Şirket olarak kooperatife ortak olanlar tapuyu almadan hisse devri yapar ise vergiye tabi midir ?-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Kooperatif hissesi satışının Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5’inci maddesinin (1-e) bendi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği  

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, …… Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz belirtilerek, şirketiniz aktifinde kayıtlı olan … Yapı Kooperatifi hissesinin satışı halinde, satıştan doğacak kazancın %75’inin, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin (1-e) bendine göre kurumlar vergisinden istisna olup olmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75’lik kısmının anılan bentte sayılan şartlar dahilinde kurumlar vergisinden istisna olduğu, menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançların istisna kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır.

            1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde anılan istisnanın uygulamasına ilişkin ayrıntılı açıklamalar yapılmış olup, Tebliğin “5.6.2.2.2. İştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri” başlıklı bölümünde;

            “Maddede yer alan “iştirak hisseleri” deyimi, menkul değerler portföyüne dahil hisse senetleri ile ortaklık paylarını ifade etmektedir.

            Bunlar,

            – Anonim şirketlerin ortaklık payları veya hisse senetleri (Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım ortaklıkları hisse senetleri dahil),

            – Limited şirketlere ait iştirak payları,

            – Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komanditer ortaklarına ait ortaklık payları,

            – İş ortaklıkları ile adi ortaklıklara ait ortaklık payları,

            – Kooperatiflere ait ortaklık payları

            olarak sıralanabilir.

            …………..” açıklamasına yer verilmiştir.

            Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketiniz aktifinde kayıtlı olan kooperatif hissesinin;  en az iki tam yıl sureyle aktifinizde yer alması ve maddede öngörülen diğer şartların da sağlanması halinde, satışından elde edilen kazancın %75’i kurumlar vergisinden istisna edilebilecektir. 

Hata: İletişim formu bulunamadı.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

Yeni imar yönetmeliğine göre kooperatifler en küçük kaç metrekare daire yapabilir ? Mali Müşavir Evren ÖZMEN

Her bağımsız konutta, en az bir oturma odası ve bir yatak odası bulunması zorunlu hale getirildi.

Kooperatifler yapı ruhsatı alırken aşağıdaki hususlara uymak zorundadırlar

En küçük konut alanı da 28.5 metrekare olmak zorundadır

Yönetmelik hükümlerine göre, oturma odasının en az 12 metrekare,

Yatak odasının en az 9 metrekare,

Mutfak en az 3.3 metrekare olması gerekmektedir

Ekran Resmi 2017-09-07 07.20.04
Kooperatiflerin vergisel avantajları-Evren özmen

Yurt dışında ödenen kredi faiz tutarının Türkiye’de elde edilen kira gelirinden indirim konusu yapılıp yapılmayacağı.

Yurt dışında ödenen kredi faiz tutarının Türkiye’de elde edilen kira gelirinden indirim konusu yapılıp yapılmayacağı.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, yurt dışında yaşadığınız ve yurt dışından kullandığınız kredi ile Türkiye’de bir daire satın aldığınız belirtilerek, söz konusu kredi faizinin, gayrimenkul sermaye iradı beyanından indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde, gayrimenkul sermaye iradının tarifi yapılmış ve bu kapsamda binaların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların da gayrimenkul sermaye iradı olduğu hüküm altına alınmıştır.

 

Aynı Kanunun 21 inci maddesinde; “Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hasılatın (2016 takvim yılı gelirleri için) 3.800 TL.’si Gelir Vergisinden müstesnadır. İstisna haddi üzerinde hasılat elde edilip beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu istisnadan yararlanılamaz.

 

Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar ile (6322 sayılı Kanunun 5. maddesiyle değişen ibare; Yürürlük 15.06.2012 [01.01.2013 tarihinden sonra elde edilecek gelirlere uygulanmak üzere]) istisna haddinin üzerinde hasılat elde edenlerden, beyanı gerekip gerekmediğine bakılmaksızın ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlarının gayri safi tutarları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin üçüncü diliminde ücret gelirleri için yer alan tutarı (2016 takvim yılı gelirleri için: 110.000-TL) aşanlar bu istisnadan faydalanamazlar.” hükümlerine yer verilmiştir.

 

Diğer taraftan; anılan Kanunun 74 üncü maddesinde, gerçek gider yönteminin tercih edilmesi halinde, gayrimenkul sermaye iradının safi tutarının tespitinde hangi harcamaların gider olarak dikkate alınacağı düzenlenmiş olup, söz konusu maddede, yurt dışından kullanılan krediye ilişkin ödenen faiz tutarlarının indirim olarak dikkate alınacağı hususunda herhangi bir hükme yer verilmemiştir.

 

Buna göre, bir takvim yılı içerisinde elde edilen konut kira gelirinin, ilgili yıl için belirlenen istisna tutarını aşması halinde beyan edilmesi gerekmekte olup, ayrıca Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesi çerçevesinde, yurt dışından kullanılan krediye ilişkin ödenen faiz tutarlarının, Türkiye’de elde edilen kira gelirinden indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Arsayı şirkete ayni sermaye olarak koyma

Konu: Değer Artışı Kazancı

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; … parselde bulunan 43.850,57 m² yüzölçümlü ve tapuda niteliği iki adet iki katlı betonarme zeytin deposu ve zeytinlik olarak kayıtlı gayrimenkulünüzü ortağı bulunduğunuz … vergi kimlik numaralı … A.Ş’nin yapacağı sermaye artırımında ayni sermaye olarak kullanılmak üzere devretmek istediğinizi, söz konusu gayrimenkulün tapu kaydının 10.03.2010 tarihinde üç tarlanın birleştirilmesi ile tevhit işlemi sonucu … pafta, … parsel 46.075,00 m² tarla olarak değiştiğini, 23/01/2012 tarihinde gayrimenkulün üstüne 2 adet zeytin deposu inşa ettirdiğinizi bu nedenle tapuda gayrimenkulün iki adet iki katlı betonarme zeytin deposu ve tarla olarak cins değişikliği işleminin yapıldığını, inşa edilen depo yanında atıl olan bölümün kullanılması amacıyla zeytin fidanı dikildiğini bu nedenle 26.09.2014 tarihinde gayrimenkulün niteliğinin iki adet iki katlı zeytin deposu ve zeytinlik olarak ifraz işleminden kaynaklı diğer cins değişikliği işleminin yapıldığını, daha sonra gayrimenkulün 2956 parsel üstünde bir kısmının Karayolları Genel Müdürlüğünün İstanbul-İzmir otoyolu projesi kapsamında kamulaştırılması nedeniyle yüzölçümü ve tapu kaydının 16/10/2015 tarihi itibariyle şu an mevcut halini aldığını belirterek gayrimenkulünüzün ortağı olduğunuz şirkete sermaye artırımı nedeniyle devri nedeniyle değer artış kazancı hesaplanıp hesaplanmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Değer Artışı Kazançları” başlıklı Mükerrer 80 inci maddesinde;

 

“Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır.

 

6. İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tâbi çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.).

 

Bu maddede geçen “elden çıkarma” deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.

 

Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç 11.000 (296 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2017 yılı için belirlenen tutar) Türk Lirası gelir vergisinden müstesnadır.” hükmü yer almaktadır.

 

Anılan Kanunun Mükerrer 81 inci maddesinin birinci fıkrasında, değer artışında safi kazancın, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunacağı hükme bağlanmış olup, son fıkrasında ise “Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir.  Şu kadar ki, bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması şarttır.” hükmüne yer verilmiştir.
Gayrimenkulün gerçek satış bedelinin, tapu harcına esas matrahı oluşturan emlak vergi değerinden düşük veya yüksek olduğu durumlarda değer artışı kazancının tespitinde tapu harcına esas teşkil eden vergi değeri değil, gerçek satış bedelinin dikkate alınacağı tabiidir.

 

Ayrıca konuya ilişkin olarak ayrıntılı açıklamaların yapıldığı 76 seri no.lu Gelir Vergisi Sirkülerinin ”5. Cins Tashihi Yapılan Gayrimenkuller ile Kat Karşılığı Olarak Müteahhit veya Konut Yapı Kooperatiflerinden Alınan Gayrimenkullerin Satılması Halinde İktisap Tarihinin Belirlenmesi” başlıklı bölümünde;
”Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 16.03.2010 gün ve 2010/4-1697 No.lu Genelgesinde, cins değişikliği (cins tashihi), bir taşınmaz malın cinsinin, yapısız iken yapılı veya yapılı iken yapısız hale; bağ, bahçe, tarla vb. iken arsa, arazi iken, bağ, bahçe vb. duruma dönüştürmek için paftasında ve tapu sicilinde yapılan işlem olarak tanımlanmıştır.
Arazi vasfında iktisap edilen gayrimenkulün belediyelerce ifraz ve taksim işlemine tabi tutularak satılması halinde iktisap tarihi olarak arazinin iktisap edildiği tarih değil, belediyenin ifraz işlemi sonucu arsa vasfını kazanarak, cins tashihi yapıldığı tarihin esas alınması gerekir.’ ‘açıklamasına yer verilmiştir.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden söz konusu taşınmazın 10/03/2010 tarihinde tapuda “tarla” olarak adınıza tescil edildiği, 23/01/2012 tarihinde taşınmazın “iki adet iki katlı betonarme zeytin deposu ve tarla” olarak cins değişikliğinin yapıldığı, 26/09/2014 tarihinde ise “iki adet iki katlı betonarme zeytin deposu ve zeytinlik” olarak bir daha cins değişikliğinin yapılarak adınıza tescil edildiği anlaşılmıştır.

 

Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre, tapuda adınıza kayıtlı iki adet iki katlı betonarme zeytin deposu ve tarlanın cins tahsisi yapılarak “iki adet iki katlı betonarme zeytin deposu ve zeytinlik” olarak adınıza tescil edildiği tarihin (26/09/2014) iktisap tarihi olarak kabul edilmesi gerekmekte olup, söz konusu taşınmazın iktisap tarihinden itibaren 5 yıl içinde  …  A.Ş’ye ayni sermaye olarak konulması nedeniyle elde edilecek kazancın değer artış kazancı olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

Banka kredisine ilişkin dosya ve eksper masrafı, emlakçıya ödenen komisyon ile yaptırılacak parke, halıfleks, mutfak dolabı ve dış cephe kaplama giderlerinin GMSİ’den indirilip indirilmeyeceği.

Konu: Banka kredisine ilişkin dosya ve eksper masrafı, emlakçıya ödenen komisyon ile yaptırılacak parke, halıfleks, mutfak dolabı ve dış cephe kaplama giderlerinin GMSİ’den indirilip indirilmeyeceği.
 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, elde ettiğiniz gayrimenkul sermaye iradından, gayrimenkulü alırken kullanılan banka kredisine ilişkin dosya ve eksper masrafı, emlakçıya ödenen komisyon masrafı ile söz konusu daire için yaptırılacak parke, halıfleks, mutfak dolabı ve dış cephe kaplamaları için yapılan harcamaların gider olarak indirilip indirilmeyeceği hususunda bilgi talep edilmiş olup Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde, maddede sayılan mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Anılan Kanunun 74 üncü maddesinde de; “Safi iradın bulunması için, 21’inci maddeye göre istisna edilen gayrisafi hasılata isabet edenler hariç olmak üzere gayrisafi hasılattan aşağıda yazılı giderler indirilir:

 

 

4. Kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara sarf olunan borçların faizleri ile konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından itibaren beş yıl süre ile iktisap bedelinin % 5’i (İktisap bedelinin % 5’i tutarındaki bu indirim, sadece ilgili gayrimenkule ait hasılata uygulanır. Ancak, indirilmeyen kısım 88 inci maddenin 3 üncü fıkrasının uygulanmasında gider fazlalığı sayılmaz),

 

 

6. Kiraya verilen mal ve haklar için ayrılan amortismanlar (Amortismana tabi değer, malum ise maliyet bedeli, malum değilse, bina ve arazi için vergi değeri, diğer mallar için Vergi Usul Kanununun 267’nci maddesinin 3’üncü sırasına göre tespit edilen emsal değeridir) (6745 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle eklenen ibare, Yürürlük; 07.09.2016) ile kiraya veren tarafından yapılan ve gayrimenkulün iktisadi değerini artırıcı niteliği olan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamalar (Bu harcamalar bir takvim yılı içinde Vergi Usul Kanununun 313 üncü maddesinde belirlenen tutarı aşıyor ise maliyet olarak dikkate alınabilir.);

 

7. Kiraya verenin yaptığı onarım giderleri (Emlakın iktisadi değerini artıracak surette tevsii, tadili veya bunlara ilaveler yapılması için ihtiyar olunan giderler onarım gideri sayılmaz);

 

… ” hükmü yer almaktadır.

 

Dolayısıyla, safi iradın tespitinde kiraya veren tarafından gayrimenkulün iktisadi değerini arttıracak nev’iden yapılan harcamaların gayrimenkulün maliyetine ilave edilmesi gerekmektedir.

 

Konuyla ilgili olarak; 23.12.2016 tarihli ve 29927 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 295 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “Isı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamaların gayrimenkul sermaye iradının safi tutarının tespitinde gider olarak indirimi” başlıklı 9 uncu maddesinde,

 

“(1) Gayrimenkul sermaye iratlarının beyanında gerçek gider usulünün seçilmesi halinde, istisna edilen gayrisafi hâsılata isabet edenler hariç olmak üzere; gayrimenkullerin iktisadi değerini artırıcı niteliği bulunan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamalar, mükelleflerce 193 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında gayrimenkulün maliyetine ilave edilerek amortisman yoluyla itfa edilebilmektedir.

 

(2) Maddede yapılan değişiklik ile söz konusu harcamaların 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 313 üncü maddesinde belirtilen tutarı aşmaması halinde, istisna edilen gayrisafi hâsılata isabet edenler hariç olmak üzere harcama tutarının tamamı safi hasılatın tespitinde doğrudan gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.

 

(3) Söz konusu harcamaların 213 sayılı Kanunun 313 üncü maddesinde belirtilen tutarı aşması halinde ise, istisna edilen gayrisafi hâsılata isabet edenler hariç olmak üzere harcama tutarının tamamının doğrudan gider yazılması mümkün olduğu gibi mükelleflerce gayrimenkulün maliyetine ilave edilerek amortisman yoluyla itfa edilmesi olanağı da bulunmaktadır.” yönünde açıklamalara yer verilmiştir.

 

Diğer taraftan; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

 

– 262 nci maddesinde, “Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder.”

 

– 270 inci maddesinde, “Gayrimenkullerde, maliyet bedeline, satın alma bedelinden başka, aşağıda yazılı giderler girer:

 

1. Makine ve tesisatta gümrük vergileri, nakliye ve montaj giderleri;

 

2. Mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler. Noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Özel Tüketim Vergilerini maliyet bedelini ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.”

 

hükümlerine yer verilmiştir.

 

Buna göre kiraya verdiğiniz gayrimenkul için yapılan parke, halıfleks, mutfak dolabı, mutfak tezgahının yenilenmesi, gayrimenkulün alımı sırasında ödenen banka kredisine ait dosya masrafı, eksper masrafı ve komisyon giderlerinin, gayrimenkulün maliyetine ilave edilmek suretiyle amortisman yoluyla itfa edilmesi mümkün bulunmaktadır.

 

Öte yandan; ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik yapılacak dış cephe mantolama harcamalarının tutarının, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 313 üncü maddesinde belirtilen tutarı (2016 yılı için: 900-TL) aşmaması halinde, istisna edilen gayrisafi hâsılata isabet eden kısmı hariç olmak üzere harcama tutarının tamamının, safi hasılatın tespitinde doğrudan gider olarak indirim konusu yapılabilmesi mümkün olup, söz konusu harcama tutarının, adı geçen Kanunda belirtilen tutarı aşması halinde ise, istisna edilen gayrisafi hâsılata isabet eden kısmı hariç olmak üzere harcama tutarının tamamının doğrudan gider yazılması mümkün olduğu gibi, gayrimenkulün maliyetine ilave edilmek suretiyle amortisman yoluyla itfa edilmesi olanağı da bulunmaktadır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

OSB de bedelsiz tahsis edilen arsanın yapı ruhsatı ve diğer şartların yerine getirilmemesi nedeniyle iptali ve  tahsis bedeli olarak ödenen bedelin Gelir Vergisine tabi olup olmadığı hk.

Konu : OSB de bedelsiz tahsis edilen arsanın yapı ruhsatı ve diğer şartların yerine getirilmemesi nedeniyle iptali ve  tahsis bedeli olarak ödenen bedelin Gelir Vergisine tabi olup olmadığı hk.
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden; Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Uygulama Yönetmeliğinin 108 inci maddesi gereğince yönetim kurulu kararı ile teşvik amacıyla OSB tarafından OSB’de faaliyette bulunan firmanız da dahil olmak üzere bütün iş yerlerine mevcut parsel büyüklüklerinin 1/3’ü oranında bedelsiz olarak arsa tahsisi yapıldığı, adınıza tahsis edilen 2234 m2 arsa ile ilgili olarak tahsis işleminin şirketiniz ve ilgili parselde hissesi bulunan ………………. adına 1117 m2 olarak ayrı ayrı yapıldığı, daha sonra OSB, adınıza tahsisi yapılan 1117 m2 hissenizin tahsis durumuna ilişkin proje onaylatılıp yasal süre içerisinde yapı ruhsatı alınmadığından OSB Uygulama yönetmeliğinin 108. maddesi gereğince iptal ederek bedelin peşin olarak tarafınıza ödenmesine karar verdiği, diğer taraftan ……….. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne; söz konusu şahıs adına tahsis edilmiş arsanın usulsüz olduğu ve 1/2 oranında ………………… ve 1/2 oranında adınıza tahsis işlemi gerçekleşen arsanın tamamının tarafınıza tahsis edilmesi gerektiği yönünde dava açtığınız, anılan Mahkemenin söz konusu arsanın tamamının adınıza tahsisine ilişkin açmış olduğunuz davanın kabulüne karar verdiği, mahkemenin kararı doğrultusunda OSB 2234 m2 lik arsanın tamamının adınıza tahsisine karar verdiği, bunun üzerine OSB’ ye ilave arsa parseli için müracaat ettiğiniz, ancak adınıza tahsis edilebilir parsel bulunmadığından dolayı OSB tarafından arsaya ait toplam 268.080,00 TL bedelin adınıza nakit olarak ödenmesine karar verildiğinden bahisle ilgili bedelin Gelir Vergisine tabi bir gelir olup olamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sinai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmış olup, aynı Kanunun 38 inci maddesinin birinci fıkrasında ise; “Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
2.İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.

Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.”

hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun “Arsa Tahsisleri” başlıklı 18 inci maddesinde;

“Katılımcılara arsa tahsisi, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelik hükümlerine göre müteşebbis heyet tarafından yapılır.

Bakanlık gerekli gördüğü takdirde, OSB’de yer tahsis edilecek özel ya da tüzel kişilerin temel vasıfları ile iştigal konularını kuruluş protokolünde belirleyebilir. Katılımcılara tahsis veya satışı yapılan arsalar hiçbir şekilde tahsis amacı dışında kullanılamaz. Bu arsalar katılımcılar ve mirasçıları tarafından borcun tamamı ödenmeden ve tesis üretime geçmeden satılamaz, devredilemez ve temlik edilemez. Bu husus tapuya şerh edilir. Arsa tahsis ve satışının şirket statüsündeki katılımcılara yapılması halinde, borcu ödenmeden ve tesis üretime geçmeden arsanın satışını ve spekülatif amaçlı işlemlerle mülkiyet hakkının devrini önlemeye yönelik tedbirleri almakla Bakanlık yetkilidir.

Ancak, arsa tahsisi veya satışı yapılan firmanın tasfiyesi halinde, firmanın katılımcı vasfını taşıyan ortağına veya ortaklarına tahsis hakkının devri mümkündür. Bu konudaki işlemlerin muvazaalı olup olmadığını tetkikle ve sonucuna göre gerekli tedbirleri almakla Bakanlık ye tkilidir.

Bu husustaki yasaklara aykırılığın mahkemece tespiti halinde, arsa kimin tasarrufunda olursa olsun tahsis veya satış tarihindeki bedeli ile geri alınarak bir başka katılımcıya tahsis ve satışı yapılır. Katılımcılara geri alım hakkı şerhi kaldırılarak tapu verilmesi durumunda tapu kaydına “taşınmazın icra yoluyla satışı dahil üçüncü kişilere devrinde OSB’den uygunluk görüşü alınması zorunludur.” şerhi konulur. Bu durumda eski katılımcının vermiş olduğu taahhütler, yeni alıcı tarafından da aynen kabul edilmiş sayılır.

hükümleri yer almaktadır.

Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 108 inci maddesinde ise; “(1) Tahsis edilen arsa ile ilgili olarak;

a)  Tahsis tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde gerçekleştireceği yapıya ait projeleri OSB’ye tasdik ettirerek yapı ruhsatını almayan,

b)  Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğine göre “ÇED Olumlu Kararı” veya “ÇED Gerekli Değildir Kararı” almayan,

c)  Altyapı inşaatının durumuna göre OSB’nin duyuru tarihinden itibaren;

1)  Yapı ruhsatını alarak 1 yıl içinde inşaata başlamayan,

2)   Yapı ruhsatı tarihinden itibaren 2 yıl içinde üretime geçmeyen, katılımcılara yapılan tahsis, yönetim kurulu tarafından iptal edilir.

…”

açıklamalarına yer verilmiştir.

Ayrıca, 08/08/2011 tarih ve 2011/2151 Sayılı Bakanlar Kurulunca Kararlaştırılan “Organize Sanayi Bölgelerinde Yer Alan Parsellerin Gerçek Veya Tüzel Kişilere Tamamen Veya Kısmen Bedelsiz Tahsisine Dair Yönetmeliğin” 16 ncı maddesinde;

“Katılımcının, 4562 sayılı Kanuna, bu Yönetmeliğe, OSB Uygulama Yönetmeliğine,

yatırım taahhütnamesi ve parsel tahsis sözleşmesindeki şartlara uymadığının veya mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımı tamamlamadığının tespiti halinde, herhangi bir yargı kararı aranmaksızın parsel tahsisi iptal edilir.

…”

hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, kollektif şirket bünyesinde yürütülmekte olan ticari faaliyet kapsamında Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi tarafından Şirketiniz adına tahsisi yapılan arsa karşılığı olarak belirlenen ancak uygun arsa bulunamadığı için nakit olarak tarafınıza ödenen bedelin, kollektif şirketi oluşturan ortakların hissesine düşen oran dahilinde ilgililerin ticari kazançlarının tespitinde gelir unsuru olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Kira kayıp bedelinin nasıl vergilendirileceği.

Konu : Kira kayıp bedelinin nasıl vergilendirileceği.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ………….. Asliye Hukuk Mahkemesinde kira kaybınızın tazmini için açmış olduğunuz …………. Esas No’lu davayı kazandığınız belirtilerek, anılan Mahkeme tarafından verilen karara istinaden tarafınıza ödenen tazminatın 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun konusuna girip girmediği hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin birinci fıkrasında, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira ve benzeri iratların menkul sermaye iradı olduğu hüküm altına alınmıştır.

Anılan maddenin ikinci fıkrasının (6) numaralı bendinde de; “Her nevi alacak faizlerinin (Adi, imtiyazlı, rehinli, senetli alacaklarla carî hesap alacaklarından doğan faizler ve kamu tüzel kişilerince borçlanılan ve senede bağlanmış olan meblağlar için ödenen faizler dahil.)” hükmüne yer verilmek suretiyle alacak faizinin menkul sermaye iradı sayılacağı belirtilmiştir.

Özelge talep formu ekinde yer alan …………… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin …………. tarih ve ………. Esas, ………… Karar No’lu karar örneğinin incelenmesinden, ………. Büyükşehir Belediyesi tarafından 24/12/2009 tarihinde yapılan ihaleden dava konusu bağımsız bölümlerin satın alınarak bedellerinin ödendiği ve 10/02/2010 tarihinde adınıza tescil edildiği, davalı idare tarafından düzenlenen şartnamede söz konusu taşınmazların inşaat bitim tarihinin 11/04/2011 olarak belirlendiği ancak taşınmazların tarafınıza 15/06/2012 tarihinde teslim edilmesi nedeniyle kira kaybına uğradığınız ileri sürülerek tarafınızca dava açıldığı, davanın kabulü ile 76.880,00 TL alacağın işleyecek yasal faiz ile birlikte tarafınıza ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

Bu çerçevede, …………. Belediye tarafından yapılan ihalede satın alınan taşınmazların geç teslim edilmesi nedeniyle ………… Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açmış olduğunuz dava sonucunda lehinize hükmolunan ve kiralama işlemine dayanmayan kira kaybı tutarının Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinde yer alan genel tanım kapsamında, söz konusu tutara bağlı olarak tahsil edilen yasal faizin de anılan maddenin (6) numaralı bendi (alacak faizi) kapsamında menkul sermaye iradı olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla, tarafınıza mahkeme kararına istinaden yapılan tazminat ve yasal faiz ödemelerinin tamamının, Gelir Vergisi Kanununun 85 inci ve 86 ıncı maddeleri uyarınca, tevkifat ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul sermaye iratları için öngörülen beyan haddini (2014 yılı için 1.400 TL, 2015 yılı için 1.500 TL) aşması halinde, ödemenin yapıldığı yıla ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Kooperatiflerde Genel Kurul Kararlarının Tescil ve İlanı

Genel Kurul Kararlarının Tescil ve İlanı : Madde 40- Toplantıya çağrının usulüne uygun yapıldığını gösteren belgeler ile ortaklar cetveli ve genel kurul tutanağı toplantı tarihinden itibaren 15 gün içinde Ticaret Sicili Memurluğuna verilmekle birlikte gerekli tescil ve ilan işlemi yaptırılır.

KOOPERATİFLERDE YÖNETİM KURULUNUN ÜCRETLERİ

Yönetim Kurulu Üyelerinin Ücretleri : Madde 49- Yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile murahhas üyelere bu sıfatla yapacakları hizmet için aylık ücret veya katılacakları her toplantı için bir huzur hakkı ve yapacakları görev seyahatleri için yolluk ödenir. Ödemenin miktar ve şekli genel kurulca kararlaştırılır. Yönetim kurulu üyelerine, genel kurulca kararlaştırılan yukarıdaki nev’i ve miktarların dışında hiç bir ödeme yapılamaz

Kooperatiflerde yönetim kurulunun sorumlulukları

Sorumluluk ve Yasak Muameleler: Madde 48- Yönetim kurulu, kooperatif işlerinin yönetimi için gereken titizliği gösterir ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda bütün gayretini sarf eder. Üyeler, yönetim kurulundaki faaliyetleri sırasında öğrendikleri ticaret veya işletme sırlarını saklamakla yükümlüdürler. Yönetim kurulu, gerekli defter ve belgeler ile genel kurul evraklarının ve ortak listelerinin muntazam hazırlanıp, tutulup, saklanmasından ve gelir-gider hesabı ile yıllık bilançonun kanuni hükümlere uygun olarak hazırlanıp incelenmek üzere denetçilere verilmesinden sorumludur. Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamaz. Yönetim kurulu üyeleri ve temsile yetkili şahıslar, genel kurulun devredemeyeceği yetkilerini kullanamaz. Yönetim kurulu üyeleri, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan müteselsilen sorumlu olup, kooperatife tazmin etmekle yükümlüdürler. Kusurlu olmadığını ispat eden üyeler ile, karara muhalif kalıp durumu hemen denetim kuruluna yazılı olarak bildiren veya özrü nedeniyle toplantıda hazır bulunmayan üyeler sorumluluktan kurtulurlar. Görevi sora eren üyenin iş gördüğü zamana ait sorumluluğu ayrılış tarihinden itibaren beş yıl devam eder

TİCARET ODASI HARÇLARI 2018

ANONİM ŞİRKETLER

:1.000,00.TL. ilan ücreti olup,

kuruluş harcı ve hizmet ücreti KURULUŞ alınmamaktadır.

İlaveten Yıllık Aidat

GENEL KURUL :685,00.TL. (Seçimsiz)

SERMAYE ARTIRIMINA AİT TADİL TASARISI

:555,00.TL.

DİĞER TADİL TASARILARI :835,00.TL.

İMZA YETKİLİSİ ATANMASI

:465,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL.

MERKEZ NAKLİ (BAŞKA İLDEN :1.900,00.TL.
İSTANBUL’A) ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

İSTANBUL ŞUBE AÇILIŞI

:1.900,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL. ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

TASFİYE GİRİŞİ

:1.030,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL.

TASFİYE KALDIRILMASI

:1.030,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL.

TASFİYE SONU :135,00.TL.

ADRES DEĞİŞİKLİĞİ :445,00.TL.

ŞUBE KAPANIŞI :215,00.TL.

NEVİ DEĞİŞİKLİĞİ

:1.025.00.TL. Her eklenen imza 341,90.TL.

LİMİTED ŞİRKETLER

KURULUŞ

:750,00.TL. ilan ücreti olup, kuruluş harcı ve hizmet ücreti alınmamaktadır.

İlaveten Yıllık Aidat

:565,00.TL. Her eklenen imza341,90.TL.

HİSSE DEVRİ

VERASETEN HİSSE DAĞILIMI

:565,00.TL.

SERMAYE ARTIRIMINA AİT TADİL TASARISI

:200,00.TL.

DİĞER TADİL TASARILARI

:635,00.TL.

:525,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL.

MÜDÜR SEÇİMİ

MERKEZ NAKLİ (BAŞKA İLDEN İSTANBUL’A)

:1.900,00.TL.
ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık

Aidat

İSTANBUL ŞUBE AÇILIŞI

:1.900,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL.
ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

:890,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL.

TASFİYE GİRİŞİ

:890,00.TL. (Tek İmza) + Her eklenen imza 341,90.TL.

TASFİYE KALDIRILMASI

TASFİYE SONU

:135,00.TL.

ADRES DEĞİŞİKLİĞİ

:445,00.TL.

ŞUBE KAPANIŞI

:215,00.TL.

:705,00.TL. Her eklenen imza 341,90.TL.

NEVİ DEĞİŞİKLİĞİ

ACENTELİK VEKALETNAMESİ

:565,00.TL.

ACENTELİK FESİHNAMESİ

:485,00.TL.

KOOPERATİF

KURULUŞ

:1.500,00.TL. (3 İmza) + Her eklenen imza 107,70.TL.
ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

GENEL KURUL

:435,00.TL. (Seçimsiz)

:605,00.TL. (3 İmza) + Her eklenen imza 107,70.TL.

İMZA YETKİLİSİ SEÇİLMESİ

:740,00.TL. (3 İmza) + Her eklenen imza 107,70.TL.

TASFİYE GİRİŞİ

TASFİYE SONU

:65,00.TL.

ADRES DEĞİŞİKLİĞİ

:195,00.TL.

:850,00.TL.

MERKEZ NAKLİ (BAŞKA İLDEN İSTANBUL’A)

ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

ŞUBE AÇILIŞI (İSTANBUL ŞUBESİ )

:850,00.TL. (3 İmza) + Her eklenen imza 107,70.TL.
ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

GERÇEK KİŞİ (ŞAHIS FİRMASI)

KURULUŞ

:400,00.TL.

ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

DEĞİŞİKLİK

:215,00.TL.

KAPANIŞ

: 55,00.TL.

ACENTELİK FESİHNAMESİ

:185,00.TL.

ACENTELİK VEKALETNAMESİ

:335,00.TL.

ADİ KOMANDİT VE KOLLEKTİF ŞİRKETLER

KURULUŞ

: 1.200,00.TL. (Tek Imza) + Her eklenen imza 154,40.TL.
ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

ANASÖZLEŞME DEĞİŞİKLİĞİ

: 460,00.TL.

: 320,00.TL. (Tek Imza) + Her eklenen imza 154,40.TL.

İMZA YETKİLİSİ SEÇİLMESİ

: 475,00.TL. (Tek Imza) + Her eklenen imza 154,40.TL.

TASFİYE GİRİŞİ

FESİH

: 85,00.TL.

: 1.000,00.TL.
ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

MERKEZ NAKLİ (BAŞKA İLDEN İSTANBUL’A)

ŞUBE AÇILIŞI (İSTANBUL ŞUBESİ )

: 1.000,00.TL. (Tek Imza) + Her eklenen imza 154,40.TL. ilaveten Oda Kayıt Ücreti ve Yıllık Aidat

BELGE HARÇLARI

SİCİL TASDİKNAMESİ

: 35,80.TL.

YETKİ BELGESİ

: 35,80.TL.

BELGE SURETİ

: 10,70.TL.

SİCİL KAYIT BELGESİ

: 35,80.TL.

İLAN ÜCRETLERİ

ŞİRKET İLANLARI (KELİMESİ)

: 0,40.TL. (40 kuruş)

KOOPERATİF İLANLARI (KELİMESİ)

: 0,30.TL. (30 kuruş)

TİCARETE BAŞLAMA İLANLARI (MAKTUEN)

: 65,00.TL.

TİCARETE TERK İLANLARI

: ÜCRETSİZ

GAZETE SATIŞ FİYATI (PERAKENDE)

: 2,50.TL.

Not: Kuruluş işlemlerinde Oda gazetesi aboneliği 40 TL ‘ dir.

Blockchain ve muhasebe denetimi-EVREN ÖZMEN

Giriş

 

Blockchain Teknolojisi Tüm Dünyayi Değiştirme Potansiyeli Olduğunu Konusunda Şüphe bulunmamaktadır. Bu değişim kanımca en çok finans sektöründe olacaktır.

 

Bu kadar önemli bir konuda hala bir çok dünya çapında firmanın uygulamaları deneysel düzeydedir.

ekran-resmi-2016-10-22-19-29-31

Bu yazıda blockchain teknolojisinin faydaları spesifik olarak belirtilmeye çalışılacaktır.

 

Mevcut muhasebe teknolojisinin durumu

 

Diğer sektörler ile karşılaştırılınca muhasebe teknolojisinin dijitalleşmesi oldukça geri kalmış durumdadır.

 

Yakın zamanda ortaya çıkmış olan blockchain teknolojisi sayesinde çok düşük maliyetler ile resmi defter bilgilerini birden çok yerde eş zamanlı olarak tutmak mümkün hale geleceği gibi sonradan değişiklikler yapılması da mümkün olamayacaktır.

 

Blockchain teknolojisi muhasebe pratiğini nasıl değiştirebilir ?

 

Bilindiği üzere muhasebe çift taraflı kayıt sistemine dayanmaktadır. Çift taraflı kayıt sistemi her ne kadar muhasebe sistemine güveni artırsa da hala şirketler dış denetim için çok yüksek bütçeler ayırmaktadırlar.

 

Her firma kendi muhasebe sistemini ayrı ayrı tutmak yerine müşterek ve kilitli bir system üzerinde kalıcı muhasebe kayıtlarını yapabilmesi blockchain teknolojisi sayesinde mümkün olabilecektir.

 

Bu kayıtlar şifreli ve tahrif edilemeyecek şekilde olacaktır. Bu işlem sanal noter onayına benzerlik göstermektedir.

 

Bu standartlaşma finansal tabloların çok kolay bir şekilde doğrulanabilmesini sağlayacaktır.

 

Blockchain tabanlı muhasebeye yönelik ilk adım tamamen bütün muhasebe kayıtlarının blockchain sistemine taşınmasa bile parça parça bir geçiş söz konusu olabilir ve sürecin sonunda da bütün muhasebe sistemi tamamen denetlenebilir hale gelebilir.

 

Faturalar için kağıt ortamında olmaları nedeni ile sonradan değiştirilme riski azdır ancak dijital ortamda tutulan kayıtlar için ekstra güvenlik önlemleri alınması gerekecektir.

Sonuç olarak bu geçiş geniş kapsamlı organizasyon, teknoloji ve süreç yönetimini kapsayacaktır.

 

Blockchain teknolojisi sayesinde dökümanlara dijital parmak izi atayarak , bu parmak izine zaman damgası vurarak değişmez hale getirecektir.

Hata: İletişim formu bulunamadı.

 

 

 

 

 

Konut yapı kooperatifinin belediyeden satın aldığı dairelerin üyelerine tesliminin Kurumlar Vergisi ve KDV karşısındaki durumu ile belge düzeni hk.

Konut yapı kooperatifinin belediyeden satın aldığı dairelerin üyelerine tesliminin Kurumlar Vergisi ve KDV karşısındaki durumu ile belge düzeni hk.  

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, kooperatifinizin 23.12.2015 tarihinde kurularak, ticaret siciline tescil edildiği, 04.02.2016 tarihinde belediyeden tapuda tarla vasfında olan bir taşınmazı KDV ödemeksizin satın aldığı, alınan taşınmazın üzerinde iskanı mevcut 28 daireli 2 apartman bulunduğu, tarla vasfında bulunan söz konusu taşınmazın cins tashihi yapılarak 28.02.2016 tarihinde mesken haline dönüştürüldüğü belirtilerek, 28 üyeli kooperatifinizin aktifinize kayıtlı bulunan söz konusu meskenlerin üyelerinize teslim edilmesi durumunda, kooperatifiniz adına Kurumlar Vergisi ve KDV yönünden mükellefiyet tesis edilip edilmeyeceği ile belge düzeni hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmiştir.

  1. A)KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmüyle kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup, aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklar ile iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmıştır.

            Kooperatiflerin muafiyet şartlarına ilişkin açıklamaların yer aldığı 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin; 4.13.1.4. Sadece ortaklarla iş görülmesi” başlıklı bölümünde,

            “Kooperatifler ortaklarının belirli ekonomik çıkarlarının ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının sağlanıp korunmasını amaçladıkları için faaliyetin normal olarak sadece ortaklarla sınırlı olması gerekmektedir. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir.

            Ortak dışı işlemler, sadece ortak olmayanlarla yapılan işlemleri değil, ortaklarla kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda yapılan işlemleri de kapsamaktadır.”

            açıklamalarına yer verilmiştir.

            Kooperatifçe yapılan bir işlemin ortak içi işlem olarak dikkate alınabilmesi için; işlem, faaliyet amacına, diğer bir ifadeyle, kooperatifin ana sözleşmesinde belirtilen uğraşı konusuna dahil olmalıdır ve faaliyet amacına dahil olan işin münhasıran kooperatif ortağıyla yapılması gerekmektedir.

         Özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, Kooperatifinizin 23.12.2015 tarihinde kurularak, ticaret siciline tescil edildiği, 04.02.2016 tarihinde belediyeden tapuda tarla vasfında olan taşınmazı KDV ödemeksizin satın aldığı, alınan taşınmazın üzerinde iskanı mevcut 28 daireli iki apartman bulunduğu, söz konusu taşınmazın cins tashihi yapılarak 28.02.2016 tarihinde mesken haline dönüştürüldüğü ve aktifte kayıtlı bulunan söz konusu meskenlerin kooperatifiniz üyelerine teslim edileceği anlaşılmıştır.

            Bu itibarla, Kooperatifinizin belediyeden almış olduğu tarla vasfındaki taşınmazın üzerinde yer alan 28 daireli iki apartmanın cins tashihinin yapılması ve bu dairelerin üyelerinize dağıtılması, Kurumlar Vergisi Kanununda yer alan “sadece ortaklarla iş görülmesi” şartının ihlali sayılmayacak ve kurumlar vergisi muafiyetiniz diğer şartların da sağlanması koşuluyla devam ettirilecektir.

  1. B)KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

            3065 sayılı KDV Kanununun;

             – 1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu; söz konusu faaliyetlerin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanununa göre, anılan Kanunda hüküm bulunmayan hallerde ise Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuata göre belirleneceği; verginin konusuna giren işlemleri yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin vergilendirmeye engel teşkil etmeyeceği,

            – 2/1 inci maddesinde; teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu,

            – 4 üncü maddesinde; hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek,onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, bir hizmetin karşılığının bir mal teslimi veya diğer bir hizmet olması halinde bunların her birinin ayrı işlem olup, hizmet veya teslim hükümlerine göre ayrı ayrı vergilendirileceği

             hüküm altına alınmıştır.

            Konuyla ilgili KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/G-4.1.) bölümünde;

            “3065 sayılı Kanunun geçici 28 inci maddesinde; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerince üyelerine yapılan konut teslimlerinin KDV’den müstesna olacağı hükmüne yer verilmiştir.

             Söz konusu madde hükmüne göre, 3/7/2009 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerince, üyelerine yapılan konut teslimleri KDV’den istisnadır.

            3/7/2009 tarihinden sonra bina inşaat ruhsatı alınmış olması halinde ise üyelere yapılan150 m²ye kadar konut teslimlerinde (% 1), 150 m²nin üstündeki konut teslimlerinde ise (% 18) oranında KDV hesaplanır. Ayrıca, üyeler dışında üçüncü şahıslara yapılan konut teslimleri ile kooperatif üyelerine bile olsa işyeri teslimleri genel hükümler çerçevesinde KDV’ye tabidir.

            3065 sayılı Kanunun 20 nci maddesi uyarınca konut yapı kooperatiflerinin inşa ettikleri konutların üyelerine tesliminin karşılığını teşkil eden bedel, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihte üyeler tarafından ödenen veya borçlanılan tutarlar toplamı olacaktır.

            Ancak, üyelerden toplanan aidatlara, kat karşılığında verilen arsaya ilişkin bedelin dâhil olmaması durumunda, matrahın tespitinde arsa bedelinin her bir üyeye düşen kısmı ile her bir üye tarafından ödenen veya borçlanılan tutarlar birlikte dikkate alınır.

            Diğer taraftan, konut yapı kooperatiflerinin mükellefiyet tesisi konusunda ise aşağıdaki şekilde hareket edilmesi gerekmektedir.

            Geçici 28 inci maddenin yayımlandığı 3/7/2009 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı alınmış olması halinde bu ruhsatlara dayanılarak inşa edilecek konutların üyelere tesliminde (vergiye tabi başka işlemleri bulunmamak kaydıyla) mükellefiyet tesis edilmesine ve beyanname verilmesine gerek bulunmamaktadır.

            Bu kooperatiflerin 3/7/2009 tarihi itibarıyla inşaat ruhsatı alınmamış başka arsalarının bulunması halinde, bu arsalarda inşa edilecek konutlar için inşaat ruhsatı alınıncaya kadar adlarına mükellefiyet tesis edilmesi gerekmez.

            3/7/2009 tarihi itibarıyla arsası olup bina inşaat ruhsatı almamış kooperatifler ile bu tarih itibarıyla hiç arsası bulunmayan veya bu tarihten sonra kurulacak kooperatiflerin, bina inşaat ruhsatı almadıkları müddetçe mükellefiyetleri tesis edilmez.

            3/7/2009 tarihinden itibaren bina inşaat ruhsatı alan konut yapı kooperatifleri adına, bina inşaat ruhsatının alındığı tarihten itibaren KDV mükellefiyeti tesis edilir, vergiye tabi işlemleri bulunmasa dahi sözü edilen konut yapı kooperatifleri tarafından takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla KDV beyannamesi verilir.”

             açıklamalarına yer verilmiştir.

            Buna göre, konut yapı kooperatifinizin üçüncü kişilerden satın aldığı konutları üyelerine teslimi 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre KDV’ye tabi olup, Kooperatifinizin KDV mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir.

  1. C)VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu; 231 inci maddesinin (5) numaralı bendinde ise faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenmesi gerektiği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükme bağlanmıştır.

            Buna göre, Kooperatifinizin, belediyeden satın aldığı daireleri üyelerine teslim etmesi durumunda, kooperatifiniz adına katma değer vergisi mükellefiyeti tesis edileceğinden ve katma değer vergisi mükellefiyeti bulunan kooperatiflerin sattıkları emtia ya da yaptıkları iş nedeniyle Vergi Usul Kanununa göre fatura düzenleme mecburiyetleri bulunduğundan, söz konusu gayrimenkullere ilişkin satış işleminin tapuya tescil tarihinden itibaren, ancak tapuya tescil tarihinden önce fiilen teslim gerçekleşmiş ise mal tesliminin gerçekleştiği tarihten itibaren azami yedi gün içerisinde fatura düzenlenmesi gerekeceği tabiidir.

               Bilgi edinilmesini rica ederim.

Sanal gerçeklik gözlükleri ile eğitici-öğretici, eğlendirici kısa similasyon video izletisi faaliyeti nedeniyle basit usulden yararlanılıp yararlanılamayacağı.

Sanal gerçeklik gözlükleri ile eğitici-öğretici, eğlendirici kısa similasyon video izletisi faaliyeti nedeniyle basit usulden yararlanılıp yararlanılamayacağı.  

 

 

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ekinde yer alan dilekçede; İzmir’deki devlet okullarında çocuklara sanal gerçeklik gözlükleri ile eğitici-öğretici, eğlendirici kısa similasyon video izletisi yapmak istediğiniz, söz konusu videoları Google Play Store’dan satın alarak 4 GB hafızası olan Android işletim sistemli 6 adet sanal gerçeklik gözlüklerine yüklemek suretiyle izleteceğiniz, biletlerinizin okullarda öğrencilerin gelir düzeyine göre, yaklaşık 1,00-2,00- TL’ye satılacağı, gözlüklerin taşınabilir olması nedeniyle de herhangi bir işyerinizin olmadığı belirtilerek bu video izletim faaliyetinin basit usulde vergilendirilip vergilendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtildikten sonra, ticari kazancın, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve Gelir Vergisi Kanununda yazılı gerçek (Bilânço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır.

 

Aynı Kanunun 46 ncı maddesinde, 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançlarının basit usulde tespit olunacağı hükme bağlanmış olup, anılan maddelerde basit usule tabi olmanın genel ve özel şartları açıklanmıştır.

 

Aynı Kanunun 51 inci maddesinde ise basit usulde vergilendirmeden faydalanamayacak olanlar bentler halinde sayılmış olup, maddenin (12) numaralı bendine istinaden yayımlanan 12/01/1995 tarih ve 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile büyükşehir belediyesi olan illerin (Erzurum, Diyarbakır, Sakarya ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisine alınan yerlerden, yeni bağlanan mahallelerle birlikte 2000 yılı genel nüfus sayımındaki nüfusu 30.000’den az olan yerler ile 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında büyükşehir belediyesi kurulan ve büyükşehir belediyesi sınırları içerisine alınan yerler hariç) mücavir alan sınırları dahil olmak üzere Büyükşehir Belediye sınırları dahilinde eğlence istirahat yerlerini işletenlerin 01.01.1995 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecekleri hükme bağlanmıştır.

 

Konu ile ilgili olarak, yayımlanan 183 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “5/f” bölümünde; “Götürü usule tabi olan mükelleflerden her türlü eğlence ve istirahat yerlerini işletenler, 01.05.1995 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirileceklerdir.

 

Eğlence ve istirahat yerlerinden; çay ve kırbahçesi, çayhane, kahvehane, kıraathane, bezik, briç, bilardo, pingpong, masa futbolu, tenis, minyatür golf ve benzeri spor yerleri ile kaplıca, hamam, otel, motel, pansiyon ve dansing, düğün salonu, sinema, atlı karınca, dönme dolap gibi yerler anlaşılacaktır.” açıklamalarına yer verilmiştir.

 

Diğer taraftan, 10/08/2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik”in 4’üncü maddesinin (g) bendinde, “Umuma açık istirahat ve eğlence yeri: Kişilerin tek tek veya toplu olarak eğlenmesi veya konaklaması için açılan otel, motel, pansiyon, kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino, pavyon, meyhane, bar, birahane, içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili yerler; sinema, kahvehane ve kıraathaneler; kumar ve kazanç kastı olmamak şartıyla adı ne olursa olsun bilgi ve maharet artırıcı veya zeka geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve makinelerinin, video ve televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronik oyun yerleri; internet salonları, lunaparklar, sirkler ve benzeri yerleri” ifade ettiği açıklanmıştır.

 

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, eğitici-öğretici veya eğlendirici video yüklemesi yapılan sanal gerçeklik gözlükleri ile herhangi bir işyeri açmaksızın münhasıran gezici olarak yaptığınız video izletisi faaliyetiniz dolayısıyla basit usule tabi olmanın genel ve özel şartlarını topluca taşımanız ve aynı Kanunun 51 inci maddesinde sayılan faaliyetlerde bulunmamanız kaydıyla basit usulde vergilendirilmeniz mümkün bulunmaktadır.

 

Ancak,

 

– Büyükşehir belediye sınırları içerisinde yaptığınız söz konusu faaliyetinizi kendinize ait iş yerinde veya sabit bir yer veya alan (internet-sosyal medyada) temin etmek veya kiralamak suretiyle,

 

– Faaliyetinizin konusunu oluşturan gözlüklerin veya başka bir emtianın satışını

 

yapmanız halinde, söz konusu faaliyet, 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen emtia ticareti veya eğlence ve istirahat yerleri işletilmesi kapsamında kalacağından kazancınızın basit usulde tespiti uygulamasından faydalanmanız mümkün bulunmamaktadır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Daire numaralarındaki hatanın trampa yoluyla düzeltilmesi işleminin vergilendirilmesi

Daire numaralarındaki hatanın trampa yoluyla düzeltilmesi işleminin vergilendirilmesi  

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; 27.01.2016 tarihinde 208.000 TL bedel ile satın aldığınız gayrimenkulün, tapu alındıktan bir ay sonra inşaat firması tarafından kapı numaralarında hata yapılması nedeniyle 01.03.2016 tarihinde tapuda trampa işlemlerinin gerçekleştirildiği, ancak yeni düzenlenen tapu senedinde daire satış bedelinin  30.000 TL olarak gösterildiği belirtilerek, söz konusu dairenin 5 yıl içerisinde satılması halinde değer artışı kazancı hesaplanıp hesaplanmayacağı ile tapuda satış bedelinin düşük gösterilmesi sebebiyle herhangi bir cezai yaptırımla karşılaşıp karşılaşmayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Değer Artışı Kazançları” başlıklı Mükerrer 80 inci maddesinde,

“Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır.

  1. İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tâbi çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dâhil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır).

Bu maddede geçen “elden çıkarma” deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.

Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç, 6.000 Türk Lirası (2016 takvim yılı gelirleri için: 11.000-TL) gelir vergisinden müstesnadır.

…”

hükümleri yer almaktadır.

Aynı Kanunun “Safi Değer Artışı” başlıklı mükerrer 81 inci maddesinde ise, “Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur. Hâsılatın ayın ve menfaat olarak sağlanan kısmının tutarı Vergi Usul Kanununun değerleme ile ilgili hükümlerine göre tayin ve tespit olunur.

Maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi halinde maliyet bedeli yerine; Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, takdir komisyonlarınca tespit edilecek bedel, kazancı bilanço veya işletme hesabı esasına göre tespit edilen işletmelerde ise son bilançoda veya envanter kayıtlarında gösterilen değer esas alınır.

Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir. Şu kadar ki, bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması şarttır.”hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (C) bendinde, “Vergi kanunlarında yer alan “toptan eşya fiyatları genel endeksi” ibaresi “üretici fiyatları genel endeksi” ve “TEFE” ibaresi “ÜFE” olarak uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun 3 üncü maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu hükümler çerçevesinde, tarafınızca satın alınan gayrimenkulde değişiklik olmaksızın, sadece tapu kayıtlarının gerçek duruma uygun hale getirilmesi amacıyla tapuda düzeltme işlemi yapılması halinde, söz konusu düzeltme işlemi neticesinde, herhangi bir taşınmazın elden çıkarılması söz konusu olmayacaktır.

Ayrıca; söz konusu gayrimenkulün, tarafınızca satın alındığı tarihin (27.01.2016) iktisap tarihi olarak kabulü gerekmekte olup, bu gayrimenkulün, söz konusu tarihten itibaren 5 (beş) yıl içerisinde elden çıkarılması halinde doğacak kazancın 193 sayılı Kanunun değer artışı kazancı hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan; değer artışı kazancının matrahının hesabında gerçek alım-satım bedelinin dikkate alınması gerekmekte olup, gayrimenkulün alım-satım bedelinin, tapu harcının matrahını oluşturan emlak vergisi tarhına esas bedelden daha düşük veya yüksek olduğu durumlarda, alım-satıma ilişkin tapu harç matrahının değil gerçek alım-satım bedelinin dikkate alınması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

KOOPERATİFLER VAKIFLARA BAĞIŞ YAPABİLİR Mİ ?

KOOPERATİFİN BAĞIŞ YAPABİLMESİ İÇİN YÖNETİM KURULU KARARI YETERLİ MİDİR YOKSA GENEL KURUL KARARI MI ALINMASI GEREKMEKTEDİR ?

Sorularınız için: [email protected]

Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara veya kamu yararına çalışan derneklere makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının %5’ine kadar olan kısmının kurum kazancının tespitindeindirim konusu yapılabilir

Bahçeli ev icradan satılır ise kdv oranı nasıl belirlenir ?-Mali müşavir Evren özmen

AFYONKARAHİSAR VALİLİĞİ

(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)

Sayı: 63611781-130[28-2017/6]-19

 

15.08.2017

Konu: İcra Dairesince satışı yapılan taşınmazın KDV oranı

İlgi: 11.05.2017 tarihli özelge talep formunuz.

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ….. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun …. sayılı satış dosyasında tarafınıza satışı yapılan …. Köyü, … Mevkii, … Ada, … Parselde kayıtlı, kullanılmayan ve yapı ömrünü tamamlamış, kargir evin müzayede yoluyla satışında uygulanması gereken katma değer vergisi oranı (KDV) sorulmaktadır.

 

            KDV oranları, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer alanlar hariç olmak üzere vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

 

            Söz konusu BKK eki (I) sayılı listenin 11 inci sırasında, net alanı 150 m²’ye kadar konut teslimlerinde % 1 oranında KDV uygulanacağı belirtilmiştir.

 

            2016/9153 sayılı BKK ile 2007/13033 sayılı Karara eklenen Geçici 2 nci maddede “Bu Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranına tabi konutların, 31/3/2017 tarihine kadar (bu tarih dahil) teslimlerinde, aynı fıkranın (c) bendinde belirtilen vergi oranı”nın uygulanacağı hüküm altına alınmış, daha sonra da 2017/9759 sayılı BKK ile bu süre 30/9/2017’ye kadar uzatılmıştır.

 

            Bu kapsamda;

 

            -Net alanı 150 m² ve üstündeki konutların 2016/9153 sayılı Kararın yürürlük tarihi olan 8/9/2016 tarihinden önceki tesliminde % 18, 8/9/2016 ile 30/9/2017 tarihleri (bu tarihler dahil) arasındaki tesliminde % 8 oranında;

 

            -Büyükşehir Belediyesi olmayan ….. ilinde, net alanı 150 m²’ye kadar konutların tesliminde ise % 1 oranında KDV uygulanması gerekmektedir.

 

            Bunlara ilaveten, 60 Seri No.lu KDV Sirkülerinde, satılan konutun bahçeli olması halinde 150 m² lik alanın hesabında ilke olarak bahçenin göz önünde bulundurulmayacağı, konutun bağımsız olarak kullanılmaya esas her bir bölümünün tek başına dikkate alınacağı; konutu çevreleyen arsa ve arazinin, bu konutla birlikte değerlendirileceği ve konutun tabi olduğu oranda KDV’ye tabi olacağı; konutla birlikte değerlendirilecek arsa ve arazinin büyüklüğünün ise mahalli örf ve adete göre tespit edileceği; tapu sicilinde bahçeli ev, bahçeli konut gibi ibarelerle kayıtlı taşınmazların üzerinde fiilen ve kullanılabilir halde konut bulunmaması halinde, bu taşınmazların konut olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından, arsa veya arazi sayılmak suretiyle genel oranda (% 18) KDV’ye tabi tutulması gerektiği; öte yandan, tapu sicilinde arsa ve arazi olarak kayıtlı bulunan taşınmazların üzerinde kullanılabilir halde konut olduğu takdirde de bu satışın konut sayılacağı açıklanmıştır.

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ekinde yer alan taşınmazın açık artırma ilanı ve bilirkişi raporunda; …. İlçesi, …. Köyü, …. Mevkii, … Ada, … Parsel üzerinde bulunan binanın yetmiş yaşlarında olduğu, söz konusu yapının kullanım ömrünü tamamladığı ve keşif günü itibariyle de kullanılmadığı anlaşılmıştır.

 

            Buna göre, işlem tarihi itibariyle geçerli fiili durumu dikkate alındığında bu tarih itibariyle kullanılamaz halde olan taşınmazın tapuda “kerpiç ev ve arsası” olarak kayıtlı bulunsa dahi, arsa olarak kabul edilmesi ve genel oranda (% 18) KDV’ye tabi tutulması gerekmektedir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

Sendikal Faaliyet Nedeni ile işten çıkarmaya Anayasa Mahkemesinden İptal Kararı-( Sendikal Faaliyet nedeni ile işten çıkartılamaz)-15 kasım 2017-MALİ MÜŞAVİR EVREN ÖZMEN

Sendikal Faaliyet Nedeni ile işten çıkarmaya Anayasa Mahkemesinden İptal Kararı-( Sendikal Faaliyet nedeni ile işten çıkartılamaz)

ANAYASA MAHKEMESİ KARARINA AŞAĞIDAKİ LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ

20171115-4