GENEL KURULLARDA YAPILACAK DEĞİŞİKLİKLER

GENEL KURULLARDA YAPILACAK DEĞİŞİKLİKLER

Tasarının 2’nci maddesine göre, 

“MADDE 2-6102 sayılı Kanunun 151 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “verilen oyların üçte ikisinin çoğunluğuyla” ibareleri “kayıtlı tüm ortakların üçte ikisinin kararıyla” şeklinde, 399 uncu maddesinin altıncı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “dördüncü ayına” ibaresi “beşinci ayın sonuna” şeklinde, 409 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “üç” ibaresi “beş” şeklinde, 617 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde geçen “üç” ibaresi “beş” şeklinde, 1530 uncu maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesinde yer alan “veya borçlunun” ibareleri “ve borçlunun” şeklinde değiştirilmiştir.”
Kanunun 151 inci maddesinde yapılan değişiklikle, kooperatiflerde birleşme sözleşmesinin genel kurulda kabulüne ilişkin nisap açık ve anlaşılır hale getirilmektedir.

399, 409 ve 617’inci maddelerinde yapılan düzenleme ile anonim şirketlerin genel kurullarının faaliyet döneminin ilk beş ayı içerisinde (Ocak-Mayıs) yapılabilme imkanı getirilerek sıkışıklık yaşanması engellenmektedir. Diğer taraftan, Olağan genel kurul toplantılarının faaliyet dönemini izleyen beşinci ayın (Mayıs) sonuna kadar yapılması öngörüldüğünden denetçinin seçimine ilişkin süre de yeniden düzenlenerek Mayıs ayının sonuna uzatılmaktadır. Paralel düzenleme limited şirketler bakımından da öngörülmüştür.

Yine Tasarının 10’uncu maddesine göre,
“MADDE 10- 6102 sayılı Kanunun 562 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“g) 409 uncu maddesi ile 617 nci maddesinde öngörülen sürelerde olağan genel kurulu toplantıya çağırmayan anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile limited şirket müdürleri,”

Getirilen düzenleme ile Kanunda öngörülen sürede olağan genel kurulu toplantıya çağırmayan yönetim kurulu üyeleri ile limited şirket müdürlerinin her biri hakkında 4.000 (dört bin) Türk Lirası idari para cezası öngörülmektedir.Tasarı ile yapılacak değişiklikler ile genel kurulların Mayıs ayı sonuna kadar apılması öngörülmektedir. Yapılmayacak olur ise 4.000.-TL para cezası öngörülmektedir. Olağan genel kurullar için sürenin Mayıs ayı sonu olarak öngörülmesi oldukça isabetli olmuştur. Nitekim daha önceki yazılarımda da ısrarla vurguladığım üzere Kurumlar Vergisi Beyannamesi Nisan ayının 25 inci günü akşamına kadar verilebilmektedir. Bu tarih itibariyle de şirketlerin bilanço ve gelir tabloları oluşmaktadır. Finansal tablolar da genel kurullarda onaylanmaktadır. Nisanın 25’ine kadar Kurumlar Vergisi Beyannamesi verilebilirken Mart ayı sonuna kadar genel kurul yapmak anlamsız olacaktır. Bu nedenle Mayıs ayı sonu hatta Haziran ayı sonu daha makul olabilir.

Daha önce cezai yaptırımı olmadığı için genel kurullar yapılmayabiliyordu ancak bu düzenleme yasallaşacak olur ise, limited ve anonim şirketler Mayıs ayı sonuna kadar genel kurullarını yapacaklardır.

Yeri gelmişken tekrardan vurgulamak isterim ki, özellikle limited şirket genel kurul tutanakları tescil edilmemektedir. Halbu ki, limited şirket genel kurul tutanakları için anonim şirket genel kurul tutanaklarına ilişkin hükümler geçerlidir. Anonim şirket genel kurulları tescil ve ilan edilirken limited şirket genel kurulları tescil ve ilan edilmemektedir.

Bu haliyle uygulama Ticaret Kanununa aykırıdır. 

LİMİTED ŞİRKET GENEL KURULLARI NİSAPLARINDA ÇOK ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİK!

Tasarının 11. Maddesine göre de,

“MADDE 11- 6102 sayılı Kanunim 621 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Aşağıdaki genel kurul kararları, şirketteki toplam oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabilir.””

621 inci maddenin mevcut hali “aşağıdaki genel kurul kararları, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabilir” şeklindedir.

6102 sayılı Kanunun 589 uncu maddesinde genel kural olarak sözleşme değişikliklerinin nisabı hükme bağlanmış ve esas sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararıyla şirket sözleşmesinin değiştirilebileceği düzenlenmiş, Kanunun 621 inci maddesi hükmü saklı tutulmuştur. Şirket için önemli kararların alınmasına ilişkin istisnai bir hüküm olan 621 inci maddede ise toplantı yeter ve karar nisabı temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması olarak hükme bağlanmıştır. Ancak, 589 uncu maddede öngörülen nisap, 621 inci maddede öngörülen nisaptan daha ağırdır. Buna göre şirket sözleşmesinin değiştirilmesini gerektiren adres değişikliği için esas sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların olumlu oyu aranacakken, şirketin tüzel kişiliğini sona erdirmeye yönelik oldukça önemli bir kararda, 621 inci madde uyarınca oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun olumlu oyu yetecektir. Bu itibarla, 589’uncu madde ile 621 inci madde arasında mantıksal bir paralellik sağlamak adına 621 inci maddedeki nisap şirketteki toplam oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin salt çoğunluğunun bir arada bulunması olarak belirlenmiş ve Kanunun farklı hükümlerindeki nisaplar arasında paralellik sağlanmaya çalışılmıştır.

Genel kurul konusundaki belirsizlik taslak ile netleştirilmekte ve yapılmayan genel kurullar için cezai düzenleme gelmektedir. Ancak yıllardır veya son birkaç yıldır genel kurul yapmayan şirketler için belirli bir süre tanınmalıdır. Aksi türlü genel kurul yapmayan şirketlerin tamamı cezai yaptırımla karşılaşabilecektir. Genel kurullar için Mayıs ayı sonu öngörülmektedir ancak Haziran ayı sonu kanaatimce firmaların iş yükü dikkate alındığında daha iyi olabilir. 

Sermaye artırımında sermayenin tamamının ödenmiş olma zorunluluğu kalkıyor-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

MADDE 7- 6102 sayılı Kanunun 456 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Sermayenin yüzde beşinden azının ödenmemiş olması sermaye artırımını engellemez.”

 

Ekran Resmi 2016-01-27 07.07.06

MADDE 8- 6102 sayılı Kanunun 462 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(3) Bilançoda sermayeye eklenmesine mevzuatın izin verdiği fonların bulunması halinde, sermaye taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırımı yapılabilmesi için, aynı zamanda ve aynı oranda fonların da sermayeye dönüştürülmesi zorunludur. Bu şekilde yapılacak sermaye artırımlarında, fon miktarı taahhüt edilen miktardan az ise, fonun tamamı sermayeye dönüştürülür. Ancak; şirkette oy hakkına haiz bütün pay sahiplerinin sermaye artırımına ilişkin genel kurulda oybirliği ile alacakları bir kararla, fonun kullanılmasına ilişkin bu kurallara tabi olunmaksızın da taahhüt yoluyla sermaye artırılabilir. Artırım genel kurul veya yönetim kurulu kararının ve esas sözleşmenin ilgili maddelerinin değişik şeklinin tescili ile kesinleşir. Tescil ile o anda mevcut pay sahipleri mevcut paylarının sermayeye oranına göre bedelsiz payları kendiliğinden iktisap ederler. Bedelsiz paylar üzerindeki hak kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz; bu haktan vazgeçilemez.”

Kooperatiflerde Birleşme Artık Daha zor- MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Ekran Resmi 2016-04-18 14.24.33

MADDE 2- 6102 sayılı Kanunun 151 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “verilen oyların üçte ikisinin çoğunluğuyla” ibareleri “kayıtlı tüm ortakların üçte ikisinin kararıyla” şeklinde, 399 uncu maddesinin altıncı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “dördüncü ayına” ibaresi “beşinci ayın sonuna” şeklinde, 409 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “üç” ibaresi “beş” şeklinde, 617 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde geçen “üç” ibaresi “beş” şeklinde, 1530 uncu maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesinde yer alan “veya borçlunun” ibareleri “ve borçlunun” şeklinde değiştirilmiştir.

 

Ekran Resmi 2016-04-18 14.24.33.png

Kooperatiflerde genel kurul yarım kalırsa ne yapılması gerekmektedir?

Kooperatiflerde Genel Kurulun nisap düşmesi veya sair nedenlerle yarım kalması halinde yapılması gereken işlemler nelerdir ?

-Yeni toplantıya hangi maddeden başlanacaktır ?

-Görüşülmüş maddeler tekrar mı görüşülecektir ?

-Kalan maddeler hangi tarihe kadar görüşülmesi gerekmektedir ?

-diğer sorularınız için

[email protected]

Mali Müşavir Evren ÖZMEN

Riskli Yapı Şerhi Bulunan Taşınmazların Harç Muafiyeti

Sayı

:

73903997-140[57-2014/ 18]-13368

23/02/2016

Konu

:

Riskli Yapı Şerhi Bulunan Taşınmazların Harç Muafiyeti

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … İli, … İlçesi, … köyü, … Ada ve 4 Parselde kayıtlı riskli yapı şerhi bulunan taşınmazın müteahhitliğini yaptığınız belirtilerek, söz konusu taşınmazın yapı kullanma izin belgesi harcından muaf olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

 

Bilindiği üzere, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun “Îmar ile İlgili Harçlar” başlıklı 80 inci maddesinde, imar mevzuatı gereğince belediyece tahsil edilecek harçlara ilişkin hükümler düzenlenmiş olup (f) bendinde,  yapı kullanma izni verilmesi işleminin “Yapı Kullanma İzni Harcına” tabi olduğu ve söz konusu harcın belediyece tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.

 

Diğer taraftan, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde; Riskli alan, zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya ilgili idare tarafından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü de alınarak belirlenen ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan alan olarak ve (d) bendinde de; Riskli yapı, riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapı şeklinde tanımlanmıştır.

 

Ayrıca, anılan Kanunun 3 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasında, “Riskli yapılar, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde Bakanlık veya İdare tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir…”; 7 nci maddesinin (9) numaralı fıkrasında, “Bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.”; (10) numaralı fıkrasında da, “Gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulan riskli alanlardaki yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınır.” hükümlerine yer verilmiştir.

 

Buna göre, 6306 sayılı Kanun kapsamında “riskli yapı” şerhi bulunan bahse konu arsa üzerinde inşa edilecek binanın “riskli alan” içerisinde yer almaması durumunda tarafınıza ait olan bağımsız bölümlerine ilişkin yapı kullanma izni verilmesi işlerinin, 2464 sayılı Kanun gereği tahsil edilecek yapı kullanma izni harcından istisna tutulması gerekmektedir.

 

Öte yandan, müteahhitliğini yaptığınız … ada ve 4 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın “riskli alan” içerisinde yer alması durumunda, inşa edilecek binanın kullanım maksadında değişiklik ile yapı alanında artış olmaması halinde yapı kullanma izni verilmesi işleminin, 2464 sayılı Kanun gereği tahsil edilecek yapı kullanma izni harcından istisna tutulması; ancak söz konusu taşınmazın kullanım maksadında değişiklik ile yapı alanında artış olması durumunda taşınmazın kullanım maksadındaki değişiklik ile yapı alanında artış olan bölümlere ilişkin olarak yapı kullanma izni verilmesi işleminden yapı kullanma izni harcının aranılması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim

Derneklerin iktisadi işletmelerinin Beyanname Vermesi ve Verginin Ödenmesi

Beyanname Verme ve Verginin Ödenmesi

Ekran Resmi 2016-04-10 23.27.11

Derneklere ait iktisadi işletmeler, elde ettikleri kurum kazançları üzerinden vermekle yükümlü oldukları vergi beyannamelerini (kurumlar vergisi, KDV, gelir stopaj vb.) ilgili vergilerin kendi kanunlarında düzenlenen sürelerde, bağlı bulundukları vergi dairesine vermek ve tahakkuk eden vergileri vadesinde ödemekle mükelleftirler.

Dernek Yönetim Kurullarının Vergi Borçları Karşısındaki Sorumluluğu

Dernek Yönetim Kurullarının Vergi Borçları Karşısındaki Sorumluluğu

Derneklerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilir.

Kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanunî ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye’de bulunmayan mükelleflerin Türkiye’deki temsilcileri hakkında da uygulanır.

Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler.

Derneğin Tasarruflarını Bankada Değerlendirmesi Sonucunda Elde Ettiği Menkul Sermaye İratlarından Tevkifat Yapılması

Derneğin Tasarruflarını Bankada Değerlendirmesi Sonucunda Elde Ettiği Menkul Sermaye İratlarından Tevkifat Yapılması

Gelir Vergisi Kanunun Geçici 67 nci maddesine göre; bankalar arası mevduat ile aracı kurumların borsa para piyasasında değerlendirdikleri kendilerine ait paralarına yürütülen faizler hariç olmak üzere, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratlarından ödemeyi yapanlarca %15 oranında vergi tevkifatı yapılır.

Dolayısıyla, dernekler tarafından elde edilen aşağıdaki menkul sermaye iratlarından 01.01.2006 tarihinden itibaren ödemeyi yapanlarca %15 oranında vergi tevkifatı yapılacaktır.

Gelir Vergisi Kanunun 75 inci maddesinin (7), (12) ve (14) üncü maddelerinde düzenlenen menkul sermaye iradı türleri aşağıda belirtilmiştir.

  •   Mevduat faizleri
  •   Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı

    ödenen kâr payları ve özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen

    kâr payları.

  •   Her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve

    Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetler ve varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından sağlanan gelirlerin geri alım ve satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılması karşılığında sağlanan menfaatler.*
    Bir derneğin nakit varlıklarının bir kısmının, derneğin amaçlarını gerçekleştirebilmek için

    ihtiyaç duyduğu gelirleri sağlamak amacıyla menkul kıymet alımına tahsis edilmesi, daha sonra bu

* 2012 yılı için 1.290 TL

Gelir sahibinin gerçek veya tüzel kişi ya da dar veya tam mükellef olması, vergi mükellefiyeti bulunup bulunmaması, vergiden muaf olup olmaması ve elde edilen kazancın vergiden istisna olup olmaması, GVK Geçici 67/4 üncü fıkra hükümleri uyarınca yapılacak tevkifatı etkilemez.

11

menkul kıymetlerin yıl içinde farklı tarihlerde birkaç kez elden çıkarılması veya itfa tarihinde neması ile birlikte tahsil edilmesi durumunda, devamlılık arz eden ticari, sınai ve zirai bir faaliyetten söz edilemeyeceğinden derneğe bağlı bir iktisadi işletmenin varlığı söz konusu olmayacaktır. Bu durumda, derneklerin elde ettiği menkul sermaye iradı üzerinden GVK Geçici 67 nci Madde hükmüne göre tevkifat yolu ile nihai bir vergileme söz konusu olacaktır.

Ancak, söz konusu derneğin, üyelerinden aidat veya bağış adı altında topladığı ve/veya üyelerin değerlendirilmek üzere verdikleri paralarla müstakil bir eleman istihdamını gerektirecek boyutta menkul kıymet alım-satım faaliyetinde bulunması ve münhasıran bu faaliyet için eleman istihdam edilmesi ticari organizasyonun oluştuğu anlamına gelecektir ve söz konusu faaliyet dolayısıyla oluşan iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi gerekecektir.

Gayrimenkul Dışındaki Diğer Mal ve Hakların Kiralanması İşlemlerinin Katma Değer Vergisi Karşısındaki Durumu

Gayrimenkul Dışındaki Diğer Mal ve Hakların Kiralanması İşlemlerinin Katma Değer Vergisi Karşısındaki Durumu

GVK.nun 70. maddesinde sayılan gayrimenkul dışında kalan diğer mal ve hakların dernekler tarafından kiraya verilmesi işlemleri, iktisadi işletmeye dahil olsun veya olmasın katma değer vergisine tabi bulunmaktadır. Bunların kiraya verilmesi işlemlerinde, Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-d maddesinde yer alan istisnanın uygulanması söz konusu değildir.

Dolayısı ile bu mal ve hakların dernekler tarafından kiraya verilmesi katma değer vergisine tabi olacaktır. Böylece, motorlu tahmil-tahliye araçları, kara nakliye vasıtaları, uçaklar, gemiler, iş makineleri, arama, işletme, imtiyaz hakları ve ruhsatları ile diğer haklar vb. nin kiraya verilmesi işleminde bunların iktisadi işletmeye dahil olup olmamasına bakılmaksızın katma değer vergisi hesaplanması gerekmektedir. Söz konusu mal ve hakların yurt dışından kiralanması da vergiye tabidir.

Bu mal ve hakları kiraya veren derneklerin gerçek usulde katma değer vergisi mükellefiyetlerinin bulunmaması ve kiralayanın gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olması

10

halinde, bu işlem üzerinden hesaplanan katma değer vergisi kiralayan tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenecektir. Bu kapsamdaki kiralamalarda kiraya veren ve katma değer vergisi mükellefiyeti bulunmayan dernek tarafından herhangi bir beyan yapılmayacaktır.

Bu mal ve hakları kiralayanların da gerçek usulde katma değer vergisi mükellefiyeti bulunmaması halinde, dernek adına gerçek usulde katma değer vergisi mükellefiyeti tesis edilecek ve bu işlem üzerinden hesaplanan katma değer vergisi dernek tarafından mükellef sıfatıyla 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilecektir.

Derneklere Ait Gayrimenkullerin Kiralanmasının Katma Değer Vergisi Karşısındaki Durumu

Derneklere Ait Gayrimenkullerin Kiralanmasının Katma Değer Vergisi Karşısındaki Durumu

Katma Değer Vergisi Kanununun;

-1/3-f maddesinde; Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin katma değer vergisine tabi olduğu,

-1/3-g maddesinde; genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticarî, sınaî, ziraî ve meslekî nitelikteki teslim ve hizmetlerinin, katma değer vergisine tabi olduğu,

-17/4-d maddesinde ise iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinin katma değer vergisinden istisna olduğu,

hüküm altına alınmıştır.
Derneklere ait gayrimenkullerin iktisadi işletmeye dahil olmamak kaydıyla kiraya verilmesi işlemi

Katma Değer Vergisi Kanununun 1/3-f maddesine göre katma değer vergisinin konusuna girmekle birlikte, söz konusu kiralama işlemi Kanunun 17/4-d maddesine göre katma değer vergisinden istisna tutulmaktadır.

Öte yandan, derneğe bağlı iktisadi işletmeye ait gayrimenkullerin kiraya verilmesi işlemi ise Katma Değer Vergisi Kanununun 1/3-g maddesine göre katma değer vergisine tabi olacağından, Kanunun 17/4-d maddesindeki istisna hükmü kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Derneklerin Elde Ettikleri Gayrimenkul Sermaye İratlarının Vergilendirilmesi-ÖZMEN MALİ MÜŞAVİRLİK

Derneklerin Elde Ettikleri Gayrimenkul Sermaye İratlarının Vergilendirilmesi

Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (5/b) bendinde, vakıflar (mazbut vakıflar hariç) ve derneklere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.

  •   Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde sayılan tevkifat yapmaya mecbur olanlar tarafından derneklere ödenen kira bedellerinden gelir vergisi kesintisi yapılacaktır. Sendikalar, ticaret odaları, sanayi odaları, ticaret borsaları, esnaf odaları ve bunların birlikleri ile diğer mesleki kuruluşlara ait oda ve birlikler, siyasi partiler, emekli ve yardım sandıklarına yapılan kira ödemelerinden de gelir vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.
  •   Derneklere ait taşınmazların bir iktisadi işletme oluşturacak şekilde kiralanması halinde, oluşacak iktisadi işletme kurumlar vergisi mükellefi olduğundan elde edilen kira gelirleri üzerinden vergi kesintisi yapılmayacaktır. Diğer taraftan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 2. Maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre; 01.01.2008-31.12.2015 tarihleri arasında derneklerce elde edilen kesinti suretiyle vergilendirilmiş mal ve hakların kiralanması dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz.

    Bu tevkifatın yapılması bakımından kendisine kira ödemesinden bulunulan derneğin kamuya yararlı dernek veya vakfın Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıf olması önem arz etmemektedir. Ancak, özel kanunlarında gelir veya kurumlar vergisine ilişkin istisna veya muafiyet hükümleri bulunan dernek ve vakıflara ait gayrimenkullerin kiralanması dolayısıyla bunlara yapılan kira ödemelerinden tevkifat yapılmayacağı tabiidir.

Derneklerin Yapacakları Ödemeler Üzerinden Gelir Vergisi Kesintisi- ÖZMEN MÜŞAVİRLİK

Derneklerin Yapacakları Ödemeler Üzerinden Gelir Vergisi Kesintisi

Ekran Resmi 2016-04-10 23.32.06

Dernekler, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94 üncü maddesinde nakden veya hesaben ödeme yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur tutulanlar arasında sayılmıştır. Bu madde hükmüne istinaden, derneklerin nakden veya hesaben yapacakları ödemeler üzerinden yapmış oldukları tevkifatları, muhtasar beyanname ile ödeme veya tahakkukun yapıldığı yer vergi dairesine beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.

Kamuya yararlı Derneklerde Harç İstisnası-ÖZMEN MALİ MÜŞAVİRLİK

Harç İstisnasıEkran Resmi 2016-04-10 23.27.11

492 sayılı Harçlar Kanununun dördüncü kısmında Tapu ve Kadastro Harçları düzenlenmiş olup, “Harçtan Müstesna Tutulan İşlemler” başlıklı 59 uncu maddesinde ise derneklerle ilgili muafiyete yer verilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 59 uncu maddesinin (b) bendi gereğince kamu menfaatlerine yararlı derneklerin iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve sair ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleriyle bu derneklere ait tesislerin ve bu tesislerin sonradan iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve sair ayni hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleri ve bunların terkinleri harçtan istisna edilmiştir. Söz konusu istisna hükmü Kanunda öngörülen koşulları haiz derneklerin gayrimenkul iktisabı ve tescil işlemleri ile şerhi gerektiren diğer işlemlerine münhasır olup, anılan derneklerin gayrimenkul ve sair ayni hak satış ve devir işlemlerini kapsamamaktadır.

Derneklerin Vergi Mükellefiyeti-ÖZMEN MALİ MÜŞAVİRLİK

Derneklerin Vergi Mükellefiyeti

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesine göre dernek kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmazken, aynı maddenin (ç) bendi ile derneklere ait iktisadi işletmeler kurumlar vergisi mükellefiyeti kapsamına alınmışlardır. Aynı Kanunun 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında, derneklere ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin derneklerin iktisadi işletmeleri olduğu, aynı maddenin altıncı fıkrasında da derneklere ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal ve hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Buna göre, derneklerin tüzel kişiliği itibariyle kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmamaktadır.

Ancak, derneklerin devamlılık arz eden ticari, sınai veya zirai nitelikte diğer bir ifadeyle bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifası gibi bir faaliyetinin bulunması halinde bu faaliyetler nedeniyle oluşacak iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi gerekecektir.

Kamuya yararlı derneklerde Damga Vergisi Muafiyeti- Özmen MALİ MÜŞAVİRLİK

Damga Vergisi Muafiyeti

Ekran Resmi 2016-04-10 23.24.04488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 9 uncu maddesi ve damga vergisinden istisna edilen kağıtların belirtildiği Kanuna ekli (2) sayılı tablonun “V. Kurumlarla ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünün 17 numaralı fıkrası uyarınca, genel menfaatlere yararlı dernekler, her türlü işlemlerinde düzenlenen ve damga vergisi kendileri tarafından ödenmesi gereken kağıtlar bakımından damga vergisinden muaftır.

Diğer taraftan, Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablonun “IV. Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümün 31 numaralı fıkrası uyarınca, dernekler tarafından iktisadi işletmelerine dahil olmayan gayrimenkullerin gerçek kişilerce mesken, dernekler ve vakıflarca yerleşim yeri olarak kiralanmasına ilişkin düzenlenen kira sözleşmeleri damga vergisinden istisnadır.”

Kamuya yararlı derneklerin emlak vergisi muafiyeti-ÖZMEN MÜŞAVİRLİK

Emlak Vergisi Muafiyeti

1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4/e ve 14/c maddeleri gereğince kiraya verilmemeleri ve Kurumlar Vergisine tabi işletmelere ait olmamaları veya bunlara tahsis edilmiş bulunmamaları şartlarıyla, kamuya yararlı derneklere ait bina ve araziler emlak vergisinden daimi olarak muaf tutulmuştur.

Ekran Resmi 2016-04-10 23.21.41

Derneklerde Veraset ve İntikal Vergisi Muafiyeti

Veraset ve İntikal Vergisi Muafiyeti

Ekran Resmi 2016-04-10 23.18.35

7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun muafiyetleri düzenleyen 3 üncü maddesinin (a) fıkrasında, amme idareleri, emekli ve yardım sandıkları, sosyal sigorta kurumları, umumi menfaate hadim cemiyetler, siyasi partiler ve bunlara ait olan veya bunların aralarında kurdukları teşekküllerden Kurumlar Vergisine tabi olmayanların veraset ve intikal vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmış, (b) fıkrasında ise (a) fıkrasında sayılanlar dışında kalan hükmi şahıslara ait olup, umumun istifadesi için ilim, araştırma, kültür, sanat, sıhhat, eğitim, sağlık, hayır, imar, spor gibi maksatlarla kurulan teşekküllerin veraset ve intikal vergisinden muaf olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin (b) fıkrasında belirtilen amaçları gerçekleştirmek için kurulan derneklere bu nitelikleri devam ettiği sürece yapılacak bağış ve yardımlar veraset ve intikal vergisinden muaftır.

Kamuya Yararlı Derneklere Vergi Kanunlarında Sağlanan Avantajlar

Kamuya Yararlı Derneklere Vergi Kanunlarında Sağlanan Avantajlar

Bakanlar Kurulunca, kamuya yararlı dernek statüsü verilen derneklere Türk vergi sisteminde bazı avantajlar tanınmıştır.

1.2.1. Katma Değer Vergisi İstisnası

3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinde “Kültür ve Eğitim Amacı Taşıyan İstisnalar” ve “Sosyal Amaç Taşıyan İstisnalar” da belirtilen mal teslimleri ve hizmet ifaları ile sınırlı olmak üzere kamuya yararlı derneklere katma değer vergisi istisnası hakkı tanınmıştır.

Buna göre;

Kamu menfaatine yararlı derneklerin;

 İlim, fen ve güzel sanatları, tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yaptıkları teslim ve hizmetleri,

5

  •   Tiyatro, konser salonu, kütüphane, sergi, okuma ve konferans salonları ile spor tesisleri işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kültür ve eğitim faaliyetlerine ilişkin teslim ve hizmetleri,
    katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

    Kamu menfaatine yararlı derneklerin;

  •   Hastane, nekahathane, klinik, dispanser, prevantoryum, sanatoryum, kan bankası ve organ nakline mahsus bankalar, anıtlar, botanik ve zooloji bahçeleri, parklar ile veteriner, bakteriyoloji, seroloji ve distofajin laboratuvarları gibi kuruluşlar, öğrenci veya yetiştirme yurtları, yaşlı ve sakat bakım ve huzurevleri, parasız fukara aşevleri, düşkünevleri ve yetimhaneleri işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri ile bunlardan sağlık hizmeti sunanların teşhis ve tedaviye yönelik olarak birbirlerine yapacakları teslim ve hizmetleri

    katma değer vergisinden istisnadır.

    Kamu menfaatine yararlı derneklere;

  •   Bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları katma değer vergisinden istisnadır.

Kamuya yararlı dernek olma şartları-Özmen Mali Müşavirlik

Anılan kanun çerçevesinde derneklere Bakanlar Kurulu Kararı ile kamuya yararlı dernek statüsü verilmesi sürecinde, Bakanlığımız görüşünün oluşturulmasında esas alınan kriterler 2, 4 ve 15 numaralı Kurumlar Vergisi Sirkülerinde belirtilmiştir. Buna göre bir derneğin kamu yararına çalışan derneklerden sayılabilmesi için;

1- Dernek tüzüğünde amaç olarak belirlenen faaliyetlerin topluma yararlı sonuçlar verecek nitelikte (kamu hizmeti niteliğinde olması) ve ölçüde olması,

Ekran Resmi 2016-04-10 23.11.492- Yıl içinde elde edilen gelirlerin en az üçte ikisinin dernek amaçlarına harcanacağı hususuna tüzükte yer verilmesi,

3- Derneğin amaç edindiği hizmetlerin herkesin yararına açık olacağının, belli bir yöre veya kitleye hizmetle sınırlı olmadığının tüzükte yazılı bulunması,

4- Yukarıdaki maddelerde belirtilen hususların en az son iki yılda fiilen gerçekleştirilmiş olması,

5- Derneğin sahip olduğu malvarlığının ve yıllık gelirinin tüzüğünde amaç edindiği hizmetleri gerçekleştirecek düzeyde olması

gerekmektedir.

Kamuya Yararlı Dernek Statüsünün Kazanılması

Kamuya Yararlı Dernek Statüsünün Kazanılması

5253 sayılı Dernekler Kanununun 27 nci maddesinde bir derneğin kamu yararına çalışan derneklerden sayılabilmesi için;

Ekran Resmi 2016-04-10 23.11.491- Derneğin en az bir yıldan beri faaliyette bulunması,

2- Derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek için giriştiği faaliyetlerin topluma yararlı sonuçlar verecek nitelikte ve ölçüde olması,

gerektiği hükme bağlanmıştır.