Organize Sanayi bölgelerinin tüzel kişiliği-ÖZMEN MÜŞAVİRLİK

Y4HDEsas : 2001/13004Karar : 2002/3899Tarih : 01.04.2002

DAVA VE KARAR:

Davacı İstanbul İkitelli OKS. Bölgesi Müteşebbis Teşekkül Başkanlığı vekili Avukat Ufuk Tavşancıl tarafından, davalı SS. Metal-İş K. SS. Yapı Koop. aleyhine 1/10/1999 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 6/2/2001 günlü kararın Yargıtay`ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ KARARI:Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının tüzel kişiliği bulunmadığı benimsenerek, aktif dava ehliyeti olmadığı nedeniyle dava reddedilmiştir.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri yasasının 5. maddesinde, Organize Sanayi bölgelerinin özel hukuk tüzel kişisi olduğunun açıklandığı, 11. maddesinde temsil ve ilam şeklinin düzenlendiği, 13. maddede ise tüzel kişiliğin iktisabından söz edildiği görülmektedir. Yine aynı yasanın geçici 1 ve devamı maddelerde ise, yasanın yürürlük tarihinden önce oluşan organize sanayi bölgelerinin intibak süresi içinde yasaya uygun hale getirilmeleri ve daha önceki dönemdeki işlemlerinin geçerli olduğu hususları düzenlenmiş bulunmaktadır. Temyiz aşamasında sunulan belgelerden ise, davacının geçici 1. madde doğrultusunda uyum çalışmalarının ve tüzel kişilik kazanma işlemlerinin sürdüğü anlaşılmaktadır. İşlemlerin tamamlanması ve davacının tüzel kişilik kazanması durumunda, yukarıda belirtilen geçici maddeler itibarıyla geçmişe yönelik sonuç doğuracağı belirgindir.
Açıklanan bu hususlar ve özellikle 4562 sayılı yasanın geçici 1. maddesi hükmü gözetilmeden, davacının tüzel kişiliği bulunmadığı kabul edilerek davanın reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 1/4/2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Organize Sanayi Bölgelerinde Elektriğin Osb yönetiminden alınma zorunluluğu bulunmakta mıdır ?-ÖZMEN MÜŞAVİRLİK

Y4HDEsas : 2005/7236Karar : 2006/5230Tarih : 03.05.2006 ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ ELEKTRİK DAĞITIMI
MEN`İ MÜDAHALE TALEBİ

Davacı, Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren davalılardan S…. Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin diğer davalı B…. Enerji Elektrik Üretimi Oto Prodüktör Grubu A.Ş. ile davacıdan izin almaksızın elektrik ihtiyacını bu şirketten karşılamak üzere sözleşme yaptığını, ancak organize sanayi bölgesinin 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgesi Kanununa tabi olduğunu, OSB`lerin ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme ve spor tesisleri gibi altyapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve Özel kuruluşlardan satın alarak dağıtım ve satışını yapma, üretim tesislerini kurma ve işletme hakkının sadece organize sanayi bölgesinin yetki ve sorumluluğunda olduğunu belirterek davacıdan izin almaksızın davalılar arasında enerji temini amacı ile imzalanan sözleşmenin feshi ile bu yönde tesis kurma şeklindeki enerji temini fiiliyatının ve yetki tecavüzü yönündeki müdahalenin men`i isteminde bulunmuştur.

DAVA VE KARAR:

Davacı I….D…….Organize San. Bölgesi Başkanlığı vekili tarafından, davalı B..,. Enerji Elektrik Üretim Oto Prodüktör Grubu A.Ş. ve S…. San. ve Tic. A.Ş. aleyhine 04.03.2003 gününde verilen dilekçe ile sözleşmenin feshi ve müdahalenin meni istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28.12.2004 günlü kararın Yargıtay`ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde İstenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldüYARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ KARARI:Davacı, Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren davalılardan S…. Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin diğer davalı B…. Enerji Elektrik Üretimi Oto Prodüktör Grubu A.Ş. ile davacıdan izin almaksızın elektrik ihtiyacını bu şirketten karşılamak üzere sözleşme yaptığını, ancak organize sanayi bölgesinin 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgesi Kanununa tabi olduğunu, OSB`lerin ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme ve spor tesisleri gibi altyapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve Özel kuruluşlardan satın alarak dağıtım ve satışını yapma, üretim tesislerini kurma ve işletme hakkının sadece organize sanayi bölgesinin yetki ve sorumluluğunda olduğunu belirterek davacıdan izin almaksızın davalılar arasında enerji temini amacı ile imzalanan sözleşmenin feshi ile bu yönde tesis kurma şeklindeki enerji temini fiiliyatının ve yetki tecavüzü yönündeki müdahalenin men`i isteminde bulunmuştur.

Davalılar ise davalı S…. Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu`nun 1/19. bendinde tanımlanan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu`nca belirlenen elektrik enerjisi miktanndan daha fazla tüketimde bulunması nedeniyle “Serbest Tüketici Belgesine” sahip olduğunu, bu kanuna dayalı çıkarılan yönetmeliğin 7. maddesine göre organize sanayi bölgesi içinde olsa dahi serbest tüketicinin tedarikçisini serbestçe seçme hakkına sahip olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

Mahkemece, mahallinde keşif yapılarak alınan bilirkişi kurulu raporuna göre serbest tüketici olan davalı S…Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin ihtiyacı olan elektrik enerjisini istediği tedarikçiden serbestçe temin edebileceği, 4628 sayılı Enerji Piyasası Kanunu`nun 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununa göre daha özel nitelikte bir kanun olduğundan uyuşmazlığın 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu`nun 1. maddesine göre bu yasanın amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetim sağlanmasıdır. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre bu yasa; elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı, toptan satışı, perakende satışı, perakende satış hizmeti, ithalat ve ihracatı ile bu faaliyetlerle ilişkili tüm gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüklerinin Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu`nun kurulması ile çalışma usul ve esaslarını ve elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının özelleştirilmesinde izlenecek usulü kapsar.

4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu`nun 1. maddesine göre bu kanunun amacı, organize sanayi bölgelerinin kuruluş, yapım ve işletilmesi esaslarını düzenler. Aynı kanunun 2. maddesine göre bu yasa organize sanayi bölgelerinin ve üst kuruluşlarının oluşumunu, organlarını, işleyişini, yönetim ve denetimini düzenleyen hükümler ile bunlara ilgili kişi ve kuruluşların görev, yetki ve sorumluluklarını belirleyen hükümleri kapsar.

Bu düzenlemelere göre 4628 sayılı Elektrik Piyasası Yasası elektrik üretimi, dağıtımı ve satışını devlet tekelinden alarak, özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzel kişilere verilmesini düzenleyen tüm yurt genelinde uygulanan, genel hükümleri içeren bir kanundur. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ise, sadece Organize Sanayi Bölgesi (OSB) içindeki gerçek ve tüzel kişiler yönünden düzenleme getirmekte oup, özel bir kânundur. OSB`de yer alan kuruluşlar, OSB Yasası`nın 20. maddesine göre, alt yapı ihtiyaçlarını OSB`nin tesislerinden karşılamak zorundadırlar. OSB`nin izni olmaksızın alt yapı ihtiyaçları başka yerden karşılanamaz ve bu amaçla münferiden tesis kurulamaz. Açıklanan nedenle davada özel kanun niteliğindeki 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu`nun uygulanması gerekirken, yanılgılı düşünce ile genel nitelikteki 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve bu kanuna dayalı çıkarılan yönetmeliğe göre “serbest tüketici belgesi” olan davalının ihtiyacı olan elektrik enerjisini istediği tedarikçiden serbestçe temin edebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Ayrıca, HUMK.nun 275. maddesi uyarınca “mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir; hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dînlenemez.” Somut olay, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenebilir niteliktedir. O nedenle, bilirkişi düşüncesine başvurulması maddeye açık aykırılık oluşturur. Anılan yönler gözetilmeden karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle ( BOZULMASINA ), oybirliğiyle karar verildi

KOOPERATİF ORTAĞINA ZAMANINDA KONUT TESLİMATI YAPILAMAMASI-ÖZMEN MÜŞAVİRLİK

KOOPERATİF ÜYESİNE KONUT TESLİMATI YAPILAMAMASI ( Kira Zararı ) KİRA ZARARI ( Konut Teslim Edilemeyen Kooperatif Üyesinin ) EŞİTLİK İLKESİ ( Kooperatif Üyesine Konut Teslimi Yapılamaması ) HUMK.74, 75, 76 1163 Sa.Ka.23 Diğer üyelere teslimine rağmen, 1163 sayılı Kooperatifler Yasası`nın 23. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesi gereğince davacıya teslimi gereken daire teslim edilmemiş ise; davacı, diğer üyelere dairenin teslim edildiği tarihten ilk davanın açıldığı tarihe kadar oluşan 27 kira kaybını isteyebilir.

 

Ekran Resmi 2015-12-13 08.58.09
Evren ÖZMEN-Mesleki yayınlar

Birden Fazla parselde bulunan kooperatif veya Sitelerde yönetim planı hazırlanırken dikkat edilecek hususlar-ÖZMEN MÜŞAVİRLİK

sitenin parsel ya da parsellerde kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulup kurulmadığı, bir ya da birden fazla parsel üzerinde olup olmadığı,
birden fazla parsel üzerinde bulunuyorsa 5711 Sayılı Kanun ile değişik Kat Mülkiyeti Yasasının 66 ve 67. maddeleri gereğince toplu yapıyı oluşturan imar parselleri ve ortak yerlerin tapuda birbirleriyle bağlantılarını sağlamak suretiyle irtibatlandırılıp irtibatlandırılmadığı sorularak buna dair tapu kayıtlarının ve toplu yapı yönetim planı örneğinin, toplu yapı kurulmamış ise ilgili ada ve parsellere ait tapu kaydı ile yönetim planı örneklerinin tapu müdürlüğünden,

İşyeri yapı kooperatifinin inşaat yapım işine ait malve hizmet alımına uygulanacak KDV oranı- ÖZMEN MÜŞAVİRLİK

İşyeri yapı kooperatifinin inşaat yapım işine ait malve hizmet alımına uygulanacak KDV oranı  

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, işyeri yapı kooperatifinizin inşaat yapımı ile ilgili beton, kum, çimento, ustalık, demir, teçhizat gibi mal ve hizmet alımları ile makine araç ve ekipman alımlarında uygulanacak KDV oranı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep ettiği anlaşılmaktadır.

            3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu hükme bağlanmış, aynı Kanunun 17/4-k maddesi ile de organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimleri KDV’den istisna edilmiştir.

            KDV oranları, KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine ekli I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

            Organize sanayi bölgesi veya küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla, müteşebbis heyet, kooperatif veya diğer isimler altında iktisadi işletmeler oluşturulmaktadır. Bu organizasyonlar, arsayı temin etme, altyapıyı tamamlama, işyerlerini inşa etme gibi hizmetlerin tamamını veya bir kısmını yürütmek üzere kurulmaktadır.

            Sözü edilen organizasyonların sadece arsa teslimleri ile işyeri teslimleri istisna kapsamına alınmıştır. Bu organizasyonların yapacakları her türlü hizmetler ile arsa ve işyeri dışındaki teslimlerinin yanı sıra bölge ve site dışındaki arsa ve işyeri teslimleri de genel hükümler çerçevesinde KDV’ye tabi olacaktır. Ayrıca bunlara yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları genel hükümler çerçevesinde KDV’ye tabidir.

Ekran Resmi 2016-01-15 09.18.29

            Buna göre, işyeri yapı kooperatifinizin inşaat yapımı ile ilgili beton, kum, çimento, ustalık, demir, teçhizat gibi mal ve hizmet alımları ile makine araç ve ekipman alımları genel hükümler çerçevesinde KDV’ye tabi olup, bu mal ve hizmetlere uygulanacak oranlar, bu mal ve hizmetlere ilişkin olarak 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi eki listelerde yer alan oranlar esas alınarak belirlenecektir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

Kooperatifin Arsasının satarak tahsil ettiği bedeli ortaklara dağıtması durumunda vergileme-ÖZMEN MÜŞAVİRLİK

Konu

:

Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi Adına Kayıtlı Arsanın Satışında KDV  

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinin incelenmesinden; üyelerinizin işyeri ihtiyacını karşılamak amacıyla kooperatifin kurulduğu,  kooperatifinizin 26.04.2012 tarihinde 22.000,00 TL bedelle Ceylanpınar İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığından satın aldığı (imar planında akaryakıt istasyonu alanı olarak belirlenen) 6.944,28 m² yüz ölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazın 31.08.2014 tarihinde açık arttırma usulü ile satışa çıkarılacağı, söz konusu satış işleminin katma değer vergisinden istisna olup olmadığı, istisna olmadığı takdirde hesaplanacak katma değer vergisi oranının ne olacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep ettiğiniz anlaşılmaktadır.

            KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmüyle kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olmakla beraber aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olduğu hüküm altına alınmıştır.

            Aynı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançlarının % 75’lik kısmı maddede belirtilen şartlar çerçevesinde kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur.

Ekran Resmi 2016-01-15 09.13.36

            Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur. Ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.

            Ayrıca, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “5.6.2.3.4.1. Kooperatiflerin durumu” başlıklı bölümünde, yapı kooperatiflerinin de önceki bölümlerde yapılan açıklamalar çerçevesinde söz konusu istisnadan yararlanabilmesinin mümkün olduğu, ancak, istisna edilen kazancın özel bir fon hesabında tutulması, hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmayarak kooperatif amaçları doğrultusunda kullanılması gerektiği belirtilmiştir.

            Bu hüküm ve açıklamalara göre, kooperatifinize ait arsa vasıflı taşınmazın satılması halinde; Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde belirtilen şartlardan “sadece ortaklarla iş görülmesi’ şartı ihlal edilmiş olacağından, bu satış işleminin gerçekleştiği tarihten itibaren kooperatif nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi ve arsanın satışından elde edilen kazancın vergilendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan şartların taşınması şartıyla söz konusu arsanın satışından doğan kazancın da anılan istisnaya konu edilmesi mümkün bulunmaktadır.

            Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasında, iştirak hisselerinden doğan kazançlar menkul sermaye iradı olarak sayılmış, aynı maddenin parantez içi hükmünde ise kooperatiflerin dağıttıkları kazançların bu zümreye dahil olduğu, kooperatiflerin ortakları ile yaptıkları muamelelerden doğan karların ortaklara, kooperatifle yaptıkları muameleler nispetinde tevziinin, kazanç dağıtımı sayılmayacağı belirtilmiştir.

            Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin (6) numaralı bendinin (b-i) alt bendinde; tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından vergi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış olup, anılan maddede yer alan yetkiye istinaden 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kesinti oranı %15 olarak belirlenmiştir.

            Buna göre, kooperatifinize ait taşınmazın satışından doğan kazancın kooperatif üyelerine dağıtılması halinde kooperatifinizin Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan istisnadan yararlanması mümkün olmayacağı gibi kar dağıtımı nedeniyle Gelir Vergisi Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b-i) alt bendi uyarınca % 15 oranında gelir vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.

            KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN:

            3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1/1 inci maddesinde; Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinin konusunu oluşturduğu hüküm altına alınmıştır.

            Aynı Kanunun 17/4-r maddesinde ise kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimlerinin KDV den istisna edildiği, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimleri istisna kapsamı dışında olduğu, istisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı döneme kadar indirim yoluyla giderilemeyen KDV nin, teslimin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır.

            Buna göre, söz konusu taşınmazın satışı, söz konusu taşınmazın Kooperatifiniz tarafından ticareti yapılmak amacıyla satın alınmamış olması ve en az iki tam yıl süreyle Kooperatifiniz aktifinde bulunması koşuluyla KDV Kanununun 17/4-r maddesine göre KDV’den istisnadır.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

Osb için arsa toplayan şirketin vergisel durumu-ÖZMEN MÜŞAVİRLİK

Konu

:

Organize sanayi bölgesi büyüme alanlarından satın   alınan arazilerin OSB’ye devri.

Ekran Resmi 2016-01-15 09.06.18

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda 05.12.2012 tarih ve … kayıt numaralı mukteza talebiniz ile şirketiniz adına kayıtlı OSB arazilerinin devrinin katma değer vergisi (KDV)’nden müstesna olup olmayacağına dair görüş istendiğini, söz konusu mukteza talebinde belirtilen OSB arazilerinin tamamının 1997 yılında iktisap edilen arazilerden oluştuğunu, 2012 yılında … ile yaptığınız protokol çerçevesinde söz konusu arazilerin bu yılın sonuna kadar tamamen ya da kısmen OSB tüzel kişiliğine devredileceğini, belirtilen mukteza talebinizde … ile akdedilen protokolün imzalandığı tarih itibarıyla mevcut olan araziler belirtilmek suretiyle görüş istendiğini, tarafınıza verilen 06.08.2013 tarihli ve … sayılı muktezada gayrimenkul ticareti yapmıyor olmanız şartıyla OSB arazilerinin OSB tüzel kişiliğine devir işleminin KDV Kanununun 17/4-r maddesi uyarınca KDV’den istisna olacağının belirtildiği ifade edilmektedir.

Özelge talep formunda, söz konusu arazinin OSB tüzel kişiliğine tapudan devrinin 2014 yılı içinde yapılacak olmakla birlikte;

– Bahse konu özel organize sanayi bölgesine ilişkin yasal hakların sahibi bulunan şirketinizin aynı zamanda OSB’nin büyüme alanlarını temin etme ve bunları OSB’ye ilave etme hakkına sahip olduğunu ve bu hakkın yalnızca şirketinize ait olduğunu,

– … Valiliği Bilim, Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü’nden alınan yazıya göre OSB’nin 5.000 dönüme kadar büyüyebileceğini, şirketinizin 2012 yılında OSB’nin büyüme alanı içinde yer alan ve büyüklükleri toplamı 53.250 m2 olan farklı kişilerden  4 parsel daha satın almayı düşündüğü, şirketinizin önümüzdeki süreçte de büyüme alanlarından arazi alımı yapmak suretiyle OSB’ye ilave edeceğini, büyüme alanlarını oluşturan bu arazilerin alındıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde veya 2 yıl elde tutulduktan sonra tümüyle OSB’ye devredileceğini, satın alınacak tüm OSB arazilerinin sadece OSB tüzel kişiliğine devredileceğini, şirketinizin bu faaliyet dışında başkaca bir gayrimenkul alım ve satımı bulunmadığını,

belirterek,

– OSB büyüme alanlarından arazi satın alınacak ve bunların zaman içinde OSB’ye devredilecek olmasının 15 yıldan beri elde tutulan OSB alanlarının OSB’ye devrinde KDV istisnasının uygulanmasına engel teşkil edip etmediği,

-Büyüme alanlarından alınacak arazilerin alış tarihlerinden itibaren iki yıl elde tutulduktan sonra elden çıkarılması halinde KDV istisnasının uygulanıp uygulanmayacağı ve büyüme alanlarından satın alınacak arazilerin tümüyle OSB’ye devredilmesine rağmen bu durumun gayrimenkul ticareti ile iştigal ediyor olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği,

konularında Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

I- KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN :

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançlarının % 75’lik kısmı maddede belirtilen şartlar çerçevesinde kurumlar vergisinden istisna tutulmuştur.

Anılan bentte, bu istisnanın satışın yapıldığı dönemde uygulanacağı ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmının satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulmasının ve satış bedelinin satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesinin şart olduğu, bu sürede tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin ziya uğramış sayılacağı, aynı şekilde istisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen ve işletmeden çekilen kısmına uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin de ziya uğramış sayılacağı açıklamalarına yer verilmektedir.

Söz konusu istisna uygulaması tüm kurumlar vergisi mükellefleri için geçerlidir. Ancak faaliyet konusu menkul kıymet ve taşınmaz ticareti olan kurumların, bu amaçla iktisap ettikleri ve ellerinde tuttukları kıymetlerin satışından elde ettikleri kazançlar için istisnadan yararlanmaları mümkün değildir.

16/09/2005 tarih ve 6391 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin tetkikinden, şirketinizin faaliyet konusunun müteahhitlik yapmak, gayrimenkulleri alıp, satmak olduğu anlaşılmaktadır.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, firmanızın aktifinde kayıtlı söz konusu arazilerin Organize Sanayi Bölgesi tüzel kişiliğine satışından elde edilecek kazancın 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

II-KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN:

3065 sayılı KDV Kanununun;

– (1/1) inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,

– (17/4-r) maddesinde, kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler KDV’den istisna olduğu, istisna kapsamında kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin istisna kapsamı dışında olduğu,

hüküm altına alınmıştır.

Bu hükümler uyarınca, kurumların aktiflerinde, belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde en az iki tam yıl süreyle bulunan taşınmazların (arsa, arazi, bina) satışı KDV’den müstesnadır. Bu satışların müzayede suretiyle yapılması halinde de istisna uygulanacaktır.

Ancak, istisna hükmü, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz teslimleri için geçerli olmadığından, taşınmazların ticaretini yapan kurumlar ile mülkiyetlerindeki taşınmazları ticari bir organizasyon içinde satan belediyeler ve il özel idarelerinin bu istisnadan faydalanmaları mümkün değildir.

Buna göre, Şirketiniz faaliyet konuları arasında gayrimenkul alım satımının yer alması, ancak esasında OSB büyüme alanlarında bulunan taşınmazların satın alınarak OSB’ye satılması faaliyetinin taşınmaz ticaretini oluşturması nedeniyle OSB büyüme alanlarından alınacak arazilerin, en az iki tam yıl süreyle aktifinizde bulunup bulunmadığına bakılmaksızın OSB’ye devri, 3065 sayılı KDV Kanununun (17/4-r) maddesindeki istisna kapsamında değerlendirilmez ve genel hükümlere göre KDV’ye tabi olur.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Kentsel dönüşüm kapsamında Gayrimenkul satışında KDV oranı -ÖZMEN MÜŞAVİRLİK

Sayı

:

39044742-KDV.28-62528

22/06/2015

Konu

:

Gayrimenkul satışında KDV oranı.

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ek dilekçenizde; gayrimenkul alım satım işi ile iştigal etmekte olduğunuz, firmanızca 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında bulunan binalardan net alanı 150 m² yi aşmayan dairelerin %1 katma değer vergisi (KDV) oranı uygulanmak suretiyle satın alındığı, satın alınan bu konutların herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın satışında uygulanması gereken KDV oranı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

Ekran Resmi 2015-11-29 07.06.37
Evren ÖZMEN-Mesleki yayınlar

3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu hükmü yer almaktadır.

 

3065 sayılı KDV Kanununun 28 inci maddesinin Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye istinaden yayımlanan 24/12/2007 tarih ve 2007/13033 sayılı BKK ile KDV oranları; BKK eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, ekli listelerde yer alanlar hariç olmak üzere, vergiye tabi diğer işlemler içinse % 18 olarak belirlenmiştir.

 

2007/13033 sayılı BKK eki (I) sayılı listenin 11 inci sırasında “Net alanı 150 m² ye kadar konut teslimleri” ibaresi yer almaktadır. Bu itibarla, net alanı 150 m² ye kadar konut tesliminde %1, net alanı 150 m² yi aşan konut teslimi ile m² sınırlaması olmaksızın diğer taşınmaz tesliminde %18 oranında KDV uygulanmaktadır.

 

Öte yandan, söz konusu BKK nın  1 inci maddesinin 01/01/2013 tarihinde yürürlüğe giren (6) ncı ayrımında aşağıdaki düzenlemeye yer verilmiştir.

 

(1) sayılı listenin 11 inci sırasında yer alan net alanı 150 m²’ye kadar konutlardan; 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamındaki büyükşehirlerde (16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerler ile riskli yapıların bulunduğu yerler hariç), lüks veya birinci sınıf inşaat olarak yapılan ve ruhsatın sonradan revize edilip inşaat kalitesinin yükseltilmesi hali de dahil olmak üzere, yapı ruhsatının alındığı tarihte, üzerine yapıldığı arsanın 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine istinaden tespit edilen arsa birim m² vergi değeri;

 

            a) Beşyüz Türk Lirası ile bin Türk Lirası (bin Türk Lirası hariç) arasında olan konutların tesliminde bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen vergi oranı,

 

            b) Bin Türk Lirası ve üzerinde olan konutların tesliminde bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranı, uygulanır.”

 

Buna göre,  6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerlerde bulunan 150 m² nin altındaki konutların  satın alınarak herhangi bir işleme tabi tutulmadan satışında arsa birim m² vergi değerlerine bakılmaksızın %1 oranında KDV uygulanacaktır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Kooperatiflerde Genel kurula Çağrıya yetkisi olanlar kimlerdir ?-ÖZMEN MÜŞAVİRLİK

             1. Çağrıya yetkisi olanlar:

             Madde 43 – (Değişik: 6/10/1988 – 3476/10 md.)

             Yönetim kurulu veya anasözleşme ile bu hususta yetkili kılınan diğer bir organ ve gerektiğinde denetçiler kurulu, ortağı olduğu üst birlik ve tasfiye memurları genel kurulu toplantıya çağırma yetkisine sahiptirler. Ancak genel kurul yukarıda belirtildiği şekilde toplanamadığı takdirde ilgili bakanlık genel kurulur toplantıya çağırma yetkisine sahiptir.

Kooperatiflerde Genel Kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkiler nelerdir ?

             A) Genel kurul:

             I – Yetki:

             Madde 42 – Genel Kurul bütün ortakları temsil eden en yetkili organdır.

             Genel Kurul, aşağıdaki yetkilerini devir ve terk edemez.

             1. Anasözleşmeyi değiştirmek,

             2. Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek,

             3. İşletme hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak,

             4. Yönetim ve denetçiler kurullarını ibra etmek,

             5. Kanun veya anasözleşme ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek.

             6. (Ek: 6/10/1988 – 3476/9 md.) Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek.

             7. (Ek: 6/10/1988 – 3476/9 md.) İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek.

             8. (Ek: 6/10/1988 – 3476/9 md.) Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tesbit etmek.

Kooperatiflerde Yönetim Kurulu üyesi istifa eder ise uygulanacak süreç-ÖZMEN MÜŞAVİRLİK

Üyeliğin BoĢalması : Madde 47- Yönetim kurulu üyeleri, istifa etmek suretiyle her zaman çekilebilirler. Herhangi bir sebeple yönetim kurulu üyeliğinin boşalması halinde, yönetim kurulunca aldıkları oy sırasına göre yedek üyeler çağrılır. Eşit oy alanlar arasında kura çekilir. Yönetim kurulu toplantı nisabını kaybederse boşalan yönetim kurulu üyeliklerine denetim kurulu tarafından geciktirilmeksizin yeteri kadar yedek üye çağrılır. Yedek üyelerle de yönetim kurulunun tamamlanamaması halinde, eğer yönetim kurulu toplantı nisabını kaybetmemişse, Türk Ticaret Kanunu’nun 315’inci maddesinin birinci fıkrasına göre hareket olunur. Yönetim kurulu toplantı nisabının altına düşmüşse, denetim kurulu tarafından seçimler yapılmak üzere derhal genel kurul toplantıya çağrılır.

Kooperatiflerde kura çekildikten sonra konutlarını değiştirebilirler mi ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Konut Bedellerinin Tespiti :

Madde 61- Arsa bedeli ile yapı masrafları ve yol, su, elektrik gibi müşterek tesis masrafları, okul, kütüphane, satış mağazaları, bahçe ve spor alanı gibi genel hizmet tesis bedellerinden her konuta düşecek olan miktar ile genel giderler ve yönetim masraflarından ortaklara düşecek paylar hesaplanmak suretiyle konutların geçici maliyetleri bulunur. Bundan sonra yönetim kurulu kararı ile oluşturulacak en az üç kişilik bir teknik heyet tarafından konutların yeri, yapı durumu ve sair özelliklerine göre kıymet takdir olunur.

Teknik heyet kararı bir rapora bağlanarak, tanzim tarihi ve imzaların doğruluğu bakımından noterce onandıktan sonra yönetim kuruluna tevdi edilir. Bu rapor, yönetim kurulunca, noter vasıtasıyla, taahhütlü mektupla veya elden imza karşılığında ortaklara tebliğ edilir. Ortaklar tebliğ tarihinden İtibaren 15 gün içinde bu kıymetlere itiraz edebilirler. 15 günün geçmesiyle itiraz hakkı kesin olarak düşer. İtiraz edildiği takdirde, teknik heyet ile yönetim kurulunun kendi üyeleri arasından birer, itirazda bulunan ortaklar tarafından seçilecek bir kişiden oluşan 3 kişilik yeni bir kurul marifetiyle tekrar kıymet takdir olunur. Bu heyet tarafından takdir olunan fark, geçici maliyet bedellerine eklenir veya bu bedelden indirilir. Geçici maliyet tespitinden

sonra yapılan masraflar kesinleşen kıymet takdiri ile orantılı olarak bölünerek kesin maliyet bulunur.

İtiraz taksitlerin ödenmesini geciktiremez. Her ortak kendisine düşen konutu kesin maliyet bedeli üzerinden kabule mecburdur. Ortaklar, yönetim kuruluna yazı ile bilgi vermek şartıyla kendilerine düşen konutları diğer ortakların konutları ile değiştirebilirler.

Kooperatifmuhasebesi-2

KOOPERATİFLER İÇİN ÖRNEK OLAĞAN GENEL KURUL GÜNDEMİ

 

 

 

Olağanüstü toplantılarda, ne için toplantı yapılıyorsa gündeme ikinci maddeden sonra yazılır ( yönetim ve denetim seçimi, veya aidatların tespiti veya tasfiye gibi maddelerin biri yada birkaçı ) son madde dilekler ve kapanış olur. İbralar, hesapların görüşülmesi yazılmaz.

Gündem, Yönetim Kurulu Kararı içine de yazılır.  

 

NOT :KOOPERATİFLER, DİLEKÇELERİNİN İNCELENMESİ VE TOPLANTI GÜNÜ TESPİTİ İÇİN 3 HAFTA ÖNCESİNDEN İL MÜDÜRLÜĞÜMÜZE BAŞVURMALILAR.

 

ANONİM ŞİRKETLER İÇİN OLAĞAN GENEL KURUL ÖRNEK GÜNDEM :

 

 

1-Açılış ve yoklama

2- Divan heyetinin seçimi ve divana genel kurul imzaları için yetki verilmesi

3-Yönetim ve denetçi raporlarının okunması

4-Bilanço ve gelir hesaplarının ( kar – zarar cetveli) görüşülmesi ve kabulü

5-Yönetim kurulu ve denetçilerin ibrası

6- Yönetim kurulu ve denetçilerin seçimi ve süresinin tespiti ( görev süreleri dolmuşsa yazılır )

7- Dilekler ve kapanış.

Görüşülecek başka bir husus varsa , açıkça yazılır 6 ‘ıncı maddeden sonra gündeme yazılır.( kar dağıtımı veya tasfiye gibi )

 

ANONİM ŞİRKETLER İÇİN ÖRNEK OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL GÜNDEMİ

 

 

  • Açılış ve yoklama

2- Divan heyetinin seçimi ve divana genel kurul imzaları için yetki verilmesi

3- Bu maddeye ; toplantı ne amaçla yapılıyorsa ; örneğin

Yönetim kurulu ve denetçi seçimi veya ana sözleşme değişikliği (tadili )

Veya şirketin tasfiyesinin görüşülmesi ve tasfiye memurunun seçimi gibi maddelerden

     Maddelerinden biri veya birkaçı yazılır.

İbralar ve hesapların görüşülmesi yazılmaz.

4- Dilekler ve kapanış.

 

NOT: Şirket olağan genel kurul talepleri, en az 10 gün önceden kayda ve sisteme gireceğinden,

2-3 hafta önceden İl Müdürlüğü ile görüşülmelidir.

 

Aksi halde komiser görevlendirilmez.

 

Komiser talep dilekçesi ve diğer örnek belgeler, Malatya mali Müşavirler Odası web sitesi : ana sayfa – Matbu formlar – Diğer matbu formlar sayfası içinden alınacaktır.

Kooperatifin Temsil ve İlzamı

Kooperatifin Temsil ve İlzamı : Madde 46- Kooperatif adına düzenlenecek evrakın muteber olması veya kooperatifi ilzamı için, kooperatif unvanı altında temsile yetkili olanlardan ikisinin imzası gereklidir. Yönetim kurulu, kooperatifi temsil ve kooperatif adına imza atmaya yetkili şahısları kararla tespit eder ve bu kararın noterlikçe onaylanmış bir sureti, imzalarla birlikte tescil edilmek üzere Ticaret Sicili Memurluğuna verilir. Gerektiğinde, yukarıdaki fıkra hükmüne göre hareket edilerek imza yetkisine sahip kimseler değiştirilebilir.

Kooperatif emlak vergisi muafiyeti

  1. (Ek : 17/7/1972 – 1610/1 md.) Tarım kredi, tarım satış kooperatifleri, 1163 sayılı Kanuna uygun olarak teşekkül eden kooperatifler ve bu kooperatiflerin kuracağı kooperatif birlikleri, kooperatif merkez birlikleri ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliğinin ve Türk Kooperatifçilik Kurumunun sahip oldukları kendi hizmet binaları.

Kooperatiflerde Yönetim Kurulu nasıl çalışır ?-ÖZMEN MALİ MÜŞAVİRLİK

Madde 45- Yönetim kurulu üyeleri; seçimi takiben yapacakları ilk toplantıda aralarından bir başkan, bir ikinci başkan, gereğine göre de birer katip ve muhasip üye seçerek görev bölümü yaparlar.

Rapor Kooperatif
Evren ÖZMEN-Mesleki yayınlar

Yönetim kurulu, başkanın bulunmadığı zamanda ikinci başkanın çağrısı ile toplanır. Toplantı en az ayda bir defa ve en az yarıdan fazla üyenin katılmasıyla yapılır.

Kararlar toplantıda bulunanların çoğunluğu ile verilir.

Oyların eşitliği halinde keyfiyet gelecek toplantıya bırakılır. Onda da eşitlik halinde söz konusu teklif reddedilmiş sayılır.

Toplantılarda bulunmayan üyeleri temsilen oy kullanılamaz.

Üyeler, şahsi menfaatlerini ilgilendiren hususların görüşülmesi sırasında toplantıya katılamazlar. Özürsüz olarak üst üste üç toplantıda hazır bulunmayan üye çekilmiş sayılır. Toplantılar kooperatif merkezinde yapılır. Ancak, üyelerin çoğunluğunun tasvibi ile başka herhangi bir yerde de yapılabilir,

Kooperatifte aşağıdaki defterlerin tutulması zorunludur

Tutulacak Defterler
Madde73- Kooperatifte aşağıdaki defterlerin tutulması zorunludur: 1-Yevmiye Defteri,
2-Defteri Kebir,
3-Envanter Defteri,

20

4-Karar Defteri,

5-Ortaklar Defteri.

Kooperatifte bu defterlerden başka, kasa defteri ile işin mahiyet ve öneminin gerektirdiği diğer defterler de tutulur.

Emisyon primi dağıtılmaksızın sermaye azaltımına gidilip gidilmeyeceği.

Sayı : 62030549-125[6-2014/105]-88462 20/10/2015
Konu : Emisyon primi dağıtılmaksızın sermaye azaltımına gidilip gidilmeyeceği.  

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 31/12/2013 tarihli bilançoda ödenmiş sermayenin nakit 22.500.000,00-TL olduğu, 2007 ve 2009 yıllarında gerçekleşen primli sermaye artışı nedeniyle hisse senedi ihraç primi tutarının 79.320.960,48-TL olduğu belirtilerek, emisyon primi dağıtımının vergisel durumu ile emisyon primlerinin dağıtımı yapılmaksızın sermaye azaltımına gidilip gidilmeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları payların bedelinin itibari değerini aşan kısmının kurumlar vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi, Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında kâr payları üzerinden yapılacak vergi kesintisine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. 03.02.2009 tarihli ve 2009/14592, 14593 ve 14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları uyarınca kâr payları üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranları %15 olarak belirlenmiştir.

 

Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 519 uncu maddesinde ise

 

            “(1) Yıllık kârın yüzde beşi, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçeye ayrılır.

            

            (2) Birinci fıkradaki sınıra ulaşıldıktan sonra da;

            

  1. a) Yeni payların çıkarılması dolayısıyla sağlanan primin, çıkarılma giderleri, itfa karşılıkları ve hayır amaçlı ödemeler için kullanılmamış bulunan kısmı,

           …

           

            genel kanuni yedek akçeye eklenir.

            

            (3) Genel kanuni yedek akçe sermayenin veya çıkarılmış sermayenin yarısını aşmadığı takdirde, sadece zararların kapatılmasına, işlerin iyi gitmediği zamanlarda işletmeyi devam ettirmeye veya işsizliğin önüne geçmeye ve sonuçlarını hafifletmeye elverişli önlemler alınması için kullanılabilir.

            …

            

            5) Özel kanunlara tabi olan anonim şirketlerin yedek akçelerine ilişkin hükümler saklıdır.

            

            …”

 

hükmü yer almaktadır.

 

 

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; kurumlar vergisinden istisna edilen ve sermayeye eklenmemiş olan emisyon primlerinin Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca ortaklara dağıtılmasının mümkün olması halinde, bu işlem kar payı dağıtımı sayılacak olup dağıtılan emisyon primi tutarları üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci ve 30 uncu maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılacaktır.

 

Öte yandan, söz konusu emisyon primleri dağıtılmadan sermaye azaltımına gidilip gidilmeyeceği konusunda Gümrük ve Ticaret Bakanlığından görüş alınması uygun olacaktır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.