Konut Yapı Kooperatifinin Üyelerinin Sağlığı ile İlgili Olarak Onlar Adına Hareket Etme Görev ve Yetkisinin Bulunmaması-Mali müşavir evren özmen -Danışmanlık

Esas : 2004/5571Karar : 2004/14112Tarih : 13.12.2004 BAZ İSTASYONUNUN KALDIRILMASI ( Sağlığa Zararlı Olduğu Gerekçesiyle )
KOOPERATİFİN HUSUMET EHLİYETİ ( Konut Yapı Kooperatifinin Üyelerinin Sağlığı ile İlgili Olarak Onlar Adına Hareket Etme Görev ve Yetkisinin Bulunmaması – Aktif Husumet Ehliyetinin Bulunmaması )

Dava, komşu taşınmazda kurulu cep telefonu baz istasyonunun kaldırılması isteğine ilişkindir. Davacı kooperatifin üyelerin sağlığı ile ilgili olarak onlar adına hareket etme görev ve yetkisi olmadığından davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerekir.

DAVA VE KARAR:

Davacı T… Bahçeli Kaloriferli Evler Yapı Kooperatifi vekili tarafından, davalı T… Telekom AŞ ve A Haberleşme AŞ aleyhine 9.5.2002 gününde verilen dilekçe ile cep telefonu baz istasyonunun kaldırılmasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; T… Telekom AŞ hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddi ile diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne dair 17.3.2004 günlü kararın Yargıtay`ca incelenmesi davalı A…. AŞ vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya İçerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldüYARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ KARARI:Dava, komşu taşınmazda kurulu cep telefonu baz istasyonunun kaldırılması isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı A…. AŞ tarafından temyiz olunmuştur.

Davacı kooperatifin yaparak üyelerine teslim ettiği ve bir bölümünde de ferdi mülkiyet oluşturulmuş bulunan konutlarda oturan üyelerinin sağlığının davalının kurduğu baz istasyonundan zarar göreceği iddiasıyla kaldırılmasını istemektedir. Davacı kooperatifin kuruluş amacı, isminden de anlaşıldığı gibi üyelerine konut yapıp teslim etmektedir. Bunun dışında üyelerin sağlığı ile ilgili olarak onlar adına hareket etme görev ve yetkisi yoktur. Üyelerin bu konuda kooperatifi yetkili kıldığı hakkında bir karar da bulunmamaktadır. O halde davacının kooperatif üyeleri adına eldeki davayı açma ehliyeti olmadığından, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekirken, yerel mahkemece işin esasının incelenmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle ( BOZULMASINA ), oybirliğiyle karar verildi

Üst Birlik kooperatif arsa tahsisi kdv

u tanım ve amaçlardan hareketle; üye konut kooperatiflerine altyapılı arsateslim eden birliğin, söz konusu faaliyetinin 3065 sayılı Yasanın 1.maddesinde belitilen ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmesi mümkündeğildir.

Diğer yandan, 3065 sayılı Yasanın 29/1. maddesinde, mükelleflerinyaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden,kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla düzenlenen fatura vebenzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, 34/1.maddesinde de yurtiçinden sağlanan veya itlal olunan mal ve hizmetlere aitkatma değer vergisinin alış faturaları veya benzeri vesikalar üzerinden ayrıcagösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıylaindirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Olayda ise, birlik tarafından kendisine bağlı üye kooperatiflere yapılanarsa teslimlerine ilişkin olarak hesaplanan ve koopertiflerden tahsil edilenkatma değer vergisinin, yüklenilen katma değer vergisinden indirilerekihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerinde devreden katma değer vergisiçıkması nedeniyle geri ödenmesi istenilmiştir.

Katma değer vergisi sisteminin temel prensiplerinden olan indiriminmükellefiyete bağlı bir hak olduğu da dikkate alındığında indirim hakkınındoğması için öncelikle mükellefiyetin tesis edilmiş olması, indirim konusuyapılan katma değer vergisine ilişkin teslim ve hizmetin indirim hakkınıkullanacak olan mükellefe yapılması ve mükellefin de teslim ve hizmete ilişkinbelgede ayrıca gösterilen katma değer vergisini yasal defterlere kaydetmişolması gerekmektedir.

Bu itibarla konut kooperatifleri birliğinin, üye kooperatiflere yaptığıarsa teslimleri 3065 sayılı Yasanın 1. maddesinde belirtilen ticari faaliyetkapsamında değerlendirilemeyeceğinden nihai tüketici olması nedeniyleyüklendiği katma değer vergisini indirim konusu yapamayacağı açıktır.

Kaldı ki, davacı birlik tarafından verilen beyannamelerden de görüleceğiüzere, her ne kadar bir kısım katma değer vergisi yüklenilmiş ise de,yüklenilen bu katma değer vergisi üye kooperatiflere yapılan teslimlerdolayısıyla hesaplanıp tahsil edilen katma değer vergisinden indirilmeksuretiyle ( haksız yere olsada ) yansıtıldığı anlaşıldığından ortada üst birliğegeri ödenmesi gereken bir vergi bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan vergiye tabi olmayan işlemler söz konusu olması halinde, dahi,üye kooperatiflerce ödenen katma değer vergisinin davacı üst birliğe geriödenmesi mümkün olmadığı gibi geri ödenmesi istenilen katma değer vergisiihtirazi kayıtla verilen beyannamede indirim konusu yapılmıştır.

Bu durumda, ticari faaliyet kapsamı dışında kalması nedeniyle katma değervergisine tabi olmadığı halde, arsa teslimlerine ilişkin olarak üyekooperatiflerden tahsil edilen katma değer vergisinin nihai tüketici konumundabulunan davacı üst birliğe geri ödenmesi yolundaki vergi mahkemesi kararındahukuki isabet görülmemiştir.

İş Kanununda hak düşürücü süreler

İşçi veya işveren bakımından haklı fesih nedenlerinin ortaya çıkması halinde, iş sözleşmesinin diğer tarafının sözleşmeyi haklı nedenle fesih yetkisinin kullanılma süresi sınırsız değildir. Bu bakımdan 4857 İş Kanununun 26 ncı maddesinde, fesih nedeninin öğrenildiği tarih ile olayın gerçekleştiği tarih başlangıç esas alınmak üzere iki ayrı süre öngörülmüştür. Bu süreler içinde fesih yoluna gitmeyen işçi ya da işverenin feshi, haklı bir feshin sonuçlarını doğurmaz. Bu süre, feshe neden olan olayın diğer tarafça öğretilmesinden itibaren altı işgünü ve herhalde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir.

4857 sayılı İş Kanununda, işçinin maddî çıkar sağlamış olması halinde bir yıllık sürenin işlemeyeceği öngörülmüştür. O halde, haklı feshe neden olan olayda işçinin maddî bir menfaati olmuşsa, altı işgününe riayet etmek koşuluyla olayın üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin işverenin haklı fesih imkânı vardır.

Altı iş günlük süre işçi ya da işverenin haklı feshe neden olan olayı öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Olayı öğrenme günü hesaba katılmaksızın, takip eden iş günleri sayılarak altıncı günün bitiminde haklı fesih yetkisi sona erer.

İşverenin tüzel kişi olması durumunda altı işgünlük süre feshe yetkili merciin öğrendiği günden başlar. Bu konuda müfettiş soruşturması yapılması, olayın disiplin kurulunca görüşülmesi süreyi başlatmaz.

Olayın feshe yetkili kişi ya da kurula intikal ettirildiği gün altı iş günlük sürenin başlangıcını oluşturur. Bir yıllık süre ise her durumda olayın gerçekleştiği günden başlar.

Haklı fesih nedeninin devamlı olması durumunda hak düşürücü süre işlemez (Yargıtay 9.HD. 15.2.2010 gün, 2008/16869 E, 2010/3345 K).

evde hastaya bakan hemşire ve çocuk eğiticisi 4857 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmelidir.

4857 sayılı Kanun`un 4. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, ?ev hizmetlerinde çalışanlar? hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ev hizmetlerinde aşçı, uşak, temizlikçi gibi işlerde çalışan işçi ile ev sahibi işveren arasındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir. İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan bu hizmetleri gören kimselerle bunları çalıştıranlar arasındaki hukukî ilişkilerde Borçlar Kanununun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Aile bireylerini evden alarak alışverişe, şehir içinde gezmeye götüren, boş zamanında ev ve eklentilerinde zamanını geçiren şoföründe ev hizmeti yaptığı ve iş kanunu kapsamında olmadığı kabul edilmelidir. Buna karşın evde hastaya bakan hemşire ve çocuk eğiticisi 4857 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmelidir.

Çocuk Bakıcısı iş kanunu kapsamında mıdır ?

BEBEK BAKICISININ İŞCİ STATÜSÜ ( İşcilik Hakları )
HİZMET İLİŞKİSİ ( Bebek Bakıcısı )
KIDEM TAZMİNATI ( Bebek Bakıcısı )
İHBAR TAZMİNATI ( Bebek Bakıcısı )

Davalı tarafından torunlarına bakmak üzere bebek bakıcısı olarak işe alınan davacının, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve izin ücreti alacaklarını istemi ile açtığı davada:

Davacı ile davalı arasındaki ilişkinin İş Kanunu`nun düzenlediği anlamda hizmet ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu anlamda her ne kadar iş ilişkisinin resmi belgeler üzerinde dava dışı şirket ile kurulduğu görülmekteyse de davacının fiilen davalıların ev hizmeti ve çocuk bakımında görevli olması iş ilişkisinden doğan sorumluluğun davalılara ait oluşunu etkilemeyecektir.

Mahkemece işin esasına girilerek dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde husumetten red kararı verilmiş olması hatalı olmuştur.fk

DAVA VE KARAR:

Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, hafta tatili, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P. Şanlı Türgen tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ KARARI:Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı tarafından torunlarına bakmak üzere bebek bakıcısı olarak işe alındığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve izin ücreti alacaklarını istemiştir.

Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının davalıların hissedarı oldukları şirketin çalışanı olduğunu, burayı da ibra ederek ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının dava dışı Haymana Çağ Termal Emlak Tur. Tek. İnş. Org. San. Tic. Ltd. Şti.`inde 17.06.2009-08.10.2010 tarihleri arasında çalıştığı, talep edilen çalışma sürenin de aynı tarihler olduğu, bilindiği üzere çocuk bakıcılığının sigortalı işler kapsamında olmadığı, davacının sigortalı olarak bahsi geçen işyerinde çalışırken aynı zamanda buranın ortaklarından olan davalı T… A…`ın çocuğuna baktığını ileriye sürdüğü, davalı T… A… tarafından çocuk bakıcısının şirket elemanı gibi gösterilmiş olabileceği, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu primlerini yatıran ve iş sözleşmesi düzenleyen şirket aleyhine davanın açılması gerektiği, davalılar T… ve N… A…`ın bu davada hasım sıfatlarının bulunmadığı anlaşıldığından davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.

Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.

Gerekçe:
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda işin esasının incelenip incelenmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

4857 sayılı Kanun`un 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.

Davanın, 4857 sayılı Kanun kapsamı dışında kalması halinde, mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Davanın esastan reddi usule aykırıdır.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu`nun 1. maddesi uyarınca, 4857sayılı Kanun`a göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş sözleşmesinden veya 4857 sayılı Kanun`a dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.

4857 sayılı Kanun`un 4. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, ?ev hizmetlerinde çalışanlar? hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ev hizmetlerinde aşçı, uşak, temizlikçi gibi işlerde çalışan işçi ile ev sahibi işveren arasındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir. İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan bu hizmetleri gören kimselerle bunları çalıştıranlar arasındaki hukukî ilişkilerde Borçlar Kanununun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Aile bireylerini evden alarak alışverişe, şehir içinde gezmeye götüren, boş zamanında ev ve eklentilerinde zamanını geçiren şoföründe ev hizmeti yaptığı ve iş kanunu kapsamında olmadığı kabul edilmelidir. Buna karşın evde hastaya bakan hemşire ve çocuk eğiticisi 4857 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmelidir.

Somut olayda, tanık beyanlarından ve tüm dosya kapsamından davalının davacıyı devamlı olarak çocuklarına bakması için işe aldığı,
davacının bu çocukların bakımı ile uğraştığı, bunun yanında ise arızi olarak ev işlerinde ev sahibine yardım ettiği bu nedenle davacı ile davalı arasındaki ilişkinin İş Kanunu`nun düzenlediği anlamda hizmet ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu anlamda her ne kadar iş ilişkisinin resmi belgeler üzerinde dava dışı şirket ile kurulduğu görülmekteyse de davacının fiilen davalıların ev hizmeti ve çocuk bakımında görevli olması iş ilişkisinden doğan sorumluluğun davalılara ait oluşunu etkilemeyecektir.

Mahkemece işin esasına girilerek dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde husumetten red kararı verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı ( BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine oybirliği ile karar verildi.

yapı sahibi kooperatif kdv

            Buna göre, konut yapı kooperatiflerine indirimli oran uygulanabilmesi için yapı ruhsatının yapı sahibi bölümünde kooperatifin adının yazılı olması gerektiğinden, ilgide kayıtlı özelge talep formunuz ekinde alınan 21/02/2014 tarihli yapı ruhsatında kooperatifinizin adının “Yapı Müteahhidi” bölümünde yer aldığı görülmekte olup, bu nedenle yaptırılmakta olan mesken  inşaatına ilişkin olarak kooperatifinize yapılan teslim ve hizmetlerin  genel oranda (%18) KDV ye tabi tutulması gerekmektedir.

            Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

kooperatiflerde kat karşılığı inşaat

            Genellikle kat/arsa karşılığı inşaatlarda;

            – Kat/ Arsa karşılığı olmak üzere arsa sahibine daire/işyeri verilmesi durumunda karşılığı ayni olan bir taahhüt söz konusudur. Arsa sahibi arsasının bir kısmını müteahhide devretme, müteahhit ise bunun karşılığında inşa edeceği dairelerin/işyerlerinin bir kısmını arsa sahibine devretme taahhüdünde bulunmaktadır.

            – Arsa sahibi arsasının belli bir payını devretmiş olup, karşılığında müteahhidin verdiği dairelere, işyerlerine veya belli bir nakit paraya sahip olmaktadır. Arsa payının bir kısmı ise kendisinde kalmakta, bu kalan kısım da müteahhit tarafından kendisine verilen dairelere isabet etmektedir.

            – Arsa sahibi ticari işletme ise, bu işlem sonucunda arsasının bir kısmı elden çıkmakta, bunun karşılığında dairelere, işyerlerine veya belli bir nakit paraya sahip olmaktadır. Ticari işletmenin müteahhide devretmediği arsa payı, müteahhitçe verilen dairelere isabet ettiği için ticari işletme bu iktisadi kıymetleri kayıtlarına arsa payı dâhil olarak kaydetmelidir.

            – Müteahhit ise, inşa ettiği dairelerden/işyerlerinden bir kısmını arsa sahibine vermekte olup, bunun karşılığında elde ettiği iktisadi kıymet ise müteahhidin arsa sahibinden devraldığı (müteahhide kalan dairelere isabet eden) arsa payıdır. Buna göre, arsa sahibine bırakılan dairelerin/işyerlerinin karşılığında müteahhit ise kendisinde kalan dairelere/işyerlerine isabet eden arsa payını devralmaktadır.

            – Müteahhit açısından arsa maliyeti (arsa payı karşılığında) arsa sahibine teslim edilen daire ve işyerlerinin yapımı için yapılan harcamaların toplamını oluşturmakta olup, bu bedel inşaat maliyetinin de içerisinde yer almaktadır. Buna göre, arsa karşılığında müteahhit firma tarafından arsa sahibine verilecek daireler, işyerleri için yapılan harcamalar veya ödenen nakit para müteahhit firma açısından arsa sahibinden alınan arsa payının maliyet bedeli olacaktır.

            Bu açıklamalara göre;

            – Müteahhit tarafından, kat karşılığı olmak üzere arsa sahibine bırakılan daireler için, söz konusu dairelerin teslim edilmesinden (inşaatın tamamlanarak mülkiyetin alıcıya geçmesinden veya tescilden önce dairelerin alıcıların kullanımına terk edilmesinden) itibaren yedi gün içerisinde arsa sahibi adına Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesine göre tespit edilen emsal bedel üzerinden fatura düzenlenmesi,

           – Müteahhide teslim edilen arsanın bir iktisadi işletmeye dâhil olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını mutad ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmesi halinde, teslim edilen arsa için arsa sahibi tarafından, müteahhitçe arsa sahibine teslim edilen dairelerin emsal bedeli üzerinden müteahhit adına fatura düzenlenmesi,

           – Arsa sahibinin gerçek usulde mükellefiyetini gerektirmeyecek şekilde, arızi bir faaliyet olarak arsasını müteahhide tesliminde, arsa sahibinin mükellef olmamasından dolayı müteahhit tarafından arsa sahibi adına teslim edilen dairelerin emsal bedeli üzerinden gider pusulası düzenlenmesi,

            – Müteahhidin kendisine kalan daireleri üçüncü kişilere satması durumunda ise; tapuda tescil işleminin yapıldığı tarihten itibaren, tescilden önce dairelerin alıcıların kullanımına terk edilmesi durumunda, bu tarihten itibaren yedi gün içerisinde satış bedeli üzerinden fatura düzenlemesi

            gerekmektedir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

KAT KARŞILIĞI İNŞAAT YAPAN KOOPERATİFİNİN ALT YÜKLENİCİLERDEN % 1 ORANLI KDV Lİ FATURA ALABİLİR Mİ

MÜTEAHHİT OLARAK GÖRÜNEN KOOPERATİFLERE ALT YÜKLENİCİLER TARAFINDAN YAPILAN İNŞAAT TAAHHÜT İŞLERİ İNDİRİMLİ ORAN VEYA İSTİSNADAN YARARLANAMAZ

 

Arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapan ve inşaat ruhsatında yapı müteahhidi olarak görünen kooperatiflere alt yükleniciler tarafından verilen inşaat taahhüt işleri KDV Kanununun geçici 15 inci maddesi ve 2002/4480 sayılı Kararnameye ekli (I) sayılı listenin 12 nci sırası kapsamına girmediğinden indirimli oran veya istisna uygulamasından yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.

 

İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı 21.09.2007 tarih ve GİB.0.01.57/5729-20/82890 sayılı özelgede;

 

“T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı SAYI :B.07.1.GİB.0.01.57/5729-20 KONU: 21.09.2007*082890 İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA (Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü) İLGİ: a) 04.06.2007 tarih ve 1186 sayılı b) 15.06.2007 tarih ve 1325 sayılı c) 26.06.2007 tarih ve 1406 sayılı d) 29.06.2007 tarih ve 1448 sayılı yazılarınız.

 

İlgide kayıtlı yazılarınız ve ekleri incelenmiştir. Arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapan ve inşaat ruhsatında yapı müteahhidi olarak görünen kooperatiflere alt yükleniciler tarafından verilen inşaat taahhüt işleri KDV Kanununun geçici 15 inci maddesi ve 2002/4480 sayılı Kararnameye ekli (I) sayılı listenin 12 nci sırası kapsamına girmediğinden indirimli oran veya istisna uygulamasından yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.

Öte yandan, konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri ile ilgili olarak 106 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar yer almaktadır. “ şeklinde idari görüş bildirilmiştir.

Kooperatifin elinde kalan konutların satılması durumunda vergisel işlemler

Kooperatifin Üyelerine Teslim Ettikleri Konutlar İçin Aldığı Bedellerin Diğer Konutların İnşaat İşinde Kullanması

26 üyeli konut yapı kooperatifinin konutlarından 14’ünün tamamlanarak kura ile üyelere dağıtılması ve bu üyelerden konut bedellerinin kalanı tahsil edilerek, kalan 12 konutun tamamlanması için kullanılması ve bu konutlarında tamamlanarak diğer kooperatif üyelerine teslim edilmesi durumunda kooperatifin Kurumlar Vergisi muafiyetinden yararlanıp yararlanmayacağı konusunda İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı 09.11.2007 tarih ve B.07.1. GİB. 4.35.16.01/176300-ÖZ/241/ 9613 sayılı özelgede;

26 üyeli konut yapı kooperatifinin konutlarından 14’ünün tamamlanarak kura ile üyelere dağıtılması ve bu üyelerden konut bedellerinin kalanı tahsil edilerek, kalan 12 konutun tamamlanması için kullanılması ve bu konutlarında tamamlanarak diğer kooperatif üyelerine teslim edilmesi, üyelerine uygun koşullarda konut temini amacını taşıyan kooperatifin amacıyla örtüşmesi nedeniyle, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yazılı şartları taşıdığı sürece, anılan madde gereğince Kurumlar Vergisi muafiyetinden yararlanması mümkün bulunmaktadır.

   ……………………

   Diğer taraftan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81’inci maddesinin 2’nci bendinde; ”Konut yapı kooperatifleri, ana sözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mükellefiyete geçip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağıtılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde ana sözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacını değiştirmesi halinde dağılmaya ilişkin hükümler uygulanmaz…” hükmüne yer verilmiştir.

   Yapı kooperatifleri, ortaklarını ucuz arsa ve konut sahibi yapmak gayesiyle kurulurlar. Konutların inşaatının tamamlanması ile de kooperatifin amacı gerçekleşmiş olur. Yapı kooperatiflerinin inşaatların tamamlanmasından sonra, diğer bir ifade ile kuruluş amacının gerçekleşmesinden sonra vergi muafiyeti yoluyla teşvik edilmesi düşünülemez.

   Konu ile ilgili olarak adı geçen kooperatifin bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucu cevaben alınan yazı ve eki tutanaktan; ödevli kooperatifin defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde Kurumlar Vergisi Kanununun 4’üncü maddesinin (k) bendinde belirtilen muafiyet şartlarını taşıdığı, yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olduğu, 26 adet bağımsız bölüm inşaatının 14 adet bağımsız bölümünün inşaatına başlandığı, diğer 12 adet bağımsız bölümün inşaatına başlanmadığı, biten 14 adet bağımsız bölümün mevcut ortaklara dağıtılacağı, bu konutlara rayiç bedel biçileceği, bu rayiç bedelden şimdiye kadar ödenen aidatlar düşüldükten sonra kalan paranın ortaklardan alınarak diğer kalan 12 adet bağımsız bölümün inşaatı için kullanılacağı ve bu konutların tamamlanarak diğer kooperatif üyelerine teslim edileceği bu arada 14 adet konutu teslim alan kişilerin ortaklıktan çıkarılarak kooperatifle ilişiklerinin kesileceği anlaşılmıştır.

   Yukarıda yapılan açıklamalara göre; adı geçen 26 üyeli konut yapı kooperatifinin konutlarından 14’ünün tamamlanarak kura ile üyelere dağıtılması ve bu üyelerden konut bedellerinin kalanı tahsil edilerek, kalan 12 konutun tamamlanması için kullanılması ve bu konutlarında tamamlanarak diğer kooperatif üyelerine teslim edilmesi, üyelerine uygun koşullarda konut temini amacını taşıyan kooperatifin amacıyla örtüşmesi nedeniyle, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yazılı şartları taşıdığı sürece, anılan madde gereğince Kurumlar Vergisi muafiyetinden yararlanması mümkün bulunmaktadır.” Şeklinde idari görüş bildirilmiştir.

Konut Yapı Kooperatifinin Site İşletme Kooperatifine Dönüştürülmesi İşleminin vergi mevzuatı karşısındaki durumu

Konut Yapı Kooperatifinin Site İşletme Kooperatifine Dönüştürülmesi İşlemi

Konut yapı kooperatifinin site işletme kooperatifine dönüştürülmesi işlemi kurumlar vergisine tabi değildir. Kooperatifin malvarlığı konusunda herhangi bir işlem yapılmaksızın sadece ana sözleşme değişikliği ile site işletme kooperatifine dönüştürülmesi işleminin kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetine etkisi bulunmamaktadır.

Hata: İletişim formu bulunamadı.

1.Kooperatifin genel kurul kararı ile ana sözleşmesinde değişiklik yapılarak ticaret siciline tescil edilmesini müteakip işletme kooperatifine dönüştürüleceği ve ünvanı değişen kooperatifin kurumlar vergisi ile KDV mükellefiyeti konusunda;

 

2.Konut yapı kooperatifinin site işletme kooperatifine dönüştürülmesinde kurumlar vergisine tabi bir işlem olup olmadığı, vergiye tabi bir işlem olması halinde bu vergiye ilişkin mükellefiyetin konut yapı kooperatifine mi yoksa site işletme kooperatifine mi ait olduğu,

 

  1. Söz konusu dönüştürme işleminin KDV’ye tabi bir işlem olup olmadığı, vergiye tabi bir işlem olması halinde verginin site işletme kooperatifi tarafından mı yoksa sorumlu sıfatıyla konut yapı kooperatifi tarafından mı beyan edileceği

 

 

Hata: İletişim formu bulunamadı.

Hususlarında sorulan sorulara Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı 20.06.2007 tarih ve B.07.1. GİB.4.16.16.01.KV. 07.40/2750 sayılı özelgede;

“Kooperatifler Kanunu’nun 3’üncü maddesinde, kooperatif ana sözleşmesinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığına verilmesini müteakip Bakanlığın kuruluşa izin vermesi halinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan olunacağı, ana sözleşme değişikliklerinin de kuruluştaki usullere bağlı olduğu belirtilmiştir.

 

Aynı kanunun 81’inci maddesinin birinci fıkrasında kooperatiflerin dağılma sebepleri bentler halinde sayılmış olup, ikinci fıkrasında ise “Konut yapı kooperatifleri, ana sözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde ana sözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. Konut kooperatiflerinde yapı kullanma izninin alınmasını müteakip en geç bir yıl içinde ortakların Kat Mülkiyeti Kanununa göre ferdi münasebet işleri sonuçlandırılır.” hükmüne yer verilmiştir.

 

Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, konut yapı kooperatifleri kuruluş amaçlarını gerçekleştirmiş ve usulüne uygun olarak ana sözleşmede yapılacak amaç değişikliğini müteakip tasfiye işlemine tabi tutulmadan faaliyetlerine devam edebilmektedirler. Dolayısıyla amaç değişikliğine giden kooperatifin tüzel kişiliği sona ermemektedir.

 

Buna göre, …… Konut Yapı Kooperatifi’nin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 81’inci madde hükümlerine uygun olarak konutları ortaklar adına tescil edilmesine müteakip amaç değişikliğine giderek site işletme kooperatifine dönüştürülmesi işlemleri kurumlar vergisine tabi bulunmamaktadır.”

Kooperatif Arsasının Toplu Konut İdaresi Adına Tescil edilmiş Olması

Kooperatif Arsasının Toplu Konut İdaresi Adına Tescil edilmiş Olması

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı GİB:4.06.16.01/2008-KVK-4-26 sayılı özelgede,

“………….

Diğer taraftan, konu ile ilgili açıklamaların yer aldığı 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “Yapı Kooperatiflerinin Muafiyetinde Özel Şartlar” başlıklı 4.13.2 maddesinde; “T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, konut ihtiyacının karşılanması amacıyla konut ve arsa üretimi yapmakta olup yapı kooperatifleri, T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından tahsis edilen arsa ve araziler üzerine konut veya işyeri yapabilmekte, ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan kooperatif birlikleri veya kooperatifler merkez birlikleri de kooperatiflere arsa temini veya tahsisinde görevli ve/veya yetkili olabilmektedirler.

1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan kooperatif birlikleri veya kooperatifler merkez birlikleri de anılan Kanun uyarınca kooperatif olarak değerlendirildiğinden söz konusu arsa ve arazilerin tapusunun veya yapı ruhsatlarının Toplu Konut İdaresi Başkanlığı veya kooperatif birlikleri ya da kooperatifler merkez birlikleri adına olması halinde de bahse konu yapı kooperatifleri, kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilecektir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

Bu çerçevede, kooperatifiniz adına tahsis edilecek arsanın tapusunun veya yapı ruhsatlarının Toplu Konut İdaresi Başkanlığı veya kooperatif birlikleri ya da kooperatifler merkez birlikleri adına olması halinde de kooperatifinizin kurumlar vergisi muafiyeti devam edecektir.” Denilmektedir.

Yapı Kooperatiflerinin Muafiyet Şartlarında Üst Birliğe Üye Olma Şartının Olup Olmadığı

Yapı Kooperatiflerinin Muafiyet Şartlarında Üst Birliğe Üye Olma Şartının Olup Olmadığı

 

Yürürlükten kalkan 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 7/16. maddesi ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 93. maddesinin 4. fıkrasına göre; kooperatifler, kooperatif birlikleri ve kooperatif merkez birliklerinin, faaliyete geçen üst kuruşlara girmedikleri takdirde, kurumlar vergisi muafiyetinden faydalanmaları mümkün değildir.

Ancak, bu şart, kooperatifin faaliyet gösterdiği il sınırları içerisinde kurulmuş bulunan bir üst birliğin bulunması halinde aranacaktır. Kooperatifin faaliyet gösterdiği bölgede ve alanda kurulmuş bir üst birlik yoksa söz konusu şart aranmayacaktır.

Kooperatifler, ortaklarının ortak dayanışma içerisinde, ekonomik durumlarını korumak ve geliştirmek amacıyla kurulmaktadır. Bilindiği üzere, kooperatif ortaklarını, genel olarak ekonomik durumları kuvvetli olmayan kişiler teşkil etmektedir. Dolayısıyla kooperatiflerin en önemli sorunu mali yetersizliktir. Durum bu iken, üst kuruluşa girmenin getirdiği mali külfet, doğal olarak kooperatiflerin üst birliğe girmemeye sevk etmektedir. Kooperatiflerin üst birliğe girme konusundaki isteksizliklerinin diğer nedeninin de, üst birliklerin somut ve yeterli hizmet vermemeleri olduğu ifade edilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanmaları için üst birliğe üye olma şartı aranmamaktadır.

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 12.08.2008 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01/KVK-4-1-k  sayılı özelgede;

   

“5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun. Geçici 1. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, 2006 yılının sonuna kadar bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yazılı şartları sağlamayan yapı kooperatiflerinin muafiyetleri 01.01.2006 tarihi itibariyle sona ermiş sayılacaktır. Dolayısıyla, bu tarihten önce kurulan yapı kooperatifleri, 31.12.2006 tarihine kadar yukarıda belirtilen muafiyet şartlarını yerine getirmiş olmaları şartıyla kurumlar vergisinden muaf olacaklardır. 

 

Öte yandan, 01.01.2006 tarihinden önce uygulanan 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 7. maddesinin 16. bendinde faaliyete geçen üst kuruluşlara üye olmayan kooperatiflerin muafiyetten yararlanamayacakları hükme bağlanmış, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldıran 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda, kooperatiflerin muafiyet şartları belirlenmiş olup, üst kuruluşa üye olma şartına yer verilmemiştir. 

 

Bu hüküm ve açıklamalara göre, 2006 yılının sonuna kadar 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yazılı muafiyet şartlarını yerine getiren yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisinden muaf tutulması mümkün olup, 01.01.2006 tarihinden itibaren üst kuruluşa üye olma zorunlulukları bulunmamaktadır.” Şeklinde idari görüş bildirilmiştir.

2006 Yılının sonuna kadar Kurumlar Vergisi Kanununun 4 /1-k maddesinde yazılı şartları sağlayamayan yapı kooperatiflerinin muafiyeti, 1/1/2006 tarihi itibarıyla sona ermiş sayılacaktır. Dolayısıyla, bu tarihten önce kurulan yapı kooperatifleri, 31/12/2006 tarihine kadar yukarıda belirtilen muafiyet şartlarını yerine getirmiş olmaları halinde kurumlar vergisinden muaf olacaklardır.

Örneğin; (A) Yapı Kooperatifinin inşaat işini üstlenen müteahhidin oğlunun kooperatif yönetim kurulunda bulunması durumunda, yönetim kurulu üyeliğinden 2006 yılı sonuna kadar ayrılmış olması gerekmektedir. Aksi halde, kooperatifin 1/1/2006 tarihinden geçerli olmak üzere kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.

Yapı Kooperatifine Ait Arazi Veya Arsanın Ortaklara Dağıtılmasının Muafiyete Etkisi

Yapı Kooperatifine Ait Arazi Veya Arsanın Ortaklara Dağıtılmasının Muafiyete Etkisi

Yapı kooperatiflerinin sahibi bulundukları arsa veya araziyi parselleyerek ortaklarına ortaklık payları nispetinde dağıtmaları, ortak dışı işlem niteliğinde sayılmayacağından kurumlar vergisi muafiyetine etkisi yoktur.

Başka kişi veya kurumlara inşaat işi yapan bir kooperatif veya kooperatifler birliğine bu işle ilgili olarak verilecek hizmetlerin, inşaat işi mahiyetinde olsalar bile oran indirimi veya istisna uygulamasından faydalanması mümkün değildir. Bu işin genel vergi oranına tabi olması gerekmektedir.”

21.09.2004 tarih ve 44445 sayılı yazıda; “Yapı Kooperatifleri Birlikleri amaç ve çalışma alanları bakımından konut yapı kooperatiflerinden farklı olmadığından, koşullar sağlandığı takdirde indirimli oran uygulamasına ilişkin hükümler bu birlikler için de geçerli olacaktır.

 

Ancak, dilekçenin incelenmesinden…Bakanlığına arsa karşılığı inşaat işi taahhüt ettiği ve bu iş kapsamındaki lojman inşaatlarını da…..A.Ş.’ye ihale ettiği anlaşılmaktadır.

 

Konut yapı kooperatifleri, üyelerine konut temin etmek amacıyla kurulan organizasyonlardır. Kooperatiflere KDV Mevzuatında oran indirimi veya istisna şeklinde tanınan kolaylıklar da bu konutların yapımı ile ilgili olup taahhüde dayalı inşaat işlerine yöneliktir. Başka kişi veya kurumlara inşaat işi yapan bir kooperatif veya kooperatifler birliğine bu işle ilgili olarak verilecek hizmetlerin, inşaat işi mahiyetinde olsalar bile oran indirimi veya istisna uygulamasından faydalanması mümkün değildir. Bu işin genel vergi oranına tabi olması gerekmektedir.”

Kooperatifin başkası arsası üzerine kat karşılığı inşaat yapması

Kooperatifin kendi arsasını kat karşılığı müteahhide vermesi gibi bu durumun tersi de söz konusu olabilmektedir. Kooperatifin ortağı olmayan gerçek kişilere ait arsayı kat karşılığı inşaat yapması ve inşaat bitiminde arsa sahiplerine ve kooperatif ortağı olmayan kişilere konut teslim etmesi işlemi “münhasıran ortaklarla iş görülmesi” şartının ihlali anlamına geldiğinden, kooperatifin kurumlar vergisi mükellefi olması gerekmektedir.

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı B.07.1.GİB.4.34.16.01/KVK-4/1-k sayılı özelgede; kooperatiflerin arsa karşılığı kat inşa etmeleri konusunda aşağıdaki açıklamalarda bulunulmuştur.

“KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN;

Kooperatifinize ortak olmayan gerçek kişilere (…) ait arsayı kat karşılığı inşaat sözleşmesine bağlı olarak almanız ve inşaat bitiminde arsa sahiplerine ve kooperatifiniz ortağı olmayan eski müteahhitlere konut teslim etmeniz “münhasıran ortaklarla iş görülmesi” şartının ihlali anlamına geldiğinden, kooperatifinizin kurumlar vergisi mükellefi olması gerekmektedir.

Yapı Kooperatiflerince Konut Ve İşyeri Karşılığı Arsa Temin Edilmesi

Yapı Kooperatiflerince Konut Ve İşyeri Karşılığı Arsa Temin Edilmesi

Yapı kooperatiflerinin, arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmamasına karşılık, kooperatifin başkasının arsası üzerinde konut ve işyeri inşa etmeleri ortak dışı işlem olarak kabul edilecektir.

Kooperatifin kendi arsasını kat karşılığı müteahhide vermesi gibi bu durumun tersi de söz konusu olabilmektedir. Kooperatifin ortağı olmayan gerçek kişilere ait arsayı kat karşılığı inşaat yapması ve inşaat bitiminde arsa sahiplerine ve kooperatif ortağı olmayan kişilere konut teslim etmesi işlemi “münhasıran ortaklarla iş görülmesi” şartının ihlali anlamına geldiğinden, kooperatifin kurumlar vergisi mükellefi olması gerekmektedir.

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı B.07.1.GİB.4.34.16.01/KVK-4/1-k sayılı özelgede; kooperatiflerin arsa karşılığı kat inşa etmeleri konusunda aşağıdaki açıklamalarda bulunulmuştur.

“KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN;

Kooperatifinize ortak olmayan gerçek kişilere (…) ait arsayı kat karşılığı inşaat sözleşmesine bağlı olarak almanız ve inşaat bitiminde arsa sahiplerine ve kooperatifiniz ortağı olmayan eski müteahhitlere konut teslim etmeniz “münhasıran ortaklarla iş görülmesi” şartının ihlali anlamına geldiğinden, kooperatifinizin kurumlar vergisi mükellefi olması gerekmektedir.

 

KDV YÖNÜNDEN;

KDV Kanunu’nun 1/1.maddesiyle Türkiye’de yapılan  ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetler vergiye tabi tutulmuştur.

 

Aynı Kanunun 2/1. maddesinde Teslim; bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesidir, şeklinde tanımlanmıştır. Kanunun 2/5. maddesinde trampanın iki ayrı teslim olduğu, 4/2. maddesinde,  bir hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir hizmet olması halinde bunların her birinin ayrı işlem olduğu, hizmet veya teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergiye tabi tutulacağı, 10.maddenin (a) fıkrasında, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde malın teslim veya hizmetin yapılması ile (b) fıkrasında malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi halinde bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesi ile vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hükme bağlanmıştır.

 

KDV Kanunu’nun 17/4-k maddesi ile konut yapı kooperatifinin üyelerine konut teslimleri KDV’nden istisna edilmiştir. Kanunun Geçici 15. maddesinde (01.01.1998’den geçerli olmak üzere) “Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce bina inşaat ruhsatı alınmış inşaatlara ilişkin olarak,

           a)Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri,

b)Sadece 150 m2’yi aşmayan konutlara münhasır olmak üzere kanunla kurulmuş sosyal güvenlik kuruluşları ile belediyelere yapılan inşaat taahhüt işleri KDV’nden müstesnadır” hükmü yer almaktadır.

 

49 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile 5 No.lu KDV Sirkülerinde inşaat taahhüt işleri sayılmış olup,     5 No.lu  KDV Sirküsünde inşaat ruhsatının münhasıran konut yapı kooperatifi adına düzenlenmiş olması gerektiği belirtilmiştir.

 

17.07.2002 tarihli ve 2002/4480 sayılı Kararname Eki Karar ile;

-Net alanı 150 m2’ye kadar konut teslimleri,

-Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri için,

            katma değer vergisi oranı %1 olarak tespit edilmiştir.

 

Gayrimenkul satışlarında katma değer vergisini doğuran olay tapuya tescil ile gerçekleşmekte olup, gayrimenkulün tapuya tescilinden önce kişinin kullanımına tahsis edilmesinde ise kullanıma tahsis ile vergiyi doğuran olay gerçekleşmektedir.

 

Arsa karşılığı inşaat işinde KDV uygulaması ile ilgili olarak 30 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nin yayımlandığı tarihinden itibaren aşağıdaki açıklamalara göre işlem yapılması uygun görülmüştür.

 

Arsa karşılığı inşaat işinde iki ayrı teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından müteahhide arsa teslimi; ikincisi ise müteahhit tarafından arsaya karşılık olarak arsa sahibine verilen konut veya iş yeri teslimidir. Karşılıklı olarak gerçekleşen bu teslimlerin her birinin KDV karşısındaki durumu aşağıda açıklanmıştır.

 

1-Arsa sahibi tarafından müteahhide arsa teslimi;

 

Arsanın bir iktisadi işletmeye dahil olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını mutad ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmesi halinde, konut veya iş yeri karşılığı müteahhide yapılan bu arsa teslimi Katma Değer Vergisine tabidir.

 

Ancak arsa sahibinin, gerçek usulde mükellefiyetini gerektirmeyecek şekilde, arızi bir faaliyet olarak arsasını daire veya iş yeri karşılığında müteahhide tesliminde vergi uygulanmayacaktır.

 

2- Müteahhit tarafından arsa sahibine konut veya iş yeri teslimi:

Müteahhit tarafından arsa sahibine yapılan iş yeri veya 150 m2’den büyük konut teslimlerinde ise emsal bedeli üzerinden KDV uygulanacaktır.

 

Benzer bir konu ile ilgili olarak Bakanlık Makamı’ndan alınan 21.09.2004 tarih ve 44445 sayılı yazıda; “Yapı Kooperatifleri Birlikleri amaç ve çalışma alanları bakımından konut yapı kooperatiflerinden farklı olmadığından, koşullar sağlandığı takdirde indirimli oran uygulamasına ilişkin hükümler bu birlikler için de geçerli olacaktır.

 

Ancak, dilekçenin incelenmesinden…Bakanlığına arsa karşılığı inşaat işi taahhüt ettiği ve bu iş kapsamındaki lojman inşaatlarını da…..A.Ş.’ye ihale ettiği anlaşılmaktadır.

 

Konut yapı kooperatifleri, üyelerine konut temin etmek amacıyla kurulan organizasyonlardır. Kooperatiflere KDV Mevzuatında oran indirimi veya istisna şeklinde tanınan kolaylıklar da bu konutların yapımı ile ilgili olup taahhüde dayalı inşaat işlerine yöneliktir. Başka kişi veya kurumlara inşaat işi yapan bir kooperatif veya kooperatifler birliğine bu işle ilgili olarak verilecek hizmetlerin, inşaat işi mahiyetinde olsalar bile oran indirimi veya istisna uygulamasından faydalanması mümkün değildir. Bu işin genel vergi oranına tabi olması gerekmektedir.” denilmektedir.

Kooperatifin Alacağı Konutlar İçin Başka Yerde Arsa Vermesi Hali

Kooperatifin Alacağı Konutlar İçin Başka Yerde Arsa Vermesi Hali

Her hisse için bir konut veya işyeri verilmesi, kooperatifin sahip olduğu arsası üzerine yapacağı inşaatlar için geçerlidir. Kooperatifin müteahhidin kendine ait veya başkasına ait arsaya yapacağı konut ve işyeri karşılığı, kooperatifin kendine ait arsayı müteahhide devri ortak dışı işlem sayılacağından, böyle bir durumun tezahürü durumunda kurumlar vergisi muafiyeti mümkün değildir.

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 13.12.2006 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01/KVK-4/1-k-7352 – 24605 sayılı özelgede;

“Yapı kooperatiflerine sağlanan, kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaması ayrıcalığı aynı arsa üzerindeki tasarruflara ilişkin olup, muafiyet şartlarına haiz bir kooperatifin arsası üzerinde üyelerine hisse başına birer işyeri yada konut yapılması karşılığı müteahhide başka bir yerde bulunan ayrı bir arsanın verilmesi muafiyet şartlarını ihlal edici işlem olarak kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesisini gerektirecektir.” Şeklinde idari görüş bildirilmiştir.

Yapı Kooperatifinin Daire Karşılığı Aldığı Arsa Üzerinde Yine Daire Karşılığı Alt Yükleniciye İnşaat Yaptırması İşinin Ortak Dışı İşlem Sayılıp Sayılmayacağı

Yapı Kooperatifinin Daire Karşılığı Aldığı Arsa Üzerinde Yine Daire Karşılığı Alt Yükleniciye İnşaat Yaptırması İşinin Ortak Dışı İşlem Sayılıp Sayılmayacağı

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 05.02.2007 tarih ve GİB.4.34.16.01/KVK-4/1-k-7434- 1933  sayılı özelgede;

 

     “Kooperatifinizce ………Belediyesi sınırları dahilinde bulunan ve toplu konut yapılanması dışında kullanılması mümkün bulunmayan bir arsayı, sahibi bulunan inşaat şirketinden kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile üyelerinizin her birine sadece bir konut üretmek amacıyla almak istediğinizi, kooperatifinizce konut karşılığı alınan bu arsa üzerinde 150 adet konut inşa edileceğini, bunlardan 40 adet konutun arsa bedeli karşılığında arsa sahibi şirkete verileceğini, 40 adet konutun her üyeye bir konut düşecek şekilde dağıtılacağını, kalan 70 adet konutun ise tüm bu konutları inşa edecek olan yüklenici firmaya verileceğini, gerek arsa sahibi gerekse söz konusu inşaatları yapacak yüklenici firma ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılacağını belirterek,  bu durumun ortak dışı işlem sayılarak kurumlar vergisi muafiyetinizin kaybedilip kaybedilmeyeceği hususlarını sorumaktasınız.

…………………

Bu hükümlere göre, kooperatiflerin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanması için diğer şartların yanında (Arsa Ofisi, Toplu Konut İdaresi veya Belediye gibi kamu kurumlarından tahsisen devir yöntemi uygulamaya mani teşkil etmeyecek olup) her ne sebeple olursa olsun yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olması şartları da aranmakta, bu şarta haiz olunmaması halinde muafiyet hükmünden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla,  yapı ruhsatı ve arsa tapusu kooperatifiniz adına tescil edilmemiş arsa üzerine kooperatifinizce inşaat yapılması/yaptırılması halinde kooperatifinizin Kurumlar Vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmayacak olup, kooperatif arsasına inşaat yaptırılması karşılığı yüklenici firmaya konut verilmesi  halinde “sadece ortaklarla iş görülmesi” şartının ihlal edilmiş olacağı da tabiidir. “ denilmektedir.

Üst Birlik Kurumlar vergisi mükellefiyeti

Bu hüküm ve açıklamalara göre, Yapı Kooperatifleri Birlikleri amaç ve çalışma alanları bakımından konut yapı kooperatiflerinden farklı olmadığından, kooperatiflerin ortak dışı işlem yapması halinde diğer şartları taşısalar bile Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri gereğince muafiyetten yararlanma şartlarından “sadece ortaklarla iş görülmesi” şartı ihlal edilmiş olacağından, ………Belediye Başkanlığınca Milli Savunma Bakanlığı’ndan alınarak birliğe teslim edilen arazi karşılığında, birliğin Milli Savunma Bakanlığı’na Ankara ve İstanbul’da 200 dairelik lojman yapımı işini taahhüt etmesi ve taahhüt edilen bu işin birlik tarafından da yapılan bir sözleşme ile …………..A.Ş.’ne verilerek yaptırılması ortak dışı işlem olduğundan adı geçen Konut Yapı Birliği’nin Kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanması mümkün değildir.

 

Diğer taraftan, söz konusu Konut Yapı Birliği’nce …………A.Ş.’ye yaptırılan yıllara sari inşaat ve onarım işlerinden dolayı yapılan istihkak ödemeleri üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekeceği de tabidir.” Denilmektedir.

Kooperatif Adına Tahsis Edilecek Arsa Tapusunun Veya Yapı Ruhsatının Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Veya Kooperatif Birlikleri Ya Da Kooperatifler Merkez Birlikleri Adına Olması Hali

Kooperatif Adına Tahsis Edilecek Arsa Tapusunun Veya Yapı Ruhsatının Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Veya Kooperatif Birlikleri Ya Da Kooperatifler Merkez Birlikleri Adına Olması Hali

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Mayıs-2008 ayında B.07.1.GİB:4.06.16.01/2008-KVK-4-26 sayılı özelgede;

“……

Ayrıca, kooperatife ait ana sözleşmenin 6’ncı maddesinin 3 ve 4 numaralı bentlerinde belirtilen iş ve işlemlerin ana sözleşmede yer alması kooperatifin muafiyetini etkilemeyecek ancak anılan bentlerde sayılan faaliyetlerin yapılması ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (k) bendinde belirtilen şartlardan herhangi birinin ihlal edilmesi halinde, bu işlemlerin yapıldığı tarihten itibaren kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesisi gerekmektedir.

Diğer taraftan, konu ile ilgili açıklamaların yer aldığı 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “Yapı Kooperatiflerinin Muafiyetinde Özel Şartlar” başlıklı 4.13.2 maddesinde; “T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, konut ihtiyacının karşılanması amacıyla konut ve arsa üretimi yapmakta olup yapı kooperatifleri, T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından tahsis edilen arsa ve araziler üzerine konut veya işyeri yapabilmekte, ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan kooperatif birlikleri veya kooperatifler merkez birlikleri de kooperatiflere arsa temini veya tahsisinde görevli ve/veya yetkili olabilmektedirler.

1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan kooperatif birlikleri veya kooperatifler merkez birlikleri de anılan Kanun uyarınca kooperatif olarak değerlendirildiğinden söz konusu arsa ve arazilerin tapusunun veya yapı ruhsatlarının Toplu Konut İdaresi Başkanlığı veya kooperatif birlikleri ya da kooperatifler merkez birlikleri adına olması halinde de bahse konu yapı kooperatifleri, kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilecektir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

Bu çerçevede, kooperatifiniz adına tahsis edilecek arsanın tapusunun veya yapı ruhsatlarının Toplu Konut İdaresi Başkanlığı veya kooperatif birlikleri ya da kooperatifler merkez birlikleri adına olması halinde de kooperatifinizin kurumlar vergisi muafiyeti devam edecektir.” Denilmektedir.