KOOPERATİF ORTAKLARI TARAFINDAN ÖNCEKİ YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE VE DENETÇİLERE KARŞI AÇILMIŞ SORUMLULUK DAVASI MÜMKÜN MÜDÜR ?

KOOPERATİF ORTAKLARI TARAFINDAN ÖNCEKİ YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE VE DENETÇİLERE KARŞI AÇILMIŞ SORUMLULUK DAVASI MÜMKÜN MÜDÜR ?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Esas No: 2005 / 9886 Karar No: 2006 / 13687 Karar Tarihi: 21-12-2006

DAVA :

Taraflar arasında görülen davada Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.03.2005 tarih ve 2003/271 – 2005/91 sayılı kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi ….. istenmiş olmakla, ……. dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR :

Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı Tasfiye Halinde S.S. … Konut Yapı Kooperatifi’nin ortağı, davalıların da bu kooperatifin önceki yönetim kurulu üyeleri ile denetçileri olduğunu, 16.06.2002 tarihli genel kurulda davalıların ibra edilmediğini ve hesap tetkik komisyonu kurulmasına karar verildiğini, komisyon üyelerinin yaptığı inceleme sonucu kooperatifin 2001 yılı Kasım ayı sonu itibariyle toplam 109.663.691.205 TL zarara uğratıldığının belirlendiğini ve 12.01.2003 tarihli genel kurulda davalıların ibra edilmediklerini, 29.06.2003 tarihli genel kurulda davalılar hakkında dava açılması hususunun görüşüldüğü, ancak 18-18 eşitlik olduğunu ve bu konuda bir karar alınamadığını, olumsuz oy kullanan davacıların muhalefet şerhi koyduğunu ileri sürerek, 1163 Sayılı Yasanın 98. maddesi yollamasıyla TTK’nun 309 vd. maddeleri gereğince şimdilik 12.000.000.000.TL’nın zarar tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan alınıp kooperatife ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Cengiz, 31.05.2001 tarihli genel kurulda yönetim kuruluna seçildiğini, Kasım 2001 tarihinde istifa ettiği halde istifa talebinin Nisan 2002′de işleme konulduğunu, bu süreçte de birkaç karar ve ödeme evrakı dışında hiçbir işleme katılmadığını, yöneticiler ve denetçiler hakkında dava açılması yönünde genel kurul kararı bulunmadığını, iddia edilen eylemlerin önceki dönemlere ilişkin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar vekili, davalı Sevim, H.Hüseyin ve Demircan’ı dava konusu dönemde yönetici olmadığını, davalı Mürşide’nin de son 3 aylık dönemde bir yöneticinin istifası nedeniyle yedek listeden yönetici olduğunu, adı geçen davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu döneme ait genel kurul kararlarının iptali istemi ile açılan davanın derdest olduğunu, müvekkillerinin zimmetinde para olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 01.01.2001 – 30.11.2001 döneminde usulsüz işlemler sonucu kooperatifin 69.560.627.853.-TL zarara uğratıldığı ve bu tutarın davalıların zimmetinde olduğu, denetim kurulu üyelerinin de denetleme görevini tam olarak yapmaması nedeniyle sorumlu olduğu, ancak davalı Mürşide’nin 03.10.2001 tarihinde göreve başladığı, görev süresinin kısalığı nedeniyle adı geçenin sorumluluğunun olmadığı, dava açılması yönünde genel kurul kararı alınmamış ise de, TTK’nun 309. maddesi gereğince ortakların da dava açma hakkı olduğu gerekçesiyle, davalı Mürşide hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulü ile 12.000.- YTL’ nın 30.11.2001 tarihinden itibaren faiziyle birlikte bu davalılardan alınıp S.S. … Konut Yapı Kooperatifi’ne verilmesine karar verilmiştir.

Karar, davalı Mürşide dışındaki diğer davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi gereğince Kooperatifler Kanunu’nda aksine açıklama olmayan hususlarda TTK’ndaki anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacak olmasına, TTK’nun 340. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 309. maddesi uyarınca kooperatif ortaklarının dolayısı ile uğradıkları zararın kooperatif yöneticileri ile denetçilerinden tahsili ile kooperatife verilmesi istemi ile dava açabilecek olmalarına, açıklanan yasal düzenlemeler karşısında davacıların aktif dava ehliyeti bulunduğunun anlaşılmış olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, tarafların ortağı olduğu dava dışı kooperatifin önceki yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerine karşı açılmış sorumluluk davasıdır.

Davalılar vekilleri, davalı önceki yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin hepsinin aynı dönemde görev yapmadığını, sorumlu oldukları dönemin farklı olduğunu, sorumlular arasında bir kısım davacıların da olduğunu savunmuştur. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, 01.01.2001 tarihinden 30.11.2001 tarihine kadar olan döneme ilişkin kooperatif kayıtları incelenmiş ve usulsüz olduğunu belirttiği işlemlerden dolayı davalı Mürşide dışındaki diğer davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiştir. Oysa ki, bir kısım davalılar, 13.05.2001 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyeliğine seçilmiştir. Bir kısım davalıların da, 30.11.2001 tarihinden önce görevden ayrıldığı savunulmuş olup, mahkemece, dava konusu zarar verici eylemlerin hangi tarihte oluştuğu, davalılar arasında görev dağılımı olup olmadığı hususları dikkate alınarak, bu dönemde görevde olmayan kişilerin yönetim ve denetim kurulu üyesi sıfatı ile sorumlu tutulması doğru değildir.

Ayrıca, davalılar vekilleri, bilirkişi raporunda “belgesiz harcama” olarak nitelendirilen harcamaların gerçekte kooperatif için harcandığını savunmuştur. Belirtilen harcama kalemlerinin inşaat için yapılması nedeniyle, mahallinde yapılacak keşif sonrası, gerçekte bu harcamaların yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise, bu kalem işlerin harcamalarına dair başka gider olup olmadığı, başka bir ifade ile belgesiz harcama kalemlerinin mükerrer ödeme olup olmadığı; ödenmek durumunda kalınan vergi cezalarının hangi döneme ait olduğu, bu dönem içerisinde kooperatif kasasında yeterli nakit olup olmadığı; serbest meslek makbuzu düzenlenmemiş olmakla birlikte, bahsi geçen giderlerin gerçekte yapılıp yapılmadığının tespiti; başka bir ifade ile bilirkişi raporuna karşı davalılar vekillerinin tüm itirazlarının cevaplandırılması açısından, tüm kooperatif kayıtları ve genel kurul tutanakları incelenmek ve gerektiğinde ilgili ceza davasının sonucu da beklenilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ :

Yukarıda ( 1 ) numaralı bette açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar Şahap, Sevim, H.Hüseyin, M.Demircan, Cengiz yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500.00.- YTL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalılar Şahap, Sevim, H.Hüseyin, M.Dernircan, Cengiz’e verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 21.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.p

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir