KOOPERATİF ÜYELİĞİ SONUCU ELDE EDİLEN GAYRİMENKULLERİN İKTİSAP TARİHİNİN TESPİTİ HAKKINDA

İlgide kayıtlı dilekçenizde; 1975 yılında kurulan kooperatifinizin yapmış olduğu işyeri inşaatını tamamlayarak 22.06.1998 tarihinde ………. İkinci Noterliğinin gözetiminde yapılan kura çekimi sonucunda söz konusu işyerlerinin üyelerinize teslim edildiğini ancak, çeşitli nedenlerle arsaların tapularının alınmasında gecikmeler yaşandığını, arsaların tapularının bir kısmının sonradan alındığını bir kısmının işlemlerinin halen devam ettiğini, işlemleri biten ortaklarınıza ait tapuların bir kısmının 2006 ve 2007 yıllarında ortaklarınıza verildiğini belirtilerek, tapularını alan ortaklarınızın söz konusu gayrimenkullerini satmak istemeleri durumunda söz konusu gayrimenkullerin iktisap tarihinin hangi tarih olacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talebinde bulunulmuştur.

              193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Değer artışı kazançları” başlıklı Mükerrer 80’inci maddesinde; “(4369 sayılı Kanunun 82/3-d maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmış olup; 4783 sayılı Kanunu’un 4’ncü maddesiyle 1.1.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden düzenlenmiştir.) Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır.

             …

             6- İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70’inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak dört yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.)

            Bu maddede geçen “elden çıkarma” deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.

            Bir takvim yılında elde edilen değer artış kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlanan hariç, (2006 yılı için yeniden değerleme oranının % 7,8 olması ile değişen miktar) (1.1.2007 tarihinden geçerli olmak üzere) 6,400 Yeni Türk Lirası gelir vergisinden müstesnadır.

           …” hükmü yer almıştır.

          Diğer taraftan, aynı Kanunun “Safi değer artışı” başlıklı Mükerrer 81’inci maddesinin birinci fıkrasında “ Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur. Hasılatın ayın ve menfaat olarak sağlanan kısmının tutarı Vergi Usul Kanununun değerleme ile ilgili hükümlerine göre tayin ve tespit olunur.” hükmü yer almış olup, ikinci fıkrasında ise maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi halinde maliyet bedeli yerine; Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, takdir komisyonlarınca tespit edilecek bedelin esas alınacağı hüküm altına alınmıştır.

          Yine aynı maddenin son fıkrasında; “Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir. (5281 sayılı Kanunun 27’nci maddesiyle eklenen cümle) (1.1.2006 tarihinden geçerli olmak üzere) Şu kadar ki, bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması şarttır.” hükmü yer almıştır.

Bu çerçevede, kooperatifiniz tarafından kura çekimi sonucu üyelere isabet eden işyerlerinin, çekiliş tarihi itibariyle üyelerin fiili kullanımlarına terk edilmesi halinde kura çekiliş tarihinin kooperatif tarafından işyerlerinin üyelere tahsis tarihi, üyeler için de söz konusu işyerlerinin iktisap tarihi olarak kabul edilmesi gerekir. Aksi takdirde ise söz konusu işyerlerinin tahsis tarihi kooperatif tarafından üyelerin fiili kullanımına bırakıldığı tarih olacaktır.

Diğer taraftan; söz konusu gayrimenkullerin iktisap tarihinden başlayarak dört yıl içinde kooperatif üyeleri tarafından satılması halinde elde edilen kazancın Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80’inci maddesi kapsamında  “değer artışı kazancı” olarak değerlendirileceği tabiidir.

Sorunuzu bize buradan iletebilirsiniz