Oyunculuk ve seslendirme faaliyeti nedeniyle mükellefiyetin hangi yer vergi dairesince tesis edileceği ve yapılacak tevkifat oranı hk.

Oyunculuk ve seslendirme faaliyeti nedeniyle mükellefiyetin hangi yer vergi dairesince tesis edileceği ve yapılacak tevkifat oranı hk.
Tarih 26/06/2012
Sayı B.07.1.GİB.4.06.16.01-120[65-11/16]-702
Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.06.16.01-120[65-11/16]-702

26/06/2012

Konu

:

Oyunculuk ve seslendirme faaliyeti nedeniyle mükellefiyetin hangi yer vergi dairesince tesis edileceği ve yapılacak tevkifat oranı hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; TRT stüdyoları ile dizi ve film stüdyolarında oyunculuk ve seslendirme faaliyetinde bulunduğunuzu, ancak kendinize ait bir işyerinizin bulunmadığını belirterek, bu faaliyetiniz nedeniyle mükellefiyetinizin hangi yer vergi dairesine tesis edileceği ve ikametgah olarak kullandığınız yer için yapacağınız ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hakkında Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

61 inci maddesinde; “Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”

62 nci maddesinde ise; “İşverenler, hizmet erbabını işe alan emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişilerdir.”

hükümlerine yer verilmiştir.

Aynı Kanununun 65 inci maddesinde, “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır…”

66 ncı maddesinde ise; Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez.

Bu işleri dolayısiyle serbest meslek erbabı sayılırlar.”

hükümlerine yer verilmiştir.

Gelir Vergisi Kanununun ”Vergi tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında tevkifat yapmakla sorumlu olanlar sayılmış olup, aynı fıkranın 1 numaralı bendinde; hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup, ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre, 2 numaralı bendinde; yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden, 5/a bendinde ise; 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Mal ve hakların kiralanması karşılığında yapılacak ödemelerde tevkifat oranı 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile % 20 olarak tespit edilmiştir.

Anılan Kanunun “Tarh yeri” başlıklı 106 ncı maddesinde de, gelir vergisinin mükellefin ikametgahının bulunduğu mahal vergi dairesince tarh edileceği hükme bağlanmış, işyeri ve ikametgahı ayrı vergi daireleri bölgesinde bulunan mükelleflerin vergilerinin Maliye Bakanlığınca uygun görüldüğü takdirde ve mükellefe de evvelden bildirmek kaydıyla iş yerinin bulunduğu yerin vergi dairesince tarh olunacağı belirtilmiştir.

Diğer taraftan, Otomasyonlu Vergi Daireleri İşlem Yönergesinin Tarha Yetkili Vergi Dairesi başlıklı 36 ncı maddesinde; tarha yetkili vergi dairesinin gelir vergisinde, mükellefin kanuni ikametgahının bulunduğu yer vergi dairesi olduğu, ancak; Bakanlığımıza tanınan yetkiye istinaden gelirleri sadece zirai kazanç, ücret, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ve diğer kazanç ve iratlardan veya bunların birkaçından veyahut tamamından ibaret olan mükellefler ile belli bir işyeri bulunmaksızın çalışan ticaret ve serbest meslek erbabının beyannamelerinin ikametgahının bulunduğu yer vergi dairesince alınarak tarhiyat ve tahakkuk işlemi yapılacağı açıklanmıştır.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, oyunculuk ve seslendirme faaliyetinizi TRT’ye bir iş akdi ile bağlı olarak ve TRT’ nin emir ve talimatları doğrultusunda bağlılık arz edecek şekilde yapmanız halinde elde ettiğiniz para ve ayınların Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi uyarınca ücret olarak değerlendirilerek aynı Kanunun 94 üncü maddesi gereğince tevkif suretiyle vergilendirilecektir.

Ancak, oyunculuk ve seslendirme faaliyetinizi herhangi bir işyerine bağlı olmadan, şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabınıza mutad meslek olarak yapmanız halinde, bu faaliyetten dolayı elde edeceğiniz gelir, serbest meslek kazancı olarak değerlendirilerek Gelir Vergisi Kanununun serbest meslek kazancına ilişkin genel hükümlerine göre vergilendirilecektir.

Ayrıca, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “İşyeri” başlıklı 156 ncı maddesinde, “Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane şube,depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri,dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari,sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerlerdir.” hükmüne yer verilmiş olup, ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetin yapılmasına veya yürütülmesine elverişli olan yerlerin de işyeri olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Buna göre, oyunculuk ve seslendirme faaliyetinizin TRT ile dizi ve film stüdyolarında yapıldığı ve evde söz konusu faaliyetlerin yapılmadığı hususu dikkate alındığında, evin işyeri olarak kabulü mümkün bulunmamakta olup, bu durumda ikametgah olarak kullandığınız gayrimenkul için yapacağınız ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılması söz konusu olmayacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir