Kooperatiflerde Temsil ve Ağırlama giderlerinin sınırı var mıdır ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

T.C.
YARGITAY
23. HUKUK DAİRESİ
E. 2013/344
K. 2013/1262
T. 4.3.2013
• MADDİ TAZMİNAT DAVASI ( Davalıların Eski Yönetim Kurulu Üyesi Olarak Görev Yaptıkları Dönemde Davacı Kooperatifi Zarara Uğrattıkları İddiasına Dayalı – Hüküm Kurmaya Elverişli Olmayan Bilirkişi Raporu Esas Alınarak Yetersiz Araştırma İle Karar Verilmesinin Doğru Görülmediği )
• YÖNETİM KURULUNUN KOOPERATİFİ ZARARA UĞRATMASI ( Davaya Konu ve Mahkemece Olağan Olduğu Kabul Edilen Harcamaların Gerçek Harcamalar Olup Olmadığı Bunun Sonucuna Göre de Makul Olarak Kabul Edilip Edilmeyeceği Objektif Bir Şekilde Ortaya Konulmadan Karar Verilmesinin Doğru Görülmediği – Maddi Tazminat )
• KOOPERATİF UYGULAMALARI ( Maddi Tazminat – Davaya Konu Harcamaların Gerçek Harcamalar Olup Olmadığı Bunun Sonucuna Göre de Makul Olarak Kabul Edilip Edilmeyeceği Objektif Bir Şekilde Ortaya Konulmadan Hüküm Kurmaya Elverişli Olmayan Bilirkişi Raporu Esas Alınarak Karar Verilmesinin Doğru Görülmediği )
1163/m.98
6762/m.309
ÖZET : Dava, davalıların eski yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları dönemde davacı kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de yapılmış olan araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür. Davaya konu ve mahkemece olağan olduğu kabul edilen harcamaların gerçek harcamalar olup olmadığı, bunun sonucuna göre de makul olarak kabul edilip edilmeyeceği objektif bir şekilde ortaya konulmamıştır. Bu durumda, kooperatif uygulamaları konusunda uzman bir bilirkişinin içinde bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti seçilerek, kooperatif anasözleşmesi, genel kurul ve yönetim kurulu kararları, tüm defter, kayıt, belgeler ile varsa banka hesapları ve davaya konu harcama kalemleriyle ilgili bilgi-belgeler celp edilmek suretiyle incelenerek, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını da karşılayacak şekilde ve önceki raporlardaki tespitler de tartışılmak suretiyle, objektif kriterlere dayalı, açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yönetim kurulu üyesi olan davalıların görevde bulundukları dönemde basın, tanıtım, temsil, ağırlama, yemek, konaklama, hediyelik eşya, akaryakıt, kırtasiye ve çiçek gibi harcamalar adı altında gereksiz ve makul düzeyin çok üzerinde olan harcamaların yapıldığını, ilgili bakanlık tarafından da sorumlular hakkında dava açılmasının istenildiğini, davalıların 25.04.2004 tarihli genel kurulda ibra olunmadıklarını ve haklarında ceza ile hukuk davası açılması için karar alındığını ileri sürerek, 322.379,80 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı R. M. G. vekili, müvekkili hakkındaki soyut iddiaların haksız olduğunu, genel kurulda alınan kararın usulüne uygun olmadığını, bilançonun gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı E. Y. vekili, genel kurulda alınan kararın usulüne uygun olmadığını, temsil giderlerinin faydalı giderler olduğunu, makul olmayan bir harcamanın bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı A. K., davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı F. A., davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen 14.11.2011 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kooperatifin 2000 yılında 4483 üyesinin olduğunu bu rakamın 2002 yılında 3217’ye düştüğü, kooperatifin büyüklüğü dikkate alındığında tespit edilmiş olan masrafların olağan olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların eski yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları dönemde davacı kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de yapılmış olan araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür. Davaya konu ve mahkemece olağan olduğu kabul edilen harcamaların gerçek harcamalar olup olmadığı, bunun sonucuna göre de makul olarak kabul edilip edilmeyeceği objektif bir şekilde ortaya konulmamıştır. Bu durumda, kooperatif uygulamaları konusunda uzman bir bilirkişinin içinde bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti seçilerek, kooperatif anasözleşmesi, genel kurul ve yönetim kurulu kararları, tüm defter, kayıt, belgeler ile varsa banka hesapları ve davaya konu harcama kalemleriyle ilgili bilgi-belgeler celp edilmek suretiyle incelenerek, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını da karşılayacak şekilde ve önceki raporlardaki tespitler de tartışılmak suretiyle, objektif kriterlere dayalı, açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir