Eğitim Kooperatiflerinin vergisel avantajları nelerdir ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Eğitim Kooperatifleri Nasıl Kurulur ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Ekran Resmi 2018-05-27 21.31.45.png

Bilindiği üzere Okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okullarının işletilmesinden elde edilen kazançlar, ilgili Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde beş vergilendirme dönemi gelir vergisinden istisna edilmiştir. İstisna, okulların faaliyete geçtiği vergilendirme döneminden itibaren 5 vergilendirme dönemi için geçerlidir.

5 Yıldan sonra bu istisnadan faydalanmak mümkün olamamaktadır.

Ancak Gümrük ve Ticaret bakanlığı tarafından tip ana sözleşmesi yayımlanan eğitim kooperatifleri ile vergisel avantajların devam ettirilmesi mümkün hale gelmektedir.

Kooperatifler ile ortakların arasındaki ilişki ana sözleşme kapsamında yapıldığı takdirde ticari bir ilişki olmayıp, kurumlar vergisinin konusuna girmemektedir.

1163 Sayılı kooperatifler kanununa göre tüzel kişilerin de kooperatif ortağı olarak kurucu olabilmeleri imkanı da göz önüne alındığında şirketin türünün kooperatife çevrilmesi veya yeni bir kooperatif kurularak ilerlenmesi de mümkün gözükmektedir.

Kooperatif ana sözleşmesinde yapılacak ufak değişiklikler ve kooperatif kurulduktan sonra yapılacak ilk genel kurulda gerekli kararlar alındığı takdirde okul ücretlerindeki yüksek artışa bir çözüm sunulması mümkün olabilecektir.

 

Detaylı bilgi için

Hata: İletişim formu bulunamadı.

Eğitim Kooperatifleri vergi avantajları nelerdir ?Mali Müşavir Evren ÖZMEN

Eğitim Kooperatifleri vergi avantajları nelerdir ?Mali Müşavir Evren ÖZMEN

Bilindiği üzere Okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okullarının işletilmesinden elde edilen kazançlar, ilgili Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde beş vergilendirme dönemi gelir vergisinden istisna edilmiştir. İstisna, okulların faaliyete geçtiği vergilendirme döneminden itibaren 5 vergilendirme dönemi için geçerlidir.

5 Yıldan sonra bu istisnadan faydalanmak mümkün olamamaktadır.

Ancak Gümrük ve Ticaret bakanlığı tarafından tip ana sözleşmesi yayımlanan eğitim kooperatifleri ile vergisel avantajların devam ettirilmesi mümkün hale gelmektedir.

Kooperatifler ile ortakların arasındaki ilişki ana sözleşme kapsamında yapıldığı takdirde ticari bir ilişki olmayıp, kurumlar vergisinin konusuna girmemektedir.

1163 Sayılı kooperatifler kanununa göre tüzel kişilerin de kooperatif ortağı olarak kurucu olabilmeleri imkanı da göz önüne alındığında şirketin türünün kooperatife çevrilmesi veya yeni bir kooperatif kurularak ilerlenmesi de mümkün gözükmektedir.

Kooperatif ana sözleşmesinde yapılacak ufak değişiklikler ve kooperatif kurulduktan sonra yapılacak ilk genel kurulda gerekli kararlar alındığı takdirde okul ücretlerindeki yüksek artışa bir çözüm sunulması mümkün olacaktır.

Bu konudaki kapsamlı raporumuz için bize ulaşabilirsiniz.

Mali Müşavir Evren ÖZMEN

Saygılarımızla

Hata: İletişim formu bulunamadı.

Eğitim Kooperatifleri kurumlar vergisinden muaf mıdır ? Eğitim kooperatifleri eğitim öğretim istisnasından faydalanabilir mi ?-Mali Müşavir Evren Özmen

Eğitim Kooperatifleri kurumlar vergisinden muaf mıdır ? Eğitim kooperatifleri eğitim öğretim istisnasından faydalanabilir mi ?-Mali Müşavir Evren Özmen

Ekran Resmi 2016-05-18 06.48.14

Sayı

:

11355271-125.04.02[7-2019/1]-E.33775

17.08.2020

Konu

:

Eğitim kooperatifi üyelerinin çocuklarına eğitim verilmesinin kurumlar vergisi ve katma değer vergisi muafiyetine etkisi hk.

İlgi

:

 

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; kooperatifinizin sadece üyelerinizin çocuklarına eğitim verdiğini ve üye dışı eğitim verilmediğini belirterek kurumlar vergisi ve katma değer vergisinden muaf olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.

 

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

 

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler, iş ortaklıkları kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu ve kurum kazançlarının gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluşacağı; aynı Kanunun 6 ncı maddesinde de kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

 

Anılan Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yer alan “Tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatifleri. (Kooperatiflerin ortakları dışındaki kişilerle yaptıkları işlemler ile kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda ortakları ile yaptıkları işlemler “ortak dışı” işlemlerdir. Kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve benzeri amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz. Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edilir. Kooperatiflerin, iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının muafiyete etkisi yoktur. Ortak dışı işlemlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.)” hükmüyle şartları sağlayan kooperatifler kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur.

 

Öte yandan, 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “2.2. Kooperatifler” başlıklı bölümünde; “Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde kooperatiflerin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa veya özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ile benzer nitelikteki yabancı kooperatifleri ifade ettiği belirtilmiş, ancak kooperatifler türleri itibarıyla tek tek sayılmamıştır. Bu çerçevede, hangi türde olursa olsun kooperatifler kurumlar vergisi mükellefi olarak kabul edilmektedir.

 

Kooperatifler Kanununun 1 inci maddesinde ise; kooperatifler “Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını iş gücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir.” şeklinde tanımlanmıştır.

 

Anılan Tebliğin, “Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerde ortak dışı işlemlerin vergilendirilmesi” başlıklı (4.13.3.) bölümünde ise;

 

“…

 

Bu suretle kooperatiflerin, 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirecekleri ortak dışı işlemler nedeniyle muafiyetleri etkilenmeyecek; ancak bu işlemlerden elde edilen kazançlar kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacaktır. Dolayısıyla, muafiyete ilişkin diğer şartları taşıyan kooperatiflerin ortak dışı işlemlerinden elde edilen kazançları kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacak, ortak içi işlemlerinden elde edilen kazançlarının kurumlar vergisine tabi tutulması söz konusu olmayacaktır.

 

Ortak dışı işlemlerle ilgili olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir…”

 

açıklamalarına yer verilmiştir.

 

Ayrıca, kooperatifçe yapılan bir işlemin ortak içi işlem olarak dikkate alınabilmesi için; işlem, faaliyet amacına başka bir ifade ile kooperatifin ana sözleşmesinde belirtilen uğraşı konusuna dahil olmalıdır ve faaliyet amacına dahil olan işin münhasıran kooperatif ortağıyla yapılması gerekmektedir.

 

Bu çerçevede, kooperatifiniz tarafından … İlkokulunda, sadece üyelerinizin çocuklarına eğitim hizmeti verilmesi ve Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yer alan diğer şartların da sağlanması halinde kooperatifinizin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanması mümkün bulunmaktadır.

 

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

 

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

-1/1 inci maddesinde, ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,

 

-20/1 inci maddesinde, vergi matrahının teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığını teşkil eden bedel olduğu,

-20/2 nci maddesinde ise, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği

 

hüküm altına alınmıştır.

 

Buna göre, Kooperatifiniz tarafından üyelerinize vermiş olduğunuz eğitim hizmeti karşılığında alınan bedeller (bağış veya ortak giderlere katılmak maksadıyla aidat adı altında alınanlar dahil) KDV’ye tabi tutulacaktır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.