Enerji Kimlik Belgesi ve vergisel teşvik

Enerji Kimlik Belgesi ve vergisel teşvik

2.5.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış bulunan 5627 Sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve bu kanuna dayalı “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği”ne göre 1 Ocak 2011’tarihi itibari ile tüm binalarda Enerji Kimlik Belgesi çıkarılması zorunlu hale gelmiştir. Enerji Kimlik Belgesi’nin çıkartılmaması da pek çok yaptırıma bağlanmıştır. Enerji Kimlik Belgesi, asgari olarak binanın enerji ihtiyacını, enerji tüketim sınıflandırmasını, yalıtım özelliklerini ve ısıtma ve/veya soğutma sistemlerinin verimini, bir başka anlatımla binanın enerji performansını gösteren bir belgedir. Enerji Kimlik Belgesi, bu belgeyi vermeye yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından 10 yıl geçerli olacak şekilde düzenlenir Enerji Kimlik Belgesi’nin bir nüshası bina sahibi veya yöneticisi tarafından muhafaza edilir, bir nüshası da bina girişinde rahatlıkla görülebilecek bir yerde asılı bulundurulur. Binada yıllık birincil enerji ihtiyacının değişmesine yönelik herhangi bir uygulama yapılması halinde, belgenin bir yıl içinde yenilenmesi gerekmektedir. Bu belge binanın tamamı için hazırlanır. Ayrıca, isteğe bağlı olarak, kat mülkiyetini haiz her bir bağımsız bölüm veya farklı kullanım alanları için de ayrı ayrı düzenlenebilir. Bu belgeye göre binalar A (en verimli bina) ve G (en verimsiz bina) harfleri aralığında bir Enerji Sınıfı içerisinde yer alır. İdeal bina C sınıfı bir belgeye sahip olandır. 1.1.2011 sonrası yapılan binalara Enerji kimlik Belgesi düzenlenebilmesi için binanın adı geçen Yönetmelikle belirlenmiş yapı ve yalıtım standartlarını karşılayabilecek şekilde inşa edilmiş olması gerekmektedir. Yani yeni inşa edilen binaların enerji sınıfının C’den düşük olması halinde bina için yapı kullanım izni de alınamayacaktır. 1.1.2011 sonrası yapılan binalarda Enerji Kimlik Belgesi çıkartmak bu tarih itibari ile zorunlu hale getirilmesine karşın, bu tarihte mevcut binalara Enerji Kimlik Belgelerini tamamlamaları için 2017 yılına kadar süre tanınmıştır. Kanunun geçici 6. maddesine göre, “Bu Kanunun yayımı tarihinde mevcut olan veya yapı ruhsatı alınmış binalar hakkında [“Enerji Kimlik Belgesi” alma zorunluluğunu içeren] 7. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi hükmü, bu kanunun yayımı tarihinden itibaren on yıl süreyle uygulanmaz”. Kanunun yayım ve yürürlüğe giriş tarihi 2.5.2007 olduğuna göre, 1.1.2011 öncesinde mevcut binalar için Enerji Kimlik Belgesi alma zorunluluğu 2.5.2017’de dolmaktadır. 1.1.2011 tarihinde mevcut binalar için enerji sınıfı sınırlaması bulunmadığından, bina sınıfının C’nin altında çıkmasının da bir önemi bulunmamaktadır. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine göre 2.5.2017 tarihinden sonra 1.1.2011 öncesinde yapılmış binaların alım – satım ve kiralamalarında da Enerji Kimlik Belgesi’nin ibraz edilmesi zorunlu olacaktır. Yönetmeliğin 1.4.2010 tarihli yönetmelikle değişik 25. maddesine göre “Binalar veya bağımsız bölümlere ilişkin alım, satım ve kiraya verme ile ilgili iş ve işlemlerde enerji kimlik belgesi düzenlenmiş olması şartı aranır. Binanın veya bağımsız bölümün satılması veya kiraya verilmesi safhasında, mal sahibi enerji kimlik belgesinin bir suekran-resmi-2017-01-10-07-08-54retini alıcıya veya kiracıya verir.”

Bu hususun binanın fiyatını etkileyeceğini düşünüyorum. Yoksa bu belgenin olmamasının satış veya kiralama işlemi yapılmasına engel oluşturacağına dair bir yaptırıma Kanunda rastlamadım. Ancak bu uygulama sonucu olarak satın alan veya kiralayan aldığı yapının enerji sınıfının ne olduğunu bilecek ve tercihini buna göre yapabilecektir. Bu da binalara olan talebe ve fiyatlarına yansıyacaktır. Nitekim bazı satılık bina ilanlarında “mantolaması yapılmış” veya “ısı yalıtımı sağlanmış” gibi ifadelere şimdiden yer verilmektedir. İleride yapılacak düzenlemeler ile binaların enerji sınıfl arına göre bir vergilendirmeye tabi tutulması, enerji verimliliği yüksek binaların daha düşük oranda vergilendirilmesi de mümkündür. Binasının enerji sınıfı C’nin altında çıkanların veya zaten binasının dış cephesinin belli bir onarımı gerektirenlerin yahut ısıtma giderleri yüksek olup da tasarruf sağlamak isteyenlerin tek yapacakları, binaya mantolama yaptırmaktır. Vergi mevzuatı da ısı yalıtımını teşvik amacıyla mükellefl ere belli kolaylıklar sağlamıştır.

6728 ve 6745 sayılı kanunlarla Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliklerle,

■ Tüccarlara işletmelerine dâhil olan gayrimenkullerin iktisadi değerini artırıcı niteliği olan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamaları binanın maliyetine eklemeksizin doğrudan gider yazma,

■ Gayrimenkul sermaye iradı sahiplerine de aynı nitelikteki harcamalarını gerçek gider yöntemini seçmiş olmaları koşulu ile kira gelirlerinden düşme, olanağı sağlanmıştır. Bu değişikliklerden önce söz konusu harcamalar, ancak binanın maliyetine eklenip amortisman yoluyla itfa edilebilmekteydi.

BUMİN DOĞRUSÖZ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir