
Davacı vekilinin manevi tazminat ve kira alacağına yönelik istemleri ve davalı kooperatifin diğer temyiz itirazları reddedilerek,
dava tarihi itibariyle kooperatife borcu bulunan bir ortağın adına tescil isteyemeyeceği gözetilerek, davacının tapu iptal ve tescil isteminin reddi gerekirken, eksik ödemenin depo ettirilmesinden sonra tescile hükmedilmesinin doğru olmadığı,
davacının tazminat talebinin Yargıtay`ın yerleşik uygulaması gözönüne alınarak tespiti gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, Dosya kapsamına göre;
Dava tarihi itibariyle davacının davalı kooperatife borcunun bulunması nedeniyle adına tescil isteyemeyeceği, ancak kendisine taşınmaz tahsis edilemediğinden bahisle tazminat talep edebileceği, hesaplanan tazminat miktarının 18.969,55 TL olduğu, davacının, dava konusu edilen taşınmazdan istifade edememesinin söz konusu olmadığından kira tazminatı talep edemeyeceği, ayrıca davacının manevi tazminat şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle, tapu iptali ve tescil ile kira tazminatı ve manevi tazminat taleplerinin reddine, konut yerine tazminat isteminin kabulü ile, 18.969,55 TL`nin davalı kooperatiften tahsiline karar verilmiştir.