6306 sayılı Kanun kapsamında yeniden inşa olunacak gayrimenkulün tapu harcından istisna olup olmadığı hk.

Başlık 6306 sayılı Kanun kapsamında yeniden inşa olunacak gayrimenkulün tapu harcından istisna olup olmadığı hk.
Tarih 17/07/2014
Sayı 97895701-140[57-2014/48]-1886
Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

Sayı

:

97895701-140[57-2014/48]-1886

17/07/2014

Konu

:

6306 sayılı Kanun kapsamında yeniden inşa olunacak gayrimenkulün tapu harcından istisna olup olmadığı

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzdan, 6306 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” gereğince …, … Mahallesinde kain ve tapuda … pafta, .. ada, … parselde kayıtlı taşınmaz ile ilgili olarak tapuda yapılacak işlemlerin  tapu harcından istisna olup olmadığı hususunda özelge talep edildiği anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde, “Tapu ve kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanları, tapu ve kadastro harçlarına tabidir.” hükmü bulunmaktadır.

Aynı Kanunun 123 üncü maddesinde ise özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen işlemlerden harç alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un, 1 inci maddesinde, bu Kanunun amacının; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasların belirlenmesi olduğu; 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında, riskli yapıların tespitinin, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılacağı ve sonucun Bakanlığa veya İdareye bildirileceği; ikinci fıkrasında, riskli yapıların, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde Bakanlık veya İdare tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirileceği, tapu kütüğüne işlenen belirtmeler hakkında, ilgili tapu müdürlüğünce ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi verileceği hükmüne yer verilmiştir. Yine aynı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; üzerindeki bina yıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyetinin, ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Bakanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce resen terkin edilerek, önceki vasfı ile değerlemede bulunularak veya malik ile yapılan anlaşmanın şartları tapu kütüğünde belirtilerek niteliği, ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan her türlü şerhin, hisseler üzerinde devam edeceği, bu şekilde belirlenen uygulama alanında cins değişikliği, tevhit ve ifraz işlemlerinin Bakanlık, TOKİ veya İdare tarafından resen yapılacağı veya yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan 6306 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasında ise “Bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.” hükmüne yer verilmiştir.

6306 sayılı Kanunun incelenmesinden, kanunun amacının; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu ve tapu harcı istisnasının bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlemlere uygulanacağı anlaşılmaktadır.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ile eklerinin tetkikinden, bahsedilen … pafta, … ada, … no.lu parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde tapuda 23/12/2013 tarihi itibarıyla ‘6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapıdır’ şerhinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, söz konusu taşınmazın 23/12/2013 tarihi itibarıyla 6306 sayılı Kanun kapsamına alındığı dikkate alındığında,  söz konusu taşınmaz ile ilgili olarak ‘Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’ne istinaden 23/12/2013 tarihinden itibaren tapuda yapılacak işlemlerden 6306 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında tapu harcı aranılmaması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden arsa sahiplerine devredilen bağımsız bölümlerde harç matrahı hk.


Kooperatifler kanunu 2015, Kooperatifler kanunu tam metin 2015, kooperatif kanunu 2015, kooperatifler kanunu word, kooperatifler kanunu pdf

KOOPERATİFLER KANUNU (1)(2)

: 1163
: 24/4/1969
: Tarih : 10/5/1969 Sayı : 13195 : Tertip : 5 Cilt : 8 Sayfa : 1955

Bu Kanun ile ilgili tüzük için, “Tüzükler Külliyatı”nın kanunlara göre düzenlenen nümerik fihristine bakınız.

Kabul Numarası Kabul Tarihi Yayımlandığı R.Gazete Yayımlandığı Düstur

BİRİNCİ BÖLÜM

Kooperatif ve Kuruluşu

4571

Madde 1 –(Değişik: 21/4/2004 – 5146/ 1 md.)

Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir.

B) Kuruluş, muteberlik şartları, isim kullanma yetkisi :

Madde 2 – Bir kooperatif en az 7 ortak tarafından imzalanacak ana sözleşme ile kurulur. Ana sözleşmedeki imzaların noterce onaylanması gerekir.

Yapı kooperatifleri ile konusuna taşınmaz mal temliki dahil bulunan diğer kooperatiflerin anasözleşmelerinde ortaklara taşınmaz mal temlik edileceği hakkındaki taahhütler başka bir resmi şekil aranmaksızın muteberdir.

Sermaye miktarı sınırlandırılarak kooperatif kurulamaz. Kooperatif adını ancak bu kanuna göre kurulmuş teşekküller kullanabilir.

(Ek: 6/10/1988 – 3476/1 md.) Kooperatifler ve üst kuruluşlarının unvanlarında, kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerine yer verilemez.

C) İzin verme, tescil ve ilan:

Madde 3 – Ana sözleşme, Ticaret Bakanlığına verilir. Bakanlığın kuruluşa izin vermesi halinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan olunur. Tescil ve ilan olunacak hususlar şunlardır:

1. Ana sözleşme tarihi,

2. Kooperatifin amacı, konusu ve varsa süresi, ——————————

(1)13/12/1983 tarih ve 183 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 50 nci maddesi hükmü gereğince anılan maddede sayılan kooperatiflerle ilgili olarak Ticaret Bakanlığına ve Bakanına verilmiş olan görev ve yetkiler Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığına ve Bakanına devrolunmuştur.

(2) 11/3/2010 tarihli ve 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 18 inci maddesiyle, bu Kanunda 5957 sayılı Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda mezkur kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

4572

3. Kooperatifin unvanı ve merkezi,
4. Kooperatifin sermayesi ve bunun nakdi kısmına karşılık olarak ödenen en az miktar ve her ortaklık payının değeri, 5. Ortaklık payı belgelerinin ada yazılı olduğu,
6. Ayni sermaye ve devralınan akçalı kıymetlerle işletmelerin neden ibaret oldukları ve bunlara biçilen değerler,
7. Kooperatifin ne suretle temsil olunacağı ve denetleneceği,
8. Yönetim Kurulu üyeleriyle kooperatifi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları,
9. Kooperatifin yapacağı ilanların şekli ve anasözleşmede de bu hususta bir hüküm varsa yönetim kurulu kararlarının

pay sahiplerine ne suretle bildirileceği,
10. Kooperatifin şubeleri: Kooperatifler, lüzum gördükleri takdirde memleket içinde ve dışında şubeler açabilirler.

Şubeler, merkezin sicil kaydına atıf yapılmak suretiyle bulundukları yer ticaret siciline tescil olunurlar.
Ticaret Bakanlığı, ana sözleşmelerin, kanunun ihtiyari hükümlerinden ayrıldığını ileri sürerek kooperatifleri

kuruluşuna izin vermekten kaçınamaz.
Anasözleşmenin değişiklikleri de kuruluştaki usullere bağlıdır.
D) Anasözleşmeye konacak hükümler:
I – Mecburi hükümler:
Madde 4 – Kooperatif anasözleşmesinde aşağıdaki hususlara ait hükümlerin yer olması gerektir.
1. Kooperatifin adı ve merkezi,
2. Kooperatifin amacı ve çalışma konuları,
3. Ortaklık sıfatını kazandıran ve kaybettiren hal ve şartlar,
4. Ortakların pay tutarı ve kooperatif sermayesinin ödenme şekli, nakdi sermayenin en az 1/4 nün peşin ödenmesi,
5. Ortakların ayni sermaye koyup koymıyacakları,
6. Kooperatiflerin yükümlerinden dolayı ortakların sorumluluk durumu ve derecesi,
7. Kooperatifin yönetici ve denetleyici organlarının görev ve yetki ve sorumlulukları ve seçim tarzları,
8. Kooperatifin temsiline ait hükümler,
9. Yıllık gelir gider farklarının, hesaplama ve kullanma şekilleri,
10.Kurucuların adı, soyadı iş ve konut adresleri,
II – İhtiyari hükümler:
Madde 5 – Anasözleşme ayrıca aşağıdaki hususları da kapsıyabilir.
1. Genel kurulun toplantısı, kararların alınması, oyların kullanılması hakkındaki hükümler;
2. Kooperatifin çalışma şekline dair esaslar;
3. Kooperatifin birliklerle olan münasebetleri;
4. Kooperatifin diğer bir kooperatifle birleşmesine ait hükümler;
5. Kooperatifin süresi.
III – Yorumlayıcı hükümler:
Madde 6 – 5 inci maddenin 1 ve 2 nci bentlerinde yazılı hususlar hakkında anasözleşmede hüküm olmadığı takdirde

aşağıdaki hükümler uygulanır.

“Rezerv Yapı Alanı\” olan parseller üzerine inşaa edilecek gayrimenkullere ilişkin olarak düzenlenecek sözleşmelerin ve yapılacak işlemlerin damga vergisi ve harçtan istisna olup olmadığı hk.

Başlık \”Rezerv Yapı Alanı\” olan parseller üzerine inşaa edilecek gayrimenkullere ilişkin olarak düzenlenecek sözleşmelerin ve yapılacak işlemlerin damga vergisi ve harçtan istisna olup olmadığı hk.
Tarih 01/09/2014
Sayı 97895701-140[123-2014/89]-2143
Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

Sayı

:

97895701-140[123-2014/89]-2143

01/09/2014

Konu

:

“Rezerv Yapı Alanı” olan parseller üzerine inşaa edilecek gayrimenkullere ilişkin olarak düzenlenecek sözleşmelerin ve yapılacak işlemlerin damga vergisi ve harçtan istisna olup olmadığı

İlgi’de kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, … A.Ş.’nin ” … Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi” ihalesinin şirketiniz ile … İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti arasında kurulacak iş ortaklığının uhdesinde kaldığı, ihale konusu parsellerin 6306 sayılı Kanun kapsamında “rezerv yapı alanı” olduğu, bu kapsamda rezerv alan üzerine inşa edilecek konutların üçüncü kişilere satışı nedeniyle şirketiniz ile alıcılar arasında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile rezerv alanı üzerinde inşa edilecek binaların yapımı ile ilgili taşeronlarla düzenlenecek taşeronluk sözleşmelerinin damga vergisine tabi olup olmadığı; inşa edilecek konutların üçüncü kişilere satışı nedeniyle üçüncü kişilerle iş ortaklığınız arasında yapılacak sözleşmeye istinaden tapuda devir sırasında tapu harcı alınıp alınmayacağı, çıkarılacak proje ruhsatının belediyelerce alınan ruhsat harcına tabi olup olmadığı hakkında bilgi verilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 1’inci maddesinde, bu Kanunun amacının; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasların belirlenmesi olduğu; 2’nci maddesinin (c) fıkrasında, rezerv yapı alanının, bu Kanun uyarınca gerçekleştirilecek uygulamalarda yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere, TOKİ’nin veya İdarenin talebine bağlı olarak veya resen, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenecek alanları ifade edeceği;  7 ‘nci maddesinin 9’uncu fıkrasında, bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır.

DAMGA VERGİSİ KANUNU VE HARÇLAR KANUNU YÖNÜNDEN

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade edeceği hükme bağlanmıştır.

492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 57’nci maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olduğu;  Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin I-20/a fıkrasında, “Gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden (Cebri icra ve şuyuun izalesi hallerinde satış bedeli, istimlaklerde tekdir edilen bedel üzerinden) devir eden ve devir alan için ayrı ayrı (binde 20)” harç alınacağı hükme bağlanmıştır.

Harçlar Kanunu’nun 123’üncü maddesinde ise özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen işlemlerden harç alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.

6306 sayılı Kanunla, Kanun kapsamında yer alan hak sahibi maliklerle yapılacak işlemlere yönelik istisna öngörülmekte olup, hak sahiplerinin taraf olmadığı işlemler ve kağıtlara istisna uygulanmasının Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.

Buna göre, 6306 sayılı Kanun kapsamında rezerv yapı alanı üzerinde inşa edilecek gayrimenkullerin hak sahipleri malikler dışında kalan üçüncü kişilere yapılacak satış nedeniyle üçüncü kişilerle şirketiniz arasında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ve alt yüklenicilerle şirketiniz arasında düzenlenecek taşeronluk sözleşmelerine anılan Kanun kapsamında damga vergisi istisnası uygulanamayacaktır.

Ayrıca 6306 sayılı Kanun kapsamında rezerv yapı alanı üzerinde inşa edilerek hak sahipleri malikler ile düzenlenecek sözleşme kapsamında verilecek konut ve işyerlerinin, hak sahipleri adına tapuya tescilinde harç aranılmaması gerekmekle birlikte rezerv yapı alanı içerisinde inşa edilecek konutların hak sahibi malik dışında üçüncü kişilere satışı nedeniyle üçüncü kişilerle iş ortaklığınız arasında yapılacak sözleşmeye istinaden  tapuda yapılan işlemlerde istisna uygulanması mümkün değildir.

BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU YÖNÜNDEN

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Ek 1 inci maddesinde, “Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde yapılan her türlü bina inşaatı (ilave ve tadiller dahil), inşaat veya tadilat ruhsatının alınmasında Ek Madde 6’da yer alan tarifede gösterilen nispet ve hadlerde bina inşaat harcına tabidir.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, 6306 sayılı Kanun kapsamında rezerv yapı alanı içerisinde inşa edilecek binaya ilişkin olarak alınacak proje ruhsatının 2464 sayılı Kanun gereği tahsil edilmesi gereken bina inşaat harcından istisna tutulması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim

Kooperatif Birliğinin KDVK karşısındaki durumu

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

Sayı

:

84974990-130[1-2012-19]-262

14/03/2014

Konu

:

Kooperatif Birliğinin KDVK karşısındaki durumu

            İlgide kayıtlı dilekçenizde; 01/08/1998 tarihinden önce kurulmuş olan Birliğinizin vergiye tabi herhangi bir işlem yapmadığı sürece katma değer vergisi beyannamesi vermesi gerekip gerekmediği hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

             3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1/1 inci maddesinde ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

            3065 sayılı Kanuna eklenen Geçici 15 inci madde hükmü ile 29/07/1998 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı alınmış olan inşaatlara ilişkin olarak konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri KDV’den istisna edilmiş, bu tarihten sonra inşaat ruhsatı alınmış inşaatlara ilişkin olarak konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahüt işleri (I) sayılı listeye alınmıştır.

         Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda kooperatiflerin muafiyetine ilişkin hükümlere yer verilmiş olup, kooperatif birliklerinin de söz konusu muafiyet hükümlerinden yararlanacağı tabiidir.

         Buna göre, konut yapı kooperatifi olarak faaliyet göstermeyen Kooperatif Birliğiniz, kurumlar vergisinden muaf olmakla birlikte, KDV Kanununda bu muafiyete ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemesi nedeniye KDV beyannamesi vermesi gerekmektedir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

Ticari markalar, stoklar ve bazı iktisadi kıymetlerin satın alınmasında ödenen bedelin değerlemesi hk.

Sayı

:

11395140-105[326-2012/VUK-1- . . .]-2085

18/08/2014

Konu

:

Ticari markalar, stoklar ve bazı iktisadi kıymetlerin satın alınmasında ödenen bedelin değerlemesi hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, şirketinizin … üretimi, alım ve satımı işi ile iştigal etmek üzere … tarihinde kurulduğu, bu alanda faaliyette bulunan … Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin … üretim ve satışı işini devraldığı, söz konusu devrin şirket hisselerinin devri yolu ile değil, mal varlığı devri yolu ile gerçekleştirildiği, bu kapsamda ilgili şirket tarafından kurumunuza devrolunan markalar, sabit kıymetler ve stoklar karşılığında fatura düzenlendiği, markalar, sabit kıymetler ve stokların yapılan değerleme çalışması sonucunda piyasa değeri üzerinden faturalandırıldığı, kurumunuzun bu varlıkların dışında şerefiye adı altında ayrıca ilgili kuruma ödemede bulunduğu, kurumunuza devrolan maddi varlıklar ve gayrimaddi varlıklar dışında, şerefiyeye ilişkin olarak düzenlenen faturanın tabi olduğu amortisman oranı hakkında tereddüde düşüldüğü belirtilerek Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 72 nci maddesinde takdir komisyonunun kuruluşu, 74 üncü maddesinde takdir komisyonlarının (yetkili makamlarca istenen matrah ve servet takdirlerini yapmak ve vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri tespit etmek gibi) görevleri ile 75 inci maddesinde de takdir komisyonlarının (görevleri dolayısıyla inceleme yetkisi ve servetleri, sınai hakları ve telif haklarını, imtiyazları, madenleri, mücevharatı, eski eserleri ve sanat eserlerini değerlemede bilirkişiye müracaat edebilme) yetkilerine ait hükümler yer almaktadır.

Aynı Kanunun 267 nci maddesinde ise, emsal bedeli gerçek bedeli bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı bedel olarak tanımlanmış olup, emsal bedelinin ortalama fiyat esası ve maliyet bedeli esasına göre tespit edilememesi halinde ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca belli edileceği, yapılacak takdirlerde iktisadi kıymetin maliyet bedelinin ve piyasa kıymetlerinin araştırılacağı ve kullanılmış eşya için ayrıca yıpranma derecelerinin dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır.

Mezkûr Kanunun 265 inci maddesinde mukayyet değerin bir iktisadi kıymetin muhasebe kayıtlarında gösterilen hesap değeri olduğu, 282 inci maddesinde gerçek veya tüzel kişilerde peştamallıkların mukayyet değerleriyle değerleneceği, 326 ncı maddesinde ise, kurumların aktifleştirdikleri ilk tesis ve taazzuv giderleri ile peştemallıkların mukayyet değerleri üzerinden eşit miktarlarda ve beş yıl içinde itfa olunacağı hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, Kanunun 313 üncü maddesinde “İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.

            ….

            Değeri (1/1/2014 tarihinden itibaren) 800,00- TL’yi aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri (1/1/2013 tarihinden itibaren) 800,00- TL’yi aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır.” hükmü yer almaktadır.

Peştemallık uygulamada, şerefiye veya hava parası olarak da adlandırılmakta olup, bir ticari işletmenin devri sırasında, o işletmenin aktifinde bulunan emtia ve demirbaş eşyalarının gerçek değerlerinden başka, o işletmenin bulunduğu yerin önemi, piyasada oluşturduğu haklı şöhret ve ticari itibar, müşteri kitlesinin büyüklüğü, hatta faaliyet gösterdiği sektörde “monopol” durumuna girmiş olması ve benzeri diğer nedenlerden dolayı bilanço değerlerine ilave olarak sahip olunan değeri ifade etmektedir. Diğer bir ifade ile peştemallık, bir işletme devralınırken katlanılan maliyet ile söz konusu işletmenin rayiç bedelle hesaplanan net varlıklarının değeri arasındaki olumlu farktır.

Yukarıda yer verilen kanun hükümleri ve yapılan açıklamalar uyarınca, peştemallık iktisadi bir bütünlüğün devri sırasında satış bedeli ile devralınan iktisadi kıymetlerin rayiç bedeli arasındaki olumlu fark olduğundan, şirketinizce … Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ne ait ticari markaların, stokların ve bazı ofis ekipmanlarının satın alınmasında bir işletmenin devralınması söz konusu olmadığından tarafınızca ödenen bedelin peştemallık olarak kabul edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Buna göre, şirketinizce … Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den satın alınan ticari markalar, stoklar ve ofis ekipmanlarının, takdir komisyonunca, ödenen toplam tutar da dikkate alınmak suretiyle tespit edilecek emsal bedelleri üzerinden aktife alınması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Kooperatifler ile ilgili özet Bilgiler

  • Yapı Kooperatifi Türleri nelerdir?

Yapı kooperatifleri Konut Yapı Kooperatifi, Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi ve Küçük Sanayi Sitesi yapı kooperatifi olmak üzere üç türdür.

  • Yapı Kooperatifi kuruluşu için hangi idareye başvurmak gerekir?

Yapı kooperatiflerinin kuruluş işlemleri için kooperatifin merkezinin bulunacağı İlin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne müracaat edilir.

  • Yapı kooperatifi kuruluşunda istenilen belgeler nelerdir?

Yapı kooperatiflerinin kuruluşunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden temin edilecek örnek başvuru formunun usulüne uygun olarak doldurulması ve formun ekinde;

1- Her sayfasının kurucular (en az yedi kurucu ortak) tarafından imzalanmış noter tasdikli 6 adet kooperatif anasözleşmesinin olması,

2- Unvan, merkez, süre ve ilk genel kurul toplantısına kadar görev yapacak yönetim ve denetim kurul üyeleri ile ilgili bölümlerin doldurulmuş olması,

3- Sermaye ve paylar ile ilgili 7. ve 8. Maddelerin boş kısımlarının kurucu ortak sayısına bağlı olarak doldurulmuş olması,

4- Anasözleşmenin son sayfasında yer alan ve kurucuların Adı ve Soyadı, T.C. Kimlik No, Tabiiyet, Sermaye Taahhüdü, Ödediği Sermaye ve İmza bölümlerinin uygun olarak doldurulmuş olması,

5- 1163 sayılı Kanunun 4. maddesine göre kurucular tarafından taahhüt edilen nakdi sermayenin 1/4 ‘ünün, ticaret siciline tescil ve ilanıyla tüzel kişiliği kazandıktan sonra kooperatif ya da kooperatif birliği hesabına aktarılmak üzere kurucu ortaklarca anasözleşmede belirtilen ilk yönetim kurulu üyelerinden birine ödenmesi ve bu hususun kooperatif kuruluş izin başvuru formunda beyan edilmesi,

6- Kurucu ortakların aynı türden başka bir kooperatife yönetim kurulu üyesi olmadığına dair bir taahhütname vermesi,

7- Kooperatif unvanlarında kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerinin kullanılmaması ve Türk Ticaret Kanununun 48. Maddesinde belirtilen hususlara dikkat edilmesi,

8- Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatiflerinin kurulmasında ortakların anasözleşmenin ilgili maddelerinde belirtilen ortaklık şartlarını taşıdıklarını belirtir Sanayi ve Ticaret Odaları veya Vergi Dairelerinden verilmiş belgelerin sunulması, gerekmektedir.

 

 

 

  • İdareden yapı kooperatifi kuruluşu izni alınmasını müteakip yapılacak iş ve işlemler nelerdir?

Kuruluş izni verilen kooperatife ait anasözleşmeler, ilk genel kurul toplantısına kadar görev yapmak üzere belirlenen yönetim kurulunca Ticaret Sicil Memurluğuna götürülerek kooperatifin tescili talep edilir. Ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 3. maddesinde sayılan hususların ilanı için ilan beyannamesi tanzim edilir. Bu beyannamede bulunan hususlar Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilir.

  • Anasözleşme tadili için hangi idareye başvurmak gerekir?

Yapı kooperatiflerinin ana sözleşmelerinde yapılacak unvan, süre, merkez ve sermaye değişikliklerine ilişkin işlemlerle ilgili olarak kooperatifin merkezinin bulunduğu İlin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne müracaat edilir. Bu hususların haricindeki madde değişiklikleri için Çevre ve Şehircilik Bakanlığına başvurulması gerekmektedir.

  • Anasözleşme değişikliği için istenilen belgeler nelerdir?

1-Yapılmak istenen değişiklikler için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden temin edilecek örnek başvuru formunun usulüne uygun olarak doldurulması ve formun ekinde;

a)Değiştirilmesi düşünülen maddenin eski ve yeni hali karşılıklı olarak 6 nüsha halinde yazılmış ve yönetim kurulunca imzalanmış metni,

b)Ana sözleşme değişikliğinin gerekçesini içeren noter tasdikli yönetim kurulu kararı,

c)Kooperatifin kuruluş işlemlerinin yayımlandığı Ticaret Sicili Gazetesinin aslı veya fotokopisi,

d)Halen yürürlükte bulunan kooperatif ana sözleşmesinin Bakanlıkça onaylı aslı veya fotokopisi,

e)Mevcut yönetim kuruluna ait noter onaylı imza sirküleri ve yönetim kurulu yetki belgesi,

f)Kooperatifin en son durumunu gösterir Genel Durum Bilgi formunun verilmesi gerekmektedir.

2- Ana sözleşmede gösterilen faaliyet süresinin değiştirilmesine ilişkin taleplerin değerlendirilmesi ile ilgili olarak; kooperatifin süresinin dolmamış olması gerekmektedir. Kooperatifin süresinin dolmuş olması durumunda mahkemeden alınacak, kooperatifin faaliyette olduğuna dair tespit kararının sunulması gerekmektedir.

  • İdareden anasözleşme değişikliği izni alınmasını müteakip yapılacak iş ve işlemler nelerdir?

İstenilen değişiklik onayını alan kooperatif yetkililerince ana sözleşme değişikliği için;

a)Ana sözleşme esaslarına göre yapılacak ilk genel kurul toplantısında, değişiklik metinlerinin genel kurulda görüşülerek gerekli kararların alınması,

b)Alınan kararın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 3.maddesi gereğince tescil ve ilan ettirilmesi ile gerekli belgelerin İl Müdürlüklerine teslim edilmesi, gerekmektedir.

  • Yapı Kooperatifleri ortaklık şartları nelerdir?

1- Medeni haklarını kullanma ehliyetine sahip gerçek kişi olmak.

2- Türk vatandaşı olmak veya yabancı uyruklu olmakla birlikte 2644 Sayılı Tapu Kanunu veya yürürlükteki, mevzuat hükümlerine göre Türkiye’de gayrimenkul edinmesine imkan sağlanmış kişilerden bulunmak,

3-1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 9’uncu maddesinde sayılan tüzel kişilerden olmak.

 

  • Yapı Kooperatifine nasıl ortak olunur?

Kooperatife ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler kooperatif ana sözleşmesinde yer alan bütün hükümleri hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir dilekçe ile kooperatif Yönetim Kurulu’na başvururlar. Sözlü müracaatla ortak olunamaz. Yönetim Kurulu, bu başvuruyu başvuru sahiplerinin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırarak inceler ve uygun görülenlerin ortaklığa kabulü için karar alır. Müracaatların sonuçları kabul veya ret olmak üzere 15 gün içerisinde ilgiliye yazı ile bildirilir. Yedek üye vb. şekilde ortak kaydı yapılamaz.

  • Ortaklıktan hangi hallerde, nasıl çıkılır?

Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Bir ortağın hiçbir surette kooperatiften çıkamayacağına dair bağlamalar hükümsüzdür. Örnek anasözleşmeye göre her ortak, hesap senesi sonundan en az bir ay önce yönetim kuruluna yazı ile başvurmak suretiyle ortaklıktan çıkabilir. Yönetim kurulu bu hükme uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, yazılı başvurunun kooperatif kayıtlarına girişinden itibaren bir ay içinde kabulden kaçınırsa, ortak, çıkma dileğini noter aracılığı ile yönetim kuruluna bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.

 

 

 

  • Kooperatif Yönetim Kurulu hangi hallerde ortağın çıkarılmasına karar verebilir?

Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamaz. Örnek Anasözleşmeye göre durumları aşağıda gösterilen hallere uyanlar yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır.

1- 10’uncu maddede yazılı ortaklık şartlarını kaybedenler.

2- Parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden on gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtar yapılır. İkinci ihtarı takip eden bir ay içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyenler.

3- Kura çekimi sonunda kendilerine düşen konutları /işyerlerini kabul etmeyenler.

4- Tapuda kendi adlarına tescilinden önce konutlarında/işyerlerinde yaptıkları tahribat veya tadilatı yazılı ihtara rağmen düzeltmeyenler.

5- Kooperatifin para, mal ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı mahkum olanlar.

6- KSS’ ler için İşyerini kiraya verenler (KSS Anasözleşmenin 16’ncı maddenin son fıkrası hükmü saklıdır.)

7-KSS ‘ler için işyerlerini KSS Anasözleşmesinin 10.maddesinde sayılan küçük sanayi kolları dışındaki işlerde kullananlar.

  • Ortaklıktan çıkmaya nasıl itiraz edilebilir?

Ortak çıkarılma kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Eğer ortağa tebliğ edilen çıkarılma kararı yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine iptal davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı iptal davası hakkı saklıdır.

Üç aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarma kararları kesinleşir.

Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.

  • Ortaklığı sona erenlerle hesaplaşma ne şekilde yapılır?

1163 sayılı Kooperatifler Kanununun Kooperatiften Çıkan veya Çıkarılan Ortaklarla Hesaplaşma Süresi ve Yükümlülükleri başlığı altında yer alan 17’inci maddesine göre; çıkan ortakça iadesi talep edilecek haklar, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır ve bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri ödenmesi gerekir. Ancak genel kurulca karar alınmak şartıyla, kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olması halinde, ödemelerin üç yılı aşmamak üzere geciktirilebileceği ve beş yıl geçmekle zaman aşımına uğrayacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınması halinde eski ortağın ödediği gider taksitleri derhal geri verilir.

  • Ortaklığın devri ne şekilde olur?

1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 14 üncü maddesine göre ortaklık devredilebilir. Yönetim Kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder. Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer.

  • Kooperatif organları nelerdir?

Kooperatifin işleyişini sağlayan organları Genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kuruludur.

Genel kurulun devredemeyeceği görev ve yetkileri nelerdir?

Genel kurul bütün ortakları temsil eden en yetkili organ olup, aşağıdaki yetkileri devir ve terk edemez.

a)Anasözleşmeyi değiştirmek,

b)Yönetim Kurulu ve denetçiler kurulu üyelerini gerekiyorsa tasfiye kurulu üyelerini seçmek.

c)İşletme hesabı, bilanço, gelir-gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak,

d)Yönetim Kurulu ve denetim kurulunu ibra etmek,

e)Kanun veya anasözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek,

e1-yönetim ve denetim kurulu üyelerine verilecek aylık ücret, huzur hakkı ve yolluk miktarı ile bütçeyi görüşerek karara bağlamak,

e2-yönetim kurulu kararlarının iptal edilip edilmeyeceğini karara bağlamak,

e3-ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek,

e4-üst kuruluşa girme kararını vermek ve temsilcileri seçmek,

e5-kooperatifin dağılması hakkında karar vermek,

f)Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usulü; alınacak gayrimenkulün niteliği, yeri ve azami fiyatını; satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek,

g)İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek,

h)Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut ve işyeri sayısını tespit etmek.

 

 

 

  • Ortağın oy hakkı ne şekildedir, vekalet verilebilir mi? Vekalet şartları nelerdir?

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun “Oy hakkı” başlıklı 48 inci maddesine göre Genel Kurulda her ortak yalnız bir oya sahiptir. “Temsil” başlıklı 49 uncu maddesinde “Anasözleşmede açıklama bulunduğu takdirde, bir ortak yazı ile izin vermek suretiyle genel kurul toplantısında oyunu ancak bir başka ortağa kullandırabilir. Eş ve birinci derecede akrabalar için temsilde ortaklık şartı aranmaz.” hükmüne yer verilmiştir.

 

  • Olağan genel kurul hangi zaman diliminde yapılır?

Yönetim kurulunun hazırlayacağı gündeme göre ve anasözleşmelerde belirtilen usul ve esaslara uyularak, olağan genel kurul toplantısının her hesap dönemi sonundan itibaren 6 ay içende en az yılda bir defa yapılması zorunludur.

  • Genel kurul toplantı yeri neresidir?

Genel Kurul kooperatif merkezinin bulunduğu yerde toplanır.

  • Genel kurulu toplantıya kimler çağırabilir?

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na göre genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi;

-Yönetim kurulu

-Gerektiğinde denetim kurulu

-Ortağı olduğu üst birlik

-Tasfiye memurlarına aittir.

Ayrıca; 1163 s. Kooperatifler Kanununun 44. ve anasözleşmenin 27. Maddelerinde belirtilen usul ve esaslar dâhilinde, azlığın (4 den az olmamak kaydı ile ortak sayısının 1/10 u) kooperatifi genel kurula çağrı hakkı mevcuttur.

 

  • Genel kurul toplantısı için çağrının süresi ve içermesi gereken hususlar?

Genel kurul toplantısı için çağrı toplantı gününden en az 30 gün önce ve an çok iki ay içinde yapılmalı, çağrıda toplantının gün ve saati ile yerinin ve gündem maddelerinin bildirilmesi gerekmektedir.

 

Bakanlığa temsilci talebi için ne zaman ve hangi belgeler ile müracaat edilmelidir?

Bakanlık temsilcisi talebine ilişkin talep dilekçesinin;

Çağrı için alınan kararın örneği ( yönetim kurulu, denetim kurulu veya tasfiye memurları, üst birlik yönetim kurulu kararı ya da kesinleşme şerhli mahkeme kararı),

Çağrıyı yapanların yetkili olduklarını gösteren belge(Başvuru sahipleri, ticaret sicil memurluğundan kooperatifi temsile yetkili son yönetim kurulu üyeleri olduklarını gösterir yazı alacaklardır. Azlık tarafından çağrı yapılmakta ise çağrı iznini veren kesinleşme şerhli mahkeme kararı),

Toplantı gündemi,

Vezne alıntısı makbuzu,

Yönetim Kurulu yıllık çalışma raporu,

Denetim Kurulu raporu,

Kooperatif ve üst kuruluşlarının genel durum bildirim formu eklenmek suretiyle,

Genel kurul toplantı tarihinden en az 15 gün önce kooperatifin merkezinin bulunduğu İlin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne teslim edilmesi gerekmektedir.

 

  • Gündeme madde ilavesi ne şekilde olur?

Dörtten az olmamak üzere kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/10’u tarafından genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak bildirilecek hususların gündeme konulması zorunludur.

Genel kurul esnasında gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce kooperatife kayıtlı ortakların 1/10 ‘nun yazılı teklifte bulunmaları halinde, 1163 sayılı Kanunun 46’ncı maddesinde belirtilen hususların gündeme eklenmesi mümkündür.

 

  • Toplantı nisabı nedir? Karar nisabı nedir?

Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuların görüşülebilmesi için gerekli toplantı nisabı kooperatife kayıtlı ortakların en az ¼’nün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması şeklinde olup, karar nisabı ise anasözleşmede aykırı bir hüküm yoksa oylama sırasındaki mevcudun yarıdan fazlasının oyudur. İlk ve müteakip toplantılarda aynı nisaplar aranır.

  • Çekimser oylar nasıl değerlendirilecektir?

Çekimser oyların aleyhte olarak kabulü gerekir. (Yargıtay 11 HD. 29.11.1982 E.5096,K.4999).

 

  • Kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesinde ve anasözleşme değişikliklerinde karar nisabı nedir?

Kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesinde ve anasözleşme değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların 2/3 ‘ü çoğunluğu gereklidir.

 

  • Ek ödeme veya sorumluluğun arttırılmasında karar nisapları nedir?

Ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümlülükleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların ¾’ ünün rızası gereklidir.

 

  • Genel kurul toplantı divanı kimlerden oluşur?

Genel kurulun idaresi, ortaklar veya üst kuruluş temsilcileri arasından seçilen başkan ve üyeler tarafından sağlanır.

 

  • İbra edilmeyen denetim ve yönetim kurulları tekrar aday olabilir mi?

Genel kurulda ibra edilmeyen yönetim kurulu üyeleri gündemde seçim maddesi var ise aynı genel kurulda tekrar yönetim ve denetim kurulu üyeliklerine seçilemezler. Şayet gündemde seçim maddesi yok ise yapılacak ilk genel kurul toplantısı gündemine seçim maddesi konması zorunludur.

  • Genel kurul kararları kimleri bağlar?

Kanun ve anasözleşmeye uygun toplanmış genel kurullarda alınan kararlar, toplantıda bulunmayanlar veya bulunup aleyhte oy kullananlar hakkında da geçerli ve bağlayıcıdır.

  • Genel kurul kararlarının iptali için kimler başvurabilir?

Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten,

Oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen,

Toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini ve Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden,

Pay sahipleri ve Yönetim Kurulu ile kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri,

Genel Kurul kararlarının iptali için Kanun ve anasözleşmede gösterilen usul ve esaslar çerçevesinde yerel mahkemeye başvurabilirler.

  • Genel kurul kararlarının iptali için nereye ne zaman başvurulması gerekir?

Genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurulabilir.

  • Yönetim kurulu üyeliği kaç kişiden oluşur? Görev süresi ne kadardır? Seçilme şartları nelerdir?

Yönetim kurulu, en az üç asıl üç yedek olmak üzere en az bir, çok 4 yıl için seçilebilirler. Yönetim kurulu üyelerinde aşağıdaki şartlar aranır:

  • Kooperatif ortağı olmak ve medeni hakları kullanma ehliyetine sahip bulunmak,
  • Türk vatandaşı olmak,
  • Başka bir konut yapı kooperatifinde yönetim kurulu üyesi olmamak,
  • Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından ya da 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre mahkum olmamak.
  • Aynı zamanda kooperatifte denetçi olmamak,

Yönetim kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, yukarıdaki şartları taşıyan gerçek kişi temsilcileri vasıtasıyla temsil edilirler.

 

  • Yönetim kurulu üyelik şartlarını kim araştırır?

Üyelik şartları denetçiler tarafından araştırılır. Bu şartları taşımadıkları halde seçilenler ile sonradan kaybedenlerin görevlerine yönetim kurulunca son verilir.

  • Yönetim Kurulu ne zaman kaç kişi ile toplanır?

Yönetim Kurulu toplantısı en az ayda bir defa ve en az yarıdan fazla üyenin katılmasıyla yapılır. Kararlar toplantıda bulunanların oy çokluğu ile verilir. Oyların eşitliği halinde keyfiyet gelecek toplantılara bırakılır. Onda da eşitlik halinde söz konusu teklif reddedilmiş sayılır.

  • Yönetim Kurulu üyeliği boşalırsa ne olur?

Herhangi bir sebeple, yönetim kurulu toplantı nisabını kaybederse boşalan yönetim kurulu üyeliklerine denetim kurulu üyeleri tarafından gecikilmeksizin yeteri kadar yedek üye çağrılır.

  • Görev süresi dolmuş yönetim kurulunun yetkileri nelerdir?

Kooperatifler Kanunun 98. maddesi yollamasıyla 6102 sayılı Ticaret Kanunun 410. Maddesine göre “Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir.” Hükmü gereği süresi dolan yönetim kurulu, genel kurulu toplantıya çağırabilir.

  • Denetim Kurulu kaç kişidir ve seçilme şartları nelerdir?

Genel kurulca en az bir yıl için ortaklar arasından veya dışarıdan, en az iki veya daha fazla denetim kurulu üyesi ve bir o kadar da yedeği seçilir.

– Denetim kurulu üyelerinde aşağıdaki şartlar aranır:

1- Türk vatandaşı olmak ve medeni hakları kullanma ehliyetine sahip bulunmak,

2- Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından ya da 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre mahkum olmamak.

3-Aynı zamanda kooperatifte yönetim kurulu üyesi, kooperatif personeli veya yönetim kurulu üyeleriyle üçüncü derece dahil kan ve sıhri hısım (kendisinin ve eşinin, anne, baba, çocuk, büyükanne, büyükbaba, torun, amca, hala, dayı, teyze, kardeş, kardeş çocuğu) olmamak, yönetim kurulu üyeleriyle aralarında iş ortaklığı bulunmamak.

  • Kooperatiflerde arsa alımı nasıl olur?

Kooperatiflerce alınması kararlaştırılan gayrimenkullerin alımının, tapu devri veya tapuya şerh verdirilecek bir satış vaadi sözleşmesi ile yapılması şarttır.

  • Konut bedelleri ne şekilde tespit edilir?

Konut Yapı Kooperatifi Örnek Anasözleşmesinin “Konut Bedellerinin Tespiti” başlıklı 61’inci maddesin göre; “Arsa bedeli ile yapı masrafları ve yol, su, elektrik gibi müşterek tesis masrafları, okul, kütüphane, satış mağazaları, bahçe ve spor alanı gibi genel hizmet tesis bedellerinden her konuta düşecek olan miktar ile genel giderler ve yönetim masraflarından ortaklara düşecek paylar hesaplanmak suretiyle konutların geçici maliyetleri bulunur. Bundan sonra yönetim kurulu kararı ile oluşturulacak en az üç kişilik bir teknik heyet tarafından konutların yeri, yapı durumu ve sair özelliklerine göre kıymet takdir olunur.

Teknik heyetin kararı noterce onandıktan sonra yönetim kuruluna verilir. Bu rapor yönetim kurulunca ortaklara taahhütlü mektupla veya elden imza karşılığı tebliğ edilir. Ortaklar tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde bu kıymetlere itiraz edebilirler. 15 günü geçmesiyle itiraz hakkı düşer.

İtiraz edildiği takdirde itirazda bulunan ortaklar tarafından seçilecek bir kişi ile teknik heyet ve yönetim kurulu üyelerinden oluşan 3 kişilik yeni bir kurul marifetiyle kıymet takdir olunur. Bu yeni heyet tarafından takdir edilen fark geçici maliyet bedellerine eklenir veya indirilir. Geçici maliyet tespitinden sonra yapılan masraflar kesinleşen kıymet takdiri ile orantılı olarak bölünerek kesin maliyet bulunur.

Her ortak kendisine düşen konutu kesin maliyet bedeli üzerinden kabule mecburdur.”

 

  • Konutlar ortaklara nasıl dağıtılır?

Konutlar, maliyet bedelleri kesinleştikten sonra ortaklar veya temsilcilerinin katılımıyla noter önünde çekilecek kura ile dağıtılır. Ancak, yaptırılacak konutların arsa durumuna, projeye, ortakların ihtiyaç ve tercihlerine göre değişik tip ve gruplar halinde planlanması aşamasında, taşınmazların ortakların isteklerine göre önceden dağıtılması kararlaştırılmış ise kuraya başvurulmaz.

 

  • 6102 s. Türk Ticaret Kanununa göre açılış ve kapanış onayı yapılacak ticari defterler hangileridir?
Defter Türü Açılış Onayına tabi Kapanış Onayına tabi
Yevmiye Defteri X X
Defteri Kebir X
Envanter Defteri X
Pay Defteri X
Yönetim Kurulu Karar Defteri X X
Genel Kurul toplantı ve müzakere Defteri X

 

  • Kooperatifin hangi hallerde tasfiyesi yapılır?

1-Ortak sayısının 7’den aşağı düşmesi üzerine,

2-Genel kurul kararıyla,

3-İflasın açılmasıyla,

4-Kanunlarda öngörülen diğer hallerde, İlgili Bakanlığının mahkemeden alacağı karar üzerine,

5-Diğer bir kooperatifle birleşmesi veya devralınması suretiyle,

6-üç yıl olağan genel kurul toplantısını yapmaması halinde,

7-Amacına ulaşma imkanının kalmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti halinde mahkemeden alacağı kararla dağılır.

Ayrıca, kooperatif anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak, tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının ve türünün değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz.

  • Tasfiye kurulu kimlerden oluşur?

Tasfiye kurulu genel kurul tarafından seçilecek en az iki kişiden oluşur. Genel kurul bu hususta yönetim kurulunu da görevlendirebilir. Genel kurulca tasfiye kurulu için bir seçim veya görevlendirme yapılmadığı takdirde, tasfiye işlerini yönetim kurulu yürütür. Bu şekilde tasfiye kurulu oluşturulamadığı hallerde, ortaklardan birinin başvurusu üzerine mahkemce tasfiye memurları atanabilir.

 

 

 

  • Kooperatifin terkin olması halinde kooperatif evrakları nasıl saklanır?

6102 sayılı Ticaret Kanununun 82 ‘inci maddesine göre “… Kooperatifin tasfiyesi halinde tüzel kişiliği sona ermişse defter ve kâğıtlar birinci fıkra gereğince on yıl süreyle Sulh Mahkemesi tarafından saklanır.” denilmektedir.

 

e-kooperatif sisteminde her ortağın kaydı mevcut mudur?

Bakanlığımızın sorumluluğu altında bulunan yapı kooperatiflerine ait veriler Bakanlığımızca yürütülmekte olan “Yapı Kooperatiflerinin Otomasyonu ve Denetleme Projesi” e-kooperatif sistemi içerisinde arşivlenmekte olup, yapı kooperatiflerinin ortaklarına ait verilerin sisteme kaydı ilgili kooperatifin yönetim kurulu başkanınca gerçekleştirilmesi gereken bir işlem olmakla birlikte, 1163 s. Kooperatifler Kanunu ve anasözleşmeler dâhil olmak üzere yapı kooperatiflerine yönelik mevzuatta bu yönde bir zorunluluk bulunmamaktadır. Buradan hareketle, herhangi bir yapı kooperatifine ortak olan bir kişinin, eğer yönetim kurulu başkanınca ortak listesi sisteme kaydedilmemiş veya güncellenmemiş ise kendine ait kaydı görebilmesi mümkün olmayacaktır.

  • Üyesi olunan kooperatif bilgilerine ulaşmak için nasıl bir yol izlenmesi gerekir?

Yapı kooperatifi üyesi olan bir kişinin, üye olduğu kooperatife ait e-kooperatif sistemindeki bilgilere ulaşılabilmesi için; Bakanlığımız Web sitesinde (csb.gov.tr) bulunan “Uygulamalar” butonu içerisinden “e-kooperatif Yapı Kooperatif Sistemine” giriş yapılması ve “Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanları ve Ortakları” linki tıklandığında sistemin talep sahibini “e-devlet Kimlik Doğrulama Sistemine” yönlendirmesini müteakip, üye olunan kooperatif bilgilerine ulaşılması mümkündür.

  • e-kooperatif üzerinden güncelleme yetkisi kime verilmiştir?

e-kooperatif sisteminde ‘’kooperatif bilgi güncelleme’’ yetkisi sadece kooperatif yönetim kurulu üyelerine verilmiştir.

  • e- kooperatiften Hazirun Cetveli nasıl alınır?

Yönetim kurulu üyelerinin yetkilisi olduğu kooperatife ait hazirun cetvelini sistem üzerinden temin edebilmesi için; Bakanlığımız Web sitesinde (csb.gov.tr) bulunan “Uygulamalar” butonu içerisinden “e-kooperatif Yapı Kooperatif Sistemine” giriş yapılması ve “Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanları ve Ortakları” linki tıklandığında sistemin talep sahibini “e-devlet Kimlik Doğrulama Sistemine” yönlendirmesini müteakip, yetkili olunan kooperatif bilgilerine, dolayısıyla ortaklar cetveline ulaşılması ve rapor alınması mümkündür.

 

  • e-kooperatif sistemi üzerinden ortak nasıl eklenir-çıkarılır?

Yönetim kurulu üyelerinin yetkilisi olduğu kooperatife ortak ekleyip çıkarabilmesi için; Bakanlığımız Web sitesinde (csb.gov.tr) bulunan “Uygulamalar” butonu içerisinden “e-kooperatif Yapı Kooperatif Sistemine” giriş yapılması ve “Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanları ve Ortakları” linki tıklandığında sistemin talep sahibini “e-devlet Kimlik Doğrulama Sistemine” yönlendirmesini müteakip, yetkili olunan kooperatif bilgilerine, dolayısıyla ortaklar cetveline ulaşılması ve ortak ekleme-çıkarma işlemlerinin gerçekleştirilmesi mümkündür.

  • Yeni kurulacak olan kooperatif için uygun unvan araması nasıl yapılır?

Bakanlığımız Web sitesinde (csb.gov.tr) bulunan “Uygulamalar” butonu içerisinden “e-kooperatif Yapı Kooperatif Sistemine” giriş yapılması ve vatandaş bilgilendirme portalına girilmesini müteakip, sistemde mevcut arama motorundan uygun kooperatif unvanı araması yapılabilmektedir.

 

  • Kooperatiflerin incelenmesi için nereye ve ne şekilde başvuru yapılabilir?

Yargı mercilerine intikal ettirilmemiş olmak kaydıyla, belli bir konuyu ihtiva edecek özellikte şikayet ve inceleme talepleri için; başvurulan olayla ilgili inandırıcı mahiyette bilgi ve belgeler eklenmiş veya somut nitelikte bilgi, bulgu ya da olaylara dayandırılan dilekçeler ile Bakanlığımıza veya ilgili Valiliğe (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) yapılacak başvurudaki hususların ihbar kabul edilerek idarece işleme tabi tutulması mümkündür.

  • Başvuru dilekçelerinin incelenemeyeceği haller hangileridir?

3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun gereği;

Belli bir konuyu ihtiva etmeyen,

Yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili olan,

Dilekçe sahibinin adı-soyadı ve imzası ile iş veya ikametgah adresinin bulunmadığı dilekçeler ile 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanununda belirtilen bilgi edinme sınırları kapsamı dışında kalan başvurular incelemez.

  • Denetim sürece ne şekilde işlemektedir?

Vatandaşlarımızdan gelen şikayet ve inceleme talepleri öncelikle ve mutlaka kooperatif merkezinin bulunduğu İlin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü eliyle incelenmekte olup, gerek duyulması halinde ancak Bakanlığımızın diğer birimlerince inceleme yapılması söz konusu olabilecektir. Yapılan denetimler neticesinde 1163 s. Kooperatifler Kanunu veya Türk Ceza Kanunu gereği suç unsuru tespit edilmesi halinde tespit edilen hususlar ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına intikal ettirilmekte, diğer tespit edilen hususlara hakkında ise şikayetçiye bilgi verilmekte, kooperatif yönetim ve denetim kurullarına bildirimde bulunulmakta, gerekiyorsa uygulamaya yönelik talimatlar verilmektedir. Kooperatifler ile ortaklar veya 3. kişiler arasındaki alacak-verecek, hesaplaşma vb. maddi ve hukuki hususlar ise Bakanlığımızın gerçekleştirdiği denetimlere konu edilmemekte olup, bu hallerde konu ile ilgili yargı mercilerine başvurulmasının mümkün ve uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Kooperatifin üyelerine yapacağı işyeri teslimlerinde belge düzeni.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

Sayı

:

11395140-019.01-1935

23/07/2014

Konu

:

Kooperatifin üyelerine yapacağı işyeri teslimlerinde belge düzeni.

İlgi dilekçenizde, işyeri yapı kooperatifiniz tarafından inşaası tamamlanmak üzere olan işyerlerinin üyelerinize tesliminde faturanın hangi bedel üzerinden düzenleneceği hususu sorulmaktadır.

            I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasının “b” bendiyle, kooperatiflerin kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu, 2 nci maddesiyle de, kooperatiflerin, 24/04/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa veya özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ile benzer nitelikteki yabancı kooperatifleri ifade ettiği hükme bağlanmıştır.

Kurumlar Vergisi Kanununun “Muafiyetler” başlıklı 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının “k” bendi hükmüyle de; tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatifleri kurumlar vergisinden muaf tutulmuşlardır.

Ayrıca, kooperatiflerin hangi şartlar dahilinde kurumlar vergisinden muaf tutulacakları hususundaki ayrıntılı açıklamalara 1 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “4.13” bölümünde yer verilmiş olup, kooperatifinizin kurumlar vergisi muafiyeti için gerekli şartları topluca sağlaması halinde söz konusu muafiyetten faydalanmanız mümkün bulunmaktadır.

Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanununun “Safî kurum kazancı” başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kurum kazancı, ticari kazanç niteliği taşıdığı ve ticari kazanç gibi tespit edildiğinden elde etme yönünden tahakkuk esası geçerlidir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, inşaat devam ederken kat irtifakı kurulmak suretiyle alıcıya fiilen teslim edilen gayrimenkullerde vergiyi doğuran olay, gayrimenkullerin tamamlanarak bunlar üzerindeki tasarruf hakkının alıcılara devredilmesi ile gerçekleşeceğinden, inşaat devam ederken arsa üzerine kat irtifakı kurulmak suretiyle yapılan satışlar karşılığında tahsil edilen bedellerin avans olarak değerlendirilmesi ve inşaatın tamamlanıp üyelere teslimin yapıldığı yılda avanslar da dahil olmak üzere satış bedelinin bu dönemin kazancı olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Ancak, dairelerin tamamlanması ile ilgili muvazaalı bir durumun tespit edilmesi durumunda, gerekli cezai işlemlerin uygulanacağı tabiidir.

            II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1 inci maddesine göre, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetler KDV ye tabi bulunmakta olup, aynı Kanunun 20 nci maddesine göre verginin matrahını işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel oluşturmaktadır. Ancak, bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde verginin matrahı, Kanunun 27/1 inci maddesi uyarınca emsal bedel veya emsal ücret olacaktır.

Buna göre, üyelerinize yapacağınız işyeri teslimlerinize ilişkin olarak işlem bedeli üzerinden, bedelin bilinememesi ya da bulunamaması halinde ise Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenecek emsal bedeller üzerinden fatura düzenlenmesi ve bu bedel üzerinden genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir.

Öte yandan, aynı Kanunun 17/4-k maddesinde ise, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimlerinin KDV den istisna olduğu hükmü yer almakta olup, kooperatifinizin organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla kurulmuş olması halinde, söz konusu işyerlerinin kooperatifiniz üyelerine teslimi Kanunun 17/4-k maddesine göre KDV den istisna olacağından, bu teslimlere ilişkin olarak düzenleyeceğiniz faturalarda KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.

            III- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde; “Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.” şeklinde tanımlanmış olup, 231 inci maddesinin 5 inci bendinde; “Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.” hükümleri yer almaktadır.

Mezkûr Kanunun 262 nci maddesinde maliyet bedelinin, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin arttırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade ettiği, 269 uncu maddesinde, iktisadi işletmelere dahil bulunan gayrimenkullerin maliyet bedeliyle değerleneceği ve 270 inci maddesinde de “Gayrimenkullerde, maliyet bedeline satın alma bedelinden başka, aşağıda yazılı giderler girer:

            …

            Noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Özel Tüketim Vergilerini maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükümlere göre, kooperatifinizin yaptığı işyerlerini üyelerine teslimi sırasında işyerinin teslim edilmesinden (inşaatın tamamlanarak mülkiyetin alıcıya geçmesinden) itibaren yedi gün içinde (tapudaki tescili sırasında belirtilen vergi değerinden az olmamak kaydıyla) maliyet bedeli üzerinden fatura düzenlenmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

SÜRDÜRÜLEBİLİR YEŞİL BİNALAR İLE SÜRDÜRÜLEBİLİR YERLEŞMELERİN BELGELENDİRİLMESİNE DAİR YÖNETMELİK

8 Aralık 2014  PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29199
YÖNETMELİK
Çevre ve Şehircilik Bakanlığından:

SÜRDÜRÜLEBİLİR YEŞİL BİNALAR İLE SÜRDÜRÜLEBİLİR
YERLEŞMELERİN BELGELENDİRİLMESİNE
DAİR YÖNETMELİK

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar

Amaç

MADDE 1  (1) Bu Yönetmeliğin amacı; binanın doğal kaynakları ve enerjiyi verimli kullanarak çevresel etkilerini azaltmak için sürdürülebilir yeşil binalar ile sürdürülebilir yerleşmelerin değerlendirme ve belgelendirme sistemlerinin oluşturulması, belgelendirme süreçlerinde rol alacakların görev, nitelik ve sorumluluklarının belirlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2  (1) Bu Yönetmelik, mevcut ve yeni binalar ile yerleşmelerin teknik özelliklerini ve gereksinimlerini dikkate alarak çevresel, sosyal ve ekonomik performanslarının ve sürdürülebilirliğinin değerlendirilmesini ve belgelendirilmesini kapsar.

Dayanak

MADDE 3  (1) Bu Yönetmelik, 29/6/2011 tarihli ve 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci ve 12 nci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4  (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Akreditasyon: Belgelendirme kuruluşunun, sürdürülebilir yeşil binalar ile sürdürülebilir yerleşmelerin değerlendirme ve belgelendirme faaliyetinin yerine getirilmesine ilişkin gerekleri karşıladığının ulusal akreditasyon sistemi tarafından resmî kabulünü,

b) Bakanlık: Çevre ve Şehircilik Bakanlığını,

c) Belge: Belgelendirme kuruluşu tarafından yapılan değerlendirme sonrası, kuruluşça binaya veya yerleşmelere verilen sürdürülebilirlik belgesini,

ç) Belgelendirme kuruluşu: Binalar ile yerleşmelerin çevresel, sosyal ve ekonomik performanslarınıdeğerlendirerek sürdürülebilirlik belgelendirme işlemlerinden sorumlu, Bakanlık tarafından yetkilendirilen kuruluşu,

d) Bina: İnsanların içinde oturmak veya herhangi bir amaçla kullanılmak üzere inşa ettiği kapalı ve içi gerekli şekilde bölmeli yapıyı,

e) Bina sahibi: Binanın malikini, varsa intifa hakkı sahibini, ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edeni,

f) Daimi Komite: Sürdürülebilir yeşil bina ile sürdürülebilir yerleşmelere dair sistemin kurulması ve işletilmesine ilişkin usul ve esasları belirleyerek izlenmesinden sorumlu, bu Yönetmelikle tanımlanan kamu kurum ve kuruluşları ile sektör temsilcilerinden oluşan Komiteyi,

g) Değerlendirme kılavuzu: Sürdürülebilir yeşil binalar ile sürdürülebilir yerleşmelerin kriterleri, başvuruların alınması ve değerlendirilmesi, belgelendirme usul ve esasları ile değerlendirme uzmanlarının niteliklerini içeren ve temel değerlendirme kılavuzu esas alınarak her bir belgelendirme kuruluşu tarafından ayrı ayrı yayımlanan dokümanı,

ğ) Değerlendirme uzmanı: Nitelikleri belgelendirme kuruluşu tarafından belirlenen ve kuruluşça verilen eğitimde başarılı olan, binanın kılavuza göre değerlendirilmesinden ve puanlanmasından sorumlu olan müellifleri,

h) Genel Müdürlük: Bakanlık Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünü,

ı) Sürdürülebilirlik uzmanı: Temel değerlendirme kılavuzunda yer alan herhangi bir veya birkaç konuda özel uzmanlığı bulunan ve Bakanlıkça veya yetkilendirdiği kurum ve kuruluşça verilen eğitimde başarılı olan, danışmanlık hizmetlerini veren müellifleri,

i) Sürdürülebilir yeşil bina: Yer seçimi, tasarım, inşaat, işletme, bakım, tadilat, yıkım ve atıkların bertarafınıkapsayan yaşam döngüsü boyunca sürdürülebilir, enerji verimli, doğayla uyumlu ve çevreye asgari düzeyde zarar veren binayı,

j) Sürdürülebilir yerleşme:  Yer seçimi, tasarım, inşaat, işletme, bakım, tadilat, yıkım ve atıkların bertarafınıkapsayan yaşam döngüsü boyunca sürdürülebilir, enerji verimli, doğayla uyumlu ve çevreye asgari düzeyde zarar veren içerisinde binalar ile yaşamın sürdürülebilmesi için gereken alt ve üst yapıyı içeren alansal büyüklüğü temel değerlendirme kılavuzunda belirlenen yerleşmeyi,

k) Temel değerlendirme kılavuzu: Sürdürülebilir yeşil bina ile sürdürülebilir yerleşmelerin belgelendirmesinde kullanılacak zorunlu performans göstergelerini içeren ve Daimi Komite tarafından hazırlanarak Bakanlık tarafından yayımlanan dokümanı,

l) Ulusal Yeşil Bina Bilgi Sistemi (UYBBS): Sürdürülebilir yeşil bina ile sürdürülebilir yerleşmelerin belgelendirme sisteminin on-line olarak işletilmesi için Bakanlıkça oluşturulan, belgelendirme kuruluşlarının veri girişine açık olan yazılım programını,

m) Ulusal yeşil bina ile sürdürülebilir yerleşmeler logosu: Sürdürülebilir yeşil bina ile sürdürülebilir yerleşmeler ulusal logosunu,

n) Yerleşme temsilcisi: Sürdürülebilir yerleşme belgesi için müracaat edilen alan içerisindeki mülkiyet hakkıve tasarruf yetkisi bulunanların, bu Yönetmelik kapsamındaki iş ve işlemler için yasal muvafakatlarını verdiği temsilciyi,

ifade eder.

Genel esaslar

MADDE 5  (1) Bakanlık, sürdürülebilirliğin değerlendirilmesi ve belgelendirilmesi konularında çalışarak işve işlemleri yönlendirmek üzere bir Daimi Komite teşkil eder.

(2) Daimi Komite üyeleri iki yılda bir Bakanlıkça yenilenir.

(3) Binalar ile yerleşmelerin sürdürülebilirliği, binanın teknik karakteristiklerini ve fonksiyonlarını dikkate alan çevresel, sosyal ve ekonomik performansları değerlendirilerek tanımlanır. Bu performans göstergeleri dışında herhangi bir başka özellik binaların veya yerleşmelerin sürdürülebilirliği ile ilişkilendirilemez.

(4) Daimi Komite tarafından, binalar ile yerleşmelerin belgelendirilmesine ilişkin performans kriterleri ve bunların ağırlık yüzdeleri tayin edilir. Plan, fen, sağlık ve çevre şartları ile ilgili kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerinde ve zorunlu standartlarda getirilen asgari kriterler,  performans kriterlerine ve ağırlık yüzdelerine dâhil edilmez.

(5) Bina sahibi veya yerleşmelerin temsilcileri, ilgili belgelendirme kuruluşunun değerlendirme kılavuzuna uygun olarak, proje müelliflerine veya sürdürülebilirlik uzmanlarına hazırlattığı belgelerle birlikte sürdürülebilir yeşil bina belge başvurusunu, Bakanlıkça yetkilendirilen belgelendirme kuruluşuna yapar. Belgelendirme kuruluşu, değerlendirme uzmanlarının düzenleyeceği değerlendirme raporu sonucuna göre, sürdürülebilir yeşil bina veya sürdürülebilir yerleşmeler belgesini düzenler veya başvuruyu geri çevirir.

(6) Belgelendirme kuruluşları tarafından değerlendirilen ve belgelendirilmeye hak kazanan binaların veya yerleşmelerin, Daimi Komite tarafından belirlenen ulusal yeşil bina veya sürdürülebilir yerleşmeler logosunu kullanmasına izin verilir.

(7) Sürdürülebilir yeşil bina ile sürdürülebilir yerleşmeler belgesi almak isteğe bağlıdır.

(8) Bu Yönetmelik kapsamında belgelendirme kuruluşları tarafından Bakanlığa iletilecek bilgilerle ilgili işlemler, Bakanlık tarafından kurulan ve çevrimiçi olarak işletilen Ulusal Yeşil Bina Bilgi Sisteminde (UYBBS) gerçekleştirilir ve yayınlanır.

(9) Sürdürülebilir yeşil bina ile sürdürülebilir yerleşmelerin değerlendirme ve belgelendirme sistemlerine ilişkin iş ve işlemler Bakanlığın izin ve denetimine tabidir.

İKİNCİ  BÖLÜM

Daimi Komite, Belgelendirme Kuruluşu, Sürdürülebilirlik Uzmanlarına ve

Değerlendirme Uzmanlarına İlişkin Esaslar

Daimi Komitenin teşkili

MADDE 6  (1) Daimi Komite;

a) Bakanlığı temsilen iki,

b) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığını temsilen bir,

c) Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğini temsilen bir,

ç) Üniversiteleri temsilen, bu konuda araştırma projesi yürütmüş olan ve YÖK tarafından bildirilecek bir,

d) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğini temsilen bir,

e) Türk Standartları Enstitüsünü temsilen bir,

üyeden teşekkül edilir.

(2) Daimi Komiteye, Bakanlık temsilcilerinden biri başkanlık eder.

(3) Daimi Komite gerekli görüldüğü durumlarda, konunun niteliğine göre kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör temsilcileri ve ilgili diğer uzmanları danışma mahiyetinde toplantılara davet edebilir.

(4) Daimi Komitenin sekreterya hizmetleri Genel Müdürlük tarafından yürütülür.

Daimi Komitenin görev, yetki ve sorumlulukları

MADDE 7  (1) Daimi Komite;

a)  Sürdürülebilir yeşil bina ile sürdürülebilir yerleşmelerin belgelendirmesi için zorunlu kriterleri, performans göstergelerini ve bunların ağırlık yüzdelerini, sürdürülebilir yerleşmelerin alansal büyüklüğünü kapsayan temel değerlendirme kılavuzunu alacağı karar doğrultusunda sekreterya marifetiyle hazırlatır. Hazırlanan temel değerlendirme kılavuzu Bakanlık tarafından yayınlanır.

b) Beş yıldan fazla olmayan dönemlerde temel değerlendirme kılavuzunu gözden geçirerek gerektiğinde değişiklikleri yapar.

c) Faaliyetlerinde, ulusal strateji ve eylem planlarında yer alan sürdürülebilir bina ile sürdürülebilir yerleşmeler hükümlerini gözetir.

ç) Belgelendirme kuruluşu olmak amacıyla Bakanlığa başvuran kuruluşların müracaatlarını inceler, değerlendirme raporunu Bakanlığa sunar.

d) Belgelendirme kuruluşlarına, değerlendirme ve belgelendirme sürecinde karşılaştıkları sorunların çözümüiçin önerilerde bulunur.

e) Belgelendirme kuruluşları ile ilgili şikâyetleri inceler, uygunsuzluk tespit edilmesi durumunda, kuruluştan gerekli düzeltici önlemleri almasını talep eder ve verilen süre içerisinde uygunsuzluk giderilmediği takdirde, uygunsuzluk haliyle orantılı olarak belgeyi askıya alır veya iptal eder.

f) Sürdürülebilirlik uzmanlarının niteliklerini ve Bakanlıkça uzman adaylarına verilecek eğitimlere ilişkin usul ve esasları belirler.

g) Belgelendirme kuruluşlarının, değerlendirme uzmanlarına yönelik düzenleyecekleri eğitimlere ilişkin usul ve esasları belirler.

(2) Daimi Komite üyeleri, bu Yönetmelik kapsamında yürüttükleri iş ve işlemler ile alınan kararlardan sorumludur.

Daimi Komitenin çalışma usul ve esasları

MADDE 8  (1) Daimi Komite üç ayda bir toplanır. Daimi Komite başkanı gerekli hallerde Daimi Komiteyi toplantıya çağırabilir.

(2) Daimi Komite üyeleri, Daimi Komite toplantılarında görüşülmesini talep ettikleri konuları, bu konularla ilgili özet bilgilerle birlikte gündeme dahil edilmesi ve diğer Daimi Komite üyelerinin bilgilendirilmesine imkan tanıyacak şekilde, her toplantıdan en az on beş gün önce Genel Müdürlüğe bildirir.

(3) Genel Müdürlük, Daimi Komite toplantısında görüşülecek maddeler ile bunlara ilişkin özet bilgileri hazırlayarak her toplantıdan en az beş gün önce Daimi Komite üyelerine bildirir.

(4) Daimi Komite toplantılarında, Daimi Komite başkanının uygun gördüğü gündem dışı konular da görüşülebilir.

(5) Daimi Komite üçte iki çoğunluk ile toplanır. Daimi Komite kararları, toplantıya katılanların oy çokluğu ile alınır. Ancak 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kararların alınmasında toplantıkatılım sayısının üçte iki çoğunluk şartı aranır. Oylarda eşitlik olması halinde, Daimi Komite Başkanının vermişolduğu oy, kararı belirler. Daimi Komite üyeleri dışında toplantıya katılanların oy hakkı yoktur.

(6) Daimi Komite üyelerine yapılacak bildirimler ve tebligatlar elektronik ortamda yapılır.

(7) Yıl içerisinde art arda üç toplantıya katılmayan Daimi Komite üyesinin üyeliği düşer. İlgili kurumdan yeni üye talep edilir.

Belgelendirme kuruluşu

MADDE 9  (1) Türkiye’de yerleşik kuruluşların belgelendirme kuruluşu olmak amacıyla Bakanlığa yapacakları başvurularda, başvuru belgesine, kuruluşça hazırlanan değerlendirme kılavuzu, değerlendirme uzmanlarının nitelikleri, bu uzmanların eğitimlerine ilişkin program bilgileri, kuruluşun 10 uncu maddede belirtilen niteliklere sahip olduklarına dair beyan belgeleri eklenir. Kuruluş, değerlendirme uzmanlarına vermiş olduğu belgeler çerçevesinde, Bakanlığa başvurusunu takip eden 18 ay içerisinde TS EN ISO 17065 – Ürün Belgelendirmesi Yapan Belgelendirme Kuruluşları için Genel Şartlar Standardı ve TS EN ISO 17024 Personel Akreditasyon Standardıgereklerini karşıladığını tasdik eden akreditasyon belgesini Bakanlığa teslim eder.

(2) Belgelendirme kuruluşu olmak için Bakanlığa yapılan başvurular incelenmek üzere Daimi Komiteye iletilir. Daimi Komitenin incelemesi sonucunda yetkinliği haiz olduğu tespit edilen kuruluşlara Bakanlık tarafından yetki belgesi verilir. Bakanlıkça yetki belgesi verilmeyen kurum veya kuruluşlar bu Yönetmeliğin konusu kapsamında faaliyet yürütemez.

Belgelendirme kuruluşunda aranacak nitelikler

MADDE 10  (1) Kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sürdürülebilir bina ile sürdürülebilir yerleşmeler gibi konularda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, mimarlık ve mühendislik hizmetleri veren ve 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve  Mimar Odaları Kanunu uyarınca büro tescilini yaptırmış kurum ve kuruluşlar belgelendirme kuruluşu olarak görevlendirilebilir.

(2) Belgelendirme kuruluşu olarak görevlendirilecek kuruluşlarda aşağıdaki nitelikler aranır:

a) Belgelendirme kuruluşu ulusal mevzuata uygun bir şekilde kurulmak ve tüzel kişiliği haiz olmak zorundadır.

b) Belgelendirme kuruluşu ve değerlendirme uzmanları, değerlendirme hizmeti sunacağı binanın sahibi veya değerlendireceği bina veyahut yerleşme temsilcisi ile herhangi bir bağı olmamalı; kendisinin, aralarında evlilik bağıkalksa bile eşinin, kendisi veya eşinin altsoy veya üstsoyunun, kendisi ile arasında evlatlık bağı bulunanın, üçüncüderece de dâhil olmak üzere kan veya kendisini oluşturan evlilik bağı kalksa dahi kayın hısımlığı bulunmamalı; bağımsız ve üçüncü bir taraf niteliğinde olmalıdır.

c) Belgelendirme kuruluşunun idarecileri ve personeli, belgelendirmeye konu binayı veya yerleşmeyi tasarlayan, inşa eden, mülkiyetine alan, binanın işletmesini gerçekleştiren kişiler veya bu kişilerin yetkili temsilcisi olamaz.

(3) Belgelendirme kuruluşları, bu Yönetmelik kapsamındaki faaliyetlerinden dolayı Bakanlığa karşı hukuken sorumludur.

(4) Belgelendirme kuruluşu,  çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik ölçütlerini ayrı ayrıdeğerlendirebilecek organizasyonları bünyesinde barındırır. Yapıların nihai performansının doğrulanabilmesi için şantiye süreçlerini takip edebilecek gerekli altyapıyı da ayrıca kurar.

(5) Belgelendirme kuruluşu, değerlendirme ve belgelendirme görevlerini yerine getirmek üzere, Daimi Komitece belirlenecek sayıda ve niteliği haiz, ihtisas sahibi teknik elemanı bünyesinde bulundurmak zorundadır.

(6) Belgelendirme kuruluşları, Bakanlıkça oluşturulacak olan web tabanlı UYBBS’ne Bakanlıkça öngörülen verilerin girilmesinden ve doğruluğundan sorumludur. UYBBS’de var olan verilerin yayınlanma yetkisi Bakanlıktadır.

Belgelendirme kuruluşu görev ve sorumlulukları

MADDE 11  (1) Belgelendirme kuruluşu, değerlendirme kılavuzu kapsamında bünyesindeki değerlendirme uzmanlarınca düzenlenen değerlendirme raporu sonucuna göre sürdürülebilir yeşil bina veya sürdürülebilir yerleşmeler belgesini düzenler veya başvuruyu geri çevirir.

(2) Belgelendirme kuruluşu, değerlendirme uzmanlarının verdiği hizmetler ile belgelendirme yapabilmesi için gereken deney, kalibrasyon, laboratuvar ve muayene hizmetlerini yürütmek üzere gerekli personel ve teçhizatın kendi bünyesinde bulunmadığı durumlarda hizmet satın alabilir.

(3) Değerlendirme uzmanlarının nitelikleri, Daimi Komite tarafından tespit edilen esaslar çerçevesinde, belgelendirme kuruluşu tarafından belirlenir. Belgelendirme kuruluşu değerlendirme kılavuzuna göre değerlendirme uzmanlarına eğitim verir.

(4) Belgelendirme kuruluşları, faaliyetleri ile ilgili her türlü belge ve kaydı, düzenlendikleri tarihten itibaren on yıl süreyle muhafaza eder ve talebi hâlinde Bakanlığa ibraz eder.

(5) Belgelendirme kuruluşları, sürdürülebilir yeşil bina veya sürdürülebilir yerleşmeler belgesi almak için başvuran binalar ve sahiplerine ait bilgiler ile bu başvuruların neticelerine dair kayıtları tutar ve bu kayıtları eş zamanlıolarak elektronik ortamda Bakanlık tarafından işletilen UYBBS’ye kaydeder. Bilgilerin doğruluğundan belgelendirme kuruluşu sorumludur.

(6) Belgelendirme kuruluşları, Bakanlıkça oluşturulacak UYBBS’ye sürdürülebilir yeşil bina sistemine uygun veri temin ederler.

Belgelendirme kuruluşlarına uygulanacak yaptırımlar

MADDE 12  (1) Belgelendirme kuruluşlarının faaliyetleri ile ilgili şikâyetler Bakanlığa yapılır.

(2) 7 nci maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen gözetim ve denetimin olumsuz sonuçlanmasıhâlinde veya 11 inci maddeye göre yükümlülüklerini yerine getirmediği tespit edilen belgelendirme kuruluşlarının faaliyetleri Bakanlıkça geçici olarak kısıtlanır veya askıya alınır. Tespit edilen uygunsuzlukların niteliğine göre Daimi Komite tarafından belirlenecek ve yirmi iş gününden az, altmış iş gününden fazla olmayacak bir süre içinde giderilmemesi durumunda, Bakanlıkça, bu kuruluşların belgeleri iptal edilir.

(3) Belgelendirme kuruluşlarının faaliyetlerinin kısıtlanması, askıya alınması veya belgelerinin iptal edilmesine ilişkin kararlar Bakanlıkça UYBBS’de duyurulur.

(4) Belgelendirme kuruluşunun yetki belgesinin iptal edilmesi durumunda, düzenlemiş olduğu sürdürülebilir yeşil bina veya sürdürülebilir yerleşmeler belgeleri ile ilgili ortaya çıkabilecek tüm hukuki ve mali sonuçlardan tamamen belgelendirme kuruluşu sorumludur.

(5) Faaliyetine son verilen veya kendi isteği ile faaliyetine son veren belgelendirme kuruluşları, yapmışoldukları değerlendirme işlemleri ile ilgili belge ve kayıtları elektronik ortamda Bakanlığa teslim eder. Bu durumdaki belgelendirme kuruluşlarının söz konusu kayıt ve belgelere ilişkin sorumlulukları, bu belge ve kayıtların düzenlendiği tarihten itibaren on yıl süreyle devam eder.

(6) Düzenlenen sürdürülebilir yeşil bina ile sürdürülebilir yerleşmeler belgelendirmeleri ile ilgili her türlühukuki ve mali sorumluluk belgelendirme kuruluşuna aittir.

Sürdürülebilirlik uzmanlarının nitelikleri, görev ve sorumlulukları

MADDE 13  (1) Sürdürülebilirlik uzmanı nitelikleri Daimi Komitece belirlenir.

(2) Sürdürülebilirlik uzmanı, belgelendirme hizmeti veren kuruluş ile herhangi bir bağı olmayan bağımsız ve üçüncü bir taraf niteliğinde olmak zorundadır. Değerlendirme süreçlerinin tarafsızlığını tehlikeye atabilecek bir konumu bulunması halinde Bakanlığı bilgilendirmekle mükelleftir.

(3) Sürdürülebilirlik uzmanı, binanın veya yerleşmenin değerlendirme kılavuzunda belirtilen kriterlere göre; plan, proje ve inşaat süreçlerinde ilgisine göre bina sahibine veya yerleşme temsilcisine danışmanlık yapar ve bina ile yerleşmelerin verilerini içeren dosyayı belgelendirme kuruluşuna sunar.

(4) Sürdürülebilirlik uzmanı adayları, Bakanlık tarafından verilecek eğitime katılır ve eğitim sonrası yapılacak sınavdan başarılı olmaları durumunda sürdürülebilirlik uzmanı unvanını kazanırlar. Sürdürülebilirlik uzmanı unvanınıkullanmaya hak kazananlar ayrıca UYBBS’de duyurulur.

(5) Sürdürülebilirlik uzmanı belgesi, sürdürülebilir yeşil bina veya sürdürülebilir yerleşmeler belgesi almış en az bir projede danışmanlık yapması kaydıyla beş yılda bir doğrudan, aksi halde dördüncü fıkraya göre yenilenir.

Değerlendirme uzmanlarının nitelikleri, görev ve sorumlulukları

MADDE 14  (1) Değerlendirme uzmanı adayları, sürdürülebilirlik uzmanı belgesine sahip olmalıdır. Adaylar, belgelendirme kuruluşları tarafından verilecek eğitime katılır ve eğitim sonrası yapılacak sınavdan başarılıolmaları durumunda değerlendirme uzmanı unvanını kazanırlar. Değerlendirme uzmanı unvanını kullanmaya hak kazananlar ayrıca UYBBS’de duyurulur.

(2) Değerlendirme uzmanı, değerlendirme uzman yetki belgesi olduğu sürece sürdürülebilirlik uzmanı hizmeti veremez.

(3) Değerlendirme uzmanı, başvuru sahibi tarafından verilen dokümanları, kendi uzmanlık alanı dâhilinde değerlendirerek binanın veya yerleşmenin sürdürülebilir yeşil bina veya sürdürülebilir yerleşmeler olma koşullarınıyerine getirip getirmediğine dair analizi ve puanlamayı yapar.

Değerlendirme kılavuzu ile ilgili esaslar

MADDE 15  (1) Belgelendirme kuruluşu, Daimi Komite tarafından hazırlanan temel değerlendirme kılavuzunda belirlenen asgari kriterlere uygun olarak kendi değerlendirme kılavuzunu hazırlar ve UYBBS üzerinden yayımlanmak üzere Bakanlığa iletir.

(2) Değerlendirme kılavuzunda sürdürülebilir yeşil bina veya sürdürülebilir yerleşmeler kriterleri ve puanlama sistemi, başvuru ve değerlendirme süreci, belgelendirme usul ve esasları ile değerlendirme uzmanlarının nitelikleri ve sorumlulukları yer alır.

(3) Belgelendirme kuruluşu, değerlendirme kılavuzunda değişiklik yapması durumunda 15 takvim günüiçerisinde değişiklikleri Bakanlığa bildirir. Bu değişiklikler Daimi Komite tarafından uygun görülünceye kadar belgelendirme kuruluşu tarafından bina veya yerleşmenin değerlendirmesinde dikkate alınmaz.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Yabancı belgelendirme kuruluşlarının denkliği

MADDE 16  (1) Başka bir ülkede yerleşik belgelendirme kuruluşları, karşılıklılık esası da gözetilerek, Daimi Komitenin kararı ile Türkiye’de yerleşik olanlara denk kabul edilir.

(2) Daimi Komite kararı ile denkliği kabul edilen belgelendirme kuruluşlarının düzenlediği eğitimlere katılarak uzmanlık belgesi alanlara, Daimi Komitenin kararı ile eğitime katılmadan sınava girerek başarılı olmalarıhalinde sürdürülebilirlik uzmanı belgesi verilir.

Uygulamaya geçiş

GEÇİCİ MADDE 1  (1) Bakanlık, bu Yönetmeliğin yayımından itibaren bir ay içerisinde Daimi Komiteyi teşkil eder.

(2) Daimi Komite, teşkili itibarıyla dört ay içerisinde bu Yönetmelikte geçen düzenlenmeleri hazırlar.

Yürürlük

MADDE 17  (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 18  (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Çevre ve Şehircilik Bakanı yürütür.

 

Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ (Sayı: 2014/5) çerçevesinde;

3 Aralık 2014  ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29194
TEBLİĞ
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından:

22/10/2014 tarihli ve 29153 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ (Sayı: 2014/5) çerçevesinde;

(1) Türk lirası cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak

(a) Aylık azami akdi faiz oranı yüzde 2,02

(b) Aylık azami gecikme faiz oranı yüzde 2,52

(2) Yabancı para cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak

(a) Aylık azami akdi faiz oranı yüzde 1,62

(b) Aylık azami gecikme faizi oranı yüzde 2,12

olarak belirlenmiştir.

Söz konusu oranlar 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren geçerli olacaktır.

Eğitim Kooperatifleri

Eğitim Kooperatifleri

Kooperatifler artık eğitim sektöründe de bir ihtiyaca cevap veriyor. Bu sektörün ihtiyacı olan yeni açılımları kooperatif girişim modeli ile halkımızın hizmetine sunuyoruz.

Dünya uygulamalarına bakıldığında, ortalama eğitim süresi 11-12 yıl veya daha üzerindedir. Türkiye’de ise yetişkin nüfusun ortalama eğitim süresi 6 yıl civarındadır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hemen hepsi ortalama eğitim sürelerini artırmak suretiyle nüfuslarının büyük bir bölümünü lise mezunu ya da üniversite mezunu yapmak üzere hedefler koymuşlar ve bunu gerçekleştirmek için tedbirler almaktadırlar. Avrupa Birliği ülkeleri 2020 yılına kadar nüfuslarının en az yüzde 90’ını lise mezunu yapmak üzere kendilerine hedefler koymuşlardır.

Ülkemizde son yıllarda alınan önlemlerle ve idari uygulamalarla okullaşma oranında çok önemli mesafeler kat edildiği görülmektedir. Bu kapsamda okullaşma oranında ilköğretim düzeyinde yüzde 98’lerin aşıldığı, ortaöğretim düzeyinde yüzde 70’lere yaklaşıldığı, yükseköğretim düzeyinde ise yüzde 33’leri yakaladığımız görülmektedir. Bu ilerlemelere rağmen, halen eğitim sistemimiz gelişime açıktır. Bu alanda atılması gereken önemli adımlar bulunmaktadır.

Son Dönemlerde Eğitim Kooperatiflerinin Kurulma Nedenleri: 

1- Kamuoyunda 4+4+4 Kanunu olarak bilinen, 6287 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3 üncü, maddesiyle, birinci kademe 4 yıl süreli ilkokul, ikinci kademe 4 yıl süreli ortaokul ve üçüncü kademe 4 yıl süreli lise olarak yapılandırılmıştır. Böylece kademeler arası yatay ve dikey geçişlere imkân tanınmış, esnek yapı sayesinde bireye yetenek ve gelişimine göre erken yaşlarda tercih hakkı tanınmıştır.

Bu madde “Eğitim Kooperatiflerini” de cazip kılmıştır. Kanun yürürlüğe girmeden önce hüküm “İlköğretim kurumları, sekiz yıllık okullardan oluşur. Bu okullarda kesintisiz eğitim yapılır ve bitirenlere ilköğretim diploması verilir.” şeklinde idi. Sekiz yıllık eğitim kurumu kurmak ise çok büyük sermaye gerektiriyordu. Dar gelirli vatandaşların kooperatif çatısı altında bunu gerçekleştirmesi ise çok zordu.

Ancak, yeni Kanunla ilköğretim; ilkokul ve ortaokul olarak ikiye bölünmüş ve kesintili hale gelmiş, kuruluş giderleri neredeyse yarıya inmiştir. Bu da dar gelirli vatandaşlarımızın kooperatif çatısı altında birleşerek eğitim kurumu açmalarını kolaylaştırmıştır. Dolayısıyla Kanunun yürürlüğe girmesi eğitim kooperatifçiliğini olumlu yönde etkilemiştir.

2- Eğitim kooperatiflerini çekici hale getiren nedenlerden bir tanesi de kurumlar vergisi muafiyetidir. Kurumlar Vergisi Kanunun 4/k maddesine göre ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesi yönünde hükümler bulunan kooperatifler kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanacaklardır. Yeni kurulan eğitim kooperatifleri de veli ve öğretmenlerden teşekkül ettiği için kurumlar vergisi muafiyeti için istenilen şartları yerine getirmektedirler.

3- Eğitim kooperatiflerini cazip kılan bir diğer gelişme de 2012 yılında çıkarılan teşvik paketidir. Yeni teşvik sisteminde, eğitim yatırımları desteklenecek, özel sektör tarafından  gerçekleştirilecek olan ilk, orta ve lise eğitim yatırımları, hangi ilde yapılırsa yapılsın, Bölgesel Teşvik Uygulamaları kapsamında 5’inci bölge desteklerinden yararlandırılacaktır.

A- Eğitim Kooperatiflerinin amaç ve faaliyet konuları

Kooperatifin amacı;  Ortakları ile diğer özel ve tüzel kişilerin eğitim-öğretim ve araştırma gereksinimlerini karşılamak için özel eğitim yasalarına uygun olarak her derecede ve türde özel eğitim kurumları açmak, işletmek, araştırma ve incelemelere imkân sağlamaktır.

B- Bugüne kadar kurulan örnekleri hakkında bilgi

Bu güne kadar “Eğitim Kooperatifleri” iki değişik şekilde kurulmaktadır.
-Üniversite veya Yüksek Okul bünyesinde kurulanlar (Kurucu ortaklar genelde akademisyenlerden oluşmaktadır): Bunlar üniversitelerin kantin, misafirhane, otopark gibi tesislerini işletmektedirler. Yine bu şekilde kurulan bir kısım eğitim kooperatifleri de kurs işletmeciliği yapmaktadır.

-Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve medeni hakları kullanma ehliyetine sahip gerçek kişi ya da kooperatifin amacına uygun faaliyet konusu bulunan kamu veya özel hukuk tüzel kişiler tarafından kurulanlar: Bu çerçevede Bursa ve İzmir’de kurulu bulunan “Eğitim Kooperatifleri”nin okulları bulunmaktadır. Bunlardan, Bursa Eğitim Kooperatifinin, anaokul, ilkokul, ortaokul, orta ve yüksek öğretim yurdu ile bir de kültür merkezi; İzmir Eğitim Kooperatifinin de ilkokul ve ortaokulu bulunmaktadır.

Her iki örnek için de kurulmuş ve başarılı şekilde hizmet veren 20’nin üzerinde kooperatif bulunmaktadır.

C- Son dönemde kuruluşuna izin verilen kooperatifler hakkında bilgi

Bakanlığımızca Temmuz ve Ağustos aylarında 2 adet Eğitim Kooperatifinin kuruluşunu gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Diğer taraftan, yasal prosedürü tamamlanma aşamasında olan yine 4 adet eğitim kooperatifinin de kuruluş çalışmaları devam etmektedir.

D- Bu konuda Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü’nün hedefleri ve çalışmaları  

Genel Müdürlük olarak “Eğitim Kooperatifleri”nin başarılı dünya örneklerini yakından takip ederek, eğitim kooperatiflerinin sayısını artırmayı hedeflemekteyiz.

Ayrıca, Genel Müdürlüğümüzce son gelişmeler dikkate alınarak “Örnek Eğitim Kooperatifleri Anasözleşmesi” revize çalışmaları da sürdürülmektedir. Çalışma tamamlandıktan sonra Makam Onayı ile Örnek Anasözleşme haline getirilecek ve kuruluş yetkisi il müdürlüklerine devri düşünülmektedir.  Böylece  kuruluş işlemleri yerinde yapılarak kolaylaştırılacaktır.

Kooperatiflerin taşınmaz alım satımı ve satış vaadinin şerh verilmesine ilişkin işlemleri dışında kalan tapu işlemleri için özel bir yetki aranmasına gerek bulunmamaktadır.

B- KOOPERATİFLER

6102 sayılı TTK’nın 124”üncü maddesi kapsamında ticaret şirketleri kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif nitelikli şirketlerden ibaret olup bu kapsamda, yetki belgesine ilişkin açıklamalar kooperatifler açısından da geçerli olmakla birlikte, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu

gereğince kooperatiflerde taşınmaz alım/satımına ve satış vaadine ilişkin aşağıda belirtilen ayrıksı düzenlemelerin dikkate alınması gerekmektedir.

1- Kooperatiflerin Taşınmaz Alım/Satımı:

24/04/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 42’nci maddesinin ikinci fıkrasına, 06/10/1988 tarihli ve 3476 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesiyle eklenen, 6’ncı bent ile kooperatiflerde “Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulun niteliğini, yerini ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulun asgari fiyatını

belirlemek,” işi kooperatif genel kurulunun yetkileri arasına alınmıştır.

Bu nedenle, taşınmaz mal alım ve satımı için öncelikle kooperatif genel kurulunca karar verilmiş olması gerekmekte olup, genel kurul, bu yetkisini devredemeyeceği gibi 1163 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine 3476 sayılı Kanun ile eklenen “Yönetim kurulu üyeleri ve temsile yetkili şahıslar, genel kurulun devredemeyeceği yetkilerini kullanamaz.” şeklindeki sekizinci fıkra hükmü uyarınca genel kurul tarafından yönetim kuruluna böyle bir yetki devri yapılmış olsa bile, yönetim kurulunun bu yetkiyi kullanması hukuken olanaksızdır.

Diğer taraftan, 1163 sayılı Kanun’un 59’uncu maddesine 3476 sayılı Kanun’un 15’inci maddesiyle eklenen 4’üncü fıkrası, “Kooperatiflerce alınması kararlaştırılan gayrimenkullerin alımının, tapu devri veya tapuya şerh verdirilecek bir satış vaadi sözleşmesi ile yapılması şarttır.”, 5’inci fıkrası ise “Alınacak gayrimenkulun kooperatifin amacına uygun olması gerekir.” hükmünü taşıdığı için, kooperatif temsilcilerince taşınmaz mal alımı, satımı veya satış vaadi sözleşmelerinin tapu siciline şerhi için talepte bulunulması halinde, 2644 sayılı Kanun’un 2’nci maddesi uyarınca ticaret

sicil müdürlüğünden alınıp ibraz edilen yetki belgesinde;

Genel kurul tarafından, taşınmaz malın niteliği (konut yapımına elverişli olması vb.) ve yeri (belirlenen bir il, ilçe veya bölge sınırları içinde olmak gibi) konusunda belirtme yapılmasının yeterli olduğu, mutlak surette ada ve parsel numaralarının belirtilmesinin zorunlu olmadığı, il, ilçe veya bölge sınırlaması yapılan taşınmaz malın azami olarak hangi fiyatla satın alınabileceği ya da kooperatifin kayden maliki bulunduğu taşınmazın asgari hangi fiyatla satılabileceği ile alım veya satımda izlenecek yöntem konusunda kooperatif yönetim kuruluna yetki verildiğine ilişkin bilgilerin olup olmadığının araştırılması ve kooperatifi temsile yetkili kişilerin kim/kimler olduğunun belirtilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, yetki belgesinde, genel kurulca alınmış karardan bahsedilmemesi halinde ise, noterden tasdikli genel kurul kararına istinaden talebin karşılanması, aksi halde reddi gerekmektedir.

2- Kooperatif İşlemlerine İlişkin Özel Durumlar:

a) Kooperatiflerin taşınmaz alım satımı ve satış vaadinin şerh verilmesine ilişkin işlemleri dışında kalan tapu işlemleri için özel bir yetki aranmasına gerek bulunmamaktadır.

b) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gereğince ticari şirket olan kooperatiflerin yetkilerinin (Kooperatifler Kanununda belirtilen taşınmaz alım satımı dışında) irdelenmesi İdaremizin görev alanına girmediğinden, arsa olarak ferdileşme yapılması, kat irtifaklı taşınmazların ferdileştirilmesi, konut yapı kooperatiflerinin işyeri nitelikli taşınmazlarını ferdileşmeye konu etmesi vb. durumların İdaremizce denetlenmesine gerek bulunmamaktadır.

c) Ferdileşme işleminde noterden alınacak kura zabtının müdürlüğe sunulması zorunlu değildir, ancak sunulması halinde parsel dosyasında saklanmalıdır.

d) Üzerinde haciz, ipotek gibi kısıtlamaların bulunduğu bir taşınmazın kooperatif adına edinimi için genel kurulun bu konuda yönetim kuruluna yetki vermiş olması gerekir.

e) Hisseli ferdileşme istemlerinde mevzuattan kaynaklanan kısıtlamaların gözetilmesi gerekir.

Belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri ve köy halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi yapılar için yapı ruhsatı aranmaz.

Köylerde yapılacak yapılar ve uyulacak esaslar

Madde 27- Belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri ve köy halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi yapılar için yapı ruhsatı aranmaz. Ancak etüt ve projelerinin valilikçe incelenmesi, muhtarlıktan yazılı izin alınması ve bu yapıların yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerin sorumluluğu müellifi olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar valilikçe ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro planlarına işlenir. Köy yerleşik alan sınırları dışında kalan ve entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların yapı ruhsatı alınarak inşa edilmesi zorunludur.

Kentsel Dönüşüm 2015 ve kooperatifler

Hukuka saygılı vatandaşlar, uzun yıllar güçlükle biriktirerek bir kooperatif çatısı altında bir konuta sahip olmuşlar ve emekli maaşlarıyla kıt kanaat hayatlarını sürdürmekte iken, sahip oldukları konutlarının müteahhitler tarafından ellerinden alınmasına yol açacak bir uygulama olarak afet riski altındaki alanların ve yapıların dönüştürülmesiyle muhatap olduklarını düşünebilmektedirler. Böyle bir algı, yapılmak istenen ve alkışlanması gereken sorunlu kentsel alanları ve yapıları dönüştürme uygulamasının olumlu yönlerini gölgede bırakabilecektir.

Kooperatif Genel Kurulu ile İlgili Açıklamalar 2015

Genel Kurul ile İlgili Açıklamalar

YAPI KOOPERATİFLERİ VE ÜST KURULUŞLARININ GENEL KURUL TOPLANTILARINDA BAKANLIK TEMSİLCİSİ GÖREVLENDİRİLMESİ

 
Yapı kooperatifleri ve üst kuruluşlarınca, genel kurul toplantıları için Bakanlık Temsilcisi görevlendirilmesi isteminde bulunulması zorunludur.
Olağan genel kurul toplantısının her yılın ilk 6 ayı içinde (Haziran ayı sonuna kadar) ve en az yılda bir kere yapılması zorunludur.
Genel kurul ana sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplanır (Anasözleşme 28.madde). Çağrının toplantı gününden en az 30 gün önce ve en çok iki ay içinde yapılması gerekmektedir.
Çağrıda, birinci toplantıda çoğunluk sağlanamadığı takdirde, yapılacak olan sonraki toplantının tarihi, saati ve yeri açıklanarak yeni bir bildirime gerek kalmaksızın bir defada ortaklara duyuru yapılabilir. Toplantıların arasında en az 7 ve en fazla 30 gün süre bulunması gerekir. Müdürlüğümüze ikinci bir dilekçe ile yeniden temsilci isteminde bulunulmalıdır.
Sürelerin hesabında duyuru ve toplantı günleri hesaba katılmaz.
GENEL KURUL ÖNCESİ:
Başvuru sırasında kullanılacak dilekçe G-EK-1‘de yer almakta olup, başvuru ile birlikte aşağıdaki eklerin bulundurulması gerekmektedir.
1. Çağrı için alınan kararın örneği (aslının aynı, yetkili iki kişinin ıslak imzası ile) – (yönetim kurulu, denetim kurulu veya tasfiye memurları, üst birlik yönetim kurulu kararı ya da kesinleşme şerhli mahkeme kararı),
2. Çağrıyı yapanların yetkili olduklarını gösteren yeni tarihli belge (Başvuru sahipleri, ticaret sicil memurluğundan kooperatifi temsile yetkili son yönetim kurulu üyeleri olduklarını gösterir yazı alacaklardır. Ticaret sicil memurluklarınca verilecek bu yazıda, başvuru sahiplerinin kooperatifin temsili konusunda yetkili oldukları, yetkilerinin başlangıç tarihi, yetki süreleri dolmuşsa yetkinin bitiş tarihi vb. hususlara yer vereceklerdir. Azlık tarafından çağrı yapılmakta ise çağrı iznini veren kesinleşme şerhli mahkeme kararı),
3. Toplantı gündemi (yetkili iki kişinin ıslak imzası ile),
4. Vezne alındısı makbuzu aslı (Ankara Defterdarlığına yatırılacaktır.)
Dilekçe ve ekleri; genel kurul toplantı tarihinden en az 15 gün önce İl Müdürlüğüne teslim edilmeli ve bilgilerin tamamının eksiksiz ve doğru bir şekilde doldurulması gerekmektedir.
Diğer yandan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 47. maddesine göre yapılan genel kurul toplantıları için de Bakanlık Temsilcisi görevlendirilmesi hususunda başvuruda bulunulması zorunlu olup, bu tip toplantılar için yapılacak başvurularda yukarıda belirtilen 15 günlük süre şartı aranmamaktadır. Ancak bu durumda yönetim kurulu kararı alınması ve müracaat dilekçesinde Genel Kurul Toplantısının 47. maddeye göre yapılacağı hususunun belirtilmesi gerekmektedir.
Genel kurul toplantılarını üç yıl üst üste yapmayarak kanunen dağılmış sayılan kooperatiflerin veya üst kuruluşlarının genel kurul toplantısı için Bakanlık Temsilcisi müracaatında bulunmaları halinde, toplantı gündeminde münhasıran tasfiye kararı alınması yönünde madde bulunması zorunludur. Söz konusu durumu içeren bir gündem maddesi yoksa temsilci görevlendirilmeyecek, ancak faaliyetlerinin devam ettiğine dair mahkemece verilmiş karar bulunması halinde temsilci görevlendirilebilecektir.
GENEL KURUL SONRASI:
Genel Kurul toplantı sonrasında müdürlüğümüze getirilmesi gereken;
1. Çağrı Listesi Aslı (aslının aynı, yetkili iki kişinin ıslak imzası ile) – (İadeli taahhütlü davet mektubu listesi ve/veya elden imza karşılığı teslim listesi ve/veya gazete ilanı)
2. Genel Kurul Toplantı Tutanağı (Divan üyeleri tarafından ıslak imzalı aslı veya noter onaylı örneği ) G-EK-2
3. Yönetim Kurulu faaliyet raporuG-EK-3
4. Denetim Kurulu raporu G-EK-4
5. Hazirun Listesi (Yönetim Kurulu ve Divan Üyeleri tarafından ıslak imzalı aslı) G-EK-5
6. Bilanço ve Gelir-Gider Cetvellerinin Yönetim Kurulunca imzalı aslı ile Damga harcının ödendiğine dair makbuzun aslı (Damga harcı bağlı bulunulan vergi dairesine yatırılacaktır).
7. Gelir-Gider tablosunun düzenlendiği hesap dönemine ilişkin yevmiye defterinin son kayıt ve noterce yapılan kapanış tasdikini içeren sayfasının fotokopisi veya aslı gibidir ıslak imzalı
8. Genel Durum Bildirim Formu (seçim varsa, yönetimce ıslak imzalı) G-EK-6
9. Mal Bildirim Formu (seçim varsa, yönetim kurulu üyeleri tarafından kapalı zarf içinde bir dilekçe ekinde verilecektir) G-EK-7
Tebliğ hükümlerine uygun olmayan, bir iki cümle ya da paragraftan ibaret genel ve soyut bilgiler ihtiva eden raporlarla ilgili olarak, Kooperatifler Kanununun 86. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne uygun olarak görevli ve yetkili merci olan Bakanlığımızın yürürlüğe koyduğu düzenlemeye aykırı olduğu kabul edilerek, görevli Bakanlık Temsilcilerince toplantı tutanağına gerekli şerhler düşülecektir.
Genel kurul toplantı tutanağının, toplantının yapıldığı yerde yazılıp imzalanması zorunlu olup tutanağın toplantı yerinde, genel kurul divanınca düzgün ve okunaklı biçimde yazılacaktır. (Mümkünse bilgisayar ortamında)
Yanlış yazılan kelime, rakam ve satırlar karalanmamalı, okunacak biçimde ortasından tek çizgiyle iptal edilmeli, yanına parantez içinde (çizildi) denilerek doğrusu yazılmalıdır. Ay adları, bir ve iki basamaklı sayılar, rakamla değil yazıyla yazılmalı; tutanakta sonradan ilaveler yapılmasına imkân verebilecek boşluklar olmamalı ve çıkıntı yapılmamalıdır. Tutanağın başlangıç kısmına, genel kurul toplantısının başlama saati ve tutanağın son kısmına da genel kurul toplantısının bitiş saati mutlaka yazdırılmalıdır.
Tutanağın giriş bölümü, her bir gündem maddesine ilişkin genel kurul kararı, tutanağın bitiş bölümü, sırasıyla genel kurulca görüşülüp belirlendikçe, genel kurul başkanınca katiplere yüksek sesle okutularak yazdırılacak, biri yazdırılıp bitirilmedikçe sonraki bölüm ya da gündem maddesinin görüşülmesine geçilmeyecektir.
Yönetim kurulunca hazırlanacak yıllık çalışma raporları ile denetim kurulunca hazırlanacak raporların, 11.06.2008 tarih ve 26903 sayılı Resmi Gazetede ilgili Bakanlığınca yayımlanan “Kooperatifler ve Üst Kuruluşları Yönetim Kurulu Üyelerinin Genel Kurul Toplantılarına Sunacakları Yönetim Kurulu Yıllık Çalışma Raporunun Usul ve Esaslarına İlişkin Tebliğ” ile “Kooperatifler ve Üst Kuruluşları Denetim Kurulu Üyelerinin Genel Kurul Toplantılarına Sunacakları Denetim Kurulu Raporunun Usul ve Esaslarına İlişkin Tebliğ” hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekmekte olup, bu Tebliğlerdeki esaslara uygun olarak düzenlenmeyen raporlar genel kurulda görüşülemeyecek ve kabul edilemeyecektir.
Ayrıca, yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporlarının söz konusu Tebliğ hükümlerine uygun olmaması nedeniyle görüşülememesi, yönetim ve denetim kurullarının ibra edilmedikleri anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla, bu durumda ibraya ilişkin menfi veya müspet bir genel kurul kararının varlığı söz konusu olmayacağından, mevcut yönetim ve denetim kurulu üyelerinin aynı organlara tekrar seçilmeleri de mümkün bulunmaktadır.
Yevmiye defterinin son kaydı ve noterce yapılan kapanış tasdikinin fotokopisinin tetkikinde, Türk Ticaret Kanununun 70/son maddesine uygun olarak ilgili dönem yevmiye defterinin noter kapanış tasdikinin bulunmadığının tespiti halinde, Türk Ticaret Kanununun 67. maddesi hükmü gereğince ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacaktır.
Toplantı gününden itibaren en geç bir ay içinde, istenilen belgelerin onaylı birer örneği, kooperatifin ticaret siciline tescil edildiği yerdeki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne tevdi edilir.(Anasözleşme 41.madde)
EKLER: