki durumu ile belge düzeni hk.  

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, kooperatifinizin 23.12.2015 tarihinde kurularak, ticaret siciline tescil edildiği, 04.02.2016 tarihinde belediyeden tapuda tarla vasfında olan bir taşınmazı KDV ödemeksizin satın aldığı, alınan taşınmazın üzerinde iskanı mevcut 28 daireli 2 apartman bulunduğu, tarla vasfında bulunan söz konusu taşınmazın cins tashihi yapılarak 28.02.2016 tarihinde mesken haline dönüştürüldüğü belirtilerek, 28 üyeli kooperatifinizin aktifinize kayıtlı bulunan söz konusu meskenlerin üyelerinize teslim edilmesi durumunda, kooperatifiniz adına Kurumlar Vergisi ve KDV yönünden mükellefiyet tesis edilip edilmeyeceği ile belge düzeni hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmiştir.

  1. A)KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmüyle kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup, aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklar ile iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmıştır.

            Kooperatiflerin muafiyet şartlarına ilişkin açıklamaların yer aldığı 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin; 4.13.1.4. Sadece ortaklarla iş görülmesi” başlıklı bölümünde,

            “Kooperatifler ortaklarının belirli ekonomik çıkarlarının ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının sağlanıp korunmasını amaçladıkları için faaliyetin normal olarak sadece ortaklarla sınırlı olması gerekmektedir. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir.

            Ortak dışı işlemler, sadece ortak olmayanlarla yapılan işlemleri değil, ortaklarla kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda yapılan işlemleri de kapsamaktadır.”

            açıklamalarına yer verilmiştir.

            Kooperatifçe yapılan bir işlemin ortak içi işlem olarak dikkate alınabilmesi için; işlem, faaliyet amacına, diğer bir ifadeyle, kooperatifin ana sözleşmesinde belirtilen uğraşı konusuna dahil olmalıdır ve faaliyet amacına dahil olan işin münhasıran kooperatif ortağıyla yapılması gerekmektedir.

         Özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, Kooperatifinizin 23.12.2015 tarihinde kurularak, ticaret siciline tescil edildiği, 04.02.2016 tarihinde belediyeden tapuda tarla vasfında olan taşınmazı KDV ödemeksizin satın aldığı, alınan taşınmazın üzerinde iskanı mevcut 28 daireli iki apartman bulunduğu, söz konusu taşınmazın cins tashihi yapılarak 28.02.2016 tarihinde mesken haline dönüştürüldüğü ve aktifte kayıtlı bulunan söz konusu meskenlerin kooperatifiniz üyelerine teslim edileceği anlaşılmıştır.

            Bu itibarla, Kooperatifinizin belediyeden almış olduğu tarla vasfındaki taşınmazın üzerinde yer alan 28 daireli iki apartmanın cins tashihinin yapılması ve bu dairelerin üyelerinize dağıtılması, Kurumlar Vergisi Kanununda yer alan “sadece ortaklarla iş görülmesi” şartının ihlali sayılmayacak ve kurumlar vergisi muafiyetiniz diğer şartların da sağlanması koşuluyla devam ettirilecektir.

  1. B)KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

            3065 sayılı KDV Kanununun;

             – 1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu; söz konusu faaliyetlerin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanununa göre, anılan Kanunda hüküm bulunmayan hallerde ise Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuata göre belirleneceği; verginin konusuna giren işlemleri yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin vergilendirmeye engel teşkil etmeyeceği,

            – 2/1 inci maddesinde; teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu,

            – 4 üncü maddesinde; hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek,onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, bir hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir hizmet olması halinde bunların her birinin ayrı işlem olup, hizmet veya teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergilendirileceği

             hüküm altına alınmıştır.

            Konuyla ilgili KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/G-4.1.) bölümünde;

            “3065 sayılı Kanunun geçici 28 inci maddesinde; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerince üyelerine yapılan konut teslimlerinin KDV’den müstesna olacağı hükmüne yer verilmiştir.

             Söz konusu madde hükmüne göre, 3/7/2009 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerince, üyelerine yapılan konut teslimleri KDV’den istisnadır.

            3/7/2009 tarihinden sonra bina inşaat ruhsatı alınmış olması halinde ise üyelere yapılan150 m²ye kadar konut teslimlerinde (% 1), 150 m²nin üstündeki konut teslimlerinde ise (% 18) oranında KDV hesaplanır. Ayrıca, üyeler dışında üçüncü şahıslara yapılan konut teslimleri ile kooperatif üyelerine bile olsa işyeri teslimleri genel hükümler çerçevesinde KDV’ye tabidir.

            3065 sayılı Kanunun 20 nci maddesi uyarınca konut yapı kooperatiflerinin inşa ettikleri konutların üyelerine tesliminin karşılığını teşkil eden bedel, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihte üyeler tarafından ödenen veya borçlanılan tutarlar toplamı olacaktır.

            Ancak, üyelerden toplanan aidatlara, kat karşılığında verilen arsaya ilişkin bedelin dâhil olmaması durumunda, matrahın tespitinde arsa bedelinin her bir üyeye düşen kısmı ile her bir üye tarafından ödenen veya borçlanılan tutarlar birlikte dikkate alınır.

            Diğer taraftan, konut yapı kooperatiflerinin mükellefiyet tesisi konusunda ise aşağıdaki şekilde hareket edilmesi gerekmektedir.

            Geçici 28 inci maddenin yayımlandığı 3/7/2009 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı alınmış olması halinde bu ruhsatlara dayanılarak inşa edilecek konutların üyelere tesliminde (vergiye tabi başka işlemleri bulunmamak kaydıyla) mükellefiyet tesis edilmesine ve beyanname verilmesine gerek bulunmamaktadır.

            Bu kooperatiflerin 3/7/2009 tarihi itibarıyla inşaat ruhsatı alınmamış başka arsalarının bulunması halinde, bu arsalarda inşa edilecek konutlar için inşaat ruhsatı alınıncaya kadar adlarına mükellefiyet tesis edilmesi gerekmez.

            3/7/2009 tarihi itibarıyla arsası olup bina inşaat ruhsatı almamış kooperatifler ile bu tarih itibarıyla hiç arsası bulunmayan veya bu tarihten sonra kurulacak kooperatiflerin, bina inşaat ruhsatı almadıkları müddetçe mükellefiyetleri tesis edilmez.

            3/7/2009 tarihinden itibaren bina inşaat ruhsatı alan konut yapı kooperatifleri adına, bina inşaat ruhsatının alındığı tarihten itibaren KDV mükellefiyeti tesis edilir, vergiye tabi işlemleri bulunmasa dahi sözü edilen konut yapı kooperatifleri tarafından takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla KDV beyannamesi verilir.”

             açıklamalarına yer verilmiştir.

            Buna göre, konut yapı kooperatifinizin üçüncü kişilerden satın aldığı konutları üyelerine teslimi 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre KDV’ye tabi olup, Kooperatifinizin KDV mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir.

  1. C)VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu; 231 inci maddesinin (5) numaralı bendinde ise faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenmesi gerektiği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükme bağlanmıştır.

            Buna göre, Kooperatifinizin, belediyeden satın aldığı daireleri üyelerine teslim etmesi durumunda, kooperatifiniz adına katma değer vergisi mükellefiyeti tesis edileceğinden ve katma değer vergisi mükellefiyeti bulunan kooperatiflerin sattıkları emtia ya da yaptıkları iş nedeniyle Vergi Usul Kanununa göre fatura düzenleme mecburiyetleri bulunduğundan, söz konusu gayrimenkullere ilişkin satış işleminin tapuya tescil tarihinden itibaren, ancak tapuya tescil tarihinden önce fiilen teslim gerçekleşmiş ise mal tesliminin gerçekleştiği tarihten itibaren azami yedi gün içerisinde fatura düzenlenmesi gerekeceği tabiidir.

               Bilgi edinilmesini rica ederim.

Sanal gerçeklik gözlükleri ile eğitici-öğretici, eğlendirici kısa similasyon video izletisi faaliyeti nedeniyle basit usulden yararlanılıp yararlanılamayacağı.

Sanal gerçeklik gözlükleri ile eğitici-öğretici, eğlendirici kısa similasyon video izletisi faaliyeti nedeniyle basit usulden yararlanılıp yararlanılamayacağı.  

 

 

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ekinde yer alan dilekçede; İzmir’deki devlet okullarında çocuklara sanal gerçeklik gözlükleri ile eğitici-öğretici, eğlendirici kısa similasyon video izletisi yapmak istediğiniz, söz konusu videoları Google Play Store’dan satın alarak 4 GB hafızası olan Android işletim sistemli 6 adet sanal gerçeklik gözlüklerine yüklemek suretiyle izleteceğiniz, biletlerinizin okullarda öğrencilerin gelir düzeyine göre, yaklaşık 1,00-2,00- TL’ye satılacağı, gözlüklerin taşınabilir olması nedeniyle de herhangi bir işyerinizin olmadığı belirtilerek bu video izletim faaliyetinin basit usulde vergilendirilip vergilendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtildikten sonra, ticari kazancın, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve Gelir Vergisi Kanununda yazılı gerçek (Bilânço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır.

 

Aynı Kanunun 46 ncı maddesinde, 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançlarının basit usulde tespit olunacağı hükme bağlanmış olup, anılan maddelerde basit usule tabi olmanın genel ve özel şartları açıklanmıştır.

 

Aynı Kanunun 51 inci maddesinde ise basit usulde vergilendirmeden faydalanamayacak olanlar bentler halinde sayılmış olup, maddenin (12) numaralı bendine istinaden yayımlanan 12/01/1995 tarih ve 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile büyükşehir belediyesi olan illerin (Erzurum, Diyarbakır, Sakarya ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisine alınan yerlerden, yeni bağlanan mahallelerle birlikte 2000 yılı genel nüfus sayımındaki nüfusu 30.000’den az olan yerler ile 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında büyükşehir belediyesi kurulan ve büyükşehir belediyesi sınırları içerisine alınan yerler hariç) mücavir alan sınırları dahil olmak üzere Büyükşehir Belediye sınırları dahilinde eğlence istirahat yerlerini işletenlerin 01.01.1995 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecekleri hükme bağlanmıştır.

 

Konu ile ilgili olarak, yayımlanan 183 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “5/f” bölümünde; “Götürü usule tabi olan mükelleflerden her türlü eğlence ve istirahat yerlerini işletenler, 01.05.1995 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirileceklerdir.

 

Eğlence ve istirahat yerlerinden; çay ve kırbahçesi, çayhane, kahvehane, kıraathane, bezik, briç, bilardo, pingpong, masa futbolu, tenis, minyatür golf ve benzeri spor yerleri ile kaplıca, hamam, otel, motel, pansiyon ve dansing, düğün salonu, sinema, atlı karınca, dönme dolap gibi yerler anlaşılacaktır.” açıklamalarına yer verilmiştir.

 

Diğer taraftan, 10/08/2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik”in 4’üncü maddesinin (g) bendinde, “Umuma açık istirahat ve eğlence yeri: Kişilerin tek tek veya toplu olarak eğlenmesi veya konaklaması için açılan otel, motel, pansiyon, kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino, pavyon, meyhane, bar, birahane, içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili yerler; sinema, kahvehane ve kıraathaneler; kumar ve kazanç kastı olmamak şartıyla adı ne olursa olsun bilgi ve maharet artırıcı veya zeka geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve makinelerinin, video ve televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronik oyun yerleri; internet salonları, lunaparklar, sirkler ve benzeri yerleri” ifade ettiği açıklanmıştır.

 

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, eğitici-öğretici veya eğlendirici video yüklemesi yapılan sanal gerçeklik gözlükleri ile herhangi bir işyeri açmaksızın münhasıran gezici olarak yaptığınız video izletisi faaliyetiniz dolayısıyla basit usule tabi olmanın genel ve özel şartlarını topluca taşımanız ve aynı Kanunun 51 inci maddesinde sayılan faaliyetlerde bulunmamanız kaydıyla basit usulde vergilendirilmeniz mümkün bulunmaktadır.

 

Ancak,

 

– Büyükşehir belediye sınırları içerisinde yaptığınız söz konusu faaliyetinizi kendinize ait iş yerinde veya sabit bir yer veya alan (internet-sosyal medyada) temin etmek veya kiralamak suretiyle,

 

– Faaliyetinizin konusunu oluşturan gözlüklerin veya başka bir emtianın satışını

 

yapmanız halinde, söz konusu faaliyet, 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen emtia ticareti veya eğlence ve istirahat yerleri işletilmesi kapsamında kalacağından kazancınızın basit usulde tespiti uygulamasından faydalanmanız mümkün bulunmamaktadır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Daire numaralarındaki hatanın trampa yoluyla düzeltilmesi işleminin vergilendirilmesi

Daire numaralarındaki hatanın trampa yoluyla düzeltilmesi işleminin vergilendirilmesi  

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; 27.01.2016 tarihinde 208.000 TL bedel ile satın aldığınız gayrimenkulün, tapu alındıktan bir ay sonra inşaat firması tarafından kapı numaralarında hata yapılması nedeniyle 01.03.2016 tarihinde tapuda trampa işlemlerinin gerçekleştirildiği, ancak yeni düzenlenen tapu senedinde daire satış bedelinin  30.000 TL olarak gösterildiği belirtilerek, söz konusu dairenin 5 yıl içerisinde satılması halinde değer artışı kazancı hesaplanıp hesaplanmayacağı ile tapuda satış bedelinin düşük gösterilmesi sebebiyle herhangi bir cezai yaptırımla karşılaşıp karşılaşmayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Değer Artışı Kazançları” başlıklı Mükerrer 80 inci maddesinde,

“Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır.

  1. İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tâbi çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dâhil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır).

Bu maddede geçen “elden çıkarma” deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.

Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç, 6.000 Türk Lirası (2016 takvim yılı gelirleri için: 11.000-TL) gelir vergisinden müstesnadır.

…”

hükümleri yer almaktadır.

Aynı Kanunun “Safi Değer Artışı” başlıklı mükerrer 81 inci maddesinde ise, “Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur. Hâsılatın ayın ve menfaat olarak sağlanan kısmının tutarı Vergi Usul Kanununun değerleme ile ilgili hükümlerine göre tayin ve tespit olunur.

Maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi halinde maliyet bedeli yerine; Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, takdir komisyonlarınca tespit edilecek bedel, kazancı bilanço veya işletme hesabı esasına göre tespit edilen işletmelerde ise son bilançoda veya envanter kayıtlarında gösterilen değer esas alınır.

Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir. Şu kadar ki, bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması şarttır.”hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (C) bendinde, “Vergi kanunlarında yer alan “toptan eşya fiyatları genel endeksi” ibaresi “üretici fiyatları genel endeksi” ve “TEFE” ibaresi “ÜFE” olarak uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun 3 üncü maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu hükümler çerçevesinde, tarafınızca satın alınan gayrimenkulde değişiklik olmaksızın, sadece tapu kayıtlarının gerçek duruma uygun hale getirilmesi amacıyla tapuda düzeltme işlemi yapılması halinde, söz konusu düzeltme işlemi neticesinde, herhangi bir taşınmazın elden çıkarılması söz konusu olmayacaktır.

Ayrıca; söz konusu gayrimenkulün, tarafınızca satın alındığı tarihin (27.01.2016) iktisap tarihi olarak kabulü gerekmekte olup, bu gayrimenkulün, söz konusu tarihten itibaren 5 (beş) yıl içerisinde elden çıkarılması halinde doğacak kazancın 193 sayılı Kanunun değer artışı kazancı hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan; değer artışı kazancının matrahının hesabında gerçek alım-satım bedelinin dikkate alınması gerekmekte olup, gayrimenkulün alım-satım bedelinin, tapu harcının matrahını oluşturan emlak vergisi tarhına esas bedelden daha düşük veya yüksek olduğu durumlarda, alım-satıma ilişkin tapu harç matrahının değil gerçek alım-satım bedelinin dikkate alınması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

KOOPERATİFLER VAKIFLARA BAĞIŞ YAPABİLİR Mİ ?

KOOPERATİFİN BAĞIŞ YAPABİLMESİ İÇİN YÖNETİM KURULU KARARI YETERLİ MİDİR YOKSA GENEL KURUL KARARI MI ALINMASI GEREKMEKTEDİR ?

Sorularınız için: [email protected]

Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara veya kamu yararına çalışan derneklere makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının %5’ine kadar olan kısmının kurum kazancının tespitindeindirim konusu yapılabilir

Bahçeli ev icradan satılır ise kdv oranı nasıl belirlenir ?-Mali müşavir Evren özmen

AFYONKARAHİSAR VALİLİĞİ

(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)

Sayı: 63611781-130[28-2017/6]-19

 

15.08.2017

Konu: İcra Dairesince satışı yapılan taşınmazın KDV oranı

İlgi: 11.05.2017 tarihli özelge talep formunuz.

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ….. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun …. sayılı satış dosyasında tarafınıza satışı yapılan …. Köyü, … Mevkii, … Ada, … Parselde kayıtlı, kullanılmayan ve yapı ömrünü tamamlamış, kargir evin müzayede yoluyla satışında uygulanması gereken katma değer vergisi oranı (KDV) sorulmaktadır.

 

            KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

            Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 11 inci sırasında, net alanı 150 m²’ye kadar konut teslimlerinde % 1 oranında KDV uygulanacağı belirtilmiştir.

 

            2016/9153 sayılı BKK ile 2007/13033 sayılı Karara eklenen Geçici 2 nci maddede “Bu Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranına tabi konutların, 31/3/2017 tarihine kadar (bu tarih dahil) teslimlerinde, aynı fıkranın (c) bendinde belirtilen vergi oranı”nın uygulanacağı hüküm altına alınmış, daha sonra da 2017/9759 sayılı BKK ile bu süre 30/9/2017’ye kadar uzatılmıştır.

 

            Bu kapsamda;

 

            -Net alanı 150 m² ve üstündeki konutların 2016/9153 sayılı Kararın yürürlük tarihi olan 8/9/2016 tarihinden önceki tesliminde % 18, 8/9/2016 ile 30/9/2017 tarihleri (bu tarihler dahil) arasındaki tesliminde % 8 oranında;

 

            -Büyükşehir Belediyesi olmayan ….. ilinde, net alanı 150 m²’ye kadar konutların tesliminde ise % 1 oranında KDV uygulanması gerekmektedir.

 

            Bunlara ilaveten, 60 Seri No.lu KDV Sirkülerinde, satılan konutun bahçeli olması halinde 150 m² lik alanın hesabında ilke olarak bahçenin göz önünde bulundurulmayacağı, konutun bağımsız olarak kullanılmaya esas her bir bölümünün tek başına dikkate alınacağı; konutu çevreleyen arsa ve arazinin, bu konutla birlikte değerlendirileceği ve konutun tabi olduğu oranda KDV’ye tabi olacağı; konutla birlikte değerlendirilecek arsa ve arazinin büyüklüğünün ise mahalli örf ve adete göre tespit edileceği; tapu sicilinde bahçeli ev, bahçeli konut gibi ibarelerle kayıtlı taşınmazların üzerinde fiilen ve kullanılabilir halde konut bulunmaması halinde, bu taşınmazların konut olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından, arsa veya arazi sayılmak suretiyle genel oranda (% 18) KDV’ye tabi tutulması gerektiği; öte yandan, tapu sicilinde arsa ve arazi olarak kayıtlı bulunan taşınmazların üzerinde kullanılabilir halde konut olduğu takdirde de bu satışın konut sayılacağı açıklanmıştır.

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ekinde yer alan taşınmazın açık artırma ilanı ve bilirkişi raporunda; …. İlçesi, …. Köyü, …. Mevkii, … Ada, … Parsel üzerinde bulunan binanın yetmiş yaşlarında olduğu, söz konusu yapının kullanım ömrünü tamamladığı ve keşif günü itibariyle de kullanılmadığı anlaşılmıştır.

 

            Buna göre, işlem tarihi itibariyle geçerli fiili durumu dikkate alındığında bu tarih itibariyle kullanılamaz halde olan taşınmazın tapuda “kerpiç ev ve arsası” olarak kayıtlı bulunsa dahi, arsa olarak kabul edilmesi ve genel oranda (% 18) KDV’ye tabi tutulması gerekmektedir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

Sendikal Faaliyet Nedeni ile işten çıkarmaya Anayasa Mahkemesinden İptal Kararı-( Sendikal Faaliyet nedeni ile işten çıkartılamaz)-15 kasım 2017-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Sendikal Faaliyet Nedeni ile işten çıkarmaya Anayasa Mahkemesinden İptal Kararı-( Sendikal Faaliyet nedeni ile işten çıkartılamaz)

ANAYASA MAHKEMESİ KARARINA AŞAĞIDAKİ LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ

20171115-4

ENERJİ KOOPERATİFLERİ NASIL KURULUR?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Enerji Kooperatifleri

Kooperatifin amacı, ortaklarının elektrik enerjisi ihtiyaçlarını karşılamak üzere, elektrik piyasasına ilişkin ilgili mevzuata uygun olarak yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretmektir. Bu amaçla kooperatif;

1) Elektrik piyasasına ilişkin ilgili mevzuata uygun olarak, aynı bağlantı noktasına bağlanan veya elektrik enerjisi tüketimleri tek bir ortak sayaç ile ölçülebilen, kendisinin ve kooperatif ortaklarının uhdesindeki/uhdelerindeki tesislerde tüketilen elektrik enerjisi tüketimlerinin birleştirmek suretiyle ………………………………………….………….. enerjisine dayalı lisanssız elektrik üretim tesisi ya da tesisleri kurar, işletir, bu tesislerden elektrik enerjisi üretir, ürettiği elektrikten kendisinin ve vekaleten ortaklarının ihtiyacını karşılar.

2) İhtiyaç fazlası elektriği elektrik piyasasına ilişkin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirir.

3) Elektrik enerjisi üretiminde kullanılmak üzere gerekli olan her türlü makine, tesisat, nakil vasıtaları, cihaz, alet, edevat, sair menkul malları ve hakları satın alabilir, gerektiğinde satabilir, ithal edebilir, kullanabilir, kiralayabilir ve kiraya verebilir.

4) Enerji üretimine yönelik üretim alanlarını belirler, tesisler kiralar, satın alır, işletir. Arsa, arazi, bina ve gayrimenkul alır, her türlü tesisi kurar, inşa eder, işletir, devralır, kiralar, kiraya verir, gerektiğinde imal eder ve satar.

Hata: İletişim formu bulunamadı.

KOOPERATİFLER FUAR DÜZENLEYEBİLİR Mİ ?-MALİ MÜŞAVİR Evren ÖZMEN

İş bu Esaslar, TOBB Yönetim Kurulunun 03 Kasım 2014 tarihli ve 94 sayılı Kararına istinaden, 01.01.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

 

 

 

YURT İÇİNDE FUAR DÜZENLENMESİNE DAİR

USUL VE ESASLAR

 

 

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Esasların amacı, fuarcılık sektörünün Ülke ve sektör genel menfaatlerine uygun biçimde geliştirilmesi, sektörün küresel standartlara ulaştırılması ve bu kapsamda fuar takviminde yer alan fuarların uygun fuar merkezlerinde veya yeterli standartlara sahip geçici alanlarda yetki belgesine sahip şirketler tarafından düzenlenmesini sağlamaktır.

 

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Esaslar, yurt içinde düzenlenecek ulusal ve uluslararası nitelikteki fuarları ve bunları düzenleyecekleri kapsar.

 

(2) Kültürel ve yöresel özellikler taşıyan el sanatlarının ve ürünlerin mahalli tanıtımı ve/veya satışına yönelik düzenlenen ve fuar niteliğinde olmayan festival, sergi, panayır gibi etkinlikler bu Esaslar kapsamı dışındadır.

 

(3) Tanıtım isminde “fuar” ibaresi dışında başka bir sözcük kullanılmakla birlikte “fuar” tanımında belirtilen niteliklere uygun olarak yapılan ve yapılacak etkinlikler bu Esaslar kapsamındadır.

 

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Esaslar, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 12 nci maddesinin (v) bendi, 34 üncü maddesinin (l) bendi, 56 ncı maddesinin (g) bendi ve 71 inci maddesinin (g) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.

 

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Esaslarda geçen;

  1. a) Kanun: 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununu,
  2. b) Birlik: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğini,
  3. c) Oda: Ticaret ve sanayi, ticaret, sanayi, deniz ticaret odalarını,

ç) Borsa: Ticaret borsalarını,

  1. d) Düzenleyici: Yurt içinde fuar düzenleme yetki belgesine sahip anonim veya limited şirketleri,
  2. e) Katılımcı: Fuar takviminde yer alan bir fuara katılmak isteyen ve bu amaçla düzenleyici ile aralarında imzalanmış katılımcı kira sözleşmesi hükümleri çerçevesinde, düzenleyicinin tahsis ettiği bir standda veya alanda ürün veya hizmetlerini sergileyen gerçek veya tüzel kişileri,
  3. f) Yetki belgesi: Birlik tarafından bu Esaslarda öngörülen şartları yerine getiren şirketlere verilen yurt içinde fuar düzenleme yetki belgesini,
  4. g) Ana fuar takvimi: Fuarın düzenleneceği yıldan bir önceki yılın Ağustos ayının 1 inci günü sonuna kadar, yetki belgesi sahibi fuar firmalarınca bu Esaslara uygun bir biçimde başvurusu yapılmış olan fuarların yer aldığı, Birlik tarafından ilgili yıldan bir önceki yılın Eylül ayı içerisinde ilan edilen listeyi,

ğ) Fuar takvimi: Ana Fuar Takviminin yayımlanması sonrasında bu Esaslara uygun olarak yapılan ekleme değişiklik ve iptal başvurularının yer aldığı, Birlik tarafından Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve Birliğin İnternet sitesinde yayımlanan yıllık listeyi,

  1. h) Katılımcı kira sözleşmesi: Fuar takviminde ilan edilmiş fuara ilişkin olarak düzenleyici ile her bir katılımcı arasında imzalanması zorunlu olan; katılımcıya kira karşılığı belirli süreli olarak tahsis edilecek stand yerinin, fuar katılım ücretlerinin, bu ücretlerin neleri içerdiği bilgisinin, fuar etkinliği kapsamında verilecek hizmetlerin ve karşılıklı sorumlulukların açıkça belirtildiği belgeyi,

ı) Başvuru formu ve taahhütname: Düzenleyicinin, fuar düzenleme başvurusunda verdiği bilgilerin ve sunduğu tüm belgelerin doğru olduğunu; işbu Esaslarda belirtilen hususlarda, sorumluluklarını eksiksiz bir biçimde yerine getireceğini; aksi takdirde, bu Esaslarda düzenlenen müeyyidelerin uygulanmasını ve Birlik aleyhine doğacak bütün zararları tazmin edeceğini kabul ve taahhüt ettiği; örneği Birlik tarafından belirlenen noter tasdikli belgeyi,

  1. i) Fuar kataloğu: Katılımcı firmaların ürettikleri, tanıttıkları mal ve hizmetler, kimlik ve adres bilgileri ile düzenleyici tarafından gerekli görülecek diğer bilgilerin yer aldığı, ulusal nitelikteki fuarlara yönelik Türkçe, uluslararası nitelikteki fuarlar için ise Türkçe’nin yanı sıra en az bir yaygın yabancı dilde hazırlanacak tanıtım amaçlı dağıtılan CD veya basılı yayını,
  2. j) Fuar: Standlar kurulması yoluyla, ticarete konu mal ve hizmetlerin, bunlar ile ilgili teknolojik gelişme, bilgi ve yeniliklerin tanıtımını ve aktarımını amaçlayan, ziyaretçi ve katılımcı arasında bilgi alışverişi, işbirliği, pazar büyütmeye ve geleceğe yönelik ticari ilişkilerin kurulması ve geliştirilmesi için bu Esaslarda belirlenen niteliklere uygun alanlarda düzenlenen, konusunu oluşturduğu alanın, sektörün ve toplumun menfaatlerini gözeten, düzenleyicisi, adı, türü, yeri, konusu, tarihi ve süresi önceden belirlenen etkinlikleri,
  3. k) Fuar merkezi: Uluslararası kabul görmüş fuar merkezlerinin nitelikleri dikkate alınarak, Birlik tarafından belirlenen özelliklere sahip olduğu tespit edilen alanları,
  4. l) Başvuru ücreti: Ana fuar takviminde yer almak üzere yapılan fuar düzenleme başvurusu ile fuar takvimine ekleme, fuar takviminde yer almış bir fuara ilişkin değişiklik veya fuarın iptal edilmesi başvurusu için Birlik banka hesabına yatırılacak ücreti,
  5. m) Yetki belgesi ücreti: Yurt içinde fuar düzenleme yetki belgesi alma veya yenileme başvurusunda bulunacak şirketler tarafından Birlik banka hesabına yatırılacak ücreti,
  6. n) Fuar takvimine ekleme başvuruları: İlgili yılın ana fuar takviminin yayımlanması sonrasında, fuar takvimine dahil olmak üzere bu Esaslarda belirtilen biçimde yapılan fuar düzenleme başvurularını,
  7. o) Takvime alınmama müeyyidesi: Bu Esaslarda yer alan bazı hükümlerin ihlali halinde, ihlale konu fuarın gerçekleştirileceği yılın fuar takvimi ile bir sonraki yılın ana fuar takvimi veya fuar takviminde yer almak üzere, ilgili fuarla aynı veya benzer isim ya da konuda fuar düzenleme başvurusunun Birlik tarafından kabul edilmemesi, şayet varsa bir sonraki yılın fuar takviminde yer alan aynı veya benzer isim ya da konulu fuarının ana fuar takvimi ve/veya fuar takviminden çıkartılması müeyyidesini,

ö) Fuar sonuç raporu: Düzenlenen fuarda yer alan toplam katılımcı sayısı, yabancı katılımcıların tüm katılımcılar içerisindeki oranı ve sayısı, doğrudan veya dolaylı yabancı katılımcıların ülkelere göre dağılımı, katılımcılara tahsis edilen toplam stand alanı, yabancılara tahsis edilen stand alanı ve toplam alan içerisindeki oranı, toplam ziyaretçi sayısı, yabancı ziyaretçilerin tüm ziyaretçiler içerisindeki oranı ve sayısı, yabancı ziyaretçilerin ülkelere göre dağılımı ile düzenleyicinin fuara ilişkin genel değerlendirmesini içeren ve örneği Birlik tarafından belirlenen formu,

  1. p) Birliğin internet sitesi: http://www.tobb.org.tr adresli internet sitesini,
  2. r) Fuar sicil numarası: Fuar takviminde yer alan fuarların Birlik tarafından düzenli bir biçimde kayıt altında tutulması amacıyla her bir fuar için verilen numarayı,
  3. s) Fuar devir belgesi: Bir fuarın geçmişte kaçıncı kez düzenlenmiş olduğuna ilişkin rakam, uluslararası unvanının kullanılması ve fuar sicil numarasının yetki belgesi sahibi bir şirkete devredildiğini gösteren, içeriği ve şekli Birlik tarafından belirlenen belgeyi,

 

ifade eder.

 

            Fuar türleri

            MADDE 5 – (1) Bu Esaslar kapsamında aşağıda türleri sayılan fuarlar düzenlenebilir.

 

  1. a) Genel fuar; belirli bir sektörü veya ürün grubunu esas almadan, çeşitli mal ve hizmetlerin birlikte sergilendiği ve bunların ticari tanıtımının yapıldığı, içinde sosyal ve kültürel etkinliklerin de bulunabileceği, en az elli katılımcının yer aldığı, süresi on beş günü geçmeyen etkinliklerdir.

 

  1. b) İhtisas fuarı; belirli bir ürün veya hizmet grubu ya da sektörle doğrudan ilgili ve sektöre yönelik mal ve hizmet üreten katılımcıların, teknolojik ve uygulamalı bilgi alışverişinin arttırılması ve ticari işbirliğine yönelik bilgi  değişimi ortamının yaratılması ile ihtiyaç duyulan ürün siparişlerinin verilmesini amaçlayan, en az yirmi katılımcının yer aldığı, süresi on günü geçmeyen etkinliklerdir.

 

(2) Fuarın gerçekleştirileceği yerdeki ticari hayatın doğal akışının olumsuz yönde etkilenmemesi kayıt ve şartıyla en az üç gün ve üzeri sürede düzenlenen fuarların son günü, sergilenen ürünlerin perakende satışı yapılabilir. Fuarın diğer günlerinde ise perakende satış, fuarın düzenlendiği alan içerisinde fiziki olarak ayrılmış “Perakende Satış Alanı”nda, satışa kapalı alanda standı bulunan katılımcılar tarafından gerçekleştirilebilir. Anılan perakende satış alanı toplam genişliği, fuar alanının toplam brüt genişliğinin yüzde yirmisini aşamaz. Perakende satış alanının genişliğinin anılan limiti aşması ya da perakende satış alanı dışında satış yapılması veya satışa kapalı alanda standı bulunmayan kişilere satış yaptırılması halinde, ilgili düzenleyiciye ihlalin tespit edildiği fuara ilişkin olarak Birlik tarafından yazılı uyarıda bulunulur. Aynı veya benzer konulu bir fuarda ikinci kez aynı kural ihlalinde bulunan düzenleyiciye bahse konu fuara ilişkin olarak takvime alınmama müeyyidesi uygulanır.

 

(3) Uluslararası nitelikteki genel fuarlarda ise, Dış Ticaret ve Gümrük Mevzuatı ile ilgili diğer mevzuata aykırı olmaması ve fuarın gerçekleştirileceği yerdeki ticari hayatın doğal akışını olumsuz yönde etkilemeyeceğine dair oda görüşünün bulunması kayıt ve şartıyla sergilenen ürün ve hizmetlerin ticari tanıtımına yönelik katılımcıların tümü fuar süresince perakende satış yapabilir.

 

(4) İhtisas fuarı kapsamında değerlendirilmekle birlikte, yazılı ve basılı eserler ile süreli ve süresiz yayınların, sesli ve görsel materyallerin sergilendiği, genellikle hedef kitlesini tüketicilerin oluşturduğu fuarlarda yer alan katılımcıların tümü fuar süresince perakende satış yapabilir ve bu fuarlar yirmi gün süreyle düzenlenebilir.

 

(5) Coğrafi işaret kavramının yaygınlaştırılması ve yöresel ürünlerin ulusal ve uluslararası pazarlara ulaştırılması amacı ile düzenlenen ve yalnızca yöresel ve geleneksel ürünlerin sergilendiği fuarlar ile ilgili olarak ise fuarın düzenleneceği yerde faaliyet gösteren Oda-Borsaların uygun görüşü ve Birliğin onayı ile katılımcıların tümü fuar süresince perakende satış yapabilir.

 

(6) Bir fuarın en az katılımcı sayısına ulaşmadan düzenlendiğinin tespiti halinde ilgili düzenleyiciye, Birlik tarafından ihtar verilir.

 

(7) Ulusal ve uluslararası savunma sanayii ve askeri havacılık ihtisas fuarları, Milli Savunma Bakanlığı himaye ve desteğinde, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdürlüğü sorumluluğunda yurt içinde fuar düzenleme yetki belgesine sahip şirketler tarafından organize edilebilir. Bu fuarlarda sivil havacılıkla ilgili mal ve hizmetler de sergilenebilir.

 

Uluslararası fuar ve bu unvanın kullanılması

MADDE 6 – (1) Bir fuarın uluslararası nitelikte olması ve “uluslararası” unvanının kullanılabilmesi için, fuarın aynı düzenleyici tarafından, aynı veya benzer isim ya da konuda son beş yıl içerisinde en az iki defa düzenlenmiş olması; ayrıca doğrudan veya dolaylı (temsilcileri kanalıyla) yabancı katılımcı sayısının, tüm katılımcı toplamı içerisinde en az yüzde on beşe ulaşması veya yabancı katılımcıya tahsis edilen net metrekare stand alanı büyüklüğünün, toplamın en az yüzde onuna ulaşmış olması veya yabancı ziyaretçi sayısının, toplam ziyaretçi sayısı içerisinde en az yüzde iki buçuğu bulması gerekmektedir.

 

(2) Fuarların bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen niteliklere sahip olduğu, 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu uyarınca yeminli mali müşavir veya bağımsız denetleme kuruluşu tarafından düzenlenecek rapor ile belgelenmelidir. Ancak, Küresel Fuar Endüstrisi Birliği (UFI) uluslararası fuar etiketini taşıyan fuarlarda bu şartlar aranmaz.

 

(3) Fuar devir belgesi ile bir başka düzenleyiciye devredilen fuarların “uluslararası” unvanı ve fuar sicil numarası, devir alan düzenleyici tarafından kullanılır. Fuarı devreden düzenleyici ise devrettiği fuar ile aynı veya benzer isim ya da konulu ve Birlik tarafından yeni fuar sicil numarası verilecek bir fuar için uluslararası unvanını bu Esaslarda yer alan ilgili hükümler uyarınca yeniden belgeleyene kadar kullanamaz.

 

(4) Fuar takviminde “uluslararası” nitelikte olduğu belirtilen bir fuarın, bu niteliğe sahip olabilmesi için gerekli şartlardan herhangi birini taşımadığının tespit edilmesi halinde, bir sonraki yıl, aynı veya benzer isim ya da konudaki fuarda “uluslararası” unvanı kullanılamaz.

 

(5) Fuar takviminde “uluslararası” nitelikte olduğu belirtilen fuarlar dışında hiçbir fuarın adında ve fuara ilişkin yazılı ve görsel tanıtım, reklam, ilanlar, fuar katalogları, katılımcı sözleşmeleri ve davetiye gibi materyallerde “uluslararası” ibaresi kullanılamaz. Aksinin tespiti halinde ilgili düzenleyicinin teminatının tamamı Birliğe irat kaydedilir. Aynı veya benzer konulu bir fuarda ikinci kez aynı kural ihlalinde bulunan düzenleyiciye bahse konu fuar ile ilgili olarak takvime alınmama müeyyidesi uygulanır.

 

Fuar düzenlenebilir alanlar

MADDE 7 – (1) Fuarlar, fuar merkezleri ile bu maddenin ikinci fıkrasında sayılan özelliklere sahip alanlarda veya fuar düzenlemek amacıyla geçici olarak tanzim edilerek bu özellikleri taşır hale getirilecek alanlarda düzenlenebilir.

 

(2) Fuarın düzenleneceği alanların;

  1. a) Ulusal nitelikte fuar düzenlenecek kapalı alanların en az net iki bin, açık alanların en az beş bin metrekare olması,
  2. b) Uluslararası nitelikte fuar düzenlenecek kapalı alanların en az net üç bin metrekare, açık alanların en az yedi bin metrekare olması,
  3. c) Kapalı fuar alanlarında taban-tavan mesafesinin en az dört buçuk metre olması,

ç) Ziyaretçiler için ayrı giriş-çıkış ve acil durum çıkışlarının, sergilenen ürünler için yükleme-boşaltma kapılarının bulunması,

  1. d) Aydınlatma ve gereğinde güç kullanımı için yeterli kapasitede elektrik donanımının ve temel işlevler için yeterli sayıda jeneratörün bulunması,
  2. e) Kapalı alanlar için çalışır durumda ısıtma ve havalandırma sistemlerinin bulunması,
  3. f) İletişim için gerekli araç ve gereçlerle yeterli iletişim alt yapısının bulunması,
  4. g) Fuar alanına uygun sayıda lavabo ve tuvaletlerin bulunması,

ğ) İhtiyaç ölçüsünde ibadet alanı, büfe, kafeterya ve lokantanın bulunması,

  1. h) Düzenleyici ve görevlendireceği personele ait danışma, yönetim, gözetim bürolarının bulunması,

ı) Güvenlik ve ilk yardım hizmetleri için gerekli ünitelerin bulunması,

  1. i) Yeterli otopark alanının bulunması,
  2. j) VIP salonu, konuk ağırlama yerleri, basın odası, seminer salonu gibi yerlerin ve bayrak direklerinin bulunması,

 

zorunludur.

 

(3) Eğitim konulu ihtisas fuarları, kapalı alanlara ilişkin belirtilen ölçülerin en az ½ si ölçüsündeki alanlarda düzenlenebilir.

 

(4) Geçici olarak tanzim edilecek alanlarda fuar düzenlenmesine ilişkin başvurular, bu maddenin ikinci fıkrasında sayılan özelliklerin nasıl yerine getirileceğine ilişkin bütün bilgi ve çizimleri ayrıntılı biçimde içeren bir projenin başvuru belgeleri ekinde sunulması koşuluyla, fuarın niteliği dikkate alınarak Birlik tarafından değerlendirmeye alınır; bu Esaslara uygun bulunanlar ilgili yılın ana fuar takvimine veya ekleme yoluyla fuar takvimine dahil edilir.

 

(5) Fuarın düzenleneceği alanın bu Esaslarda belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı fuar düzenleme başvurusunu alan oda/borsa tarafından tetkik edilir. Alanın, bu şartları taşıyıp taşımadığına ilişkin oda/borsa görüşü fuar başvurusu ile birlikte Birliğe intikal ettirilir.

 

(6) Fuar merkezlerinde düzenlenmek üzere yapılan fuar başvurularında ise, alanın bu Esaslarda belirtilen şartları taşıyıp taşımadığına ilişkin oda/borsa görüşü aranmaz.

 

(7) Fuar merkezleri bir liste halinde Birliğin İnternet sitesinde duyurulur. Fuar merkezi şartlarına uygun yeni inşa edilmiş alanlar, Birlik tarafından değerlendirilir ve uygun bulunanlar bu listeye dahil edilir.

 

(8) Fuar düzenlenen alanın bu Esaslar’da belirtilen şartlardan herhangi birini taşımadığının tespiti halinde düzenleyici, Birlik tarafından ihtar edilir. Alanın birden fazla şartı taşımadığının tespiti halinde ilgili fuarın düzenleyicisine fuar takvimine alınmama müeyyidesi uygulanır. Aynı alanda mevcut şartlar düzeltilmeden yapılan herhangi bir yeni fuar düzenlenme başvurusu Birlik tarafından kabul edilmez.

 

(9) Düzenleyicinin, katılımcı ve ziyaretçilerin şikâyetlerini rahatlıkla yapabilmeleri amacıyla kolayca görebilecekleri bir yere, Birliğin posta adresi, elektronik posta adresi, telefon ve faks numaralarını açıkça belirten bir tabela asması zorunludur. Bu tabelanın fuar alanına asılmaması ya da asılan tabelanın belirtilen niteliklere sahip olmaması halinde düzenleyiciye, Birlik tarafından ihtar verilir.

 

Yetki belgesi başvurusu yapan firmalarda aranacak şartlar

MADDE 8 – (1) Anonim veya limited şirket şeklinde kurulmuş olan,

  1. a) Ana sözleşmelerinde münhasıran fuarcılık faaliyetinin ve bu faaliyetin tanıtımı amacıyla her türlü yayıncılık, reklamcılık ve organizasyon işleriyle, fuar konusuyla ilgili olması kaydıyla kongre, seminer, sempozyum ve benzeri faaliyetlerde bulunacaklarının belirtildiği, bu faaliyetler dışında kalan iş konuları ana sözleşmelerinde yer almayan,
  2. b) En az iki yüz elli bin Türk Lirası ödenmiş sermayeye sahip bulunan ve bu sermayeyi özvarlığı içinde koruyan

şirketler, yetki belgesi için başvuruda bulunabilirler. Düzenleyiciler bu şartları taşıdıklarını gösterir Yeminli Mali Müşavir Raporunu Birlik tarafından belirlenen zaman aralıklarında üyesi bulunduğu Oda’ya Birliğe intikal ettirilmek üzere gönderir. Anılan raporun süresi içerisinde gönderilmemesi halinde firmaya ihtar verilir; ihtarın ilgili firmaya tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde raporun ilgili Oda’ya teslim edilmemesi halinde firmanın Yetki Belgesi iptal edilir.

 

         Yetki belgesi başvurusunda verilecek belgeler

MADDE 9 – (1) Yetki belgesi almak isteyen şirketler aşağıda belirtilen belgelerle birlikte üyesi oldukları odaya başvururlar.

  1. a) Başvuru dilekçesi ile örneği Birlik tarafından belirlenen başvuru formu ve taahhütname.
  2. b) Şirket ana sözleşmesinin yer aldığı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin aslı ya da tasdikli örneği.
  3. c) Şirketin, en az iki yüz elli bin Türk Lirası ödenmiş sermayeye sahip bulunduğunu ve bu sermayenin öz varlık içinde korunduğuna ilişkin 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu uyarınca yeminli mali müşavir tarafından düzenlenmiş rapor.

ç) Üyesi olduğu odadan alınan faaliyet belgesi.

  1. d) Şirketi bağlayıcı işlemler yapma konusunda hukuken temsile yetkili kılınan kişilere ilişkin tarihi altı aydan daha eski olmayan imza sirküleri.
  2. e) On bin Türk Lirası nakit teminatın şirket adına Birlik tarafından belirlenmiş banka hesabına yatırıldığını gösterir belge.
  3. f) Birlik tarafından belirlenmiş banka hesap numarasına sekiz yüz yetmiş beş Türk Lirası yetki belgesi ücretinin yatırıldığına dair belge.

 

Yetki belgesi başvurusunun yapılacağı yerler

MADDE 10 – (1) Yetki belgesi başvurusu şirketin üyesi olduğu odaya yapılır. Oda, başvuru belgelerini tetkik eder, yalnızca bu Esaslara uygun olarak yapılmış olan başvuruları, şirket ile ilgili görüşünü de ekleyerek on beş gün içerisinde Birliğe gönderir. Oda görüşleri, yetki belgesi başvurusu yapan şirketin kurumsal yapısı, ortak ve yöneticilerinin mesleki, mali ve teknik niteliklerine ilişkin bilgi ve kanaatleri içerir. Başvurular Birlik tarafından sonuçlandırılır.

 

Yetki belgesinin süresi

MADDE 11 – (1) İlk defa verilen yetki belgesinin süresi belgenin düzenlendiği tarih itibariyle ikinci yılın son gününe kadardır. Süresinin bitimi sonunda yenilenecek yetki belgesinin süresi ise, yenileme tarihi itibariyle beşinci yılın son gününe kadardır.

Yetki belgesinin yenilenmesi

MADDE 12 – (1) Yetki belgesi süresi içinde, en az iki fuarı yurt dışında ya da bu Esaslara uygun olarak yurt içinde tamamlamış, vermiş oldukları nakit teminat Birlik tarafından belirlenmiş banka hesabında on bin Türk Lirası olarak korunmuş olan ve 8 inci maddede belirtilen şartları taşımaya devam eden düzenleyicilerin, belge süresinin sona ereceği tarihten en geç altı ay öncesinde (e) bendinde belirtilen belge hariç olmak üzere 9 uncu maddede belirtilen belgelerle, üyesi olduğu odaya başvurmaları gerekir.

 

(2) Oda, başvuru belgelerini tetkik eder, yalnızca bu Esaslara uygun olarak yapılmış olan başvuruları şirket ile ilgili görüşünü de ekleyerek on beş gün içinde Birliğe gönderir. Başvurular Birlik tarafından sonuçlandırılır.

(3) Yetki belgesi süresince yurt dışında ya da bu Esaslara uygun olarak yurt içinde en az iki fuar gerçekleştirmemiş olan düzenleyicilerin yetki belgeleri ile süresi sona erecek yetki belgesi için bu Esaslara uygun bir biçimde yenileme başvurusunda bulunmamış olan şirketlerin yetki belgesi yenilenmez. Bu şirketlerin yeniden yetki belgesi alma başvuruları ise, ilk defa yetki belgesi alma başvuruları ile aynı şekilde yapılır ve sonuçlandırılır.

(4) Şirket ana sözleşmesinde, sermaye miktarında, ortaklık yapısında, adresinde ya da diğer iletişim bilgilerinde bir değişiklik olması durumunda güncel bilgi ve belgeler değişikliği müteakip en geç on beş gün içerisinde üyesi olduğu odaya ve Birliğe, düzenleyici tarafından intikal ettirilir. Bu bilgilerin belirtilen süre içerisinde intikal ettirilmemiş olduğunun tespit edilmesi halinde düzenleyiciye ihtar verilir. Adres değişikliğinin belirtilen şekilde bildirilmemesi halinde, en son bildirilen adrese yapılan tebliğ ilgili düzenleyiciye yapılmış sayılır.

 

Müeyyideler ve sorumluluk

MADDE 13 – (1) Düzenleyicinin, bu Esaslarda belirtilen hükümleri ihlal ettiğinin tespiti halinde; Birlik tarafından ihlalin niteliğine göre ihtar, teminatın kısmen veya tamamen irat kaydedilmesi, takvime alınmama ve yetki belgesinin iptali müeyyideleri uygulanır.

 

(2) Yetki belgesi süresi içinde toplam dört defa ihtar almış düzenleyicinin teminatının yarısı Birliğe irat kaydedilir.

 

(3) Yetki belgesi süresi içinde toplam altı defa takvime alınmama müeyyidesi uygulanan düzenleyicinin yetki belgesi iptal edilir.

 

(4) Yetki belgesi Birlik tarafından iptal edilen düzenleyicinin teminatının tamamı Birliğe irat kaydedilir.

 

(5) Yetki belgesinin iptali nedeniyle katılımcı, fuar alanı sahibi ya da işletmecisi ve üçüncü şahıslar yönünden doğabilecek zararlardan düzenleyici sorumludur. Ayrıca bu konuda Birliğin uğrayacağı zararlar da düzenleyici tarafından karşılanır.

 

(6) Yetki belgesi iptal edilen düzenleyicinin iptal tarihinden itibaren bir tam yıl geçmeden yeni yetki belgesi başvurusu kabul edilmez.

 

            Ana fuar takvimi başvurusu

MADDE 14 – (1) Ana fuar takviminde yer almak üzere yapılacak fuar düzenleme başvuruları, fuarın düzenleneceği yıldan bir önceki yılın Ağustos ayının 1 inci günü sonuna kadar, yetki belgesi fotokopisi, noter onaylı “başvuru formu ve taahhütname”, şirketin yetkili organ kararının noter onaylı örneği, fuar alanına ilişkin tapu, kira sözleşmesi veya fuar alanı idaresi tarafından imzalı ve kaşeli yer tahsis belgesi, uluslararası nitelikte düzenlenecek fuarlar için 6 ncı maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen belgelerden herhangi biri ve Birlik tarafından belirlenmiş banka hesap numarasına dört yüz elli Türk Lirası başvuru ücretinin yatırıldığına dair belge ile birlikte fuarın temel amaç tür ve konusuna göre, fuarı düzenleyecekleri yerdeki oda veya borsaya yapılır.

 

(2) Birden fazla düzenleyici tarafından ortaklaşa düzenlenecek fuarlara ilişkin fuar düzenleme başvurularında ise, noter onaylı “başvuru formu ve taahhütname” ile fuarın ortaklaşa düzenleneceği açık bir biçimde belirtilmiş ve her bir düzenleyici için ayrı ayrı hazırlanmış biçimde şirket yetkili organ kararlarının noter onaylı örnekleri, fuarın temel amaç tür ve konusuna göre, fuarı düzenleyecekleri yerdeki oda veya borsaya bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen diğer belgeler ile birlikte teslim edilir.

 

(3) Ağustos ayının 1 inci gününden sonra yapılan ana fuar takvimi başvuruları oda/borsa tarafından reddedilir.

 

(4) Birlik tarafından bu Esaslara uygun olduğu tespit edilen fuar düzenleme başvuruları, ana fuar takvimine dahil edilir.

 

(5) Ana fuar takvimi, ilgili yılın bir önceki yılının Eylül ayı içerisinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve Birliğin İnternet sitesinde yayımlanır.

 

(6) Ana fuar takviminin kapsadığı yıldan bir sonraki yılın fuar takviminde yer almak üzere, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen belgelerle, başvuruda bulunulabilir. Birlik tarafından bu Esaslara uygun olduğu tespit edilen fuar düzenleme başvuruları ilgili yılın ana fuar takvimine dahil edilir.

 

Fuar takvimine ekleme başvurusu

MADDE 15 – (1) Fuar takvimine ekleme başvurusu, ilgili yılın ana fuar takviminin yayımlanmasından sonra bu Esasların 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgeler ile, fuarın başlangıç tarihinden en geç dört ay öncesine kadar bin yedi yüz elli Türk Lirası, üç ay öncesine kadar iki bin altı yüz Türk Lirası başvuru ücretinin Birlik tarafından belirlenmiş banka hesap numarasına yatırıldığına dair belge ile birlikte, fuarın temel amaç tür ve konusuna göre, fuarın düzenleneceği yerdeki oda veya borsaya yapılır. Fuarın başlangıç tarihine üç aydan daha az süre kala fuar takvimine ekleme başvurusu yapılamaz. Bu şekildeki başvurular Birlik tarafından reddedilir.

 

(2) Ana fuar takviminde yer almış bir fuarın başlangıç tarihinden bir ay öncesine ya da bitiş tarihinin bir ay sonrasına gelecek şekilde, aynı il sınırları içerisinde aynı ya da benzer isim veya konuda fuar takvimine ekleme başvurusu yapılamaz. Bu şekildeki başvurular Birlik tarafından reddedilir.

 

(3) İlgili yılın ana fuar takviminin yayımlanması öncesinde yapılan bu takvime ekleme başvuruları oda/borsa tarafından değerlendirmeye alınmaz.

 

            Başvuruların değerlendirmesi

            MADDE 16 – (1) Teslim alınan fuar düzenleme başvuruları, başvuruyu alan oda/borsa tarafından görüşü ile birlikte on gün içerisinde Birliğe intikal ettirilir. Oda ve borsa görüşleri, fuarın o yerin ticari hayatına etkileri ve düzenleneceği alanın fiziki yeterliliklerine ilişkin bilgi ve kanaatlerini içerir.

 

(2) Birlik tarafından bu Esaslara uygun olduğu tespit edilen fuar düzenleme başvuruları, ilgili yılın fuar takvimine dahil edilir.

 

 

Değişiklik, iptal başvurusu

MADDE 17 – (1) Fuar takviminde yer alan bir fuara ilişkin yer veya tarih değişikliği başvurusu, ilgili yılın ana fuar takviminin yayımlanmasından sonra 14 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen belgeler ile, iptal başvurusu ise şirketin iptale ilişkin yetkili organ kararının noter onaylı örneği ile, takvimde belirtilen fuar başlangıç tarihinden en geç dört ay öncesine kadar yapıldığı takdirde sekiz yüz yetmiş beş Türk Lirası, iki ay öncesine kadar bin yedi yüzelli Türk Lirası, başvuru ücretinin Birlik tarafından belirlenmiş banka hesap numarasına yatırıldığına dair belge ile birlikte, fuar başvurusunun yapılmış olduğu oda/borsaya yapılır.

 

(2) Fuar takvimine sonradan eklenmiş bir fuarın tarihinin veya yerinin, ana fuar takviminde yer almış olan, aynı il sınırları içerisindeki aynı ya da benzer isim veya konudaki bir fuarın başlangıç tarihinden bir ay öncesi ya da bitiş tarihinden bir ay sonrasına gelecek şekilde, değiştirilmesi başvurusu yapılamaz. Bu şekildeki başvurular Birlik tarafından reddedilir. Ana fuar takvimde yer alan fuarlara ilişkin değişiklik başvuruları da bu hükme tabidir.

 

(3) İlgili mevzuat kapsamında mücbir sebepten dolayı ya da Birlik tarafından kabul edilmesi şartıyla; düzenleyiciden kaynaklanmayan ve düzenleyici tarafından öngörülmesi imkânsız olan hallerden dolayı bir fuarın düzenlenememesi durumunun ortaya çıkması hariç, takvimde belirtilen fuar başlangıç tarihine iki aydan daha kısa süre kala fuarın iptali ya da tarih veya yerinin değiştirilmesi başvurusunda bulunulamaz. Bu şekildeki başvurular Birlik tarafından reddedilir. Bu Esaslara uygun bir şekilde başvuruda bulunmaksızın fuarı düzenlemediği veya takvimde belirtilen yer veya tarihe riayet etmediği tespit edilen düzenleyiciye takvime alınmama müeyyidesi uygulanır ve teminatının tamamı Birliğe irat kaydedilir.

 

(4) Bu Esasların 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen hallerin ortaya çıkması halinde, bu durum ilgili bilgi ve belgelerle birlikte fuar başvurusunda bulunulan oda/borsaya ivedi olarak yazıyla bildirilir. Oda/borsa tarafından alınan bilgi ve belgeler konuya ilişkin oda/borsa görüşü de eklenerek Birliğe intikal ettirilir. Bildirilen gerekçenin Birlik tarafından kabul edilmemesi halinde, bu Esaslar uyarınca gerekli işlemler yapılır.

 

(5) Oda veya borsa tarafından alınan değişiklik ve iptal başvuruları, on gün içerisinde Birliğe intikal ettirilir. Bu Esaslara uygun olduğu tespit edilen değişiklik ve iptal başvurularına ilişkin işlemler Birliğin İnternet sitesinde yayımlanmış olan ilgili yılın fuar takvimi üzerinde yapılır.

 

(6) Fuar takviminde yapılan değişiklikler, Birliğin İnternet sitesinde ve her ayın son haftası içerisinde bir liste halinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanır.

 

(7) Fuara ilişkin değişiklik ya da fuarın iptali nedeniyle katılımcıların uğrayacağı zarardan düzenleyici sorumlu olup, bu zararlardan dolayı Birlik sorumlu tutulamaz.

 

(8) İptal edilen veya reddedilen başvurular ile düzenleyici tarafından geri çekilen başvurulara ilişkin Birlik tarafından belirlenmiş banka hesabına yatırılmış olan başvuru ücretleri iade edilmez.

 

(9) Başvuruya konu fuarın düzenleneceği tarihte, başvuruda bulunan düzenleyicinin yetki belgesinin geçerli olması esastır.

 

(10) Fuarlar, fuar takviminde ilan edilen yer ve zamanda düzenlenir ve bu fuarlar için başka bir merciden ayrıca izin alınmaz.

 

            Sigorta ve Birliğin sorumluluğu

MADDE 18 – (1) Düzenleyicinin, düzenleyeceği her bir fuar için Birlik tarafından belirlenen hususları kapsayacak biçimde “üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası” yaptırması zorunludur.

 

            (2) Fuar alanındaki fiziki riskler, yangın ve diğer doğal afetler ile sabotaj ve kazalardan dolayı uğranılacak zararlar ile düzenleyiciden kaynaklanan zararlara ilişkin olarak Birliğin hiçbir sorumluluğu ve tazminat yükümlülüğü yoktur.

 

            (3) Bu maddede belirtilen sigortayı yaptırmadığı tespit edilen düzenleyicinin teminatının yarısı Birliğe irat kaydedilir.

 

“Fuar” ibaresi kullanılması

MADDE 19 – (1) Fuar takviminde yer alan fuarlar dışındaki hiçbir etkinlikte ve/veya etkinliğe ilişkin yurt içi ve dışına yönelik olarak hazırlanan mektup, broşür, reklam ve diğer basılı evrak üzerinde “fuar” ibaresi ve/veya yabancı dillerde “fuar” anlamına gelen ibareler kullanılamaz.

 

(2) Fuar takviminde yer alan bir fuara ilişkin yapılan yazılı ve görsel tanıtım, reklam ve ilanlar ile, fuar katalogları ve davetiyelerinde düzenleyicinin adı, fuarın adı ve konusu, açılış ve kapanış tarihleri, düzenleneceği yerin adresi ile “Bu Fuar 5174 sayılı Kanun gereğince TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) denetiminde düzenlenmektedir” ibaresine, Birlik tarafından belirlenen biçimde yer verilmesi, zorunludur. Bu hususlara ilişkin bir eksiklik tespit edildiği takdirde fuarın düzenleyicisine Birlik tarafından ihtar verilir.

 

Fuar Sonuç Raporu

MADDE 20(1) Düzenleyici, örneği Birlik tarafından belirlenen fuar sonuç raporu formunu doldurarak, fuar kapanış tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde fuar kataloğu, fuar sözleşmesinin bir örneği, sigorta poliçesinin örneği, uluslararası nitelikteki fuarlar için ise fuarda yer almış olan doğrudan veya dolaylı yabancı katılımcıların isim listesi ile birlikte fuar düzenleme başvurusunu yapmış olduğu oda/borsaya; sonuç raporu formunun bir örneğini de elektronik posta aracılığıyla [email protected] adresine göndermek zorundadır.

            (2) Raporun belirtilen süre içerisinde gönderilmemesi ya da gönderilen raporun içerdiği bilgilerin ve/veya eklerin eksik olması durumunda düzenleyiciye Birlik tarafından ihtar verilir.

 

Yetki

MADDE 21 – (1) Bu Esaslarda yer alan hususlara ilişkin talimatlar vermeye, uygulamaya yönelik tedbirler almaya, inceleme ve denetleme kriterlerini belirlemeye ve gerekli düzenlemeleri yapmaya Birlik yetkilidir.

Denetim ve gözetim

MADDE 22 – (1) Fuar takviminde yer alan her fuar, fuar düzenleme başvurusunu almış olan oda/borsa tarafından, bu Esaslara uygun bir biçimde düzenlenip düzenlenmediğine dair Birlik tarafından belirlenen çerçevede denetlenir.

 

(2) Birlik, gerek duyulan hallerde fuarları doğrudan ya da yetkilendireceği bir kuruluş marifetiyle denetleyebilir.

 

(3) Düzenleyici, Birlik veya ilgili oda/borsa tarafından denetimle görevlendirilen kişiye, bu Esaslarda belirtilen hususlarla ilgili bütün bilgi ve belgeleri göstermek ve bu görevliye yardımcı olmakla yükümlüdür. Söz konusu yükümlülüğü yerine getirmeyen düzenleyicinin teminatının tamamı Birliğe irat kaydedilir.

 

(4) Denetimle görevlendirilen kişi tarafından fuar denetimi sonunda hazırlanan rapor, fuar kapanış tarihinden itibaren en geç on beş gün içerisinde Birliğe intikal ettirilir.

 

Kapatılma

            MADDE 23 – (1) Yetki belgesi sahibi şirketler tarafından bu Esaslarda belirtilen “fuar” tanımına uygun nitelikte olmakla birlikte fuar takviminde yer almaksızın düzenlenen ya da düzenlenecek etkinlikler, yetki belgesi bulunmayan şahıs ya da firmalar tarafından düzenlenen fuar niteliğindeki etkinlikler ve fuar takviminde belirtilen süreyi aşan etkinliklerin kapatılması talebi, Birlik tarafından etkinlik alanının bulunduğu yerdeki oda veya borsaya, o yerin en üst mülki amirliği nezdinde gerekli girişimde bulunulması için bildirilir.

 

(2) Kapatılması için Valilik nezdinde girişimde bulunulan etkinliğin yetki belgesi sahibi bir şirket tarafından düzenleniyor olması durumunda, bu düzenleyiciye takvime alınmama müeyyidesi uygulanır ve düzenleyicinin teminatının tamamı Birliğe irat kaydedilir.

 

(3) Yetki belgesi bulunmaması nedeniyle düzenlemiş olduğu etkinliğe ilişkin kapatılma işlemi uygulananlar, kapatılma tarihinden itibaren bir yıl süreyle yetki belgesi başvurusunda bulunamazlar.

 

(4) Kapatılma işleminin uygulanması nedeniyle katılımcı, fuar alanı sahibi ya da işletmecisi ve üçüncü şahıslar yönünden doğabilecek zararlardan, düzenleyici sorumludur.

 

Dış Ticaret ve Gümrük Mevzuatına aykırı davranış

MADDE 24 – (1) Fuarlarda Dış Ticaret ve Gümrük Mevzuatlarına aykırı hareket edildiğinin tespit edilmesi halinde düzenleyici, satış yapılan standları kapatmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirmediği tespit edilen düzenleyiciye takvime alınmama müeyyidesi uygulanır.

 

Teminat ve iadesi

MADDE 25 – (1) Fuar düzenleme yetki belgesi talep eden şirketlerden on bin Türk Lirası nakit teminat alınır. Bu teminat, fuar takviminde yer alan fuarlara ilişkin vermiş oldukları taahhütleri yerine getirmelerini sağlamak amacıyla belirlenmiş bir meblağdır. Düzenleyicilerin, her bir fuar için vermiş oldukları taahhütnameye uymadıklarının tespiti halinde ve bu Esaslarda belirtilen hallerde alınan bu teminatın bir kısmı veya tamamı Birlik tarafından irat kaydedilir. İrat kaydedilen meblağ, düzenleyici tarafından, tebliğden itibaren üç ay içerisinde tamamlanır. Teminatın bu süre içerisinde tamamlanmaması halinde söz konusu düzenleyiciye ait yetki belgesi iptal edilir.

 

(2) Teminatı kısmen ya da tamamen irat kaydedilmiş olan düzenleyiciler tarafından yapılan fuar düzenleme başvuruları ile değişiklik başvuruları, söz konusu teminat tamamlanıncaya kadar Birlik tarafından değerlendirmeye alınmaz.

 

      (3) Birliğe başvurarak yetki belgesini iptal ettiren, yetki belgesi yenilenmeyen veya bu Esaslarda belirtilen şartları taşımadığından dolayı yetki belgesi Birlik tarafından iptal edilen şirketlere ait nakit teminat, Birlik tarafından 3 ay içerisinde iade edilir.

 

Devir yasağı

MADDE 26 – (1) Yetki belgeleri bir başka düzenleyiciye ya da yetki belgesi bulunmayan firmaya hiçbir şekil ve şartla devredilemez. Aksi tespit edildiğinde ilgili düzenleyicilerin yetki belgeleri Birlik tarafından iptal edilir.

 

            Duyurular

MADDE 27 – (1) Bu Esaslar çerçevesinde duyurulması gereken hususlar, Birliğin İnternet sitesinde ilan edilir. Düzenleyiciler, Birliğin İnternet sitesinde ilan edilen duyuruları takip etmekle yükümlüdür.

 

Kaldırılan mevzuat

MADDE 28 – (1) Birlik Yönetim Kurulunun 27.02.2007 tarihli ve 242 sayılı Kararına istinaden 30.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Yurt İçinde Fuar Düzenlenmesine Dair Esaslar yürürlükten kaldırılmıştır.

 

            Uygulanmış müeyyideler

            GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Esasların yürürlüğe konulmasından önce uygulanmış olan müeyyideler bu Esasların uygulanmasında da dikkate alınır.

 

 

            Yürürlük

MADDE 29 – (1) Bu Esaslar 01.01.2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girer.

 

Yürütme

            MADDE 30 – (1) Bu Esaslar Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı tarafından yürütülür.

 

 

 

KOOPERATİFE DUVAR KAĞIDI YAPMAK % 1 KDV-EVREN ÖZMEN MALİ MÜŞAVİR

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

Sayı: 84974990-130[KDV.2/I/8/2016/20]-352150
 
26.09.2017

Ekran Resmi 2017-11-10 21.37.32
 
Konu: Konut Yapı Kooperatifine yapılan duvar kâğıdı uygulaması işinde uygulanacak KDV oranı hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, malzeme ve işçilik birlikte yapılan “duvar kâğıdı uygulaması” işine uygulanması gereken katma değer vergisi (KDV) oranı sorulmaktadır.

KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 12 nci sırasında konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri % 1 oranında KDV’ye tabi tutulmuştur.

Anılan Kanunun geçici 15 inci maddesi ile 29/7/1998 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri KDV’den istisna edilmiştir.

Bu çerçevede, konut yapı kooperatiflerine ifa edilecek inşaat taahhüt işleri, bina inşaat ruhsatı 29/7/1998 tarihinden önce alınmış ise KDV’den istisna tutulmakta, bina inşaat ruhsatı bu tarihten sonra alınmışsa söz konusu işlere (% 1) oranında KDV uygulanmaktadır.

60 Seri No.lu KDV Sirkülerinin 3.6.5.1. bölümünde; inşaat taahhüt işi kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılan işler belirtilmiş ve burada belirtilmeyen inşaat taahhüt işlerinin istisna kapsamına girip girmediği hususunda Başkanlığımızdan görüş alınması gerektiği ifade edilmiştir.

Bu itibarla, Kooperatifiniz tarafından malzeme ve işçilik birlikte yaptırılacak “duvar kâğıdı uygulama işinin” inşaat taahhüt işi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığından görüş istenilmiş ve söz konusu işin, inşaat taahhüt işi kapsamında değerlendirilebileceği belirtilmiştir.

Bununla birlikte, özelge talep formunuzda inşaat ruhsatı ve tapu senedinin kooperatifiniz adına olduğu ifade edilmiştir.

Buna göre, bina inşaat ruhsatı 29/7/1998 tarihinden sonra alınmış ise Kooperatifiniz tarafından malzeme ve işçilik birlikte taahhüde dayalı olarak yaptırılacak olan duvar kağıdı uygulama işinin inşaat taahhüt işi kapsamında % 1 oranında KDV’ye tabi tutulması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Hata: İletişim formu bulunamadı.

KİRAYA VERİLMEMEK ŞARTI İLE OSB’LERDE EMLAK VERGİSİ ÖDEMEYECEK-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Ekran Resmi 2017-03-26 22.21.19

“Organize Sanayi Bölgeleri ile Serbest Bölgede yer alan binalara daimi olarak emlak vergisi muafiyeti var. Ancak Temmuz ayında yapılan yeni düzenleme ile bu üretim alanlarında sadece mülk sahipleri için muafiyetin geçerli olup, işyerini kiraya verenler Emlak Vergisini ödeyecektir. Yani kiracısı olan muafiyetten yararlanamayacaktır. Bu neden ile Organize Sanayi Bölgeleri ile Serbest Bölgeler de kiracısı olan mülk sahiplerinin mağdur olmamalı açısından emlak vergilerini yatırmaları gerekmektedir. Kiracısı olanlar veya kiracı durumda olan mükelleflerin listesi belediye Emlak Müdürlüğünde yer almaktadır. Emlak Müdürlüğümüz mülkünü kiraya veren mükellefleri tek tek bilgilendirici yazı gönderecektir”