MALİ MÜŞAVİRLİK ÜCRETİ HAKKINDA-KEMAL ÖZMEN DANIŞMANLIK

Y23HDEsas : 2012/2783Karar : 2012/4483Tarih : 29.06.2012 MALİ MÜŞAVİRLİK ÜCRETİ ( Para Almadan Makbuz Kesme Teamülü )
İFLAS MASASINA KAYIT ( Mali Müşavirlik Ücreti – Alacağı İsbat Külfeti )

Müflis şirketin, iflastan önceki mali müşavirliğini ifa eden davacının, sözleşmesi gereğince doğan alacağının,müflis şirket iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkin davada:

Davacının para almadan makbuz kestiği, teamülün bu şekilde olduğu iddiası yönenden, İlgili meslek odasından bu konudaki meslek uygulaması sorulmadan hüküm tesisi doğru omlmamıştır.fk

DAVA VE KARAR:

Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ile davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİ KARARI:Davacı, sözleşme gereğince müflis şirketin mali müşavirliğini ifa ettiğini, ancak 2003 yılından itibaren kendisine ücretödemesi yapılmadığını, mevzuat gereğince ücret tahsil edilmese bile hizmetin ifasıyla birlikte KDV doğduğu gerekçesiyle serbest meslek makbuzları düzenlendiğini, mesleki uygulamanın bu şekilde olduğunu, bu makbuzların stopajların ve vergilerinin ödendiğini, 2003 yılı ocak ayından 2009 yılı eylül ayının sonuna kadar olan dönem için toplam 63.082,80 TL alacağının iflas masasına kaydı için yaptığı başvurunun reddedildiğini ileri sürerek, alacağının iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müflis şirketin tüm kayıt ve defterlerinin kendilerinde bulunmadığını, 2003 yılından beri bir mali müşavirinücret almadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ücret tahsil edilmeden serbest meslek makbuzunun kesilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, makbuzların kesilmediği dönemlere ilişkin ödeme yapılmadığı, iflas tarihine kadar ücret istenebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.865,00 TL alacağın müflis şirketin iflas masasına kaydına karar verilmiştir.

Kararı, davacı asil ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1) Davacının temyiz istemi açısından;

a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

b) Dava, alacağın müflis şirket iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.

Davacı, 2007 yılı nisan ayı sonrasındaki dönemde karşılıklı anlaşma nedeniyle mali müşavirlik hizmeti nedeniyle serbest meslek makbuzu kesmediğini, öncesindeki dönemle ilgili uygulama doğrultusunda makbuz kesilmişse de ücretini tahsil edemediğini beyan etmiştir.
Mahkemece makbuz kesilmiş olması sebebiyle söz konusu dönemlere ilişkin istemin reddine karar verilmiş ise de, yapılmış olan araştırma somut uyuşmazlığın çözümü için yeterli değildir.

İlgili meslek odasından bu konudaki meslek uygulaması sorulduktan sonra, mahkemece red kararına konu 2003-2007 yılı ilgili dönemlerine ilişkin ticari defter, kayıt ve belgeler üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak, bu dönemde davacının 01.03.2010 havale tarihli dilekçesindeki beyanı da dikkate alınarak davacıya mali müşavirlik ücreti ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ne kadar ödendiği hususlarında mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

2) Davalının temyizi açısından; davacının davada kendisini vekille temsil ettirmemiş olmasına rağmen, davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmadığı gibi, davanın kısmen kabul edilmiş olmasına göre yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına göre belirlenmemesi de doğru olmamıştır.

SONUÇ:

Yukarıda ( 1/b ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 1/a ve 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı asilin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, taraflar yararına ( BOZULMASINA ), oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir